İMLERİNE
Ç
E
S
I
S
A
D
O
İP
B
A
TANBUL T
GİDERKEN...
N
A
D
L
I
Y
İ
SON İK
I
R
A
L
Ş
A
B
SATIR
İS
s
layışı ve performan
an
e
tm
le
iş
a,
ın
mahakediş gasp
ta sözleşmeli çalış
ak
, nitelikli ücret ve
m
sa
ba
ci
rin
bi
e,
p olan
kamu hastanelerin
yaşanmasına sebe
rın
la
ın
baskısıyla yönetilen
lg
sa
a,
ar
al
ık hakkında
esiyle sıkıştırılm
iversitelere ve sağl
ün
ya, nöbet cender
an
tıl
tla
pa
nı
ja
m edeceğiz.
ltılan, konten
yükseltmeye deva
yıkımlara, içi boşa
i
iz
m
si
se
ı
rş
ka
a
n kayıplar
her geçen gün arta
m ile
Bizler
i, bu ortak biriki
er
zl
si
ak
ar
ol
bu
imize,
Katılım Gru
ı artırarak, emeğ
ay
şm
Demokrarltik
nı
ya
da
de
r
in
imiz çevres
ik, mücadeleci bi
m
na
di
n
ka
mesleki değe er
çı
p
geleceğimize sahi
uz.
mesleğimize ve
meye davet ediyor
ör
te
ik
rl
bi
p
he
nı
Tabip Odası
/ 09.00 - 17.00
R
A
Z
A
P
14
0
2
N
SEÇİM: 27 NİSA
K LİSESİ
ENDÜSTRİ MESLE
a
uzun olması oy kullanmanız
ası yeterlidir. Aidat borcun
unm
bul
da
ınız
yan
n
tını
kar
erli bir kimlik
Kimlik Numarası içeren, geç
Oy kullanabilmek için; TC
SULTANAHMET
engel değildir.
BİRİNCİ BASAMAK’TA KEYFİLİĞE VE
ANGARYAYA KARŞI KARARLI TUTUM
Birinci basamakta ekip çalışmasını
baltalayan, koruyucu sağlık
hizmetlerini ortadan kaldıran, iş ve
ücret güvencesini yok eden uygulamalara karşı mücadele yürüttük.
Meslektaşlarımızın katılımıyla
onlarca toplantı ve basın açıklaması yaptık.
Halk Sağlığı Müdürlüğü, İl Sağlık
Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi
ile defin ve adli raporlarla ilgili
sorunları ve çözüm önerilerini
görüştük.
Birinci basamak hekimlerine
yönelik EKG, insülin, diyabet vb.
konularda kurslar
düzenledik.
Aile hekimlerine
hastane ve 112
nöbeti tutmayı
dayatan yasal
düzenlemeye karşı
yürüttüğümüz
mücadele kapsamında “Nöbet Tutmuyoruz” imza kampanyası başlattık. Halk
Sağlığı Müdürlüğü,
TSM ve ASM önlerinde basın açıklamaları
yaptık.
Aile hekimlerinin sözleşmelerinin
keyfi gerekçelerle feshedilmesi,
Toplum Sağlığı Merkezi (TSM)
hekimlerinin geçici görevlendirilmeleri, birinci basamakta sağlık
çalışanlarına yönelik şiddetin
önlenmesi için yapılacakları görüşmek üzere İstanbul Halk Sağlığı
Müdürlüğü’nü ziyaret ettik.
Güvenceli iş, insanca ücret talebiyle
mücadele yürüttük. 24 Eylül 2013
Salı günü Halk Sağlığı Müdürlüğü
önünde kitlesel bir basın açıklaması
gerçekleştirdik.
TTB Aile Hekimliği
Kolu’nun çağrısıyla
Sağlık Bakanlığı’nın üst
üste yaptığı değişiklikleri protesto etmek ve
taleplerimizi dile
getirmek üzere 26
Ekim 2013 Cumartesi günü Bakanlık
önünde basın açıklaması yaptık.
