2014 yılı bütçesinin finansörü,
YANDAS SENDİKADIR!
Türkiye Kamu-Sen, TBMM’de görüşülmekte olan 2014 yılı bütçesini
Meclis Dikmen kapısında düzenlediği eylemle protesto etti. S02
YIL: 10 SAYI: 91 OCAK 2014
BÜYÜK BİR SEVDANIN ADI...
ASGARİ GEÇİM SINIRI
3702 TL
TÜRKİYE Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin
(AR-GE) yaptığı 2013 Aralık
ayına ait asgari geçim endeksi
sonuçları açıklandı. S02
Türkiye Kamu-Sen heyetinden
Çalışma Bakanı
Çelik’e ziyaret
TÜRKİYE Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve
Konfederasyon Yönetim Kurulu Üyeleri, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’i
makamında ziyaret etti. S03
Genel Başkanımız Koncuk:
Türk Dünyası
öksüz, sahipsiz
bırakılmıştır
TÜRKİYE Kamu-Sen, Türk
Dünyası’nda yaşanan insan
hakları ihlallerinin konuşulduğu
“Günümüzde İnsan Hakları”
adlı bir panel düzenledi. S06
Türkiye
Kamu-Senı
yine
meydanlardayd
HIRSIZA DEĞİL,
MEMURA BÜTÇE!
Türkiye Kamu-Sen’in Ankara’da düzenlediği ‘‘Hırsıza Değil, Memura
Bütçe” mitingine Türkiye’nin dört bir tarafından katılan onbinlerce kamu
çalışanı “Yalana, yolsuzluğa, hırsızlığa, arsızlığa hayır!” diye haykırdı. 04
02
HABER
TÜRKİYEKAMU-SEN
OCAK 2014
Aralık ayı asgari geçim endeksi açıklandı
Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme
Merkezi’nin yaptığı 2013 Aralık ayına ait
asgari geçim endeksi sonuçları açıklandı.
Buna göre dört kişilik ailenin insan onuruna yaraşır bir biçimde yaşayabilmesi için
gerekli olan en düşük miktarı ifade eden
“Asgari Geçim Haddi”, 3 bin 702 lira 33
kuruşa yükseldi.
Araştırmaya göre Aralık 2012’de 3 bin 523
lira 62 kuruş olan “Asgari Geçim Haddinin”
son bir yılda 178,71 TL arttığı ortaya çıktı.
Yapılan araştırmada bir memurun 657
sayılı Kanuna uygun bir şekilde görevini
sürdürmesi ve sosyal hayattaki yerini alabilmesi için gerekli olan en düşük tutar
olan “Yoksulluk Sınırı”, 1.853 lira 16 kuruş
olarak belirlendi.
MEMUR NE YAPSIN?
Bir kişinin sosyal yaşam içerisinde hayatını
sürdürebilmesi için gerekli en düşük miktar olan“Açlık Sınırı” ise Kasım ayına göre
%0,81 artarak 1.426 lira 65 kuruş oldu.
“Ailenin Aylık Ortalama Gıda Harcaması” 865,67 TL; “Kira Tutarı” ise 579,47 TL
olarak hesaplandı. Bir ailenin yalnızca gıda
ve barınma harcamaları toplamı 2013 yılı
Aralık ayında 1.434,14 Lira olarak tahmin
edildi. Buna göre bir memur, Aralık ayında
ortalama maaşının %71,55’ini yalnızca gıda
ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kaldı. Ortalama ücretle geçinen bir memur, gıda ve kira için 1.426 TL ödedikten
sonra maaşından arta kalan 570,16 TL ile
ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme,
giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştı.
OCAK 2014
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve Konfederasyon Yönetim
Kurulu üyelerimiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’i ziyaret etti.
2014 yılı bütçesinin finansörü,
YANDAŞ SENDİKADIR!
TBMM’de görüşülmekte olan 2014 yılı bütçesini Meclis
Dikmen kapısında düzenlediğimiz eylemle protesto ettik.
‘K
im
ola ses
ca izle
y ğı rin
ab akın z’ de kim
ad la di se
ett rını ler si
,
ile
r..
3702 TL
www.kamusen.org.tr
ASGARİ GEÇİM SINIRI
03 HABER TÜRKİYEKAMU-SEN
Çalışma Bakanı Faruk
TÜRK
EMEKLI-SEN
Çelik’i ziyaret ettik
Genel Başkanımız İsmail Koncuk, “Kimsesizlerin kimsesi olacağım” diye iktidara gelenler, mesailerini, tanıdıklarını âbâd etmeye
harcadı, kendi yakınlarından başka
kimsenin bir şeyi olmadı” dedi.
Koncuk, “Yoksulluğu bitireceğim.”
diye iktidara gelenlerin yarattığı tabloda, 41 milyon vatandaşımız iki günde bir, sofrasına bir kap et yemeği koyamıyor. 25 milyon vatandaşımız, eskiyen
giysilerini değiştiremiyor.
62 milyon vatandaşımız, ev masraflarını
karşılayamıyor. “Kimsesizlerin kimsesi
olacağım.” diye iktidara gelenler, mesaile-
FAİZ LOBİSİ VAR AMA
MEMUR-EMEKLİ YOK
Yoğun katılımın olduğu eylemimizde bir konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı
İsmail Koncuk, “Görünen o ki,
2014 yılında da iktidar milletin
sırtına binerek bütçeyi oluşturmayı planlamıştır” dedi.
Koncuk, “TBMM’de görüşülen
2014 yılı bütçesi ağır bir mali disiplin bütçesi olarak hazırlanmış,
bütçenin bütün yükü ücretli çalışanlar üzerine yüklenmiştir.
Öyle ki, 2014 yılında ülkedeki
toplam gelir vergisinin %62,6’sı
ücretli çalışanlardan, dar ve sabit
gelirlilerden alınacaktır.
OECD içinde en yüksek dolaylı
vergi Türkiye’dedir. Hali hazırda
ülkemizde üretilen toplam mal
ve hizmetlerin yaklaşık %94’ü en
zengin kesime, %6’sı ise en fakir
kesime gitmektedir. Buna karşın
bu kesimden toplanan vergiler,
ülkenin en zenginlerinden alınan
vergilerin kat be kat üzerindedir.
Bu durumun sebebi dolaylı vergi
sistemidir ve kişilerden gelirleriy-
rini, tanıdıklarını âbâd etmeye harcadı, kendi yakınlarından başka kimsenin bir şeyi olmadı.
Öyle ki, Fransa'nın kişi başına millî geliri Türkiye’nin
4 katı, Fransa’daki dolar milyarderlerinin sayısı 24.
İtalya’nın kişi başına millî geliri Türkiye’nin 3 katı,
dolar milyarderi sayısı 23. Türkiye’de dolar milyarderlerinin sayısı 43. Türkiye’deki dolar milyarderlerinin sayısı, Fransa ve İtalya’dakilerin toplamına eşit.
Harun olacağım deyip, Karunlaşanların yarattığı tablo ortadadır. Bugün her 5 gençten 1'i işsizdir. Kadınlarımız çalışma hayatının dışındadır. 11 yıldır büyümenin bütün yükü, daha çok çalışıp daha az kazanan
memurun, işçinin, çiftçinin omuzlarına bindirilmiş,
Büyümenin kaymağı, rant çevrelerine, eşe, dosta, akrabaya aktarılmıştır.” dedi.
le orantılı vergi toplanmamaktadır.
Görünen o ki, 2014 yılında da iktidar milletin sırtına binerek bütçeyi oluşturmayı planlamıştır.
Bununla birlikte bütçenin %12’si
de faiz ödemelerine gidecektir.
Görülüyor ki, bu bütçede faiz lobisi düşünülmüş ama memur, işçi,
çiftçi, esnaf, emekli düşünülmemiştir.” dedi.
KONCUK: MEMURLAR YÜZ ÜSTÜ
BIRAKILDI, YANGINDAN KAÇAR
GİBİ PAZARLIKTAN KAÇILDI
2014 yılı bütçesinde memurun
unutulduğunun altını çizen Genel Başkanımız İsmail Koncuk,
“Pazarlamacılar, ne kadar reklam
yaparlarsa yapsınlar, bu toplu sözleşme defoludur.” dedi.
Koncuk, “Bilindiği gibi malum
zevatın masa başı oyunlarıyla
2014 yılında memur maaşlarına
yalnızca 123 TL zam yapılması
kararlaştırılmıştır.
Bunun dışında memur maaşlarındaki hiçbir kaleme artış yapılmayacaktır.
Yani çocuk parası, aile yardımı, doğum, ölüm yardımları, ek
ödemeler, ek dersler, fazla mesai
ücretleri ve tazminatlar artmayacaktır.
Yapılacak zam, memurun ele geçen maaşının tamamı için geçerli
olacaktır.
123 TL’lik artış en düşük maaşa
%6,8; ortalama maaşa da %5,1
zam demektir.
TÜİK’in dün açıkladığı resmi rakamlara göre şu anda yıllık enflasyon %7,32’dir.
Ekonomide her şeyin yolunda
gittiğini varsaydığımızda bile
2014’te maaşlar, her şartta enflasyonun gerisinde kalacak ama memurlara enflasyon farkı ödemesi
de yapılmayacaktır.
2014 yılı bütçe hedefinde enflasyonun %5,3 olacağı tahmin edilmiştir. Bu durumda bile sözde
yetkili konfederasyonun enflasyon hedefinin altında bir zamma
imza attığı açıkça görülmektedir.
Pazarlamacılar, ne kadar reklam
yaparlarsa yapsınlar, bu toplu sözleşme defoludur. ‘‘ diye konuştu.
ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı Müsteşarı Fatih Acar,
Müsteşar Yardımcısı Ali Kemal
Sayın, Devlet Personel Başkanı
Mehmet Ali Kumbuzoğlu, Devlet Personel Başkanlığı Başkan
Yardımcısı Enes Polat da görüşmede hazır bulundu.
Genel Başkanımız İsmail Koncuk, Çalışma Bakanı Faruk
Çelik’e ek gösterge uygulamasıyla
ilgili olarak Türkiye Kamu-Sen’in
taleplerini iletti.
Koncuk bu konuda;
Yardımcı Hizmetler Sınıfında
çalışan personele de ek gösterge
verilmesi,
Kurumlarda çalışan tüm uzmanların aynı ek gösterge uygulamasından faydalanması;
Ekonomist, programcı ve çözümleyici ile teknik öğretmenlerin Teknik Hizmetler Sınıfında
sayılan memurların faydalandığı
ek gösterge uygulamasından faydalanması,
Ek gösterge uygulamasının bütün
hizmet sınıfları için 9. dereceden
başlanarak, başta öğretmen, akademisyen ve emniyet görevlileri
olmak üzere bütün kamu görevlileri için belirlenen rakamların
800’er puan artırılması taleplerini
de Bakan Faruk Çelik’e iletti.
Ziyarette geçtiğimiz günlerde
gerçekleştirilen Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK)
toplantısına da değinen Genel
Başkan İsmail Koncuk, üzerinde
anlaşılan konuların bir an önce
hayata geçirilmesi konusuna vurgu yaptı.
Genel Başkan İsmail Koncuk,
Görevde Yükselme Yönetmeliğinin hakkaniyetten uzak oldu-
Bu zam emeklinin
belini kırmaz da ne yapar?
2
013 Ağustos ayında imzalanan; kamu çalışanlarını ve emeklilerini hayal kırıklığına
uğratan Toplu Sözleşme’de 2014 yılı için
emekliye 140 TL zam yapılmasına karar verilmiştir. Maaşların alınmasıyla, “yüzyılın
en iyi zam oranını aldık” diye meydanlarda
dolaşanların maskesi düşecek gerçek ortaya
çıkacaktır.
Yangından mal kaçırırcasına, yasal süresinden 23 gün önce imzalanan Toplu
Sözleşme’de malum konfederasyon; memur
ve memur emeklisini mağdur etmiştir. Son
zamanlarda ülkemizde yaşanan olaylar,
Türkiye’nin nedenli kırılgan bir ekonomik
yapısı olduğunu ortaya koymuştur. Kaynak
yetersizliğinden dem vurup memur ve memur emeklisine zam yaparken elleri titreyenler; ülkenin kaynaklarını bol kepçeyle
yandaş çevrelere dağıtmışlar. Bunu da öğrendik ey emekliler. Hırsızlığın, rüşvetin ve
yolsuzluğun yol açtığı ekonomik sarsıntılar
emeklinin belini bükmez de kırar.
Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme
Merkezi’nin yaptığı asgari geçim endeksi
sonuçlarına göre son bir yılda; genel gıda
fiyatlarında %10,5, ekmekte %13, patateste %93, kuru fasulyede %46, kuru soğanda
%12, beyaz peynirde %11, LPG’de %12,
ısınmada %5,7, ilâçta %25 oranında zam
hesaplanmıştır. Bir yılda temel tüketim kalemlerine gelen zam miktarları bu düzeyde
seyrederken memur emeklisine bir yıl için
öngörülen 140 liralık zam kabul edilemez.
Memur emeklisinin belini kırmaya ne hakkınız var, ne de insanlığa sığar. Bu kışta
kıyamette üç kuruşluk zam; kaç kilo patates
soğan alır ki, kaç ekmek daha katar ki soframıza.
Çocuğumuza kaç defa harçlık verebiliriz
ki. Yavrularımızın yüzüne bakamaz olduk.
Emekliyi bu hallere düşürenler bolca dua almadığınızı bilin. Ayakkabı kutularında yandaşlara peşkeş çekilen kaynaklar, emeklilere
yeter de artar bile. Ey adında adalet olanlar
kaynakları adil dağıtın... Sadaka değil hakkımızı verin…
ğunu, sözlü sınava dayalı başarı Disiplin cezalarının affı gibi tüm
sıralaması yapılmasının kamuda başlıkları hayata geçirmek için
devlete karşı büyük bir güven- gayret sarf ettiklerini ifade ederek,
sizlik oluşturduğunu söyleyerek, yapılan çalışmaların her safhasınbu anlayışın değiştirilmesini aksi da Konfederasyonlarla iletişim
takdirde bu anlayışın ülkeye zarar halinde olacaklarını ve görüşvereceğini, liyakat ve kabiliyetten lerine başvuracaklarını söyledi.
uzak insanların yönetim kademe- Akademik zam konusunda ise
lerine geleceğini, adamı olmayan- YÖK’ün bir çalışması olduğun,
ların atanma şansı bulamayacağı- Hükümetin bu çalışmaya göre bir
nı ifade etti.
değerlendirme yapacağını ifade
Genel Başkanımız İsmail Kon- etti.
cuk, İl Özel idareleri ile sendikalar arasında imzalanan Sosyal 4/C’LİLER İÇİN ÇALIŞMA...
Denge Sözleşmelerinden AFAD 4/C’lilerin kadroya geçirilmesi koçalışanlarının da faydalandırılma- nusunda ise, Bakan Çelik, konuysı konusunda alınan yargı karar- la ilgili olarak çalıştıklarını, sendilarının artık hukuki bir zemine kalarla mutabakata varılan bütün
oturtulması gerektiğini belirterek, konuları içeren bir kanun tasarısı
Sosyal Denge Sözleşmesinden hazırlayacaklarını, 4/C’lilerin de
AFAD çalışanlarının da başka belli bir maaş skalasında, iş gübir işleme gerek kalmaksızın ya- vencesine kavuşturulmaları için
rarlandırılması gerektiğini vurgu- çalışmaların sürdüğünü belirtti.
ladı.
Genel Başkan İsmail Koncuk’un
Bakan Faruk Çelik ise, Türkiye bu konularla ilgili belli bir takvim
Kamu-Sen’in ziyaretinden mem- oluştu mu? Sendikalarla tekrar bir
nuniyet duyduğunu belirterek, araya gelinecek mi? sorusu üzeriçalışma hayatında yapılan düzen- ne ise, Bakan Çelik, sendikaları
Nalan Huriye AKCAN
lemelerde Türkiye Kamu-Sen’in konu hakkında bilgilendirecekleBirleşik Emekliler Derneği
fikir ve önerilerinin kendileri için rini, söz konusu çalışmaların kaGenel Başkanı
son derece büyük önem arz etti- nunlaşması için gayret sarf edeğini söyledi. Bakan Çelik, Devlet ceklerini söyledi
Personel Başkanlığı yetkililerine, yargı kararlarına
Yönetim Yeri: Dr. Mediha Eldem
uygun olarak sosyal denge
Sok: No: 85Kocatepe/Ankara
Türkiye Kamu-Sen adına sahibi
Tel: (0312) 424 22 00 (6 hat)
İsmail KONCUK
sözleşmelerinden AFAD çaFaks: (0312) 424 22 08
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
lışanlarının da faydalandırılwww.kamusen.org.tr
Celal KARAPINAR
ması için gerekli çalışmaların
YÖNETİM KURULU:
yapılması talimatı verdi.
Genel Başkan İsmail KONCUK, Genel Sekreter Önder KAHVECİ, Genel Mali Sekreter
Çelik ayrıca, Kamu PersoNuri ÜNAL, Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Fahrettin YOKUŞ, Genel Eğitim Sekreteri
Nazmi GÜZEL, Genel Toplu Görüşme Sekreteri Necati ALSANCAK, Genel Mevzuat
neli Danışma Kurulunda
Sekreteri İsmail KARADAVUT, Genel Basın Sekreteri Celal KARAPINAR, Genel Dış
üzerinde mutabakata varılan
İlişkiler Sekreteri Ahmet DEMİRCİ, Genel Sosyal İşler Sekreteri İlhan KOYUNCU
4/C’lilere kadro, 2005 yılından sonra göreve başlayanlaTasarım&Hazırlık: Yusuf Ziya ERARSLAN (YZE Medya Ajans) 0 530 363 55 91
ra bir derece verilmesi
Osman ÖZDEMİR
Türk Emekli-Sen
Genel Başkanı
Editör:
Esra Ocaklı Yüce
Ercan HAN
Gökhan ALTUNKAŞ
Hukuk Danışmanı:
Avukat İlhan KARA
Baskı: 15 Ocak 2014
İhlas Gazetecilik A.Ş.
(0312) 353 29 61
Bu gazete Basın Ahlak
İlkelerine uymayı taahhüt eder.
04
HABER
TÜRKİYEKAMU-SEN
OCAK 2014
05
HABER
TÜRKİYEKAMU-SEN
OCAK 2014
HIRSIZA DEĞİL, MEMURA BÜTÇE
fından kar, kış,
Türkiye’nin dört bir tara
yollara düşüp
soğuk, ayaz demeden
k mücadeleleri
ekmek kavgaları için, ha
Ankara Sakariçin Türkiye Kamu-Sen’in
iği “HIRSIZA
ya Caddesi’nde düzenled
itingine gelen
DEĞİL, MEMURA BÜTÇE” m
ı, hep bir ağızon binlerce kamu çalışan
, hırsızlığa, ardan “Yalana, yolsuzluğa
ırdı.
sızlığa HAYIR” diye hayk
‘‘HER YER RÜŞVET,
HER YER YOLSUZLUK!..’’
Sabahın erken saatlerinden itibaren alana akın eden kamu görevlileri Sakarya Caddesi’ni hınca
hınç doldurdu.
