Tükürük Kalıntılarından
Cilt Sürüntü Yöntemi İle Amilaz Tespiti
(Vise. Günay YILDIZ*, Prof. Dr. M. Fatih YAVUZ**, Yrd. Doç. Dr. M ahm ut A ŞIRD İZER***
Yrd. Doç. Dr. M. Sunay YA VUZ****
*
Ista n b u l ü n iv e r s ite s i, A d li Tıp E n stitü sü , C e r r a h p a ş a - İsta n b u l;
** İsta n b u l Ü n iv e r s ite si. A d li T tp E n stitü sü ve A d a le t B a k a n lığ ı A d li T ıp K u ru m u B a ş k a n lığ ı, C e r r a h p a ş a - İsta n b u l;
* ** C e la l B a y a r Ü n iv e r s ite s i T ıp F a k ü lte si A d li T ıp A n abU im D a lı, M a n isa .
* * * * S ü leym a n D e m ire I Ü n iv e r s ite s i T ıp F a k ü lte si, A d li T ıp A n p h ılim D a lt B a ş k a n lığ ı, İsp a rta .
Özet
G ünüm üzde cinsel saldırı olgularının ve m üessir fiille rin sayısında önem li hır artış bulunmaktadır. Bu tür sa l­
d ın olgularında, eylemin tanım lanm asında gerekli delillerin toplanm ası önem taşır Bu çalışm ada. saldırgan tara­
fın d a n cilt üzerinde oluşturulm uş ısırık yaraları ya da aşk öpücüğü gibi lezyonlar çevresinde veya sa ld ın olayımla
karşı koyuşa bağlı olarak sanıkta oluşabilecek ısırık izleri etrafında ya da zorla oral seks iddiaları bulunduğunda,
tükürük kalıntılarının tespitinde kullanılabilecek am ilaz tayinine ait kolorim etrik bir yöntem tanıtılmıştır. Ç alışm a­
da. cilt üzerinde oluşturulan ısırık ve aşk öpücüğü lezyonlannda 1-72, saatler arasında değişen sürelerde amilaz
tayini yapılm ış ve cilt üzerinde am ilaz aktivltesinin 72 saate kadar kalabildiği saptanm ıştır.
K olorim etrik amilaz tespitinin, cinsel saldırılar, çocuk istismarı ve m üessir fiille rd e lezyonun ve eylem in tanım ­
lanmasında kullanılabilecek ekonom ik ve güvenilir bir yöntem olabilecek nitelikte olduğu görüşüne varılmıştır.
A n a h ta r K e lim e le r : Am ilaz tayini, tükürük, kolorim etrik yöntem , cinsel saldırı.
T h e Id entification o f A m yla se R ecovered
F rom R e to in so f Saliva by D erm al Sw abbing
S u m m a ry
A s there is a significant increase in sexual assault and physical violence cases, it has great im portance to col­
lect evidence to define the action. In this study, a colorim etric m ethod fo r quantitative determ ination o f am ylase
fro m saliva retains becom ing as a result o f bites, love kisses or for ced oral penetration is presented The analysis
was perform ed on lesions o f bire o \ d love kiss on skin in varying periods ranging I to 72 hours. The m ethod reve­
a led that am ylase can he quantitatively detected up to 72 nd hour a fter contam ination. As a result, it is concluded
dial, colorim etric detection o f am ylase is a cheap and reliable m ethod which can be used in defining the lesions
and also the action in sexual assault and physical violence cases.
K ey w ords: Am ylase, saliva retains, colorim etric method, sexual assault
G iriş
Gerek etkili eylem lerde, gerekse cinsel suçlarda saldırgan tarafından cilt üzerinde oluşturulm uş ısırık veya aşk
öpücüğü gibi lezyonlar veya bir cinsel saldın olayında zorlam alar veya oral seks iddialarında söz konusu bölgeler­
deki tükürük kalıntılarının tespiti olayın ortaya çıkartılm asını önemli ölçüde sağlayabilir.
G ünüm üzde gerek emsel saldırı olgularının, gerekse etkili eylem lerin sayısında önemli bir artış bulunduğu be­
lirtilm ekte olup: ülkem izde cinsel suçlarla ilgili kesin istatistiklere ulaşılam am akla birlikte A m erika Birleşik D ev­
letleri' nde tüm şiddet suçlarının %5.5 ini cinsel saldırı suçlarının oluşturduğu bildirilm ektedir (1-3).
A dli Tıp Derg., C ilt 17, Sayı I. Yıl 2003. Şarja 1-10
Y ıld ız G, Yavuz M F . Aşırdizer M . Yavuz MS
Cinsel suçların bu k adar belirgin artışına karşın, yine A m erika B irleşik DevleLİeri' ndc yapılan bir başka çalış­
m ada, cinsel saldın olaylarında faillerin yakalanm a oranı % 3.5 olduğu ve ancak cinsel saldırı m erkezlerinin bulun­
duğu yerleşim alanlarında bu oranın % 69 olarak gerçekleşebildiği kaydedilm iştir (4), Ü lkem izde yapılan bir çalış­
m ada ise cinsel suçlardan dolayı sanık konum undaki kişilerin %29.61 inin m ahkem elerde delil elde edilem ediği
için beraat ettikleri b e lirtilm ektedir (5).
