ÖĞR.GRV. İBRAHİM PEHLİVAN
1
İLETKENLER VE YALITKANLAR
1. İLETKENLER
İletkenlerin Görevi: Elektrik akımını bulunduğu yerden başka bir yere iletmek için kullanılan,
bir veya birden fazla telden meydana gelen, çıplak (izolesiz) veya yalıtılmış (izoleli) tel veya tel
demetine iletken denir. Diğer bir ifade ile akım kaynağı ile alıcıyı birleştiren ve elektrik
akımının geçtiği yoldur.
İletken Gereçler: Elektrik ve elektronikte en çok kullanılan iletkenler ve özellikleri şunlardır.
Özdirenci fazla olan gereç, özdirenci az olan gerece göre kötü bir iletkendir.
LEHİM:
Kalayla kurşunun belirli oranlarda
"lehim" denir.
karıştırılıp birlikte eritilmesiyle elde edilen alaşıma,
Özellikleri: Piyasada lehim, tel, çubuk ve şerit hâlinde bulunur.
Normal, yumuşak ve sert olmak üzere üç çeşit lehim vardır.
•
Normal lehim; % 50 kalay, % 50 kurşun veya % 60-kalay, % 40 kurşun oranlıdır.
•
Yumuşak lehim: % 12 çinko, % 78 kalay, % 10 alüminyum oranlıdır.
•
Sert lehim: % 2 bakır, % 38 alüminyum, % 10 çinko oranlıdır. Ergime derecesi: 540650-C'dir.
Kullanıldığı yerler: Lehimleme işlemi, elektrik havyası veya ateş havyası ile yapılır.
Elektrik ve elektronik işlerinde iletkenlerin ek yerleri ve devrelerin oluşmasında, elemanların
birbirlerine lehimlenmesinde, ayrıca endüvilerde kollektör dilimine çakılan iletkenleri
lehimlemede kullanılır.
ALDREY:
Magnezyum, silisyum ve alüminyumun belirli oranlarda karıştırılıp, birlikte eritilmesiyle elde
edilen alaşıma, "aldrey" denir.
Özellikleri: Aldrey kesilebilir, eğelenebilir ve haddeden geçirilerek tel hâline
getirilebilir. Dayanıklı bir alaşımdır. Çekme dayanımı yüksektir. Kimyasal etkilere karşı bakır
ve alüminyumdan daha dayanıklıdır. Özgül ağırlığı 2,7 kg/dm3, özdirenci 0,033 Ω mm2/m,
iletkenlik katsayısı 0,0036'dır.
2
Kullanıldığı yerler: Havaî hat tesislerinde; direk aralığı fazla olan yerlerde havaî hat
iletkeni olarak güvenle kullanılmaktadır. Özellikle demir çelik fabrikaları ve kükürt sanayi
fabrikalarına enerji taşıyan havaî hat iletkeni, bakır ve alüminyum yerine, "aldrey"dir. Çünkü bu
bölgede kimyasal etkinlik yoğundur.
FONT:
Görünüm olarak; demir yüzeyinden daha pürüzlü, koyu gümüşî renkteki demir-karbon
alaşımına, "font" denir.
Özellikleri: Manyetik akıyı çok iyi iletir (geçirir). Gevrek bir yapısı vardır. İşlenmesi
çok kolaydır. İçindeki karbon miktarı % 2,52 - 6 arasındadır. Mıknatısiyeti çabuk kaybolur.
Font haddeden geçirilmez, dövülmez, kolayca eğilmez. Sert darbelere, düşmelere karşı
direnci yüksek değildir. Ölçüsüz sıkıştırmalarda, sert yerlere düşürülmede çatlar, veya kırılır.
Özgül ağırlığı 7,5 kg/dm3, Özdirenci 0,54 Ω mm2/m, ergime derecesi ortalama 1100 0C'dir
Kullanıldığı yerler: Dinamo ve motorların karkas (dış kabuk) yapımında, çelik
yapımında kullandır.
ÇELİK:
Görünüm olarak; demirden daha parlak gri renkteki sert iletken gerece, "çelik" denir.
Özellikleri: Çelik, demir kadar mıknatıslanmaz, mıknatıslandığı zaman da mıknatıslık
özelliğini çabuk kaybetmez. Bu nedenle dinamoların kendi kendilerini uyarmalarını sağlamak
için kutup pabuçları kesinlikle çelikten yapılır (kalıcı mıknatısiyeti için).
Kullanıldığı yerler: Dinamoların kutup pabucunun yapımında, tüm hareketli elektrik
makinelerinin, (jeneratör-motor) millerinin yapımında, elektrik makinelerinin yatak
rulmanlarının (bilyelerinin) yapımında kullanılır.
SAC:
Görünüş olarak demir renginde olan ve haddelenerek ince levhalar hâline getirilen iletken
gerece, "sac" denir. Piyasada saclar: 1-Demir saclar, 2- Silisli saclar olmak üzere ikiye ayrılır.
1- Demir saclar
Özellikleri: Yumuşak demirden, demir-çelik fabrikalarında veya özel demirçelik atölyelerinde haddeden geçirilerek 0,30 mm, 0,50 mm. 1mm, 2 mm kalınlıkta,
değişik ebatlarda imal edilirler. Manyetik geçirgenliği vardır. Ancak, fazla kayıp verilir.
Bu nedenle endüvilerde, motor, jeneratör ve transformatör nüvesi olarak kullanılmaz.
Kullanıldığı yerler: Piyasada sıva üstü ve sıva altı dağıtım tabloları ile büyük
dağıtım panolarının yapımında kullanılır.
3
2- Silisli saclar: Saclardaki manyetik kayıpları azaltmak veya en az değere indirmek
için bazı saclar silisli yapılır. Silisli saclar içindeki silisyum oranına göre:
•
Yüksek alaşımlı saclar
•
Orta alaşımlı saclar
•
Hafif alaşımlı saclar olmak üzere üç çeşittir.
Yüksek alaşımlı saclar
Özellikleri: Yüksek alaşımlı sacların içindeki silisyum oranı % 3,8-4,3 kadardır.
Kullanıldığı yerler: Elektrik makinelerinde, transformatörler ve alternatif akım üreten
alternatörlerin üretiminde kullanılır.
Orta alaşımlı saclar
Özellikleri: Orta alaşımlı sacların içindeki silisyum oranı; % 2,3-2,6 kadardır.
Kullanıldığı yerler: Bu tür sac genellikle "alternatör" yapımında kullanılır.
Hafif alaşımlı saclar
Özellikleri: Bu sacların içindeki silisyum oranı % 1,1-1,4 kadardır.
Kullanıldığı yerler: Doğru akım üreten "dinamo", doğru akım motorları ve alternatif
akım motorları (asenkron motorları) yapımında kullanılır.
BAKIR
Rahat işlenebilen, mekanik dayanıklılığı iyi, kırmızı renkte iletken gereçtir. Özdırenci
0,0178 Ω mm2/m (1/56), özgül ağırlığı 8.93 kg/dm3, ergime derecesi 1083 °C dir. Bu özelliklen
ile birlikte, çok üretilmesi ve ekonomik olması iyi bir iletken olarak kullanım alanını arttırmıştır.
Kullanıldığı yerler:Kablo, tel, şalter, kontaktör, anahtar, priz, duy, bara, sigorta teli,
şerit, çubuk vb. yerlerde kullanılır.
4
ALÜMİNYUM
Mekanik dayanıklılığı azdır, bakıra göre daha yumuşak yapıdadır. Gümüş beyazı,
mavimsi renkte bir metaldir. Özdirenci 0,028 Ω .mm2 /m (1/35), özgül ağırlığı 2.7 kg/dm3,
ergime derecesi 658 0C dir.
Kullanıldığı yerler:Bakırdan sonra en çok kullanılan iletken gereç olan alüminyum
daha çok dış tesisatta ve havaî hatlarda çelik telle birlikte kullanılır.
GÜMÜŞ
Beyaz parlak renkte ve oldukça yumuşaktır. Özdirenci 0,016 Ω .mm2/m (1/ 63), özgül ağırlığı
10.5 kg/dm3, ergime derecesi 961 °C' dir.
Kullanıldığı yerler:Elektriği en iyi ileten gereç olmasına rağmen pahalı olduğundan, ölçü aleti
yapımı ile röle, kontaktör ve şalterlerin kontakları ile bazı sigortalarda kullanılmaktadır.
5
DEMİR:
Parlak gri renkte yumuşak bir metaldir. Özdirenci 0.1 Ω mm2/ m, özgül ağırlığı 7,86 kg/dır,
ergime derecesi 1526 0C"dir. Bakır ve alüminyuma göre iyi bir iletken gereç değildir.
Kullanıldığı yerler:Elektrik makinelerinin gövdelerinin yapımında ve bazı tezgâhlarda yapı
malzemesi olarak kullanılır. İçerisinde bulunan karbonun miktarına göre dökme demir (font),
yumuşak demir ve çelik isimlerim alır. Ayrıca mıknatıslanma özelliği bulunduğundan, sac levha
haline getirilerek elektrik motorlarının stator nüveleri ile transformatörlerin manyetik
nüvelerinin yapımında kullanılır.
KURŞUN
Gri, mavimsi renkte, mekanik dayanımı az yumuşak bir metaldir. Pillerde ve akümülatörlerde
elektrot olarak yeraltı kablolarında ve lehim yapımında kullanılır.
PLATİN
Parlak beyaz renkli yumuşak bir metaldir, havada oksitlenmez. Direnç, elektrot, kontak,
paratoner uçları yapımında kullanılır.
KALAY
Beyaz, sarımtırak renkli yumuşak ve işlenebilirliği kolay olan bir gereçtir. Buşonlu sigortaların
ergiyen tellerinde, akümülatör plakalarında, bir kısım iletken tellerinin kaplanmasında,
kondansatör levhalarının yapımında, lehim yapımında kullanılır.
KROM
Gümüş beyazı renginde sert bir metaldir. Oksitlenmediği ve mıknatıstan etkilenmediği için
direnç yapımında, maden kaplamacılığında kullanılır.
TUNGSTEN
Korozyona dayanıklı sert bir metaldir. Yüksek ergime derecesi (3410 °C) nedeniyle lamba
flamanı, direnç teli yapımında kullanılır.
6
VOLFRAM
Yüksek ergime derecesine (3500 °C) sahip olduğundan lamba flamanlarının yapımında
kullanılır.
KONSTANTAN
% 40 nikel, % 60 bakır alaşımından oluşur. Dirençleri yüksek ve ısı ile direnç değişimi az
olduğundan, direnç teli yapımı, ölçü aletlerinde ve ısıtıcılarda kullanılır.
KROM-NİKEL
% 70 nikel, % 30 krom alaşımıdır. Direnç değeri yüksek ve ısı ile direnç değişimi az
olduğundan, direnç teli yapımı ve ısıtıcı rezistans yapımında kullanılır.
ÇİNKO
Beyaz, mavimsi renkte mekanik dayanımı az ve yumuşak bir metaldir. Hava ve sudan
etkilenmez. Direnç yapımında, pillerde negatif elektrot olarak ve ölçü aletlerinde kullanılır.
PİRİNÇ
Bakır-çinko karışımıdır. Oksitlenmediği için ölçü aletleri, anahtar, şalter, sürgülü reosta gibi
aletlerin kontaklarının yapımında, tesisat malzemelerinde kullanılır.
CİVA
Beyaz parlak renkli, 18-22 °C'de buharlaşma özelliğinde
sıvımsı halde bir metaldir. Elektriği, iyi iletme özelliği vardır.
Elektrik cihazlarında cam tüp içerisinde kontak malzemesi
olarak kullanılır. Buharı zehirlidir.
SU
Saf su yalıtkandır, ancak kullanılmak üzere tabiatta bulunan su saf olmayıp içerisinde değişik
mineraller bulunduğundan kötü de olsa iletkendir. Saf su içerisine asit veya metal tuzları
katılarak iletken hale getirilir. Saf su akümülatör, pil ve galvano banyolarında elektrolit olarak
kullanılır.
7
2. YALITKANLAR
Yalıtkanların Görevi: Yalıtkan, elektriği geçirmeyen anlamındadır. Elektrik akımını taşıyan
iletkenleri ve diğer cihazları insanların güvenliği açısından yalıtan gereçlerdir.
Yalıtkanlarda bulunması gereken özellikler: Yalıtkanlar, akım geçişine çok direnç
göstermeli. Isı ile yalıtkanlık özelliğini kaybetmemeli, suya dayanıklı olmalı, nem almamalı,
mekanik dayanıklılığı iyi olmalı, tutuşma sıcaklığı yüksek olmalıdır.
Yalıtkan Gereçler: Elektrik ve elektronikçilikte en çok kullanılan yalıtkan gereçlerin
özellikleri incelenecektir.
PVC (POLİVİNİL CLORÜR)
Ham petrolün damıtılmasından meydana gelen PVC saf halde iken kırılgandır. İçerisine değişik
oranlarda yağ içeren maddeler karıştırılarak yumuşak hale getirilir. PVC kendi rengi ile
bırakılmayıp değişik renkler verilerek iletkenlerin ve elektrikli aletlerin yalıtımında kullanılır.
PVC
gelişen
teknoloji
kullanılarak şeffaflaştırılır.
Eğilir ve bükülür, nem ve
rutubet almaz, iç atlamalara
ve yıpranmaya dayanıklı,
temiz ve pürüzsüz olarak
imal edilebilmektedir.
Kullanıldığı yerler:PVC
üstün özelliklerinden dolayı en çok kullanılan yalıtkan gereçtir. Elektrik tesisat borusu, anahtar,
buat kasaları vb. araç gereçlerin yapımında kullanılır.
PORSELEN
Beyaz renkte pişmiş topraktan yapılmaktadır. Suya, aside, ısı değişmelerine karşı dayanıklıdır.
Genellikle izolatör yapımında, anahtar, priz. şalter, sigorta, duy gibi elektrik malzemelerinde
kullanılır.
8
KAUÇUK
Sıcak ülkelerde bitkisel maddelerin sıvılarından elde edilen ve doğal bir yalıtkan olan kauçuk
saf iken nem alır, 0 0C de kırılgandır, 50 0C'de birbirine yapışır. Bu nedenle içerisine % 1- 4
oranında kükürt katılır.
Kullanıldığı yerler:Daha çok iletkenlerin ve aletlerin(pense,tornavida ve yan keski
gibi) yalıtımında kullanılır.
MİKA (Mikanit )
Doğal bir yalıtkan olan mika parlak, sert yapılı ve ısıya dayanıklıdır. Asit ve yağdan
etkilenmeyen mika levhalar halinde bulunur.
Kullanıldığı yerler:Kollektör dilimlerinin birbirine karşı yalıtımında, kondansatörlerde,
değişik elektrik gereçlerinin yapımında, elektrikli havya, ütü ve ısıtıcılarda kullanılır.
BAKALİT
Doğal olmayıp formik asit (karınca asiti) ile fenol (katran ruhu) bileşiminden elde edilir. Isıya,
suya karsı dayanıklı ve serttir.
Kullanıldığı yerler:Elektrik malzemelerinin(anahtar, priz ve fiş vb. ) yapımında
kullanılır.
CAM
Silis ve sodyum, potasyum karbonatları, kurşun ve kireç oksitleri gibi çeşitli maddelerin
eritilerek karışımından elde edilen saydam ve kırılgan bir yalıtkandır. Su, yağ, asit ve gerilime
karşı dayanıklılık gösterirken ani ısı değişmelerine karşı kırılgandır.
Kullanıldığı yerler:Değişik izolatörlerin yapımı ile elektrikli aydınlatma lamba ve
armatürlerinde kullanılır.
9
VERNİK
Normalde sıvı halde bulunmaktadır. Isıtılınca ve hava ile temas edince kuruyarak sertleşen
yalıtkan gereçtir.
Kullanıldığı yerler:Motor ve transformatör sargılarını yalıtma, bobin iletkenlerinin
titreşimini önleme ve bobinleri bir arada tutmak amacıyla kullanılır.
YAĞ
Sıvı halde bulunan yağlar, kullanıldıkları yere göre trafo ve şalter yağı şeklinde isimlendirilir.
Yalıtkan gereç olarak kullanılan yağların nem almama, iyi bir ısı transferi yapma, yüksek
gerilime karşı dayanıklılık gibi özelliklen bulunmalıdır.
Kullanıldığı yerler:Trafoların yalıtılması ve soğutulmasında: şalterlerde ark söndürücü
olarak kullanılır.
PARAFİN
Beyazımsı renkte iyi bir yalıtkan olan parafin, yalıtkan gereçlerin üzerine sürülerek
yalıtkanlıklarını arttırır ve neme karşı korur.
AMYANT
Kalsiyum silikat ve magnezyum karışımından elde edilen lifli bir yalıtkandır. Çeşitli
kalınlıklarda levhalar halinde bulunur. Isıya ve yanmaya dayanıklı olduğu için elektrikli soba:
ütü, havya gibi cihazlarda kullanılır.
PRESBANT
Dayanıklı ve çok iyi bir yalıtkan olan presbant, kağıdın pres ile sıkıştırılmasından elde edilir.
Kullanıldığı yerler:Sargıların yalıtımında, transformatör sargıları için makara
yapımında, endüvi ve stator oyuklarının yalıtımında kullanılır.
10
MAKARON
Pamuğun örülmesi, yağ veya vernik ile doyurulmasıyla elde edilen boru şeklindeki yalıtkanda:.
Çeşitli renklerde ve kalınlıkta yapılırlar.
Kullanıldığı yerler: Makaran, sargıların ek yerleri ile sargı giriş ve çıkış uçlarının
yalıtımında kullanılır.
KAĞIT
Kullanma yerlerine ve gördükleri işlemlere göre, mumlu, ziftli veya katranlı, yağlı, parafinli
kâğıt seklinde biçimlendirilir.
Kullanıldığı yerler:İyi bir yalıtkan olduklarından küçük transformatör bobinlerinin
yalıtımında, kondansatörlerde, yeraltı kablolarında kullanılır.
AĞAÇ:
Doğal bir yalıtkandır. Yüksek ısıya. ınekaniki etkilere dayanıklı değildir. Emprenye edilerek
ağaç direk, ölçü aleti aldıkları, trafo takozu ve motorlarda oyuk çıtası yapımında kullanılır.
11
PAMUK
Doğal bir yalıtkan olan pamuk, kuru iken çok iyi bir yalıtkandır. 125 0C'den yüksek ısılarda
yanarak kömürleşir.
Kullanıldığı yerler:Pamuk; iplik ve şerit halinde (tiret) motor, trafo ile diğer sargıların
bandaj ve yalıtımında kullanılır.
KUVARS
Nemden, yüksek ısıdan, asitlerden etkilenmeyen doğal bir yalıtkandır.
Kullanıldığı yerler:Elektrikli cihazların yalıtkan kısımlarının yapımında, ısıtma
cihazlarında ve toz halinde sigorta buşonlarında kullanılır.
İZOLEBANT
Bir PVC ürünü olan izolebant, plastik üzerine yapıştırıcı madde sürülerek yapılır. En çok
kullanılan izolebant 10 mm genişliğinde rulolar halinde bulunur.
Kullanıldığı yerler:Ek yerlerinin ve iletken gereçlerin yalıtılmasında kullanılır.
EBONİT
Kauçuk içerisine %20- 48 oranında kükürt katılması ile elde edilir. Sert kauçuk veya sert lastik
olarak da isimlendirilir.
Kullanıldığı yerler: Ebonit, akümülatör kapları, ölçü aleti altlıkları yapımında ve
aletlerin yalıtımında kullanılır.
FİBER:
Pamuklu bez veya ağaç talaşından özel bir işlemden sonra vernik emdirilip, preslenerek levha
ve çubuk şeklinde elde edilen yalıtkan gerece, "fiber" denir.
12
Özellikleri: Fiber kesilebilir, delinebilir, eğelenebilir dayanıklı yalıtkan gereçtir, 700C
ile 900C'ye kadar olan sıcaklıklara dayanır, şekil değiştirmez. Fiber uzun süre nemli yerde
kalırsa nem alır. Piyasada tabaka şeklinde, boru şeklinde ve çubuk şeklinde bulunur. Özgül
ağırlığı 1,1 ile 1,4 kg/dm3, özdirencî 1x1016 ile 7x1.018 Ω mm2/m, içten atlama gerilimi 25
kV/cm'dir.
Kullanıldığı yerler: Zayıf akımlı tesislerde ölçü âletlerinde, alçak gerilim
transformatörlerinde, reosta altlıklarında, şalterlerde mesnet, motorlarda klemens tablosu,
bobinajda kavela yapımında kullanılır.
MERMER:
Doğal yalıtkan olan genellikle beyazımsı parlak renkte yalıtkan toprak gerece, "mermer" denir.
Özellikleri: Yabancı maddelerle birleştikleri zaman renklidirler. Mermer doğada kireç
ocaklarından elde edilir ve işlenerek kullanılır. Mermer ince kireç parçalarından oluşmuştur.
Mermeri oluşturan parçacıklar ne kadar ince, homojen ve rengi düzgün (damarsız) olursa o
kadar iyi yalıtkandır. Mermer serttir, delinir, eğelenir ve kesilebilir. Mermer hava değişiminden
pek etkilenmez. Ancak, nemli yerlerde uzun zaman kalırsa nem alır. Özgül ağırlığı 2,5-3,5
kg/dm3, özdirenci 91x1016 Ω.mm2/m, içten atlama gerilimi 14 kV/cm'dir. Resim: 1e'de mermer
parçası görülmektedir
Kullanıldığı yerler: Ölçü âleti altlıklarında, yalıtım gereci olarak kullanılır.
Günümüzde dağıtım tablosu olarak kullanılmamaktadır. Ancak eskiden yapılmış olanlara
rastlarsınız. Sorumluluğunuzda olursa sac tablolarla değiştiriniz.
İPEK
İpek böceği kozasından doğal olarak elde edilen yalıtkana, "ipek" denir. İpeğin sunî olanı da
vardır.
Özellikleri: İşlenip şerli ve iplik hâline getirilebilir. 200QC'deki sıcaklıkta yanarak
kömürleşir. Kömürleşince yalıtkanlık özelliğini kaybeder. Nemden etkilenir. Yalıtkan olarak
kullanıldığında iplik ve tret halindeyken vernik veya parafin emdirilir. Özgül ağırlığı 1,32-1,34
kg/dm3 tür.
Kullanıldığı yerler: İpek ipliği, ipek şerit bobinaj telinin sarılmasında veya izolesinde;
motor, transformatör ve jeneratör sarımlarında kullanılır.
VERNİKLİ BEZ (TUVALVÜLE):
Üzerine yağ veya vernik emdirilmiş, pamuk veya ipek beze, "tuvalvüle" denir
Özellikleri: Nem geçirmez ve nem almaz, ısıya dayanıklıdır. Piyasada tabaka (levha)
hâlinde bulunur. Genişlikleri 100 cm olup, kalınlıkları 0,15-0,20-0,25 ve 0,30 mm'dir. Boyları 5
ile 10 metredir,
13
Kullanıldığı yerler: İç tesisatta; kablo ek yerlerinin izolesinde, bobinajda, kablo
pabuçları kabloya lehimlenirken ısıya karşı korunacak izoleli kısmın geçici olarak sarılmasında
kullanılır.
TRET
Pamuk iplikten bant şeklinde örülmüş yalıtkan gerece, "tret" denir.
Özellikleri: Nem geçirir ve nem alır. Yumuşak yapılı bir gereçtir. İzolebant,
sarf bant gibi top halinde bulunur. Genişliği 10 ile 20 mm, uzunluğu ise yaklaşık 30 metredir.
Kullanıldığı yerler: Bobinajda; motor bobinlerinin sarılmasında ve izolesi bozulan
pamuk izoleli iletkenlerin izole edilmesinde, dinamolarda kutup sargılarının sarılmasında;
trafolarda grup bobinlerinin sarılmasında kullanılır
VERNİKLİ ŞERİT (SARI BANT)
Tuvalvüle gibi; üzeri yağ ve vernik emdirilmiş pamuk veya ipek beze, "sarı bant" denir.
Özellikleri: Nem geçirmez ve nem almaz, ısıya dayanıklıdır. Dar ve geniş olmak üzere
iki türü vardır. Genişlikleri 10-15-20-25 ve 30 mm olup. kalınlıkları 0,15-0,20-0,25 ve 0,30
mm'dir. Boyları ise 5 ile 50 metredir. İzolebant gibi kâğıt makara üzerine sarılmıştır.
Kullanıldığı yerler: İç tesisatta, bobinajda iletken ve kabloların ek yerlerinde, kablo
pabuçları kabloya lehimlenirken ısıya karşı korunacak izoleli kısmın geçici olarak sarılmasında
kullanılır.
HAVA
Kuru hava iyi yalıtkandır. Havanın içinde toz, kömür tozu, nem bulunursa bu maddelerin
oranları yüksekse havanın yalıtkanlığı azalır.
Kullanıldığı yerler: Elektrikte gazlar, yüksek gerilim redresörlerinde, "X" ışınları
tüplerinde (televizyon tüpü, osiloskop tüpü, radar tüpü, tıp cihazları tüpü gibi) kullanılır. Serbest
hâlde bulunan hava ise her çeşit gerilimde, enerji taşıyan havaî hatlarda izolatörler ve
dolayısıyla iletkenler arasında yalıtkan görevi yapar. Kondansatörlerde dielektrik olarak; ayrıca
elektrik makinelerinin soğutulmasında kullanılır.
GAZ
İyi bir yalıtkandır. Gazlar iyonize olmadıkça yalıtkanlığı bozulmaz. Çeşitli gazlara ait dielektrîk
sabiteleri normal sıcaklıkta birbirine eşittir. Gazların dielektrik dayanımları aşağıdaki değerlere
göre değişir. Bunlar sıcaklık, basınç, elektrot şekli ve elektrotlar arası uzaklıktır. Gazların
dielektriği boşlukta çok yüksek olmasına karşın, kapalı yerde basıncın artması ile dielektrik
dayanımı azalır.
14
Çizelge: 1
Yalıtkan gereç
İçten atlama gerilimi Yalıtkan gereç İçten atlama gerilimi
cam
160-280 kV/cm
kuvars
320 kV/cm
ebonit
424-538 kV/cm
kablo zifti
220 kV/cm
fiber
25:kV/cm
mermer
14 kV/cm
mika
400-460 kV/cm
kauçuk
180-225 kV/cm
bakalit
330 kV/cm
porselen
110 kV/cm
kâğıt
40-70 kV/cm
parafin
l39kV/cm
silisyum
150 kV/cm
vernikli bez
3 kV/cm
trafo yağı
85 kV/cm
Gazlar için atlama gerilimleri Çizelge: 2"de verilmiştir.
Çizelge: 2
Gaz çeşitleri
Elektrot aralığı 2 mm
Elektrot aralığı 5 mm
azot
hava
oksijen
karbonhidrat
4,45 kV/mm
4,05 kV/mm
3,77 kV/mm
4,65 kV/mm
3,43 kV/mm
3,35 kV/mm
3,02 kV/mm
3,85 kV/mm
15
İLETKENLERİN SINIFLANDIRILMASI
İletkenler çıplak ve yalıtılmış olmak üzere çeşitlere ayrılır.
Çıplak İletkenler ve Özellikleri: Elektriki olarak yalıtılmamış iletkenlerdir, tek telli ve
çok telli çıplak iletkenler olmak üzere çeşitlere ayrılır.
•
Tek Telli Çıplak İletkenler: Bütün iletken tek bir telden meydana gelir. Genelde 16
mm2den büyük kesitte yapılmamaktadır, topraklama ve havaî hat tesirlerinde kullanılır.
•
Çok Telli Çıplak İletkenler: İletken kesiti büyüdükçe işlemek zorlaştığından, birden çok
küçük kesitli iletken bir araya getirilip birbiri üzerine burularak (sarılarak), 35 mm2’den
150 mm2 ye kadar büyük kesitte çok telli, çıplak iletkenler yapılmaktadır.
Yalıtılmış İletkenler ve Çeşitleri: Elektrik akımına karşı izole etmek için üzerleri
yalıtkan bir madde ile kaplanan iletkenlerdir. Çoğunlukla elektrolitik bakır ve alüminyumdan
yapılırlar. Günümüzde en çok kullanılan yalıtım maddesi PVC tür.
•
Tel Sayısına Göre Yalıtılmış İletkenler
1- Tek Telli Yalıtılmış İletkenler: İletken kısmın tamamı tek telden yapılan
iletkenlerdir. 16 mm2 kesite kadar yapılır.
2- Çok Telli Yalıtılmış İletkenler: Çok telli çıplak iletkenin üzeri bir izole ile
kaplanarak yapılır.
•
Damar Sayısına Güre Yalıtılmış İletkenler
1- Tek Damarlı Yalıtılmış İletkenler: Bir veya daha çok çıplak telin üzerinin yalıtkan
ile kaplanmasından meydana gelir. Sabit ve hafif işletme şartlarında sıva altı ve sıva
üstü tesisatta kullanılır. Tek damarlı tek telli ve tek damarlı çok telli çeşitleri vardır.
2- Çok Damarlı Yalıtılmış İletkenler: Birden fazla, tek telli veya çok telli damar ayrı
ayrı yalıtıldıktan sonra, tek bir yalıtıcı kılıf altında toplanarak yapılırlar. Çok
damarlı tek telli ve çok damarlı çok telli çeşitleri vardır.
16
KABLO VE İLETKENLERİN YAPIM ŞEKİLLERİ
İletkenler ve kablolar günümüz tekniğinde:
•
Tek telli yuvarlak (re)
•
Çok telli yuvarlak (rm)
•
Sektör kesitli tek telli (se)
•
Sektör kesitli çok telli (sm)
•
Yuvarlak kesitli çok telli sıkıştırılmış (rmy)
•
Sektör kesitli çok telli sıkıştırılmış(sms) olmak üzere imal edilirler.
Kablo damar ve dış kılıf renkleri:
Kabloların damar renkleri, TS ve VDE’ye göre, aşağıda belirttiğimiz renklerle belirlenir.
Topraklama ve benzeri koruma amacı ile kullanılan kablo damarı çift renkli ise(sarı-yeşil)
kablo, sembolü ″J″ harfi ile, kablo damarı tek renkli ise (açık mavi) kablo sembolü ″O″ ile
tanımlanır.
Örneğin; 1-) NVV-J (NYM-J) 4x1,5mm2
2-)YVV-O (NYY-O) 3x2,5 mm2
3-)YVV-J (NYY-J) 3x50+25 mm2
Demek ki:
Örnekteki birinci kablonun topraklama damar rengi (sarı-yeşil)
Örnekteki ikinci kablonun topraklama damar rengi (açık mavi)
Örnekteki üçüncü kablonun topraklama damar rengi (sarı-yeşil)
KABLO DAMAR SAYISI, DAMAR VE DIŞ KILIF RENKLERİ
Kablolar İçin)
1 Damarlı Kablo: Damar renkleri,herhangi bir renk (kırmızı mavi siyah)
2 Damarlı Kablo: Damar renkleri,(açık mavi yeşil)
3 Damarlı Kablo: Damar renkleri,(yeşil-sarı,açık mavi,kahve rengi)
4 Damarlı Kablo: Damar renkleri,(yeşil-sarı,açık mavi,siyah,kahve rengi)
5 Damarlı Kablo: Damarlı renkleri,(yeşil-sarı,açık mavi,siyah,kahve rengi,siyah)
NOT:Dış kılıf renkleri gridir.
17
(B-F-N Tipi
Standart İletken Kesitleri:
0.75- 1- 1.5 - 2.5 - 4 - 6 - 10 – 16 - 25 - 35 – 50 - 70 - 95 - 120 – 150 - 185 – 240 – 300 400 - 500 (mm2)
KABLOLARDA KULLANILAN BAZI TEMEL KAVRAMLAR :
1 Kablo: Elektrik enerjisini ileten, elektriğe karşı yalıtılmış bir veya birden fazla damardan
oluşmuş bir mamuldür. Bir veya birden fazla damardan oluşur.
2 Damar: Kablonun yalıtılmış her bir iletkenidir. İletken kısım ile bunu çevreleyen yalıtkandan
oluşur. Kablonun yalıtılmış her iletkenine verilen isimdir.
3 İletken: Elektrik enerjisini iletmeye yarayan yalıtılmamış tel veya tel demetidir.
4 Kılıf: İletkeni yalıtmaya yarayan mekanik etkilerden korumak amacı ile kullanılır. İletkeni
damarı veya damarları içine alan bir gömlektir.
5 Yalıtkan Kılıf: Çıplak iletkenlerini yalıtan ilk kılıftır. Bu kılıfta kullanılan malzemenin
cinsine bağlı olarak kablo, PVC izolasyonlu, kağıt izolasyonlu, lastik izolasyonlu olarak
adlandırılır.
6 Ortak Kılıf: Çok damarlı kablolarda damarları kaplayan yalıtıcı ve doldurucu kılıftır. Damar
demetine istenilen çevre biçimini vermeye yarayan kılıftır. Yalıtkan kılıfın üstüne gelen ikinci
bir kılıftır.
7 Koruyucu Dış Kılıf: Çok damarlı kablolarda kabloya silindir biçimi vermek amacı ile dolgu
malzemesinden yapılan ortak kılıftır. Kabloyu dış etkilere karşı korur.
8 Ekran: Yüksek gerilime karşı korumak veya enerji kablolarının haberleşme tesislerine
etkisini azaltmak amacı ile kullanılan metal sargıdır. Genellikle her damar üzerine helisel
şekilde sarılan bakır şeritlerden oluşur.
9 Konsantrik İletken: Bir damarlı kabloda yalıtkan kılıfın, çok damarlı kabloda ortak kılıfın
üzerine gelen bakır telden yapılmış sargıdır. Bu sargı nötr iletkeni olarak kullanılır.
10 Zırh: Kabloyu mekaniki etkilerden koruyan yuvarlak tel veya yassı metal şeritlerden
yapılmış örgü veya sargı. Ortak kılıf üzerine sarılır.
18
11 Termoplastik Yalıtkan: Polyvinylchlorid (PVC), polyethylen (PE) gibi ısıtılarak
şekillendirilen ve zamanla ilk sertliği değişmeyen polimer (plastik) maddelerdir.
12 Lastik Yalıtkan: Sentetik veya doğal kauçuğa veya bunların karışımına bazı katkı maddeleri
katılması ile elde edilen hamurun vulkanize edilmiş durumudur.
PİYASADA KULLANILAN TESİSAT VE ENERJİ KABLOLARININ TİPLERİ VE
TANIMLARI
KABLO TİPLERİ
•
N tipi kablolar (TS-833)
•
F tipi kablolar (TS-936)
•
Y tipi kablolar (TS-212)
•
B lastik yalıtkanlı kablolar (TS-916)
1-) N TİPİ KABLOLAR: (TS-833)
Sabit elektrik tesislerinde normal, hafif işletme ve çalışma koşullarında kullanılan kablolara
denir. N tipi kabloların yapımında kullanılan gereçler harf olarak sembolleri ve bu harflerin
anlamları vardır.Bunlar;
¾ N: Sabit elektrik tesislerinde kullanılan normal ve hafif işletme koşullarına uygun olan
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
kablo
L: lastik yalıtkan
V ve Y : PVC termoplastik yalıtkan
P: Metal kılıf(kurşun kılıfı)
R: Taşıyıcı ip,tel ve benzeri
S: Metal siper
I: Işık borulu tesis işareti
ö : İplik örgülü
t: Sıcağa dayanıklı
n: Neme dayanıklı
na: Aleve dayanıklı
r: Ara şeritli kablo
g: Yağa dayanıklı
y: Yassı kablo
u: Burulmuş kablo
19
ADI: TS 833 - NV
(VDE 0250- NYA)
Yapısı: PVC yalıtkanlı tek damarlı tesisat kabloları
Kullanıldığı Yer:Kuru yerlerde, sabit aydınlatma
tesisatlarında, boru içerisinde sıva altında veya sıva
üstünde dağıtım panolarında.