Pratisyen hekimlere
dayatılan ve aile
hekimliği uzmanlarının emekleri hiçe sayılarak getirilen
‘sanal aile hekimliği uzmanlık eğitimi’nin yaratacağı sorunları ve hak
kayıplarını her platformda dile
getirdik.
4 Aralık 2013’de Torba Yasa’yla
ASM çalışanlarına dayatılan nöbet
uygulamasını ve ağır çalışma
koşullarını protesto etmek üzere
İSTAHED ve PHD ile bir günlük iş
bırakma eylemi gerçekleştirdik.
ğın açtığı soruşturmalara karşı
tepkimizi göstermek üzere 11 Mart
2014 günü Halk Sağlığı Müdürlüğü
önünde “sarı zarfları çöpe atma”
eylemi yaptık.
Aile hekimleri için ücret ve özlük
hak kayıpları dayatan ‘ödeme ve
sözleşme yönetmelikleri’ni hep
birlikte engelledik.
İşçi sağlığı ve işyeri hekimliği alanında
yapılan yasal düzenlemelerin etkilerini, yeni dönemde işyeri hekimlerinin
ücretlerini, çalışma koşularını, temel
ve sürekli eğitim ile ilgili soru ve
sorunlarını gündemde tutmak üzere
toplantılar gerçekleştirdik.
Tam zamanlı işyeri hekimliği yapan
meslektaşlarımızın, mesleğin
icrasına yönelik tasarruflarını ve
işçileri meslek hastalıkları hastanesine sevk etme kararına işverenler
tarafından müdahale edilmesi
düzenlemesini yargıya taşıdık.
Birinci basamak koruyucu hekimliğin
yıkım göstergesi olan, kızamık başta
olmak üzere ‘aşı’ konusunu gündeme
taşıdık.
GöREV etkinliği sonrasında Bakanlı-
2
ÖZEL HEKİMLİKTE ÜCRET VE HAK
GASPINA, KEYFİ YÖNETMELİKLERE
KARŞI DURDUK
Bakanlığın hasta bilgilerinin paylaşılması istemiyle gündeme getirdiği “SağlıkNET2 Veri Gönderim
Sistemi” konusunda geniş katılımlı
üye toplantıları ve basın açıklamaları yaptık, Sağlık Bakanlığı’na yazı
yazdık. Meslektaşlarımızı bilgilendirmeye yönelik “25 Soruda SağlıkNet2”, “Hukuki Dayanaklar” ve
“Hasta Onam Formu” hazırladık.
Mesleki bağımsızlık, artan iş yükü,
esnek çalışma, iş güvencesizliği, ücret
gaspı, hak kayıpları, mobbing ve
örgütlenme sorunlarını ve çözüm
önerilerini görüşmek üzere 19-20
Ocak 2013’de çalıştay yaptık.
Anayasa Mahkemesi 663 Sayılı
KHK’nın bazı hükümlerini iptal etti.
Bu iptal ile Sağlık Bakanlığı’nın
SağlıkNET2 adı ile sağlık hizmeti
sırasında özel hayatın gizliliğine
aykırı olarak hastaların sağlık
bilgilerini almayı istemesinin ve
alma girişimlerinin Anayasa’ya
aykırılığı saptanmış oldu.
Özel sağlık kuruluşlarında çalışanların
Anayasal dinlenme hakkının gözetilmesi gerektiğini belirten ve genel tatil
ve ulusal bayramlarda poliklinik
hizmetleri verilmemesini talep eden
yazılar gönderdik. Girişimlerimiz ve
TTB görüşmeleri sonucunda SGK
tarafından resmi tatillerde özel sağlık
kuruluşlarına provizyon verilmesi
uygulaması kaldırıldı.