Cinsel suçlarda sanığın yakalanabilm esi ve m ahkem e aşam asında suçluluğunun kanıtlanabilm esi, cinsel suç
m ağdurlarının zam anında ve özenli olarak yapılacak m uayeneleri ve yine m ağdurun elbiseleri ve vücudundaki de­
lillerin toplanm ası vazgeçilm ez bir gerekliliktir.
Cinsel suça m aruz kaldığı iddia edilen bir kişinin vücudunda belirlenebilecek en önemli delil, sperm ve sem inal
sıvı (sem en) dır. V aginal sıvıda sperm atazoaların gösterim i ve sem en saptanm ası ve yine sem ende genetik ve enzim atik tayinlerin sonucu olayın belirlenm esinde en değerli bulgulardan biridir ve bu yönde her geçen gün yeni b ilg i­
lere ulaşılabilm ektedir (1,2,6,7),
Ancak cinsel saldırı m ağdurunun üzerinde sem en kalıntılarına rastlam ak m üm kün olam ayabilir. Bu durum larda
saldırganın cilt üzerinde oluşturulm uş olabileceği ya da saldırıya uğrayan kişinin kendini savunm a am açlı olarak
sanık üzerinde bırakacağı ısırık izlerinin direkt, radyolojik veya dijital şekillendirm e m etotları ile incelenm esi, delil
tespitinde
değerlidir, Y ine, cinsel suçlarda, saldırgan tarafından cilt üzerinde oluşturulm uş ısırık yaralan ya d a aşk
öpücüğü gibi lezyonlar çevresinde veya cinsel saldırı olayında karşı koyuşa bağlı olarak sanıkta oluşabilecek ısırık
izleri etrafında ya d a ora! seks iddiaları bulunduğunda, tükürük kalıntılarının tespiti olayın aydınlatılm asını önem li
ölçüde sağlayabilir (8-10).
Tükürük, renksiz, opak, yoğunluğu 1003-1Ü09 olan, düşük salgılam a oranlarında hipotonik, yüksek salgılanm a
oranlarında izotonik, v isk o zitesi 19-35 arasında, pH i ortalam a 6 .4 -6 .9 arasında olan bir sıvıdır. G enel olarak
% 99.3-% 99.7 si su,kalan kısm ı organik (am ilaz, m ukus, m altaz, sodyum ve potasyum rodanür, glikoprotcin, m ukopolisakkarit) ve inorganik (sodyum , potasyum , kalsiyum , klor, bikarbonat, kalsiyum karbonat, sülfat, asit ve alkalen fosfatlar, karbondioksit, oksijen, azot ve erim iş am onyak) m addelerden oluşur. Ek olarak, az m iktarda genelde
lgA olm ak üzere globulin, subm andibular bezin salgısında kan gruplarına ait faktörler, subm andibular ve parolis
bezleri salgılarında lizozim bulunur. Bukkal m ukoza üzerinde yayılm ış çok sayıda küçük bezler olm akla birlikte tü­
kürük tem el olarak üç çift bezden salgılanır, Parotis bunların en büyüğü olup seröz salgısında, m üköz bezlerin dört
katı kadar am ilaz bulunur. G landula subm andibularis m ikst tip olm asına karşın daha fazla seröz salgısı bulunan bir
bezdir ve salgıladığı m üsin D- glikozid bağlarıyla serin ya da treonin ile bağlanarak kan grubu faktörlerini o lu ştu ­
rur. G landula sublingualis ise, m üsin salgısı zengin m ikst tür bir bezdir (11-14).
İnsanda tükürük salgılanm ası hem m erkezi sinir sistem inin kontrolü ile hem de kondasyonel reflekslere bağlı­
dır. D aha doğrusu bu iki m ekanizm a bir arada çalışır ve günlük ortalam a üretim i 600-1500 cc kadardır (12.14,15),
T ükürüğün içinde bulunan am ilazlar, E.C. adlandırm asına göre, "hidrolazlar" grubunun "karbonhidratlar (glikozilazlar)" alt grubunun "polisakkaridazlar” alt grubuna ait, kom şu glikoz rezidülerde lokalize olan 1 ve 4 nolu kar­
bon atom ları yoluyla birbirine bağlanan, a -D -g lu k o z birim lerinden oluşan, nişasta ve glikojen gibi karm aşık kar­
bonhidratları parçalayan bir enzim dir. B aşlıca iki tip am ilaz tanım lanm ış olup, ilki bir poliglukan zincirinin sadece
term inal indirgeyen ucuna etki eden ve ekzoam ilaz adı ile de anılan 3-am ilaz, İkincisi ise b ir poliglukan zincirin
herhangi bir yerinde oc-1,4 bağlarına saldıran endoam ilaz olarak da bilinen a-am ilazd tr, (i-am ilaz, hayvansal, bakterial veya bitkiseldir, a -a m ila z ise, insan ve hayvan doku ve sıvılarında görülür. A yrıca oc-1,4 glucanom altohydrolase ve a - 1,4 glucanoglucahydrolase (y-am ilaz) da tanım lanm ış olup, a -a m ila z dışındakilerin klinik önem i bulun­
m am aktadır (16-18).
