Özel Selçuklu Hastanesi Bültenidir
Ücretsizdir
Bülten 11
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
selcuklu.com.tr
karamanselcuklu.com
ama yanınızda biz varız
2
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
İÇİNDEKİLER
04
MEVLÜT YENİAY
Karaman'a ilkleri yaşatan hastane
06
SİZDEN GELENLER
07
SELÇUKLU BEBEKLERİ
08
10
OP. DR. HASAN HÜSEYİN UYSAL
FAKO yöntemi ile katarkt ameliyatı
OP. DR. ERGÜL MAVİ
Kırıklarda kaynama gecikmesi ve kaynamama
Özel Selçuklu Konya Hastanesi
GASTROENTEROLOJİ
Uzm. Dr. Ahmet HAMAMCI
KARDİYOLOJİ
Uzm. Dr. Ali ERYAVUZ
KADIN HASTALIKLARI
VE DOĞUM
Op. Dr. Güler ALTINTEPE
Op. Dr. Dürdane Nil OKUR
Op. Dr. Hikmet KARABACAK
NÖROLOJİ
Uzm. Dr. Şenol PEKER
KLİNİK MİKROBİYOLOJİ
Uzm. Dr. Emine ORAN
ORTOPEDİ VE
TRAVMATOLOJİ
Op. Dr. Önder AKKUŞ
GENEL CERRAHİ
Op. Dr. Eralp GENÇAL
KBB HASTALIKLARI
Op. Dr. Halis PINARCI
GÖZ HASTALIKLARI
Op. Dr. Hasan Hüseyin UYSAL
Op. Dr. Himmet TEKİN
RADYOLOJİ
Uzm. Dr. Özgül G. ERDOĞAN
DİŞ SAĞLIĞI VE
HASTALIKLARI
Dt. Ayşe KARAKAŞ
ÇOCUK SAĞLIĞI VE
HASTALIKLARI
Uzm. Dr. Münir CANTİMUR
Uzm. Dr. Murat ŞAHİN
Uzm. Dr. Münire Çakır EVİN
ACİL SERVİS
Dr. Hatice Hadiye ŞANLI
Dr. İlhan YAPICI
Dr. Mehmet Ali KAÇAR
Dr. Enes Malik Mehmet GÜMÜŞ
FİZİK TEDAVİ VE
REHABİLİTASYON
Uzm. Dr. Nihan KARAGÖZ
DİYET VE BESLENME
Dyt. Ayşe DURAN
13
UZM. DR. SAİT ÖNAL
Ağrı kesici kullanırken dikkat
14
OP. DR. ZİHNİ KOCAERKEK
A'dan Z'ye tüm yönleriyle Guatr
16
UZM. DR. AYSEL HÜR TÜKEL
İdrar tahlili hangi tetkikleri içerir
18
UZM. DR. FAHRİ ARI
Çağımızın hastalığı obezite
20
OP. DR. BAHRİ GEZGİN
Akut Otisis (Orta Kulak İltihabı)
KBB HASTALIKLARI
Op. Dr. Bahri GEZGİN
21
OP. DR. ÖNDER AKKUŞ
Diz ve kalça kireçlenmesinde tedavi
GÖZ HASTALIKLARI
Op. Dr. H. Reşit ÇELEBİOĞLU
Op. Dr. Metin BİLGİN
22
UZM. DR. NİHAN KARAGÖZ
Nedenleri ve tedavisiyle bel ağrısı
KADIN HASTALIKLARI
VE DOĞUM
M. SEDAT YİĞİT
Özel Selçuklu Karaman Hastanesi
Hekim Kadrosu
GENEL CERRAHİ
Op. Dr. Zihni KOCAERKEK
ENFEKSİYON HST. VE KLİNİK
MİKROBİYOLOJİ
Uzm. Dr. Adem ZORA
İÇ HASTALIKLARI
Uzm. Dr. Burcu GÜNEŞ
Uzm. Dr. Fahri ARI
ÜROLOJİ
Op. Dr. Osman TÜKEL
Bu yayında yer alan yazılar
bilgilendirme amaçlıdır.
İlaç önerisi ve tedaviler için
lütfen doktorunuza başvurunuz.
BİYOKİMYA
Uzm. Dr. Tahsin YILDIZ
İÇ HASTALIKLARI
Uzm. Dr. Hasan Tahir CANBAZ
Uzm. Dr. Sait ÖNAL
DYT. GÜLSÜM UYANIK
Yanlışları ve doğruları ile diyet
FİZİK TEDAVİ VE
REHABİLİTASYON
Uzm. Dr. Nermin ATCI
KARDİYOLOJİ
Uzm. Dr. İsa COŞKUN
Merhaba;
"Yenilenme mevsimi" olan bahar hepimize hayırlar getirsin inşaallah. Her şeye rağmen baharla
birlikte umutlar bir sonrasına taşınmaya devam etmeli. Bir çok sıkıntının olduğu dünyamız "hakka
dayalı çözümler üretmek yerine, güce dayalı günü kurtarma politikasını" devam ettirir şekilde
akıbetine yürüyor.
ÜROLOJİ
Op. Dr. Osman TUFAN
ANESTEZİ VE REANİMASYON
Uzm. Dr. Ali YÜCE AKTAŞ
ÇOCUK SAĞLIĞI VE
HASTALIKLARI
Uzm. Dr. Abdullah CANBAL
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
Yenilenme Mevsimi...
Hekim Kadrosu
12
Önemli Not:
3
Editör
Dr. Seyit KARACA
Özel Selçuklu Hastaneleri
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Biz hekimler ve sağlık çalışanları ise bu düzenin içerisinde hizmetlerimizi en iyi ve adil şekilde
sürdürmeye çabalıyoruz. Özsermayemizle özel teşebbüs olarak kurduğumuz ve 20 yıla yakın süren
bir hizmet serüveninin ardından Konya ve Karaman'da her yıl yüzbinlerce hastaya sağlık hizmeti
verir hale getirdiğimiz Özel Selçuklu hastanelerimizi yaşatmaya ve geliştirmeye devam ediyoruz.
Özel teşebbüsle hayata geçirilen kurumların hizmet, istihdam ve milli gelire katkıları nedeniyle
desteklenmesi ve değerlerinin bilinmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konudaki bilincin artırılması,
kurumsal imajımız ile verdiğimiz hizmetlerin tanıtımının yapılması ve hastalarımızla iletişim
maiyetinde sürdürdüğümüz tanıtım ve bilgilendirme amaçlı çalışmalarımıza da hız kesmeden devam
ettiriyoruz.
Bu amaçlar doğrultusundaki en önemli yayınlarımızdan biri olan Sağlıcakla Bültenimizde son
sayımızdan bu yana verdiğimiz hizmetlerle alakalı bizde biriken haberleri 11. sayımızda sizlere
sunuyoruz. Ayrıca yöneticilerimiz ve hekimlerimizden bazı paylaşımlar da bültenimizde yer alıyor.
Konya ve Karaman Özel Selçuklu Hastanelerinde görev yapan değerli hekimlerimizin halkımızın
sağlık konularındaki bilincini artırmak için çok önemli konularda hazırladıkları orijinal metinleri
okumanızı tavsiye ederim. Yoğun mesaileri arasında hazırladıkları yazılarla birçok sağlık konusunda
halkımızın sorularına açıklık getiren hekimlerimiz bu sayımızda obeziteden, göz hastalıklarına,
orta kulak iltihabından, diz ve kalça kireçlenmelerine, bel ağrısından, sağlıklı beslenmeye, guatr
hastalığından, ağrı kesici kullanımına kadar çok farklı konularda önemli bilgileri sizlerle paylaştı.
Hekim yazılarımızın yanı sıra hastalarımızdan gelen teşekkür mesajlarını ve hastanelerimizde doğan
bebeklerimizin gelişimini takip ettiğimiz ‘Selçuklu Bebekleri’ sayfasını da sizlerle paylaşıyoruz.
Selçuklu hastaneleri olarak bu yıl da sizlere en iyi şekilde hizmet vermek üzere hazırlıklarımızı
tamamladık. Zaten sağlık hizmetinin 365 gün 24 saat kesintisiz olduğunu düşünürsek, hizmet sunan
aktörlerde değişimler olsa da müesseselerin hizmetleri daim olmalıdır. Bu anlayışla da hizmetle-rimize devam etmekteyiz.
Selam ile sağlıcakla.
NÖROLOJİ
Uzm. Dr. Şenol PEKER
ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ
Op. Dr. Ergül MAVİ
ANESTEZİ VE REANİMASYON
Uzm. Dr. Mesut ÖZ
BİYOKİMYA
Uzm. Dr. Aysel Hür TÜKEL
RADYOLOJİ
Uzm. Dr. İbrahim MERAL
ACİL SERVİS
Dr. Önder YEĞEN
Dr. Mustafa BAŞODA
Dr. BİLAL SAKALLI
Dr. Enes Malik Mehmet GÜMÜŞ
DİYET VE BESLENME
Dyt. Gülsüm UYANIK
Editör
Dr. Seyit KARACA
Bülten 11 Nisan-Mayıs-Haziran 2014
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayındır. 3 ayda bir yayınlanır.
Mes'ul Müdür
Dr. Eyüp ÇETİN
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Uğur SAYAR
Yayın Kurulu
Dr. Hasan Tahir CANBAZ
Dr. Ahmet BİLGİN
Selçuklu
Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Adına Sahibi
Ahmet YENİAY
Yönetim Kurulu Başkanı
Dizgi ve Tasarım
Basın ve Halkla İlişkiler
Birimi
Ailenizin Hastanesi
Matbaa
Poçan Ofset Matbaacılık
Fevzi Çakmak Mh. Hacı Bayram
Cd. Yeni Matbaacılar Sit. No:42
Karatay/KONYA
Tel: 0 332 342 72 42
Fax: 0 332 342 72 52
İdare Yeri
Hastane Cad. No:28 Selçuklu/Konya
Tel: 444 50 42
Fax: 0 332 233 23 10
www.selcuklu.com.tr
Dağıtım
Ekin Kurye Aracılık Hizmetleri
Baskı Tarihi
Nisan 2014
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
Kurumsal
4
Danışman hekimlik hizmetimizle
en iyi sağlık hizmetini sunmak istiyoruz
K
onya'dan başlayan ve yaklaşık 20 yıllık bir tecrübe
ve birikimin meyvesi olarak kurduğumuz Özel
Karaman Selçuklu Hastanesi olarak sektörde 4.
yılımıza girdik. Bu süre içinde hem Karaman halkına,
hem çevre il ve ilçelerden gelen hastalarımıza, hem
de yurtdışından gelen hastalarımıza en iyi ve en
kaliteli sağlık hizmetlerini en doğru şekilde sunmayı
başardık.
Mevlüt YENİAY
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
Genel Müdürü
Özellikle yurtdışından gelen başta AGİS
olmak üzere bir çok yabancı sağlık sigortasına bağlı
hastalarmıza yoğun şekilde hizmet verir duruma
geldik. Bu süreçte yaklaşık 14 bin yurtdışı hastası
bizlere başvurdu. Bunlardan yaklaşık 2200 hasta
yatarak tedavi gördü. Yaklaşık 800 hastaya operasyon
gerçekleştirildi. Diğer hastalarımız ise ayaktan tedavi
hizmetlerimizden faydalandı. Hastalarımızın tedavisi
tamamlandıktan sonra da yüz yüze ve telefonla da
görüşülerek sağlık durumları hakkında bilgiler alındı.
Bu görüşmelerde bizlere bildirilen öneriler, temenniler, memnuniyetler ve eleştirileri de daima dikkate
aldık. Bu doğrultuda hareket ederek kalite, güven,
tecrübe ve yenilikçilik ilkesine dayalı sağlık hizmeti
sunmak için her türlü özveride bulunduk.
hastanemizde tedavi gören hastalarımızın olumlu
geribildirimleri ve memnuniyetleri bizleri çok mutlu
etti. Bu noktada verilen emeğin karşılığını fazlasıyla
aldığımızı gördük.
