HEDEFLER
İÇİNDEKİLER
BİLGİ TEKNOLOJİLERİNE GİRİŞ
• Veri, Bilgi ve Enformasyon
• Bilgisayar Kuşakları
• Bilgisayarların Sınıflandırılması
• Amaçlarına Göre Bilgisayarlar
• Hacimlerine Göre Bilgisayarlar
• Bilgisayarda Yapılan Temel İşlemler
• Bilgisayarda Kullanılan Sayı
Sistemleri
• Bilgisayarlarda Veri Kodlama
Sistemleri
• Saklama ve İletimde Kullanılan
Ölçü Birimleri
• Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
• Bilgi teknolojilerindeki tarihi gelişim
evrelerini ifade edebilecek,
• Bilgisayarları sınıflandırabilecek,
• Bilgi teknolojileri ile ilgili temel
kavramları tanımlayabilecek,
• Bilgisayar kuşaklarını ve özelliklerini
açıklayabilecek,
• Veri kodlama yapılarını
tanımlayabileceksiniz.
TEMEL BİLGİ
TEKNOLOJİLERİ – I
Yrd. Doç. Dr. Serkan
YILDIRIM
ÜNİTE
1
Bilgi Teknolojilerine Giriş
GİRİŞ
İnsanlık, yaratılışından itibaren yeni bilgiler üretmekte ve karşılaştıkları
problemlere çeşitli çözüm yolları geliştirmektedir. Karşılaşılan problemlerin
çözümü, gelişimi ve değişimi ortaya çıkarmaktadır. Bu süreç her an gerçekleşmekte
ve aralıksız olarak devam etmektedir. Her geçen gün yeni teknolojilerin ortaya
çıkması ile artan bir ivme kazanan bu süreç, teknoloji çağına ulaşmamızı ve bilgi
teknolojilerini her alanda kullanmamızı sağlamıştır.
Günümüzde bilgi teknolojileri, yaşamın hemen hemen her alanında insanlara
hizmet etmektedir. Günlük yaşantımızda kullandığımız bir mutfak gerecinden
televizyona, cep telefonundan insansız hava araçlarına kadar çok geniş bir
yelpazede bilgi tekjnolojilerinin ürünlerini görmek mümkündür. Bakıldığı zaman
birbirinden çok farklı olarak algılanan ve karmaşık olarak nitelendirilen bu
teknolojilerin ortak bir temeli bulunmaktadır. Bu temel yapı bilgi teknolojileri
olarak isimlendirilebilir.
Bu kitap bilgi teknolojilerinin temel bileşenlerini, bilgisayar sistemlerini ve bu
sistemleri verimli bir şekilde kullanabilmek için geliştirilmiş donanım ve yazılımların
tanıtımını içermektedir. Bu bölümde temel bilgi teknolojilerinin terminolojisi,
bilgisayar teknolojisi, bilgisayar kuşakları ve veri kodlama yöntemlerinden
bahsedilecektir.
VERİ, BİLGİ VE ENFORMASYON
Bilişimde veri; olgu,
kavram veya
komutların iletişim,
yorum ve işlem için
elverişli biçimde
gösterimidir.
Her alanda olduğu gibi bilgi teknolojileri alanında da önemli terimler
bulunmaktadır. Bilgi teknolojilerinde kullanılan terimler anlam bakımından günlük
hayatta kullanılan benzerlerinden farklılıklar gösterebilmektedir. Bu nedenle bilgi
teknolojilerini anlamak ve işleyişleri hakkında fikir sahibi olabilmek için temel
terimler hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.
Veri; sayılar, rakamlar, sözcükler, metinler, resimler, olaylar vb. biçiminde
temsil edilen ham gerçekliklerdir. Verinin belli bir amacı, hızı, sıklığı, türü, maliyeti,
yoğunluğu, vb. özellikleri vardır. Sözlük anlamıyla veri; bir araştırmanın, bir
tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, donedir. Bilişimde veri
(data); olgu, kavram veya komutların iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimde
gösterimidir.
Bilgi ve Enformasyon kavramları dilimizde sıklıkla kullanılan ve genel olarak
eş anlamlı olarak kabul gören ifadelerdir. Aslına bakıldığında bu iki kavramın ilişkili
olduğunu fakat eş anlamlı olmadığını anlamak mümkündür. Enformasyon veya
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
2
Bilgi Teknolojilerine Giriş
eskilerin deyimiyle malumat, herhangi bir konu ile ilgili bir bilinmeyeni (belirsizliği)
giderme konusunda yardımcı olan betimleyici ifadelerdir. Örneğin, bir sinemada
hangi filmin gösterildiği, havanın nasıl olacağı veya aradığımız bir kitabın hangi
kütüphanede veya kitapçıda olduğu, bilgi değil, enformasyon sahibi olmaktır. Bilgi,
olguları ve olayları tanıma, anlama ve özellikle açıklamaya yönelik, eğitim, gözlem,
araştırma veya deneyim yoluyla elde edilen ve bütün bunların insanın zihinsel
değerlendirmesi neticesinde ortaya çıkan olgular veya fikirlerdir. Bilgiye, bir çeşit
işlenmiş enformasyon da diyebiliriz. Örneğin, kredi kartlarının sağladığı
“veriler/enformasyon” analiz edilerek, kredi kart sahiplerinin hakkında cinsiyet, yaş
ve gelir durumlarına göre harcama alışkanlıkları konusunda bilgi sahibi olabiliriz.
Gazeteler, reklamlar, bilgisayarlar, büro araç-gereçleri bilgi sektörünün değil,
enformasyon sektörünün ürünleridir. Görüldüğü gibi enformasyon ve bilgi
sözcükleri arasında belirgin bir anlam farkı vardır. Örneğin, bir kullanıcının Excel'de
yazdığı kod “bilgi”sidir. O kodun işlediği rakamlar “data”dır. O rakamlardan Excel'in
türettiği ve kullanıcının karar vermek için kullandığı “rakamlar”, “information”dır.
Bilgi elde etmek ve yeni süreçler oluşturabilmek için verilerin kullanılması
gerekmektedir. Bu ihtiyaç karşımıza “veri işleme” kavramını çıkarmaktadır. Veri
işleme mevcut verilerin bir araya getirilmesi ve belirli bir amaca hizmet edebilecek
yeni bir forma kavuşturulması işlemi olarak tanımlanabilir. Zamanın teknolojisi ve
ihtiyaçlar doğrultusunda gerçekleştirilen veri işleme süreci günümüzde bilgisayarlar
vasıtasıyla gerçekleştirilmektedir. Veriler günümüzde en hızlı, doğru ve kolay olarak
bilgisayarlar yoluyla işlenmektedirler. Tarihi süreç içerisinde çeşitli şekillerde veri
işleme metotları kullanılmıştır. Veri işleme metotları ve kullanılan araçlar göz
önünde bulundurularak veri işleme süreçleri 4 temel evreye ayrılabilir. Bu bölümde
günümüze kadar veri işleme süreçlerinin nasıl meydana geldiğine yönelik bilgiler
sunulacaktır.
Veri İşlemenin Evreleri
Tarihi süreç incelendiğinde veri işlemenin dört evre geçirdiği görülmektedir.
Bunlar; el yordamıyla veri işleme, mekanik veri işleme, elektromekanik veri işleme
ve son olarak elektronik veri işleme evreleri olarak kategorize edilmektedir. Veri
işleme evrelerinin sınıflanmasında veri işleme sürecinde yapılan işlemler dikkate
alınmıştır. Bu kitapta veri işleme evrelerinin özelliklerine göre bir sınıflama
kullanılmıştır. Bu nedenle mevcut veri işleme süreci ile yeni veri işleme süreçlerinin
eş zamanlı yürüdüğü anlar mevcuttur. Şimdi kronolojik olarak veri işleme
süreçlerini ele alalım.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
3
Bilgi Teknolojilerine Giriş
El yordamıyla veri işleme
Veriler üzerinde yapılan işlemlerin el yordamı ile gerçekleştirildiği evredir. İlk
veri işleme evresini kapsayan bu dönem milattan önceki tarihlere kadar
uzanmaktadır. Dünyadaki en eski kanunlardan olarak bilinen Hammurabi
kanunlarında, sayılar ile ifade edilen ceza ve ölçü ifadelerinin yer alması veri
işlemenin ne kadar uzun bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca
Mısırlıların papirüs ve parşömen adı verilen sayfalara ve Babilli tüccarların tabletler
üzerlerine kayıt almaları veri saklamanın ilkel bir metodu olarak ifade edilebilir.
Tarihsel olarak en eski
hesaplama aracı Çin’de
kullanılmaya başlanan
ve basit aritmetiksel
işlemleri yapmakta
kullanılan Abaküs’tür.
Tarihsel olarak en eski hesaplama aracı Çin’de kullanılmaya başlanan ve basit
aritmetiksel işlemleri yapmakta kullanılan Abaküs’tür. Abaküs el yordamı ile veri
işleme için geliştirilmiş bir araç olarak tanımlanabilir. Bu araç 2000 yıldan fazla
süredir bilinmekte ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Abaküs, günümüz okul öncesi
ve ilköğretim başlangıç sınıflarında temel sayı sayma aracı olarak kullanılmaya
devam edilmektedir.
