41
Fırat Üniversitesi O na Do$ıı Araştırm aları D ereisi C. I. S. 2. E ta-ıv 2003
XVII. YÜZYILIN İLK YARISINDA ŞAM EYALETİ
(İdarî Taksimat-Eyalet ve Sancak Yöneticileri)
Enver ÇAKAR*
ÖZET
Bu çalışmada, Osmanlı İmparatorluğu’nun Ortadoğu bölgesindeki en önemli
eyaletlerinden birini teşkil eden Ş a m eyaletinin XVII. yüzyılın ilk yarısındaki İdarî
taksimatı İncelenmektedir. Bu bağlamda, eyaletin sancak taksimatı ve yöneticileri ile bu
zamanda eyalet dahilinde meydana gelen önemli hadiseler de yine bu çalışmada tespit
edilmeye çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Şam, Kudüs, Gazze, Sayda, Beyrut, Safed.
THE PROVINCE of DAM ASCUS in THE FIRST-HALF of THE
SEVENTEENTH CENTURY
(The Administratıve Dıvision and The Administratiors)
ABSTRACT
This study explains the administrative division of the province of Damascus
vvhich was the one of the most important provinces in the Middle East in the first-half of
the seventeenth century. In addition the study examined the administratiors of the
province and its sanjaqs with the important events vvhich vvere occurred in this period.
Key Words: Damascus, Jerusalem, Gaza, Sidon, Beirut, Saphed.
G iriş
Bugüne kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun İdarî teşkilatı ve taksimatı ile
ilgili olarak birçok çalışma yapılmıştır. Daha ziyade XVI. yüzyıl ile alakalı olan
bu çalışmaların bir kısmı muayyen bir beylerbeyiliği esas alırken1, bir kısmı da
Yrd. Doç. Dr., Fırat Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim
Üyesi/Elazığ.
1
Tayyib Gökbilgin, “Kanuni Sultan Süleyman Devri Başlarında Rumeli Eyaleti, Livaları,
Şehir ve Kasabaları”, Belleten, XX/78 (1956), s 247-294; Aynı yazar, “ 15. ve 16. Asırlarda
Eyâlet-i Rum”, Vakıflar Dergisi, VI (İstanbul, 1965), s. 51-61; Nejat Göyünç, “Diyarbekir
Beylerbeyiliğinin İlk İdâri Taksimatı”, Tarih Dergisi, Sayı: 23, (1969), s. 23-34; Enver Çakar,
“XVI. Yüzyılda Şam Beylerbeyiliğinin İdari Taksimatı”, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler
Dergisi, XII1/1 (Elazığ, 2003), s. 351-374.
42
Enver ÇAKAR: XVII. Yüzyılın ilk Yansında Sam Eyaleti
imparatorluğun geneline mahsustur2. Yine, Osmanlı İmparatorluğu’nun XVIII.
yüzyıldaki İdarî taksimatını konu alan bazı çalışmalar da vardır3. Fakat, XVII.
yüzyıl arşiv belgelerine dayalı olarak yapılan çalışmalar yok denecek bir
seviyededir4.
Yapmış olduğumuz bu çalışmada, Osmanh İmparatorluğu’nun Ortadoğu
bölgesindeki en önemli eyaletlerinden birini teşkil eden ve bugün Türkiye
sınırları dışında kalmış olan Şam eyaletinin XVII. yüzyılın ilk yarısındaki idari
vaziyeti İncelenmektedir. Bu bağlamda, eyaletin sancak taksimatı ve
yöneticileri ile bu zamanda eyalet dahilinde meydana gelen önemli hadiseler
kaynakların ışığında tespit edilmeye çalışılmıştır.
XVI.
yüzyılda Osmanlı Devleti’nin temel idari ünitesi sancak (=liv
olup, her sancak merkezden tayin edilen bir sancakbeyi (=mîrlîvâ) ile yine
merkezden gönderilen bir kadı tarafından yönetilmekteydi. Belirli bir bölgedeki
sancaklar da vilâyet adı verilen ve bir beylerbeyi' nin (mîr-i mîrâri) emri altında
bulunan idari üniteleri meydana getirirlerdi. Beylerbeyi eyâlette sultanın
otoritesini temsil eden en yüksek yönetici olup, eyâletin her sancağına doğrudan
doğruya merkezden bir sancakbeyi tayin edilirken, paşa sancağı diye
adlandırılan biri doğrudan beylerbeyinin yönetimine bırakılmıştı5. Aslında
beylerbeyiler ve sancakbeyleri, en ufak sipahiye dek uzanan timâr sistemi
zincirindeki askerî sınıf mensuplarıydı. Fakat timâr sistemi imparatorluk
yönetimine temel olduğundan bunlar aynı zamanda mülkî yöneticilerdi. Bu
yöneticilerin tümü kul sisteminden yetişme, bağlılıkları daha önceki
2 ö . Liitfı Barkan, “H. 933-934 (M. 1527-1528) Malî yılına ait bir bütçe örneği”, İstanbul
Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası, X V /l-4 (1953-54), S. 303-307; Tuncer Baykara,
A nadolu’nun Tarihî Coğrafyasına Giriş l-Anadolu’nun İdarî Taksimatı, Ankara, 1988; Metin
Kunt, Sancaktan Eyalete, 1550-1650 Arasında Osmanlı Ümerası ve İl İdaresi, İstanbul, 1987;
Feridun M. Emecen-İlhan Şahin, “Osmanlı Taşra Teşkilâtının kaynaklarından 957-958 (15501551) Tarihli Sancak Tevcih Defteri I”, Belgeler-TUrk Tarih Belgeleri Dergisi, XIX/23 (Ankara,
1999), s. 53-122; Enver Çakar, “Kanuni Sultan Süleyman Kanun-nâmesine Göre 1522 Yılında
Osmanlı İmparatorluğu’nun İdarî Taksimatı”, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, XII/1
(Elazığ, 2002), s. 261-282.
3 Orhan Kılıç, 18. Yüzyılın İlk Yansında Osmanlı Devleti'nirı İdari Taksimalı-Eyalet ve
Sancak Tevcihatı, Elazığ, 1997; Fahameddin Başar, Osmanlı Eyâlet Tevcihâtı (1717-1730),
Ankara, 1997.
4 Bu dönem ile alakalı en mühim çalışma Şerafettin Turan tarafından yapılmıştır (“XVII.
Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun İdarî Taksimatı (H. 1041/M. 1631-32 tarihli bir İdarî
taksimat defteri)”, Atatürk Üniversitesi 1961 Yıllığı, Ankara, 1963, s. 201-232. Turan, bu
çalışmasında Başbakanlık Arşivi, Cevdet Tasnifi, Dahiliye, 6095 numarada kayıtlı olan ve 1041
(1631-1632) tarihindeki tevcihâtı ihtiva eden bir Eyalet ve Sancak Tevcih Defteri'ni tetkik ederek
Osmanlı İmparatorluğu’nun XVII. yüzyıldaki İdarî taksimatım tespit etmiştir. Diğer taraftan,
Metin Kunt ve Tuncer Baykara da yukarıda bahsi geçen eserlerinde XVII. yüzyılın ilk yansında
Osmanlı İmparatorluğu’nun İdarî teşkilat ve taksimatından genel olarak bahsetmişlerdir.
5 Halil İnalcık, “Eyâlet”, El1, II s. 723; Aym yazar, The Ottoman Empire, the classical age
1300-1600, London, 1973, s. 117.
Fırat Üniversitesi Orta Doeu Araştırmaları D ereisi C. I. S. 2 . Elazığ 2003
42
görevlerinde denenmiş devlete ve hükümdara yararlıklarından dolayı terfi
ettirilerek bu göreve getirilmiş kimselerdi6. Osmanlı kanunlarının
uygulanmasında kendisine büyük yetkiler tanınan beylerbeyinin, eyâletin paşa
sancağı yöneticisi olarak, herhangi bir sancakbeyinden farkı yoktu. Sancakbeyi
de sancağın en büyük yöneticisiydi ve beylerbeyi gibi hükümdarın kullan
arasından bu göreve atanırdı7. Beylerbeyi, Divân-ı Hümâyûn'm küçük bir
modeli olan beylerbeyi divânı ile eyâletini yönetirdi. Bu divanda bir timâr
defterdân, bir defter kethüdâsı, bir hazine defterdân, bir beylerbeyi kethüdası ve
bir de tezkereci bulunurdu. Bunlardan ilk üçü doğrudan hükümdar tarafından
atanırdı. Beylerbeyi divânının başlıca meşguliyetini, timâr meseleleri,
sipahilerle ilgili davalar ve reâyânın şikâyetleri teşkil ederdi. Gerektiğinde divân
müzakerelerine merkez kadısı da katılırdı8.
XVII. yüzyıla gelindiğinde, bu klasik yapının bozulduğu ve Metin
Kunt’un da ifade ettiği gibi, artık sancaktan eyalete doğru bir geçişin söz
konusu olduğu görülmektedir9. XVI. yüzyılda sancakların sayısında sürekli artış
meydana gelirken, XVII. yüzyılda tam tersi bir süreç işlemiş; sancakların sayısı
ya azaltılmış ya da aynı sayıda bırakılmıştır. Diğer taraftan, eyaletler artık
liyakatli beylere değil, hiçbir liyakat ve ehliyet gözetilmeden rüşvet ve himaye
ile tevcih edilmiştir10.