İlk üç yılımızda bizleri yoğun şekilde tercih
eden hastalarımıza 2014 yaz döneminde de en iyi
sağlık hizmetini sunmak amacıyla danışman hekimlik
uygulamasını başlattık. Bu uygulama ile hastalarımız
ilk olarak danışman hekimimiz tarafından karşılanıp
şikayetleri ayrıntılı olarak değerlendirildikten sonra
uzman hekimlerimize yönlendirilecek. Böylelikle
hastalarımızın tanı ve tedavi süreçleri en kısa zamanda
başlatılacak ve özellikle de kısa süreli ülkemize gelen
gurbetçilerimize vakit kaybettirmeden sağlık hizmeti
sunulmuş olacak.
Bizler kalite ve güveni ilke edinmiş bir
yönetim anlayışıyla tüm hastalarımızın yaşam
kalitesini arttırmayı ve sağlık standartlarını
yükseltmeyi hedefledik. Bu amaçla deneyimli uzman
hekimlerimiz, sağlık çalışanlarımız ve tüm personelimizle birlikte güleryüz, özveri, samimiyet ve içtenlikle sağlık hizmeti sunduk ve sunmaya da devam
edeceğiz.
2012 ve 2013 yıllarında Hollanda'da
katıldığımız Multifestijn fuarlarında Avrupalı Bu süreçte bugüne kadar bizleri tercih
dostlarımızla buluşma imkanı bulduk. Burada başta eden tüm halkımıza ve gurbetçilerimize sonsuz
AGİS olmak üzere tüm yurtdışı sağlık sigortası teşekkürlerimi sunuyor
olan hastalarımızın sadece memleket özlemi değil,
yurtdışında ulaşamadıkları doğru sağlık hizmetlerinin
Ve sağlıklı günler diliyorum.
de özlemini çektiklerine tanık olduk. Daha önce
5
Kurumsal
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
Muhasebeciler günü unutulmadı
Konya Özel Selçuklu Hastanesi 1 Mart Muhasebeciler gününde muhasebe ve finans
çalışanlarını unutmadı.
Hastanemiz Başhekimi Dr. Eyüp Çetin, Başhekim Yardımcımız Dr. Ahmet Bilgin ve
Hastane Müdürümüz Nurcihan Gümüş muhasebe ve finans birimimizin yöneticileri
ve çalışanlarını 1 Mart Muhasebeciler Gününde ziyaret etti. Finans Müdürümüz Hasan
Yeniay ile sohbet eden yöneticilerimiz muhasebe ve finans çalışanlarımızla tek tek
selamlaştı.
Hekimlerimiz Hanımeli Programında
Kon TV’de her Çarşamba saat 10:00’da
ekranlara yansıyan, Simge Akoğul’un
sunduğu Hanımeli Programı, Konya
ve Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
Hekimlerinin katılımıyla yayınlanmaya
devam ediyor.
İş Sağılığı ve Güvenliği konusunda kurulduğu günden bu
yana büyük titizlik gösteren Konya Özel Selçuklu Hastanesi, yeni iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinin getirdiği
sorumluluklara da tam uyum sağlamak için çalışmalarını
sürdürüyor.
Hafta’nın her günü farklı bir konu
üzerine çekilen Hanımeli Programı,
Çarşamba günleri sağlık konusunu
işliyor. Programın ana sponsoru olan
Özel Selçuklu Hastaneleri, Konya ve
Karaman’da poliklinik ve danışmanlık
hizmeti veren hekimlerini Hanımeli
programında halkla buluşturuyor.
Çeşitli sağlık konuları üzerine sohbetler
yapılan program Simge Akoğul’un
samimi sunumu, hekimlerimizin detaylı
anlatımları ve lezzet ustası Gülseren
Hanım'ın yemekleriyle renk buluyor.
OSGEM Ortak Sağlık Güvenlik Firmasından hizmet alan
hastanemizde çalışanlarımızın ve hastalarımızın daha
güvenli bir ortamda çalışabilmeleri için gerekli eğitim ve
uygulama faaliyetlerimiz hızla sürdürülüyor. İş Sağlığı ve
Güvenliği Uzmanı Hakan Evren ve Kalite Direktörümüz
Nurcihan Gümüş'ün organize ettiği iş sağlığı ve güvenliği
kapsamlı eğitim ve uygulama faaliyetlerimize tüm hastane personelimiz katıldı. Eğitimlerin ardından sözlü ve
yazılı sınava tabi tutulan personelimiz birçok konuda bilgilendirildi.
Sağlık meslek lisesi öğrencileri,
hastanemizi gezdi
Konya İbn-i Sina Sağlık Meslek Lisesi 2. sınıf hemşirelik öğrencileri, öğretmenleri ile birlikte
eğitim programı kapsamında Konya Özel Selçuklu Hastanesinde eğitim gezisi düzenledi.
Başhemşiremiz Melek Elma tarafından karşılanan öğrenciler hasta odaları, yataklı servisler,
ayaktan poliklinik servisleri, acil servis ve yönetim bölümünü ziyaret etti.
Başhemşiremiz Melek Elma öğrencilere hemşirelik hizmetleri ve hastanenin çalışma prensipleriyle ilgili bilgi verdi.
Ailenizin Hastanesi
Tüm çalışanlarımıza
iş sağlığı ve güvenliği
eğitimleri verildi
Ailenizin Hastanesi
Kurumsal
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
6
SİZDEN GELENLER
H
ayata Özel Selçuklu Hastanelerinde gözlerini açan
çocuklarımızın küçük yüzlerindeki kocaman gülümsemeleri bugünümüzü ve yarınımızı aydınlatıyor. Hastanelerimizde doğan çocuklarımız için ayırdığımız sayfamızla onların
gelişimini ve mutluluğunu takip ediyoruz.
S
iz de Özel Selçuklu Hastanelerinde dünyaya gelen
çocuklarınızın
resimlerini
Sağlıcakla
Dergisinde
yayınlatmak isterterseniz [email protected]
adresine bir adet fotoğraf, doğum tarihi anne ve baba adıyla
birlikte gönderebilirsiniz.
K
onya Özel Selçuklu Hastanesinde tedavi gören hastalarımızın
hastanemizin web sitesi www.selcuklu.com.tr üzerindeki 'bize
ulaşın ve doktor yorumları' linklerine ve hastane içerisindeki
iletişim kutularına bıraktıkları teşekkür mesajlarını Sağlıcakla
okuyucuları için paylaşıyoruz.
Büyük özveri, sabır ve titizlik isteyen sağlık sektöründe hizmet
üreten Özel Selçuklu Hastaneleri çalışanları olarak hastalarımızın
bize ilettikleri bu takdir mesajlarıyla gü kazanıyor, işimize daha
sıkı sarılıyoruz. Mesajlarını ileten hastalarımıza teşekkür ederiz.
03.01.2014
tarihinde kızım Beyza
Nur ve oğlum Ahmet Nadir
YALINBAŞ ı göz muayenesi için göz
doktorunuz Himmet TEKİN Bey'e getirdim.
İlgisinden ve güleryüzünden dolayı çok
teşekkür ederim. İnşallah bundan sonrada
geleceğiz ve başkalarına da tavsiye edeceğiz.
Allah razı olsun.
Saygılarımla.
vi
ın
eda anlar en
t
k
i
Fiz ki elem tliğind .
e
ım
e
d
in saniy n kald
s
e
t
üni i ve in emnu nıma
liğ
m
ha
z
titi yı çok Dilek iletiyo
e
a
dol zellikl lerimi
Ö kkür um.
r
e
teş
Beni Dr. Hikmet
KARABACAK Bey doğurttu.
Mucize bebek diye biliniyorum. Annem beni 2 agustos 2000'de doğurdu.
Doğurdugunda 41 yasindaydi.Size cok
tesekkur borçluyum hocam. Umarım
beni hatirlarsiniz. Cevabınızı dört
gözle bekliyorum.
İsrafil Çiftçi
Mehmet TOKAT
doğum Tarihi:
05.03.2014
doğum Tarihi:
29.04.2013
Anne-Baba Adı:
Şeyma - Önder
Hasan Hüseyin
GÜLEÇ
Anne-Baba Adı:
Zeynep - Bayram
doğum Tarihi:
26.10.2013
Gönül KARTAL
Anne-Baba Adı:
Tuba - Kadir
Azra
BAŞ
N
I
AL
nY
a
Orh
C. M
ERC
AN
da
ayın oldu.
n
a
ir
Haz eklerim ünire yan
ma
beb
n
ak M
ikiz or olar nik yap isinde
g
a
ı
t
l
Dok eçtik. P ndisi. İ ocuklar
e
s
Ç
k
ı
.
ım
riz.
tor
um
Han bir dok ür ede biliyor
kk
re
n
saki yı teşe k götü
e
a
dol vener
gü
tin
ret
h
a
F
Dr. Gü
l
Allah s er Hanım,
iz
d
en binle
kez raz
ıo
rc
arkada lsun, sizin ad e
şımdan
ın
ızı ik
onlard
a çok m duymuştum i
ve
e
m
Herşey
n
için ço undu sizden.
k
te
Allah k
uvvetin şekkürler
izi d
etsin... aim
ÜN
LÜ
Pına
r KA
Der
RAD
UMA
N
ma
Os
Dr. Murat Şahin,
adına çok teşekkür ederim.
Bende sağlıkçı olmama rağmen
kendi hastanemdeki doktorlara
gotürmüyorum oğlumu. Çünkü Murat
Bey, çok güzel ilgileniyor hiç terslemeden her şeye cevap veriyor. Çok
memnunum doktorunuzdan.
Ş
BA
K
nA
ya Y
OLD
AŞ
Dr. Ahmet
Hamamcı, ilgili, bilgili, takip
eden, konusuna hakim, özverili,
yetenekli, ciddi ve çok dürüst. Çok
değerli görevinde ve hizmetlerinde
başarılarının devamını dilerim. Tüm
dost ve arkadaşlarımıza tavsiye
ediyoruz.
Ailenizin Hastanesi
Elif Bade KARA
Şevkat Tuana POLAT
doğum Tarihi:
04.06.2012
doğum Tarihi:
10.08.2012
Anne-Baba Adı:
Nazike - Ertan
Anne-Baba Adı:
Gülşah - Şaban
Ecri KAVAK
Zeynep Erva ÇİFTÇİ
doğum Tarihi:
01.01.2012
doğum Tarihi:
20.08.2012
Anne-Baba Adı:
Nihal - Yahya
Anne-Baba Adı:
Meryem - Sıtkı
Ahmet Enes EYİER
doğum Tarihi:
30.06.2010
Anne-Baba Adı:
Havva - Selim
Hatice BAY
doğum Tarihi:
09.03.2014
Anne-Baba Adı:
Özlem - Nurettin
Ceren DERİ
doğum Tarihi:
20.09.2013
Anne-Baba Adı:
Arzu - Muhammet
9
GÖZ HASTALIKLARI
POLİKLİNİĞİ
fako yöntemİ İLE
KATARAKT AMELİYATI
Sağlıklı göz yapısı nasıl olmalı?
