Metabolik Sendrom Tanısı için Gerekli Testler :
1. Açlık Kan Şekeri – Oral Glikoz Tolerans Testi ve Eş Zamanlı İnsülin
Açlık kan şekeri, 9-10 saatten daha az olmamak üzere bir gece boyu aç kaldıktan sonra, sabah
alınan kandan bakılan kan şeker düzeyidir. Açlık kan şekeri normalde 100 mg/dl nin altındadır.
Açlık kan şekeri 100 – 125 mg/dl arasında ise açlık glukozu bozulmuştur. Açlık kan şekeri 126
mg/dl nin üzerinde ise artık şeker hastalığı söz konusudur.
Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT), vücudun glukozu kullanma ve kandaki miktarını azaltma
yeteneğini gösteren bir testtir. Açlık kan şekeri126 nın altında olanlara, glukoz toleransının
bozulup bozulmadığını araştırmak amacıyla yapılır. Açlık kan şekeri 126 nın üzerinde ise bu
testi yapmaya gerek yoktur.
Test günü ilaç kullanılmaz. Test sadece ayaktan hastalara uygulanır. Yatak
istirahatı OGTT’yi bozar. Test süresince hasta sigara içmez. Test ortalama 4 saat sürer.
Test 8-10 saat açlıktan sonra, sabah (tercihen sabah saat 7.00-9.00 arası) başlanır. Bazal
plazma insülin düzeyi sabah, günün ilerleyen saatlerinden daha yüksek ve insülinin glukoza
cevabı sabah daha yüksek, gece yarısı ise en düşüktür.
OGTT sırasında kan şekeri ile birlikte insülin hormonuna da bakılabilir. Buna insülin-glukoz
tolerans testi denir. OGTT sırasında insülin hormonunda aşırı yükselmeler olması o kişide
insülin direnci olduğunu gösterir ve kan şekeri yükselmese bile diyabet için risk altında
olduğunu gösterir.
İnsülin direnci, belirli bir konsantrasyonda, insülinin umulandan daha az biyolojik bir etki
oluşturmasıdır. Daha genel bir ifade ile, ‘vücudun, ürettiği insülini kullanamaması’ olarak
tanımlanabilir.
İnsülin direnci olan kişilerin karaciğer, yağ ve kas hücreleri, insüline düzgün cevap veremez ve
kan şekeri yükselmeye devam eder. Bunun sonucunda; şeker seviyesini düşürmek için refleks
cevap olarak, pankreas bezi daha fazla insülin salgılar. Bu salgılama işlemini sonsuz değildir ve
bir müddet sonra pankreas bezi yeterli insülin üretemez hale gelir. Kanda giderek yükselen
şeker, tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalıklara zemin hazırlar. Bu birden fazla sayıdaki
problemler, “metabolik sendrom”, olarak bilinir. İnsülin direnci olan pek çok kişinin kanında
hem şeker hem de insülin düzeylerinin yüksek bulunduğu görülmektedir.
İnsülin direnci olan kişiler, genellikle bir veya daha fazla şikayet ile doktora başvururlar. Bu
kişiler, yüksek insülin düzeylerine rağmen diyabet geliştirmeyebilirler. Bazılarında ise, açlık
şekeri seviyesi ciddi yüksek olabilir. Bu kişilerde çok idrara çıkma, çok yemek yeme, aşırı
susama sonrası çok su içme ve buna rağmen kilo kaybı ile karşımıza gelebilirler.
Bel çevresinin erkeklerde 102 cm’den, kadınlarda 88 cm’den geniş olması dikkat edilmesi
gereken bir durumdur. Serum trigliserid seviyelerinin 150 mg/dL’den yüksek olması, kan
basıncının 130/85 mmHg’nın üzerinde seyretmesi, HDL kolesterol düzeyinin 40 mg/dL’nin
altında bulunması ve açlık kan şekerinin 100
mg/dL’den büyük olması, ileri inceleme ve hekim kontrolü için önemli risk faktörleridir.
2. Trigliserid, Total Kolesterol, HDL ve LDL
Trigliserid gliserol ve üç yağ asidinden oluşan bir esterdir. Bitkisel ve hayvansal yağların ana
bileşenidir. Trigliseridler enerji kaynağı olarak metabolizmada önemli rol oynarlar.