Anma Gerilimi: 1000v
İşletme Sıcaklığı :70oC
Pvc Yalıtkanlı Tek Damarlı Bükülebilir Tesisat Kabloları
Adı: TS 833 NV-b
VDE 0250 - NYAF
Yapısı: İnce çok telli bakır iletken
PVC yalıtkan
Kullanıldığı Yer: Kuru yerlerde,hareketli cihazların
aydınlatma araçlarının bağlantılarında.
Anma Gerilimi: 1000v
Pvc Yalıtkanlı
Kordonlar
Örgülü
Adı: TS 833 NV-bu
TS 833 NV-y
Ve
Bitişik
Bükülgen
(VDE 0250 - NYFAF )
(VDE 0250 - NYFAZ )
Yapısı: İnce çok telli bakır iletkenli
PVC yalıtkanlı
Kullanıldığı yerler: Lamba aplik avize ve benzeri
cihazlarda ayrıca sabit tesislerde taşınabilir
cihazların bağlantılarında
Anma Gerilimi: 380v
İşletme Sıcaklığı:70oC
20
Pvc Yalıtkanlı Ve Kılıflı Çok Damarlı Bina Kabloları
Adı: TS 833 - NVV
(VDE 0250 -NYM )
Yapısı: Tavlı bakır iletkenli
PVC yalıtkanlı
Dolgulu
PVC dış kılıflı, Antigron kablo
Kullanıldığı Yer: Kuru, rutubetli ıslak yerlerde, açık
tesislerde, sıva altı, sıva üstü, ahşap üstü sabit tesislerde
Anma Gerilimi:300/500v
İşletme Sıcaklığı:70oC
Pvc Yalıtkanlı Ve Kılıfı Çok Damarlı Yassı Bina
Kabloları
Adı: TS 833 - NVV-r
(VDE 0250- NYIFY)
Yapısı: Tavlı bakır iletkenli
PVC yalıtkanlı
PVC dış kılıflı
Kullanıldığı Yer: Kuru, rutubetli, ıslak yerlerde, açık
tesislerde sıva altı,sıva üstü ve ahşap tesislerde
Anma Gerilimi:380v
İşletme Sıcaklığı:70o
21
2-) F tipi KABLOLAR:
Hareketli elektrik tesislerinde normal, hafif işletme ve çalışma koşullarında kullanılan kablolara
denir. F tipi kabloların yapımında kullanılan gereçlerin harf olarak sembolleri, bu harflerin
anlamları vardır. Bunlar;
¾ F: Hareketli elektrik tesislerinde normal, hafif işletme ve çalışma koşullarında
kullanılan kablolara denir.
¾ L: Lastik yalıtkan
¾ V: PVC
¾ v: Aleve dayanıklı
¾ g: Yağa dayanıklı
¾ n: Neme dayanıklı
¾ ö: İplik örgü
¾ v: Termoplastik yalıtkan
Pvc Yalıtkanlı ve kılıflı çok damarlı bükülgen kordonlar
Adı:
¾
¾
TS 936 - FVV
(VDE 0250 NYLHY )
TS 936 - FVV-n (VDE 0250 NYMHY)
Yapısı: Tavlı bakır iletkenli
PVC yalıtkanlı
Dolgulu
PVC dış kılıflı kablodur.
Başka bir ifadeyle TTR kablo da denir.
Kullanıldığı Yerler:
FVV :Mekanik zorlamaların az olduğu kapalı
kuru yerlerde hareketli irtibat kordonu olarak kullanılır.
¾
FVV-n :Mekanik zorlamaların fazla olduğu
kapalı kuru ve rutubetli yerlerde hareketli irtibat kordonu
olarak kullanılır.
¾
Anma Gerilimi:
¾ FVV
için 380 V.
¾ FVV-n
için 500 V.
İşletme Sıcaklığı:70oC
22
Adı: TS 936 - FLL-n
Yapısı: Kalaylı,ince çok telli,bakır iletkenli,lastik
yalıtkanlı, bir veya çok damarlı emsallerinden üstün
olarak kontine vulkanizasyon tesislerinde imal
edilmiş,lastik dış kılıflı kablolar,
Kullanıldığı Yerler: Rutubetli yerlerde su ısıtıcıları,
elektrik ocakları gibi mutfak cihazlarında, el matkapları
ve elektrikli el lambaları gibi taşınılabilir atölye
cihazlarında ve tarımsal elektrik cihazlarında mekanik
etkilerin az olduğu yerlerde kullanılırlar.
Anma Gerilimi:300/500V
İşletme Sıcaklığı:60oC
Adı: TS 936 - FLL-nvg
Yapısı: Yapısı FLL-n kabloları gibidir. Ancak dış
kılıf yanmaya ve yağlara karşı dayanıklıdır.
Kullanıldığı Yerler: FLL-n ile aynıdır. Ayrıca yağ
ve aşırı ısı etkisi bulunan yerlerde kullanılır.
Anma Gerilimi:300/500v
İşletme Sıcaklığı: 60oC
23
3-) B LASTİK YALITKANLI KABLOLAR:
Lastik yalıtkanlı ve lastik mantolu, 0.4 kV ile 20 kV anma gerilimi olan sabit ve
hareketli elektrik tesislerinde kullanılan enerji kablolarına denir. Bu kablolar, kaynak kabloları
ve özel şartnamelere uygun maden kabloları olarak kullanılırlar.
B tipi kabloların yapımında kullanılan gereçlerin harf olarak sembolleri, bu harflerin anlamları
vardır.Bunlar;
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
L: Lastik yalıtkan
B:Yağa ve sıcağa dayanıklı tesislerde kullanılır
R: Taşıyıcı ip,tel
D: Bez veya benzeri sargı
M: Siper
I: İplik sargı
v: Aleve,sıcağa dayanıklı
g: Yağa dayanıklı
ç: Çelik tel
KAYNAK KABLOSU
Adı:TS 916
BDL-vg
Yapısı: İnce çok telli, bakır iletkenli, bir damarlı,
yalıtkan separatörlü, emsallerinden üstün olarak
kontine vulkanizasyon tesislerinde imal edilmiş lastik
dış kılıflı kaynak kablolarıdır.
Kullanıldığı Yerler: Kaynak makine ve aygıtlarında
besleme ve bağlantı kablosu olarak kullanılır, aleve ve
yağa dayanıklıdır.
Anma Gerilimi:500v
İşletme Gerilimi:80oC
24
Adı: TS 916
BLDL-vg
Yapısı: Kalaylı, ince çok telli, bakır
iletkenli, lastik yalıtkanlı bir veya çok
damarlı,iç kılıf görevli lastik dolgulu ve
emsallerinden üstün olarak kontine
vulkanizasyon tesislerinde imal edilmiş
lastik
Kullanıldığı Yerler: Kuru rutubetli
yerlerde, açıkta yapılan tesislerde ağır
koşullarda, yüksek mekanik zorlamalara
açık olan aygıtlar, hareketli motorlar,
elektrikli tren motorları,tarımsal cihazlar ve
temiz su tesislerinde mekanik etkilerin çok
fazla olduğu yerlerde kullanılır.
Anma Gerilimi:1000v
İşletme Sıcaklığı:60oC
25
4-) Y Tipi KABLOLAR:
Sabit elektrik tesislerinde ağır işletme ve çalışma koşuklarında kullanılan kablolara denir.
Toprak altına, duvara, tavana ve su içine döşenebilen, telleri yalıtkan bir tabaka ile örtülmüş
çeşitli koruyucu kılıflarla sağlamlaştırmış bir ve çok damarlı olarak yapılan ele şekillendirile
bilinen iletkenler topluluğundan oluşur.
’’Y’’ Kablosuna Duyulan İhtiyaç:
Yeraltına yalıtılmış iletkenleri döşemek yasaktır. Boru içinde de olsa toprak altına
döşenmezler. İç tesisat yönetmeliği madde 154’e göre yalnız kurşunlu ve zırhlı kablolar döşenir.
Alçak ve yüksek gerilim hava hatlarında kullanılan iletkenleri, direkler ve izolatör
aracılığı ile hem birbirine hem de toprağa nazaran yalıtmak icap eder. Bu durum estetiği
bozar.Tesis devamlı atmosferik (yağmur, kar, rüzgar vs.) ekteler altında bulunur.Bu nedenle
tesisin emniyetli ve kesiksiz çalışmaları imkansız olur.İşletme güveni azalır, bakım zorlaşır
arızalar çoğalır, bazen kopma veya kısa devre olabilir. Yıldırım düşebilir, insanların can
emniyeti tehlikeye girer şehirlerin cadde ve sokaklarında dolaşan havai hat iletkenleri tehlike,
estetik ve yukarıda sayılan mahsurları göz önüne alınarak yer altı kabloları yapılmıştır.
Yer altı kablolarına kısaca ’’Y’’ kabloları diyeceğiz.
“Y” KABLOLARININ YAPISI:
Yeraltı kablolarının yapısı aşağıdaki elemanlardan oluşur.
1. İletken
2. Yalıtkan tabaka
3. Metal ve metal olmayan malzemelerden yapılmış koruyucu kılıf.
4. Mekanik etkilere karşı destek.
1. İletken: Bakır ve alüminyumdan yapılmış olup damarları daire kesitli veya daire dilimli
(kesitli) (sektör) şeklindedir. Sektör kablolar kablo çapının büyümesi için
yapılır.İletkenler birli veya çoklu olur kabloları oluşturur.
1-a).Tek damarlı iletken
1-b).Üç damarlı iletken
1-c).Daire kesitli iletken
1-d).Daire dilimli kesitli (sektör) iletkenlerinden oluşan kablolar görülmektedir.
2. Yalıtkan Tabaka: Yalıtkan tabakada kullanılan yalıtkan malzemeler .
a- Kağıt
b- Kauçuk veya plastik
c- Basınçlı yağ veya gaz olmak üzere üç çeşittir.
Kabloların yuvarlak şekli almasına yardımcı olurlar.
26
3. Metal Ve Metal Olmayan Malzemelerden Yapılmış Koruyucu Kılıf: Kablolarının
yalıtkan tabakalarını neme ve dış etkilere karşı koruyabilmek için yalıtkan tabaka
üzerine eksiz bir kılıf geçirilir. Bu kılıf gereğine göre kurşun , kauçuk ve
termoplastikten yapılır.
4. Mekanik Etkilere Karşı Destek: Karbonun mekaniki zorlamalardan etkilenmesi için,
demir şerit veya demir tellerle sarılır. Ayrıca bu destek tabakasının üstü ziftle
doyurulmuş jüt tabakası ile örtülür.
NOT:
1. Kabloların iletkenleri 10mm2 ‘ye kadar tek damarlı, daha yukarıdaki kesitteki
kablolarda halat şeklinde örgülü olarak yapılır.
2. Ekonomik olduğundan bakır yerine alüminyum da kullanılır.
“Y” KABLOLARININ ÖZELLİKLERİ
Özelliklerini iki ana başlıkta toplarsak yani faydaları ve mahsurları diye yeraltı kablolarını daha iyi tanırız.
a. FAYDALARI:
1)
2)
3)
4)
5)
6)
Bakıma ihtiyaç göstermezler.
Mekanik, atmosferik (yağmur, kar, rüzgar vb.) tehlikelere karşı dayanıklıdır.
Tesisatı çok sağlam ve güvenilirdir.
Tesisat ömrü uzundur.
Direk izolatör gibi elemanlara ihtiyacı yoktur.
Cadde ve meydanların estetiğini bozmadan düz veya kavis yaptırılarak döşenebilir.
b. MAHSURLARI :
1) Kimyevi tesislerden zarar görebileceği için izole yapmak icap eder.
2) Mal oluş fiyatı pahalıdır.(havai hatta göre)
3) Kullanılacak gerilime göre malzeme değişikliği.
27
Y tipi kabloların yapımında kullanılan gereçlerin harf olarak sembollerinin ve bu harflerin
anlamlarını görelim;
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
L: Lastik yalıtkan
K: Kağıt yalıtkan,
A: Alüminyum iletken
V: PVC termoplastik yalıtkan
U: Yarı iletken malzemeden yapılmış kılıf ve sargı
D:Dış örtü
S: Siper
SH: Her damar üzerinde siper
Ç: Çelik lamadan zırh
ÇÇ: Çapraz sarılmış, çelik zırh
Ş: Çelik şeritten zırh
P: Kurşun kılıf
R: Çelik yuvarlak telden zırh
M: Müşterek damar kılıfı üzerine konsantrik iletken, ekran
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
¾
MH:Her damar üzerinde konsantrik iletken
E: Polietilen(PET Termoplastik yalıtkan)
E3:Çapraz bağlamlı polietilen
O: Yuvarlak telden yapılmış sargı ve örgüler
OR: Galvanizli yuvarlak çelik tellerden yapılmış zırh
s : Daire dilimli kesitli iletken
ş : Sıkıştırılmış iletken
ç : Çok telli iletken
k : Korozyona dayanıklı
tk: Sıcağa ve korozyona dayanıklı
Vk: Aleve ve korozyona dayanıklı
p: Pasa dayanıklı
e : Emdirilmiş (emprenye)
d : Yuvarlak iletken
ç: Çok telli iletken
i: İplik sargı
28
ÖRNEK: 1.
Sembolü YVMV 3x70 ç/35 0,6/1 KV
olan bir yer altı kablosunun manası :
Y: Ağır işletme şartları için sabit tesislerde kullanılan yeraltı kablosu
V: Yalıtkan kılıf termoplastik ( PVC )
M: Konsantrik iletkenli
V: Konsantrik iletkeni üzerinde termoplastik yalıtkan kılıf ( PVC )
3: Üç damarlı
70: 70 mm2 kesitli
ç: Damar iletkeni çok telli
35: Konsantrik iletkeni 35 mm2 kesitli
0,6/1 KV: 0,6-1 KV’ lik kablo olarak anlaşılmaktadır.
ÖRNEK: 2.
Sembol :
Y:
L:
L:
3:
10:
ç:
U:
YLL 3x10 ç 0,6/kv
Yalıtkan kılıfı ve yalıtkan korucu kılıf lastikten,
Orak kılıflı ,
Lastik yalıtkan
Üç damarlı
İletken kesiti 10 mm2 ve daire biçimli
Damar iletkeni çok telli
/ U = 0,6/1 KV’luk
“Y” – Kablosu
ÖRNEK: 3.
Sembolü YVMV 3x70 ç/35 0,6/1 KV olan bir yer altı kablosunun manası :
Y: Ağır işletme şartları için sabit tesislerde kullanılan
V: Yalıtkan kılıf termoplastik ( PVC )
M: Konsantrik iletkenli
V:
3:
70:
Ç:
35:
0,6/1 KV:
Konsantrik iletkeni üzerinde termoplastik yalıtkan kılıf ( PVC )
Üç damarlı
70 mm kesitli
Damar iletkeni çok telli
Konsantrik iletkeni 35 mm2 kesitli
0,6-1 KV’ lik kablo olarak anlaşılmaktadır.
29
ÖRNEK: 4.
Sembol : YLL 3x10 ç 0,6/kv
Y:
Yalıtkan kılıfı ve yalıtkan korucu kılıf lastikten,
L:
Orak kılıflı ,
L:
Lastik yalıtkan
3:
Üç damarlı
10:
İletken kesiti 10 mm2 ve daire biçimli
ç:
Damar iletkeni çok telli
U:
/ U = 0,6/1 KV’luk
“Y” – Kablosu
ÖRNEK: 5
Sembol : YLLŞD 4x10 ç 0,6/1 kV
Y:
Yalıtkan kılıflı
L:
L:
Ş:
D:
4:
10:
ç:
U:
Yalıtkan korucu kılıf lastikten
Ortak kılıflı
Çelik zırhlı
Dış korucu sargılı
Dört damarlı
İletken kesiti 10 mm ve daire biçimli
Damar iletkeni çok telli
/U = 0,6/1 kV’luk
“Y” – Kablosu
30
“Y” KABLOLARNIN ÇEŞİTLERİ
Kullanılma maksadına göre;
• Enerji kabloları
• Sinyal ve kumanda kabloları
Kullanılan iletken maddeye göre ;
• Bakır iletkenli “Y” kabloları
• Alimünyum iletkenli “Y” kabloları
Kullanılan yalıtkan maddeye göre (ts’212’e göre);
• Lastik iletkenli (1Kv)
• Termoplastik yalıtkanlı (10 Kv) TS 130
• Kağıt yalıtkanlı
• Kauçuk veya plastik izolasyonlu
Kablonun çalışacağı gerilime göre;
• Alak gerilim kabloları
• Yüksek gerilim kabloları
Kablolarda kullanılan sıvı ve gazlara göre;
• Basınçlı – yağlı kablolar
• Basınçlı – gazlı kablolar
Damar sayısına göre;
• Tek damarlı kablolar
• Çok damarlı kablolar
Kesit şekillerine göre;
• Dairesel kesitli
• Daire dilimli (sektör kesitli)
Yapılan takviyeye göre;
• Takviyesiz kablolar (Termoplastik kablolar)
• 2.Demir şeritle takviyeli kab. (kağıtlı ve termoplastik kab)
• 3.Yassı ve yuvarlak tellerle yapılan takviyeli kablolar
• 4.Konsantrik kablolar
31
“Y” KABLOLARININ KULLANMA YERLERİ
1. Ağır işletme şartlarına dayanıklı, mekaniksel ve kimyasal etkilerin bulunduğu yerlerde
(mesela maden ocakları, enerji santralleri, fabrika, hastane, okul vb. )
2. Büyük güçlü kuvvet dağıtım ve aydınlatma tesislerinde
3. Toprak altı kanallarda, duvarlarda, deniz suyu ve tatlı sularda.
4. Santrallerde
5. İç tesisat tablo bağlantılarında
6. Dış tesisat alçak gerilim ve yüksek gerilimde.
32
33
34
PROTOTHEN-X KABLOLARIN YAPISI
35
Gelişme,yerleşme ticaret ve endüstri merkezlerinde 10-15 ve 35 kV’luk şebeke tesislerinde
modern kablo teknolojisinden faydalanılmaktadır.Bu teknolojik gelişme,randıman,işletme
emniyeti ve kullanım esnasında sağlanan enerji tasarrufu ile çaprazlı polietilen izoleli siemens
PROTOT HEN-X kablolarında en iyi şekilde değerlenilmektedir.
Özellikleri:PROTOTHEN-X enerji kablolarında üstün vasıflı bir izolasyon maddesidir.
Mükemmel elektriki ve termik özellikleri sebebi ile bilhassa yüksek gerilim kablolarının
izolasyonu için kullanılır.
PROTOTHEN-X organik peroksit katkısı ile yüksek moleküllü saf polietilen'den imal
edilir. İç iletken tabaka,PROTOTHEN-X izolasyon ve dış iletken tabaka üçlü enjeksiyon
kafasıyla bir defada iletkenin üzerine püskürtülür. Bu sistem sayesinde izolasyon tabakası ile
iletken tabakalar arasında elektriki boşalmalara sebebiyet verebilecek boşluklar ve yabancı
maddelerin kalması tamamen önlenmiş olmakta ve tabakaların birbiri ile kaynaşarak tam ve
devamlı birleşmeleri temin edilmektedir.
Kablonun imalatı sırasında PROTOTHEN-X belirli bir basınç ve sıcaklık altında vulkanize
edilir. Böylece molekül zincirlerin arasında çok sayıda çapraz bağlantılar gerçekleşir. Bu çapraz
bağlantılar PROTOTHEN-X ‘in üstün özelliklerini belirler.
En üstün özellik malzemenin yüksek termik dayanıklılığıdır. Büyük sıcaklık farklarında dahi
mekaniki ve elektriki değerler hemen hemen sabit kalırlar. Bundan dolayı PROTOTHEN-X
izoleli kablolarda, devamlı işletme için iletken sıcağı 90oC ‘ye kadar müsaade edilmiştir. Bu
36
değer kağıt izoleli kablolarda 65 oC ‘dir.PROTOTHEN-X izoleli kabloların daha fazla
dayanmaları,bunların aynı kesitte kağıt izoleli yağlı kablolara göre daha fazla akım taşımalarına
imkan vermektedir. Aynı özellik dolayısı ile kısa devrede iletken sıcaklığı 250 oC kadar
yükselmesi kabloya zarar vermediğinden bu kablolar 155 oC iletken sıcaklığına tahammül
edebilen kağıt izoleli yağlı kablolara nazaran kısa devre halinde de daha dayanıklı olup büyük
bir üstünlük gösterirler.
Çok düşük ve bütün işletme sıcaklıklarında sabit kalabilen di elektrik kayıpları sebebi ile
PROTOTHEN-X kabloları bilhassa yüksek gerilim kablosu olarak kullanılmaya son derece
uygundurlar. Bu özellik PROTOTHEN-X kablolarına diğer tip kablolara karşı üstünlük sağlar.
PROTOTHEN-X ‘in kimyevi etkenlere karşı iyi bir dayanıklılığı vardır.Bünyesinde su
emmesi ve geçirgenliği çok düşük olduğundan,diğer kablo tiplerinde muvaffakiyetle kullanılmış
olan PROTODUR-dış kılıf izolasyonu ile her türlü ortam şartları için uygundur.
37
ALÜMİNYUM İLETKENLİ POLİETİLEN YALITKANLI HAVAİ HAT ENERJİ
KABLOLARI
Enerji kullanım alanlarının gelişimi enerji dağıtımını ön plana çıkarmış. Bunların
sonucu enerji dağıtım hatları çok önemli bir konuma gelmiştir. Tam alüminyum iletkenler
yumuşak, yarı sert, sert ve alaşımlı olarak üretilebilir.Alçak mukavemete
dayanıklı(ASC)iletkenler orta ve alçak gerilim dağıtımında kullanılır. Daha fazla mekanik
dayanıklılık istenirse alaşımlı alüminyumla yapılabilir.(AASC)çelik özlü iletkenler yüksek
mekanik dayanıklılık ve korozyona karşı galvaniz kaplı çelik özlü olarak yüksek voltaj taşıma
amaçlı kullanılırlar.
Çevreciliğin bir prensip haline geldiği günümüzde hat çekerken ağaçların kesilmesini doğanın
katledilmesini önleyen emniyetli, hafif ekonomik bir alçak gerilim havai hat enerji kablosudur.
Yapısı:
¾ Faz iletkenleri en sert hava şartlarına dayanıklı, özel polietilen ile kaplı.
¾ Nötr iletkeni aynı zamanda askı teli vazifesi gören bir(Al.Mg.Si.)alaşımıdır.
¾ Faz iletkenleri kendisinden bir üst kesit nötr askı teli etrafında bükülmüştür.
Kullanıldığı Yerler:
¾ Çıplak iletkenlerin yerine
¾ Alçak gerilim şebekelerinde
¾ Ev, apartman,köy,kasaba ve sanayi hatlarında
¾ Sokak aydınlatmalarında
38
ENERJİNİN BİR KABLO YERİNE BİRDEN FAZLA KABLO İLE TAŞINMASI
DURUMUNDA YAPILAN BAKIR TASARRUFU
1. Giriş
Kablo, elektrik enerjisini ileten iki cihazı birbirine bağlayan bir veya birden fazla damardan
oluşan bir materyaldir ve damar, iletken, kılıf, ekran, konsantrik iletken, zırh gibi katmanlardan
oluşur [1]. Günümüzde şehirlerin kalabalıklaşması ve enerji ihtiyacının günbegün artması
sonucunda yeraltı kablolarının kullanımını kaçınılmaz kılmaktadır. Yeraltı kabloları
kullanıldıkları gerilim grubuna göre izole edilirler[2],[3]. Kablolar toprak altında açık havada ve
su altında kullanılırlar. Şekil 1’de NYCY(YVMV), 0,6 / 1 kV’luk, enerji kablosunun prensip
şeması verilmiştir.
Şekil 1: NYCY 0,6 / 1 kV yeraltı kablosunun yapısı.
Kablolu enerji taşınması yerleşim bölgeleri için daha güvenlidir. Kablolar atmosferik olaylardan
etkilenmezler. Kablolar döşendikleri yerlerdeki kimyasal etkilere, su, rutubet ve hava
koşullarına dayanacak tipte seçilmelidir[4]-[5]. Pratikte bir çok kablo türü kullanılmaktadır.
Bunlar, güç kabloları, doğru akım kabloları, süper iletkenli kablolar, gaz yalıtımlı kablolar,
sodyum iletkenli kablolar, çok yüksek gerilim kabloları, deniz kabloları vb. Kablolar çeşitli
sınıflara ayrılmaktadırlar.
2. Kablo İletken Kesitinin Seçim Kriterleri:
Tesis maliyetinde kablolar en büyük paya sahiptirler. Kablolarda kesit seçimi büyük bir önem
taşımaktadır. Uygun olmayan kesit ısınma sonucunda hasar görür. Tesisin enerjisiz kalmasına
neden olur. Küçük kesitte yüksek gerilim düşümleri olur, cihazlar hasar görür. Büyük seçilmiş
kesit tesis maliyetinin artmasına neden olur. Optimal kesitin seçilmesinde büyük yararlar
mevcuttur. Uzun beslemeli sistemlerde gerilim düşümü en kötü hal olarak karşımıza çıkar. Kısa
ve yüklü tesislerde ise ısınma şartı karşımıza en kötü hal olarak çıkar. Bu kriterler dikkate
alınmadığında tesiste sık, sık arızalar baş gösterir. Sistemde enerjinin sürekliği sağlamakta
güçlükler çekeriz.
39
Enerji kablolarında yalıtım malzemesinin zarar görmemesi için taşınan akıma göre kesitinin
seçilmesi lazımdır. Döşemede normalden farklı ne kadar koşul varsa bu koşulların dikkate
alınması gerekir. Yükün çektiği hat akımı,
Ih =
P
3.U.Cos(ϕ)
…………. (1)
formülünden bulunur. Burada, U, fazlar arası gerilimi, Cos ϕ , tesisin güç faktörünü
göstermektedir. Tablo 1’den bu akım değerini taşıyacak iletken kesiti seçilir. Normal koşullarda
akım değiştirme katsayıları dikkate alınmaz.
Bir Kablo İçin Normal Koşullar:
•
Sıcaklığın yeraltında 20 0 C derece havada 30 0 C derece olması,
•
PVC yalıtkanlı kablo iletkeninde izin verilen sıcaklık derecesi 70 0 C derece olması,
•
Kabloların yeraltında eksen itibarı ile döşeme derinliği h=70 cm olması,
•
Kablonun döşendiği yerde dolgu malzemesi olarak ince elenmiş kum kullanılması,
kabloya yataklık eden kumun, kablonun 10 cm altına ve üstüne döşenmesi,
•
Kabloya yataklık eden malzemenin özgül ısı direnci σ E =100 ( 0 C .cm/ w) olması,
•
Kablonun 10 cm üstüne, yan yana döşemede araya ve üste yerleşim pozisyonuna uygun
tuğla kullanılması,
Bu koşullardan biri veya birkaçının sağlanmadığı durumlarda akım değiştirme katsayılarının
dikkate alınması gerekir. Koşullar normalden farklı ise hattan çekilen akımın değeri,
I 'h =
Ih
……………. (2)
k 1 .k 2 .k 3 ....k n
formülünden bulunur. k 1 , k 2 ,…..k n , koşulların normalden farklı olması durumunda akım
değiştirme katsayılarını göstermektedir.
Kablolar yeraltında veya havada tertip türlerine göre taşıyabildikleri akım değerleri
çizelgelerde verilmiştir. Tablo 1’de yer altında kullanılan kabloların taşıyabileceği akım
değerleri verilmiştir.
40
Tablo 1 :Enerji kablolarının (0.6/ 1 KV) yer altında yüklenebilecekleri akım değerleri (normal
şartlarda). En yüksek iletken sıcaklığı 70 0 C derece.
Anma Kesiti
(mm 2 )
Tel Sayısı
(Ad)
İletken çapı
(mm)
Yalıtkan kılıf Dış Kılıf Et Akım Taşıma
et kalınlığı
Kalınlığı
Kapasitesi
(mm)
(mm)
(A)
2*2.5
1
1.80
0.9
1.8
41
2*4
1
2.26
1.0
1.8
53
2*6
1
2.80
1.0
1.8
66
2*10
1-7
4.1
1.0
1.8
88
3*2.5
1
1.80
0.9
1.8
36
3*4
1
2.26
1.0
1.8
46
3*6
1
2.80
1.0
1.8
58
3*10
1-7
4.1
1.0
1.8
77
4*2.5
1
1.80
0.9
1.8
36
4*4
1
2.26
1.0
1.8
46
4*6
1
2.80
1.0
1.8
58
4*10
1-7
4.1
1.0
1.8
77
4*16
1-7
5.2
1.0
2.0
100
3*25+16
7
6.4
1.5
2.0
130
3*35+25
7-19
7.7
1.5
2.0
155
3*50+25
19
9.2
1.5
2.2
185
3*70+35
19
11
1.5
2.2
230
3*95+50
19
12.7
1.6
2.4
275
3*120+70
37
14.4
1.6
2.6
315
3*150+70
37
16.1
1.8
2.8
355
3*185+95
37
18
2.0
3.0
400
3*240+120
61-37
20.5
2.2
3.2
460
3. Enerjinin Bir Kablo Yerine Birden Fazla Kablo İle Taşınması
Enerjinin bir kablo yerine birden fazla kablo ile taşınması durumunda (1) denkleminden bulunan
akım değeri kablo adedine “n” bölünür. Enerjinin bir kablo yerine birden fazla kablo ile
taşınması durumunda,
I=
41
Ih
………… ………..(3)
k.n
formülünden bulunur. Burada, I h , hat akımını, k, kanal içinde birden fazla kablo döşenmesi
durumunda akım değiştirme katsayısını, n, kablo adedini göstermektedir. Tablo 2.1’den bu akım
değerini taşıyan kesit değeri bulunur. Kablonun döşeme şartları normalden farklı ise,
I 'h
……………………….(4)
I=
n
formülünden bulunur. Burada, I 'h , normalden farklı koşullarda hat akımını, n, kanal içine
döşenecek kablo adedini göstermektedir. Bu akım değerini karşılayan kesit Tablo 1’den seçilir.
Tablo 2’de aynı kanal içine birden fazla kablo döşenmesi durumunda akım değiştirme
katsayıları verilmiştir. Kablolarda kullanılan bakır ağırlığı,
G 1 = S1 . L. λ ………………………………..(5)
formülünden bulunur. Burada, G1, kullanılan bakır ağırlığını, S1, iletken kesit alanını, L,
kablonun uzunluğunu,λ , bakırın özgül ağırlığını göstermektedir.
İletken çapı artıkça iletken ağırlığı karesel bir şekilde artmaktadır. Enerjinin birden fazla kablo
ile taşınması durumunda bakır ağırlığı,
G 2 = S 2 .L . λ
……………………………. (6)
formülü ile hesaplanır. Burada, G2 , kullanılan bakır ağırlığını, S2, iletken kesit alanını
göstermektedir. Bu durumda yapılan bakı tasarrufu,
G Fark = G 2 − G 1 ……………………..…… (7)
Formülü ile bulunur. Kaliteli enerji gerilimi, frekansı sabit harmonik oranı standartlarca kabul
edilen seviyelerde olan uygun kablo kesitli ve sonsuz güçlü şebekelerle mümkündür.
Tablo 2 : Kanal İçinde Kablolara Ait Akım Değiştirme Katsayısı
Kablolar
Arası Kanaldaki Kablo Sayısı (Ad)
Uzaklık (cm)
2
3
4
5
6
8
10
0
0,79
0,69
0,63
0,58
0,55
0,50
0,46
7
0,85
0,75
0,68
0,64
0,60
0,56
0,53
25
0,87
0,79
0,75
0,72
0,69
0,66
0,64
42
4. Sayısal Uygulama
Talep gücü 90 kW, olan bir tesiste güç faktörü Cos ϕ = 0.85’tir. Bu tesisin enerji ihtiyacı yer
altı kablosu ile sağlanacaktır. (Tesiste talep faktörü 1 olarak alınacaktır.)
a) Şartların normal olması durumunda yer altı kablosunun iletken kesitini bulunuz.
b) Enerjinin iki adet kablo ile taşınması durumunda yer altı kablosunun kesitini bulunuz.
c) Her iki durumda kullanılan bakır ağırlığı ile bakırda yapılan tasarrufu bulunur.
Şekil 4: Tesisin yer altı kablosu ile beslenmesi
Çözüm:
a) Enerji Bir Tek Kablo İle Taşınması Durumunda İletken Kesiti,
(1) denkleminden hat akımı,
Ih =
90.000
= 160.87 (A )
3.380.0,85
olarak bulunur. Tablo 1’den bu akımı taşıyan iletken kesiti,
NYCY 3*50+25rm;
0,6 / 1 kV
olarak bulunur. Bu kabloda R,S,T, fazları 50
mm2 kesitinde, nötr iletkeni 25 mm2
kesitindedir. Şekil 5’de kablonun döşenmesi
gösterilmiştir.
Şekil 5: Enerjinin kablosunun döşenmesi
43
Tesise ait prensip şeması Şekil 6’da verilmiştir.
Şekil 6: Enerjinin bir kablo ile taşınması
b) Enerjinin İki Kablo İle Taşınması Durumunda İletken Kesiti,
Tablo 2’den (k=0,85 bulunur). (2) denkleminden hat akımının değeri,
I=
160.87
= 94.63 (A)
0,85 * 2
olarak bulunur. Tablo 1’den bu akım değerini taşıyan kablo kesiti,
2*(NYCY 4*16 rm; 0,6 / 1 kV)
olarak bulunur. Kabloların döşenmelerine ait prensip şeması Şekil 7’de verilmiştir.
Şekil 7: Kanal içine iki kablonun döşenmesi
44
Tesisin prensip şeması Şekil 8’de verilmiştir.
Şekil 8: Enerjinin iki kablo ile taşınması
c) Kullanılan bakırın ağırlığı (bakırın özgül ağırlığı λ = 8,89.10 −3 kg / cm 3 ) ,
Enerji bir kablo ile taşındığında kullanılan bakır ağırlığı (5) denkleminden;
G = S. L. λ
G=(3*50+25). 10
−2
2
.120. 10 .8,89. 10
−3
= 186.69 (kg)
Enerji iki adet kablo ile taşındığında kullanılan bakır ağırlığı (6) denkleminden,
G=2.(4*16). 10
−2
2
.120. 10 .8,89. 10
−3
= 136.55 (kg)
olarak bulunur. (7) denkleminden yapılan bakır tasarrufu,
G Fark = 186.69 − 136.55 = 50.14 (kg )
olarak bulunur.
5. Sonuç olarak:
Enerjinin bir kablo yerine birden fazla kablo ile taşınmasında işletme emniyeti ve ekonomiklik
bakımından birçok faydalar vardır. Bu faydalar:
1. Büyük güçlerin, büyük kesitli bir kablo yerine, eşit kesitli ve birden fazla kablo ile
taşınması daha ekonomiktir.