Ocak 2014’te Torba Yasa ile ilgili
Özel hastanelerdeki hakediş, ücret ve hak gasplarına karşı etkin mücadele yürüttük. Mesleki
bağımsızlık, artan iş yükü ve güvencesizlik önemli
gündemlerimiz oldu.
olarak Cumhurbaşkanı’yla yapılan
görüşmede TTB heyeti tarafından
kişisel sağlık verilerinin mahremiyet gözetilmeksizin paylaşılmasındaki sakıncalar gündeme getirildi.
Özel sektörde çalışan çok sayıda
hekime mağduriyetleri ve talepleri
hakkında hukuki danışmanlık sağladık.
Universal ve Hayat Hastaneler
Grubu olmak üzere birçok özel
hastanede düzenli olarak uygulanmakta olan hakediş, ücret ve hak
gasplarının saptanması ve engellenmesi için Sağlık Bakanlığı,
Çalışma Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yazılı
başvurularda bulunduk. Hastane
önünde basın açıklaması gerçekleştirdik.
22 Şubat 2014 günü Universal
Grup’taki ücret ve hak gasplarına
karşı Taksim Alman Hastanesi
önünde basın açıklaması yaptık.
Eyleme hak kayıplarıyla ilgili talebimiz
üzerine TBMM’de soru önergesi
veren CHP İstanbul Milletvekili Kadir
Gökmen Öğüt de katıldı.
24 Şubat 2014’de ücret ve hak
gasplarıyla ilgili olarak Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği
Yönetim Kurulu’nu ziyaret ettik.
SGK tarafından sözleşmeli özel sağlık
kuruluşlarından hastaların parmak izi
ya da avuç içi tarama yöntemiyle
provizyon alabileceğinin ilanı üzerine
TTB üzerinden uygulamanın iptaline
dönük Danıştay’da dava açıldı.
3
ASİSTAN HEKİMLER İLE MÜCADELEYİ
VE UMUDU BÜYÜTTÜK
Asistan hekimlerin
nitelikli
uzmanlık eğitimi,
insanca çalışma
koşulları, ücret
güvencesi için
yürüttüğü
mücadele bu
dönemde
ivme kazandı.
Edinilen kazanımlar tüm asistan
hekimlere umut
oldu.
Asistan hekimlerin nitelikli uzmanlık
eğitimi, insanca çalışma koşulları,
ücret güvencesi için yürüttüğü
mücadele bu dönemde ivme kazandı.
Asistan hekimlere yönelik bir çağrı
mektubu hazırladık; örgütlenme
gerekliliğimizi, amaçlarımızı ve ne
istediğimizi anlattığımız mektubun
tüm hastanelerde dağıtımını
sağladık.
Birçok hastanede “Asistan Hekimler
Buluşuyor” toplantıları gerçekleştirdik. Bu çalışma Asistan Hekim
Komisyonu’muzun hastanelerde
yaygın temsiliyetine zemin hazırladı.
Bu süreç TTB Asistan Hekim Kolu’nun
kurulmasını, örgütlenme çalışmalarını
merkezileştirmeyi sağladı.
İstanbul EAH’de As.Dr. Melike
Erdem’in ölümü üzerine basın
açıklamaları, yürüyüşler, toplantılar
gerçekleştirerek asistan hekimler
üzerindeki baskılara, ağır çalışma
koşullarına ve yaşanan sorunlara
dikkat çektik.
“Alo SABİM Yetti Artık Çık Devreden!
Sağlık Bakanı İstifa!” kampanyasını
gerçekleştirdik.
İstanbul Tıp Fakültesi asistanlarının yoğun iş yükü ve ücret kaybı
nedeniyle gerçekleştirdikleri 2
günlük greve destek verdik.
Güvencesiz çalışma, hasta muayene
süresi, yabancı uyruklu asistanların
ücretsiz ve sağlık güvencesinden
yoksun çalıştırılması, uzmanlık eğitimi
ile ilgili sorunların vurgulandığı
“HABERİN VAR MI?” isimli bir
kampanya yürüttük.