Op. Dr. H. Hüseyin UYSAL
Konya Özel Selçuklu Hastanesi
Göz Hastalıkları Uzmanı
Op. Dr. Hasan Hüseyin
Uysal, katarakt
hastalığının tedavi
teknikleri arasında
bulunan klasik dikişli
cerrahiyi ve daha
modern tıbbi donanımla
gerçekleştirilen FAKO
yöntemini Sağlıcakla
okuyucuları için kaleme
aldı.
yerine yapay lens yerleştirilmesidir. Çocuklarda
Görme gözümüzdeki kornea (saat camı gibi ve kendini bilemeyecek kadar yaşlılarda narkozlu
olan saydam ön tabaka), lens (göz merceği) ve ameliyat gerektirir, bilinci yerinde olan normal
sinir hücresi tabakasının (retina) birbirine uygun yetişkinlerde ise ameliyat narkozsuz yapılır.
konumda bulunmaları ve sağlıklı olmaları ile
mümkün olur. İlk iki tabaka görüntüleri, şekillerini
Katarakt tedavisinde dikişli ameliyat
bozmadan orantılı olarak küçülür ve sinir hücreleri Bu maksatla halen yapılan ameliyatlardan birisi
tabakasının üzerine düşürür. Sinir hücreleri tabakası olan EKKE ameliyatında (dikişli katarakt ameliyatı)
da ışık olarak gelen görüntüleri kimyasal işlemlerle üst ve alt göz kapaklarının üzerinden gözü sıyıracak
elektrik uyarımına çevirerek beyindeki görme şekilde göz arkasına doğru 1,5-3 cm derinliğinde
merkezine gönderir. Yollarda da sorun yoksa görme iğne ile girerek uyuşturucu madde verilir. Göze
gerçekleşir.
basınç uygulanarak verilen ilacın dağılması sağlanır.
Göz uyuşunca saydam tabaka ve beyaz tabaka
(sklera) sınırından genişçe bir kesi yapılarak lensin
Katarakt hastalığı nasıl oluşur?
Katarakt denilen hastalık ışınları kırarak görüntüleri doğurtulacağı kadar bir açıklık oluşturulur ve bu
küçülten tabakalardan ikincisi olan lensin (göz açıklıktan kişinin lensi doğurtulur. Bu işlem sırasında
merceğinin) bulanıklaşıp ışığı geçirmez hale yalnızca lens doğurtulur, lens zarı (kapsül) yerinde
gelmesi nedeniyle görmenin bozulmasıdır. bırakılır. Sonra aynı açlıktan sert-katlanamayan
Genellikle yaşlanmayla birlikte ortaya çıkar ancak yapay lens sokularak zar içine veya zar önüne
değişik nedenlerle her yaşta görülebilir. Yeni doğan yerleştirilir ve açılan yer gerektiği kadar sayıda
bebekte veya oyun çocuğunda bile görülebilir. dikişle dikilerek kapatılır.
Şeker hastalığı gibi bazı hastalıklarda ve darbe
durumlarında beklenilenden erken ortaya çıkabilir. Diş konulması gözde yüksek astigmat ortaya
Küçüklerdeki tedavi edilmeyen kataraktlar körlük çıkmasına yol açabilmekte ve bu da görmenin
derecesinde ağır göz tembelliğine yol açabilir. düzelmesini geciktirebilmektedir. Bu nedenle
Tedavisinde gecikilen kataraktlar zaman zaman dikişin ameliyattan 3 ay kadar sonra alınması gerekir.
da göz içi iltihaplara ve şiddetli göz tansiyonu Astigmat olmasın veya az olsun diye devamlı teğel
yükselmelerine yol açabilirler. Kataraktın tedavisi dikiş atılıp dikişlerin yerinde bırakıldığı, alınmadığı
kişinin kendi doğal lensinin ameliyatla gözden alınıp durumlar da olabilir.
Ailenizin Hastanesi
Sağlık
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
Ancak bir yıl iki yıl geçse de sonunda yer yer
çürüyüp batmaya başlayan dikişlerin verdiği
rahatsızlıklar nedeniyle hastalar çok sıkıntı
çekebilmektedirler. Almaya kalkışsa da bazen
bu dikişlerin bir seferde alınmaları mümkün
olamayabilmekte ve birkaç kez hekime gitmek
gerekebilmektedir. Kesinin büyük olması
aynı zamanda yara iyileşmesini uzatmakta,
kişinin normal iş-gücüne başlamasını ve
yüz-vücut temizliğini geciktirmekte ibadetlerini
kısıtlamaktadır.
Sonra tünelden sokulan ve devamlı bir şekilde
titreşen uç ile ön kapsülde açılan kısımdan
lens sürekli biçimde parçalanıp aynı anda
emilerek yerinde yenilir, yok edilir. Daha sonra
küçük tünelden sığabilecek biçimde kendi
üzerine katlanabilen yapay lens katlanıp göz
içine sokulur. İçerde lensin katlantısı açılır ve
boşaltılmış doğal lens yuvasına (kapsül içine)
yerleştirilir. Dikiş konulmaz veya nadiren riskli
kişilerde tek dikiş konulmak suretiyle ameliyat
tamamlanır.
FAKO yöntemi ile ameliyat çok daha
konforlu
Ameliyat sonrası dikkat edilecekler
Katarakt ameliyatından sonra hastanın büyük
Bu nedenlerden doyalı EKKE ameliyatı bazı çoğunluğu sinir hücreleri tabakalarında (retina)
özel durumlar dışında artık terk edilmeye sorun yoksa iyi bir görme elde ederler. Ancak
başlanılmıştır. Günümüzde revaçta olan ameliyat uygulanan tekniğe ve hastanın önceki gözlük
yöntemi ise halk arasında lazer olarak bilinen ihtiyacına bağlı olarak bu birkaç gün de zaman
FAKO (dikişsiz katarakt ameliyatı) yöntemidir. alabilir birkaç ay da. İşe dönme süresi de aynı
Bu yöntemde genellikle göz kapağından girilerek şekilde bir miktar değişiklikler göstermektedir.
gözün arkasına doğru derin uyuşturucu verilen
uyuşturma yöntemi kullanılmaz. Göz damlalarla Bu süreler FAKO ameliyatında daha kısa
veya beyaz kısmı örten dış göz zarı içerisine çok olmaktadır. FAKO ameliyatından sonra
az uyuşturucu ilaç vermek suretiyle uyuşturulur. ilk birkaç gün göze kirpik kaçmış gibi bir
Lensin doğurtulması için geniş bir kesi yapılmaz rahatsızlık hissedilebilir. Bu önemli değildir,
ve lens doğurtulmaz. Saydam tabakada veya geçicidir. Ameliyattan sonra hastalar gözlerini
saydam tabaka-beyaz tabaka sınırında cihazın ovuşturmamalı ve birkaç gün gözlerine su
ucunun gireceği kadar tünel biçimli küçük bir kaçırmamalıdırlar. Yüzlerine su çarpmadan
giriş yeri oluşturulur ve bu giriş yerinden girilip ıslak elleri ile yüzlerini silmek suretiyle abdest
alabilirler.
lensin ön kapsülü uygun biçimde açılır.
Uyurken gözlerini ovuşturma endişesi olan
insanlar bir süre yatacaklarında gözlerini steril
göz kapama rondelleri ile kapatabilirler. Yine
birkaç gün banyo yapılmaması ve sonra banyo
yapılırken de göze su kaçırılmaması önerilir.
Hastalar doktorun davet ettiği günde kontrole
gitmeli ancak fazla ağrı, aşırı kızarıklık ve ani
görme azalması gibi olağandışı bir durum ortaya
çıkarsa kontrol gününü beklemeden hemen
müracaat etmelidirler.
11
ORTOPEDİ VE
TRAVMATOLOJİ
POLİKLİNİĞİ
Sağlık
- Kaynama gecikmesine ve
kaynamamaya neden olan etmenler:
•
Osteoporoz
(Kemik
Erimesi):
Osteoporozda
yavaşlamış
olan
kemik
metabolizması kallus (kaynama dokusu)’un
olgunlaşmasında gecikmeye neden olur. Bu da
kırık iyileşmesinin yavaşlamasına yol açar.
•
Protein Eksikliği: Kemik kırığı oluşan
hastalarda katabolizma (negatif azot dengesi)
ve idrarla protein kaybı artmıştır. Oluşan
protein eksikliğinde kallusun (kaynama dokusu)
miktarından çok mekanik gücü etkilidir. Yani
kırık gelişen hasta proteinden zengin diyetle
beslenmedir. Ayrıca halk arasında yaygın olan
“Kemik suyu çorbası içmek, paça çorbası içmek
kırık iyileşmesini hızlandırır.” gibi söylemlerin
bilimsel bir dayanağı yoktur. İçerdikleri protein
(ki bir çok proteinden zengin besin mevcuttur)
yönüyle belki iyileşmeye katkı sağlayabilirler.
KIRIKLARDA KAYNAMA GECİKMESİ
Ve KAYNAMAMA
NEDENLERİ
Op. Dr. Ergül MAVİ
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Op. Dr. Ergül
Mavi, hayatımıza
beklenmedik kazalarla
etki edebilecek kırık
vakaları sonrasında
iyileşme sürecinin nasıl
gelişmesi gerektiğini
ve kırıklarda kaynama
gecikmesine sebebiyet
verebilecek unsurları
kaleme aldı.
- Kırıklar ne kadar zamanda kaynar?
“Bir kırığın kaynaması çok etmenli bir olaydır. Doğru
bir tedavi planı için kaynamamaya sebep olabilecek
bu etmenlerin iyi değerlendirilmesi gereklidir” diyen
Dr. Ergül Mavi, kırığın beklenen kaynama süresinin
hastanın yaşına, kırılan kemiğin bölgesine ve kırık
tipine göre değiştiğini söyledi.
- Kaynama gecikmesi nedir?
Konuyla ilgili örneklendirme yapan Dr. Ergül Mavi,
“Çocuklardaki bir tibia(kaval kemiği) kırığında
beklenen kaynama süresi 3-6 hafta iken, erişkin
bir insanda bu süre 6-16 haftadır. Bir kırık beklenen
kaynama süresinde kaynamaz ise, bu durumda
kaynama gecikmesinden bahsedilebilir. Beklenen
kaynama süresini 3 ay geçmesine rağmen kaynama
bulguları yoksa kırıkta bir kaynamama (psödoartroz)
durumundan bahsederiz. Bu süre genelde kırık
oluşumundan itibaren 6-9 aylık bir süredir.” Sözlerini
kullandı.
•
B6 Vitamin Eksikliği: Kaynama
dokusunun olgunlaşmasında önemli olan
Glikoz-6-Fosfat düzeylerinde düşmeye neden
olarak kırık iyileşmesini azaltabilir.
•
Şeker Hastalığı(Diyabetes Mellitus):
Şeker hastalığı kılcal damarlarda tıkanma ve
sinir iletimlerinde yavaşlama yaptığından
dolayı kırık iyileşmesinde yavaşlama olur. Hem
kollajen oluşumu hem de iyileşme sürecinde
etkili hücrelerde belirgin azalma olur. Ancak iyi
kontrol edilmiş şeker hastalığı olanlarda kırık
kaynamasında gecikme riski belirgin şekilde
azalmaktadır.
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
•
Sigara: Nikotin kırık iyileşmesi sürecinde
hücreler üzerine olumsuz etkileriyle makrofaj
ve fibroblastların hem olgunlaşmasını hem
de çoğalmasını bozmaktadır. Ayrıca damarları
kasarak daraltıp dokuların kanlanmasını,
oksijenlenmesini azaltır.
•
Kronik Alkolizm: Sinir reflekslerinin
iletimi bozulur. Koruyucu olan bu refleksler
parapleji, spina bifida ve siringomiyeli gibi
hastalıklarda da bozulmuştur.