Sancakların önemini yitirmeleri ve eyalet valilerinin besledikleri çok
sayıdaki kapı askerleriyle önemli nüfuz elde etmeleri, zamanla sancakbeylerinin
de onların tavassutuyla atanması sonucunu doğurmuştur. Nihayet, timar
sisteminin çöküşü ve eyaletlerde valilerin giderek kuvvet kazanmaları, onları
devlete kafa tutacak bir konuma getirmiştir. Nitekim, Haleb valilerinden
Canbolatoğlu Ali Paşa ve Abaza Haşan Paşa’nın isyanlarıyla İpşir Paşa’nın
devleti ele geçirme yönündeki faaliyetleri dikkate şayandır.
XVII. yüzyılda artık ekonomik gücünü yitirmiş olan ve taşrada güvenliği
sağlamakta zorluk çeken Osmanlı hükümeti, daha fazla kapı askeri
besleyebilmeleri için, nüfuzlu paşalara eyaletlerine ilaveten bir veya birden
fazla sancağın gelirini de arpalık olarak ya da maaşlarına ilave olarak (ber vechi zamîme) vermek zorunda kalmıştır. Bundan dolayı, bir çok sancağa
merkezden sancakbeyi gönderilmemiş, bu yerler de eyalet valilerinin
yönetimine terk edilmiştir11.
6 Yaşar Yücel. “Osmanlı İmparatorluğunda Desantralizasyona (Adem-i merkeziyet) Dair
Genel Gözlemler”, Belleten, XXXVIII/152 (1974), s. 665.
7 Yaşar Yücel. Aynı makale, s. 665-666.
8 Halil İnalcık, The Ottoman Empire, göst. yer.
9 Metin Kunt, Aynı eser, s. 122.
10 İ. Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, 3. cilt 2. kısım, Ankara 1982, s. 292.
11 XVIII. yüzyılda da aynı karmaşanın devam ettiği ve sancakların vezirlere arpalık olarak
dağıtıldıktan anlaşılmaktadır (bkz. Yücel özkaya. XVIII. Yüzyılda Osmanlı Kurumlan ve Osmanlı
Toplum Yaşantısı, Ankara, 1985, s.180-181).
44
Enver ÇAKAR: XVII. Yüzyılın İlk Yansında Sam E \aleti
I. Şam Eyaletinin İdarî Taksimatı
Şam Beylerbeyiliğı, Yavuz Sultan Selim’in 1516’da Şam beldelerini ele
geçirmesinden sonra teşkil edilmiştir12. Başlangıçta Malatya’dan Mısır’a kadar
uzanan ve çok geniş bir alana yayılan bu beylerbeyiliğin sınırlan daha sonra
aynı topraklar üzerinde Haleb ve Trablusşam eyaletlerinin kurulmasıyla birlikte
oldukça daralmıştır.
Şam eyaleti XVII. yüzyılın ilk yarısında Şam-ı Şerif, Kuds-i Şerif, Gazze,
Safed-Saydâ-Beyrût, Nâblûs, Cebel-i ‘Aclûn, Leccûn, Tedmîr ( - Tûdmîr veya
Tedmür) ve Kerek-Şebek olmak üzere 9 sancaktan müteşekkildi13. Daha gerilere
baktığımızda; 1565 yılında Şam eyaletinin Şam, Trablus, Safed, Kudüs, ‘Aclûn,
Gazze, Nablûs, Leccûn, Kerek-Şevbek (=Kerek-Şebek) ve Hums olmak üzere 10
sancak olduğu görülmektedir14. Bunlardan Trablus ve Hums sancakları,
yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Trablusşam eyaletinin teşkilinden (1579) sonra
bu eyalete bağlanmıştır. Bundan sonra, Tedmîr sancağı da teşkil edilmiş ve
böylece Şam eyaletinin sancak sayısı XVII. yüzyılın başlarında 9 olmuştur.
Sayda ve Beyrut sancağı daha önce Trablusşam’a tabi iken ifraz olunarak Şam
eyaletine dahil edilmiş, fakat 1595’te tekrar Trablusşam eyaletine ilhak
edilmiştir15. Safed sancağı ise bu zamanda Şam eyaletine bağlı bulunuyordu16.
1578-1588 tarihleri arasındaki sancak tevcihlerini ihtiva eden bir defterde,
yukarıda bahsettiğimiz sancaklardan başka, Salhat, Cebele, Tedmür, BeyrutSayda ve Hama sancakları da Şam eyaletine tabi olarak gösterilmiş; bunlardan
Cebele ve Hama’nın Hums ile birlikte Trablusşam’a dahil edildiği, Salhat ve
Beyrut-Sayda sancaklarının da bu tarihler arasında ref‘ olunduğu ifade
edilmektedir17.
Yine XVII. yüzyıl kaynaklarından olan Sofyalı Ali Çavuş Kanunnâmesi
ile İlhan Şahin’in yayınladığı risalede Şam eyaletinin Şam, Safed, Kuds-i Şerif,
‘Aclûn, Leccûn, Gazze, Nablûs, Tedmür, Saydâ, Beyrut ve Kerek-Şevbek olmak
üzere 11 sancaktan meydana geldiği görülmektedir. Bu sancakların 7’si has, 4’ü
de sâlyâne ile idare olunmaktadır. Zeâmet ve timar olan sancakların zeâmet ve
timar erbabı 1250 kılıçtır. Ümerası ve cebelüleriyle birlikte Şam eyaletinin
12 Şam beldelerinin OsmanlIlar tarafından zaptı ve Şam beylerbeyiliğinin teşkili ile bu
beylerbeyiliğin XVI. yüzyıldaki İdarî taksimatı hususunda aynntılı bilgi için bkz. Enver Çakar,
“XVI. Yüzyılda Şam Beylerbeyiliğinin İdarî Taksimatı”, s. 351-374.
13 Başbakanlık Arşivi (=BA), Kâmil Kepecie Tasnifi (=KK), Ruus Defteri, nr. 266, s. 62-64;
BA, Bab-ı Asafi Ruus Kalem (=A.RSK), nr. 1512, vrk. 31% 33a; BA, Cevdet, Dahiliye, nr. 6095, s.
46. Krş. Şerafettin Turan, “XVII. Yüzyıla Osmanlı İmparatorluğu’nun İdarî Taksimatı (H.
1041/M. 1631-32 tarihli bir İdarî taksimat defteri)”, Atatürk Üniversitesi 1961 Yıllığı, Ankara,
1963, s. 224-225; M. Kunt, Aynı eser, s. 189.
14 Enver Çakar, Aynı makale, s. 362.
15 BA, Mühimme Defteri (=MD), nr. 73, s. 37/87, 37/88, 37/89, 91/188, 91/190.
16 BA, MD, nr. 73, s. 24/48,76/154.
17 Metin Kunt, A yn ı eser, s. 158-159.
Fırat Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları D ereisi C .l. S. 2. Elazığ 2003
45
çıkardığı asker sayısı 4 bin civarındadır. Ayrıca, eyalette kul taifesi de
bulunmaktadır18. Evliya Çelebi’nin Sultan Süleyman Kanunnamesi’ni esas
alarak verdiği liste ile Ayn-i Ali Efendi’nin zikrettiği listede de buna benzer bir
İdarî yapının olduğu ve sadece sâlyâne ile idare olunan sancakların diğer
ikisinden farklı olarak 3 tane olduğu anlaşılmaktadır19. Bu kaynakların ilk
ikisinde Saydâ, Beyrut ve SafecT in her biri müstakil sancak iken, Evliya Çelebi
ve ‘Ayn-i Ali Efendi’nin sancak listelerinde Beyrut ve Sayda birlikte bir sancağı
teşkil etmektedir. Yine, Hezarfen Hüseyin Efendi’nin verdiği listede sâlyâneli
sancakların sayısı 3, has olan sancakların sayısı da 7’dir20. Esasen, sâlyâneli
olan yerlerin yani Sayda, Beyrût, Safed ve Kerek-Şebek’in yönetimi XVII.
yüzyılın ilk yansında meşhur Dürzî lideri Ma an oğlu Fahreddiri'm elinde
bulunmaktadır21.
Şam eyaleti adlî-idarî bakımdan ise 1643’te Şam-ı şerif, Kuneytara,
Ba ‘albek maa Kereknûh, Nablûs, Sayda, Beyrut, Karalar, Leccûn, Gazze ve
Remle ve Mecdel ile Safet maa ‘Akkâr ve Kefr Kene olmak üzere 10 kazaya
taksim edilmişti2*. 1653 ve 1654 yılllannda da Şam eyaleti yine aynı kazalardan
meydana geliyordu ve bunlardan Şam kazası Vâdiü ’l- ‘Acem, Mercîn ve Gûta,
Cübbetü’l-'Assâl, Zebedânî, Bika'ü’l-'Azîz, Hammâre ve Vâdiü’t-Taym olmak
üzere 7 nahiyeden müteşekkildi23.
II. Eyalet ve Sancak Yöneticileri
Şam eyaletinin yönetimine 1600-1652 yıllan arasında 47 vali tayin
edilmiştir. Bunlann görev süreleri 4 gün ile 6 yıl arasında değişmekle birlikte,
genellikle 1 yıldan biraz az ya da fazladır. Sadece Hafız Ahmed Paşa 6 yıl,
Küçük Ahmed Paşa da 3 yıl bu görevde kalabilmiştir. Bazı valiler aralıklı olarak
birkaç kez Şam yönetimine tayin edilmişlerdir. Mesela, Gürcü Mehmed Paşa 4,
Sinan Paşa-zâde Mehmed Paşa ve Küçük Ahmed Paşa 3, Râziye Hatun-zâde
Mustafa Paşa ve Vezir Mustafa Paşa da 2 kez Şam valisi olmuşlardır (bkz. Şam
Eyaleti Valileri).
