PiYASALAR ‘GEL-GiT’LE BAŞ DÖNDÜRÜYOR
Piyasalar, FED’in faiz artırım sürecine yönelik
yapılan açıklamalarla bir gün yükseliyor, bir
gün düşüyor. İçeride Suriye’ye ilişkin gelişmelerden kaynaklanan endişeler de fiyatlanıyor.
Küresel piyasalardaki dengesiz seyir içeriye de yansıyor. Öte
yandan, iç piyasada Suriye riski de fiyatlandığı için dalga
boyu diğer gelişmekte olan ülkelerden daha fazla.Piyasalarda
önceki gün başlayan FED iyimserliği dün yerini kaygılara
bıraktı. 2.26 TL’ye gerileyen dolar tekrar 2.28 TL’yi aştı. 75 binleri aşan BIST endeksi ise 73.494 puana indi. Peki,
piyasalardaki bu ‘gel-git’in sebepleri neler? FED’in faizleri
beklentilerden önce ve hızlı artıracağına yönelik endişeler
doları 2.30 TL’nin üzerine taşımıştı. Önceki gün ise FED tutanaklarında faiz artırımlarının geç olabileceğine yönelik algı
iyimserlik yaratmıştı.
P
iyasalar, ABD Merkez Bankası (FED) ve Avrupa
Merkez Bankası’ndan (ECB) gelen açıklamalarla
bir gün toparlanıyor, bir gün düşüyor. Analistlere göre, bu dalgalı seyir bir süre daha devam edecek.
onom
YENiDEGERLENDiRME
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
13 EKİM 2014 Pazartesi
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
IMF'DEN TÜRKiYE iÇiN BÖLGESEL
Bölgesel Ekonomik Sorunlar raporunda Türkiye’deki enflasyonun, artan
gıda fiyatları ve değer kaybeden para birimi yüzünden yüksek kaldığına yer
veren IMF, enflasyonun 2014’te yüzde 9, 2015’te yüzde 7,1 olacağını öngördü.
U
Türkiye ekonomisinin 2014 ve 2015 yıllarında
yüzde 3 büyümesini öngören IMF, cari açığın
GSYH oranının 2014'te yüzde 5,8 ve 2015'te ise
yüzde 6 olacağı tahmininde bulunurken,
Türkiye'nin nominal çıpanın yeniden tesis
edilmesi ve dış dengesizliklerin azaltılması için
yardımcı politikalar izlemesi gerektiğini
savundu. Raporda, öte yandan iyileşen işgücü
piyasası ve tüketici kredileriyle desteklenen özel
tüketimin, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin
genelinde büyümenin temel faktörü olduğu
ifade edildi. Buna karşın, "Türkiye ve
Rusya'daki tüketim harcamalarının düşen
tüketici güveni ve kredi büyüme hızı nedeniyle gerilediği" tespitine yer verildi. Güneydoğu Avrupa ve Türkiye
ekonomilerindeki büyümenin
ülkelere özgü nedenlerle
yavaşladığına dikkat çekilen raporda, "Türkiye'de
artan net ihracatın bir kısmı
(parasal) sıkılaştırma politikalarını
takiben istikrarsızlaşan özel yatırımlarla eksilerek, büyümenin 2014'ün ilk
yarısında yavaşlamasına yol açtı"
ifadesine yer verildi, Güneydoğu Avrupa
ülkelerinin
ekonomilerinin
ise sel baskınlarından zarar
gördüğü belirtildi.
luslararası Para Fonu (IMF), Türkiye'ye ilişkin enflasyon tahminlerini yukarı yönlü
revize ederken, ekonomideki büyümenin özel yatırımlardaki istikrarsızlık
ve azalan tüketim harcamaları nedeniyle
yavaşladığını belirtti. IMF, Türkiye'nin
de aralarında olduğu Orta,
Doğu ve Güneydoğu Avrupa
(CESEE) ülkelerine ilişkin
"Bölgesel Ekonomik Sorunlar" raporunu yayımladı.
Rapor, bölge ekonomilerinin artan
iç taleple toparlanmaya başlamasına karşın büyümenin hala
zayıf olduğuna işaret etti. Euro
bölgesindeki deflasyonist
açılımların yanı sıra azalan gıda ve enerji fiyatlarının enflasyonu bölge
genelinde aşağı çektiği belirtilen raporda, Türkiye ve Rusya'daki
enflasyonun artan gıda fiyatları ve değer
kaybeden para birimleri yüzünden yüksek
kaldığı aktarıldı. Bölge ülkelerinin
makroekonomik eğilimlerinde büyük
farklılıklar görüldüğünü vurgulayan IMF, Türkiye'de
enflasyonun 2014 sonunda yüzde 9, 2015
sonunda ise yüzde
7,1 olarak gerçekleşmesini bekliyor.
K
A
P
N
ISI A
O
P
Dünyanın 4'üncü büyük gıda
A
J ithalatçısı olan Japonya, gözünü Türkiye'ye çevirdi. ÇI
GI
ürkiye ekonomisinde
önemli rol oynayan
gıda ihracatında yeni
fırsat kapısı aralanıyor. Prosedürler
nedeniyle bugüne kadar meyve-sebze ve
beyaz et başta olmak üzere birçok kalemde
ihracat yapılamayan Japonya pazarı 2015'te
açılıyor. Japonya'nın gıda alanında dünyanın
dördüncü büyük ithalatçısı olduğuna dikkat çeken
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bu sayede iki ülke
arasındaki ticaret hacminin hızla büyüyeceğini söyledi.
Gıda ihracatında Japonya ile Türkiye arasında teknik
prosedürlerden kaynaklı sorunların yaşandığını belirten
Zeybekci, "Bunu çözmek için her iki ülkenin sertifikasyon
ve ruhsatlandırmaları kabul etmesini önerdik. Böylece
ekstra denetim ve laboratuvar çalışmasına gerek
kalmayacak" dedi. Süreçte son aşamaya gelindiğini
aktaran Zeybekci, 2015'te fiili ticaretin başlayacağını
ifade etti.
İHRACAT MİLYAR DOLARA ÇIKACAK
Serbest ticaret anlaşmalarını hızla genişletmek
istediklerini belirten Bakan Zeybekci, Japonya'nın
öncelikli hedeflerden biri olduğunu söyledi.
Bakan Zeybekci, "Japonya'ya ihracatımız 400
milyon dolar civarında. Hedefimiz bunu en
kısa sürede milyar dolara çıkarmak" diye
kon
YO
R
I
Bakan Zeybekci, "2015'te Japonya pazarına açılıyoruz" dedi.
A
Y
A
T
D
L
Milli tren kasımda
RAYLARDA OLACAK
ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Fikri Işık, milli trenin kasım ayında
raylarda olacağını bildirdi.
Türkiye'nin belli süre sonra raylı sistemlerde
dünya otoritelerinden biri haline geleceğini vurgulayan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri
Işık "2023 yılına kadar yurt içinde 70 manevra
lokomotifi ve 110 hızlı treni hizmete almayı
planlıyoruz" diye konuştu.Milli Elektrikli Lokomotif E1000 Projesi hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Işık, TCDD'nin manevra ve kısa
mesafe yük taşıma ihtiyaçlarını karşılamak için
1 megavat gücünde elektrikli lokomotif geliştirildiğini ve prototip üretildiğini söyledi. Hızlı
tren ve yüksek hızlı trenlere hareket kabiliyeti
veren cer sisteminin yerli imkanlarla tamamlandığını belirten Işık, "Bunu lokomotif olarak
tanımlıyoruz ama şu anda biz hızlı trenin cer
sistemini yaptık.
B
AB’DEN HEM
ÖVGÜ HEM UYARI
DÜNYANIN EN UZUN KÖPRÜSÜ
Bakan Zeybekci, Japonya'nın 2015'te
yapımına başlanması hedeflenen
Çanakkale Boğazı Köprüsü projesine
büyük ilgi duyduğunu da söyledi.
Savunmaya 5.7 milyarlık fon Ölüm madeni kapandı! A
aşbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın savunma harcamaları için
adres gösterdiği Savunma Sanayi Destekleme Fonu'nun 5.7 milyar
liralık bir rezervi olduğu ortaya çıktı. Fonun tahakkuk ettiği halde
ihtiyacı olmadığı için Hazine Müsteşarlığı'nda bekleyen yedekleri de bulunuyor. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın güvenlik
ile istihbarat konusundaki acil ihtiyaçları Savunma Sanayi Müsteşarı'nın teklifi, Milli Savunma Bakanı'nın uygun görüşü ve Başbakan'ın onayıyla
Hazine Müsteşarlığı tarafından sağlanıyor. MİT Yasası'nda üç yıl
önce yapılan yasal düzenlemeye göre, güvenlik harcaması söz
konusu olduğunda Milli Savunma Bakanlığı'nın
görüşü, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da
onayı alınarak ihtiyaç halinde MİT'e kaynak
aktarılabiliyor. Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan, IŞİD'e yönelik olası bir askeri operasyon durumunda harcamalar için bütçede
kaynağa gerek olmadığını söylemişti.
B
Ekonomi
2
Besi ithalatına
100 baş sınırı
BORSA
Muhasebe
anisa'nın Soma İlçesi'nde facianın meydana geldiği Eynez
Kömür ocağını çalıştıran Soma
Kömür İşletmeleri A.Ş., bugün öğleden
sonra Soma'daki tüm üretimini durdurdu.
Soma'da 301 madencinin hayatını kaybettiği
Eynez Kömür ocağı ile Işıklar ve Atabacası
maden ocaklarını işleten Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin facianın ardından tüm faliyeti
durdurulmuştu. Daha sonra şirketin
sadece Işıklar Maden Ocağı'nda bir
bölgede kömür çıkarmasına izin verildi.
Bugün öğleden sonra da şirket Işıklar
Maden Ocağı'nda üç vardiya halinde
çalışan 1200 işçiye madeni kapattıklarını
duyurup evlerine gönderdi.
M
5
Torba af değil
yapılandırmadır
Gündem
8
Erdoğan: Birliğimizi
kimse bozamayacak
B Komisyonu tarafından önceki
gün resmen açıklanan İlerleme
Raporu, Türkiye’nin 2001’den bu
yana süren sağlam büyümesinin ekonominin
temellerinin geliştiğini ve şoklara dayanıklılı
ğının artığını teyit ederken belli başlı dengesizliklerin de sürdüğüne işaret ediyor.AB Komis
yonu’nun ekonomi alanında öne çıkan vurguladı.Ekonomi politikalarının oluşturulması
son dönemde iç politika gerilimlerinden etkilenmiş gözüküyor. Ekonomi politikasının
temelleri konusundaki konsensüs zayıflamış
görünüyor. Türkiye’nin, makroekonomik dengesizlikleri azaltmak ve uzun vadeli büyüme
potansiyelini gerçekleştirecek adımlar atmalı.
Hakan ŞİRİN
FIRMALARIN AŞIRI BORÇLANMASI - KARŞILIKSIZ ÇEK –
İFLAS ERTELEME OLGUSUNUN
SUIISTIMALI VE ÖNERILER
Yazısı S.4’de
Süleyman GÖKSU
SEFALETTEN KULLUĞA;
İSYANDAN İTÂATE DÖNÜŞ
Yazısı S.10’da
2
13 EKİM 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
MAKİNE FUARINDA 600 MİLYON DOLARLIK İŞ BAĞLANACAK
akine sektörünün ön-de gelen
M
fuarlarından olan MAKTEK 2014,
14 Ekim tarihinde Tüyap’ta kapılarını
açacak.
Fuar öncesi makine sektörünü
değerlendiren Takım Tezgahları
Sanayici ve İşadamları Derneği
(TİAD) Başkanı Erdal Gamsız,
sektörün 2023 hedefine ulaşması için
her yıl yüzde 21 büyümesi gerektiğini
söyledi.Makine sektörü, 2013 yılında
13 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi.
100 milyar dolar olan 2023 hedefinin
yakalanması için ise sektörün yıllık
yüzde 21 büyüme kaydetmesi lazım.
Bunun ancak katma değerli üretimle
Yer fıstığı verimi ile
sevindirdi, fiyatı ile üzdü
mümkün olacağını söyleyen TİAD
Başkanı Erdal Gamsız, “Bu sebeple
fuarlar organize edip ufuk açmaya
çalışıyoruz.” dedi. MAKTEK 2014’te
her firmanın ihtiyacı olan Ar-Ge ve
inovasyon ürününü bulabileceğini
belirten Gamsız, “Türkiye’de özellikle
KOBİ’ler Ar-Ge yatırımlarını
milyonluk iş addediyor. Oysaki 6 bin
dolara, kendi yerine çok iyi katma
değer bağlayabilirler. Şirketleri bu
noktada uyandırmazsak hedefler
zor.” şeklinde konuştu. TİAD ve
Makina İmalatçıları Birliği’nin (MİB),
ilk kez ortaklaşa gerçekleştirdiği
MAKTEK’te 600 milyon dolarlık iş
bağlanmasını öngördüklerini aktaran
Gamsız, “Çünkü geçen yıl ki fuarda
bu kadar iş bağlandı. Bu sene 900
hedefliyorduk ancak Irak’taki ve
yakın coğrafyadaki gelişmeler rakamı
aşağı çekecek.” değerlendirmesinde
bulundu.
MAKTEK Avrasya 2014 Fuarı’nda
Türkiye’den ve dünyadan toplam bin
378 firma yer alacak. Fuarı 20 bini
yabancı 80 bin kişinin ziyaret etmesi
öngörülüyor. Geçen seneki fuara 60
bin kişi katılmıştı.Fuar öncesi
açıklamalarda bulunan Makina
İmalatçıları Birliği (MİB) Başkan
Yardımcısı Ahmet Özkayan ise
makine sektörünün 10 milyar doların
Besi ithalatına 100 baş sınırı
üzerinde ihracat yapan 5 sektörden
biri olduğu bilgisini paylaştı.
İhracatın ithalatı karşılama oranı
yüzde 43 olan Türk makine
sektöründe ayrıca TÜİK’in 2010 yılı
verilerine göre 154 bin kişiye istihdam
olanağı sağlandı. Makine sektörü,
2012 ve 2013’te başta Almanya,
İngiltere, ABD, Fransa, Irak, Rusya ve
İtalya gibi sanayileşmiş ülkeler olmak
üzere 200 ülkeye ihracat
gerçekleştirdi. Makine ihracatında
Türkiye, dünya genelinde 2001 yılında
35. sırada iken 2012 yılında 27. sıraya
yükseldi. Avrupa’da ise 2001 yılında
18. sırada iken 2012 yılında 15. sıraya
çıktı.CİHAN
TAV Havalimanları'nın
yolcu sayısı yüzde 14 arttı
Kurban Bayramı’ndan sonra fiilen başlaması beklenen ithalat için 100 baş hayvan sahibi olma şartı getirildi.
İşletmesinde 100 baş hayvanı olmayan kişi ve işletmelerin ithalat başvurusu dikkate alınmayacak.
esilik dana ithalatı yapmak
B
isteyen kişi veya
işletmelerin en az 100 baş besi
ürkiye yer fıstığı üretiminin yüzde
47'sinin karşılandığı Osmaniye'de
bu yıl birinci ve ikinci ürün olmak
üzere 110 bin dekarda başlayan fıstık
hasadı verimi sevindirdi. Kilosu 2.8
lira olması ise üreticileri üzdü.
Çukurova yöresinde ağırlıklı olarak
Osmaniye'de ilkbahar aylarında ekilen
ve ortalama 150 günde hasada hazır
hale gelen yer fıstığının üretim
maliyetinin arttığını dile getiren üretici
para kazanamadığından yakınıyor.
Fıstık üreticisi Süleyman Koca, "Fındık
50 lira. Antep fıstığı olmadığı için 100
lira. Bizim fıstığımız da kuru yemiş
olmasına rağmen neden kilosu 2.8 lira.
Biz yer fıstığını hasada hazır hale
getirmek için 1 yıl emek veriyoruz.
Mazot 4.5, fıstık gübrenin tonu ise bin
200 lira fıstığın kilosu ise 2.8 ile 3 lira
arasında. Dışarıdan bakınca çok para
kazanılıyor gibi gözlüyor ama mazotu,
gübreyi ilacını ve sulama masrafını
çıkınca elimize kalan ile geçinmekte
zorlanıyoruz." dedi.
T
Osmaniye fıstığı olarak tescil yapılan
yer fıstığının Türkiye üretiminin yüzde
47’si, işlenmesinin yüzde 80’ini ve
pazarlanmasının yüzde 90’ının
Osmaniye'de olduğunu belirten
Osmaniye Ticaret Borsası Başkanı Sait
Çenet, "Antep fıstığının ve fındığın
piyasada çok pahalı olmasından
dolayı birçok üründe artık yer fıstığı
tercih edilmekte”dedi.C
CİHAN
2017 turizm gelirinde
hedef 30,5 milyar dolar
014 yılı büyüme rakamlarının
açıklanmasının ardından, tahmin
2edilen
turizm gelirleri de hedeflendi.
hayvanın sahip olma şartı
getirildi. Kurban Bayramı
sonrasında başlayacak
ithalatın şartları belirlendi.
Buna göre bir kişi veya
işletmenin besilik dana ithal
edebilmesi için en az 100 baş
besi hayvanına sahip olması
gerekiyor. İşletmesinde 100 baş
hayvan olmayanların
başvuruları dikkate
alınmayacak. Ayrıca 100 baş
hayvan sahibi kişi veya işletme
en çok 40 baş besi ithal
edebilecek.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı Hayvancılık Genel
Müdürlüğü, besilik dana
ithalatında uygulanacak
şartları belirledi. Besilik Sığır
İthalatı Teknik Şartnamesi’ne
göre, bakanlığın internet
sayfasında yayınlanan ve
hastalık nedeniyle yasak
konulan ülkeler dışında kalan
tüm ülkelerden besilik dana
ithalatı yapılabilecek.
İthal hayvanların satışı yasak
Şartnamede ithal edilecek
hayvanlarda aranacak şartlar
ise şöyle sıralanıyor: “İthal
edilecek besilik sığırlar etçi ve
kombine ırkların saf veya
melez erkekleri olacaktır. Sütçü
AV Havalimanları'nın
T
faaliyet gösterdiği 10
havalimanındaki toplam yolcu
sayısı Eylül ayında yüzde 14
artarak 9.27 milyon oldu.
Şirket tarafından gönderilen
açıklamadaki bilgilere göre,
aynı dönemde uluslararası
yolcu sayısı yüzde 15 artışla
5.58 milyon olurken, iç hat
yolcusu sayısı yüzde 14 artışla
3.69 milyon oldu.
En az 100 baş fiili kapasiteli ve
karantinaya uygun işletmesi
olan kişi/ firmaların ithalat
başvurularını kabul edecek
Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı ithal edilecek
hayvanların satışını da
yasaklıyor. Besilik Sığır
İthalatında Uyulması Gereken
Usul ve Esaslar Hakkında
Talimatı’nda ithalatta uyulması
gereken kurallar ise şöyle:
“İthalatına izin verilecek
besilik sığır sayısı, işletme
kapasitesi ve işletmede mevcut
yerli orijinli erkek besi hayvanı
sayısı dikkate alınarak
5 HAVALİMANINDA MAĞAZA İŞLETECEK
TÜ Duty Free,
Tunus'taki 5
A
havalimanı için
Bu kapsamda 2017 yılında turizm
gelirlerinin 35,5 milyar dolar olacağı
hesaplandı.
düzenlenen gümrüksüz
satış mağazasının işletme
ihalesini kazandı.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2014
yılı büyüme tahmininin yüzde 4'ten
yüzde 3,3'e düşürüldüğünü, enflasyon
tahmininin ise yüzde 5,5'ten yüzde
9,4'e yükseltildiğini açıkladı. Bu
kapsamda Orta Vadeli Program
(OVP)'da turizm geliri hedefleri de
açıklandı. 2015-2017 dönemini
kapsayan programda, turizm
gelirlerinin yıllık ortalama yüzde 6,4
artmasının öngörüldüğü ifade ediliyor.
Açıklanan verilere göre 2014 yılında
29,5 milyar dolar olarak tahmin edilen
turizm geliri 2015’te 31,5, 2016’da 33,5 ve
2017’de de 35,5 milyar dolar olarak
hedeflendi.
Kasımda havalimanlarında
faaliyete başlayacak şirket,
mağazaları 8 yıl 2 ay
boyunca işletecek. ATÜ
Duty Free Genel Müdürü
Ersan Arcan, kazandıkları
ihaleyle Tunus'ta 2009'da
başlattıkları operasyonel
ağlarını önemli ölçüde
genişletme fırsatı
yakalayacaklarını söyledi.
Arcan, “Tunus'ta
başlatacağımız yeni
operasyon noktalarımız,
aynı zamanda bize
Afrika'nın kapılarını
açarak, oradaki fırsatları
değerlendirmemizi
sağlayacak.” dedi.
Akdeniz Turistik Otelciler ve
İşletmeciler Birliği (AKTOB) Araştırma
Birimi'nin, açıklanan verilerden
derlediği bilgilere göre turizm
gelirlerinin milli gelir içindeki payı,
yüzde 3,4’ten yüzde 3,7’ye çıkacak.
Turizm gelirlerinin ihracat gelirlerine
oranı ise yüzde 18,4’ten yüzde 17,5’e
gerileyecek.CİHAN
ırklar ile bunların
melezleri
alınmayacak.
Ülkeye girişte
hayvanların her
birinin yaşı 12
aydan küçük ve
ağırlığı 300
kilogramdan az
olacak.
Hayvanlar, kendi
ırk özelliklerini
taşıyacak ve
herhangi bir fiziki
kusur (ayak, göz,
kulak vb.
kısımlarında)
bulunmayacak.
Seçilecek hayvan
üzerinde bireysel
tanımlamayı
sağlayan işaret
(küpe ve elektronik kulak
küpesi/mikroçip) bulunacak.
Ayrıca hayvan, bireysel
tanımlama numarası, yaş,
cinsiyet ve ırk bilgileri ile
uyumlu kimlik belgesine sahip
olacak. Sağlık ve teknik
muayenesi yapılmayan ve
kontrolden geçirilmeyen, seçim
heyetince seçilmeyen ve
hazırlanan seçim listesinde
kulak küpe numarası yer
almayan hiçbir hayvanın
ithalatına izin verilmeyecek.
İthal edilecek hayvanlar
bakanlığı tarafından belirlenen
sağlık ve teknik şartlarına
uygun olmalı.”
Henkel, Bergquist
şirketini satın alıyor
Henkel, dünya çapında
elektronik endüstrisinde
faaliyet gösteren Bergquist
şirketini satın almak için
anlaşma imzaladı.
ABD’nin Minnesota
eyaletinin Chanhassen
şehrinde yerleşik
Bergquist şirketi,
otomotivden tüketici ve
endüstriyel elektronik
alanlarına, LED
ışıklandırmadan farklı
endüstri alanlarına kadar
Kuzey Amerika, AsyaPasifik ve Avrupa
bölgelerinde hizmet
veriyor. 2013 mali yılında
yaklaşık 130 milyon
Euro’luk satış
gerçekleştiren şirketin,
yaklaşık olarak bin
çalışanı ve altı üretim
sahası bulunuyor.
Gayrimenkul
projesine ödül
2012’de tamamlanan
Varyap Meridian projesi,
dünyanın en önemli
gayrimenkul fuarlarından
biri olan Cityscape Global
2014’te “Residential Project
Award - Built” (En İyi
Tamamlanmış Rezidans
belirlenir. İşletme sahibi,
işletmesindeki mevcut yerli
orijinli besi materyali sayısının
yüzde 40’ı kadar ithalat
yapabilir. İthalat yapmak
amacıyla tespiti yapılmış yerli
orijinli erkek besi materyali
başka ithalat izinleri için
kullanılamaz. İşletmesinde
yerli orijinli besi hayvanı
bulunmayan firma/kişilere
ithalat izni verilmez.
İthal izni verilen ve fiili olarak
ithalatı gerçekleşmiş olan besi
materyali kesimine kadar
işletmeden ayrılamaz.” CİHAN
İnternet ve mobil
bankacılığı sevdik
TAV Havalimanları'nın işlettiği
en büyük havalimanı olan
Atatürk Havalimanı'nda Eylül
ayında toplam yolcu sayısı
yüzde 11 artarak 5.21 milyon
olurken aynı dönemde iç hat
yolcu sayısı yüzde 6 artışla
1.68 milyon, dış hat yolcu
sayısı yüzde 13 artışla 3.53
milyon oldu.
Ocak-Eylül döneminde Atatürk
Havalimanı'ndaki toplam
yolcu sayısı da yüzde 10 artışla
42.75 milyon oldu.TAV
Havalimanları'ndaki toplam
yolcu sayısı Ocak-Eylül
döneminde geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 14
artarak 72.26 milyona
ulaştı.Ş
Şerife BİRCANEKONOMİ
Samsung, dünyanın
7. en değerli markası
ATÜ Duty Free,
Tunus'taki 5
havalimanı için
düzenlenen gümrüksüz
satış mağazasının
işletme ihalesini
kazandı.
Projesi) ödülünü aldı.
Varyap CEO’su Erdinç
Varlıbaş, uluslararası
gayrimenkul projelerinin
hayata geçmesinin önemli
olduğunu belirtti. Proje,
Londra’da gayrimenkul
sektörünün Oscar’ı olarak
bilinen Uluslararası
Gayrimenkul Ödülleri’nde
2009’da ödül almıştı.
Yeni teknolojiyle sorunları
hızlı çözecek
Avea, muhtemel mobil
cihaz işletme sorunlarını
ortadan kaldırmak için bir
Alcatel-Lucent çözümü
olan “Motive
ServiceView™”u hizmete
soktu. Bu teknoloji
abonelerin ağdaki
ayarlarını kolay şekilde
ayarlamasını sağlayıp
sorunları çözümeyi
hedefliyor. Cihazları
otomatik ve uzaktan
güncelleyerek
problemlerin meydana
gelmesini önlüyor.
Problem durumunda ise
çağrı merkezi arandığında
müşteri temsilcisinin,
kullanıcının ağ faaliyeti,
mobil aygıtı ile ilgili
bilgilerini görebilme
imkânı sunuyor.CİHAN
ürkiye’de internet ve mobilmilyon
bankacılık kullananlar 30 alar
nk
kişiye dayandı. Türkiye Bae internet
gör
ine
iler
ver
B)
(TB
i
Birliğ
sistemde
bankacılığı yapmak üzere giriş
kez
bir
az
en
ve
n
ola
ıtlı
kay
eysel müşteri
işlemi yapmış toplam bir yla 29,7
arı
itib
sayısı, Haziran 2014
yıl içerisinde
milyon kişi oldu. Son bir mış
yap
mi
işle
en az bir kez giriş
ısı ise
toplam bireysel müşteri saykişi oldu.
bin
807
n
yaklaşık 17 milyo
inde
Nisan-Haziran 2014 dönembireysel
bin
134
n
lyo
yaklaşık 12 mi
et
müşteri en az bir kez internarken, bu
yap
mi
işle
iş
gir
bankacılığı
eysel müşteri
rakam, toplam kayıtlı bir şturdu.
olu
ini
41’
zde
yü
sayısının
inde, aktif
Nisan-Haziran 2014 dönembir önceki
da
ısın
say
ri
şte
mü
bireysel
1 milyon 666
yılın aynı dönemine göre ık döneme
ayl
üç
i
cek
ön
bir
i,
bin kiş
göre ise 96 bin kişi arttı.