•
Kırık Bölgesinde Gelişen Enfeksiyon:
Bu durum genellikle ameliyat sırasında, ameliyat
bölgesinin mikropla (bakteri) buluşması sonucu
oluşmaktadır. Bakteriye karşı gelişen iltihabı
yanıt kemik ölümüne, kaynama dokusunun
devamlılığının bozulmasına, kemik parçaları
arasındaki boşlukların genişletilmesine ve
dolayısı ile kırık bölgesinde hareketin artmasına
•
Ağrı Kesici İlaç Kullanımı: Non steroid yol açarak kırığın kaymamasını olumsuz etkiler.
antiinflamatuvar ilaçların kullanımı kemik
yapım aktivitesini azaltmaktadır. (Diklofenak,
naproksen vb.) En ufak bir gripal enfeksiyonda
antibiyotik kullanmanın yanlış olması gibi;
bedenimizin herhangi bir bölümünde ortaya
çıkan her ağrı için ağrı kesici kullanmak doğru bir
davranış değildir. Ağrı kesici ilaçların kalp-damar
sistemi (tansiyon yükselmesi vs.), mide-barsak
sistemi (mide kanamaları, ülserasynlar)’ne
olan yan etkilerinin yanında kırık iyileşmesini
önleyici etkisini de göz önüne alırsak analjezik
kullanımında daha dikkatli olmanız gerektiği
ortaya çıkmaktadır.
•
Steroid
(Kortizon)
Kullanımı:
Steroidler uzun süre kullanımda kilo artışı,
tansiyon yükselmesi, mide-barsak sistemimi
kanamaları ve kemik erimesine neden
olmasını yanında kırık iyileşmesini de olumsuz
yönde etkilemektedir. Günümüzde özellikle
diz ağrılarında eklem içi steroid (kortizon)
enjeksiyonu uygulama eğilimi vardır. Bu
uygulama eklem içinde var olan kireçlenme
(artroz) sürecini hızlandırdığı gibi hasta yukarıda
vermede bile ağrı olması şeklinde kendisini
göstereceğini belirten Dr. Mavi, “Bunların yanı sıra
kaynamayan kırıklar tedavide gecikmeye sebep
olacağından hastalarda işe dönmede gecikme,
ağrı kesici ilaç bağımlılığı ve duygusal çöküntülere
(depresyon)neden olabilmektedir. Bir kırığın tam
ve doğru kaynadığını düşündüren kırık bulguları
kırık hattındaki hareketin kaybolması ve ağrısız tam
yüklenmedir. “ dedi.
- Nasıl önlem alabiliriz?
Dr. Ergül Mavi, kırık kaynamalarının gecikmemesi
için alınabilecek bazı önlemleri şu şekilde
sıraladı, “Osteoporoz (kemik erimesi) için önlem
alırsak; proteinden ve vitaminden zengin diyetle
beslenirsek, şeker hastalığımız varsa kan şekerimizi
iyi kontrol ettirirsek, sigara ve alkol kullanımından
kaçınırsak, ağrı kesici ve kortizon kullanımından
kaçınırsak kırık kaynamasını yavaşlatmamış oluruz;
kırık kaynamasının zamanında gerçekleşmesini
sağlamış oluruz. “
- Doğru kaynamaz ise ne olur?
Doğru veya tam kaynamayan kırıkların ciddi
şişme(ödem), ısı artışı, kızarıklık ve hafif yük
Ailenizin Hastanesi
sayılan yan etkilerini de maruz kalma sonucu ile
karşı karşıya bırakılmaktadır.
www.selcuklu.com.tr
Sağlık
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
12
13
Sağlık
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
dİYETTE YANLIŞLAR VE DOĞRULAR
AĞRI KESİCİ KULLANIRKEN DİKKAT!
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi Diyetisyeni Gülsüm Uyanık, halk arasında
sağlıklı beslenmeyle ilgili bilgiler arasında en fazla yanılgıya düşülen konuları kaleme aldı.
Konya Özel Selçuklu Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sait Önal, bilinçsiz ve
gereksiz ağrı kesici kullanımıyla ilgili uyarıda bulundu.
Ağrı kesicilerin tedavi edici özelliğinin olmadığını hatırlatan Dr. Önal, ağrı
kesicilerin ancak bir tedaviyle birlikte doktor tavsiyesinde kullanılmalarının
gerektiğini belirtti.
Dyt. Gülsüm UYANIK
Uzm. Dr. Sait ÖNAL
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
Diyetisyeni
Konya Özel Selçuklu Hastanesi
İç Hastalıkları Uzmanı
DİYET
POLİKLİNİĞİ
-Yanlış: Ekmek, pilav, makarna gibi
karbonhidrat içeren yiyecekler diyetten
tamamen çıkarıldığında ve protein ağırlıklı diyet
yapıldığında hızlı zayıflanır.
iÇ HASTALIKLARI
POLİKLİNİĞİ
-Yanlış: Tek öğün beslenmek ya da akşam 7'den
sonra yemek yememek zayıflatır.
-Doğru: Tek öğün beslenmek vücudun aldığı
enerjiyi yağa dönüştürerek depolamasına ve
metabolizmanın yavaşlamasına yol açar. Sağlıklı
beslenme için öğün sayısı ve tüketim miktarları
önemlidir. Kan şekerinin dengelenmesi için
beslenme programı 3 ana, 3 ara öğün olacak
şekilde planlanmalı, öğünler arasındaki zaman
dilimi 3 saati geçmemelidir. Akşam 7'den sonra
tüketilen ara öğün kilo aldırmaz, aksine ara
öğünlere dikkat edildiği takdirde sağlıklı kilo
kaybı gözlenir.
-Doğru: Diyette yapılan en büyük hatalardan
biri karbonhidrat grubunu diyetten çıkarmaktır.
Çünkü vücudumuz glikojen deposu boşalınca
kas içerisindeki karbonhidratları enerji olarak
kullanmaya
başlayacaktır.
Karbonhidrat
içermeyen,
protein
ağırlıklı
beslenme
programları uygulandığında kısa zamanda
tartıda gözlenen ağırlık kaybı memnun etse de
bilinmelidir ki gözlenen yağ kaybı değil kas ve
su kaybıdır. Protein ağırlıklı diyetlerin en büyük -Yanlış: Meyve kilo aldırmaz,
tehlikesi hızlı kilo alıp vermektir.
miktarlarda tüketilebilir.
istenildiği
-Yanlış: Aç karna içilen sirke ve limon suyu yağ -Doğru: Meyve sağlıklı beslenme için gereklidir
yakıcıdır.
ancak şeker içerir. Dolayısıyla aşırı miktarlarda
tüketildiği takdirde alınan enerjinin artışına
-Doğru: Limon suyu ve sirkenin yağ yakıcı bağlı olarak kilo alımı gözlenecektir. Meyvelerin
özellikleri yoktur. Üstelik aç karna tüketildikleri glisemik indeksi düşük olanlarının tercih
zaman midenin asitliğini artırıp harabiyete yol edilmesi ve miktarına dikkat edilmesi gerekir.
açarlar.
-Yanlış: Fazla su içmek ya da yemeklerden
-Yanlış: Maydanoz suyu, lahana suyu, form hemen önce su içmek iştahı kestiği için zayıflatır.
çaylar zayıflatır.
-Doğru: Tek başına suyun zayıflatıcı özelliği
-Doğru: Maydanoz ve lahana suyu, form çay adı yoktur. Günlük 2-2,5 lt su tüketmek vücudun
altında piyasaya sürülen bitkisel karışımlar ödem ihtiyaç duyduğu mineralleri sağlar, aynı
çözücü, terletici, idrar söktürücü niteliktedir. zamanda toksik maddelerin vücuttan atılımını
Dolayısıyla vücuttan sıvı kaybına neden olurlar. sağlar. Böbreklerin dışarı atamayacağı kadar
çok su içmek zararlıdır. Yemek esnasında ya da
Ailenizin Hastanesi
yemeklerden hemen önce içilen su sindirim
enzimlerinin etkinliğini yavaşlatacağından,
yemeklerden yarım saat önce ya da sonra
içilmelidir.
-Yanlış: Çay ve kahvenin fazla miktarda
tüketilmesi su ihtiyacımızı karşılar.
-Doğru: Çay ve kahve kafein içeriklerinden
dolayı diüretik etkilidir. Fazla tüketildiklerinde
vücuttan sıvı kaybına yol açarlar. Dolayısıyla çay
ve kahveyi fazla miktarda tükettiğinizde içtiğiniz
su miktarını da arttırmalısınız.
-Yanlış: Diyette kepekli ekmeği istediğim kadar
yiyebilirim.
-Doğru: Kepekli ekmeğin kalorisi ile beyaz
ekmeğin kalorisi arasında büyük bir farklılık söz
konusu değildir. Kepekli ya da tam tahıllı buğday
ekmeğinin tercih edilmesi midenin boşalma
hızını geciktirmesinden, dolayısıyla tokluk
süresini uzatmasından dolayı önerilir. Ancak
miktarına dikkat edilmeli, aşırıya kaçılmamalıdır.
-Yanlış: Zeytinyağı kilo aldırmaz, bol miktarda
kullanabilirim.
-Doğru: Zeytinyağı kalp damar hastalıklarından
koruyucu olduğu için sağlıklıdır. Ancak bütün
yağların 1 gramının 9 kkal enerji verdiğini ve
fazla tükettiğinizde kilo alabileceğinizi göz ardı
etmeyin.
Ağrı kesici ilaçların kullanım alanının çok geniş
olduğunu ve neredeyse her eczaneden reçetesiz
olarak da alınabildiğini belirten Dr. Önal, “ Baş
ağrısından, diş ağrısına, adet ağrısından, artrite,
kas ağrılarından, cerrahi operasyon sonrası
oluşan ağrılara kadar birçok tıbbi tedaviyle
birlikte uygulanan ağrı kesiciler, doktor
kontrolünde kullanıldığında güvenli olarak kabul
edilebilmektedir. Fakat, ağrı kesicileri kimseye
danışmadan sıklıkla ve gereksiz yere kullanan
vatandaşlarımız bu davranışlarıyla birçok sağlık
sorununun oluşumuna zemin oluşturmaktadır.
Unutulmamalıdır ki tek başına ağrı kesici hiçbir
hastalığı tedavi etmez, ağrı ise birçok hastalığın
ön belirtisidir ve kişiyi hastalıklara karşı
uyarıcıdır.’ Şeklinde konuştu.
sonucunda birçok yan etkinin oluşabileceğini
belirten Dr. Önal, “Gereksiz veya uygunsuz ağrı
kesici kullanımının karaciğer ve böbrek hastaları
için yan etkisi olabilir. Ağrı kesiciler kan basıncını
Kişiler hangi durumda ağrı kesici
yükseltip, kalp atışını da yükseltmektedir. Bunun
kullanmalıdır?
Ağrı kesicilerin akut rahatsızlıkların tedavisinde için kalp, damar ve kalp ritminde sorun olan
hastayı rahatlatıcı etkisinin yadsınamaz ve hastaların gereksiz veya uygunsuz kullanımı
vazgeçilemez olduğunu belirten Dr. Önal, hangi çok zararlıdır. Ağrı kesicileri doktor tavsiyesiz
durumda olursa olsun ağrı kesici kullanırken kesinlikle alınmaması gerekir. Her hangi
doktorun tavsiye ettiği dozlara uyulması bir rahatsızlığınız olduğunda doktora gidip,
doktorun yazdığı ilacı kullanmalısınız. Ayrıca
gerektiğini belirtti.
ağrının varlığı o bölgede ki bir sorunun işaretidir.
Ağrıyı kesmek sorunu ortadan kaldırmayacaktır.
Ağrı kesici kullanımının yan etkileri
Gereksiz ve bilinçsiz ağrı kesici kullanımı “ diye konuştu.
Ağrı kesici kullanımında dikkat edilecek
önemli hususlar
1. “Ağrı kontrolünde gereğinden uzun süre ağrı
kesici kullanılmamalıdır.
2. Sık ağrı kesici kullanımında vücutta ağrı
kesiciye karşı duyarsızlaşma gelişebilir fakat
bu etki kalıcı değildir.
3. Metamizol sodyum etkin maddesini içeren
ilaçlar uzun süre kullanılırsa kemik iliğini
baskılayabilir.
4. Parasetamol etkin maddesi yüksek dozda
kullanılırsa karaciğer ve böbrek hasarına
neden olabilir.
