ZARARLI ALIŞKANLIKLAR VE GETİRDİĞİ FELÂKETLER
Yüce Allah (c.c.) insanı hem maddesi ve fiziksel yönü hem de manâ yönüyle dünyanın
en mükemmel varlığı olarak yaratmıştır (Tin Sûresi: 4) . Bu mükemmel varlığın yani biz
insanların, iki tane hayatımız vardır. Biri; maddi, bedeni ve biyolojik hayatımız, diğeri ise;
manevi, ruhi ve kalbi hayatımızdır. Bu iki hayatımız her ne kadar beraber başlamış ve beraber
devam etmekte ise de, her ikisinin hem gıdaları, hem de zevk ve lezzetleri ayrıdır. Her ikisinin
de gıda ve lezzetini Yaratan koymuş ve her ikisi için de zararlı şeyleri belirlemiştir. Bu
meyanda faydalı olanları ya serbest bırakmış ya da emretmiştir. Zararlı olanlarla ilgili olarak
ise ya kötülük ve zararına dair bilgi vermiş, kaçınılmasını tavsiye etmiş ya da bizzat
yasaklamıştır.
Bu arada gerek fiziki yapı ve bedenimize ait olan gerekse ruhi ve kalbi yapımızın
gıdası durumunda olan şeylerin, Yaratanımız tarafından emredilenleri, hem maddi hayatımıza
hem de manevi hayatımıza fayda verirken, yasaklananları da yine hem maddi hayatımıza hem
de manevi hayatımıza zararlı düşmektedir. Yani maddi yasaklar, sadece maddi bedenimize
zarar vermekle kalmamakta, aynı zamanda manevi hayatımıza da zarar vermektedir. Bunun
gibi manevi bünyemizin gıdaları olan ilâhi emirler de maddi bedenimiz için faydalı
olmaktadır. Zaten hastalıklarda da durum aynıdır. Maddi hastalıklar, insanı psikolojik olarak
ta etkilemekte, yine psikolojik rahatsızlıklar, fiziki dengemizi de bozmaktadır.
Şurası bir gerçektir ki, insan bünyesi mükemmel bir fabrika veya çok mükemmel bir
makine gibidir. Gayet hassas duygular ve ölçüler ile donatılmıştır. Mesela yiyeceklerin en
safisini ve en gıdalısını yer veya yemek ister. İçeceklerin en güzelini ve lezzetlisini tercih
eder. Ama bir hayvan mesela bir inek böyle değildir. Anadolu tabiriyle, taştan yumuşağını
yer. Bizler ise onun bu tarzda beslenmesini bekleriz ki, güzel ve gıdalı sütü içelim. Çünkü
bizim bünyemiz, o mükemmel gıda olan süte ayarlanmıştır. Biz ineğin yediği şeylerin aynısını
yiyerek beslenmeye kalkışırsak zehirleniriz.
Yüce Mevlâmız Kur’anda; “ Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helal
olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da
kimin üzerine inerse o muhakkak helâk olmuş demektir” ( Taha Sûresi: 81). Bu ifadeden
anlaşıldığı ve İslâm alimlerimizin de belirttiğine göre, insanın boğazından geçen her şey
rızıktır. Ancak bunun helal olanı vardır, haram olanı vardır. Allah’ın emir ve rızası, helal
olanlar içindir. Harama, Allah razı olmaz ve haram için ceza takdir etmiştir.
Haramlar ve yasaklar, insanın hem bünyesini hem de moral dünyasını alt üst eden
şeylerdir. Bu, Allah’ın insana helal kıldığı şeylerle yetinmeyip, fıtratı tersine işletmeye
çalışmasından kaynaklanmaktadır. Aynen dizel bir arabayı, benzinle veya benzinli arabayı
mazotla çalıştırmaya çalışmak gibi bir şey… İnsan yapısı makinalarda durum böyle olduğu
gibi, Allah yapısı ve en mükemmel yapı olan insan bünyesi haliyle böyledir. Bunun için Allah
Tealâ, kendisi yaratıcı olarak insan için zararlı olduğunu çok iyi bildiği her şeyi, insana
yasaklamıştır. Allah Kullarını, özellikle de Müslüman olan kullarını çok sevmekte ve bize çok
merhamet etmektedir. Onun için bizim kötülüğe ve zarara maruz kalmamızı istememektedir.
Ayrıca bizi yoktan yaratan kendisi olduğundan, bize verdiği vücut ve varlık, bizim
değil, kendisinindir. Bize emanet olarak vermiştir. Emaneti nasıl korumamız gerektiğini de
yine kendisi bildirmiştir. Eğer emaneti, onun bildirdiği gibi korursak, ebedi alemde sonsuz
varlığa ereceğiz. Şayet emaneti kötü kullanırsak, hem elimizden alınacak hem de emanete
hıyanet cezası verilecektir.
Her türlü haram, yasak, uyuşturucu ve benzerlerinden sakınalım ki, maddi ve manevi
hayatımızı hem koruyalım hem de ebedi olarak kurtarmış olalım.
Mehmet ŞAHİN
Kırşehir İl Müftüsü
Download

zararlı alışkanlıklar ve getirdiği felâketler