Küreselden Yerele Türkiye Grubu
Küreselden Yerele Türkiye Grubu
RAPOR
SON KÜRESEL KRİZ SÜRECİNDE DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI
SON KÜRESEL KRİZ
SÜRECİNDE DÜNYADA VE
TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI
Çakmak Mh. Baraj Sk. Kat:3 D:4 , ÜMRANİYE
Tel: 0 216 526 62 54 | Faks: 0 216 526 62 44 • www.kureseldenyerele.org | [email protected]
1
Küreselden Yerele Türkiye Grubu
Küresel ekonomi 2012 yılında yüzde 2,3 oranında büyüme kaydederek 71 Trilyon dolar olarak gerçekleştiği ve 2013 yılında
yüzde 2,4 civarında büyüme sergileyeceği öngörülmektedir. Son küresel kriz sürecinde, dünya ekonomisinde yaşanan resesyon sebebiyle, Avrupa’da ortalama işsizliğin %12’ye çıktığı, genç nufusta ise bu oranın %50 ‘ye tekabül ettiği, uzak doğu
ülkelerinden, Çin ve Hindistan dışındaki diğer Asya ülkelerinde gelir dağılımının bozulduğu, krizin şiddetli sirayet ettiği diğer
dünya ülkelerinde ise sosyal baskılara karşı, hükümetler, genişletici maliye ve sosyal politikalar uygulamak suretiyle, gelir
dağılımının dahada bozulmasını engelledikleri gözlemlenmektedir. Öte taraftan, bu kriz sürecinde, dünyada gelişmekte olan
ekonomilerin, gelişmiş ekonomilerden 4 kat civarında daha fazla büyüme göstermeleri, küresel gelir dağılımın daha fazla
bozulmasını engelleyen diğer bir faktör olduğu değerlendirilmektedir.
Aşağıdaki tabloda yer verildiği üzere, Birleşmiş Milletlerin en son yayınladığı Gelir Dağılımı Eşitsizliği Raporuna göre, Türkiye
% 40’lık Gini katsayısıyla, 124 Ülke arasıda en iyiden en kötüye doğru sıralama yapıldığında 70. sırada olduğu, en kötüden en
iyiye doğru sıralama yapıldığında 54. sırada yer aldığı görülmektedir. Bir başka ifade ile Türkiye’deki gelir dağılımı, dünyanın
diğer 54 ülkesinden daha adil, 70 ülkesinden daha adaletsiz olduğu görülmektedir. Diğer yandan, AK Parti Hükümeti göreve
geldiği 2002 yılında ise, Türkiye’deki gelir dağılımı, dünyanın diğer 45 ülkesinden daha adil, 76 ülkesinden daha adaletsiz
olduğu bilinmektedir.
SON KÜRESEL KRİZ SÜRECİNDE DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI
Bu itibarla, AK Parti hükümeti döneminde, her ne kadar düzelme trendi sergileyen gelir dağılımındaki iyileşmenin yeterli olmadığı, yeniden şekillenen dünya ekonomik sisteminde ülkemizde gelir dağılımının AB-27 ortalaması yüzde 30 Gini
katsayısını yakalamasına yönelik olarak, yatırım ve üretimi etkilemeyecek bir şekilde maliye ve sosyal politikaların hayata
geçirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
2
ÜLKE SIRALAMASI
ÜLKE
GİNİ KAT SAYISI (%)
1
2
3
4
5
14
25
34
37
48
52
76
89
106
117
120
121
122
123
124
70.
Danimarka
Japonya
İsveç
Belçika
Çek Cumhuriyeti
Almanya
Rusya
Fransa
Kanada
Yunanistan
İngiltere
ABD
Çin
Arjantin
Brezilya
Orta Afrika
Sierra Leone
Botsvana
Lesoto
Nambia
TÜRKİYE
24.7
24.9
25
25
25,4
28.3
31.0
32.7
33.1
35.4
36
40.8
44.7
52.2
59.3
61.3
62
63
63.2
70.7
40
Kaynak: BM Gelir Dağılımı Eşitsizliği Raporu
1 Gini katsayısı, Gelir dağılımı adaletini ölçmekte kullanılan ölçüdür. 0 ile 1 arasında değer alan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir
dağılımı daha adil olduğu, bire yaklaştıkça gelir dağılımının adaletsiz olduğu anlamına gelmektedir.