5. Ateşi olan bir çocuğa kesinlikle asetilsalisilik
içeren preparat verilmez. Karaciğer ve beyin
hasarı ile sonuçlanan Reye Sendromu’na neden
olabilir.
6. Astım ve solunum yolu rahatsızlıkları ile
gut hastalığı olan kişiler asetilsalisilik içeren
preparat kullanmamalıdır.
7. Ağrı kesiciler dahil tüm ilaçların kullanımında
alkol kullanımından kaçınılmalıdır.
8. Ağrı kesici etkililiği kişiden kişiye göre
değişebilir.
9. Ağrı kesiciyi tok karnına, bir bardak su ile
birlikte almak mide tahribatını önlemede yardımcı
olabilir.
10. Uzun süreli bir ağrı söz konusu ise
reçetesiz ağrı kesici almak yerine doktora
başvurulmalıdır.
Bunların yanı sıra;
11. 60 yaş üzerindekiler
12. Yüksek kan basıncı, kalp hastalığı veya
böbrek rahatsızlığı olanlar
13. Diüretik (idrar söktürücü) ilaç kullananlar
14. Çoklu ilaç kullanan kişiler bireysel
tercihlere göre ağrı kesici kullanmamalıdırlar,
mutlaka doktora başvurmalıdırlar.”
Ailenizin Hastanesi
15
GENEL CERRAHİ
POLİKLİNİĞİ
Sağlık
Hastalığın belirtileri nelerdir?
Yukarıda saydığımız hastalık çeşitlerine
göre guatr hastasının şikayetleri de değişir.
Hormonların fazla üretildiği (zehirli guatr)
tiplerde, ellerde titreme-terleme, kalp çarpıntısı,
sinirlilik, gözlerin yuvalarından taşması,
ishal, iştah artması ama kilo alamama, adet
düzensizlikleri görülür.
Hormonların az üretildiği durumlarda ise
hareketlerde ve duygularda yavaşlama, ellerde
kuruma, saçlarda kuruma-dökülme, adet
düzensizlikleri görülür. Hormonal dengesizliğin
olmadığı tiplerde sadece tiroid bezinde büyüme
veya nodül oluşumu. Bu hastalıkların hepsinde
tiroid bezi büyüyebilir, nodül oluşabilir.
İç/dış guatr, dişi/erkek guatr, zehirli
guatr nedir?
A'dan z'ye tüm yönlerİyle
GUATR
Guatr nedir?
Op. Dr. Zihni KOCAERKEK
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
Genel Cerrahi Uzmanı
Op. Dr. Zihni Kocaerkek,
yaygınlığı hızla artan
ve hakkında toplumsal
bilincin en az olduğu
hastalıklardan birisi olan
guatr hastalığı ve troid
bezinin görevleri hakkında
A'dan Z'ye tüm soruları
cevaplayacak bir yazı
hazırladı.
Daha çok iç hastalıkları veya endokrinoloji
Boyun ön kısımda bulunan tiroid (kalkan) bezinin uzmanlarının tedavi ettiği hastalıklardır. Bezin
iltihap ve kanser dışındaki bir sebeple büyümesine salgıladığı hormon yetersiz olduğu için vücudun
hızı yavaşlar, hareketler ağırlaşır, duygular küntleşir.
guatr denir.
Bu hastalara gereken hormon ilaç şeklinde verilerek
tedavi edilir.
Tiroid bezinin görevi nedir?
Tiroid bezi boynumuzun ön kısmında yerleşik, iki
parçalı, küçük bir içsalgı bezidir. Salgıladığı hormon
Hormon dengesizliği olmayan guatr
ile vücudumuzun çalışma hızını belirler. Ürettiği
hastaları
hormon azalırsa vücudumuzun çalışma hızı düşer, Bu grupta üç çeşit guatr bulunur. Birincisi tiroid
fazla hormon salgılarsa vücudumuzun çalışma hızı bezinin dengeli şekilde tamamının büyüdüğü (diffüz
artar.
guatr); ikincisi, tiroid bezinde tek bir yumrunun
(nodül) olduğu (soliter tiroid nodülü) ve üçüncüsü
Guatr nasıl bir hastalıktır? ‘Ben guatr
tiroidde çok sayıda yumrunun olduğu (multinodüler
guatr) hastalıklar.
hastasıyım’ denilince ne anlamak
gerekir?
Guatr tek bir hastalık değildir. Belirtileri ve tedavileri
birbirinden farklı hastalıklar grubudur. Bu sebeple
guatr hastasıyım demek, biz hekimler için yetersiz
bir tanımlamadır. Tiroid bezinin iltihaplarını ve
kanserlerini bir kenara bırakırsak, guatr hastalıklarını
üç ana gruba ayırabiliriz. Bu gruplar da kendi içinde
alt gruplara ayrılır. Bunlar:
Tiroidin fazla hormon salgıladığı
hastalıklar.
Bu gruba zehirli guatr da denilir. Vücutta fazla tiroid
hormonu bulunması sebebiyle vücudun çalışma
hızı artmıştır. Ellerde titreme, kalp çarpıntısı görülür.
Bu grupta da üç tip guatr vardır. Birincisi bezin
tamamının büyüdüğü (Basedow Hastalığı), ikincisi
fazla hormon salgılayan tek bir yumrunun olduğu
Tiroid bezinin az hormon salgıladığı durumlar; (Toksik Adenom), üçüncüsü irili ufaklı çok sayıda
hipotiroidi hastalığı.
yumrunun olduğu (Plummer Hastalığı) hastalıklar.
Ailenizin Hastanesi
Tıbbi olarak böyle bir sınıflama olmamasına
rağmen hastalara durumunu açıklarken
kullanılan terimlerdir. Tiroid bezinin büyümediği,
muayenesinin normal olduğu, sadece hormon
dengesizliği olduğu durumda guatr hastalığı iç
guatr olarak açıklanmış olabilir.
Fazla hormon salgılayan guatr hastalığını
“zehirli” guatr olarak adlandırıyoruz. Ameliyat
sonrası nükseden guatr hastalığını açıklamak
için de “dişi guatr” terimi kullanılmış. Yine de bu
terimler tıbbi bir ayırımı ifade etmezler.
Guatr hastalıklarının iyot ile ilgisi
nedir? İyot alsak hastalığı engeller
miyiz?
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
Her guatr hastalığı ameliyat
gerektiriyor mu?
Tiroid bezinin tamamen büyüdüğü ya da
içinde nodüllerin olduğu durumda ameliyat bir
tedavi seçeneğidir. Her guatr hastalığı ameliyat
gerektirmez.
Bir guatr hastasını ameliyat etmek için dört
sebep vardır:
• Boynunda büyümüş guatrın oluşturduğu
estetik problem
• Büyümüş guatrın ya da nodüllerin yemek
borusunu ve soluk borusunu sıkıştırmalarından
kaynaklanan şikâyetler olması
• Büyümüş guatrın hormon dengesizliği yapması
• Guatrda kanser tespit edilmesi veya kanser
şüphesi
tekrar büyüyebilirler. Bu durumda hasta tekrar
değerlendirmeye ve tedaviye alınır.
Ameliyat edildikten sonra da guatr tekrar
edebilir. Özellikle çok sayıda nodülü olan guatr
hastalığında geride bırakılan tiroid dokusunda
da nodül kalmışsa zamanla bu nodüller büyüyüp
guatrın tekrar etmesine yol açabilir. Bu sebeple
ilk başta ameliyatı, hastalığa uygun planlamak
önemlidir.
Ameliyat olan hastaların kontrolleri
var mı?
Hastalığının çeşidine göre ameliyat sonrası hiç
ilaç kullanmadan ömür boyu yaşayabileceği
gibi, ömrünün geri kalanında ilaç kullanmak
zorunda olan hastalar da vardır. Ancak bütün
Guatr hastalığında kanser olur mu? guatr hastaları hastalıklarına bağlı olmak üzere
‘Guatr, tiroid bezinin kanser harici büyümeleridir’ belirli aralıklarla kontrol edilmelidirler ki hem
diye tarif etmiştik. Ama bu büyümelerin kanser hastalığın tekrarından korunsunlar hem de
olup olmadığı ancak bazı incelemelerden hatta oluşabilecek istenmeyen durumlar erkenden
ameliyattan sonra belli olur. Dolayısıyla bütün tedavi edilebilsin.
guatrlı hastalar düşünüldüğünde %15 oranında
kanser gelişme ihtimali vardır.
Ameliyattan başka tedavi yöntemleri
var mı?
Her guatr ameliyat ile tedavi edilmez. Yukarıda
saydığımız hastalıkların bazı tiplerinde ilaç
tedavisi, bazısında radyoaktif iyot tedavisi
(radyasyon ile tiroid bezinin tahrip edilmesi),
bazısında da ameliyat gerekir.
Guatr ameliyatında ne yapılıyor?
Guatrın hastalıkları çeşitli olduğu gibi
Tiroid bezi İyot elementini kullanarak hormon ameliyatları da çeşitlidir. Tiroid bezinin iki
üretir. Bu elementin eksik olduğu yerlerde guatr parçalı olduğunu belirtmiştik. Ameliyatta bu
çok görülür. İyot eksikliğinin giderilmesiyle guatr parçalardan biri tamamen çıkarılabilir, her iki
hastalığı engellenir.
parçası çıkarılabilir veya her iki parçasından
bir miktar çıkarılabilir. Ne kadar tiroid bezi
çıkarılacağı, yani bu ameliyat seçeneklerinden
Guatr hastalığı olduğundan
hangisinin uygulanacağı hastalığın çeşidine
şüphelenen kişiye hangi testler
göre planlanır.
yapılıyor?
Basitçe kandaki hormon miktarlarını kontrol
Ameliyatta ne gibi riskler var? Ses
etmek ve tiroid bezinin yapısını görmek için
telleri zarar görebilir mi?
ultrason yaptırmak genellikle teşhiste yeterlidir.
Guatr
ameliyatları
günümüzde oldukça güvenle
Bu iki testten sonra gerekli görülürse sintigrafi
yapılan ameliyatlardır. Her ameliyatta olduğu
ve iğne biyopsisi gibi başka testler de yapılır.
gibi guatr ameliyatında da istenmeyen durumlar
Guatr hastalıkları teşhis edildikten olabilir. Bunların en başında da ses tellerinin
zarar görmesi riski vardır. Ancak bu durum
sonra nasıl tedavi ediliyor?
%3-5 (yüz guatr ameliyatından 3 ile 5’inde)
Tedavide üç durum söz konusudur:
oranında görülür. Ameliyat sahasında kanama
• Hormon yetersizliği olan guatr hastalarına bu
ve paratiroid bezlerinin zarar görmesi (vücut
hormon ilaç şeklinde verilir.
kalsiyum dengesini ayarlayan bezlerin hasarı)
• Hormon fazlalığı olan hastalara hormon
diğer risklerdir.
yapımını engelleyecek ilaçlar verilir. Hormon
seviyesi normale inince ameliyat veya radyoaktif
Ameliyat veya ilaç tedavisi sonrası
iyot ile nihaî tedavi yapılır.
guatr tekrar eder mi?
• Hormon dengesizliği olmadığı ama tiroid
Evet
edebilir.
Hormon eksikliği ilaçlarla
bezinde nodüllerin olduğu durumda da
giderildikten sonra hastalık tekrar edebilir.
genellikle ameliyat gerekir.
Bazen nodüller ilaçlarla geriledikten sonra
Ailenizin Hastanesi
17
BİYOKİMYA
LABORATUVARI
Sağlık
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
7. İdrarda Glikoz: Normalde idrarda çok az
İdrar sedimentinin mikroskobik
ya da hiç glikoz bulunmaz. Fakat kan şekeri
incelemesi:
diabetli hastalarda olduğu gibi çok yükselirse Bu testte idrar santrifüj edilerek sediment
idrarda glikoz saptanabilir. Yine bazı böbrek (çökelti) elde edilir. Çökelti cam üzerine yayılarak
hastalıklarında da idrarda glikoz saptanabilir.
mikroskop altında incelenir. İdrarda mikroskobik
inceleme aşağıdaki tetkikleri içerir.