“Her Yer Rüşvet, Her Yer Yolsuzluk”, “Yolsuzluğa Hayır”, “Ak
Değil Karasın, Başımıza Belasın”, “Susma Haykır Aldatmaya
Hayır”, “Hükümet Kutunu Al
Başına Çal” şeklinde sloganlar
atarak yolsuzluğu ve hırsızlığı
protesto eden ve memur maaşlarına yapılan zamların yetersiz olduğunu ifade eden kamu görevlileri miting boyunca susmadı.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un kürsüye çıkmasıyla coşkunun doruğa çıktığı
mitingde, eleştiriler memuru masada satan malum konfederasyon
ve hırsızlığı savunan yetkililere
yöneldi.
KONCUK: ‘‘BÜROKRASİ HIRSIZLIK,
KABİNE YOLSUZLUK İÇİNDE!..’’
Son 11 yıldır Türkiye’nin tam anlamıyla karanlık bir dönem yaşadığını belirten Genel Başkanımız
İsmail Koncuk, “Bürokrasisi hırsızlık, kabinesi yolsuzluk, hırsızı
arsızlık içinde bir iktidar gerçeğiyle yüz yüzeyiz” dedi.
Koncuk, ‘‘Ne yazık ki ülkemiz
çok acı bir dönem yaşamaktadır.
11 yılda uygulanan yıkım politikaları sonucunda, bizzat iktidar
tarafından; memuru, işçisi, emeklisi, dul ve yetimi perişan edilmiş,
bebekleri kör ayazlara teslim edilmiş, sınırları delik deşik edilmiş,
milli kimliği alt üst edilmiş, yargısı, basını kuşatılmış, ormanları,
madenleri talan edilmiş, limanları, fabrikaları peşkeş çekilmiş,
kurumları yağmalanmış, milli ve
manevi değerleri iğdiş edilmiş,
savcısı örgütçü, polisi çeteci, askeri terörist ilan edilmiş bir ülke
gerçeğiyle yüz yüzeyiz.
Bürokrasisi hırsızlık, kabinesi
yolsuzluk, hırsızı arsızlık içinde
bir iktidar gerçeğiyle yüz yüzeyiz.
Teröristin baş tacı edildiği, şehidin, gazinin alaşağı edildiği, yüce
dinimizin, her türlü uğursuzluğa
kalkan edildiği karanlık bir dönem yaşıyoruz” dedi.
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların Ankara Şubeleri tanışma
ve istişare toplantısı gerçekleştirildi.
KONCUK: YENİ SEÇİLEN VE
GÖREVLERİNE DEVAM EDEN
TÜM ARKADAŞLARIMA
BAŞARILAR DİLİYORUM
İstişare toplantısının açılışında bir konuşma yapan Türkiye
Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk katılımcıları selamladıktan sonra seçimlerde göreve
gelen yeni Şube Başkanları ve
Yönetim Kurulu üyelerini tebrik
etti. Koncuk, “Şube Genel Kurul
sürecimiz artık tamamlanmıştır.
Bazı Şubelerimizde yeni Başkanlarımız var, yeni Yönetim Kurulu
üyelerimiz var, onlara yeni gö-
revlerinde sonsuz başarılar diliyorum, Allah hayırlı ve uğurlu
etsin. Daha önceden bu görev ifa
eden ve yeniden görevlerine seçilen arkadaşlarımızın da başarılarının devamını diliyorum.
Ciddi bir mücadele içerisindeyiz,
hem kamu çalışanlarının hak ve
hukuk mücadelesini yaparken
hem de ülkemizin karşı karşıya
bulunduğu tehditlerle ilgili Türkiye Kamu-Sen olarak, bu ülkenin milli bir sivil toplum örgütü
olarak bu konuda da üzerimize
düşen görevleri yerine getirmek
hem kamu çalışanlarını uyarmak
hem de milletimizi uyarmak görevini elimizden geldiğince yerine getirmeye gayret ediyoruz.”
dedi.
P
Türk Dünyası ile ilgili şuur derecesi nedir sorgulamasını da millet olarak yapmamız gerekmektedir.” dedi.
KONCUK: SÖZ KONUSU TÜRK MİLLETİ
İSE İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ
KAĞIT ÜZERİNDE KALIYOR
Ahmet Demirci’nin ardından panelin açılış konuşmasını yapan Türkiye
Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Söz konusu Türk milleti ise insan
hakları beyannamesi kağıt üzerinde kalıyor” dedi.
Koncuk, “Bugün insan hakları ekseninde Dünya’da problemleri gündeme getirmek bakımından son derece önemli
bir gün. Eğer söz konusu Türk milleti ise, söz konusu Doğu Türkistan ise,
Güney Azerbaycan ise, Irak ise, Suriye
ise, Karabağ ise, insan hakları beyannamesi de kağıt üzerinde kalan bir beyanname oluyor.
Herkese karşı yeteri kadar insan hakları
var ama Türk milletine yönelik planlı
ve organize bir yok etme gayretleri alabildiğine hız kazanmış durumda. İşte
Doğu Türkistan kanayan bir yaramızdır. Yapılanlara baktığımızda çok sınırlı
şeyler olduğunu görüyoruz. Türkiye
Cumhuriyeti devletini yönetenlerin
AKYILDIZ: TÜRK DÜNYASI HAKLARINI
İHLAL EDENLER KARŞISINDA
SUSMAYACAK
Panel Başkanı Türk Hukuk Enstitüsü
Başkanı Prof. Dr. Ali Akyıldız ise, İnsan Hakları Beyannamesinin sadece
bir temenniden ibaret olduğunu ifade
etti. Mısır’ın her gün TV’lerde konuşulduğu bir dönemde insan hakları adı
altında, Irak’ta, Suriye’de bir neslin boğazlandığının altını çizen Akyıldız, “Bu
coğrafyadaki insanları birbirlerine ne
kadar boğazlatabilirlerse o’nun derdindeler” dedi.
Akyıldız, Türk Dünyasının ise üzerinde oynanan tüm bu oyunlar karşısında
sinmeden bağıracağını, haykıracağını
ve susmayacağını söyledi.
Panelde, Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Ankara Şube Başkanı Mahmut Kasapoğlu, Doğu Türkistan Kültür ve Yardımlaşma Derneği
Genel Başkanı Seyit Tümtürk, Güney
Azerbaycan Milli Azatlık Cephesi
Ankara Temsilcisi Mahbub Amrahi,
Suriye Türkmenleri Yardımlaşma ve
Dayanışma Derneği Temsilcisi Zeki
Türkmen, Tobb ETÜ Öğretim Üyesi
Doç Dr. Toğrul İsmayil, Kırım Temel
Haklar fondu Başkanı Nadir Bekirov,
İnsan hakları Eksperti Abdullah Buksur yer aldı.
Panelistler bölgelerinde yaşanan insan
hakları ihlalleri ve Türk soydaşlarımızın
yaşadığı sıkıntılar ve çözüm önerileri
üzerine görüşlerini dile getirdiler.
anelin açılışında başta Gazi
Mustafa Kemal Atatürk ve
silah arkadaşları olmak üzere
Türk Dünyasının tüm şehitleri için
saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal
Marşı okundu.
Türkiye Kamu-Sen Genel Dış İlişkiler
Sekreteri ve Türk Tarım Orman-Sen
Genel Başkanı Ahmet Demirci, Dünya İnsan Hakları Gününde en büyük
haksızlığın ve insan hakları ihlallerinin
Türk Dünyasında yaşandığını ifade
etti.
www.tkss.org.tr
ANKARA ŞUBELERİ TANIŞMA
VE İSTİŞARE TOPLANTISI...
10 Aralık Dünya
İnsan Hakları Günü
dolayısıyla Türkiye
Kamu-Sen Genel
Merkezi’nde Türk
Dünyası’nda yaşanan insan hakları
ihlallerinin konuşulduğu “Günümüzde
İnsan Hakları” adlı
panel düzenlendi.
EG
E
EGE
E
TÜRK KÜLTÜR SANAT-SEN
Koncuk: Türk Dünyası öksüz,
yetim ve sahipsiz bırakılmıştır
ANKARA
‘‘Günümüzde İnsan Hakları’’ Paneli...
OCAK 2014
EG
06
E
OCAK 2014
EG
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
ANKARA VE EGE BÖLGE ŞUBE
GENEL KURULLARI YAPILDI
Marmara Bölge Şubesi genel kurulunun arkasından Ankara ve Ege Bölge şubesinin genel
kurulları yapılmıştır. Şube genel kurullarına
Genel Başkan H. Hüseyin Yılmaz, Genel Mali
Sekreter Hilmi Tekcan ve Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Uğur Yıldırım katılmışlardır.
Genel kurullar delegelerin geniş katılımları,
karşılıklı sevgi , saygı ve hoşgörünün hakim
olduğu, büyük bir coşku içerisinde geçmiştir.
Ankara Şubesi Yönetim Kurulu asil üyeliklerine; Levent Bilasa, Ramazan Işık, Bülent Ünlü,
Lale Güder, Hilmi Emir, Tayfun Bahadır Ve
Turan Erduran, Denetleme Kurulu Asil Üyeliklerine; İlknur Kargı, Selçuk Yerli Ve Zafer
Ofli, Disiplin Kurulu Asil Üyeliklerine; Soner
Emekli, Günay Acun ve Mevlüt Aşır,
Ege Bölge Şubesi Yönetim Kurulu asil üyeliklerine; İ.Hakan Alp, Ahmet Suat İde, Melek
Çakır, Yılmaz Tak, Selma Seğmen, Harun Reşit
Akdemir ve Musa Çelik, Denetleme Kurulu asil
üyeliklerine; İsmail Öztekin, Döndü Ulutürk ve
Gökhan Sağlam, Disiplin Kurulu Asil Üyeliklerine; İsa Kayacı, Aydın Özkan ve İhsan Karadüz seçilmişlerdir.
Genel Başkan H. Hüseyin Yılmaz her iki genel kurulda da bir birer konuşma yapmış; konuşmalarında Ağustos 2013’te yapılan toplu
sözleşmede malum konfederasyonun memuru masada pazarladığını, hükümetin teklifinin
altında bir teklife imza attığını, memurun birikmiş yüzlerce sorununu hükümetle tartışmadan, görüşmeden 23 günlük bir süre varken
gümrükten mal kaçırırcasına imzaladığını, ülke
gündemini değerlendirerek 11 yıllık AKP iktidarının, ülkeyi uçurumun kenarına getirdiğini,
Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikaların bu
olumsuzluklar karşısında dimdik durduğunu
delegelerle paylaşmış ve yeniden şube yönetim, denetim ve disiplin kurullarına seçilenlere
başarılar dilemiştir.
‘Hırsıza değil, memura bütçe’ mitingi...
Türkiye Kamu-Sen tarafından 28 Aralık 2013
Günü
Ankara Sakarya
Cadde’sinde yapılan “Hırsıza Değil Memura Bütçe”
mitingine Türk Kültür Sanat Sendikası Genel Merkez yöneticileri, Ankara
Şube yöneticileri ve üyeleri,
çevre illerden gelen şube
başkanları ve il temsilcileri
ile katılım sağlamıştır.
07
OCAK 2014
08
ÖĞRETMENLER
ANKETİ
.
.
.
r
la
ç
u
n
o
s
pıcı
Borç batağındalar...
Ankete
katılanların
89.2’sinin borcu var.
yüzde
Ankete
katılanların
yüzde
93.8’inin kredi kartı var. kredi
kartı olanların da yüzde 42.2’si
aylık dönem borcunun tamamını
düzenli olarak ödeyemiyor.
ankete katılanların yüzde 82.9’u
son 11 yıl içinde banka kredisi
çekti.
Ankete katılanların yüzde 27.4’ü
banka kredisi ile ev ya da araba satın alıp, ödeme konusunda sıkıntı
yaşadığı için satmak zorunda kaldığını belirtiyor.
Ankete
katılanların
yüzde
56.1’inin aylık ısınma harcaması
201-400 TL.
Ankete katılanların yüzde 86’sı
elektrik ve su faturalarını, yakıt
giderlerini azaltmak için kısıtlama
yapıyor.
Ankete katılanların yüzde 32.7’si
aylık 1-2 kilogram et tüketiyor
Ankete katılanların yüzde 66.9’u
tükenmişlik sendromuna yakalandığını söylüyor.
Ankete katılanların yüzde 37’sinde
işe bağlı olarak stres ve sinirlilik
hali var.
Ankete katılanların yüzde 77.7’si
toplu sözleşmelerde öğretmenlere
yönelik kayda değer bir kazanım
olmadığını söylüyor.
Ankete katılanlar, zam oranının
ekonomik kayıplarını telafi etmeyeceğini söylüyor; öğretmelere
yapılan tazminat artışını yetersiz
buluyor.
Türkiye’de en prestijli mesleğin
öğretmenlik olduğunu düşünenlerin oranı sadece yüzde 4.7.
Ankete katılanların yüzde 78.9’u
yönetici atamalarındaki sözlü sınavların adaletten uzak yapıldığını düşünüyor.
Yüzde 29.4’ünün 1, yüzde 48.6’sının 2, yüzde
17.1’inin 3, yüzde 4.9’unun da 4 ve daha fazla çocuğu bulunmaktadır.
Yüzde 2.1’i okul öncesinde, yüzde 35.8’i ilkokulda, yüzde 29.7’si ortaokulda, yüzde 29.2’si lisede,
yüzde 3.2’si de Bakanlık Merkez ve Taşra Teşkilatlarında görev yapmaktadır. Yüzde 66.2’si öğretmen, yüzde 16.2’si okul müdür yardımcısı, yüzde
13’ü okul müdürü, yüzde 2’si okul müdür baş yardımcısı, yüzde 0.5’i memur, yüzde 0.6’sı şef, yüzde
0.2’si hizmetli iken; yüzde 1.3’si de diğer seçeneğini işaretlemiştir.
Şiddet önemli sorun
Ankete katılanların yüzde 78.7’si “Bakan Avcı hak ve hukuk gözeten, uygulamaları ile adaleti sağlayan bir bakandır” ifadesine katılmıyor.
Ankete katılanların yüzde 76.5’i
sbs’nin yerine getirilen yeni sınav modelinin öğrenci başarısını artıracağını
düşünmüyor.
Ankete katılanların yüzde 90.9’u devlet okullarının itibar kaybettiği görüşünde.
Ankete katılanların yüzde 31.9’u öğrenci/veli şiddetine maruz kalmış. şiddete maruz kaldığını ifade edenlerin
sadece 11.8’i şikayette bulunmuş.
Şiddete uğramasına rağmen şikayette
bulunmayanların yüzde 54.7’si adaletin sağlanacağını düşünmediği için
şikayetçi olmamış.
Ankete katılanların yüzde 48.3’ü siyasette yandaş atamaların kendisini
rahatsız ettiğini söylüyor.
MEB ORTAÖĞRETİM
KURUMLARI YÖNETMELİĞİNE
DAVA AÇTIK
Bilindiği üzere, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği 07.09.2013 tarih ve 28758 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Türk Eğitim Sen olarak, üyelerimizden gelen talep ve şikayetler doğrultusunda, bahsi geçen Yönetmeliğin 45. Maddesinin
1. Fıkrasının (b) bendinde “aynı okul türünde..” ibaresinin yer
almamasına ilişkin eksik düzenlemenin, 88. Maddesinin 2.
Fıkrasının (c) bendinde “..iki katını..” ibaresinin yer almamasına ilişkin eksik düzenlemenin, aynı fıkranın (f ) bendinde yer
alan “..15 öğrenciye kadar..” ibaresinin ve “ Bu kapsamda aynı
öğrenci gurubu için haftada bir defa ve yalnız bir öğretmene koordinatörlük görevi verilir.” ibaresinin, 92. Maddesinin
2. Fıkrasının ilk cümlesinde “istekli öğretmenler arasından..”
ibaresinin yer almamasına ilişkin eksik düzenlemenin, 127.
Maddesinin 6. Fıkrasında yer alan “15 öğrenci için..” ibaresinin öncelikle iptali istemiyle Danıştay’da dava açtık.
Ankete katılanların yüzde 96.5’i öğretmenlerin toplumsal itibar kaybettiğini söylüyor.
Ankete katılanların yüzde 89.3’ü öğretmenlerin kaybettiği itibarlarını
bakan avcı ile geri kazanabileceğine
inanmıyor.
Ankete katılanların yüzde 72’si Öğrenci Andı’nın kaldırılmasını doğru
bulmuyor.
Ankete katılanların yüzde 73.5’i özel
okullarda etnik dil ve lehçelerde eğitimin önünün açılmasının, devlet okullarına sirayet edebileceğini düşünüyor.
Ankete katılanların yüzde 59’u iş güvencelerinin ellerinden alınacağına
dair endişe taşıyor.
Ankete katılanların yüzde 20.8’i Bakan Avcı’ya 1 puan verdi.
ANDIMIZIN KALDIRILMASINI
YARGIYA TAŞIDIK
Türk Eğitim-Sen olarak Demokratikleşme Paketi olarak kamuoyuna açıklanan paket çerçevesinde “Andımız”ın kaldırılacağının açıklanması üzerine tepkimizi göstermiş, tüm illerde
ve Ankara’da 1. Meclis önünde kitlesel basın açıklamaları yaparak protestomuzu dile getirmiştik.
Hükümet, “Andımız”la ilgili olarak açıkladığı bu adımı hayata geçirmek amacıyla İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde
değişiklik yaptı.
08 Ekim 2013 tarih ve 28789 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları
Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle
Öğrenci Andı kaldırıldı.
Milli kimliğimize, Türk varlığına her zaman sahip çıkan ve
bunu her fırsatta gösteren Türk Eğitim-Sen bu yönetmelik
değişikliğini Danıştay nezdinde yargıya taşımıştır.
Türkiye Kamu-Sen ve
Türk Eğitim-Sen Genel
Başkanı İsmail Koncuk,
Kon Tv’de yayınlanan
Başkent Gündemi programına katılarak dershaneler ile ilgili önemli
açıklamalar yaptı.
www.turkegitimsen.org.tr
T
OCAK 2014
09
Dershanelerin kapatılması güçler savaşına dönüştü...
çar
ürkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen
Genel Başkanı İsmail Koncuk, 24
Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla
sendikamızın yaptığı anketin sonuçlarını açıkladı.
Türk Eğitim-Sen, 24 Kasım Öğretmenler Günü
nedeniyle bir anket çalışması yaptı. 04-16 Kasım
2013 tarihleri arasında Türk Eğitim-Sen web
sayfası ve 8 ayrı internet sitesi üzerinden yayınladığımız anket çalışmasına 16 bin 723 kişi katıldı. Ankete katılanların yüzde 84.3’ü erkek, yüzde
15.7’si kadındır. Yüzde 86’sı evli, yüzde 14’ü bekardır. Yüzde 76.3’ü çocuk sahibidir.
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
TÜRK EĞİTİM-SEN
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
Dershanelerin kapatılması konusunun güçler savaşına dönüştüğünü kaydeden Koncuk şunları
söyledi: “Dershaneler konusunda
kör dövüşü yaşanmaktadır. Kimi
basın yayın organları dershanelerin kapatılmasının, kimisi de
dershanelerin kapatılmamasının
faziletlerinden bahsediyor. Dershanelerin kapatılması konusu
Türkiye’nin eğitim gerçekleri
çerçevesinde tartışılması gerekirken, herkes kendi siyasi görüşleri
doğrultusunda fikir sergilemektedir. Siyasi saiklerle, siyasi hesaplaşmalarla eğitimin meselelerini tartışamayız. Dershanelerin
kapatılması kararı siyasi karar ise
bunun mantığını kuramazsınız.