18 Midhat Sertoğlu, Sofyalı A li Çavuş Kanunnâmesi, İstanbul, 1992, s. 34; İlhan Şahin, Aynı
makale, s. 916.
19 Evliya Çelebi, Seyâhatnâme, I, Ahmet Cevdet tab'ı, İstanbul, 1314, s. 183, 191, 198; Ayni Ali, Kavânîn-i  l-i Osman der hulâsa-i mezâmîn-i defter-i dîvân, İstanbul, 1280, s. 24-25.
20 Hezarfen Hüseyin Efendi, Telhîsü’l-Beyân Fi Kavânîn-i  l-i Osmân, (Hazırlayan: Sevim
tlgilrel), Ankara, 1998, s. 137.
21 Uriel Heya, Ottoman Documents on Palestine, 1552-1615, Oxford, 1960, s. 45, 54.
22 BA, KK, Mevkufat Defteri, nr. 2604, s. 46.
23 BA, Mâliyeden Müdevver Defterler Tasnifi (=MAD), nr. 2989, s. 48-49; BA, MAD, nr.
3847, s. 59-60.
46
Enver ÇAKAR . XVII. Yüzyılın İlk Yansında Sam Eyaleti
Şam valileri içerisinde özellikle Küçük Ahmed Paşa dikkat çekmektedir24.
Bu vali Manisa ve çevresini zorla ele geçiren ve sonra Şam eyaleti yönetimine
tayin edilen İlyas Paşa isyanın bastırılması ile Dürzî lideri M a‘an oğlu
Fahreddin’in yakalanmasında mühim rol oynamıştır25. Başarılı hizmetlerine
mükâfat olarak kendisi 1628, 1632 ve 1635 yıllarında olmak üzere aralıklı
olarak 3 kez Şam eyaleti valiliğine tayin edilmiştir.
XVII. yüzyılın ilk yarısında görev yapmış olan Şam valileri arasında
dikkat çeken bir başka isim de İpşir Mustafa Paşa’dır26. İpşir Mustafa Paşa’nm
Şam valiliği sırasında (1648-1650) Dürzî reislerinden Ali Bey ile Mir Mülhem
arasında Sayda ve Beyrut mukataalan yüzünden anlaşmazlık çıkmış, zor
durumda kalan Ali Bey, Mülhem’i voyvodaya şikâyet etmişti. Ödemesi gereken
vergiyi tam olarak göndermeyen ve bunu Ali Bey’in kendisine teslim edilmesi
şartına bağlayan Mülhem’in tedibi için Şam valisi İpşir Mustafa Paşa memur
edildi. Fakat, Şam paşasının kendisine karşı sefere çıktığını haber alan Mülhem,
Dürzî askerleriyle pusu kurarak onu gafil avladı. Yapılan savaşta Şam eyaleti
kuvvetleri mağlup olduğu gibi, İpşir Mustafa Paşa da yaralandı. Bundan sonra,
Şam’a çekilen ve Mülhem’den intikam almak isteyen İpşir Mustafa Paşa,
durumu İstanbul’a bildirerek Şam, Haleb ve çevredeki kuvvetlerle Mülhem’e
karşı sefer düzenlenmesini ve kendisinin de serdar olarak tayin edilmesini talep
etti. Ancak, ocak ağalarının araya girmesi ve padişahtan bu hususta emir
çıkartmaları sebebiyle İpşir Mustafa Paşa bu seferden vazgeçmek zorunda
kaldı27.
Öte yandan, vezir-i azamlığa kadar yükselen Giircü Mehmed Paşa
bundan önce 4 kez Şam valiliği yapmak suretiyle bu alanda âdeta bir rekor
kırmıştır. Fakat, her defasında Şam valiliğinde bir yıldan fazla kalamamış ve
vezir-i azam olduğunda kardeşi Cafer Paşa' yı da Şam eyaleti valiliğine
getirmiştir28.
XVII. yüzyılın ilk yarısında Şam eyaletine tabi olan sancakların
yönetimine ise genellikle yerli aşiret reisleri tayin edilmiştir. Bu zamanda Şam
eyaleti dahilinde yer alan nüfuzlu ailelerin başında M a‘an oğullan29, Tarabay
24 Küçük Ahmed Paşa hakkında daha fazla bilgi için bkz. Abdülkadi' özcan, “Ahmed Paşa,
Küçük”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (-D İA ), II, s. 113-114.
25 Küçük Ahmed Paşa’nın İlyas Paşa ve Ma'an oğlu ile olan mücadelesi hakkında ayrıntılı
bilgi için bkz. Naima, Tarih, III, (nşr. Zuhuri Danışman), İstanbul, 1968, s. 1189-1194, 1199.
1226-1228; Kâtip Çelebi, Fezleke, II. İstanbul, 1286, s. 150, 156.
26 İpşir Mustafa Paşa ve faaliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. M. Münir Aktepe,
“İpşir Mustafa Paşa”, DİA, XXII, s. 375-376.
27 Naima, Tarih, V, İstanbul, 1969, s. 2075-2078; Katip Çelebi, Fezleke, II, s. 363-364.
28 Naima, Tarih, V, s. 2207.
29 BA, MD, nr. 42, s. 167/304, 186/579; RA, MD, nr. 53, s. 250/724.
Fırat Üniversitesi Orta Doeu Araştırmaları D em işi C .l S. 2. Elazıe 2003
47
oğullan, Fureyh oğullan'0, Kansu oğullan31, Şahab oğullan32 ve Şerafettin
oğullan33 gibi büyük ve güçlü sülaleler gelmektedir.
Lübnan'ın nüfuzlu Dürzî ailelerinden biri olan Ma'an oğullan'ndan
Fahreddin e Osmanlı hükümeti tarafından daha önce Safed' in sancak beyliği
verilmişti. Fakat, bu şahsiyet bölgedeki nüfuzunu gittikçe arttırarak Osmanlı
Devleti’nin başına büyük dertler açtı. Esasen, bağımsız bir devlet kurmak
amacında olan Fahreddin’in Osmanlı idaresine karşı ilk isyanı da Haleb
beylerbeyi Canbolatoğlu Ali Paşa ile yaptığı ittifak sonucu gerçekleşti. Bu
arada Osmanlılar’ın Avusturya ve İran savaşlanyla meşgul olmasından
faydalanarak nüfuz bölgesini Güney Lübnan’a doğru genişletmiş olan
Fahreddin, tüfekli askerlerden düzenli birlikler kurduğu gibi, İktisadî gücünü de
arttırdı. Aynca, oğlu Ali’ye Sayda ve Beyrut sancakbeyliğinin verilmesini
sağladı. Canbolatoğlu isyanının bastınlmasından sonra af edilen Fahreddin’e
kendi isteği üzerine Safed sancağı verildi. Fakat, yine rahat durmayan ve
istiklalini elde etmek isteyen Fahreddin’e karşı Şam beylerbeyi Hafız Ahmed
Paşa gönderildi. Zor durumda kalan Fahreddin, emirliği ve diğer işleri büyük
oğlu Ali ile kardeşi Yunus’a bırakarak 15 Eylül 1613’te bir Fransız gemisiyle
İtalya’ya gitmek zorunda kaldı34.
1614’te Sayda ve çevresinde Osmanlı hükümeti tarafından yeni bir
düzenleme yapıldı. Bu düzenleme çerçevesinde Saydâ, Beyrut ve Safed
sancakları Şam’dan alınarak müstakil beylerbeyiliğe dönüştürüldü35 ve
yönetimine de Haşan Paşa tayin edildi36. Sadrazam Nasuh Paşa'nın ölümünden
sonra İtalya’da bulunan Fahreddin’e, bazı kaleleri yıktırması, emirliğini oğlu
Ali’ye bırakması ve kendisinin de hiçbir işe kanşmaması şartıyla, 1618’de
memleketine dönmesi için izin verildi37.
Fahreddin, bundan sonra da bölgesindeki nüfuzunu ve hakimiyet sahasım
genişletmekten geri durmadı. Kayınpederi ve aynı zamanda büyük rakibi olan
Ebû Seyf Yusufu 1624’te ortadan kaldırarak oğlu Hüseyin'i Trablus'un
yönetimine tayin ettirdiği gibi, kendisi de Nablûs ve ‘Aclûn sancakbeyi unvanını
aldı. Aynca, Şam beylerbeyi Mustafa Paşa'yı yenilgiye uğratarak tutsak
aldıktan sonra, Osmanlı hükümetinin tepkisini yumuşatmak için bunun bir
yanlış anlama sonucunda meydana geldiğini söyleyerek Mustafa Paşa’yı serbest
30 BA, MD, nr. 73, s. 461/1017. Fureyh oğullan 1593'te Safed’in yönetimini ellerinde
tutuyorlardı (bkz. BA, MD, nr. 71, s. 24/48, 76/154).
31 BA, MD, nr.
69, s. 13/25.
32 BA, MD, nr.
73, s. 461/1017.
33 BA, MD, nr.
39, s. 285/546; BA, MD, nr. 42, s.
167/304,186/579.
34 Feridun Emecen, “Fahreddin Ma'noğlu”, DİA, XII, s.
80.
35 BA, MD, nr. 80, s. 141, 363. Krş. İ. Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, İÜ. cilt, 2. kısım,
s. 290; Enver Çakar, Aynı makale, s. 363.
36 Feridun Emecen, “Fahreddin Ma'noğlu”, s. 81; Uriel Heyd, A ynı eser, s.
48.
37 Feridun Emecen, “Fahreddin Ma'noğlu”, göst. yer.
48
Enver ÇAKAR: XVII. Yüzyılın İlk Yansında Sam Eyaleti
bıraktı. Fahreddin, bir yandan da merkezi hükümetin kontrolünden uzakta
müstakil hareket ederek Avrupa devletleriyle ticarî ilişkiler kurdu ve hakimiyet
sahasını Anadolu sınırları yakınlarına kadar genişletti.