8. İdrarda Nitritler: İdrar yolu enfeksiyonuna
yol açan bazı bakteriler idrarda bulunan nitratları 1. İdrarda Alyuvar (eritrosit): Normalde
nitrite çeviren enzimleri salgılarlar. İdrarda nitrit 40′lık büyütme ile her sahada 1-2 eritrosit
varlığı diğer bulguların da varlığında idrar yolu görülebilir. 5’ ten fazla eritrosit görülmesi
enfeksiyonunu destekler.
durumunda hematüriden bahsedilir. Üriner
9. Lökosit esteraz: Lökosit esteraz idrardaki
lökositleri saptar. Nitrit gibi diğer bulguların
varlığında idrar yolu enfeksiyonunu destekler.
10. İdrarda Keton: Yağlar enerji için yıkıldığında
vücutta keton üretimi olur ve idrarla atılır.
Diabetik ketoasidoz, açlık, uzun süreli
kusma, ishal ile giden durumlarda, akut ateşli
hastalıklarda ve bazı metabolik hastalıklarda
idrarda keton görülebilir.
sistemin herhangi bir kısmında olan kanamayı
gösterir. Enfeksiyon, böbrek hastalıkları, böbrek,
idrar yollan ve mesane zedelenmeleri ve böbrek
taşı varlığında idrarda eritrosit görülebilir.
Şiddetli egzersizde de geçici olarak idrarda kan
hücresi görülebilir.
2. İdrarda Akyuvar (lökosit):
Normalde 40′lık büyültme ile her sahada 1-2
lökosit görülebilir. Her sahada 5′ten fazla lökosit
görülmesi diğer bulguların varlığında idrar yolu
11. İdrarda Ürobilinojen: Normalde idrarda enfeksiyonunu düşündürebilir.
az miktarda ürobilinojen vardır. Ürobilinojen
eritrositlerin (alyuvar) aşırı yıkımı ile karakterize 3. Silendirler: Tübüllerde proteinin şekillenmesi
hemolitik sarılıklarda idrarda artmış bulunur.
sonucu oluşur. Bazı böbrek hastalıklarında
İDRAR ANALİZİ
İdrar analizi nedir?
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
Biyokimya Uzmanı
Uzm. Dr. Aysel Hür Tükel,
neredeyse her
rahatsızlığımız için
hekimlerimizin inceleme
ihtiyacı duyduğu, idrar
analizlerinin, önemini
ve niteliğini anlamamızı
sağlayan bilgilendirici
bir yazıyı Sağlıcakla
okuyucularıyla paylaştı.
3. Koku: İdrarın genellikle aromatik bir kokusu
İdrarın kimyasal olarak analizi ve mikroskobik olarak vardır. Bazı hastalıklar idrarın kokusunu değiştirebilir.
Örneğin idrar yolu enfeksiyonlarında kötü kokulu
incelenmesidir.
idrar görülebilir. Bazı metabolik hastalıklarda da
idrar kokuu tanı koydurucu olabilir.
İdrar analizi neden yapılır?
1. İdrar yolu enfeksiyonu şüphesinde (belirtiler koyu
renkli veya kötü kokulu idrar, idrar yaparken yanma,
böğür ağrısı, ateş, idrarda kan )
2. Böbrek hastalıklarının tanısında
3. Bazı hastalıkların tedavisinin izlenmesinde (idrar
yolu enfeksiyonu, böbrek hastalıkları, diabetes
mellitus)
4. İdrar dansitesi: Böbreklerin idrarı yoğunlaştırma
ve seyreltme yeteneği idrar dansitesi ölçülerek
değerlendirilir. Normalde 1015-1025 arasındadır.
İdrar dansitesi alınan günlük sıvı miktarı ve diğer
kayıplara (ter, kusma, ishal) bağlı olarak değişebilir.
Normal bir böbrek dansiteyi 1008-1030 arasında
değiştirebilir.
Rutin idrar analizi (Tam idrar Tahlili: TiT)
5. İdrar pH’sı: İdrarın ne kadar asidik veya alkali
hangi tetkikleri içerir?
olduğunu belirler. İdrar pH’sı 4.6-8 arasında
1. Renk: İdrarın normal rengi saman sarısıdır. Sıvı
dengesi, beslenme düzeni, ilaçlar ve hastalıklar gibi
birçok faktör idrar rengini etkiler. Renksiz veya açık
sarı renkli idrar seyreltiktir. Koyu sarı renkli idrar ise
konsantredir. Kahverengi,kırmızı idrar bazı ilaçlar,
katkı maddeleri, yiyeceklerle (böğürtlen, pancar)
olabileceği gibi idrarda kan varlığını da gösterebilir.
değişkenlik gösterir. Normal şartlarda idrar
pH’sı asittir ve 6 civarındadır. İdrar pH’sının
değerlendirilmesi serum pH’sı göz önüne alınarak
yapılmalıdır.
6. İdrarda Protein: Normalde idrarda protein
bulunmaz. İdrarda protein bulunmasına “proteinüri”
denilir. Bazen düşük düzeyde protein kişi uzun süreli
2. Bulanıklık: İdrar bulanıklığı bakterilere veya idrar ayakta kaldığında idrarda saptanabilir (postural
içinde bulunan kan, mukus gibi maddelere bağlı proteinüri). Bu durumda sabah ilk idrar tetkikinde
olabileceği gibi oda ısısında kristallerin çökmesine protein bakmak uygun olur. Ateş, ağır egzersiz
bağlı da olabilir.
Ailenizin Hastanesi
İdrar tetkiki için örnek alınması ve
saklanması:
Rutin idrar analizi için idrar temiz, kuru ve
hatta mümkünse steril bir kaba alınmalıdır.
Her iki cinste de üretra ağzı ılık su ile silinip,
kurulandıktan sonra ilk idrar dışarı yapılıp, geri
kalan idrarın analiz için alınması idealdir. Mesane
kontrolü gelişmemiş bebek ve küçük çocuklarda,
tüp veya idrar torbası bağlanarak idrar örneği
alınır. Ancak bu şekilde alınan idrar örneklerinde
bulaş riski yüksek olduğundan bazen kateter
yardımıyla veya iğne ile mesaneden (idrar
kesesi) idrar alınabilir. Rutin idrar analizi için
sabah idrarı tercih edilir. Alınan idrar örneği
hemen analiz edilmeyecekse buzdolabında
+4°’de iki saat saklanabilir. Rutin idrar analizi için
15 ml idrar yeterlidir.
İdrar tetkikine yaptırırken:
İdrar tetkiki vermeden önce ağır egzersiz
silendirler görülebilir.
yapılmamalı, menstruasyon (adet) dönemi veya
12. İdrarda Bilirubin: Normalde idrarda
birkaç gün içinde başlayacaksa doktora haber
bilirubin bulunmaz. Tıkanma sarılıklarında 4. Kristaller: Sağlıklı insanlarda çok az kristal
verilmelidir. Aynca kullanılan ilaçlar hakkında da
idrarda bilirubin atılır.
vardır. Böbrek taşı olanlarda veya bazı metabolik doktora bilgi verilmelidir.
hastalıklarda çok sayıda kristal görülebilir.
HANGİ TETKİKLERİ İÇERİR
Uzm. Dr. Aysel Hür TÜKEL
5. Bakteri, mantar hücreleri ve parazitler:
Normalde temiz idrar örneğinde bakteri, mantar
hücresi veya parazit görülmez. Bunlardan
herhangi birinin steril idrarda görülmesi
enfeksiyonu düşündürür.
Ailenizin Hastanesi
19
İÇ HASTALIKLARI
POLİKLİNİĞİ
Sağlık
D- Endokrin hastalıklar
Hipotroidizm
Cushing sendromu
Tip 2 diabetes mellitus
Hipotalamik tümörler
Genetik sendromlar
E- İlaç tedavisi
Trisiklik antidepresanlar
Sülfanilüreler
Steroid kontraseptifler
Kortikosteroidler
Epilepside kullanılan valproat
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
bir program oluşturulabilir. Belirlenen hedefe Zayıflamak amacıyla uygulanan beslenme
ulaşıp, kilo bir sene korunursa hasta ile yeni programları sadece kilo vermenizi sağlamakla
hedefler belirlenebilir.
kalmamalı, aynı zamanda günlük ihtiyacınız
olan besin ögelerini de (karbonhidrat,
Obezite tedavisinde kullanılan en etkin protein, vitamin, mineral ve su) yeteri kadar
yöntemler, diyet, davranış, egzersiz, ilaç ve karşılanmalıdır.
cerrahi tedavilerdir.
Zayıflamanın amacı, daha sağlıklı olmak, yani
aşırı kiloların neden olduğu sağlık problemlerini
ortadan kaldırmaktır. Bu amaçla uygulanan bir
beslenme programı mevcut sağlığı da korumak
zorundadır.
B- Davranış tedavisi
Diyete uyumu artırır. Diyet önerileri verilirken
başlanmalıdır. Ne yemeli, nerede yemeli, ne
zaman ve nasıl yemeli soruları tartışılmalıdır.
Zamanla obez kişinin eski yemek yeme
alışkanlıklarına dönebilir. Bu nedenle ilişkinin
kesilmemesi ve takiplerin yapılması gerekir.
F- Ailevi yatkınlık
Bütün belirtilerin dışında şüphesiz obezitenin
önemli bir nedeni de ailevi yatkınlık. Obezitenin
oluşumunda genetik yatkınlığın % 25-70
dolayında olduğu tahmin
edilmektedir.
Bir araştırmaya göre, bir arkadaşı obez olanın
aşırı obez olma olasılığı %57, kardeşi obez olanın
%40, eşi obez olanınsa %37 oranında artıyor.
Çok yakın arkadaşlarda bu riskin üçe katlandığı
belirtilmiş.
çağımızın hastalığı
obezİTE
Uzm. Dr. Fahri ARI
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
İç Hastalıkları Uzmanı
Uzman Dr. Fahri Arı,
çağımızın en yaygın
hastalıkları arasında
bulunan, ciddi maddi
ve manevi zararlara
sebebiyet veren obezitenin
tanımı, nedenleri,
etkileyici faktörleri,
komplikasyonları ve
tedavisi hakkında detaylı
bilgiler verdi.
1. OBEZİTE NASIL TANIMLANIR?
Fizyolojik düzeyde obezite yağ dokusunda sağlığı
bozacak boyutta aşırı düzeyde veya anormal
yağ birikimi olarak tanımlanabilir. Basit olarak
tanımlamak gerekirse obezite; enerji dengesinin
bozulması sonucunda oluşmaktadır. Diyet, egzersiz
ve genler enerji dengesini oluştururlar.
Enerji tüketimi; 3 şekilde olmaktadır.
1- Bazal metabolik hız
2- Diyetle olan termogenez
3- Fiziksel aktivite
2. VÜCUT NASIL YAĞLANIR?
Vücutta yağ depolanması çeşitli biçimlerde
olabilmektedir. İki temel yağ depolanma biçimi
mevcuttur.
- Göbek çevresindeki yağlanma ile giden abdominal
(elma tipi, android tip, santral) obezite genel olarak
erkeklerde görülür
- Kalça ve baldır çevresindeki yağlanma ile giden
gluteafemoral (armut tipi, jinekoid tip, periferik)
obezite ise genel olarak kadınlarda görülür
3. OBEZİTEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Eğer bir birey, günlük kalori alımını sürekli olarak
50-200 kcal. artırırsa, 4-10 yıllık sürede 2-20 kg
alabilmektedir. Çeşitli davranış değişiklikleri,
Ailenizin Hastanesi
fizyolojik, psikolojik, genetik, medikal, endokrin ve
terapötik nedenler obezitenin gelişiminde etkili
olmaktadır. Ayrıca İnsülin direnci ( homa indexi
yüksek) olan kişilerin kilo vermesi zordur. Böyle bir
durum varsa ilaçlarla direncin kırılması gerekir.
