TÜBERKÜLOZ (VEREM) HALEN DÜNYADA YAYGINLIĞINI VE
ÖLDÜRÜCÜLÜĞÜNÜ KORUYAN BİR HASTALIK OLMA ÖZELLİĞİNİ DEVAM
ETTİRMEKTEDİR.
Ülkelerin Dünya Sağlık Örgütüne bildirdikleri resmi rakamlara göre 2013
yılında 9 milyon kişi tüberküloza yakalanmıştır. Halen yılda yaklaşık 1,3 milyon
kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmekte olup, bunlarda 510,000’i
kadındır.
Tüberküloz vakalarının %75’inden fazlası Güney Doğu Asya, Batı pasifik
ve Afrika bölgelerinde yer almaktadır. Nüfusa göre tüberküloza yakalanma ve
tüberkülozdan ölme oranlarının en yüksek olduğu bölge Afrika’dır.
Dünyada veremle savaşta en önemli problemlerden biri ilaçlara dirençli
vakalar olup bunların dünya genelindeki oranlarının %3,5 olduğu tahmin
edilmektedir.
Dünyada tüberküloz hastalığı yaygınlığı yavaş bir şekilde
azalmakta olup, hastalığın yok edilme hedeflerine ulaşmak için
daha çok gayret sarf edilmesi gerekmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2000-2013 yılları arasında uygun tanı
ve tedavi ile tüberküloza yakalanmış 37 milyon kişinin hayatı kurtarılmıştır.
2000-2015 yılına kadar hastalığa yakalanma sıklığı her yıl %1,5 oranında,
tüberküloz nedeniyle ölümler 1990-2013 yılları arasında %45 oranında azalmıştır.
Uzun vadede 2050 yılında dünyada tüberküloz görülme sıklığının milyonda
1’in altına indirilerek hastalığın yok edilmesi hedeflenmektedir.
Türkiye’de verem giderek azalmaktadır.
Veremle savaşa gelişmiş ülkelerden çok daha geç başlayan yurdumuzda
1950’lerde verem en sık rastlanan hastalıklardan biriydi ve ölüm nedenlerinin
başında gelmekteydi. Ancak yarım asrı geçen ciddi bir mücadeleyle hastalık
oranlarında ve ölümlerinde çok ciddi bir azalma olmuştur. Bu iyileşme Verem
Savaşı Derneklerinin gayretiyle başlatılan ve daha sonra Sağlık Bakanlığı’nın
özel bir teşkilat kurarak yürüttüğü yoğun bir çabayla gerçekleştirilmiştir.
Verilere göre verem hastalığının görülme sıklığı giderek azalmaktadır.
Örneğin 2005 yılında yılda 20.000 civarında hasta görülmekte iken bu rakam son
yıllarda 15.000’lere düşmüştür. Bir başka deyişle hastalık görülme sıklığı
yüzbinde 28’den yüzbinde 21’e düşmüştür.
Verem hastalarının tanı ve tedavileri ücretsiz olarak yapılmakta olup,
tedavi başarı oranları yüksektir.
Bu noktaya gelinmesinde şüphesiz Sağlık Bakanlığı’nın yanı sıra Verem
Savaşı Derneklerinin de önemli katkıları olmuştur. Başta İstanbul olmak üzere
Verem Savaş Derneklerini ekonomik güçleri ölçüsünde hastalara ekonomik ve
sosyal yardımlar yapılarak tedavi başarı oranlarının yükseltilmesine gayret
gösterilmektedir.
Veremle Savaş (Tüberküloz Kontrolü) uzun vadeli bir
mücadeledir.
Veremle savaşta oldukça iyi bir noktaya gelinmekle beraber hala bazı
problemler mevcuttur:
İstanbul gibi nüfusun çok yoğun olduğu ve hastalığın yaygınlığının daha
yüksek olduğu yerlerde çalışmaların güçlendirilmesi gerekmektedir.
Verem savaşında dünyada ve ülkemizde önemli bir problem ilaçlara
dirençli tüberküloz vakalarıdır. Bu konuda yürütülen iyi uygulamaların (maliyeti
yüksek olan ikinci kuşak ilaçların hastalara gözetim altında ücretsiz verilmesi
gibi) devamı ve hatta daha ileri götürülmesi gerekmektedir.
Cezaevlerindeki tüberküloz vakalarının erken yakalanması konusunda
Sağlık, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları arasında yapılmış olan protokol
hükümlerinin hassasiyetle yerine getirilmesi gerekmektedir.
Günümüzde verem savaşında dikkat edilmesi gereken en önemli
konulardan biri sayıları giderek artan göçmenler ve Suriye’li sığınmacılar gibi
yabancı uyruklu risk gruplarına yönelik özel tedbirlerin alınması gereğidir.
Ancak bu şekilde yurdumuzda kesintisiz uzun soluklu bir tüberküloz
kontrol programının uygulanması ile kalıcı bir başarıya ulaşarak hastalığı ortadan
kaldırmak mümkün olacaktır.
Unutulmamalıdır ki; Tüberküloz tedavi edilebilir ve ortadan
kaldırılabilir bir hastalıktır.
Download

Basın Açıklaması için lütfen tıklayınız