4. BASKI
Prof. Dr. Şener Büyüköztürk
DENEYSEL DESENLER
ISBN 978-975-6802-43-4
Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarına aittir.
© 2014, Pegem Akademi
Bu kitabın basım, yayın ve satış hakları
Pegem Akademi Yay. Eğt. Dan. Hizm. Tic. Ltd. Şti.ne aittir.
Anılan kuruluşun izni alınmadan kitabın tümü ya da bölümleri,
kapak tasarımı; mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik, kayıt
ya da başka yöntemlerle çoğaltılamaz, basılamaz, dağıtılamaz.
Bu kitap T.C. Kültür Bakanlığı bandrolü ile satılmaktadır.
Okuyucularımızın bandrolü olmayan kitaplar hakkında
yayınevimize bilgi vermesini ve bandrolsüz yayınları
satın almamasını diliyoruz.
1. Baskı: Şubat 2001 Ankara
4. Baskı: Ekim 2014, Ankara
Yayın-Proje Yönetmeni: Ayşegül Eroğlu
Dizgi-Grafik Tasarım: Gamze Dumlupınar
Kapak Tasarımı: Gürsel Avcı
Baskı: Sarıyıldız Matbaacılık Ltd. Sti.
İvogsan Ağaç İsleri Sanayi Sitesi 523. Sk. No:31
Yenimahalle-ANKARA
(0312-395 99 94)
Yayıncı Sertifika No: 14749
Matbaa Sertifika No: 23593
İletişim
Karanfil 2 Sokak No: 45 Kızılay / ANKARA
Yayınevi 0312 430 67 50 - 430 67 51
Yayınevi Belgeç: 0312 435 44 60
Dağıtım: 0312 434 54 24 - 434 54 08
Dağıtım Belgeç: 0312 431 37 38
Hazırlık Kursları: 0312 419 05 60
İnternet: www.pegem.net
E-ileti: [email protected]
Prof. Dr. Şener BÜYÜKÖZTÜRK
1958 yılında Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde doğdu. İlk ve orta
öğrenimini Kadirli ve Adana’da tamamladı. 1981 yılında Hacettepe
Üniversitesi'nde Matematik Önlisans; 1985 yılında Ankara Üniversitesi
(AÜ) Eğitim Bilimleri Fakültesi (EBF) Eğitim Yönetimi ve Planlaması
Lisans; 1992 yılında AÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve
Planlaması Anabilim Dalında Yüksek Lisans ve 1996 yılında aynı
anabilim dalında (Eğitim İstatistiği ve Araştırma Bilim Dalı) doktora
programını tamamladı.
1986-1991 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve
Rehberlik Dairesi Başkanlığı'nda şef ve eğitim uzmanı olarak görev yaptı.
1991 -1999 yıllarında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi
Eğitim İstatistiği ve Araştırma Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak
görev yaptı. 1999 yılında aynı alana Yardımcı Doçent olarak atandı.
Temmuz 1999 - Temmuz 2002 tarihleri arasında EBF Eğitim, Araştırma
ve Uygulama Merkezi'nde müdür yardımcısı olarak görev yaptı. 1997
yılında alanındaki gelişmeleri izlemek amacıyla altı ay süre ile Amerika
Birleşik Devletleri-Austin/TEXAS’da bulundu. Yazar, Ağustos 2004
tarihinde Ankara Üniversitesi’nden emekli olduktan sonra, Eylül 2004
tarihinde Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde yardımcı doçent
olarak göreve başladı; Haziran 2005 tarihinde “Eğitimde Ölçme ve
Değerlendirme” alanında doçent unvanını aldı. Ekim 2009-Ağustos 2010
tarihleri arasında dekan yardımcısı olarak görev yaptı. Ekim 2010
tarihinde Gazi Üniversitesi'nde Prof. Dr. olarak göreve başladı.
Yazarın, “Sosyal Bilimler için Veri Analizi El Kitabı: İstatistik,
Araştırma Deseni, SPSS Uygulamaları ve Yorum” ile “Deneysel Desenler:
Öntest Sontest Kontrol Gruplu Desen ve Veri Analizi” isimli tek yazarlı;
“Sosyal Bilimler için İstatistik”, “Bilimsel Araştırma Yöntemleri” ve
“Sosyal Bilimler İçin Çok Değişkenli İstatistik SPSS ve LISREL
Uygulamaları” isimli ortak yazarlı kitapları ve çok sayıda yayımlanmış
makalesi bulunmaktadır.