Mekanik veri işleme
Mekanik veri işleme evresi, veri işleme sürecinde mekanik araçların
kullanılmasını kapsamaktadır. Bu süreçte günümüz için basit olan hesaplamaları
yapmak için mekanik cihazlar geliştirilmiştir. Veri işleme konusunda 16. yüzyıl
başlarına kadar mekanik bir araç ortaya konulamamış, bu iş ilkel metotlarla yapıla
gelmiştir. 1614 yılında İskoçyalı Jhon Napier adlı düşünür, Napier Kemikleri (Napier
Bones) adını verdiği, logaritma prensiplerine göre çalışan bir araç geliştirmiştir
(Resim 1). Napier kemikleri gibi veri işleme sürecini hızlandıracak çalışmalar devam
etmiştir. Özellikle kayıt tutma teknikleri, Yunanlılar tarafından yapılan kayıt
denetimleri ve Romalılar tarafından yapılan bütçeler gibi yeniliklerle yüzyıllar
boyunca gelişmeye devam etmiştir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
4
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Resim 1. Napier Bones (http://edinatuition.files.wordpress.com/2012/10/napiersbones3.jpg)
İlk mekanik hesaplama cihazı 1642 yılında Fransız bilim adamı Blaise Pascal
tarafından geliştirilmiştir (Resim 2). Yaklaşık 30 yıl sonra, bir Alman matematikçisi
Gottfried von Leibniz, toplama, çıkarma, çarpma ve bölme yapabilen bir cihaz
geliştirerek Pascal’ın icadını daha da ileriye götürmüştür.
İlk mekanik hesaplama
cihazı 1642 yılında
Fransız bilim adamı
Blaise Pascal tarafından
geliştirilmiştir.
Resim 2. Pascal'ın Hesap Makinesi (Replica)
(http://www.sciencemuseum.org.uk/images/object_images/535x535/10323187.jp
g)
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
5
Bilgi Teknolojilerine Giriş
1820 yılında Charles Xavier Thomas, dört işlem yapabilen ilk mekanik hesap
makinesini yapmıştır. Fark Makinesi olarak adlandırılan bu otomatik mekanik
hesap makinesinin küçük bir modelini 1822’de tasarlamıştır (Resim 3). Charles
Xavier Thomas, 1923 yılında cihazın sabit talimat programıyla kumanda edilen ve
buharla çalışan tam otomatik modelini tasarlamıştır.
Resim 3. Fark Makinesi (http://e-bergi.com/media/images/2009-Mayisfark_makinesi.jpg)
Elektromekanik veri işleme
Elektromekanik veri işleme adından da anlaşılabileceği gibi veri işleme
sürecinin elektromekanik cihazlar yardımı ile gerçekleştirilmesi olarak
tanımlanmaktadır. Elektromekanik veri işleme sürecinde kullanılan sistemler, tek
bir işlem için kullanılabilen yapılardır ve hem elektronik hem de mekanik bileşenler
barındırmaktadırlar. Elektronik sistemler için herhangi bir yazılım söz konusu
değildir. Bu dönemin temel teknolojileri arasında delikli kartlar ve bu kartları
çalıştıran cihaz gösterilebilir.
1880’li yıllarda elektromanyetik delikli kart teçhizatı keşfedildi. Aslında delikli
kartların tarihi, Joseph Marie Jacquard isimli bir Fransız dokumacının, mekanik
dokuma tezgâhlarını kontrol etmek için bu kartları icat ettiği 1801 yılına kadar
uzanmaktadır. Amerikan nüfus idaresinin nüfus sayımı işlemini gerçekleştirecek bir
çözüm için görevlendirdiği Herman Hollerith, makine tarafından okunabilir kart
kavramını geliştirdi ve “nüfus sayımı makinesi” diye adlandırılan bir cihaz tasarladı.
Hollerith’in metoduyla, nüfus sayımı için gerekli zaman sekizde bire düştü ve
Hollerith bu teçhizatı ticari kullanıma sundu. Delikli kart, giriş verilerinin kartlarda
delik açmak suretiyle kodlanmış bir yapıda kaydedilmesi şeklindeki bir fikre dayalı
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
6
Bilgi Teknolojilerine Giriş
idi. Daha sonra bu kartlar, işlem adımlarını icra eden elektromanyetik makinelerle
besleniyordu. Delikli kartlarla bilgi işleme metodunun el ile icra edilen metotlardan
çok daha hızlı ve elde edilen sonuçların daha iyi olmasına rağmen, bu makinelerin
çalıştırılması, beslenmesi ve durdurulması için insan gücü gerekiyordu.
Howard Hathaway
Aiken’in yönettiği bir
ekip 1937 yılında
“Mark-1” adı verilen ilk
otomatik dijital
bilgisayarı yapmayı
başarmıştır.
Bu dönemde ortaya çıkan bir diğer veri işleme aracı “Mark-1”dir (Resim 4).
Mark-1 isimli ilk otomatik dijital
bilgisayar, Howard Hathaway Aiken’in
yönettiği bir ekip tarafından 1937
yılında yapılmıştır. Elektromekanik
rölelerle ve delikli kart sistemi ile
çalışan bu bilgisayar, dört işlemin yanı
sıra logaritmik ve trigonometrik
fonksiyonları çözümleyebiliyordu.
Otomatik çalışması ve uzun işlemleri
tamamlayabilmesi gibi özellikleri ile
Mark-1, bugünkü anlamda bilgisayar
döneminin başlamasını sağlayan
temel yapı olmuştur.
Resim 4. Mark-1 Bilgisayar
(http://archive.wired.com/images/article/full/2008/08/ibm_mark1_500px.jpg)
Elektronik veri işleme
Günümüzde kullanılan veri işleme sürecidir. Elektronik veri işleme elektronik
ortamlarda gerçekleştirilmekte ve veri işleme sürecinde mekanik aygıtlara ihtiyaç
duyulmamaktadır. Bu süreç ilk elektronik bilgisayarın icadı ile başlayıp günümüze
kadar uzanmaktadır. Elektronik veri işlemenin gelişimi ve ilerleyişi, bilgisayarın
gelişimi ve ilerleyişi ile paralellik göstermektedir. Bu dönemin başlarında
fonksiyonları sınırlı ve oldukça fazla fiziki alan kaplayan cihazlar üretilirken
günümüzde çok küçük boyutlara sahip olmalarına rağmen çok hızlı veri işleme
yapabilen cihazlar bulunmaktadır.
Bu bilgisayara
Atanasoff-Berry
Computer ya da kısaca
“ABC” ismi verilmiştir.
İlk prototip elektronik bilgisayar, Iowa State College’da matematik ve fizik
profesörü olan Dr. John Vincent Atanasoff tarafından tasarlanmıştır. 1937-38
yıllarını kapsayan kış ayarında geliştirilen bilgisayar, kaydetme ve aritmetik-mantık
fonksiyonları için vakum tüplerini kullanmaktaydı. Simültane eşitlik sistemlerini
çözmek amacıyla geliştirilmiş özel amaçlı bu bilgisayara da Atanasoff-Berry
Computer “ABC” ismi verildi (Resim 5).
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
7
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Resim 5. Atanasof Berry Computer (Replica)
(http://s7.computerhistory.org/is/image/CHM/500002003p-03-01?$re-storyhero$)
J. W. Mauchly ve J.Presper Eckert 1940’lı yılların başlarında genel amaçlı
kullanımlara hizmet edebilecek kapasiteye sahip ENIAC isimli bilgisayarı yaptılar.
ENIAC genel amaçlı ilk elektronik bilgisayardı. ABD ordusu tarafından finanse
edilen ENIAC gizli bir savaş projesi olarak yapıldı. 18000 vakum tüpünün kullanıldığı
ENIAC’ın ağırlığı 30 tondu ve yaklaşık 140 m2’lik bir boyuta sahipti. Devasa yapısına
rağmen saniyede 300 çarpma işlemi yapabilen ENIAC (Resim 6), o günün
şartlarında, mevcut bilgisayarlardan 300 kez daha hızlı idi.
Resim 6. ENIAC (http://mathsci.ucd.ie/~plynch/eniac/ENIAC.jpg)
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
8
Bilgi Teknolojilerine Giriş
1940’lı yılların ortalarında John Von Neuman, H. H. Goldstine ve A. W. Burks;
• Bilgisayarların inşasında ikili sayı sisteminin kullanılabileceği,
• Hem bilgisayar programlarının hem de verilerin bilgisayarda dahili
olarak saklanabileceği fikrini ortaya attılar.
Bu fikirleri temel alan, Mauchly ve Eckert tarafından geliştirilen ilk UNIVAC-1,
1951 yılı başlarında nüfus idaresinde kullanılmaya başlanmıştır. Bu temel adımın
ardından bilgisayarlar hızla gelişim göstermiştir.
Bugün modern bilgisayarın büyük bir bölümü Neumann’ın ortaya attığı
tasarım kavramlarını kullanmaya devam ettikleri için Von Neumann makineleri
olarak bilinmektedir. Hızlı bir şekilde gelişen ve daha kullanılabilir hâle gelen
bilgisayarlar günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiştir. İlk
zamanlarında çok büyük boyutlara sahip olan bu cihazlar günümüzde her an
yanımızda taşıyabileceğimiz farklı formlara bürünmüşlerdir. Bu bölümde
bilgisayarların gelişimi ve günümüze kadar geçirdikleri değişimler üzerinde
durulacaktır.
BİLGİSAYAR KUŞAKLARI
Ortaya çıktığı 1940’lı yıllardan bu yana sayısal bilgisayarlar, başka hiçbir
teknolojide görülmeyen hızlı bir gelişim göstermiştir. Bu gelişimi, bilgisayarların
potansiyeli ve getirdiği yenilikler ile ilişkilendirmek mümkündür. Günümüze kadar
bilgisayarlar kapasite, işleyiş ve hacim olarak birçok değişim yaşamışlardır. Bu
değişim süreçleri, 4 ana dönemde incelenebilir. Diğer bir ifade ile dört
farklı “Bilgisayar Kuşağından” söz edilebilir.
Bilgi-işlem ve kayıt
tutma amacıyla üretilen
ilk bilgisayar
UNIVAC-1’dir.
Bilgisayarların tarihsel gelişim süreçlerinin kuşaklara ayırımında ifade edilen
tarihler, çeşitli kaynaklarda farklılıklar gösterebilmektedir. Bu durum bazı yazarların
kuşak değişmesine neden olan teknolojinin icat edilmesini, bazılarının ise
teknolojinin bilgisayarlarda kullanıldığı tarihi esas almalarından kaynaklanmaktadır.