2. Bu durum işletme emniyeti bakımından da daha güvenlidir. Büyük kesitli bir kablo
kullanıldığında kablodaki bir arıza durumunda enerjinin tümü kesilir. Birden fazla kablo ile
enerji taşındığında kabloların birkaçında arıza olsa dahi enerjinin tümü kesilmez. Enerjinin
sürekliliği açısından bu durum önemlidir.
45
İLETKEN BAĞLANTILARI:
İletkenlerin bağlantılarında, iletkenlerin kesilmesi ve yalıtkanının soyulmasını, bükülmesini.
ek yöntemlerini, terminallere bağlantısını ve kablo pabucu takılmasını inceleyeceğiz.
İletkenlerin Kesilmesi:
İletkenler genellikle 100 metrelik toplar halinde üretilir, dolayısıyla iletkenleri
kullanacağımız zaman kesmek gerekirse,, kesme işlemim çeşitli aletlerle iş güvenliği kurallarına
uygun yapmamız gerekir.
İletkenlerin kesilme yöntemleri şunlardır;
•
Pense ile: İnce. örgülü, bükülü iletken ve kabloların kesilmesinde kullanılır.
•
Yan keski ile: İnce, örgülü bükülü iletken ve kabloların kesilmesinde kullanılır.
•
Hidrolik kesine pensesi veya demir testeresi ile: Kalın kesitli iletken ve kabloların
kesilmesinde kullanılır.
46
İletken Üzerindeki Yalıtkanın Soyulması:
Elektrik tesisatlarında kullanılan iletkenlerin üzeri yalıtkan kaplıdır. İletkenler ekleneceği
veya bir yere bağlanacağı zaman, üzerindeki yalıtkanın soyulması gerekir. İletken ve kabloların
üzerindeki yalıtkanın çıkartımı ve eğer iletkende oksit tabakası oluşmuşsa temizlenmesine
iletkenlerin soyulması denir. İletkenlerin üzerindeki yalıtkanın çıkartımı sırasında, iletkenin
zedelenmemesine ve gereğinden fazla soyulmamasına çok dikkat edilmelidir. İletkenlerin
soyulmasının yapılmasında; yan keski, kablo soyma pensi, çakı kullanılmaktadır.
İletkenlerin Bükülmesi:
İletkenlerin tablo, pano montajında ve uç kısımlarının, soyulduktan sonra kullanım yerlerine
bağlanması için bükülmeleri gerekebilir. Bükülme işlemlerinde genellikle ince iletkenler için
kargaburun, kalın iletkenler için pense kullanılır. Bükülecek iletken büküm noktasından (iletken
illetlideki yalıtkanın zedelenmemesine dikkat edilmeli) sıkıca tutulduktan sonra istenen açıda
bükme gerçekleştirilmelidir.
47
İLETKENLERİN EKLENME METOTLARI
Elektrik tesisatlarında iletkenlerin kısa gelmesi veya düz giden bu hattan enerji almak
gerektiğinde ekleme işlemi yapılır. Ekleme işlemi yapılırken iletkenler değişik metotlarla
birbirleri üzerine sarılır. Genellikle ince kesitli iletkenler el, pense veya kargaburun ile sarılarak
kalın kesitli iletkenlerin eklenmesi ise klemenslerle yapılır. Boru içerisinde kesinlikle ek
yapılmamalıdır. Ekleme işleminden sonra temasın iyi olması için lehimlenebilir, ek yeden
izolebant ile yalıtılmalıdır.
Düz Ek:
Genellikle ince kesitli iletkenlerde el, pense ve kargaburun kullanılarak yapılır. İletkenin tek
damarlı veya iki damarlı olması ekin yapım şeklim değiştirmez.
Ancak iki damarlı iletkenle yapılan ekte damarlardaki ek yerleri çakışmamalı ve ekleme
işleminden sonra üzerleri izolebantla sarılmalıdır. Düz ekte dikkat edilecek husus, ek yerinin
sağlam ve sıkı olmasıdır. Gevşek olarak yapılan eklerde hem ek yen açılır, hem de iletkenlerde
temas zayıf olur ve ark oluşur.
Düz Ek Yapımı İşlem Sırası:
•
Eklenmek üzere seçtiğiniz iletkenlerin uç kısımlarından 30 mm'lik kısmı soyarak
açınız.
•
İletkenleri açık kısımlarını üst üste getirerek çapraz şekilde tutunuz (Resim 1.20.a).
•
İletkenler çapraz dununda iken 1/3 oranında tutulmasına dikkat ediniz.
•
İletkenleri kesişine noktalarından birini diğerinin üzerine 90°lik bir açı ile bükünüz.
•
Bükme işlemine, bir iletkenin tamamı diğer iletkenin üzerine sarılana kadar devam
ediniz (Resim 1.20.a-b.).
•
Diğer iletkeni, birinci iletkenin üzerine bu kez ters yönde ve aynı şekilde sarınız.
•
Bükme işlemini yaparken üzerine iletken sarılan bölümün eğilme ve burulma
yapmamasına ve sıkı sarılmasına dikkat ediniz.
•
Uç kısımlarında fazlalık varsa, sarılan iletkene zarar vermeden fazlalık kısmı dikkatlice
kesiniz. İsinizin düzgünlüğünden emin olduktan sonra yalıtınız. Ek yapılacak
iletkenlerin, yalıtkanının aynı renk olmasına dikkat edilmelidir.
48
49
Çok telli iletkenlerin yalıtkanını soyar iken iletkenlerin kopmamasına dikkat edilir, çift düz
ek yapımında da iki ek yerinin karşılıklı gelmemesine dikkat edilir (Resim 1.22.). Ayrıca kablolar
ek mufları ile de ekleme yapılabilir (Resim 1.23).
T – Ek:
Alçak gerilim havaî hatlarında ve iç tesisatta çekme kuvveti az olan yerlerde kullanılır. Havaî
hatlarda klemens ile ekleme yapılırken iç tesisatta buat içerisinde klemens ile veya sarılarak
yapılır. Eğer çekme kuvveti fazla ise düğümlü T ek yapılır. T ek yapılırken iletken izolesinin
zedelenmemesine dikkat edilmelidir. Ekten sonra ek yerinin ızolebant ile yalıtılması gerekir.
T ek yapımı işlem sırası
1. Seçtiğiniz iki tekli iletkenden birinin ucunu istenen ölçüde soyarak açınız.
2. İkinci iletkenin ek alınacak yerinden 30 mm lik bir bölümünü soyarak açınız.
3. Birinci iletkeni. T ek alınacak iletkenin üzerine dik olarak ve izoleli kısmını iyice
yaklaştırarak tutunuz (Resim 1.24.e. bakınız).
50
4. İletkeni bükerek sarınız, ekin sıkı şekilde olmasına dikkat ediniz.
5. Sarma işlemi tamamlandıktan sonra; bükülen iletkende fazlalık kalırsa, fazlalığı keserek
kaldırınız ve ek yerini izolebantla yalıtınız.
Çift T Ek: Düz giden hatlardan iki farklı yöne ek almak için kullanılan bu yöntemdir. Ek alınan
iletkenlerin soyulmuş, kısımları, ek alınacak iletken üzerinde farklı ya da aynı yönlere
sarılabilir. Çift T ek yapıldıktan sonra ek yerinin iletkenliğini ve dayanımını arttırmak için
lehimlenebilir, ek yerinin izolebantla yalıtılması gerekir.
51
Özel Ekler:
Genellikle dış tesisatta kalın kesitli iletkenler klemens ve boru ile eklenir. Alçak gerilimli iç
tesisatlarda ise klemens bulunmadığı yerlerde veya iki iletkenin aynı yere bağlanması
gerektiğinde fare kuyruğu ve geçmeli tip ekler yapılır.
Kleıneııs Eki:
Klemens, kabloların bağlantı ve ek gerecidir. Plastik, porselen ve metalden yapılan çeşitlen
vardır. Çeşitli boyutlarda yapılmaktadır, iletkenlerin kalınlığına göre büyüklüğü seçilmelidir.
İnce kesitli iletkenler daha iyi elektriki temas sağlanması için, kalın kesitli iletkenler sarılarak
eklenmesi zor olduğundan klemenslerle eklenir. Aynı kesitte olmayan iletkenlerin eklenmesi
uyumsuzluğa neden olur. Aynı veya farklı kesitteki iletkenler klemens kullanılarak eklendiğinde
iletkenler arasında daha sıkı bir irtibat sağlanır. Klemensle ekleme yapılırken iletkenlerin
klemens boyuna göre yeterli miktarda açılmasına ve uygun büyüklükte klemens kullanılmasına
dikkat edilmelidir. Ayrıca ince iletkenlerin dayanımını arttırmak için birkaç kez katlanmalı ve
klemens vidasının tam altına gelmesi sağlanmalıdır. Klemensin sıkıştırma vidaları yeterince
sıkıştırıldıktan sonra, klemens dışına taşan açık uçlar varsa kesilerek kaldırılmalıdır.
52
Kleınensle ek yapımı işlem sırası:
1. Eklemek üzere seçtiğiniz uygun klemens ve iletkenleri inceleyerek, iletkenlerin ucunu
klemensin boyunu geçmeyecek şekilde soyarak açınız ve bükünüz.
2. İletkeni klemense takmak için klemensin vidalarını gevşeterek iletkenin
geçeceği kadar boşluk açınız.
3. Uçları açılmış (aynı kesitte) iletkenlerin tamamı klemensin içinde olacak şekilde
karşılıklı yerleştiriniz.
4. Gevşetilen klemens vidalarını iyice sıkınız.
5. Çeşitli kesitlerdekı tek ve çok telli iletkenleri değişik klemens terle aynı şekilde
ekleyiniz.
İletkenlerin Terminallere Bağlanması:
Yalıtkanı soyulmuş olan iletken uçları, bağlantı yerinin (terminalin) özelliğine göre
şekillendirilir. Vidalara bağlanacak tek telli ve çok telli iletkenler, vida çapına göre kargaburnu
ile bükülür. İletken ucu vida çapına uygun olarak kıvrıldıktan sonra meydana gelen halka ucu
kapatılır ve iletkene dokundurulur. Daha sonra içerisine, alt ve üst kısımlarına pul veya rondelâ
konularak vida geçirilir. Bu sırada iletkenin vidaya saat ibresi yönünde sarılmasına dikkat
edilmelidir. Çok telli iletkenler vida içerisine geçirildikten sonra uç kısımları lehimlenmeli veya
tel ile sarılmalıdır.
53
Kablo Pabucu Takılması:
Kalıtı kesitli ve çok telli iletkenlerin cihazlara bağlantıSI çoğu kez mümkün olmaz.
Kablo pabuçları değişik tipte ve değişik boy ela yapılmaktadır. Çok telli ve kalın kesitli
iletkenlerin uçlarına, bağlamadan önce kablo pabucu takılır. Kablo pabucu, mekaniki ve
elektriki bakımdan iyi bir bağlantı sağlar. Bağlantı sırasında iletkenlerin çıplak kısımlarının
pabuç dışında kalmamasına dikkat edilmelidir. Gerekirse üzerine takılan iletkenle birlikte
lehimlenerek bağlantı mukavemeti arttırılabilir.
54
Kablo pabucu takılması işlem sırası:
1. Elinizdeki iletkene uygun kablo pabucunu seçiniz.
2. İletkenin ucunu kablo pabucuna geçecek kadar uygun boyutta soyunuz, gerekirse
iletkeni fırça ile temizleyiniz.
3. İletkenin soyulmuş, ucunu kablo pabucundaki yerine geçiriniz.
4. Kargaburnu veya pense kullanarak (büyük kesitli iletkenlerde pabuç sıkma aleti
kullanarak) kablo pabucunu sıkıştırınız. Kesinlikle çekiç, tornavida vb. aletlerle vurarak
pabucu sıkmayınız.
5. Kablo pabucunda fazla iletken varsa dikkatlice keserek kaldırınız, sıkıştırılmış iletken
gerekirse lehimleyiniz.
İletkenlerin Yalıtılması:
İletkenler eklendikten sonra çıplak olan ek yerlerinin birbirine dokunarak kısa devre
olmaması için ve herhangi bir harici dokunmaya karşı mutlaka yalıtılması gerekir. İç tesisatta ek
yerlerinin yalıtılmasında izolebant. sargıların ek yerlerinin yalıtılmasında ise makaron kullanılır.
İzolebant ile yapılan yalıtma işleminde sarma işine. yalıtkan kısmın üzerinden başlanır ve
ızolebantın üst üste gelmesi sağlanarak ek yerinin üzeri tamamen sarılır. Ek üzerindeki izolebant
kalınlığı, kullanılan gerilime göre değişir.
55
KABLO DÖŞEME MALZEMELERİ
Tesîsat Boruları ve Ek Parçaları:
Görevi: Elektrik tesislerinde alıcılar ile enerji kaynağı ve kumanda araçları aracındaki bağlantı,
iletkenlerle saplanmaktadır Devrenin çalıştığı sürede kablolarda çevreye, tehlikeli olabilecek
enerji geçişi vardır. Bu tehlikeli durumun ortadan kaldırılması için, kablolar boru ve parçaları
içine alınır. Boru ve parçaları da tesisin yapılacağı ortama uygun özellik ve şekillerde çeşitli
gereçlerden yapılır.
Tesisat Boru Çeşitleri ve Ek Parçaları:
Tesisat boruları,
¾ Düz borular
¾ Bükülgen borular olmak üzere ikiye ayrılır.
Tesisat;
¾ Boru ek parçaları,
¾ Dirsek
¾ Muf olarak adlandırılmaktadır.
Düz Borular:
Sert termoplastikten (PVC) veya sacdan yapılmıştır. Günümüzde PVC (plastik) alev almayan
borular tesisatlarda kullanılmaktadır. PVC borular aşınmaya ve korozyona dayanıklıdır. PVC
borular, çeşitli boyda ve çaplarda üretilir (8-14-18-26-37 mm). PVC boruların yön değiştirdiği
yerlerde dirsekler, boruların kısa geldiği yerlerde ek parçası (muf) kullanılır. Eski tesisatlarda
sıva üstü tesisatlarda bergman (yumuşak çelik sacdan. içi ziftli kartonla yalıtılmış boru), sıva altı
tesisatlarda peşel (çelik sacdan, içi yalıtkansız boru) borular kullanılıyordu.
56
Bükülgen Borular:
Bükülgen (spiral) borular metal ve yalıtkan (PVC) gereçlerden yapılır. Hareketli, bükülgen,
çarpma ve vurma tehlikesi olan yerlerde kullanılır. Çeşitli çaplarda ve boyda üretilir (Spiral boru
standart çapları 9-11-14-18-26—32—37 mm ).
KANALLAR
Görevi:
Bina içerisinde sıva altı tesisat döşenip tamamlandıktan sonra telefon, bilgisayar, asansör,
televizyon, seslendirme ve bildirim tesisatları, kuvvet tesisatları yapılmaktadır. Bu tesisatlar
sıvanın üzerine ve değişik şekillerde döşendiğinden özellikle iç dekorasyonun düzenli
Görünümünü bozar. Bunun için sonradan döşenen elektrik tesitatları özel taşıyıcılar
kullanılarak, dekoratif görünümle uyumlu hale getirilmiştir.
57
Çeşitleri ve Ek Parçaları:
Kablo kanalları (PVC), kablo tavaları (sac), busbar kanal enerji dağıtım sistemi olmak üzere
genelde üç kanal çeşidi vardır.
Kablo Kanalı:
Genellikle seyyar tesisatların, dekoratif döşemelere uyumlu bu şekilde çekilmesini sağlar.
Çeşitli boyut ve renklerde genelde 2 m uzunluğunda yapılır. Pano tipi ve duvar tipi kanallar
mevcuttur. Ara bölme, iç köşe. dış köşe. T köşe, sonlama, priz montaj seti gibi ek parçalan
bulunur.
KABLO TAVALARI:
Kablo tavaları, özellikte havadan veya duvardan geçmesi gereken bir veya birden çok sayıdaki
kabloların emniyetli bir şekilde ve bir arada taşınması için kullanılır. Bunlar çeşitli genişlikte ve
uzunlukta, delikli saclardan U profil şeklinde yapılırlar. Tavana özel aparatları ile asılarak,
duvara ise ayak bağlanarak monte edilir.
58
BUSBAR KANAL ENERJİ DAĞITIM SİSTEMİ:
Tavana monte edilen kanallar ile b aralı dağıtım sistemi olan busbar sistemi günümüzde yeni
geliştirilen enerji dağıtım sistemidir. Bu dağıtım sistemi aydınlatma, kuvvet ve hem aydınlatma,
hem de kuvvet tesisatı birlikte yapılabilmektedir. Busbar sisteminde, atölye içerisinde bulunan
makine ve tezgahların tamamına ulaşacak şekilde, içinde enerji taşıyan alüminyum veya bakır
baraların bulunduğu kanallar döşenir. Ayrıca hareketli makineler için troley sistemi ile hareket
halinde kesintisiz enerji sağlanmaktadır. Busbar kanallı sistemin değişik uygulama şekilleri ve
bunları uygulamaya yönelik, çeşitli yan gereçleri mevcuttur.
59
60
EK KUTULARI
Görevi: Elektrik tesisatlarında içerisinde iletkenler m eklendiği ve dağıtımlarının yapıldığı ek
kutularıdır (buatlar).
Çeşitleri: Günümüzde sıva altı ve sıva üstü tesisatta kullanılan buatlar PVC'den veya metalden
yapılmaktadır. 5-7 cm çapında ve değişik derinliklerde yuvarlak buatlar dışında, değişik
boyutlarda kare buatlar ve nemli yer buatlar bulunmaktadır.
Kasalar:
Anahtar ve prizlerin montajı için kullanılan gereçlerdir. PVC'den sıva altı ve sıva üstü olarak
imal edilir. Normal, norm (derin kasa), geçmeli ve alçıpan kasaları olarak çeşitleri vardır.
61
Kroşeler
Görevi: Kabloların, boruların duvar veya tavana tutturulmasına yarayan gereçlerdir. PVC veya
sacdan yapılır.
Kroşe Çeşitleri:
Kroşeler boru veya kabloların özelliğine ve çapına göre değişik büyüklüklerde üretilir. Plastik
veya sac kroşe, çivili kroşe. antigron kroşe, ray ve tandır kroşe (havaî hat iletkenlerinde
kullanılır) olarak adlandırılır. Antigron kroşeler en çok 30 cm aralıklarla dübellerle tutturulur.
Dübeller plastikten veya çelikten imal edilen, çeşitli boyutlarda yapılan vida tutturma gerecidir.
Çivili kroşeler ile kablo döşenmesi tavsiye edilmemektedir.
62
Kablo Bağı ve Spiralleri:
Plastik malzemeden yapılan, kilitli bağlar ya da spiral şeklindeki şeritler, kabloların bir arada
durmasını sağlar. Pano gövdesine yapışmaları için altlıkları da vardır. Çeşitli boyda ve kalınlıkta
çeşitleri vardır.
63
TOPRAKLAMA VE SIFIRLAMA
TOPRAKLAMA:
Topraklamanın Önemi:
Gerilim altında olmayan bütün tesisat kısımlarının, uygun iletkenlerle toprak kitlesi içerisine
yerleştirilmiş bir iletken cisme (elektrot) bağlanmasıdır. Topraklamanın amacı, elektrikli
alıcıları kullananların can güvenliğini sağlamak ve cihazların zarar görmesini önlemektir. Bütün
elektrik makinelerinin gövdeleri, boruların madem kısımları, kurşunlu kabloların kurşun
kılıfları, tablo ve benzerlerinin metal kısımları topraklanmalıdır.
Topraklama Çeşitleri:
•
Koruma,
•
İşletme,
•
Fonksiyon ve
•
Yıldırıma karşı topraklama olmak üzere dört çeşittir.
1. Koruma Topraklaması:
İnsanları ve canlıları tehlikeli dokunma gerilimlerine karşı korumak için işletme akım
devresinde bulunmayan iletken bu bölümün topraklanmasıdır. Cihazların gerilim altında
olmayan metal kısımlarının topraklanmayıdır.
64
2. İşletme Topraklaması:
İşletme akım devresinin bir noktasının, cihazların ve tesislerin normal işletilmesi için
topraklanmasıdır. Bir işyeri veya fabrikanın enerjisini sağlamak için çalışan trafonun veya
alternatörün yıldız noktalarının topraklanmasıdır. İki şekilde, dirençsiz ve dirençli işletme
topraklaması yapılmaktadır.
3. Fonksiyon Topraklaması:
Bir iletişim tesisinin veya bir işletme elemanının istenen fonksiyonu yerine getirmesi amacıyla
yapılan topraklamadır. Fonksiyon topraklaması, toprağı dönüş iletkeni olarak kullanan iletişim
cihazlarının işletme akımlarını da taşır.
4. Yıldırıma Karşı Topraklama:
Yıldırım düşmesi sonucunda işletme gereği gerilim altında bulunan iletkenlere atlamaları (geri
atlamalar) geniş ölçüde önlemek için işletme akım devresine ilişkin olmayan iletken bölümlerin
topraklanmasıdır. Yıldırım topraklaması sistemine paratoner de denir.
Paratoner sisteminde yakalama çubuğu vardır ve bu çubuk binaların en üst noktasına
monte edilir, bu çubuğa toprak iletkeni bağlanır ve bağlanan iletken toprak içindeki elektrota
tutturulur.
Topraklama Elemanları
Topraklama tesisinde kullanılan elemanlar; topraklama iletkeni, topraklayıcılar, topraklama
bağlantı elemanları ve zemindir.
Topraklama İletkeni:
Topraklanacak bir aygıtı veya tesis bölümünün bir topraklayıcıya bağlayan toprağın dışında ya
da yalıtılmış olarak toprağın içinde çekilmiş bir iletkendir. Çeşitli kalınlıkta yuvarlak, örgülü
veya yassı lama şeklinde bakır veya galvanizli iletkenden yapılmaktadır.
Topraklama iletkenlerinin en küçük kesitleri, elektrik tesislerinde topraklamalar yönetmeliğine
göre;
¾ Bakır: 16 mm2
¾ Alüminyum 35 mm2
¾ Çelik 50 mm2 olmalıdır.
65
Topraklayıcı (Topraklama Elektrodu) Çeşitleri:
Topraklayıcılar toprak ile sürekli temasta bulunduğu için korozyona karşı dayanıklı
malzemelerden olunmalıdır. Şerit, çubuk ve levha topraklayıcılar olmak üzere çeşitleri vardır.
Levha topraklayıcıların kullanılması pek tercih edilmemektedir. Ayrıca beton temeline gömülen
çelik ve çelik kazıklar veya diğer doğal topraklayıcılar topraklama tesisinin bir kısmı olarak
kullanılabilir.
Şerit Topraklayıcılar:
Şerit, yuvarlak iletken ya da örgülü iletkenden yapılan ve genellikle az derine gömülen
topraklayıcılardır. Bunlar uzunlamasına döşenebileceği gibi yıldız, halka, gözlü topraklayıcı ya
da bunların bazılarının bir arada kullanıldığı biçimde düzenlenebilir.
Çubuk Topraklayıcılar:
Boru yada profil çelikten yapılan ve toprağa çakılarak kullanılan topraklayıcılardır. Genellikle
çıplak bakır veya bakır kaplamalı çelikten yapılır. En az 0.5-1 metre derine gömülmelidirler.
Levha Topraklayıcılar:
Dolu ya da delikli levhalardan yapılan topraklayıcılardır. Bunlar genel olarak öteki
topraklayıcılara göre daha derine gömülür.
66
Yeni yapılacak binalarda temel topraklayıcı tesis edilmesi zorunludur.
Bağlantı Elemanları:
Klemens, pabuç ve diğer yardımcı bağlantı elemanlarından, oluşmaktadır. bakır ve galvanizden
yapılmaktadır.
Toprağın İzafi Direnci :
Mevsim değişikliklerinin geçiş direnci üzerindeki tesiri, büyük derinliklerde veya toprağın
içine tuz konması halinde daha azdır. Elektrotun etrafındaki dokunma yüzeyi donarsa geçiş
direnci 5 misline çıkar.
67
Çeşitli yerlerin izafi dirençleri aşağıdaki cetvelde gösterilmiştir.
Toprağın cinsi
İzafi (göreceli) Direnç (Ohm.xcm.)
0
Deniz veya tuzlu göl suyu 20 C'de 0.1 x 10 3 kadar
Nehir veya yer altı suyu 20 0C'de
0.4...........10x10 3
Nehir veya yer altı suyu 60 0C'de
0.2........5x103
Islak bataklık toprağı ve siyah tarla 1...........5x103
toprağı
Killi tarla toprağı
2............30x103
Kayada açılmış bir deliğin tarla, 15........30x103
çim veya
humus toprağıyla doldurulmuş şekli
Islak kumlu zemin
10.......16x103
Kuru kumlu zemin
50.......100x103
Çakıl
20.......400x103
Taşlı zemin
50........800x103
Kaya
106......1012 ohmxcm.
Toprak Direncinin Azaltılması İçin Alınacak Tedbirler:
Nem miktarının artırılması: Elektrotun etrafındaki toprağın nemi ırmak veya yeraltı
sularıyla arttırılır. Maksada en elverişli olanlar rutubet miktarını toprak ağırlığının %15-25'ine
kadar yükseltilmesiyle elde edilir; ve bu halde geçiş direnci yarı yarıya indirilmiş olur. Yalnız
temiz kum ve çakılda nemlilik kâfi görülmeyerek daima su bulundurulacaktır.
Tuz ilâvesi: Yukarıda tarif edilmiş maksada en elverişli nemlilik miktarına su ağırlığına
%1/2 oranında tuz ilâve edilecek olursa (bu tuz ilâvesi toprak ağırlığının %0.1 oranında
olacaktır) geçiş direnci %20 oranında azalmış olur. Sofra, kaya ve bakır sülfatı tuzları için aynı
rakamlar geçerlidir. Suyun tesiri ile tuz, elektrot civarında akıp gittiğinden yukarıdaki hesaplar
neticesinden çıkan tuz miktarının 3 misli doğrudan doğruya elektrotun yanına yedek olarak depo
edilmelidir. Göz önüne alınan, topraktan yağmur veya kar erimesi neticesinde kuvvetli su
akımları geçmesi muhakkak sayılarsa tuz ilâvesi hiç bir şeye yaramaz.
Çimli Humus ve Tarla Toprağı İlâvesi : Bu usulü taşlı, kayalı, çakıllı ve kumlu zeminlerde
kullanmak çok elverişlidir. Kükürtlü olduğu için kok kömürü kullanmak yasaktır. Odun kömürü
ilâvesi çok faydalıdır. Elektrodun kurşun veya çinko kaplaması gibi tedbirler toprak direnci
üzerine hiç bir tesir yapamaz. Yalnız paslanma tehlikesine karşı gelirler. Pas da elektrik akımını
iyi toprak kadar geçirir.
68
Serbest Su (Göl, nehir, havuz veya su birikintileri) : Bu hallerde elekrodun doğrudan
doğruya suyun içine değil, ıslak sahile konması daha iyidir. Diğer haller yukarıdaki izafi direnç
cetvelinde gösterilmiştir.
Elektrot Yüzeyinin Büyütülmesi: Elektrot yüzeyinin büyütülmesi ve elektrot adetlerini
arttırıp bunları birbirinden uzak yere koymak usulleri iyi netice vermez.
Toprak Direnci Düşürücü Kimyasal Tozlar Kullanmak :
(İsteğe bağlı bir uygulamadır.)
Kimyasal tozlar, iletkenliği çok kötü olan toprakların dahi direncini düşüren iyi bir
iletkendirler. Topraklama direnci her zaman istenilen değerlerde olmayabilir. Topraklama
tesisatının da görevini tam yapabilmesi için kullanılan bölgenin direnç değerinin belli standart
bir değerin altında olması gerekir. Bir toprakta elektrik akımının geçişini iyonlar sağlar. Eğer
toprakta bulunan iyonların sayısı az ise toprak büyük bir direnç gösterecek ve elektrik akımının
geçişi zorlaşacaktır. Bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak için iletkenliği artırıcı kimyasal
tozlar kullanılır. Kimyasal tozlar her türlü toprak çeşidinde (örneğin; kayalık, çakıllı ve kumlu
toprak gibi) topraklama direncini düşüren ve iletkenliğini artıran bir malzemedirler. Piyasada
çeşitli isimlerde bulunurlar.(GEM Tozu, Tam Tozu v.s.)
Kimyasal Tozların Genel Özellikleri:
•
Kullanıldığı yerde direnci sabit tutar.
•
Zamanla özelliğini kaybetmez.
•
Toprağın donma dayanıklılığını yaklaşık %10 artırır.
•
Periyodik olarak kontrol edilmeye ve yenilemeye gerek yoktur. Yani bakıma gerek
duymaz.
•
Kullanımı kolaydır.
•
Toprağın kuru veya ıslak olması önemli değildir.
•
Topraklama yapılacak alanın küçülmesini sağlar.
•
Topraklama elektrotunun sayısını azaltarak topraklama maliyetini düşürür.
•
Toprağa zararlı bir etkisi yoktur.
•
Yeraltı sularını kirletmez
3.2 - Uygun Değerde Geçiş Dirençleri:
Şartnameye göre yıldırımlık tesisatına bağlanmış havagazı ve su tesisatı şebekesi mevcut olursa,
umumi olarak en çok 0.1-2.0 ohm.’luk bir geçiş direnci mevcut olabilir. Böyle bir bağlantı
mevcut değilse 5-25 ohm.’luk bir direnç elde edilir ve bu halde en uygun direnç bu miktardır.
69
Yalnız son derece kötü şartlarda bu değer aşılabilir ve elde edilebilen direnç miktarı ile yetinilir.
Ancak bu gibi vaziyetlerde izolasyonsuz konmuş bağlantı iletkenleri bizzat şerit elektrotları gibi
çalışacak vaziyete getirilmek üzere, muhtelif elektrotlar birbirlerine bağlanacaktır.
Bu bağlantı iletkenleri, muhafaza altına alınacak binanın etrafında bir bina ihata elektrodu teşkil
edecektir. Ancak bu usul tatbik edilirse, etrafta mevcut ve daha iyi bir geçiş direnci olan toprağı
kullanarak, yıldırımlık tesisatındaki mevcut geçiş direncini azaltmak imkânları olacaktır.
SIFIRLAMA
Sıfırlama Yapım Nedenleri:
Gerilim altında olmayan bütün tesisat kısımlarının şebekenin sıfırlama hattına (topraklanmış
nötr hattına) veya ayrı çekilmiş koruma iletkenine bağlanmasıdır. Alternatör. trafo gibi
cihazların topraklanmış sıfır (nötr) noktalarından çıkan hatlara sıfır veya nötr hattı denir.
Topraklamaya göre daha kolay ve ucuz olan bu koruma şeklinde, elektrikli cihazda herhangi bir
kaçak olduğunda kısa devre meydana gelir ve sigorta atarak cihazın enerjisini keser. Yani
sıfırlama yapılmakla, gövdeye kaçak arızası kısa devreye dönüştürülerek sigortayı attırmak
suretiyle devrenin enerjisi kesilmiş olur. Masrafsız ve kolay uygulanmasının yanında,
sıfırlamanın birtakım sakıncaları da vardır.
Sıfırlamanın Sakıncaları:
Giriş faz nötr iletkenleri eğer yer değiştirilirse alıcılar üzerinde faz verilmiş olur. Normalde nötr
hattında enerji bulunmamalıdır; ancak şebeke hatlarının dengesiz yüklenmesi sonucu olarak nötr
hattında da enerji olabilir. Küçük değerdeki kaçaklar sigorta tarafından algılanmayacağı için
cihaza dokunan kişiler içinde her zaman potansiyel tehlike oluşturur.
70
TOPRAKLAMA BAĞLANTILARINA GÖRE ALÇAK GERİLİM ŞEBEKE TİPLERİ
TANIMLAR
Koruma iletkeni (PE): İşletme elemanlarının aktif olamayan bölümlerini:
- Potansiyel dengeleme barasına,
-
Topraklayıcılara,
Elektrik enerji kaynağının topraklanmış noktasına, bağlayan iletkendir.
Koruma iletkeni + nötr iletkeni (PEN): Koruma iletkeni ve nötr iletkeni fonksiyonlarını bir
iletkende birleştiren topraklanmış iletken.
Temel topraklayıcı: Beton içine gömülü, toprakla beton vasıtası ile geniş yüzeyli olarak
temasta bulunan iletken.
Topraklayıcının yayılma direnci : Bir topraklama tesisi ile referans toprak arasındaki direnç.
Topraklama gerilimi :Topraklama tesisi ile referans toprak arasında oluşan gerilim.
Dokunma gerilim : Topraklama geriliminin insan tarafından köprülenen bölümü
Potansiyel sürüklenmesi: Bir topraklama tesisinin yükselen potansiyelinin, bu tesise bağlı bir
iletken yolu ile uzak bir bölgeye taşınmasıdır.
Potansiyel düzenlenmesi: Bir topraklama tesisinin potansiyel dağılımını adım ve dokunma
gerilimlerini küçültmek için, düzenleyici elektrotlar yerleştirilmesi
71
Potansiyel dengelenmesi: İletken kısımlar arasında potansiyel farklarının ortadan kaldırılması.
Koruma iletkenleri ile iletken yapı kısımları arasında ya da yapı bölümleri arasında potansiyel
farklılıklarının giderilmesi amacı ile yapılan düzenlemeler.
Potansiyel dengeleme hattı (Eşpotansiyel kuşaklama): Potansiyel dengelemesini sağlamak
amacı ile kullanılan bağlantı iletkenleri.
Global topraklama sistemi: Yerel topraklama tesislerinin birbirlerine bağlanması ile elde
edilen topraklama sistemi. Böyle sistemler toprak arıza akımının bölünmesine yol açarak,
topraklama sisteminde topraklama geriliminin küçültülmesini sağlar.
Alçak gerilim şebekelerinde kullanılan topraklama bağlantısı çeşitleri şöyledir
Bağlantı şekillerini belirleyen isimlerde;
İlk harf trafonun sıfır noktasının toprakla bağlantı durumuna işaret etmektedir.
¾
¾
T Toprağa bağlı,
I Topraktan yalıtılmış.
İkinci harf ise cihazların toprağa bağlantı durumunu göstermektedir.
¾
¾
T Toprağa bağlı
N Sıfır hattına bağlı
Bu duruma göre üç ana sistem
•
T T,
•
T N,
• IT
şeklinde oluşmaktadır.
TN sistemin ise yine üç adet alt grubu meydana gelmektedir.
‹
‹
‹
TN-C,
TN-S,
TN-C-S
Aşağıda topraklama sistemleri sıra ile verilmiştir.
72
1. TN-C ŞEBEKE SİSTEMİ:
Bu sistemde tesisin akım taşımayan madeni kısımlarının koruma ve nötr iletkenleri
birleştirilerek şebekenin tamamında ortak bir iletken(PEN) olarak toprağa irtibatlandırılır.
2. TN-S ŞEBEKE SİSTEMİ:
Bu sistemde tesisin akım taşımayan madeni kısımları, PE koruma hattı üzerinden işletme
topraklamasına bağlanır. koruma ve nötr iletkenleri ayrı hatlar olarak çekilerek toprağa
irtibatlandırılır.
73
3. TN-C-S ŞEBEKE SİSTEMİ:
Bu sistemde koruma ve nötr iletkenleri tesisin bir bölümünde ayrı ayrı, bir bölümünde ise
tek bir iletken olarak çekilir.