Fahreddin’in Hıristiyan devletlerle münasebetler kurması ve bölgesinde
bir baskı rejimi oluşturması bir süre sonra diğer Arap kabilelerinin de tepkisini
çekmeye başladı. Nihayet, Osmanlı Sultanı IV. Murat bu meselenin bir an önce
ve bütünüyle halline karar verdi. 1632’de Sayda-Safed-Beyrut sancakbeyi olan
oğlu Mır Ali'nin geçen yıla ait olan 1.700.000 akçe tutarındaki vergisini
hâzineye yollaması da durumu düzeltmeye yetmedi. Neticede, Fahreddin’in
tenkili işiyle Şam beylerbeyi Küçük Ahmed Paşa görevlendirildi. Ahmed Paşa,
Fahreddin’in oğlu Ali kumandasındaki kuvvetleri Safed yakınlarında mağlup
etti, Ali Bey de bu savaşta maktul düştü. Fahreddin, Ahmed Paşa’nın takibinden
kurtulmak için Cizzîn yakınlarındaki bir mağarada saklandıysa da sonra teslim
olmak zorunda kaldı ve oğullarıyla birlikte İstanbul’a yollandıktan kısa bir süre
sonra 1635’te idam edildi38.
1631’de Fahreddin’in oğlu Mîr Ali Safed-Sayda-Beyrût’un yönetimini
elinde tutarken, Fahreddin de ‘Aclûn, Tedmîr ve Kerek-Şebek sancaklarım
zabtetmişti39. Fahreddin’in isyanından sonra Safed’in yönetimi önce 16 Haziran
1633’te Mustafa Bey'e verilmiş40, bundan sonra ise 1637’de sâbık Erzurum
beylerbeyi Mehmed Paşa’ya, 1640’ta da Mısır beylerbeyi Zülfıkâr Paşa’ya
arpalık olarak tevcih edilmiştir41.
Diğer taraftan, Şam eyaletindeki Gazze sancağı 1627’de Haşan B ey't42,
Leccûn sancağı da öteden beri bu bölgeyi tasarrufunda bulunduran Tarabay
(Turabay ya da Turabî olarak da telaffuz olunmaktadır) ailesinden Mîr Ahmed'e
ocaklık tarîkiyle verilmişti43. Haşan Bey’den sonra Gazze’nin yönetimi yine
ocaklık44 ile Hüseyin Paşa’ya, 17 Nisan 1660 tarihinde de Hüseyin Paşa’nın
38 Feridun Emecen, “Fahreddin Ma'noğlu”, göst. yer.
39 Şerafettin Turan, Aynı makale, s. 224-225.
40 BA, KK, Ruııs, nr. 266, s. 63.
41 BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 31b.
42 Şerafettin Turan, Aynı makale, s. 224.
43 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 64; Şerafettin Turan, Aynı makale, s. 225. Haşan Bey’in Gazze
sancağını 1594 yılında da tasarruf ettiği anlaşılmaktadır (bkz. Uriel Heyd, Aynı eser, s. 78).
44 “Ocaklık” sancaklar hakkında bilgi için bkz. Nejat Göyünç, “Yurtluk-ocaklık deyimleri
hakkında”, Prof. Dr. Bekir Kütükoğlu'na Armağan, İstanbul, 1991, s. 269-277; Bayram
Kodaman, “Osmanlı Devrinde Doğu Anadolu’nun İdarî Durumu”, Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Eğitim Fakültesi D ergisi, I (Samsun, 1986), s. 13-18; Orhan Kılıç, “Ocaklık Sancakların Osmanlı
Hukukunda ve İdarî Tatbikattaki Yeri”, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, XI/1 (Elazığ,
2001), s. 257-274.
Fırat Üniversitesi Ona Doeu Araştırmaları D ereisi C .l. S. 2. Elazığ 2003
49
oğlu İbrahim Bey’e bırakılmış45, İbrahim Bey’m aynı tarihte ölümü üzerine ise
bu defa arpalık olarak yine Hüseyin Paşa’ya verilmiştir46.
Yukarıda bahsi geçen Tarabay ise, Yavuz Sultan Selim’in Şam beldelerini
ele geçirdiği sırada Leccûn ve çevresini tasarrufunda tutuyordu ve onun
Memlûklar zamanındaki bu statüsü Yavuz Sultan Selim tarafından da aynen
tanınmıştı47. Esasen, Yavuz Sultan Selim Tarabay’ı bu makamda tutarak bu
bölgede Osmanlı hakimiyetini kısa zamanda tesis etmeyi amaçlamıştı.
Tarabay ailesi mensuplan XVI. yüzyıl boyunca Leccûn sancağını elinde
tuttukları gibi48, XVII. yüzyılın başlarında da bu aileden olan Ahmed Bey,
maktû* 4 bin esedî guruşu ödemek şartıyla ber vech-i ocaklık Leccûn sancağını
tasarruf ediyordu49. Daha sonra, şekavetinin görülmesi ve vergisini ödememesi
nedeniyle Ahmed Bey bu görevinden azledilmiş ve yerine 3 Mayıs lo40
tarihinde Musa Bey tayin edilmiştir50. Fakat, kısa bir zaman sonra buradaki
istikrarı yeniden sağlayabilmek maksadıyla Leccûn’un yönetimi tekrar Tarabay
oğlu Ahmed’e bırakılmış51 ve 1647’de ölünceye kadar Leccûn sancak beyliği
görevini sürdürmüştür52. Ahmed Bey’den sonra Leccûn’un yönetimine 19
Mayıs 1647’de Zeynî oğlu getirilmiş53, Zeynî’nin kardeşi olan Muhammed Bey
de 1671’de ölünceye kadar bu sancağı idare etmiştir54.
‘Aclûn (=Cebel-i ‘Aclûn) sancağı ise Kansu adında bir Bedevi aşiret
reisinin yönetimine bırakılmış olup55, bu şahıs 1580’de Şam emir-i haclık
görevini de uhdesinde tutuyordu56. Fakat, devlete isyan etmesi sebebiyle XVI.
yüzyılın sonlarında ‘Aclûn sancağından azledilmiştir. 1591’de af edilmesi ve
45 BA, KK, Ruus. nr. 217, s. 36.
46 “Livâ-i mezbûr beyi İbrahim fevtinden Şam mîrhacı olan Hüseyin Paşa'nın kadîmî ocağı
olmağla girii Mîrhac olmak üzere livâ-i mezbûr Vâli-i Şam Vezîr Ahmed Paşa’nın arzı ile ber
vech-i arpalık”, (BA, KK, Ruus, nr. 217, s. 95).
47 Muhammed Adnan Bakhit, The Ottomarı Province ofD am as :us in the Sucteenth Century,
Beirut, 1982, s. 14, not: 69.
48 Uriel Heyd, Aynı eser, s. 45-46,78; M. Adnan Bakhit, Aynı eser, s. 210-211.
49 “Ber vech-i ocaklık Tarabay oğlu Ahmed Bey üzerindedir”; “Livâ-i mezbûr maktû‘ı olan
dört bin esedî guruşu edâ itmek şartıyla virilüb vâli-i Şam Ahmed Paşa’ya beyazı gönderilmişdir.
Fî 20 N 1042”, (BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 64).
50 “Livâ-i mezbûra mutasarrıf olan Tarabay oğlu Ahmed’in şekâveti zuhûr idüb mâl-ı
padişâhiyi virmemekle livâ-i mezbûr sâbıkâ beği olan Musa dâme ‘izzehuya virilmişdir. R U M
1050”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
51 “Sabıka beği olan Tarabay oğlu Ahmed’e tekrar mukarrer kılınmışdır. Fî 7 Ca 1050”, (BA,
KK, Ruus, nr. 266)\ “Mukarremâme ile h il‘at ihsân olunmuşdur. Evâil-i C. 1056”, (BA, A.RSK,
nr. 1512, vrk. 32^.
52 M. Adnan Bakhit, Aynı eser, s. 211.
53 BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 32“
54 M. Adnan Bakhit, Aynı eser. s. 211.
53 BA, MD, nr. 52, s. 203/526; M. Adnan Bakhit, Aynı eser, s. 215.
56
BA. MD, nr. 42, s. 304/588. Kansu’nun 1583 yılında da emir-i hacılık görevini
sürdürdüğü anlaşılmaktadır (bkz. BA, MD. nr. 52. s. 203/526).
50
Enver ÇAKAR: XVII. Yüzyılın İlk Yansında Sam Eyaleti
sancağının kendisine geri verilmesi karşılığında devlete yüz bin fılori vermeyi
taahhüt etmiş olmasına rağmen, teklifi hükümet tarafından kabul edilmemiş,
bahis mevzuu olan parayı vermesi karşılığında af edileceği ve ancak Balis
sancağımn verileceği kendisine bildirilmiştir57. Esasen, Osmanlı hükümeti,
sürekli sorun çıkaran ve devleti meşgul eden Kansu’ya Balis sancağını vermek
suretiyle onu bu bölgeden uzaklaştırmayı amaçlıyordu.