Tarihlerin farklı olabilmesine karşın ortak olan nokta, bilgisayarların 4 kuşaktan
oluştuğudur. Bilgisayar kuşakları şöyledir;
Birinci Kuşak Bilgisayarlar (1950-58)
Yapımında, lambaların (vakumlu tüpler) kullanıldığı ilk bilgisayarlardır. İlk
kuşakta yer alan bilgisayarlarda birçok lamba kullanılıyordu. Bu bilgisayarlar çok
fazla yer kaplıyor ve aşırı düzeyde enerji tüketiyorlardı. Lambaların kullanımı ve
aşırı enerji tüketimi bilgisayarların aşırı derecede ısınmalarına neden oluyordu.
Birinci kuşak bilgisayarlar sürekli bakım gerektiriyorlar, çalıştıklarında çok fazla
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
9
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Lambaların (vakumlu
tüpler) kullanıldığı ilk
bilgisayarlardır. Elektrik,
elektronik alanındaki
hızlı gelişmeler
bilgisayar alanındaki
çalışmaları ve
gelişmeleri inanılmaz
ölçüde artırmıştır.
ısındıkları için pahalı soğutma sistemlerine ihtiyaç duyuyorlardı. Ayrıca bu
bilgisayarları, sadece makinenin yapısını ve işleyişini çok iyi bilen uzmanlar
kullanabiliyordu. Oldukları yerde inşa edildikleri için her modelinden bir adet
üretilebilen bu bilgisayarların yapımı çok zor, uzun süreli ve pahalı oluyordu. Bu tür
bilgisayarlar devlet kurumları için, özellikle de askerî amaçlar için kullanılmak üzere
yapılmışlardı. Örneğin bu bilgisayarlar, askerî bir uçaktan atılacak bombanın
yörüngesinin hesaplanmasında kullanılmıştır.
Üretimleri gibi bu tür bilgisayarların kullandığı programlar ve programlama
dilleri de makineye özel idi. Örneğin bir bilgisayar için geliştirilen bir yazılım diğer
bir bilgisayarda çalışmıyordu. Tamamen makine dili ile yapılan programlama işlemi
oldukça güç ve karmaşık süreçleri gerektiriyordu. Ayrıca bazı durumlarda
programlama süreci esnasında tüm sistemin kablo bağlantıları değiştiriliyordu.
İlk ticari amaçlı birinci kuşak bilgisayar, UNIVAC-1 adıyla 1952 yılında
piyasaya sürüldü. Birinci kuşak bilgisayarların kullanımı, yüksek maliyetleri ve
kullanımlarındaki karmaşık işlemlerinden dolayı kamu kurumları ve üniversiteler ile
sınırlı kaldı. Ayrıca bu bilgisayarlar ticari işletmelerin muhasebe işlemleri için
kullanılmışlardır.
İkinci Kuşak (1958-64)
İlk ticari amaçlı birinci
kuşak bilgisayar,
UNIVAC-1 adıyla 1952
yılında piyasaya
sürüldü.
İkinci kuşak bilgisayarlar birçok teknolojik gelişim ile ortaya çıkmışlardır. Yarı
iletken maddelerin üretimi ile vakumlu lambaların yaptığı işleri yapabilen, ısı
problemi oluşturmayan, hacim olarak oldukça az yer tutan Transistör bulundu.
Transistörler yardımıyla, vakum tüplerinin kullanıldığı bilgisayarlardan çok daha
hızlı ve güvenilir bilgisayarlar yapmak mümkün oldu. Bu büyük değişim ikinci kuşak
bilgisayarların oluşmasını sağladı. Ayrıca ikinci kuşak bilgisayarların gelişimine
paralel olarak, transistörler, küçük silikon yongalar (chip) ve bilgisayarlarda
kullanılan diğer bileşenleri üreten bilgisayar endüstrisi de ivme kazandı.
İkinci kuşak bilgisayarlarda verileri saklaması için yeni ortamlar kullanılmıştır.
Bu kuşaktaki bilgisayarlarda manyetik ortamlar kullanılmıştır. Temel saklama işlemi
için “Çekirdek Bellek” adı verilen manyetik ortamlar, yardımcı bellek için de
manyetik teypler kullanılmıştır. Veri saklama teknolojilerindeki gelişmeler devam
edip manyetik diskler üretildikten sonra bu kuşaktaki bilgisayarlarda daha kullanışlı
ve güvenilir bir ortam olduğu için manyetik diskler tercih edilmiştir.
İkinci kuşak bilgisayarlar atalarına göre daha küçük, hızlı ve yüksek
kapasiteye sahiptiler. Makine dilinde program yazma pratiği bu kuşağı kapsayan
sürede yüksek seviyeli programlama dillerinin kullanımı yolunu açmıştır. Bu durum
daha etkili ve yetenekli bilgisayarların oluşmasını sağlamıştır. Önceleri, bilgisayar
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
10
Bilgi Teknolojilerine Giriş
programlama süreci makinenin yapısına bağımlı iken, ikinci kuşak bilgisayarlarla
birlikte makinenin donanımından bağımsız kavramsal programlama dilleri ortaya
çıkmıştır. Programcının, makinenin yapısını bilmek zorunda kalmadan program
yazabilmesine imkân sağlayan üst düzey programlama dilleri ve donanımlar
arasında iletişim kuran “İşletim Sistemi” bu dönemde geliştirilmiştir.
Üçüncü Kuşak (1965-71)
Üçüncü kuşağın,
transistörlerin yerine
yüzlerce transistörün
işlevini yerine
getirebilen Entegre
devrelerin
kullanılmasıyla başladığı
kabul edilir.
Transistörlerin yerine yüzlerce transistörün işlevini yerine
getirebilen Entegre devrelerin kullanılmasıyla bilgisayarlarda üçüncü kuşağın
başladığı kabul edilir. Önceleri programcılar kendi veri ve programlarını hazırlar ve
işlem için bilgisayar merkezine teslim ederlerdi. Bilgisayar merkezi bu işleri bir
araya getirir ve daha önceden planlanmış aralıklarla yığınlar hâlinde bilgisayara
verirlerdi. Bu yığın işlem yaklaşımından ortaya çıkan kaçınılmaz gecikme kullanıcılar
için rahatsızlık verici bir durumdu. Bu duruma çare bulmak için, Dartmouth
College’da profesör olarak görev yapan John Kemeny ve Thomas Kurtz isimli
araştırmacılar zaman paylaşımı (timesharing) kavramı üzerinde çalışmaya
başladılar.
Zaman paylaşımı, bir sistemin nispeten düşük hızlı da olsa on-line,
birbirinden bağımsız ve aynı anda kullanılabilen istasyonlarla işletimini ifade etmek
için kullanılan bir terimdir. Bu tür sistemlerde her bir istasyon, kullanıcıların
merkezi işlemciye doğrudan erişimini sağlar. Kemeny ve Kurtz, işlemci desteğinin
bir kullanıcının istasyonundan diğerininkine değişmesine ve tüm işlem
tamamlanıncaya kadar belirlenmiş bir zaman aralığı içinde her bir işin bir kısmının
yapılmasına imkân veren özel programlar geliştirdiler. Üzerinde çalıştıkları
etkileşimli bilgisayar çevresini daha iyi bir hâle getirebilmek için, tüm bilim
dallarındaki öğrencilerin kolay öğrenebilecekleri bir programlama dili geliştirdiler.
Bu dil BASIC (Beginner’s All-Purpose Symbolic Instruction Code) programlama
dilidir.
1960’lı yılların ikinci yarısının sonlarına kadar bilgisayar imalatçıları bilgisayar
donanımını ya satıyor ya da kiraya veriyorlardı. Ancak yazılımlar için para
almıyorlardı. Bilgisayar imalatçılarının ürettiği yazılımlardan daha iyi ve etkin
yazılımlar üretebilen çok az sayıda bağımsız yazılım üreticisi firma vardı. Fakat 1969
yılında bu durum değişti ve IBM donanım ve yazılım fiyatlarını ayrı ayrı belirlemeye
başladı. Bu durum, kullanıcıları piyasadaki en iyi yazılımları araştırmaya teşvik etti.
Böylece çok sayıda yeni yazılım şirketi ortaya çıkmış, daha kaliteli ve ileri seviyeli
yazılımlar üretilmeye başlanmıştır.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
11
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Dördüncü Kuşak (1971 ve sonrası)
Mikroişlemciler
bilgisayarın
gerçekleştirmesi
gereken işlemleri
organize eden parçadır.
Mikroişlemciye dayalı
ilk kişisel bilgisayar
(Personal ComputerPC) reklamı QST
dergisinin Mart 1974
sayısında çıkmıştır.
Microsoft firması
tarafından PC’lerde
kullanılmak üzere
“DOS” (Disk Operating
System) isimli bir
işletim sistemi
geliştirilmiştir.
Dördüncü kuşak, mikroişlemcilerin üretilmesiyle başlamıştır. Mikroişlemciler
bilgisayarın gerçekleştirmesi gereken işlemleri yerine getiren parçalardır.
Mikroişlemciler bilgisayarları daha programlanabilir hâle getirdiler. Bu sayede
bilgisayarlar önceki modellere oranla daha hızlı, etkili ve işlevsel hâle gelmiş oldu.
Bu kuşaktaki bilgisayarlar mikroişlemcilerin ve diğer çevre birimlerinin eklenmesi
ile geniş yelpazede kullanılmaya başlandı. Bilgisayarların boyutları küçülürken işlem
kapasiteleri giderek arttı. Ayrıca özel ihtiyaçlara yönelik hizmet veren farklı
yapılarda birçok bilgisayar üretildi.