İletişim:
[email protected]
Sevgili Eşime
ve
Tatlı Kızlarıma
iv
ÖN SÖZ
Karışık desenler, sosyal bilimlerde, özellikle de eğitim ve psikolojide
sıklıkla kullanılan bir faktöryel desendir. Karışık desenlerin özel bir türü olarak
tanımlayabileceğimiz öntest-sontest kontrol gruplu desenin de en sık
kullanılan deneysel desenlerden biri olduğu söylenebilir. Böyle bir desende,
araştırma sorusu ya da hipotezlerinin nasıl ifade edileceği ve elde edilen
verilerin analizinde hangi istatistiksel tekniklerin kullanılacağı, sonuçlarının
nasıl yorumlanacağı önemli bir sorun kaynağı olarak gözlenmektedir.
Bu kitabın birinci bölümünde deneysel desenlerin ve öntest-sontest
kontrol gruplu deneysel desenin özellikleri ve mantığı açıklanmaya
çalışılmıştır.
Kitabın ikinci bölümü alternatif veri analizi yaklaşımlarının tanıtılmasına
ve uygulamalarına ayrılmıştır. Öntest-Sontest Kontrol Gruplu Desenlerde,
öntest-sontest ölçümlerine dayalı verilerin analizinde farklı parametrik
istatistikler kullanılmaktadır. Bu bölümde sözü edilen desen ile toplanan
verilerin analizinde kullanılabilen dört temel analiz yaklaşımına yer verilmiştir.
Bunlar, a) deney ve kontrol gruplarının öntest-sontest puanları arasındaki
farkın anlamlılığı için ilişkisiz gruplar için t-testi ya da tek faktörlü varyans
analizi (ANOVA), b) tek faktör üzerinde tekrarlı ölçümler için iki faktörlü
varyans analizi (ANOVA), c) grupların öntest puanlarına göre düzeltilmiş
sontest ortalama puanları arasındaki farkın anlamlılığı için tek faktörlü
kovaryans analizi (ANCOVA) ve d) öntest puanları ve grup değişkenlerine
dayalı sontest puanlarının yordanmasına ilişkin çoklu doğrusal regresyon
analizidir. Sözü edilen yaklaşımlar önce tek tek kuramsal olarak açıklanmış ve
aynı örneğin verileri kullanılarak SPSS’de yapılan analiz sonuçlarına yer
verilmiştir. Kitabın üçüncü ve son bölümünde ise sözü edilen veri analizi
yaklaşımları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir.
Yazar, okuyucuların kitap ile ilgili eleştirilerine açıktır. Alınacak
eleştirilerin ileri çalışmalara ışık tutacağına inanılmaktadır.
Böyle bir çalışma yapmam konusunda fikir veren Prof. Dr. Yıldız
Kuzgun’a, kitabın taslak formunu okuyarak geliştirilmesine önemli katkılar
sağlayan Prof. Dr. Selim Hovardaoğlu’na ve Doç. Dr. Nilgün Köklü’ye
teşekkür ederim.
Şener Büyüköztürk
İÇİNDEKİLER
Sayfa
Ön Söz .................................................................................................. v
İçindekiler ............................................................................................ vii
1. BÖLÜM
GİRİŞ
(ss: 1-24)
Deneysel Desenler.................................................................................. 1
Öntest-Sontest Kontrol Gruplu Desen................................................... 19
2. BÖLÜM
VERİ ANALİZİ
(ss: 25-54)
Giriş..................................................................................................... 25
Fark Puanlarının Anlamlılığı İçin t-Testi veya Tek Faktörlü ANOVA ...... 27
Tek Faktör Üzerinde Tekrarlanmış Ölçümler İçin İki Faktörlü
Varyans Analizi .................................................................................... 32
Kovaryans Analizi................................................................................. 47
Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi........................................................ 50
3. BÖLÜM
SONUÇ VE ÖNERİLER
(ss: 55-58)
Kaynakça ............................................................................................. 59
Ekler .................................................................................................... 61
vii
Deneysel Desenler
1
1. BÖLÜM
GİRİŞ
DENEYSEL DESENLER
Araştırmada desen geliştirme, sosyal bilim araştırmacıların
önemli bir sorunu olagelmiştir. Bilim dallarının dinamik yönünü
oluşturan ve bir anlamda bilimsel araştırma yöntemini tanımlayan
süreç boyutunda amaç, geçerli ve güvenilir olan bilimsel bilgilere
ulaşmaktır. Araştırmacı açısından sorun ise, bu tür bilgilere ulaşmada izlenecek adımların ya da gerçekleştirilecek etkinliklerin neler
olduğunu tanımlayan bir araştırma planının geliştirilmesidir.