4. TT ŞEBEKE SİSTEMİ:
Şebekenin yıldız noktası topraklanmıştır. Bu topraklamaya işletme topraklaması denir.
Tesisattaki sistemler(cihazlar) ise ayrı ayrı topraklanmıştır.
74
5. I T ŞEBEKE SİSTEMİ:
Bu sistemde şebekenin yıldız noktası toprağa karşı yalıtılmış veya yüksek bir direnç
üzerinden topraklanmıştır. Tesisattaki cihazlar da topraklanmıştır.
TN TİPİ ŞEBEKEDE UYGULANABİLECEK KORUMA YÖNTEMLERİ
¾
¾
¾
¾
Koruma topraklaması
Sıfırlama
Aşırı akım koruması
Hata akımına karşı koruma
TT TİPİ ŞEBEKEDE UYGULANABİLECEK KORUMA YÖNTEMLERİ
¾
¾
¾
¾
Koruma topraklaması
Hata gerilimi ile koruma
Hata akımı ile koruma
Aşırı akıma karşı koruma
75
IT TİPİ ŞEBEKEDE UYGULANABİLECEK KORUMA YÖNTEMLERİ
¾
¾
¾
¾
¾
Hata gerilimi ile koruma
Hata akımı ile koruma
Aşırı akıma karşı koruma
İzolasyon kontrol düzeni
Potansiyel dengelemesi
76
ZAYIF AKIM MALZEMELERİ
Transformatör
Zayıf Akım Transformatörü Görevi ve Yapısı: Transformatör:
sargılarından herhangi birine
uygulanan alternatif gerilimi, elektromanyetik endüksiyon yolu ile diğer sargılarında aynı
frekansta; fakat farklı akım ve gerilime dönüştüren ve hareket eden parçası olmayan elektrik
makinesidir. Küçük güçlü transformatörlere zil transformatörü denilmekte ve 220 / 3- 5- 8 volt.
220 / 4- 8- 12 volt ve 220/ 24 voltluk standart gerilimlerde üretilmektedir. Güçleri ise 5- 10- 2050 vat olarak değişmektedir.
Zayıf akım transformatörü, demir nüve ve sargılar olmak üzere iki bölümden meydana
gelmiştir. Demir nüve. 0.35- 0,5 mm. kalınlığındaki birer yüzeyleri yalıtılmış ince silisli sacların
paketlenmesi ile yapılmıştır. Sargılar: primer ve sekoneler sargı olmak üzere iki adettir.
Düşürücü trafolarda birbiriyle elektriki bağlantısı olmayan bu iki sargıdan ince kesitli iletkenle
çok sipirli olarak sarılan bilinci sargıya primer sargı, kalın kesitli iletkenle az sipirli olarak
sarılan ikinci sargıya ise sekonder sargı denir. Zil, kapı otomatiği, refkontak, numaratör, kapı
otomatiği gibi elemanlar zayıf akım trafo çıkışına bağlanırlar. (4- 8- 12 volt).
Çalışma Prensibi:
Transformatör prensip şemasında, primer sargıya alternatif gerilim uygulandığında. bobinden
alternatif akım geçer. Bu akım, demir nüve üzerinde zamana göre yönü ve şiddeti değişen bir
manyetik alan meydana getirir. Devresini sekonder sargının bulunduğu ayak üzerinden
tamamlayan değişken manyetik alan kuvvet çizgileri, sekonder sargı iletkenlerini keserek bir
emk (elektro motor kuvvet) endükler.
77
Bu şekilde aralarında hiçbir elektriki bağ olmadığı halde, primer sargıya uygulanan alternatif
gerilimin etkisi ile sekonder sargıdan aynı frekanslı, düşük gerilim elde edilir. Transformatörün,
sekonder sargısından düşük değerli alternatif gerilim uygularsak bu defa diğer sargısında aynı
frekanslı yüksek gerilim alırız. Fakat fazla akım çekilemez.
Butonlar
Butonların Görevi:
Çağırma ve bildirim tesisatlarında devreye enerji verip kesmeye yarayan elemanlara buton
denir. Buton. iletkenlerin bağlandığı iki vida ve yayın hareket ettirdiği bir kontaktan meydana
gelmiştir. Buton normalde yay tarafından açık tutulur ve üzerinden akım geçmez. Butona
basıldığında yay kuvveti yenilerek hareketli kontağın vidalar üzerine basması, yani devreyi
kapatması sağlanır. Bu durumda devreden akım geçer. Zil butonu üzerinden elimizi
çektiğimizde yay. tekrar kontağı iterek devreyi açar.
Buton Çeşitleri:
Zil butonları. sıva altı veya sıva üstü, yuvarlak, köşeli, etiketli, çoklu (butoniyer) şeklinde
üretilir. Son yıllarda butoniyerler sesli ve görüntülü haberleşmeye olanak sağlamaktadır. Ayrıca
kapı otomatiği ve merdiven otomatiği butanları, yangın bildirim butonları da bulunmaktadır.
78
Ziller
Zil Çeşitleri:
Zil, zayıf akım tesisatının bildirim kısmını oluşturmaktadır. Çeşitleri: elektromekanik zil,
elektronik zil, melodili ziller en çok kullanım alanı bulmaktadır.
Elektromekanik Zil Çalışına Prensibi:
Elektromekanik zil, elektromıknatıs, tokmak, çan ve bunların monte edildiği kaideden meydana
gelir. Bobin uçlarına 8 -12 voltluk alternatif gerilim uygulandığında, bobin etrafında bir
manyetik alan meydana gelerek bobinin göbeğini oluşturan sac nüveyi mıknatıslar.
Mıknatıslanan nüve, karşısındaki paleti çeker ve ucundaki tokmak çana vurur. Palet çekildiği
anda A kontağı açıldığından bobinin enerjisi kesilir. Bu durumda nüve mıknatıslığını
kaybederek paleti bırakır. Palet normal konumuna döndüğünde ise kontak kapanarak tekrar
bobine gerilim gelmesi oluşur. Zilin çalışması, bobine gerilim uyguladığımız müddetçe devam
eder. Zil ayar vidasından, zilin çalma sesini ayarlayınız.
79
Kanarya sesli zil devresi:
Günümüzde daha çok kullanım alanı bulunan zillerden elektronik zil; değişik sesler (kanarya,
kedi, köpek, inek, müzik sesi) çıkaracak şekilde kurulan elektronik devre ve hoparlörden
meydana gelir. Butona basılarak devreye gerilim uygulandığında hoparlörden ses çıkar.
Elektronik zillerden kanarya sesli zil devresi, Şema 3.3 "te verilmiştir.
80
Kapı Otomatiği
Görevi:
Apartman veya diğer binaların ana giriş (cümle kapı) kapıları, ısı kaybı ve güvenlik açısından
kapalı tutulması gerekir. Bu amaçla kapı, genelde hidrolik bir kol düzeneği ile sürekli kapalı
tutulur. Dışarıdan gelen kişiye kapının otomatik olarak açılmasını sağlayan elektrikli elemana
kapı otomatiği denir. Kapı otomatiği üzerinde gergi zincirleri vardır, bu gergi zincirini
ayarlayarak iyi bir açılım sağlanmaktadır. Yeni nesil kapı otomatiklerinde bu zincir düzeneği
kaldırılmıştır. Kapı otomatiğine enerji geldiğinde direk kapı açılmaktadır.
Çalışma Prensibi:
Kapı otomatiği üzerinde(zincirli tip)elektromıknatıs, kurma kolu sürgü kolu, yerine getirme yayı
mandalı, palet gibi elemanlar bulunmaktadır. Mekanik parçaların oluşturduğu kilit sistemi
elektromıknatısın enerjilenmesi ile harekete geçerek kapı üzerindeki kilidi açar. Kapı otomatiği
daima sürgülü kilitle birlikte kullanılır ve açılır, kapanır ve bina kapısının iç tarafına monte
edilir. Sürgü kolu, küçük bir zincir yardımıyla kilit sürgüsüne, kurma kolu ise. kapı
mesnedindeki duvara bağlanır. Bina kapısı kapatılınca, kurma yayı gergin dununa gelir ve
kurma yayma bağlı sürgü kolu çekilmek ister. Fakat sürgü kolu pimi ve palet üzerindeki tırnağa
takılı bulunan mandal nedeni ile çekilemediği için sürgü kolu hareket edemez ve kapı açılmaz.
Kapının açılması için, paletin çekilmesi ve mandalın tırnaktan kurtulması gerekir. Kapı
otomatiği bobini enerjilenince (butona basıldığında) bobin mıknatıslanarak paletini çeker
çekmez mandal tırnaktan kurtulur. Böylece gergin durumdaki kurma yayı, sürgü kolu piminin
mandal üzerindeki yerinden kurtulmasını sağlar. Sürgü kolu çekilerek kilidi ve dolayısıyla
kapıyı açar. Kapı açıldıktan sonra yerine getirme yayı yardımıyla sürgü kolu pimi, mandal
üzerindeki oyuğa girer ve kapı otomatiği tekrar kurularak yeniden çalışmaya hazır hale gelir.
81
Tırnak Mandal
Mandal yayı
Numaratör
Görevi:
Günümüzde kullanım yeri çok azalmış olan numaratör tesisatı apartmanlarda kapıcıyı,
işyerlerinde hizmetliyi çağırmak amacıyla kullanılmaktadır. Günümüzde eskiden kalma
tesisatlar haricinde kullanımı azdır. Kullanılan yerler tam olarak bitmedikçe üretimi ve tesisatı da
yapılacaktır.
Çalışma Prensibi:
Numaratörler üç ve beş aboneli olarak yapılmaktadır. Daha fazla aboneye ihtiyaç
olduğunda üçlü veya beşli gruplar oluşturularak sayı arttırılabilir. Numaratörlerde her abone için
biı- elektromıknatıs, elektromıknatısın önünde bir palet ve bu paletin üzerinde düşmeye hazır
bekleyen bir numara bulunur. Elektromıknatıslara ayrı ayrı butonlar kumanda eder ve her
elektromıknatıs tek bir zile seri bağlıdır.
82
Numaratör tesisatında numaratör. kapıcı veya hizmetli odasında, butonlar ise binalarda
daire içinde, resim dairelerde ise yönetici odasında bulunur. Kapıcı ya da hizmetliyi çağırmak
isteyen kişi, numaratör butonuna basarak kapıcı odasındaki zili çalarken kendisine ait olan
numaranında, numaratör ekranına düşmesini sağlar. Zilin çalması ile çağırıldığını anlayan
hizmetli, numaratöre bakarak kim tarafından çağrıldığını anlamış olur. Numaratör kurma kolu
yardımı ile düşen numarayı yerine kaldırdıktan sonra hizmeti yerine getirmek üzere gider. Bu
arada kendisi başkaları tarafından aranmışsa döndüğünde numaratöre bakarak bunu anlayabilir.
83
Refkontak:
Görevi:
Çocuk bakım evleri, kütüphane, hastane, okul gibi sessizliğin önemli olduğu yerlerde
çağırma ve bildirim amaçlı olarak, ışıklı çağırma (refkontak) tesisatları kullanılır.
Çalışma Prensibi:
Refkontak tesisatı role, çağırma butonu, söndürme butonu ve iki adet sinyal
lambasından meydana gelmektedir. Röle ve söndürme butonu çağrıyı yapan kişinin
odasında, çağırma butonu kişinin hemen yanında bulunur. Sinyal lambalarından biri, çağrıyı
yapan kişinin odasının koridora bakan kısmının üstüne, diğeri ise çağrılan görevlinin
beklediği yere konulur.
Görevliyi çağırmak için çağırma butonuna basılır. Bu durumda role bobinine enerji
uygulanır ve akım geçerek karşısındaki paleti çeker. Palete bağlı kontak kapandığından
refkontak lambaları yanar.
Butondan basınç kaldırıldığında bobin enerjisi kesilerek paleti bırakır, fakat palet
tırnağa takılı bulunduğundan kontak açılmaz ve dolayısıyla lambalar yanmaya devam eder.
Görevli kişi bulunduğu yerdeki lambanın yandığını görünce koridora çıkar. Hangi kapının
üzerindeki lamba yanıyorsa o odadan çağrıldığını anlar ve odaya gider. Oda içerisine girerek
görevini yaptıktan sonra, yine oda içerisinde bulunan söndürme butonuna basar, tırnaktan
kurtulur. Böylece sinyal lambaları söner ve role tekrar ilk çalışma durumuna döner.
Günümüzde elektronik refkontaklar da üretilmektedir. Elekronık refkontaklarda
mekanik role tırnak düzeneği yoktur. Üzerinde lamba, zil söndürme butonu (Off). çağırma butonu
(On) ve 24 Volt gerilim bağlantı klemensleri bulunur.
Diyafon:
Görevi:
Diyafon tesisatları günümüzde numaratör ve refkontak tesisatının kullanıldığı yerlerde
alternatif olarak kullanılmaktadır. Diyafonda çağıran ve çağrılan kişiler birbirlerinin sesini
duyduklarından, daha kolay iletişim kurulmakta ve zamandan tasarruf çağlanmaktadıi1.
Günümüzde görüntülü dıyafonlarda kullanılmaktadır.
84
Çalışına Prensibi:
Dıyafon tesisatlarında bir merkez ünitesi ve ona bağlı şube üniteleri bulunmaktadır.
Merkez ünitesinin üzerinde her üniteye ait bir buton bulunur. Konuşulmak istenen şube
ünitesinin anahtarı kapatıldıktan sonra, konuşma butonuna basılarak gerekli ses mesajı
şubeye ulaştırılır. Merkeze bağlı şubelerin tamamı merkezle ayrı ayrı görülebilir. Dıyafonlai1
en çok çay ocakları, bürolarda. okullarda. imalathanelerde kullanılmaktadır. Diyafonlar
geliştirilerek apartman zil tesisatları ile birlikte kullanılmaya bağlanmıştır. Ayrıca görüntülü
sistemde yaygınlaşmaktadır.
Apartman tipi diyafon şubelerinde, kapı otomatiği, merdiven otomatiği, konuşma
butonları bulunmaktadır.
85
ÇAĞIRMA VE BİLDİRİM TESİSATI UYGULAMALARI:
1. Zil ve kapı otomatiği tesisat çizimleri:
1.1. Bir butonla bir zilin çalıştırılması
1.2. Bir butonla iki zilin çalıştırılması
1.3. İki butonla bir zilin çalıştırılması
1.4. Karşılıklı çağırma tesisatı
1.5. İki katlı bir daireli apartmanın zil tesisatı
1.6. Üç katlı iki daireli bir apartmanın zil tesisatı
1.7. İki katlı bir daireli apartmanın cümle kapıdan çağırmalı zil tesisatı
1.8. Üç katlı iki daireli bir apartmanın cümle kapıdan çağırmalı zil tesisatı
1.9. İki katlı bir daireli bir apartmanın zil ve kapı otomatiği tesisatı
1.10. Üç katlı iki daireli bir apartmanın zil ve kapı otomatiği tesisatı
2. Numaratör tesisatı (üç odalı veya daireli)
3. Refkontak tesisatı
3.1. Bir odalı veya daireli
3.2. Üç adalı veya daireli
4. Diyafon tesisatı
4.1. Apartmanlarda dairenin kapı ile konuşmasında ve dış kapı açmada kullanılan tesisat
(AS-200)
4.2. Apartmanlarda dairenin kapı ile konuşmasında ve dış kapı açmada kullanılan tek zilli
tesisat (AS-201)
4.3. Apartmanlarda dairenin kapı ile konuşmasında ve dış kapı açmada kullanılan çift zilli
tesisat (AS-202)
4.4. Apartmanlarda dairenin kapı ve kapıcı ile konuşmasında, kapıcının da kapı ile
konuşmasında ve dış kapı açmada kullanılan tesisat (AS-300)
4.5. Apartmanlarda dairenin kapı ve kapıcı ile konuşmasında, kapıcının da kapı ile
konuşmasında ve dış kapı açmada kullanılan tek zilli tesisat. (AS-301)
4.6. Apartmanlarda dairenin kapı ve kapıcı ile konuşmasında, kapıcının da kapı ile
konuşmasında ve dış kapı açmada kullanılan çift zilli tesisat. (AS-302)
4.7. Görüntülü kapıcılı diyafon tesisatı (GTS-300). Bu tesisat AS-300’ün bütün özeliklerini
de içerir.
86
ZAYIF AKIM TESİSAT ŞEMALARI
87
88
ÇAĞIRMA VE BİLDİRİM TESİSLERİ
A- Çağırma
Göze ve kulağa hitap edecek şekilde, belirli hareketlerin araç ve gereçler yardımıyla
yapılması olarak tanımlanır.
B- Bildirim
Araç ve gereçleri kullanarak hal ve hareketler ile gönderilen sinyalin, karşı tarafın bilgi
edinmesine dönüşmesine denir.
C- Çağırma ve Bildirim
İnsanların fiziksel olarak daha az hareket etmelerini sağlayarak, kısa sürede bilgi verme
ve edinme sürecidir.
Çağırma ve Bildirim günlük hayatımızın her kesiminde kullanılarak, insanların daha
hızlı iş yapmaları ve daha az enerji sarfederek, zamandan ve iş gücünden tasarruf edinmelerini
sağlar. Çağırma ve bildirim tesisleri, elektrik akımının; manyetik ışık v.b. etkilerinden
yararlanılarak yapılmışlardır. Bu tesislerin çağırma ve bildirim ile ilgili etkileri değişik
şekillerde olabilmekte olup kargaşaya yer vermemek için, semboller ile gösterilmişlerdir. Bu
semboller ISO (Uluslararası Standartlar Organizasyonu) tarafından standartlaştırılarak tüm
dünyaya duyurulmuş her ülkede kolayca okunur, anlaşılır hale getirilmesi sağlanmıştır.
ZİLLER
Ziller, günümüzde yaygın olarak kullanılan zayıf akımla çalışan elektromanyetik veya
elektronik araçlardır. 220 voltluk gerilim, transformatör yardımıyla 12 volta düşürülerek insan
sağlığına zarar vermeyecek duruma getirilmiştir. Düşürülen bu gerilim ile hem düşük güç
kullanımından, nemde malzeme tasarrufundan istifade edilir.
Zillerin tesisatında temel ilke olarak bir kapalı devre oluşturulur. Bu devrede buton ve
zil bulunur. Butonlar normalde açıktırlar. Butona basıldığı zaman, devre açık devreden kapalı
devreye dönüştürülerek akımın geçmesi sağlanır. Bu arada butondan geçen akım, zil üzerinden
geçerek haberleşmeyi sağlar. Haberleşme tesisatlarında zil sayısı fazlalaştırıldığı takdirde zillere
paralel bağlantılar yapılır. Şayet buton sayısının birden fazla olması isteniyorsa butonlara paralel
bağlantılar yapılmalıdır. Bu durum Numaratör, kapı otomatiği v.b. devrelerin gerçekleşmesinde
kullanılır.
Şu anda haberleşme tesisatları daha çok elektronik devrelere (diyafon vb. gbi)
dönüşmeye başlamıştır.
89
1. BİR ZİLİN BİR BUTONLA ÇALIŞTIRILMASI:
2. İKİ ZİLİN BİR BUTONLA ÇALIŞTIRILMASI:
90
3. BİR ZİLİN İKİ BUTONLA ÇALIŞTIRILMASI (Bir Zilin İki Ayrı Yerden
Çalıştırılması):
4. KARŞILIKLI ÇAĞIRMA TESİSATI:
91
5. İKİ BUTONLA İKİ ZİLİN ÇALIŞTIRILMASI:
6. BİR BUTONLA ÜÇ ZİLİN ÇALIŞTIRILMASI:
92
7. NUMARATÖR TESİSATI
8. KAPI OTOMATİĞİ (KİLİTİ) TESİSATI:
93
9.
REFKONTAK TESİSATI (IŞIKLI ÇAĞIRMA )
Resmi daireler, hastane, otel, v.b. gibi yerlerde hizmetlilerin çağrılması amacıyla
kullanılan, çağırma ve bilgi verme tesisidir, insanları rahatsız edici sesi olmadığından ışıkla
göze hitap etmektedir. Çağrının hangi birimden geldiği kapı üzerlerinde bulunan sinyal
lambaları sayesinde rahatça görülebilmektedir.
94
10. Üç Katlı İki Daireli (Toplam 6 Daire) Apartmanın Cümle Kapıdan Çağırmalı Zil
Ve Kapı Otomatiği Tesisatı:
95
DİYAFON TESİSATI
Günümüzde elektroniğin hızlı bir gelişim göstermesi, yakın birimlerin
haberleşmelerinin sesli ve görüntülü olarak yapılabilmesini mümkün kılabilmektedir.
Cümle kapıya (ana kapı) gelen şahıs gitmek istediği birimin diyafon haberleşme
düğmesine
basar, ilgili birim ana kapıda bulunan kişiyle sesli olarak görüşür, onu mikrokamera yardımıyla
tespit eder.
Yukarıdaki şekilde, piyasada yaygın olarak kullanılan diyafon tesisatı görülüyor. Bu
diyafon tesisatı çok katlı, çok daireli apartmanlarda, asansörlerde, büyük fabrikaların bölümleri
arasında vb. gibi yerlerde kullanılır.
96
11. APARTMAN TİPİ DİYAFON TESİSATI:
97
12. ÇAYCI TİPİ DİYAFON TESİSATI:
98
13. Üç Katlı İki Daireli (Toplam 6 Daire) Apartmanın Cümle Kapıdan Çağırmalı Zil
Ve DİYAFON Tesisatı:
99
100
14. DEĞİŞİK DİYAFON TESİSATLARI (Audio Marka ):
101
102
103
104
105
106
107
AYDINLATMA VE PRİZ DEVRE ELEMANLARI
Fişler
Görevleri:
Fış: bir aygıt veya uzatma kablosundaki iletkenleri, prizdeki kontaklar aracılığı ile elektrik tesisi
iletkenlerine birleştirmeye veya bunlardan ayırmaya yarayan bir araçtır.
Yapıları Bakımından Fiş Çeşitleri:
1.
2.
3.
4.
5.
Normal fiş,
Topraklı fiş,
Üç fazlı fiş,
Telefon fişi,
Yeni sistemde Amerikan ve Avrupa fişleri (bu fişler adaptör ile bizim kullandığımız
prizlere dönüştürülmektedir)
Fiş gövdesi bakalit, sert PVC, termoplastikten yapılmaktadır. Fiş kontakları prinçten
yapılmaktadır.
Enerji Alış Şekillerine Göre Fiş Çeşitleri:
1. Erkek fış,
2. Dişi fiş
olmak üzere çeşitleri bulunmaktadır.
108
Jaklar ve Çeşitleri:
Antenden gelen(TV) yüksek frekanslı sinyali yabancı dış sinyallerden korumak için,
koaksiyel kablo kullanma mecburiyeti vardır. Televizyonların anten tesisatları ile TV cihazı,
koaksiyel kablo ve anten jakı aracılığı ile irtibatlandırılır. Kablonun orta ucu(canlı uç) anten j
akının ortasındaki canlı uçla irtibatlandıktan sonra, kablonun hasır örgülü kısımda anten j akının
şasesi ile irtibatlandırılarak bağlanır. Elektronik cihazların bir birine bağlanmasında ve
osilaskop gibi cihazların sinyal girişlerinde kullanılan BNJ jakını bağlarken de benzer yöntem
kullanılır.
109
Prizler:
Tanımı ve görevleri:
Elektrik cihazlarına, bir elektrik devresinden fiş aracılığı ile doğrudan veya uzatma
kablosu ile enerji alınması için kullanılan araçtır.
Dış çerçevesi sert PVC madde, bakalit veya termoplastik malzemeden yapılmıştır,
enerjinin bağlanacağı kontak yuvaları düzeneği, yanmaz özellikli PVC veya porselen
malzemenin içinde bulunmaktadır.
Kullanım Yerlerine Göre Priz Çeşitleri
Kullanım yerlerine göre prizler;
1. Sıva altı,
2. Sıva üstü,
3. Etanş (Antigron),
4. Seyyar grup prizi olmak üzere çeşitleri vardır.
110
Yapıları Bakımından Priz Çeşitleri:
Yapıları bakımından prizler;
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.
9.
Normal priz ,
Topraklı priz,
Üç fazlı priz,
Ups prizi,
Telefon prizi,
Data prizi,
Müzik yayın prizi ,
Uydu prizi
Tv prizi olmak üzere çeşitleri vardır.
111
Duylar
Tanımı ve Görevi:
Duy, elektrik lambasının, vidalanmak veya takmak suretiyle elektrik tesisine bağlanmasını
sağlayan araçtır. İletken kısımları genellikle pirinçten yapılır ve anahtardan gelen iletken,
mutlaka duyun orta (iç) kontak kısmına bağlanır.
112
Yapım Gereçlerine Göre Duy Çeşitleri:
1.
2.
3.
4.
Porselen duylar
Bakalit duylar
Bronz duylar
Kauçuk duylar
Ampul Başlıklarının Yapılışlarına Göre Duy Çeşitleri:
1. Süngülü duy,
2. Vidalı duy
olmak üzere çeşitleri vardır.
Vidalı duylar: Ampulün takıldığı kısmına ampul başlığı ölçüsünde diş açılmış olan ve
ampuller takılan duylara, "vidalı duy" denir.
İç ve dış tesisatta kullanılan duylar, onlara takılarak ışık veren ampuller genel olarak
vidalı tip duylar ve vida başlıklı ampullerdir.
Piyasada kullanılan vidalı duylar: ampullerin çalışma geriimlerine ve güçlerine göre:
a. Minyon duylar
b. Normal duylar
c. Golyal duylar olmak üzere üç tiptir.
113
a- Minyon duylar: Bu duylar elektrikte kullanılan küçük duylardır. Minyon duylar; E5E10 ve E17 sembollleri ile ifade edilirler. Ölçülendirmede ise; E5/8-E10/14-E12/1 5-E14/
26x18 ve E17/20 değerleri ile ifade edilirler.
Yukarıdaki semboller ve ölçülerin anlamlan şöyledir:
Örneğin; E14/26x18 sembol ve ölçülerinde;
E; Minyon duya takılan minyon ampul başlığının Edison vidalı olduğunu, (E. Edison'un baş
harfidir.)
14 rakamı, ampul başlığı vidasının dış çapını mm olarak,
26 rakamı, ampul başlığının yüksekliğini mm olarak,
18 rakamı, ampul başlığının yaka çapını mm olarak ifade eder.
Ampul başlığı yakası: Ampulün vidalı başlığı ile ampul cam yuvarlağının arasında
kalan kısma denir.
b- Normal duylar: Bu duylar elektrikle en çok kullanılan orta boy duylardır
Normal duylar; E27 sembolü ile ifade edilirler.
E26/25 - E27/27 bu ölçülendirmenin anlamı şöyledir:
E, normal duya takılan ampul başlığının Edison vidalı olduğunu,
26 rakamı, ampul başlığı vidasının dış çapını mm olarak
25 rakamı, amput başlığının yüksekliğini mm olarak
27 rakamı, E 27 ampulü vidasının dış çapını mm olarak ifade eder.
Normal duylar; 110 volt ve 220 voltla çalışan değişik markalarda, 15 W-25 W-60 W-75
WM00 W-1SÜ W ve 200 wattlık ampulleri takıp çalıştırmaya yarayan orta boy duylardır.
Duyların orta, yan olmak üzere iki kontağı vardır. Duya gelen faz ucu orta kontağa
bağlanır. Yan kontağa da çıkış olarak nötr hattı bağlanır. Evlerimizde, atölyelerimizde ve
sınıflarımızda genellikle E27 normal duylar kullanılmaktadır.
c- Golyat duylar: Bu duylar elektrikle hem iç ve hem de dış tesisatlarda en çok
kullanılan büyük boy duylardır.
Golyat duylar; E40 sembolü İle ifade edilirler.
114
E40/45 bu ölçülendirmenin anlamı şöyledir.
E, golyat duya takılan golyat ampul başlığının Edison vidalı olduğunu,
40 rakamı, ampul başlığı vidasını mm olarak,
45 rakamı, ampul başlığının yüksekliğini mm olarak itade eder.
Golyat duylar, 200 wattan büyük güçtü 500 W ve 1000 wattlık ampulleri takıp
çalıştırmaya yarayan gereçlerdir.
Duylara
kablo üst delikten sokularak bağlanır.
Kullanım Yerlerine Göre Duy Çeşitleri:
1.
2.
3.
4.
Asma duy,
Tavan duy,
Bahçe duy,
Duvar duy,
5. Üniversal duy,
6. Donanma duy,
7. Braçol duy olmak üzere çeşitleri vardır.
Büyüklüklerine Göre Duy Çeşitleri:
1. Minyon duy,
2. Normal duy,
3. Golyat duy
olmak üzere çeşitleri vardır.
115
Soketler:
Özellikle fluresant, halojen, ralina armatürlerde kullanılır.
1. Uzun (düz) fluoresant soketleri
2. Dairesel (simit) fluoresant lamba soketleri bulunmaktadır.
116
IŞIK KAYNAKLARI (Lambalar-Ampuller)
Görevi:
Elektrik enerjisini ışık enerjisine çeviren gereçlere kısaca, lamba veya ampul denmektedir.
Lamba Çeşitleri:
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.
Akkor Flamanlı lambalar,
Fluoresant lambalar,
Civa buharlı lambalar,
Sodyum buharlı lambalar,
Metal buharlı lambalar,
Halojen lambalar,
Neon lambalar,
Led lambalar
olmak üzere çeşitleri vardır.
117
Aydınlatmayı ışık kaynaklarıyla gerçekleştiririz. İyi ve ekonomik bir aydınlatma için
ışık kaynaklarının seçimi çok önemlidir Işık kaynağı seçiminde etkin olan faktörler :
a)
b)
c)
d)
e)
f)
g)
Etkinlik faktörü ;
Ömür;
Fiyat;
İşletme basitliği,
Işık rengi sıcaklığı,
Renk ayırt ettirme yeteneği
Biçim kompaktlığı ve estetik çözümlere uygunluk
Ayrıca özel olarak parıltının büyük , boyutların küçük , ışığın özel spektral yapıda olması ve
darbe dayanıklılığı da istenebilir.
Yapılan aydınlatmanın cinsi ve yerine göre , amacına ve kullanılma süresine bağlı olarak bu
faktörlerin etkisi farklıdır. Örneğin , renk ayırt ettirme yeteneği , boya imalat atölyesinde çok
önemli olmasına karşılık , otoyol aydınlatmasında aranmaz.Yıllık yapay ışık kullanımı süresi
100 saatten az olan bir yerde etkinlik faktörü küçük, ömrü kısa ancak ucuz ışık kaynağı seçimi
doğru iken ,yıllık yapay ışık kullanım süresi 1000 saatten fazla olan bir yerde etkinlik faktörü
büyük, ömrü uzun ve pahalı ışık kaynağını seçimi isabetli çözüm olur.Bir konut
aydınlatmasında işletmesi basit ışık kaynağını tercih etmek hatalı değildir. Önemli olan ihtiyaca
cevap veren , ekonomik aydınlatmanın yapılmasıdır.
Akkor Telli Lambalar
Akkorlaşmış bir tel ile ışık üretiminde problem, her şeyden önce yüksek çıkarılabilen
madenler bulmaktadır. Böyle bir maden teli elektrik akımı ile akkor hale gelinceye kadar
ısıtılırsa ışık kaynağı olarak kullanılabilir.Tel çevrensinde hava bulunması, havadaki oksijen
etkisiyle çok çabuk tahrip olmasına neden olur. Buna engel olmak için akkor haline gelinceye
kadar ısıtılan tel, havası boşatılmış veya asal gaz ile doldurulmuş bir cam balon içine konur . Bu
şekilde işe yarayan ilk akkor telli lamba 1854 'te H.Goebel tarafından bulunmuş ve 1879 ' da Th.
Edison tarafından ikinci defa icat edilmiş ve geliştirilmiştir.
Bir akkor telli lamba , üç kısımdan oluşur:
1)
2)
3)
Işık yayan tel
Havası boşaltılmış veya dolgu gazı (asal gaz) doldurulmuş cam balon ,
Işık yayan telden elektrik akımının geçmesini sağlayan başlık
118
Işık yayan telden elektrik akımı geçince tel ısınır, akkor haline gelir ve ışık yayar . Akkor
telli lambalar 15,25,40,60,75,100,150,200,500,1000,1500, W gibi standart güç değerlerinde
bulunurlar .
Bir akkor telli lambanın boyutları D (mm) çap L(mm) uzunluk olarak verilir.
Lambanın başlığı ise, lambanın elektrik devresine bağlanmasını sağlayan duy 'a uygun
olarak vidalı ( Edison tipi ) veya sustalı ( Bayonet , Swan tipi ) olur ve çapı ile birlikte belirtilir.
E40 (Goliath ), E27, E14, E10, B22, ve B15 başlığı gibi.
Akkor telli lambalar ışık yayan telin (flamanın) cinsine göre iki gruba ayrılır;
1)
2)
Kömür telli lambalar
Tungsten telli lambalar
Tungsten telli lambalar da dolgu gazının cinsine göre ;
1)
2)
3)
Normal akkor telli lambalar ,
Kripton lambaları ve
Tungsten halojen lambalar olmak üzere üçe ayrılır.
Kömür Telli Lambalar
Kömür , akkor telli lambaların ilk gelişime devresinde erime sıcaklığının yüksekliği
sebebiyle ışık yayan tel olarak pek uygun görülmüştür. Geobel ve Edison ilk lambalarında
kömürleştirilmiş bambul lifleri kullanmışlardır.Edison daha sonra kömürleştirilmiş kağıt elyafı
denemiştir.Bugün imal edilen kömür telli lambalarda uygun şekilde kömürleştirilmiş selüloz
kullanılır.Kömürün özgül direnci büyüktür.Onun için telin uzunluğu kısa tutulabilir ve armut
şeklindeki cam balon içine sepet sapı veya büklüm şeklinde yerleştirilebilir.
119
Lambanın ışık dağılım yüzeyi dönel simetriye sahiptir. Kömür telli lambaların en büyük
sakıncası kömürün ergime sıcaklığının yüksek olmasına rağmen kömür telin bu sıcaklığa kadar
ısıtılamamasıdır. Çünkü kömür tel havası boşaltılmış cam balon içinde daha 2000°C de toz
haline gelir ve dağılır eğer kömür telli lambanın ömrü ekonomik ömür adı verilen 1000 saatte
tutulmak istenirse o zaman lambanın etkinlik faktörü 3 ile 4 İm /W in üstüne çıkamaz.
Bu gün için kömür telli lambalar etkinlik faktörlerinin çok küçük olmalarından ötürü pek az
kullanılırlar. Daha çok ışın tedavisinde (ışık etkisi büyük olduğundan) ve sarsıntılı iş yerlerinde
(mekanik dayanıklılığın büyük olduğundan) tercih edilirler.
Tungsten Telli Lambalar
Platin, iridyum, tantal gibi zor eriyen madenlerin elektrik lombarında kullanılmasına
1845 yılından itibaren yapılmıştır. Kullanılabilecek ilk madeni telli lambaların ışık veren teli
Auer von velsbackh tarafından osmiyum madeninden yapılmıştır. Bundan 1 yıl sonra sıemens
tantal telli lambayı imal etmiştir. Tungsten telli { tungstene volfram da denir.)İlk lamba 1905 'de
ortaya çıktı. Bu gün hemen hemen bütün akkor telli lambaların ışık veren telleri yalnız tungsten
madeninden yapılır. Tungsten telini hazırlanışı hakkında kısaca şunlar söylenebilir:Tungsten
cevherinden önce Tungsten tozu elde edilir. Bu toz dan çok yüksek basınçlarda Tungsten
çubukları yapılır. Çubuklardan elektrik akımı geçirilerek bunların akkor hale gelmeleri sağlanır.