Bu çalışmaların da etkisiyle; İstanbul Tıp Fakültesi, Bağcılar EAH,
Taksim EAH ve Göztepe EAH’de
çeşitli eylemlilikler gerçekleştirildi.
Taksim EAH asistan hekimlerinin
28 Şubat 2014 günü başlayıp 3
Mart 2014’e dek devam eden iş
bırakma eylemleri ve Göztepe EAH
asistan hekimlerinin 14 Mart 2014
günü başlatıp 17 Mart 2014’de
süresiz hale gelen grevi kazanımla
sonuçlandı. Bu kazanımlar diğer
hastanelerdeki asistan hekimler
için de moral ve umut kaynağı
oldu.
Bazı hastanelerde asistan hekimlerin
branş ayrımı gözetilmeksizin acil
nöbetleri ile görevlendirilmeleri
üzerine, uzmanlık eğitiminin amacına
ve ilgili mevzuata aykırı olan bu
işlemin yürütmesinin durdurulması ve
iptali için dava açtık.
Acil tıp asistanlarının yoğun nöbet,
hekime şiddet ve eğitim görevlisi
olmaksızın geçen ihtisas süresi
sorunlarının yerinde tespit edilmesini ve düzeltilmesini sağlamak
üzere mahkemeye tespit davası
açtık.
Tıpta Uzmanlık Kurulu’na yaptığımız
başvurular ve kurduğumuz uzlaşma
kurullarıyla özel tıp fakülteleri ve bazı
E.A.H kliniklerindeki eğitim yetersizliği hakkında somut kazanımlar
sağladık.
4
KAMU HASTANELERİ VE TIP FAKÜLTELERİNDE SORUNLARA MÜDAHALE
Kamu hastanelerinin birer işletme
haline gelmesinin adı olan Kamu
Hastane Birlikleri (KHB) önemli
gündemlerimizden biri oldu. KHB’lerle girilen yeni süreci, hekimlerin
çalışma koşullarına ve sağlık ortamına
yönelik sonuçlarını değerlendirmek
üzere geniş katılımlı 5 bölge toplantısı ve KHB Genel Sekreter ziyaretleri
gerçekleştirdik.
Kamu Hastane Birlikleri döneminde meslektaşlarımızın bir başka
hastanede görevlendirilmesi, başka
hastanede nöbete zorlanmasına
karşı çok sayıda girişimde bulunduk, davalar açtık. Konuyla ilgili
olarak KHB Genel Sekreterliklerine
ve Sağlık Bakanlığı’na yazılar
yazdık.
Performans sisteminin yarattığı
tükenmişliğe karşı
emekliliğe de yansıyan
güvenceli ücret
talebinde ısrarımızı
sürdürdük. Güvenceli
hekim ücreti yasa
teklifimizi ana muhalefet partisi aracılığıyla
TBMM’ye taşıdık.
KHB’lere bağlı hastanelerde yaşanan
sorunları anında tespit
ve müdahale etme olanağı yaratmak amacıyla “Kamu Hastaneleri
Hekimleri İletişim Grubu” kurduk.
Anayasa Mahkemesi’nin iki kez iptal
ettiği “Tam Gün” düzenlemelerine
rağmen, kamuda çalışan meslektaşlarımıza verilen disiplin cezalarını
yargıya taşıdık.
5
Çalışma yasaklarını içeren 6547
sayılı Kanun, sonrasında 650 sayılı
KHK Anayasa Mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulunduğu
halde, şimdi de 18 Ocak 2014
tarihinde yürürlüğe giren 6514
sayılı Torba Yasa ile getirilen
çalışma yasakları ve
ihlallerine karşı hukuki
mücadele başlattık.
