ERKEK CİNSEL SAĞLIĞI
Güncel Makale Özeti
Erken başlangıçlı erektil disfonksiyon genellikle
anormal kavernozal arteriyel akımla ilişkili değildir
Rajfer J, Valeriano J, Sinow R.
Int J Impot Res 2013: 25, 217–220.
Kaçınılmaz olarak, çoğu erkekte, uzun yaşarlarsa
penil arteriyel disfonksiyon kanıtlarının olması beklene-
ED’nin (Erektil Disfonksiyon) bazı formları gelişecektir.
cektir. Erken başlangıçlı ED’de penil arteriyel disfonksiyon
Bu durumun geçerliliği Massachusetts Male Aging Study
ilişkisini göstermek için, retrospektif olarak 18 - 49 yaşları
(MMAS)’den kaynaklanmaktadır. Bu çalışmada erkekle-
arasında 23 hasta, ED’yi değerlendirmek için penis duplex
rin %40’ında 40’lı yaşlarda bazı ED formları görülmekte,
scan USG ile gözlemlendi.
bu prevalans 60’lı 70’li yaşlara dek her dekadda %10 art-
Ocak 2010 ile Temmuz 2012 arasında; rutin ED değer-
maktadır. 40 yaş altındaki erkekler bu çalışmada yer alma-
lendirilmesi için 50 yaş altındaki, penil duplex scan USG ile
masına rağmen, mantık olarak 40’lı yaşlarında ED gelişen
taranan hastalar seçildi. Düşük testosteron veya Peyronie
erkeklerin bazılarında, 40 yaşından daha önce bu durum
hastalığı olanlar bu çalışmadan dışlandı ve araştırma için
gelişmektedir. ED’de başlangıçta ve en yaygın tanınan de-
uygun olan 23 hasta ise çalışmaya dahil edildi. Bu hastalar-
ğişiklik, çoğu erkekte ereksiyonu sağlamayı ve sürdürmeyi
da standart prosedür olarak, oral fosfodiesteraz inhibitörü
daha önce olduğu kadar uzun süreli başaramamaktır. ED
ve vazoaktif maddelerin intrakorporal enjeksiyonundan
etiyolojisini kesinleştirmek için karmaşık testler yapıldı-
yanıt alamayanlara duplex scan USG yapıldı. İntrakorpo-
ğında bu erkeklerde ana neden olarak psikolojik nedenler
ral enjeksiyonu vermeden önce, hastalar supin pozisyona
bulunmaktadır. Daha özel olarak, ED’li erkeklerin çoğun-
yerleştirildi. Kavernozal arterler tanımlandı ve her birinin
da ana kusur olarak vasküler sistem bulunmuştur. Peni-
antero-posterior çapı ölçüldü. İntrakorporal enjeksiyonla
sin vasküler sistemi, kanı korporal sinuzoidlere dağıtan
vazoaktif madde uygulandı ve sonra maksimum tümesan-
arteriyel damarlar ile korporal sinüzoidler içinde arteriyel
sı sağlamak için 5-10 dakikalık bir periyotta hasta ayakta
sistemden kaynaklanan kanı yakalayan ve böylece penis-
durdu. Sonrasında hasta yeniden supin pozisyona getirildi
ten dışarı korporal kan kaybını önleyen, veno-oklüzyonu
ve kavernozal arterlerin çapı ölçüldü. Renkli doppler ka-
sağlayan korporal düz kas kitlesinden oluşmaktadır. 30 yıl
vernosal arterlerin durumunu tanımlamak için kullanıldı.
önceki çalışmalardan gelen veriler göstermektedir ki ED’li
Spektral doppler 60 dereceden daha küçük açıda uygu-
erkeklerde vasküler sistemle ilgili en yaygın problem ar-
landı. Sonrasında peak sistolik velosite (PSV) saptandı. Her
teriyel akıma değil, kavernozal veno-oklüziv disfonksiyon
kavernosal arterde 2-3 örnek saptandı. Velosite piklerine
(CVOD) veya venöz sızıntıya bağlıdır. Penisin veno-oklüziv
ek olarak, arteryel stenozun belirteci olan akselerasyon
mekanizması korporal kas kitlesinin bütünlüğüne dayan-
zamanı (sistol başlangıcından velosite pikine kadar olan
dığından, CVOD varlığı bu düz kas kitlesi ile ilgili anoma-
zaman) ölçüldü. İleri diastolik akım varlığı olası venöz sı-
lileri öngörmektedir. Son zamanlarda ise endoteliyal dis-
zıntının göstergeci olarak değerlendirildi. Hastalara verilen
fonksiyona bağlı birçok rapor ateroskleroz ve zemininde
intrakorporal enjeksiyonlar yalnızca 30-45 mcg prostog-
gelişen arteriyel hastalıkları ED’nin majör nedeni olarak
landin E1 veya prostoglandin E1, papaverin, fentolamin
göstermektedir. Bu çalışmalar ED başlangıcında aterosk-
ve/veya atropin kombinasyonundan oluşturuldu. Bilateral
leroz başlangıcını, özellikle koroner arter hastalıklarını
arteryel akım hastalığı, PSV ≤25 cm s-1 olarak tanımlandı.