Akkor haline gelinceye kadar ısıtılan Tungsten çubukları dövüldükten sonra elmas haddelerden
geçirilir ve böylece 0,01 ile 0.005 mm kalınlığında ince Tungsten telleri elde edilir. Tungstenin
ergime noktası 3380°C olmasına rağmen toz haline gelme veya buharlaşma sıcaklığı 2500°C dir
; yani kömürünkinden daha yüksektir.Ayrıca Tungsten teli renk sıcaklığı gerçek sıcaklıktan
daha büyük olan seçici renk sıcaklıktı bir cisimdir.
Tungstenin özgül drenci kömüre göre küçüktür. Bu yüzden gerekli tek uzunluğu daha büyüktür
ve telin 2 tutucu arasında zikzak şeklinde sarılması gerekir.
Bu tip lambalara düz telli lambalar denir. Işık veren tel gene havası boşaltılmış cam
balon içerisinde bulunur. 1000 saatlik ekonomik ömrün korunması koşulu ile 2100°C ye kadar
ısıtılabilir. Etkinlik faktörü 8 ila 10 İm/ W kadardır sıcaklığın daha fazla arttırılması durumunda
Tungsten telinde buharlaşma başlar.
Normal Akkor Telli Lambalar
Akkor telli lambalarda yeni bir gelişme, ancak vakum yerine cam balon içine gaz
doldurma suretiyle mümkün oldu. Normal olarak cam balon asal bir gazla , örneğin argon gazı
ile doldurulur.Gaz, tel yüzeyine basınç etkisi yapar ve Tungsten parçacıklarının uzaklaşmasını
bir dereceye kadar önler .
Şüphesiz dolgu gazından ötürü bu defa ısı kayıpları artar.Bu kayıpların azaltılması için
de tel helis şeklinde sarılır.Bu sayede telin ısı kaybına neden olan yüzey küçülür.Bu gibi
lambalara helisel telli lambalar denir .1000 saatlik ekonomik ömrün korunması koşulu ile
helisel telli lambaların sıcaklığı 2500°C ye kadar çıkarılabilir. Etkinlik faktörleri, lamba
120
büyüklüğüne ve tel kesitine göre 10 ila 20 İm / W 'tır.
Akkor telin ısı kaybına neden olan yüzeyini daha da küçültmek istenirse o zaman helisel
şeklinde sarılır ve böylece çift helisel telli lamba elde edilir. Bu sayede lambanın etkinlik
faktörü bir kere daha % 10 ila % 20 mertebesinde artar. Ayrıca lambanın boyutları küçülür,
hacimden ve ağırlıktan ekonomi sağlanır.
Kripton Lambaları
İstenirse lambanın dolgu gazı da değiştirilebilir ve dolayıyla ısı iletim katsayısı daha
küçük olan kripton gazı ile daha yüksek kaliteli lambalar elde edilir ( K- lambası.)Fakat kripton
gazı pahalı olduğundan böyle bir lamba ancak özel yerlerde kullanılır.
Tungsten halojen lambalar
Akkor telli lambanın cam balonu içine iyod konursa , tungsten halojen lamba elde edilir.
İyod buharlaşan tungsten parçacıkları ile, cam balon içinde kimyasal bir bileşik olan tungsten
iyodid oluşturur. 1400°C 'nin üstündeki sıcaklıklarda bu bileşik tungsten teli yakınında tekrar
tungsten ve iyoda ayrışır ve böylece akkor telli lamba başlangıçtaki ışık akısını 2000 saatlik
ortalama ömre kadar korur.
5W'tan 2000 W'a kadar değişik güç ve tipte imal edilen tungsten halojen lambaların ışık
akıları 60 Im'den 50 000 Im'e kadar değişmektedir. Bu tip lambaların bir kısmı 220 V'ta , bir
kısım da 12 V'ta çalışanlar 220 / 12 V'luk bir transformatör üzerinden beslenirler.
Akkor Telli Lambanın Elektriksel Büyüklüklerinin Gerilime Göre Değişmeleri
Akkor telli lambalar şebeke geriliminin değişmelerine çok duyarlıdır . Her lamba ancak
belirli bir gerilim için imal edilebilir. Eğer şebeke gerilimi lambanın imal edildiği gerilimden
daha büyükse lambanın ışık veren telinden , geçmesi gereken akımdan daha büyük bir akım
geçer; dolayısıyla telin sıcaklığı , çektiği güç verdiği ışık akısı ve etkinlik faktörü daha büyük ,
fakat ömrü daha küçük olur.şebeke gerilimi lambanın imal edildiği.gerilimden daha küçük ise ,
bu sefer yukarıdakilerin tersi olur.
Buna göre şebeke gerilimi anma (norminal) lamba geriliminden devamlı olarak %5
büyük olan bir şebekede lambanın akımı aşağı yukarı ,% 3 gücü % 7 , ışık akısı % 20, etkinlik
faktörü % 10,5 artar ;ömrü ise % 50 kısalır. Yalnız burada dikkat edilecek bir husus vardır.
Gerçekte şebeke gerilimi anma lamba gerilimine göre devamlı olarak sabit kalmaz. Bu gerilim
günün çeşitli saatlerinde periyodik olarak değişir.
Şebeke gerilimi lambanın anma gerilimine göre periyodik olarak değişirse, bu değişme
lambaların devamlı olarak daha küçük bir aşırı gerilimle yüklenmelerine karşılık olur ve
lambaların ömrü buna karşılık olan değer kadar kısalır. Örneğin şebeke geriliminin periyodik
olarak değişmesi :%5 ise, bu , lambanın devamlı olarak %1 aşırı gerilimle yüklenmesine karşılık
olur, dolayısıyla lambanın ömrü aşağı yukarı % 12 kadar kısalır.Görülüyor ki şebeke gerilimine
121
göre lambanın imal edildiği anma geriliminin seçimi çok önemlidir.Anma lamba gerilimleri 220
V'luk şebeke için 220 ,225,230 V ' luk şebeke için 1 10 ,1 15 , 120 ve 130 v'tur.
Lambaların imal edildikleri gerilimler bu değerlerden %3,5 daha yüksel tutulur. Bu
suretle, örneğin anma gerilimi,220 V olan bir lamba 228 V için imal edilir ve şebeke gerilimi
ortalama 228 V olan bir şebekede 228 V olan bir şebekede kullanılır. Bu durumda şebeke
geriliminin periyodik olarak değişme sınırları 220 V ile 231 V 'tur.
Akkor Lambaların Avantajları:
•
Her konumda yanabilirler
•
Renksel geriverimleri çok iyidir. İA sınıfı (Ra=100)
•
Dimmerlenebilirler
•
Sık açıp kapamanın lamba ömrü üzerine ciddi olumsuz etkileri yoktur.
•
Balast ve benzeri yardımcı elemanlara gerek duymazlar.
•
İlk yatırım maliyetleri düşüktür.
•
Işık tayfları düzgün ve süreklidir.
•
Renk sıcaklığı 2400-3000K arasındadır.
Akkor Lambaların Dezavantajları:
•
Ömürleri diğer lamba tiplerine göre daha düşüktür.(1000-2000 saat)
•
Işıksal verimleri düşüktür.(8-221 m/w)
•
Çalışırken ciddi oranda ısı yayarlar.
•
Şebekedeki dalgalanma ve gerilim artışı lamba ömrünü ciddi oranda kısaltır.
Deşarj lambaları:
Deşarj lambalarının ışık üretime prensibi , tüp içerisine yayılmış atomların elektronlarının
temel yörüngelerinden uzak bir yörüngeye geçip tekrar tekrar temel yörüngesine dönmesi
esnasında enerji seviyesi farkı nedeniyle ışınım yayması ilkesine dayanır. Deşarj sonucu oluşan
ışınımların dalga boyu ve lambanın ışıksal verimi
•
Kullanılan gazın türüne,
•
Deşarj tüpünün basıncına.
•
Deşarj tüplerinin boyutuna,
•
Ortam sıcaklığına,
•
Uygulanan gerilim değeri
•
Elektron yapısına bağlı olarak farlılık gösterebilir.
122
Deşarj lambalarının ışıksal verimleri ve yansıdıkları ışığın dalga boyu, kullanılan gazın tipi
ve basıncıyla birlikte tüp ve elektrot yapısına bağlı olarak farklılık gösterir. Deşarj lambaları
içersinde civa ve sodyum tuzlarıyla birlikte azot karbondioksit ve bazı asal gazlar kullanılır.
Boşalalı lambalarda, lamba uçlarına tek başına gerilim uygulamak deşarjı başlatmak için
yeterli olmaz. Lamba uçlarında deşarjı başlatabilmek için aşağıdaki yöntemlerden herhangi biri
uygulanır:
•
Elektrotları ısıtarak elektron hareketi sağlayarak(Strater)
•
Yardımcı elektrotları kullanarak bölgesel ark oluşturarak
•
Tüp içersinde elektrotlardan biri ile temas eden iletken bant yapısıyla ısıtarak
•
Lamba uçlarına yüksek gerilim uygulayarak (ateşleyici) deşarj başlatılabilir.
Straterle ateşleme: bazı florosan lamba modellerinde, yardımcı elektrotlarla
ateşleme
yüksek
basınçlı
civa
buharlı lambalarda ateşleyici ateşleme ise metalik
halojenürlü ve sodyum buharlı lambalarda uygulanır.
Deşarj Lambaların Rejime Girmesi:
Deşarj lambaları akkor lambalar gibi çalıştıkları anda hemen ışık yayamazlar. Lambaların
tam verimli olarak çalışmaları için gerekli olan optimum basınç ve sıcaklık değerlerine
ulaşmaları gerekir. Deşarj lambaların çalıştırıldıktan sonra tam verimle ışık yaymaları için
gerekli olan süre "lambaların rejime girme süresi " olarak tanımlanır. Rejime girme süreleri
kullanılan gaza ve lambanın çalışma koşullarına bağlı olarak farklılık gösterir.
Deşarj lambaları söndürüldükten hemen sonra çalıştırılamazlar Bunun nedeni çalışma
esnasında lamba içerisinde oluşan yüksek basınç nedeniyle tekrar ateşlemenin mümkün
olmamasıdır. Deşarj lambaları tekrar çalıştırılmadan önce lamba içerisindeki basıncın tekrar
normal seviyesine dönmesi için belirli bir süre geçmesi gerekir ve bu süre tekrar ateşleme süresi
olarak tanımlanır. Florosan lambalarda bu süre çok kısa olduğu için göz ardı edilebilir. Deşarj
lambaları kullanıldıkları gazın basınç ve sıcaklığına bağlı olarak alçak ve yüksek basınçlı olmak
üzere 2 ana grupta incelenir. Alçak basınçlı lambaların gaz sıcaklığı 100 derecenin altında ve
çalışma esnasında gaz basıncı 1-3 mbar civarındadır. Yüksek basınçlı lambaların sıcaklıkları
çalışma esnasındaki gaz sıcaklıkları 5000 - 7000 C, basınçları ise lambanın türüne bağlı olarak 1
- 15 mbar seviyesindedir. Yüksek basınçlı lambalarda deşarj tüpünün çalışma esnasındaki
basıncı bazı özel durumlarda 100 mbar seviyelerine kadar ulaşabilir.
Esas olarak alçak basınçlı civa buharlı lamba sınıfına giren florasan lambalar, günümüzde
akkor lambaların 3-5 misli ışıksal verimleriyle ve gelişmiş renk seçenekleriyle en popüler ışık
kaynaklarındandır.
Florasan
lambaların
iç
mimarinin
farklı isteklerini
karşılayacak şekilde çeşitli verim ve renksel özellikte birçok modeli vardır. Florasan lambalar
beraberinde bir balast ve starter devresiyle birlikte çalıştırılabildiği gibi bazı tüp modelleri
starter devresine ihtiyaç duymadan da çalışabilirler. Kompakt florasan olarak bilinen modeller
123
ise çalışması için gerekli olan yardımcı elemanları bünyesinde barındırdığı için şebekeye
doğrudan bağlanabilirler. Bu modeller akkor lambalar gibi hiçbir yardımcı elemana ihtiyaç
duymadan çalışırlar.
Halojen lambalar
Halojen lambalar geleneksel akkor lambalara oranla daha tüksek ışıksal verime ve insan
gözü tarafından iyi algılanabilen daha beyaz ışığa sahiptir. Akkor halojen lambalarda ampulün
doldurulduğu gazlar iyot grubundadır. Gaz içerisindeki halojen, volframın buharlaşarak
lambanın iç yüzeyini yapışmasını engelleyerek camın şeffaf kalmasını sağlar.
Halojen lambanın ampul sıcaklığının normal akkor lambadan daha yüksek olması
gerektiğinden ampul yapıları daha küçüktür ve ısıya dayanıklı camdan yapılır. Halojen
lambaların ömürleri yaklaşık olarak 2000 saattir ve ışık renkleri daha beyazdır. Halojen
lambaların, şebeke geriliminden daha düşük gerilimlerde çalışan modelleri de mevcuttur.
Lambanın daha düşük gerilimle çalışan modelleri bir üst gerilimle çalışan modelinden daha
yüksek ışıksal verime sahiptir.
Kompakt Lambalar(Enerji tasarruflu lamba)
Kompakt lambalar akkor Flamanlı lambaların kullanıldıkları her yerde kullanılabilecekleri
şekilde tasarlanmıştır. Elektrik yapısını sağlayan duy yapısı akkor Flamanlı lambalar gibidir.
E14 ve E27 duy şekillerinde de imal edilebilirler.
124
Bu lambaların çalışabilmesi için gerekli olan starter ve balast işlevini ampul içerisine
yerleştirilmiş elektronik devreler yapar. Kompakt florasan ampullerin ömürleri 6000 saat ile
10000 saat arası değişmektedir. Elektrik şebekesinden çektiği enerji akkor flamanlı ampule göre
%80 daha azdır. Bu tip ampullerin fiyatları akkor Flamanlı ampullere göre daha pahalı olmasına
karşın günlük kullanım süresine bağlı olarak 6 ay ile 24 ay arasında bir sürede ampuller
kendilerini amorti ederler. Bu lambalarda aynen florasan lambalarda olduğu gibi dimmer
kullanılarak ışık miktarı ayarlanamaz.
Florasan Lambalar
Florasan lambalar gazda elektriksel boşalmayla ışık üretirler. Lamba elektrotlarından
yayılan elektronlar, tüp içerisinde dolanırken, kendileriyle aynı ortam içerisinde bulunan civa
atomlarının elektronlarıyla çarpışırlar.Civa atomunun elektronları bu çarpışmanın etkisiyle
yörüngelerinden çıkarlar ve tekrar yörüngelerine dönerlerken ultraviyole ışınım üretirler. Bu
ultraviyole ışınımlar, floran lambanın iç yüzeyindeki fosfor, kristalleri (florışıl tozlar) tarafından
görünür ışığa çevrilir.
İç Yapısı:
1)
Tüp Yapısı: Florasan lambaların tüp yapılarında kullanılan malzemeler, kullanım
alanına ve lambanın çeşidine göre farklılık gösterebilir. Genelde tüp şeklindeki florasan
lambaların ampulleri soda kireç camdan yapılırken eğrisel ve dairesel florasan lamba
tüpleri kurşun katkılı camdan imal edilir. Florasan lamba tüpleri ağırlıklı olarak 600,
1200, 1500 mm uzunluğunda 16, 26, 38 mm çapında üretilmektedir. Kompakt modeller
ise çok farklı tüp ve duy yapısında üretilebilir.
125
T5 serisi florasan lambalar 16 mm çapındadır ve lamba çapının küçük olması teknik açıdan
birçok üstünlüğü de beraberinde getirir.
T5 serisi florasan lambaların özellikleri:
•
T8 ve Tl 2 tüplerine kıyasla %22 daha verimlidir.
•
Işıksal verimleri 104 Im/W değerlerine kadar ulaşmıştır.
•
Lamba ışık akısında daha yavaş bir azalma görülür.
•
Ömürleri daha uzundur (20000 Saat)
•
Yüksek çıkış güçleri vardır. Bu nedenle yüksek aydınlık seviyesine
duyulan veya büyük hacimli projeler için uygundur.
•
İnce
tüp
yapısı
sayesinde
daha
ufuk
ve
estetik
ihtiyaç
aygıt tasarımlarına imkan
sunmaktadır.
•
Mevcut yapısı sayesinde imalatında daha az civa, metal ve cam kullanılır.
•
%100 geri dönüşümlüdür.
Florosan lambaların verimleri (ışıksal etkinlikleri) lamba gücüyle doğru orantılı olarak artış
gösterir. Bunun nedeni büyük güçlü lambalarda elektrotları optimum sıcaklıkta tutmak için
gereken gücün küçük güçteki lambalara oranla daha düşük olmasıdır.
2)
Flüorışıl Tozlar: Florosan lambaların içindeki civa buharı tek başına görünür bölgede
ışık üretemediği için lambanın iç yüzeyi flüorışıl tozlarla kaplanır.Lambanın iç
yüzeyinde kullanılan flüorışıl tozun türü, lambanın verimini, ışık rengini ve renksel
geriverimini etkileyen en temel bileşendir.Kullanılan flüorışıl tozun çeşidini yanı sıra
tozun saflığı ve kristal boyutları bu konuda belirleyici unsurlardandır.Flüorışıl toz
olarak her biri farklı renk ve verim özelliklerine sahip 3 farklı fosfor yapısı kullanılır.
126
•
Standart fosforlar: 69-831m/w Ra=51-72
•
Trifosforlar
: 90-931 m/w Ra=85
•
Multifosforlar
: 63-651 m/w Ra=95-98
Standart fosforlar yüksek ışıksal verimlerinin yanında düşük renksel geriverime
sahiptirler.Trifosforlar, standart fosforlardan hem renksel hem de verimsel olarak daha iyi
özelliklere sahiptir.
Multifosforlar, en yüksek renksel geriverim sağlamalarının yanında düşük ışıksal verime
sahiptir.
3)
Elektrotlar: Florosan lambaların elektrotları 2 veya 3 bükümlü" yapıda
olabilir.Elektrotların ana görevi boşalma için gerekli olan serbest elektron oluşumunu
sağlamaktadır.Florosan lambaların elektrotları ön ısıtmalı (starter yapılı) olabileceği
gibi startere ihtiyaç duymayan devre yapısında da olabilir.
4)
Doldurulan Gazlar: Florosan lambalar, civa buharı tek başına boşalmanın devamı için
yeterli olmaması nedeniyle belli oranda argon ve kripton gazı içerir.Argon ve kripton
gazları asal gazlardır ve lamba içerisindeki hiçbir maddeyle tepkimeye
girmezler.Lamba içerisindeki civa buharı ve yardımcı gazlar,birbirlerinden farklı basınç
değerlerindedir.Lamba içindeki gazların basınç değerleri lamba ömrü ve verimi özerine
doğrudan etkilidir.Işıksal verim açısından en ideal değerler,civa buharı için 0.8Pa
yardımcı gazlar için 2500Pa dır.Lamba içerisindeki gazların basınç değerlerinin
idealden yüksek olması durumunda lambanın ateşlenmesi zorlaşıp ömrü
kısalırken;döşök değerler için lamba tam verimle çalışamayacağından ışıksal verimde
düşüş görülür.
5)
Lamba Dipleri: Fiorasan lambaları dipleri ön ısıtmalı veya ön ısıtmastz olmalarına
göre, farklı yapılarda imal edilir. Ön ısıtmalı devrelerde bu yapı 2 uçlu 2 temas
noktalıyken,ön ısıtmasız devrelerde bu yapı tek temas noktalıdır. Dairesel florosan
lambalarda ise 4 iğneli tek dipti bir yapı vardır. Yeni nesil T5 Dairesel lambalarda 2
dipli yapı da mevcuttur.
Florasan lambaların ömürleri: Floresan lambaların ömürlerini etkileyen en önemli faktör
açma kapama sıklığıdır.Lambanın ateşleme sürecinde flamanlar üzerinden geçen yol alma akımı
ciddi bir yıpranmaya neden olur ve bu nedenle lambaların sık açılıp kapanması lamba ömründe
ciddi kısalmalara neden olacaktır.Floresan lambaların ömürleri hesaplanırken 3 saatlik kullanım
süresi baz alır.Lamba için belirtilen 7500 saatlik kullanım süresi 2500 açma için
geçerlidir.Yakma periyodunun daha da uzatılması lambanın ömrünü ciddi oranda
arttıracaktır.Bunların dışında kullanılan balastın kalitesiz olması ve şebekede oluşacak ani
gerilim değişimleri de lamba ömrünü olumsuz etkileyecektir.
127
•
1 saatlik yakma periyodu
-%35
•
10 saatlik yakma periyodu
+%40
•
Sürekli yanma
+%150
Florasan lambalarda balast ve ateşleme yapısı lamba ömrü üzerine ciddi etkisi
vardır.Yüksek frekanslı balast kullanımı ve sıcak ateşleme lamba ömrünü arttıran pozitif
etmenlerdir.
Renksel özellikler: Floresan lambalar ilk üretildikleri yıllarda oldukça düşük renk
kalitesine sahiptir. İlerleyen zamanlarda trifosforların ve multifosforların bulunmasıyla
lambaların renksel özelliklerinde ciddi düzelmeler görülmüştür. Floresan lambalar,
yapılarına ve fosfor tuzlarına bağlı olarak sıcak beyaz, beyaz, soğuk beyaz, günışığı, soğuk
günışığı gibi geniş bir renk yelpazesinde üretilirler. Lambaların renksel geriverimleri
kullanılan fosfora bağlı olarak Ra=98 değerleri arasındadır.
Floresan lambaların genel özelliklerinin değerlendirilmesi:
¾ Geniş bir renk seçeneği vardır.
¾ Şebeke
gerilimindeki
dalgalanmaların
lamba
ömrü üzerine etkisi oldukça
düşüktür.
¾ Çizgisel lamba montajında en iyi alternatiftir.
¾ Uzun ömürlüdürler.(10000 saat)
¾ Akkor lambaların 3-5 misli ışıksal verime sahiptirler.(50-1001m/w)
¾ Şebeke gerilimini ışık akısı üzerine etkisi azdır.
¾ Çalışırken ısı yaymazlar.
¾
¾
¾
¾
¾
¾
Işık akısı ortam sıcaklığında etkilenir.
Çalışması için yardımcı elemanlara ihtiyaç duyar.
İlk tesis masrafı yüksektir.
Stroboskopi ve flicker etkisi vardır.
Sık açıp kapama lamba ömrünü kısaltır.
Balastlar üzerinde de bir enerji kaybı söz konusudur.
128
ARMATÜRLER
Tanımı:
Armatürler, lambaların bir veya birden çoğunu bünyesinde taşıyan onlara dekoratif bir görünüm
veren ve bazen de olumsuz dış etkilerden koruyan aydınlatma araçlarıdır.
Armatür Çeşitleri:
Günümüzde çok çeşitli ve güzel görünümlü armatürler yapılmaktadır. Bunlarla lambanın
ürettiği ışık istenilen yere odaklanabildiği gibi, kamuflaj yapılmakta, ışığın göze vereceği zarar
ortadan kaldırılmaktadır. Armatürler değişik harflerle isimlendirilerek standartlaştırılmıştır.
Çeşitleri olarak ençok kullanılanları, fluoresant armatür, etanş armatürler, bahçe aydınlatma
armatürleri, dış aydınlatma armatürleri(yol vb. ), atölye aydınlatma armatürleri, dekoratif iç
aydınlatma armatürleri, bina acil çıkış gösteren armatürler bulunmaktadır.
129
Fluoresant ampuller için normal aydınlatma armatürleri :
Normal fluoresant armatürleri yapılış olarak:
1.
2.
3.
4.
P tipi fluoresant armatürleri
R tipi fluoresant armatürleri
S tipi fluoresant armatürleri
T tipi fluoresant armatürleri olmak üzere dört tiptir.
Bunları sıra ile tanıyalım:
1) P tipi fluoresant armatürleri; Balastı koruyan ve ampulün takıldığı soketlerle
starteri taşıyan genelde içi ve dışı beyaz boyalı sac armatürlerdir İç tesisatta geniş ölçüde
kullanılmaktadır.
Bu tip armatürlerin etrafı açık olduğu için ampulün verdiği ışığın büyük kısmı istenmeyen yöne
gider.
Piyasada: 1x20-2x20-3x20 watt ve 1x40-2x40 ve 3x40 watt olarak ifade edilirler.
2) R tipi, fluoresant armatürleri; Bu tip armatürler P tipi armatürün iki yanına
yekpare saçtan yansıtaç (reflektör) takılarak meydana getirilmiştir. Yansıtacın iç kısmı beyaza,
gövdesi siyaha boyanmıştır.
130
Duvar ve tandör üzerinde veya zincir askı düzeni ile tavan/ yüksek atölyelerde,
fabrikalarda, depolarda vb. yerlerde kullanırlar Resim: 46bde üzerinde. 2x40 watt 220 voltluk
ampuller bulunan R tipi armatür görülmektedir
3) S tipi fluorasant armatürleri: Bu armatür. R tipi armatürlerde ampullerin
önüne 2.5x2.5 cm boyutunda boşlukları olan yekpare sac kafesle kapatılarak meydan getirilir.
Bu kafes ışığın bir kısmını yutar Ancak ışığı direkt vermediği için hoş bir görünümü vardır İçi
ve dışı beyaz fırın boyalı olup, yazıhane ve bürolarda vb, yerlerde kullanılır. Güç serisi P tipinde
olduğu gibidir.
4) T tipi fluoresant armatürleri: Ampullerin önünün, saydam veya yarı saydam
gereçle kapatılması ile meydana gelir.
Kapatma gereci gerçek fleksiglas, ışığın % 10-15'ini yutar. Ampullerin önü veya
armatürün alt kısmı fleksiglas olduğu halde gövdesi fırın boyalı sacdır. Fleksigılasın gövdeye
tespiti çok pratik şekilde alınlarından özel geçme düzenli olup, montaj kolaylığı bakımından
tercih edilebilen standartlara uygun olarak yapılmıştır.
Bürolarda yazıhanelerde ve hastahanelerde kullanılan çok popüler bir tiptir. Ayrıca
küçük tipleri ayna üstü ve ayna yanlarında kullanılmaktadır. Güç serisi P tipinde olduğu gibidir.
5) TMS bant tipi armatürler (kilit düzenli armatürler): Bu armatürler, ampul
hariç bulun aksesuarları ile bir bütündür. Elektrik bağlantıları klemensle yapılır Orijinal profil
ile armatür gövdesine dayanıklılık sağlanmış ve fırın boya ile boyanmıştır.
131
Balastı, starteri yanında özel kilit düzenli olan ısıya dayanıklı pirinçten yapılmış
soketleri vardır. Tavana monte edilmek ve zincirle asılmak suretiyle kolay ve çabuk monte
edilebilir.
6) Dekoratif aydınlatma armatürleri: Ülkemizde son yıllarda gözlenmekte olan
sanayi gelişme, özellikle çağdaş teknolojinin kullanımıyla her alanda belirgin bir ürün kalitesi
sağlanmıştır. "Türk malı" damgalı pek çok ürün "TSE'li olarak uluslararası pazarlarda
gelişmiş ülkelerin ürünleriyle yarışmaktadır.
Dekorasyon tekniğinde aydınlatma amacıyla kullanılan değişik renk ve şekillerde
üretilen armatürlere DEKORATİF ARMATÜR denir. Bu armatürlerin elektriksel olarak diğer
armatürlerden farkı yoktur.
132
Acil durum aydınlatma armatürleri (üniteleri); Şebeke geriliminin yangın, deprem,
sabotaj, su baskını, elektrik arızası gibi nedenlerle kesilmesi ve normal aydınlatma sisteminin
devre dışı kalması durumunda otomatik olarak devreye girerek asgari düzeyde bir aydınlatma
sağlayan cihazlardır. Acil duranı yönlendirme üniteleri ile birlikte binalarda can kaybı, panik ve
izdihamı önlemek, hızlı ve güvenli bir tahliye sağlamak için kullanılırlar.
İkincil (acil durum) aydınlatma enerji kaynağı, merkezi olarak yerleştirilmiş bir
besleme kaynağı olabilir (merkezi batarya sistemi), veya her bir armatürün içine yerleştirilebilir
(kendinden bataryalı cihazlar).
Flüoresant armatür elemanları:
Fluoresant armatür devre elemanları;
1. Starter,
2. Balast,
3. Soketler
4. Ampüldür.
Soketler ve ampül daha önceden incelenmişti, şimdi starter ve balastın yapısını inceleyeceğiz.
BALAST:
İki çeşit balast vardır. Bunlar:
1. Bobinli balast(geleneksel balast)
2. Elektronik balast
133
Bobinli balast:
Birer yüzeyleri yalıtılmış silisli sacların paketlenmesi ile oluşan demir nüve üzerine gücüne
uygun özellikte bobin sarılarak yapılmıştır.
Balastın iki görevi vardır. Bunlar:
1. Fluoresan lamba devresinde, gerilimi yükselterek gerekli ateşlemeyi sağlar.
2. Lamba yandıktan sonra, devrede seri bağlı endüktif direnç gibi görev yaparak lamba
üzerindeki gerilimi % 50 oranında azaltıp dengede tutar.
Standart güçleri 20- 32- 40- 65 W'tır. Günümüzde starter gerektirmeyen elektronik balastlarda
kullanılmaktadır.
Elektronik balast:
Elektronik balastlar enerji tasarrufu,
sağlarlar.
daha uzun lâmba
ömrü ve mükemmel ışık kalitesi
Elektronik balastların özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
•
% 30 daha az elektrik tüketir.
•
Ampulün ömrünü % 50 uzatır.
•
Voltaj değişikliklerinden etkilenmez, ışık akısını sürekli sabit tutar.
•
50.000 saat ömürlüdür.
•
Kompanzasyon panosunun yükünü azaltır.
•
Kondansatör ve starter gerektirmez.
•
0,9 saniye içinde kırpışmasız çalışırlar.
•
-25 C ° ile +60 C ° arasında ateşleme yapabilirler.
134
•
DC gerilim ile beslenebilirler.
•
Arızalı lâmbalar balast tarafından otomatik olarak söndürülür ve lâmba değiştirildiğinde
tekrar otomatik olarak yakılır.
•
Stroskobik etki olmaz.
•
Sessiz çalışır.
•
Işık titremez.
•
Sac balastlara nazaran çabuk arıza yaparlar.
Her balastın güvenli alışabileceği çalışma ısısı sınırları, üzerinde belirtilmiştir. Balast
armatürün içinde çalışırken Tc noktasında ölçülen ısı balastın üzerinde belirtilen değeri
geçmemelidir.
Elektronik balastların bağlantı uçları firmadan firmaya değişebilir. Her elektronik balastın
bağlantı şekli balast üzerine firma tarafından çizilir.
STARTER:
Silindir şeklindeki bir cam tüp içinde iki elektrotlu bir kontak yerleştirilerek, havası alınmış
ve içine neon gazı doldurulmuştur. Kontak elektrotlarından biri, uzama katsayıları farklı iki
metalin birleşmesinden meydana gelen, bimetalden yapılmış ve hareketlidir. Starterde ateşleme
anında oluşan arktan dolayı parazit meydana gelir. Oluşan paraziti önlemek için kontak uçlarına
paralel bağlanır.
135
SOKET:
Soketler, plâstik veya bakalitten yapılırlar. Lâmba flâmanlarıni, starteri devreye bağlar
ve flüoresan tüpe altlık yapar. Bunlara flüoresan lâmba duyu da denilmektedir. Bir flüoresan tüp
için iki soket kullanılır. Soketin birinde, hem tüpün flâman uçlarını (iğnelerin) girebileceği
yuvalar hem de starterin takılabileceği yuvalar vardır. Aşağıda soket resimleri görülmektedir.
Soketler düz ve kilitlemeli olarak yapılırlar. Kilitlemeli soketler, iğne uçların soket
kontaklarına daha iyi temas etmesini ve titreşimlerden dolayı tüpün düşmesini önlemek için
yapılmıştır.
136
AYDINLATMA KONTROL ELEMANLARI
Anahtarlar:
Görevi:
Elektrik devrelerinde el ile kumanda edilmek suretiyle enerjiyi ani olarak açma ve
kapama görevi yapan devre elemanıdır.
Yalıtkan kısımları bakalit, sert plastik ve porselenden, metal kısımları ise nikel kaplı
pirinçten yapılmıştır.
Anahtar Çeşitleri:
Elektrik tesisatının şekline göre;
¾
Sıva üstü,
¾
¾
Sıva altı,
Etanş (Antigron) anahtar olarak yapılır.
Kullanıldıkları devreye göre ise çeşitleri;
¾
Adi (tek kutuplu- Bir veya bir grup lambayı kumanda etmeye yarayan
anahtarlardır.)
¾
Komitatör (iki alıcıya ayrı ayrı kumanda eden),
¾
Vaviyen (bir alıcıya iki ayrı yerden kumanda eden),
¾
Dimmer (elektronik ayarlı) anahtarlar bulunmaktadır.
137
138
MERDİVEN OTOMATİĞİ:
Çok katlı binalarda merdiven boşluğunun aydınlatılmasında kullanılan ve zaman ayarlı
elektronik bir cihazdır. Çeşitli firmaların ürettikleri merdiven otomatiklerinin bağlantısı
değişiklik göstermekle birlikte bağlantı şemaları klemens kapağı içerisinde verilmiştir.
139
TRAFOLU MERDİVEN OTOMATİKLERİ
Merdiven otomatiği çok katlı binalarda her katta bulunan bütanlardan birisine basarak;
bütün katların merdiven boşluklarındaki lambaları yakan ve kat sayısına göre ayarlanan
zaman sonunda lambaları otomatik olarak söndüren cihazdir.
Yukarıda devre şeması verilen trafolu merdiven otomatı görülmektedir.
Devre üç kısımdan oluşur.
¾ Besleme devresi: Trafo AC 220 V I 50 Hz şehir şebekesinden AC 12 V / 50 Hz
alçak gerilimin elde edilmesini sağlar. AC 12 V / 50 Hz köprü tipi tamdalga doğrutucu ile
doğrultulur ve C1 kondansatörü ile regüle edilerek elektronik devrenin beslenmesi için
yeterli hale getirilir.
¾ Tum-off; Gecikmeli durma devresidir. Temel devre Schimitt tetikleyici
devresidir. Devreye gerilim uygulandığında Tl kesimde, T2 iletimdedir. Kaynak gerilimi röle
üzerinde düşer ve röle çeker. Birbirisîne paralel bağlı olan tüm lambalar yanar. C
kondansatörü Rl+P seri direnç devresi üzerinden şarj oluncaya kadar lambalar yanmaya
devam eder, C kondansatörünün şarjı tamamlanınca T1'in Beyz polarması yeterli olur ve T1
İletime geçer, T1'in iletime geçmesi kolektör geriliminin çok küçülmesine neden olur.
T1’in kollektör gerilimi T2'nin beyi polarmasını kontrol ettiğinden T2 kesime gider, röle
bırakır ve tüm lambalar sorar.