Sözde “Tam Gün” Yasası
uyarınca, 18 Nisan 2014’e
dek muayenehanelerini
kapatmalarına yönelik
“Tam Gün” dayatmalarına
karşı tıp fakültelerinde
toplantılar gerçekleştirdik, öğretim üyelerine
hukuki destek sunduk.
“Tam Gün”ü de içeren torba yasa
için ana muhalefet partisine dosya
sunarak Anayasa Mahkemesi’ne
taşınmasını sağladık.
Hükümetin Türkiye'deki hekim
sayısını 2020 yılında 200.000'e
çıkarma hedefi doğrultusunda, tıp
fakültesi ve tıp öğrencisi sayısını hızla
Kamu Hastane
Birlikleri döneminde meslektaşlarımızın bir
başka hastanede görevlendirilmesi, başka
hastanede
nöbete zorlanmasına karşı
çok sayıda
girişimde
bulunduk,
davalar açtık.
artırmaya çalışması, tıp fakültelerinin
gerekli altyapı olanaklarından ve
eğitici kadrolardan yoksun bırakılmasına karşı öğrencilerimizle birlikte
imza kampanyası gerçekleştirdik.
Tıp fakültelerinde yaşanan eğitim
ve kontenjan sorunlarına dikkat
çekmek amacıyla basın açıklamaları ve paneller düzenledik.
HEKİMLİK DEĞERLERİNE, HALKIN
SAĞLIK HAKKINA SAHİP ÇIKIYORUZ
Hekimlerin
emeklilik
dönemlerinde
düşük aylıklara
mahkum
edilmesi,
sosyal
imkanlardan
yoksun
bırakılmaları
önemli gündem
maddelerimizden
biri oldu.
Bitkisel ürün ya da bilimsel olmayan
yöntemlerle şifa dağıttığını iddia
edenlere karşı etkin mücadele yürüttük. Bu içerikteki tanıtımları yapan
basın-yayın organlarına uyarı yazıları
gönderdik, ilgili kişiler hakkında suç
duyurularında bulunduk.
Kendisini “doğal tedavi uzmanı-diplomalı uzman haccam” olarak
tanıtan ve “kupa terapisi-hacamat
yöntemiyle birçok hastalığı tedavi
ettiğini” iddia eden kişi hakkında
dava açtık ve 1 yıl 8 ay hapis cezası
almasını sağladık.
Bölgemizde ve ülkemizde estirilen
savaş rüzgarlarına karşı barışı
savunduk. “Hekimler Savaşa Karşı”
kampanyası yürüttük.
Taksim EAH’nin kapatılıp Gaziosmanpaşa’ya taşınması; Beyoğlu
bölgesinin hastanesiz bırakılmasına
karşı sağlık alanındaki diğer sendikalar ve çevre dernekleriyle birlikte
mücadele yürüttük. Toplantılar ve
basın açıklamaları gerçekleştirdik.
Heybeliada’da hastane, hatta acil
müdahale birimi olmamasına karşı
Adalar Forumu’nca yürütülen kampanyanın aktif destekçisi olduk.
Kadınların sağlık hakkı ve kadın
hekimlerin sorunlarıyla ilgili kongre
ve toplantılar gerçekleştirdik. 8
Mart Dünya Kadınlar Günü’nde
kadın hekimler aktif görevler aldı.
Sağlık Çalışanlarının Sağlığı Kongresi’ne aktif katılım sağladık. Hekimlerin bu can yakıcı sorununu görünür
kılmaya çalıştık.
‘Sağlığıma Engel Olma Platformu’yla engelli hakları konusunda
çalışma yaptık.
EMEKLİ HEKİMLERİN
MÜCADELESİ İVME
KAZANDI
Hekimlerin emeklilik dönemlerinde
düşük aylıklara mahkum edilmesi,
sosyal imkanlardan yoksun bırakılmaları önemli gündem maddelerimizden
biri oldu.