T
k üzere
İnternet bankacılığı yapma az bir kez
en
ve
sistemde kayıtlı olan
sal müşteri
giriş işlemi yapmış kurumyla 2 milyon
arı
itib
sayısı Haziran 2014
rın yüzde
152 bin kişi olurken, bunla bini
90
n
lyo
mi
51’ini oluşturan 1
i içerisinde
Nisan-Haziran 2014 dönem tı. Son bir
yap
mi
işle
iş
en az bir kez gir
giriş işlemi
yıl içerisinde en az bir kez sayısı ise 1
ri
şte
mü
sal
yapmış kurum
İnternet
milyon 311 bin kişi oldu. tıran ve en
yap
ıt
kay
için
ı
bankacılığ
mış toplam
az bir kez giriş işlemi yap anNis
si
42’
zde
yü
rin
müşterile
en az bir kez
Haziran 2014 döneminde yaparken
mi
işle
ı
ılığ
kac
ban
et
intern
if müşteri
aynı dönemde toplam akt aynı
ın
yıl
i
cek
ön
bir
da
sayısın
bin kişi,
dönemine göre 1 milyon 776
e ise
gör
e
bir önceki üç aylık dönemCİHAN
di.
ter
gös
ış
art
119 bin kişi
üney Kore’nin teknoloji
G
devi Samsung, dünyanın
en değerli yedinci markası
seçildi.
Merkezi İngiltere’de bulunan
İnterbrand marka danışmanlık
şirketi tarafından hazırlanan
yıllık ‘Best 100 Global Brands’
raporunda, Samsung’un
dünyada en değerli 100 şirket
sıralamasında 7. sırayı aldığı
bildirildi. Raporda, Samsung
firmasının marka değerinin
geçen seneye oranla yaklaşık
yüzde 15 arttığı kaydedildi.
Bu artışın ardından Güney
Koreli teknoloji şirketi
Samsung’un marka değerinin
50 milyar dolara yaklaştığı
ifade edildi. Güney Kore’nin
diğer bir büyük şirketi
Hyundai ise yüzde 16 değer
kaybına uğradı. 10 milyar
dolarlık marka değerine sahip
olan şirket bu düşüşün
ardından 40. sırada yer aldı.
‘Best 100 Global Brands’
raporunda birinciliği ise
Amerikan teknoloji şirketi
Apple kazandı.
Apple geçtiğimiz yıl da marka
değeri sıralamasında birinci
olmuştu. Üst üste iki senedir
birinciliği elinde bulunduran
Amerikan şirketinin marka
değerinin ise 120 milyar dolar
civarında olduğu
belirtildi.H
HABER MERKEZİ
3
13 EKİM 2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Ekonomiye iki güçlü ayar
Milli Tren'de kritik süreç başlıyor
Orta Vadeli Program'da rant vergisi resmileşiyor, lüks tüketime yüksek vergi yolda.
Kiralık işçi ve kıdem tazminatı fonu mevzuata giriyor
Harcanabilir gelir artışıyla
uyumlu olmayan bir özel
tüketim yapısının
oluşması durumunda yeni
makro ihtiyati tedbirlere
başvurulacağı ifade edilen
programda, vergi ve kredi
maliyetleri
farklılaştırılarak üretken
olmayan yatırımların
cazibesinin azaltılacağı,
tasarrufl arın üretken
alanlarda yatırımlara
yönlendirileceği
hükümlerine yer veriliyor.
atırımların üretken
alanlara
yönlendirilmesi ile özel
tüketimin ve cari açığın
frenlenmesine yönelik
olarak hükümet
cephesinde bir süredir
dile getirilen gayrimenkul
değer artışının
vergilendirilmesi, Orta
Vadeli Program’da yer
aldı. Programda, lüks ya
da ithalat yoğunluğu
yüksek tüketim mallarına
yönelik “caydırıcı
vergileme” yapılacağına
yönelik karara da yer
verildi. Bu iki alandan
sağlanacak vergiler,
kamunun öncelikli
yatırımları ile yüksek
katma değerli üretime
yönelik desteklerin
Y
finansmanında
kullanılacak.
İş yaşamında, işveren
açısından işe giriş çıkış
süreçlerini
kolaylaştıracak, çalışma
süreleri ve ücretler
üzerindeki denetim
gücünü artıracak
“esnekleşme” projeleri
OVP’ye alındı.
Programda, özel istihdam
büroları bünyesindeki
işçilerin geçici olarak
işyerlerinde çalıştırması,
taşeronluk ve kıdem
tazminatının kaldırılarak
fona dönüştürülmesi
düzenlemeleri de yer aldı.
Programda ayrıca,
çalışma hayatına ilişkin
mesleki eğitim ya da aktif
işgücü programlarının
sektör ve bölgelere göre
farklılaştırılmasına
yönelik başlıklara da yer
verildi.
Emlak rantına vergi yolda
Tasarruf oranının
artırılarak büyümenin
sağlıklı kaynaklara
dayandırılması, böylelikle
cari açığın önlenmesinin,
enflasyonla birlikte temel
amaç olarak belirlendiği
2015-2017 dönemini
kapsayan Orta Vadeli
Program’da, vergi
politikalarının da bu
amaca yönelik olarak
gözden geçirileceği
belirtiliyor.
Bu ifadeler, İmar Kanunu
ve Belediyeler
Kanunu’nda değişiklikler
yapılacağına ve lüks
tüketime yönelik
vergileme listelerinin
yenileceğine işaret ediyor.
Gayrimenkul değer
artışıyla oluşacak rantın
vergilendirilmesiyle elde
edilecek kaynağın bir
bölümünün belediyelere
bırakılması da bekleniyor.
Üretken alanların ve
yatırımların
desteklenmesine yönelik
olarak da girdi
maliyetlerinin azaltılması,
rekabetçi alanların özel
olarak desteklenmesine
yönelik politikalara
öncelik verileceği
belirtiliyor. AA
ürkiye Vagon
T
Sanayii AŞ
(TÜVASAŞ) Genel
Müdürü Erol İnal,
"Milli Tren
Projesi"nde imalat
sürecinin yakında
başlayacağını
belirterek, "Allah'ın
izniyle en fazla 2,5
sene içinde milli tren
raya konulacak" dedi.
İnal, şirkette
düzenlediği basın
toplantısında,
TÜVASAŞ'ın ülkenin
en büyük
kuruluşlarından biri
olduğunu
vurgulayarak, şirketin
sanayi odalarının ciro
üzerinden yaptığı
YAZILIM PLATFORMU KURULDU
MÜSİAD Merkezi’nde gerçekleştirilen yazılım sektörüne
ilişkin mevcut durumun, sorunların ve hedeflerin
değerlendirildiği toplantıda ‘Yazılım Platformu’ kurulması
kararı çıktı. Ülkemiz yazılım sanayisini temsil eden
kuruluşların temsilcileri, Müstakil Sanayici ve İşadamları
Derneği (MÜSİAD) Merkezi’nde ‘Yerli Yazılımın Türkiye
Ekonomisindeki Yeri ve Stratejik Önemi’ konulu yuvarlak
masa toplantısında bir araya geldi.
geçebilmek için de, bize ait
tüm verilerin yerli yazılım
firmaları tarafından dizayn
edilip, yönetilmesi gerekir”
dedi. Yazılım sektörünün
bacasız sanayi olduğunu
vurgulayan Bekir
Nalbantoğlu, bilgi
teknolojilerine harcanan
her bir birimin, katlanarak
ekonomiye değer yarattığını
belirtti.
lkemiz yazılım
Ü
sanayisini temsil eden
kuruluşların temsilcileri,
Müstakil Sanayici ve
İşadamları Derneği
(MÜSİAD) Merkezi’nde
‘Yerli Yazılımın Türkiye
Ekonomisindeki Yeri ve
Stratejik Önemi’ konulu
yuvarlak masa
toplantısında bir araya
geldi.
MÜSİAD Merkezi’nde
geçtiğimiz günlerde yapılan
toplantıya; MÜSİAD Bilgi
Teknolojileri Sektör Kurulu
Başkanı Bekir Nalbantoğlu,
MÜSİAD Bilgi Teknolojileri
Sektör Kurulu Başkan
Yardımcısı Mehmet İhsan
Taşer, Bilişim Sanayicileri
Derneği (TÜBİSAD)’dan
Adnan Metin, İstanbul
Sanayi Odası (İSO) 31.
Elektrik, Elektronik ve
Bilişim Sanayi Meslek
Komitesi Üyesi Atilla
Özkök, İstanbul Ticaret
Odası (İTO) Bilişim İhtisas
Komitesi Üyesi Ayhan
Kalkan, Uyumsoft Yönetim
Kurulu Başkanı Mehmet
Önder, Ekonomi
Gazetecileri Derneği (EGD)
Başkanı Celal Toprak ve
Danışman Ahmet Esgin
katıldı.
Yazılım sektörüne ilişkin
mevcut durumun,
sorunların ve hedeflerin
değerlendirildiği
toplantıdan ‘Yazılım
Platformu’ kurulması kararı
çıktı. Yazılım
Platformunun, önümüzdeki
dönemlerde yapacağı
toplantılarla, sektördeki
gelişmelere dair
kamuoyunu bilgilendirmesi
kararı alındı. Hayatın her
alanında bilişimi
kullananların daima bir
adım önde olacağını
kaydeden EGD Başkanı
Celal Toprak, ilk 10 ülke
ekonomisi arasına girmek
için katma değeri yüksek
ürünler üretmenin önemine
değindi.
Ülkemizin her türlü
verisinin kıymetli ve değerli
olduğuna dikkat çeken
MÜSİAD Bilgi Teknolojileri
Sektör Kurulu Başkanı
Bekir Nalbantoğlu, şunları
söyledi:
“Güvenlikten ticarete,
sağlıktan eğitime ülkemize
ait tüm veriler, kıymetli ve
değerlidir. Olası
olumsuzlukların önüne
Türkiye’nin hiçbir verisinin
önemsiz olmadığını anlatan
Danışman Ahmet Esgin ise,
“Ülkemizin iş dünyasının
ticari verisi ve bilgisi de, en
az diğer verileri ve bilgileri
kadar, stratejik önemde ve
değerdedir. Bu işler,
ülkemizin seçkin, kendini
kanıtlamış, yerli, milli
hassasiyeti olan
kuruluşlarına emanet
edilmelidir” diye konuştu.
Katma değerin, yazılım ve
teknoloji de olduğunu
anlatan Bilişim Sanayicileri
Derneği (TÜBİSAD)’dan
Adnan Metin, herhangi bir
olumsuzluk riski
yaşamamak için,
yazılımların yerli firmalar
tarafından yapılmasının
önemine değindi. Beyin
göçünün tersine
çevrilmesine de vurgu
yapan Adnan Metin, bunun
için ticari girişimlerin
önünün açılması
gerektiğini söyledi.A
AA
Üretici kurbanlık satışlarından memnun
TZOB Genel Başkanı Şemsi
Bayraktar, üreticinin elinde hemen
hemen büyükbaş kurbanlık
hayvan kalmadığını
belirtti.Bayraktar, şunları
kaydetti:“Kurbanlık hayvan
ithalatı yapılmaması, fiyatların
geçen yıla yakın seyretmesi,
Türkiye’ye sığınan Suriyelilere
yardım amacıyla
vatandaşlarımızın kesime ilgi
göstermesi, dernek ve vakıfların
hayvan talebinin geçen yıllara göre
daha fazla olması gibi faktörler,
satışları olumlu yönde etkiledi.
ayraktar, yaptığı açıklamada, Kurban
B
Bayramı öncesi ve bayram
sırasındaki kurbanlık satışlarını
değerlendirdi.
Kurbanlık hayvan satışlarının üreticileri
memnun ettiğini, kurbanlık fiyatlarının
bayram öncesi basına açıkladıkları
seviyelerde gerçekleştiğini bildiren
Bayraktar, şunları kaydetti:
“Kurbanlık hayvan ithalatı
yapılmaması, fiyatların geçen yıla yakın
seyretmesi, Türkiye’ye sığınan
Suriyelilere yardım amacıyla
vatandaşlarımızın kesime ilgi
göstermesi, dernek ve vakıfların hayvan
talebinin geçen yıllara göre daha fazla
olması gibi faktörler, satışları olumlu
yönde etkiledi.Üreticilerimizin çoğu
büyükbaş hayvanlarının tamamını sattı.
Üreticinin elinde hemen hemen
büyükbaş hayvan kalmadı.
Bazı illerimizde büyükbaş kurbanlık
kalmadığından dolayı alıcılar,
küçükbaşa yöneldi. Bu da küçükbaş
satışlarını hızlandırdı.
Fiyatların geçen yıla yakın, makul
seviyelerde şekillenmiş olması talebi de
artırdı. Satılan hayvan sayısı, geçen yıla
göre daha fazla gerçekleşti.
Hayvan satışlarının iyi olması sonucu
üreticinin elinde hayvan kalmaması,
tüccarın bu hayvanları ucuza
kapatmasını önledi.Odalarımız,
üreticinin elinde bir miktar küçükbaş
hayvan kaldığını, bunun çok ciddi
sorun teşkil etmediğini bildirdiler.”AA
değerlendirmelerde
ilk 500 firma içinde
yer aldığını söyledi.
Başta Sakarya olmak
üzere bölgenin
TÜVASAŞ gibi güçlü
bir değere sahip
çıkması gerektiğini
ifade eden İnal,
göreve başladığı
dönemde fabrikanın
kapatılacağı veya
başka ilçeye
taşınacağı konusunda
asılsız iddialar
olduğunu anımsattı.
İnal, TÜVASAŞ'ın 70
küsur milyon liralık
cirosunun 383 milyon
liraya yükseldiğine
işaret ederek,
"Türkiye'nin ilk 500
sanayi kuruluşu
içinde tüm
kategorilerde 260'ıncı
sıradayız. TÜVASAŞ,
bu ilk 500
değerlendirmesindeki
kamu kuruluşları
kategorisinde 10'uncu
oldu" diye konuştu.
Türkiye'de demiryolu
sektöründe birinci
sırada olduklarını,
milli trenin görsel
ihalesinin yapıldığını
dile getiren İnal,
sözlerini şöyle
tamamladı:
"TÜVASAŞ olarak
yarın düzenlenecek
yönetim kurulu
toplantısıyla milli
trenin proje safhası
başlıyor. Lafla değil,
icraata başlanmıştır.
Yarın yönetimden
imzalar çıktığı zaman
projeleriyle imalat
süresi de
başlayacaktır. Allah'ın
izniyle en fazla 2,5
sene içinde milli tren
raya konulacak. Bu
projeyle bir ilke imza
atacağız. Milli Tren
Projesi'yle inşallah
Sakarya, demiryolu
makineleri sanayisi
üssü olacak. Milli
trenle ilgili artık
isimler bile
konuşulmaya
başlanmışsa bu,
bizim için çok güzel
bir şey."A
AA
Elde edilecek kazançlar tüm Kıbrıslılara ait
unanistan Dışişleri Bakanlığı,
Kıbrıs'taki doğal zenginliklerden elde
Y
edilecek kazançların tüm Kıbrıslılara ait
olacağını bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı, Atina hükümetinin
Kıbrıs konusundaki tezleriyle ilgili
açıklama yazılı yayımladı. Açıklamada
Türkiye’nin, Kıbrıs’ın güneyinde Türk
araştırma gemisi Barbaros'un inceleme
yapması yönünde yayımladığı
açıklamasının yasa dışı olduğu iddia
edilerek, Ankara’nın bu hareketiyle
Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili
müzakere sürecini baltalayan yeni bir
gerginlik yarattığı ileri sürüldü.
Kıbrıs’ın, "BM ve AB üyesi bir devlet
olduğu" ve "uluslararası hukuka göre
hakimiyet ve egemenlik hakları
bulunduğu" belirtilen açıklamada, bu
hakların Deniz Hukuku’nda öngörülen
deniz bölgeleri ve özellikle de münhasır
ekonomik bölge ve kıta sahanlığını da
kapsadığı kaydedildi.
Kıbrıs’ta doğal zenginliklerin
değerlendirilmesiyle elde edilecek
kazançların tüm Kıbrıslılara ait olduğu
belirtilen açıklamada şu ifadeler
kullanıldı:“ Kıbrıs Cumhuriyeti ve bizzat
Başkan Sayın Nikos Anastasiadis,Kıbrıs
Cumhuriyeti’nin deniz altındaki maden
zenginliklerinin değerlendirilmesinden
gelen kazançların tüm Kıbrıs
vatandaşlarına ait olduğunu tüm
tonlarda ve defalarca açıkça belirtmiştir.
Ayrıca, Kıbrıs sorununun arzu edilen
anlaşmalı çözümü çerçevesinde, doğal
kaynakların ve maden zenginliklerinin
değerlendirilmesiyle ilgili konular ve
egemenlik haklarının uygulanmasıyla
ilgili meseleler merkezi hükümetin
yetkileri dahilinde olacak. Dolayısıyla,
Türkiye yasa dışı açıklamasıyla bu
egemenlik haklarına müdahale
etmekle tehdit ederken, egemenlik
haklarını fiiliyata geçirmeye yönelik
belirli hareketleri ve tüm Kıbrıs
halkının yararına maden zenginliğini
değerlendirdiği için Kıbrıs
Cumhuriyeti’nin itham edilmesi tam bir
çelişkidir.”
-“ Kıbrıs sorunuyla ilgili
tezlerimizTürkiye ile aynı değil”
Bakanlık açıklamasında ayrıca,
Türkiye’nin Kıbrıs sorunuyla ilgili
Yunanistan tarafına yönelmesinin bir
paradoks olduğu ileri sürülerek,
Yunanistan’ın, Kıbrıs sorunuyla ilgili
tezlerinin Türkiye ile aynı olduğunun
düşünülmemesi gerektiği belirtildi.
Yunanistan’ın, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin
ve Kıbrıslı Rum Toplumunun, yöneticileri
tarafından demokratik bir şekilde ifade
edilen kurumlarına ve mevzuatına saygı
duyduğu, Atina ve Ankara’da Kıbrıslı
Rum ve Türk Toplumu müzakerecileriyle
gerçekleştirilen karşılıklı görüşmeler
aracılığıyla da müzakerelerin
ilerletilmesine yapıcı şekilde katkı
sunduğu kaydedilen açıklamada şöyle
denildi:
“ Türkiye başkasına ait olanları kendi
başına değerlendirmemeli ve
Yunanistan’ınKıbrıs sorunuyla ilgili
tutumunun ya da Yunanistan’ın Kıbrıs
Cumhuriyeti ile olan ilişkisinin kendi
tezleriyle, kendi sorumluluğuyla ve adına
açıklama yaptığı Kıbrıslı Türk Toplumu
üzerinde etki yapma olanağının aynı
olduğunu düşünmemeli. AA
4
13 EKİM 2014
Borsa Finans
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Lüks tüketime caydırıcı vergi
A
çıklanan
2017'ye
kadarki planlamayı
içeren Orta Vadeli
Plan'da lüks ve
ithalat yoğunluğu
yüksek tüketim
ürünlerinin tespit
edilip ‘caydırıcı
vergilendirme’
yapılması da yer
aldı. 2014’ün ilk 8
ayında gerçekleştirilen 159.1 milyar dolarlık
ithalatın 18.9 milyar doları tüketim
ürünlerinden
oluştu.
Orta Vadeli Program’da (OVP) yurtiçi tasarrufları
artırmak amacıyla,
lüks ve ithalat
yoğunluğu yüksek
tüketim malları
tespit edilerek bu
ürünlerde caydırıcı
vergilendirme
yapılacak. 20152017 yıllarını kapsayan OVP’nin
‘Makro Ekonomik
Politikalar’ başlıklı
bölümünde
büyümeye ilişkin
tedbirler arasında
lüks vergisine de
yer verildi. OVP’de,
yurtiçi tasarrufları
artırmak amacıyla
lüks veya ithalat
yoğunluğu yüksek
tüketim mallarının
tespit edilerek ‘cay-
dırıcı
vergilendirme’
yapılacağı belirtildi. Tüketim
ürünleri bu yılki
ithalatın 18.9 milyar dolarını oluşturuyor.
Uluslararası anlaşmalar uyarınca,
aynı ürünün yerlisine düşük, yabancısına yüksek
vergi konulamıyor.
Ancak, Türkiye’de
üretilmeyen ya da
üretimi düşük lüks
ürünlerin tüketimi
yüksek vergiyle
kısılacak.Lüks
tüketime caydırıcı
vergi getirilmesi
planlanırken bazı
vergi kalemlerinde
indirime gidilecek.
Kamu Gelir Politikası bölümünde
yer alan tedbirlere
göre, ‘kamu mali
dengelerinin
imkân verdiği
ölçüde’, ekonomik
faaliyetler üzerinde
yük oluşturan
işlem vergilerinde
indirime gidilecek.
Üretim ve yatırıma
dönük işlemler
sırasında alınan
Banka ve Sigorta
Muameleleri Ver-
gisi (BSMV),
Damga Vergisi ve
bazı harçlarda indirim yapılacak.
Program döneminde vergi sistemi, tasarrufları
özendirme açısından gözden geçirilecek. Cari açığı
düşürmek için
tüketici kredilerini
azaltmaya yönelik
tedbirlerin bu yıl
vergi gelirlerini
olumsuz etkilemesinin de etkisiyle hükümet
dolaylı vergiler yerine doğrudan
vergilere yönelik
çalışmalarını hızlandıracak.
OVP’de, dolaylıdolaysız vergi
dağılımını daha
dengeli kılmak,
kaynakları üretken
alanlara yönlendirmek ve tüketimin aşırı
büyümesinin
önüne geçilmesi
sürecinde ortaya
çıkacak gelir kay-
bını telafi etmek
amacıyla doğrudan
vergi tahsilatını
artıracak önlemler
alınacağı ifade
edildi.
Londra'da emlak fiyatları düştü
ondra'da emlak fiyatları Eylül'de, 2011
L
yılından bu yana ilk kez
düştü.
Albaraka Türk'e aracılık
işlemleri için faaliyet izni
toparlanma için risk
olduğunu belirten İngiltere Merkez
Bankası'nın emlak
OVP’de, yerel
yönetimlerin öz
gelirlerinin sosyal
ve ekonomik
amaçlar gözetilerek
artırılacağı belirtildi.
Emlak vergisi sisteminin gözden
geçirilmesine ve
yerel vergilerin
genel vergi sistemine uyumunun
sağlanmasına
öncelik verileceği
kaydedildi.
İTHALATA VERGİ
85’İNCİ MADDEDE
Orta Vadeli Plan’ın
Makro Ekonomik
Politikalar
bölümünde tüketim ürünleri ithalatının vergiyle
frenlenmesi net
ifade edildi.
CİHAN
Royal Institution Of
Chartered Surveyors'a
göre Londra'da emlak
fiyatları 20 yılın en
uzun soluklu yükseliş
grafiğini Eylül’de kırdı.
piyasasındaki soğumayı
memnuniyetle karşılaması bekleniyor. Öte
yandan bugün İngiltere
Merkez Bankası faiz
kararını Türkiye
saatiyle 14'te açıklıyor.
Londra'da emlak fiyatları 3 yıldır ilk defa
düştü. İngiltere çapında
emlak fiyatları ise
Eylül'de 15 ayın en
küçük çaplı artışını gösterdi. Konut fiyatlarının
maaşlardan hızlı artmasının ekonomide
Bankanın politika
faizini Mart 2009'dan
bu yana yaptığı gibi tarihi dip seviye olan
%0,5'te ve varlık alımını
da 375 milyar sterlinde
tutması
bekleniyor.CİHAN
ankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu
(BDDK), Albaraka Türk Katılım Bankası
B
AŞ'ye, daha önce ihraç edilen sermaye
piyasası araçlarının aracılık maksadıyla alımsatımının yürütülmesi işlemleri konusunda
faaliyet izni verdi.
Resmi Gazete'de yayımlanan Kurul kararına
göre, Albaraka Türk Katılım Bankası AŞ'ye,
sermaye piyasası mevzuatından kaynaklanan
yükümlülükler saklı kalmak kaydıyla daha
önce ihraç edilmiş sermaye piyasası
araçlarının aracılık maksadıyla alımsatımının yürütülmesi işlemleri konusunda
faaliyet izni verilmesi kararlaştırıldı.CİHAN
Trakya'da yeni doğalgaz
kuyuları bulundu
anadalı enerji şirketi Valeura, Trakya'da 3
yerde doğalgaz bulduğunu açıkladı. ŞirK
ketin internet sitesinden yapılan açıklamada,
söz konusu 3 kuyudan çıkarılacak doğalgazla
günlük 200 bin metreküp üretim yapılabileceği belirtildi.
Çalışmaların Tekirdağ'ın Osmanlı köyünde
devam ettiği ifade edilen açıklamada, aramaçıkarma faaliyetlerinde yeni geliştirilen üç
boyutlu sismik araştırma araçlarının kullanıldığı kaydedildi.
Yaklaşık 3 yıldır Türkiye'de faaliyet gösteren
şirketin Trakya'da 14 üretim-keşif lisansı bulunuyor.C
CİHAN
Firmaların Aşırı Borçlanması - Karşılıksız Çek –
İflas Erteleme Olgusunun Suiistimali ve Öneriler
Hakan ŞRN
Ülke gündemi ne zaman ekonomiye
döner bilmek zor. Siyasi çekişmeler ve
dış politika en ağırlıklı konular.
Özellikle bugünlerde en önemli ülke
gündemi dış politika. Tabiidir ki dış
politikada başarı diplomatik beceriyle
ilintili ama ben, dış politikadaki
başarının ekonomik güce ciddi oranda
bağlı olduğuna inananlardanım. Siz
ekonomik olarak güçlüyseniz maalesef
ki uluslararası hukukun değil sizin
istediğinizin olduğuna hepimiz şahit
oluyoruz. Bir ülkede sürdürülebilir
güçlü ekonomiden bahsetmek için
sanayi üretiminin ön planda olması,
üretilen ürünlerin katma değer
oluşturan teknoloji içerikli ürünler
olması en önemli faktörlerden elbette.
yıllanmış kriz tablolarından
okuyabiliyoruz. Şirket varlıklarını
yabancı kaynakla finanse etmek, belli
nispette makul ve mantıklı ama hali
hazırda ciddi ölçüde el atına
bindiğimiz kesin. Bu çalışmanın
detaylarını bilemiyorum ama Maliye
Bakanlığı ve Sermaye Piyasası
Kurulu’nun ortak çalışma yürütmesi
işin ciddi anlamda kapsamlı olarak
ele alındığını gösteriyor.
İnşallah uygulanabilir bir plan ile
“Özkaynak yetersizliğinin firmaları
ittiği durumdan” kurtulması
sağlanabilir. Karşılıksız çekte hapis
cezasının kaldırılması apayrı bir
handikap. Bir işletmeci düşünün, belli
bir sermaye temin etmiş, bir işletme
Buna ilaveten piyasadaki istikrar ve
kurmuş, makine teçhizat yatırımı
güven ortamı çok anılmasa da
yapmış, işçi çalıştırmaya başlamış,
azımsanmayacak öneme sahip. Ama
ürün üretip bunu pazarlamış, fiyat
benim burada değinmek istediğim,
belirlerken piyasa hassasiyetlerini
yukarıda anlattıklarımın yanında
dikkate almış, bu aşamaya kadar
mikro düzeyde kalan Ticaret Kanunun ciddi riskler almış ve gelmiş işin
işlerliğinde sorunlar olacaktır.
neticesine, yani bu riskleri ve emekleri
Özkaynak yetersizliğinin firmaları ittiği karşılığı olan tutarı tahsilata
durum - Karşılıksız çekte hapis
dönüştürmeye. Karşılığında yaygın
cezasının kaldırılması – İflas
olarak bir kıymetli evrak yani çek
ertelemenin olgusunun suiistimali,
geçiyor eline. Türk Ticaret Kanunda
bermuda şeytan üçgeni gibi ticari
çekin adı her ne kadar kıymetli evrak
hayatı ciddi anlamda zorlaştıran
olarak geçiyor olsa da, ne kadar
unsurlar.
kıymetli olduğu hapis cezasının
kalkmasıyla şaibeli bir durumdur
Geçtiğimiz günlerde Başbakan
bence. Bir kağıt parçası olan çekin
Yardımcısı Ali Babacan şirketlerin
vadesi geldiğinde banka hesabında
sermaye yapısı ile ilgili düzenlemeden karşılığı yok ise sadece bankanın 1.120
bahsetti. Şirketlerin kredi değil,
TL ödeme zorunluluğu var. Ya kalan
sermaye ağırlıklı bilanço yapısına
kısım? Bu işletmecinin aldığı risklerin
sahip olmasıyla ilgili yeni bir çalışma (hele ki yabancı kaynak ile üretim
başlattıklarını bildirdi. Peki nedir
finanse edilmişse) karşılığı bu
hükümeti bu konuda çalışmaya iten.
olmamalı. Benim bu konuda şöyle bir
“El atına binen tez iner” atasözü bu
önerim var. Bankalar boş çek koçanı
soruyu cevaplamaya kafi geliyor
vermemeli.
sanırım. Firmaların varlıklarını ciddi
oranda yabancı kaynak ile finanse
Çek koçanları 1.000 TL ve katları
etmeleri, küçük bir krizde alabora
şeklinde basılı olarak mevduat
olmalarına sebebiyet verdiğini
sahiplerine verilmeli. Bu sayede
firmanın ne kadar riskinin olduğu
bilinebilir. Hatta içerdiği tutar bankaca
bilinen çek koçanları BDDK’nın
bankalara uyguladığı gibi mevduat
sahiplerince zorunlu karşılıkların
gösterilmesi istenebilir. Hatta
denilebilir ki, zorunlu karşılık
tutarları, mevduat sahiplerince talep
edilecek belli tutarı içeren çek
koçanlarının içerdiği tutarın belli bir
yüzdesi nispetinde karşılık istenebilir.