Mikroişlemcilerin geçmişi 1960’lı yılların ikinci yarısının sonlarına dayanır. O
zamanlar Datapoint şirketinde elektronik mühendisi olarak çalışan Victor Poor,
bilgisayarın aritmetik-mantık ve kontrol birimlerinin tek bir silikon yonga üzerine
yerleştirilebileceğini ve bu parçanın istenilen görevler yerine getirebilmek için farklı
şekillerde programlanabileceğini düşünüyordu. Bu düşünceyle, Poor ve Harry Pyle
bir mikroişlemci modeli geliştirdiler. Datapoint şirketi elektronik parçalar
üretmediği için Poor, “yonga işlemci” modelini, Datapoint şirketi için
üretebilecekleri umuduyla Texas Instruments ve Intel şirketlerine götürdü.
Görüşmelerden netice alınamadı fakat söz konusu şirketler mikroişlemci yonga
kavramını kullanmak konusunda serbest bırakıldılar ve kendi tasarım çalışmalarını
yürüttüler.
1969 yılının sonlarında Intel’de çalışan Marcian Ted Hoff isimli mühendisin
mikroişlemci tasarımı Japon bir şirket tarafından değerlendirildi. Çalışmalar
neticesinde “The Intel 4004” isimli ilk mikroişlemci üretildi. Bu işlemci bir kaç işlemi
icra edebiliyor ve aynı anda çok az miktarda veriyi işleyebiliyordu. Fakat bu bir
başlangıç oldu çok daha güçlü işlemciler üretilmeye başlandı. 1974 yılında
mikroişlemci ile çalışan ilk kişisel bilgisayar (Personal Computer-PC) Scelbi-8H
satışa sunuldu ve bu bilgisayar 200 adet satıldı. Scelbi’nin ardından Altair 8800
geldi. 1976 yılında genç bir Hewlett-Packard teknisyeni olan Steve Wozniak, AppleI isimli bir bilgisayar yaptı. Bunu Apple-II takip etti ve bir anda bilgisayar
endüstrisinde önemli bir yer elde etti. 1977 yılı sonuna kadar piyasada baskın olan
makineler Apple-II ve TRS-80 idi.
Mikroişlemcilerin üretimiyle paralel bir şekilde yazılım sektöründe de yeni
gelişmeler hızla gerçekleşmekteydi. Bu dönemde Microsoft firması tarafından
PC’lerde kullanılmak üzere “DOS” (Disk Operating System) isimli bir işletim sistemi
geliştirildi. MS-DOS işletim sistemi de denen bu sistem PC’lerde standart hâle geldi.
İşletim sistemleri ile bilgisayarların kullanımı daha kolay bir hâl aldı. İlk olarak MSDOS gibi metin tabanlı işletim sistemleri PC’lerdeki yerlerini aldılar. Bu işletim
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
12
Bilgi Teknolojilerine Giriş
sistemleri belirli komutları yazarak bilgisayarı kullanmaya imkân tanıyordu.
İlerleyen zamanlarda grafik arayüzü bulanan işletim sistemleri geliştirildi.
Günümüzde de bu işletim sistemleri kullanılmaya devam edilmektedir. Bu
dönemde yazılım sektörü işletim sistemlerinin yanında kullanıcıların ihtiyaçlarını
karşılayacak farklı programların geliştirilmesine de odaklandılar. Örneğin 1978
yılının sonbaharında VisiCalc isimli önemli bir yazılım piyasaya çıktı. “İşlem tablosu”
yazılımlarının ilki olan VisiCalc satırlar ve sütunlar hâlinde organize edilen verileri
işlemek ve analiz etmek için geliştirilmiş bir yazılımdı. VisiCalc’ın Apple-II için
yazılmış versiyonuyla Apple binlerce bilgisayar sattı. VisiCalc’ın başarısıyla birlikte
yeni yazılım oluşturma alanında büyük gelişimler yaşandı.
1970’li yılların son
dönemlerinde PC’ler
evlerde, okullarda ve iş
yerlerinde kullanılmaya
başlanmıştır.
1970’li yılların son dönemlerinde PC’ler evlerde, okullarda ve iş yerlerinde
kullanılmaya başlandı. 1980’li yıllar başladığında evlerde kullanım için Atari ve
Commodore şirketleri tarafından düşük maliyetli sistemler üretildi. IBM şirketi,
IBM-PC ailesi bilgisayarlarla piyasaya girdi ve büyük bir başarı elde etti. 1980’li
yıllarda birçok uygulamayı tek bir paket içerisinde birleştiren yeni ürünler ortaya
çıktı. Özellikle Windows ve MAC OS işletim sistemlerinin geliştirilmesiyle birlikte
bilgisayarlar hem grafik ara yüzüne kavuştu hem de kullanımı çok daha kolay bir
hale geldi. İnternet ve mobil teknolojilerin gelişmesi ile bilgisayarlar istenilen her
yerde kullanılabilen bir forma kavuştular. Günümüzde, bilgisayar yazılım ve
donanımındaki gelişmeler çok büyük bir hızla devam etmektedir. Bilgisayar
donanımının maliyetleri gittikçe düşme eğilimi gösterirken, her geçen gün daha
kabiliyetli bir hâl alıp büyüyen yazılımların maliyetleri ise artmaktadır. Bilgisayar
teknolojisindeki gelişmeler o denli hızlı gerçekleşmektedir ki hem yeni yazılımları
hem de donanımları takip etmek günden güne güçleşmektedir.
BİLGİSAYARLARIN SINIFLANDIRILMASI
Günümüzde bilgisayarlar çok farklı özelliklere, kapasiteye ve fiziki boyutlara
sahiptirler. Bu özellikler göz önünde bulundurulduğu zaman bilgisayarlar farklı
şekillerde sınıflandırılabilirler. Örneğin kullanım amaçları, boyutları, kapasiteleri,
sahip oldukları donanım birimleri sınıflandırma için kullanılabilir. Bu bölümde
bilgisayarlar kullanım amaçlarına ve hacimlerine göre sınıflandırılmıştır.
Amaçlarına Göre Bilgisayarlar
Bilgisayar denilince ilk olarak aklımıza PC’ler gelmektedir. Fakat bilgisayarlar
sadece PC vb. formdaki makinalardan oluşmamaktadır. Farklı donanımları kullanan
ve mekanik bileşenleri bulunan bilgisayarlarda bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığı
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
13
Bilgi Teknolojilerine Giriş
zaman kullanım amaçlarına göre bilgisayarlar Dijital, Analog ve Hibrit olarak üç
kategoriye ayrılabilir.
Dijital (sayısal) bilgisayarlar
Dijital bilgisayarlar özel
amaçlı (Ör: Otomatik
park sistemi) ve genel
amaçlı (Ör: PC) olmak
üzere iki gruba ayrılır.
Dijital bilgisayarlar iki tabanlı sayı sistemine göre çalışan bilgisayarlardır. Bu
bilgisayarlar 0 ve 1 dijitleriyle işlem yapar ve sonuçları rakamlar, harfler ve diğer
sembollerle görüntülerler. Evlerimizde kullandığımız PC’ler dijital bilgisayara en
güzel örneği oluşturur. Dijital bilgisayarlar da kendi içerisinde özel amaçlı ve genel
amaçlı olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
• Özel amaçlı dijital bilgisayarlar: Özel amaçlı dijital bilgisayarlar tek bir
işlemi gerçekleştirmek için tasarlanmış cihazlardır. Bu tür bilgisayarların
gerçekleştireceği işlemler, hafızalarına kalıcı olacak şekilde kaydedilir. Örneğin;
otomobillerdeki yakıt ve ateşleme sistemini kontrol etmek üzere kullanılan cihazlar
bu tür bilgisayarlardır.
• Genel amaçlı dijital bilgisayarlar: Genel amaçlı dijital bilgisayarlar, farklı
programları saklayabilen ve çok farklı amaçlara hizmet edebilen bir yapıya sahiptir.
Günümüzde evlerimizde, okullarda, devlet dairelerinde ve diğer kurum ve
kuruluşlarda sıklıkla gördüğümüz bilgisayarlar, genel amaçlı dijital bilgisayarlardır.
Bu bilgisayarlar ile oyun oynamaktan ders çalışmaya, üç boyutlu filmler
oluşturmaktan yakınlarımızla sohbet etmeye kadar çok farklı uygulamalar
yapılabilir. Bu kitaptaki gelecek bölümlerde yer alacak bilgisayar ifadesi genel
amaçlı dijital bilgisayarları kastekmektedir.
Analog (örneksel) bilgisayarlar
Hibrid bilgisayarlar
analog ve dijital
bilgisayarların
özelliklerinin bir araya
getirildiği
bilgisayarlardır.
Analog bilgisayarlar fiziksel değerleri ölçen bilgisayarlardır. Örneğin, bir
akaryakıt istasyonundaki yakıt pompası yakıt akışını miktar ve fiyat cinsinden
değerlere dönüştüren bir analog işlemciye (analog bilgisayar) sahiptir. Bir
postanede gönderilecek paketleri tartarak bu paketlerin ağırlıklarını ve gönderme
ücretini hesaplayan cihazlar ise bir başka analog bilgisayar örneğidir.
Hibrid (melez) bilgisayarlar
Hibrid bilgisayarlar hem analog hem de dijital bilgisayarların özelliklerini
barındırırlar. Örneğin, hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde hastalara bağlanan
analog cihazlarla bir hastanın kalp atışı, ateşi veya tansiyonu gibi hayati
fonksiyonları ölçülmekte, bu değerler rakamlara dönüştürülmekte ve dijital bir
cihazda görüntülenmektedir. Bu işlemler için hibrid bilgisayarlar kullanılmaktadır.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
14
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Hacimlerine Göre Bilgisayarlar
Bilgisayarlar hacimlerine göre kategorize edilebilmektedir. Hacimlerine göre
bilgisayarlar üç kategoriye ayrılabilir. Bunlar; merkezi bilgisayar sitemleri,
mikrobilgisayarlar ve ağ (network) sistemleridir.