öngörmektedir. Bunun sonucu olarak da ED’li hastalar kar-
Bu 23 hastanın 15’ine venöz sızıntı oranını belirlemek için
diyovasküler sistemlerini subklinik koroner arter hastalığı
dinamik infüzyon kavernozometri (DIC) yapıldı.
açısından değerlendirmelidir. Endoteliyal disfonksiyon,
23 hastanın ortalama yaşı bu vaka serilerinde 33 idi ve
arteriyel hastalık, ED arasındaki bu olası ilişki doğrulanırsa,
hepsinde ED şikayeti 6 aydan fazlaydı. Arteriyel hastalık
erken yaşta ED olan hastalarda, anormal kavernozal arter
her iki kavernozal arterde PSV ≤25 cm s-1 olarak tanımla-
dilatasyonu ve /veya azalmış kavernozal kan akımı gibi
nırsa, 23 hastanın sadece 1’i (%4) cut-off değerindeydi ve
20
ERKEK CİNSEL SAĞLIĞI
Güncel Makale Özeti
bu hasta 46 yaşındaydı. 32 yaşındaki 1 hasta iki kavernozal
tedir. Bir teoriye göre, düz kas içeriğindeki azalma venöz
arterde birinde 23 cm s-1 değerinde, kontralateralinde 33
sızıntıya yol açar. Bu yaşla ilintili bir durumdur, neredeyse
cm s-1 PSV’ye sahipti. Arteriyel hastalık her iki kavernosal
uzun yaşayan her erkekte olur. Yine de korporal düz kas
arterdePSV ≤35 cm s-1 olarak tanımlansaydı, 23 hastadan
içeriğinde azalmanın başlaması ve herkeste genetik olarak
3’ü (%13) bu arteryel hastalık kriterine sahip olacaktı. Vazo-
farklıdır. Hayvan ve insan çalışmalarında, klinik olarak be-
aktif maddenin intrakavernozal enjeksiyonunu takiben, 23
lirgin venöz sızıntı oluşmadan önce, korpora içerisindeki
hastadan 2’sinde her iki kavernozal arterde%50’den fazla
düz kas içeriğinde %15 azalma saptanmıştır. Ereksiyon ar-
dilatasyon saptandı. Bunların birinde damarlarda normal
teriyel akım ve venöz drenajla ilgili dinamik bir dengedir.
akım vardı, diğerinde kavernozal arterlerinde PSV: 30 ile
Diyabet, hipertansiyon gibi arteryel hastalık için risk fak-
27 cm s-1saptandı. 3 hastada %50’den daha az dilatas-
törü taşıyanlarda arteryel akımda azalma oluştuğundan,
yon vardı ve bunlarda normal bilateral PSV bulundu. Tüm
ED korporal düz kas içeriğinde %15 lik azalma daha önce
hastalarda PSV den bağımsız olarak akselerasyon zama-
klinik olarak semptomatik olmaktadır. Yapılmış 2 plasebo
nı normal saptandı. 15 hastaya DIC yapıldı,9’unda venöz
kontrollü randomize çalışmada, normal erektil fonksiyon-
sızıntı saptandı, bunların sadece 1’inde duplex scan’da
lu 30 erkeğe oral sildenafil verildi. Sildenafil bu erkeklerde
ileri diyastolik akım saptandı. Bu 9 hastadan başka 1’inde
ereksiyonu sağlama ve sürdürme yeteneğini geliştirmedi-
CVOD varlığındaki gibi defektif arteriyel akımı içeren penil
ği halde, onların refraktör periyodunu azalttı. Bu etki de
vaskülopatiye uygun olarak, pik akım velosite değeri <25
tüm PDE5 inhibitörlerinin korporal düz kas relaksasyonu
cm-1 saptandı.
yapmasının sonucudur.