Araştırma deseninin (modelinin), araştırmanın sorularını cevaplamak ya da hipotezlerini test etmek amacıyla araştırmacı tarafından kasıtlı olarak geliştirilen bir plan olduğu söylenebilir. Araştırma deseni ile geçerli ve güvenilir bulgulara ulaşmak ise ilgilenilen
bağımlı değişkene ilişkin varyansın kontrol edilmesi ile olasıdır.
Problem olarak incelenen bağımlı değişkene ait varyans, üç noktada kontrol edilmeye çalışılır: a) Araştırmacının bağımlı değişken
üzerinde etkisini araştırdığı bağımsız değişkenin yol açtığı varyansı
en çoklaştırmak, b) dış sistematik varyansı, yani bağımlı değişkeni
etkileme olasığı olan, ancak araştırmacı tarafından etkisi araştırılmayan ve dışsal (şaşırtıcı, bozucu) değişkenler olarak da tanımla-
2
Deneysel Desenler
nabilen diğer bağımsız değişkenlerden kaynaklanacak varyansı
kontrol etmek ve c) hata varyansını, yani işlem gruplarındaki bağımlı değişkene ilişkin denekler arası farkları en aza indirmektir
(Balcı, 1997).
Araştırma desenlerini, veri toplama tekniğine göre belgesel
(documantary) ve görgül (empiric) araştırmalar olmak üzere ikiye
ayırmak mümkündür. Belgesel araştırmalar (belgesel taramalar),
araştırmacının ihtiyaç duyduğu verileri, kütüphane-arşiv taraması
ile elde etmesini tanımlayan çalışmalardır.
Görgül araştırmalar, araştırma sorularını yanıtlamak ya da hipotezlerini test etmek için ihtiyaç duyulan verilerin gözlem yoluyla
toplanmasını gerektirir. Görgül araştırmalarda temel sorun, bulguların bilimselliği olup, bu durum ölçme işleminde kullanılan araçlardan elde edilen puanların (sonuçların) geçerli ve güvenilir olmasına bağlıdır.
Görgül araştırmalar araştırmacının manipülasyon, durumuna
göre deneysel ve tarama türü araştırma desenleri olmak üzere iki
temel boyutta ele alınabilir. Sosyal bilimlerde yaygın olarak kullanılan ve daha büyük gruplar üzerinde çalışma olanağı veren tarama
çalışmaları, araştırmacının bağımsız değişken ya da faktörler üzerinde manipülasyonunun olmadığı araştırma desenlerini tanımlar.
Bu tür çalışmalar, genellikle, hedef kitlenin cinsiyet, yaş ve sosyoekonomik durum gibi kişisel özelliklerinin tekil ya da ilişkisel olarak
betimlenmesini; bir olay ya da olguyla ilgili olarak var olan performansların, görüşlerin, düşüncelerin, tutumların ya da bir başka
psikolojik özelliğin tekil ya da bazı faktörlerle ilişkileri bakımından
betimlenmesini amaçlar.
Birey ya da objelerin sahip oldukları belli özellikleri arasında
bir ilişki olup olmadığını araştıran ilişkisel taramalarla elde edilen
sonuçlar, hiçbir zaman değişkenler arasında nedensellik bağlamında yorumlanamaz. Değişkenler arasında bulunan ilişki miktarları,
iki değişkenden birinde gözlenen değişmelerin bir kısmının diğer
Deneysel Desenler
3
değişkenden kaynaklanabileceğini gösterir. Buna karşılık, bağımlı
değişkene ilişkin ölçümlerin bir grup değişkenin (faktörün) düzeylerinde farklılaştığına ilişkin sonuç ise, söz konusu faktörün bağımlı
değişken üzerinde etkili olduğunu gösterir (Köklü, Büyüköztürk ve
Çokluk, 2006; Hovardaoğlu, 2000).