D iğer enzim lerde olduğu gibi cc-amilazın da büyük bir kısm ı protein yapılıdır (19).
A m ilaz bir m etailo enzim olup, enzim deki m etal iyonlarının varlığı N M R (N ükleer M anyetik R ezonans), ESR
(Elektrik Spin Rezonans), PRH (Proton R elaksasyon Hızı) teknikleri ile incelenebilir (20).
Tiikürtlk Kalıntılarından C ilt Sürüntü Yöntemi İle A m ilaz Tespiti
ot-Amilaz, akttvasyon için kalsiyum bağlayan ve m utlaka gereksinim duyan ekstrasellüler bir enzim dir, Ö zellik­
le klorür olmak üzere brom ür, iyodür, nitrat, kolat, veya hidrojen fosfat gibi çeşitli anyonların varlığında da aktive
olur (17,20).
İnsan plazm asında norm al olarak görülen am ilazlar, 6.9-7.0 optim um çalışm a pH ma sahip, m olekül ağırlıkları
40 000-50 000 D, bazı kaynaklara göre ise 55 000-60 000 D olan, bu nedenle böbreklerden tem izlenen tek protein
ve glom erüİlerden kolayca geçerek idrar ile önemli bir m iktarı atılabilen tek plazm a proteini olm a özelliği bulunan
küçük m oleküllerdir (12,16,18,20).
Am ilaz vücutta bir çok organ ve dokuda m evcut olup, en yüksek konsantrasyon pankreastadır. Pankreas a am ilaz (P t ip i ) , pankreasın acinar hücreleri tarafından sentezlenir ve doudenum a salgılanır. Pankreas am ilazı işlevi­
ni tam am ladıktan sonra tripsin aktivitesi ile parçalanır ve çok az bir kısmı feçeste am ilaz aktivitesi gösterir. T ükü­
rük amilazı ise (S tipi), tükürük bezleri tarafından salgılanan, aynı zam anda terde, süt salgılayan m em e bezlerinde,
akciğerlerde, fallop tüpünde, karaciğerde bulunduğu ve bu organlarda sentezlenebileceği bildirilen, daha yüksek
molekül ağırlıklı, sülfhidril içeren, nişasta ve glikojeni oligosakkarillere parçalayan ve bu arada çok az m altoz ve
glukoz üreten, optim al tesir pH ı hem en hem en nötral (6.9) olup, 6.5-7 arasında değişen, m idedeki hidroklorik asit
ile parçalanan bir enzim dir (12,16-18,21,22).
Normal bireylerde serum ve idrarda bulunan a-am ilaz, baskın şekilde P tipi ve S tipi orijinlidir (16,17).
M ukipl am ilaz izoenzim leri serum ve idrarda jel filtrasyonu, iyon değişim krom atografısi, izoelektrik odaklan­
ma ve elektroforez gibi tekniklerle gösterilebildiği gibi en az 6 izoenzim selüloz asetat krom atografîsinde gösterile­
bilm iştir (18).
Çizgili kaslardan, yağ dokusundan, gözyaşından, ovaryum dan sem enden, testislerden, kolostrum dan ve sütten
alınan ekstrelerde de zayıf olm akla birlikte am ilaz aktivitesine rastlanılm ıştır (16-18).
N adiren bazı kişilerin serum unda m akroam ilazlar gözlenm iş olup, bunlar genellikle IgA, IgG, diğer norm al ve­
ya anormal yüksek m oleküler kitle plazm a proteinleri ile norm al tükürük am ilazı arasında oluşm uş kom plekslerdir.
(16-18).
Ç alışm am ızda, tükürükte bulunan am ilaz enzim inin cilt üzerinde eser kalıntılarım belirleyebilm ek için bu enzi­
m e yönelik bir kit kullanılarak söz konusu lezyoniardaki tükürük am ilazının varlığı süre ve lokaiizasyon açısından
değerlendirilm iştir. Lokal olarak kol, boyun ve penis bölgelerinde tükürük kalıntılarında am ilazının varlığını onaya
koym ak ve eylem den sonra cilt üzerinde kalabilm e süresini belirlem ek am açlanm ıştır.