Devrenin turn-off çalışması, her hatta bulunan birbirine paralel bağlı olan butanlardan
birisine basıldığında başlar. Şarjlı olan C kondansatörü ani olarak deşarj olur. Devreye gerilim
uygulandığında olan olaylar tekrarlanır.
Röle uçlarına paralel ve ters yönde bağlanan D1 diyodu röle bobininde oluşan zıt
EMK'yı yok eder.
¾ Dış devre: Şehir şebekesi AC 220 V / 50 Hz in kontrol edildiği devredir. Bu
devrede işlem yaparken dikkat edilmelidir. Merdiven otomatikleri montaj edilirken
faz ve nötr klemensleri mutlaka doğru bağlantı yapılmalıdır. Aksi taktirde butonlarda insana
zarar verecek elektrik enerjisi bulunur.
140
Röle kontaklarının devrenin çalışması ile ilgisi yoktur. Bu nedenle, merdiven otomatikleri
istenirse başka cihazları kontrol etmek için de kullanılabilir.
TRAFOSUZ MERDİVEN OTOMATİKLERİ
Aşağıdaki şekilde trafosuz' merdiven otomatiği devre şeması görülmektedir.
Devre üç kısımdan oluşur.
¾ Besleme devresi: 220 VAC/50Hz şehir şebekesi, bipolar C1 kondansatörü ile
alçaltılarak, D1 ve D2 diyotları ile doğrultulmuş, C2 kondansatörü ile regüle edilerek,
elektronik devrenin beslenmesi için yeterli hale getirilmiştir. Bu tip kaynaklar çok
dengeli kaynaklar değildir. Böyle kaynaklardan çekilen akım, her zaman aynı olmalıdır.
Devrede bipolar Cl kondansatörünün değeri çok önemlidir. Besleme devresi elemanlarının
değerleri şöyledir.
C1 :
D1 ve D2 :
1 µF/400 Vp-p
1N40O7
¾ Turn-off : Gecikmeli durma devresidir. Temel devre Schimitt tetikleyici
devresidir. Devreye gerilim uygulandığında T1 kesimde, T2 iletimdedir. Kaynak gerilimi röle
üzerinde düşer ve röle çeker. Birbirisîne paralel bağlı olan tüm lambalar yanar. C
kondansatörü Rl+P seri direnç devresi üzerinden şarj oluncaya kadar lambalar yanmaya
devam eder, C kondansatörünün şarjı tamamlanınca T1'in Beyz polarması yeterli olur ve T1
İletime geçer, T1'in iletime geçmesi kolektör geriliminin çok küçülmesine neden olur.
T1’in kollektör gerilimi T2'nin beyz polarmasını kontrol ettiğinden T2 kesime gider, röle
bırakır ve tüm lambalar söner.
Devrenin turn-off çalışması, her hatta bulunan birbirine paralel bağlı olan butonlardan
birisine basıldığında başlar. Şarjlı olan C kondansatörü ani olarak deşarj olur. Devreye gerilim
uygulandığında olan olaylar tekrarlanır.
141
Röle uçlarına paralel ve ters yönde bağlanan D1 diyotu, röle bobininde oluşan zıt EMK'yı
yok eder.
¾ Dış devre: Şehir şebekesi AC 220 V / 50 Hz in kontrol edildiği devredir. Bu
devrede işlem yaparken dikkat edilmelidir. Merdiven otomatikleri montaj edilirken
faz ve nötr klemensleri mutlaka doğru bağlantı yapılmalıdır. Aksi taktirde butonlarda insana
zarar verecek elektrik enerjisi bulunur.
Bir merdiven otomatiğinin klemens bağlantı uçları aşağıda görüldüğü gibidir.
HAREKET SENSÖRLERİ (DEDEKTÖRÜ)
Hareket dedektörleri hareket olduğu zaman otomatik olarak istenilen cihazın çalışması,
hareket olmadığı zaman çalışmaması istenilen yerlerde kullanılır. Örneğin apartmanlarda
merdivenlerin aydınlatılması, marketlerde kapının açılıp kapanması vb. Biz SENSA marka
hareket sensörü hakkında bilgiler vereceğiz. Her markanın bağlantısı birbirine benzer. Fakat
kullanılan kablo renkleri farklı olabilir. 90°-180° ve 360° görüş açılarında üretilirler.
ÖZELLİKLERİ
1.
2.
3.
4.
5.
6.
Çalışma gerilimleri AC 220 V-50 Hz
20 sn - 10 dk arası ayarlanabilir kapatma süresi
Algılama mesafesi ve ışık hassasiyeti ayarlı
1000 W a kadar yüklenebilir.
110° lik görüş mesafesi, her iki yandan 9 m, tam karşıdan 12 m' dir.
Işıkları otomatik olarak açma-kapatma
142
TİME düğmesi: Hareket sensörünün kapatma
zamanını ayarlamaya yarar. En son hareket algılanır
algılanmaz ışık yanar ve bir sonraki harekete kadar
ayarlanan süre (20 sn ile 10 dk. arası) boyunca yanık
kalır.
LUX düğmesi: Hareket sensörünün çalışmasını
istediğiniz aydınlık seviyesine ayarlar. Örneğin: Tam
karanlık, karanlık, aydınlık ve alaca karanlık.
ELEKTRİK BAĞLANTISI:
1.
2.
3.
4.
Hareket sensörleri ışığı yakmak için bir devre kesici gibi çalışır.
Sensörün devreye nasıl bağlanacağını anlamak için aşağıdaki devreyi inceleyiniz.
Buvattan cihazın bağlantı kutusuna üçlü bir kablo çekiniz,
Sensörün bağlantı kutusundaki mavi uç nötürdür. Oradan lambanın nötr ucuna bir
bağlantı yapınız.
5. Sensörün bağlantı kutusundaki kahverengi faz giriş ucudur. Oradan anahtarın canlı
ucuna bir bağlantı yapınız.
6. Bağlantı kutusunda kırmızı faz çıkış ucudur. Oradan lambanın canlı ucuna bir bağlantı
yapınız.
143
MONTAJI:
Monte Edilecek Yerin Seçilmesi:
1. Tavsiye edilen montaj yüksekliği yerden 2 m'dir. Görüş mesafesi 12 m kadar uzar.
2. Sensörü bir duvara veya bir tavana monte etmeden önce, yanlış montajı önlemek için
aşağıdaki tabloyu inceleyiniz.
144
3. Sensörün bağlanacağı yere karar verdikten ve elektrik bağlantıları yapıldıktan
sonra cihazı arka panelinden duvara veya tavan sabitleyim.
ÇALIŞTIRMA:
Bağlantıdan sonra, hareket sensörünüz, normal olarak ona bağlı olan lambayı açıp
kapadığınız aynı anahtardan kontrol edilebilir. Bu size manuel olarak istediğiniz an açmanızı ve
kapatmanızı da sağlar.
Not:
1. Anahtar açık konumda iken sensörün ısınması için aşağı yukarı 30 sn geçmesi gerekir.
2. Çalıştırmadan önce, aşağıdaki çalışma düzenine bakınız.
Test Pozisyonu:
Bu cihaz içerisinde, "5 dk. Otomatik test modu" vardır. Sensör otomatik pozisyonda
iken, anahtar hızlı bir şekilde açılıp kapatılarak test pozisyonuna girer. Işık ilk tetiklemeden
sonra 30 sn. civarında yanık kalacak sonra kapanacaktır. Bunu takip eden diğer tetiklemelerde
ise test süresi olan 5 dk. bitinceye kadar ışık her seferinde 4 sn. kadar yanık kalacaktır.
Test modunu sabah ve akşam uygulayabilirsiniz. Sensörünüz, bağlı olduğu anahtardan
iki defa hızlı bir şekilde açma ve kapama yaptırılarak test süresi olan 5 dk. bitmeden otomatik
duruma geçebilir.
Işığı Sürekli Açık Tutmak:
Sensörünüz otomatik pozisyonda iken, elektrik anahtarını 1' er saniye aralıklarla
kapama-açma, kapama-açma yaparak ışığınızı sürekli açık tutabilirsiniz.
145
Işığı Sürekli Kapalı Tutmak:
Anahtar kapalı iken ışık yanmayacak ve hareket sensörünüz çalışmayacaktır.
Kapanış Saatinin Ayarlanması (TIME):
Sensörün kapanış zamanı, imalat çıkışından programlanmış olup min 20 sn. ve max. 10
dakikaya göre ayarlanmıştır. Üstünde TIME yazan ayar düğmesini kapanış süresini artırmak
için saat yönünde, azaltmak için aksi yönde çevirip ayarlayınız.
Aydınlık Seviyesinin Ayarlanması (LUX):
Üzerinde LUX yazan ayar düğmesini, hava aydınlık iken çalışmasını istiyorsanız saat
yönünde, hava daha karanlık iken çalışmasını istiyorsanız aksi yönde çeviriniz.
PROBLEM ANINDA ÇÖZÜM
Işık Yanmıyor:
1. Anahtarı kapatın ve hemen açın. Unutmayınız ki otomatik test süresi 5 dk sürer.
2. Ampul ve bağlantıları kontrol ediniz. Yaptığınız bağlantı ile devre şemasını
karşılaştırınız. Ayrıca elektriğin açık olduğundan emin olunuz.
3. Sensörun yere paralel olarak monte edildiğine ve istenilen bölgeye çevrildiğine
emin olunuz.
Işık çok çabuk bir şekilde yanıp sönüyor:
1. Sensörünüzün yerinin lambanın altında olduğundan emin olunuz.
2. Işığın, sensöre geri yansıması olmadığından emin olunuz. Işığın vurduğu beyaz veya
parlak yüzeyleri kontrol ediniz. Mümkünse sensör ve ışığı ayrı yönlere çeviriniz.
3. Sensörlerin hepsi kızılötesi ışınlan ile çalışır ve bunların algılanma hassasiyetleri soğuk
havalarda çok kolaylaşır.
Işık sönmüyor:
1. Sensörun altında bulunan zaman ayar düğmesinin minimumda olduğuna dikkat ediniz.
2. Sensörün önünde çalışmasını engelleyecek bir biçimde durmaya çalışınız.
3. Sensörün sabit bir yerde monteli olduğuna, ağaç veya direk gibi rüzgarda hareket
edebilen yüzeylere monte edilmediğine dikkat ediniz.
4. Sensörün ani ısı değişikliklerine neden olan klima, aspiratör gibi cihazlara çevrili
olmadığından emin olunuz.
5. Sensörünüzün test modunda olmadığından emin olunuz. Otomatik pozisyona
gelmesi için 5 sn den daha uzun bir süre elektriği kapatın ve tekrar açınız.
146
Işık fırtınalı havalarda kendi kendine yanıyor:
Yağmur, kar ve fırtına gibi ani hava değişiklikleri sensörü çalıştırabilir. Cihazın korumalı
bir yere monte edilmesi, yanlış açmaları engelleyebilir.
BAKIMI:
Temizlemek için sadece sensörünüzün lensini yumuşak ve temiz bir bez ile siliniz.
Hareket sensörleri günümüzde apartmanlarda kullanılan merdiven otomatiklerinin yerini
almaya başlamıştır. Merdiven otomatiklerinde butona basılınca bütün lambalar yanmaktadır.
Dolayısı ile gereksiz elektrik sarfiyatı olmaktadır. Kişi birinci kata gelmişse en son katın dahi
lambaları belirli bir süre yanmaktadır.
Ayrıca merdiven otomatikleri,
karanlıkta merdivenlerde giderken
süresi
dolduğundan
lambaları
söndürse butona ulaşmak ve tekrar
butona basmak zor olmaktadır. İşte bu
eksikliklere hareket sensörleri cevap
vermektedir.
Aşağıda merdiven otomatiklerine
alternatif olacak olan hareket sensörlü
merdiven aydınlatması görülmektedir.
147
UZAKTAN KUMANDALI AKIM ANAHTARLARI (Darbe akım anahtarları):
Bu elemanlar darbe ile uzaktan kumanda edilen devrelerin mekanik olarak açılıp kapanması
işlevini yerine getirir. Yani; bir tesisatı, bir veya birden çok lamba veya lamba grubunu ikiden
çok yerden yakıp söndürmeye yararlar. Darbe akım anahtarları, buton (liht) aracılığı ile
kendisine ulaşan akımın her gelişinde (darbesinde) bulunduğu konumu değiştirme özelliğine
sahiptir
Alıcı veya alıcıları kumanda etmek için sınırsız sayıda anahtar(light anahtar) kullanılabilir.
Alıcı sayısı ise darbe akımı anahtarının kontak anma akımına göre belirlenir. Kontak taşıma
akımları 16 A veya 25 A olarak üretilmektedir.
Uygulama alanları:
-
Binalardaki;
-
Büyük alanlar
-
Koridorlar ve merdiven boşlukları
-
Oteller,
-
Bankalar,
-
Büyük idâri binalar
-
Bürolar,
Hastaneler,
-
Konforlu konullar
Bağlantı şeması:
148
Bağlantı şemasının başka bir şekilde gösterimi aşağıda verilmiştir.
Avantajlar:
-
Kullanıcı için kolaylık ve konfor
-
Montaj ve kablaj kolaylığı
-
Ucuz ve pratik çözüm
ZAMAN SAATİ:
İstenen zaman aralığında lambaların yakılıp söndürülmesi işlemini yapar. Mekanik ve
dijital olarak çeşitleri vardır.
SENSÖRLER:
Bir yere girildiğinde üzerlerindeki algılayıcılar vasıtasıyla lambaların yakılması ve
söndürülmesinde kullanılır. Işığa, sese ve ısıya duyarlı tipleri vardır. Ortama girildiğinde
149
üzerilerindeki algılayıcılar vasıtasıyla aydınlatma sistemine kumanda ederler. Aydınlatma
sisteminin yanma süresi ayarlanabilir. Yeni binalarda merdiven otomatiğine alternatif olarak
kullanılabilmektedir.
AYDINLATMA TESİSATI UYGULAMALARI
1. Lamba tesisatları
1.1. Bir kutuplu anahtar tesisatı (adi anahtar tesisatı)
1.2. Komütatör anahtar tesisatı
1.3. Vaviyen anahtar tesisatı
1.4. Priz tesisatı
1.5. Merdiven otomatiği tesisatı
1.6. Flüoresant lamba tesisatı
1.6.1. 1x40W (veya 1x20W) Geleneksel balastlı
1.6.2. 2x40W (veya 2x20W) Geleneksel balastlı
1.6.3. 2x20W Geleneksel tek balastlı
1.6.4. 1x40W (veya 1x20W) Elektronik balastlı
1.6.5. 2x40W (veya 2x20W) Elektronik balastlı
1.6.6. Üç fazlı sistemlerde flüoresant lamba tesisatı
1.6.7. Bir fazlı sayaç bağlantısı
1.6.8. Üç fazlı sayaç bağlantısı
1.6.8.1.
Üç fazlı üç telli (Aron bağlantılı) sayaç bağlantısı
1.6.8.2.
Üç fazlı dört telli sayaç bağlantısı
1.6.9. Linyeli tesisat şemaları
150
AYDINLATMA TESİSATINDA KULLANILAN SEMBOLLER
Aydınlatma devrelerinde kullanılan elemanların sembolleri ve anlamlarını bilecek, devre
çizimini yapabileceksiniz.
151
Adi Anahtar Tesisatı Çizimi:
Bir lamba veya lamba gurubunu bir yerden yakıp söndürmeye yarayan tesisattır.
152
Komütatör Anahtarlı Aydınlatma Tesisatları Çizimi:
İki lamba ya da iki lamba grubunu bir yerden ayrı ayrı yakıp söndürmeye yarayan tesisattır.
153
Vaviyen Anahtarlı Aydınlatma Tesisatları Çizimi:
Bir lamba veya lamba gurubunu iki ayrı yerden yakıp söndürmeye yarayan tesisattır. Uzun
koridor ve az katlı binaların merdiven boşluklarının aydınlatılmasında kullanılır.
154
Merdiven Otomatiği Tesisatı Çizimi:
Merdiven otomatiği tesisleri, çok katlı binaların lambalarının belirlenen sürelerde yanıp
sönmesini sağlar. Bütanlardan herhangi birine basıldığında lambalar yanar, belirli bir süre
sonunda enerji kesilir ve lambalar söner.
Merdiven otomatiğine bağlı lambaların çalışma (yanma) süresi, merdiven otomatiği
üzerinde bulunan süre ayar düğmesiyle yapılır.
155
Flouresan Lamba Bağlantıları:
Işık akılarının fazlalığı ve güç tasarrufu bakımından diğer lambalara göre üstünlükleri vardır. Bu
nedenle aydınlatmada tercih edilir.
156
Elektronik balast bağlantı şeması (1x40 watt):
Elektronik balast bağlantı şeması (2x20 watt):
157
BİR APARTMANIN KOMPLE ELEKTRİK TESİSATI
Bir apartmanın ortak kullanım alanlarının (merdiven otomatiği, zil tesisatları, kapı kilidi
otomatiği, ana giriş kapısı lambası ve hidrofor dairesi) açık elektrik tesisat şeması.
158
159
DAĞITIM TABLOLARI, KUMANDA VE KORUMA DEVRE ELEMANLARI
Dağıtım Tabloları:
Görevi:
Bina içindeki tesisatın enerjisi kolay, güvenli ve kesintisiz bir şekilde dağıtım tablosu
aracılığı ile sağlanmaktadır. Dağıtım tabloları, bağlı oldukları tesisata enerji dağıtırken tesisatın
ve tesisatı kullanan kişilerin güvenliklerini sağlayıcı koruma elemanlarını da üzerinde
bulundurur.
Yapıldıkları Malzemeye Göre Dağıtım Tabloları
Sac ve yalıtkan malzemeden yapılan çeşitleri vardır. Ayrıca etanş tabloda çeşitlerindendir.
•
Sac tablolar: 1-2 mm kalınlığında DKP sacdan yapılır. Küçük boyutlu sıva üstü ve
gömme tipleri, düzgün kıvrımlı ve nokta kaynağı ile sağlamlaştırılmış, kapalı ve açık
tipte yapılır. Büyük olanları ise köşebent demirleri ile desteklenerek dayanımları
arttırılır ve pano tipi olarak yapılır. Fırınlanmış elektrostatik boya ile boyanır.
•
Yalıtkan malzemeli tablolar: Sert plastik, pertinaks. fiber ve polyester gibi
maddelerden üretilen bu tablolar, kumanda ve kontrol elemanlarının yerleşimi için
yapılır. Yüksek dayanıklılık isteyen yerlerde sac korumalarla desteklenir.
•
Etanş tablolar: Yalıtkan malzeme veya sacdan yapılabilirler. Kapaklan contalıdır.
Kimyasal madde, nem ve mekanik etkilere karşı korunması gereken yerlerde kullanılır.
Anahtar ve şalterlere kapak açılmadan ulaşılabilir.
160
Kullanım Yerlerine Göre Dağıtım Tabloları:
1. Aydınlatma tabloları,
2. Kuvvet dağıtım tabloları,
3. Kumanda devreleri tabloları,
4. Kontrol devreleri (Plc. pnomatik kontrol vb.) tabloları,
5. Şantiye tabloları olmak üzere çeşitleri vardır,
Ayrıca küçük ölçekli kombinasyon kutuları (tablo) kullanılmaktadır.
Aşağıda örnek olarak montajı yapılmış bir dağıtım tablosu verilmiştir, inceleyiniz.
161
SİGORTALAR
Tanımı:
Devrenin başlangıcına seri olarak monte edilen, üzerinden anma akımından fazla akım
geçtiğinde, standartlarla belirlenen sürede hattın akımını kesen cihazlardır.
Görevi
Besleme hatlarını ve bağlı bulunduğu alıcıları aşırı yüklere, kısa devre akımlarına,
bunları kullanan insanları, kullanıldıkları işletmeleri de olabilecek kazalara karşı korumak
amacıyla kullanılan koruyucu devre elemanıdır. Korudukları alıcıların akımlarına uygun
seçilmelidir.
Sigorta Çeşitleri
1. Buşonlu sigortalar,
2. Anahtarlı otomatik sigortalar,
3. NH (bıçaklı) sigortalar,
4. Yüksek gerilim sigortaları,
5.
6.
7.
8.
Cam sigortalar,
Direnç sigortalar,
Fişli sigortalar,
Sofit (oto sigortası) sigortalar olmak üzere çeşitleri vardır.
Çeşitli amperlerde yapılır, amper miktarı arttıkça boyutları da artmaktadır.
Günümüzde yeni yapılarda buşonlu sigortaların kullanılmaması istenmektedir.
162
Buşonlu Tip Sigortalar:
Akımın belirli bir değeri aşması durumunda sigorta içindeki tel eriyerek devreyi acar.
Gövde, gövde kapağı, buşon ve buşon kapağından oluşur. Buşonlar her devreyi özelliğine göre
koruyabilmek için anma akım değerleri standartlaştırılmıştır. Bunlar: 2-4-6-10-16-25-35-50-6380-100A
Gövde akım değerleri ise: Dıı(25A) Dııı(63A) Dıv(100A)
NH -Bıçaklı Sigortalar:
Kablo, şalter ve pano gibi tesisatın kısa devre ve aşırı yüklenmeye karşı korurlar. Çok
yüksek kısa devre akımlarında devreyi sellektif olarak acarlar. Aşırı yüklenme akımlarında
tembel karakterlidirler.
163
164
Bu özelliklerinden dolayı asenkron makinelerin ilk kalkışlarında devreyi açmazlar.
Buna karşılık kısa devreyi beklemeksizin acarlar. 120 (KA) kısa devre akımlarında devreyi
açabilirler. Sigorta altlığı, buşonu ve ellikten oluşur.
Anahtarlı Otomatik Sigortalar (W OTOMATLAR veya K OTOMATLAT):
Işık sorti ve linyeleri ile motorları kısa
devre aşırı yüklenmeye karşı korurlar.
Anahtarları sayesinde bağlı bulundukları
devrelerin açılıp kapanmasını temin
ederler. Anahtarlı sigortalar aşırı akımlarda
birbirinden
bağımsız
iki
açtırıcı
bulunmaktadır.
Aşırı
yüklenmelerde
bimetal akım değerine bağlı olarak zaman
gecikmeli olarak devreyi açarlar. Kısa
devre durumunda belli eşik değeri
aşıldığında bir elektromanyetik açtırıcı
gecikmesiz olarak devreyi acar.
165
Termik manyetik devre koruma şalteri:
Termik manyetik devre koruma şalteri aşırı akım için özel olarak tasarlanmış termik
açma sistemine sahiptir.
Yüksek kısa devre akımlarında ise özel manyetik sistem sayesinde kontaklar yaklaşık 1
ms. kadar kısa bir sürede açarak devreyi korur.
166
167
Akım zaman karekteristigine göre sigortalar,
• Normal
• Gecikmeli
• Çabuk karakterli buşonlar olarak üç gruba ayrılır.
1. Normal Karakterli Buşonlar: Geçici rejime maruz kalmayan, aydınlatma tesislerinde,
omik dirençli ısıtma devrelerinde kullanılırlar.
2. Geçikmeli Karekterli Buşonlar: Kuvetli akım tesislerinde özellikle asenkron
makinelerin korunmasında kullanılırlar. Asenkron motorlar ilk kalkışlarında nominal
akımlarının (5-6) katı kadar akım çekerler. Tembel karakteristikli sigorta kullanıldığında
motorun yol alma süresi içinde bu sigortalar devreyi açmaz.
3. Çabuk Karakterli Buşonlar: Güç elektroniği elemanlarının kısa devreye karşı
korunmalarında kullanılırlar.
Otomatik sigortalarda akım zaman karakteristiği yönünden iki değişik şekilde
kodlanırlar.
Bunlar:
• B veya L: Normal karakterli sigorta olup, ev aletleri ve konut tesisatında kullanıldığı gibisayaç
ve ışık dağıtım tablolarında kullanılır. Bu tipler nominal akımın 3 ile 5 katında devre akımını
keserler.
• C veya G : Büyük güçlü elektrik tesislerinde ve indüktif yüklerin kumandasında yani çok
sayıda flüoresant lambalı devrelerde,trafolu civa buharlı ampullerde, asenkron motor
devrelerinde ,transformatör devrelerinde kullanılır. Bu tipler ise nominal akımın 5 ile 10 katında
devre akımını keserler.
168
SELEKTİVİTE:
Selektivite korumada ana gaye arızalı kısmın en yakın sigorta tarafından devre dışı
bırakılmasıdır. Sigorta koordinasyonu büyükten küçüğe doğru yapılmalıdır.
169
SİGORTALARIN SECİM KRİTERLERİ
Koruma elemanı olarak kullanılan sigortalar üç temel esasa göre seçilirler. Sigortaların
seçiminde mutlak surette selektiv düzenlemeye dikkat etmek gerekir. Işık linyelerinde normal
asenkron motor linyelerinde gecikmeli tipten sigorta seçmeliyiz. Güç elektroniği elemanlarının
korunmasında hızlı karakterli sigorta seçilmelidir.
İletkenin Taşıyacağı Nominal Akıma Göre Sigorta Secimi:
Hat akımını taşıyacak iletken kesiti seçilir. Bu kesite göre sigorta amper değeri tablodan
bulunur. Talep güç aktif güç ile talep faktörünün çarpımından bulunur.
Talep güç,
PT=PK x Tf
Hat akımı,
Ih =
…………………….. (1)
PT
3. U . cos ϕ
formülü ile bulunur.
formülü ile bulunur.
Burada PT, talep gücü, Tf , talep faktörünü göstermektedir. Bu akım değerine uygun iletken
kesiti seçilir. Bu kesiti taşıyacağı nominal akıma eşit veya bir alt norm değerinde sigorta seçilir.
Hat kesitinin taşıyacağı nominal akım değerleri(70 °C dereceye kadar) Tablo 2'de verilmiştir.
Kablo kesitinin taşıyacağı nominal akıma göre sigorta secimi (tablo 2)
170
Kablolarının yer altında yüklenebilecekleri akım değerleri (tablo 3)
Hat Akımına Göre Sigorta Secimi
(2) denkleminden bulunan akım değerine en yakın veya bir üst değerdeki sigorta seçilir. Bu
yolla yapılan secimde ilave yüklerin ponoya bağlanması durumunda sigorta değerini yeni yük
durumuna göre düzenlemek gerekir.
Aşırı Akım Katsayısına Göre Sigorta Secimi
Buşonlu ve NH tipi sigortalar nominal akımlarının %40 kadar fazladan akımı sürekli olarak
taşıyabilir. Bu kritere göre sigorta seçildiğinde hat akımı 1.4 katsayısına bölümünden elde
edilen akım değerine uygun bir sigorta seçilir. Aşırı akım katsayısına göre kesit seçiminde hat
akımı,
I=
Ih
k
formülünden yararlanılır. Bu akım değerine eşit veya bir üst normda sigorta seçilir.
171
UYGULAMA:
Kurulu güçü, talep faktörü ve güç katsayısı verilen tesisi aşırı akım ve kısa devreye
karşı korumak için sigorta seçilecektir.
•
Sigortayı hattın taşıyacağı nominal akıma göre
•
Sigortayı hat akımına göre
•
Sigortaları aşırı akım katsayısına göre seçelim.
Sigortanın hattın taşıyacağı nominal akıma göre seçilmesi
Talep güçün değeri,
PT =0,75 x 71 = 53.25 (KW)
olarak bulunur.
Hat akımı
Ih =
53,25 ⋅ 10 3
= 103,7 A
3 ⋅ 380 ⋅ 0,75
Tablo 3 'den bu akım değerini taşıyan kablonun kesiti,
YVV(NYY) 3*25+16…… 0,6/1KV
olarak bulunur. Bu kablonun taşıyacağı nominal akım değeri tablo 2’den 130 (A) olarak
bulunur. Seçilen sigorta değeri 3*125 (A), olarak bulunur.
172
Sigortanın Hat Akımına Göre Seçilmesi:
Hat üzerinden 103.7 (A) akım akar. Bu akımın bir alt norm akım değerindeki sigorta 3*100 (A)
dir.
Sigortaları Aşırı Akım Katsayısına Göre Seçilmesi:
I=
Ih
k
(k=1.4) için akımın değeri,
I = 103,7 / 1,4 = 74.07 (A)
olarak bulunur. Bu akım değerinin bir üst norm değerdeki sigorta 3*80 (A) olarak bulunur.
173
Sigortaların seçiminde dikkat edilecek hususlar:
•
Işık linyelerinde normal tip sigorta yerine gecikmeli tip sigorta kullanılırsa elektrikli
cihazlar bir arıza durumunda hasar görürler. Gene motor devrelerinde gecikmeli tip
sigorta yerine normal tip sigorta seçildiğinde motor yol alma süresi içinde sigortalar
devreyi keserler.
•
Sigorta akımı yükün çekeceği hat akımına eşit veya daha büyük olmalıdır. Aksi taktirde
sigorta zamansız devreyi acar.
•
Sigortanın hattın taşıyacağı nominal akıma göre seçilmesi durumunda sigorta akımı
hattın taşıyacağı nominal akım değerinden küçük olmalıdır.
•
İletken kesitinin değiştiği yerlere mutlak surette sigorta konmalıdır.
•
Selektivite bir devrede sigortaların anma akımlarına göre en küçükten en büyüğe doğru
sıralanmalarıdır. Selektiviteden amaç arızaya en yakın sigortanın devreyi kesmesini
temin etmektir. IEC standardının eriyen telli sigortalar için koyduğu selektivite oranı ½
dir. Kaynaktan , şebeke uçlarına gidildikçe kablo kesit değişimlerinde sigorta nominal
akımları ½ oranında değişecektir.
•
Sigortaların bağlantı noktalarındaki temas dirençleri en aza indirilmelidir.
174
KAÇAK AKIM KORUMA ROLELERİ
Görevi:
Elektrik tesisatında küçük görülen; ancak zararları bakımından hiç de
küçümsenmeyecek kaçak akımları fark ederek devreyi açan anahtarlara kaçak akım koruma
anahtarları (diferansiyel koruma cihazı) denmektedir.
Çalışma Prensibi:
Kaçak akım koruma anahtarları, herhangi bir tesisatın hattından gelen ve dönen
akımların toplamının sıfır olması esasına göre çalışır. Normal bir tesisatta gelen akımların
meydana getirdiği manyetik alanla giden akımların meydana getirdiği manyetik alan birbirine
eşit ve zıttır. Burada tesisatın bir veya üç fazlı olması sonucu değiştirmez. Kaçak akım koruma
anahtarının akım bobini, bir fazlı devreler için faz ile nötr, içinden geçecek şekilde
bağlandığından, tesisata gelen ve giden akımların bileşkesinden etkilenmektedir.
Belirttiğimiz gibi gelen ve giden akımlar birbirine eşit ise bileşke alan sıfır olacağından, cihazın
akım bobinine etki eden alan bulunmayacaktır. Ancak tesisatın herhangi bir yerinden küçük bir
kaçak (hata akımı) akım varsa, gelen akım giden akıma eşit olmayacağından cihazın akım
bobini üzerinde fark alanı (bileşke alan) meydana gelerek bir emk endükler. Bu emk, kaçak
akım koruma anahtarının açma sınırına (30 mA) ulaştığında devreyi otomatik olarak
kesmektedir. 300- 500 mA'de devreyi açanlar yangın koruma anahtarı olarak isimlendirilir.
Kaçak akım koruma anahtarı evde ve işyerinde tesisatın ana girişine, yangın koruma anahtarları
ise ana kolon hattı girişine bağlanmalıdır.
Kaçak akım koruma rolesinin tam görevini yapabilmesi için tesisin topraklamasının iyi
yapılmış olması ve topraklama iletkeninin yalıtılmış iletkenden olması gerekir.
175
Kaçak akım koruma rölelerinin uygulama alanları 3'e ayrılır.
Bunlar:
•
İnsan korumalı: Fark akımı I ∆n : 30 mA
•
Yangın korumalı: Fark akımı I∆n : 300 mA
•
Motor korumalı: Fark akımı I∆n : 3 A
Açma süresi: Gecikmesiz.
Açma süresi: 0.09 s.
Açma süresi: 0.25 s.
Kaçak akım koruma rölelerifaz sayılarına göre de 2’ye ayrılır.
Bunlar:
•
Bir fazlı
•
Üç fazlı olarak ikiye ayrılır.
176
177
BİNA İÇİNDE YAPILAN ELEKTRİK TESİSATLARI,
Bina içinde yapılan tesisat, bir iç tesisattır.
Elektrik iç tesisatı:
1231.
Aydınlatma (ışık) tesisatı
Bildirim ve çağırma tesisatı
Anten tesisatı
Yangın alarm tesisatı olmak üzere dört ana bölümde incelenir.
İç tesisatta bazı tanımlar:
•
Bina: Betonarme veya yığma yapılardır..
•
Yapı: Her türlü mimari eserlere verilen isimdir.
•
Apartman: Her katında bir ya da daha çok dairesi bulunan ve bir ailenin barınması için
yapılmış çok katlı konuttur.
•
Konut: içinde oturulan yapıdır.
•
Kat: Bir binada veya bir apartmanda yatay iki döşeme (tavan ve taban) arasında kalan
dairelerin tümüdür.
•
Daire: Bir yapının birbirleri ile bağlantılı birden çok oda ile mutfak ve banyoyu içeren,
hepsi birlikte içinde oturmaya elverişli bir bütünü oluşturan bölümdür.
Bina içinde yapılan elektrik tesisatının sınıflandırılması
İki türlü tesisat şekli vardır. Bunlar:
A- Sıva altı tesisat
B- Nemli yer tesisatı veya Antigron tesisat
Sıva altı tesisat:
Sıva altı tesisatlarda tesisat borularının tamamı ile diğer tesisat gereçlerinin kapakları
dışında olan kısımları sıva altında gömülü olduğundan, dairelerin veya diğer yapıların
tavanlarında ve duvarlarında çirkin görünüm olmaz.
178
Elektrik tesisatı yapılacak olan yeni binalarda, binanın mimarî plânı ile birlikte elektrik
tesisatı uygulama projesi hazırlanır.
Bu proje üzerinde tesisatın yapımı ile ilgili her türlü bilgiler yer almaktadır, ileride örnek
projede görülecektir.
Projedeki bilgiler; tavandan ve duvarlardan geçecek boruların nereden, nasıl geçeceği, boruların
çapları, boru içinden geçecek kabloların kesitleri ve sayıları, buatların, anahtarların, prizlerin,
zilin, dağıtım tablosunun, sayacın ve armatürlerin konacağı yerlerdir. Uygulamada; zorunlu
değişiklikler dışında projedeki bu bilgiler önemle uygulanır. Mimarî projeye göre baca yerleri
tespit edilerek bu bölgelerden boruların geçmemesine dikkat edilmelidir.
Sıva altı tesisat yapımında aşağıdaki işlem sıraları uygulanır:
1. Tavan kalıbı çakılıp, demirler örüldükten sonra tavan boruları projeye uygun bir şekilde
yerleştirilir.