Herkes kendi siyasetine göre bir
değerlendirme yapar. Dershanelerin kapatılması kararının siyasi
karar olduğunu düşünüyorum.
Bu öyle bir hale geldi ki, güçler
savaşına dönüştü.
DERSHANE SAYISI 4 BİNE ÇIKTI
AKP, 2002 yılı sonu itibariyle
iktidara geldi. O dönemde dershane sayısı 2 bin idi. AKP’nin
devri iktidarında 2 bin adet dershane sayısı 4 bine çıktı. Madem
dershanelere karşısınız, o zaman
buna neden müsaade ettiniz?
Dershanecilik sisteminden, devlet okullarına paralel eğitim anlamında uygulama olduğu için
kendilerinin de rahatsız olduğunu belirten Genel Başkan Koncuk, “Lise son sınıf öğrencileri
ikinci dönemden itibaren okullara gitmez, dershanelere giderler. Bu durum, liselerdeki eğitimi
anlamsız kılmaktadır. Lise 1., 2.,
3. sınıflarda öğrenciler, ‘dershanede öğrenirim’ diye dersi dinlemezler. Dershaneler bu yönüyle
değerlendirildiğinde eleştirilmesi gereken kurumlardır. Böyle
bir dershanecilik anlayışının
Türkiye’de kök salması hepimizi
kaygılandırmalıdır. Ancak şu da
unutulmamalıdır ki; AKP,2002
yılı sonu itibariyle iktidara geldi.
O dönemde dershane sayısı 2 bin
idi. AKP’nin devri iktidarında 2
bin adet dershane sayısı 4 bine
çıktı. Madem dershaneler karşısınız, o zaman buna neden müsaade ettiniz?” diye konuştu.
T.C. Devleti kör dövüşü ve yanlış
karar nedeniyle milyarlarca TL
dershane sahiplerine para ödemek zorunda kalabilir. Burası
kimsenin babasının çiftliği değil. Bir tek adamın verdiği yanlış
karar nedeniyle, tüyü bitmemiş
yetimin hakkını dershanecilere
ödeyemezsiniz.
Dershanelerin
kapatılmasının
sakıncalarını madde madde anlatan Koncuk şöyle konuştu:
“1. Dershaneler kanunlarla kurulmuştur. Anayasamız da buna
destek vermektedir. Anayasa’da
mülkiyet hakkı vardır. Dershanelerin kurulması da mülkiyet
hakkı olarak değerlendirilebilir.
Tarlanızı, evinizi satıyorsunuz ve
dershanecilik sektörüne giriyorsunuz. Bütün paranızı dershaneye yatırıyorsunuz. Bunu devlete
güvenerek yapıyorsunuz. Ama
devleti yönetenler, gün geliyor
‘Dershaneleri kapatıyorum’ diyor. Bu da belki demokrasi içinde
yeri olan bir karardır. Ülkemiz,
TBMM kararlarıyla yönetiliyor.
Ama Hükümet olarak bu insanların zararını nasıl karşılayacaksınız? ‘Dershaneni kapat, zararlarını tazmin ederim’ diyorsanız,
bunun hukuk devleti içinde yeri
olabilir. Ancak dershaneleri bu
mantık dışında kapatırsanız yarın hem iç hukukunuzda, hem
de AİHM’de ciddi kararlar çıkabilir. T.C. Devleti kör dövüşü ve
yanlış karar nedeniyle milyarlarca TL dershane sahiplerine para
ödemek zorunda kalabilir. Burası
kimsenin babasının çiftliği değil. Bir tek adamın verdiği yanlış
karar nedeniyle, tüyü bitmemiş
yetimin hakkını dershanecilere
ödeyemezsiniz.
Bu ülkede yıllardır KPSS’ye
giren, KPSS’yi kazanamadığı için ataması yapılmayan 310 bin evladımız var. Sen bunlara
ne diyeceksin? 55 bin
öğretmenin hepsi de
atanmayacak. Sözlü
sınav yapılacağı için
torpilli ve yandaş
olanlar atanacak.
3. Dershanelerde çalışan 55 bin öğretmen var.
5 yıl dershane öğretmenliği yapanların sözlü sınava
tabi tutulacağı, sözlü sınavda başarılı bulunanların MEB
kadrolarına öğretmen olarak
atanacağı belirtiliyor. Bu ülkede
yıllardır KPSS’ye giren, KPSS’yi
kazanamadığı için ataması yapılmayan 310 bin evladımız var. Sen
bunlara ne diyeceksin? Siyasetçi
olarak bu evlatlarımızın karşısına
çıkabilecek misin? Atanamadığı için bunalıma girerek, intihar
eden 34 öğretmen var. KPSS’ye
girmesine rağmen atanamayan
öğretmenler varken, intihar eden
öğretmenler varken, dershane
öğretmenlerini sadece sözlü sınavla MEB kadrolarına nasıl
atarsın? Ayrıca dershane öğretmenlerinin tamamı umutlanmasın. Çünkü 55 bin öğretmenin
hepsi atanmayacak. Sözlü sınav
yapılacağı için torpilli ve yandaş
olanlar atanacak. 55 bin dershane
öğretmeninden 15 bini öğretmen
olarak atandı diyelim. Geriye kalan 40 bin öğretmen ne olacak?
Dershanelerde 30 bin de perso-
nel çalışıyor. 30 bin kişiye nerede
iş bulacaksın? Mantık süzgecinde
geçirdiğimizde, oluşabilecek kaosu düşündüğümüzde, bu kararı
alanlar, bunun altına kalır.”
Siyasette de biraz vefa olmalıdır.
Düne kadar size ciddi destekleri
olmuş insanları birdenbire kaldırıp atmanız, devlet içerisinde
sizin gücünüzü tehdit eder bir
boyuta geldiklerini düşünerek,
onlara karşı bir tavır sergilemeniz
vatandaşlar tarafından da değerlendirilir.
‘‘MÜMKÜNSE MEZARDAKİLER DE
OY KULLANMALI’’
Siyasette vefa gerektiğini söyleyen Koncuk, “AKP’li değilim ama
siyasette vefa gerektiğini düşünüyorum. Ben Fethullah Gülen’in
Anayasa referandumunda ‘Mümkün olsa mezardakiler de ayağa kalkıp evet oyu kullanmalı’
şeklindeki sözlerini hatırlıyorum.
Gülen, o dönemde Başbakanın
safında yer aldı ve böylesine çok
ağır bir ifade kullandı. Esasen
cemaat mensuplarının siyasetle
bu kadar içli dışlı olması toplum
tarafından yadırganıyor. Çünkü
cemaat
mensupları, ‘Allah’ diyen insanlardır ve onların her siyasi partiye
eşit mesafede durması gerekir.
Çünkü din, hepimizin dinidir.
Yüce İslam dinini, herhangi bir
siyasi partinin temsil etmesinin
Yüce dinimize hakaret olduğunu
düşünüyorum. Bu, din istismarıdır. Din istismarı da savunulmamalıdır. Dolayısıyla cemaat
mensuplarının da bu anlamda
tüm siyasi partilere eşit durması
toplumdaki saygınlıklarını korunması sonucunu doğurur. Ama
son 10 yılda cemaat mensupları
Başbakana ciddi destek verdi.
Bu noktada siyasette biraz vefa
olmalıdır. Düne kadar size ciddi
destekleri olmuş insanları birdenbire kaldırıp atmanız, devlet
içerisinde sizin gücünüzü tehdit
eder bir boyuta geldiklerini düşünerek, onlara karşı bir tavır sergilemeniz vatandaşlar tarafından
da değerlendirilir.” diye konuştu.
Dershaneleri ihtiyaç olmaktan
çıkarmak için tedbir almak lazım. Yarışı ortadan kaldırırsanız
dershaneler de kendiliğinden
kapanır.
Koncuk dershanelerin bir ihtiyaç
olduğunu, yarış ortadan kalkarsa
dershanelerin de ortadan kalkacağını kaydetti. Koncuk şunları
söyledi: “Dershaneleri ihtiyaç
olmaktan çıkarmak için tedbir
almak lazım. Sınav olduğu için
dershaneler vardır. 1 milyon 700
bin öğrenci üniversite sınavına
giriyor, üniversite kontenjanları
ise 500 bin civarında. Bu da, 1
milyon 200 bin öğrencinin yarışta eleneceği anlamına geliyor. Liselere giriş için yapılan sınavlara
1 milyon 200 bin öğrenci giriyor.
Kontenjanlar belli. Hatırlanacağı
üzere Eski Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik, liselere giriş sınavlarını 3’e çıkardı. Dershaneler patladı. Aynı iktidarın başka
bir bakanı Nimet Baş liselere
giriş sınavlarını 3’ten 1’e düşürdü. Sayın Nabi Avcı da Nimet
Çubukçu’nun düşürdüğü sınav
sayısını 12’ye çıkardı. Önümüzdeki yıl sınav sayısı 36 olacak. Bu
noktada yarışı kızıştırmışsınız.
Vatandaş da yarışta çocuğunun
öne geçmesini istiyor. Öte yandan
1 milyon üniversite mezunu, 750
bin meslek yüksek okulu mezunu,
3 milyon lise mezunu KPSS’ye
giriyor. Burada da yarış var. Dolayısıyla insanlar dershaneleri
çocukları için doping gibi görüyor. 1 milyon 700 bin üniversite
kontenjanı ayırın, 1 milyon 200
bin öğrenciyi Anadolu ve Fen
Liselerine yerleştirin, 5 milyon
işsiz genci devlet memuru yapın,
yarış kalmaz. Dolayısıyla Yarışı
ortadan kaldırırsanız dershaneler
de kendiliğinden kapanır. Bunu
yapmak ise bugün için mümkün
görünmemektedir.”
28 Kasım tarihinde Kamu Personeli Danışma Kurulu Toplantısının yapılacağına da dikkat çeken
Koncuk, “Toplantıda Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile birlikte kamu çalışanlarının çalışma şartlarından
kaynaklanan tüm problemlerini
masaya yatıracağız. Geçen yıl yapılan toplantıda alınan kararlar
ne yazık ki hayata geçmedi. Bu
karalardan birisi 2005 yılından
sonra devlet memurlarına derece verilmesi ile ilgiliydi. Bu karar
torba yasaya konulmadı. Sicil affı
konusu da önemlidir. Bu konuda
alınan karar da uygulanmadı. Faruk Çelik bunu da başaramadı”
dedi.
23 bin 4/C’linin kadroya geçmesini de isteyen Koncuk, “Devletin
gücü 23 bir kişiyi devlet memuru
yapmaya yeter” dedi.
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
Genel Başkan Koncuk: ‘‘Herkes ‘bu ülke
nereye gidiyor’ diye düşünmeli”
www.turkegitimsen.org.tr
TÜRK EĞİTİM-SEN
BENDE
MUHAFAZAKAR
BİR
İNSANIM
“Bende muhafazakar bir insanım, bizde kız ve erkek öğrencilerin aynı evde yaşamasının doğru olmadığını düşünüyoruz.” diyen Genel Başkan İsmail Koncuk, son dönemde
Başbakan Erdoğan tarafından
gündeme getirilen öğrenci evlerini konusunu değerlendirdi.
Genel Başkan İsmail Koncuk,
iktidarın bu çıkışını tribünlere
oynamak olarak nitelerken, muhafazakar kesime yerel
seçimler öncesi mesaj verilmeye çalışıldığını belirtti.
Koncuk, “Son yıllarda kötü yola düşen yüz bin kadın
varken bunları kurtarmak yerine bu konuyu gündeme
getirmek seçimler öncesi kurgulanan bir tezgahtır. Her
türlü kız erkek ilişkisini ahlaka aykırı bir davranış kategorisine sokarak kör bir taassub içerisinde kişilerin özel
hayatlarına müdahalede bulunmanın doğru olmadığını
düşünmekteyiz. Böyle bir itham çok ince ve sonuçları
itibariyle çok vahim bir durum ortaya çıkarabilir. Kaç
tane öğrencinin yurtlar haricinde evlerde kaldığı, kaç
tanesinin karışık bir şekilde aynı evi paylaştığına yönelik bir istatistik olmadan bir genellemeyle bu ithamlarda bulunmak dinen de doğru bir yaklaşım değildir.
Tabii Başbakan’ın bu açıklamalarından memnun olan
kadar memnun olmayan kesimlerinde olduğunu bilmek
gerekir. Bu bağlamda, toplum ne yazık ki her alanda
olduğu gibi bu alanda da bir ayrıştırmaya ve ötekileştirmeye doğru sürüklenir. Son derece hassas olan bu
konunun gençlerimizi doğrudan ahlaksızlıkla itham etmeden, şehir dışında çocukları okuyan aileleri rahatsız
etmeden, özel hayatın gizliliği mahremiyetin korunması
ilkelerinden sapmadan, bir sonuca bağlanması gerektiği
kanaatini taşıyorum.”dedi.
KONCUK: ‘‘HERKES ‘BU ÜLKE NEREYE GİDİYOR’
DİYE DÜŞÜNMELİ’’
Bakanlar Kurulu kararıyla Devlet nişan ve madalyasından T.C. Atatürk resminin kaldırılması kararını da sert
bir dille eleştiren Genel Başkanımız İsmail Koncuk,
Türkiye’de yaşayan herkesin şapkayı önüne koyarak
“bu ülkeye nereye gidiyor” diye düşünmesi gerektiğine
vurgu yaptı.
KONCUK: TALEPLERİMİZ KARŞILANMAZSA
ARALIK VE OCAK’TA EYLEMLER YAPACAĞIZ
2014 yılı bütçesini de değerlendiren Türkiye Kamu-Sen
Genel Başkanı İsmail Koncuk, Hükümetin 2014 yılında seçim ekonomisi uygulamasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, Toplu Sözleşme masasında memura 123
TL.lik artışı reva gören ve enflasyon farkından mahrum
bırakanlara rağmen partilerin grup başkanvekilleriyle
görüşeceklerini ve enflasyon farkının yeniden kamu çalışanlarına verilmesi için çaba sarf edeceklerini söyledi.
Genel Başkan İsmail Koncuk, makul ve karşılanabilir
taleplerinin değerlendirilmemesi durumunda ise Aralık
ve Ocak ayında ciddi eylemler yapacaklarının mesajını
verdi.
Genel Başkan İsmail Koncuk katıldığı canlı yayında,
rotasyon, akademisyenlerin durumu, atanamayan öğretmenler meselesi, Kamu çalışanlarının iş güvencesi,
Milli Eğitim Bakanlığı ve eğitim alanında yaşana sıkıntılara da ayrı ayrı değinerek, Türkiye Kamu-Sen’in
yaşanan tüm sorunların takipçisi olduğunu kaydetti.
OCAK 2014
10
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
Eğitimin önemli sorunları
TBMM gündeminde...
Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından yazılı
olarak cevaplanmak üzere TBMM Başkanlığına soru önergeleri sunmuştur.
Bu soru önergelerinde, ders kitaplarının hazırlanması konusunda bugüne kadar yaşanan skandalların tekrarlanmaması
için Bakanlık tarafından ne gibi tedbirler alındığı, 350 bini
aşkın atanamayan öğretmenimizin atamalarının ne zaman
yapılacağı, Şubat ayında 40 bin öğretmen atamasının olup olmayacağı, bu konuda her kafadan bir ses çıkmasının ve öğretmenlerimizin umutlarının ellerinden alınmasının doğru olup
olmadığı, ücretli öğretmen istihdamı ile ilgili sorular, Milli
Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan
Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında
Yönetmeliğin 6. Maddesinin 3. Bendinde “İki grup başkanlığının işlerini yürüten şube müdürü kadrolarına..” ibaresinin,
şube müdürleri hep aynı görevi yürütüyormuş gibi düşünülerek konulması nedeniyle uygulamada yaşanacak sıkıntıların
önlenmesi için ne gibi çalışmalar yürütüldüğü, aynı hataların
tekrar yaşanmaması için Bakanlıkta görev yapan personelin
eğitim camiasını iyi bilen kişilerden seçilmesi konusunda çalışmaların olup olmadığı, şube müdürü olarak görevlendirilen
adayların %98’inin Eğitim Bir-Sen üyesi olmaları sebebiyle,
Bakanlığın adalet, eşitlik ve tarafsızlık ilkelerini hangi sebeple
uygulamadığı, 81 ilde ve ilçelerinde yapılan şube müdürü görevlendirmelerinin sadece sendika üyeliklerine bakılarak yapılıp yapılmadığı, yapılan görevlendirmelerde şube müdürü olarak çalışanların görev yerleri ile hangi sendikaya üye oldukları
ile ilgili bilgilerin neler olduğu, pansiyonlu okullarda öğrenim
gören öğrencilerimizin yeterli ve dengeli beslenebilmeleri için
öğrenci başına düşen bir günlük 5,60 TL.’lık yiyecek bedelinin günümüz şartlarına uygun olarak artırılması hususunda
bir değişiklik yapılıp yapılmayacağı, keyfi uygulamaya sebebiyet verecek olan Norm Kadro Yönetmeliğinin 6. Maddesinin
değiştirilmesi hususunda çalışma yapılıp yapılmayacağına dair
sorular yöneltilmiştir.
DPY’DE ÖĞRETMEN
ÇOCUĞU KONTENJANI İLE
İLGİLİ ÖNEMLİ KARAR...
2012-2013 eğitim öğretim yılında yazılı sınav sonucuna göre
Fen Lisesini kazanan kızının “öğretmen çocuğu” kontenjanından yararlanarak okul pansiyonunda parasız yatılı olarak
yararlandırmak isteyen sendikamız üyesinin talebi Balıkesir
Valiliğince reddedilmiştir. Red yazısı ile birlikte Türk Eğitim
Sen üyesi konu yargıya intikal ettirilmiş ve Balıkesir İdare
Mahkemesinin 2012/1851E, 2013/999K sayılı kararı ile iptal
kararı verilmiştir.
İptal kararında gerekçe olarak “…2684 sayılı Kanun 5. Ve yönetmeliğin 17/f. Maddesi ile; sınavsız olarak parasız yatılılığa,
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurumlarda öğretmen olarak görev yapanların görevli bulundukları yerde çocuklarının
devam edeceği düzeyde okul bulunmayanların çocuklarının
yerleştirileceği, anılan düzenlemelerde yer alan “düzey” ifadesinin ise, çocuğun devam edebileceği program türünde okulu
ifade ettiği anlaşılmakta olup, öğretmen olan davacının görev
yaptığı Edremit İlçesinde, yarışma sınavı sonunda Balıkesir
Merkez TC. Ziraat Bankası Fen Lisesini kazanan çocuğunu
okutabileceği fen lisesi düzeyinde eğitim veren eşdeğer okulun bulunmadığı görülmektedir.
,…davacının görev yaptığı Edremit İlçesinde çocuğunu
okutabileceği düzeyde bir okul bulunmadığı ve çocuğunun
T.C.Ziraat Bankası Fen Lisesi’ne Yönetmeliğin 17/f maddesi
uyarınca kontenjan dahilinde bulunması durumunda parasız
olarak yerleştirilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının çocuğunun adı geçen eğitim kurumu pansiyonuna kaydının paralı yatılı olarak yapılmasına ilişkin olarak alınan 24.09.2012
tarihli işlemde ve anılan işleme yapılan işlemde ve anılan işleme yapılan itirazın reddine ilişkin 05.11.2012 tarihli Balıkesir
Merkez T.C.Ziraat Bankası Fen Lisesi Müdürlüğü işleminde
yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır” denilmektedir.
