Arktik’teki Rusya: Sorun ve İşbirliği Arasındaki Gel-Git
Arktik’teki Rusya: Sorun ve İşbirliği Arasındaki Gel-Git
Taner GÜL
Hangi Arktik
Arktik1 (Kuzey Kutup Bölgesi) coğrafik, biyolojik, iklimsel, ekolojik
ve siyasal olarak farklı birçok şekilde tanımlanabilmektedir.2 Bölgenin
coğrafi olarak ortak bir tanımı
bulunmayıp Arktik Konsey bünyesinde bulunan Arktik İzleme ve
Değerlendirme Programı (AMAP)
tarafından yapılan coğrafik Arktik3
tanımı burada kullanılacaktır.
1 Kelime kökeni Yunanca “ayı” anlamını
taşıyan “Arctos”tan gelmekte olup Kutup
Yıldızı’nın da bulunduğu büyük ayı takım
yıldızının altında kalan coğrafi alan olarak
anlaşılmaktadır. Detaylı bilgi için bakınız
Magdalena Nowak, “The Hot Struggle
Over the Cold Waters: The Strategic Position
of the Arctic Region During and After the
Cold War” , Yayımlanmamış Yüksek Lisans
Tezi, West Virginia University, 2014, 8. http://
search.proquest.com/docview/1528597581?ac
countid=11637 (erişim . 15.11.2014)
2 Farklı tanımlar için bakınız Arctic Monitoring and Assessment Programme (AMAP),
AMAP assessment report: Arctic pollution
issues, (Oslo, Norway. 1998), 9-10. http://
www.amap.no/documents/doc/amap-assessment-report-arctic-pollution-issues/68 (erişim
. 15.11.2014)
3 Kuzey Kutup Dairesi’nin (66ᵒ 32’ K Enlemi)
kuzeyinde kalan karasal ve deniz alanları
ile Asya’da 62ᵒ K enleminin, Amerika’da
60ᵒ K enleminin kuzeyinde bulunan karasal
alanlar ve bunlara Kuzey Atlantik’in Labrador
Denizi’ni kapsayan kısmı ile Aleutain Takımadaları ve Hudson Körfezi deniz alanları ilavesi
ile oluşan bölge. Ayrıntılı harita ve bilgi için
bakınız Arctic Monitoring and Assessment
Programme (AMAP), AMAP assessment
report: Arctic pollution issues, 10,
www.bilgesam.org
Küresel ısınmanın belirgin olarak
görüldüğü son otuz yılda Arktik’te
meydana gelen ısınma dünya ortalamasının yaklaşık iki katı olmuş,4 buzların
hızla erimesi bölge ülkeleri için yeni
fırsatlar yarattığı gibi sorun alanlarını
da beraberinde getirmeye başlamıştır.
Soğuk Savaş döneminde ağırlıklı olarak
bilimsel incelemeler ile ulusal güvenlik
kapsamında askeri bir stratejik bakış
açısı ile değerlendirilen Arktik, 1990
sonrasında bölgede mevcut kaynakların etkin kullanımının sağlanabilmesi
kapsamında ağırlıklı olarak işbirliği
4 U.S. Geological Survey, Past Climate Variability and Change in the Arctic and at High
Latitudes, (Reston VA 2009), 11 http://www.
tribesandclimatechange.org/docs/tribes_129.
pdf (erişim . 15.11.2014)
içeren bir yaklaşımla gündemdeki yerini almıştır. Bir dönemler gerçekleşmesi
efsane5 olarak görülen Kuzey kutup
bölgesindeki gerek kuzeydoğu6 gerekse
de kuzeybatı geçitlerinde seyir yapılabilmesi küresel ısınmanın etkisiyle
hayal olmaktan çıkmıştır. Arktik’teki
5 Lawson W. Brigham, “Polar maps: early
eighteenth century vision of a northeast passage.” Polar Geography Vol.37, No.2 (2014),
134
6 Kuzeydoğu geçitleri ile ilgili bilinen ilk
harita 1715 tarihinde Paris’te yayınlanmıştır. Deniz yolu ile Avrupa’dan Barent denizi
geçilerek girilen Arktik’te Avrasya ana karası
kuzeyinden seyrederek Bering Boğazı yoluyla
Pasifik’e çıkışı belirten “Kuzeydoğu Geçitleri” 18 yüzyıl başlangıcında Avrupa’dan
Asya’ya yeni deniz ticaret yolu arayışların bir
ürünüdür. Ayrıntılı bilgi için bakınız Brigham,
Polar maps, 136
Sayfa
1
Arktik’teki Rusya: Sorun ve İşbirliği Arasındaki Gel-Git
deniz ticaret yollarının Avrupa ile Asya arasındaki deniz
ulaşım yollarına eklemlenmesi ve bölgedeki hidrokarbon
rezerv tahminlerinin yüksekliği7 bölgeye yeni bir bakış açısı
ile bakmayı da zorunlu kılmaktadır.
“
Kuzey Kutup bölgesinin gerek coğrafi gerekse de
demografik olarak en büyük ülkesi olan Rusya Federasyonu için Arktik (veya High North Russia) batıda
Norveç sınırında başlayan ve doğuda Amerika Birleşik
Devletleri ile Alaska deniz sınırı ile sona eren ve bu şekilde ülke topraklarının %60’ını oluşturan bölge olarak
görülmektedir.