Kansu’nun kısa bir müddet sonra ölümü üzerine, oğlu Ahmed Bey ‘Aclûn
sancakbeyliğine tayin edilmiş (1591)58, ancak M a‘an oğlu bu sancağı da zorla
ele geçirmiştir59. 1633’te yeniden Ahmed Bey’e verilen ‘Aclûn sancağı,
şekavetinin görülmesi sebebiyle ondan alınarak Murad Bey’e tevcih edilmiş60,
ancak, aym yıl içerisinde tekrar Ahmed Bey’e iade edilmiştir61. Ahmed Bey’in
yine rahat durmayarak eşkıyalık yapması üzerine, 1642’de yerine Şîr oğlu
‘Assâf Bey tayin edilmiştir62. 1645’te mahlul olan ‘Aclûn sancağı yönetimine
yine Kansu oğullan’ndan olan Seyfeddin Bey getirilmiştir63. Ertesi yıl ise ‘Aclûn
sancağı iltizamla Derviş Bey’e verilmiştir64.
Osmanlı hükümeti, daha önce de Kansu oğullan’mn isyanı sebebiyle,
‘Aclûn’un yönetimini bu bölgenin önde gelen başka bir sülalesi olan Fureyh
oğulları’na bırakmış, fakat, Kansu oğullan’nm pişmanlık duyarak
Osmanlılar’dan özür dilemeleri sebeb yle, bu sancağın yönetimini yine eski
sahiplerine vermiştir. ‘Aclûn ve Safed sancaklarının bu şekilde iki aile arasında
el değiştirmesi, kıskançlığa ve düşmanlığa sebebiyet verdiği için, bu aileler
arasında zaman zaman kanlı mücadelelerin yaşanmasına zemin hazırlamışta-.
Nitekim, bu mücadeleler sonucunda iki taraf da çok sayıda kayıp vermiştir65.
XVII. yüzyılın ilk yansında Nâblûs sancak beyliği genellikle Şam emîr-i
hacılık görevi ile birlikte tevcih ediliyordu. Yani bu sancağı tasarruf edenler her
iki görevi de üzerine almış oluyorlardı. Yine, nadiren de olsa, Kerek-Şebek
57 BA, MD, nr. 67, s. 149/391.
58 M. Adnan Bakhit, Aynı eser, s. 216.
59 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 63.
60 “Livâ-i mezbûr maktû' yedibin sikke-i haseneyi virmek üzere virilüb emr-i beyâzı Vâli-i
Şam Ahmed Paşa’ya gönderilmişdir. Fî 20 N. 1042”; “Lİvâ-İ mezbûra mutasamf olan beğin
üzerinde olmağın mukarrer yazılmışdır. Fî 20 C. 1047”; “Livâ-i mezbûra mutasamf olan Kansu
oğlu Mîr Ahmed’in şekâveti zuhûr itmekle livâ-i mezbûr sâbıkâ beği olan Murad dâme ‘izzehuya
virilmişdir. Fî 11 M 1050”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
61 “Livâ-i mezbûr Kansu oğlu Ahmed’e tekrar mukarrer kılınmışdır. Fî 7 Ca 1050”, (BA.
Aym defter, göst. yer).
62 Kansu oğlu Mîr Ahmed’in şekâveti zâhir olmağla ‘ammusı oğlu olub sâbıkâ ginı livâ-yı
mezbûra mutasamf olan Şîr oğlu ‘A ssâ f a virilmişdir. Fî 21 N 1052”, (BA, A.RSK, nr. 1512, vrk.
32a).
63 “Mahlûl olmağla Kansu oğullarından Seyfeddine’e virilmişdir. İltizâm-ı sabık şartıyla. Fî
13 N. 1055”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
64 BA, Aynı defter, göst. yer.
65 BA, MD, nr. 69, s. 13/25.
Fırat Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Dereisi C.L S. 2. Elaz.ıe 2003
51
sancakbeylerine de emîr-i hacılık görevi veriliyordu. Meselâ, Nablus sancağı 17
Nisan 1660 tarihinde emir-i hacılık hizmetini yürütmek ve senede 90 bin guruş
olan hac masrafını görmek üzere, Gazze sancağını arpalık olarak tasarruf eden
Hüseyin Paşa’ya tevcih edilmiştir66. Öyle anlaşılıyor ki, emir-i hac olanlar
önceden belirlenen hac masraflarını karşılamak ve hac mevsiminde kendilerine
tevdi edilen hizmetleri görmekle de mükellef idiler.
Yine, Tedmîr sancağı da eşkıya Araplara karşı bölgenin asayişini temin
etmek ve hac masrafı için tayin olunan meblağı tahsil etmek şartıyla
veriliyordu67. Bu sancak öteden beri Şam kulunun aklamı olup68, XVII. yüzyılın
başlarında Ma'an oğlu'nun tasarrufunda idi69. Tedmîr sancağı bundan sonra
1640’ta Derviş Bey’in70, 1660’ta da Amavud Hüseyin Bey’in71 yönetimine
bırakılmıştır.
M a‘an oğlu’nun tasarrufunda bulunan başka bir sancak olan Kerek-Şebek
12
sancağı ise Fahreddin’in ortadan kaldırılmasından sonra 1637’de Ali Paşa ya
arpalık olarak verilmiştir73. Kerek-Şebek sancağı bundan sonra, 1639’da Seyyid
Derviş Bey'e74, 1640’ta da hac emiri olan Mustafa Bey'in yönetimine
bırakılmıştır75.
’
Şam eyaletinin Kuds-i Şerif sancağına gelince; burası XVII. yüzyılın ilk
yarısında genellikle paşalara arpalık olarak verilmiştir. Hatta, eyalet merkezi
olan Şam-ı Şerif Haseki Şivekâr Sultana 1647’de has (paşmaklık) tarikiyle
tevcih edilmiş76, eyaletin kaymakamlığına da Mehmed Paşa (Köprülü) tayin
edilerek 11 Mayıs lt>47’de kendisine Kuds-i Şerif sancağı arpalık olarak
verilmiştir77. Aynca, Akşehir, Nablus ve Çorum sancakbeyliği yapmış
olanlardan da Kudüs’ün yönetimine tayin edilenler vardır.
66 BA, KK, Ruus. nr. 217, s. 36.
67 “Livâ-i mezbûr Şam beğlerbeği Osman Paşa’nın ‘arzı mûcebınce Şam ... Derviş zîde
kadrehuya evvel ortalıkları ‘urban eşkıyâsmdan hıfz u hırâset ve hacc-ı şerif m esârifine ta'yîn
olunan mâlı vakt ve tamâmiyle tahsîl itmek şartıyla virilmişdir. Fî 15 N 1049”, (BA, KK, Ruus, nr.
266, s. 64).
68 “Livâ-i mezbûr Şam kulunun aklâmı olub mukâta'asm kadîmden olıgeldiği üzere Şam
yeniçerilerinin yayabaşılanndan Amavud Hüseyin’e Vâli-i Şam Vezîr Ahmed Paşa arzıyla bu
sene-i mezbûrda tevcih itmek üzere”, (BA, KK, Ruus, nr. 217, s. 90).
69 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 64.
70 BA, Aynı defter, göst. yer.
71 BA, KK, Ruus, nr. 217, s. 90.
72 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 64.
73 “Livâ-i mezbûre sâbıkâ Kuds-i Şerif sancağına mutasarrıf olan Ali Paşa’ya ber vech-i
arpalık buyurulmuşdur. Fî 8 Ca 1047”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
74 BA, Aynı defter, göst. yer.
75 BA, Aynı defter, göst. yer.
76 BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 31a.
77 “Livâ-i mezbûr ber vech-i arpalık Şam eyâletinin kâim-makâmı olan Mehmed Paşa’ya
virilmişdir”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
52
Enver ÇAKAR: XVII. Yüzyılın İlk Yarısında Sam Evaleti
Bu arada eyalette vazife yapan diğer görevlilerden de bahsetmek yerinde
olacaktır. Bunların da başında Maliye Defterdarı gelmektedir. Yavuz Sultan
Selim’in Şam beldelerini zabtından sonra Arab Vilayeti defterdarlığı adıyla yeni
bir defterdarlık kurulmuş ve bu defterdarlık Şam, Haleb, Trablusşam ve
çevrelerinin mali işlerinden sorumlu tutulmuştur. Fakat, bu defterdarlık II.
Selim’in saltanatının ilk yıllarında Haleb, Diyarbekir, Şam, Erzurum ve
Trablusşam olmak üzere 5 ayn defterdarlığa ayrılmıştır78.
XVII.
yüzyılda Şam mâliyesinde görev yapmış olan defterdarlardan
ismini tespit edebildiklerimiz şunlardır:
İbrahim Paşa (28 Kasım 1621)79, Sehrab? Efendi (20 Kasım 1622)80,
Zeynelâbidin Efendi (14 Eylül 1633)81, Murad Efendi (30 Nisan 1637)82, Şa‘ban
Efendi (26 Nisan 1638)83, Zeynelâbidin Efendi (Mayıs 1639)84, Bekir Efendi
(28 Şubat 1640)85, Ali Ağa (Temmuz 1647), Mehmed Efendi (24 Ocak 1648),
Murad Efendi (3 Eylül 1643), Muharrem Efendi (10 Haziran 1644), Veli Efendi
(11 Mayıs 1645), el-Hac Mehmed Efendi (28 Aralık 1645), Murad Paşa (27
Nisan 1646), Ali Ağa (1 Aralık 1646), Şerhî Mehmed Efendi (22 Temmuz
1661)86.
Şam defterdarları genellikle Haleb, Rum, Tokat ve Bağdat defterdarlığı
görevinde bulunmuş olanlar arasından tayin edilmişlerdir. Ayrıca, başka
görevlerde bulunmuş olanlardan da Şam defterdarlığına tayin edilenler vardır.
Meselâ, 5 Şubat 1638’de Şam defterdân olan Şa'ban Efendi Yeniçeri ağası, 11
Mayıs 1645’te Şam defterdân olan Veli sâbık mukataacı, 1 Aralık 1646’da Şam
defterdân olan Ali Ağa sâbık Türkmen ağası, 27 Nisan 1646’da Şam defterdân
olan Murad Paşa da sâbık Sivas beylerbeyi idi.