Merkezî bilgisayar sistemleri
Akıllı terminaller
kendi başlarına bazı
işlemleri
gerçekleştirebilecekle
ri işlemcilere sahiptir.
Bu sistemlerde yapılması gereken işlemler tek bir merkezî bilgisayarla
gerçekleştirilir. Genel olarak birden fazla istemci cihaz (terminal/client) yapmak
istenilen işlemler için ana bilgisayara (mainframe) başvurmakta ve işlem
anabilgisayarda gerçekleştirilmektedir (Resim 7). İşlem sonuçları ise istemci
bilgisayarlar üzerinden görüntülenmektedir. Merkezî bilgisayar sistemlerinde
kullanılan istemci bilgisayarlar genel olarak akılsız (dumb) bilgisayarlardan oluşur.
Bunun nedeni istemci bilgisayarlar üzerinde işlem gerçekleştirilmemesinden
kaynaklanır. Akılsız istemci bilgisayarlar sadece ana bilgisayara bağlanmak için
gerekli donanımlara sahiptirler. Bununla birlikte merkezi bilgisayar sistemlerinde
PC’ler gibi kendi başlarına işlem yapabilme becerisine sahip bilgisayarlar da
kullanılmaktadır. Bu yapılar hem isemcide hem de ana bilgisayarda işlem
yapabilme kabiliyetine sahip yapıların oluşmasını sağlamaktadır. Geçmişte akılsız
terminallerden oluşan sistemler tercih edilirken günümüzde akıllı (inteligent)
terminallerin kullanımı çok daha yaygındır.
Merkezî sistemlerin ortak çalışma, tutarlılık sağlama, düşük maliyet gibi bazı
avantajları bulunmaktadır. Bununla birlikte bu sistemlerin bazı dezavantajları
bulunmaktadır. Bunlar;
•
•
•
•
Ana bilgisayar arızalarında tüm sistemin kullanılamaz hâle gelmesi,
Ana bilgisayar ile istemci arasındaki iletişimi sağlayan hatta problemlerin
oluşabilmesi,
İstemci bilgisayardan kaynaklanan problemler,
Aşırı kullanımdan kaynaklanan yavaşlamalar şeklinde ifade edilebilir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
15
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Resim 7. Ana Bilgisayar ve İstemci Bilgisayar Yapısı
(http://www.ibm.com/developerworks/cloud/library/clcloudservices3saas/figure1.gif)
Mikrobilgisayar sistemleri
Bilgisayar ağı en az bir
sunucu bilgisayar, buna
bağlı istemci
bilgisayarlar,
anahtarlama cihazı veya
router benzeri iletişim
araçlarını bünyesinde
bulundurur.
Mikrobilgisayar sistemleri ilk olarak 1970’li yıllarda üretilmiş, fakat
kullanımları 1980’li yıllarda yaygınlaşmıştır. Mikrobilgisayar kavramı farklı bir
bilgisayar türü olarak algılanmamalıdır. Mikrobilgisayar ifadesi şuan kullanılan
PC’leri tanımlamaktadır. Bu nedenle PC ve mikrobilgisayar ifadesi birbirlerinin
yerlerine kullanılabilir.
Mikrobilgisayarların ardındaki felsefe, kullanıcının işini istediği anda icra
etmesine yardım etmek üzere bir bilgisayarın hazır bulundurulmasıdır. Örneğin, bir
yazının yazılması, grafikler hazırlanması, hesaplamalar yapılması ve kişisel
takvimler tutulması gibi birçok iş, yapıları itibarıyla bireyseldir. Bu işleri yerine
getirebilecek yazılımsal ve donanımsal yapıya sahip bilgisayarlar mikrobilgisayar
olarak ifade edilmektedir. Günümüzde evlerde, kurum ve kuruluşlarda
mikrobilgisayarlar kullanılmaktadır. Bu cihazalar hem tek başlarına hem de bir ağ
üzerinde çalışabilmekte, büyük sistemlerin oluşmasını sağlayabilmekte ve
kullanıcıların isteklerini rahatlıkla karşılayabilmektedirler.
Ağ Sistemleri
Bir bilgisayar ağı, iki veya daha fazla bilgisayarın veya yazıcı, router vb.
aygıtların bir iletişim aracı üzerinden birbirlerine bağlanmasıyla oluşur. Bilgisayar
ağı en az bir sunucu bilgisayar, buna bağlı istemci bilgisayarlar, anahtarlama cihazı
veya router benzeri iletişim araçlarını bünyesinde bulundurur. Böyle bir ortamda
kullanıcılar birçok yazılım ve donanımı paylaşabilirler.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
16
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Ağ sistemlerinde bilgisayarlar ve diğer ağ donanımları iletişim
kurmaktadırlar. Ağ sistemleri kapsadıkları alanlara göre kategorize edilmekte ve
büyüklüklerine göre isimlendirilmektedirler. En küçük ağ sistemi Yerel alan
ağı (Local Area Network-LAN) olarak tanımlanmaktadır. Bu sistemde ağı oluşturan
bileşenler, küçük bir coğrafik alanla sınırlıdır. Yerel alan ağları genel olarak bir bina
veya bir bina kompleksi içerisinde kurulmaktadırlar. Bu sistemlerin hızlı veri
iletimine imkan tanıyan yapıları vardır. Günümüzde yerel alan ağlarının hızları
10/100/1000 Mbps düzeyindedir.
WAN, çok büyük bir
coğrafi alanı içine
alabileceği gibi küçük
bir alanı kapsayacak
şekilde de kurulabilir.
Günümüzde ağ sistemleri sadece binalarla sınırlı değildir. Çok daha büyük
coğrafi alanları kapsayan ağ yapıları mevcuttur. Bu ağ yapılarından biri geniş alan
ağlarıdır (Wide Area Networks-WAN). Geniş alan ağları geniş bir alana hizmet
eden, telefon hatlarını, uydu sistemleri, kablosuz iletişim ortamları veya bu iletişim
kanallarının bir kombinasyonunu kullanan büyük ağlardır. Geniş alan ağlarını yerel
alan ağlarından ayıran temel özellikler aşağıdaki gibidir;
•
•
•
•
Mesafe
Hız
Ağ donanımları
Ağ mimarisi
Geniş alan ağları oldukça büyük bir coğrafi alanı kapsamalarına rağmen en
büyük ölçekli ağ yapıları bunlar değildir. İçerisinde birden fazla WAN barındırabilen
büyük ölçekli ağ yapılarına Metropol alan ağları (Metropolitan Area
Networks- MAN) adı verilmektedir. Bu ağyapıları WAN yapılarıyla aynı özelliklere
sahip olmakla birlikte çok daha geniş alanları kapsamaktadırlar. Resim 8’de üç ağ
yapısının ölçüleri yer almaktadır.
Resim 8. LAN, MAN ve WAN Ağ Sistemleri
(http://www.intuit.ru/EDI/12_08_14_3/140785279422209/tutorial/161/objects/1/files/01_09.jpg)
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
17
Bilgi Teknolojilerine Giriş
BİLGİSAYARDA YAPILAN TEMEL İŞLEMLER
Bilgisayar çeşitli giriş ve
çıkış cihazları vasıtasıyla
toplanan verileri alma,
işleme ve farklı
formlarda sunma
kabiliyetine sahiptir.
Günümüzde bilgisayalar, üzerilerinde yer alan işletim sistemleri, haricî-dâhili
donamım aygıtları ve çeşitli yazılımlar sayesinde çok farklı alanlarda sayılamayacak
kadar fazla iş için kullanılabilmektedir. Bununla birlikte bilgisayarlar kullanılarak
yapılan işler oldukça fazla olmasına rağmen bilgisayarın çalışma yapısında
gerçekleştirlen işlemler oldukça azdır. Aslında bir bilgisayarla yapılan işlemler üç
temel faaliyetten ibarettir. Bunlar; Giriş/çıkış işlemleri, veriler üzerinde yapılan
işlemler ile veri ya da bilgilerin saklanması ve transfer edilmesi işlemleridir.
Bilgisayar üzerinde yapılan temel işlemleri kısaca açıklayalım.
Giriş/Çıkış İşlemleri
Bir bilgisayar çeşitli giriş ve çıkış cihazları vasıtasıyla toplanan verileri alma ve
işlenen verileri de sunma kabiliyetine sahiptir. Giriş işleminde bilgisayar siteminde
kullanılabilecek bir veri sürece dâhil edilir. Çıkış işleminde ise veri işleme sürecinin
neticeleri farklı formlarda görüntülenir. Klavye, fare ve yazıcı gibi yaygın giriş/çıkış
cihazları insan-bilgisayar iletişimini mümkün kılar. Örneğin; bir web sayfası
üzerinden müzik dinlemek için sayfaya istenilen şarkıcının adını yazmak giriş işlemi,
istenilen şarkının dinlenmesi ise bir çıkış işlemidir.
Veriler Üzerinde Yapılan İşlemler
Bilgisayar sistemleri veriler üzerinde çeşitli işlemleri gerçekleştirmektedir.
Örneğin veriler, belirli bir kritere göre sınıflandırılabilir, sıralanabilir, özetlenebilir
veya üzerlerinde birtakım aritmetiksel ve mantıksal işlemler gerçekleştirilebilir.
Aşağıda bilgisayar tarafından veriler üzerinde yapılabilecek işlemler sıralanmıştır.