11
İŞLETMELERDE,
MESLEK EĞİTİMLERİNDE
DERS SÜRESİ 40 DAKİKA
OLMALIDIR...
’de
Çanakkale
Anayasa
u
Sempozyum
Genel Başkan: “Anayasada toplumsal
kabul ve uzlaşma herşeyin üstündedir”
Türk Eğitim-Sen olarak, 07.09.2013 tarih ve 28758 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Ders süresi ve günlük
çalışma saatleri” başlıklı 9. maddesinin 3. Fıkrasında yer alan
“İşletmelerde yapılan mesleki eğitim, yaz uygulamasıyla
okul ve işletmelerde yapılan staj çalışmalarında bir ders saati süresi 60 dakikadır.” hükmünün iptali istemiyle Danıştay’da
dava açtık.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Çanakkale’de 25.10.2013
tarihinde 18 Mart Üniversitesi tarafından düzenlenen “Yeni Anayasa ve Sivil Toplum Kuruluşları”
sempozyuma katılarak bir konuşma yaptı.
Genel Başkanımız konuşmasında şunları kaydetti: ‘‘Anayasa değişiklikleri toplumsal
ve siyasi bir gereksinimden
kaynaklamalı, anayasa değişikliği toplumun her kesimince tartışıldıktan sonra hayata
geçirilmelidir.1982 anayasası dönemin koşullarına göre
hazırlanmış ve sistematiği
belirtilen şartlarda gerçekleştirilmiş bir anayasadır.
Anayasa daha çok bireye karşı devleti korumak saiki ile
normlarını ortaya koymuştur.
Bu yüzden birçok konuyu ayrıntılı olarak düzenleme ihtiyacını kendinde görmüştür.
Ancak mevcut anayasa, anayasaların bir felsefesi olması
gerektiğinden hareketle başlangıç kısmında anayasanın
bütününü temsil eder şekilde kendini ifade etmiş, Türk
devletinin var oluş amacı ilk
dört maddeyi bütünleyecek
şekilde vurgulanmıştır. 1982
Anayasanın
düzenlendiği
tarihten bu tarafa ülke gerçeklerinde bazı değişimlerin
olduğu, bu değişimlerin toplumsal gereksinimleri ortaya
koyduğu bir gerçektir. Kuşkusuz ki anayasalar değişmez
metinler değildir. Ancak bu
toplumsal
gereksinimlerin
anayasal düzenleme gerektirip gerektirmediği konusu
çözüm açısından belirleyici
rol oynayacaktır. Son yıllarda
ülkemizde daha özgürlükçü,
daha çağdaş bir Anayasaya
konusunda toplumsal bir talep ortaya çıkmıştır. Ancak
Anayasada yapılacak değişikliklerin toplumun bir kesiminin değil tamamının onayı
ile katılımcı bir anlayış içinde
gerçekleşmesi de bir gerekliliktir. Aksi taktirde yapılacak
düzenlemelerin bir Anayasa
metninden çok dayatma haline gelme tehlikesi bulunmaktadır.
Demokratik ve katılımcı bir
usulle hazırlanması gerekir.
Toplumsal barış ve huzur; düzenlemelerde toplumun geniş
kesimlerinin onayının alınması yoluyla gerçekleşecektir. Toplumumuzun ihtiyacı
olan düzenlemelerin gergin
bir süreçte sürdürülmesi, toplumumuzu daha da gerecek
ve olumsuz sonuçları uzun
yıllar boyunca sürecektir. Nitekim, 1982 Anayasası yüzde
93’e yakın bir halk desteği ile
kabul edilmişken, bugün hala
tartışılıyor olması; hazırlandığı ve halkoyuna sunulduğu
dönemin şartlarından kaynaklanmaktadır. Bir anayasanın
içeriği kadar yapılış usulü de
önemlidir. Eğer anayasanın
bir toplumsal sözleşme niteliğinde olması isteniyorsa,
demokratik ve katılımcı bir
usulle hazırlanması gerekir.
Anayasanın olabildiğince geniş katılımın sağlandığı bir
ortamda şekillenmesi meşruiyetini artıracaktır. Anayasa
yapımı sürecinde halkın bilgilendirilmesi ve bu sürece
katılımının sağlanması yapılacak olan anayasanın uzun
ömürlü olması bakımından
önemlidir. Halkın anayasa
yapımı sürecine katılımını
sağlayacak objektif ve hakkaniyetli yöntem ve mekanizmalar geliştirilmelidir. Yasama organında oluşturulan
uzlaşma komisyonunda üzerinde uzlaşma sağlanamayan
konular daha sonraya bırakılarak, anayasa yapımı süreci
daha başından sekteye uğratılmamalıdır. Nihai anayasa
metni mutlaka referanduma
sunularak yürürlük kazanmalıdır. Yapılması planlanan her
türlü değişiklik, daha fazla
hak ve daha fazla özgürlük
sağlarsa, toplumsal desteğini
de artıracaktır. Yapılacak değişikliğin en büyük destekle
gerçekleştirilmesi, karşıt görüşlerin de dikkate alınması ve değerlendirilmesiyle
mümkündür. Aksi; demokrasimizin en önemli ve hayati
kazanımlarından biri olması
gereken müzakere ve uzlaşma kültürünün yok sayılması
demektir.
Unutulmamalıdır ki; 2010
yılındaki gibi evrensel kural
haline gelmiş ve toplumun
tüm kesimlerince kabul görmüş bazı olumlu maddelerin,
iktidar mücadelesinde daha
fazla güç elde etmek için pazarlık malzemesi yapılması;
değişiklik girişiminin daha
ilk aşamada toplum vicdanında sorgulanmasına ve siyasi iradenin samimiyetinden
şüphe duyulmasına neden
olacaktır. ‘‘
MEB ÖĞRETMENLERİ
RENCİDE ETMİŞTİR!
Bilindiği gibi Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi
kapsamındaki ortak sınavları 8.sınıflar için 28-29 Kasım 2013
tarihlerinde yapılacaktır.
Yapılacak sınavlarda özellikle ortak sınav yapılan derslerin
branş öğretmenlerine görev verilmemesi ve her iki sınav günü
de 3’er oturumla sınavın uygulanacak olmasına rağmen, oturum başına 5 saat ücret ödenmesi yerine her sınav günü için
5 saat ücret ödenecek olması gibi öğretmenlerimizi rencide ve
mağdur eden uygulamalar da gündeme gelmiştir.
Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve
Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar’ın 12. maddesinde “Bakanlığa ve diğer bakanlık ve kurumlara bağlı okullara alınacak öğrenciler ile açık öğretim kapsamında merkezî sistemle yapılan
sınavlarda il sınav yürütme kurulu başkan ve üyeleri ile bina,
salon sorumlusu ve gözcü olarak görevlendirilen yönetici ve
öğretmenlere her sınav oturumu için 5 saat ek ders ücreti ödenir.” denildiği halde her sınav günü için 5 saat ücret ödenecek
olması kabul edilemez bir durumdur.
Yine, ortak sınav yapılan derslerin branş öğretmenlerine o
sınavlarda görev verilmemesi, söz konusu branş öğretmenleri
dışındaki öğretmenler arasından görevlendirme yapılacak olması , sınav yapılan dersin branş öğretmenlerinin bu sınavlarda görevlerini suiistimal edecekleri önyargısına dayanan
bir anlayıştır. Öğretmenlerimizin alabildiğince itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde, onları potansiyel suçlu gibi
gören, onlara güvensizliğini ortaya koyan böyle bir uygulama,
söz konusu branşlarda görev yapan öğretmenlerimizi rencide
etmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlerine güvensizlikle yaklaşmayı bırakmalı ve öğretmenlerimize güvenmelidir. Öğretmenin toplumsal itibar kaybının en önemli nedeni Bakanlığın
bu ve benzeri tavırlarıdır. Öğretmenin toplumsal itibarının
artırılması öncelikle MEB’in öğretmenlere güveni ile sağlanabilir.
Türk Eğitim-Sen olarak,ortak sınav görevlendirmelerinde
branş ayrımı yapılmaması ve her sınav oturumu için öğretmenlerimize 5 saat ücret ödenmesi için MEB’e yazılı başvuruda bulunduk.
www.tos.org.tr
TÜRK TARIM ORMAN-SEN
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
TARGEL PROBLEMİ
MASAYA YATIRILDI
GIDA Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Taşra İl ve İlçe Müdürlüklerinin
hizmet kapsamında bulunan köylerde, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B Statüsünde çalışır iken,
aynı kanunun 4/A statüsüne aktarılan
Kadrolu Targel Personelinin, Sendikamızca tespit edilen sorunları ve çözüm önerileri rapor haline getirilerek
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı
Mehmet Ali Şahin’e iletildi.
9 Aralık 2013 günü gerçekleştirilen
ziyarette Genel Merkez Yönetim
Kurulu Üyelerimiz yanında, taşra
teşkilatlarında görev yapan; Veteriner
Hekim, Ziraat Mühendisi, Su Ürünleri Mühendisi ve Gıda Mühendisleri
adına Veteriner Hekim Mustafa Akkaşoğlu, Ziraat Mühendisleri Ayçin
Evren ve Engin Ulaş ile Su Ürünleri
Mühendisi Sevda Turan da yer aldı.
Yapılan ziyarette, Gıda Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde
4b’li sözleşmeli çalışırken, kadroya
geçirilen Targel personelinin sorunları masaya yatırıldı.
GENEL BAŞKANIMIZ ŞAHİN’İ
BİLGİLENDİRDİ
Ziyaret vesilesi ile yapılan toplantıda
söz alan Genel Başkanımız Ahmet
Demirci; 657 sayılı kanunun 4/B Statüsünde göreve başlamış ancak daha
sonra aynı kanunun 4/A bendine
göre kadroya geçirilmiş kamu görevlilerinin yaşamış oldukları sorunlar,
bakanlık bünyesinde yaşanan ayrımcılıklar, köy çalışma statüsündeki
hukuksuzluklar, köyde çalışma mecburiyetinde bırakılan Targel kökenli
çalışanlarımızın yaşamış oldukları
sosyal sıkıntılar ve diğer problemler
ile bu konuda Sendika olarak yürütmüş olduğumuz hukuki ve sosyal diyalog çalışmaları konusunda geniş bir
bilgi sundu.
Bu sunumun ardından Sendikamızca
hazırlanan konu ile ilgili rapor Genel
Başkan Yardımcısına teslim edildi.
Genel Başkandan sonra, heyet içe-
risinde yer alan ve meslektaşlarını
temsilen toplantıya katılan meslek
mensubu arkadaşlarımız; mesleki anlamda yaşamış oldukları problemleri
ayrı ayrı ifade ettiler.
ŞAHİN: HUKUKİ BOŞLUKLAR VAR
Daha sonra söz alan Genel Başkan
Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, raporda yer alan ve konuşmalarda ifade
edilen problemlerin çok ciddi olduğunu ifade ederek, “Kendi köyümü
dikkate aldığımda sizlerin oralarda
nerelerde kalabileceğiniz, hangi fiziki
mekanlarda hizmet yürütebileceğiniz
ve idari hiyerarşi anlamında kimlere
bağlı olarak çalışabileceğiniz konularında ortada hukuken boşluklar olduğunu, bu nedenle de başlangıçta çok
iyi niyetlerle başlayan bu projenin geldiği nokta itibarı ile beklenen faydayı
sağlamak yerine kamuoyu nezdinde
daha da olumsuz bir hava getireceği
kanaati ben de uyandı” dedi.
Konunun çözümüne yönelik; köylerde mevzuata uygun düzenlemelerden
sonra uygun fiziki mekanlar oluşturulabilmesi hususunun önemli olabileceğini, ancak bu işlemin çok uzun
süre alacağını ve çok fazla mali külfet
getireceğini düşündüğünü ifade
eden Şahin, Esas ve köklü çözüm
için mevcut Targel Çalışanlarının
da diğer meslektaşları gibi Merkezi
atama prosedürüne dahil edilerek, İl
ve İlçe Merkezlerinde, Tıpkı diğer
meslektaşları gibi çalışması gerektiğini ifade etmiştir.Konunun hukuki
ve sosyal anlamda çözümüne yönelik
öncelikle Sayın Başbakanla en kısa ve
uygun bir dönemde görüşeceğini ifa
eden Sayın Şahin, “Bizim amacımız
tarımda verimlilik ve etkinliği arttırmak olduğuna göre öncelikle çalışanların mağduriyetinin giderilmesi
gerekir” dedi.
Çok samimi ortamda geçen toplantı
sonrası çalışmaları beraber takip etmek noktasında fikir birliğine varılarak toplantı sona erdi.
12
AK Parti
Genel Başkan
Yardımcısı Şahin
ziyaret
edildi
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
13
HUKUK ZAFERİ
“Yanlış atama Şırnak’tan döndü….”
Sendikamız 17 Nolu (Yozgat-Çorum) Şube Başkanlığı yönetiminde Şube Eğitim ve Toplu Sözleşme
Sekreteri ve Yozgat İl Gıda Tarım ve Hayvancılık
Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube
Müdürlüğünde Tekniker olarak görev yapmakta olan,
Salih Şimşek’ in Şırnak İl Gıda Tarım ve Hayvancılık
Müdürlüğüne tayin edilmesi ile ilgili yürütmenin durdurulması için Yozgat İdare Mahkemesi’ne açtığımız
dava sonucu (hukuka aykırılığı açık olan dava konusu
işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı kanunun 27. Maddesi uyarınca “yürütmenin durdurulmasına” mahkeme heyetince oyçokluğu ile karar verildi.
Ekonomistlerin
sorunları ile ilgili
girişimde bulunduk
GIDA Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Merkez ve taşra kurumlarında “Ekonomist” unvanlı kadro da görev yapanların sorun ve mağduriyetleri hakkında
talep ve çözüm önerilerimiz ile ilgili,
Devlet Personel Başkanlığından sonra
Maliye Bakanlığı’na da girişimde bulunduk. Ayrıca Ekonomistlerin mağduriyetlerinin giderilmesi için Türkiye Büyük
Millet Meclisine dilekçe verilmesi için
aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
(https://edilekçe.tbmm.gov.tr/vatandaskayit.aspx)
OCAK 2014
Antalya ziyareti
Sorunları Bakanlığa
rapor olarak sunduk
Orman muhafaza
memurları için
taleplerimizi
Genel Müdürlüğe
gönderdik
ORMAN Genel Müdürlüğü, 20.11.2013 Tarih
430667 sayılı Orman Muhafaza Memurları Atama
ve Yer Değiştirme Yönetmelikleri ile ilgili sendikamızın görüş ve önerilerini istedi.
Sendikamız görüş ve önerilerini, Orman Genel
Müdürlüğüne 13 madde halinde sundu.
Antalya il ve ilçelerinde sendikal faaliyetler yapmak
üzere 24-25 Aralık(Salı ve Çarşamba) 2013 tarihlerinde Sendika Hizmet kolumuzdaki kurumlar
ziyaret edildi.
Bu ziyaretlere Genel Merkez’den Genel Başkan
Ahmet Demirci, Genel Sekreter Yüksel Bilgin, Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Erhan Seyhan Ve
Genel Eğitim Sekreteri Sadettin Yıldırım katıldı
Özellikle Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
taşra kurumlarında TAR-GEL Projesi kapsamında görev yapan kamu çalışanlarının hizmet içi eğitimlerinin yapıldığı Antalya/Kemer deki otellerde
kamu çalışanları ve üyelerimiz ziyaret edildi. Her
iki otelde bulunan TAR-GEL Projesi kapsamında
görev yapan (Ziraat Mühendisi, Veteriner Hekim,
Gıda Mühendisi ve Su Ürünleri Mühendisi) kadrosunda çalışan üyelerimiz ve kamu çalışanları ile
toplantılar yapıldı. Yapılan bu toplantılarda TAR-
GEL projesi kapsamında çalışan kamu çalışanlarının sıkıntıları, mağduriyetleri, sorunları ve talepleri
konuşuldu.
Genel Başkan Ahmet Demirci bu toplantılara
katılanlara (Genel sendikacılık, Sendikal faaliyetler, Hukuki konularda açılan ve kazanılan davalar
Toplu Sözleşme süreci v.b. konularda, özellikle
TAR-GEL Projesi kapsamında çalışanların mağduriyetleri ve talepleri ile ilgili yapılan çalışma ve
etkinlikler Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kudbettin Arzu ve Ak Parti Genel Başkan
Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ziyaretleri ile ilgili)
detaylı bilgiler verdi. Soru- cevap şeklinde devam
eden toplantı sonucu konular hakkında bir rapor
hazırlandı. Ayrıca Antalya/Döşemealtı İlçe Gıda
Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde çalışan üyelerimiz ve Kamu çalışanlarının ziyaretleri yapıldıktan sonra Ankara’ya dönüldü.
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
14
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
www.tyhs.org.tr
TÜRK YEREL HİZMET-SEN
ISPARTA
OCAK 2014
İSTANBUL 8
İZMİR 2
5.Olağan Genel Kurul öncesi tamamladığımız
şube seçimlerinin Türk Yerel Hizmet-Sen ve
Türkiye Kamu-Sen camiasına hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz eder, emeği geçenlere ve tüm katlılımcılara teşekkür ederim.
Saygılarımla.
İlhan KOYUNCU /Genel Başkan
ADANA
AFYON
ANKARA
ANTALYA
BALIKESİR
ÇANKIRI
DENİZLİ
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ESKİŞEHİR
HATAY
ERZURUM
27 Ekim 2013 tarihinde başlayan şubelerimizin
5.Olağan genel kurul süreci, 30 Kasım 2013 tarihinde yapılan genel kurullar ile tamamlanmış
oldu. Türk Yerel Hizmet-Sen Genel Merkezi
olarak, 5.Olağan Genel Kurul sonucunda üye
ve delegelerimizin oyları ile seçilen tüm yöneticilerimiz ile dünden beri devam eden şube
yöneticilerimize yeni dönemde başarılar diler,
genel kurula katılarak teveccüh gösteren üye,
delege ve haziruna şükranlarımızı sunarız.
SUBE GENEL
kurullarımız
TAMAMLANDI
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KONYA
MANİSA
MERSİN
SAMSUN
TOKAT
YOZGAT
BURSA
DUYURU
Sendikamızın
5.Olağan Genel Kurulu;
8-9 Şubat 2014 tarihinde
Büyük Anadolu Oteli’nde
210 delegemizin katılımı
ile gerçekleştirilecektir.