“
Kuzey Kutup bölgesinin gerek coğrafi gerekse de demografik olarak en büyük ülkesi olan Rusya Federasyonu için Arktik (veya High North Russia) batıda Norveç sınırında başlayan ve doğuda Amerika Birleşik Devletleri ile Alaska deniz
sınırı ile sona eren ve bu şekilde ülke topraklarının %60’ını
oluşturan bölge olarak görülmektedir.8 Yüksek Kuzey Rusya
olarak adlandırdığı bu bölgedeki hidrokarbon ve nadir
mineral yatakları Rusya’nın hâlihazırda kullandığı doğal
kaynakların temeli durumundadır. Arktik’teki hidrokarbon
rezervleri açısından Rusya bölgedeki toplam tahmini petrol
ve gaz rezervlerinin %52’sine sahiptir.9 Dünyanın en büyük
nikel yatakları Sibirya’da Norilsk’de bulunurken bölge
petrol, doğal gaz, elmas, nikel, krom, manganez, bakır, antimon, kalay, tungsten, altın ve diğer nadir metaller açısından
Rusya ekonomisinin esas dayanağını oluşturmaktadır.10 Rusya, 2008 yılında yayınladığı Arktik Stratejisi ile orta vadede
Arktik’i ülkenin sosyal ve ekonomik gelişmesine yönelik
sorunların çözümünde kullanılacak doğal kaynakların temel
sahası olarak gördüğünü ifade etmiştir.11
7 Arktik bölgesi dünyada üretilen petrolün %10’unu ve doğal gazında
%25’ini karşılamaktadır. Elana Wilson Rowe ve Helge Blakkisrud, “A
New Kind of Arctic Power? Russia’s Policy Discourses and Diplomatic Practices in the Circumpolar” Geopolitics 19 (2014), 68.
8 Rowe ve Blakkisrud, A New Kind of Arctic Power, 68
9 Arktik’teki tahmini toplam petrol rezervlerinin ülkelere göre dağılımı: Rusya % 52, Amerika Birleşik Devletleri % 20, Norveç % 12, Danimarka ve Greenland % 11 ve Kanada % 5. Ayrıntılı bilgi için bakınız
Philip Budzik, “Arctic oil and natural gas potential.”‘ US Energy Information Administration, Office of Integrated Analysis and Forecasting,
Oil and Gas Division, 2009 http://www.eia.gov/oiaf/analysispaper/
arctic/pdf/arctic_oil.pdf (erişim . 15.11.2014)
10 Alexander Sergunin ve Valery Konyshev, “Russia in search of its
Arctic strategy: between hard and soft power?” The Polar Journal
Vol.4, No.1, (2014), 71
11 2020 ve Sonrasına Değin Rusya Federasyonu’nun Arktik Bölgesi Devlet Politikasının Temelleri (Osnovy gosudarstvennoi politiki
Rossiiskoi Federatsii v Arktike na period do 2020 goda i dalneishuiu
perspektivu Belgenin Rusça metni için http://www.scrf.gov.ru/docuwww.bilgesam.org
Arktikteki Sorunlar
Arktik mevcut zenginliklerinin ve potansiyel gelişim alanlarının yanında devam eden sorun sahalarını da bünyesinde
bulundurmaktadır. Arktik beşlisi12 (Rusya, Kanada, Norveç,
Danimarka ve Amerika Birleşik Devletleri –ABD-) olarak
adlandırılan ve Arktik Okyanusu’nda kıyısı olan ülkeler
arasında gerek deniz yetki alanlarının belirlenmesi gerekse
balıkçılık ve deniz intikal yollarının kullanımı kapsamında
sorun sahaları mevcuttur. Rusya açısından öne çıkan birkaç
sorun sahasını kısaca incelemek faydalı olacaktır.
Bering Denizi’ndeki ABD-Rusya Anlaşmazlığı
Bering Denizi, Pasifik Okyanusu’nun kuzeyinde Rusya ile
Alaska arasında kuzeyde Bering Boğazı güneyde ise Aleutian Adaları bulunan ve yaklaşık 2,3 milyon km² ile dünyanın
en büyük üçüncü denizidir. Sığ kıta sahanlığı ve mevsimsel
buzun yaratmış olduğu doğal yapısı ile dünyadaki en zengin
balıkçılık alanlarından birini oluşturmakta13 ve hem Rusya
için hem de ABD için balıkçılık endüstrisinde önemli bir
yer tutmaktadır. Bölgede tutulan balık miktarı ABD’nin bir
yılda yakaladığı balık miktarının yarısını Rusya’nın ise bir
yılda yakaladığı balık miktarının üçte birini karşılamaktadır.14 Bölgede ABD ve Rus balıkçıları arasındaki karşılıklı
rekabet, ticari balıkçılığın etkin bir şekilde düzenlenmiş
olmaması ve bölgedeki hidrokarbon rezervleri anlaşmazlığın
devamında önemli rol oynamaya devam etmektedir. Ayrıca
Bering Denizi, Arktik’ten geçen deniz ulaşım yollarının
Pasifik’e çıkışını oluşturmakta, bu da bölgeye stratejik bir
yer haline getirmektedir.
Sorunun tarihi kökleri 1867 tarihinde Arktik Okyanusu ve
Bering Denizi’nde Rusya ile ABD’nin egemenlik alanlarını
belirleyen iki coğrafi hattın çizilmesi ile başlamıştır.15 15
Nisan 1926’da SSCB’nin çıkarmış olduğu kararname ile
Sovyetlerin batı sınırları Bering Denizi’nde Ratmanova ve
Kruzenstern16 adalarını ikiye ayıran ve 168ᵒ 49’ 30″ batı
ments/98.html (erişim . 15.11.2014)
12 Bradley L. Roth, “A Call for Mediated Solutions to Arctic Region
Disputes” Cardozo Journal of International & Comparative Law 19
(2011), 855
13 Valery Konyshev ve Alexander Sergunin, “Russia’s Policies on the
Territorial Disputes in the Arctic.” Journal of International Relations
and Foreign Policy Vol.2 No.1 (2014), 56
14Heather Conley ve Jamie Kraut “US strategic interests in the Arctic:
an assessment of current challenges and new opportunities for cooperation.” Center for Strategic and International Studies, (2010), 5
15 Boris I. Tkachenko, “Comparative Analysis Of The USA/ USSR
Maritime Boundary Agreement Of 1990 And Treaty Between Norway
And Russia Concerning Maritime Delimitation And Cooperation In
The Barents Sea And The Arctic Ocean Of 2010.” Asia-Pacific Journal Of Marine Science & Education Vol.2 No.2 (2012), 38
16 Büyük Diomede Adası (Rusya’ya ait) ve Küçük Diomede Adası
Sayfa
2
Arktik’teki Rusya: Sorun ve İşbirliği Arasındaki Gel-Git
boylamından geçen hat olarak düzenlenmiştir. 1976 yılında gerek ABD gerekse SSCB kendi ekonomik alanlarını
belirleme ihtiyacı duyduklarında sınırı belirlemede 1867
konvansiyonunu kullanmayı uygun bulmuşlar fakat ülkeler
kendi balıkçılık bölgelerini belirlerken haritada kullanılan
yöntemlerden kaynaklanan 15 bin mil² bir anlaşmazlık alanı
oluşmuştur.