Çakmak Mh. Baraj Sk. Kat:3 D:4 , ÜMRANİYE
Tel: 0 216 526 62 54 | Faks: 0 216 526 62 44 • www.kureseldenyerele.org | [email protected]
Küreselden Yerele Türkiye Grubu
BM Gelir Dağılımı Eşitsizliği Raporu’na göre, Dünya nufusunun, 1/5 açlık sınırında olduğu, %80’ni, dünya gelirinin % 15 ile
yetindiği, en zengin % 20’si ise dünya gelirinin %85’ini elde ettiği, Dünya genelindeki yoksul insanların yarısı dünyanın en
büyük 20 ekonomisine sahip G20 ülkelerinde yaşadığı, (Brezilya, Çin, Hindistan v.b.) Son küresel kriz ortamından sonra,
işsiszliğin en büyük sorun olduğu dönemde dünyadaki dolar milyarder sayısıının %9.4 artarak 2 bin 162 kişiye, toplam
servetinde 514 artarak 6.2 Trilyon dolara ulaştığı, bu kriz sürecinde ise, Dünyada yaklaşık 170 Milyon çocuğun, yetersiz
beslenme nedeniyle fiziksel gelişim sorunu yaşadığı ve 2.5 milyon çocuğun ise açlıktan yaşamını yitirdiği hususlarına yer
verilmiştir
Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere, Milli gelirden en yüksek payı alan %20’lik grubun, AK Parti Hükümeti göreve geldiği
2002 yılında yüzde 50.1 olduğu ve bu yıldan itibaren düşüş trendi segileyen bu rasyo 2005 yılında yüzde yüzde 44.4’e
düştüğü ve bu yıldan itibaren, ekonomik aktörlerce, faizlerin aşağı çekilmesi gerektiği beyan edilmesine rağmen, her nedense
Merkez Banakası tarafından politika faizleri düşürümediği, diğer yandan, kamu borçlanma gereği kapsamında, tahvil ve bono
gösterge faizleri yüksekte seyretmesi sebebiyle, yükseliş trendi gözlemlenen bu rasyo 2005 yılından itibaren kuresel kirizle
birlikte bu güne kadar yükseliş trendine girdiği ve 2012 yılında yüzde 46,6 olduğu görülmektedir.
Nüfusun Milli gelirden en düşük payı alan %20’lik kesimi ise, AK Parti Hükümeti göreve geldiği 2002 yılında yüzde 5.3
olduğu, 2003 -2005 yılları arasında bu grubun, gelirden aldığı pay yüzde 6’’nın üzerinde seyreden bu rasyo, kuresel kriz sürecinden fazla etkilenmeden 2012 yılı sonu itibarıyla yüzde 5,9 olarak gerçekleştiği gözlenmektedir. En zengin son yüzde 20’lik
grupla en yoksul ilk yüzde 20’lik grup arasındaki 8 katlık gelir farkı değişmezken bunların sonucunda yoksulluğun düzeyini
gösteren Gini katsayısı 0.404’ten, 0.402’ye indiği görülmektedir
Çakmak Mh. Baraj Sk. Kat:3 D:4 , ÜMRANİYE
Tel: 0 216 526 62 54 | Faks: 0 216 526 62 44 • www.kureseldenyerele.org | [email protected]
SON KÜRESEL KRİZ SÜRECİNDE DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI
Kaynak: IMF
3
Küreselden Yerele Türkiye Grubu
AK PARTİ DÖNEMİNDE GELİR DAĞILIMI YÜZDELERİ VE GİNİ KATSAYISI
Hane Halkı
Yüzde 20’lik Gruplar 2002
2003
2004
2005
2006 2007 2008 2009 2010 2011
2012
Birinci %20
İkinci %20
Üçüncü %20
Dördüncü %20
Beşinci %20
Gini Katsayısı
6.0
10.3
14.5
20.9
48.3
0.42
6.0
10.7
15.2
21.9
46.2
0.40
6,1
11,1
15,8
22,6
44,4
0,38
5,1
9,9
14,8
21,9
48,4
0,43
5,9
10,6
15,3
21,7
46,6
0,402
5.3
9.8
14.0
20.8
50.1
0.44
5,8