Bunlar;
Sınıflandırma
Sınıflandırma, birbirine benzerlik gösteren verilerin gruplara veya
sınıflara bölünmesi işlemidir. Sınıflandırma ölçütüne uyan veriler ilgili sınıfın
içerisine alınmaktadır. Sınıflandırma genellikle veriler için önceden tespit edilmiş
kısaltma veya kodlar vasıtasıyla yapılır. Kod türleri nümerik (111, 112, 113 gibi),
alfabetik (A,B,C gibi) ya da alfanümerik (A1, B1, C1 gibi rakam ve harflerin birlikte
kullanımı) şeklinde olabilir. Örneğin ülkemizde kullanılan otomobillerin motor
hacimlerine göre taşıt sahiplerinin ödemesi gereken motorlu taşıt vergisi
bulunmaktadır. Bu açıdan hangi otomobilin motor hacmine göre hangi vergi
dilimine gireceğinin belirlenmesi sınıflama işlemine örnek verilebilir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
18
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Sıralama
Bilgisayarların mantıksal karşılaştırmalar yaparak verileri belirli bir
düzende sıralama denir. Örneğin; nümerik veriler küçükten büyüğe (1’den 9’a)
veya büyükten küçüğe (9’dan 1’e), alfanümerik veriler ise A’dan Z’ye veya Z’den
A’ya şeklinde düzenlenebilir. Örneğin; bir sınıftaki öğrencilerin uzundan kısaya
doğru boy sırasına koyulması bir sıralama işlemidir.
Özetleme
Veri yığınlarının daha organize ve kullanılabilir bir forma
dönüştürülmesine özetleme adı verilir. Özetleme çok fazla verinin tek seferde
görülebilecek hâle getirilmesini sağlar. Bu işleme en güzel örnek, grafiklerdir.
Bilgisayarın çeşitli grafik programları yardımıyla verilerden pasta, sütun vb.
grafikler oluşturması özetleme işleminin bir ürünüdür.
Aritmetik ve mantıksal işlemler
Bilgisayarlar hesaplama ve karşılaştırma işlemlerini
gerçekleştirebilmektedirler. Bu işlemler temel olarak aritmetiksel ve mantıksal
işlemler olarak isimlendirilmektedirler. Aritmetik işlemler; verilerin toplama,
çıkarma, çarpma ve bölme gibi işlemlere tabi tutulmasıdır. Aritmetik ve mantıksal
işlemlerin gerçekleştirilmesi hesaplamaların yapılması ve karmaşık problemlerin
çözülmesi için oldukça önemlidir. Mantıksal işlemler ise karşılaştırma süreçlerini
kapsamaktadır. Örneğin, A ve B şeklinde ifade edilen iki veri birimi karşılaştırılma
sürecinde üç muhtemel sonuç ortaya çıkar. Bunlar;
• A, B’ den küçüktür (A<B)
• A, B’ ye eşittir (A=B)
• A, B’ den büyüktür (A>B)
Saklama Ve Transfer İşlemleri
Saklama, veri ve bilgilerin daha sonraki kullanımlar için CD, DVD, USB bellek,
harici hard disk vb. gibi harici bir cihazda kalıcı hâle getirilmesidir. İstenildiğinde
saklanan verilere veya bilgilere çabucak ulaşılabilir ve yeni işlemler için
kullanılabilir. Ayrıca, bilgisayarlar veri veya bilgileri bir yerden başka bir yere
transfer etme kabiliyetine sahiptir. Bu transfer işleminde farklı ortamlar
kullanılabilir. Transfer işlemi, herhangi bir elektronik iletişim aracı ile yapılabilir.
Böylece bilgisayarlar veya bilgisayarlar ile diğer elektronik cihazlar arasında iletişim
sağlanabilmektedir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
19
Bilgi Teknolojilerine Giriş
BİLGİSAYARDA KULLANILAN SAYI SİSTEMLERİ
Her bilgisayar, sayıları
harfleri ve diğer özel
karakterleri kodlanmış
bir şekilde saklar.
Bilgi depolama kapasiteleri bilgisayardan bilgisayara göre değişiklik arz
etmesine rağmen her bilgisayar; sayıları, harfleri ve diğer özel karakterleri
kodlanmış bir şekilde işler ve saklar. Bu saklama işleminde her karakter 0’lar ve
1’lerden oluşan kodlarla temsil edilir. Bu bölümde bilgisayarda kullanılan sayı
sistemlerine değinilecektir.
İki Tabanlı Sayı Sistemi
Sayı sistemlerini ifade eden sembollerin adedi, sayı sisteminin adını
oluşturur. Onlu sayı sisteminde 0’dan 9’a kadar 10 farklı sembol, sekizli sayı
sisteminde 0’dan 7’ye kadar sekiz sembol, on altılı sayı sisteminde de 0’dan 9’a
kadar 10 rakam ve A (10), B (11), C (12), D (13), E (14)ve F (15) sembolleri olmak
üzere on altı sembol kullanılmaktadır. İkili sayı sistemi de bilindiği gibi 0 ve 1
sembollerinden oluşmaktadır.
Sayı sistemleri arasında dönüşümler yapılabilmektedir. Böylece bir sayı
sistemindeki ifade diğer sayı sisteminde karşılığının ne olduğunu bulmak mümkün
olmaktadır. Örneğin ikili sayı sitemindeki (1111) 2 sayısının karşılığı onluk sistemde
(15) 10 ‘tir. Sayı sistemlerinin birbirine dönüşümü oldukça kolaydır. Örneğin;
herhangi bir sayı sistemindeki sayının onluk sayı sistemine çevrilmesinin temel
mantığı şu şekildedir (Resim 9).
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
20
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Resim 9. Tüm Sayı Sistemlerinin Onluk Sayı Sistemine Dönüştürülmesi
(25613) 10 sayısının onlu sayı sisteminin yapısına göre çözümlenmesi taban
değiştirme mantığını daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.
2 x 104 + 5 x 103 + 6 x 102 + 1 x 101 + 3 x 100
20000 + 5000 + 600 + 10
+ 3 =25613 (10)
(10101) 2 sayısını kullanarak ikili sayı sisteminin onluk sayı sistemine
çevrilmesine birer örnek yapalım.
1 x 24 + 0 x 23 + 1 x 22 + 0 x 21 + 1 x 20
16 + 0
+
4 +
0
+ 1
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
= 21 (10)
21
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Sayı sistemlerinin kesirli olması durumunda kesir işaretinden sağa doğru
taban, –1’den başlayarak negatif üs alarak devam eder.
Onluk sistemdeki bir sayının, ikili sisteme çevrilmesi ise, sayının sürekli ikiye
bölümünden kalan sayıların sondan başa doğru yazılmasıyla yapılır (Resim 10).
Resim 10. Onluk Sayı Sistemindeki Bir Sayın İkilik Sayı Sistemine Dönüştürülmesi
Daha pratik bir yol, ikili sayı sisteminin düzenli yapısından hareketle, onlu
sayıyı elde edecek sayı kombinasyonunu, toplama işlemi yaparak sağlamaktır.
Kullanılan sayılara 1, kullanılmayanlara 0 verilerek, büyük sayıdan küçük sayıya
doğru sıralanmalarıyla elde edilir. Bu yol ile onluk sistemdeki 117 (10) sayısının ikili
sayıya çevrilmesi aşağıdaki gibidir (Resim 11):
Resim 11. Onluk Sayı Sistemindeki Bir Sayın İkilik Sayı Sistemine Dönüştürülmesi
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
22
Bilgi Teknolojilerine Giriş
On Altı Tabanlı Sayı Sistemi
Bilgisayarlar üzerinde yaygın olarak kullanılan diğer bir sayı sistemi on altı
tabanlı (hexadecimal) sayı sistemidir. Bu sistemde sıfırdan onbeşe kadar farklı
sembol kullanılır. Bu sistemde rakamlar ve harfler bir arada kullanılmaktadır. On
tabanlı sistemde bulunan sembollere ilave olarak on altı tabanlı sistemde aşağıdaki
semboller kullanılır.
10 → A
11 → B
12 → C
13 → D
14 → E
15 → F
Örnek: (A3F.2C) 16 sayısının on tabanlı sistemdeki karşılığı aşağıdaki gibi
hesaplanır (Resim 12).
İki tabanlı bir sayının
her dört basamağı on
altı tabanlı tek bir
basamağa
yerleştirilebilir.
(2623.171875)10
Resim 12. On Altılık Sayı Sistemindeki Bir Sayının Onluk Sayı Sistemine
Dönüştürülmesi
Tablo 1’de sıfırdan on beşe kadar olan on tabanınındaki sayıların ikilik ve on
altılık tabandaki karşılıkları gösterilmiştir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
23
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Tablo 1. Onluk Tabandaki Sayılıların İkilik ve On Altılık Tabandaki Karşılıkları
Onluk
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
Taban Türü
İkilik
0000
0001
0010
0011
0100
0101
0110
0111
1000
1001
1010
1011
1100
1101
1110
1111
Onaltılık
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
A
B
C
D
E
F
BİLGİSAYARLARDA VERİ KODLAMA SİSTEMLERİ
Bilgisayarlar, tüm
sayısal ve sayısal
olmayan karakterleri
ikili sayı sistemine göre
kodlanmış bir şekilde
kullanırlar.
Bilgisayarlar, tüm sayısal ve sayısal olmayan karakterleri ikili sayı sistemine
göre kodlanmış bir şekilde kullanırlar. Bu sayede görüntülenebilecek olan tüm
karakterler sayısal olarak ifade edilebilmektedir. Bilgisayarlar üzerinde çalışan farklı
kodlama sistemleri bulunmaktadır. BCD, EBCDIC ve ASCII yaygın olarak kullanılan
bilgisayar kodlama sistemleridir. Diğer bir kodlama sistemi olan UNICODE artık
bütün dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Örneğin, ikili sistemdeki 1000001
ifadesi ASCII kodlama sisteminde A karakterine karşılık gelmektedir. Bu şekilde tüm
karakterlerin karşılıkları mevcuttur. Bununla birlikte bir bilgisayarın dünya
üzerindeki bütün kullanıcıların ihtiyaçlarına karşılık verecek şekilde tüm
karakterleri görüntüleyebilmesi için farklı kodlama sistemleri geliştirilmiştir. Bu
bölümde bilgisayarlar üzerinde kullanılan kodlama sistemlerine değinilecektir.