2. Duvarlar örüldükten sonra boru yolunun çizilmesi veya belirlenmesi
3. Boruların döşenmesi
45678-
Dağıtım tabloları, anahtar, buat ve priz kasalarının yerleştirilmesi
Kabloların çekilmesi
Binanın sıvası yapıldıktan sonra bağlantıların yapılması
Bağlantı doğruluğunun kontrol edilmesi
Anahtar, priz, aydınlatma gereçleri, sigortalar ve diğer elemanların monte edilmesi
Boruların döşenmesi:
Uygulamada boruların döşenmesi:
a- Boruların tavana ve kirişlere döşenmesi
b- Boruların duvara döşenmesi olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilir.
a- Boruların tavana ve kirişlere döşenmesi: Betonarme binalarda tavan ve kiriş
betonlarının atılması için hazırlanan ve tahtadan veya çelikten yapılmış beton kalıplarının
üzerine, projede belirtilen tavan ve kiriş boruları, kafes şeklinde düzenlenen demir çubukların
uygun yerlerine demir tellerle bağlanarak tutturulur. Bu arada tavanın uygun yerine, genellikle
tek armatürlü odalar için tavanın ortasına armatür takozu konur.
Daha sonra beton, daha doğrusu harç dökülür. Böylece borular ve armatür takozları beton
içinde kalır. Resim:98'de dağıtım tablosundan çıkıp bir dairenin gerekli bölümlerine ulaşacak
olan yedi adet PVC boru ve şeklin sağ ortasında armatür takozu görülmektedir. (Bu işleme
tabliyeye boru atma denilmektedir.)
179
Bu şekilde; taban ve yanlar tahta kalıp olup yaklaşık; 12-15 cm derinlik vardır.
Apartmanlarda, iki kat arasındaki betonarme döşeme böyle oluşmuştur. Bilindiği gibi betonun
donması için belli bir süre geçer. Sonra kalıplar sökülerek alınır.
b- Boruların duvara döşenmesi: Tavan kiriş betonları dökülen, tuğladan duvar örülen
binalarda boruların, sıva yapılmadan önce tekniğine uygun olarak döşenmesi gerekir. Bunun
için projeye göre bu defa tuğla duvar üzerine, boruların döşeneceği buat, anahtar, priz ve başka
gereçlerin konacağı yerler tesbit edilir. Boru yolu, toprak boyaya
batırılmış bir iple işaretlenir. Boyalı ip sağ ucundan çiviye bağlanarak sabitlenmiş, sol ucu
kişinin sol eli ile gergince tutulmakta iken, kişi sağ eliyle ipi boşluğa doğru çekip bırakırsa,
duvarda boya izi çizgi şeklinde belirir.Daha sonra elektrikçi buraya keski ve çekiçle kanal açar.
Bu olay, duvara, hem enlemesine hem de boylamasına uygulanır. Duvar delinecek veya duyara
geçiş delikleri açılacaksa, bu iş güçlü bir elektrikli el âletine takılmış uygun boy ve kalınlıktaki
matkapla yapılır.
Boruların döşeneceği kanallar için iki tuğla arasındaki harçlı kısımdan yararlanılır. Bu
kısmın işçiliği kolay olur ve duvar tahrip olmaz. Kanalların açılması için keski, çekiç ve benzeri
araçlar kullanılır. Kanallar, döşenecek boru sayısı ve çapına uygun derinlikte ve genişlikte
olmalıdır. Borular Kanallara yerleştirildikten sonra birkaç yerinden, aralıklı olarak çivi ve tel
kullanılarak sabitleştirilir.
Sabitleştirme işi; buat, anahtar ve priz kasaları için de gereklidir. Günümüzde bu
elemanlar alçı ve harçla da sabitleştirilmektedir.
Sıva altı tesisatta borular estetik bakımdan yatay ve düşey tam doğrultuda döşenmez. Bu
durum projede de belirtilmiştir. Sıva altı tesisatta mümkün olduğu kadar az dirsek
180
kullanılmalıdır. Dirsek sayısı arttıkça, boru içinden iletken çekimi zorlaşır. Resim:100’de tuğla
duvar kanalları ve bu kanallara boruların döşenmesi görülmektedir.
Dağıtım tabloları, ek kutuları, anahtar ve priz kasalarının yerleştirilmesi:
Sıva altı tesisatta dağıtım tablosu ek kutuları, anahtar ve prizlerin tespit edileceği
anahtar ve priz kasaları, PVC tesisat boruları ile birlikte duvar sıvası yapılmadan önce gerekli
yerlerine yerleştirilirler. Kasaların yerleştirilmesi için açılan kare ve silindir şeklindeki
yuvalar, kasa üstü yüzeyinin sonradan
Tesisat kablolarının çekilmesi:
Tesisat kabloları, kaba sıva kuruduktan sonra çekilir. Kablolar boru içinden çekilirken,
kılavuz ismi verilen çelik yaydan yararlanılır. Uygulama şöyledir.
Gerektiği hâllerde, kılavuzun arkasına önce çelik tel bağlanır. Bu tel kılavuz aracılığı ile
boru içine çekilir. Sonra kablolar grup halinde bu çelik telin arkasına bağlanarak boru içinden
çekilir. Bir başka metot; kabloların doğrudan kılavuz telle çekilmesidir.
Kılavuzlar çekilirken zorlanmamalıdır. Boru içinde takılmalar olmamalıdır. Yoksa
kılavuzun yay özelliği kalmaz. Kabloların çekilme işi iki kişi tarafından yapılmalıdır. Bir kişi
kılavuzu tablodan başlayıp ilk buata doğru sürer. Buattan kılavuz ucu çıkınca orada bekleyen
kişi, kabloyu kılavuza bağlar ve arkadaşına çektirir.
Bu işlem yapılırken kabloların, boru ağızlarında sıkışmamasına ve boru ağzı tarafından
zedelenmemesine dikkat edilmelidir.
181
Tesisat kabloları, top halindedir. Çekmeyi kolaylaştırmak, çabuklaştırmak için topun iyi
çalışması gerekmektedir. Aksi hâlde kangal dolaşabilir veya kuş gözü olabilir. Bu da kişiye
zaman kaybettirir.
Uygulamada; boru çaplarına göre asgari çekilebilecek kablo kesitleri:
2x1,5 mm2 -2x2,5 mm - 3x1,5 mm2
2x4 mm2- 2x6 mm2- 3x2,5 mm2- 4x2,5 mm2
2x10 mm2 - 2x16 mm2 - 3x6 mm2 - 3x10 mm2 - 4x4 mm2
2x25 mm2 - 3x16 mm2 - 3x25 mm2 - 3x35 mm2 - 4x16 mm2
: 14 PVC
: 18 PVC
: 26 PVC
: 37 PVC
Bağlantıların yapılması:
Tesisatta bağlantılar; tablolarda, sigortalarda, buatlarda, anahtarlarda, prizler ve diğer
gereçlerde kabloların uçları tekniğine uygun biçimde soyulduktan ve gereği yapıldıktan sonra,
buat klemensleri, anahtar ve priz bağlantı vidaları ile yapılır. Ekleme ve bağlantı yerlerinde
iletkenler, uçtan koparsa yeni iletken çekmeden tekrar bağlantı yapmaya olanak sağlayan fazla
kablo bırakılmalıdır. Bu olaya, "buatta S" denir
Tesisatlarda; dağıtım tabloları, sayaçlar, ölçü âletleri, motorlar, diğer almaçlara enerji
giriş ve çıkışı iletken (kablo) bağlantıları, "terminal"lerde yapılır. Terminal bağlantılar; ölçü
âletleri, motor ve bazı almaçlarda kendi bağlantı elemanlarında yapıldığı hâlde, dağıtım tablosu
ve benzeri yerlerde sıra klemensle de yapılır. Bağlantı yaparken önemle dikkat edilmeli ve
vidalar iyi sıkılmalıdır.
Terminal: Dağıtım tabloları, sayaçlar, ölçü âletleri, motorlar ve diğer almaçlara eneji giriş
ve çıkış yapan yerdir.
İletkenler terminale bağlanırken uçları tekniğine uygun olarak soyulur. Önce terminalin
girişine bağlanır. Sonra terminalden çıkış yapılarak enerji; gerekli devre veya âlete iletilir.
Bağlantı doğruluğunun kontrol edilmesi:
Tesisatlarda bağlantı kontrolü ohmmetre ile yapılır. Kontrol önce sortilerde sonra linyelerde
yapılmalıdır.
•
Her sortide duya ampul takıldıktan sonra buattan faz-nötr arasına ohmmetre
bağlanır. Devre varsa bağlantı doğrudur.
182
•
Linyeden kontrolde, linye sigortası girişindeki faz-nötr arasına ohmmetre bağlanır.
Ampul takılı iken ohmmetre ibresi normal saparsa bağlantı doğrudur.
•
Aynı deney sorti ve linyede, ampul çıkartılarak yapılır. Bu durumda ise ohmmetre
ibresinin hiç sapmaması gerekir.
Anahtar, priz, aydınlatma gereçleri, sigortalar ve diğer elemanların monte
edilmesi:
Sıva altı tesisatta anahtar, priz, aydınlatma gereçleri, sigortalar ve diğer elemanlar
bağlantıları yapıldıktan sonra yerlerine monte edilirler. Bu gereçler monte edildikten sonra
estetikleri iyi olmalıdır. Gereçler dekoratifse renkler ve tipler iyi seçilmelidir.
Antigron tesisat(nemli yer tesisati):
Antigron tesisatın yapımında şu işlem sırası uygulanır. Çoğu işlem sıva altına benzer,
ancak tesisat antigron tesisat gereçlerle yapılır.
İşlem sırası:
1.
2.
3.
4.
Kablo yolunun çizilmesi
Geçiş yerlerinin belirlenmesi ve delinmesi
Kroşelerin tutturulması
Ek kutularının konması
5. Boruların kesilmesi, eklenmesi ve döşenmesi
6. Kabloların çekilmesi
7. Dağıtım tablosu, anahtar, priz, rozans, duy, sigorta konması ve bağlantılarının yapılması
olmak üzere yedi maddeyle ifade edilir.
BAŞLICA NEMLİ YER GEREÇLERİ:
Antigron kablo (NVV) daha önce gördük. Anahtarlar, prizler, armatürler; buatlar ve
kroşelerdir. Bu gereçlere piyasada "etanj" da denir. Örneğin, etanj anahtar, etanj armatür gibi.
183
Antigron anahtarlar ve prizler:
Bu gereçlerin dış muhafaza kısımları genellikle bakalitten yapılır. Gövde kısımları bakalit veya
porselenden olabilir. Anahtarların ve prizlerin kablo giriş yerleri ve kapakları nemin içeriye
girmemesi için lâstik contalıdır. Şekil:122a'da antigron anahtar, Şekil: 122b'de anahtarın yan
kesiti görülmektedir.
Şekil: 122c'de antigron priz, Şekil: 122d'de prizin yan kesiti görülmektedir. Kesitlere
dikkat edilirse anahtar ve prizde kablo girişi, rekor ve contalarla donatılmıştır. Prizlerin ayrıca
ön yüzleri, nemin içeriye girmemesi için yaylı bir kapağı vardır.
Antigron armatürler:
Armatür gövdesinde kablo girişi anahtar ve prizlerde olduğu gibi rekor ve conta ile
donatılmıştır. Cam fanusla gövdenin birleştiği yerde de lâstik conta vardır. Antigron gereçlerle
yapılan tesisatlarda armatürden armatüre geçiş yapılmaz.
184
Şekil: 122e'de reflektörlü ve duvara tutturulmuş dış mekân armatürü, Şekil: 122f’de ise
çarpma ve vurmalara karşı ampulü koruyan tel kafesli armatür görülmektedir. Bu tip armatürler
kapalı spor salonları ve benzeri yerlerde kullanılır.
Antigron buatlar:
Nemli yer gereçleri ile yapılan tesislerde kullanılan buatlar font, bakalit veya sert
plâstikten yapılırlar.
Buat kapaklarında nemin girmesini önlemek için lâstik veya ip conta bulunur. Ayrıca buatların
kablo giriş yerleri lâstik conta ve rekorlarla donatılmıştır. Buatların 1-8 girişli daire ve köşeli
olan iki tipi vardır. Şekil:123a’da antigron buat ve bağlantıya hazır, uçları soyulmuş kablolar
görülmektedir.
Antigron Kroşeler:
Nemli yerlerde kullanılan kroşeler bakalitten veya metalden yapılırlar. Metal olanlar
kadmiyum veya çinko ile kaplanmıştır. Ayrıca dübelli kroşeler, birden fazla kabloların yanyana
döşenmesinde ray tipi kroşeler de kullanılır. Kroşeler: No: 1, No: 2 ve No: 3 olarak
isimlendirilir. Şekil: 123b'de iki tip kroşe görülmektedir.
Antigron kablo uçlarının soyulması:
Kangal hâlindeki nemli yer kablosu, buattan itibaren döşenmeye başlanmalı ancak,
buata yakın kroşeye bağlamadan önce ve buata girmeden kablo uçları soyulmalı buata öyle
girilmelidir. Kablo iki buat arasına döşenecekse, ikinci buata kadar kesilmeden altlıkları
daha önce monte edilmiş kroşelere üst kapak yardımıyla bağlanmalıdır. İkinci buata
gelindiğinde gerekli ölçü alınarak kablo kesilir. Uçları tekrar soyularak ikinci buata girilir.
Buattan sonra da, diğer elemanlara kadar aynı teknikle kablo döşenir.
Buat, anahtar, priz ve armatür uçlarına bağlanacak antigron kablo uçlarının açılma
işlem sırası şöyledir:
1. Antigron kablo üzerindeki dış kılıf, ucundan itibaren gerekli uzunlukta çakı ile, et
kalınlığını geçmeyecek şekilde çepeçevre çizilir. Şekil: 124a
2. Çizilen yerden bu defa kablo ucuna kadar çakı ile derince ve düz olarak çizilir ve dış
kılıf çıkartılır.
3. Dış kılıfın altındaki ortak kılıf çakı ile soyulur. Şekil: 124b. Daha sonra kablonun iki
damarı kerpeten veya pense ile birbirinden ayrılır. Şekil: 124c
4. Ortaya çıkartılan damarların ucundan 15 mm kadar kısmının yalıtkanı çakı ile soyularak
bakır iletken açığa çıkarılıp Şekil: 124d'de görüldüğü gibi bağlantıya hazır hâle getirilir.
185
Nemli yer iletkenlerinin duvar veya tavana tutturulması özel kroşelerle yapılır. Bu kroşeler,
nemli yer iletkenlerinin duvara temasını önledikleri için tesisat ömürlü olur.
Kroşeler arasındaki mesafe iletken cinsine ve kesitine göre 30-60 cm arasında değişir.
Şekil: 125'de antigron kablonun buattan itibaren döşenmesi ve kroşe arası mesafeler
görülmektedir.
Antigron kablonun döşenmesi sırasında köşe dönüşleri önemlidir. Köşe dönüşleri Şekil:
125'de görüldüğü gibi 6d cm
çapında olmalıdır. Burada "d" kablonun dış çapıdır.
186
AYDINLATMA TESİSATININ BÖLÜMLERİ
a. ANA KOLON HATTI
işletmeye ait besleme noktasından (ana buvat) tüketicinin ilk dağıtım noktasına (ana dağıtım
tablosu, sayaç) kadar olan besleme hattına denir. (İç. Tes.Yön. Madde:3)
b. KOLON HATTI
Tüketiciye ait ilk dağıtım noktası ile öteki dağıtım noktası arasındaki ya da tablolar arasındaki
hatlardır.
c. LİNVE HATTI
Dağıtım tablosundan son aydınlatma armatürü ya da prizin bağlandığı buvata kadar olan
hatlardır.
•
Prizlerin bağlandığı hatta priz linyesi,
•
Lâmbaların bağlandığı hatta lâmba linyesi denir.
Linye hattı, bir sigorta devresine bağlanan hat olarak ta düşünülebilir. Bu hatta bağlanan
sigortaya linye sigortası adı verilir. Linye hatlarının kesiti 2,5mm2 den az olmamalıdır. Lâmba
linyesinde en az 6A lik, priz linyesinde en az 10A'lik sigorta kullanılır. Bir lâmba linyesine en
fazla 9 lâmba sortisi, bir priz linyesine ise en fazla 7 priz sortisi bağlanabilir.
d. SORTİ HATTI
Linye hattı ile aydınlatma aracı ya da prizi arasındaki bağlantı hattıdır. Sorti hattı;
•
ışık sortisi
•
priz sortisi olarak iki çeşittir.
Işık sortisi, lâmba ve ona kumanda eden anahtar devresinden ibarettir. Işık sortisinin kesiti 1,5
mm2'den, priz sortisinin kesiti ise 2,5 mm2'den az olmamalıdır.
Aşağıdaki şekilde ana kolon, kolon, linye ve sorti hatları şematik olarak gösterilmektedir.
187
TESİSATTA KULLANILAN KABLOLARIN KESİTİ, BORU ÇAPLARI ve
SİGORTA SEÇİMİ
BORU ÇAPLARI:
Tesisatta kullanılacak boruların cinsi tesisat yapılacağı yere göre seçilir, iç tesisatta her
linyenin ayrı bir borudan çekileceği tabirdir. Kullanılacak borunun çapı, içinden geçecek
iletkenin sayısı ve kesitine göre seçilir. Bunun için (çizelge 3'den) yararlanılır.
Elektrik tesisatı yapımında bergman, peşel, PVC ve çelik (Stahlpanzer-Gaz) borular
kullanılır.
Sadece sıva üstünde kullanılan bergman boruların kullanma alanları artık azalmıştır. Çok özel
tesisatlarda, müze. cami, eski ev, konak gibi mimarisinin bozulması istenmeyen eski yapıların
aydınlatma tesislerinde kullanılır.
Borular aşağıdaki iç çaplarında imal edilmektedir.
•
Bergman borular
9-11 13,5-16-23-29-36-48 mm.
•
Peşel ve PVC borular
8-14-18-26-37 mm.
•
Gaz (çelik veya stahlpanzer) borular
11-13,5-16-21-29-36-42 mm.
•
Spiral (Bükülgen) borular
11-13,5-16-21-29-36-48 mm
188
Çizelge -3
Örnek:
2.5 mm2 kesitli üç adet yalıtılmış iletkenin sıva altı tesisatta peşel borunun hangisinden
geçirileceğini bulunuz.
Çizelge 3’de sıva altı sütununda 2,5 mm! kesit sütunundan yana doğru ilerleyerek 3 iletkenli
bölümün peşel boru (P) sütununa çakıştığı yerde 18 mm çaplı peşel boru kullanılacağı bulunmuş
olur.
189
YAPIMI TAMAMLANMIŞ BİR TESİSATINYALITKANLIK KONTROLÜ
190
191
NOT: Tesisat yapılırken uyulması gereken kurallara örnekler. Anahtar 110cm
yukarıda, priz 40 cm yukarıda, aplikler 190 cm yukarıda, tablolar 200 cm yukarıda, buat 220 cm
yukarıda olmalıdır. Bu elemanlar kapılardan 30 cm, duvar birleşim noktalarından ve
pencerelerden 50 cm uzakta olmalıdır. Bir buata en fazla 4 bağlantı ucu gelebilecek, bu sayı
aşıldığında kare buat veya ek buat konacak. Üç fazlı sistemlerde R-gri, S-siyah, T- kahverengi,
Nötr- açık mavi, Topraklama: yeşil bantlı sarı , üç fazlı şebekenin devamı durumundaki bir
fazlı şebekede faz iletkeni Gri veya Kahverengi olmalıdır.
TOPRAKLAMA DİRENCİNİN ÖLÇÜLMESİ
Şekil 13. Topraklama direncinin ölçülmesi
C1 ve C2 ile toprağa verilen AC akım,
P1 ve P2 ile cihaza uygulanır. Megerin gösterdiği değer bu akım ile gerilim arasındaki
orandır. Yani : R = U / I dır.
Topraklama levhasının toprağa geçiş direnci birkaç ohmdan birkaçtüz ohm arasında
olabilir. Bu değer toprağın türüne , rutubetine ve levhanın büyüklüğüne göre değişir.
TEDAŞ tarafından kabul edilir sonuç, 0,5m2 lik levhanın intişar direnci en fazla 40 ohm,
1m2 lik levha için ise 30 ohm dur.
192
Bu tip megerlerle yardımcı elektrotsuz topraklama direnci de ölçülebilir.
Şekil 14. Yardımcı elektrotsuz topraklama direncinin bulunması
Topraklama levhasının direncini direk gösteren ölçü aletleri yoksa, aşağıdaki bağlantıyı
normal megerlerle veya direnç ölçme metotları ile de ölçebiliriz.
* E ve P arasındaki yapılan ölçme, R1
direncini verir.
* E ve C arasındaki yapılan ölçme, R2
direncini verir.
* P ve C arasındaki yapılan ölçme, R3
direncini verir.
Şekil 15. Ölçerek topraklama direncinin bulunması
Ölçülen R1, R2 ve R3 değerleri yardımı ile topraklama levhasının direnci;
Topraklama levhasının (E) geçiş direnci
P elektrodunun geçiş direnci
;
C elektrodunun geçiş direnci
;
;
RE =
RP =
RC =
193
(R1 + R 2) − R3
2
(R1 + R 3) − R 2
2
formülü ile bulunur.
formülü ile bulunur.
(R 2 + R 3) − R1 formülü ile bulunur.
2
Örnek: Yukarıdaki şekle göre yapılan ölçümde R1=24 Ω, R2=17,5 Ω , R3=21,5 Ω olarak
ölçülmüştür. Buna göre topraklama levhasının direnci kaç ohmdur.
RE =
(R1 + R 2) − R3 = (24 + 17,5) − 21,5 = 10
2
2
Diğerleri de yukarıdaki formüllerle hesaplandığında
RP = 14 Ω
RC = 7,5 Ω
olarak bulunur.
194
Ω
;
bulunur.
“Y” KABLOLARININ DÖŞENMESİ VE EKLENMESİ
“Y” KABLOLARININ ARAÇ VE GEREÇLERİ
"Y" kablolarının eklenmesinde kullanılan araç ve gereçlerin hepsine birden garnitür denir.
Bunun yanında direk eklemede kullanılan elemanları; ana ve yardımcı elemanlar olmak
üzere iki şekilde ele alabiliriz.
A-
YARDIMCI ELEMANLAR
195
NOT: Bu elemanlardan gazyağı protelinde kullanılmaz, sadece zift ile yapılan bağlantılarda kullanılır. Bağlantı demiri, yine ziftle yapılan döküm kablo başlığında kullanılır.
KABLO GARNÜTÜRLERÎ:
Bugün Dünya da ve Türkiye de çeşitli tip garnütürler kullanılmasına rağmen, ülkemizde en çok
kullanılan türleri aşağıda verilmiştir.
-
Silikonlu garnütürler.
Reçineli garnütürler.
Isı büzdürmeli garnütürlerdir.
Ancak bugün kısmen de olsa kullanılan ziftli garnütürler de vardır.
Bu tipler üzerinde durmayacağız.
Kablo garnütürlerini de iki bölüm halinde incelemek mümkündür.
;
1- Kablo Başlıkları
2- Kablo Ekleri ( muflan)
KABLO BASLIKLARI:
Kablo başlıkları tesis bakımından iki gruba ayrılır.
1- Dahili başlıklar,
2- Harici başlılar,
1 kV'un altındaki dahili tesislerde kablo başlığına gerek yoktur. 1 kV'un üstündeki gerilimlerde
gerek dahili gerekse harici tesislerde başlık yapmak zorunluluğu vardır.
Başlık yapılmasının gayesi, dahili bağlantılarda, kısa devre darbelerine karşı korumak, bilhassa
harici tesislerde ise nem ve rutubet gibi etkilerin kabloya sızmasını önlemektir.
196
1. DAHİLİ BAŞLIK: Kablo uçlarını bina içerisinde veya kapalı bölgelerde bağlamak için
kullanılan garnitürlere denir.
197
2. HARİCİ BAŞLIK: Harici tesislerde kablo uçlarının bağlanması için kullanılan
garnitürlere denir.
198
3. MUF (KALIP): Kabloların birbirlerine eklenmesi için kullanılan garnitürlerdir. Muf,
kablolarda bağlantıyı bütün dış etkilere karşı koruduğu gibi elektriki ve mekaniki zorlamalar için
gerekli yapıya sahiptir.
Bu İşlem İçin Kullanılan Muf Çeşitleri:
•
T - MUF: 1 kV’luk kablo şebekelerinde bir adet branşman oluşturur. Mutlar, su ve
rutubete karşı yalıtılmışlardır. Su içerisine yerleştirilebilirler.
•
K - MUF: 1 kV’luk kablo şebekelerinde, kablodan iki adet branşmanın ayrılmasını
sağlayan muflardır.
•
GEÇİT MUFU: Aynı gerilimde kullanılan, değişik yapıda olan iki kablonun
birbirlerine eklemeleri için kullanılırlar. (Protodor NKBA gibi). Yapıları, kullanılan
kablo cinslerine göre değişir. Bunlarla muf içerisine su ve rutubetin sızması önleneceği
gibi, özellikle yağlı kablolarda yağın dışarıya sızması da önlenir.
199
200
4. KABLO PAPUCU: Kablo pabuçtan bakırdan yapılmışlardır. Özel pensi ile iletken üstüne
ezilerek takılır, istenirse ayrıca lehimlenebilir. Kalın kesitli ve çok telli iletkenleri, ev bağlantı
kutularına bağlantıyı kolaylaştırmaları ve iyi bir iletkenine sağlamaları için uçlarına bakırdan
yapılmış gereçler takılır. Bunlara, kablo pabucu denir, iletken kesitine göre adlandırılırlar.
5. KLEMENSLER: Ek kutulan (muf) içinde kablo damarlarını birbirine eklemek için özel ek
parçalan (klemensler) kullanılır, eklenecek kabloların uç sayısına ek ve branşman alma durumuna
göre çeşitli tiplerde klemensler vardır. Klemensler eklenecek kabloların kesiti ile satılırlar. Pirinç
veya bakırdan yapılırlar.
6. DİREK GEÇİŞ BAŞLIĞI: Direk geçiş başlığı, havai hatta yeraltı kablosu ile giriş yapıldığı
veya
yeraltı kablosu ile havai hatta giriş yapıldığında kullanılır. Havai hatla yeraltı kablosu, bu başlık
içinde birbirlerine eklenirler. Kablo, su borusu içersinden geçirilir ve borunun alt ucu geliş yönünde
dairesel şekilde kıvrılarak betona gömülür. Borunun toprak üstünde kalan uzunluğu, en az 2,25 m.
olmalıdır. Boru, direğe en az üç yerinden kroşelerle tespit edilir. Kablonun boru üstünde kalan
kısımlarda ara uzunlukları 1,5 m'yi geçmeyen kroşelerle direğe tespit edilir. Direğe çıkışlarda,
direğin rengine boyanan 1 mm kalınlığında, saçtan yapılmış koruyucu kapakta kullanılabilir.
Kablonun: ister boru, ister koruyucu saç içerisinden geçirilsin, beriki durumda da serbestçe
çekilebilmesi gerekir. Şekil 620/3'de direk geçiş başlığı takılmış tesisat görülmektedir.
7. ERİTİCİ: Protolin ile kablo yalıtkan kısımlarının birbirlerine yapışmasını sağlamak için kablo
yüzeyini temizlemeye yarar.
8. BİRLEŞTİRİCİ: Protolin ile kablo yalıtkanının kimyasal olarak birleşmesini sağlar.
9. KARBON ŞERİT: Yüksek gerilim kablo başlıklarında elektrik alanının kontrol altına
alınmasını
sağlar.
10. PVC-BANT: Kabloya uygulanacak garnitürde bulunan açıkların giderilmesini sağlar.
201
11. YÜKSEK GERİLİM PVC-B ANDI: 15 kV'luk kablolarda damarlar üzerine sarıldıktan sonra
ısıtıldığında içerdeki madde yalıtkana yapışığı gibi kendi kendine de yapışarak ek yerinde hava
kalmamasını, su ve nem sızmamasını sağlar.
12. KUPROFON-BAND: Yüksek gerilim PVC bandının ısıtılmasında, alevin sargılara zarar
vermesini önler.
13. SİMANDUR-BAND: Yumuşak bir yapıda olup sarıldığı yerin şeklini alır. Grafit emdirilmiş
olduğundan yarı iletkendir. Elektrik alanının kontrol altına alınmasını sağlar.
14. GRAFİT-BAND: Grafit emdirilmiş bir bez bant olup elektrik alanının kontrolünde kullanılır.
15. MÜ-BAND: Yağ içinde bulunabilecek asitlere karşı dayanıklıdır. Yumuşaktır, metal üzerine ve
protoline yapışır. Kablo içinde yağın dışarıya akmasını veya dışarıdaki rutubetin kabloya girmesini
önler.
16. SIVAMA REÇİNESİ: Kabloların dış kılıfında oluşabilecek ufak yarık ve kesiklerin onarımı
ile
harici kablo başlıklarında açıkta kalan iletkenlerin yalıtılmasında kullanılır.
17. ZİFT: Eklemenin yapılmasında, yalıtkan ve koruyucu malzeme olarak kullanılır.
18. PROTOLİN: Eklemenin yapılmasında, yalıtkan ve koruyucu malzeme olarak kullanılır.
19. KABLO: (“Y” Kablosu)
NOT: Protolin eklemelerin kalıbı, kalıp yapıştırıcısı, birleştirici, sertleştirici, PVC-Bant eritici ve
birleştirme klemesleri ile kablonun eklenmesindeki işlem sırasını gösteren basılı kaynak, üretici
firmalar tarafından hazırlanmış olup garnitür kutusu içerisinde bulunur. Eklemelerin istenilen
nitelikte olabilmesi için işlem sırasında özen gösterilmelidir.
Protolin hazırlanırken dikkat edilecek hususlar ve hazırlanışı (kullanma talimatı):
1. Protolin'i sadece +10° C'ın üzerindeki muhit sıcaklıklarında kullanınız.
2. Düşük sıcaklıklarda kutuyu -f 10° C'ı derece aşmayacak şekilde ısıtınız.
3.
4.
5.
6.
7.
Protolin izole edilecek kablo ve kullanılan kayıplar rutubetten korunmalıdır.
PVC izoleli kablolarda birleştirici VH 40'a ihtiyaç yoktur.
Dökümden önce metal parçaları ve kablo kılıfı sadece metilen ktorid ile temizlenmelidir.
Protolin'i karışımı hazırlandıktan sonra +20° C’ derecede 6 dakika içerisinde kullanınız. Aksi
halde akışkanlığını kaybedebilir. Bu zaman daha yüksek muhit sıcaklıklarında kısalır.
Etraflı malumat her garnitür sevkiyetı ile birlikte verilen montaj talimatlarından alınabilir.
202
PROTOLİN KULLANMA TALİMATI:
203
KABLOLARIN DÖŞENMELERİ
Kablo hatlarından düzenli ve kesintisiz bir enerji alabilmek için, kabloların döşenmeleri
sırasında, gerekli kurallara uymalıdır. Aksi halde yalpılan hatalar sonucu, hatlarımızda birçok
arızalar meydana gelebilecektir.
Kablolar döşendikleri yerlerin durumuna göre, alınacak tedbirlerde farklı olmaktadır.
Genelde kablolar aşağıdaki yerlere döşenir.
-
Toprak altına,
Beton kanallara,
Tavana,
Duvara.
Kabloların toprak altına döşenmesi:
Kabloların seçilen güzergahlar doğrultusunda kazman toprak kanallara döşenmesi sırasında
yapılan işlerin, işletmede doğabilecek arızalarla yakından ilişkisi vardır. Yapılacak en küçük bir
ihmal yada yanlış uygulama neticesinde, o tesisin işletmesi sırasında kesintilere uğraması
kaçınılmazdır.
Kablo güzergahları,ana hat ve tali hat güzergahları olmak üzere iki kısma ayrılabilir. Ana
güzergahlar, büyük kesitli iletkenlerden oluşmasına karşılık, bunların branşmanı durumunda
olan tali güzergahlar daha düşük kesitli hatlardan meydana gelmiştir. Ana hat güzergahlarının,
enerji dağıtımı yönünden en uygun cadde, yol ve meydanlardan geçmesi gerekir. Seçilen kablo
güzergahları, genellikle cadde, yol ve sokakların kaldırımları olup, mecbur kalınmadıkça yola
inilmez. Aynı zamanda hat güzergahlarının kısa olmasına yani dolambaçlı yerlerden
gidilmemesine dikkat edilmelidir. Çünkü yeraltı kablolu hatlar havai hatlara nazaran daha pahalı
olan tesislerdir.
Bu güzergahların tesbitinde, telefon kabloları, kanalizasyon büzleri ile su ve havagazı borularına
dikkat edilmesi gerekir. Yeraltı kablolarının imkanlar çerçevesinde bu güzergahlardan
geçirilmemesine dikkat edilmelidir. Aynı güzergahtan geçmeleri gereken hallerde ise, alçak ve
orta gerilimli yeraltı kablolarının, telefon kabloları, kanalizasyon büzleri, su ve havagazı
borularından en az 50 cm. açıklıkta olacak şekilde döşenmeleri gerekir.
Ayrıca orta gerilimli kabloların, bina duvarlarından asgari 70 cm. açığa döşenmeleri gerekir.
Kablo kanallarının sağlam zeminli, düzgün ve taşsız olması işletme emniyeti bakımından
önemlidir. Zeminin yumuşak veya yeni doldurulmuş olması durumunda toprak kanallara
204
döşenecek kablo, yılankavi (dalgalı) olarak döşenir. Aksi halde çöken ' arazi yapısına uyum
sağlayamayacak olan kablo kopacak veya patlayacaktır.
Kablolar döşenirken mümkün olduğu kadar az ek kullanılmasına özen gösterilmeli, parça parça
yerine, tek parça kablolar tercih edilmelidir.Ayrıca kablo güzergahlarının tesbitini
kolaylaştırmak için güzergahın muhtelif yerlerine beton işaretler konulmalıdır.
Kablolar özel koruyucu veya büz borulardan geçerken, bu muhafazaların her iki tarafında muhafaza kanallarının kabloyu zedelememesi için gerekli tedbirleri alınmalıdır. Kabloların
döşendikleri kanal boyutları aşağıdaki gibi olmalıdır.
Toprak kanala birden fazla kablo döşenmesi aşağıdaki şekilde olacaktır.
Kanal derinlikleri, kanala döşenecek kablonun gerilimleriyle doğru orantılı olarak
değişmektedir.
Buna göre;
Ž
Ž
Ž
1 kV'luk kablo hatlarında 40-50 cm.
10 kV'luk kablo hatlarında 60-70 cm.
20-30 kV'luk kablo hatlarında 80-100 cm. olmalıdır.
205
Uygulamada ortalama derinlik 80 cm'dir. Kabloların kara yolu geçişlerinde ortalama derinlik
100-120 cm olmalıdır.
Demiryolu geçişlerinde bu derinlik asgari 150 cm. olmalı ve bir de yedek geçiş
bulundurulmalıdır.
Kablolar döşendikleri yerlerdeki mekanik ve kimyasal etkilere karşı korunmalı, yangın çıkmasına ve yayılmasına mani olacak şekilde yapılmalıdır.
Ayrıca kablolardaki ısınma oranını düşürmek ve daha güvenli bir işletme ortamı sağlamak
amacıyla, kablo hatlarının altına ve üstüne 10'cm kum dökülüp, kumların üstüne enine tuğla
döşenmelidir.
-Gaz veya doğal gaz borusu geçişleri:
Yeraltı kabloları gaz veya su borusundan geçişleri sırasında, kuvvetli akım kablosunun altta
olması gerekir. Ayrıca ikisi arasındaki mesafe asgari 50 cm olmalı ve kablo hattı büz içine
alınmalıdır.