G ereç ve Y öntem
Ç alışm am ızın ilk aşam asında 26 yaşında erkek gönüllü yer alm ış, ikinci aşam asında 7 erkek gönüllü çalışm aya
katılmıştır.
İlk aşam ada 26 yaşındaki gönüllüden cinsel saldırı veya zorlam a vakalarında tükürük bulaşm a ihtim ali daha
kuvvetli olan ön kol, boyun ve penis bölgelerinden önce tem iz halde iken kontrol am açlı ve daha sonra ise bu böl­
gelerin tükenm ez kalem ile yuvarlak içine alınm asını takiben ağızdan direkt olarak alınan tükürük elle yayılıp sürü­
lerek ve sürülm e saati kaydedilerek l- 2- 6- 12- 24- 36- 48- 60-72 nci saatlerde örneklem e yapıldı. Her deney birer
hafta aralıkla üç kez tekrarlandı.
Ö rnek ahm ında, örneklem enin hem en öncesinde üzerine bir kaç dam la % 0,9
NaCl (serum fizyolojik) dam latılm ış ekivyonlar kullanıldı.
Çalışm ada, tıbbi tahlil laboratuarlarındaki rutin uygulam ada, serum , heparinli plazm a ve idrarda am ilaz aranm a­
sında kit reaklifinin direkt tem ası şeklinde kullanılan bir yöntem olan kolorim etrik m etod ve belirli süreler sonunda
tükürükteki am ilaz enzim inin varlığının tespiti am acıyla am ilaz varlığını kantitatif olarak gösterebilen bir kolori­
metrik m etod kili kullanılm ıştır. Bu kitin çalışm a prensibi aşağıda gösterilm iştir (23).
Eliliden-G 7pN P
Etiliden-G x
+ G x- pNP
Y ıld ız G . Yavuz M F , Aşırdizer M . Yavuz MS
Gx- pNP
pNP- glikozid
— —--------------------------------- ►
-----------------------------------------►
Glukoz + pNP- glikozid
Gİukoz
+ pNP
( G: Gİukoz, pNP: Paranilrofenol, x: 2-5)
Alınan swablar kit prosedüründe belirtildiği en çok ilk 10 dakika içersinde olmak üzere küçük boy deney tüpü­
ne konulmuş 1 mİ reaktif ile svvab çubuğu deney tüpü içersinde sağa-sola döndürülerek 10 saniye m uam ele edildi.
Swab reaktif ile temas eder etm ez kronom etreye basıldı. 10 saniye sonunda s.wab yine sağa sola döndürülerek de­
ney tüpü kenarına sıkıştırılıp çıkartıldı ve hem en deney tüpü içeriği 1 m l’İik cam küvete aktarıldı. Cam küvel yine
en kısa zam anda önceden havaya karşı sıfırlanm ış, 405 nm ve 37 ,JC a ayarlanm ış ısı ayarlı speklrofotom etrcye ko­
nuldu. Kronom etre takip edilerek birinci dakikada ilk delta (A l) absorbans değeri alındı. İkinci ve üçüncü dakika­
larda da A2 ve A3 absorbans değerleri kaydedildi.
Kullandığımız kitle, a-am ila z enzim i ile parçalanıp 7 birimlik glukoz m olekülünü keserek G x- pNP ürününü
oluşLuran ve bu ürünü de a-g lu k o zid az enzim i ile glukoz ve pN P ' ye dönüşen p-nitrofenil-m altoheptaosil-eliliden
substral olarak kullanılm ıştır.
K antitatif değerler, kil prosedüründe belirtildiği üzere A A değeri hesaplanm ası ve bu değerinde kit prosedü­
ründe belirtilen 4712 sabitiyle çarpımı ile elde edilm iştir.
Bu hesaplam ada kullanılan formül;
I Al I - İ A2I
=
A a
I A21 - 1A31
=
Ab
AA
=
( Aa + Ab ) / 2
SO N U Ç
=
AA*4712dir.
Çalışm am ızın ilk aşam asında alm an örneklerin sonuçlan arasında büyük farklılıklar olduğunun gözlenm esi üze­
rine, bu çalışm a bir ön çalışm a olarak değerlendirildi ve bu kez yaşlan 25-32 arasında değilen 7 erkek gönüllü üze­
rinde daha yöntem kullanılarak sadece pen iI sw ablar ile çalışm aya devam edildi. Yine bölge tem iz iken kontrol ör­
nekleri alındı. Bu kez sodyum ve klor iyonlarının am ilaz aktivites¡^; arttırdığı şeklindeki bilgiler ışığında sonuçla­
rın etkilendiğini düşünerek, ekivyonların üzerine NaCI yerine distile «m dam latıldı (17,24). Bu aşam adaki ölçüm ler
daha önceki aşam ada yer alan gönüllü üzerinde 6- 12- 24- 48 ve 72 saatlerde, diğer gönüllülerde yeterli sayıda kit
temin edilem ediği için yalnızca 6 ncı ve 24 ncii saatlerde1"' ölçüm değerleri saptanarak gerçekleştirildi.