Emekli Hekim Komisyonumuz bu
dönemde yenilendi. TTB bünyesinde Emekli Hekim Kolu kurulması
yönünde başvuru yaptık.
Emekli hekimlerimizin sorun önceliklerini tespit etmek ve çözüm önerilerini somutlaştırmak amacıyla anket
çalışması yaptık. Belediye başkanlarıyla görüşerek emekli hekimlerin
sorunlarını ilettik ve ilçelerde huzurevi, dinlenme tesisi konularında
desteklerini istedik.
İstanbul’daki tüm huzurevlerine
yazı yazarak bünyelerinde kalan
hekimlerin durumunu tespite
başladık. Huzurevlerinde kalmakta
olan meslektaşlarımıza moral ve
destek ziyaretleri gerçekleştirdik.
6
PARKIMIZ, SUYUMUZ, KENTİMİZ
ÜLKEMİZ İÇİN MÜCADELEYE DEVAM
İyi ve onurlu hekimliğin örgütlü ve
sağlıklı toplum mücadelesiyle bir
arada yürüyebileceği inancıyla bu
dönemde de suyumuza, havamıza,
parkımıza, ağacımıza, ülkemize sahip
çıkmak, savaş iklimine karşı barışı
savunmak için üzerimize düşen ne
varsa yapmaya çalıştık.
Bileşeni olduğumuz Nükleer Karşıtı
Platform, Suyun Ticarileştirilmesine Hayır, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği
Meclisi, Mayınsız Bir Türkiye, Kuzey
Ormanları Savunması, Biber Gazı
Yasaklansın İnsiyatifi çalışmalarında yer aldık, destek verdik.
Taksim’in betonlaştırılmasına karşı
oluşturulan Taksim Dayanışması’nda
da tereddütsüz yerimizi aldık. Hükümetin Gezi sürecinde vatandaşlara
karşı giriştiği “meydan savaşı”nda
hekimliğimizin gereğini yaptık; acil
durumdaki, yaralı vatandaşların
yardımına koştuk. Bu sebeple Odamız
hakkında soruşturma açıldı, baskılara
uğradık. Genel Sekreterimiz Taksim
Dayanışması’nın diğer bileşenleriyle
birlikte gözaltına alındı, hakkında
“örgüt yöneticisi” olmak suçlamasıyla
dava açıldı.
Dolmabahçe Bezm-i Alem Valide
Sultan Camii’nde yaralılara acil
sağlık hizmeti veren meslektaşlarımıza davalar açıldı. Başbakan eliyle
Odamıza ve hekimlere yönelik bir
yalan kampanyası yürütüldü.
Bu baskılara karşı “Hekimler Yaşamı
Savunuyor” tavrıyla mücadele ettik.
Gelip geçici hükümetlerin değil,
insanlığın hizmetinde olduğumuzu,
hekimliğin evrensel ilkelerine bağlı
kalmaktan geri durmayacağımızı
ifade ettik.
7
Hükümetin Gezi
sürecinde
vatandaşlara karşı
giriştiği “meydan
savaşı”nda hekimliğimizin gereğini
yaptık; acil durumdaki,
yaralı vatandaşların
yardımına
koştuk.
İnsan yaşamını her ortamda korumaya yeminli bir mesleğin mensupları
olarak; cezaevlerindeki sağlık hakkı
ihlallerine karşı durduk, ağır hastaların tahliye edilebilmelerine yönelik
raporlar hazırladık.
Ülkemizin demokratikleşmesi
çabalarında emekten yana sendika
ve meslek odaları ile birlikte yer
aldık. Komşularımızla savaşa ve
savaş kışkırtıcılığı yapanlara karşı
çıktık. Açıklamalar yaptık, “Hekimler Savaşa Karşı” stikırlarını arabalarımıza ve odalarımıza astık.