Anlaşmazlığın çözümüne yönelik olarak 1 Haziran 1990
tarihinde SSCB ile ABD arasında “Baker-Shevardnaze
Hattı”nı iki ülke arasındaki deniz sınır hattı olarak kabul
eden bir anlaşma imzalanmıştır.17 Anlaşma ABD tarafından
16 Eylül 1991 tarihinde onaylanmış fakat Rusya anlaşmayı
imzalamasına rağmen onaylamamıştır.18 Bununla beraber
anlaşma tarihinden günümüze değin bu anlaşmaya aykırı
olarak da herhangi bir girişimde bulunmamıştır.19
Barent Denizi’ndeki Rusya-Norveç Anlaşmazlığı
Barent Denizi’ndeki uyuşmazlığın temelinde kıta sahanlığı
sınırlarının tespitinde kullanılacak hattın belirlenmesi yöntemi yatmaktadır. Norveç 1958 tarihli Kıta Sahanlığı Konvansiyonu ile getirilen ve iki ülkenin karşılıklı deniz alanlarının
belirlenmesinde kullanılan “Orta Hat” ilkesine göre talepte
bulunurken Rusya demografik ve askeri gerekçelerle yine
aynı konvansiyonun öngördüğü “Özel Durumlar” ilkesini
öne sürmüştür.20 Bu durum beraberinde Barent Denizi’nde
175 bin km²’lik bir alanda anlaşmazlık sahası yaratmıştır.21
Anlaşmazlık sahasının kullanımı kapsamında 1977 tarihinde Norveç’in 200 millik münhasır ekonomik bölge ilan
etmesi ve Rusya’nın da 200 millik balıkçılık bölgesi ilanı
anlaşmazlığı fiili alana taşımıştır.22 Anlaşmazlık nedeniyle
gerek balıkçılık gerekse hidrokarbon yatakları açısından
zengin olan bölgenin kullanılamamasının önüne geçmek
için her iki ülke 1978’de bir balıkçılık anlaşması (gri bölge
anlaşması da denilmektedir) imzalamışlardır. Anlaşmazlık
(ABD’ye ait) olarak da bilinmektedirler. William V. Dunlap, “Transit
passage in the Russian Arctic straits.” Ibru, 1996, 2
17 Anlaşma ile Rusya’nın uğradığı kayıp hakkında ayrıntılı bir analiz
için bakınız Tkachenko, Comparative Analysis Of The USA/ USSR
Maritime Boundary Agreement Of 1990 And Treaty Between Norway
And Russia Concerning Maritime Delimitation And Cooperation In
The Barents Sea And The Arctic Ocean Of 2010, 35-47
18 Zdeněk Kříž ve Filip Chrášťanský, “Existing Conflicts in the Arctic
and the Risk of Escalation: Rhetoric and Reality.” Perspectives, Vol.20
No.1 (2012), 117
19 Konyshev ve Sergunin, Russia’s Policies on the Territorial Disputes
in the Arctic, 56
20 Arild Moe, Daniel Fjærtoft ve Indra Øverland. “Space and timing:
why was the Barents Sea delimitation dispute resolved in 2010?” Polar
Geography Vol.34 No.3 (2011),, 147
bölgesinde her iki ülke de önceleri sismik araştırmalar yapsa
da 1976 yılında Norveç 1980 yılında ise Rusya bu tür araştırmalara son vermiştir. Anlaşmazlık bölgesinde her türlü
araştırma yapılmamasına her iki ülke de saygı göstererek
bölgede araştırma yapmamıştır.23
2007 yılında başlayan görüşmeler sonrasında 15 Eylül 2010
tarihinde24 yapılan anlaşma ile deniz sınırları anlaşmazlık
olan sahanın iki ülkeye yaklaşık olarak eşit paylaştırılması
ile belirlenmiş ve anlaşma her iki ülkenin parlamentosunda
onaylanarak 2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Svalbard’da Rusya-Norveç Anlaşmazlığı
Arktik Okyanusu’nda bulunan Svalbard’ın da içinde bulunduğu Spitsbergen Arşipelago’sunun hukuki durumu
18 Ocak 1919 Paris Konferansı ile düzenlenmiş ve 9 Şubat 1920’de Spitsbergen Antlaşması ile bölge Norveç’in
egemenliğine geçmiştir.25 Bölge ile ilgili ilk problemler
ekonomik kaynakların kullanımı kapsamında Norveç’in
1977 yılında Svalbard’ın çevresinde 200 millik balıkçılık
koruma alanı ilan etmesi ile başlamıştır.26 Rusya, Spitsbergen Antlaşması’nın Svalbard bölgesinde diğer ülkelerin
ekonomik faaliyette bulunmasını engellemediğini belirterek
balıkçılık ve turizm alanlarında bu bölgeyi kullanmak istemektedir.27
Rusya Arktik’te Norveç ile olan deniz sınır anlaşmazlığının
çözümü kapsamında 2010 yılında yapmış olduğu anlaşmada
Svalbard bölgesinin durumu hakkında bir mutabakata varamamış ve bu durum mevcut halini korumaya devam etmiştir.
