T.B.M.M.
B : 93
25. 5 . 1989
konuşma hakkı veren bir arkadaşınızım.
Sayın Daldal, insaf ediniz... Yani, etme­
yiniz efendim... Şurada, benden daha faz­
la, konuşma süresi beş dakikayı aşan ye
fazla söz hakkı doğuran ikinci arkadaşım
var mı? (ANAP sıralarından gürültüler)
Devam ediniz efendim.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) —
Efendim, Grup Başkanvekilim Sayın Hik­
met Çetin'in verdiği yetkiyle SHP Gru­
bu adına konuşuyorum.
Değerli arkadaşlarım, özellikle...
M. VEHBİ DİNÇERLER (Hatay)
— Sayın Başkan, iki kez söz veremezsiniz.
Sayın Anadol da, "Yetkiyle konuşuyo­
rum" diyemez, "İçtüzüğe göre konuşu­
yorum" diyebilirler.
K. KEMAL ANADOL (Devamla)
— Evet, Grup Başkanvekilim Hikmet Çe­
tin efendim... İmzalı yazısı var.
BAŞKAN — Devam ediniz Sayın
Anadol... Buyurun efendim...
K. KEMAL ANADOL (Devamla)
— Değerli arkadaşlarım...
ÜLKÜ SÖYLEMEZOĞLU (Kah­
ramanmaraş) — Burası 23 Nisan mı? Bu­
rası Türkiye Büyük Millet Meclisi.
K. KEMAL ANADOL (Devamla)
— 23 Nisan bitti efendim. Sıra, gündemin
başka maddesine geldi.
öğrenci affı sözkonusu olduğunda
SHP, DYP gibi muhalefet partileri, ikti­
darda bulunan ANAP, hep birlikte ortak
bir noktada buluştuk; ülkenin ve toplu­
mun çıkarları doğrultusunda karar verdik;
Yüce Meclisten bir yasa çıkardık. Neden?..
Programlarımız ayrı, düşüncelerimiz ay­
rı, konumlarımız ayrı; iki parti muhale­
fet partisi, diğeri iktidar partisi olmasına
rağmen bir noktada buluşabildik.
12 Eylülün gerekçeleri sık sık anlatı­
lırken; 12 Eylül hiçbir zaman haklı bir ey­
lem değildir elbette; ama Parlamento hak­
sız yere eleştirildi, belki küçük bir kırıntı
O : 1
vardı, partilerin belirli noktalarda muta­
bakat sağlayamadığı söylenildi. İşte bu
Parlamento, belirli konularda mutabakat
sağlayabileceğini, az da olsa, öğrenci affı
gibi bir konuda ortaya koyabilmiştir. Şim­
di bu konu komisyonda reddedildiği için,
özellikle iktidar Partisine mensup arkadaş­
larımın konuya bu açıdan yaklaşmalarını
istifham ediyorum.
Arkadaşlar, gecekondu sorunu, konut
sorununun ayrılmaz bir parçasıdır. Tür­
kiye'nin, gelmiş geçmiş tüm iktidarlar sü­
resince konut sorununu çözümleyebildiği
de söylenemez. Hele gecekondu sorunu,
toplumun kanayan yarasıdıç. Bu sorunu
çözümlemek iktidarların görevidir. Toplu­
mu daha sağlıklı bir yapıya kavuşturabil­
mek ve hem de bu ülkenin insanlarını,
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evren­
sel Bildirgesinde, 1924, 1961, 1982 Anaya­
salarında belirtilen, insanımıza layık gö­
rülen bir yaşam biçimine kavuşturabilmek
için mutlaka çözümlenmesi gereken bir
konudur gecekondu sorunu. O nedenle,
Yüce Meclisin bu konuda bir mutabakat
sağlaması, bence çok gereklidir.
Arkadaşlar, bu kanun teklifi, Hazi­
ne arazisi üzerine yapılan konutlarla ilgi­
li değildir. Nedir?.. Özel mülkiyete konu
olan, bir başka şahsın mülkiyetinde, tapu­
sunda bulunan arsa üzerine bir başka ki­
şinin yaptığı konutla ilgilidir. Olaya böy­
le baktığımızda, birbiri ile çelişen ve uyum
haline getirme durumunda olduğumuz üç
çıkar, üç menfaati görüyoruz:
1. Tapulu arsanın, arazinin maliki­
nin menfaati, çıkarı; tapu sahibinin men­
faati.
2. Bu arsa ve arazi üzerinde ev yap­
mış, o evde evlenmiş, çoluk çocuk sahibi
olmuş, nüfusunu büyütmüş, otuz otuzbeş
senedir bu konutta oturan insanların çı­
karı.
— 36 —
Download

TBMM B : 93 25. 5 . 1989 O - Türkiye Büyük Millet Meclisi