SİÎRT
ULU
CAMİÎ
Yüksek M i m a r
ALt SÂİM Ü L 6 E N
A n a d o l u S e l ç u k devri mi»
marisinin en eski y a p ı l a n incelenirken
S ü r t U l u C a m i i nin ö n p l â n d a
tetkiki gerekir. Ancak, b u eserin mahiye­
tini anlamak da son yıllara kadar pek ko­
lay değildi. Ç ü n k ü yüzyılların t a h r i b a t ı
ve değiştirmeleri b u m â b e d i t a n m m ı y a c a k
hale sokmuştu. B i r kısmı ç ö k m e tehlike­
si gösterdiğinden b u Camiin o n a n m ı n a
başlanmış ve çalışmalar s ı r a s m d a dikkat­
le yapılan a r a ş t ı r m a l a r l a kazılar
tarihi
yapı bakiyelerinin ancak temellerde mev­
cut olduğunu ve toprak ü s t ü n d e kalan
yegâne hatıranın da minareden ibaret V"»lunduğunu isbat etmiştir. Yapılan temiz­
lik ameliyesi bize b u g ü n k ü camiin büjrük
bir enkaz yığmı içine, tarihî bina plânı
az çok muhafaza edilmek, malzeme olarak
da tuğla yerine, içten moloz, d ı ş t a n kes­
me taştan (toprak a l t ı n d a kalan takriben
130 metrelik seviye de göz ö n ü n d e bulun­
durularak kemer ve kubbe seviyeleri yüfcseltihnek suretiyle) yeniden inşa edildi­
ğini göstermiştir.
Bu tetkikler sırasında zuhur eden en
önemli nokta tâli m i h r a p l a r d ı r . B u mih­
raplar i k i tane olup S e l ç u k i l e r i n
t r a n 'da vücuda getirdiklerine benzer
bir şekle sahiptir. B u dairevî kemerli mih­
rap nişlerinin ancak birinde tuğla ve türkuvaz mavisi çini k a n ş ı ğ ı bezemeleri ve
taç kısmiyle şakulî kenarlannda da rumt süslemeli alçı k a b a r t m a l a r ı n çok az
kalmış olan izleri his o l u n m a k t a d ı r . Ma­
alesef bu kabartma motiflerin içlerinde
yaa frizi b u l u n m a s ı n a ragmen desenler­
de sarahat yoktur. Ve bundan dolayı da
ne kalıpla ne de fotoğrafiyle
tespitleri
m ü m k ü n olamamıştır. Çini kaplamaya ge­
lince; b u n l a r ı n da önemli b i r kısmı dö­
k ü l m ü ş ise de kârgir zemindeki izlerin­
den geometrik şekli ç ı k a r t m a k , alçı ka­
b a r t m a l a r ı n izi kadar m ü ş k ü l olmadığın­
dan b u n l a r ı n rölövasyonu b a ş a n l a b i l m i ş tir.
S e l ç u k
mimarisinde tuğlalarla
b i r l i k t e ç u b u k , yıldız ve benzeri şekil ve
tarzda çini kaplama u s u l ü n ü n bu kadar
eski b i r maziye ulaşması kanaatimizce
önemli b i r keyfiyettir.
Cini kaolama mevzuunda minare de
cidden enteresandır. Bahsinde teferruatiyle tanıtacağımız minarenin esas özelli­
ği de son yıllara kadar ulaşabilen kısmı,
ancak gövdesidir. Gövdede tuğla^ imalât
a r a s ı n a mozayik şeklinde kaplanan geo­
metrik sistemdeki bezemeler, mihrapta
rastlanan tarzın hemen hemen aynıdır.
Maalesef ne vakfiyesi ne de esaslı b i r
kitabesi ele geçmemiş olan bu camiin ve
minarenin tarihlenmesinde yalnız S i i r t
t a r i h i i s i m l i eserden istifade edilebilmiş­
tir.
S i i r t
tarihinde M u g i z ü * d d i n M a h m u t nammdaki S e l ç u k
devri s u l t a n ı n d a n ve 1129 M . (523 H . )
tarihinden bahsedilrrıektedir. Plân bakı­
m ı n d a n bu havalide benzer örnekleri bu­
lunan u l u camiinin t i p i , öncü sayılabile­
cek enteresan b i r yapıdır. Ancak mahallî
p l â n d a ortadaki mihrap kubbesinin i l k
cami b ü n y e s i n d e b u l u n d u ğ u ve yanlardaki
diğer b ü y ü k kubbelerin 1260 M . (658 H . )
de A t a b e y l e r d e n
E l Mü c ah i t I s h a k tarafından ilâve ettirildiği
de iddia olunabilir. (Benim kanaatim da
154
ALÎ SAlM ÜLGEN
b u kisımlann sonradan yapıldığı merke­ teşekkül etmiş olabilir. ( î l k şeklin t a h m i .