A- Davranış değişiklikleri
Yaşla beraber fiziksel aktivitenin azalması ve
sedanter yaşam veya spor yapanların iş değişikliği,
sosyal etkiler ile bu alışkanlıklarını bırakmaları,
sürekli evde oturma ve televizyon seyretme
eğilimleri yanında düzensiz gıda alınması, öğün
aralarında atıştırmalar, sık sık enerjiden zengin
gıdalar alınması gibi davranış değişiklikleri sonunda
obeziteye neden olmaktadır.
B- Fizyolojik
Gebelikte prenatal dönemde
5-7 yaşlar ile gençlik döneminde
Erken erişkinlikte ve menepozda kilo alma eğilimi
olmaktadır.
C- Psikolojik faktörler
Emosyonel stres, depresyon ve mental hastalıklar ile
obezitenin ilişkisi bilinmektedir. Çünkü bu hallerde
davranış bozuklukları yeme alışkanlıklarını olumsuz
yönde etkilemektedir
4. OBEZİTENİN KOMPLİKASYONLARI
1.
Tip 2 diyabetus mellitus
2.
Kan basıncı artışı
3.
İnme ( ht ile ilşikili)
4.HL
5.
Koroner kalp hastalığı
6.
Özelikle kadınlarda safra taşı
7.
Kanser (postmenapozal meme, endometrium, over, safra kesesi, kolon kanserleri obezlerde daha sık görülür.
8.
Nefes darlığı, solunum hastalıkları, uyku apnesi
9.
Mens. Bozuklukları ve tüylenme problemleri
10.
Hamilelik problemleri
11.
Artrit, sırt, eklem, ayak hastalıklar
12.
Stres inkontinensi
13.
Psikolojik problemler ( sosyal izolasyon, kendine güvende azalma, depresyon, azalmış iş becerisi
14.
Cilt problemleri
Obezite küresel boyutta bir halk sağlığı sorunu
ve ekonomik bir sorundur. Prevalansı dünyanın
bütün bölgelerinde artmaktadır. Hem zengin
batı ülkelerinde hem de daha yoksul ülkelerde
erkekler, kadınlar ve çocuklar etkilenmektedir.
5. OBEZİTE TEDAVİSİ
Obezite tedavisinde bugün eski uygulamaların
aksine ideal kiloya ulaşmak hedef olarak
saptanmaktadır. Bu hedef gerçekçi değildir
ve
çoğunlukla
ulaşılamayıp,
hastanın
motivasyonunu kırabilir. BKİ düzeyine ne olursa
olsun ek kilo almak zararlı, kilo vermek de
yararlıdır. Yılda 5-10 kg kilo kaybı risk faktörlerinin
hafiflemesini ve ölümlerin azalmasını sağlar.12
haftalık kilo verilmesini öngören bir program,
müteakiben de 12 haftalık korunmasına yönelik
C- Egzersiz tedavisi
Egzersiz tek başına kilo kaybettirir. Fakat bu
oran %5 den fazla değildir. Bu nedenle obezite
tedavisinde tek başına bir alternatif olarak
kullanılamaz. Muhakkak diyet ile birlikte
uygulanmalıdır. Diyet ile zayıflama sağlanırken
kas dokusunun aşırı kaybını önler.
Egzersiz esnasında enerji sarfı artar. Egzersiz,
istirahat metabolizma hızı ve diyete bağlı
termogenezi artırır. Egzersizin hem kilo
kaybına bağlı olarak hem de bundan bağımsız
olarak arteryel tansiyon, lipid profili, glukoz
metabolizması üzerine olumlu etkileri vardır.
Obezite tedavisinde çok yoğun ve ağır egzersize
ihtiyaç yoktur. Yürüme, bisiklete binme gibi
etkinlikler ile saatte 60-200 kcal harcanır.
Bu düzeyde egzersizde yeterlidir. Yine evde
yapılması önerilen egzersizlere de hastanın
uyumu daha fazladır. Başlangıçta yalnızca
hareketsizlikten kurtulmayı hedefleyin. Daha
sonra yaşam şeklinizi, daha fazla fiziksel aktivite
içerecek biçimde planlayabilirsiniz. Başarının
anahtarı, her fırsatta aktivitede bulunmaktır.
Küçük değişikliklerin önemsenmesi, üst üste
koyulduğunda gerçekten büyük bir etki sağlar.
A- Diyet tedavisi
Günlük yaşantımız için öneriler
Diyet tedavisi obezitenin temel taşıdır.
Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman
Hazırlanacak diyet bireyin tercihlerine bir ölçüde geçirin.
uygun olmalıdır.
Ev veya bahçe işlerine daha fazla zaman ayırın.
Bir şey getirip götürmek için çocuğunuzu
Günde 600 kcal bir kalori açığı öngören diyettir. yollamayın.
Diyet kompozisyonu %20-30 yağ, %15 protein, Merdivenleri birkaç kalori yakma fırsatı olarak
%55-60 karbonhidrat şeklinde olmalıdır.
görün
Her gün yarım saatten daha az TV izleyin.
Diyetin ev halkı tarafından kabullenilmesi uyum Kısa mesafelerde araba kullanmayın.
ve uygulanılabilirlik açısından önemlidir.
D- Cerrahi tedavi
Günde 600 kcal kısıtlaması ile haftada 0,5 Her türlü tedavi yöntemi denenmiş olmasına
kg kadar kayıp sağlanır. Diyet sürdükçe hem rağmen VKİ 40 kg/m2 üstünde olan morbid
diyete uyumun azalmasından hem de istirahat obezlere veya obezite dışı ciddi yüksek riskli
metebolizma hızının düşmesinden dolayı kilo hastalığı olanlara yapılabilir. Bu ameliyatlar
verme hızı azalabilir.
deneyimli merkezlerde gerçekleştirilmelidir.
Ailenizin Hastanesi
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
Sağlık
20
orta kulak İltİHABI
Op. Dr. Bahri Gezgin, özellikle çocukluk yaşlarında gelişmeye başlayan ve
işitme kaybıyla sonuçlanması durumunda çocukların davranışlarına ve zihinsel
gelişimlerine etki eden seröz otitis hastalığıyla ilgili bilgi verdi.
21
Sağlık
DİZ VE KALÇA KİREÇLENMESİ
Op. Dr. Önder Akkuş, gonartroz (diz kireçlenmesi) ve coxartroz (kalça kireçlenmesi)
hastalıklarını tanı, teşhis ve tedavi süreçleriyle birlikte kaleme aldı.
yönelik bir ameliyattır. Hastanın günlük yaşamını
önleyen ya da hayatta keyif aldığı işlevleri
yapmasını engelleyen diz ağrısı varlığında ameliyat
planlanmalıdır.
Ameliyatın ne zaman olacağı tamamen hastaya
bağlı bir konudur. Ameliyatın zamanlaması hasta
tarafından yapılmalıdır. Bu kararın alınmasında tabiî
ki en önemli katkı hekim tarafından sağlanmalıdır.
Op. Dr. Bahri GEZGİN
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
KBB Uzmanı
Op. Dr. Önder AKKUŞ
Konya Özel Selçuklu Hastanesi
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Diz Ekleminde Artroz (Gonartroz)
KULAK, BURUN,
BOĞAZ
POLİKLİNİĞİ
Seröz Otisis nedir?
• Akut orta kulak iltihapları
Normal olarak her yutkunmada kısa bir süre • Alerji, bağışıklık sistemi yetmezliği
açılarak orta kulak basıncını ayarlayan östaki • Daha nadir olarak östaki kanalı fonksiyonunu
borusu fonksiyonlarının enfeksiyonlar, alerjik etkileyen tümörlerdir
reaksiyonlar,geniz eti gibi nedenlerle bozulması
en önemli sebeptir. Sonuçta orta kulak
Seröz Otitis'in tanısı
havalanamaz ve kulak salgılarının birikmesi ve Seröz otit sessiz bir hastalık olup genellikle ateş,
havanın dokularca emilmesi ile oluşan negatif kusma, ağrı gibi bariz şikayetlerle ortaya çıkmaz.
basınçla dokulardan sıvı çekilmesi sonucu Tanısı sıklıkla geniz etine bağlı şikayetler nedeni
orta kulak sıvı ile dolar (seröz otit) uzun süren ile yapılan muayenelerde ya da işitme kaybından
negatif basınca bağlı olarak mukoza salgısının şüphelenilmesi sonucunda muayenede konur.
koyulaşması sonucunda ise daha kronik bir Kulak zarı matlaşmış, kalınlaşmış ve üzerinde
tablo olan sekretuar otitis media oluşur. Kulak damarlanma artmıştır. Hastalık sıklıkla iki kulağı
zarı bu sıvı yüzünden gerektiği gibi titreyemez birden etkiler. Tek taraflı seröz otitlerde ise
ve çocukta işitme kaybı oluşur.
işitme kaybı fark edilemeyebilir.Tanıya yardımcı
test olarak orta kulak basıncı ölçümü, işitme
Bu hafif işitme kaybı çocuğun davranışlarında reflekslerinin ölçümü ve uyum sağlayabilen
çeşitli değişmelere yol açar: Bu problemin çocuklarda işitme testleri yapılır.
kronikleşmesi ise çocuğun zihinsel gelişiminde
ve konuşmaya başlamasında gecikmeye yol
Tedavi şekli
açabilir. İşitme kaybı olan çocukta gözlemlenen İlaç tedavisi: Başlangıçta antibiyotik tedavisi
başlıca bulgular şunlardır;
uygulanır. Beraberinde mukoza şişliğini azaltan,
mukus kıvamını incelten ilaçlar kullanılabilir.
• Televizyonun sesini çok açar ya da televizyonun Alerji tanısı olan hastalarda anti alerjik tedavi
çok yakınına oturur.
eklenmelidir. Sakız çiğnemek ve balon şişirmek
• Söylenenlere, tam işitemediği için hemen gibi aktiviteler östaki kanalının fonksiyonuna
cevap vermez veya aldırış etmez.
büyük oranda yardımcı olabilir. Biberonla
• Okulda öğretmenin söylediklerine ilgisi azalır, beslenen çocuklarda beslenmenin yarı oturur
derslerinde başarısızlık başlar. Okuldaki ders pozisyonda yapılması tavsiye edilmelidir.
başarısı düşük çocuklarda işitme kaybı mutlaka
araştırılmalıdır
Uygulanan tedavilerin başarılı olmaması
• Özellikle "s" "z" gibi sessiz harflerin iyi durumunda cerrahi tedavi tercih edilir. Kulak
duyulamamasına bağlı olarak konuşma zarında incelme, çökme, cepleşme var ise, sinir
bozuklukları meydana gelebilir
tipi kayıp oluşmuşsa ya da denge bozukluğu
başlamışsa doğrudan cerrahi tedavi seçilebilir.
Seröz Otisis'in sebepleri
• Geniz etinin büyüyerek genizi doldurması
(adenoid vejetasyon)
• Burun ve sinüs enfeksiyonları
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
Cerrahi tedavi: Cerrahi tedavide kulak zarına
havalandırma tüpü takılır, takiben işitme kaybı
hemen iyileşir. Ek olarak geniz eti ve lüzumu
Ailenizin Hastanesi
varsa bademcikler alınabilir. Havalandırma
tüpü, çocuklara genel anestezi altında uygulanır,
kulak zarında genellikle 8-12 ay kalır ve sonra
kendiliğinden düşer ya da doktor tarafından
alınır. Genelde tüpün alınması için ekstra bir
cerrahi müdahele ye gerek kalmadan ofis
şartlarında olmaktadır. Bu tedavilerle hastaların
büyük bölümü tam olarak iyileşir. Nadiren
tekrarlayan tüp uygulamaları ya da kalıcı tüp
tatbiki gerekebilmektedir ( T tüp).