Çalışm anın istatistiksel hesaplam ası x2 yöntem i ile yapıldı.
Bulgular
Çalışm am ızın ilk aşam asında, tek bir gönüllünün vücudunun ön kol, boyun ve penis bölgelerinden tükürük bu­
laştırılmadan önce (kontrol) ve tükürük bulaştırıldıktan sonraki İnci- 2 nci- 6 net- 12 nci- 24 üncü- 36 ncı- 48 nci
ve 60 ncı saatlerinde ekivyona NaCI dam latılarak örnekler alınm ıştır. A lınan örneklerin kolorim etrik m etod kulla­
nılarak belirlenen am ilaz seviyeleri kontrol gruplarında önkol için 20 U/l, boyun için 28 U /î, penis için 22 U/l ola­
rak belirlenmiş, 60 saate kadar yapılan diğer ölçüm lere ait değerler G rafik-1, G rafik-2 ve G rafik-3'de gösterilm iş­
tir. On kol, boyun ve penis bölgesinden alınan sw ablar arasında tükürüğün cilt üzerinde kalm a süresi bakım ından
bir fark görülm em ekle birlikte aynı saatlere ait yapılan farklı deney değerleri arasında belirgin farklılıklar olduğu
izlenerek b irb ia s olduğu düşünülm üştür.
Bunun üzerine çalışm am ızın ikinci aşam asında amilazı aktive ettiği ve sonuçlar üzerinde etkili olduğu tezinden
hareketle NaCI yerine distile su kullanılm ış, aynı gönüllünün yalnız penis bölgesinden tükürük bulaştırılm adan ün­
Tükürük Kalıntılarından C ilt Sıirüntü Yöntemi île A m ilaz Tespiti
ce (kontrol) ve tükürük bulaştırıldıktan sonraki 6 n c ı - 12 nci- 24 üncü- 48 nci ve 72 nci saatlerinde, diğer gönüllü­
lerin yine yalnız penis bölgesinden tükürük bulaştırılm adan önce (kontrol) ve tükürük bulaştırıldıktan sonraki 6
ncı ve 24 üncü saatlerinde örnekler alınm ıştır. Distile su kullandan bu bölüm de kontrol grubu değerleri m aksim um
16 U/l olarak belirlenm iş olup, tek gönüllü ile yürütülen çalışm ada 6 ncı, 12nci, 24 üncü. 48 nci ve 72 nci saatlerin­
deki tükürükteki amilaz aktivitesinin kontrol grubu ile yapılan karşılaştırm asında anlam lı şekilde yüksek olduğu iz­
lenmiş (p<0.05), am ilaz aktivitesinin zam ana bağlı olarak azaldığı belirlenm iştir (Tablo 1).
G ra fik İt
D eneyin ilk
aşam asında
tek
gönüllüden
ekivyon
üzerine NaCl
dam latılarak
alınm ış
önkoi
svvablarında
am ilaz
düzeyi (U/I)
T ab lo 1: Tek kişide ekivyon üzerine dam ıtık su dam latılarak alınm ış penis sw ablarında am ilaz düzeyinin (U/l )
kontrol grubu ile karşılaştırılm ası (p<0.05)
KONTROL
6. SA A T
12.SA A T
24.SA A T
48.SA A T
72.SA A T
1. D E N E Y
16
1802
1291
1312
1696
1243
2. D EN EY
11
1618
2094
1291
1439
1347
13.5
1710
1693
1302
1568
1295
ORTALAM A
7 gönüllü üzerinde yürütülen çalışm ada ise, am ilaz aktivitesinin kişiler arasında farklılık gösterdiği belirlen­
mekle birlikte 6 ncı saatte yapılan ölçüm lerden elde edilen değerler ve 24 ncü saatte yapılan ölçüm lerden elde edi­
len değerler, kontrol grubu değerlerinden anlam lı olarak yüksek bulunm uştur (p<ü.()5). 6 ncı saatte yapılan ölçüm ­
lerden elde edilen değerler ile 24 ncü saatte yapılan ölçüm lerden elde edilen değerler birbirleri ile karşılaştırıldığın­
da ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanm am ıştır (p>0.05) (Tablo 2, Grafik 4, G rafik 5),
Y ıld ız G. Yavuz M F . Aşırdizcr M , Yavuz M S
G ra fik 2:
D eneyin ilk
aşam asında
tek
gönüllüden
ekivyon
üzerine NaCl
dam latılarak
alınmış
boyun
sw ablannda
am ilaz
düzeyi (U /l)
T ab lo 2: Farklı kişilerden alm an penil sw ablarda am ilaz düzeyinde (U/l)
6. saat ve 24. saatteki yükselişler (p<0.05)
ORTALAM A
ÖLÇÜM ZAM ANI
1. K İŞ İ
2. K İŞ İ
3. K İŞ İ
4. K İŞ İ
5. K İŞ İ
6. K İŞ İ
7. K İŞ İ
LD
16
16
16
5
5
7
9
K O N TR O L
2.D
11
2
11