zindedir.} Bu camiin i l k yapısı, izlerine nen plân ve krokisine b a k m ı z ) son yüzrastladığımız i k i talî mihı-apcıgm bulun­ yılda cami iç sathı kâfi geUnemesi y ü z ü n ­
duğu ayaklara da (*) istinat eden merkeai den ziyade tarihî k ı s m m harabiyeti dola»
mihrap kubbesinden ibaret iken, ön kıs­ yisiyle eski yapmm d o ğ u s u n d a y a p ı l a a
mı teşkil eden eyvan (bu şekil tjpk^ İ s - , hangar, çinsi binanın inşası sıı-asında da
ve
f a h a n ' d a k i M e l e k ^ a h m B i î - m^vcutlai^an bir kısmının yıkıldığı
camiin
medrese
odalariyle
olan
m
ü
n
a
s
e­
y ü k M e s c i t E l c a m i i n de ol­
betlerinin
de
kesildiği
a
n
l
a
ş
ı
l
m
a
k
t
a
d
ı
r.
duğu gibi) ve yanlarda kemerlerle devam
•
Bu
hitiliyle
tam
bir
b
ü
t
ü
n
teşkil
edemiyen
eden tonozlu sahmlarla inkişaf etmiytâr'iFakat, tuğla temelleri kalmış kısınalifif ^ f c • -raaniumeye H . 1323 tarihinde kilise ç a n
tahribe uğradığı cihetle i l k binanın nere­ kuleleri misali bir saat kulesinin i n ş a s ı
lere kadar devam ettiğini kestirmek müm­ suretiyle çirkinliklerin en garibi de eklen­
k ü n değildir, 'Bü kubbeyi daha ziyade miştin İEle geçeri fotoğraf ilerinden anlaM a l a t y a U l u C a m linin nuhrai» şılacagı üzere minarenin şerefe, petek ve
üstü kubbesi ve Önündeki cyvanila mükai* külhanının da, cami ve m ü ş t e m i l â t y a p ı ­
yese etmenin daha doğru olacağım zan­ lan duvarlaiındaki gibi bol b o l kullanıU
nediyorum. Çiınki, ne M e y y a f a r i - mış olan c- a ş maddesi (fena cins b i r
k i n ( S i l v a n ) , ne D u n a y s ı r alçı taşı) yüzünden binalann hey'eti u m u ( K ı z ı l T e p e ) U l u c a m i lerinin mîyesi ile kısa zamanda rutubet tesirile
bü şekle y a b n bir mutabakatlanm göre­ mahv olmak- tehlikesine maruz k a l m ı ş ­
miyorum. Belki H a s a n k e f , ü 1 u larda-. ( • * )
ç a m i i diğerlerine nazaran daha çok
Minare genel hey'etiyle ve şekliyle
benzerlik gösteren bir şekle sahiptir. An­
O
r
t
a A s y a ve A n a d o l u c l a
da
cak U l u c a m i benzerlerinin en pri­
eski
M
a
l
a
t
y
a
k
a
s
a
b
a
s
ı
n
d
a
k
i
l
c
re
mitif karekterinde olamdır.
benzer. Geniş ve yukarı d o ğ r u incelen si­
lindir şeklindeki minarenin esas b ü n y e s i
U l u C a m i i n arkolojik tarifini
tuğladır.
yaptıktan sonra bugünkü camii tanıya­
lım:
Basamakların kenarlan ile duvarla­
Plân değişikliklerinden de anlaşıla­ rında ufkî olarak devren k o n u l m u ş ha­
cağı veçhile güney tarafında yan yana üç tıllar ahşaptandır. Orta ç e k i r d e k ve mer­
kubbe sıralanmaktadır. Ortadaki en bü­ divenlerin boşluğu aşağıda geniş, y u k a r ı ­
y ü k ; solda yani doğudaki pek farklı kü­ ya doğru daralarak b i r kuleyi a n d ı r a n şe­
çük ve sağda yani batıdaki de nisbeten kilde inşa edilmiştir. Temel, ç o k zayıfla­
daha küçük olmak üzere kemerlerle bir­ mış ve su ile karıştırılınca d a ğ ı l a n k ü l e
birine bağlanmış ve geniş b i r saf nizamı benzer bir toprak zeminde tesis o l u n m u ş ­
teşkil edilmiştir. Bu özelliği yani derinli­ tur. Tuğla temel, yer altı kanalizasyon
ğine değil, genişliğine inkişafı arkadaki sulan ve soğuktan tahribe u ğ r a d ı ğ ı gibi,
tonozlu galerilerde de görmekteyiz. Bu zelzele ve rüzgâr yüzünden de şakuliyetlşuretle U l u C a m i plânı M e z o - ni ve mukavemetini kaybederek eğilmeye
p o t a m y a d a k j i yan yana getirile­ başlamıştır. Minare gövdesi m u h t e l i f nok­
rek büyütülmüş tipin mütekâmil b i r ör­ talarda şakulî, mail ve ufkî ç a t l a k l ı k l a r l a
neği ile Orta A s y a d a rastladığımız da arızalanmıştır. Ayni zamanda b i r göm­
plânlara benzemektedir. Yalnız dış du­ lek gibi gövdeye s a n i m ı ş olan dış çini
varlar pek çok tamir görmüş ve geç ta­
rihlerde haricî tesirler ve iklim zaruretleriyle kapatılmış olan bugünkü iç hacim.