Kulak zarına tüp takılmış çocukların suyun
temiz olduğu bölgelerde bir metreden fazla
dalış yapmadıkları sürece denize girmelerinde
genellikle sakınca yoktur, ancak özellikle yüzme
havuzlarında ve sabunlu su ile duş ya da banyo
yaparken vazelinli pamuk ya da uygun bir kulak
tıkacı ile dış kulak yolu kapatılarak suyun tüpten
orta kulağa girmesi önlenmelidir.
Tüp takılan hastaların tüpün tıkanarak
fonksiyonunu yitirmesi, düşmesi gibi durumlar
nedeniyle ayda bir kez kontrole gelmeleri
uygundur.
Kireçlenen dizde ağrı başlar. Kireçlenmelerde
kıkırdakla beraber menisküslerde yırtıklar, kemik
çıkıntıların oluşumu da genellikle birlikte olur.
Zaman içinde eklem hareketleri kısıtlanır ve
kireçlenme ilerledikçe bacaklar eğrilmeye başlar.
Kireçlenme ilerleyici bir hastalıktır. Kireçlenme
tanısı doktorunuz tarafından anlattıklarınız, ayakta
çekilen diz röntgenleri, diz kapağı röntgenleri ile
konulur. Başlangıç dönemlerindeki kireçlenmelerde
MR incelemeler de yararlıdır. Şunu asla unutmamak
gerekir; hastaların şikâyetleriyle röntgen bulguları
Kalça Ekleminde Artroz ( Coxartroz )
her zaman uyuşmayabilir. Bazen röntgenleri çok kötü Eklemin
sürtünmesiz
hareketlerinin
yerine
olan hastaların ağrıları az iken, çok şiddetli ağrıları getirilmesi için normalde eklem yüzeyleri kıkırdak bir
olan hastalarda röntgenler nispeten iyi olabilir.
doku tarafından korunmaktadır. Artroz durumunda
bu kıkırdak yapıda ağır ve büyük hasarlar gözlenir,
Tedavi yöntemleri nelerdir, hangi yöntem bazı durumlarda bu yapı tamamen tahrip olmuştur.
seçilmeli?
Artrozun tipik sebeplerinden biri uzun yıllar ekleme
fazla veya yanlış yüklenilmesidir. Kalça üzerine
düşmelerde, düşme sırasında kıkırdakta kopmalar
meydana gelebildiği için artroza neden olabilir.
Bununla birlikte insan yaşlandıkça kıkırdak yapı
Hangi hastalarda diz protezi uygulanır? da yaşlandığı için artroz gelişebilmektedir. Artroz
Dizde artriti olan hastalar diz protezi için en önemli ilerleyen bir hastalık türüdür. Tedavi edilmemesi
adaylardır. Bu hastalarda başlıca şikâyet ağrıdır. durumunda kıkırdağın tamamen kaybolmasına ve
Zaman içerisinde yavaş artan bir ağrı vardır. Ağrı kemiksi yapılarda deformasyona yol açar.
sonuçta hastayı günlük aktivitelerinden alıkoyacak
kadar artar. Bazı hastalarda sabah sertliği görülür. Gün
Kalça artrozun belirtileri nelerdir?
içerisinde aktivite arttıkça diz yumuşar ve hareketleri Hafif gerginlik hissi, eklemde sertlik, günün ilk
artar. Artritin enfeksiyondan ayırt edilmesi seçilecek hareketlerinde oluşan ağrılar, yüklenme sırasında
cerrahinin karar verilmesi açısından çok önemlidir.
ağrılar ve çok ağır artroz durumlarında dinlenme
esnası ağrıları ve hareket kısıtlamalarıyla belli eder.
Diz eklemi üç kompartmandan oluşur. Eğer bu Not: Artroz ağrıları her zaman ciddiye alınmalı
kompartmanlardan en az ikisinde artrit bulguları ve hiç bir zaman değişmeyecek bir durum olarak
var ve hasta ameliyat olmak istiyorsa bu durumda acelece kabullenilmemelidir. Bir çok durumda,
total diz protezi yapılmalıdır. Eğer artrit sadece bir iyi düşünülmüş bir tedaviyle gözle görülür büyük
kompartmanda sınırlı ise minimal invazif kısmi diz başarılar elde edilebilir.
protezi (unikompartmantal diz protezi olarak ta
adlandırılır) tercih edilmelidir.
Artroza Karşı Ne Yapılabilir?
Artroz oluşmasını veya oluşan artrozun ilerlemesini
Menisküs yırtıkları diz artritine benzer şikâyetlere yol önlemek için profesyonel egzersiz ve beslenme
açabilirler ve özellikle ileri yaştaki hastalarda gereksiz programlarının yanı sıra gelişen artrozda cerrahi
total diz protezi ameliyatı yapılmasına yol açabilirler. müdahaleler yardımcı olmaktadır. Cerrahi yaklaşımda
Bu sebeple ayırıcı tanının iyi yapılması önemlidir.
artroskopi yöntemleri veya ağır vakalarda eklem
Diz protezi ameliyatı yaşam kalitesini arttırmaya protezi (platin) de söz konusudur.
Diz
kireçlenmelerinin
tedavisinde
hastanın
durumuna ve tercihine göre farklı tedavi yöntemleri
uygulanmaktadır. Hastalığı ilerlemiş ve ameliyata
uygun hastalarda diz protezi yerleştirilmelidir.
Ailenizin Hastanesi
ORTOPEDİ VE
TRAVMATOLOJİ
POLİKLİNİĞİ
23
FİZİK TEDAVİ VE
REHABİLİTASYON
POLİKLİNİĞİ
NEDENLERİ VE TEDAVİSİYLE
bel ağrısı
Uzm. Dr. Nihan KARAGÖZ
Konya Özel Selçuklu Hastanesi
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı
Uzman Dr. Nihan Karagöz,
modern toplumların
her geçen gün artan en
büyük rahatsızlıklarından
birisi olan bel ağrısının
tanısı, tedavi yöntemleri
ve nedenleriyle ilgili bilgi
verdi.
Tüm dünyada nüfusun yaklaşık % 75'inin
yaşamlarının herhangi bir döneminde bel ağrısı
çektiğini belirten Dr. Karagöz, “ Bel ağrısına bağlı iş
gücü kaybı, tanı, tedavi, tazminat gibi harcamalar
gelişmiş toplumların en büyük sorunlarından biridir.
Bel ağrısı tıbbın her zaman üzerinde durduğu;
nedeninin ve tedavisinin araştırıldığı bir konudur.
Ve her geçen gün ilerlemeler kaydedilmektedir”
şeklinde konuştu.
Dr. Nihan Karagöz, bel ağrısı hakkında verdiği
bilgileri aşağıdaki şekilde kategorilendirdi;
KİMLER RİSK ALTINDADIR?
1- Bel ağrısı 35 – 50 yaş arasında ve erkeklerde 2 kat daha fazla ortaya çıkar.
2- Erkeklerde 180 cm, kadınlarda 170 cm üstü boy bel ağrısı için risk oluşturmaktadır.
3- Sigara içenlerde bel ağrısı daha sık görülmektedir.
4- Fazla kiloları olanlarda daha sık görülür.
5- Ailesinde bel ağrısı bulunanların bel ağrısına yakalanma riski daha fazladır.
6- Devamlı oturulan veya ağırlık kaldırılan meslek gruplarında bel ağrısına yakalanma riski daha fazladır.
7- Ağırlık kaldırılan ve bele ekstra yük bindirilen
spor dallarıyla uğraşanlarda bel ağrısı riski fazladır.
Ailenizin Hastanesi
BEL AĞRISININ NEDENLERİ
1- Bel omurlarını tutan romatizmal hastalıklar,
2- Enfeksiyon hastalıkları
•Tüberküloz
•Brucella (koyun hastalığı ...)
3- Tümörler
4- Dejeneratif bozukluklar
•Bel fıtığı
•Bel kayması
5- Doğuştan gelen yapısal bozukluklar
6- Duruş bozuklukları
7- Bacak kısalıkları
8- Bel bölgesini içine alan çarpma ve düşmeler
9- Omurlarla osteoporoz ve omurganın faset eklemlerindeki yıpranmalar sonucu belde ağrılar ortaya çıkabilir.
10- İç organlardan yansıyan ağrılar ( kalp, safra kesesi hastalıkları ...)
Sağlık
Nisan-Mayıs-Haziran 2014
BEL AĞRILARI NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Bel ağrısı ilk defa başlamış ya da daha önce geçirilmiş rahatsızlıkların
yeniden tekrarı şeklinde olabilir. Tedavide ağrının giderilmesi, hafifletilmesi,
hareketlilikteki kısıtlamaların ortadan kaldırılması, akut ağrı ataklarının
engellenmesi ve bu ağrıların kronik bel ağrısına dönüşmesini önlemek
amacıyla bir takım tedaviler uygulanır. Bu tedaviler şu şekildedir.
Ayrıca traksiyon belde gerilen adeleyi yorarak kas spazmını çözer. Çekip
bırakma uygulamalarında diskin beslenmesi artar.
4- BEL KORSESİ: Akut bel ağrılarında korse kullanılması, istenmeyen
hareketleri sınırlayarak iyileşmeyi hızlandırmaktır. Korse beli sıcak tutar,
emniyet hissi verir ve hastaya hastalığını hatırlatarak daha dikkatli
olmasını sağlar. Bu etkilerinin dışında pek çok faydası vardır. Ancak uzun
1- İSTİRAHAT: Akut veya müzmin bel ağrısının tekrar şiddetlendiği süre kullanılması zararlı olur.
dönemlerde yatak istirahatı ve kişinin doğru pozisyonda yatması ilk
prensiptir. Doktorun tavsiye edeceği şekilde istirahat ve egzersizlere 5- BELDEN YAPILAN LOKAL ANJEKSİYONLAR: Akut bel ağrılarında
bel omurları civarında çeşitli enjeksiyonlar yapılabilir. Böylece ağrının
devam edilmelidir.
geçici bazen de kalıcı olarak çözümü sağlanabilmektedir.
2- İLAÇLA TEDAVİ: Ağrı kesici ve adele gevşetici ilaçlar bel ağrıları
tedavisinde önemli yararlar sağlar. Bazen tablet bazen de enjeksiyon 6- MANÜBLASYONLAR: Bel omurgasında fıtıklaşan diskin yerine
tarzında olabilir
konması veya sıkışan faset eklemlerin kurtarılması amacıyla yapılan bir
girişimdir. Fakat bu işlemin ancak özel vakalarda uygulanması gerekir.
3- FİZİK TEDAVİ: Bel ağrısı çeken hastalara, ilaç ve istirahat uygulaması Manüblasyon amacıyla bele çekme veya bazı eklemleri yerine oturtma
ile düzelmemesi halinde fizik tedavi yapılması gereklidir. Bu amaçla ağrı hareketleri yapılabilir.
kesici, elektrik akımları, yüzeysel ve derin ısıtıcılar ile traksiyon tedavisi
yapılır. Akut bel ağrılarında belin çeşitli cihazlar yardımıyla çekilmesi 7- BEL FITIĞINDA CERRAHİ TEDAVİ: Bel fıtığında yapılan tedavilere
( traksiyon ) önemli yarar sağlar. Traksiyon disk içi basıncı düşürür ve rağmen yeterli düzelme yoksa ameliyatı düşünmek gerekir. Ancak bazı
omurilik kanalını genişletir. Omurganın hareketsiz kalmasını ve böylece nadir durumlarda beklenmeden ameliyata başvurulmalıdır.
iyileşmesini sağlar.
Download

ama yanınızda biz varız - özel selçuklu hastanesi