Kıta Sahanlığı Anlaşmazlığı
Kuzey kutup bölgesine yönelik egemenlik iddiaları ilk olarak 1909 yılında Kanada’nın Kuzey Kutbu’nu da içine alan
sektör iddiası ile başlamış,28 daha sonra 1924 yılında ABD
23 Her iki taraf bölgede bulunan doğal zenginliklerin tahmini rezervi
hakkında açıklamada bulunmamayı kararlaştırmışlardır. Moe, Fjærtoft
ve Øverland. Space and timing, 147
24 Nihai Sözleşme 15 Eylül 2010 tarihinde Murmansk’ta imzalanmış
ve onaylı belge teatisi 7 Haziran 2011 tarihinde Oslo’da gerçekleşmiştir. Anlaşma ile ihtilaflı alan, veya resmi olarak ifadesi ile “üstüste
çakışan iddiaların alanı”, yaklaşık olarak iki eşit parçaya ayrılmıştır.
Moe, Fjærtoft ve Øverland. Space and timing, 146
25 Tkachenko, Comparative Analysis Of The USA/ USSR Maritime
Boundary Agreement Of 1990 And Treaty Between Norway And Russia
Concerning Maritime Delimitation And Cooperation In The Barents
Sea And The Arctic Ocean Of 2010, 48
26 Tkachenko, Comparative Analysis Of The USA/ USSR Maritime
Boundary Agreement Of 1990 And Treaty Between Norway And Russia
Concerning Maritime Delimitation And Cooperation In The Barents
Sea And The Arctic Ocean Of 2010, 53,
21 Moe, Fjærtoft ve Øverland. Space and timing, 145
27 Konyshev ve Sergunin, Russia’s Policies on the Territorial Disputes
in the Arctic, 78
22 Moe, Fjærtoft ve Øverland. Space and timing, 147
28 Richard D. Parker ve Zagros Madjd-Sadjadi, “Emerging legal con-
www.bilgesam.org
Sayfa
3
Arktik’teki Rusya: Sorun ve İşbirliği Arasındaki Gel-Git
BMDHS 76. maddesi uyarınca oluşturulan BM Kıta Sahanlığı Sınırları Komisyonu (Commission on the Limits of the
Continental Shelf –CLCS-) sözleşmeye taraf ülkelerin bir
sualtı yapısının kendi kıta sahnlığının doğal uzantısı olduğu
yönündeki iddialarını incelemekte ve bu iddiaları karara
bağlamaktadır.33 Komisyon, sahildar devletlerin talepleri
sonrasında kıta sahanlıklarının dış sınırlarının tespitine ilişkin konularda tavsiyelerde bulunmaktadır. Sahildar devlet
tarafından bu tavsiyeler esas alınarak tespit edilen sınırlar
kesin ve bağlayıcı olmaktadır.34
cerns in the Arctic: sovereignty, navigation and land claim disputes”
Polar Record Vol.46 No.04 (2010), 341
29 Vsevolod Gunitskiy, “On thin ice: water rights and resource disputes in the Arctic Ocean” Journal of Internatıonal Affairs-Columbia
University Vol.61 No.2 (2008), 264
30 Vladimir Golitsyn, “Continental Shelf Claims in the Arctic Ocean:
A Commentary” The International Journal of Marine and Coastal
Law No.24 (2009), 401
31 Enver Bozkurt, “Uluslararası Hukuk Bakımından Münhasır Ekonomik Bölge Kavramının Ortaya Çıkışı” Uluslararası Hukuk ve Politika
No.05 (2006), 51
32 BMDHS Md.56
33 Komisyon Jeoloji, Jeofizik ve Hidrografi alanlarında 21 kişilik bir
uzman ekipten oluşmaktadır. Üyeler konvansiyona üye olan ülkeler tarafından 5 yıllığına seçilmektedirler. Deniz yetki alanlarındaki
komisyonun vermiş olduğu karalar yasal olarak bağlayıcı değildir. Kai
Hobér, “Territorial Disputes and Natural Resources: The Melting of the
Ice and Arctic Dispute” Oil, Gas & Energy Law Journal (OGEL) 10
No.2 (2012), 7
34 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) http://
www.bilgesam.org
Arktik Okyanusu’na sahildar ülkelerin 200 millik kıta sahanlığı dışında kalan deniz alanlarının büyük bir kısmını Lomonosov ve Mendelev sıradağlarının üzerindeki deniz alanları
oluşturmaktadır. Jeomorfolojik yapısı Permian–Triassic
and Cretaceous–Paleogene dönemlerinde şekillenen Lomonosov ve Mendelev sıradağların35 Greenland’ın mı, Kuzey
Amerika’nın mı yoksa Avrasya anakarasının mı uzantısı
olduğu yönündeki karşılıklı iddialar Rusya, Kanada36 ve Danimarka37 arasındaki anlaşmazlığın temelini oluşturmaktadır.
“
Jeomorfolojik yapısı Permian–Triassic and Cretaceous–Paleogene dönemlerinde şekillenen Lomonosov
ve Mendelev sıradağların Greenland’ın mı, Kuzey
Amerika’nın mı yoksa Avrasya anakarasının mı uzantısı
olduğu yönündeki karşılıklı iddialar Rusya, Kanada ve
Danimarka arasındaki anlaşmazlığın temelini oluşturmaktadır.
“
Kuzey Kutbu’nun Alaska’nın denizaltından devamı olduğu
iddiası ile bölge üzerinde hak iddia etmesiyle sorun büyümüştür. İki yıl sonra SSCB Kuzey Kutbu’nu da kapsayacak
şekilde Kola Yarımadası’ndan Bering Boğazı’na kadar olan
bölge üzerinde egemenlik iddiasında bulunmuştur.29 Bu iddialar sırasında kullanılmayan “Kıta Sahalığı” 1945 Truman
Bildirisi sonrası geliştirilen30 ve milletlerarası alana 1958
sözleşmesi ile giren31 bir kavram olup gelişimini 1982 tarihli
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ile
sürdürmüştür. BMDHS deniz yetki alanları kapsamında Kıta
Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) kavramları
ile ilgili ülkelere yetki alanlarını kıyılarından 200 mil mesafeye kadar uzatma imkânı getirmiştir. Bu bölgede ilgili
devlet deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yataklarında
ve bunların toprak altında canlı ve cansız doğal kaynakların
araştırılması, işletilmesi muhafazası ve yönetimi konuları
ile; aynı şekilde sudan, akıntılardan ve rüzgarlardan enerji
üretimi gibi, bölgenin ekonomik amaçlarla araştırılmasına
ve işletilmesine yönelik diğer faaliyetlere ilişkin egemen
haklara sahip olmuştur.32 BMHDS ülkelere 200 mile kadar
ilan ettikleri kıta sahanlıklarını sözleşmenin 76. maddesi
şartları gerçekleştiğinde 350 mile kadar uzatabilme imkanı
sağlamaktadır.