206
PTT Kablo geçişleri:
Yeraltı kabloları mümkün olduğu kadar haberleşme kablolarından uzak olmalıdır. Ancak
kesişme söz konusu olduğu takdirde bu geçişte her iki hat arasındaki yükseklik farkı veya
açıklık 50 cm' den az olmamalıdır.
Telefon kablosu ile kuvvetli akım kablosu şekilde görülen detay gibi muhafaza içine
alınmalıdır.
Direğe çıkışlar:
Kabloların direğe çıkışlarda, gaz boruları içerisinden geçirilerek ve borunun alt ucu kablo geliş
tarafında yay biçiminde kıvrılarak betona gömülmesidir. Borunun toprak üstünde kalan bölümü
1,5 m ' den az olmamalı ve boru direğe en az üç yerinden kroşelere bağlanmalıdır. Kablonun
boru üstüne kalan çıplak bölümlerinin ile direğe, aralarındaki uzunluklar 1,5 m'yi geçmeyen
kroşelerle tutturulmalı ve kullanılan kroşeler ile boruların metal olmamasına dikkat edilmelidir.
207
Kablo kıvrılma yarı çapı:
Kablolar döşenirken bunlara yay biçimi verilmesi gerektiğinde kıvrılma yerine ilişkin izin
verilen en küçük eğrilik yarıçapı aşağıdaki çizelgede verilmiştir.
D = Kablonun dış çapıdır.
Kıvrılma yarıçaplarının yukarıdaki değerlerden küçük tutulması halinde, kablo üzerinde
çatlama' lar meydana gelir. Bu da izolasyon maddesinin bozulmasına neden olur.
Eğim:
0-35 kV’luk kabloların eğimli döşenmeleri durumunda izin verilen eğim değeri aşağıda
verilmiştir.
Ž
Ž
500 m'ye kadar olan kablo uzunlukları için ençok %10
500m'den fazla olan kablo uzunlukları için en çok %4
Eğimlerin daha büyük olduğu durumlarda özel madde emdirilmiş plastik ya da kağıt yalıtkanlı
maddeler kullanılmalıdır.
Soğuk Hava Durumu:
Hava sıcaklığının 0'C derecenin altında olması halinde kablo döşenmesi yapılmamalıdır. Böyle
bir durumda tesis yapılması zorunlu olduğu zamanlarda kablolar 25'C de en az 24 saat
bekletildikten sonra döşenmelidir.
Kabloları ısıtmak için ateşin yanına yaklaştırmak veya sıcak su dökmek gibi hareketler asla
yapılmamalıdır.
208
Kabloların Tavana Döşenmesi:
Kablolar tavana tesis edilirken dayanaklar üzerine yerleştirilir. Dayanaklar arasındaki açıklık en
fazla 40 cm olacak şekilde ayarlanmalıdır.
Kabloların beton kanallara döşenmesi:
Yüksek gerilim kablolarının beton kanal içerisine döşenmesi durumunda kanal derinliği 30 cm,
kanal genişliği ise d=(2n+l)cm olmalı, ancak kanal genişlik sınırı ise 30 cm ile 100 cm arasında
olmalıdır.
•
d= Kablo çapı
•
n= kablo sayısı.
Kanalların üst kenası 40 x 40 x 4'lük köşe demiri ile sağlamlaştırılmalı ve üstü baklavalı saç
kapakla kapatılmalıdır. Köşe demirinin üzerine lama demiri ile kapak kalınlığında bir düzen
(zıvana) yapılarak kapak bunun içerisine oturtulmalıdır. Kapağın üst yüzü döşeme ile aynı
düzeyde olmalıdır.
Açık kablo kanallarının üstü beton kapaklarla da kapatılabilir. Kablolar kesinlikle beton içine
döşenmemelidir.
Kanal içine döşenen kablolar kağıt yalıtkanlı ise, soğumayı kolaylaştırmak için kabloların en
dışındaki emprenge edilmiş kılıf soyulmalıdır. Döşenecek kablo sayısı çok fazla olduğunda
kablolar kanal yanlarına yapılacak raflar üzerine aşağıdaki şekilde yerleştirilmelidir.
209
Kablolar,kanallara aralarında en az 7 cm açıklık bulunacak şekilde döşenmelidir. Şayet büz
kullanılırsa bu açıklık 14 cm olmalıdır. Ayrıca meydana gelebilecek patlamalarda diğer
kablolarında hasarlanmaması için kablolar arasına ateş tuğlası konabilir.
Kabloların duvara düşey olarak döşenmeleri :
Kablolar duvara yerleştirilirken takozlara kroşelerle tutturulmalı ve kroşeler arasındaki açıklık
en fazla 80 cm olmalıdır.
Kabloların duvara yatay olarak döşenmeleri:
Kablolar duvarlara tesis edilen dayanaklar üzerine oturtulurlar. Dayanaklar arasındaki açıklıklar
en fazla 40 cm olmalıdır.
Kablo Bağlantıları :
Kablolar birbirlerine ek kutularında (muflarda) bağlanmalıdır. Ek yeri mekanik olarak
zorlanmamalı, içine su ve nem sızması önlenmeli ve iyi bir elektriksel iletkenlik sağlanmalıdır.
Ayrıca ek yerlerinin herhangi bir arızi durumda kablo kısalmasına engel olmak için ek yerinde
kabloya S şeklinde 2m'lik bir fazlalık bırakılmalıdır.
210
Kablo Yerlerinin İşaretlenmesi:
Kablo geçişleri, ek yerleri, demiryolu, cadde ve şose geçiş yerlerine işaretler konulmalıdır. Bu
işaretler, Saç üzerine kabartma yazı ile yazılmalı ve levhalar çerçevelenerek yerlerine sağlam
olarak tesis edilmelidir. Ayrıca kabloların hangi merkeze ait olduğunu belirten, kurşun etiketler
kullanılmalıdır.
Kablo döşenmesi ile ilgili çeşitli hükümler:
1
2
3
4
5
6
Kullanılacak olan kablolar yapım boyuna uygun tek parça olmalıdır. Hiç bir zaman
parça kablolar eklenerek kullanılmamalıdır.
Kablo boru, büz ve buna benzer koruyucu gereçler içine alındığında bunların her iki
yanındaki kenarların kabloyu zedelememesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Kablonun başlangıç ve bitim noktalarında yerine göre yapı içi yada açık hava tipi kablo
başlığı kullanılmalı ve başlıklar oynamayacak şekilde olmalıdır.
Kablolar döşenmeleri sırasında yerde sürüklenmemelidir.
Makaralardan kablo açarken veya makaraların hareket ettirilmesi sırasında, makara
üzerinde bulunan ok yönünde döndürülmelidir. Aksi hale kablolar sağılarak deforme
olabilir.
Kabloların tesis ve işletilmesi sırasında yapılan güzergah değişiklikleri ile diğer
tadilatlar projeye işlenmelidir.
211
MONTAJ
TALİMATI
10 ve 15 kV Dahili Başlık
YE SHVSÇV (2XSEYFGbY) Kablo için
20 mm olarak bırakılan çelik
zırhı geriye doğru açınız.
Dış kılıf hizasından dolgu
maddesini kesip çıkarınız.
Kablo ucundan 800 mm
ölçerek dış kılıfı kesip
çıkarınız.
212
20 mm bırakılan zırhı tekrar
topraklama iletkeni ve damarlar
üzerine yatırınız. Metal kelepçeyi
çelik zırhın üstüne getirerek sıkınız.
Topraklama iletkeninin her iki ucunu
destek parçası ile kablo dış kılıfı
Topraklama iletkeninin izolasyonunu
orta kısımda yeteri kadar soyunuz.
Çıblak iletken kısmını kablo
damarlarının arasına bakır ekranlara
temas edecek şekilde yerleştiriniz.
arasından aşağıya doğru çıkarınız.
213
Birbirine burulu damarları
ayırınız. Üzerlerini silikon yağı ile
yağlayınız. Damar ayırma parçasını
Her 1 damar ucundan 350 mm
mesafeye kadar bakır ekranı kesip
çıkarınız.
resindeki gibi kablo üzerine geçirerek
oturtunuz. Destek parçasını,geniş
ağzı damar damar ayırma parçasının
eteğinin içine alttan girecek şekilde
yukarıya itiniz.
214
Bakır ekran sonundan 15 mm
mesafeye kadar dış yapı iletken
tabakayı kazıyınız veya çıkarınız.
Her damarın ucundan kablo pabucu,
yuvarlak boynundan 5 mm daha uzun
mesafeye kadar izolasyonu kesip
çıkarınız.
C = Kablo pabucu yuvarlak
boynu + 5 mm
215
Paketteki hortumu her 1 damar
üzerine geçiriniz. Hortumların damar
ayırma parçası üzerine oturmasına
dikkat ediniz. Hortumların üst
uçlarını dış iletken tabaka sonunun
takriben 5 mm altından kesiniz.
.
Her 1 damar üzerine paketteki siyah yarı
iletken defiektörlerden birer tane geçirerek,
bunları dış iletken tabaka üstüne iyice
oturtunuz.
A= Deflektör,
B=Hortum,
C= Dış iletken tabaka,
D= Bakır ekran
216
Açıkta kalan damar izolasyonlarının
üzerini silikon yağı ile yağladıktan
sonra paketteki başlık damar
izolasyonlarından birer tane geçiriniz.
Başlık damar izolasyonu deflektör
üzerine iyice oturana kadar aşağı
doğru çekiniz.
Her damar üzerine ve toplama iletkenine ,
ait olduğu kablo pabuçlarını takarak
lehimleyiniz. Bu işlemden sonra kablo
hemen devreye alınabilir, herhangi bir
bekleme süresine gerek yoktur.
.
217
MONTAJ TALİMATI
YE3SHŞV
5,8/10 kv.
Dahili Başlık
Kablonun dış kılıfını uçtan itibaren
800mm soyunuz.
Dış kılıfının altından çıkan çelik zırhı
şekildeki gibi 25 mm kalacak şekilde
kesip çıkarınız.
.
218
25 mm boyda gözüken çelik zırhı
dış kılıf üzerine ters bükünüz.
Ambalaj kutusunda verilen NYAF
Topraklama kablosunun ucunu yeterince
( 300 mm ) soyunuz. Damarları açınız ve
Kablo damarları arasındaki
dolgu maddesini çıkarıp temizleyiniz.
damarın dibinde topraklama kablosunun
soyulmuş kısmını bakır ekran ve tellere
iyi temas edecek şekilde dolayıp
bağlayınız.
Kelepçeyi kabloya geçiriniz.
219
Damarları ayırınız. Silikon yağı ile
yağlayınız. Kablo kılıfını şekildeki gibi
geçiriniz her damarın uçtan 260 m'e
kadar bakır ekran ve tellerini kesip
çıkarınız.
Ters bükülmüş 25 mm'lik çelik zırhı
damarların ekranına dipten dolanmış
topraklama kablosunun üzerine yatırınız
ve kelepçeyle şekildeki gibi sıkınız.
220
Yalıtkan tabaka üzerinde meydana çıkan
siyah ince yarı iletken tabakayı şekıldeki
gibi bakır ekran ve tellere 15mm
kalıncaya kadar kazıyınız. Bu işlemi
homojen
olarak
yapınız
yalıtkan
tabakanın yuvarlaklığını bozmayınız.
Her damarın yalıtkanını
uçtan 30 m soyunuz.
221
Ambalaj kutudaki hortumu keserek her damara geçiriniz.
Hortumları kablo kılıfı üzerine iyice oturtunuz.
Hortumların uçlarını bakır ekran ve tellerin uç hizasından
15 mm fazla kesiniz.
222
Damarların
temizlenmiş
yalıtkan
üzerlerini yağlayınız. Her birine başlık
geçiriniz. Başlığın deflektörü bakır
ekrana değinceye kadar aşağı çekiniz.
Her damarın pabucunu takınız ve
lehimleyiniz. Topraklama kablosunun
ucuna pabucunu takınız, lehimleyiniz.
223
HARİCİ BASLIK
N2xSEYFGbY 5,8/10 kV
Kablolar için
Kabloyu bir kroşe ile tesbit
ederek dış kılıfı "a" ölçüsünde
soyunuz.
Dış kılıf altındaki yassı çelik telleri
resimde verilen ölçüye göre kesiniz
ve damarların üzerindeki dolgu
maddesini aynı hizadan koparıp
çıkarınız.
224
Kademeli alt kapağı, PVC
boru çapı ve kablo dış kılıf
çapma
göre,
keserek
hazırladıktan sonra kablo
üzerinden geçirerek bırakınız.
Kelepçeyi çelik zırhın üzerine
geçiriniz.
Topraklama telli destek halkasını çelik
tellerin altına,resimde görüldüğü gibi
sokunuz. Yarıkiı olan destek halkasını
biraz açıp kapayarak istenen çapa göre
ayarlayabilirsiniz.
Çelik
teller
üzerindeki kelepçeyi, destek halkasını
kavrayacak şekilde sıkınız.
225
Kalaylı bakır teli damarlar üzerindeki bakır teller ve destek halkası üzerine sarınız.
Bu sargıya destek halkası üzerinden başlayınız ve aynı yerde bitiriniz. Telin
başlangıç ve sonunu burunuz. Damarları birbirinden ayırarak resimdeki ölçüye
göre(e) her bir damarın üzerindeki bakır bandı ve telleri altındaki kağıt iletken
tabakayı kesip çıkarınız. Damar izolasyonu üzerindeki siyah iletken tabakayı verilen
ölçüye göre soyup çıkarınız. Soyma işlemini özel soyma bıçağı veya bir bıçak veya
cam parçası yardımı ile yapabilirsiniz. Soyma cihazının dayanacağı yeri 10 kat Lack
B and sararak koruyunuz. İletken tabakayı aşağıdan yukarıya doğru soyunuz ve
damarın yuvarlaklığını kaybetmemesine, izolasyonda oluklar meydana gelmemesine
dikkat ediniz, izolasyon üzerine iletken tabaka kırpıntıları olmamalıdır. Bunu temin
için eritici ile ıslatılmış, temiz bir bez veya pamuğu iletken tabaka sonundan,
yukarıya doğru sürerek her üç damarın izolasyonunu temizleyiniz. Aynı temizleme
işlemini PVC Boru içinde kalacak kablo dış kılıfında da yapınız.
226
Her damarın üzerine PVC hortum
geçiriniz. PVC hortum tek parça
halindedir. Bunu keserek istenen
uzunluğa getiriniz.
227
Geçici olarak sarılmış Lack-Band sargıyı çıkarınız. Damar uçlarından izolasyonu verilen
ölçüye göre(h) kesip çıkarınız. Kablo pabuçlarını geçirerek sıkınız. Kablo pabucu boyun
kısmından başlayarak iletken tabakaya 10 mm. mesafeye kadar yarım en üst üste
bindirerek ve normal eninin 2/3'üne kadar daralacak şekilde çekerek 2 kat SPT band
sarınız. SPT bandın bittiği yerin 10 mm. üzerinden başlayarak iletken tabakayı,bakır
iletken telleri ve PVC hortumu 10 mm. örtecek şekilde 2 kat bishop bandı yine normal
eninin 2/3'üne kadar daralacak şekilde çekerek, yarım en üst üste binecek şekilde 15
mm. lik kısım üçüncü ve dördüncü sargılarla konikleştirilecektir. Hortum sonundan
itibaren 65 mm. mesafeden başlayarak PP kalıp alt ucuna kadar 4 mm. kalınlığında SPT
band sıkıştırma sargısını yapınız. SPT band sıkıştırma sargısı SPT eninin 2/3' üne kadar
daralacak şekilde çekerek ve yarım en üst üste binecek şekilde yapılacaktır.
PVC Boruyu kablo yanına getirerek, boru kademeli alt kapağa takıldığında
destek halkası boru içinde kalacak şekilde kademeli alt kapağın alt hizasından dış kılıf
üzerine bir işaret koyunuz. Tam bu işaretten dış kılıfın üzerine kademeli alt kapak iç çapı
ölçüsüne kadar PVC band sarınız.
228
Protolin kutusunu açarak Protolini karıştırınız. Bu esnada sertleştiriciyi de Protolin
kutusuna dökünüz ve her iki madde iyice karışıp homojen bir hal alıncaya kadar
karıştırmaya devam ediniz. (Homojenlik karışımda renk farkı kalmamasından anlaşılır.)
229
Karıştırılan Protolini PVC horu ve Yağmurlukarin içine dökmeye haşlayınız. Sızıntı olup
olmadığına dikkat ediniz. Eğer sızıntı varsa Protolin dökmeyi derhal durdurarak sızıntı
yapan yeri kalıp macunu ile tıkayınız.
Yağmurluklardan geçerek kalıplara dolan protolini yağmurluklarda iyice doluncaya kadar
dökmeye devam ediniz.
Protolin çevre sıcaklığına göre en çok yarım saat içinde sertleşir. Bu esnada kablonun
elektriki irtibatı yapılabilir. Bu irtibat resimde görüldüğü gibi paralel veya üçgen şekilde
olabilir.
230
AĞIR İSLETME ŞARTLARINDA KULLANILAN ÜÇ DAMARLI, PROTOTHEN-X
YALITKANLI, 20,3/35 kV İSLETME GERİLİMLİ KABLOLAR İÇİN SİLİK0N-KAUCUK
İZOLATÖRLÜ, DAHİLİ TİP KABLO BAŞLIKLARI
231
AĞIR İSLETME ŞARTLARINDA KULLANILAN ÜÇ DAMARLI, PROTODUR ve
PROTOTHEN-X YALITKANLI, 5,8/10 kV İSLETME GERİLİMLİ KABLOLAR İÇİN
SİLİK0N-KAUÇUK İZOLATÖRLU, DAHİLİ TİP KABLO BAŞLIKLARI
232
KABLOLARIN BİRBİRİNE İRTİBATLANDIRILMALARI
Kabloların birbirlerine irtibatlandırılmaları yani eklenmeleri için tahribata ve ekin nem almasına
engel olacak ve iyi bir elektriki bağlantı temin edilebilecek şekilde olması gerekir. Daha önce
söz edildiği gibi kablo ek yerlerinde 2m'lik. S şeklinde bir pay yani fazlalık bırakılır. Aksi halde
herhangi bir nedenle ekin parçalanması halinde yeniden yapılabilmesi için yeni bir kablo parçasının kablolardan birine ilave edilmesi gerekir. Buda ek adedinin artmasına sebep olur. Bu
durum ise işletmecilik açısından arzu edilmeyen bir durumdur. Çünkü her ek yeri bir bakıma
arıza kaynağıdır. Bunu önlemek için, ek yerlerine mutlaka kablo fazlalığı bırakı İmalıdır.
Ek yaparken aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi halinde daha iyi sonuçlar alınabilecektir.
Ek yerlerinde dikkat edilecek önemli hususları
1. Dış kılıf iyice temizlenmeli,
2. Kabloyu keserken iletken ile izolasyon malzemesi arasında bir gevşeme olmaması için
gerektiğinde kesim yerine yakın bir yerden iple bağlanmalı,
3. Dış kılıf ve izolasyon maddesi soyulurken alttaki iletken damarlarına zarar
verilmemesine dikkat edilmeli,
4. İletken yüzeyleri çok iyi temizlenmeli,
5. Kablo iletken demeti büklüm yönü tersine döndürülmemeli.
6. İrtibat klemensleri iyice sıkılmalı,
7. Klemnslerin iç tarafının iyice temiz olmasına (Toprak veya benzeri şeylerin) özen
gösterilmeli,
8. Ek malzemesi hazır bulundurulmalı ve eke başlamadan önce hazırlıklar gözden
geçirilmelidir.
Bazı ek örnekleri ve montaj şekilleri aşağıda verilmiştir.
233
EK MUFU
YE 3 SV (N2XSY) 20,3/35 kV KABLOLAR îÇîN
Eklenecek iki kablodan birinin üzerine bir tarafı kablo diğer bir tarafı PVC boru çapına göre
kesilecek yan kapaklardan birini ve PVC boruyu geçiriniz. Diğer kablo üzerine de yine aynı
şekilde kesilen ikinci yan kapağı geçiriniz.
Bu iki kabloyu bir muf uzunluğu kadar biribiri üzerine çakışacak şekilde seriniz. Kablolarda ayrıca
bir emniyet uzunluğu bırakmayı ihmal etmeyiniz.
Kab lo uçlarında dış kılıfı ve altındaki folyoyu ölçüye göre k esip çıkarınız. Dış
kılı fı keserken altındaki siperin bak ır tellerinin kesilmemesine dikkat ediniz .
Siperin bakır tellerinin üstündeki bakir şeridi dış kılıf sonu hizasından kesip çıkardıktan sonra
siperin bakır tellerini kablo üzerine doğru geriye bükünüz.
234
Siperin altındaki krepp kağıdı tabakasını dış kılız" sonundan 30 mm mesafeye kadar kesip
çıkarınız. 20 mm enindeki Lack-Band'ı krepp kağıdı tabakası sonu üzerine sarınız.
Soyma cihazını Lack-Band sargıya dayayarak iletken tabakayı kablo ucuna doğru yavaş yavaş
soyunuz. Soyma işlemi resimde görüldüğü gibi 100 mm'lik bir kısımda yapılacaktır. iletken
tabakayı soyarken damarın yuvarlaklığını kaybetmemesine, izolasyonda oluklar meydana
gelmemesine dikkat ediniz. Soyma cihazını izolasyonun sonuna kadar çekmeyiniz. Aksi
takdirde soyma cihazının bıçağı bakır iletkene çarparak kırılabilir. Soyma cihazının bıçağının
keskin olmasına dikkat ediniz.
Soyma cihazı bulunmadığı takdirde bu işlem bir bıçak veya paketlin içinde bulunan , cam
parçaları ile de yapılabilir. Bu takdirde iletken tabakayı dış kılıf sonundan 40 mm'lik mesafeden
itibaren yine 100 mm'lik kısımda soyunuz.
235
İletken tabaka sonuna iletken tabakayı korumak için PVC-Band sardıktan sonra kabloların
uçlarından izolasyonu irtibat klemensi uzunluğu yarısn-15 mm mesafeden kesip çıkarınız.
İletken tabakası soyulmuş kısımdan buraya kadar izolasyonu bıçak, eğe veya cam parçası
yardımı ile konik bir hale getiriniz. Bu konikligi izolasyonun altında bulunan siyah renkteki iç
iletken tabakanın 10 mm'lik kısmı görünecek şekilde yapınız, izolasyonun üzerine Eritici ile
ıslatılmış temiz bir bez veya pamukla temizlendikten sonra geçici olarak sarılmış bulunan PVCBand sargılarını çıkarınız.Boş eritici şişesini kırarak imha ediniz.
Her iki kablonun iletkenlerini irtibat klemensi içine sokup, klemensi bir sıkma pensi ile sıktıktan
sonra bu kısma resimde görüldüğü gibi Bishop-Band sarınız. Bu sargıya iletken üzerinden
(izolasyon sonu ile irtibat klemensi arasından) başlayınız. Bu boşluğu doldurduktan sonra
izolasyona 5 mm binecek şekilde ve tekrar geriye dönerek irtibat klemensine doğru sarınız.
Sargıya hiçbir zaman izolasyon ucundan başlamayınız. Veya sargıyı izolasyon ucunda
bitirmeyiniz.
Sargıyı yaparken Bishop-Band' ı normal eninin 2/3'üne kadar daralacak şekilde çekiniz ve yarım
en üstüste bindiriniz.Bu sargının irtibat klemensi üzerine kalınlığı 1 mm olacaktır.
Bishop band sargının tam orta noktasından başlıya-rak bir kablonun iletken tabakası sonuna 10
mm mesafeye kadar bir kat SPT-Band sarınız ve tekrar geri dönerek irtibat klemensi üzerinden
diğer kablonun iletken tabakası sonuna 10 mm mesafeye kadar sargıya devam ediniz.Sargıyı
resimde verilen kalınlık ve koniklikte yapınız.
236
SPT-Bandı sararken normal eninin 2/3'üne kadar daralacak şekilde çekiniz ve yarım en üstüste
bindiriniz.
Geçici olarak sarılan Lack-Band sargıyı (Krepp-Kağıdı tabakası sonunda) çıkardıktan sonra iki
kablodan birini dış kılıf sonundan başlı yarak diğer kablonun dış kılıf sonuna kadar ve tekrar
başlangıç noktasına dönmek üzere iki kat Bishop-Band sarınız. Bishop-Band 'ı sararken normal
eninin 2/3'üne kadar daralacak şekilde çekiniz ve yarım en üstüste bindiriniz.
Bishop-Band sargı üzerine, kablo dış kılıfı sonu üzerine takriben 10 mm binecek şekilde 4 kat
SPT-Band sarınız. Bu şekilde meydana gelen SPT-Band sıkıştırma sargısının resimde
gösterildiği gibi asgari çapının kablo çapı + 4 mm olmasına dikkat ediniz.
SPT-Band'ı sararken normal eninin 2/3'üne kadar daralacak şekilde çekiniz ve yarım en üstüste
bindiriniz.
237
SPT-Band sıkıştırma sargısı üzerine yarım en üstüste binecek şekilde 2 kat bakır örgü sarınız.
Kablolar üzerindeki siperin bakır tellerini bakır örgü üzerine doğru bükerek, üzerine 5 kat
yapışkan PVC-Band sararak tesbit ediniz. PVC-Band sargıların altından çıkan bakır telleri
birbiri etrafında bıkarak halat haline getiriniz.
Bakır örgü üzerine gevşek şekilde 1 kat Corothene Band (Koruma bandı) sarınız ve halat
şeklinde burulmuş bakır tellerin uçlarını irtibat Klemensi içine sokup, klemensi sıkarak
irtibatladırınız.
238
Yan kapakların kablolar üzerine oturacağı yerlerde her iki kablo üzerine Yan kapak iç çapma
kadar PVC-Band sardıktan sonra PVC~Boruyu ve yan kapakları kaydırarak irtibat yeri üzerine
getiriniz. Yan kapakların geniş tarafını PVC-Boru üzerine geçiriniz ve diğer taraflarını kablolar
üzerine sarılan PVC-Band sargılar üzerine oturtunuz. Yan kapakların PVC-Boru ve kablo
üzerine oturduğu kısımların tam kapalı olmasını sağlamak için gerekirse buraları kalıp macunu
ile ve yapışkan PVC-Band sararak takviye ediniz.
Protolin kutusunu (kutularını) açarak Protolini karıştırınız. Bu esnada sertleştiriciyi de Protolin
kutusuna dökünüz ve her iki madde iyice karışıp homojen bir hal alıncaya kadar karıştırmaya
devam ediniz. (Homojenlik karışımda renk farkı kalmamasından anlaşılır. )
Karıştırılan Protolini PVC-Boru içine dökmeye başlayınız. Herhangi bir sızıntı olup olmadığına
dikkat ediniz. Eğer sızıntı varsa Protolin dökmeyi derhal durdurarak bu deliği kalıp macunu ile
tıkayınız.
Dökülen Protolin çevre sıcaklığına göre en çok yarım saat içinde sertleşir. Bu zamanın
geçmesini bekledikten sonra kabloya ceryan verebilirsiniz.
239
240
KABLO ARIZALARI
Modern teknolojinin bize sağladığı tüm imkanlara rağmen kablo arızalarının önlenmesi
mümkün olmamaktadır.Ancak kabloların tesis öncesi testlerinin iyi yapılması, tesisi sırasında
gerekli kurallara uyulması ve normal işletme şartlarına uyulması halinde arızaların minimuma
indirilmesi mümkündür.
Kablo arıza lan, hava i hatlara göre daha karmaşık durumlar ortaya çıkarır. Arıza tesbiti sadece
yeterli bilgi ve beceriye sahip personelle değil aynı zamanda uygun mazleme ve teçhizatın
olmasıyla yapılabilir.
Kablo arızalarının nedenleri.
Yeraltı kablolarda rastlanan arızaların başlıca nedenlerini şöyle sıralayabiliriz.
- İmalat hataları,
- Nakliye ve depolama hataları,
- Tesis hataları,
•
Montaj hataları,
Mekaniki dış tesirler,
Kimyasal ortam etkileri,
Termik etkiler,
Manevra ve atmosferik gerilik darbeleri,
Malzeme eskimesi.
İmalat Hataları
Yeraltı kabloları istenilen normlarda imal edildiklerinde işletmede pek sorun çıkmaz.
Ancak imal prosesinde gözden kaçan i1etkenlik,_izolasyon ve dielektrik kayıplarında küçük bir
hata, işletme de büyük sorunların çıkmasına neden olur.
İmalat hatalarının önüne geçilmesi için teslimat öncesi ve teslimat sonra teslerin mutlaka
yapılması gerekir. Örnekleme usulü ile yapılan testlerde testi yapılmayan
kabloların
işletmelerde tesis öncesi ekipler tarafından yapılması ileride çıkabilecek arızaların önüne
geçilmiş ve böylece iş ve maliyet kayıpları azaltılmış olur.
•
Nakliye ve depolama hataları :
Sevkiyat ve depolama sırasında yapılan hatalar ileride arızalara yol açabilir. Kablo
makaralarının tesbiti için takozların dikkatsizce konulması, kabloyu zedeleyebilir. Ayrıca kablo
baş ve sonunun açık havaya karşı iyi izole edilmemesi, içeriye su ve rutubet sızmasına neden
241
olur. Bu da dıştan sağlam görünen kablo işletmeye alındığında arızalara neden olabilir. Ayrıca
kablolar uzun süre güneş ışınlarına maruz bırakılmamalıdır.
•
Tesis Hataları:
işletmede meydana gelen kablo arızalarının birçoğu döşeme sırasındaki ihmal ve
dikkatsizliklerden meydana gelmektedir. Bu hatalar fazla kıvrılmalardan, sürtünmeden,döşeme
kanalının altına ve üstüne dökülen sivri kenarlı taşlardan dolayı meydana gelir, özellikle PVC
kılıflı kablolarda dış kılıfın hasar-1 anmamasına daha fazla özen gösterilmelidir. Fark
edilmeyen küçük bir kılıf zedelenmesi bir süre sonra bu noktada arızaya sebep olur. Bu nedenle
ekranlı kablolarda tesis sonrası testler mutlaka yapılmalıdır.
•
Montaj Hatları:
Kabloların başlık ve eklerinin yapımı sırasında yapılan hataları montaj hataları olarak nitelendirebiliriz. Bu işlemlerin yapılması sırasında isçiliğin iyi yapılmaması, gerekli özen ve dikkatin
gösterilmemesi veya bilgi eksiklikleri bu noktalarda arızaların oluşmasına neden olur.
•
Mekaniki Dış Tesirler:
Mekaniki dış tesirler; sonradan yapılan alt yapı veya harfiyatlar, yol hareketleri, gevşek zemin
çökmesi, toprak kaymaları ve kazılar sonucu meydana gelir. Bu şekilde oluşan dış mekaniki
tesirlerin sebep olduğu arızalar adedi son yıllarda daha da artmıştır. Bazı durumlarda hasarlanan
kablodaki arıza, haftalar ve hatta aylar sonra kendisini gösterebilir.
•
Kimyasal Ortam Tesirleri:
Kimyasal etkiler; topraktaki humus asidi,kireç ve diğer benzeri kimyevi maddelerin etkisi
sonunda ortaya çıkar, örneğin;akaryakıt tankları yanındaki PVC kılıflı kablolar zarar
görür.Kükürtlü arazilere döşenen kırmızı PVC kablolar zamanla siyahlaşır, fakat bu
siyahlaşmanın, kablonun elektriki ve mekaniki dayanıklılığa, bir etkisi olmaz.
Doğru akım kaynaklarının yakınlarında döşenen kablolarda elektrolitik korozyon meydana gelir.
Köprülerde ve yol kenarlarında bulunan kurşun kılıflı kablolarda, sarsıntı etkisi ile, interkristalin
bir korozyon görülür.
•
Termik Etkiler :
Yeraltı kablo hatlarında meydana gelen her kısa devre arızasında kablolar hem termik ve hem de
mekanik bir şok etkisi altında kalırlar. Birbirlerine yakın döşenmiş kablolarda, merkezi ısıtma
242
sistemi yakınında bulunan kablolarda ve ısı iletkenliği düşük zeminlerde termik etkiler görülür.
Bu tür sebeplerin arızalara neden olmaması için iklimlere ve döşeme şekline göre kabloların
özelliklerine dikkat edilmeli, hatta döşeme yapılmadan önce toprağın termik direnci
ölçülmelidir.
•
Manevra ve Atmosferik Gerilim Darbeleri:
Manevra gerilimleri hat boyunca veya hatta bağlı branşmanlarda yapılan bazı manevralar
sonucu yada toprak kaçağının kesilmesi sonucu meydana gelir, örneğin; Transformatörlerin
devreye girip çıkması sırasında ve kesici manevralarında manevra gerilimleri oluşur.
Atmosferik gerilim darbeleri ise adından da anlaşıldığı gibi atmosferik olaylardan veya
çevredeki yüksek gerilimli tesislerinin etkilerinden oluşur. Bu gerilim değerleri kablolarda,
izolasyonun zayıf olduğu noktalarda, ek yerlerinde ve kablo başlıklarında bir atlamaya neden
olabilir. Atlama tehlikesi özellikle havai hat kablo bağlantılarında, açık kablo sonunda,dalga
direnci değişimi neticesinde meydana gelen yansıma nedeni ile ortaya çıkar, özellikle harici
başlıklar ile bunlara yakın bölgeler ve ek yerleri bu dış gerilimlerden çok etkilenirler.
•
Malzeme Eskimesi:
Yukarıda anlatılan tüm tedbirlerin alınmasına rağmen, her malzemede olduğu gibi kablolarda da
malzeme yorulması ya da eskimesi sonucu arızalar meydana gelebilir. Kabloların eskime
faktörü ile diğer bilgilerin gözönüne alınarak, her kablo için bir istatistik tutulması ve bunun
saklanmasında yarar vardır.
•
Kablo Arıza Çeşitleri ve Arıza Yeri Tespiti:
Kablolarda arızalar çok çeşitli olduğu ve çoğu zaman arıza türünün belirlenmesinin çok zor
olduğu şimdiye kadar anlattığımız konulardan çıkarmak mümkündür. Ancak kablo arıza çeşidi
ve arıza yeri tesbitini kolaylaştıracak bir şema verilmiştir.
KABLO MAKARALARI
Kablo makaraları,üzerine sarılacak kablo cins ve miktarına göre değişiklik gösterirler.
Makaralar taşınırken, yükleme ve boşaltma sırasında yere atılmamalı, mutlaka forklift ile
yüklenip boşaltılmalıdır. Makaralar üzerinde çizili ok yönünde döndürülmelidir.
243
•
Kablo cinslerine göre makara seçimi:
Kablo hasar1anmalarını önlemek için, kıvrılma yarı çapı ile makaranın dış çapı arasındaki oran
çok küçük olmamalıdır. Böylece makaranın müsaade edilen en küçük göbek çapı (C), kablonun
nominal dış çapı (D)'ye doğrudan doğruya bağlıdır.
95 mm2 'ye kadar olan kablolar için;
C= 15 x D
120. ...240 mm* kadar kablolar için;
C = 20 x D
Kablo döşenmesi de müsaade edilen kıvrılma çapı genellikle yukarıda söz edilen en küçük
değerinin iki katı olmalıdır. Zira, kablo çekme işlemi süresinde, keskim köşelerde kullanılan
köşe makaraları ve genellikle darbeli tatbik edilebilen çekme kuvveti yerine devamlı sabit bir
gerilme ile düzgün bir sağılma istenir.
244
Download

ÖĞR.GRV. İBRAHİM PEHLİVAN