Buna ilaveten bankaların bu çeklerde
sorumluluğu 1.120 TL gibi komik bir
rakam değil, çek tutarının %10’u gibi
bir ölçü belirlenmelidir ki; banlar
kredi kartı dağıtırcasına çek koçanı
dağıtmamalı. İşte bu uygulama
yapılabilir ise kimse plansızca çek
düzenleyemez ve çekin TTK’daki adı da
kendisi de kıymetli evrak olur.
Neticede üretim için yukarıda
saydığım riskleri alan işletmeciler için
çek demek şaibe demek olmaz.
Bu durumda karşılıksız çek için hapis
cezasının kalması uygulamasına aynen
devam edilebilir. Muhtemel ki
bankalar böyle bir uygulamaya pek
sıcak bakmazlar. Ama ben de bir
ekonomide, sanayi sektöründen çok
bankacılık sektörünün kar ve vergi
şampiyonu olmasına sıcak
bakamıyorum.
Gelelim iyi niyetli zor durumdaki
işletmecileri iflastan koruyan iflas
erteleme olgusuna. Aciz duruma
düşmüş ama samimi bir iyileştirme
projesine sahip müteşebbislere bir
tekme vurup düşürmek yerine bu zor
dönemi biraz zaman ile düzeltme
imkanı veren, aslı ve özü itibariyle
ekonomiye fayda sağlayacak bir
sistem iflas erteleme. Bu uygulamayı
kısaca, borca batık iyi niyetli
müteşebbisleri darağacına koymak
yerine belirli bir süre içinde kendini
toparlaması için zaman verilmesi
olarak tanımlamak mümkün.
Tanımlamada vurgu yapılan “iyi
niyetli” ifadesinin göreceli bir kavram
olması, suiistimalin sebebi oluyor
maalesef. Karar verecek hakim elbette
ki bazı somut bilgilere göre hükmünü
veriyor. Özellikle iyileştirme projesi bu
konuda çok önemli. Firma iflas
konumundan nasıl kurtulacağını
belirttiği bu projede yeni ortak bulma,
sermaye artırım taahhüdü, ortaklara
ait gayrimenkulleri satıp işletmeye
dahil etme vb. gibi klasikleşmiş
ifadelere yer veriliyor. Ama hakimin
bu talepte bulunan müteşebbislerin
aklında geçeni okuması haliyle
mümkün değil.
Ciddi oranda piyasaya borcu olan
kötü niyetli müteşebbisler ise şunu
uygulayabiliyor. İflas erteleme
talebinde bulunuyor, bu kararı
aldıktan sonra borçlusuna “borcun
yarısını ödeyeyim geri kalanında
vazgeç, yoksa bir şey alamazsın” diyor.
Alacaklı ise iflas erteleme kararı almış
firma için icra takibi
yapamayacağından bu teklifi kabul
ediyor. Hatta ciddi bir gazetede bu
işleyiş için özel hukuk bürolarının
bile olduğunu okumuştum. Ne kadar
üzücüdür ki piyasayı çekle
dolandırana iflas erteleme zırhı satan
hukuk bürolarının olması.
Bu konudaki önerim şu şekilde, iflas
erteleme talebinden bulunacak
firmalar istedikleri avukatla şimdi
olduğu gibi çalışabilmeli. Fakat bu
konuda bilirkişilik ve kayyumluk
yapacak kişiler sektörlere göre ihtisas
sahibi, tamamen (ücret ve diğer özlük
hakları olarak da) kamuya bağlı
kişiler olmalıdırlar. Şahsi kanaatim
odur ki , can alıcı hassasiyete sahip
konularda devlet otoritesini
paylaşmamalıdır.
[email protected]
Üniversitelere açık çek
ürkiye'de yazılım pazarını büyütmek,
T
sektördeki istihdamı artırmak ve yazılım
firmalarının beklentilerine uygun, nitelikli
insan yetiştirerek sektörü güçlendirmek
amacıyla Bahçeşehir Üniversitesi ile YASAD
bir araya gelerek önemli bir protokole imza
attı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanı Lütfi Elvan, BTK Başkanı Tayfun
Acarer'in yanı sıra yazılım sanayicileri,
akademisyenler, bakanlık yetkilileri ve
Türksat yöneticileri katıldığı İstanbul'daki
törende üniversite-sanayi-kamu işbirliği
yolları, beklentileri ve hedefleri konuşuldu.
BİLİŞİM SEKTÖRÜ TÜRKİYE'DEN DAHA
HIZLI BÜYÜDÜ
10 yıl önceki Türkiye ile bugünkü
Türkiye'nin aynı olmadığını söyleyen Elvan,
'2002 yılında geniş bant abone sayısı
neredeyse yok denilebilecek bir düzeydeydi.
Bugün bu rakam 38,5 milyon abone sayısına
ulaştı. 240 bin kilometre fiber optik
altyapıya sahibiz. 3G abone sayısı 54
milyona ulaşmış. Mobil abone sayısı 71
milyona ulaştı. İnternet kullanıcı sayısı tam
42 milyon. Mobil internet kullanan abone
sayımızın 28,4 milyon ulaştığını biliyorum.
Bilgi ve iletişim sektörümüz çok hızlı
gelişiyor. İletişim sektöründe yıllık ortalama
büyüme hızımız, Türkiye'nin büyüme
ortamasının yaklaşık 3-4 katı' dedi.
2015 yılında 4G'ye geçiş için kolların
sıvandığınıda vurgulayan Bakan Elvan,
'Para diyorsanız o yönde de bir sıkıntımız
yok. Biz bakanlık olarak çok açık ve net
söylüyorum; Özellikle yazılım alanında
Türkiye'nin önünü açabilecek projeleri
getirin 'Projesi sizden desteklemesi bizden'.
Yeterki bu ülkenin önünü açabilecek
projeleri üretelim' açıklamasında
bulundu.CİHAN
13 EKİM 2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
5
Torba af değil yapılandırmadır
'Torba Kanun' ile borcunu ödeyen dürüst mükellefin cezalandırıldığı iddialarının gerçekçi olmadığı bizzat muhasebeciler tarafından dile getirildi. TURMOB
Başkanı Nail Sanlı, torba düzenlemesinin af niteliğinde olmadığını ifade ederek, 'Herhangi bir gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslı affedilmiyor' dedi.
geçtiğimiz aylarda
Hükümetin
TBMM'den geçirdiği ve 'Torba
Tasarı' olarak da bilinen 6552
sayılı yasa ile vergi borçlarının
yeniden yapılandırılmasıyla ilgili
oluşturulmak istenen yanlış
algıya itiraz geldi. Bu
düzenlemeyle; borcunu ödeyen
dürüst mükellefin cezalandırıldığı
iddialarının gerçekçi olmadığı
bizzat muhasebeciler odasının
başkanı tarafından dile getirildi.
Ekonomi Muhabirleri Derneği'nin
düzenlediği sohbet toplantısında
konuşan Türkiye Serbest
Muhasebeci ve Mali Müşavirler ve
Yeminli Mali Müşavirler Odaları
Birliği (TURMOB) Başkanı Nail
Sanlı, hükümetin son çıkardığı
düzenlemenin af niteliğinde
olmadığını ifade ederek, 'Yasa
herhangi gecikme faizi, gecikme
zammı, vergi aslı affedilmiyor.
Kamuoyunda yanlış bir algı var'
dedi.
SIK DÜZENLEME OLMAMALI
Bu kapsamda geçmiş yıllarda
uygulanan 6111 sayılı yasanın bir
af niteliği taşıdığını ancak aynı
zamanda da matrah artırımı
getirmesiyle de mükelleflerin
yükümlülüğünü artırdığını
kaydeden Sanlı, özellikle kriz
dönemlerindeki düzenlemelerin
SURİYELİ İŞÇİ ÇALIŞTIRMAYA İŞ DÜNYASINDAN DESTEK
uriyeli
S
sığınmacılara
resmi istihdam
kapısının
aralanması, sanayi
kentlerinde
tedirginlik yarattı.
Kararı, çalışanlar
tedirgin, işverenler
ise temkinli
karşıladı. Bir tekstil
atölyesi sahibi,
“Türkiye’de çok
sayıda işsiz varken,
Suriyelilere bu hakkı
tanımak iş barışına
zarar verir.
Huzurumuz kaçar”
derken bir diğeri
Suriyelilere kimlik
verilmesini olumlu
bulduğunu söyledi.
Çadır kentteki
Suriyelilerin
ekonomik hayata
resmen katılmasıyla
birlikte tüm
Türkiye’ye
yayılmasından ve
beraberinde
yaşanacak
sorunlardan endişe
ediliyor.
Türkiye’de yaşayan
Suriye
vatandaşlarının
çalışma hayatına
katılması için
yapılacak
düzenlemeyi
bekleyen iş dünyası,
yerleştirme
planlarına dikkat
edilmesi gerektiğini
bildirdi. İstanbul
Hazırgiyim ve
Konfeksiyon
İhracatçıları Birliği
(İHKİB) Başkanı
Hikmet Tanrıverdi,
Suriyelilere çalışma
hakkı verilmesinin
olumlu olacağını ve
bunun bir an önce
gerçekleşmesi
gerektiğini savundu.
Özellikle sanayinin
yoğunlaştığı
Marmara
Bölgesi’nde imalat
sektöründe vasıfsız
işçi bulamadıklarını
belirten Tanrıverdi,
"Buradaki vasıfsız
işçi hizmet
sektöründe çalışıyor.
Suriyeliler imalat
sektöründeki vasıfsız
eleman sıkıntısını
çözebilir. Ama
Suriyelilere çalışma
hakkı getirilmesi
Anadolu’daki
istihdamda sorun
yaratabilir.
Suriyelilerin
Marmara'da
yerleşimleri organize
edilerek, iş hayatına
katılmalarını
sağlanmalı” dedi.
‘Sigortalı olursa
cazibeleri biter’
İstanbul’da ise
yaklaşık 327 bin
Suriyeli sığınmacı
yaşıyor. Uzun yıllar
Zeytinburnu’nda yer
alan bir esnafa göre,
devletin Suriyelilere
vereceği çalışma
hakkı büyük bir etki
yaratmayacak.
Çünkü zaten
piyasada çalışan çok
sayıda Suriyeli
bulunuyor ve çoğuna
göre, çalışmak için
güvenceye ihtiyaçları
yok. Hatta bölge
esnafı, geçtiğimiz
yıla oranla Suriyeli
çalışan sayısının
ikiye katlandığına
dikkat çekti. “Devlet
bu düzenlemeyi
vergi almak için
yapıyor ama işyerleri
sigortalı Suriyeli
çalıştırmaktansa
Türk işçi çalıştırır”
diyen üreticiler,
“Suriyeli işçi
çalıştırmanın esprisi,
ucuz iş gücünde.
Onların da sigortalı
olması, bu avantajı
ortadan kaldırır”
değerlendirmesinde
bulundu.
'Akrabalarım
çalışmaya gelir'
Türkiye’de 1 milyon
350 bin Suriyeli
sığınmacı yaşıyor ve
birçoğunun
ikametgahı
bulunmuyor.
Suriyeli bir genç ise
çalışma güvencesi
verilmesini olumlu
karşıladığını, hatta
çadır kentteki
Diğer yandan
Suriyeli çalışan
sayısı az olan
sektörlerin
temsilcileri
açıklamalarında
konunun
ekonomiden ziyade
sosyal boyutunu öne
çıkarmayı tercih
ediyor. Plastik
Sanayicileri
Federasyonu
(PLASFED) Başkanı
Selçuk Aksoy, kendi
sektörlerinde
Suriyeli
çalışmadığını fakat
bu kişilere çalışma
hakkı verilmesinin
toplumsal açıdan
olumlu olabileceğini
dile getirdi.
KONUTDER Başkanı
Ömer Faruk Çelik de
aynı görüşü
savundu. Çelik,
“Bugünden yarına
geri dönmeyecekleri
belli. Bu nedenle
burada kaldıkları
süre içinde onlara iş
imkanı tanımamız
gerekiyor” dedi.
Tekstil sektörünün
temsilcileri,
Suriyelilerin pamuk
toplamak gibi
vasıfsız işçiliğin
yoğun olduğu
alanlarda
çalışmasının iyi
olabileceğini dile
getirirken, Şahin
Pamuk Yönetim
Kurulu Başkanı
Cahit Bingöl bu
görüşe karşı çıktı.
Türkiye’de işsizliğin
fazla olduğunu
belirten Bingöl, bu
durumda Suriyelilere
daha fazla iş imkanı
AF GETİRİLMEDİ
Son 6552 sayılı düzenlemenin 65
yasada değişiklik getirdiğini
söyleyen Sanlı, yasa ile ilk kez
TÜİK'in yurt içi üretici endeksi (YÜFE) üzerinden yeni bir
hesaplama yaptığını söyledi.
G
Mersin gümrük bölgesinde yapılan
incelemelerde, DİR kapsamında
ithalata bağlı yapılan ihracata konu
703 kalem ürünün 70’inde
taahhütlere uyulmadığını tespit
ettiklerini, OVP toplantısında
açıklamıştı.
İş dünyasından yansıyan
sıkıntılara dikkat çeken Sanlı,
'6552 ile ikinci önemli bir
düzenleme de bilançoların
aktifinde kayıtlarda görüldüğü
halde işletmede bulunmayan
kasa farkı rakamları veya
ortakların üzerinde borç gibi
görünen tutarlarla ilgili
düzenleme yapıldı. CİHAN
Gayrimenkulde ranta OVP ayarı
yaratmanın uygun
olmadığını ifade etti.
Bingöl, "Ben önceliği
Türk işçiye veririm”
derken, Suriyelileri
sadece merdivenaltı
işletmelerin tercih
ettiğini aktardı.
Türkiye’de son
verilere göre işsiz
sayısı 2.85 milyona
ulaşmış durumda.
Son açıklanan Orta
Vadeli Plan’a göre,
yıl sonunda işsizlik
yüzde 9.6’ya
ulaşacak.
Suriyelilerin
istihdamı, bu veriler
ışığında işyeri
barışıyla ilgili
kaygıları ön plana
çıkarıyor. DİSK
Tekstil İşçileri
Sendikası Genel
Sekreteri Muzaff er
Subaşı, iş barışının
söz konusu
gelişmeden olumsuz
etkileneceğini
savunarak
“Türkiye’de işsizlik
had safh adayken
böyle bir karar
alınması, gerçeklere
uymuyor” dedi.
İnşaat sektörü
temsilcileri ise
kalifiye eleman
olması şartıyla
herkese kapılarının
açık olduğunu dile
getirdi. Son yaşanan
iş kazaları nedeniyle
sektördeki herkesin,
çalıştırdığı
elemanlar
konusunda hassas
olduğunu aktaran
İstanbul İnşaatçılar
Derneği (İNDER)
Başkanı Nazmi
Durbakayım,
“Suriyeliler sadece
kalifiye elemansa
tercih edilebilir” diye
konuştu.C
CİHAN
mar planı değişiklikleri
İsonucunda
ve kamu yatırımları
oluşacak
gayrimenkul değer
artışlarından kamunun
pay almasını sağlayacak
sistem geliştirilecek.
2015-2017 dönemini
kapsayan Orta Vadeli
Program'dan (OVP)
derlenen bilgilere göre,
kamuoyunda "rant
vergisi" olarak
adlandırılan gayrimenkul
değer artışlarından kamu
da pay alacak.
Program kapsamında,
gelir dağılımının
iyileştirilmesi, ekonomiye
rekabet gücü
kazandırılması amacıyla
mali, ekonomik ve sosyal
hedeflere destek olan gelir
politikaları uygulanacak.
Kısıtlı olan yurt içi
tasarrufların ekonomi için
üretken alanlarda
kullanılmasının üretim
potansiyeli açısından
büyük önem taşıdığı
belirtilen OVP'de şu
görüşlere yer verildi:
"Gayrimenkul değer
artışlarının yeterince
vergilendirilmemesi, imar
düzenlemeleri ve kamu
hizmetleri yoluyla ciddi
bir gayrimenkul rantı
oluşması ve bundan
kamunun yeterince pay
alamaması
kaynaklarımızın önemli
ölçüde üretken olmayan
alanlara kaymasına neden
olmaktadır. Bu durum,
büyüme potansiyelinin
artmasına bir kısıt
oluşturmaktadır."
Programa göre,
kaynakların üretken
alanlara yönlendirilmesini
sağlamak amacıyla
gayrimenkullerin elden
çıkarılmasında değer artış
kazançlarının
vergilendirilmesine
yönelik düzenlemeler
gözden geçirilecek. İmar
planı degişiklikleri ve
kamu yatırımları
sonucunda oluşacak
gayrimenkul değer
artışlarından kamunun
pay almasını ve
Üç sektöre yoğun denetim başlıyor
ümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın,
dahilde işleme rejimine (DİR)
yönelik geniş kapsamlı bir denetimi
başlattığı ve sonuçlarına bağlı
olarak rejimde değişiklik yapılacağı
belirtildi. Gümrük ve Ticaret Bakanı
Nurettin Canikli, 6 gün süreyle
Sanlı, 'Tahakkuk etmiş vergi
borçlarınızın taksitlendirilmesi
için o güne kadar hesaplanmış
gecikme faizi kaldırılarak, vade
tarihinden ödeme tarihine kadar
Y-ÜFE üzerinden yeni bir
hesaplama yapılacak" dedi.
Bilgi veren kaynaklar, denetim için
planların yapıldığını ve risk
analizine bağlı bir sürecin
izleneceğini kaydettiler. Bu
kapsamda öncelikli olarak demirçelik, gıda ve tekstile yönelik
kapsamlı bir incelemenin
gayrimenkullerde değer
artışına yol açacak bazı
kamu yatırımlarına
yararlanıcıların katkıda
bulunmasını sağlayacak
bir sistem geliştirilecek.
Babacan sinyalini vermişti
Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan, bir süre önce
yaptığı açıklamada,
gayrimenkuldeki ölçüsüz
işlemleri de önleyici
adımlar atmak gerektiğini
söylemişti.
Babacan, "Bir gecede bir
kalem oynatarak belediye
meclis kararıyla şunla
bunla bir anda arsanın,
projenin değeri birdenbire
farklılaştırılabiliyorsa,
onun öncesi ile
sonrasında buradan
kimler kazandı, kimler
kaybetti, bunun tam
hesabı kitabı
yapılamıyorsa, bu
kazanılan yeterince
vergilendirilemiyorsa bu
büyük bir problem"
ifadesini
kullanmıştı.C
CİHAN
ISSN 1308 7606
akrabalarının da
böyle bir durumda
çalışmak için
İstanbul'a gelmek
isteyeceğini söyledi.
piyasaların bir gereksinimi
olduğuna işaret etti. 1960
yılından bu yana geçen 54 yılda
35 af niteliği taşıyan
düzenlemenin hayata
geçirildiğini söyleyen Nail Sanlı,
neredeyse 1,5 yılda bir af
niteliğinde yasa çıkarılmış
olduğunu da dile getirdi.
başladığını, bunu diğer sektörlerin
de takip edebileceğini kaydettiler.
Denetimlerin veri toplama
niteliğinin de bulunacağını belirten
yetkililer, “Suiistimale açık çok
sayıda konu tespit ettiğimizi
söyleyebiliriz” ifadesini kullandı.
Bu toplanan verilerin ardından,
DİR’in düzenleme yetkisine sahip
olan Ekonomi Bakanlığı ile birlikte
ihtiyaç duyulması halinde yapısal
değişikliklerin, uygulama
değişikliklerinin ya da sektör
bazında değişikliklerin
yapılabileceği kaydedildi.
İki bakanlığın ortak bir komisyon
kurarak yeni uygulama ya da
düzenlemeler konusunda birlikte
çalışmasının olası olduğu
vurgulandı.
Türkiye’de yapılan ithalatın tutar
bazında yıllık yüzde 12-15’i DİR
kapsamında yapılıyor.
Gerçekleştirilen ihracatın ise yine
tutar bazında 40-50 aralığındaki
kısmı, DİR ile ithal edilmiş ürünlere
bağlı yapılan ihraattan
oluşuyor.CİHAN
Yıl:70 Sayı:24950 Tarih:13 Ekim 2014 Pazartesi
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sorumlu Müdür Yazı İşleri Müdürü Yayın Sahibi Temsilcisi
Bilal ÇETİN
Kübra ERENER
Şüheda YILDIRIM
Sayfa Editörü
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
Yasemin ERENER
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Haber Müdürü
İnternet Site Editörü
Kenan KURTOĞLU
Yücel TANOL
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Tevfik Bey Mah. Tahsin
Tekoğlu Cad. No:2
Sefaköy/ Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Tel :0212 540 40 45
Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
ANKARA İRTİBAT
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
DORUKKAYA MATBACILIK YAY. REKL. MADENCİLİK ENERJİ VE İNŞAAT A.Ş
ALKIM BASIM YAYIN DAĞITIM
Yayın Türü: Yerel Ticari Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
6
13 EKİM 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
HİNDİSTAN
2014 Nobel Barış Ödülü
kazanan Hindistanlı activist Kailash Saytarthi,
yerli gazeteye açıklamada
bulundu.
Çocukların köleleştirilmesine karşı mücadele
eden aktivist Saytarthi,
"Bu ödül her çocuk hakları aktivisti için bir onurdur.
Milyonlarca çocuğun sesi
duyuldu. Şu an bütün
Hindistan için mutlu an,
özellikle çocuklar için.’’
dedi.
Nobel Barış Ödülü, Saytarthi ile birlikte 2012 senesinde Taliban tarafından
başından vurularak
yaralanan, Pakistan'da
kız öğrencilerin eğitim
hakkını savunan 17 yaşındaki Malala Yusufzai'ye
de verildi.
CİHAN
ALMANYA
Almanya'da Bavyera
eyaletinin Bamberg
kenti yakınlarındaki
Lichtenfels kasabası
Sulh Mahkemesinde
Nazi ideolojisini paylaşan birinin aile
hukuku hakimi olarak
görev alacağı ileri
sürüldü. Farklı Alman
medyalarından yer
alan habere göre
Berlin’de hukuk eğitimi
alan Maik B.'nin aşırı
sağcı 'Hassgesang' adlı
grupta şarkı söylediği
iddia ediliyor. Konu
hakkında bir basın
bildirisi yayınlayan
Yeşiller Partisi, bir aşırı
sağcının Bavyera'da
halk adına karar veremeyeceğini bildirdi.
Yeşiller Partili Dr. Sepp
Dürr, geçmiş yıllarda
kinci şarkılarla ortada
dolaşan birinin hakimlik yapamayacağını
söyledi. Dürr, Bavyera
Adalat Bakanlığının
konuyu acilen açıklığa
kavuşturmasını istedi.
CİHAN
ABD
ABD Merkez Kuvvetler
Komutanlığı (CENTCOM), ABD ordusunun
son iki günde
Suriye’deki IŞİD militanlarına karşı 9 yeni
hava saldırısı daha
gerçekleştirdiğini açıkladı.
Alman Hükümeti:
Suriye’ye askeri
harekâta destek
vermeyiz
lmanya, Türkiye’nin olası
Suriye’ye askeri harekât başlatmasına destek vermeyeceğini
açıkladı. Federal hükümet sözcüleri
basın toplantısında konuşan Federal
Dışişleri Bakanı Sözcüsü Dr. Martin
Schäfer, Türkiye’nin kuzey Suriye’ye
karadan askeri harekât başlatması
halinde Almanya’nın tavrının ne olacağı
sorusuna, “Almanya hiçbir şekilde
Suriye’ye yönelik askeri harekâta destek
vermeyecektir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin uçuşu yasak bölge talebi
hakkında da konuşan Dr. Schäfer,
Türkiye‘nin Suriye krizinden bu yana
uçuşa yasak bölge uygulamasını devamlı dile getirdiğini fakat bunun uygulanmasının mümkün gözükmediğini
ifade etti.
A
Suriye’den gelen mültecilere Türkiye’nin
misafirperverliğinin görmezden gelinemeyeceğini söyleyen Dışişleri Bakanı
Sözcüsü Dr. Schäfer, “Türkiye sadece
kapılarını açmıyor, her türlü
ihtiyaçlarını karşılıyor. Bu konuda
Türkiye’nin yaptıklarını takdir etmeliyiz." dedi. Türkiye’nin Kobani
konusunda da elinden geleni yaptığına
inandıklarını söyleyen Dr. Schäfer, özellikle Kobani’den gelen mülteciler için
Türkiye’nin her şeyi yaptığını düşündüklerini kaydetti. Hükümet Sözcüsü Christiane Wirtz’de Berlin’den Ankara’ya ne
yapması gerektiğini söyleyecek konumda olmadıklarını Türkiye’nin kendi
kararlarını kendisinin vereceğini ifade
etti.
CİHAN
BDT ülkeleri Ukrayna’sız toplandı
Sovyetler
Birliği’nin
dağılmasının
ardından kurulan
bölge ülkelerinin
çatı örgütü
Bağımsız
Devletler
Topluluğu’nda
(BDT) ikinci
kayıp yaşanıyor.
Gürcistan’ın
örgütten
ayrılmasının
ardından
Ukrayna da
kopma
aşamasında.
ırım’ın Rusya’ya bağlanmasından
sonra Belarus’un başkenti Minsk’te
gerçekleşen ilk BDT zirvesine
Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko
katılmadı. BDT Genel Sekreteri Sergey
Lebedev, Ukrayna’nın BDT’den ayrılmasının BDT ülkeleri açısından darbe olacağını ifade etti. Ukrayna’nın BDT’den
ayrılmasının hem Kiev hem de BDT için
yıkıcı sonuçları olacağını kaydeden Lebedev, “Ukrayna, Rusya’dan sonra BDT
içinde ikinci büyük ülke.
K
pozisyonumuz şu an Ukrayna’nın BDT
üyesi olarak kalması yönünde…” değerlendirmesinde bulundu. Minsk’te gerçekleşen zirvede konuşan Rusya Devlet
Başkanı Vladimir Putin de bazı ülkelerin
önceliklerinin değişmesi nedeni ile örgüt
içinde toplam ticaret hacminin 2014’ün ilk
yarısında yüzde 9 küçülerek 111 milyar
dolara gerilediğini söyledi. 2013’ün ilk
yarısında 123 milyar dolar olan toplam
ticaret hacmi, yıllık bazda 235 milyar
dolara ulaşmıştı.