İyi bir enerji deposudur 1 gram trigliserid 9 kalori enerji verir fakat 1 gram karbonhidrat 4
kalori enerji verir. Canlılarda deri altında birikerek vücut ısısının korunmasını sağlarlarlar.
Yapılarında biriktirdikleri yağda eriyen vitaminlerin (A, D, E, K vitaminlerinin) bir çeşit
deposudur.
Her şeyin dengelisi faydalıdır. Vücudumuz için hayati öneme sahip trigilseridler de ancak
dengeli alındığı takdirde faydalıdır. Normal bir insanın kanında açlık durumundaki yağ oranı:
erkeklerde 40–160 mg/dl kadınlarda ise 35–135 mg/dl olmalıdır. Bu değerlerin üstü ve altı
zararlı bir durumdur.
Kolesterol, yaşam için gerekli olan bir maddedir. Vücutta bulunan kolesterolün yarısı sentez
yolu ile vücutta yapılırken, yarısı da gıda kaynaklıdır. Vücut kolesterolü kullanarak bazı
hormonları, D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda bir
miktar kolesterolun bulunması gerekir.
Kolesterol genelde iyi kolesterol ve kötü kolesterol olarak iki grupta değerlendirilmektedir.
Düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) ile taşınan, kötü kolesterol; yüksek yoğunluklu lipoprotein
(HDL) ile taşınan iyi kolesterol olarak isimlendirilir. Aşırı düşük yoğunluklu lipoproteinler
(VLDL) olarak isimlendirilen diğer kolesterol türleri de vardır.
LDL-kolesterol damar çeperlerinde birikerek, aterom plaklarını oluşturur ve bu hastalığa
ateroskleroz denir. Aterom plakları hangi organın damarında birikirse o organa ait hastalıklar
ortaya çıkar. Örneğin, kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterlerde) olursa, koroner
arter hastalığı, böbrek damarlarında olursa yüksek tansiyon, beyin damarlarında ortaya çıkarsa
felç’e neden olur.
HDL-kolesterol ise, aterom plaklarında kolesterolün birikmesini engeller. Bu yüzden yüksek
HDL ile aterosklerozun yavaşlaması söz konusudur. VLDL ve diğer lipoprotein türleri de
ateroskleroza yol açar. Bu yüzden toplam kolesterol seviyesine değil, bu kolesterolün ne
kadarının hangi tür lipoproteinlerde bulunduğuna bakılmalıdır.
Metabolik sendromda trigliserid ve VLDL yüksek iken, HDL-kolesterol düşük, LDL-kolesterol
genellikle artmamıştır. İnsülin direnci ilerledikçe, trigliserid düzeyleri yükselmekte, HDLkolesterol düşmektedir.
3. Hemoglobin A1c
Hemoglobin A1c son 2-3 aylık dönemde kan şekerinin nasıl seyrettiği konusunda bilgi
verir.
4. Vücut Yağ Oranı Ölçümü (Vücut Kompozisyonunu Tarama)
DEXA Tarama olarak isimlendirilen bu yöntem, bireyin vücut kompozisyonu, vücut yağ, kas ve
hatta kemik mineral içeriği ve yoğunluğunu belirlemek için kullanılan en doğru testtir. Vücut
yağ, kas ve mineral kompozisyonu ölçmek için çok düşük düzeyde (mikrogrey düzeyinde) X ışını
kullanır.
Tarihsel olarak, DEXA, osteoporoz tanısı olan kişilerde kemik mineral yoğunluğunu ölçmek için
kullanılmıştır. Günümüzde daha da geliştirilen bu teknoloji, kemik mineral yoğunluğunu
ölçmenin yanısıra, şimdi vücut kompozisyonu ve yağ ölçümü için de kullanılmaktadır.
DEXA ile tüm vücut tarama testi ort 15 – 20 dk sürer, kemik, kas ve yağ kütlelerinin dağılımını
bir vücut şeması üzerinde gösterir. Raporda ise kemik, kas ve yağ kütlesinin vücuttaki coğrafi
dağılımını bir tablo şeklinde verilir.
