ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler.
Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk
amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.
(2) Arama karar veya emrinde;
a) Aramanın nedenini oluşturan fiil,
b) Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya,
c) Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi,
Açıkça gösterilir.”
IV) -Mahkemenin
maddesi:
kararının dayanağı olan, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 9.
“Polis, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş
sulh ceza hakiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde mülki amirin vereceği yazılı emirle; kişilerin üstlerini, araçlarını,
özel kağıtlarını ve eşyasını arar; alınması gereken tedbirleri alır, suç delillerini
koruma altına alarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre
gerekli işlemleri yapar.
Arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle
birlikte gösterilmesi gerekir.
Arama kararında veya emrinde;
a) Aramanın sebebi,
b) Aramanın konusu ve kapsamı,
c) Aramanın yapılacağı yer,
ç) Aramanın yapılacağı zaman ve geçerli olacağı süre, belirtilir.
Önleme araması aşağıdaki yerlerde yapılabilir:
a) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve
gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde.
b) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya
sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde.
c) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde.
ç) Eğitim ve öğretim özgürlüğünün sağlanması için her derecede eğitim ve öğretim
kurumlarının idarecilerinin talebiyle ve 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (A)
bendindeki koşula uygun olarak girilecek yüksek öğretim kurumlarının içinde,
bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında.
d) Umumi veya umuma açık yerlerde.
e) Her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda.
Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde
önleme araması yapılamaz.
Spor karşılaşması, miting, konser, festival, toplantı ve gösteri yürüyüşünün
düzenlendiği veya aniden toplulukların oluştuğu hallerde gecikmesinde sakınca
bulunan hal var sayılır.
Polis, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı
bina ve tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın,
üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve
ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI
aramaya yetkilidir. Bu yerlere girmek isteyenler kimliklerini sorulmaksızın ibraz
etmek zorundadırlar. Milletlerarası anlaşmalar hükümleri saklıdır.
Önleme aramasının sonucu, arama kararı veya emri veren merci veya makama bir
tutanakla bildirilir.
IV)-Adli ve Önleme Arama Yönetmeliği'nin 20. maddesi:
Yönetmeliğin 8 inci maddesi, 9 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 25 inci maddesi
hükümleri saklı kalmak üzere, önleme aramalarında işlemin yapılacağı kanunda
belirtilen umumî ve umuma açık yerlerde makul sebeplerin oluştuğunu ve millî
güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve
hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya
bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti
amacının ortaya çıktığını ve tehlikenin oluştuğunu gösteren belirlemeler, kolluk
tarafından önceden tespit edilir ve aramanın yapılması önerilen yer ve zaman ile
birlikte o yer mülkî âmirine, gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak iletilir. 4926 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda öngörülen suçların işlenmesinin önlenmesi
amacıyla yapılacak aramalar için bu talep, o yer Cumhuriyet savcısına da yapılabilir.
Yetkili merci, kolluğun talebini uygun bulursa, hâkimden arama kararı talep eder;
ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yazılı arama emri verir.
Arama talep, emir ve kararlarında aşağıdaki hususlara açıkça yer verilir:
a)Aramanın sebebi,
b)Aramanın konusu ve kapsamı,
c)Aramanın yapılacağı yer,
a) Geçerli olacağı zaman süresi.
Hâkim tarafından verilen kararlar aleyhine, mülkî âmir tarafından kanun yollarına
başvurulabilir.
Usulüne uygun olarak verilmiş arama kararı veya emri üzerine, yetkili âmirin,
aramanın yapılması için kolluk memurlarına vereceği sözlü emirler derhâl yerine
getirilir. Bu konudaki emirlerin yazılı olarak verilmesi istenemez. Bu hâllerde, emrin
yerine getirilmesinden doğabilecek sorumluluk, emri verene aittir.
V)-Anayasa'nın 141/3. maddesi:
Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
C-İTİRAZ SEBEPLERİMİZ
I- Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin itiraza konu kararı, Anayasa'nm 20. Maddesinde
düzenlenen özel hayatın gizliliğine, 22. Maddesinde düzenlenen haberleşme hürriyetine, 23.