Kuzey kutup bölgesinde sahildar ülkelerin kıta sahanlığı
hususunda BMDHS kapsamındaki iddiaları38 ilk olarak Rusya tarafından 2001 yılında CLCS’nin önüne getirilmiştir.39
Rusya’nın başvurusu sonrasında CLCS 2002 yılında bu ülkeden iddialarını destekleyecek ilave bilimsel kanıt talebinde
bulunmuştur. Rusya kendi ana karasının kutuplara kadar
uzandığı40 iddiasını bilimsel olarak destekleyebilmek için
www.un.org/Depts/los/convention_agreements/texts/unclos/unclos_e.
pdf (erişim . 15.11.2014)
35 N. L Dobretsov ve N. P. Pokhilenko, “Mineral resources and development in the Russian Arctic” Russian Geology and Geophysics 51
No.1 (2010), 99
36 Kanada 2013 yılında Arktik’te bulunan Lomonosov Sıradağlarının
Kuzey Amerika kıta platformunun bir uzantısı olduğu iddialarını
içeren başvurusunu CLCS’ye iletmiştir. Kanada bu iddialarının ispatı
kapsamında gerekli jeolojik kanıtların toplanması için dokuz yıllık
bir çalışma ve 200 milyon dolar harcandığını ifade etmiştir. Ayrıntılı
bilgi için bakınız Sergunin ve Konyshev, Russia in search of its Arctic
strategy, 77
37 Danimarka ve Greenland Lomonosov Sıradağlarının kendi ana
karasının bir uzantısı olduğu yönündeki iddialarını içeren başvurularını
2013 yılında CLCS’ye iletmişlerdir. Nowak, The Hot Struggle Over
the Cold Waters, 83. Danimarka Arktik bölgesinde Kıta sahanlığı
iddiası ile ilave olarak 200 bin Km² bir alan üzerinde hak iddiasında
bulunmaktadır. Nihat YILMAZ ve Ali ÇİFTÇİ “Arktika Bölgesi’nin
Siyasal Önemi ve Siyasal ve Hukuksal Statüsünün Karşılaştırılmalı
Değerlendirilmesi” Sosyal Bilimler Ensitüsü Dergisi 31 (2014), 13
38 http://www.un.org/depts/los/clcs_new/submissions_files/rus01/
RUS_CLCS_01_2001_LOS_2.jpg (erişim 15.11.2014)
39 Roth, A Call for Mediated Solutions to Arctic Region Disputes, 860
40 Dobretsov ve Pokhilenko, Mineral resources and development in
the Russian Arctic, 99
Sayfa
4
Arktik’teki Rusya: Sorun ve İşbirliği Arasındaki Gel-Git
Arktik bölgesinde Rusya’nın da dahil olduğu deniz yetki
alalarının sınırlandırılması anlaşmazlıklarının yanı sıra bölgedeki sıcaklık artışı deniz ticaret yollarının kullanımını
mümkün kılmakta bu durum da beraberinde yeni sorun ve
potansiyel işbirliği sahaları oluşturmaktadır. Arktik’te mevcut buzul durumunu tespit için uydu gözlemine başlanan
1979’dan beri buz oranında her on yılda %12’lik bir azalma
görülmektedir.44 Tarihte ilk kez 2007 yılının yaz döneminde
Arktik Okyanusu’nun önemli bir bölümünde buzlar erimiştir.45 Bu durumda mevsimlik olarak buzkıran rehberliğine
ihtiyaç duyulmadan seyir imkânının 2040 yılına46 kadar
mümkün olacağı, ayrıca bütün yıl boyunca Arktik’te seyir
yapabilme imkânının ise 40-50 yıl içerisinde gerçekleşebileceği öngörülmektedir.47 Arktik bölgesinde bulunan toplam
on denizden altı deniz48 ile kıyısı olan Rusya için bölgede
mevsimlik veya yıllık buz olmadan seyir yapılabilme olanağı gerek ülke içi gerekse de Atlantik’i Pasifik’e bağlaması
anlamında uluslararası suyollarında yeni potansiyeller yaratmaktadır.
41 Losharik sınıfı nükleer denizaltılardan Kalitka 2012 eylülünde
Mendeleev denizaltı dağ silsilesinin her iki tarafından deniz altından
500 kg taş örneği alma görevinde Kapitan Darnitsyn ve Dickson buz
kırıcı gemilerini rehberlemiştir.
42 Konyshev ve Sergunin, Russia’s Policies on the Territorial Disputes
in the Arctic, 78
43 http://www.un.org/depts/los/clcs_new/submissions_files/
rus01_rev13/2014_03_13_COM_REC_RUS_Summary.pdf (erişim .
15.11.2014)
44 Kathrin Keil, “The Arctic: A new region of conflict? The case of oil
and gas.” Cooperation and Conflict Vol.49(2) (2014), 163
45 Ofelya Sargsyan, “The Arctic Region: Its Regional Integration
and the Relationship with the EU” European Union Foreign Affairs
Journal: No.3/4(2013), 5
46 Alley, R. B. Alley ve diğerleri, Past climate variability and change
in the Arctic and at high latitudes, (U.S. Climate Change Science
Program 2009), 425
47 Vladilen V. Zelentsov, “Development of Arctic transportation in
Russia” Asia-Pacific Journal of Marine Science&Education, Vol. 2,
No. 2( 2012), 11
48 Barent Denizi, Ak Denizi, Kara Denizi, Laptev Denizi, Doğu
Sibirya Denizi, Chuckchee Denizi, Beaufort Denizi, Linkoln Denizi,
Greenland Denizi ve Norveç Denizi
www.bilgesam.org
Arktik bölgesindeki deniz ticaret yollarından “Kuzey Deniz
Rotası” (Northern Sea Route –NSR-) 1930’larda Rusya’nın
ülke içi deniz ulaşımı kapsamında kullanılmaya başlanmıştır.49 Bölgedeki deniz ticaret yollarının açık tutulabilmesi
için Rusya altyapı yatırımları ile buzkıran gemi filosunu
sürekli etkin tutmaya çalışmıştır. NSR kullanılarak yapılan
deniz ticaret hacmi 1980’lerde en yüksek kapasitesine
ulaşmış50 1990’larda ise SSCB’nin dağılması sonrasında en
düşük seviyesine gerilemiştir.51 Rusya 1991 yılında NSR’de
yabancı ülke gemilerinin geçişinde pilotaj hizmeti vermeye
başlamıştır.