Türk Yerel Hizmet-Sen Genel Merkezi
15
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
16
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
17
oyuncu,
aşkanı İlhan K
B
el
en
G
en
a,
-S
Yerel Hizmet
, Afyon, Manis
at
rk
ü
zg
T
o
Y
e,
ı,
iz
ır
k
im
g
an
in
e” mit
, şube
rzurum, Ç
, Memura Bütç
e Başkanlarımız dı.
ana, Mersin, E
b
d
u
A
Ş
,
a
n
ar
su
k
n
am
A
“Hırsıza Değil
S
e
e,
il
kal
aşlar katıl
Yardımcılarımız monu, Tokat, Eskişehir, Kırık
nları ile vatand
şa
lı
ça
u
Genel Başkan
ta
am
as
K
K
a, İstanbul,
lcilerimiz ve
Balıkesir, Burs
rimiz, İl Temsi
le
ye
ü
lu
ru
u
k
yönetim
www.turkburosen.org.tr
de
n
i
g
n
i
t
i
m
”
e
ç
t
ü
B
a
r
u
m
e
M
,
l
i
ğ
e
D
a
i
d
y
e
d
“Hırsız
n
’
i
s
e
d
d
a
C
a
y
r
a
k
a
S
z
ı
m
ı
t
a
l
i
k
ş
te
TÜRK BÜRO-SEN
www.tyhs.org.tr
TÜRK YEREL HİZMET-SEN
İşyeri temsilcilik odalarımızın açılışını yaptık
Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş 23
Kasım 2013 Cumartesi günü Çağlayan
Adliyesi İş Yeri Temsilcilik Odamızın, 11
Kasım 2013 Pazartesi günü ise İzmir Karşıyaka Vergi Dairesi İş Yeri Temsilcilik
Odamızın açılışında, “Bilindiği üzere Türk
Büro-Sen olarak, bu güne kadar memurlarımızın hakları için mücadelemizi sürdürdük. Önümüze engeller konulmasına
rağmen yılmadık, yılmayacağız. İşyeri temsilcilik odalarımızın çalışanlarımıza hayırlı
olmasını diliyorum” dedi.
Gümrük çalışanları ‘mahremiyetimize
dokundurtmayız’ dedi...
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı çalışanlarının odalarına yerleştirilmek istenen kamera kayıt sistemini protesto ettik.
Genel Başkan Yardımcımız Bayram Öztürk, gümrük çalışanlarının mali, sosyal ve
özlük haklarının düzeltilmesi gerektiğini
belirterek, Bakanlık personelin sözde güvenliği için çalışma odalarına kamera kayıt
sistemi yerleştirmektedir. Bu uygulama hem
uluslar arası insan hakları sözleşmelerine,
hem de Başbakanlık genelgesine aykırıdır.
Güvenlik için yapılıyor ise giriş kapılarına
ve koridorlara kamera yerleştirmek yeterli
olacaktır. Odalara yerleştirilecek kamera
sistemi, kurum personelinin mahremiyetini
yok edecektir. Özellikle bayan personeller
açısından ciddi sıkıntılar yaratacaktır. Bu
bağlamda personel odalarına yerleştirilmeye başlanan kameraların ivedilikle odalardan sökülmesi gerekmektedir” dedi.
Bayram Öztürk’ün açıklamasından sonra,
temsili olarak hazırlanan ayakkabı kutuları açıldı. Memurun ayakkabı kutusundan borç çıkarken, hükümetin kutusundan
temsili paralar çıktı.
Genel Başkanımız
Manisa ve
Balıkesir’de
ziyaretlerde bulundu
Genel Başkanımız Fahrettin
Yokuş, 11-12 Kasım tarihlerinde
Manisa ve Balıkesir’de kurum ziyaretlerinde bulundu.
Manisa Cumhuriyet Başsavcısı
Durdu Kavak ve TÜİK Manisa
Bölge Müdürü Mehmet Akyol’u
da ziyaret etti.
Daha sonra Köprübaşı ilçesinde Türkiye Kamu-Sen’e bağlı
Sendikaların İlçe Temsilcileri ve
üyeleriyle bir araya gelerek istişare toplantısı düzenledi. Manisa
ziyaretlerinin ardından Balıkesir’e
geçen Genel Başkanımız burada
da Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Sendikaların Genel Başkanları’nın
tamamının bulunduğu heyetle
birlikte Belediye Başkanı İsmail
Ok ile görüştü. Daha sonra, Akil
Adamlar’ın Balıkesir’de protesto edildiği eylemlere katıldıkları
gerekçesiyle yargılanan Konfederasyonumuza bağlı sendikaların
üyeleri ile ilgili Adliye’de yapılan
eyleme katıldılar.
Dış Ticaret
Bölge Müdürlüğü
çalışanlarını
ziyaret ettik
Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş İstanbul Dış Ticaret Bölge
Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Kurum
çalışanlarıyla bir araya gelen Genel
Başkanımız, çalışanların sorunları
hakkında bilgi alarak, faaliyetlerimiz
hakkında bilgi verdi. Ziyarette İstanbul 2, 3 ve 5 Nolu Şube Yönetim Kurulu Üyelerimiz de hazır bulundular.
kısa...kısa...kısa...
DERGİMİZ “SENCE”nin 2. Sayısı çıktı,
3. Sayı çalışmaları başladı...
İŞKUR çalışanlarının mali kayıplarının
giderilmesi için kuruma yazı yazdık.
B
Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adalet
Komisyonlarında görev yapan personele devamlı surette nöbet tutturulması uygulamasının sonlandırılması için
Adalet Bakanlığı’na yazı yazdık.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda personelin odalarına yerleştirilen kamera
kayıt sistemlerinin kaldırılması için yazılı talepte bulunduk
Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş:
Yolsuzluklar yargıya baskı
yapılarak kapatılamaz...
www.turkburosen.org.tr
TÜRK BÜRO-SEN
13 Ekim’de 2. Sayısını çıkarttığımız dergimiz “Sence”; aile içi iletişimden, yargı kararlarına, tarihten,
teknolojiye, kitap tanıtımından, pratik bilgilere ve yemek tariflerine kadar ilgiyle okunacak bir çok konuyu, büyük titizlikle okurlarının hizmetine sundu. 15
Kasım’da dergi yayın ve yönetim kurulu üyelerimizin
katılımı ile gerçekleştirdiğimiz toplantımızda ise 3. sayımızda işlenebilecek konuları değerlendirdik.
Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş
yaptığı yazılı açıklamasında, “Her
geçen gün yayınlanan farklı belgeler
adaletsizliği, hukuksuzluğu ve insani
değerlerin yitirildiğini net bir şekilde
ortaya koymaktadır. Ayakkabı kutularından çıkan milyon dolarlar, yatak
odalarında bulunan para sayma makineleri 76 milyon vatandaşımızın
emeklerinin gasp edilmesi manasına
gelmektedir.
ilim, Sanayi ve Teknolo
ji Bakanlığı’nın düzenle
diği Verimlilik Kongresi’nin, “Müsteşarlar Oturumu” bölümünde; Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Fatih Acar “Sabah gelip, akşam
bir şey yapmadan çıkıyorlar”, Bilim,
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Ersan Aslan’ın “Memurlar
Allah’a şükür bugün de bir iş yapmadık… Memurların ne yaptıkları belli değil” şeklindeki sözleri,
kelimenin tam anlamıyla emek ve
YARGI BAĞIMSIZLIĞI ZEDELENMİŞTİR
Amirlerine bilgi vermediği gerekçesi ile görevlerinden alınan emniyet
mensuplarına yapılan yargı bağımsızlığına vurulan büyük bir darbedir.
Aynı zamanda çıkartılan jet yönetmeliklerle basın mensuplarının emniyet binalarına alınmamaları ve adli
kolluk yönetmeliğinde yapılan değişiklikte tüm duyarlı vatandaşlarımızı
ciddi bir endişeye sevk etmektedir.
Şeffaf, temiz ve adil bir yönetim istiyoruz. Yargı ve emniyete müdahaleyi
asla kabul etmiyoruz. Hükümetin
yolsuzluk yapanları adeta koruma ve
kollama girişimleri, milletin vicdanını
yaralamaktadır
Operasyon sonrası medyaya yansıyan
haberlerde “AKP-Cemaat Kavgası”
ön plana çıkarılmıştır. Devlet içinde başka bir devlet, yani derin devlet
varlığının düşüncesi bile ülkemiz için
bir utanç vesilesidir.
“İçerden düğmeye basıldı” tabiri, demokrasi ile yönetilen Türkiye
Cumhuriyeti’ne ve Türk Milleti’ne
hakarettir. Derin devlet yapılanması
var ise, bu da 11 yıllık iktidarlarında
bu yapılanmaya müsaade edenlerin
basiretsiz yönetim anlayışının başka
bir tezahürüdür.
Şayet böyle bir yapılanma varsa ortaya çıkartılmalı ve gereği yapılmalıdır”
dedi.
bürokratlar ile onların
koruması altında bulunan
yandaş memurlar, devletin sırtından geçiniyorlar.
Memurların genelini “iş
yapmıyorlar’’ diye eleştirenleri, varsa
vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz.
Bürokratların iftirasına maruz kalan 2 milyonu aşkın memurumuzun,
hakkını her platformda savunmaya
devam edeceğimizi buradan bir kere
daha ifade eder; memurlara iftira
atan bürokratları kınadığımızı kamuoyuna saygı ile duyururuz.
Müsteşarlardan seviyesiz sözler...
alın terine saygısızlıktır. Ayrıca bu
ifadeler en hafif tabiriyle nezaketsizliktir, insafsızlıktır ve seviyesizliktir.
Devlette verilen işi ya da sorumluluğu gereği, yapması gereken işleri
yapmayan memurları asla tasvip
etmiyoruz. Ancak, memurlarımızın %99’u görevini tam ve eksiksiz
yapıyor. Alın terini helalinden kazanıyorlar. Fakat, liyakatsız, yandaş
BUDO Federasyonunu ziyaret ettik.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri’nde,
Ekonomi Bakanlığı ve Hazine
Müştaşarlığı’nda, Maliye Bakanlığı’nda,
Gelir İdaresi Başkanlığı’nda, Ankara Deftedarlığı ve Çatalhan’da bulunan Ankara 3 Nolu Şube İşyeri
Temsilciliği’nde kurum çalışanlarına
Muharrem Ayı münasebetiyle aşure
ikramında bulunduk.
Meteoroloji Genel Müdürü İsmail
Güneş’i ziyaret ederek, meteoroloji çalışanlarına da havacılık tazminatı ödenmesini talep ettik.
Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürü
Metin Akdamar’la görüşerek, personelin ücretlerinde iyileştirme yapılması,
personelin ulaşım probleminin ivedilikle çözüme kavuşturulması ve kurumda
görevde yükselme sınavı açılması gerektiği taleplerimizi ilettik.
İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Seyfullah
Hacımüftüoğlu ile yaptığımız görüşmede, İçişleri Bakanlığı çalışanlarının
sorunlarını kendisine ilettik. Ocak ayında nüfuslarda başlayacak yeni kimlik
verme işlemlerinde, personele fazla measi yaptırılması durumunda karşılığının
ücret olarak ödenmesini talep ettik.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürü Dr. Ahmet Sarıcan’a yaptığımız ziyaretimizde, nüfus çalışanlarının
problerini ve yemekhane probleminin
ivedilikle çözülmesi gerektiğini aktardık.
Mahkemeden
kurumlar arası
geçişe muvafakat
Ekonomi Bakanlığında ‘Ürün
Denetmeni’ olarak görev yapan bir
üyemiz öğrenim (lisans) durumu itibariyle kazandığı ‘Ziraat Mühendisi’
unvanı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na atanma isteminin
reddi üzerine, bu işlemin iptali için
dava açmıştık.
İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nde
görülen davada, mahkemece; üyemizin ziraat mühendisi olarak atanabilmesine muvafakat verilmemesine
yönelik dava konusu işlemin iptaline
karar verilmiştir.
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
iz
Şubelerim an
olağ
2013 yılı larını
ul
genel kur irdi...
t
gerçekleş
OCAK 2014
19
Ekim ayında başlayan “Şubelerimizin Olağan Genel Kurulları”
Aralık ayında tamamlandı. Genel Kurullarımız demokratik bir
ortamda, yoğun katılımlarla gerçekleştirildi.
Yönetim, Denetim ve Disiplin (Asil/Yedek) Kurulu üyelerimize
başarılar dileriz.
www.turkburosen.org.tr
18
TÜRK BÜRO-SEN
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
Adana Şube
Turhan Topalhan
Menderes Semercioğlu
Ramazan Göktaş
Musa Demirezer
Kemal Demirel
Ali Bölükbaşı
Emine Leylak
Ankara 6 Nolu Şube
S. Yücel Özer
Yener Kaip
Mehmet Kaynar
Mehmet Özdemir
Özgür Gökçe
Yakup Ünal
Hakan Yıldırım
Aydın Şube
Mehmet Kamil Taşkır
Mehmet Ateş
Ali Acar
Emrah Salcan
Sami Çakıroğlu
Mustafa Coşkun
Ertuğrul Talas
Erzincan Şube
Emin Turan
Esma Kütük
Cemil Özdemir
Burhan Aktaş
Sinan M.Yılmazel
Mehmet Ünlü
Adnan Nacaroğlu
İstanbul 3 Nolu Şube
Hüseyin Ofluoğlu
Faruk Söylemez
Hasan Ertuna
Hilmi T.Durgut
Nihat Derindağ
Paşa Yılmaz
İbrahim B.Ertuğrul
Karabük Şube
Celal Tokatlı
Mehmet Pazar
İsmail Öksüzoğlu
Bilal Yılmaz
Ertan Akbıyık
Sadi Duymaz
Olcay Yavuz
Malatya Şube
Hacı Sönmez
Niyazi Kara
Nihat Selçuk
İhsan Akça
Hikmet Özbay
Hasan Mutlu
Bülent Dağgez
Afyonkarahisar Şube
Yılmaz Güngör
Metin Kodal İsmail Akman
Veli Güvenç
Oruç Ceylan Eyüp Hasırcıoğlu
İsmail Ülker
Ankara 7 Nolu Şube
Kadir Polat
Akın Yeşilyurt
Yusuf Şeker
Özkan Ulupınar
İrfan Türkoğlu
Zehra Durak Toksoy
Oğuzhan Erbay
Balıkesir Şube
Muhammet Karakoyun
Sıtkı Alkan
Tahir Mahir
Fuat Özmen
Hasbi Güçlü
Levent Girgin
İsmail Cehan
Erzurum Şube
Gani Harmandar
İlhami Laçin
Erhan Uçar
İsrafil Çetin
İbrahim Tikici
Yusuf Yapıcı
Cüneyt Kıcır
İstanbul 4 Nolu Şube
Ali Söğüt
Nevzat Uyar
Abdullah Gökçe
Ali Fuat Ekici
Turan Mucur
Mukadder Ç.Gültekin
Okan Reşit Turgut Kastamonu Şube
Ercan Karabacakoğlu
Ali İhsan Bayram
İbrahim Çiftçioğlu
Kemal Özcan
Satılmış Kahvecioğlu
Ahmet Emiroğlu
Hasan Başaran
Manisa Şube
Bekir Dağıstan
Bahtiyar Ekim
Nazif Arslan
Abdullah Tuncal
İlker Kartal
Çağlar Bayrakçı
Levent Altundaş
Ağrı Şube
Celalettin Yıldırım
Caner Arat
Bülent Duru
Mahmut Günay
Uğur Özer
Maşallah Çelik
Hayati Çelik
Ankara 8 Nolu Şube
Ferzail Gürün
Kamil Yılmaz
Mediha Tamer
İdris Öztürk
İhsan Ünal
Çiğdem Sancı
Sadık Öztaşkın
Bolu Şube
Hasan Fahri Baylav
Sabahattin Yavaş
Mutlu Tepelioğlu
Feridun Isnık
Faik Karakuş
Sami Aydoğan
Cüneyt Taşkesen
Eskişehir Şube
İbrahim Dursun
Zafer Güney
Alp Arslan
Metin Ucal
Ahmet Işık
Atilla Çamcı
Hakkı Kızıl
İstanbul 5 Nolu Şube
İlhan Eren
Lütfü Açmaz
Erdal Gürbulak
Mustafa Ünlü
İsa Uzun
Salim Küçük
Nihat A.Özmen
Kayseri Şube
Muammer Öner
Yakup Akkoca
Temel Altıparmak
Hacı Musa Şen
Fatma İlhan
Reşit Ünsal
Hakan Ertaş
Mersin Şube
Mustafa Aşiret
Yıldız Söylemezoğlu
Hamdullah Özbulut
Ali Gökkoca
Emre Dinler
Mustafa Güven
Haşim Güngör
Sivas Şube
Güner Akay
Zekeriya Duman
Yunus Gündar
Mehmet Vehbi Kaykun
Çetin Durna
Gültekin Sönmez
Salih Aydın
Aksaray Şube
Cemal Çınar
Zeyit Ata
Nurettin Arıbaş
Hüseyin Korkmaz
Ömer Koç
Osman Sert
İsmail Karabıyık
Ankara 9 Nolu Şube
Aydın Yılmaz
Mehmet Özmen
Ramazan Koç
Şeref Avcı
Mustafa Samur
Esra Bingöl
Ş. Abdullah Öktemer
Bursa Şube
İbrahim Bulut
Rıza Dönmez
Mustafa M.Tomaçoğlu
Şükrü İsmail Yılmaz
Özcan Demirel
Fetiye Altaş
Hacı Ali Kalaycı
Gaziantep Şube
Nusrat Çakır
Zehni Özpolat
Deniz Çakır
Ali Özdemir
Lami Çetindağ
Nedim Kurt
Şenol Bakacak
İstanbul 6 Nolu Şube
Adnan M.Özer
Ramazan Akın
Celal Altıntaş
Kazım Yılmaz
Orhan Karabey
Sibel Yücel
Mehmet A.Aydoğmuş
Kırıkkale Şube
Sabri Turgut
Şinasi Şaşmaz
Harun Şahinbaş
Şeref Duruyürek
Yüksel Tekeli
Kamil Altun
Saniye Lisan
Ordu Şube
Ahmet Fuat Çebi
Ekrem Bakıcı
Volkan Çam
Aydın Özbekli
Yasin Tarakçıoğlu
Dinçer Şensoy
Ali Soytürk
Şırnak Şube
Abdurrahman İnal
İbrahim Alpaslan
Hacı Babat
Ömer Biçer
Turgut Akman
Nedim Aysan
Mehmet Süer
Ankara 1 Nolu Şube
Emrah Karakurt
Yahya Erbulut
Osman Sarıkaya Mustafa N.Karaman
Müslüm Menevşe
Ferhat Gültekin
Abdulkadir Ünsal
Ankara 10 Nolu Şube
Mehmet Erdem
Yüksel Seven
Fevzi Kılıç
Ferhat Çakır
Abdul Kadir Çetin
Tahsin Ünal
Seyhan Kemanlı
Çankırı Şube
Metin Memiş
Hüseyin Özden
Ümit Söğüt
Murat Oruç
Mustafa Uludağ
Leyla Yamuç
Osman Metin
Giresun Şube
Ali Kara