Bu ülkenin kaybı BDT için önemli
sonuçları olur. Ukrayna için sonuçları ise
daha kötü olacak. Ukrayna’nın AB
ülkeleri ile ticareti kadar, BDT ülkeleri ile
de var. Bu bağın koparılması iki taraf için
de ekonomik açıdan sorun oluşturacak.”
dedi. Ukrayna’nın BDT ülkeleri ile bağını
koparmadan AB ile ilişkilerini geliştirebilecek bir formül bulunması gerektiğini
vurgulayan Lebedev, “Ukrayna resmi
olarak henüz böyle bir ayrılış talebinde
bulunmadı. Ukrayna’da bazı politikacıların bireysel açıklamaları var. Bizim
Kriz sonrası Ukrayna’nın sadece Rusya ile
ticaret hacmi yüzde 30 geriledi. BDT
ülkelerinin AB ile daha yakın ticari ilişki
kurmasına karşı olmadıklarını ifade eden
Putin, “Biz daha yakın ilişki kurulmasını
destekliyoruz. Ancak burada serbest
ticaret anlaşmaları imzalanması BDT ve
Rusya ile olan ticari ilişkilere zarar vermemesi doğru bir şekilde analiz edilmesi
gerekiyor.” uyarısında bulundu. Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov,
Poroşenko’nun zirveye katılmamasının
Ukrayna krizinin çözümüne katkı sağla-
mayacağı eleştirisinde bulundu. Ukrayna
liderinin son anda karar değiştirerek zirveye katılmamasının BDT üyeliğinin devamı konusunda kararsızlığını ortaya
koyduğun belirten Kerimov, “Bugün burada kendisi konuşmuş olsa idi, Ukrayna
probleminin çözümüne daha büyük katkı
sağlamış olurdu.” dedi. Tacikistan
Cumhurbaşkanı İmamali Rahman da BDT
liderlerinden IŞİD tehdidine karşı ortak
mücadele edilmesi önerisinde bulundu.
Özel servisler arasında koordinasyonun
kurulmasını talep eden Rahman, “Bizim
özel servislerimiz ve diğer güvenlik
yapılarımız bu tehdide karşı işbirliği
içinde olmalı. IŞİD küresel ölçekte ve BDT
çapında tehdit oluşturuyor. BDT’den bu
örgüte savaşmak için gidenlerin sayısı
100’le binler arasında değişiyor.” hatırlatmasında bulundu. BDT liderleri ticaret,
güvenlik, eğitim ve insani konuları içeren
17 anlaşma imzaladı. Belarus Cumhurbaşkanı Aleksadr Lukaşenko, gelecek zirvenin Kazakistan’ın Astana kentinde Ekim
2015’de yapılacağını söyledi.
CİHAN
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
Telefonların en
büyük kabusu
Söz konusu saldırılardan 7’sinin Kobani
yakınlarında olduğu
belirtildi. Kobani’nin
güney doğusunda meydana gelen iki hava
saldırısında, iki adet
IŞİD eğitim kampının
vurulduğu belirtildi.
Yapılan açıklamada
ayrıca Kobani’nin
güneyinde, Suriye’nin
Türkiye sınırına yakın
gerçekleştirilen diğer 4
saldırıda, IŞİD’e ait
araç ve tankların vurulduğu kaydedildi.
Diğer bir saldırı ise
Kobaninin kuzeydoğusunda gerçekleştirildi.
CİHAN
ullanıcısına konuşmak dışında
da pek çok özellik sunan akıllı
telefonlar, batarya kullanım
süresi konusunda geçer not alamıyor.
Bilişim Teknolojileri Derneği Yönetim
Kurulu Başkanı Yavuz Yüksel, yaptığı
açıklamada, Türkiye'de 40 milyona
yakın akıllı telefon kullanıcısı
olduğunu söyledi.
K
IRAK
Irak'ın kuzeyindeki
Kerkük şehri yakınlarında Peşmerge güçleri ile IŞİD militanları
arasında çatışma
yaşanıyor.
Çatışmada Peşmerge'den bir subayın öldüğü
ve 4 kişinin de yaralandığı açıklandı.
Çatışma akşam saatlerinde Kerkük'e bağlı
Rasad ilçesi yakınlarında çıktı.
Ağır silahların da kullanıldığı çatışmanın ise
halen devam ettiği
ifade ediliyor. IŞİD
tarafındaki kayıplar ile
ilgili ise henüz bir bilgi
yok.
CİHAN
Bu tür cihazların telefon özelliğinden
çok daha fazla özelliği kullanıcısına
sunduğunu ifade eden Yüksel,
"Yanınızda telefonunuzu, bilgisayarınızı, fotoğraf ve video kameranızı,
fenerinizi, televizyonunuzu, televizyon
kumandanızı, çocuğunuzun oyuncağını aynı anda taşıdığınız bir
teknolojik üründen bahsediyoruz.
Bunun öncelikle bir telefon olmadığı
çok açık" diye konuştu.
Yüksel, akıllı telefonların sadece telefon olarak kullanılmadığı
düşünüldüğünde şarjlarının kullanıma
bağlı olarak hızlı tükendiğini, bu durumun kullanıcıyı köşe bucak priz ara-
maya ve harici pil doldurma üniteleri
taşımaya yönelttiğini dile getirdi.
Pil ömrünü uzatmak için neler yapılabilir?
Batarya kullanım süresini uzatmanın
doğru şarj etmekten geçtiğini ifade
eden Yüksel, şu önerileri sıraladı:
- Piliniz tamamen tükenmeden şarja
takmanız pil ömrünü kısaltmaktadır.
Doğru kullanım; telefon uyarı
verdiğinde şarja takılmalı ve tam dolmadan çıkarılmamalıdır. Ayda bir defa
tamamen pil boşaltılıp tam şarj
edilmelidir.
- Ekran parlaklığını düşürün. Yeni
nesil cihazların ekranlarının büyüklüğü dikkate alındığında pil ömrünü
en çok etkileyen unsur yüksek kontrastlı ekran ışığıdır.
Ekran parlaklığını düşük ayara getirmek bataryanızın uzun süre
gitmesini sağlar.
- Güncellemeleri yükleyin. Akıllı telefonların işletim sistemleri kaynak kullanımını yazılımsal olarak
etkilemektedir.
- Güvenli batarya optimizasyonu uygulamalarını kullanın. Tüm akıllı telefonlar için batarya kullanımını kontrol
eden güvenilir yardımcı uygulamalar
kullanılarak süre uzatılabilir.
- Gerekli olmayan servisleri kapatın.
GPS özelliğini, kablosuz bağlantınızı,
bluetooth özelliğini ve interneti kullanmadığınız zamanlarda kapalı tutmalısınız. Bağlantılar kapalı iken
telefonunuz daha az enerji tüketecektir.
- Yüksek ses yok ise titreşimi pasif duruma getirin. Bulunduğumuz ortamda
duymamızı engelleyecek yüksek bir
ses yok ise titreşimi kullanmamak pil
ömrünü arttıran bir etkendir.
- Telefonunuzu sıcak ortamlardan
uzak tutun. Telefon ortam sıcaklığına
bağlı olarak enerji tüketir. Sıcağa
yakın yerlerde daha yüksek oranda
batarya harcayacaktır.
Yabancı ve azınlık
karşıtı AfD, Almanya
için utançtır
ıristiyan Demokrat
Birlik Partisine
(CDU) alternatif
olduğu iddiasıyla kurulup Euro karşıtlığıyla
tanınan ve farklı platformlarda yabancı karşıtı
söylemlerle de oy toplamaya çalışan Almanya
için Alternatif (AfD) partisinin hızlı yükselişi
muhafazakâr demokratları endişelendirmeye
devam ediyor. AfD’ye ikinci kez açıktan eleştiride
bulunan Federal Maliye
Bakanı Wolfgang Schaeuble, bu kez eleştirinin
dozajını artırarak “AfD,
Almanya için utançtır.”
dedi.
H
AfD’nin Almanya’da
yaşayan yabancılara ve
azınlıklara karşı önyargıları körükleyen
söylemler dile getirdiğini
belirten Bakan Schaeuble, “AfD, yabancılara
karşı propagandalar
yapıyor ve azınlıklara da
karşı. Onlardan hoşlanmıyorum, onlar da benden hoşlanmıyorlar.”
dedi. Bild gazetesinde yer
alan bir habere göre Federal Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble,
Washington ziyareti kapsamında bulunduğu
Uluslararası Para Fonu
(IWF) ve Dünya Bankası
organizasyonluğunda
düzenlenen bir toplantı
çerçevesinde yaptığı açıklamada AfD’yi ırkçılık
yapmakla itham etti.
Schaeuble, “Azınlık
karşıtı bu parti yabancı
karşıtlığıyla da önyargıları körüklüyor. AfD,
Almanya için utançtır.”
ifadesini kullandı.
Schaeuble ayrıca, AfD ile
hiçbir alanda işbirliği
yapılmayacağını da
söyledi. Almanya için Alternatif partisini “Euro
düşmanları” olarak nitelendiren Federal Maliye
Bakanı Wolfgang Schaeuble, bu partinin engelli
insanlara karşı da önyargılarda bulunduğunu
savundu.
CİHAN
13 EKİM 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
MHP'li
Albayrak:
Ülkücüleri
sokağa
çekmeye
çalışıyorlar
tarafından bir iç savaş çıkarmak
amacıyla yapıldığını belirterek milliyetçi ve Ülkücülerin sokağa çekilmeye çalışıldığını ifade etti. Hiçbir
şekilde Ülkücülerin sokağa inmeyeceğini ve oyuna gelmeyeceğini aktaran Albayrak vatandaşlardan
sağduyulu olmalarını istedi. CHP İl
Başkanı Ulaş Karasu ise olaylarda
şehit olanlara başsağlığı diledi.
Yanlış politikalar nedeniyle ülkenin
geldiği durumdan hükümeti sorumlu tutan Karasu, hiçbir şekilde
sokakların karıştırılmasını karşı
olduklarını kaydetti.
Barış ve kardeşliğe atıf yapan
Karasu, vatandaşlara itidalli olmaları çağrısında bulundu. Karasu,
hükümetin ülkeyi maceraya sürüklemekten vazgeçmesini istedi.
BBP İl Başkanı Uğur Bulut, sokakların karıştırılması sonrası şehit
olan polislere başsağlığı dilerken
hiçbir şekilde Alperenlerin ve Büyük
Birlik Partililerin sokağa inmeyeceğini ifade etti.
obani'ye saldıran terör örgütü
IŞİD'e tepki gösterme bahanesiyle sokağa inen gruplar
ülkeyi yangın yerine çevirdi. Şehitler ve ölümlü olaylar halktaki tedirginliği artırdı. MHP İl Başkanı
Serhat Albayrak, Ülkücülerin
sokağa çekilmeye çalışıldığını ancak
oyuna gelmeyeceklerini ifade etti.
K
Kobani’de meydana gelen olaylar
nedeniyle Türkiye’de doğu ve güneydoğu ile bazı illerde sokakların
karıştırılması ve çok sayıda vatandaşın hayatını kaybetmesi
endişeleri artırdı. Muhalefet partileri olaylardan hükümeti sorumlu
tutarken barış ve kardeşlik vurgusu
yaptı.
MUHALEFET PARTİLERİNDEN İTİDAL ÇAĞRISI
MHP İl Başkanı Avukat Serhat Albayrak, Kobani bahanesi ile ülkenin
karıştırılmasının karanlık eller
HP Erzurum İl Başkanı
Zekai Kaya, ülkede
yaşanan kaos ortamını
AK Parti iktidarının dış politikada izlediği yeteneksizlik ve
beceriksizliğe bağlayarak
"Üzülerek söylemekteyim ki,
AKP iktidarı, ihale takipçiliğinde
gösterdiği hassasiyeti dış politikada göstermemiş, etrafı
sürekli yangın yerine dönüşen
ülkemizi idare edebilme kabiliyetinden yoksun olduğunu
alenen ilan etmiştir." dedi.
M
MHP İl Başkanı Kaya, parti
il binasında gündeme ilişkin basın toplantısı
düzenledi. Kaya, ülkede yaşanan
olaylardan hükümeti sorumlu
tuttu. Kaya, yakın bir zamana
kadar Türkiye'nin bölgede ve
ülkede sözü dinlenen, ciddiye
alınan ülke olduğunu dile getirdi. Hükümetin izlediği yanlış
politikalar sonucunda ülkede
huzur ortamının bozulduğuna
Ak Parti İl Başkanı Ziya Şahin ise
son günlerde çeşitli şehirlerde meydana gelen olayların herkesi
üzdüğünü kaydetti. Resmi ve özel
çok sayıda resmi kurum ve işyerleri
ile araçların tahrip edildiğini ve
yakıldığını aktaran Şahin, "Okul ve
dershanelere sürekli saldırı olmakta
bütün bunların izahı kabil değil,
zira böyle bir teşebbüs hiçbir millette, hiçbir ülkede makul karşılanamaz, bunların bir an önce son
bulmasını arzu ediyoruz.
Hükümetimiz milletimiz güçlüdür
bunlara gerekli cezaya da çarptırılacaklardır. Bu işlerin sonu yok bu
işlerden vazgeçmelerini salık veriyCİHAN
oruz." ifadesini kullandı.
Bizler vatandaşlarımız
arasında, bölge farkı
gözetmeden bin yıllık
kardeşliğimizin bozulmasına fırsat vermeden, bölge insanlarımızın ve kardeşlerimizin,
huzurunu ve hukukunu PKK
terör örgütüne feda etmeden,
vatandaşlarımızla terör örgütü
mensuplarını ayırt ederek
huzurlu bir Türkiye arzusun-
Kaya
Üzülerek söylemekteyim
ki, AKP iktidarı, ihale
takipçiliğinde gösterdiği
hassasiyeti dış politikada göstermemiş, etrafı sürekli yangın yerine dönüşen ülkemizi idare
edebilme kabiliyetinden yoksun
olduğunu alenen ilan etmiştir. İç
politikada ise ülkemizin bazı şehirlerini terör örgütünün iradesine ve idaresine terk etmiş,
bayrağımıza dahi sahip çıkamaz
hale düşmüştür. Terör örgütü insiyatifi ele almış, ayaklanma
provaları yapmakta, AKP iktidarının açılım rezaletini fırsat
olarak görmektedir. Yıllardır PKK
terör örgütü ile pazarlık yaparak
kaybettiği insiyatifi, IŞİD terör
H
"BİNALARIN VE OKULLARIN YAKILMASININ İZAHI YOK"
örgütüne karşıda kaybetmiş,
elçilik çalışanlarımızın esir
edilmesi ve alıkonulmasında da
korkak bir idare sergilemiştir.
Şimdi ise 2 terör örgütü arasına
sıkışmış, çaresiz bir durumdadır.
Gerçek şudur ki; PKK, IŞİD ve
bütün türevleri bizim
gözümüzde terör örgütüdür,
mensupları ise teröristtir. Beceriksiz ve basiretsiz AKP
hükümeti ve onun izlediği dış ve
iç politikalar yüzünden bölgemizde ve ülkemizde kaybolan
huzura acilen ihtiyaç vardır.
dayız." dedi.
"HUZURUMUZU KORUYALIM"
MHP İl Başkanı, Erzurum'da da
oynanmak istenen karanlık
oyunlara karşı vatandaşların duyarlı olmasını beklediklerini vurgulayarak "Yüzünü aynı kıbleye
dönmüş, türküleri bir, ağıtları
bir, düğünleri bir, acıları bir olan
Erzurum kültür ve gelenekleri
içerisinde, dostluğu ve kardeşliği
bir olan her ferde, her hemşerimize sesleniyorum.
Huzurumuzu koruyalım,
birliğimizi bozmak
isteyenlere maşa olmayalım. Herkes emin olsun ki; milliyetçi hareketin bütün fertleri
bu karanlık oyunun içerisinde
olmayacaktır. Ülkücüler;
senaryosunu başkalarının
yazdığı oyunda rol almayacak,
figüran olmayacaktır. Aracılığınızla muhterem Erzurum kamuoyundan sabır ve sağduyu
talebimi tekrarlıyorum. Huzurumuzu koruyalım ve sandık
gününü sabırla bekleyelim." diye
konuştu.
Murat BÜLBÜL-EKONOMİ
HDP'li Tuncel:
Kobani'ye
koridor
açılmasını
talep ediyoruz
alkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Sebahat Tuncel, Kobani'de
IŞİD'e karşı koridor açılmasını
talep ettiklerini söyledi. HDP'nin
Kobani ile ilgili çağrısını şiddet
çağrısı olarak değerlendirmenin
doğru olmadığını söyleyen Tuncel, yapılan bazı açıklamaların
sorunu daha da derinleştireceğini söyledi. Tuncel, partisinin
İstanbul İl Başkanlığı'nda basın
açıklaması yaptı. Son dönemde
sokaklarda yaşanan olaylarda 35
insanın hayatını kaybetmesini
'katliam ' olarak niteleyen Tuncel, yaşanan olayların sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu
söyledi. Tuncel, "Hükümet yetkilileri ile son iki yıldır Rojava, 2
aydır da Kobani konusunda
sürekli diyalog halindeyiz.
Görüşmelerde Kürtlerin
Türkiye'nin düşmanı değil dostu
olduğunu, IŞİD'in Türkiye'nin
komşusu olursa asıl tehlikenin o
olacağını ifade ettik. Ama şimdi
hükümet yetkililerinden yapılan
açıklamalarda sanki HDP'nin
Kobani direnişini sahiplenmeye
yönelik çağrısını, ortaya çıkan
bu şiddet dalgasının sahi HDP
imiş gibi değerlendiriyor. Bunu
çok reddediyoruz. Sanki iktidarda HDP var. İktidarda HDP
varsa biz bu sorumluluğu kabul
edelim. Salih Müslim ile görüşmeye aracılık edildi.
Hükümetin sokağı karıştırmak
isteyenlerin üzerine gitmesi gerektiğini söyleyen Bulut, "Asayişi
hükümet sağlamalıdır, vatandaş
sağlamaya kalkarsa Allah korusun
ülke Suriye’ye döner. Vatandaşlar da
olaylara soğukkanlı bakabilmeli ve
sağduyulu olmalıdır." dedi.
AKP ihale takipçiliğinde gösterdiği
hassasiyeti dış politikada göstermedi
dikkat çeken MHP İl Başkanı,
"Yurtta sulh cihanda sulh ilkesi
ile barıştan yana olan, başka
ülkelerin iç işlerine karışmayan
ve kendi iç işlerine asla müdahale ettirmeyen Türkiye
Cumhuriyeti, tecrübesiz, ehliyetsiz ve basiretsiz AKP iktidarı ile
bölgemizde itibarı azalmış,
danışılan, güvenilen ve korkulan
ülkeden, ciddiye alınmayan ve
önemsenmeyen bir ülke durumuna düşmüştür.
CHP'li Ayata:
Bundan
sonra oy
kazanmak
aslanın
ağzındadır
7
HP İzmir İl Başkanlığı tarafından
düzenlenen "Yerel Seçimler ve
Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin
Ardından Türkiye" başlıklı konferans,
Kaya Termal Otel'de yapıldı.
C
CHP Genel Başkan yardımcılarından
Sencer Ayata, milletvekilleri, İzmir İl
Başkanı Ali Engin, ilçe belediye başkanları, akademisyenler ve çok sayıda davetli
hazır bulundu. Konferansın açılışında
konuşan Ali Engin, “Bu toplantı, ‘Biz
nerede hata yaptık?’ toplantısı değildir.
Biz yerel seçimlerin ardından toplantılarda, parti içi toplantılarda bu eksikleri
tartışıyoruz. Burada akademisyenler var.
Sadece CHP’nin eksikleri üzerinden
değerlendirme yapmak yanlış olur.” dedi.
İzmir İl Özel İdaresi'nin 4 milyar lirayı
bulan mal varlığının hükümet tarafından
engellendiğini ifade eden Engin,
“İzmir’in sorunları var.
Son Büyükşehir Yasası ile birlikte
görevler Büyükşehir Belediyesi’ne verildi.
Anadolu’nun birçok illerinde özel idare
malları belediyelere verilirken İzmir’de 4
milyar TL’lik yerel servet Hazine'ye devredildi.” diye konuştu.
'OY KAZANMAK ASLANIN AĞZINDA'
Daha sonra kürsüye çıkan CHP Genel
Başkan Yardımcısı Ayata, seçmen
davranışlarına değinerek, “Seçmenler
artık eskisi gibi yer değiştirmiyor. Seçmenlerin yüzde 15’i değişken durumda.
Bu oran çok azaldı. Bir yanda da diğer
partiyi düşünenler var, bunların oranı da
yüzde 30’u buluyor. Bazı seçmenler,
birçok durumda oylarını değiştirebildiklerini söylüyorlar.
Bundan sonra oy kazanmak aslanın
ağzındadır. Durumunu bilemediğimiz
yüzde 20’lik bir kısım var. Yarışın alanı
dar ve önem kazanıyor. Partilerin programları, söylemleri, örgütler önemli ama
bu kadar küçük kitleden söz ediyorsak, o
kitleyi iyi tanımamız gerekiyor.” dedi.
CHP açısından bakıldığında eğitimli seçmenin CHP’yi tercih ettiğini söyleyen
Ayata, AKP’nin ilkokul ve altı eğitimden
aldığı oy oranının yüzde 60 ve 70'e
geldiğini anlattı.
CHP’nin ise oyları eğitimli kesimlerden
aldığını savunan Ayata, AKP'nin özellikle
son zamanlarda 30 yaş altı kesimlerde oy
kaybı yaşadığını iddia etti.
CİHAN
Müslim'e bazı sözler verildi ama
şimdi bunlar hiç olmamış gibi
yetkililerin hiç bir sorumluluk almaması, sokakta özellikle bazı
grupların silahlanarak, sokakta
halka saldırmasını soruşturmadan araştırmadan yapılan
bazı açıklamaların sorunu
çözmek yerine daha da derinleştireceğinin altını çizmek istiyoruz." dedi. Sokağa çıkmanın,
demokratik tepki göstermenin en
doğal hakları olduğunu ve bunu
bu olaylar sırasında ilk kez yapmadıklarını belirten Tuncel, "Yıllardır bizler Galatasaray'da,
Taksim'de meydanlarda iktidara
karşı itirazlarımızı dile getirmek
için, ya da dünyada yaşanan
gelişmelere karşı itiraz etmek
için miting toplantı, eylem,
yürüyüş yaptık. Şimdi sanki ilk
kez HDP bir çağrı yapıyor da ilk
kez sokağa çıkıyormuş gibi bir
yaklaşım doğru bir yaklaşım
değil. HDP'nin çağrısını hele
hele şiddet çağrısı olarak değerlendirmek hiç doğru değil. HDP'nin çağrısına karşı eline silah
alanlar aslında bu süreci provoke etmiştir. Şimdi bunu açığa
çıkarmak,yargılamak hükümetin
sorumluluğundadır." şeklinde
konuştu.
Toplantı sonunda gazetecilerin
sorularını cevaplayan Tuncel,
hükümetten tam olarak beklentilerinin ne olduğu yönündeki bir
soruya, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğu'nun yeni tezkere önerisini talep etmediklerini, IŞİD'e
karşı savaşan grupların desteklenmesini istediklerini söyledi.
Tuncel, "IşŞİD özellikle Musul'da
aldıkları ağır silahlarla
saldırıyor. Bunun karşısında
uluslararası güçlerden bir destek
isteniyor. Türkiye bunu kendisi
yapmıyorsa bile bu koridoru açabilir. Uluslararası güçlerin oraya
yardım etmesi konusunda."
dedi. Savaşı değil barışı savunduklarını ancak Kobani'nin
düşmesi durumunda IŞİD'in
Türkiye'ye komşu olacağını belirten Tuncel, "Bunun karşısında
bu koridorun açılmasını talep
ediyoruz. Bu konuda bazı
görüşmeler yapıldı, bazı sözler
de verildiği ifade ediliyor ama bu
sözler yerine getirilmiyor. Bu koridor en azından orada savaşta
eşit koşulların sağlanması
konusunda hem de insani
yardım açısından." ifadelerini
kullandı. Gaziantep, Adana ve
Bilgöl'de yaşanan olayların incelenmesi gerektiğini ve bu olayların şaibeli olduğunu söyleyen
Tuncel, sosyal medyada IŞİD gibi
bir örgütü savunacak hale gelmenin kadınları ürküttüğünü sözlerine ekledi.
CİHAN
8
13 EKİM 2014
Gündem
Bakanlığı ile devam etti.
Davutoğlu, bakanlıkta aldığı
brifing sonrasında açıklamalarda
bulundu. Selahattin Demirtaş'ın
açıklamalarını değerlendiren
Davutoğlu, 'Bugün yapılan
açıklamalar ne olursa olsun
bizim için bundan sonra hiç taviz
vermeden ele alacağımız iki
husus vardır. Kamu düzeni ve
hukuki sorumluluk' dedi.
Davutoğlu, 'Kamu düzenini
temin etmek bir görev ve kamu
düzeni herhangi bir müzakere
konusu, şöyle olursa şu şekilde
tavrı alırız gibi tartışılacak bir
konu değil. Ne surette olursa
olsun kamu düzeni tesis edilir ve
herkes buna saygı gösterir' diye
konuştu.
Davutoğlu, 'O silahlı şahısların
sokağa çıktığını herkes gördü. En
çok huzur bozulan, araçları ve
evleri yakılan Kürt
vatandaşlarımız. Türkiye
herhangi bir etnik ve mezhep
ayrımı yapmadan demokratik
hukuk devleti anlayışıyla bütün
vatandaşlarının hukukukunu
koruma konusunda kararlılığı
kesindir. Bundan sonra da kamu
düzeni dışına çıkan, hukuki olma
niteliğini kaybeden ve milletin
huzurunu bayramda dahil
bozmuş olan bu yaklaşımlar
karşısında tutumuz açık ve net
olacaktır' şeklinde konuştu.
Çözüm sürecinin vandalizme
kurban edilmeyeceğini açıklayan
Davutoğlu şöyle devam etti:
DÜZEN OLMAYAN YERDE
ÇÖZÜM OLMAZ
"Bizim çözüm sürecinden
anladığımız, demokratikleşme
yolunda her bir vatandaşımızın
aidiyet duygusunun
pekiştirilmesi. Sadakatten
bahsediliyorsa herkes üzerine
düşeni yapmalıdır. Kamu düzeni
olmadığı yerde çözüm süreci de
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Kurtulmuş, "Kkimse, 'Türkiye'de bir iç çatışma başlatabilir miyiz' hevesinde, rüyasında olmasın" dedi.
Baştan yapsaydınız 24 kişi ölmeseydi
olmaz, hiçbir şey de olmaz. Bu
konudaki tutumumuzdan
kararlılığımızdan hiç kimsenin
şüphesi olmasın. Kamu düzeni
tesis edilecektir. Eğer yurt
dışındaki olaylarla ilgili kanaat
beyan edilecekse bunun yolları
var. Suriye'deki herkese, Suriye
Irak, bütün komşulardaki
akrabalık kesimlerine
şefkatimizle yardım etmeye
hazırız. Bunu da yaptık yapmaya
devam ediyoruz. Kobani'de 2 bin
kardeşimizi almamız bunun
göstergesidir. Ümit ederiz kime
bir daha kamu düzeni bozacak
şekilde eyleme girmez. Kamu
düzeni hepimizin
sahiplenmesiyle güçlendirilerek
devam eder.'
aşbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Türkiye'yi bir türbülansın içine sokmak isteyenlerin,
Türkiye'ye olağanüstü bir dönem
yaşatmak isteyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır" dedi.
B
Bir dizi temasta bulunmak için dün
Makedonya'ya gelen Kurtulmuş,
gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
"HEVESLERİ KURSAKLARINDA
KALACAK"
Türkiye'de üç gündür süren olaylarda hayatını kaybeden vatandaşların sayısının artmasının son
derece üzüntülü ve hazin bir durum
olduğunu kaydeden Kurtulmuş,
Türkiye'nin çok ciddi bir
provakasyon ile karşı karşıya
kaldığını, sorumsuz birtakım açıklamalarla halkın sokaklara
döküldüğünü ifade etti.