Maliye defterdanndan başka, her eyalette timar işlerine bakmak üzere bir
Timar Kethüdası ile bir Timar Defterdarı bulunurda. Kethüdalar, arazisi timâr,
zeâmet ve hâs olan eyâletlerde zeâmet işlerine bakarlar, timâr işlerine bakan ve
timâr defterdân namına alan memurun da âm iri sayılırlardı. T im ar kethüdâlığı
78 Mübahat S. Kütükoğlu, “Defterdar”, DİA, IX, s. 95.
79 BA, KK, Ruus, nr. 257, s. 58.
80 BA, KK, Ruus, nr. 257, s. 139.
81 “Sabıka Rum defterdân olan Zeynelâbidin Efendi’ye yüz elli bin akçe peşin ve üç yük
akçe imdâd virmek üzere virilmişdir. Fî 10Ra 1043”, (BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 64).
82 BA, Aynı defter, göst. yer. “Üzerindeolmağın mukarrer yazılmışdır. Fî 20 N 1047 (5
Şubat 1638)”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
83 “Sabıka Yeniçeri kâtibi olan Şa'ban Efendi’ye der devletden virilmeğin mûcebince
hüküm virilmişdir. Fî 11 Z 1047”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
84 BA, Aynı defter, göst. yer.
85 BA, Aynı defter, göst. yer. “Zikr olunan defterdarlık Bekir mûmâ-ileyh Efendi’ye
mukarrer kılınmışdır. Fî Evâil-i M 1051”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
86 BA, KK, Ruus, nr. 217, s. 167.
53
Fırat Üniversitesi Orta DoGu Araştırmaları D ereisi C .l. S. 2. Ela?ıe 200j
derece derece olup, en yüksek mertebesi Rumeli Defter Kethüdâlığı idi87. Timâr
defterdarı ise, timârlarla timârlılann defterlerini tutar, bunlara ait işleri
yönetirdi88. Defterler, Defterhane’de muhafaza edilir ve Defterhanede işleri
idare eden müdüre de Defter emini denirdi89.
S a n ı E y a le ti V a lileri90
Sinan Paşazâde Mehmed Paşa91
Osman Paşa92
Ferhad Paşa93
Râziye Hatun-zâde Mustafa Paşa (2. defa)94
Sinan Paşazâde Mehmed Paşa (2. defa)95
Osman Paşa (2. defa)96
Kilercibaşı Mehmed Paşa97
Sinan Paşazâde Mehmed Paşa (3. defa)98
T avaşî Mehmed P aşa"
Sinan Paşa100
Hafız Ahmed Paşa101
Silahdar Çerkeş Mehmed Paşa102
M ehmed Paşa103
1600
1602
1603
1603
1604
1605
3 Ocak 1606
1607
1608
1608
1609
1615
1618
87 M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, III, İstanbul, 1983, s.
420.
88 M. Zeki Pakalm, Aym eser, III, s. 507; Miibahat S. Kütükoğlu, “Defterdar”, s. 96.
89 Erhan Afyoncu. “Deıter Emini”, DİA, IX, s. 91.
90 XVII. yüzyılda Şam eyaletinde görev yapmış olan valilerin isim ve görev tarihleri hicri
1317 tarihli Suriye Salnâmesi’nde yer almaktadır (bkz. s. 284-285). Fakat, burada zikredilen isim
ve tarihlerin bir kısmında hatalar bulunmaktadır. Bu hatalar, nıus defterleri ve sair kaynaklarda
yer alan bilgilerle karşılaştırılmak suretiyle düzeltilmeye çalışılmıştır.
91 Salnâme-i Vilâyet-i Suriye, hicri 1317, s. 284. Söz konusu salnâmede bu valilinin adı
hatalı olarak Mahmud Paşa gösterilmiştir. Mehmed Süreyyâ, Sinan Paşazade Mehmed Paşa’nm
ilk Şam valiliğminin tarihini 1593 olarak zikretmiştir (bkz. Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî, IV,
(yayına hazırlayanlar: Mustafa Keskin, Ayhan Öztürk. Hamdi Savaş, Havva Kart), İstanbul, 1997,
S. 164).
92 Aym Salname, göst. yer.
93 Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî, IV, s. 19; Aynı Salname, göst. yer. Ferhad Paşa bundan
sonra Haleb eyaletine tayin edilmiştir (Kâtip Çelebi, Fezleke, 1, s. 225).
94 Musahibe Raziye Kadın’ın damadı olup, muhtelif görevlerden sonra 1596 ve ve 1603
yıllarında olmak üzere iki defa Şam valisi olmuştur (Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmanî, IV, s.
456.
95 Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî, IV, s. 164.
96 Kâtip Çelebi, Fezleke, I, göst. yer; Aynı Salname, göst. yer.
97 BA, KK, Ruus, nr. 256, s. 28.
98 Aynı Salname, s. 285.
99 Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî, IV, s. 179; Aynı Salnâme, göst. yer.
100 Aynı Salnâme. göst. yer.
101 A ynı Salnâm e, göst. yer.
102 Aym Salnâme, göst. yer.
103 Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî, IV, s. 177.
54
Enver ÇAKAR: XVII. Yüzyılın İlk Yansında Sam E \aleti
Ahmed Paşa104
Mustafa Paşa105
Süleyman Paşa106
M urteza Paşa107
M ustafa Paşa108
Niğdeli Mustafa Paşa109
Gürcü Mehmed Paşa110
Tayyar Mehmed Paşa111
Küçük Ahmed Paşa112
Mustafa P a şa "3
Süleyman Paşa114
İlyas Paşa115
Y usuf Paşa116
Küçük Ahmed Paşa (2. defa)117
Mustafa Paşa118
Küçük Ahmed Paşa (3. defa)119
Derviş Mehmed Paşa120
Vezir Mustafa Paşa (2. defa)121
Osman Paşa122
Vezir Ahmed Paşa123
1618
1619
1620
1621
21 Eylül 1621
1624
1625
1626
1628
1630
1631
1631
28 Nisan 1632
8 Eylül 1632
1635
1635
1636
4 Eylül 1638
11 Nisan 1639
Nisan 1641
1<MAynı Salname, göst. yer.
105 Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmanî, IV, s. 458; Aynı Salnâme, göst. yer.
106 Süleyman Paşa, bilfiil bu görevde iken kendisine 3 Ekim 1620’de vezaret ihsan edilmiştir
(BA, KK, Ruus, nr. 257, s. 6).
101 Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmanî, IV, s. 427; Aynı Salnâme, göst. yer.
108 BA, KK, Ruus, nr. 257, s. 52.
109 Aynı Salnâme, göst. yer.
110Ayn> Salnâme, göst. yer.
111 Aynı Salnâme, göst. yer.
112 Aynı Salnâme, göst. yer.
113 Naima, II, s. 130.
114 Aynı Salnâme, göst. yer.
115 Şerafettin Turan, Aynı makale, s. 224.
116 BA, Kepeci, Ruus, nr. 266, s. 62. Yusuf Paşa, Hüsrev Paşa’mn yetiştirmelerinden olup,
onunla birlikte Abaza seferine de katılmıştır. 1632’de Şam valisi olmuş, aynı yıl azledilerek
yerine Küçük Ahmed Paşa tayin edilmiştir. Bahadırlık, şecaat ve güzellikte akranları arasında
emsalsiz olan ve Deli lakabıyla anılan Yusuf Paşa, kendisinden şikâyet edenlerin çok olması ve
padişahın nefretini kazanması sebebiyle İstanbul’a geldiğinde 1632’de katledilmiştir (Naima,
Tarih, III, s. 1203-1204).
117 Ahmed Paşa, 22 S 1042 tarihinde Şam yönetimine tayin edilmeden önce Anadolu
eyaletinden ma'zûl bulunmaktaydı (BA, Kepeci, Ruus, nr. 266, s. 62).
118 Mehmed Süreyyâ, Sicill-ı Osmanî, IV, s. 462; Aynı Salnâme, göst. yer.
119 Naima, Tarih, III, s. 1300; Aynı Salnâme, göst. yer.
120 Küçük Ahmed Paşa 1636’da öldürülünce Şam eyaleti Vezir-i azam kethüdası Abaza
Derviş Mehmed Paşa'ya verildi (Naima, III, s. 1339-1340).
121 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 62. Suriye Salnâmesi’nde Yeniçeriler Ağası Mustafa Paşa
olarak zikredilmiştir (bkz. Aynı Salnâme, s. 285).
122 İkinci Vezir Silahdar Paşa’mn kethüdası olup, kendisine 7 Z 1048 tarihinde hatt-ı
hümayunu verilmiştir (BA, Kepeci, Ruus, nr. 266, s. 62).
55
Fırat Üniversitesi Orta Doâu Araştırmaları Dereisi C .l. 5 . 2 . Elazıe 2003
Vezir
Vezir
Vezir
Vezir
Ahmed Paşa124
Mehmed Paşa125
Y usuf Paşa126
Gürcü Mehmed Paşa (2. defa)127
Vezir İbrahim Paşa128
Vezir Gürcü Mehmed Paşa (3. defa)129
Vezir İbrahim Paşa (2. defa)130
Vezir Gürcü Mehmed Paşa (4. d e fa )131
Haşan Paşa’32
Fazlı Paşa133
Haseki Şivekâr Sultan’a paşm aklık134
İpşir Mustafa Paşa135
C eferP aşa136
Ak M ehmed Paşa137
4 Temmuz 1642
16 Kasım 1643
13 Şubat 1644
25 Haziran
1644
14 Şubat 1645
8 Ekim 1645
Ekim 1645
9 Aralık 1645
Eylül 1646
23 Eylül 1646
Nisan 1647
1648
1651
1652
K u d s-i S e r î f S a n c a k b e \le r i
Salih B ey138
3 Mayıs 1605
123 Vezir Ahmed Paşa, 1051 senesi Muharrem ayı başlarında bu görevinetayinedilmiştir
(BA, Kepeci, Ruus, nr. 266, s. 62; BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 31a).
