İLİ
: AMASYA
TARİH : 20/02/2015 (3. HAFTA)
KARZI HASEN
:‫ب ِۡس ِم ٱ ِهلل ٱ َّلر ۡ َۡح ٰـ ِن ٱ َّلر ِح ِمي‬
‫اَّلل قَ ْرض ًا َح َس ن ًا فَ ُيضَ ا ِع َف ُه َ َُل َو َ َُل‬
َ َّ ‫َمن َذا َّ ِاَّلي يُ ْق ِر ُض‬
‫َٱ ْج ٌر َك ِر ٌمي‬
ِ ُ ‫ال رس‬
:‫صلَّي اللّهُ َعلَْي ِه َو َسلَّم‬
َ ‫ول للّه‬
ُ َ َ َ‫ق‬
ِ
‫قيام ِة‬
ْ ‫يستُ ُر َعْب ٌد‬
َ ْ‫عبداً ِِف الدُّنْيَا إالَّ َس ََتهُ اللَّه يَ ْوَم ال‬
ْ ‫ال‬
Muhterem Müslümanlar!
İhtiyaç halinde borçlanmak beşeri bir
zaruret, ihtiyaçlı olana borç vermek ise faziletli
bir ameldir. Kuran-ı Kerim’de Allah rızası için
iyilik ve hayır niyeti ile borç vermek ve ödünç
almak’’ karz-ı hasen’’ olarak ifade edilir. Karz-ı
hasen; her hangi bir karşılık beklemeden sıkıntı
içinde bulunan bir kimseye borç vermek ve
borcunu ödemede kolaylık sağlamaktır.
Cenab-ı hak sıkıntıda olana borç vermeyi
adeta kendisine verilmiş bir borç gibi kabul etmiş
ve bunun karşılığını fazlasıyla ödeneceğini şu
beyanı ile dile getirmiştir: “Kim Allah’a güzel
bir ödünç verecek olursa, Allah’da onun
karşılığını kat kat verir. Ayrıca ona değerli bir
mükafat da vardır.”(1) Peygamber Efendimiz
(s.a.v) borç vermenin sadaka vermekten daha
değerli olduğunu ; “Sadaka on misliyle, borç
verme on sekiz misliyle mükafat görür’’(2)
hadisi ile ifade eder.
Borç veren kardeşlerimiz yalnızca Allah
rızası için vermeli ve borç alan kişiyi her hangi
bir söz ve tavrıyla minnet altında bırakmamalıdır.
Zira böylesi bir tutum kişinin hayır niyeti ile
yaptığı ameli boşa çıkarır.(3) Borçluya ödeme
kolaylığı sağlamak hususunda Allah Teala’nın şu
buyruğunu hatırda tutmakta fayda vardır: “Şayet
borçlu darlık içindeyse eli genişleyinceye
kadar ona mühlet vermek gerekir. Eğer
gerçekleri anlarsanız bunu sadaka olarak
bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.’’(4)
Aziz cemaat !
Sosyal bir yardımlaşma olan karz-ı
hasenin iyilik ve ibadet anlayışı içinde devam
etmesi için borçlanan kardeşlerimizde şu
hususlara dikkat etmelidir: İleride muhtemel
anlaşmazlıkların ve mağduriyetlerin önlenmesi
için borçlar yazılıp kayıt altına alınmalı iyi
niyetler suistimal edilmemeli ve zamanı gelince
borçlar ödenmelidir. Zira Peygamber Efendimiz
(s.a.v) “Borcunu ödeyecek durumda olanın
borcunu
geciktirmesi
zülümdür.’’(5)
buyurmuşlardır. Borç veren kişiye teşekkür ve
onun için dua etmek ise ahlaki bir ödevdir. Kişi
borçlu olarak vefat ederse, kul hakkı olması
hasebiyle ahiret vebalinden kurtulması için
varisleri onun borcunu ödemelidir.
Merhamet, fedakârlık ve kardeşliğin en
güzel ifadelerinden olan karz-ı hasen bizi biz
yapan değerlerimizden olduğunda şüphe yoktur.
İhtiyaç sahibi nice kardeşimiz borç dahi
bulamadığından
bunalıma
girebilmekte
çaresizlikten tefecilerin eline düşebilmektedir.
Zamanımızda aşırı dünyevileşme, hayır ve iyilik
yapma duygularının körelmesi, ekonomik
sıkıntılar, borç verenin alacağını geri alamayıp
mağdur edilmesi gibi hususlar karz-ı hasen
duygusunu zaafa uğratan duygulardır. Fakat
bizler her halükarda hayırlı ve faydalı olmayı
emreden bir dinin mensuplarıyız. Onun için dara
düşene borç verip sıkıntısını paylaşma
geleneğimizi yaşatmalıyız. Bu bizim dini ve milli
bir hasletimizdir. Bu hasleti yaşatacak olanda
aramızdaki
sevgi
merhamet
ve
güven
duygusudur.
Sahip olduğumuz imkânlar dünya ve
ahiret mutluluğu için birer vesiledir. Rabbimizin
kat kar mükâfat vadettiği karz-ı hasen için daha
duyarlı olmamız lazımdır. Çünkü fertlerin,
ailelerin, toplumun mutluluğu karşılıklı kaynaşma
ve yardımlaşmayla mümkündür. Kendimizi mutlu
kılmanın sırrı başkalarını mutlu kılmaktır.
Hutbemi bir hadis-i şerif meali ile bitiriyorum.
“Kim bir Müslümanın dünya sıkıntılarından
birini giderirse, Allah’ta kıyamet günü onun
sıkıntılarından birini giderir. Kul kardeşinin
yardımında olduğu sürece Allah’da onun
yardımcısı olur.”(6)
___________________________________
KAYNAKLAR:
(1) Hadid 57/11
(2) İbni mace sadakat 19
(3) Bakara 2/264
(4) Bakara 2/280
(5) Tirmizi,büyü 68/1308
(6) Buhari mezalim
HAZIRLAYAN :Zeki AKIN
ÜNVANI
: Tatlıpınar Köyü Camii İmam-Hatibi
Taşova/AMASYA
REDAKSİYON : İl İrşat Kurulu
Download

Karzı Hasen - Amasya İl Müftülüğü