7
5
9
14
GRUBU
3.D
11
7
14
7
7
11
11
O RT
12.67
8.33
13.67
6.33
5.67
9.00
11.33
1.D
1802
1401
2280
148
128
581
1585
2.D
1618
1112
2334
113
132
891
1347
O RT
1710.00
1256.50
2307.00
130.50
130.00
736.00
766.000
1.D
1312
266
635
182
140
504
155
2.D
1291
285
892
220
252
181
233
O RT
1301.50
275.50
763.50
201.00
196.00
342.50
194.00
6. SAAT
24. SAAT
(D: D eney, O R T : O rta la m a )
±SD
9.57 ± 3.08
1005.14 ± 807.81
467.71 ± 419.36
Tükürük Kalıntılarından C ilt Sürüntü Yöntemi İle Am ilaz Tespiti
G ra fik 3: Deneyin ilk aşam asında tek gönüllüden ekivyon üzerine NaCI dam latılarak alınm ış
penis sw ablarm da am ilaz düzeyi (U/I)
G ra fik 4: Farklı kişilerden alman penil sw abiarda am ilaz düzeyinde ( U / I )
6. saat ve 24. saatteki yükselişlerin grafiksel görünüm ü
Y ıld ız G . Yavuz M F, Aşırdizer M , Yavuz M S
1200
1000
800
600
400
200
O
r
■ KONTROL GRUBU
□ 6 SAAT ÖLÇÜMLERİ
■ 24. SAAT ÖLÇÜMLERİ
KONTROL
GRUBU
957
1005.14
4S7J1
G R A F İK 5: Farklı kişilerden alman penil sw ablarda am ilaz
düzeyleri ortalam alarının { U /l) grafiksel görünüm ü
T a rtışm a ve Sonuç
Tükürüğün adli olaylarda önemli bir delil olabileceğini düşünen bilim adam ları bu yönde çalışm alarını hızla ge­
liştirm ektedirler.
E lloit ve arkadaşları, ısırıklarda identifikasyona yardım cı olmak am acıyla, oral bakterilerin bir ısırm a sırasında
transfer olabilecekleri düşüncesinden hareketle tükürükteki m ikroorganizm aların çoğunluğunu oluşturan Strepto­
coccus genusuna dahil St. Salivarius’ u "Pyrolysis Mass Spectrom etry" ile incelem işler ve elde ettikleri spektrum ların istatistiksel analizleriyle m ikroorganizm aların kim liğinin belirlenebileceğini ve aralarındaki farkların tespit
edilebileceğini ve böylece identiFıkasyonun yapılabileceğini belirtm işlerdir (25).
Sweet ve ark. cinsel saldırı ve ısırık gibi olaylarda m ağdur konum daki kişinin derisine bulaşan tükürük lekeleri­
nin izolasyonunda, lezyon bölgesinden önce distile suya batırılm ış ekivyon ile, daha sonra da ikinci bir kuru ekivyon ile sw ab alarak DN A E kstraksiyonu uygulam ışlardır. Chelex-100 ve takiben Slot-Blot yöntem ini kullanm ışlar
ve bu yöntemi ıslak filtre kağıdı ve ıslak pam uk kullanılan sw ab yöntem leri karşılaştırdıklarında, daha duyarlı so­
nuçlar elde ettiklerini belirtm işlerdir (26).
İkinci bir çalışm alarında Sw eet ve ark. kadavralardan 24 ve 48 saat sonra çift sw ab kullanarak aldıkları tükürük
num unelerini m odifiye Chelex E kstraksiyon Metodu ile DNA ekstre etm işler, Slot-Blot tekniği ile m iktar tayini
yapm ışlar, DNA izolasyonunun konsantrasyonunun zam ana bağlı olarak değiştiğini, ilk 24 saatte önemli ölçüde
azalan konsantrasyonun 24 saat- 48 saat zam an aralığında sabit kaldığını belirlem işler ve eser m iktarda tükürük ka­
lıntılarının bile olduğu bir vakanın, adli tıp yönünden değerli bir tam aracı olabileceğini bildirm işlerdir (27).
Tsutsum i ve ark. bir şem panzenin bir çocuğu T -shirt üzerinden ısırmasını takiben, T -sh irt’ ü mavi nişasta agoroz jel plak kullanarak varsayım sal tükürük testi ile incelem işler, hem kan lekelerinin saçıldığı, hem de kan lekele­
rinin saçılm adığı bölgelerde pozitif sonuçlar alm ışlar, ayrıca şem panzelerde ABH kan grubu antijenlerine sahip ol­
Tükürük Kalıntılarından C ilt Süriinlü Yöntemi İle A m ilaz Tespiti
duklarından araştırm alarını bıı yöne kanalize ettiklerinde, çocuğun kan lekeleri O grubunda iken, şem panzenin tü­
kürüğünde A antijeni bulm uşlardır (28).