Deneysel desenler ise, değişkenler arasındaki neden sonuç ilişkilerini keşfetmeyi amaçlayan araştırma desenleridir. Araştırmacı
bu amacını gerçekleştirmek için deneysel değişkenleri (bağımsız
değişkenleri) manipüle etmek (değişimleme), iç geçerliği korumak
için dışsal (istenmedik) değişkenleri kontrol altına almak ve bağımlı
değişkenler üzerinde ölçme yapmak durumundadır (Borg ve Gall,
1989; Hovardaoğlu, 2000; Kerlinger, 1973).
Bir araştırmanın deneysel olmasının temel koşulu, deneklerin
deneysel işlem koşullarına yansız (seçkisiz, random) atanmış olmasıdır. Bir deneysel desende bağımlı değişkendeki değişkenliğin
(varyansın) nedeninin uygulanan deneysel işleme (bağımsız değişkene) bağlanabilmesi için şu iki koşulun sağlanması gerekir: a)
Gruplara yansız atamanın yapılmış ve b) bağımlı değişkeni etkileyen, ancak bu çalışmada etkisi araştırılmayan diğer bağımsız değişkenlerin (dışsal değişkenler, kontrol-bozucu değişkenler) bağımlı
değişken üzerindeki etkilerinin kontrol altına alınmış olması. Araştırma sonuçları, bu iki durum (koşul) söz konusu olduğunda, nedensellik bağlamında değerlendirilebilir (Hovardaoğlu, 2000).
Fraenkel ve Wallen (2006) ise, tüm deneysel araştırmaların altında yatan temel fikri, basitçe, “bazı şeyleri dene ve neler olup
bittiğini sistematik olarak gözle” olarak açıklamaktalar. Yazarlar,
deneysel desenlerin iki temel koşulunu ise şöyle açıklamaktadırlar:
Birincisi, bağımlı değişken üzerindeki etkileri karşılaştırılan ve bağımsız değişkeni tanımlayan en az iki farklı koşulun (işlemin, yöntemin) olması; ikincisi bağımsız değişkenin araştırmacı tarafından
direkt manipüle edilmesidir. Yazarlar, bir deneysel çalışmada, örneklemde yer alan bireylerin işlem gruplarına, koşullarına yansız
(seçkisiz) olarak atanmasının önemine değinerek, bunun sağlan-
4
Deneysel Desenler
ması durumunda sonuçların nedensellik bağlamında daha güçlü
bir şekilde yorumlanabileceğine işaret etmektedirler. Burada yansızlık, deneysel çalışmaya katılacak bireylerin deneysel koşulların
herhangi birine seçilme olasılıklarının eşit olması şeklinde açıklanmaktadır.
Deneysel desen kavramının literatürde daha genel anlamda bir
denence (hipotez) sınamanın (testinin) aşamaları ve bunun için
gerekli etkinlikler bütünü olarak da ele alındığı görülmektedir. Kirk
(1982), deneysel desen kavramını, araştırma denencesinin incelenmesinde birbirleriyle karşılıklı olarak ilişkili olan ve aşağıda belirtilen beş temel etkinlik ile ifade etmektedir:
1. İstatistiksel denencenin formüle edilmesi ve sınanmasına
yönelik verilerin toplanması ve analizi için bir plan yapılması.
2. İstatistiksel denencenin sınanmasında izlenecek kuralların
kararlaştırılması.
3. Plana göre verilerin toplanması.
4. Plana göre analizin yapılması.
5. İstatistiksel denence hakkında karar verilmesi ve araştırma
denencesinin doğru ya da yanlış olmasının olasılığı hakkında kestirimde bulunulması.
Daha önce vurgulandığı üzere araştırmacılar bir deneysel desende, bir yandan bağımsız değişkeni manipüle ederken, diğer
yandan da istenmedik değişkenleri kontrol etmeye çalışırlar. Bu
işlemlerin yerine getirilmesiyle sonucun tahmin edilmesine yönelik
şu üç koşul karşılanabilmektedir (Eckhardt ve Ermann, 1977):
1. Bir deneysel desen, değişkenlerin ilişkili olduğuna dair kanıtlar sağlar. Yani değişkenlerin birindeki değişmenin diğer
değişkendeki değişmeyle ilişkili olduğunu onaylar.