Nevzat Işıkdemir
Ümit Çebeci
Erol Bayrak
Ufuk Gürçağlar
Asena Gürsoy
Nurgül Akbay
İstanbul 7 Nolu Şube
Gürkan Orhan
Şenay Tahmaz
Ziyarettin Uğur
Mustafa Biber
Gülten Önder
Ramazan Keklik
Enver Yavuz
Kırklareli Şube
Ercüment Yılmaz
Nevzat Güre
Tansel Altaş
Yusuf Çelik
Günay Şahiner
İlyas Karaali
Özkan Türkan
Osmaniye Şube
Beyazıt Aslan
Hasan Tülüce
Necati Özkan
Fikret Günekbay
Bayram Şahan
Hakkı Lalelidağ
Nurhan Hakkoymaz
Tekirdağ Şube
Adnan Gürel
Hasan Bayraktar
Altan Eren
Bener Karaca
Alper Demirok
Mahmut Kılıç
Kadir Yavaş
Ankara 2 Nolu Şube
Ramazan Nacak
Türkeş Güney
Serkan Şengül
Sezai Aladağ
Suat Hacıoğlu
Vedat Ulu
Mustafa Şerefli
Ankara 11 Nolu Şube
Ramazan Koç
Bayram Karagöz
Haydar Mücahit Güngör
Hilmi Ayan
Adem Özen
Talip Acar
Harun Demirer
Çorum Şube
Sami Çam
Ahmet Boyraz
Erol Arıcı
Emir Dağaşan
Demet Yurdasucu
Gülsüm Altuntaş
Ekrem Ceylan
Hatay Şube
Uğur Muratoğlu
Fatma Bilgiç
Mehmet Günaydın
Mehmet Aygen
Elif Çağatay Gül
İbrahim Kırar
Şerif Ateş
İstanbul 9 Nolu Şube
Ali Hatip
Nezihe Konceli
Cansever Ceylan
Murat Özgür Ercan
Emre Sözen
Alaattin Taşan
Ercüment Bayramoğlu
Kocaeli Şube
Rıfat Oypan
Çetin Kayahan
İbrahim Çelebi
Mehmet Beşir
Alaaddin Ardıç
Miraç G.Akpınar
Selma Ertuğrul
Rize Şube
İbrahim H.Mustafaoğlu
Mehmet Karaömeroğlu
Zafer Tatoğlu
Yunus Öksüz
Selahattin Gürses
Umur Kıymaz
Rıdvan Yılmaz
Tokat Şube
İsmail Yıldız
Cemal Gürüf
Murat Coşkun
Yunus Emre Erden
Muammer Tufanoğlu
Zülfü Kara
Abdullah Tarım
Ankara 3 Nolu Şube
Mehmet Soylu
Nimet Talakacı
Sefer Nefes
Mehmet Erol
İbrahim Haberal
Canan Ergöçmen
Necati Temiz
Ankara 12 Nolu Şube
Mahmut Dündar
Atıf Atasoy
Levent Koç
Yavuz Çelik
Aytekin Ayden
Bülent Öz
Serhat Şensoy
Denizli Şube
İsmail Maral
Hüseyin Utangaç
Halil Karaobalı
Onur Hancı
Hayrettin Altıntaş
Sertaç Budak
Öner Ekiz
Isparta Şube
Ahmet Aydemir
Şaban Helvacı
Abdullah Çilenger
Musa Dündar
Mehmet Yeter
Suat Yüncü
Hakan Keleş
İzmir 1 Nolu Şube
Nebi Yay
Cumhur Çil
Hasan Demirel
Minip Gürbüz
Mehmet Kaplan
Alpaslan Koç
Volkan Çam
Konya 1 Nolu Şube
Hüsamettin Şenel
Ali Hergül
Şükrü Öğütçü
Yavuz Öksüz
Meral Ergin
Mustafa Çetin
Mehmet Ali Demirci
Sakarya Şube
Rahim Varol
Naciye Efe
Fahrettin Şahin
Ersin Güvercin
Ensar Saltabaş
Murat Dadaş
Eyüp Kutanoğlu
Trabzon Şube
Emine Kablan
Erol Sağlam
Elvan Ustaoğlu
Atilla Yılmaz
Hacı Yavuz
Zekiye Akkan
Recep Karabina
Ankara 4 Nolu Şube
Alper Yıldırım
Bayram Köse
Kemal Sarıkaya
Sebahaddin Doğan
Yavuz Selim Ceylan
Ramazan Gümüşboğa
Adil Işıker
Ankara 14 Nolu Şube
Erol Bilir
Fatih Erdal
Ömer Koçak
Orhan Demirci
İbrahim Tufan
Ergin Kaya
Bayram Ilgaz
Edirne Şube
Memduh Örüş
Ömer Faruk Önal
Ahmet Azim
Turgay Duralı
Osman Erçoban
Burak Yakut
Yunus Haşhaş
İstanbul 1 Nolu Şube
Remzi Kaya
Mehmet A.Terzi
Celal Tanrıverdi
Fatih Akbolat
Mehmet Yağız
Naci Özerdem
Yakup Çabuk
İzmir 2 Nolu Şube
Sevim Gökalp
Özlem Tuğan
Güven Nar
Ahmet Kırkpınar
Ali Erbaş
Halil İ.Çabuk
Tuncay Kaya
Konya 2 Nolu Şube
Arif Baştuğ
Hüseyin Kaçar
Hasan Hüseyin Taşal
Mehmet Kaya
Mehmet Örs
Ramazan Coşanay
Ramazan Ercan
Samsun Şube
Ahmet Keskin
Adil Sönmez
Özdemir Eraslan
İsmail Çakıcı Nazif Erdamar
Rasim Aker
Halil Başer
Yozgat Şube
Hacı Turan Başkal
Osman Uyar
Ali İhsan Güloğlu
Menderes Özer
Okan Özkan
Hasan Canbolat
Çelebi Çelik
Ankara 5 Nolu Şube
Selahattin H.Kara
Cengiz Seki
Hüsnü Açıkgöz
Osman Azmaz
Adnan Sağlam
Adem Ertürk
Ümit Yaşar Şahbaz
Antalya Şube
H.Yılmaz Danabaşoğulları
Uğur Aynalı
Ali Cevdet Arar
Mustafa Hatipoğlu
Ali Kaya
Cevdet Kantemur
Naif Taze
Elazığ Şube
Yunus Aydoğdu
Sakin Özbay
Cevat Karabacak
Turbay İşim
Sedat Bulut
Sebahattin Bor
İlhan Kaçar
İstanbul 2 Nolu Şube
Bayram A.Oymak
Mehmet A.Ersoy
Kubulay Yıldrım
Gül Topçu
Turhan Çelikkanat
Davut Yılmaztekin
Adnan Pamuk
K.Maraş Şube
Ali Yurdagül
Akif Gül
İbrahim Arslan
Sait Sürücü
Muhittin Aka
Zehra Barlas
Durdu Genç
Kütahya Şube
Kadir Bayram
Recep Yarar
Ali Kır
Tahsin Aslan
Mehmet Akçakaya
Mehmet Ayrık
Muammer Yıldız
Sinop Şube
Salih Çelik
Temel Kırali
Hasan Altun
Suna Ekiz
İlyascan Bilgiç
Serkan Bilgin
Şeref Şahin
Zonguldak Şube
Kadir Bacıoğlu
Levent Karanfil
Kamil Bayrak
Serkan Karalar
Ramazan Dernek
İlyas Çimen
Orhan Şeref
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
MEVLİD KANDİLİNİZİ
TEBRİK EDERİZ
www.turkdiyanetvakifsen.org.tr
TÜRK DİYANET VAKIF-SEN
12 Ocak 2013 gecesi peygamberimiz Hz Muhammed
Mustafa SAV'in dünyayı şereflendirdiği gecedir. O peygamber ki insanların sapıklıkta sınır tanımadığı, cehalette
en üst seviyelere ulaştığı, küfür
ve şirkin kölesi olduğu bir zamanda dünyaya şeref vermiş
ve dünyaya ilahi bir nur, rahmani bir şifa olmuştur.
OCAK 2014
Türk Diyanet Vakıf-Sen
şube genel kurulları
tamamlandı
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Merkez 5. Olağan Genel Kurulu 22-23
Şubat 2014 tarihinde gerçekleştirilecektir. 5. Olağan Genel Kurula esas
olmak üzere 44 şubemizde Genel Kurullar tamamlandı.
Şube Genel Kurullarında görev alan tüm arkadaşlarımıza çalışmalarında başarılar diliyoruz. Yüce Mevla güzel hizmetler yapmaya muvaffak
eylesin. Şube Genel Kurullarında görev alan Şube Yöneticilerimiz:
ELAZIĞ ŞUBE
ADANA ŞUBE
Ayhan Arabacı
Hayrettin Emel Şaban Yıldırım
Mehmet Demir İsa Pazar Ali Kurtoğlu
Muhittin Demiröz
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Bilal Dal Ahmet Öksüztepe
Recep Özbey
Nusret Bayar
Atakan Yılmaz
İlhami Çağlayan
İbrahim H. Kılıç ANKARA 1 NOLU ŞUBE
ERZURUM ŞUBE
Orhan Kartal
İbrahim Batun
Mustafa Özdemir
Hayri Bayram
Ramis Ataş İbrahim Tatlıcı
Zübeyir Mert Hüseyin Çıranlıoğlu
Eyüp Arslan
Mustafa Karabayır
Emrullah Dursun
Ramis Taşbaşı
Muhammet Budak
Suat
Karatepe
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
ANTALYA ŞUBE
Fahri Özdemir
Nuray Kaplan
Abdullah Selbi
Haşim Demirkuş
Şaban Şenol
Ali
Karaardıç
Alaaddin Keleş
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
BOLU ŞUBE
Metin Saltan
İbrahim Demirel
Ruhi Ersoy İsmail Gündüz
Necdet Güden
Ali
Ceylan
Selami Atay Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
DENİZLİ ŞUBE
Ahmet Oktan
Erhan Deniz
Mehmet Çoban
Muharrem Gönen
İsmail Atik Şükrü Naslı
Sadettin Elgün
20
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
İZMİR ŞUBE
Hasan Biga Ziya
Daldal
Mehmet Alim Recep Kumrulu
Ali
Olgun İbrahim Koç Mehmet Öksüz KONYA ŞUBE
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
OSMANİYE ŞUBE
Mehmet Gözen
Hüseyin Doğan
Abdulkerim Sevgilioğlu
Adil
Soruç
İlhami Kara
Şemsettin Kuloğlu
Yaşar Yıldız
Enver Özkan
Cengiz Kılınç
Süleyman Aydın
Baki Taş Muammer Çelik
Halil Kansu
Vehbi Balsak
Mustafa Canbolat
Nurettin Gişioğlu
Mehmet Hanifi Şen
Adem Gürlek
Mustafa Aşkar
Ramazan Gevher
Mehmet Demir
Osman Barışoğlu
Sadık Aktaş Kamil Gezer Muzaffer Bal Kuray Karaoğlu
Abdullah Erçelebi
Kamil Kırdı KIRŞEHİR ŞUBE
Ergün Çakıcıer
Orhan Korkmaz
Muhlis Atıcı Nurullah Yıldırım
Ahmet Cansız
Ziyattin Ünal Enes Çınar Yüksel Munis
Turgay Akbaş
Aydın Güdek
Yunus Buğra Karahan
Abdilaziz Yılmaz
Maksut Yıldız
M. Fatih Gören
İSTANBUL 1 NOLU ŞUBE
KOCAELİ ŞUBE
Ali
Yatı Muzaffer Erikoğlu
Mustafa Akarsu
Rıfat Kaya Sadık Dedebekiroğlu
Yakup Sözen Hakkı Altındağ
Numan Uysal M.Ali Karadaşlı
Tayfun Ese Ali
Aydoğdu
Fahrettin Çukur Mustafa Budak
Turan Ayra Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
MALATYA ŞUBE
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Ömer Apo Mustafa Çoban
Hüseyin Akbaba
Adem Y. Demirkol
Kaya Oflaz Mehmet Dağhan
Davut Saylan
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Seydi Sarı Ahmet Aksoy Mehmet Ağır Murat Akçaran
Ahmet Bostan
Ali
Süzen Akif
Akkuzu
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Salih Özbay
Erbil Akarsu
Musa Döner
Nuh
Yelli Mehmet Gümüş
Ramazan Yörük
Veli
Özdemir
VAKIFLAR ŞUBE
Davut Başkan
Ekrem Taşcı Seyyit Günay
Kadir Hatipoğlu
Sadık Cankar
İbrahim Fidan
Ali
Kiriş Halit Uğurlu
Osman Çelik
Ercan Odabaşı
Volkan Hedef
Mehmet Ayhan
Nurettin Aydemir
Şaduman Bülbül
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Ahmet Gökdağ
Fikri Ögat Erol
Aslan Şahin Bulur Yüksel Kızılay
İbrahim Öztürk
Yavuz Budanır
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
TOKAT-AMASYA ŞUBE
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
MERSİN ŞUBE
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
TRAKYA ŞUBE
MANİSA ŞUBE
İSTANBUL 2 NOLU ŞUBE
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Osman Avcı A.Emin Eryılmaz
Ersöz Güler
Recep Topal
Hasan Bayram Muhammet Karataş Ramazan Deniz
KÜTAHYA-AFYON ŞUBE
ESKİŞEHİR-BİLECİK ŞUBE
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
KARABÜK-BARTIN ŞUBE
KASTAMONU ŞUBE
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Atila Ayhan
Mustafa Çakıl
Abdullah Sucu
İsmail Topcu
Necati Bardakcı
M. Ali Işık
Hüsamettin Gülcan
MUĞLA ŞUBE
Necmettin Demirden
Ömer Demirel
Abdullah Kaplan
Dursun Tasa Adem Aydın
Sadık Acar Mehmet Yıldız
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
TRABZON ŞUBE
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Ali Himmet İskenderoğlu Şube Başkanı
Ömer Faruk Çakır
Şube Başkan Yardımcısı
Ahmet Yıldız
Şube Başkan Yardımcısı
Yusuf Özkul
Şube Başkan Yardımcısı
Abdurrahim Günaydın Şube Başkan Yardımcısı
Davut Kul Şube Başkan Yardımcısı
Arif
Bilazer
Şube Başkan Yardımcısı
KARS ŞUBE
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
İbrahim Yıldız
Ahmet Şafak
Tamer Bulut
Osman Örs Mahzuni Saraç
Mehmet H. Umurbek
Sucay Solmaz
Şube Başkanı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
Şube Başkan Yardımcısı
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
22
www.turkenerjisen.org.tr
TÜRK ENERJİ-SEN
5. OLAĞAN GENEL KURULUMUZ
HAYIRLARA VESİLE OLSUN
TÜRK ENERJİ SENDİKASI 5.OLAĞAN GENEL KURULU
18-19 OCAK 2014 TARİHLERİNDE ANKARA BAŞKENT
ÖĞRETMENEVİ’NDE YAPILACAKTIR.
TÜRK ENERJİ-SEN teşkilatını, önümüzdeki 4 yıl süre ile
yönetecek kadroların seçileceği 5.Olağan Genel Kurulun
birlik beraberlik içerisinde ve
düğün tadında geçmesi, kazananın Türk Enerji Sendikası
olması temennileri ile genel
kurulun camiamıza ve kamu
çalışanlarına, ülkemize hayırlar getirmesini diliyoruz.
E RS Ö ZÜ
TEDAŞ ÇALIŞANI ÜYELERİMİZE
TEŞEKKÜRLERİMİZLE VEDA !
Değerli Arkadaşlar !..
Türk
Enerji
Sendikamızın
2013 yılı içerisinde
kuruluşundan
TEDAŞ'ın 8 dağıtım
bölgesi daha özelleşbu yana her
türlü fedakartirilerek 22 dağıtım
bölgesinin devir işlelıklara katlanarak çok büyük
mi tamamlanmıştır.
destekler veren
Ülkemiz de 1983 yıve zaman içerilından bu yana süregelen özelleştirme Mustafa TÜMER sinde 3800 gibi
Gen. Bşk. Yrd.
politikalarına çözüm
rakamlara varan sayıları ile
bulunamaması sadece
Türkiye'de değil, Avhizmet kolurupa ve Dünyadaki Sendika- muzda en büyük kurumumuz
ların ve çalışanların maalesef olan TEDAŞ çalışanlarına teortak sorunu olmuştur.
şekkür ediyoruz.
Türk Enerji Sendikası ola- Türk Enerji Sendikamızda
rak özelleştirme politikaları yöneticilik yaparak hizmet
ile dün olduğu gibi bu günde eden, Tedaş çalışanlarına ayrıyarında mücadele etmeye de- ca teşekkür ediyoruz.
vam edeceğimizin bilinmesini Görev yaparken vefat eden
TEDAŞ çalışanı ve Genel
önemle bildiririz.
Mali Sekreterimiz Merhum
Mehmet Zeki AYHAN ve
Genel Sekreterimiz merhum
Basri AYDIN ı ve adını yazamadığımız emeği geçen ve
ebediyete intikal eden arkadaşlarımızı buradan rahmet
ve minnetle anıyoruz.
Dünden bu güne Türk Enerji
Sendikamıza Türkiye KamuSen'imize verdikleri desteklerden ötürü TEDAŞ çalışanları
üyelerimize sonsuz teşekkür
ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Bundan sonra ki yaşantılarında gittikleri kurumlarda
da Türkiye Kamu-Sen üyesi
olmaları temennisi ile mutlu,
sağlıklı başarılı yıllar diliyoruz...
HOŞÇA KALIN..
DOSTÇA KALIN...
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
CELAL
KARAPINAR
Türk Enerji-Sen
Genel Başkanı
OCAK 2014
‘
23
Memuru unutup, yolsuzluğa, hırsızlığa destek
verenler, bugün memurun karşısına ne yüzle
çıkacaklar? Birileri, ayakkabı kutularında milyonlarca doları götürürken, memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar?
TAKKE DÜŞTÜ, KEL GÖRÜNDÜ!
17 Aralık 2013 gününün sabahında internet sitelerine düşen
bir operasyon haberi dikkate değer görünse de her halde
birçok kişi bu haberin Türkiye
gündemini derinden sarsacağını
tahmin edemezdi.
Bakan çocukları, işadamları,
Belediye Başkanları ve birçok
insanı içinde barındıran bu operasyon yetim hakkı yiyen ve
her cümlesinde yüce dinimizi ve Allah’ımızı ağızlarından
düşürmeyenlerin yüzlerini çok
daha net bir şekilde görmemizi
sağlamıştır.
O günden itibaren başlayan
süreçte yaşananlar deyim yerindeyse baş döndürücü bir hal
almıştır. AKP Hükümeti ve sayın Başbakan’ın iddiaların üzerine gitmek yerine Emniyet ve
yargıda başlattığı cadı avı bir
Hukuk devleti olan Türkiye’nin
temel dinamiklerini derinden
sarsmaktadır.
Daha 2010 yılında yapılan referandumda, HSYK’nın yapısını değiştirmek için “üstünlerin
hukuk’u değil, hukuk’un üstünlüğü” sözlerinin ardına sığınarak yapılan açıklamaların aradan geçen birkaç yıl içerisinde
unutulması son derece hazin bir
tablo olarak karşımıza çıkmaktadır.
“Türkiye bağırsaklarını temizliyor” sözleriyle bu milletin
yetiştirdiği birçok vatan evladı hapislere atılırken, herkesi
Hukuk’a davet eden ve savcıyı
kahraman ilan edenlerin bugün
geldikleri durum oldukça manidardır.
Bugüne dek, “Milli iradeye
saygı” kisvesi altında, mille-
tin kaynaklarını sömürenlere
yardım ve yataklık edenlerin
çocuk, enişte, baldız, bacanak,
kayınpeder demeden; cümbür
cemaat, maaile, ülkenin kaynaklarına üşüştüklerini , ayakkabı kutuları, çelik kasalar, ve para sayma makineleri sayesinde gördük ve öğrendik.
2 milyon 600 bin kamu çalışanı
ve 1 milyon 800 bin emekliye
masada üç kuruşu reva görenlerin, toplu sözleşme masasında memurlara ayrılan payın 3
milyar lirasını lobilere peşkeş
çekenlerin sıra kendilerine gelince deveyi hamudu ile götürdüklerini bir kez daha gördük.