Keating ve ark, cinsel saldırı olgularında, penil, vaginal ve m em e sw abiari alm ışlar, Phadebas tabletler kullana­
rak tükürüğü gösteren am ilaz seviyelerini tayin etm işler, cinsel saldırı ile num une alımı arasındaki m aksim um süre­
yi , penil sw abtar için 16 saat, vaginal sw ablar için 35 saat ve m em e sw ablan için 30 saat olarak belirlem işler, pe­
nis ve dişi genitalyanın oral yolla uyarılm ası şeklinde iddia edilm iş fiillerden sonra aldıkları vaginal ve penil swablann %42 sinde am ilazın tükürük seviyelerini saptadıklarım belirtm işlerdir (29).
Bir başka çalışm asında Keating, cinsel tacizlerde durum undan şüphe edilen kişilerin yakın bir zam anda anal,
oral veya vaginal cinsel ilişkide bulunup bulunm adıklarını, bulundularsa kim inle bulunduklarını belirlem ek am a­
cıyla, tükürük, kan, feçes, sem en ve vaginal sekresyonlardan sw ablar alm ıştır (30). Penil sw abda tükürük varlığım
göstermek için Phadebas testini uygulam ış, belirlenen en uzun süre olarak suç işlendiği belirtilen saatten 60 saat
sonra num unede am ilaz aktivitesi saptam ış ve bunlardan bazılarında ABO kan grubu sistem i ile gruplandırm a ya­
pabilmiştir. Aynı çalışm ada oral yolla cinsel ilişki düşünüldüğünde, am ilaz identifıkasyonunun daha faydalı oldu­
ğunu ve tükürüğün gruplandm lm asınm bazen m üm kün bulunduğunu saptam ış, penil sw ablar üzerinde sem en bu­
lunmasının cinsel eylem in yakın bir zam anda m eydana geldiğini gösterm ediğini, ancak vakit kaybetm eden alınan
sw ablarda penisin dış kısm ında tükürük veya vaginal sekresyon gibi başka bir vücut sıvısı ile bulaşm ış olan sem e­
nin cinsel saldırının zam anının belirlenm esinde değerli olabileceğini vurgulam ıştır.
Ç alışm am ızda, am ilaz aktivitesinin kişiler arasında farklılık gösterdiği saptanm ış ve tek kişi üzerinde yaptığı­
m ız çalışm anın sonuçlarına göre, eğer yıkanm a söz konusu değilse am ilaz aktivitesinin zam ana bağlı olarak azal­
m akla birlikte penis üzerindeki tükürük kalıntılarının 72 saate kadar tespit edilebildiği belirlenm iştir. Yedi kişi üze­
rinde yapılan çalışm ada ise 6 ncı ve 24 ncü saatlerde belirlenen am ilaz aktivitesi, kontrol grubuna göre anlamlı şe­
kilde yüksek bulunm uştur.
Sonuç olarak, cilt üzerindeki tükürük kalıntılarında, kolorim etrik yöntem le kantitatif olarak am ilaz tayini, cinsel
saldırılarda, ısırm anın eşlik ettiği çocuk istism arı olgularında ve diğer m üessir fiillerde, lezyonun ve eylem in tanım ­
lanm asında ve dolayısıyla olayın aydınlatılm asında da kullanılabilecek ekonom ik ve güvenilir bir yöntem olarak
görülmektedir.
Kaynaklar
1.
Demirçin Karagöz S, Ege B. Semen Kontamine Vaginal Materyalde Proteinaz K ile Spermatozoa İzolasyonu ve ABO(H) örü p Tayini.
Adli Tıp Bülteni, 1997; 2(3): 118-23.
2. Eşiyok B, Yorulmaz C. Günay Balcı Y. Cinsel Saldırılarda Postkoilal interval. Adli Tıp Dergisi. 2001; 15(2): 84-92.
3. Peuer LM, Whitehill D L Management o f Female Sexual Assault. Am Fam Physician. 1998: 58(4): 920-6.
4. Tíntinalli JE, Hoelzer M. Oak R. Clinical Findings and Legal Resolution in Sexual Assault. Am Emerg Med. 1985: 14(7): 447-53.
S' Çekin N, Hilal A .Bilgin N. Alper B. Gülmen KM. Savran B, Sarıca AD. Adana' da Ağır Ceza Mahkemesine Yansıyan Cinsel Suçların
İncelenmesi. Adli Tıp Bülteni, 1998; 3(3): 81-5.
6. Kell W. Bactuıs J, Tröger HD. Evaluaiion o f M HS-5 in Detecting Seminal Fluid in Vaginal Swabs. Int J Med. 1996: 108: 186-90.
7.