Bilgisayarların, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için dünya
üzerinde kullanılan tüm karakterleri görüntüleyebilmesi grekmektedir. Bilgisayarın
0 ve 1’e karşılık gelen iki fiziksel durumu kullandığı gerçeği dikkate alındığı zaman
tüm karakterlerin 0 ve 1 sembollerinden oluşan karşılıklarına ihtiyaç
duyulmaktadır.
Örneğin, Türk alfabesindeki 29 harfi temsil edecek olan bir kodlama yapısına
ihtiyaç duyulduğunu farz edelim. Bunun için öncelikle 0 ve 1’lerden oluşan sembol
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
24
Bilgi Teknolojilerine Giriş
gruplarına ihtiyaç duyulmaktadır. Her bir 0 veya 1 sembolü bir bit olarak
değerlendirilmektedir. Alfabedeki harfleri temsil etmek için en az 29 farklı ifadeye
ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada kaç bit kullanarak birbirinden farklı olan ve
istediğimiz karakterlerin tamamını temsil edecek bir yapı kullanılacağını bilmemiz
gerekmektedir. Oluşturulacak yapının kaç karakteri temsil edeceğini belirlemek için
matematikte kullanılan üs alma işlemini yapmamız yeterli olacaktır. İkilik tabanda
bir kodlama yapacağımıza göre; 2 sayısının üssü olarak kullanılacak bit sayısı yazılır,
üs alma işlemi yapılır ve sonuç kaç karakteri temsil edebilecek bir kodlama sistemi
oluşturduğumuzu görmemizi sağlar. Dört bitlik bir yapı; 16 (24) değişik karakter
temsil edilebilir. Fakat bu, alfabedeki tüm karakterleri temsil etmek için yeterli
değildir. Beş bit kullanıldığında ise 32 (25) değişik karakter temsil edilebilir. Bu
hesaplama bize bilgisayarlarda kullanılan tüm karakterleri temsil etmek için altı,
yedi, sekiz ve hatta on altı bitlik kodlama sistemlerine ihtiyaç duyulabileceğini
göstermektedir.
ASCII Kodlama Sistemi
ASCII (American
Standart Code for
Information
Interchange) en yaygın
olarak kullanılan
kodlama şemasıdır.
ASCII (American Standart Code for Information Interchange) bilgisayarlarda
en yaygın olarak kullanılan kodlama şemasıdır. ASCII kodlama şemasının 7 ve 8
bitlik olmak üzere iki versiyonu bulunmaktadır. Bugün yaygın olarak kullanılan
kodlama şeması ASCII-8’dir. Sekiz bit ASCII’de toplam 256 (28) değişik karakter
temsil edilebilmektedir. ASCII kodlama tablosu kitabın sonunda ek olarak
verilmiştir.
EBCDIC Kodlama Sistemi
EBCDIC (Extended Binary Coded Decimal Interchange Code) IBM firmasının
kendi ürettiği ana bilgisayarlarında kullanılmak üzere geliştirmiş olduğu bir
kodlama sistemidir. EBCDIC, ASCII ile aynı kodlama yapısını kullanmaz. Aynı
karakterin ikilik sistemde temsil edilen değerleri birbirinden farklıdır. Örneğin
EBCDIC kodlama sisteminde “a” harfi 10000001 ifadesi ile gösterilirken ASCII
kodlama sisteminde bu sembol 01100001 ile gösterilir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
25
Bilgi Teknolojilerine Giriş
UNICODE Kodlama Sistemi
Unicode-UTF16 ifadesi,
Unicode kodlama
sisteminin 16 bitlik
versiyonunu temsil
eder.
Bilgisayarlar ve yazılımlar günden güne geliştikçe kullanılan mevcut kod
şemaları ihtiyaçlara cevap veremeyecek duruma gelmektedir. Örneğin; İbranice,
Arapça ve Slav kökenli diller mevcut kodlama şemalarıyla temsil edilememektedir.
Buna ilaveten, bu kod şemaları Japonca ve Çince gibi dillerde bulunan binlerce harf
ve sembolü desteklememektedir. Unicode kodlama sistemi, bu eksikliği giderecek
çeşitli kodlama şemalarını barındırır ve her bir kodlama yapısı Unicode ifadesinin
ardına eklenen UTF ekiyle tanımlanır. Örneğin Unicode-UTF16 ifadesi, Unicode
kodlama sisteminin 16 bitlik versiyonunu temsil eder ve bu versiyon 65536 (216)
değişik karakteri temsil eden on altı bitlik bir kodlama şemasıdır. Teorik olarak
Unicode bugün kullanılan tüm dillerdeki tüm karakterleri hatta artık kullanımda
olmayan dillerdeki karakterleri bile temsil edebilir. Böyle bir kod, bir dokümanın
Türkçe, Japonca, İngilizce veya Arapça metinleri ihtiva etmesi gerekli olduğu
uluslararası iletişimlerde faydalı olabilir. Ayrıca yazılım üreticisi firmalar, ürettikleri
yazılımlar için her ülkenin dilinde menüler, yardımlar veya hata mesajları
hazırlayabilirler.
Bilgisayarlar farklı kodlama sistemlerini kullanmaktadırlar ve günümüz
teknolojileri ile sürekli olarak birbirleri ile iletişim kurabilmektedirler. Bu açıdan
farklı kodlama sistemleri kullanan bilgisayarlar arasındaki iletişim sürecinde çeşitli
problemler olabilir. Örneğin ASCII sistemini kullanan bir bilgisayardan EBCDIC
kodlama sistemini kullanan bir bilgisayara metin tabanlı bir dosya gönderilmiş
olsun. Bu dosyadaki“k” harfi ASCII formatında 01101011 ile gösterilirken, aynı
kodlama EBCDIC’deki virgül (,) sembolüne karşılık gelmektedir. Bu durumda iki
bilgisayar arasında uyumsuzluk olacaktır. Bu problemi ortadan kaldırmak için
gönderici veya alıcı bilgisayardaki yazılımlar vasıtasıyla semboller ASCII’den
EBCDIC’e veya EBCDIC’den ASCII’ye dönüştürülür.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
26
Bilgi Teknolojilerine Giriş
SAKLAMADA VE İLETİMDE KULLANILAN ÖLÇÜ
BİRİMLERİ
Bilgisayarlar veriler
üzerinde işlem
yaparken verilerin
büyüklüklerini ikinin
katları şeklinde
hesaplarlar.
Bilgisayarlar üzerindeki veriler çeşitli kodlama sistemleri ile kodlanmakta ve
hafızada saklanmaktadır. Verilerin saklanırken bilgisayarın hafızasında belirli bir
alanı işgal ederler. Bu alan verinin büyüklüğüne göre değişmektedir ve verilerin
büyüklüklerini ikinin katları kullanılarak hesaplamaktadırlar. Bilgisayarda kullanılan
en küçük veri birimi bit denilen ve 0 veya 1 değeri alabilen işarettir. Ancak bir veri
biriminin anlamlı olabilmesi için bir bitten fazlası gerekmektedir. Bunun için anlamlı
en küçük veri saklama birimi olarak sekiz bitten oluşan byte kullanılır (Şekil 13).
Verilerin büyüklükleri de 1 byte’ın katları olarak ifade edilir. Ancak bilgisayar
sistemlerinde büyüklüklerin katlar alınırken diğer ölçü birimlerinden farklı olarak
210=1024 ölçüsü kullanılmaktadır.
Şekil 13. Bit ve Byte Kavramları
Bilgisayar sisteminde kullanılan veri ölçüleri ve bu ölçülerin büyüklükleri şu
şekilde gösterilebilir;
8 bit (b) = 1 Byte (B)
1024 Byte (B) = 1 Kilobyte (KB),
1024 Kilobyte (KB) = 1 Megabyte (MB),
1024 Megabyte (MB) = 1 Gigabyte (GB),
1024 Gigabyte (GB) = 1 Terabyte (TB),
1024 Terabyte ise (TB) = 1 Petabyte (PB) …
Veri ölçüleri birbirleri arasında dönüştürülebilir. Örneğin; 2048 KB yerine 2
MB denebilir. Bu dönüşümler sıklıkla kullanılmaktadır. Veri ölçüleri arasındaki
dönüşümleri daha iyi anlamak için aşağıdaki soru ve cevapları dikkatle inceleyiniz.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
27
Bilgi Teknolojilerine Giriş
Soru: 5GB büyüklüğündeki bir dosya her biri 700MB kapasiteli CD’lere
yedeklenmek isteniyor. Bunun için kaç adet CD kullanılmalıdır?
Cevap: 5GB= 5*1024MB= 5120MB
5120MB/700MB= 7,314 ≅ 8 CD gereklidir.
Soru: 15GB büyüklüğündeki bir dosya her biri 700MB kapasiteli CD’lere ½
oranında sıkıştırılarak yedeklenmek isteniyor. Bunun için kaç adet CD
kullanılmalıdır?
Cevap: 15GB= 15*1024MB= 15360MB
15360MB/700MB= 21,942
21,942/2=10,971 ≅ 11 CD gereklidir.
Veriler günümüz bilgisayar sistemlerinde çok farklı aygıtlar kullanılarak
saklanabilmektedir. Herbir aygıtın kendine özgü bir yapısı ve kapasitesi
bulunmaktadır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan saklama ünitelerinin
kapasiteleri aşağıdaki gibidir.
Hard disk
: 40 GB (Gigabyte), 100 GB, 200 GB, 500 GB, 2 TB, …
CD-ROM
: 650 MB, 700 MB
CD-R
: 650 MB, 700 MB
CD-RW
: 650 MB, 700 MB
DVD-ROM
: 4.7 GB, 8.5 GB, 9.4 GB, 17.0 GB
DVD-R
: 4.7 GB, 8.5 GB, 9.4 GB, 17.0 GB
DVD-RW
: 4.7 GB, 8.5 GB, 9.4 GB, 17.0 GB
Multimedya Kart: 64 MB, 128 MB, 256 MB, 512 MB, 1GB, …
Flash Bellek
: 1GB, 4GB, 8GB, 16GB, 32GB, 64GB, …
Blue-Ray Disk
: 25 GB, 50 GB
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
28
Bilgi Teknolojilerine Giriş
İletilen verilerin
ölçümünde en küçük
birim olarak bit
kullanılır. İletişim hızı
ise saniyede aktarılan
bilgi miktarı cinsinden
ölçülür.