Bu çalışmaya son 2 yıl içerisinde ED gelişen 50 yaş al-
Tüm bu yapılan çalışmaların sonucunda, çıkarılan var-
tındaki 23 hasta alındı. Son yayınlar endoteliyal disfonk-
sayım; endotelyal disfonksiyonun ED’nin majör nedeni ol-
siyonu arteriyel hastalık gelişiminden ve ateroskleroz
duğu bilgisinin yeniden değerlendirilmesine ihtiyaç duy-
prekürsoru olarak sorumlu tutmakta, bu da ED’nin majör
duğudur. Bilindiği üzere, çoğu ED konulu çalışma 50 yaş
nedenleri arasına girmektedir. Bize göre ise, ED sadece
üzeri erkeklerde yapılmıştır. Bu yaş diliminde çoğu hasta
endoteliyal disfonksiyon ve arteriyel hastalık ile ilişkili ol-
diyabet, hipertansiyon gibi yaşla ilintili çeşitli hastalıklara
mayıp, kavernozal veno-okluziv disfonksiyon ile de bağ-
sahiptir. Diyabet ve hipertansiyon sadece ED gelişiminde
lantılıdır. Hastaların çoğuna ED problemini ilk gözlemledi-
değil aynı zamanda koroner arter hastalığı gelişimiyle de
ğinde ne yaşadığını tariflemesi sorulduğunda, ereksiyonu
ilişkilidir. Bu da endoteliyel disfonksiyon ile impotans iliş-
sağlamada ve sürdürmede eskisi kadar başarılı olamadığı
kisini göstermede yanıltıcı olmaktadır. Sonuç olarak, 50
şeklinde universal bir görüş oluşmaktadır. Bu durum ise
yaş üzeri hastalarda yapılan çalışmalar ED gelişiminde kor-
arteriyel akım konusundan ziyade klinik olarak kavernozal
poral düz kas kitlesinin gerçek rolünün ortaya çıkarılması-
veno-okluziv disfonksiyon ile ilintilidir. Eğer biz ED etiyo-
nın maskelemektedir.
lojisinde arteriyel sistemi ana faktör alırsak, bu büyük bir
Ateroskleroz ve arteriyel hastalıkların göstergesi olan
yanlış olur. Çünkü genç erkeklerde ED ilk geliştiği esna-
endotelyal disfonksiyon, sadece ileri başlangıçlı erektil
da arteriyel sistem çoğu olguda sağlamdır. Nitekim bu
disfonksiyon (ED) değil ayrıca ED’nin ana nedeni olarak
çalışmada, 23 hastanın 2’sinde zayıf arteriyel dilatasyon
öngörülen, vasküler sistemin ana suçlusu olarak göste-
ve sadece 1 hastada bilateral arteriyel akım restriksiyonu
rildi. Arteriyel hastalıkların erken başlangıçlı ED boyunca
saptandı. Lue ve ark.nın bir çalışmasında da bu çalışmayla
opere edilebilir olduğunu göstermek için, 50 yaş altı 23
paralel bulgular olarak, 40 yaş altı 87 hastada, duplex scan
ED’li erkek duplex USG ile gözden geçirildi. Anormal ar-
ile 60 yaş üstü hastalara göre daha iyi arteriyel yanıtlar
teriyel yanıtlar kriter olarak alındığında, bu özellikteki genç
elde edildi. İntrakorporal enjeksiyon yapılan 23 hastanın
erkeklerin %4-13’ünde anormal arteryel yanıt görüldü. Bu
daha sonra DIC yapılan 15’inden sadece 6’sında normal
gözlemler göstermektedir ki penil arter sistemi genç er-
veno-okluzyon saptandı, bu da göstermektedir ki ED ne-
keklerde görülen ED’nin majör nedenlerinin etyolojisinde
deni olarak non-vasküler etiyolojisi mevcuttur. Diğer taraf-
primer olarak yer almamaktadır.
tan bu 9 hastada belirgin bir venöz sızıntı mevcuttur, bu da
veno-okluziv nedeni güçlendirmektedir. Venöz sızıntının
Çeviri
hem genç hem de yaşlı ED’li hastalarda majör neden ol-
Dr. İsmail Selvi, Prof. Dr. Halil Başar
duğu gözlemi, bunun niçin olduğu sorusunu gerektirmek-
Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği
21
Download

Erken başlangıçlı erektil disfonksiyon genellikle