Allard JE. The Collection of Data Form Findings in Cases o f Sexual Assault and the Significance o f Spermatozoa on Vaginal. Anal and
Oral Swabs.
8.
Afşin H. Adli Diş Hekimliğinde Isırık İzlerinin Analizi. Klinik Adli Tıp, 2001; 1(2): 31-45.
9Kogun SL. MacLean DF. Long-Term Validation Siudy Bitewing Denuıl Radiographs for Forensic Identification. J Forensic Sci.
1996:41(2): 230-2.
10. Naru AS, D ykes E. The Use of a Digital Imaging Technique to Aid Bite Mark Analysis. J Forensic Sci Soc, 1996; 36(1): 47-50.
11- Yeğin MM. Biyokimya-1, Atatürk Üniversitesi Yayınları No:653. Atatürk Üniversitesi Basım evi, Erzurum. 1989: 144-7.
Akgün N. Fizyoloji. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Yayınları No:38, 8 nci Baskı. Ege Üniversitesi Matbaası, İzmir. 1988: 490-507.
13. Harper HA. Fizyolojik Kimyaya Bakış, 14 ncü Baskı, Çev: Menleş NK, Menteş G. Ege Üniversitesi Matbaası. İzmir. 1976: 297-301.
14. Örten JM. Neuhaus OW. Human Biochemistry. lOth Edition. Mosby Company. St Louis. 1982: 523-33.
•S. Smith EL. Hill RL, Lehman IR. Leflcowitz RJ, Handler P. White A. Princ.plcs o f Biochemistry- Mammalian Biochemistry. 7lh Edition.
Me Gruww Hilt International Book Company. Singapore. 1983: 310-1,
16. Burns CA, Axhwood ER. Tietz Textbook o f Criminal Chemistry. 2nd Edition, WB Saunders Company, Philadelphia. 1994: 852-6.
17. Henry JB. Clinical Diagnosis and Management by Laboratory Methods, 9th Edition. WB Saunders Company. Philadelphia. 1996: 523-4.
ÜL Tietz NW. Fundamentals o f Clinical Chemistry, WB Saunders Company, Philadelphia. 1982: 625-30.
*9. Dixon M, Webb EC. Enzymes, 2nd Edition. Academic Press Inc Publishers, New York. 1964: 453.802.
20. Palmer T. Enzim Bilgisi. Çev: Cengiz S, Cengiz M, Bilimsel ve Teknik Yayınları Çeviri Vakfı Basım ve Ciltevi. İstanbul, 1994: 528.
21. Kaya N. Biokimya. Atatürk Üniversitesi Yayınları No:743, Atatürk Üniversitesi Basımevi. Erzurum. 1993: 84-105.
22. Hoşrik VE, Alalay A. Alfa Amilaz Enziminin Bacillus Subtilis’ ten Saflaştırılması ve Kinetik Özellikleri. Biyokimya Dergisi. 1983: 8: 32.
Y ıld ız G, Yavuz M F . Aşırdizer M , Yavuz M S
23.
24.
25.
26.
27.
28.
29.
30.
Ycnson M. Klinik Biyokim ya Laboratuarı Çalışmaları, İstanbul Tıp Fakültesi Yayınlan No: 139, 5 nci Baskı, Çeliker Matbaacılık,
İstanbul. 1982:55-79.
Haldane IBS. Enzymes, 1st Ed.. The MIT Press Massachusetts Institute or Technology Cambridge, Massachusetts. 1965: 16-156.
Eliot TR. Rogers AH, Haverkamp JR. Groolhurs D. Analytical Pyrolysis o f Streptococcus Salivarius as an Aid to Identification in
Bite-Mark Investigation. Forensic Sci Int, 1984; 26: 131-7.
Sweet D, Lorente M. Lorente JA, Valenzuela A. Villanueva E, An Improved Method to Recover Saliva from Human Skin: The Double
Swab Technique. J Forensic Sci. 1997: 42(2): 320-2.
Sweet D, Lorente M. Lorente JA, Valenzuela A, Villanueva E. Forensic Identification Using DNA Recovered from Saliva on
Human Skin. Adv Forensic Haemogenetics. 1996; 6: 325-7.
Tsutsumi H, Katsumata Y. Forensic Study on Stains o f Blood and Saliva in a Chimpanzee Bite Case. Forensic Sci Int. 1993: 61: 101-10.
Keating SM. Higgs DF. The Detection o f Am ylase on Swabs from Sexual Assault Cases. J Forensic Sci Soc. 1994; 34: 89-93.
Keating SM. Information from Penil Swabs in Sexual Assault Cases. Forensic Sci Int. 1989; 43: 63-81
İletişim Adresi: Prof. Dr. M. Fatih YAVUZ,
Istanbul Üniversitesi, Adli Tıp Enstitüsü,
34303 Cerrahpaşa- İstanbul
ın
Download

Tükürük Kalıntılarından Cilt Sürüntü Yöntemi İle