Gençlerin ölmediği, laik, demokratik
bir ülke özlemimizin, kürt sorunun da
kardeşçe bir arada yaşama çabalarımızla gerçekleşebileceğine dair
inancımızla, kürt sorununda barışı
savunduk. Alevilerin, LGBTİ bireylerin
ve ayrımcılığa tabi tutulduğunu ifade
eden herkesin yanında mesleğimizin
Hipokrattan devredilen ilkeleri
ışığında tutum aldık.
Yeni dönemde de insana ve doğaya
dair tüm sorunları dert etmeye
devam edeceğiz.
BU DAHA BAŞLANGIÇ
MÜCADELEYE DEVAM!
HEKİME ŞİDDETE KARŞI
ETKİN MÜCADELE YÜRÜTTÜK
Son iki yılda 149 meslektaşımız
Odamız Alo Şiddet Hattı’na başvurdu. Yönetim Kurulumuz tüm
başvurularla bire bir ilgilendi;
şiddete uğrayan hekimleri ve ilgili
hastane yöneticilerini aradık,
hukuki destek verdik.
Şiddet olaylarıyla ilgili olarak 82 dava
takip ettik. Son iki yılda 11 davada
11 aydan 5 yıla kadar uzanan hapis
cezaları verilmesini sağladık.
Kamu-özel hastane, aile sağlığı
merkezlerinde her şiddet olayıyla
ilgili olarak yerinde basın açıklamaları gerçekleştirdik.
Dr. Ersin Arslan’ın öldürülmesi
davasında TTB’nin müdahil olma
başvurusu kabul edildi. Duruşmaları
etkin şekilde izledik.
Dr. ERSİN ARSLAN’ı anma ve ailesiyle
dayanışma konseri
Dr. Ersin ARSLAN’ın ölüm yıldönümü olan 17 Nisan’ı Hekime Yönelik
Şiddeti Önleme Günü olarak ilan
ettik. Her yıldönümünde iş bırakma eylemi, yürüyüş ve hastanelerde basın açıklamaları yaptık.
24 Eylül 2012 günü Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda 5 bin hekimin
katılımıyla Dr. Ersin Arslan Dayanışma
Konseri gerçekleştirdik. Hem hekime
yönelik şiddete dikkat çekildi hem de
meslektaşımızın ailesiyle dayanışma
gösterildi.
Dr. Melike Erdem’in ölümü sonrasında “Alo SABİM Yetti Artık Çık
Devreden” kampanyası başlattık.
Dönemin Sağlık Bakanı Recep
Akdağ ve ilgili başhekimler hakkında suç duyurusunda bulunduk.
Hekime Yönelik Şiddeti İzleme ve
Önleme Komisyonu oluşturduk.
Şiddetin önlenmesi için TTB tarafından Türk Ceza Kanunu’na iki ek
madde önerisi yapıldı. Önerimizin
takipçisi olmak için ülke çapında imza
kampanyası gerçekleştirdik. TTB ve
Odamızın girişimleri sonucu sağlık
personeline yönelik kasıtlı yaralama
suçları, tutuklanma nedeni sayılan
suçlar kapsamına alındı.
Hekime Yönelik Şiddete dikkat
çekmek için kamu spotu hazırlandı
ve televizyonlarda gösterildi.
TTB’nin girişimiyle TBMM’de Sağlıkta
Şiddet Araştırma Komisyonu kurulması sağlandı.
TTB girişimiyle Sağlık Bakanlığı’nın
şiddete uğrayan hekimlere hukuki
destek vermesi ve beyaz kod
uygulamasına geçmesi sağlandı.
Dr. Ersin
ARSLAN’ın
ölüm yıldönümü olan 17
Nisan’ı Hekime
Yönelik Şiddeti
Önleme Günü
olarak ilan
ettik. Her
yıldönümünde
iş bırakma
eylemi,
yürüyüş ve
hastanelerde
basın açıklamaları yaptık.
Download

broşür - Demokratik Katılım Grubu