Vücut kompozisyonu aşağıdaki bölgelere ayrılarak raporlanır :
DEXA VÜCUT KOMPOZİSYONU
Bölge
Doku
(%Yağ)
Bölge
(%Yağ)
Doku
(g)
Yağ
(g)
Yumuşak
(g)
BMC
(g)
Sol Kol
29,4
28
2.398
705
1.693
122
Sol bacak
37,5
35,4
6.117
2.295
3.821
361
Sol Gövde
32
31,4
14.617
4.685
9.933
292
Sol Toplam
32,6
31,4
24.113
7.864
16.249
919
Sağ Kol
29,5
27,9
2.416
712
1.704
134
366
Sağ Bacak
37,5
35,5
6.475
2.428
4.047
Sağ Gövde
32
31,3
13.779
4.415
9.364
323
Sağ Toplam
32
30,6
24.863
7.956
16.907
1.118
Kollar
29,4
27,9
4.814
1.416
3.397
255
Bacaklar
37,5
35,5
12.592
4.724
7.868
727
Gövde
32
31,4
28.396
9.099
19.297
615
Android
27,8
27,5
3.872
1.078
2.794
45
Gynoid
38,8
37,8
7.831
3.036
4.795
200
Toplam
32,3
31
48.976
15.820
33.156
2.037
Toplam
Kütle
(kg)
51
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü gibi DEXA, yağ miktarı ile birlikte tüm vücut kompozisyonunu
ölçer. Ayrıca hangi bölgede fazla yağınızın bulunduğunu ve egsersiz veya diet programı ile
hangi bölgenizden kilo vermeniz gerektiğini de gösterir.
Yaşa Göre Düzeltilmiş Vücut Yağ Oranı (Referans Tablo)
Kadın
Yaş
Az Yağlı
Sağlıklı Aralık
Fazla Kilolu
Şişman
20-40 yaş
21% Altı
21-33%
33-39%
39% Üstü
41-60 yaş
23% Altı
23-35%
35-40%
40% Üstü
61-79 yaş
24% Altı
24-36%
36-42%
42% Üstü
Yaş
Az Yağlı
Sağlıklı Aralık
Fazla Kilolu
Şişman
20-40 yaş
8% Altı
8-19%
19-25%
25% Üstü
41-60 yaş
11% Altı
11-22%
22-27%
27% Üstü
61-79 yaş
13% Altı
13-25%
25-30%
30% Üstü
Erkek
Referans : Gallagher et al. Am J Clin Nut 2000; 72:694-701
Vücuttaki yağ miktarını hesaplamak için kullanılan teknolojik yöntemler :
 Sualtı tartımı: En doğru yöntemlerden biridir, çok pahalı ve zaman alıcıdır.
 Dual Enerji X-ışını Absorbsiyometrik Tarama (DEXA): Bu yöntemde, çok düşük miktarda
X ışını kullanılarak vücuttaki yağ, kemik ve kas miktarı belirlenir. Bu yöntem ile
ortalama 20 mikroGrey gibi çok düşük miktarda radyasyon alınır; inceleme süresi 16 –
20 dk’dır.
 Biyoelektrik Empedans: Vücuttan geçen elektriğin hızını ölçerek vücuttaki yağ miktarını
hesaplar. En ucuz yöntemlerden biridir, banyo terazisine benzer bir cihazdır.
5. Karaciğer Yağ Oranı Ölçümü
GE Optima MR360 1.5 T MR cihazında Ideal IQ sekansı ile ölçülmektedir. Yağ sinyal fraksiyonu
olarak da isimlendirilen bu yöntemde, karaciğerdeki yağ oranı, sadece yağdan elde edilen MR
sinyalinin, karaciğerden elde edilen toplam MR sinyaline oranı ile hesaplanmaktadır.
Non-alkolik karaciğer yağlanması (non-alcoholic steatohepatitis - NASH) metabolik sendrom ile
ilişkili bir karaciğer hastalığıdır. Şeker hastalığı, şişmanlık, trigliserid ve kolesterol yüksekliği
ve yüksek tansiyon ile birliktedir. Mevcut veriler, non-alkolik karaciğer yağlanması olan
kişilerin % 5 – 15 de karaciğer sirozu geliştiğini göstermektedir.
Download

Test Bilgileri İçin Lütfen Tıklayınız