Kurtulmuş, hiç kimsenin telaşlanmasına gerek olmadığını ve tüm
yaşananların en kısa zamanda
geçeceğini belirterek, "Türkiye, inşallah bu vartayı da atlatacaktır.
Türkiye'yi bir türbülansın içine sokmak isteyenlerin, Türkiye'ye
olağanüstü bir dönem yaşatmak
isteyenlerin hevesleri kursaklarında
kalacaktır" şeklinde konuştu.
Başbakan Davutoğlu, 'HSYK ve
yargı bir güç mücadelesinin alanı
değildir, bir vicdan alanıdır. Güç
alanı haline getirildiği zaman ve
'Ben burayı ele geçirirsem, şu ve
diğer güçler üzerinde bir otorite
kurarım, denetim kurarım'
dediğinizde yargı vicdanını
kaybetmeye başlar' diye konuştu.
Yargıya güvenin önemine dikkat
çeken Davutoğlu, 'Yargıya güven
yüzde 100 olması gereken bir
husustur' dedi. Davutoğlu,
şunları söyledi: 'Bir kez daha
bütün yargı mensuplarına
sesleniyorum. Yargıyı artık salt
bir vicdan alanı haline
dönüştürme konusundaki
çabalara gayret, destek verin.
Kim ve ne şekilde olursa olsun,
yargı üzerinde şu veya bu
grubun, şu veya bu yaklaşımın
egemen olması değil yargıya
sadece vicdanın, sadece
toplumsal güvenin egemen
olmasını temin ediniz.'C
CİHAN
karşı çıkacak olan bölgede yaşayan
Kürt halkımızdır."
aşbakan Ahmet
B
Davutoğlu, NATO
Genel Sekreteri Jens
"Birileri, çözüm sürecini sona
erdirdik, bitirdik zannetmesin"
diyen Kurtulmuş, sözlerine şöyle
devam etti: "Türkiye'de, hükümet
olarak büyük bir siyasi kararlılıkla,
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en
vahim, en kanlı ve en zor sorunu
olan bu sorunu çözmeye ant içmiş
vaziyetteyiz. Dolayısıyla kim hangi
provakasyonu yaparsa yapsın, bu
sürece devam edeceğiz. Bir daha
memleketimizde silahların konuşmamasını, insanlarımızın
ölmemesini sağlayacak bu çözüm
sürecinin en kısa zamanda
başarıyla noktalyacağız.
Çözüm sürecinin bir numaralı
muhattabı, başta bölge halkı olmak
üzere Türkiye halkıdır. Bu süreçte
bölgede yaşayan insanlarımız özellikle son iki yıldır barışın,
kardeşliğin, esenliğin tadını çıkarmış oldular. Huzurun ve güvenin
tadını çıkarmış oldular. Böylesine
önemli bir kazanımı elde eden halk,
bu kazanımın geri gitmesine asla
müsaade etmeyecektir. Birtakım
kendini bilmez unsurların, birtakım
provokatörlerin şehirlerimizi yakıp
yıkması, orada ortaya çıkan bu
barış ve esenlik havasını ortadan
kaldırmaya çalışmasına en önce
"TÜRKİYE'DE İÇ ÇATIŞMA RÜYASI
GÖRENLER BOŞUNA BEKLEMESİN"
Stoltenberg'i kabulünde,
"Başta Patriot'lar olmak
üzere NATO'nun bu
süreçte yaptığı katkılar
önemli" ifadesini
kullandığı öğrenildi.
"Hiç kimse, 'Türkiye'de bir iç
çatışma başlatabilir miyiz'
hevesinde, rüyasında olmasın"
diyen Kurtulmuş, Türkiye'de Kürtler
ve Türklerin bin yılı aşkın bir
süredir barış içinde yaşadıklarını,
dolayısıyla Türkiye'de hiçbir şekilde
Türkler ile Kürtler arasında ya da
Kürt halkının kendi içerisinde bir
çatışma olmayacağını vurguladı.
M
oluştu.
Alınan bilgilere göre Başbakan
Ahmet Davutoğlu
başkanlığında yapılan güvenlik
toplantısında da bu ihtimal
masaya yatırıldı. Eylemleri
planlayanlar ya da arazide
görev alanlar arasında KCK
sanıklarının olup olmadığı
araştırılıyor.
Bunun sebebi, çok kısa bir süre
içerisinde Türkiye’nin dört bir
tarafında organize bir şekilde
harekete geçilmiş olması. Türk
bayrağı yakılmasından Atatürk
büstlerine saldırılara, yurt ve
dershane yakmalardan parti
binalarına molotof atmalara ve
yol kesmelere kadar birçok
eylemin, kendiliğinden
gerçekleştirilemeyeceği
üzerinde duruluyor.
Başbakanlık bünyesinde
oluşturulan Koordinasyon
Merkezi de 81 il valisi ve
kaymakamlıklar aracılığıyla
eylemcileri takibe aldı.
Provokatörler arasında KCK’da
tutuksuz yargılananların tespit
edilmesi halinde
tutuklanmaları için gerekli adli
süreçler başlatılacak.
Terör örgütü PKK’yı da
bünyesinde barındıran KCK,
iddianamede ‘paralel devlet
yapılanması’ olarak niteleniyor.
2009 yılında başlayan KCK
soruşturması çerçevesinde 403
kişi tutuklanmış ama çözüm
süreci çerçevesinde çıkarılan
yargı paketleri ile içeride hiçbir
tutuklu kalmamıştı.
Türkiye olarak, hem Irak hem de
Suriye'de yaşayan halkların ayağa
kalkması, barış içinde yaşaması için
gerekli projelere destek olunması ve
bu ülkelerde demokrasinin inşasının sağlanmasını temenni ettiklerini vurgulayan Kurtulmuş,
"Başından beri tekrarladığımız bir
sözü bir kere daha ifade etmek istiyorum: Bugün IŞİD'in karşısında timsah gözyaşları dökenler, IŞİD'i
ortaya çıkaran sebeplerin oluşmasına niçin müsaade ettiler. Bu
sorunun cevabını versinler. Biz
IŞİD'i bir sebep olarak değil, bir
sonuç olarak görüyoruz. Bu sabah
IŞİD'in işini bitirseniz, yarın başka
bir örgüt ortaya çıkar. Dolayısıyla
aslolan halkın yönetim süreçlerinin
içinde olduğunu bir Suriye'nin,
Irak'ın inşasıdır" şeklinde
konuştu.AA
Gezi sonrası açılan darbe
davalarına benzer şekilde bu
son olaylarda yer alanlar için de
darbe davalarının açılmasının
gündemde olduğu
belirtiliyor.C
CİHAN
"Kılıçdaroğlu'nun aklı başına geldi"
K Parti MYK toplantısı
öncesinde gazetecilerin CHP
Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun
yeni tezkere önerisine yönelik
sorularına cevap veren AK Parti
Grup Başkanvekili Mustafa
Elitaş, kabul edilen tezkerenin
Kılıçdaroğlu'nun söylediği
bütün kapsamları içerdiğini
belirtti. Kabul edilen tezkerenin
IŞİD veya PKK terör
örgütlerinden Türkiye'ye yönelik
Suriye veya Irak sınırından
A
"Ak Partili Kürtler sokakta" diyen Fırat'a çıkıştı
Bu arada güvenlik zirvesinde
üzerinde durulan bir diğer
ayrıntının da Gezi olayları
olduğu öğrenildi.
gelebilecek tehlikelere karşı
yurtdışına asker göndermeyi
içeren bir tezkere olduğunu
ifade eden Elitaş, 'Kemal
Kılıçdaroğlu'nun herhalde aklı
başına yeni gelmiş.
O tezkere Türkiye sınırları
dışından Türkiye'ye yönelik
olabilecek tehdidi bertaraf
etmek için yurtdışına asker
göndermeyi içeren bir
tezkereydi.
Tezkereyi tam olarak
okuyabilselerdi, bugünü görüp
değerlendirme imkanları
olsaydı, tahmin ediyorum
tezkereye 'evet' derlerdi.
Aynı şey HDP içinde geçerli.
Açıkçası, CHP özellikle 2
Ekim'de yaptığı hatayı
düzeltmek için bir hamle, gayret
içinde ama kamuoyu bunun ne
anlama geldiğini
değerlendiriyor' dedi.A
AA
urt Gazetesi'ne bir
demeç vererek “HDP,
Y
KCK çağrı yaptı diye
sadece onların
taraftarları sokağa
döküldü sanılıyor ama
bu yanlış bir algı. AK
Partiye oy vermiş olan
Kürtler de sokakta”
diyen eski Ak Partili
Dengir Mir Mehmet
Fırat'a Ak Parti'nin Kürt
Milletvekillerinden
Mehmet Metiner'den sert
cevap geldi.Metiner,
Fırat'ın sözlerine sert
çıktı.
"Ak Parti'ye oy veren
Kürtlerin de sokakta
olduğu iddiası kocaman
bir yalandan ibaret"
olduğunu ifade eden
Metiner, "Ak Partili
Kürtler sokak siyasetini,
sokaklarda terör
estirilmesini asla tasvip
etmezler. Ak Partili
Kürtler asla Kobane
bahaneli yeni bir Gezi
kalkismasına asla
sempatiyle bakmazlar."
dedi.
Olanlardan en fazla
Kürtlerin rahatsız
ilgilendirdiğini kaydetti.
Davutoğlu'nun ayrıca,
"Başta Patriot'lar olmak
üzere NATO'nun bu
süreçte yaptığı katkı
önemli" ifadesini
kullandığı belirtildi.
olduğunu özellikle
vurgulayan Metiner
şöyle konuştu: "Bunun
kirli bir komplo
olduğunu ve PKK'nın da
HDP'nin de ucu başka
yerlere kadar uzanan
veya da başka
merkezlerce hazırlanan
kirli ve kanlı bir tertibin
figüranlığının yaptığını
bilirler. PKK'nın
faşizminden ve
vandalizminden en fazla
Kürtler rahatsızdırlar.
Sadece Ak Partili Kürtler
değil, sağduyu sahibi
bütün Kürtler çok
rahatsızdırlar. PKK'nın
Kürtler üzerinde silah
zoruyla oluşturduğu
korku imparatorluğunun
yıkılmasını istiyorlar.
Artık devlet otoritesini
yanlarında görmek
istiyorlar. İşin gerçeği
bu. Ne Ak Parti'yle ne de
Ak Parti'nin Kürtleriyle
alakası olmayan
birilerinin kendini Ak
Parti düşmanlığı
üzerinden
gündemleştirmeye
çalışmalarını da gayri
ahlaki buluyorum."
Ak Parti'deyken başka
türlü konuşanların
samimiyetlerine aslında
kendilerine o mikrofonu
uzatanların da
inanmadığını savunan
Metiner, "Ak Partili
Kürtler adına o birileri
konuşmaktan
vazgeçsinler. Sokağı bu
kadar çok seviyorsa o
birileri en başta
kendileri insinler de
görelim. İşleri güçleri
Kürtler üzerinde siyasi
istismar ve ağalık
yapmak olanlar bugün
de farklı kisvelerle Kürt
kanı üzerinden
kendilerini güya itibarlı
bir konuma yerleştirmek
istiyorlar. Bu
samimiyetsizlige Ak
Partili Kürtler de, Ak
Parti'ye oy vermeyen
Kürtler de prim
vermezler. Başka
kapıya.." diyerek
sözlerini tamamladı.AA
9
Destici: Saldırılar Türk milletinin
birliğine yapılmıştır
çok etkilenen ülke olan
Türkiye ile dayanışmasını
göstermek için burada
olduğunu bildirdi.
NATO'nun her zaman
Türkiye'yi savunmaya
hazır olduğunu
vurgulayan Stoltenberg,
NATO için böylesi kritik
bir bölgede Türkiye gibi
güçlü bir üyeye sahip
olmanın şans olduğunu
ifade etti.A
AA
TÜRKİYE'Yİ SAVUNMAYA
HAZIRIZ
Stoltenberg ise NATO'nun
Irak'ta yaşananlardan en
BP Genel Başkanı Destici, yazılı
açıklamasında, Bingöl'de İl
B
Emniyet Müdürü Atalay Ürker, Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin
ve Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu'nun izinsiz gösteri sırasında hasar
gören iş yerlerini gezdikleri sırada
uzun namlulu silahla saldırıya
uğramalarını şiddetle ve nefretle
kınadığını bildirdi.
"IŞİD'İN OLUŞUMUNA NİYE
MÜSAADE ETTİNİZ?"
yatmış bölücülerin bin
yıllık kardeşlik ve
kader ortaklığına
darbe vurmak için
nasıl kuyruğa girdiğini
bilmek ve görmek
zorundadır.Kardeş
kavgası çıkartmak ve
son yurdumuzu baştan
ayağa cehenneme
çevirmek için iştahlı
olan şiddetseverlere
koz verilmeyecektir"
dedi.A
AA
Son olarak 11 Temmuz 2014
tarihinde son 2 tutuklu da
tahliye edilmişti.
Başbakanlık
kaynaklarından edinilen
bilgiye göre, kabulde
Davutoğlu ile
Stoltenberg, Suriye, Irak
ve bölgedeki gelişmeleri
NATO çerçevesinde ele
aldı.
Davutoğlu görüşmede,
bölgenin zor bir
dönemden geçtiğine
işaret ederek, NATO'nun
ilgilenmesi gereken
hemen hemen tüm
sorunların Türkiye'yi ya
da komşularını doğrudan
Başkabakan Ahmet Davutoğlu, NATO Genel
Sekreteri Jens Stoltenberg'i kabul etti.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, NATO Genel
Sekreteri Jens Stoltenberg'i kabulünde,
"Başta Patriot'lar olmak üzere NATO'nun bu
süreçte yaptığı katkılar önemli"
ifadesini kullandığı öğrenildi.
Kurtulmuş, Türkiye'nin "hızlı
yürüyüşünde sağdan soldan çelme
takmalarının olacağını" belirterek,
bunlara karşı hazırlıklı olduklarını,
birliğin bozulmasına Türkiye devletinin ve 75 milyonun tamamının
müsaade etmeyeceğini kaydetti.
Bahçeli uyardı: Ülkücü hareketin her mensubu...
HP Genel Başkanı
Bahçeli,
"Milliyetçi-Ülkücü
Hareket’in her
mensubu uyanık ve
dikkatli olacak,
muhtemel kavga ve
çatışmalardan
kesinlikle uzak
kalacaktır.Türkiye
sevdalısı aziz dava
arkadaşlarım, çakılan
etnik kıvılcımın nelere
mal olacağını, pusuya
NATO: Her
zaman Türkiye'yi
korumaya hazırız
"BU MESELEYİ
ÇÖZMEYE ANT İÇTİK"
Hükümet, eylemlerde KCK şüphesi üzerinde duruyor
ürkiye’yi ateşe veren terör
T
örgütü yandaşlarının
eylemlerinde KCK şüphesi
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Hukuktan
taviz yok
aşbakan Ahmet Davutoğlu,
B
her hafta gerçekleştirdiği
bakanlık ziyaretlerine dün Adalet
13 EKİM 2014
Destici, "Bingöl başta olmak
üzere diğer illerde polise karşı
yapılan saldırıları şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Özellikle
Bingöl'de emniyet müdürüne karşı
yapılan kalleşçe saldırı büyük bir
provokasyondur. Bu saldırı
polislerimize değil topyekun
Türk milletinin birliğine beraberliğine ve kardeşliğine yapılmış bir
saldırıdır" ifadesini
kullandı.
Destici, şöyle devam etti:
"Saldırıda hayatını kaybeden Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin
ve komiser Hüseyin Hatipoğlu'na
Allah'tan rahmet diliyorum. Başta
ailesi olmak üzere milletimizin ve
emniyet camiasının başı sağolsun.
Saldırıda yaralanan İl Emniyet
Müdürümüz Atalay Ürker ve koruması Oğur Atlı'ya da Allah'tan acil
şifalar diliyorum. İnşallah bu
saldırıları gerçekleştirenler en kısa
zamanda yakalanır. Bu saldırının
arkasında kimlerin olduğu net bir
şekilde ortaya çıkarılır. Bu
saldırıların bir daha yaşanmaması
en büyük temennimizdir."
BBP Genel Başkanı Destici, sağduyunun kaybedilmemesi ve provokasyonlara gelinmemesi
gerektiğini de belirtti.AA
Erdoğan: Birliğimizi kimse bozamayacak
Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan, ''Bu
milletin birliğini, beraberliğini,
kardeşliğini
Allah'ın
izniyle kimse
bozamayacaktır'' dedi.
umhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan, "Bu milC
letin, birliğini, beraberliğini,
"KİMSE BİRLİĞİMİZİ
BOZAMAZ"
kardeşliğini, kimse bozamayacaktır. Bundan hiç endişeniz olmasın" dedi.
"Bunları aşacağız inşallah.
Yarın inşallah her zamanki
gibi tarihi belediye meydanında sizlerle bir arada
olacağız. Orada tüm Trabzonlu kardeşlerime,
hemşehrilerime hitap etme
fırsatını bulacağız. Yoğun bir
programımız var. Karadeniz
Teknik Üniversitesinde bir
konuşmamız olacak. Trabzon'a her zaman inandık,
onlar da bize inandı. İnşallah
bundan sonra da aynı şekilde, kararlı bir şekilde, birlik, beraberlik, dayanışma
içerisinde yolumuza devam
edeceğiz. Bu milletin, birliğini, beraberliğini,
kardeşliğini, Allah'ın izniyle,
kimse bozamayacaktır. Bundan hiç endişeniz olmasın.
Allah yar, yardımcınız
olsun."
Çeşitli ziyaretlerde bulunmak
üzere Trabzon'a gelen
Cumhurbaşkanı Erdoğan,
havalimanı çıkışında otobüsten kendisini bekleyen
halka hitap etti.Erdoğan,
vatandaşlara gösterdikleri
ilgi ve alakadan dolayı çok
teşekkür ettiğini belirterek,
"Geçmiş Kurban Bayramı'nızı
tebrik ediyorum. Rabbim nice
bayramlara, bayram
sevincini aynen yaşayacak
şekilde bizleri kavuştursun"
diye konuştu.
"Özellikle bölgemizde meydana gelen bu son hadiseler
tabii ki bu bayramımıza
gölge düşürdü" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
Ensarioğlu CHP'ye: Bu Esed'i koruma söylemi
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Kılıçdaroğlu'nun
IŞİD'in vurulması için yeni bir tezkere çıkarılması önerisini eleştirdi.
izinsiz gösteriler ve
Kobani'deki
gelişmelerle ilgili
sorularını yanıtladı.
Siyasilerin yaptığı
açıklamalarla durumun sakinleştiğini
ifade eden Ensarioğlu, tahribatın
boyutunun
görülmesi gerektiğini
söyledi.
ceğiz, hapse gireceksek biz gireceğiz, öleceksek biz öleceğiz
halk adına. Biz topu
halka attığımız, halkı
sokağa attığımız noktada ucu nereye
gider Kimse hakim
olamaz sokaklara.
Yaşananlar
Türkiye'de çok büyük
bir kaos, büyük bir
felaketin
senaryosuydu, fragmanıydı."
Siyasetçilerin meşru
siyaset yöntemleri
dışında hiçbir yöntemi denememesi
gerektiğini vurgulayan Ensarioğlu,
şöyle konuştu: "Sorumsuz davranış ve
açıklamaların
Türkiye'yi nereye
götüreceğini görmek
lazım. Biz halktan
yetki aldık, halk
adına siyaset yapıyoruz. Ne olacaksa biz
yapmalıyız. Zarar
göreceksek biz göre-
Atatürk büstü ve
Türk Bayrağı gibi
halkın hassasiyetlerine yönelik
saldırıların halkı
tahrik edeceğine
dikkati çeken Ensarioğlu, MHP ve HDP
bürolarına yapılan
saldırıların uzaması
halinde de halkın
karşı karşıya
gelebileceğini belirtti. Yaşananlar
karşısında çözüm
sürecinin devam ettiğini, hükümet ve
nsarioğlu, bazı
illerde IŞİD baE
hanesiyle yapılan
Elinde "A.Akif" yazılı bordomavili forma olan bir çocuk,
Erdoğan'ın bulunduğu otobüse binerek kendisine formayı verdi.Daha sonra bir
vatandaş, otobüse binerek
Erdoğan'a bordo-mavi atkı
hediye etti. Cumhurbaşkanı
Erdoğan da atkıyı boynuna
astı.Bu sırada vatandaşlardan bazıları "Cumhurbaşkanım emret, yoluna
kurban olalım" şeklinde slogan attı.Havalimanından
otobüsle konaklayacağı
Zorlu Grand Otel'e gelen Erdoğan, burada da kendisini
bekleyen vatandaşlara
hitaben yaptığı konuşmada,
geçmiş Kurban Bayramlarını
kutlayarak, "Rabbim nice
bayramlar nasip eylesin.
İnşallah sizlerle belediye
meydanında bir araya geleceğiz. Toplu açılış töreni
gerçekleştireceğiz"
dedi.CİHAN
İmralı'dan yapılan
açıklamaların da
bunu teyit ettiğini
anlatan Ensarioğlu,
"Son 3 günde
yaşananlar çözüm
sürecine neden
ihtiyaç olduğunu
daha net gösterdi"
dedi.
"CHP'Yİ ESED'İ
KORUMA TELAŞI
SARMIŞ"
Ensarioğlu, CHP
Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, Kobani'nin kurtarılması ve
IŞİD'in yok edilmesi
için yeni bir tezkere
çıkarılması önerisini
eleştirdi.
"Kılıçdaroğlu,
yalancı pehlivan gibi
ortalıkta dolanıyor,
peşrev çekiyor" diyen
Ensarioğlu, CHP'nin,
hükümetin bugüne
kadar attığı hiçbir
doğru ve ciddi adıma
destek olmadığını
söyledi.Meclis'ten
Irak ve Suriye ile ilgili tezkere geçtiğini
ve şu an yürürlükte
olduğunu dile getiren Ensarioğlu, CHP'nin bu tezkereye oy
vermediğini anımsattı. Ensarioğlu,
"CHP'yi, 'Sadece
IŞİD'i vuralım, Esad'ı
güçlü kılalım' telaşı
sarmış. Aslında bu
IŞİD'i vurma değil,
Esad'ı koruma
söylemidir" dedi.
"KOBANİ'YE KORİDOR BU REALİTEDE
MÜMKÜN DEĞİL"
Türkiye'nin Kobani'ye insani yardım
konusunda dünyaya
örnek teşkil edecek
çaba içinde
olduğunu vurgulayan Ensarioğlu,
sivillerin can güvenliğinin sağlandığını,
IŞİD ile savaşan
güçlere sağlık desteği
verildiğini
anlattı.CİHAN
10
13 EKİM 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Fatih ÖZATAY
Süleyman GÖKSU
Boşuna kırılgan olunmuyor
SEFALETTEN KULLUĞA; İSYANDAN İTÂATE DÖNÜŞ
G
eçenlerde G20 grubunda yer alan
yükselen piyasa ekonomilerindeki
kredi hareketlerine değinmiştim. 20102013 dönemi incelendiğinde kredi-milli
gelir oranının bir yıl öncesine kıyasla
yüksek oranda arttığı beş ülke vardı.
Bu dönemdeki ortalama artışın büyüklüğüne göre şunlardı: Çin, Türkiye,
Brezilya, Endonezya ve Rusya. Çin ve
Rusya cari işlemler fazlası veren
ülkeler.
Oysa diğer üçü öyle değil. Hızlı kredi
artışı cari işlemler açığı ikilisi daha
tehlikeli bir şey. Zira cari işlemler
açığının finansmanı için ülkeye giren
dış kaynak (dış borç ya da yabancı sermaye de diyebiliriz) hızlı kredi artışına
yol açabiliyor, hızlı kredi artışı ise cari
işlemler açığını daha da yükseltebiliyor.
Ülkeye gelen dış kaynak daha çok kısa
vadeli ise sorun daha da ağırlaşıyor.
Zira bu tür sermaye yüksek getiriye
geliyor. Büyük gelişmiş ülkelerde faiz
hadleri artmaya başlayınca da ya eskisi
kadar gelmiyor ya da daha kötüsü
gelen geri dönüyor. Böyle olunca da
kısa vadeli sermayeye dayanarak yüksek kaldıraçlı işlemlere girişen (özvarlıkların çok üzerinde borçlanma)
şirketler zor duruma düşebiliyorlar.
Geçen yılın mayıs ayında o zamanki
ABD Merkez Bankası Başkanı (FED)
Bernanke’nin parasal genişlemeye bir
süre sonra kademeli olarak son vereceklerini ve bunu faiz artırma sürecinin
izleyeceği yönündeki açıklaması, yükselen piyasa ekonomilerinde büyük
kargaşaya yol açmıştı. O sırada FED’in
bu politikasından olumsuz yönde en
çok etkilenecek beş ülke sayılıyordu:
Brezilya, Endonezya, Güney Afrika,
Hindistan ve Türkiye. Dikkat ederseniz
hızlı kredi genişlemesinin yaşandığı üç
ülke bu kırılgan beşli içinde.
İnsan uluslararası karşılaştırma yaptığında kendi ülkesinin durumunu
daha iyi anlıyor. Yukarıda değindiğim
gibi, birkaç yıldır hızlı kredi
genişlemesinin bir finansal krize yol
açabileceği yolunda yorumların
yapıldığı Çin bir tarafa bırakıldığında,
bu grup içinde en hızlı kredi
genişlemesi Türkiye’de.
Ama dahası da var ne yazık ki. Hızlı
kredi genişlemesinin olduğu ve cari
işlemler açığı veren ülkeler içinde en
yüksek dış kaynak istilasına (girişine)
uğrayan ülke Türkiye. Milli gelire
oranla net sermaye girişleri tablonun
ilk sütununda yer alıyor. Bir de doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) hariç net
sermaye girişleri ve portföy girişleri
yine milli gelire oranla ikinci ve
üçüncü sütunda gösteriliyor. Hangi
ölçütü alırsanız alın ‘istilaya’ uğrama
konusunda Türkiye’nin eline su dökebilen yok. Dikkat ederseniz Brezilya
için pek bir istiladan söz etmek
mümkün değil. Gelen dış kaynağın
çoğu doğrudan yabancı yatırım. Endonezya’ya gelen sermaye zaten çok
fazla değil. Kaldı ki yarıya yakını yine
doğrudan yabancı yatırım. Türkiye için
öyle değil ama. Peki, sonuç ne? Sonuç
açık: 1) Olgularla kavga etmenin anlamı yok. Kırılgan bir ülke olarak gösteriliyor olması, Türkiye’ye yapılan bir
haksızlık değil.
2) 2014 başında Bankacılık Düzenleme
ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK)
tüketici kredisindeki hızlı artışı frenlemek için aldığı kararlar doğru. 3)
Büyüme oranımızın bu yıl düşük
düzeyde kalacak olmasının ana nedeni
Merkez Bankası’nın kararları değil, BDDK’nın kararları. 4) Ama BDDK’nın
kararlarını kaldırmak Türkiye’nin
riskini artırır.
5) Yine aynı noktaya geldik:
Türkiye’nin yeni bir kalkınma hikâyesine ihtiyacı var. Bu beş sonucun ilki
dışında kalanlarla yazının ne ilgisi var
diye sorabilirsiniz elbette. Yazıda bu
konular üzerinde durmadım ama
sözünü ettiğim kırılganlıkla her dördü
de çok yakından ilgili. Gelecek
yazılarda anlatırım…
Radikal 3 Ekim 2014
A
bdullah bin Mübârek,
gençliğinde içkiye
müptela idi.
Arkadaş ve dostlarını bir
elma bahçesine davet ettiler.
Yiyecek ve içecek için hayli
masraf ile hazırlık yaptılar,
çalgı çaldılar.
İyice sarhoş olup, akılları
başlarından gitti. Seher vaktinde ayıldılar. Çalgı çalmak
istediler.