10,6
15,2
21,5
46,9
0,41
5,8
10,4
15,2
21,9
46,7
0,4
5,6
10,3
15,1
21,5
47,6
0,41
5,8
10,6
15,3
21,9
46,4
0,4
5,8
10,6
15,2
21,7
46,7
0,404
SON KÜRESEL KRİZ SÜRECİNDE DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI
Kaynak: TUİK
4
Yüzde(%) 20’lik
Hane Halkı Dilimleri 1963
1968
1973
1978
1983 1986 1987 1994
Birinci %20
İkinci %20
Üçüncü %20
Dördüncü %20
Beşinci %20
Gini Katsayısı
3,0
7,0
10,0
20,0
60,0
0,56
3,5
8,0
12,5
19,5
56,5
0,51
2,9
7,4
13,0
22,1
54,7
0,51
2,7
7,0
12,6
21,9
55,8
0,52
4,5
8,5
11,5
18,5
57,0
0,55
3,9
8,4
12,6
19,2
55,9
0,50
5,2
9,6
14,1
21,2
49,9
0,43
4,9
8,6
12,6
19,0
54,9
0,49
Kaynak: TUİK
Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, toplam nüfusun milli gelirden en yüksek payı alan %20’lik kesimi, 1963’te yaratılan
milli gelirin yüzde 55’ni aldığı, 1968’de bu oranın yüzde 60’şa yükseldiği, Kıbrıs barış harekatı ve petrol krizi nedeniyle, 1973
yılında yüzde 56,5’e düştüğü ve bu yıldan itibaren düşüş eğilimi sergileyen bu rasyo, AK Parti Hükümeti göreve geldiği 2002
yılında yüzde 50’ye düştüğü gözlenmektedir. Öte taraftan, Nüfusun milli gelirden en düşük payı alan %20’lik kesiminin ise,
1963 yılında milli gelirin yüzde 4.5’ni aldığı, 1986 yılına kadar düşüş sergileyen bu oran 1987 yılından itibaren yükselişe
geçtiği ve krizle birlikte 1994 yılında yüzde 4.9 yükselen bu oran, AK Parti Hükümeti göreve geldiği 2002 yılında yüzde 5.3’e
yükseldiği izlenmektedir. Bu çerçevede, Gini katsayısı, 1963 yılında 0.55 seviyesinde olduğu, bu rasyonun 1986 yılına kadar
0.55-0.56 bandında yer değiştirdiği, bu yıldan itibaren aşağı yönlü trend sergileyan gini katsayısı 1994’te 0.49’a düştüğü, AK
Parti Hükümeti göreve geldiği 2002 yılında 0.44’e düştüğü izlenmektedir.
Çakmak Mh. Baraj Sk. Kat:3 D:4 , ÜMRANİYE
Tel: 0 216 526 62 54 | Faks: 0 216 526 62 44 • www.kureseldenyerele.org | [email protected]
Küreselden Yerele Türkiye Grubu
Netice itibarıyla, 1986 yılına kadar 0.55-0.56 bandında yer değiştidiği gözlemlenen adil gelir dağılımını ifade eden Gini
katsayısı, bu yıldan itibaren aşağı yönlü trende girdiği ve 1994’te 0.49’a düştüğü izlenmektedir. AK Parti Hükümeti göreve
geldiği 2002 yılında 0.44 olan Gini katsayısı, 2005 yılında 0.38’e düştüğü, ve bu yıldan 2009 yılına kadar 0.43- 0.42 bandında
gerçekleştiği görülmektedir. Tarafımızca, Gelir dağılımı eşitsizlik ölçülerinden Gini katsayısı, AK parti iktidarının (20022005) döneminde gelir dağılımının istikrarlı biçimde düzelme eğilimine girdiği, ancak, çalışmamızın ilgili bölümlerinde yer
verdiğimiz üzere, kamu borçlanma gereği çerçevesinde Merkez bankasının ısrarla yüksek faiz politikasını sürdürmesi neticesinde, gösterge faizlerinin yüksek oranlarda seyretmesi dolayısıyla, 2006 yılında gini katsayısı 0.43’e yükseldiği, 2007,
2008 yıllarında enflasyonun düşmesiyle birlikte bu rasyoda biraz düzelme eğilimine girdiği ve 2009 yılında Türkiye’ye sirayet