124 Sabıka Haleb eyaletine mutasarrıf olan Vezir Ahmed Paşa’ya 6 R 1052 tarihinde Şam
eyaleti verilmiştir (BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 31a).
125 Sabıka serdar olan Vezir Mehmed Paşa’ya 4 N 1053 tarihinde Şam eyaleti verilmiştir
(BA, Aynı defter, göst. yer).
126 Vezir Silahdar Yusuf Paşa’ya 4 Z 1053 tarihinde Şam eyaleti verilmiştir (BA, Aynı defter,
göst. yer).
127 BA, A ynı defter, göst. yer.
128 Vezir İbrahim Paşa’ya 17 Z 1054 tarihinde Şam eyaleti verilmiş, 4 B 1055 (26 Ağustos
1645) tarihinde de kendisine mukarre-nâme gönderilmiştir (BA, Aynı defter, göst. y er\
129 BA, Aynı defter, göst. yer.
130 BA, Aynı defter, göst. yer.
131 Haleb beylerbeyisi Vezir Gürcü Mehmed Paşa’ya 20 L 1055 tarihinde Şam eyaleti
verilmiştir (BA, Aynı defter, göst. yer).
132 Sâbıka Mirahur olan Haşan Ağa’ya Ş 1056 tarihinde vezaretle verilmiştir (BA, Aynı
defter, göst. yer).
13 “Ber vech-i arpalık Fazlı Paşa hazretlerine virilmişdir. 12 Ş 1056” (BA, Aynı defter, göst.
yer).
134 “Eyâlet-i mezbûre hâs tarîkiyle Haseki Şivekâr Sultan hazretlerine virilmişdir. Gurre-i Ra
1057” (BA, Aynı defter, göst. yer). Sultan İbrahim’in yedinci hasekisine paşmaklık olarak verdiği
Şam eyaletinin mütesellimliğine ise Köprülü Mehmed Paşa tayin edilmiştir (İ, Hakkı Uzunçarşıh,
Osmanlı Tarihi, III. cilt 2. kısım, s. 415).
135 M. Münir Aktepe, “İpşir Mustafa Paşa”, s. 375.
136 Naima, V, s. 2207.
137 Naima, V, s. 2284. Mehmed Süreyyâ, Ak Mehmed Paşa’nın Şam valiliğine tayinini 1650
olarak kaydetmiştir (bkz. Aynı eser, IV, s. 206).
138 Salih Bey, Kudüs-i Şerîf a’yâmnın arzlarıyla 16 Safer 1014’te bu göreve tayin edilmiş,
fakat, 8 Rebi'ü’l-âhir 1014’te Akşehir sancağı beyi Şems Bey ile yerlerini değiştirmişlerdir (BA,
KK, Ruus, nr. 256, s. 6, 14),
56
Enver ÇAKAR: XVII. Yüzyılın İlk Yansında Sam Eyaleti
Şems Bey
139
Ferruh P aşa’ya arpalık1'
Muhammed Paşa
142
Gürcü Mehmed Bey
143
M ehmed Paşa
144
Arpalık
145
Mehmed Bey
Arpalık
146
Arpalık147
Şam Valisi Vezir M ehmed Paşa’ya
verilmiştir148
Sabıka Şam Emir-i haccı olan M ustafa’ya
Gazze payesiyle verilmiştir149
Dergâh-ı Âli Kapıcıbaşılarından Mehmed
A ğa’ya verilmişdir1' 0
,151
Hacı Paşa oğlu Abdülhalim B ey1
Deli Mehmed Paşa152
- ,.1 5 3
İslam Paşa oğlu
23 Ağustos
1605
25 Ekim 1620
31 Ocak 1622
31 Ocak 1622
27 Mart 1632
28 Şubat 1637
19 Ağustos
1638
Şubat-Mart
1640
3 Eylül 1643
19 Kasım lb43
23 Kasım 1643
Şubat-Mart 1645
16 Nisan 1645
Şubat 1646
Şubat 1647
139 BA. KK, Ruus, nr. 256, s. 14.
140 “Nablus beği olub Şam emir-i haccı olan Ferruh Paşa’ya ber vech-i arpalık. 28 Za 1029”,
(BA, KK, Ruus, nr. 257, s. 10).
141 BA, KK, Ruus, nr. 257, s. 62.
142 BA, Aynı defter, göst. yer.
143 BA, Aynı defter, göst. yer.
144 “Karaman payesiyle Sadr-ı a ‘zam Kethüdası olan Ali Paşa’ya ber vech-i arpalık virilüb
hattı yazılmışdır. Fî 3 L 1046”, (BA, KK, Ruus. nr. 266, s. 62).
145 Mehmed Bey, Siahdar Paşa’nın kardeşi olup, 8 Ca 1048 tarihinde bu görevine tayin
edilmiştir (BA, Aynı defter, göst. yer).
146 “Livâ-i mezbûr ber vech-i arpalık Muhiyy Paşa’ya virilüb üzerinde olmağla tekrar
mukarrer kılındı. Fî Evâhir-i Za 1049”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
147 “Sâbıkâ ber vech-i arpalık Kastamonı sancağına mutasarrıf olan Mehmed Paşa’ya ber
vech-i arpalık virilmişdir. Fî Gurre-i N 1052”, (BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 31a), “Tekrar Mehmed
Paşa’ya mukarrer hükmü virilmişdir. Fî 18 C 1053”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
148 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 62.
149 “Sâbıkâ Şam Emir-i haccı olan Mustafa dâme ‘izzehuya tekrar Gazze payesiyle fî 11 N
1053 bâ hatt-ı hümâyûn ile”, “Elli üç Ramazan’ın onbirinci günü sâbıkâ Gazze beylerbeyisi ve
emir-i haccı olan Mustafa Paşa’ya tevcih olmağla ... hüküm virilmişdir. Fî 7 Z 1053”, (BA,
A.RSK, nr. 1512, vrk. 31a).
150 BA, Aynı defter, göst. yer.
151 “Sâbıkâ Çorum beği olan Hacı Paşa oğlu Abdülhalim Bey’e virilmişdir. Fî 19 S 1055”,
(BA, Aynı defter, göst. yer).
“Sâbıkâ Kefe beği olan Deli Mehmed Paşa’ya virilmişdir. Fî Gurre-i S 1056”,
“Mukarremâme virilmişdir. Fî Evâhir-i Ra 1056” (BA, Aynı defter, göst. yer).
153
“Lİvâ-İ mezbûre İslam Paşa oğlu Gurre-i Safer’de zabt itmek üzere virilmişdir. Mar
eyâleti payesi virilmişdir. Ra 1057", (B A , A y n ı defter, göst. yer).
31
Fırat Üniversitesi Orta Doiru Araştırmaları D em işi C .l. S. 2. Elazıe 2003
Şam eyaletinin kaimmakamı olan Mehmed
Paşa’ya arpalık olarak verilmiştir154
Sarı Mehmed Paşa155
11 Mayıs 1647
5 Ocak 1661
G a zze S a n c a k b e v le ri
Ocaklık üzere Haşan B ey’e 155
Ocaklık ile Hüseyin Paşa’ya157
Ocaklık ile Hüseyin Paşa oğlu İbrahim
Bey’e 158
159
Hüseyin Paşa’ya arpalık
2 Haziran 1627
17 Nisan 1660
15 Aralık 1660
S a fe d -S a v d a -B e v ru t S a n c a k b e vle ri
Mîr Ali veled-i Fahreddin İbn M a‘an
160
üzerindedir
Mustafa Bey 161
Mehmed Bey162
Sâbıkâ Erzurum beylerbeyi M ehmed
Paşa’ya arpalık163
M ısır beylerbeyi Zülfıkâr P aşa’ya arpalık164
16 Haziran
1633
10 Eylül 1633
M art 1637
27 Mart 1640
N â b lû s S a n c a k b e v le ri
Ferruh Paşa165
Muhammed Paşa166
1620
27 Ekim 1620
154 “Livâ-i mezbûr ber vech-i arpalık Şam eyâletinin kâinunakâmı olan Mehmed Paşa’ya
virilmişdir. Bâ hatt-ı hümâyûn. 6 Ra 1057”; “Livâ-i mezbûr sâbıkâ Ma'arra beği olub Şam
eyâletinin kâimmakâmlığı tevcîh olunan Mehmed Bey’e virilmişdir 21 L 1057”; “Mûmâ-ileyhe
Şam eyâleti payesi ihsân olunmuşdur. Bâ hatt-ı hümâyûn 29 L 1057”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
155 BA, KK, Ruus, nr. 217, s. 103.
156 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 62. “Üzerinde olmağla tekrar mukarrer hükmü virilmişdir. Fî 4
R 1054”, (BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 31b).
157Gazze sancağını ocaklık tarikiyle tasarruf eden Hüseyin Paşa’ya 17 Nisan 1660 tarihinde
Nablus sancağı mirhacılık ile birlikte verilmiş, Hüseyin Paşa’dan boşalan Gazze yönetimine de
yine ocaklık tarikiyle oğlu İbrahim getirilmiştir (BA, KK, Ruus, nr. 217, s. 36).