Fakat çalgı âletinden ses
gelmedi. Aleti gözden
geçirdi.
Yine ses gelmedi. Nihâyet
çalgı, ilâhî kudretle
konuşup Hadîd Sûresinin
16. âyet-i kerîmesini okudu
ki meâli şudur:
"Îmân edenlere vakti, zamanı gelmedi mi ki kalpleri
Allâh'ın zikrine ve ondan
inen (Kur'ân ile inen
hükümler)e, huşû etsin;
saygı ile boyun eğip itaat
etsin..." Bunun üzerine sazı
kırıp içkiyi döktüler,
rengârenk kadehleri
kırdılar, ilim öğrenmeye, Allâh'a kulluğa döndüler ve
büyük âlim oldular.
Babası, ticaret yapması için
ona 50 bin dirhem para vermişti.
Parayı aldı ve tamamını
hadis ilmi için sarf etti,
vatanına döndü.
Babası: "Ne çeşit mal getirdin, ne fayda elde ettin?"
dedi.
Abdullah bin Mübarek (rh.),
hadis yazdığı defterleri
babasına gösterip, "Bunları
getirdim, iki cihan menfaati
elde ettim" deyince babası
memnun oldu.
bin Mübarek'e yol arkadaşı
oldum.
Kendileri evlerine gitmek istiyorlardı. Hava da hayli
soğuktu.
Mescidin kapısında ben ona
hadis sordum, o cevap
verdi, tekrar ben sordum o
cevap verdi, nihayet
müezzin geldi, sabah
ezanını okudu."
Bir gün Abdullah bin
Mübârek (rh.) Rakka'ya gitmişti. Abbasi Halifesi Hârûn
Reşid de orada idi.
Halk koşuştular. Şehirde
büyük bir çalkantı vücuda
geldi.
Harun Reşid'in hanımı, bu
gürültü ve kargaşayı görüp
sebebini sordu.
Ayrıca 30 bin dirhem daha
önüne koydu ve "Bu
meblağı da al, sarf et,
ticaretini kemale erdir."
dedi.
Hasan bin Şakîk (rh.) şunları anlatır: "Bir gün yatsıyı
kıldıktan sonra Abdullah
"Horasan'dan büyük âlim
Abdullah bin Mübarek
gelmiş," denince. "Aslında
sultanlık bu zatın sahip
olduğu şeydir, yoksa Harun
Reşid'in ki değil." dedi.
Basın Ekspres Yolu'nda
ölümlü kaza meydana geldi
Bu kez vatandaş
bankaya hacze gitti
Basın Ekspres
Yolu havaalanı
istikameti Sefaköy yol
ayrımında
meydana
gelen trafik
kazasında,
lüks otomobilin çarptığı
motosiklet
sürücüsü hayatını kaybetti.
Motosiklet
sürücüsü
Mürsel Turan'ın (25), cenazesi Adli Tıp
Kurumu
morguna
kaldırıldı.
İstanbul'da, özel bir bankadan çektiği
krediler için kesilen masrafların iadesini isteyen vatandaş, ödeme yapılmaması üzerine bankaya haciz çıkarttırdı.
azaya karışan otomobil
K
sürücüsü Taylan T. ise ifadesi
alınmak üzere 75. Yıl Polis Merkezi'ne götürüldü. Kaza, Bahçelievler
Basın Ekspres Yolu Atatürk Havalimanı istikameti Sefaköy yol
ayrımında meydana geldi.
kaybetti. Motosikletin arka kısmında ve çarpan otomobilin ön
kısmında ağır hasar olduğu
görüldü. Turan'ın cenazesi Adli
Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Sürücü
Taylan T. ise ifadesi alınmak üzere
75. Yıl Polis Merkezi'ne götürüldü.
34 GD 6229 plakalı motosikletiyle
havaalanı istikametinde giden
Mürsel Turan'a, Taylan T. yönetimindeki 34 JY 2507 plakalı lüks
otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle motosikletiyle yerde sürüklenen Turan olay yerinde hayatını
Kaza nedeniyle Basın Ekspres Yolu
havalimanı istikametinde trafik
bir süreliğine tek şeritten verildi.
Kaza yapan araçların çekici
tarafından olay yerinden kaldırılmasıyla tüm şeritler trafiğe açıldı.
Yücel TANOL-EKONOMİ
Işık ihlali yapan
minibüse TIR çarptı: 1 ölü
ehmet Kodalak, özel bir
M
bankadan 4 ayrı kredi çekti.
Banka bu krediler için Kodalak’tan
kredi tahsisi, yeniden yapılandırma,
masraf tahsilatı ücretleri adı altında
toplam 2 bin 213 TL kesti.
Kodalak, daha sonra bankadan bu
masrafların iade edilmesini istedi.
Ödeme yapılmayınca da yasal yollara
başvurdu. İstanbul 35. İcra Müdürlüğü haciz takibi başlattı.
Karar rağmen 2 aylık süreçte herhangi bir sonuç alamayan Kodalak,
bir kez daha icra müdürlüğüne
başvurarak memur vasıtasıyla
bankaya hacze gidilmesini ve alacağının bankanın kasasından icra
memuru vasıtasıyla tahsil edilmesini
talep etti. İcra müdürlüğünün kasa
haczi kararı vermesinin ardından Kodalak, avukatı Ali Çezik, icra
memuru ve yedi eminle birlikte
bankanın Çağlayan şubesine hacze
gitti.
Avukat Çezik, “Bir müvekkilimiz
bankaya, kredi masrafı iadesi ile ilgili dava açmıştır. Sonucunda icra
takibi yapılmıştır. Bu masrafın
müvekkile ödenmesine karar verilmiştir.
Ancak banka icra takibine rağmen
bu borcu ödemimiştir. Zorunlu olmamamıza rağmen bankaya gerekli
ihtarlar çekildi. Buna rağmen borç
ödenmedi.
Banka direnim göstermektedir.
Bankının hukuk servisiyle de
görüşülmesine rağmen küçük bir
üdahaekipleri ilk m
112 acil sağlık ı. Sedyeyle ambupt
lali yapan
leyi burada ya rk, Silivri Devlet
ilivri’de ışık ih rptı. Bariyerlere
tü
Er
an
ça
lda
lansa alın
minibüse TIR şoförü, hastantürülürken yo
gö
e
i’n
es
n
ün
ta
üs
as
ib
H
in
m
n
ını
sıkışa
etti.
en yolda hayat
hayatını kayb
eye götürülürk
lis
kaybetti.
yerine gelen po
ısa sürede olay rek güvenlik önK
çeke
rişteki
ekipleri, şerit ı gören bir kadın,
Kaza, Silivri gi na geldi. İday
az
da
K
lemi aldı.
, yan
kavşakta mey GK 535
rda beklerken
“Kırmızı ışıkla çalıştı ama kırmızı
dialara göre, 34 şoförü Avni
a
üs
yoldan çıkmay lıştı.
plakalı minib
k
ra
pa
ça
ya
e
li
ey
la
ışıkta geçm
Ertürk, ışık ih ı.
kt
çı
ı
aniden yola
n TIR duramad
ışıklardan gele di. Kazanın
l
şi
Ye
34
rdu.” de
aktan geçen
ve ortadan vu rücüsü göz altına
Bu sırada kavş TIR, durasü
R
ı
TI
al
n
ardında
ruşturHV 4214 plak
tı.
rp
olayla ilgili so
ça
n
e
si
üs
li
ib
Po
in
.
dı
ın
al
CİHAN
,
mayınca m
rk
iyor.
förü Ertü
ed
şo
m
üs
va
ib
de
in
ı
m
as
a
Kazad
len m
Olay yerine ge
araçta sıkıştı.
bankada işlem yapmak isteyen
kuyumcu dövizlerin sahte çıkmasıyla şok oldu.
Bahçelievler’de geçtiğimiz
yaşanan dolandırıcılık olayı şöyle
gelişti: Suriye uyruklu olduklarını
söyleyen iki kadın akşam saat-
Bankaları eleştiren Çezik, “Vatandaştan alırken iyi ancak mahkeme ve
icra kararına rağmen ödememekte
direniyor.
Biz de bugün memur vasıtasıyla cebri
hacizle tahsil edeceğiz. Herhangi bir
gerekçe gösterilmiyor. Bu şekilde
sürüncemede icra dosyası, yaklaşık 2
aydır direniyorlar.” diye konuştu.
Banka çıkışında açıklama yapan
Avukat Çezik, “Fiili haciz yaptırmadılar. Borcu hemen ödeyeceklerini
söylediler. Gün içerisinde icra
hesabına EFT geçecek. Bu şekliyle de
bankanın direndiği borç ödenecek.”
ifadelerini kullandı.
CİHAN
Tuzla'da boya fabrikası alev alev yandı
S
Bahçelievler’de sahte dövizle
kuyumcuyu dolandırdılar
ahçelievler’de, bir kuyumcuya
B
giden iki kadın dövizle
alışveriş yaptı. Aldığı parayla
borç vatandaşa ödenmemektedir.
Bize de son yol olarak kasa haczi, fiili
haciz uygulaması kalmıştır. Bugün
de fiili haciz yapıcağız.” dedi.
lerinde bir kuyumcuya gitti. Bir
süre vitrine bakan kadınlar daha
sonra içeri girerek dövizle alışveriş
yapmak istediklerini söyledi.
Kadınların teklifini kabul eden
kuyumcu Güven K., 3 bin dolar
değerinde bilezik ve takıdan
oluşan altınları sattı. Aldığı dolarların sahte olup olmadığını öğrenmek isteyen kuyumcu Güven K.,
paraları, para sayma makinesinden geçirdi ancak olumsuz bir
durum yaşanmadı.
Kadınlar alışverişlerini tamamlayarak kuyumcudan ayrıldı. Elindeki 3 bin dolarla banka şubesine
giderek işlem yapmak isteyen
Güven K., banka görevlisinin
parayı kontrol etmesiyle
dolandırıldığını öğrendi. Kuyumcu
Güven K.’nın aldığı dövizler
yapılan kontrolde sahte çıktı.
Güven K. emniyete giderek
şikayetçi olması üzerine Suriyeli
olduğunu söyleyen kadınların
benzer yöntemle Bahçelievler’de
farklı kuyumcuları dolandırdığı
ortaya çıktı. Polis, dolandırıcıları
yakalamak için çalışma başlattı.
CİHAN
hallesi Cengizhan Caddesi üzerinde bulunan Boya ve Vernik
Organize Sanayi Bölgesi’ndeki
boya fabrikasında çıktı.
uzla'da, Boya ve Vernik OrganT
ize Sanayi Bölgesi’nde bulunan iki katlı bir fabrikada yangın
çıktı.
Alevlerin sardığı fabrikadaki
yangını söndürmek için olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk
edildi. Yangın, Orhangazi Ma-
Yangını söndürmek için Tuzla,
Pendik, Kartal, Erenköy, Kadıköy
ve Ümraniye itfaiye amirliklerinden çok sayıda takım olay
yerine geldi.
İtfaiye ekipleri alevlere kısa sürede
müdahale etti. Zaman zaman parlayan alevler, itfaiye ekiplerini zor
durumda bıraktı. Yangın kontrol
altına alınırken soğutma çalışmaları sürüyor.
CİHAN
13 EKİM 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Anaokulundan üniversiteye
teknoloji eğitimi!
11
Yüksek puanlı liselerde
hala boş kontenjan var
İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden (İEÜ) ikinci kampüs geliyor. Güzelbahçe Kampüsü'nde anaokulundan üniversiteye teknoloji eğitimi verilecek.
İ
zmir Ekonomi Üniversitesi’nin
(İEÜ) ikinci kampusü, Güzelbahçe’de kuruluyor. Güzelbahçe
Kampüsü, kentin mimari yapısına
da zenginlik katacak. İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem Demirtaş, ikinci kampüs alanını
teknoloji vadisine dönüştüreceklerini belirterek, “ ABD’de
anaokulundan liseye kadar
eğitim yapan önemli yerleri inceledik.
Bunların eğitim sistemlerine baktık. Şu anda halen dışarıda bu
konuda araştırma yapan hocalarımız var. Önce ilk ve orta
düzeyi açacağız. Lise düzeyi daha
sonra hizmete geçecek. Üniversitede de sıra dışı bölümler olacak”
dedi.
EOG nakilleri devam edT
erken, 29 Eylül-9 Ekim
arasında yapılan nakil
özel sınavla okula kayıt edilecek.
Sadece İzmir’de değil Ege Bölgesi’ne hatta Türkiye’ye bu eğitim
modelini yayacağız. O zaman
hazırlık okulunu kapatarak,
gerçek yabancı diller eğitimi verebileceğiz. 2023 yılında tamamen
İzmir Ekonomi’de yetişmiş, en iyi
eğitimi alan, 2-3 dil bilen gençler
yetiştirmiş olacağız” dedi.
Kampüs alanında anaokulundan
üniversiteye dek farklı eğitim birimlerinin olacağını kaydeden
Başkan Demirtaş, “ Hedefimiz
“dünya üniversitesi” olmak. Bu
nedenle, İzmir Ekonomi, ana, ilk,
orta ve lise eğitim kurumlarını
açacağız. Ekonomi Koleji burada
olacak. Eğitim fen ağırlıklı olacak.
”MİMARLARDAN PROJELERİNİ
BEKLİYORUZ”
Örnek bir Fen Lisesi yapmak istiyoruz. Çünkü Mühendislik Fakültesi, 2. Teknopark da burada
olacak. Spor salonumuz, olimpik
havuz, futbol sahası, tenis kortları, basketbol sahası, gölet, burada olacak. İleri teknoloji, uzay
çağı, atom çağı, robot teknolojisi
konularında çalışmalar yapılacak. IQ seviyesi yüksek çocuklar
Kurulacak Ekonomi Koleji’nin,
mühendislik fakültesinin de
altyapısını oluşturacağını belirten
Başkan Demirtaş, “master planı
hazırlanan kampüs, binaları,
fiziki yapısıyla değil, akademik
kadrosu ve eğitim programı ile iddialı bir yapı haline gelecek. Bu
alanda mimarlarımızdan projelerini bekliyoruz” diye konuştu.
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
PROJELERİN TESLİMİ İÇİN SON
GÜN 17 EKİM
2. kampüste, mimarlardan gelecek proje teklifleri değerlendirilerek seçilecek ve İzmir’e simge bir
yapı kazandırılacak. 210 bin 957
metrekarelik alanda kurulucak
Güzelbahçe Kampüsü’nde
anaokulundan üniversiteye dek
farklı eğitim birimleri olacak.
Yeni alanı tasarlamak isteyen
mimar veya mimarlar, İzmir
Ekonomi Üniversitesi Proje ve İnşaat Müdürlüğü’ne 17 Ekim’e
kadar dosyalarını teslim edebilecekler. Kampüs alanına yönelik
proje geliştirmek isteyen mimarlardan alınacak ön yeterlilik
dosyasında, TMMOB Mimarlar
Odası İzmir Şubesi üyeliği,
özgeçmiş, mimari portföy istenildi.
AA
başvuru sonuçları 10 Ekim
gecesi e-Okul üzerinden açıklandı. Buna göre Galatasaray,
İstanbul, Kabataş Erkek,
Cağaloğlu Anadolu Lisesi
gibi yüksek puanlı okullarda
hala boş kontenjan var.
TEOG nakilleri il ve ilçe milli
eğitim müdürlükleri tarafından oluşturulan komisyonlarca yürütüldüğü için Milli
Eğitim Bakanlığı, TEOG
nakilleri kapsamında Türkiye
genelindeki boş kontejanları
açıklamadı.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)
29 Eylül-9 Ekim tarihleri
arasında yapılan TEOG nakil
başvuru sonuçlarını e-Okul
üzerinden 10 Ekim Cuma
gecesi duyurdu. Ancak
nakiller il ve ilçe milli eğitim
müdürlüklerince kurulan
komisyonlara devredildiği
için Türkiye genelindeki boş
kontenjan sayılarını açıklamadı. e-Okul üzerinden açıklanan sonuçlara göre yüksek
puanlı okullardan
Galatasaray Lisesi, İstanbul
Lisesi, Cağaloğlu Anadolu
Lisesi gibi okullarda hala boş
kontenjan var.
Ayrıca e-Okul’da liselerin
hem A grubu yerleştirme
puanları, hem de önceki
hafta oluşan nakil taban
puanlarına da yer verildi.
Fakat Galatasaray ve İstanbul
Lisesi’nin sadece A grubu
yerleştirme puanları sistemde yer alırken, en son
nakillerle oluşan taban puanları açıklanmadı.
Kabataş Erkek Lisesi’nin ise
hem A grubu yerleştirme
puanı, hem de önceki hafta
nakillerle oluşan taban puanları duyuruldu. Buna göre
Kabataş Erkek Lisesi’nin Almanca bölümünün A grubu
yerleştirme puanı 494,7639
iken, nakillerle oluşan taban
puanı yükselerek 495,7407
oldu. Lisenin İngilizce
bölümünde ise nakillerle
puanlarının düştüğü
görüldü. Kabataş Erkek Lisesi’nin İngilizce bölümünün
A grubu yerleştirme puanı eOkul’da 495,1072 iken, önceki
hafta nakillerle oluşan taban
puanı 493,3263 olarak yer
aldı.
Okullar 15 Eylül’de açıldı
ancak liselerde henüz okula
başlayamayan öğrenciler var.
Milli Eğitim Bakanlığı, TEOG
kapsamında evlerinden uzak
okullara yerleştirilen öğrenciler için 17 Ekim’e kadar
nakil hakkı verdi.
Başka bir okula nakil yaptırmak isteyen öğrencilerin il ve
ilçe milli eğitim müdürlüklerinde kurulan komisyonlara her hafta dilekçe vermesi
gerekiyor.
AA
Ücretsiz devlet dershaneleri açılıyor
evlet okulları ve halk
D
eğitim merkezleri
bünyesinde açılacak olan
ücretsiz devlet dershaneleri
için çalışma takvimi uygulamaya başlatıldı.
Buna göre Milli Eğitim
Müdürlüklerinde kurulan
komisyonlar 10 Ekim’e kadar
kurs merkezini belirleyip
başvuruları kabul etme
süreci devam etti.
13-17 Ekim tarihleri arasında
görevlendirilen öğretmenlerin onayı alınacak. Öğrencilerin hiçbir ücret ödemeden,
istedikleri öğretmenlerden
ders alabileceği kurslar 20
Ekim’de başlayacak. Hazırlıklarını tamamlayamayan okul
ve halk eğitim merkezlerine
biraz daha zaman tanınacak.
Diğer taraftan kursların
sorunsuz açılabilmesi ve
işleyebilmesi için öğretmen
transferi bile gerçekleştirilecek. Kurs verecek öğretmenin
bulunmadığı durumlarda ek
ders karşılığı dışarıdan öğretmen görevlendirilebilecek.
Bazı okullar da kurs merkezi
olarak kullanılacak. Nüfus
yoğunluğu az olan ilçelerde
merkezi bir okul, kurs
merkezi olarak açılabilecek.
AA
12
13 EKİM 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Çocuğa 2 yaşına kadar
anne sütü verilmeli
Zayıflatan bisküvi ve diyabeti bitiren gazoza 24 milyon $
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
ıldız Holding ya da halkın bildiği
adıyla “Ülker” USA’ da Harvard
Y
Üniversitesi Toplum Sağlığı Fakültesi’nde Prof. Hotamışlıgil’ in başkanlığındaki merkeze 24 milyon dolar
bağışlamış.
Merkez 10 sene süreyle Sabri Ülker
adını taşıyacakmış. Amacı daha çok
kazanmak olan bir holdingin bilimsel araştırmalara destek olması
şüphesiz ki alkışlanacak bir
davranış.
Bir zamanlar 70 sente muhtaç olan
bir ülkenin bir şirketinin USA’ daki
bir bilim kuruluşuna böyle külliyetli
miktarda bağış yapacak seviyeye
gelmiş olması elbette hepimizi gururlandırıyor.
Ancak, Ülker’ in maksadı sadece ve
sadece “bilime katkı yapmak” mı
yoksa bir nevi “forma reklâmı” alır
gibi adının dünyanın bu çok ünlü ve
aynı zamanda da değerli bilim kurumuyla birlikte anılması mı, buna
tam karar veremedim.
Yalnızca bağış töreni vesilesiyle
yapılan haberlerde bile şirketin adı
Amerikan ve dünya medyasında defalarca geçiyor ve merkez 10 sene
süreyle de Sabri Ülker adıyla anılmaya devam edecek.
Kim bilir, belki de değil 24 milyon $,
240 milyon $ ile bile böylesine etkili
bir reklâm kampanyası yapılamayabilir.
Bilim için harcanan her kuruş kutsaldır
Elbette her şirket parasını istediği
gibi harcayabilir, istediği yere bağış
yapabilir, kimse karışamaz. Bu
bağış, bir ihtimal şirketin kurucusu
Sabri Baba’ nın vasiyeti de olabilir.
Bilim için harcanan her kuruşun
değerli olduğuna da inanırım. Bilimin ülkesi, dini, mezhebi, ırkı yoktur.
Burada da bağış ciddi bir araştırma
merkezine yapılıyor ve bağış yapılan
merkezin başında da bir Türk
araştırmacı var; bunlar iyi şeyler.
Burada yapılacak buluşlar tabii ki
tüm dünyayı tüm insanları ilgilendirecek, bunlardan herkes faydalanacak; bu da çok iyi. Gelin
görün ki kafama takılan birkaç
husus var.
Bağış neden ülkemizde yapılmadı?
Önce insanın aklına ister istemez
“bu bağış neden ülkemizde bir kuruma yapılmadı” diye bir soru
geliyor. Biraz düşününce “bu parayı
hakkıyla harcayacak bir araştırma
merkezi bulamamış olabilirler” diyorum.
Üniversitelerimizin ve TÜBİTAK gibi
bilim kuruluşlarımızın hâli
gözümün önüne geliyor; içimden
“hiç de haksız sayılmazlar” diyorum.Bu durumda da başında bir
Türk olan dünya çapında üne sahip
Harvard çok iyi bir seçim gibi duruyor.
Ülker’ in buluşlarda ticari payı olacak mı?
Bilimin ticari tarafını gözden kaçırmamak lâzım. Newton’ un, Edison’
un Graham Bell’ in hiçbir ticari
kaygıları yoktu ama artık
günümüzde iş değişti.
Bir ağacın altında yatarak, hiç para
harcamadan yapılabilecek bütün
icat ve keşiflerin yapıldığına inanıyorum. “Masrafsız icat yapma” ve
“bilim için bilim” yapma dönemi kapanmıştır.
Artık bir buluş için mutlaka milyonlar, milyarlar harcanması gerekiyor
ve bunu harcayanların da karşılığını
talep etmeleri gayet normaldir.
Bu bağışla yapılacak araştırmalar
sonucu mesela yeni bir ilaç veya
ürün bulunursa Ülker’ in bundan
“ticari” bir çıkarı, payı olacak mıdır?
Elbette olmalıdır.
En azından ben olmasını isterim ve
dünya çapında bir işadamı olan
Murat Ülker’ in de farklı
düşüneceğini ve bu “detayı” atlamış
olabileceğini sanmam.
Mesela, bu bağışla yapılacak araştırmalar sonucu obezite veya diyabeti
tamamen önleyen bir ilaç “milyar
dolarlar” demektir.
Şunları merak ediyorum
Merkezin çalışanları medyanın
karşısına çıkarken Yıldız Holding
veya Ülker logosunun veya adının
bulunduğu gömlekler giyecek midir
veya bir açıklama yapılırken arka
planda Yıldız Holding adı, logosu
görünecek midir?
ozyazı İlçe Sağlık Müdürü ve
B
Toplum Sağlığı Merkezi
Sorumlu Tabibi Dr. Ahmet
ve ruhsal olarak bebeğe birçok
faydası olan emzirmenin
doğumdan hemen sonra
başlaması gerekmektedir.
Emzirmenin doğumdan hemen
sonra başlatılması ve sık olarak
emzirmek, annenin süt
üretimini kolaylaştırır. Emzirme
dönemi, anneyle bebek
arasındaki bağın kuvvetlendiği
en keyifli süreçtir. Anne ve
bebeğin uyumu sağlanana
kadar emzirme konusunda bir
takım sıkıntılar yaşanabilir
ancak unutulmamalıdır ki
bebekler doğumdan itibaren ilk
altı ay yalnızca anne sütüyle
beslenmelidir. 6 aydan sonra 2
yaşına kadar anne sütü ek
besinlerle beraber verilmelidir.
Anne sütü, yeni doğan bebeğin
büyüme ve gelişmesi için
gerekli olan tüm sıvı, enerji ve
besin öğelerini içerir. Daima
temiz, taze ve uygun ısıda olan,
sindirimi kolay, bebeğin ayına
göre değişim gösteren, bebeğin
bağışıklığını koruyan faktörler
yönünden zengin, doğal bir
Hakan Acı, 6 aydan 2 yaşına
kadar anne sütünün ek
besinlerle beraber çocuklara
verilmesi gerektiğini belirterek,
"Anne sütü, yeni doğan bebeğin
büyüme ve gelişmesi için
gerekli olan tüm sıvı, enerji ve
besin öğelerini içerir. Anne sütü
zengin ve doğal bir besindir"
dedi. Bozyazı Toplum Sağlığı
Merkezi tarafından, Akdeniz
Aile Salığı Merkezi’nde
Emzirme Haftası etkinliği
düzenlendi. Etkinlikte özellikle
izlem için gelen annelere,
hamilelere ve muayene için
bekleyen vatandaşlara anne
sütü ve emzirmenin önemi
hakkında broşür dağıtılıp,
sağlık görevlileri tarafından
bilgilendirme yapıldı. Etkinlikte
konuşan Dr. Ahmet Hakan Acı,
bebeğe verilecek en değerli
hediyenin anne sütü olduğunu
belirterek, "Anne sütü bebek
için en sağlıklı besindir. Fiziksel
Göz sağlığını korumak için 8 öneri
Hotamışlıgil, bağış töreninde “Hem
millete sağlıksız gıdaları yedirip
içirip onların obez ve diyabet olmalarına sebep oluyor sonra da
obezite ve diyabet araştırmalarına
bağış yapıyorsunuz, bu ne perhiz bu
ne lahana turşusu” diye
düşüncelere dalmış olabilir mi?
Bu araştırmalar, “obezite ve diyabetin en önemli sebebinin holdingin
ürettiği yiyecek ve içecekler olduğu”
şeklinde bir sonuç verirse durum ne
olacaktır?
Gelelim neticeye
Yüzde 100 bir Kayseri’ li olan ben,
çocukken hiçbir ticari ışıltı göstermediğim için “okumaya” yönlendirildim.
İlkokul birinci sınıfta koltuğumun
altına “satmam için” bir demet
gazete verdiler. Babam akşam kaç
gazete sattığımı sordu. “Hiç satamadım ama hepsini okudum”
dedim.
“Sen okumaya devam et” dediler ve
o gün bugündür de “okurum”.Bu sebepten “ticaret genlerim” aktif değil
ama ben bile dumura uğramış genlerimle bu bağışı “zayıflatan
bisküvi” ve “diyabeti bitiren gazoz”
bulma şartı ile yapar ve mutlaka da
“kâr payı” isterdim.
besindir. Anne sütü ve
emzirmenin bebek ve
anne için başta
beslenme olmak üzere;
sağlık, bağışıklık,
gelişimsel, psikolojik,
sosyal ve ekonomik
yönden pek çok sayıda
yararları vardır" diye
konuştu. Anne sütünün bebeği,
başta ishal olmak üzere mide,
bağırsak enfeksiyonları, zatürre
gibi solunum yolu
enfeksiyonları, orta kulak
enfeksiyonları, menenjit, idrar
yolu enfeksiyonları gibi
mikrobik hastalıklardan, alerji,
diyabet, kolit ve arterioskleroz
gibi hastalıklardan koruduğunu
belirten Dr. Acı, “Dişler kolay
çürümez, çene ve diş sağlığı
gelişimine katkı sağlar. Obezite
ve ani bebek ölümü riskini
azaltır. Sosyal, psikolojik ve
zeka gelişimini olumlu yönde
etkiler. Kolostrum; daha
kıvamlı, yağ yönünden fakir,
minerallerden ve bebeği
enfeksiyondan koruyan
faktörler yönünden oldukça
zengindir. Bu nedenle mutlaka
kolostrumun (ağız) bebeklere
verilmesi sağlanmalıdır.