Deneysel Desenler
5
2. Bir deneysel desen, bağımlı değişkendeki bir değişikliğin
bağımsız değişkendeki bir değişikliğe öncülük etmediğini
gösterir. Bu durum neden-sonuç ilişkisi kurabilmek için
önemlidir. Çünkü, sonuç fikri, bir etkinin onun oluşturacağı sonuca öncülük edemeyeceğini belirtir. Yani, bir bağımsız değişkene ilişkin sonuç olarak belirtilen bir bağımlı değişkendeki bir değişme, bağımsız değişkendeki bir değişmeden önce oluşamaz.
3. Bir deneysel desen, iki değişkendeki ortak varyansın bir
üçüncü değişkenin etkisinin sonucu olmadığına ilişkin kanıtlar sağlar.
Araştırma desenlerinin önemli iki sorunu vardır:
1. Bağımlı değişkende gözlenen değişmelerin, bağımsız değişkenle açıklanmasına ilişkin iç geçerlik.
2. Sonuçların deneklerin seçildiği büyük gruplara, evrene genellenebilirlik derecesine ilişkin dış geçerlik.
Araştırma desenlerinde iç geçerliği ve dış geçerliği tehdit eden
faktörler aşağıda özetlenmiştir (Eckhardt ve Ermann, 1977;
Karasar, 1995; Spyridakisi, 1992):
1. İç Geçerliliği Tehdit Eden Faktörler:
a)
Deneklerin Seçimi: Deneklerin gruplara yansız
atanmaması ya da eşleştirilmenin olmaması durumunda; deneklerin başlangıçtaki farklılıklarının bağımlı değişkene ait puanlardaki varyansa olan katkısının artmasına neden olacaktır. Deneklerin deneysel koşullara yansız seçim işleminden önce,
benzer geçmişlere sahip bir denek havuzunun
oluşturulması, yansız atama ile oluşacak hataların
en aza indirgenmesi bakımından önemlidir.
b)
Deneklerin Olgunlaşması: Özellikle zamana bağlı
yürütülen çalışmalarda, örneğin boylamsal çalış-
6
Deneysel Desenler
malarda, deneysel uygulamalar arasında değişim
ya da olgunlaşmaya bağlı deneklerin, deneyin sınırları dışındaki yaşantılarında bir farklılaşma oluşabilir. Deneklerin yansız atanması, bu tehdidi ortadan kaldırabilir. Çünkü yansız atama nedeniyle,
olgunlaşma etkisinin tüm deneysel koşullarda eşit
bir şekilde oluşacağı varsayılır. Deneklerin zihinsel
gelişimlerinin bağımlı değişkeni etkileyebileceği
düşünülebilir.
c)
Veri Toplama Aracı: Araç etkisi, ölçme araçlarının
deneysel koşullarda farklılaşması durumunda ortaya çıkar. Bu tehdit, deneklere verilen testlerin farklı
olması; testlerin farklı kişilerce verilmesi; farklı gözlemcilerin birey ya da objeleri değerlendirmeleri
gerektiği durumlarda ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda, araştırmacının farklı kişileri eğitmesi ve
açık bir yönergenin izlenmesi ve farklı değerlendiricilerin olduğu desenlerde değerlendirmeler arasındaki tutarlığın incelenmesi gerekmektedir.
d)
Deneklerin Geçmişi: Deney süresince geçmiş olarak tanımlanabilen bilinmeyen bir değişken, denekleri etkileyebilir. Deneysel koşullar dışında araştırma çevresinde oluşan tüm olayların denekler için
benzer şekilde gerçekleşmiş olması, denek geçmişinin sonuca etkisini ortadan kaldırır. Araştırmacılar deneklerin geçmiş etkilerinden sakınmak için,
deneysel manipülasyon dışında aynı deneyimlere
sahip denek grupları seçerler.
e)
Denek Kaybı Etkisi: Denekler deney başladıktan
sonra çeşitli nedenlerle deneyden ayrılabilirler.