eden küresel krizle bu rasyo tekrar bozulma eğilimine girdiği, 2010 yılından itibaren düzelme trendi görülen Gini katsayısı
2012 yılına kadar 0.40’lara düştüğü gözlemlenmektedir. Bir başka ifade ile, AK Parti göreve geldiği 2002 yılından 2005 yılına
kadar Gni katsayısında iyileşme olduğu, ancak, 2007 yılında Cumhur başkanını seçtirmeme vakası 2009 yılından itibaren
türkiye’ye sirayet eden küresel krizle birlikte faizlerin yüksek seyretmesi sebebiyle, 2007, 2008 ve 2009 yılları arasında bu
oranın bozulduğu düşünülmektedir. Son küresel kiriz sürecinde, Ülkemizin uyguladığı başka pazarlara açılma politikasında
başarılı olması, ekonomik büyümeye katkı sağladığı, diğer yandan,dünyadaki faiz indirimine paralel olarak ülkemizde düşen
faiz oranları neticesinde, 2012 yılında 0.402 gini katsayısı ile bir önceki dönemede 0.404 gini katsayısına göre iyileşme
olduğu değerlendirilmektedir.
Yoksulluk Oranı %
2007
2008
2009
2010
2011
2012
26
9,9
10,1
10,3
10,1
10(Tahmin)
Kaynak: TUİK
İşsizlik ve yoksulluk birbirine bağlı olduğu, sektörlere göre bakıldığında en yüksek yoksulluk oranı %33 ile tarımda olduğu
görülmektedir. Türkiye genelinde, 15 yaş altındaki nufusun %26’sı yoksulluk sınırının altında olduğu ve Kır yoksullarının
artış eğilimine girdiği, Eğitim sevyesi düştükçe yoksulluğun dahada artığı gözlemlenmektedir. Öte taraftan, yoksulluk oranın
en düşük olduğu bölge 2.6’lık oranla Doğu karadeniz olduğu, yoksulluk oranın yüzde 32.3 oranı ile en yüksek Güney Doğu
Anadolu bölgesi olduğu görülmektedir.
Çakmak Mh. Baraj Sk. Kat:3 D:4 , ÜMRANİYE
Tel: 0 216 526 62 54 | Faks: 0 216 526 62 44 • www.kureseldenyerele.org | [email protected]
SON KÜRESEL KRİZ SÜRECİNDE DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI
Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere, AK Parti göreve geldiği 2002 yılında %26 olan yoksulluk oranı, bu yıldan itibaren iniş
trendi sergilemiş ve 2007 yılında % 9.9’a inmiş, ancak, bu yılda Cumhurbaşkanını seçtirmeme vakası ve 2008’de, mevcut
hükümet partisine açılan kapatma davası ve akabinde küresel kriz sebebiyle yükseliş trendi sergileyen yoksulluk rasyosu,
2011 yılından itibaren iniş trendine girdi gözlemlenmektedir. Tarafımızca, bu yıldan sonra dünya ekonomilerinde düzelmeye
paralel olarak, 2014 yılında 2 seçim ve 2015 yılında bir seçim olmak üzere toplam 3 seçimde mevcut hukümetin seçim
bütçesi uygulamayacağı öngörüsü üzerine, Yoksulluk rasyosunda düşüş trendinin devam edeceği değerlendirilmektedir.
5
Küreselden Yerele Türkiye Grubu
Türkiyede 1990’lı yıllarda yüzde 8-10 bandında seyreden işsizlik, AK Parti göreve geldiği 2002 yılında işsizlik oranı, yüzde
10,3 (eksik istihdamla birlikte işsizlik oranı yüzde 14.5) düzeyinde ve 2 Milyon 452 kişi olduğu, 2013 yılı eylül ayı itibarı ile
artan nufusa rağmen 2 milyon 800 bin kişi olduğu ve bu oranında %9.9 düştüğü görülmektedir.