“
Atlantik Okyanusu’nda Barent Denizi’nde başlayıp Arktik’teki Rus denizlerinden geçerek Bering Boğazı’ndan
Pasifik Okyanusu’nda sona eren deniz ticaret yollarının
Süveyş, Panama veya Ümit Burnu’nun kullanımına
göre avantajları göz önünde bulundurulduğunda mevsimlik buzun bulunmadığı dönemlerde bu bölge yoğun
bir kullanıma maruz kalabilecektir.
“
kutup bölgesinde askeri gücünden de yararlanmış,41 Arktik-2012 projesi kapsamında Rus deniz kuvvetlerine Kuzey
Kutbu’nun alt kısmında sondaj yaparak bilimsel analiz için
kaya parçaları toplama görevi vermiştir.42 Rusya 20 Aralık
2001 tarihinde yapmış olduğu kıta sahanlığının 76. maddeye
uygun olarak uzatılmasına yönelik talebinde Pasifik’te bulunan Ohotsk Denizi için toplamış olduğu bilimsel verileri 28
Şubat 2013 tarihinde CLCS’ye göndermiştir.43
Atlantik Okyanusu’nda Barent Denizi’nde başlayıp Arktik’teki Rus denizlerinden geçerek Bering Boğazı’ndan
Pasifik Okyanusu’nda sona eren deniz ticaret yollarının Süveyş, Panama veya Ümit Burnu’nun kullanımına göre avantajları52 göz önünde bulundurulduğunda mevsimlik buzun
bulunmadığı dönemlerde bu bölge yoğun bir kullanıma
maruz kalabilecektir. Arktik’teki petrol ve doğal gazın dünya
piyasalarına ulaştırılması kapsamında buradaki deniz trafiğinde artış başlamıştır. Shtokman petrol sahası ve Yamal
sıvılaştırılmış doğal gaz sahaları Arktik’teki deniz trafiğinde
artışa neden olmuştur. Çin, Yamal’da bulunan sıvılaştırılmış
doğal gazın temel alıcısı olarak Rusya ile yaptığı anlaşma
sonrasında Arktik’teki uluslararası deniz ticaretine ayrı bir
önem vermeye başlamıştır.
Arktik bölgesinde kuzey deniz rotalarını kullanarak seyir yapan gemilerin yıllık durumu incelendiğinde geçişlerin buzun
en az olduğu yaz döneminde mevsimlik olarak yapıldığı ve
bu geçişlerin yıllara bağlı olarak artış gösterdiği görülmektedir. Günümüzde Arktikte yapılan geçişlerin miktarı Süveyş
49 Zelentsov, Development of Arctic transportation in Russia, 10
50 6.6 milyon ton Ayrıntılı bilgi için bakınız Zelentsov, Development
of Arctic transportation in Russia, 11
51 1.5 milyon ton Zelentsov, Development of Arctic transportation in
Russia, 11
52 Rusya’nın Sen Petersburg ile Vladivostok limanları arasındaki
mesafe NSR kullanıldığında 14,28 bin Km. iken Süveyş Kananlı kullanıldığında 23,2 bin Km. Ümit Burnu yoluyla 29,4 bin Km. dir.
Sayfa
5
Arktik’teki Rusya: Sorun ve İşbirliği Arasındaki Gel-Git
veya Panama kanalları ile karşılaştırılamasa bile, gelecekte
temel deniz ticaret yollarından biri olup bir “Altın Rota”
haline gelebilecektir.53
Sorunların Geleceği ve Rusya
Rusya’nın Arktik’teki sorunlara yaklaşımı uluslararası hukuk esasına dayanan karşılıklı işbirliği odaklı davranış tarzı
ile ulusal dürtülerle tek taraflı olarak sorunları tırmandırıcı
talep ve fiili işlemlerle çatışma ortamı yaratan davranış tarzı
arasında iki uç arasında gidip gelmektedir.
Rusya, ABD ile Bering Denizi’ndeki deniz sınır anlaşmazlığını çözmesi öngörülen anlaşmayı 1990 yılında imzalanmasına rağmen bu anlaşmayı onaylamamakta ve yapılan bu
anlaşma ile ulusal çıkarlarının zarar gördüğünü, anlaşmanın
Rusya’nın aleyhine olduğunu iç politikasında dile getirmektedir. Aynı şekilde Norveç ile yapılan 2011 tarihli sınır anlaşmasının Rusya tarafından onaylanmasına rağmen iç siyasette
bu anlaşma ile çok değerli balıkçılık ve petrol alanlarının
Norveç’e bırakıldığı görüşü ifade edilmektedir.