Tüm bu olaylar karşısında hala
yolsuzluk ve rüşvetin üzerine gitmek yerine bu ülkenin kurumlarıyla kavga eden
Başbakan’ın içine düştüğü durum içler acısıdır. 87 milyar
Euro civarında bir kara paranın konuşulduğu, birçok
ses kaydı ve fotoğraf görüntüsünün olduğu, Bakanların
kollarına 700 bin TL’lik saatler taktığı bu ortamda hala
“Bu dış mihrakların ve paralel devletin işidir” demek
abesle iştigaldir.
11 yıllık iktidarları döneminde paralel bir yapılanmaya göz yumanların bugün
paralel devletten şikayet etmesi son derece manasızdır.
“Ne istediler de vermedik”
diyen bu zihniyetin iktidarı
boyunca bu ülkede yapılan
birçok şeye sessiz kaldığını
ve bu yüce milletin ordusuna dahi kumpas kurulduğunu bizzat sayın Başbakan’ın
başdanışmanının ağzından
öğrendik.
Ancak yaşanan gelişmeler Türk
halkını kendine getirmiş ve bu
millet neyin ak, neyin kara olduğunu artık anlamıştır. Tabir-i
Caizse, takke düşmüş, kel görünmüştür. Bugüne kadar halkımızın bütün değerlerini sömüren Akp iktidarının maskesi
artık düşmüştür.
İktidarları boyunca;
Millete ait değerleri atıp, satıp
peşkeş çekenler,
Arazileri, ormanları, madenleri
yakıp, yıkıp yok edenler,
Milyonlarca vatandaşın hakkını
çalıp, çırpıp iç edenler,
Çalışmadan zengin olma hevesiyle, memurların alın terini
gasp edenler,
Mevki, makam ve siyasi çıkarları uğruna kamu görevlilerini
masada satanlar,
Şu soğuk günlerde evinde bat-
taniyeyle ısınmaya çalışanların,
soğuktan donan bebeklerin ahını almışlardır.
Birileri yaşanan bu operasyonlardan kuytu köşelere gizlenerek kaçmaya çalışırken, Türkiye Kamu-Sen dün olduğu gibi
bugünde doğruları ve gerçekleri
söylemeye devam etmektedir.
Şimdi soruyorum;
Memuru unutup, yolsuzluğa,
hırsızlığa destek verenler, bugün memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar? Birileri, ayakkabı
kutularında milyonlarca doları
götürürken, memurun karşısına
ne yüzle çıkacaklar? Kış soğuğunun bastırdığı günlerde oduna, kömüre, doğalgaza gelen
zamları bile karşılamayan maaş
artışına imza atan, bir eli yağda,
bir eli balda yandaşlar, soğuktan donan memurun karşısına
ne yüzle çıkacaklar?
TOROS DAĞLARININ TEPELERİNDE TEK BİR TÜRKMEN EVİNİN BACASI TÜTER HALDE KALMIŞ İSE
BEN BU MİLLETTEN UMUDUMU KESMEM;
BAYRAĞIMI GÖĞSÜME SARAR, MİLLETİMİN İSTİKBALİ UĞRUNA ÖLÜRÜM !..
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
24
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
NECATİ
ALSANCAK
Türk İmar-Sen
Genel Başkanı
‘
25
Herhalde bu kadar para ‘‘Bakan çocukları şeker alsın, Halkbank müdürü evde de iş yapsın’’ diye verilmedi. Milletin
ve devletin hangi malları ve imkanları feda edildi ki rüşvet
çarkı böylesine büyük oldu. Kamu nasıl bir zarara uğratıldı
ki çok önemli iş adamları, bakan çocukları, banka genel
müdürleri bu işin içinde yer aldı.
MİLLETİMİZ YOLSUZLUK OPERASYONUNUN
ÜSTÜNÜ ÖRTTÜRMEMELİ...
T
ürkiye’yi son haftalarda derinden sarsan büyük yolsuzluk ve rüşvet
operasyonu sayesinde milletin
parasının nasıl çarçur edildiğini,bunun da nasıl
pervasızca yapıldığını gördük.
Ayakkabı Kutularında Paralar, yatak odalarında
çelik kasalar, para sayma makineleri, taksilerle
yine ayakkabı kutusunda yapılan servisler gibi
rüşvet ve yolsuzluğun ulaştığı boyutu bize
anlatıyor.
Sadece evlerde ele geçen paranın 10 milyon
doları bulması rüşvet çarkının büyüklüğünü
www.turkimarsen.org.tr
TÜRK İMAR-SEN
ŞUBE BAŞKANLARI İSTİŞARE
TOPLANTIMIZ GERÇEKLEŞTİ
OCAK 2014
de gösteriyor. Herhalde bu kadar para ‘‘Bakan
çocukları şeker alsın, Halkbank müdürü
evde de iş yapsın’’ diye verilmedi. Milletin
ve devletin hangi malları ve imkanları feda
edildi ki rüşvet çarkı böylesine büyük oldu.
Kamu nasıl bir zarara uğratıldı ki çok önemli iş
adamları, bakan çocukları, banka genel müdürleri bu işin içinde yer aldı. Milletin ve devletin
neleri çalındı? işte tüm bunlarda tüm açıklığı
ile ortaya çıkarılmalı ve millete anlatılmalıdır.
Umarız ki yargıya müdahale çabalarına rağmen
hukuk işler ve bunları yapanlar hesap verirler. Apar topar emniyet müdüründen şube müdürlerine komiserden polis memurlarına kadar
görevden almalar yapılsa da evlerine doldurdukları haram paraların hesabını bu dünyada
da verirler.
Milletimizin tüm bunları iyi değerlendirmelidir. Yolsuzlukla mücadele deyip yolunu bulanlar, çocuklarınıza sahip çıkın diye millete nutuk
atanların çocuklarına nasıl sahip çıktıklarını iyi
görmelidir.
Bu işin ne üstü örtülmeli ne de sümenaltı edilmelidir. Milletimiz buna fırsat vermemelidir.
www.kamusen.org.tr
Şube Başkanları istişare toplantımız 23-24 Kasım
2013 tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi.
Toplantının bir bölümüne Türkiye Kamu-Sen Genel
Başkanı Sayın İsmail Koncuk da katıldı.
Toplantıda bir konuşma yapan Genel Başkanımız
Necati Alsancak, şube kongrelerini gerçekleştiren
şube başkanlarımızı tebrik etti ve önümüzdeki 4 yılda sendikal çalışmalarda başarılar diledi.
Konuşmasında Türkiye’nin ihanet süreci yaşadığına
değinen Alsancak, “Türk milleti tüm bu ihanet sürecine karşı dik durmaz ve tepki göstermezse ne yazık
ki bizi kara günler beklemektedir. Türk adı olan herşeye karşı tahammülsüzlük ve yok etme süreci yaşanıyor.” dedi.
Kamu çalışanlarının da toplu sözleşme ile ihanete
uğradıklarını belirten Alsancak, hükümetin teklifinden bile daha az bir zam oranına evet dinildiğini
hatırlatarak, “Memurlar kendilerine yapılan bu ihanetin hesabını sormalı” dedi.
İstişare toplantısında Genel Başkanımız, şube başkanlarımız ile önümüzdeki dönemdeki çalışmalarla
ilgili fikir alışverişinde bulundu.
Karayollarında seyyar görev tazminatı için başvuru
Türk İmar-Sen memur
kadrosuna geçen ve
halen gişede görevlerini
sürdüren memurlaraseyyar görev tazminatı
ödenmesi uygulamasını sürdürülmesi için
Karayolları Genel
Müdürlüğü’ne başvuru
yaptı.
Yapılan başvuruda Bölge merkezleri, şubeler,
otoyollar ve yol yapım
kontrol şefliklerinde
görev yapmakta iken
memur kadrosuna
geçen ve halen memur
olarak gişede görevlerini devam ettiren
çalışanların mağdu-
riyetinin giderilmesi
istendi.
Başvuruda söz konusu
memurların 2014 yılında uygulanacak olan
Seyyar Görev tazminatı ödenmesi uygun
görülecekler listesine
eklenmesi için çalışma
yapılması istendi.
VHKİ GEÇİŞ 1 MAYIS’TA TAMAM
Türk İmar-Sen çalışanların sorunlarına girişimlere ve çözüm üretmeye devam ediyor. Genel Başkanımız Necati Alsancak
ve Ankara 2 Nolu Şube Başkanımız Fikret Kılınç ile birlikte Karayolları Genel Müdürlüğü Daire
Başkanı Ayhan Çiftçi’yi ziyaret
etti.
Yapılan görüşmede Genel Başkanımız gişe memurluğundan VHKİ’ye
geçemeyenlerin sorunlarını çözülmesini ve Görevde Yükselme
Sınavı ile ilgili çalışanların bekleyişlerini dile getirdi.
Daire Başkanı Ayhan Çiftçi’de,
gişe memurluğundan VHKİ’ye
geçmeyenlere 1 Mayıs 2014'e
kadar kadrolarının verileceğini,
Görevde Yükselme sonuçlarının da
komisyonda görüşülmekte olduğunu kısa zamanda açıklanacağı
bilgisin verdi.
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
26
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
27
İSTANBUL 2
www.turkulasimsen.org.tr
ADANA
ADANA
ADANA
ADANA
AFYON
AFYON
AFYON
ANKARA-1
KAYSERİ
HAYIRLI OLSUN...
TÜRK ULAŞIM-SEN
ADANA
MALATYA
AFYON
ANKARA-1
SAKARYA
ANKARA-1
ANKARA-3
ANKARA-3
ANKARA-3
ANKARA-1
ANKARA-3
ERZURUM
GAZİANTEP
ERZURUM
GAZİANTEP
ERZURUM
GAZİANTEP
ANKARA-1
GAZİ
ANTE
P
ERZURUM
ŞUBELERİMİZİN 5. OLAĞAN GENEL KURULLARI TAMAMLANDI
05 Eylül 2013 tarihinde başlayan Şubelerimizin 5.
Olağan Genel Kurul süreci, 08 Aralık 2013 tarihinde
Ankara-1 ve Ankara-3 Nolu Şubelerimizin gerçekleşen Genel Kurullarıyla son buldu.
Gazetemizin bir önceki sayısında İzmir-1, İzmir-2,
Samsun, Karabük, Elazığ, İstanbul-3, İstanbul-1 ve
Sivas Şubelerimizin yeni oluşan Şube Yönetim Kurulu
Üyelerini sizlerle paylaşmıştık.
Bu sayımızda ise, geri kalan 12 Şubemizin Genel Kurullar sonucunda oluşan yeni Şube Yönetim Kurulu
Üyelerini paylaşıyoruz.
Türk Ulaşım-Sen Genel Merkezi olarak, 5. Olağan
Genel Kurul sonucunda üyelerimizin oylarıyla seçilen
Şube Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerimize yeni
görevlerinde üstün başarılar diler, emeği geçen yöneticilerimize yaptıkları katkılarından dolayı ve Genel
Kurul’a katılarak teveccüh gösteren bütün üyelerimize
teşekkür ediyoruz.
Yeni Şube Yönetim Kurulları şu şekilde;
Sakarya Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu; Şube Başkanı: Ömür Kalkan Yönetim Kurulu Üyeleri:
Veli Ertürk, Serhat Özbek, Tuğbay Palak, Murat Dündar, Necati Oğuz Sertöz, Muzaffer Akbaş.
İstanbul-2 Nolu Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu;
Şube Başkanı: Özer Alpat Yönetim Kurulu Üyeleri:
Süleyman Kılıç, Bayram Telli, Tuncay Akpınar, Tahsin Atasoy, Yusuf Kökner, Adnan Öztürk
Erzurum Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu; Şube Başkanı: Mükremin Aktaş Yönetim Kurulu Üyeleri: İbrahim Yalçın, Selim Demir, Ahmet Garipoğlu,
Levent Sarıgül, Kamil Özbek, İlhami Sayak
Malatya Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu; Şube Başkanı: Yusuf Kayan Yönetim Kurulu Üyeleri:
Önder Akgül, Serdar Akyüz, Erol Gül, Süleyman Kutlu, Abdurrahman Duran, Ediz Bayram.
Adana Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu; Şube Başkanı: Cengiz Köse Yönetim Kurulu Üyeleri:
İrfan Gök, Zafer Durakçı, Ahmet Atalay, Adem Kapukaya, Abdullah Gülen, Muhsin Polat.
Gaziantep Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu;
Şube Başkanı: Baler Fidan Şube Yönetim Kurulu Üyeleri: Mustafa Sönmez, Ömer Özmen, Murat Yücedağ,
Mehmet Çalışkan, İbrahim Aslan, Mennan Sarıyıldız.
Afyon Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu; Şube Başkanı: Adem Artuç Yönetim Kurulu Üyeleri:
Tuncay Usta, İdris Memiş, İbrahim Mert, Hakan Işık,
Murat Yılmaz, Ali Akyıldız
Eskişehir Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu; Şube Başkanı: Tamer Üsçetin Yönetim Kurulu Üyeleri: Yahya Kaçan, Ümit Biçer, Cem Yiyit, Erhan Gürcan, Aytekin Kara, Mehmet Kara
Kayseri Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu; Şube Başkanı: Süleyman Atıcı Yönetim Kurulu Üyeleri: Mehmet Mesut Ayçilek, Şahman Tokalı, Bekir
Keleş, Yusuf Dağdelen, Kenan İlhan, Abdulkadir Ata.
Ankara-2 No'lu Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu; Şube Başkanı: Vedat Emre Yönetim Kurulu Üyeleri:
Yener Kardeş, Ömer Maraş, Öztekin Kanber, Ferman
Kara, Murat Mercankaya, Bülent Gayretli.
Ankara-3 Nolu Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu; Şube Başkanı: Dr. Mustafa Morkoyun
Yönetim Kurulu Üyeleri: Serhat Altınok, Köksal İnan,
Filiz Şahin, Şevki Gülhan, Metin Bayraktar, Halil Turgut
Ankara-1 Nolu Şube Başkanlığımızın
yeni Yönetim Kurulu; Şube Başkanı: Yaşar Yazıcı Yönetim Kurulu Üyeleri :
Gürsel Koç, Ercan Taplaktepe, Musa Akçadağ, Ramazan Tokat, Hüseyin Balaban, Vedat Ünal.
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
28
Radyoloji çalışanlarının
sorunlarına çare üretilmeli
www.turksagliksen.org.tr
TÜRK SAĞLIK-SEN
Çalışma saatleri günlük 5 saatten 7 saate çıkarıldı
H
Çalışanlar radyasyonun yol açtığı
kanser başta olmak üzere birçok
hastalıkla başbaşa bırakıldı!..
er yıl katlanarak
artan iş yüküne
karşı, radyoloji
çalışanları için
tedbirler alınacağı yerde, çalışanların sağlığı hiçe sayılmış ve çalışma
saatleri günlük 5 saatten 7 saate çıkarılmıştır.
Bu düzenleme ile daha çok çalışın,
sağlığınız umurumuzda olmaz denilmiştir. Çalışanlar radyasyonun
yol açtığı kanser başta olmak üzere
birçok hastalıkla başbaşa bırakılmışlardır.
MESAİ SAATLERİ ARTIYOR
Cihazlar, çalışma ortamının uygunluğu gibi birçok önemli hususta ne
yazık ki göz ardı edilmektedir. Mesai saatleri yükseltilirken yıpranma
payları da makaslanarak yıllık 90
gün olan bu hak yaklaşık 50 güne
indirilmiştir.
İstihdam konusunda da ciddi bir
adım atılmamış, radyoloji çalışanları bu ağır işyükünün altında çalışmaya zorlanmaktadırlar. Sağlık
hizmetini sunup, şifa dağıtırken
kendi sağlıklarının tehlikeye atılıyor
olması ne iş sağlığı ve güvenliği ile
ne de insan hakkı ile bağdaşmaktadır. Bu durum ne yazık ki devlet
eliyle gerçekleştiriliyor olması da
ayrı bir ayıp olarak durmaktadır.
Yaptıkları iş karşılığında ayrı bir
ödüllendirmeyi hak eden radyoloji çalışanlarının mevzuatta yapılan
düzenlemelerle cezalandırılması da
ayrı bir garabettir.
Radyoloji çalışanlarının sorunlarını görmezden gelen, feryadlarına
kulak tıkayanlar büyük bir vebalin
altına girmektedirler.
Sağlık Bakanlığı ölümcül hastalıklara davetiye çıkartan bu çalışma
düzenini mutlaka yeniden gözden
geçirmeli, düzenleme yapmalıdır.
ÇARE ÜRETİLMELİ ARTIK...
Dünya radyoloji gününde Başta
Sağlık Bakanlığı idarecileri olmak
üzere tüm yetkililerin çalışanların
sorunlarına duyarlılıkla yaklaşmalılardır. Artık çözüm üretilmeli, sorunlar görmezden gelinmemelidir.
Çare üretilmelidir.
Riskli birimlerde hizmet
verenler için önemli karar!
Sendikamızın açtığı dava sonucunda riskli birimlere hizmet veren sağlık çalışanlarının yaşadıkları haksızlıkla ilgili önemli bir karar çıktı.
Mahkeme Mevzuatta yer almamasına
rağmen riskli birime kısmı süreli hizmet verenler, riskli birim katsayısından
yararlanmalıdır dedi.
Yozgat Devlet Hastanesi’nde laboratuvarda görev yapan bir üyemizin riskli
birime hizmet verdiği sürelerde riskli
birim katsayısından yararlandırması talebi ile yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine Türk Sağlık-Sen tarafından
dava açıldı.
ANAYASA’NIN EŞİTLİK İLKESİ...
Davayı
görüşen
Yozgat
İdare
Mahkemesi’nin kararında Türkiye
Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yaptırılmasına Dair
Yönetmelik’te riskli birime kısmi süreli
çalışması durumunda bu sürelerin riskli
birim için öngörülen katsayı üzerinde
değerlendirileceği bir düzenlemenin
yer almadığı belirtildi.
Kararda riskli birimlerde fiilen çalışmamakla birlikte, görevi gereği riskli
birimlerden gelen işlere bakmak durumunda kalan personele de riskli birimler için çalıştığı sürelerle ilgili riskli
birim katsayısının uygulanmamasının
da hakkaniyete aykırı olacağına dikkat
çekildi.
Söz konusunun talebin reddedilmesine
Anayasanın eşitlik ilkesi ile hukuka ve
hakkaniyete uyarlılık bulunmadığına
vurgu yapılarak red işleminin iptaline
karar verildi.
Disiplin amiri
değişikliğine
dava...
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
İş yükü, nöbet ve yeni
yönetmelik taslağından yer
alan düzenlemeleri protesto etmek amacıyla aile
hekimleri Ankara’da Sağlık
Bakanlığı önünde toplandı.
Aile hekimleri ile
bir araya geldik
Türk Sağlık-Sen Genel
Başkanı Önder Kahveci ve Yönetim Kurulu
Üyeleri Aile hekimleri ile eylem öncesinde bir araya geldiler.
AHEF Genel Başkanı
Dr. Murat Girginer ve
AHEF Yönetim Kurulu
ile görüşen Genel Başkanımız Önder Kahveci, Aile hekimleri-
OCAK 2014
29
nin eylemlerine destek
verdiklerini kaydetti.