Emzirme sırasında anne ile
bebeğin ilişkisi güçlenir.
Annenin bebeğini benimsemesi
ve bebeğin sağlıklı bir kişilik
kazanması kolaylaşır. Anneden
Göz sağlığına dikkat
edilmediğinde çok
ufak dikkatsizlikler b
ile ciddi sağlık sorun
larını
beraberinde getirebil
iyor. Acıbadem Burs
a
Hastanesi Göz Hasta
lıkları Uzmanı Dr. Jale
Aydınlı, göz sağlığına b
ebeklikten başlayara
k her
yaşta dikkat edilmesi
gerektiğini söyledi.
Erken yaşlarda görülen
kırpıştırma şikayetleri,
sadece göz kuruluğu ya
da alerji gibi sorunlardan kaynaklanabiliyor.
zellikle bebeklerde,
sürekli bilgisayar başında
çalışanlarda ve şeker hastalarında göz sağlığına daha
çok dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Jale
Aydınlı, göz sağlığını korumak için alınabilecek önlemleri anlattı.
Ö
Göz sağlığını korumak bebeklikten başlayarak yaşlılık
dönemine kadar dikkat
gerektiren bir süreç olduğunu
belirten Aydınlı, sürekli bilgisayar başında çalışanlarda
ve şeker hastalarında önemi
artan önlemlerin, göz
sağlığının uzun süre korun-
masında yardımcı olduğunu
kaydetti. Dr. Aydınlı, göz
sağlığını korumada etkili 8
önemli uyarıyı şöyle anlattı:
“Yakınması olmasa da, yeni
doğan bebeğinizin göz
muayenesini 1 yaşına kadar
yaptırmayı unutmayın.
Farkında olmadan gelişen bir
katarakt veya tek taraflı yüksek görme kusuru olasılığı bu
muayenede ortaya çıkabiliyor. Böylece bebeğiniz göz
tembelliğinden korunmuş
oluyor. Bilgisayar karşısında
geçirilen uzun saatler göz kuruluğu ve alerji gibi yakınmalara neden olabiliyor.
gelen ilk sütün miktarı az
olmasına rağmen bebeğin
beslenmesi ve bağırsakların
çalışması için yeterlidir. Anne
sütü kolaylıkla sindirilebilir,
anne sütü alan bebeklerde
karın ağrısı ve kabızlık daha az
görülür” ifadelerini kullandı.
Emzirmenin bebek için önemli
olduğu kadar anne için de çok
faydalı olduğunu kaydeden Acı,
"Emzirme anne için doğal bir
sakinleştiricidir, annenin
stresle baş etme gücü artar.
Özel bir hazırlık gerektirmez,
ekonomiktir. Yeni bir gebeliği
geciktirir. Meme, yumurtalık ve
rahim kanserine yakalanma
riskini azalttığı gibi, anneyi
kemik erimesine karşı da korur.
Emziren annelerde doğum
sonrası kanama miktarı daha
azdır. Emzirmeye devam
ettikleri sürece adet görme
olasılıkları daha düşük
olduğundan bu anneler,
doğumda kaybettikleri demir
depolarını daha kısa zamanda
tekrar oluştururlar. Emzirme
diyabetik annenin günlük
insülin ihtiyacını azaltır. Her
annenin kendi sağlığı ve
bebeğinin sağlığı için mutlaka
emzirmesini tavsiye ediyorum.
Her türlü bilgiyi aile hekimleri,
aile sağlığı elemanları ve sağlık
personelleri ile iletişime
geçerek öğrenebilirsiniz.
AA
muayenesi yaptırın.
Kendimizi güneşin UVA ya da
B gibi güneşin zararlı ışınlarından (UVA/B) korumak
için polaroidözelliğini
taşıyan gözlükleri tercih
etmek gerekiyor. Takılmadığı
sürece ileri yaşlarda katarakt
ve görme noktasında hassasiyet neden olabiliyor.
Ayrıca büyüme çağında
olanlarda uzağı görmede
soruna da neden olabiliyor.
Aralıklı dinlenmeler ve gözleri kırpmak şikayetlerin
azalmasına yardımcı oluyor.
Sulanma, kaşıntı, okurken
zorlanma, yakını ve uzağı
görürken zorlanma, baş
ağrısı, başı eğik tutarak
okuma, kısarak bakma ve
odaklanamama; göz hastalıklarının şikayetleri arasında
yer aldığı için bu şikayetlerden bir veya bir kaçının gözlenmesi durumunda doktora
görünmek gerekiyor. Şeker
hastalığınız varsa muhakkak
yılda bir kere göz dibi
Özellikle gözle direk temas
eden rimel, göz kalemi gibi
makyaj malzemelerini ortak
kullanmayın. Gözdeki
kızarıklık, sulanma, kapak
şişliği bulaşıcı olabiliyor.
Temas halinde mutlaka ellerinizi iyice sabunlu suyla
yıkayın. Göze gelen ani bir
darbe ya da yabancı cisim
kaçması halinde ovalanmadan sadece bol suyla
yıkanıp hemen doktora
başvurun.”
CİHAN
Sıcaklıklar ülke genelinde önümüzdeki 10 gün boyunca fazla değişiklik göstermeyerek Ekim ayı ortalamalarında seyredecek. Hafta sonu güneydeki kentlerde
kuvvetli sağanaklar var, diğer bölgeler de zaman zaman yağışlardan etkilenecek.
İstanbul'da hafta sonu çoğunlukla bulutlu geçecek, hafif yağmurlarda olabilir, hissedilen sıcaklık 16 derece. Pazar
rüzgar daha hafif esecek. Ankara bulutlanıyor, her ilçesinde olmasa da yağmur geçişleri var, sıcaklık ise 23 derece.
İzmir parçalı bulutlu, 26 derece, Pazar hava daha bulutlu. bursa'ya hafif yağmur yağabilir, 20 derece. Adana'da yağmur şiddetli yağacak, sıcaklık 27 derece. Marmara'daki sert poyraz Pazar günü zayıflayacak. Hava Trakya tarafında
daha açık ama Kocaeli-Sakarya, Balıkesir arasında hafif yağmurlar olabilecek. Sıcaklık 18-19 derece. İç Anadolu'da lodosla sıcaklıklar 22-23 derecelerde olacak. Ancak hava bulutlu, Konya Aksaray, Niğde, Kayseri arasında daha sık
görülmek üzere bölgede sağanak yağmur geçişleri de bekleniyor.
Ege'de sıcaklık uzun bir süre daha değişmeyecek. Muğla 24, Afyon 20 derece. Ancak Kütahya, Uşak, Denizli, Muğla
boyunca salıya kadar, kısa süreli sağanak yağmur yağacak. Akdeniz'de lodosla sıcaklık yüksek 27-29 derece ama Antalya, Mersin, Kuzey Kıbrıs ve Güneydoğu boyunca sağanaklar var. Osmaniye, K. Maraş, Hatay, Gaziantep arasında
yağmurlar daha şiddetli olacak. Doğu Anadolu'da Malatya ve Elazığ da sağanak yağmurlardan etkilenecek. Pazar günü
ise Erzurum, Van ve Hakkari'de de yağış var. Malatya 25, Erzurum 18 derece. Karadeniz'de sıcaklık 21-23 dereceye
çıkıyor, Cumartesi az yerde, Çorum-Amasya civarında yağış var. Pazar günü ise yağış Zonguldak, Karabük, Sinop, Samsun, Amasya'ya kadar daha geniş alanı kapsayacak.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
13 Ekim Pazartesi
19
Rüzgar
14
14
Bugün
13 Ekim Pazartesi
Nem
%63
20
Rüzgar
13
8
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
13 Ekim Pazartesi
Nem
% 76
25
Rüzgar
22
15
Bugün
13 Ekim Pazartesi
Nem
% 96
26
Rüzgar
20
15
Nem
% 72
13 EKİM 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
13
Ulubey Kanyonu'na
cam teras yapılacak
merika Birleşik Devletleri'ndeki Grand Kanyonu'ndan
A
sonra dünyanın en uzun ikinci
kanyonu olarak bilinen Uşak'taki
Ulubey Kanyonu'na dünyanın en
büyük cam terası yapılıyor. Zafer
Kalkınma Ajansı, Uşak İl Özel
İdaresi, Ulubey Kaymakamlığı ve
Uşak Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'nün ortaklaşa yürüttüğü
Park Kanyon Cam Teras projesi 1
milyon 100 bin liraya mal olacak.
Proje olumsuz hava şartları
yaşanmadığı takdirde iki ay
sonra bitirilecek. Dünyanın ikinci
büyük kanyonunda yapımı
devam eden cam terasın bölgeye
turist çekerek turizmi geliştireceğini ifade eden Park Kanyon
Cam Teras Proje Başkanı İrfan
Çoruk, "Ulubey ilçesi 5 bin yıllık
bir medeniyete ev sahipliği
yapan bir bölgedir. Bölgede
yaşayan medeniyetlerin halen izlerini taşıyan kanyona yapılacak
dünyanın en büyük cam
terasının turist çekeceğini
düşünüyoruz. Cam terasın
Ulubey İlçesi'nin turizmini
geliştireceğine inanıyoruz" dedi.
Ulubey Kanyonu'na gelen ziyaretçilerin cam terasın üstüne
çıkarak bir nevi gökyüzünden
doğal güzelliği seyredeceğini belirten Çoruk, yerden yüksekliği
150 metre olan cam terasın uzunluğunun 12 metre, genişliği 14
metre toplam alanının ise 135 metrekare olacağını kaydetti. Cam
terasın temeline 500 ton beton
atılacağını vurgulayan İrfan
Çoruk, "Teras demirlerinin ağır-
lığı ise 90 ton civarında olacak.
Hiçbir güvenlik sorunu olmayan
cam terasa 50'şer kişilik gruplar
çıkacak. Kanyonda cam terasın
haricinde gezi alanları, restoran
ve sosyal donatılar da yer alacak.
Terasın üzeri kurşun geçirmez
camdan 10'ar milimetrelik üç
parçadan oluşan 30 milimetre
kalınlığında camla kaplanacak.
Lazer let ışıklarla donatılıp
geceleri de görsel Şölen sunulacak. Dünyanın en büyük cam
terası 1 milyon 100 bin TL'ye mal
olacak. Cam terasın hizmete açılmasının ardından kanyona turist
akını olmasını bekliyoruz" diye
konuştu.
GEMİ GÜVERTESİ ŞEKLİNDE
TASARLANDI
Park Kanyon Cam Teras Projesi'nin gemi güvertesi şeklinde
tasarlandığını ifade eden Ulubey
Kaymakamı Mehmet Aksu ise,
"Ulubey Kanyonu cam teras ile
bölgeyi izlemeye gelenler seyir
zevkini adeta ayaklarının altında
yaşayacak. 76 kilometre uzunluğundaki Ulubey Kanyonları,
özellikle doğa meraklıları için
yvacık Turizm Kültür Doğa Koruma ve Geliştirme Derneği (AYTUDER) Başkanı Hasan
Çelik, yaptığı açıklamada, Ayvacık'a "saklı cennet" denildiğini belirtti. İlçedeki birçok
şelalenin de bu ismi aldığını anlatan Çelik, "İlçedeki şelaleler, 'saklı cennet şelaleleri' olarak
adlandırılıyor. Bu şelaleleri bilenler yok. Buranın tanıtımını yapmaya çalışıyoruz. Ayvacık'ın
turistler tarafından ziyaret edilmesini, buranın cennet gibi yerlerinin herkes tarafından
görülmesini istiyoruz. Bunun için çalışmalar yapıyoruz" dedi. "Araplar bu cenneti keşfettiler" diyen Çelik, Samsunlu olup Ayvacık'ı bilmeyen çok sayıda kişi bulunduğunu dile getirdi. "Araplar, Suudi Arabistan'dan burayı öğrenip, Ayvacık'a hakim bir tepeden 40 dönüm
yer alıp buraya bir tatil köyü kurmayı planlıyor. Yeri aldılar, şimdi izin işlemlerini halledip
buraya tatil köyü kuracaklar. Araplar burayı tercih ediyorlar çünkü buranın yeşilliği, doğası,
şelaleleri, havası çok güzel, onlar için de tercih edilebilir bir yer. Uzungöl, Ayder gibi buranın da daha fazla tercih edilme sebebi doğamız. Doğanın saflığı ve buranın el değmemiş
olması. Bakir bir yer. Yatırımcıları buraya bekliyoruz. Burada çok güzel yatırım yapılabilecek yer var. Geçenlerde Fransızlar geldi. Onlarla görüştük. Buranın tanıtılması için turizm
projeleri hazırlıyoruz. Araplar daha fazla yer almak için çalışmalarını sürdürüyor."Şelalelerin yer aldığı Çamalan köyü sakinlerinden Bahri Çakır ise akan suyun buz gibi
olduğunu söyledi. Bölgeye daha fazla turist beklediklerini vurgulayan Çakır, "Şelalelerden
akan su buz gibi, kireçli değil. Biz hiç dolaba su koyup soğutmuyoruz. Su ihtiyacımızı bu şelalelerden karşılıyoruz. Herkesi bu güzellikleri görmeye davet ediyoruz" dedi.
AA
S
on dönemde dünyada daralan kuruvaziyer turizmi Türkiye'yi etkilemedi. Ege'den sonra Akdeniz'e de gemilerle gelen turist sayısı artmaya başladı. Antalya Limanı Genel Müdürü Özgür Sert, Antalya'ya
Ocak-Ağustos döneminde 45 kruvaziyer ile 133 bin 997 turistin geldiğini
bildirdi. Mısır, İsrail, Lübnan gibi ülkelerde yaşanan sıkıntılar Akdeniz
çanağındaki kruvaziyer turizmi olumsuz etkiledi" diyen Sert, "Akdeniz'de
kruvaziyer ile yolculuk yaptığınızda, Antalya'ya geldiğiniz zaman son noktadasınız, doğuda güvenlik riski nedeniyle gidecek yer kalmadı maalesef.
Aslında ben güvenlik riski olduğunu düşünmüyorum fakat turistin algısı
böyle. Televizyona bakan, radyo dinleyen turist (Suriye'de savaş, Mısır'da
askeri yönetim var) diyor ve o bölgelere gitmek istemiyor" dedi. Antalya'da
kruvaziyer turizminde, geçen yıla göre küçülme veya büyüme bulunmadığını, fakat Türkiye genelinde yüzde 30'ün üzerinde daralma
olduğunu kaydeden Sert, "Antalya Limanı'na Ocak-Ağustos döneminde 45
kruvaziyer ile 133 bin 997 yolcu geldi, sene sonuna kadar geçen yılki
rakam olan 170 bin yolcuya ulaşacağımızı ümit ediyoruz" diye konuştu.
AA
Uzunköprü, UNESCO'nun en uzun taş köprüsü olacak
Dünyanın
en uzun taş
köprüsü olan
Uzunköprü’nün
UNESCO Dünya
Kültür Mirası listesine alınması
çalışmalara
başlandı.
O
smanlı padişahlarından II. Murat
döneminde mimar Muslihiddin’e
yaptırılan köprü, 16 yıl süren yapım
çalışmalarının ardından 1443 yılında
tamamlanarak hizmete açılmış.
Trakya’nın en önemli nehirlerinden
biri olan Ergene üzerinde yapılan tarihi köprü, Anadolu ile Balkanları birbirine bağlıyor. Zaman içerisinde
yıpranAn köprü en son 1963 yılında
onarılmış. Bu onarım sırasında üzerine beton dökülerek tarihi kimliğine
zarar verilmiş. Tarihi köprü üzerinden
halen Edirne-İzmir Devlet Karayolu
geçiyor. Asırlık köprü, günümüzde
Edirne'de daha önce yapılan çalışmalar neticesinde Selimiye UNESCO
Dünya Kültürel Miras Listesi'ne,
Kırkpınar ise Somut Olmayan
Kültürel Miras Listesi'ne girmiş. Tabi
bu çok önemli bir başarı, bizde bu
başarıyı daha ileriye götürmek için
174 yüksek kemer üzerine bin 392
metre uzunluğunda ve Ergene Nehri
üzerine kurulan dünyanın en uzun
taş köprüsü olan Uzunköprü’nün UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi'ne
alınması için çalışmalara başladık.”
dedi.
Bunun kolay bir süreç olmadığını anlatan Vali, “Bazı kriterleri var ve
bizim çok iyi hazırlanmamız
gerekiyor. Umuyorum ki, kısa süre
içerisinde müracaatımızı yapacağız
ve olumlu sonu alacağız” diye
konuştu. Vali Şahin, İspanya'daki
Roma Köprüsü’nden daha eski ve
ve yabancı turistlerin hizmetine
sunulacak. Orman Ve Su İşleri
Bakanlığı tarafından Ulubey
Kanyonu geçen yıl tabiat parkı
ilan edildi.
Doğal bir cenneti andıran Ulubey
Kanyonu cam terasın hizmete
açılmasıyla ilçemiz turizmine
hak ettiği değeri kazandıracak"
dedi.
AA
kuracak
ü
y
ö
k
l
ti
ta
'e
iz
n
e
d
ra
a
K
r
la
Arap
A
Turist denizden geliyor
yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyor. Edirne Valisi Dursun Ali
Şahin, dünyanın en uzun taş köprüsü
olan Uzunköprü'nün UNESCO’ya
alınması için çalışmalara başlandığını söyledi. Edirne’nin tarihi
eser bakımından dünyada eşi benzeri
olmayan bir şehir olduğunu vurgulayan Şahin, “Muazzam bir tarihi
eser zenginliğimiz var.
önemli turistlik alanlar arasında
yer alıyor.
Dünyanın ikinci büyük kanyonu
olmasına rağmen turizm potansiyeli açısından bugüne kadar
beklenen ilgiyi göremeyen kanyona turist çekmek için bu projeyi
hayata geçirdik. Kanyona hakim
bir alanda gemi güvertesi şeklinde tasarlanan cam teras yerli
daha uzun olan Uzunköprü’nün UNESCO listesine girmesinin hem
Türkiye hem Edirne için çok büyük
bir kazanım olacağını sözlerine ekledi.
Mudanya Mütareke Evi Müzesi
1,5 yıl sonra yeniden ziyarete açıldı
YAPIM HİKAYESİ
Osmanlı’nın Balkanlara yaptığı seferlerde Ergene Nehri doğal bir engel
olarak ortaya çıkıyordu. Bu engeli
aşmak amacıyla inşa edilen asırlık
köprü Osmanlı ordusunun akınlarını
kışın da sürdürebilmesine imkan
sağladı. Uzunköprü inşa edildiğinde
köprünün başına cami ve imaretin
yanı sıra Ergene şehri ismiyle bir yerleşim birimi inşa edildi.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesine ismini
veren tarihi köprü bin 392 metre
uzunluğa, 6 metre 80 santim
genişliğe sahip. Köprü üzerinde yer
alan 174 adet kemerin bazıları sivri,
bazıları yuvarlak yapıda.
Yüksekliği ve genişliği yer yer değişiklik gösteren köprünün bazı ayaklarında sel yaranlar ve onların
üzerinde de balkonlar inşa edilmiş.
Taş ayaklarında fil, aslan ve kuş figürlerinin dikkat çektiği köprü, asırlar
boyunca insanların ve vasıtaların
geçişine hizmet etti.
CİHAN
B
ursa’nın Mudanya
ilçesinde 2013 yılı mart
ayından bu yana
restorasyon dolayısıyla kapalı olan Mudanya
Mütareke Evi Müzesi, Bursa
Büyükşehir Belediyesi ile
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 1 milyon 100 bin liralık restorasyonuyla
yeniden hayat buldu.
Kurtuluş Savaşı’nın sonunda İtilaf Devletleri ile 11
Ekim 1922 tarihinde imzalanan ateşkes anlaşmasına
ev sahipliği yapan ve müze
olarak kullanılan Mudanya
Mütareke Evi, Bursa
Büyükşehir Belediyesi
tarafından restore edildi.
1,5 yıl aradan sonra
kapılarını yeniden ziyaretçiye açan müze evinin
açılışına Bursa Valisi Münir
Karaloğlu ve Bursa milletvekilleri Bedrettin
Yıldırım, Önder Matlı,
Kemal Şerbetçioğlu, İsmet
Su, İlhan Demiröz ve Sena
Kaleli’nin yanı sıra Kültür
ve Turizm Bakanlığı temsilcisi Mustafa Bozdemir ile
Bursa ve Mudanya protokolü geniş katılım
sağladı.Mütareke Evi
Müzesi önünde düzenlenen
açılış töreninde konuşan
Bursa Büyükşehir Belediye
Başkanı Recep Altepe,
Mütareke’nin tarihi önemine dikkati çekti.
Tarihin yorgun tanığının
eski ihtişamına kavuşturduklarını dile getiren Altepe, Kültür ve Turizm
Bakanlığı’nın proje ve raporlarına uygun olarak
restorasyon çalışmasında,
çürümüş durumda olan tüm
ahşap imalatların aslına
uygun olarak yenilendiğini,
özgün kapı ve pencerelerin
ilaçlanıp bakımının
yapılarak korunduğunu
söyledi.
Bina etrafında yapılan çevre
düzenleme imalatlarının
yanı sıra dış cephede
çürüyen yağmur iniş boruları ve oluk ile çatının ahşap
taşıyıcılarından çürüyenlerin 1. sınıf çamla değiştirildiğini kaydeden Altepe,
binanın iç elektrik tesisatı
ile dış aydınlatmaları ve
yangın tesisatının da komple yenilendiğini belirtti.
Bursa Valisi Münir Karaloğlu da, Osmanlı’nın külleri üzerinde doğan yeni
Cumhuriyetin bakımından
Mudanya Mütarekesi’nin
önemli bir kavşak noktası
olduğunu belirterek, tarihi
yapının aslına uygun restore edilmesinden dolayı
emeği geçenleri kutladı.
Mudanya Belediye Başkanı
Hayri Türkyılmaz da,
Cumhuriyetin önemli zafer
duraklarından biri olan Mudanya’dan 92. yıldönümü
dolayısıyla tüm dünyaya
barış mesajı vereceklerini
söyledi.
Konuşmalar ardından kurdelesi kesilen müze evi,
kapılarını ziyaretçilere açtı.
Restorasyonla birlikte
müzenin ikinci katı da
hayat buldu. İkinci katta,
İsmet İnönü ve yaverlerinin
yatak odalarının yanı sıra
Mütareke günlerine ait fotoğraflar sergileniyor.
CİHAN
13 EKİM 2014
Magazin-Tv
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Aşıklar yurda döndü
empatik oyuncu ve sunucu Alp Kırşan’ın meslektaşı
Zeynep Dörtkardeşler’le ilişkisi doludizgin sürüyor.
Genelde gözlerden uzak durmaya özen gösteren çift,
tatil dönüşü kendilerini havaalanında görüntüleyen
muhabirlere tebessümle karşılık verdi.HABER
MERKEZİ
S
ol aldığı yeni
dizisi ‘Gönül
R
İşleri’nde bölüm
l
e
z
ü
g
k
o
ç
y
e
ş
r
e
h
le
t'
r
e
'M
amze Özçelik Bebek’teydi. Uzun süredir Mert
G
Öcal’la sürdürdüğü ilişkisi sorulunca yüzünde
güller açan oyuncu, “Güzel gidiyor, ilişkimizde her şey
güzel” diye cevap verdi.HABER MERKEZİ
Hande'yi
istemedi mi?
Kobal kardeşlerin
büyük kazanç farkı
başına 30 bin TL
aldığı iddia edilen
Sinem Kobal’ın 29
yaşındaki eski
basketbolcu erkek
kardeşi Kerem
Kobal’ın, Taksim’de bulunan
bir gece
kulübünde barmen olarak
çalıştığı ortaya
çıktı.Günlük 90120 TL arasında
bir ücretle barmenlik yaptığı
iddia edilen
Kerem Kobal’ın
bu mesleği uzun
zamandır yaptığı
öğrenildi.
Geçtiğimiz yaz
Alaçatı’da bulunan bir gece
kulübünde de
çalıştı. Kerem
Kobal birlikte
çalıştığı barmen
arkadaşlarıyla fotoğraf çektirerek
sık sık Instagram
sayfası üzerinden
paylaşıyor.HABER
MERKEZİ
ir yarışmanın jüri üyeliğini yapBsunoğlu'nun
maya hazırlanan Seyfi Durdaha önce aynı
koltukta oturan Hande Ataizi'yi istemediği öne sürülmüştü. Önceki
gün bir prorgama katılan 'Huysuz
Virjin' konuya açıklık getirdi. Dursunoğlu şöyle konuştu; "Yarışmada
değişiklik olsun istedim. Diğer
arkadaşlar ne kadar etkiliyse ben de
o kadar etkiliyim. Kim gelirse onlara
da espri yaparım. Söylediğim isimleri önerdim ama kabul etmediler.
Ben kanala ve yapımcıya bıraktım.
Hande ile gayet güzel çalıştık, çok
eğlendik, çok güldük. En ufak kötü
bir şey olmadı. Ona “Amerikalı kocaya gittin, niye vardın” dedim
gülerek espri yaptım . Hande alınganlık yapmaz."Bir izleyicinin "Yeni
anne olmuş bir kadının ekmeğiyle
oynadınız" yorumuna "Böyle bir
hakkım yok benim ben yapımcı
değilim ki. Ben niye ekmeği ile oynayayım ki… Bu yaşıma kadar kimsenin ekmeğiyle oynamadım. Hande
yeni anne oldu, yeni anne olmuş bir
kadın gece işi kabul edebiliyor.
Demek ki bakıcı var, rahatı yerinde
bu yüzden gece işi alabiliyor. Yarışmada istediğim isimler jüri
koltuğuna otursaydı birlikte azardık.