Veriler kayıt altına alınırken anlamlı bir biçimde saklanması gerekmektedir.
Bununla birlikte bir veri bir yerden başka bir yere iletilirken aynı zorumluluk yoktur.
Yani veriler bir yerden başka bir yere iletilirken anlamlılık şartı olmadığından,
verileri taşıyan paketlerin büyüklüğünün sekizin katları olma zorunluluğu da
yoktur. Bu nedenle iletilen verilerin ölçümünde en küçük birim olarak bit kullanılır.
Bir saniyede bir yerden başka bir yere iletilen bit miktarı da iletişim hızını oluşturur.
İletişim hızı ise saniyede aktarılan bilgi miktarı cinsinden ölçülür ve Kbps (Kilobit
per second-bir saniyede aktarılan kilo bit) veya Mbps (Megabit per second-bir
saniyede aktarılan mega bit) şeklinde ifade edilir. Bu ölçümde bit yerine Byte
kullanılır ise ifadelerde “B” kullanılır (MBps).
Veri iletiminde kullanılan büyüklük ölçüleri şu şekildedir;
1024 bit (b) = 1 Kilobit (Kb)
1024 Kilobit (Kb) 1 Megabit (Mb)
1024 Megabit (Mb) = 1 Gigabit (Gb)
Veri saklama birimlerinde olduğu gibi veri iletim hızlarını ifade eden birimler
arasında da dönüşümler yapılabilmektedir. Bu dönüşümleri anlamak için aşağıdaki
soru ve cevabı dikkatlice inceleyiniz.
Soru: 1,2 GB büyüklüğündeki bir dosyayı internet’ten 512Kbps hızındaki bir
ADSL bağlantıyla kaç dakikada indirebiliriz?
Cevap: 512Kbps/8=64KBps
1.2GB= 1.2*1024*1024= 1258291,2KB
1258291,2KB/64KBps= 19660,8sn
19660,8sn/60=327,68dk.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
29
Özet
Bilgi Teknolojilerine Giriş
•Bilgi teknolojileri geçmişten günümüze kadar çeşitli evreler
geçirmiştir. Kullanılan veriler birçok amaca hizmet etmekte ve
işlenerek istenilen formlara sokulabilmektedir. Bu noktada geçmişten
günümüze kadar çeşitli yöntemler izlenmiştir (El yordamı, Mekanik,
Elektromekanik, Elektronik). Verinin işlenme türleri ile bilgisayarların
gelişim evreleri paralellik göstermektedir. Günümüze kadar
bilgisayarlar 4 farklı kuşakta gelişimlerini devam ettirmişlerdir.
•Hız, güvenilirlik, bilgi saklama kabiliyeti vb. unsurlar kişilerin
bilgisayar tercihlerini etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır.
Ayrıca bilgisayarlar amaçlarına ve hacimlerine göre sınıflandırılmakta
ve hedef kitlelerine hizmet vermektedirler. Veriler, çeşitli sayı
sistemlerine göre organize edilmekte (İkilik, Onluk, Onaltılık vb.) ve
bilgisayarlarda çeşitli kodlama sistemlerine göre kodlanmaktadır
(ASCII, EBCDIC, UNICODE v.b).
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
30
Bilgi Teknolojilerine Giriş
DEĞERLENDİRME SORULARI
Değerlendirme
sorularını sistemde ilgili
ünite başlığı altında yer
alan “bölüm sonu testi”
bölümünde etkileşimli
olarak
cevaplayabilirsiniz.
I. Veri (Data) ve Bilgi (Knowledge) eş anlamlı kavramlardır.
II. Analog bilgisayarlar fiziksel değerleri ölçen bilgisayarlardır.
III. Mekanik veri işleme sürecinde elektronik cihazlar kullanılır.
1. Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
a) Yalnız I
b) Yalnız II
c) I ve II
d) II ve III
e) I, II ve III
I. Coğrafik olarak daha geniş bir alana hizmet eden ve telefon hatlarını,
uyduları veya bu iletişim kanallarının bir kombinasyonunu kullanan ağlara
Geniş Alan Ağları (WAN) denir.
II. Bilgisayarda her karakter bir bit ile ifade edilir.
III. İkinci kuşak bilgisayarlarda vakumlu lambalar kullanılmıştır.
2. Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
a) Yalnız I
b) Yalnız II
c) I ve II
d) II ve III
e) I, II ve III
3. 30 sayısının on altılık tabandaki karşılığı hangisidir?
a) 1A
b) 1B
c) 1C
d) 1D
e) 1E
4. 700 MB büyüklüğündeki 10 adet CD’ye ¼ oranında sıkıştırılarak
yedeklenmiş olan bir bilginin açılmış hâli kaç TB’dir? (Hesaplamalarınızda
1000 kullanınız.)
a) 0.028
b) 0.28
c) 28
d) 280
e) 360
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
31
Bilgi Teknolojilerine Giriş
I. Mikrobilgisayar sistemleri
II. Analog bilgisayar sistemleri
III. Merkezî bilgisayar sistemleri
IV. Ağ sistemleri
V. Genel amaçlı bilgisayarlar
5. Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyüklüklerine göre bilgisayarların
sınıflandırılması kategorisinde yer almaz?
a) Yalnız I
b) Yalnız II
c) I ve II
d) I, II ve III
e) I, III ve IV
6. LAN, MAN ve WAN yapıları arasındaki doğru büyüklük sıralaması
aşağıdakilerden hangisidir?
a) LAN>WAN>MAN
b) MAN>WAN>LAN
c) MAN>LAN>WAN
d) WAN>MAN>LAN
e) LAN>MAN>WAN
7. Harddisk, CD ve DVD depolama üniteleri arasındaki doğru büyüklük
sıralaması aşağıdakilerden hangisidir?
a) Harddisk>CD>DVD
b) DVD>CD>Harddisk
c) Harddisk>DVD>CD
d) CD>DVD>Harddisk
e) Harddisk>DVD>CD
8. 1024 GB kaç MB’tır?
a) 1048576
b) 1048752
c) 1024578
d) 1245644
e) 4884654
9. 7 bitlik kodlama sistemi kaç karakteri temsil eder?
a) 64
b) 128
c) 256
d) 512
e) 1024
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
32
Bilgi Teknolojilerine Giriş
10. İkilik tabandaki 1000011 sayısının onluk tabandaki karşılığı aşağıdakilerden
hangisidir?
a) 76
b) 67
c) 74
d) 47
e) 80
Cevap Anahtarı
1.B, 2.A, 3.E, 4.A, 5.E, 6.D, 7.E, 8.A, 9.B, 10.B
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
33
Bilgi Teknolojilerine Giriş
EK
ASCII KODLAMA Tablosu
KOD
CHAR
KOD
CHAR
KOD
CHAR
KOD
CHAR
KOD
CHAR
KOD
CHAR
000
001
002
003
004
005
006
007
008
009
010
011
012
013
014
015
016
017
018
019
020
021
022
023
024
025
026
027
028
029
030
031
032
033
034
035
036
037
038
039
040
041
042
(nul)
(soh)
(stx)
(etx)
(eot)
(enq)
(ack)
(bel)
(bs)
(tab)
(lf)
(vt)
(np)
(cr)
(so)
(si)
(dle)
(dc1)
(dc2)
(dc3)
(dc4)
(nak)
(syn)
(etb)
(can)
(em)
(eof)
(esc)
(fs)
(gs)
(rs)
(us)
sp
!
ì
#
$
%
&
ë
(
)
*
043
044
045
046
047
048
049
050
051
052
053
054
055
056
057
058
059
060
061
062
063
064
065
066
067
068
069
070
071
072
073
074
075
076
077
078
079
080
081
082
083
084
085
086
+
,
.
/
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
:
;
<
=
>
?
@
A
B
C
D
E
F
G
H
I
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
087
088
089
090
091
092
093
094
095
096
097
098
099
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
W
X
Y
Z
[
\
]
^
_
,
a
b
c
d
e
f
g
h
i
j
k
l
m
n
o
p
q
r
s
t
u
v
w
x
y
z
{
138
139
140
141
142
Ë
Ô
Ó
ı
ƒ
≈
...
Ê
Δ
Ù
ˆ
Ú
185
╣
221
▌
186
187
188
║
╗
╝
222
223
▐
▀
189
190
┘
╛
224
225
226
α
β
γ
191
┐
192
└
193
194
195
196
┴
┬
├
─
227
228
229
π
Σ
σ
230
231
232
μ
τ
Ф
197
198
199
┼
╞
╟
233
234
235
θ
Ω
δ
200
201
202
╚
╔
╩
203
204
205
╦
╠
═
236
237
238
239
∞
Ø
ε
∩
240
≡
206
╬
207
╧
241
242
243
±
≥
≤
208
209
╨
╤
210
211
212
╥
╙
╘
244
245
246
⌠
⌡
÷
213
214
215
216
╒
∏
╧
╪
247
248
249
≈
o
“
217
218
219
┘
┌
█
250
251
252
253
√
∩
²
■
220
▄
}
~
Ç
ü
È
,
‰
‡
Â
ç
ĺ
Î
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
o
ˇ
0
Ö
Ü
£
Ş
Ş
.
Ì
Û
·
Ò

ğ
TL
“
Ω
O
0
´
ª
░
▒
▓
│
┤
╡
╢
254
255
∏
╕
34
Download

TBT-Bolum-1 - Ders notları MevzUni