Kıta sahanlığı hususunda Rusya’nın 2001’deki talepleri beraberinde Arktik’te hızlı bir hareketlilik yaratmıştır. Kutup
bölgesinde hakimiyet iddiasında bulunan Kanada ve Danimarka iddialarını destekleyecek bilimsel çalışmalarını artırmıştır. 2007 yılında Rusya’nın kutup noktasına denizaltı ile
Rus bayrağı dikmesi Kanada tarafından 15. yüzyıl davranışı
olarak nitelendirilmiştir.54 Aynı yıl Soğuk Savaş’tan sonra ilk
kez Rusya’nın stratejik bombardıman uçakları Arktik üzerinde uçuşlar yapmış55 ve buna karşılık olarak Norveç kuzeyinde 13 ülkeden 7000 kişinin katıldığı NATO’nun “Cold
Responce” tatbikatı yapılmıştır.56
Arktik bölgesinde oluşan sorunlara yapıcı olarak uluslararası
hukuk ve işbirliği kapsamında yapılan yaklaşımlar değerlendirildiğinde bölgede üç farklı çokuluslu yapı göze çarpmaktadır. Bunlar Arktik Konseyi, Barents Avrupa-Arktik Konseyi ve Nordik Konseyi’dir.57
1996 yılında Ottowa Deklarasyonu ile kurulan Arktik Kon53 Linyan Huanga, Frédéric Lasserreb ve Olga Alexeevac, “Is China’s
interest for the Arctic driven by Arctic shipping potential?” Asian
Geographer (2014), 3
54 C. J. Chivers, “Russians plant flag on the Arctic seabed”, The New
York Times, 3 August (2007). http://www.nytimes.com/2007/08/03/
world/europe/03arctic.html?pagewanted=print&_r=0 (erişim .
15.11.2014)
55 Scott G. Borgerson “Arctic meltdown: the economic and security
implications of global warming” Foreign Affairs Vol.8, No.2, 15
56 Margaret Blunden “The new problem of arctic stability” Survival
Vol. 51 No.5(2009), 131
57 http://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/uluslararasi-kuruluslar-listesi-turkce-ingilizce.pdf (erişim . 15.11.2014)
www.bilgesam.org
seyi yüksek seviyeli uluslararası bir forum olarak Arktik’te
sürdürülebilir kalkınma ve çevresel korunma gibi belirgin
konularda Arktik ülkeleri arasındaki işbirliği koordinasyon
ve iletişimi artırma amacını taşımaktadır.58 Konsey kuruluşunda gözlemci üye bulunmazken Arktik’teki zengin doğal
kaynaklar ve stratejik uluslararası deniz ticaret rotaları beraberinde “Arktik Paydaşı”59 ülkelerin Konsey’e gözlemci
olarak katılmaları sonucunu doğurmuştur.
Rusya, Konsey’in bölgede daha etkin olması ve bölgesel sorunların Konsey aracılığı ile çözümlenmesi düşüncesini dile
getirmektedir.60 Rusya, 2008’deki İlulissat Deklarasyonu’nda
bölgeyi düzenleyen hukuki rejim olarak BMDHS’yi temel
hukuki düzenleyici olarak kabul etmiş ve yeni bir uluslararası rejime ihtiyaç olmadığını belirtmiştir.61 Bu durumda
BMDHS Arktik’te Rusya için mevcut uluslararası hukukun
temel taşını oluşturmaktadır.62
Barents-Avrupa-Arktik Bölgesi Konseyi 11 Ocak 1993
tarihinde Norveç’in girişimleri ile bölgesel olarak
sürdürülebilir kalkınmanın geliştirilmesi maksadıyla
uluslararası bir platform olarak kurulmuş olup katılan
ülkeler arasında işbirliğini geliştirmeyi amaçlamıştır.
Konsey dışişleri bakanlarının katıldığı, kararların oybirliği
ile alındığı bir yapıda olup üye ülkelerin63 coğrafyalarının
tamamını değil Barent Denizi çevresinde bulunan kısmını
kapsamaktadır. Konsey’in sorumluluk sahası 1,8 milyon km²
olup bu alanda yaşayan yaklaşık 5,2 milyonluk bir nüfusa
yönelik sınırlar arası karşılıklı ulaşım, çalışma ve yaşam
alanlarının iyileştirilmesi hususlarında Konsey üyesi ülkelere tavsiyelerde bulunmaktadır. Konsey, üye ülkeler arasında
işbirliğinin ve koordinasyonun gelişmesi için bir platform
görevi de üstlenmektedir.
58 http://www.arctic-council.org/index.php/en/about-us/arctic-council/
history (erişim . 15.11.2014)
59 Arktik Paydaşı terimi son dönemlerde özellikle Çin’li yazarlarca
sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Holmes, Tao Tao, “2nd Place–Sinking their Claws into the Arctic: Prospects for Sino-Russian Relations
in the World’s Newest Frontier.” The Yale Reviw of International
Studies Vol.4 No.3, 78
60 Sergunin ve Konyshev, Russia in search of its Arctic strategy, 80
61 Ilulissat Deklerasyonu, Arctic Konferansı, Greenland, 27-29 Mayıs
2008 http://www.oceanlaw.org/downloads/arctic/Ilulissat_Declaration.
pdf (erişim . 15.11.2014)
62 Michael A. Becker “Russia and the Arctic: Opportunities for Engagement within the Existing Legal Framework.” American University
International Law Review. Vol.25No.2 (2010), 232
63 Barents-Avrupa-Arktik Bölgesi Konseyi üyeleri: Danimarka,
Finlandiya, İzlanda, Norveç, Rusya, İsveç, Avrupa Komisyonu.