Yansız atama ya da eşleştirme ile oluşturulan gruplarda denek kaybının olması sonuç üzerinde etkili
olabilir. Denek kaybının sonuçlar üzerindeki etkisi-
Deneysel Desenler
7
ni en aza indirgemek için deneye daha büyük denek grupları oluşturarak başlanmalıdır.
f)
Öntest (Deney Öncesi Ölçüm) Etkisi: Aynı testin
aynı deneklere belirli aralıklarla iki kez uygulanması, kişinin öntest uygulaması ile testin formuna ve
içeriğine aşina olması nedeniyle sontest puanları
üzerinde belli bir etkiye sahip olabilir, örneğin deneklerin performanslarını artırabilir. İç geçerlik için
böyle bir tehdidin ortadan kaldırılması için koşullarının sağlanması durumunda kovaryans gibi istatistiksel bir çözüm de bulunmaktadır.
g)
İstatistiksel Regresyon: Özellikle performans testleri
için geçerli olan ve ortalamaya doğru çekilme ya
da gerileme etkisi ismi de verilen regresyon etkisi,
deneyde testi ilk kez alanlardan şansı iyi olan kişilerin ikinci kez testi aldığında daha az şanslı; ilk
testte şansı az olanların da ikinci kez daha fazla
şanslı olacaklarını gösterir. Bu durumdan kaynaklanan farklılaşmayı giderebilmenin temel yolu, deneklerin gruplara yansız atanmasıdır. Yine, deneklerin bazı ön ölçümlere göre seçilmesinde uç puana sahip olanların denek havuzunun dışında tutulması da böyle bir etkiyi azaltır.
h)
Etkileşme Etkisi: Bağımlı değişken üzerinde etkisi
incelenmeyen iki ya da daha fazla değişkenin
kombinasyonu, bu değişkenlerin birbirlerinden bağımsız bir şekildeki etkilerinden de farklı bir etkiye
sahip olabilir. Deneklerin işlem gruplarına yansız
atamasının olmadığı durumlarda söz konusu etkileşim, sonucu önemli ölçüde etkileyebilir.
i)
Beklentilerinin Etkisi: Deneklerde ya da araştırmacılarda deneysel koşullar hakkında oluşan bek-
8
Deneysel Desenler
lentiler, araştırma sonuçlarını (örneğin performanslarını), beklentiler yönünde etkileyebilir. Örneğin,
uygulanacak deneysel koşulları bilen deneklerde,
oluşabilecek beklentiler onların normalden farklı
bir tepki vermelerine neden olabilir. Bu etkinin
oluşabileceği deneylerde, deneklere deneysel koşullar ve uygulanacak testler hakkında bilgi verilmemesi önerilir.
2. Dış Geçerliği Tehdit Eden Faktörler:
a) Örnekleme Etkisi: Sınırlı bir alandan seçilen kişiler,
başka yerlerdeki kişileri temsil etmeyebilirler. Bu
durumda sonuç, sadece araştırmaya dahil edilen
denekler için geçerli olacaktır. Dış geçerliği artırmak
için araştırmanın (deneyin) daha fazla sayıda denek
üzerinde yapılması gerekir.
b) Tepkisellik Etkisi ya da Beklentilerin Etkisi: Bir deneye katıldığını bilen deneklerin araç ya da deneysel işleme dair edindikleri bilgiler, bu tür bilgiye sahip olmayanlara göre deneysel koşullardaki davranışlarını farklılaştırabilir. Bu ise araştırma sonuçlarının tüm denekler için genellenebilirlik gücünü düşürür. Bunun için mümkünse deneklerin deneyden
habersiz olmaları sağlanabilir.
c) Öntest-Deneysel Değişken Etkileşim Etkisi: Deney
öncesi ölçme ile deneysel değişkenden oluşan bileşim, sadece deneysel değişkene bağlı bir değişmeden farklı bir etki ortaya çıkartabilir. Bu durumda,
öntestin uygulanmadığı bir deneydeki deneysel değişkenin yol açtığı değişkenlik, öntestin uygulanacağı bir deneyde oluşacak değişkenlikten farklı olabilir. Bu da sonuçların genellenebilirliğini engelleyebilir.
Deneysel Desenler
9
Deneysel desenlerde araştırmacı, bağımsız değişken olarak ne
tür değişkenleri manipüle edebilir? Bu sorunun cevabını vermeden
önce değişkenlerin özel bir sınıflandırılması olan denek değişkenler
ve çevresel değişkenler kavramlarını tanımlamak yararlı olacaktır.