2002 yılından itibaren, Türkiyedeki hızlı nufus artışı ve köyden kente göçün yoğun yaşanması ve bunlara ilaveten, 2007 yılında
yaşanan cumhurbaşkanını seçtirmeme vakası, akabinde 2008 yılında AK Partiye açılan kapatma davası ve 2009 yılında tüm
dünyaya sirayet eden küresel kriz gibi hususların istiham üzerinde olumsuz etkilediği gözlemlenmektedir. Gelirden en az pay
alan yüzde 20’lik kesimin, (sosyal tabakanın açlık kesimi) gelirinde düzelmeyi sağlayacak en önemli gelişme, işsizlik oranının
azaltılması olduğu, dolayısıyla, İşsizliğin, gelişmiş ekonomilerdeki gibi doğal işsizlik oranı yüzde 5’lerin altına indirilmediği
sürece, sosyal tabakanın en fakir kesiminin gelirinde bir düzelme olmayacağı değerlendirilmektedir.
Tarafımızca, İşsizlik sorunun çözümüne yönelik olarak, istihdam üzerindeki vergi ve sosyal güvenlik primlerininin özel sektörün önünü açacak bir MAKTUorana düşürmesi gerktiği, diğer yandan, istihdam strateji belgesi ihdas edilmek suretiyle,
İstihdamın gözetim ve geliştirilmesine ilişkin özel bir Birimin yeniden tesis edilerek, bölgesel kalkınma planları çerçevesinde, ekonomik boyutu dışında sosyal yönü ağır basan istihdam konusunun çözümüne yönelik olarak kapsamlı bir çalışma
yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Aşağıdaki tabloda AK Parti hükümeti göreve geldiği 2002 yılından itibaren Büyüme ile gelir dağılımı arasındaki ilişki analiz
edilmektedir. 2002 yılında adil gelir dağılımını ifade eden Gini katsayısı 0.44 olduğu, 2004 ve 2005 yılllarındaki büyüme
oranına paralel olarak düzelme eğilimine girdiği, ancak sonraki yıllarada büyümeye karşı bu rasyonun bozulduğu gözlemlenmektedir. Küresel krizin derinleştiği 2009 yılında ise negatif küçülmeye rağmen gelir dağılımının bozulmadığı görülmektedir.
2002-2012 yılları arasında ortalama Türki’ye ekonomisi yüzde 5 büyüdüğü, bun karşın adil gelir dağılımını ifade eden Gini
katsayısı, bu dönem arasında ortalama büyüme rakamı ile doğru orantılı olarak düzelmediği görülmektedir.
SON KÜRESEL KRİZ SÜRECİNDE DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI
Yıl
6
2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008
2009 2010 2011
2012
2013 - 3. Çeyrek
BÜYÜME HIZI ( %)
6.2
5.3
9.4
8.4
6.9
4.7
0.7
- 4.7
9.2
8.8
2.2
4.4
*GİNİ KATSAYISI
0.44
0.42
0.40
0.38
0.43
0.41
0.40
0.41
0.40
0.40
0.40
0.40
Kaynak: TUİK
Netice itibarı ile AK Parti hükümeti döneminde, sabit fiyatlarla GSYH ortalam yüzde 5 civarında büyüdüğü, buna karşın
gelir dağılımında adaleti ifade eden gini katsayısı 0.44’ten, 0.40’a düştüğü, dolayısıyla, Milli Gelirin büyüklüğü, kısmen
gelir dağılımını olumlu etkilediği, ancak toplumun değişik sosyal tabakaları arasında adil gelir dağılımı sorununu tamamen ortadan kaldırmadığı ve bu sorunun ancak maliye ve sosoyal politikalar ile istihdamın artırılması ile çözülebileceği
değerlendirilmektedir.