Şu an jüride bir tek Ümit Erdim var
belli olan. Başka kimler olacak
bilmiyorum"dedi.HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
09:001'de Bugün
09:15Avrupa Avrupa
11:00İyi Fikir
13:00Haber
13:10Spor
13:13Hava Durumu
13:15Süper Dadı
14:30Beni Böyle Sev
16:40Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
19:55Beni Böyle Sev
23:00Joker
00:40Beni Böyle Sev
06:30Comedya
08:00Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
09:00Dünya Listeleri
10:30Pazar Magazin
12:00Güneri Cıvaoğlu ile
Şeffaf Oda
13:15Teksus
14:30Bay Tahmin
22:30Pazar Magazin
06:00Geniş Aile
07:00İrfan Değirmenci
ile Günaydın
10:00Alın Yazım
11:00Özledim Seni
13:00Gün Arası
13:30Çok Güzel
Hareketler Bunlar
15:00Evim Şahane
17:00Çarkıfelek
18:50Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Ulan İstanbul
23:30Dizi
00:00Gerçek Adalet
01:45Ekip 49
03:30Yedi Psikopat
05:10Dudaktan Kalbe
06:15Yeter Ki Sen Kazan
07:00Her Sabah
08:452. Sayfa
10:30Doktor Aytuğ
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:45Dudaktan Kalbe
16:15Dolu Dolu Anadolu
17:50Sıcak Gündem
18:00Ana Haber
18:50Yeter Ki Sen Kazan
19:50Fünye
21:45Kayıp Kimlik
23:45Hayatın Rengi
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00En Güzel Bölüm
12:30Aşkın Bedeli
14:30Benim Kuaförüm
16:00En Güzel Bölüm
16:30Beni Affet
18:30Star Haber
19:15Deniz Yıldızı
20:30Reaksiyon
22:30Dizi
04:20Yahşi Cazibe
05:30Hatırla Sevgili
07:00Çocuklar Duymasın
11:30Dizi TV
12:40Dizi
14:30Dizi
16:45Dizi
19:00ATV Ana Haber
20:00Hükümet Kadın
22:20Gladyatör
05:00Gezenti
05:20Donanım Haber
06:00Shappies
06:20Monster Warriors
06:40Ejder Avcıları
09:00Trend Topic
12:00I Heart Radio
15:30Donanım Haber
18:00Yeşil Öyküler
18:40Fırıldak Ailesi
08:45Lifestyle
08:55 Hava Durumu
09:00Haber Merkezi
09:15Ekonomi Piyasalar
09:20Spor
09:30Ekonomi Notları
10:00Haber Merkezi
10:15Ekonomi Piyasalar
10:20Spor
10:30Seçim Aktüel
10:45Spor
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Haber Merkezi
11:35Ekonomi Piyasalar
11:40Spor
07:00Cennet Mahallesi
08:30Winx Club and Poppixie
09:30Pepee
10:00Pazar Sürprizi
13:00Lezzet Haritası
14:00Ev Kuşu
15:00Fatih Harbiye
17:00Nereye Bakıyor
Bu Adamlar
19:00Show Ana Haber
19:45Analı Oğullu
21:45Güldür Güldür Show
22:30Kuzeyin Oğlu
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
07:00Geri Sayım
09:45Cnbc-e.com'da Bugün
10:00Piyasa Ekranı
10:30Piyasaya Bakış
11:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00 Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00 Kapanışa Doğru
16:45Cnbc-e.com'da Bugün
17:00 Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Avatar
18:30Penguins of Madagascar
19:00The Simpsons
20:00Mom
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
03:15Umutsuz Ev Kadınları
05:30Çocuklar Duymasın
06:45İsmail Küçükkaya
ile Çalar Saat
10:00Nilgün Belgün ile
Yeni Bir Gün
12:15Kocamın Ailesi
14:30Unutma Beni
16:30Esra Erol'la
19:00Fatih Portakal
ile FOX Ana Haber
19:45Avatar
23:15Kelime Oyunu
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
13 EKİM 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Son dönemde Roma'dan ayrılacağı yönünde haberler ortaya çıkan
Salih Uçan ile ilgili sıcak gelişmeler yaşanıyor. Sezon başında Fenerbahçe'den iki seneliğine Roma'ya kiralanan Salih Uçan henüz
başbunun
kent
ekidiliyorum
biyle resmi bir maça çıkmış değil.
Fatih Terim: 21 yaşındaki çocuğa sahip çıktım,
için özür
Salih Uçan Roma’ya
gittiğine pişman mı oldu?
S
akatlığı nedeniyle
yaklaşık bir ay sahalardan uzak kalan
genç oyuncu Juventus
maçıyla birlikte kadroda
kendine yer bulmuştu.
çalıştırdığı Cagliari, Salih'i kiralayabilir. Böylelikle daha fazla forma
şansı bulacak olan genç
oyuncu gelişimini daha
da hızlı bir şekilde
alar hakkında şu
ifadeleri kullanmıştı:
"Hocası kendisinden son
derece memnun. Devre
arasında kiralık olarak
başka bir takıma gide-
ması sonucu Seydou
Keita'yı o bölgeye kaydırmıştı. Orta saha ikilisi
olarak da Pjanic-Nainggolan oynuyor. Geçen
sezon yaşadığı sakatlık-
Fakat 20 yaşındaki oyuncunun, ilk 11'de forma
giyme şansının az olması
ve Roma'nın onun bölgesine bir transfer daha
yapmak üzere olması nedeniyle kiralanabileceği
belirtiliyor.
İtalya'nın ünlü
gazetelerinden La
Gazzetta dello Sport,
Roma ile PSG'nin genç
orta sahası Adrien Rabiot arasında transfer
pazarlıklarının son aşamaya geldiğini ve İtalyan
ekibinin 4 ya da 5 milyon
euroya ara transferde
Rabiot'yu kadrosuna katacağını yazdı.
KİRALIK GİTME İHTİMALİ YÜKSEK
bilir mi?.. Hayatta böyle
bir şey olmaz diyemem,
her şey mümkün. Ancak
şu ana kadar Roma
kulübünden böyle bir
talep kesinlikle
gelmedi."
BÖLGESİ ÇOK KALİTELİ
Bu transferle birlikte
forma giyme şansı
oldukça azalacak olan
Salih Uçan içinse kiralık
formülü ön plana
çıkıyor. La Gazzetta'ya
göre Zdenek Zeman'ın
Vahid Halilhodzic
küplere bindi!
Trabzonspor'da
teknik direktör
Vahid
Halilhodzic'in,
K
başkanla
yaptığı
görüşme
sonrasında
oyuncularıyla bir
toplantı
yaptığı
öğrenildi.
kspor
ardemir Karabü lemez
di
fe
af
in
yenilgisin
Boşnak
en
ey
yl
sö
olduğunu
iz
, "S i sahada
teknik adamın
Hepiniz sanki
tanıyamadım.
uş gibiydiniz.
futbolu unutm
tamamlayabilecek.
Cagliari, 6 haftası geride
kalan Serie A'da 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 4
mağlubiyetle 15. sırada
yer alıyor.
Hafta içinde de Salih'in
kiralanacağı yönündeki
haberler İtalyan
basınında yer almış,
genç oyuncunun menajeri Ömer Uzun bu iddi-
Roma, orta sahada çok
sayıda kaliteli isme
sahip. Sezona ön
liberoda Daniele De
Rossi ile başlayan
İtalyan ekibi, yıldız
oyuncunun sakatlan-
tan sonra henüz yeşil sahalara dönemeyen Kevin
Strootman da bu takımın
önemli silahlarından
birisi.
Zira Manchester United
onu transfer edebilmek
için yüklü bir miktarı
gözden çıkarmış fakat
başkan Pallotta ne pahasına olursa olsun Hollandalı yıldızı kadroda
tutacaklarını açıklamıştı.
Haber Merkezi
yandan
öğrenildi. Öte
a sezon
Trabzonspor'd
na yaşanan
ya
başından bu
ik direktör
sakatlıklar tekn i isyan
zic'
Vahid Halilhod
ettirdi.
deniyle
n sakatlıklar ne r
na
şa
Ya
tikrarlı bi
kaybedebilir
şu ana kadar is
Takımlar maç
la
as
i
iy
lg
ayan Boşnak
ni
m
ra
ye
r
dro oluştu
ka
ama böyle bi
, bu duruma
tbol,
teknik adamın
affetmem. Bu fu ına
şladığı
kım
çare aramaya ba
oyuncunun ta
de
ifa
ği
di
de
öğrenildi.
saygısızlığıdır"
edildi.
geçtiği
Takımın başına
zı
ba
tlıklarla
a
ıd
at
pl
na
to
en bu ya saka ,
nd
gü
Halilhodzic'in
ın
m takım
ilhodzic'in
oyuncularını tü ği ve onlara boğuşan Hal
di
u Hakan
tir
or
eş
kt
el
kulüp do
içerisinde
.
di
til
lir
be
ği
rüştüğü ifade
di
Bozdoğan'la gö
sert tepki göster rabzonspor
"T
Oyuncularına, in kıymetini edildi.
en
formasını giym yimli teknik
rapor talep
ne
de
n
ye
Bozdoğan'dan
bilin" di
,
k
ço
a
teknik adamın
i
rm
eden tecrübel
adamın, "Bu fo
önce
sakatların bir an seferber
büyük.
in
iç
i
es
ilm
iyileştir
di. Ancak
ücadele
olunmasını iste tlar
Taşımak için m a bazı
ka
sa
am
r
Bozdoğan'ın
olması gereki
nu
lu rapor
bu
um
da
ol
ız
a
ın
konusund
arkadaşlar
t
si
ba
i
tildi.
Sank
sunmadığı belir er Merkezi
göremiyorum.
r
ye
gi
ı
ın
ab
H
as
takımların form lar" dediği
or
iy
ed
gibi hareket
Kayseri Erciyes'ten kötü rekor
ülent
B
a
n
o
z
e
S
önetiy
z
a
m
k
Kor
SAİ
n
a
y
a
l
ş
a
minde b rciyesspor
Kayseri E yi oyunu
istediği i sahaya
bir türlü or. Spor
ıy
yansıtam er Lig'de
Toto Süp ftada
ilk 5 ha uanla
ı3p
topladığ bulunan
a
17. sırad n İnşaat
ı
Suat Alt iyesspor,
rc
Kayseri E mansıyla
r
bu perfo onun en
z
son 13 se angıcını
l
kötü baş tı.
yap
avi-siyahlılar, 2002-2003 sezonundan
M
itibaren bugüne kadar 10 sezon 1. Lig, 3
yıl da Süper Lig'de mücadele verdi. Uzun bir
aranın ardından geçen sezon çıktığı Spor Toto
Süper Lig'de ikinci yarıda gösterdiği performansla kümede kalan Kayseri temsilcisinde
transfer döneminde teknik heyet ve futbolcuların büyük bölümünü değiştirerek, yeni sezona iddialı bir şekilde başlanmanın
hesapları yapılmıştı.
Teknik direktör Bülent Korkmaz yönetiminde
kadrosunda başta Necati Ateş, İlhan Parlak,
Edinho, Boye, Ibricic gibi kaliteli futbolcular
M
Milli araya rağmen ara
verilmeden yapılan
çalışmalarda futbolcuların
performansından memnun
kalan İtalyan teknik adam
futbolcularına hafta sonu izni
verdi. Prandelli, son yapılan
Beşiktaş'a Senegal'den
kötü haber
S
enegal Milli Takım
kampında bulunan
Beşiktaş'ın yıldız futbolcusu Demba Ba, antrenmanda sakatlandı. Golcü
futbolcunun 15 gün sahalardan uzak kalacağı
iddia edildi.
Ülkesi Senegal'in 2015
Afrika Uluslar Kupası elemeleri kapsamında oynayacağı Tunus maçı için
milli takıma davet edilen
Beşiktaş'ın golcüsü
Demba Ba, antrenmanda
sakatlandığı ve 15 gün
takımdan ayrı kalacağı
iddia edildi.
Antrenmanda ayak
bileğine bir darbe alan
Demba Ba'nın çekilen
MR sonrasında Tunus
karşısında oynamasının
düşük ihtimal olduğu
duyuruldu. Haberi,
teknik direktör Alain
bulunan Erciyesspor ligde geride kalan 5 haftada umduğunu bulamadı. Lige sahasında
Trabzonspor beraberliği ile başlayan mavisiyahlılar, daha sonra oynadığı 4 karşılaşmada 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet alarak,
taraftarına galibiyet hediye edemedi.
Trabzonspor ile beraber ligde galibiyeti bulunmayan 2 takımdan biri olan Kayseri temsilcisi, ilk 5 haftada aldığı başarısız
sonuçlarla ligin alt sıralarından kurtulamadı.
Kayseri Erciyesspor, ligin 5 haftasında 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet alarak, topladığı 3
puanla 17. sırada yer alıyor. Mavi-siyahlılar ilk
5 haftada aldığı sonuçlarla Süper Lig'de ve 1.
Lig'de mücadele ettiği son 13 sezonun en kötü
performansına imza atmış oldu. Kayseri Erciyesspor Basın Sözcüsü Kaan Savruk, yaptığı
açıklamada, takım olarak iyi mücadele ettiklerini ancak bunu sonuca yansıtamadıklarını
söyledi.
Teknik heyet ve futbolculara güvenlerinin
tam olduğunu vurgulayan Savruk, şöyle
devam etti: "Ligde oynadığımız beş karşılaşmada iyi futbol ortaya koyduk. Gaziantepspor
maçında 2-0 öndeyken sahadan beraberlikle
ayrıldık. Akhisar Belediyespor karşısında
Sneijder ayrılacak mı Prandelli’ye açıkladı
illi maçlar için verilen araya
Suat Altın İnşaat Kayseri
Erciyesspor galibiyetiyle moralli
bir şekilde giren Galatasaray'da
teknik direktör Prandelli
oyuncularına performans izni
verdi.
15
antrenman sonrası
futbolcularıyla bir görüşme
yaparak, bir çalışmayı da iptal
etti ve erken tatilin müjdesini
verdi.
İtalyan teknik adamın,
Fenerbahçe derbisi öncesi
futbolcularının moral olarak
yüksek bir seviyede kalmalarını
istediği ve bu yüzden izin
uygulamasına gittiği öğrenildi.
Tatilin ardından Prandelli ülkesi
İtalya'ya giderken, sarı kırmızılı
futbolcular da tatillerini
geçirmek için dağıldılar. Öte
yandan Hollanda basınında yer
alan haberlere göre
Galatasaray'dan alacağı olduğu
için ayrılmayı düşündüğü
belirtilen Sneijder'ın teknik
direktör Prandelli ile görüşerek
böyle bir düşüncesinin
olmadığını açıkladığı öğrenildi
Hollandalı futbolcunun yeni
yönetimi beklediği ve 25 ekimde
yapılacak kongre sonrası bazı
görüşmelerde bulunacağı
bildirildi.
Haber Merkezi
öndeyken mağlup olduk. Galatasaray, Trabzonspor ve Torku Konyaspor maçlarında da
takımımız çok iyi mücadele etti. Takımımız
kısa sürede seri galibiyetlerle üst sıralara
çıkacak.
Lige verilen arayı en iyi şekilde değerlendirerek, Gençlerbirliği maçına en hazır
şekilde çıkmak istiyoruz. Taraftarımızdan bu
dönemde takıma olan desteğini daha da artırmalarını arzu ediyoruz. İnşallah ilerleyen haftalarda oynadığı futbolun karşılığını puan
olarak alan Bir Erciyesspor'u herkes görecek."
AA
Giresse basın mensuplarıyla da
paylaştı.Demba Ba'nın
milli takımda tedavisine
başlandığı belirtildi.
BAĞDAT CADDESİ'NDE
TARAFTARLARLA BULUŞMA
Bu arada Beşiktaş'ın
başarılı oyuncularından
Atiba Hutchinson ve
Mustafa Pektemek'in,
Bağdat Caddesi Kartal
Yuvası'nda taraftarlarla
buluşacağı belirtildi.
Siyah beyazlı kulüpten
yapılan açıklamada,
"Yıldız futbolcularımız
Atiba Hutchinson ve
Mustafa Pektemek,
bugün Bağdat Caddesi
Kartal Yuvası'ndan alacağınız ürünleri imzalamak için saat 13.30'da
taraftarlarımız ile
mağazamızda buluşacak.
Tüm Beşiktaşlıları Bağdat Caddesi Kartal Yuvası'na bekliyoruz."
denildi.
CİHAN
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
13 EKİM 2014 Pazartesi
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
E
NERJi
geçiş hattı:
KOBANi!
BİLGESAM uzmanı Semin "Kobani, her iki
taraf için de jeostratejik öneme sahip. IŞİD
için petrol ticareti umudunu koruyacak.
Kürtler için de Kuzey Irak petrolünü satmak
için Ceyhan'a alternatif bölge olabilir" dedi.
EKONOMiYE iKi GüÇLü AYAR!
Orta Vadeli Program'da
rant vergisi resmileşiyor,
lüks tüketime yüksek
vergi yolda. Kiralık işçi
ve kıdem tazminatı fonu
mevzuata giriyor.
Y
Emlak rantına vergi yolda
Tasarruf oranının artırılarak büyümenin sağlıklı kaynaklara
dayandırılması, böylelikle cari açığın
önlenmesinin, enflasyonla birlikte
temel amaç olarak belirlendiği 20152017 dönemini kapsayan Orta Vadeli
Program’da, vergi politikalarının da
bu amaca yönelik olarak gözden
geçirileceği belirtiliyor. Harcanabilir
gelir artışıyla uyumlu olmayan bir
özel tüketim yapısının oluşması durumunda yeni makro ihtiyati tedbirlere başvurulacağı ifade edilen
programda, vergi ve kredi maliyetleri
farklılaştırılarak üretken olmayan
yatırımların cazibesinin azaltılacağı,
tasarrufl arın üretken alanlarda
yatırımlara yönlendirileceği hükümlerine yer veriliyor. Bu ifadeler, İmar
Kanunu ve Belediyeler Kanunu’nda
değişiklikler yapılacağına ve lüks
tüketime yönelik vergileme listelerinin yenileceğine işaret ediyor.
Anadolu Ajansına değerlendirmede bulunan uzmanlar, Kobani'nin IŞİD için coğrafi, ekonomik
ve lojistik önemine dikkati çekerek, örgütün
hem kısa vadede yapacağı petrol ticareti hem de
uzun vadeli devlet kurma hedefi için hayati bir
bağlantı olduğunu söyledi. Uzmanlar, bölgenin
Kuzey Irak ile Suriye'nin kuzeyindeki Kürt gruplar arasında da bağlantı sağlayacağına işaret
ederek, Kuzey Irak petrolünün satılması için alternatif ve bağımsız hat olabileceğini ifade etti.
"Kobani, Kürtlerin kanton bölgelerinin tam ortasında. Batıdan Afrin, doğudan da Cezire kantonları var. Kobani’nin IŞİD’in eline geçmesi,
IŞİD’in hareket alanını genişletirken, Kürtlerin
kanton birliğini zayıflatacak. Yani Kobani, her
iki taraf için de jeostratejik öneme sahip. IŞİD
için önemli, çünkü petrol ticareti umudunu koruyacak. Kürtler için de Kuzey Irak petrolünü
satmak için Ceyhan'a alternatif bölge olabilir"
"Kuzey Irak'tan gelen boru hattı Kobani'den
geçebilir"
Gayrimenkul değer artışıyla oluşacak
rantın vergilendirilmesiyle elde
edilecek kaynağın bir bölümünün
belediyelere bırakılması da bekleniyor. Üretken alanların ve yatırımların desteklenmesine yönelik olarak
da girdi maliyetlerinin azaltılması,
rekabetçi alanların özel olarak
desteklenmesine yönelik politikalara
öncelik verileceği belirtiliyor.
Ne yapılacak?
Söz konusu alanlara yönelik olarak
öngörülen politika değişiklikleri
OVP’de şu başlıklarla yer aldı:
• Özel tüketimin özel harcanabilir
gelir artışının üzerinde artmaması,
özel yatırımların güçlü seyretmesi,
kamu tasarruflarının tedrici şekilde
artması hedefl eniyor.
• Tasarrufların daha uzun vadeli finansal araçlarda değerlendirilmesi
için düzenlemeler yapılacak.
• Harcanabilir gelir artışıyla uyumsuz bir özel tüketim yapısının oluşması durumunda makro ihtiyati
tedbirlere başvurulacak.
• Yurtiçi tasarrufları artırmak
amacıyla lüks ve/veya ithalat yoğunluğu yüksek tüketim malları tespit
edilerek caydırıcı vergilendirme
yapılacak.
• Kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesini sağlamak amacıyla
gayrimenkullerin elden çıkarılmasında değer artış kazançlarının
vergilendirilmesine yönelik düzenlemeler gözden geçirilecek.
• İmar planı değişiklikleri ve kamu
yatırımlarıyla oluşacak gayrimenkul
değer artışlarından kamunun pay almasını ve gayrimenkullerde değer
artışına yol açacak bazı kamu
yatırımlarına yararlanıcıların katkıda
bulunmasını sağlayacak sistem
geliştirilecek.
• Vergi ve kredi maliyetlerinin farklılaştırılması gibi araçlarla üretken
olmayan yatırımların cazibesi
azaltılacak, tasarruflar üretken
yatırımlara yönlendirilecek.
• Vergi sistemi, tasarrufu özendirme
açısından gözden geçirilecek. Vergi
politikalarının belirlenmesinde ve
uygulanmasında, iklim değişikliği ve
çevre kirliliğiyle mücadele edilmesine ve enerji tüketiminde tasarruf
sağlanmasına yönelik öncelikler
gözetilecek.
• Kamu mali dengelerinin imkân
verdiği ölçüde, ekonomik faaliyetler
üzerinde yük oluşturan işlem vergilerinde indirime gidilecek.
Çalışma yaşamında ‘esnekleşme’
politikalarının tamamı OVP’de
- OVP’de çeşitli kanunlarla düzenlenen istihdam teşviklerinin sadeleştirilmesine yönelik karara yer verildi.
Bu yönde Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu’nda da
özel sektörle birlikte çalışma başlatıl
mıştı. İstihdam teşviklerinin olumlu
sonuçlanıp sonuçlanmadığına yönelik bir izleme mekanizması da kurulacak. OVP’de, tartışmalı özel istih
dam bürolarının kendi istihdam ettiği kişileri, başka işyerlerinde geçici
olarak çalışmaya gönderebilmesine
yönelik düzenlemenin de yapılacağı
belirtildi. Bu konuda daha önce
çıkarılan bir yasa Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül tarafından veto
edilmişti. Hükümet, genç ve kadın istihdamının artırılması ile kayıt dışı
istihdamın önlenmesinde bu yöntemin etkili olacağı görüşünde.
İstanbul'daki kentsel dönüşümün
ilk başlatıldığı ilçe Esenler'de
daireler hak sahiplerine teslim
edilmeye başlandı. Oruç Reis Mahallesi'nde yıkılan binaların yerine yapılan 262 konutun 183'ünün
hak sahibi; Şehircilik Bakanı İdris
Güllüce'nin de katıldığı törenle
kura yönetimiyle belirlendi.
umhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
tarafından 5 Ekim 2012 tarihinde İstanbul
Esenler'de başlatılan Kentsel Dönüşümün
ilk konutları, çekilen kura ile hak sahiplerine
teslim edildi. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris
Güllüce, TOKİ Başkan Yardımcısı Ahmet Şahin
ve Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik
Göksu'nun katıldığı törende yapımı tamamlanan Oruç Reis Mahallesi'ndeki 2. etap konutlarının anahtar teslimi yapıldı. 262 konutun
inşa edildiği projenin ilk etabında 183 konut
sahiplerine verildi.
'BİNALARA DİKKAT EDİLSİN'
Kentsel dönüşümde vatandaşların binalara
metrekare açısından dikkat etmesi gerektiğini
belirten Bakan Güllüce, 'Vatandaşlarımız binalara bir baksın. Öyle 25 metrekareyi 85 metrekare diye yutturmaya kalkanlara dikkat
etsin. Bunun şöyle bir mahsuru var; dürüst
müteahhitlerin, dürüst olmayanlarla rekabet
etme şansı kalmıyor. O yüzden vatandaşımız
dikkat etsin. Vatandaş kendisi alıcı. Bu işe hassas baksın ve kendisi aldanmasın' dedi.
'DÖNÜŞÜM UZUN SOLUKLU BİR İŞ
TOKİ Başkan Yardımcısı Ahmet Şahin ise
kentsel dönüşümün vatandaşların evinin elinden alınacağı gibi çok kolay endişeye sokulduğu bir konu olduğunu ifade etti. Kentsel
dönüşümün hayati bir öneme sahip sıkıntılı bir
süreç olduğunu belirten Şahin, sbu sürecin 10
yılı bulabildiğini vurguladı.
21. Yüzyıl Düşünce Enstitüsü Enerji ve Enerji
Güvenliği Uzmanı Doç. Dr. Tuğçe Varol Sevim de
"Kobani, enerji kaynağına sahip değil ama çok
ciddi bir geçiş bölgesi. Suriye’nin kuzeyini
Irak’ın Kuzey Irak bölgesiyle birleştiriyor" dedi.
"Kobani, o kadar önemli ki IŞİD’ten temizlendikten sonra, Kuzey Irak petrolünü taşıyan boru
hatları bu bölgeden geçebilir ve uluslararası
piyasaya satılabilir" diyen Sevim, şöyle devam
etti:
"Bu bölgenin hakimiyeti kimde olacak? IŞİD gittikten sonra, Esed’e değil, Barzani’ye teslim
edilecek. Bunun en net göstergesini de şuradan
görebilirsiniz: IŞİD, Musul’a, yani Irak hükümetine saldırdı ancak Washington, müttefik olarak
Bağdat’ı değil, Erbil’i seçti. İşin başlangıcından
kurguyu anlamak mümkün. Kuzey Irak’ın Ceyhan’a petrol pompaladığı boru hattı, KerkükCeyhan boru hattıyla Fişhabur’da birleşiyor.
Birleştiği nokta, tam Türkiye sınırının altında.
İşçi sendikaları ise düzenlemenin is- Aynı zamanda Suriye sınırına da çok yakın.
tismara açık olduğu, işçi kiralamanın Zaten boru hattı Suriye sınırına kadar getirildi.
Suriye’nin kuzeyinde oluşacak Barzani’ye bağlı
insan hakkı ihlallerine yol açabileceği eleştirileriyle düzenlemeye karşı Kürt oluşumu, oradaki boru hattının devam
etmesiyle beslenebilir."Rakka, Deyr ez Zor ve El
çıkıyor. OVP'de, taşeronluk sistemi
Ömer gibi önemli petrol bölgelerini elinde buuygulamalarının da iyileştirileceği
kaydedildi. Bu konuda kıdem tazmi- lunduran IŞİD, Kobani'yi ele geçirmesi halinde,
Rakka'dan Türkiye sınıra kadar olan yaklaşık
natıyla birlikte işleyecek bir taslak
Çalışma Bakanlığı'nca hazırlanmıştı. 100 kilometrelik bölgeyi kontrolü altına almış
olacak.
Özellikle kamudaki taşeron
kullanımını yaygınlaştırma
yı hedefl eyen düzenlemeyle alt işveren kullanımı
nın kayıtlı ve denetimli
ancak daha kolay yapılmasına imkan sağlanıyor.
Dönüşümde ilk anahtar teslimi
C
İ
BİLGESAM uzmanı Ali Semin, IŞİD’in başından
beri temel amaçlarının birini enerji kaynaklarını
elde etmek olduğunu söyledi. Semin, IŞİD'in
Suriye’de aylık 90 milyon dolarlık petrol geliri
olduğunu öne sürerek, "IŞİD, Kobani’yi ele
geçirirse, Rakka’dan sonraki ilerleyişi kolay olacak, Türkiye ile de bir sınırı daha olacak ve
hareket alanı da artmış olacak" diye
konuştu.Kobani'nin Kürtler için de merkez
olduğunu belirten Semin, şöyle devam etti:
atırımların üretken alanlara
yönlendirilmesi ile özel tüketimin ve cari açığın frenlenmesine yönelik olarak hükümet
cephesinde bir süredir dile getirilen
gayrimenkul değer artışının
vergilendirilmesi, Orta Vadeli Program’da yer aldı. Programda, lüks ya
da ithalat yoğunluğu yüksek tüketim
mallarına yönelik “caydırıcı
vergileme” yapılacağına yönelik
karara da yer verildi. Bu iki alandan
sağlanacak vergiler, kamunun öncelikli yatırımları ile yüksek katma
değerli üretime yönelik desteklerin finansmanında kullanılacak.
İş yaşamında, işveren açısından işe
giriş çıkış süreçlerini kolaylaştıracak,
çalışma süreleri ve ücretler üzerindeki denetim gücünü artıracak
“esnekleşme” projeleri OVP’ye
alındı. Programda, özel istihdam
büroları bünyesindeki işçilerin geçici
olarak işyerlerinde çalıştırması,
taşeronluk ve kıdem tazminatının
kaldırılarak fona dönüştürülmesi
düzenlemeleri de yer aldı. Programda ayrıca, çalışma hayatına ilişkin mesleki eğitim ya da aktif
işgücü programlarının sektör ve bölgelere göre farklılaştırılmasına yönelik başlıklara da yer verildi.
stanbul merkezli Bilge Adamlar Stratejik
Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) uzmanı Ali
Semin, "Kobani, her iki taraf için de
jeostratejik öneme sahip. IŞİD için önemli,
çünkü petrol ticareti umudunu koruyacak.
Kürtler için de Kuzey Irak petrolünü satmak için
Ceyhan'a alternatif bölge olabilir" dedi.
Download

13 EKİM 2014 - Ekonomi Gazetesi