Sorunlarına çözüm isteyen aile hekimlerinin
yanlarında olduklarını
belirtti. Kahveci şube
genel kurulları dolayısıyla kendisinin eyleme gelemeyecek olsa
da Türk Sağlık-Sen’in
üyeleri ile alanda olacağını ifade etti.
AİLE HEKİMLERİYLE BERABERDİK
İstanbul’daki İş Bırakma Eylemi’ne destek verdik...
06.12.2013 tarih ve 28843 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe
giren "Türkiye Kamu Hastaneleri
Kurumu Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik"in III sayılı Cetvelinin
7 Sıra Numaralı bendinde
"Müdür Yardımcısı, Hemşire,
Hemşire Yardımcısı, Ebe , Sağlık
Teknikeri, Laborant, Diş Protez
Teknisyeni, Sağlık Memuru, Sağlık
Teknisyeni ve Müdüre bağlı olarak çalışan diğer personelin disiplin amiri Sağlık Bakım Hizmetleri
Müdürü’’ olarak değiştirilmiştir.
Buna göre, 23.11.2012 tarih ve 28476
sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe giren "Türkiye Kamu
Hastaneleri Kurumu Disiplin
Yönetmeliği"nin III sayılı Taşra ve
Döner Sermaye Teşkilatı başlıklı 5
numaralı bendinde sayılan personelden Sağlık Teknikeri, Laborant, Diş
Protez Teknisyeni, Sağlık Memuru,
Sağlık Teknisyeni, ve Müdüre bağlı
olarak çalışan diğer personelin disiplin amiri Başhekim yardımcısı olarak
belirlenmiş iken, yapılan değişiklikle
disiplin amirleri Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü olarak düzenlenmiştir.
Söz konusu değişikliğin iptali için
sendikamız tarafından dava açıldı.
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan Tam Gün Yasa Tasarısı
ile birlikte aile hekimlerine ve aile
sağlığı çalışanlarına nöbet getirilmesi ile ilgili olarak 4 Aralık'ta aile
hekimleri iş bıraktı.
Türk Sağlık-Sen olarak biz de karar
alarak iş bırakma eylemine destek
verdik. İstanbul'da İSTAHED'in
(İstanbul Aile Hekimleri Derneği)
gerçekleştirdiği eyleme Genel Başkan Yardımcımız Abdurrahman Uysal, İstanbul 1 Nolu Şube Başkanımız Yasin Gülderen, İstanbul 2 Nolu
Şube Başkanımız Alper Alıcı, İstanbul 4 Nolu Şube Başkanımız Kasım
Koyun, İstanbul 5 Nolu Şube Baş-
kanımız Oğuz Toy, İstanbul 6 Nolu
Şube Başkanımız Mustafa Erkinisli,
Bursa Şube Başkanımız Mustafa
Köse ve şubelerimiz başkan yardımcıları ile üyelerimiz katıldı.
UYSAL: AİLE HEKİMLERİNİN
SORUNLARINI HEP BİZ DİLE GETİRDİK
Eylemde Cevizlibağ Metro istasyonundan Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne
kadar protestolar eşliğinde bir yürüyüş gerçekleştirildi.
Halk Sağlığı Müdürlüğü önünde İSTAHED Başkanı H. Esin Şener ve
AHEF yönetim kurulu başkanı Murat Girginer bir konuşma yaptılar.
Yaşadıkların sorunları dile getirdiler.
Halk Sağlığı Müdürlüğü önünde
bir konuşma yapan Genel Başkan
Yardımcımız Abdurrahman Uysal,
Türk Sağlık-Sen'in aile hekimleri ve
aile sağlığı çalışanları için gösterdiği mücadeleye dikkat çekerek, "2005
yılında Düzce ilinde pilot bölge uygulaması ile başlayan Aile Hekimliği
sisteminde 8 yılı geride bıraktık. Bu
süre zarfında sistem içinde çalışanların mali sosyal ve özlük hakları adına
mücadele verdik. Nisan 2005 ülkemizde geçekleştirilen ilk aile hekimliği eylemini, Nisan 2006 yılında ilk
saha anket çalışmasını, Ekim 2009
ilk aile hekimliği ve aile sağlığı çalışanları Çalıştay’ını gerçekleştirdik.
Aile Hekimlerimizin ve Aile Sağlığı
çalışanlarımızın sorunlarını bakanlığa, aile ve sağlık komisyonuna parti
gruplarına taşıdık. Hukuka aykırı
uygulamaları mahkemelere taşıdık.
Her zaman Çalışanları yanında olduk bundan sonrada olmaya devam
edeceğiz.
Koruyucu Sağlık Hizmetini yürüten aile hekimlerimizin 2 basamakta
görevlendirilmelerine nöbet ve ihtar
puanı uygulamalarına karşıyız. Aile
hekimleri derneklerinin eylemlerine
destek vermek amacıyla Ülke genelinde iş bırakma kararı aldık.Bundan
sonraki süreçte de Aile hekimleri ve
aile sağlığı çalışanlarımızın yanında
olacağımızı belirtmek isterim." dedi.
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
z
ı
m
ı
n
a
k
ş
a
Genel B
:
İ
C
E
V
H
A
K
R
ÖNDE
OCAK 2014
‘
Yetkili ama etkisiz sendika; çalışanları
Enflasyon farkını almayan bir sendika olmaz,
sendikal mücadele olmaz, toplu sözleşme olmaz.
Sağlık çalışanlarının
hem ücretleri hem de
döner sermaye gelirleri
artık komik hale geldi
CANLI YAYINDA SORULA
CEVAPLADI...
RI
Türk Sağlık-Sen Genel
Başkanı Önder Kahveci,
Kanal B’de yayınlanan
Güncel programına katılarak
kamu çalışanlarının, sağlık
çalışanlarının sorunlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İşte Genel Başkanımız
Kahveci’nin programdaki
açıklamaları….
30
Türkiye Kamu-Sen olarak 4 Aralık’ta TBMM
önünde eylem yaptınız. Neydi sizi Meclis önüne
götüren nedenler?
Bu yıl yapılan Toplu Sözleşme 2 yıllık bir süreyi kapsayacak. Yapılan bu son pazarlık sürecinde hem 2014 hem de 2015 yılına ilişkin kamu
çalışanların mali ve sosyal hakları görüşüldü. 1
Ağustos-30 Ağustos tarihleri arasında yapılması
gereken Toplu Sözleşme maalesef yetkili konfederasyon tarafından 3 toplantıda bitirildi. Yasa bu süreci 30 gün olarak belirlemiş.
Hadi bunun son haftasını bir
uzlaşmazlık çıkarsa Kamu Görevlileri
Hakem Kurulu için ayırdınız, diyelim
kalan 23 günde rahatlıkla birçok
konu müzakere edilebilirdi.
Ama yetkili konfederasyon ve bağlı
sendikalar üç toplantıda görüşmeleri
bitirdiler. Çalışanların birçok
hakkı-hukuku o masada tartışılmadan
Toplu Sözleşme Süreci tamamlanmış oldu.
Diğer konfederasyonlar gibi biz de Toplu
Sözleşme süreci öncesinde taleplerimizi kamuoyu ile paylaştık. Baktığınız da masaya götürülen
talep sayısı binin üzerinde. Şimdi sormak lazım.
Binden fazla talebi 3 toplantıda nasıl müzakere
ettiniz?
Bayramdan bir gün önce sadece yarım günlük çalışmanın olduğu bir günde saat 12.30’da imzayı
atıyorsunuz. Görünen o ki bir çok telkin neticesinde sadece 123 TL’lik bir artışa imza attılar. İşte
bizim TBMM önündeki tepkimiz buydu. Kamu
çalışanlarının yıllardır birikmiş, çözüm bekleyen
sorunları var. 4-C’lilerin, hizmetlilerin, öğretmenlerin, sağlık çalışanlarının, Maliye’de çalışan, diğer kurumlarda çalışan arkadaşlarımızın
yığınla sorunu var. Bu şartlarda Toplu Sözleşme 3 günde bitmez!
Ben Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı olarak yetkili olduğumuz dönemlerde 7 yıl toplu görüşmelere
katıldım. Biz sabahlara kadar orada müzakere yürüttük, tartıştık, zaman zaman gergin anlar yaşandı. Müzakere böyle yapılır, pazarlık böyle yapılır.
Siz 3 gün içinde neyi konuştunuz, neyi kararlaştırdınız? İmza attıkları metin ortada 2014 için
‘
123 TL artış, 2015 yılı için 3+3’lük artış! Bunun
haricinde başka bir şey var da biz mi bilmiyoruz?
Elimizde imzalanan tutanaklar var, kamuoyuna
açıklananlar bunlar. 123 TL artış ortalama memur maaşlarına yüzde 5.1 artışa tekabül ediyor.
Peki hükümet ne teklif etmişti; 3+3… MemurSen Başkanı hükümetin bu teklifi üzerine, ‘’Bize
alanları gösteriyorsunuz’’ diye tepki göstermişti.
Fakat ne olduysa 2 gün sonra imza attı!
BÖYLE BİR PAZARLIK, BÖYLE BİR TOPLU SÖZLEŞME
SÜRECİ OLUR MU?
Aslında 3+3 teklifi kabul etselerdi kamu çalışanları için daha iyi olacaktı. ‘123 TL taban aylığına
yansıyacak’ diye güya imzalar atıldı. Oysa ek ders
ücretleri artmayacak, nöbet ücretleri artmayacak,
döner sermaye artmayacak, ek ödemeler artmayacak, aile yardımı artmayacak, çocuk yardımı artmayacak. Dolayısıyla katsayı ve göstergeye bağlı
hiçbir ücret artışı olmayacak! Kısaca 2014 yılında
kamu çalışanlarını 123 TL’ye mahkûm ettiler.
4 Aralık tarihinde TBMM önündeki eylemimizde bu süreci ve atılan imzaları bir kere daha
protesto ettik. 2014 Bütçesi Meclis’e gelecek. En
azından enflasyon farklarının maaşlara yansıtılması için hükümete bir çağrıda bulunduk.
Biz Başbakan’a bu konuda daha önce mektup
yazmıştık. Partilerin Grup Başkan Vekilleriyle
görüşmeler yaptık.
Yani düşünün enflasyon farkını dahi masada
unutan, görmezlikten gelen bir sendikal anlayış
olabilir mi?
Böyle bir pazarlık, böyle bir Toplu Sözleşme
süreci olur mu?
BUNLAR BUNU BİLE BECEREMEDİ!
Şu anda TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları
7.3. 2014 yılında ortalama memur maaşlarına yapılacak zam yüzde 5.1, enflasyon oranı ise 7.3…
İki puandan fazla bir kayıp var.
Tabi enflasyon artışı 7.3’de kalacak mı, bunu da
bilmiyoruz tabi. 2014’de enflasyon belki yüzde 8
belki yüzde 10 olacak! Geçmişte bu yana enflasyon farkı hep masada konuşulup karara bağlanmıştır. Bunlar bunu bile beceremediler.
TÜRKİYE KAMU-SEN GAZETESİ
OCAK 2014
Toplu Sözleşme masasını neden ve nasıl bırakıp kaçtı?..
Geçtiğimiz günlerde Kamu Personeli Danışma
Kurulu Toplantısı yapıldı. Burada neler konuşuldu,
taleplerinizi tekrar gündeme getirme imkânınız oldu
mu?
Kamu Personeli Danışma Kurulu bir istişare kuruludur. Kanun gereği yılda iki kere Kurul toplanıyor. Bizim için de önemli bir kurul. Toplu Sözleşme masası
haricinde kamu personelinin sorunlarının tartışılacağı bir yer. Biz enflasyon farkı, çocuk yardımı vesaire
tüm konuları Kamu Personeli Danışma Kurulu Toplantısına götürdük. Bazı maddeler üzerinde çalışmalar yapılacak. 4/C’liler ile 30 yıllık hizmet konusunda
çalışmalara yapılacak. Sosyal güvenlik sistemini değiştiriyoruz, 65 yaş sınırı getiriyoruz, emeklilik süresini uzatıyoruz ama memurlara 25 yıl üzerinden kıdem
tazminatı veriyoruz. Bu da ayrı bir komedi. İşçiler 40
sene çalışsa 40 sene üzerinden ikramiye alıyor, 50
sene çalışsa 50 sene üzerinden ikramiye alıyor. Bu da
kısa sürede çözüme muhtaç önemli sorunlardan birisidir. Bunların bazı maddeleri üzerinde yeniden bir
çalışma yapılacak. Taraflar tekrar bir araya gelecek.
Toplu Sözleşme süreci heba oldu. Şimdi Kamu Personeli Danışma Kurulu’ndan bir şeyler çıkarmak için
Türkiye Kamu-Sen olarak mücadele veriyoruz. Toplu
Sözleşme hem kamu çalışanlarını üzdü hem de yetkili konfederasyonun beceriksizliğini ortaya koydu.
Yetkili konfederasyonun yöneticileri acaba hükümete
diyet borcu mu ödüyor? Kapalı kapılar ardında bir takım görüşmeler yapıldı ve memurları toplu sözleşme
masasında bırakıp çıktılar. Kamu çalışanları da artık
bunu görmelidir, testiyi kıran ile taşıyanı ayırt etsin!
Kendisini temsil edecek insanları iyi seçsin.
Sendikaların bu dönem müzakere için elleri çok
güçlüydü. Siyasi iktidarlar seçim dönemlerinde daha
esnek davranırlar. Önümüzde yerel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimler var. Şunu
söyleyin anlarım. ‘Biz bütün mücadeleyi verdik, her
türlü demokratik tepkiyi gösterdik ama sonuç alamadık’ derseniz anlarım. Ama bunların hiç biri yapılmadı. Hükümetten beslenenler, bürokrasiden faydalanarak sendikal mücadelesini sürdürenler maalesef
çalışanların haklarını masada bırakıp kalkabiliyorlar.
123 TL’YE İMZA ATACAĞINIZA
BU MESELEYİ ÇÖZSEYDİNİZ
Plan Bütçe Komisyonu’nda pek çok konu konuşuldu.
Kamu çalışanlarının sorunlarının çözümüne ilişkin
bir adım atılacağı izlenimi edindiniz mi?
Biz Toplu Sözleşmede bir şey görmedik. Zaten müzakere de etmediler. 30 günlük süreyi kullansalardı
sorunların tamamı konuşulurdu. 4/C’lilerin sorunu
çözüldü mü? Hayır. Başından beri 4/C’lilere kadro
istiyoruz. 4/B’lilere kadro verildi, 4/C’liler kaldı. Vekil ebe ve hemşireler, aile sağlığı çalışanları kaldı. Bu
kadro meselesi neden o masada konuşulmadı? Tüm
kamu çalışanların ek ödemelerinin döner sermayeye
yansıtılması ile ilgili talebi var. Şu anda 2 milyon 600
bin kamu çalışanı bunu bekliyor. Neden? Çünkü maaşının üçte birinden fazlası emekliliğe esas hale getirilmemiş. 123 TL’ye imza atacağınıza bu meseleyi
çözseydiniz.
Kendi hizmet kolumuza bakacak olursak, bugün bir
tıp doktorunun emekli olması halinde alacağı emekli aylığı 1600 -1700 TL, hemşirenin emekli aylığı
1300-1400 Lira. Bizim isteğimiz bütün ücretlerimiz emekliliğe esas hale getirilsin. Sağlık
Bakanlığı’nda 21 bin hizmetli personel çalışıyor. Bunların 6500’ü lise ve üst eğitim mezunları. Bunların kadrosu verilmiyor. Onlarca
sorun var, neyi konuştunuz 3 günde? Onlarca
sorun var.
Sizin yetkili olduğunuz dönem müzakereleri
nasıl yürüttünüz?
Ben 7 yıl toplu görüşmelere katıldım. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen’in yaptıkları
ortadadır. Konfederasyonumuzun veya bizim
web sitemize girilirse bir çok meselenin çözüme kavuşturulduğu görülecektir. Müzakerelerin adı Toplu Sözleşme oldu yani alınan
kararlara hemen kanun hükmünde yürürlüğe
girebiliyor. Biz yetkili olduğumuz dönem çok
iyi müzakereler yaptık ve çok iyi sonuçlar elde
ettik. Yine biz yetkili olarak devam etseydik
tabii ki çok daha iyi neticeler alırdık. 2002
yılında yapılan ilk toplu görüşmelerde masada
ben de vardım. Ecevit’in Başbakan olduğu 57.
Hükümet döneminde ve biz 100 TL seyyanen
zam aldık o masada. Dolayısıyla dişe diş kora
kor müzakere yaparsanız iyi sonuçlar alırsınız.
Bizim yaptığımız toplu görüşmelerde başlangıç ile sona doğru arasında mutlaka ilerleme
olmuştur. Bugün 1. derece memurların ek ödemesi 800 lirayı geçti.
2006 yılında Türkiye Kamu-Sen’in
‘denge tazminatı’ adı altında
40+40 TL ile başlattığı süreçtir bu. 0 40+40 TL bugün
800 TL’ye ulaştı. Şimdi bütün
mücadelemiz ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasıdır.
Açlık sınırının altında çalışan
kamu çalışanlarının maaşlarını
açlık sınırının üstüne çıkardık.
ÇALIŞANLARIN MAAŞLARI HER
GEÇEN GÜN DAHA DA ERİYOR
Sağlık çalışanlarının döner sermaye
gelirleri neden düşüyor?
Maalesef son dönemlerde hastane gelirlerinin azalması, çıkarılan yönetmelik ve genelgeler
neticesinde sağlık çalışanlarının döner sermaye gelirleri
her geçen gün azaldı. Geçen
gün bir hemşire arkadaşımız
bizimle paylaştı, bugün 3 yıl
önce aldığı maaşı aldığını söylüyor. Çünkü yüzdelik artışlarda sağlık çalışanları daha çabuk
vergi dilimine girdiği için eline
geçen miktar sürekli azalıyor.
Gelen zam vergi dilimiyle geri
alınıyor. Sağlık çalışanlarının
hem ücretleri hem de döner
sermaye gelirleri artık komik
hale geldi. Bunun için yeni bir
düzenlemeye ihtiyaç var.
Sağlık Bakanlığı
personele hak
yerine bolca ceza
veriyor!
10 yılda 15 bin personele ceza!
Sağlık çalışanlarının memnuniyetine yönelik
çalışmalar yapmaması nedeniyle çalışanlar
tarafından eleştirilen Sağlık Bakanlığı’nın personeli cezalandırmaktaki performansı şaşırttı.
Sağlık Bakanlığı 2013'ün 9 ayında 209 personel hakkında soruşturma izni, 673 personel
hakkında disiplin cezası verdi; 9 personel için
görev yer değişikliği önerdi.
Sağlık Bakanlığı 2002'den bu yana
3 bin 614 personel hakkında soruşturma izni,
15 bin 128 personel hakkında disiplin cezası
verdi; 1059 personel için de görev yer değişikliği önerdi. Sağlık Bakanlığı bu performansı ile
konu çalışana ceza vermek olunca nasıl maharetli çalıştığını da göstermiş oldu.
31
TÜRKİYE KAMU-SEN
ÜYELERİNE
İNDİRİMLİ
eğitim, sağlık ve tatil imkanları
www.kamusen.org.tr/kampanyalar
Download

türkiye kamu-sen gazetesi için tıklayınız