Maddesinde düzenlenen seyahat hürriyetine, İnsan Haklan Evrensel Bildirisinin 12, Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. Maddesinde yer alan özel hayatın ve aile hayatının
Adliye Sarayı B Blok Kat:5 06251 Sıhhiye/Ankara Tel: 416 72 00 Faks:(0312) 309 22 37
Web: http://www.ankarabarosu.org.tr
e-mail: [email protected]
gizliliğine ilişkin hükümlere, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 9. Maddesi ile Adli ve
Önleme arama Yönetmeliği'nin 19. maddelerine aykırıdır.
a) -Yasa
koyucu, kişilerin üst ve eşyalarının aranması hususunu Anayasa'da düzenleme
konusu yaparak, bu konudaki hassasiyetini belirttikten sonra, bu korumanın istisnalarını da,
ayrıntılı olarak belirtmiştir.
Bu istisna kapsamında düzenlenen, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 9. ve Adli ve
Önleme Arama Yönetmeliği'nin 19. maddesi de, (aslında Anayasa'da yer alan korumanın
mahiyeti açısından yetersiz olmakla birlikte), önleme amaçlı arama işleminin sınırlarını
belirlemiştir.
Bu düzenlemelere göre, Mahkemelerce verilen önleme amaçlı arama kararlarının, özellikle
zaman ve yer olarak, sınırlandırılması mecburiyeti getirilmiştir.
b-) Mahkeme ya da hakimlik, genel nitelikli bir tedbir kararı veremez. Ancak elindeki
soruşturma/kovuşturma konusu somut olaya, somut sujeye dönük bir tedbir verebilir.
Dolayısıyla mahkemenin vereceği kararın yasadaki kavramsal adı da “Adli Arama”dır. Aksi
halde “Olağanüstü Mahkeme” gündeme gelir ki, çağdaş hukukta bu tür mahkemelere yer yoktur.
Tam da bu cümleden hareketle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Adli Arama’yı düzenleyen 119.
Maddesi 2. Fıkrası:
“Arama karar veya emrinde;
- Aramanın nedenini oluşturan fiil,
- Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi”
bulunmasını emretmiştir.
Bu durumda, kanunun mutlak suretle saydığı unsurlar olan (sine qua non) fill, aranılacak kişi,
aranılacak yerin adresi bilgilerini taşımayan itiraza konu mahkeme kararı açıkça yasaya
aykırıdır, yetki aşımıdır.
Önleme araması ise, adli arama müessesinden farklı olarak MAHKEME KARARINA GEREK
DUYULMAYAN, bir suçun soruşturulması/kovuşturulmasıyla ilgili olmayan; beşeri yaşamın
doğası gereği insanların bir arada bulunduklara yerlere özgü (sui generis) alanların doğasındaki
güvenlik riski sebebiyle, PVSK’da sayılmış bu yerlere müstesna aramadır. Alışveriş merkezi,
Pazar Yeri, Miting alanı, spor stadyumları vb gibi… Dolayısıyla, Önleme aramasını, tüm şehre
uygulamak;
1- Mahkemenin yetkili olduğu Adli aramanın dışındadır. Mahkeme bu alanda yetkisizdir.
2- Önleme aramasını Kanunun saydığı yerlere özgü olmaktan çıkarıp genelleştirmek başlı başına
hukuka aykırı hale getirir.
c-) Kişilerin benzer Anayasal hakları ile ilgili olarak İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin
vermiş olduğu 'Valenzuela Contreras / İspanya (Başvuru No: 27671/95)' kararında da "...
hukukun uygulanmasının etkilerinin öngörülebilirliği şartı ile, ayrıntıları iç hukukta
düzenlenmiş olan ve OTORİTELERİN İŞLEMİ UYGULADIĞI ANDAKİ
DAVRANIŞLARI VE TAKDİR YETKİSİNİN GENİŞLİĞİNİ SINIRLAYAN, SÖZ
KONUSU ÖLÇÜLERİN UYGULANMASINDA HAKİMLERİN TAKDİRİNİ DE
BAĞLAYAN TEMİNATLAR ..." gerekliliğine vurgu yapılmıştır.
ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI
d-) İtiraza
konu kararda, özellikle getirilen coğrafi sınırlara bakıldığında, yaklaşık 3
milyon kişiyi kapsayan bir bölgeyle ilgili olarak arama kararı verildiği görülmektedir."İdari
ve coğrafi bir birimde" arama kararı verilebileceğine ilişkin bir hüküm kanunlarımızda yer
almamaktadır. Keza bu kararla kişi tanımlaması yapılmadan Ankara'nın 6 ilçesinde bulunan
3.Milyon kişi şüpheli ilan edilmektedir.
Görüldüğü üzere, itiraza konu Mahkeme kararı, yasada öngörülen zaman ve yer olarak sınırlı
olma mecburiyetine uygun olmayan, süresiz ve sınırsız bir arama kararıdır.
II-İtiraza konu karar, hiçbir gerekçe içermediği için, şekil itibariyle de hukuka aykırıdır.
Zira, bizzat Adli ve Önleme aramaları Yönetmeliği'nin 20. Maddesinde yer alan; aramanın
sebebi, aramanın konusu ve kapsamı, arama kararında yer almayıp, bunun yerine, kanunda
yazılı ibarelerin tekrarı suretiyle, gerekçesiz bir karar verilmiştir. Böyle bir kararın,
Anayasanın 141/3 maddesine de aykırı olduğu açıktır.
III-Yine kararda, kararın sınırları açıkça belirtilmeyerek, sınırlar açısından yasaya atıfla
yetinilmiştir. Kişilerin yanlarında her zaman kanun maddesi taşıma mecburiyeti olmadığı,
böyle bir beklentinin gerçekçi olmayacağı da açıktır. Bu durumda, kişilerin haklarının da
verilen kararda ayrıntılı olarak belirtilmesi gerekirdi.
Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararı değerlendirildiğinde, TC Anayasasına,
ülkemizin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelere, CMK ve Ali Arama Yönetmeliğine aykırı
olarak aramanın kapsamını, aramanın yapılacağı yeri ve geçerli olacağı zaman dilimini çok
geniş tuttuğu, kimlerin aranacağı konusunda kolluk kuvvetlerine çok geniş takdir hakkı
verildiği, bu haliyle milletvekilleri ve yabancı diplomatlar gibi özel düzenlemeyle koruma
altına alınanlar dışında kalan herkesin üzeri, eşyası, aracı ve özel kağıtlarında polise arama
izni verilen bu durum yukarıda belirtilen ulusal ve uluslar arası sözleşmelerde güvence altına
alınan kişi hak ve hürriyetlerine aykırıdır. Korunan kamu yararına göre orantısız şekilde kişi
hak ve hürriyetlerinin kısıtlanması sonucunu doğurmaktadır. Kaldı ki; gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde mülki amirin yazılı emriyle arama yapılabileceği göz önüne alındığında söz
konusu arama kararının usul ve yasaya aykırı olarak verildiği ortadadır.
Söz konusu Mahkeme kararı ile temel hak ve özgürlükler ihlal edilmekte ve özel hayata
açıkça müdahale edilmektedir.Bu karar bir hukuk devletinde verilebilecek türden bir karar
değildir. Teminat olması gereken kişi özgürlüğünü, tereddüt etmeden kolluğun önüne
sunulan karar ile keyfi uygulamalara yol açılabilecek ve kişilerin can ve mal güvenliğinden
sorumlu bulunan Polis ile yurttaşımız karşı karşıya kalabilecektir. Telafisi imkansız zararlara
yol açabilecek ilgili kararın derhal kaldırılmasını talep etmek bu nedenlerle zorunlu
olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2014/3329 D. İş sayılı kararına
itiraz ediyoruz. İtirazımızın kabulü ile hukuka aykırı söz konusu kararın kaldırılmasına karar
verilmesini arz ve talep ederiz.
Saygılarımızla.25.09.2014.
Av.MEHTAP CEVİZCİ
ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI VEKİLİ
Adliye Sarayı B Blok Kat:5 06251 Sıhhiye/Ankara Tel: 416 72 00 Faks:(0312) 309 22 37
Web: http://www.ankarabarosu.org.tr
e-mail: [email protected]
Download

tıklayınız. - Ankara Barosu