Denek değişkenleri, yaş ve boy gibi nicel olabildiği gibi, cinsiyet ve meslek gibi nitel bir değişken de olabilir. Çevresel değişkenler ise izlenilen bir film, eğitim programı, pekiştireç ve verilen ilaç
dozu gibi araştırmacının manipüle edebildiği değişkenlerdir. Bir
deneysel çalışmada denekler, çevresel değişkenlerin düzeylerine
yansız olarak atanabilirler, ancak denek değişkenlerinin düzeylerine böyle bir atama söz konusu olamaz. Çünkü, denek, örneğin
cinsiyeti kız ise kızlar, erkek ise erkekler grubunun doğal bir üyesidir. Neden-sonuç bağlamında düşünüldüğünde, deneysel bir işlemi
gösteren ve düzeylerine deneklerin yansız atamalarının yapılabildiği bir çevresel değişken, bağımsız değişken; bağımsız değişkenin
etkisinin gözlemlendiği değişken ise bağımlı değişken olarak tanımlanabilir (Hovardaoğlu, 2000; Kinear ve Gray, 1997).
Denek değişkenleri ve çevresel değişkenler, uygulamada faktör
olarak da isimlendirilmektedirler. Bir deneysel çalışmada bağımlı
değişkene ait ölçümlerin denek değişkeni olarak bir faktörün düzeylerinde farklılaşıp farklılaşmadığı da test edilmek istenebilir. Bu
durumda anılan faktör, yapılacak analize tıpkı bir bağımsız değişken gibi dahil edilir, ancak analiz sonuçları neden-sonuç bağlamında yorumlanamaz. Sadece faktörün ilgili bağımlı değişken üzerinde önemli bir etkisinin olup olmadığı, bağımlı değişkene ait ölçümlerin faktörün düzeylerinde önemli bir farklılık gösterip göstermediği incelenebilir.
Örneğin, farklı sosyo-ekonomik düzeyden (SED) gelen lise öğrencilerinin akademik başarılarının karşılaştırıldığı bir çalışmada, bir
denek değişkeni olan SED analize bir bağımsız değişken olarak
alınır. Öğrenci başarısının SED’in en az iki düzeyinde (alt grubunda) anlamlı bir farklılık göstermesi, ancak başarının SED’e bağlı
10
Deneysel Desenler
olarak değiştiği ya da SED’in öğrenci başarısı üzerinde etkili olduğu şeklinde yorumlanabilir.
Deneysel desenler ise çeşitli sınıflandırmalara göre incelenebilir. Deneysel desenleri sınıflandırmada ölçüt olarak denek sayısı
alındığında desenler ilk olarak iki temel gruba ayrılabilir: a) Tek
denekli ya da küçük gruplu desenler ve b) çok denekli desenler.
Tek denekli desenlerde temel karşılaştırma, genellikle deneğin zamana bağlı olarak gösterdiği gelişimi ile ilgilidir.
Çok denekli desenlere ilişkin literatürde değişik sınıflandırmalara rastlamak mümkündür. Literatürde sıklıkla gözlenen bir sınıflandırma, gerçek deneysel desenler (true experimental designs), yarı
deneysel desenler (quasi-experimental designs) ve zayıf deneysel
desenler (weak experimental design) şeklindedir. Zayıf deneysel
desenler, deneme öncesi desenler (pre-experimental designs) olarak da bilinir. Sözü edilen desenlerden sadece gerçek deneme desenlerinde deneklerin deneysel koşullara yansız atanması söz konusudur. Bu durum, diğer desenlerde söz konusu değildir
(Fraenkel ve Wallen, 2006, Robson, 1996).
Çok denekli desenler, bağımlı değişken üzerinde etkisi incelenen faktör sayısı temel alındığında ise, tek faktörlü desenler ve çok
faktörlü desenler diye ikiye ayrılabilir. Bu sınıflandırma araştırma
desenleri ile istatistiksel desenleri arasındaki bağlantıları anlaşılır
hale getirmesi açısından da yararlıdır. Araştırmacı, ilgilenilen bağımlı değişken üzerinde sadece bir bağımsız değişkenin etkisini
inceliyorsa, çalışmasını tek faktörlü bir desen olarak düzenler. Araştırmacı, iki ya da daha fazla bağımsız değişkenin bağımlı değişken
üzerindeki a) temel etkilerini ve b) ortak etkilerini eş zamanlı olarak
incelemek istediğinde ise araştırmasını çok faktörlü desende yapmak zorundadır. Sonuç olarak, bir araştırmada tek bir faktörün
etkisi ile ilgileniliyorsa desen tek faktörlü desen (one factor design),
iki ya da daha fazla faktörün etkisi ile ilgileniliyorsa çok faktörlü
desen olarak isimlendirilebilir.
Download

baskı 4.baskı