Gözlemci statüsünde konseye katılan ülkeler: Kanada, Fransa,
Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda, Polonya, İngiltere, Amerika
Birleşik Devletleri. http://www.beac.st/in-English/Barents-Euro-Arctic-Council/Introduction/Members (erişim . 15.11.2014)
Sayfa
6
Arktik’teki Rusya: Sorun ve İşbirliği Arasındaki Gel-Git
Nordic Konseyi 1952 yılında kurulan ve üye ülkelerin seçilmiş parlamenterlerinden oluşan bir parlamentodur. Yılda iki
kere toplanan Konsey’e üye ülkelerden toplam 82 parlamenter katılmakta ve bu toplantılarda alınan kararlar uygulanmak üzere üye ülkelere gönderilmektedir.64
Arktik bölgesindeki sorunların çözümünde temel aktör
Arktik beşlisi olmakla birlikte sorunların çözümünde kullanılacak platformlar genel olarak bölgeye üye ülkelerin
aralarında kurmuş oldukları yukarıda belirtilen oluşumlar
olacaktır. Arktik’teki zenginliklerin ülkelerin ekonomilerine
eklemlenebilmesi, yatırım ve araştırma için çatışmadan uzak
bir ortama ihtiyaç duyulmaktadır. Rusya Arktik’te hidrokarbon rezervlerinde aslan payına sahip olduğundan bölgedeki
anlaşmazlıklardan en fazla etkilenecek ülke konumundadır.65
Rusya, bölgede işbirliği ve istikrar ortamı sürdüğü müddetçe
buradan elde ettiği hidrokarbon kaynaklarını ekonomisine
sorunsuzca dahil edebilecektir. 2008 yılında yayınlanan
Arktik stratejisinde 21. yüzyılda Rusya’nın kaynaklarına
Arktik’in dahil edilmesi ilk ve en temel husus olarak belirtilmektedir.66
Rusya, kendi ulusal çıkarları açısından bölgedeki barış ve
işbirliği ortamının sürdürülmesini gerekli görmektedir.70
Kutuplardaki küresel ısınmanın etkileri gün geçtikçe daha
da artarken Rusya kuzeyden sıcak denizlere ve deniz ticaret
yollarına orta vadede erişmeyi ummaktadır. Rusya Arktik’te
orta vadede; bir yanda ekonomik ve politik çıkarlarını gözeterek bölgede deniz yetki sahalarının sınırlandırılması
konularında taleplerde bulunarak kutup bölgesine bayrak
dikme gibi fiili eylemlerle problem yaratan ülke algısını devam ettirirken, diğer yandan da bölgedeki doğal kaynaklara
erişim ve uyuşmazlıkların çözümünde uluslararası hukuku
önceleyen uzlaşmacı bir ülke davranışı ile bölgeyi ekonomik
ve sosyal kalkınmasının temeli haline getirmeye devam edecektir.
Sonuç
Rusya bir taraftan Arktik’in kendi ulusal egemenliğinin bir
parçası olduğunu ve bunu kendi ulusal gelişiminin temel
kaynağı görerek kıta sahanlığının artırılmasına yönelik faaliyet içerisinde bulunurken diğer taraftan da bölgede her
türlü anlaşmazlığın barış içerisinde uluslararası hukuk67 ve
organizasyonlarca çözümlenmesi gerekliliğini sürekli vurgulamaktadır. Rusya bölgedeki sorunların çözümünde uluslararası hukuku öne çıkarırken68 bölgede yeni hukuki yapılanma
veya BMDHS’nin gücünü azaltıcı uygulamalardan da
kaçınmaktadır.69 2008 Arktik stratejisinde belirtildiği gibi,
64 Konseye parlamenter gönderen ülkeler: Danimarka, Finlandiya,
İzlanda, Norveç, İsveç, Faroe Adaları, Greenland ve Aland’dır. http://
www.norden.org/en/nordic-council (erişim . 15.11.2014)
65 Keil, The Arctic: A new region of conflict, 168
66 Rowe ve Blakkisrud, A New Kind of Arctic Power, 75
67 Bunlar temelde BMDHS ve bu sözleşmenin uygulama anlaşması olan 28 Temmuz 1996’da yürürlüğe giren BMDHS’nin XI.
Bölümü’nün Uygulanmasına İlişkin Sözleşme, 11 Aralık 2001 tarihinde yürürlüğe giren Bölgesel ve Göçebe Balık Anlaşması, Kuzeydoğu Atlantik Deniz Çevresi Koruma Antlaşması, 1978 Protokolü ile
Değişik 1973 Tarihli Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin
Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşme, 1974 Denizde Can Emniyeti
Uluslararası Sözleşmesi, Tehlikeli Atıkların Sınır Ötesi Taşınması ve
Bertarafının Kontrolüne İlişkin BASEL Konvansiyonu ve Birleşmiş
Milletler Çevre Programı Kalıcı Organik Kirleticiler hakkındaki Stokholm Konvansiyonudur. Bakınız Becker Russia and the Arctic, 233
68 Erik J.Molenaar “Arctic Marine Shipping: Overview of the International Legal Framework, Gaps, and Options.” Journal of Transnational
Law & Policy Vol.18 No.2 (2009), 296
69 Konyshev ve Sergunin, Russia’s Policies on the Territorial Disputes
www.bilgesam.org
in the Arctic, 80
70 Paul Arthur Berkman, “Our common future in the Arctic Ocean.” The Round Table Vol.101 No.2 (2012), 126
Sayfa
7
Arktik’teki Rusya: Sorun ve İşbirliği Arasındaki Gel-Git
BİLGESAM Hakkında
Yazar Hakkında
BİLGESAM, Türkiye’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından biri olarak 2008 yılında kurulmuştur.
Kar amacı gütmeyen bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olarak BİLGESAM; Türkiye’deki saygın
akademisyenler, emekli generaller ve diplomatların
katkıları ile çalışmalarını yürütmektedir. Ulusal ve
uluslararası gündemi yakından takip eden BİLGESAM, araştırmalarını Türkiye’nin milli problemleri,
dış politika ve güvenlik stratejileri, komşu ülkelerle
ilişkiler ve gelişmeler üzerine yoğunlaştırmaktadır.
BİLGESAM, Türkiye’de kamuoyuna ve karar alıcılara yerel, bölgesel ve küresel düzeydeki gelişmelere
ilişkin siyasal seçenek ve tavsiyeler sunmaktadır.
Taner GÜL 1990 yılında Deniz Harp Okulu’ndan
mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nde Deniz Politikası
Bilimi, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü İşletme
Fakültesi’nde Strateji Bilimi ve ABD Deniz Komuta Koleji’nde Strateji ve Politika alanlarında
yüksek lisans eğitimlerini tamamladı. Halen İstanbul
Üniversitesi’nde hukuk ve sosyoloji eğitimine devam etmekte olup “Uluslararası Enerji Güvenliği ve
Stratejileri” konularında çalışmalarını sürdürmektedir.
www.bilgesam.org
Sayfa
8
Download

indirmek için tıklayınız