Sosyal tabakalar arasında adil gelir dağılımının sağlanmasına teminen, Milli Gelirin büyüklüğünden ziyade bir ülkede üretim
sürecinde kullanılan üretim faktörlerinin, yaratılan gelirden aldığı pay önem arz etmektedir. Üretime, emeği ile katılanlar ücret
geliri elde ederken, gayrimenkul sahipleri kira, parasal sermaye sahipleri faiz ve girişimciler ise kar elde etikleri bu Faktörel
gelirlerin, birbirlerine ne kedar yakın olursa o kadar adil bir gelir dağılımı sağlanmış olacağı bilinmektedir. Bu itibarla uygulanacak maliye ve sosyal politikaların yukarda yer verdiğimiz faktörel gelirlerin bibirine yakınlaşmasına katkı sağlayacak şekilde
hayata geçirilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak, 2002 yılında göreve gelen AK Parti Hükümeti tarafından, maliye politikası olarak faiz dışı fazla ve para politikası
olarak fiyat istikrarı temelinde oluşturduğu politikası neticesinde; Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ortak para birimine geçişin
temel şartı olarak ifade edilen, Maastricht kriterlerinden, Kamu kesimi borç stoku ve Bütçe açığı oranın yakaladağı, Dünyanın
16’ıncı ve Avrupanın 6’ıncı büyük ekonomisi haline geldiği, 2002 yılında yüzde 26 olan yoksulluk oranını yeterli olmasa dahi
yüzde 10.1’e düşürüldüğü ve Gini katsayısı ile ifade edilen gelir dağılımını, yüzde 44’lerden, daha adil gelir dağılımını gösteren yüzde 40’a düşürüldüğü, dolayısıyla, Ülkemizin, AB normları hedefine ulaşılaması açısından önemli mesafelerin alındığı
gözlemlenmektedir. Ancak, Dünya’ya ve ülkemize sirayet eden bu küresel krizin etkisiyle Gelir dağılımının daha da bozulacağı
gerçeğinden hereketle, Ülkeyi yönetmeye talip siyasal iktidarların, bu krizi analiz edecek, tehdidi bertaraf edecek ve gelir
dağılımını yeniden adil bir şekilde düzenleyecek maliye ve sosyal politikaları bir fırsat bilerek hayata geçirebilecek vizyona ve
cesarete sahip olması gerektiği düşünülmektedir.
Çakmak Mh. Baraj Sk. Kat:3 D:4 , ÜMRANİYE
Tel: 0 216 526 62 54 | Faks: 0 216 526 62 44 • www.kureseldenyerele.org | [email protected]
Küreselden Yerele Türkiye Grubu
Abdusselam DEĞER
1973 yılında Mardinde doğan DEĞER, İlk, Orta ve Lise öğrenimini İskenderun’da tamamladı. Marmara Üniversitesi İktisadi ve
İdari Bilimler Fakültesi’nde Maliye dalında lisans, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA programı’nda lisans üstü eğitim gördü.
Halen Marmara Üniversitesi’nde Maliye Teorisi alanında doktora çalışmasına devam etmektedir.
1999 yılında Borsa İstanbul ( BIST) Üye İşleri Müdürlüğü’nde stajyer olarak iş hayatına başlayan DEĞER, Tasarruf Mevduatı
Sigorta Fonu’na (TMSF) devrolan, Muhtelif bankalarda ve reel sektör firmalarında yönetici olarak görevini sürdürmektedir.
Ayrica, Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi Üyesi ve Müşteri Şikayetleri Hakem Heyeti Temsilcisi görevini yürütmektedir.
DEĞER’in, Bankacılık sektörü, Türk Vergi sistemi ve ekonomi üzerine yayınlanmış çeşitli çalışmaları bulunmaktadır. İlim
Yayma Vakfı Mezunlar Komitesi Üyesi, İngilizce ve Arapça bilmektedir. Evli ve bir çocuk sahibidir.
Çakmak Mh. Baraj Sk. Kat:3 D:4 , ÜMRANİYE
Tel: 0 216 526 62 54 | Faks: 0 216 526 62 44 • www.kureseldenyerele.org | [email protected]
SON KÜRESEL KRİZ SÜRECİNDE DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI
ÖZ GEÇMİŞ
7
Küreselden Yerele Türkiye Grubu
Küreselden Yerele Türkiye Grubu
SON KÜRESEL KRİZ SÜRECİNDE DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI
SON KÜRESEL KRİZ
SÜRECİNDE DÜNYADA VE
TÜRKİYE’DE GELİR DAĞILIMI
8
Çakmak Mh. Baraj Sk. Kat:3 D:4 , ÜMRANİYE
Tel: 0 216 526 62 54 | Faks: 0 216 526 62 44 • www.kureseldenyerele.org | [email protected]
Download

raporu indirmek için tıklayınız