(*) MlhrapcıUana Dulunduğu tuğla ayak­
lar, camiin en «ski bakiyderlndea lUsIdlr.
(»*) Cas S I I r t'te kullanılan kireç ve
alçı taşıclır. Bunun yakılmasından elde
ediîen
(DZU harç o'arak kullanılır. S i i r t
U l u
C a m i i n i n 'ûk yapı'annda bu malzeme kul­
lanılmamıştır. Çünkü nnıkavemetslz ve rutuljet
«ekicidir.
SÎÎRT ULU CAMÎI
iaplaraa da b u arızalar sebebiyle dağılma­
ğa başlamış, yer yer dökülen k ı s ı m l a n yü­
zünden kendini taşıyamaz hale gelmiştir.
Bundan dolayı minare dış k a p l a m a s ı n ı n
nakışh çini bezemelerinin güzellik ve özel­
liğine vakıf olmak pek kolay değildir.
(Bakınız çini kaplama Özelliklerine).
Minare k u r u l u ş b a k ı m ı n d a n M u ­
s u l U l u c a m i i minaresine benzer,
(dîk dörtgen yüzleri bulunan k ü b i k kai­
denin yüksek b i r n o k t a s ı n d a n merdivenin
başlaması ve b u k ü b i k kütleden hemen
dairevi gövdeye geçilmesi, şerefenin ç o k
az çıkıntılı vaziyeti ve d ı ş yüzlerin süs­
155
lenme zihniyeti.) M u s u l'daki minare
tamamen tuğladandır. Ve ü s t ü tuğla ör­
g ü n ü n i m k â n verdiği b i r bezeme siste­
mine göre kitabelere ve kısımlaı-a ayrıl­
m ı ş t ı r k i , çinili olan S i i r t
minaresi
ö r n e ğ i n d e de b u taksunata benzerlik bul­
mak m ü m k ü n d ü r .
Y u k a r ı d a k i k a r ş ı l a ş t ı r m a l a n n sunun­
da g ö r ü l ü r k i X I I . yüzyıl gelenekleri­
n i n daha inkişaf e t m e m i ş plânı ve kitle
mimarisinin b i r enmuzeci olan
S i i r t
U l u c a m i i hakikaten bahis konusu
eserlerden daha erken b i r mahiyete veya
en asgari yaşıt b i r tarihe sahiptir.
Ali Saim
ÜLGEN
1
mi*
.•;..n . ..
Resim : 1 — Siirt Uiü camii plânı.
1^
ft
t—
J7x^« Cephtsi
Resim : 2 — Sürt Ulu camii rölövesi : Doğu cephesi
Vakıflar Dergisi V
AH Saim ÜLGEN
\
Resim : 3 — SKrı Ulu Cfmii rö'övesi : A-B. kesit göıünüşü.
CD XtsU
^^ÜPMfi
Resim : 4 — Siim Ulu C«mll rölövcsi
C-D kesit ve görünüşü.
\
/
\
Resim : 5 — Siirt Ulu Camii
rölövesi : E - F . kcsk ve görünüşü.
\
1
ört eSr&niİ4
Resim : 6 — Siirt Ulu ^ mii rölövesi : ö n görünüş.
Vakıflar Dergisi
â
Ali Sa:m
ÜLGEN
İ L .
1L>-
-
u
1
y^esîU
Resfim : 7 — Siirt Ulu Camii röUjvesi : B-B. kesiti.
Resim : 8 — Siirt Ulu Camii rölövcsi : E - E . kesiti.
n
C,C'
0<6ÎHt
Resim : 9 — Siirt Ulu Camii rölövcsi : C-C'. kcsitd.
Vakıflar Dereisi V
m i
I
I
GORUNU^
Resim : 10 — Sürt Ulu camiinde bulunan X I I . yüz yıl mihrabı.
Ali Saim
ÜLGDN
I M K . PlİK
MTı CIPW
«ÖHtY ctputsi
DOtu c ı m ı s î
Resim : 11 — Sürt Ulu Camii minaresi.
Vakıflar Dergiîi
V
Ali Satm ÜI.GEN
•
•c
4>
c
o
E
MİHAS.CHİM
KAiDSVX
OTUaAH
I6ISMIH
MOTİFLSILİ
ÖLÇKK H/g
E
o
DC
=1:
nz:
c
M İNACLCHİ w
kAlÜEOCltİ
WOT I F LEB.»
ÖLtEV-Vs
Vakıflar Verçisi
Resim • 13 —
Surt Ulu CamÜ minare motifleri.
fi.
3
i
Ali Saim ÜLGEN
r ~ T _ —5*= 2==^
-
-
>
4
Resim : 14 — Minarenin kaideye oturan kısmının motifleri.
Vakıflar Dergis
Download

View/Open