158 BA, A ynı defter, göst. yer.
159 BA, KK, Ruus, nr. 217, s. 95.
160 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 63.
151 BA, Aynı defter, göst. yer.
162 “Şam beylerbeyi Vezir Ahmed Paşa’mn ‘arzı mûcebince akrabasından olan Mehmed’e
virilmişdir. Fî 6 R. 1043”, (BA, Aym defter, göst. yer).
163 Mehmed Paşa’ya Ekim 1637’de tekrar mukarremâme verilmiştir (BA, Aynı defter, göst.
yer).
164 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 63; BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 31b.
165 BA, KK. Ruus. nr. 257, s. 10.
58
Enver ÇAKAR: XVII. Yüzyılın tik Yansında Sam Eyaleti
Mustafa Bey167
,168
Ferruh Paşa oğlu Mehmed B ey1
Emir-i hacılığı ile Müteferrika Fettâh
A ğa’ya169
Şam Emir-i hacılığı ile sabıka Mısır
ümerasından olan Mustafa B ey’e 170
Hama sancağı beyi olan M ustafa’ya Şam
emir-i hacılığı ile171
Sabıka ber vech-i arpalık Ayntab sancağına
mutasarrıf olan Ramazan Paşa’ya Şam Emir-i
hacılığı ile verilmiştir172
Emir-i hacılık ile Ayas B ey’e 173
Gazze paşasımn oğlu Hüseyin Bey’e Şam
Emir-i hacılığı ile174
Sabıka Silahdarlar Ağası olan Çaşnigir-zâde
Mustafa A ğa’ya Emir-i hacılık ve Van
beylerbeyiliği payesiyle verilmiştir173
Emir-i hacılık ile Süleyman Paşa’ya
176
verilmiştiı
177
Emir-i hacılık ile Hüseyin Paşa’ya
31 Ocak 1622
Haziran 1622
17 Eylül 1638
Mayıs 1640
17 Aralık 1640
12 Haziran
1643
Nisan 1644
Eylül 1645
Şubat 1646
Mart 1647
17 Nisan 1660
C eb e l-i 'A c lû n S a n c a k b e v le ri
,178
Hüseyin Bey
Kansu oğlu Ahmed Bey üzerinde olup,
M a‘an oğlu tagallüben zabt eder179
Ahmed Bey 180
Murad Bey 181
Ahmed B ey1
Eylül 1622
31 Mart 1633
2 Haziran 1640
25 Ağustos
166
“Kuds-i Şerîf sancağına mutasarrıf olan Muhammed Paşa’ya 28 Za 1029”, (BA, Ayn
defter, göst. yer).
16 “Sâbıkâ Ayntâb beği olan Mustafa Bey’e 18 Ra 1031”, (BA, KK Ruus, nr. 257, s. 62).
168 BA, KK, Ruus, nr. 257, s. 105. “Ferruh Paşa oğlu Emir-i hac Mehmed Bey üzerindedir”,
(BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 63).
69 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 63.
70 BA, Aynı defter, göst. yer.
71 BA, Aynı defter, göst. yer.
BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 31b
BA, Aynı defter, göst. yer.
74 BA. Aynı defter, göst. yer.
75 BA, Aynı defter, göst. yer.
JBA, Aynı defter, göst. yer.
77 BA, KK, Ruus, nr. 217, s. 36.
78 BA, KK, Ruus, nr. 257, s. 125.
79 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 63.
80BA, Aynı defter, göst. yer.
81 BA, Aynı defter, göst. yer.
59
rır a t Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları D em işi C .l. S. 2 . E lazıe 2003
Şır oğlu Assâf Bey 183
Kansa oğlu Seyfeddin B ey1
Derviş Bey183
1640
13 Aralık 1642
2 Kasım 1645
23 Şubat 1646
Leccûn Sancakbevleri
Tarabay oğlu Mîr Ahmed Bey, ber vech-i
186
ocaklık
187
Musa Bey
Tarabay oğlu Ahmed B ey1
Zeynî oğlu189
25 Ağustos
1640
3 Mayıs 1640
25 Ağustos
1640
19 Mayıs 1647
T e d m îr/T û d m îr S a n ca k b e v le ri
M a‘an oğlu tasarrufundadır190
Derviş B ey191
Arnavud Hüseyin192
9 Ocak 1640
19 Aralık 1660
K ere k -S e b e k S a n c a k b e v le ri
M a‘an oğlu tasarrufundadır 193
Ali Paşa’ya ber vech-i arpalık 194
Seyyid Derviş195
Mustafa Bey196
28 Eylül 1637
Ekim 1639
10 Eylül 1640
182 BA, Aynı defter, göst. yer.
183 BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 32a.
184 BA, Aynı defter, göst. yer.
183 BA, Aynı defter, göst. yer.
186 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 64.
187 BA, Aynı defter, göst. yer.
188 BA, Aynı defter, göst. yer.
189 BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 32a
190 BA, KK, Ruus, nr. 260, s. 64.
191 BA, Aynı defter, göst. yer.
192 BA, KK, Ruus, nr. 217, s. 90.
193 BA, KK, Ruus, nr. 266, s. 64.
194 BA, Aynı defter, göst. yer.
195 “Livâ-i mezbûr sâbıkâ Siverek sancağıbeği oian Seyyid Derviş dâme ‘izzehuya
virilmişdir. Fî gurre-i C 1049”, (BA, Aynı defter, göst. yer).
196 “Livâ-i mezbûr Emirii'l-Hâc Mustafa Bey’e virilmişdir. Fî 23 Ca 1050”, (BA, Aynı
defter, göst. yer).
“Şam’ın raîr-i hacılığı mûmâ-ileyh Mustafa Bey’in üzerinde olmağla tekrar içiin mîr-i
hacılığı mukarrer kılındı. Fî 19 Ca 1052”, (BA, A.RSK, nr. 1512, vrk. 32b).
“Emir-i hacılık Nablûs sancağı beyi Ramazan Paşa’ya virilmişdir. Fî 24 Ra 1053”, (BA, Aynı
defter, göst. yer).
60
Enver ÇAKAR: XVII. Yüzyılın İlk Yansında Sam Eyaleti
Sonuç
Şam eyaleti, XVII. yüzyılın ilk yansında Osmanlı İmparatorluğu’nun en
problemli eyaletlerinden birini teşkil ediyordu. Özellikle eyaletin güney
kesimine hakim olan Dürzî reislerinin sık sık isyanlar çıkarması devleti büyük
sıkıntılara sokmuştur. Bu isyanların bastırılması maksadıyla devletin yaptığı
müdahaleler sonucunda iki taraf da ağır kayıplar vermiştir.
Bir taraftan merkeze uzak olmaları, diğer taraftan da kontrol edilmesi çok
güç olan arazi şartlarına sahip olmaları sebebiyle, Şam eyaletinin güney
kesiminde yer alan sancakların yönetimi genellikle yerli aşiret reislerine
bırakılmıştır. Özellikle Leccûn, Cebel-i ‘Aclûn ve Gazze sancaklarının
yönetimi, bazı şartlan yerine getirmek kaydıyla ve babadan oğula geçmek üzere
yerli hanedanlara “ocaklık tarikiyle” tevcih edilmiştir. Zira, kul kökenli beylerin
bu bölgede kolay kolay otoritelerini kuramayacakları kesindi. Esasen, böyle bir
uygulama Osmanlı Devleti’nin de menfaatine olup, bu sayede vergilerin
problemsiz olarak toplanması ve hac yollannın güvenliğinin onlar eliyle
sağlanması amaçlanmıştır. Ancak, bu İdarî tercihin bazı sakıncalan da vardı.
Her şeyden evvel devletin buralardaki otoritesinin ve etkisinin zayıf olması
halkın nazannda yerli hanedan reislerini daha etkin ve otoriter hale getirmiştir.
Nitekim, bu durumdan istifade ederek tamamen bağımsız olmak isteyen M a‘an
oğlu Fahreddin ve Kansu gibi beylerin de Osmanlı Devleti’nin savaşlar ve iç
meselelerle meşgul olmasını fırsat bilerek büyük isyanlar çıkarmalanna zemin
hazırlamıştır.
Osmanlı padişahlan Şam’ın güneyinde meydana gelen hadiseleri önlemek
maksadıyla genellikle bu eyaletin valilerini görevlendirmişlerdir. Özellikle,
Küçük Ahmed Paşa’nın M a‘an oğullan’nı bertaraf etmesi Şam valilerinin
kazandığı en mühim başanlardan biridir. Fakat, valiler her zaman için benzer
başanlan gösteremediklerinden, Osmanlı hükümeti, bazen askerî müdahaleler
yerine isyan eden bir sancakbeyini görevinden azlederek ona rakip olan bir
aşiret reisini oraya tayin etmek suretiyle meseleyi kısa vadede çözme yoluna da
gitmiştir. Fakat, bu yöntemin de bazı mahzurlan vardı; sancaklann farklı aileler
arasında el değiştirmesi, bunlar arasında düşmanlıklann ortaya çıkmasına ve
buna bağlı olarak zaman zaman şiddetli çarpışmaların yaşanmasına sebebiyet
vermiştir.
Netice itibariyle, Osmanlı Devleti’nin Şam eyaletinde yer alan
sancaklardaki otoritesi XVII. yüzyılda çok fazla olmayıp, hükümetin buradan en
büyük beklentisi, daha ziyade, vergilerini zamanında ve düzenli olarak
toplayabilmekten ibaret idi. Aynca, hac yolunun güvenliğinin sağlanması da
devlet için ayn bir önem taşımaktaydı.
Download

xvıı. yüzyılın ilk yarısında şam eyaleti