imtiyaz Sahibi
ve
Yazı işleri Müdürü
FEVZİ ALI RIZA
Posta Kutusu 156
Telefon No. 687
Lefkoşa—Kıbrıs.
HÜR SÖZ
S a b a h
Yılt 1
Ç ı k a r
Asılan Naziler Hakkında
Amerikalı Celladın
Anlattıkları
Cellât diyorki: ''Naziler cesur insanlardı.
Göring'i aşamadığımdan müteessirim."
Streîher ilmek boğazına geçirilmeden
evvel: "Heil Hitler!" diye bağırmış
NURENBERG;
Asılan
Naziler hakkında daha fazla
malûmat
elde edilmiştir.
Associatad Press
muhbiri
Tom Reedy Nazileri asan
cellâtla bir mülakat yapmıştır. Reed diyorki:
/'Bayan Göring ağhyarak
kocasına, Nuremberg hapishanesini
son
ziyaretinde
üzerinde zehir tübü bulunup
bulunmadığını
sorduğunu
söylemiştir. Göring bu suale
"Hayır, artık yok" diye cevap vermiştir. Frau Göring
"Hakikaten
yokmuy du,
yoksa Vardı da bana mı söylemek istemedi bilmiyorum.
Bana son derece emniyet
ederdi. Belki de şaşırarak
kendisini ele
vereceğimde
korkmuştur" demiştir.
dığımı sanıyorum. Her şey
yolunda gitti. 15 vılldır 347
kişi astım ve hiç bir idamın
bu kadar iyi gittiğini görmedim. Göringin kurtulmuş
olmasından çok müteessirim
Bilhassa onu asmak istiyordum.
İdamlar esnasında hiç sinirli değildim. Zaten bende
sinir namına birşey yoktur.
Bu işte sinirin yeri yoktur.
Bu Nuremberg işini çok istedim. Arzum o kadar büyük
tu ki Amerikaya dönmek imkânı varken sırf bu işi tamamlamak için Avrupada kaldım.."
N a z ' l a r C a s u r İnsanlardı
"Naziler ölmeyi hak etmişlerdi, fakat itiraf etmeliyimki
cesur insanlarmış. içlerinde
" O n u n öldüğün*
yalnız birisi biraz zafiyet gösİnanmıyorum"
terdi. Frick darağacıııın i 3
Bayan Göring şunları ilâ- basamağını çıkarken sendeler
ve etmiştir. "Onun öldüğüne gibi oldu; muhafızlar tuttular
ve artık yaşamadığına bir Hepsi azametli idder."
türlü inanamıyorum. O beBir Gün Bolf«vlkUr Sizi d*
nim koramdı ve onun tarafı"Hepimizden nefret ettiknı tutardım; ölümünden sonleri
anlaşılıyordu.
Strlcher
ra da öyle yapacağım. Oza"Bolşevikler
bir
gün
sizi de
t man bizi bir camın arkasınasacaklar"dediği
vakit
benim
' da görüştürdükleri için müteessirdim ve "ne olur bir gözlerimin içine bakıyordu.
defa daha eline dokanabil- Ben de gözlerimi kırpmadan
sevdim" diyorum. Fakat bu onun gözlerinin içine baktım.
intihar meselesinden sonra Bu beni hiçte rahatsız etmedi.
yakından görüşmemiş olduidamlar alelâde idamlar
ğum için memnunum. Böyle gibi idi, 193 j dakika içinde
öldüğü
için de
mem 10 kişi asılıverdi. Bu epeyce
nuLum; fakat ona zehiri suratlıdır. Yalnız bir tanesi
kendim verip veremiyeceğimi asıldıktan sonra kımıldandı.
bilemiyorum."
Bu da Heil Hitler diye bağıran
Streicher'di."
Zahiri K i m V a r d i
"Zehirin kimin tarafından
verildiğinden haberim yok,
fakat kocama yardım eden
bu zatı tanımak isterdim."
Diğer taraftan Göring hapishane kumandanı' albay
Andrusa bıraktığı tezkerede
nasıl olup ta gözönünde intihar ettiğini anlattığı haber
verilmektedir.
Bildirildiğine göre Göring
ilk mektubunda kimseyi töhmet altına sokmamakta ve
bazı kimseleri temize çıkarmaktadır.
C a l l â d ı n Şayanı
Dikkat
Sözlarl
Nazileri asan Amerikan
celladı 43 yaşındadır, ismi
Woods dur ve Amerikan ordusunda bulunmaktadır. Na
zi şeflerini nasıl astığını dra^|
matik bir şekilde anlatarak
diyor ki: "On Naziyi Nurembergde b e n a s t ı m v e
bununla iftihar ediyorum.
Bu
çoktanberi
yapılması
vacip olmuş bir işti; başar-
" H a i l HitlarC'Dlye
Bağıracaktı, F a k a t . . . *
"Suackeldu başına kukulete
geçirildikten sonra Heil Hıt
ler diye
bağıracaktı fakat
çabucak işini bitiriverdim.
Her idam için ayrı ip ve
ayrı kukulete kullandık, ilmekleri bizzat muayene ettikten sonra geçirdim. Gerek
kukuleteler ve gerekse ipler
cesetlerle
birlikte yakıldı.
Böylece hatıra meraklılarına
birşey kalmadı. Halbuki Kübalı bir meraklı bu iplerden
biri için 2500 dolar vermişti."
Harp Tahvilleri
Keşidesi
Dini
G ü n d e l i k
CUMARTESİ
2 Kmtm
1946
SAYISI:
Bir Kuruştur.
Konular.
Lıutuer u oyunca:
Kader
NeDemekdir
O . A . Midhat
S*
Uyanık bir köy: Lüricina
ÖZDEN
(Dünden kalan)
Ulu Tanrı Kitabında diyor ki: "Velâ tense nasibeke
mined dünya'1 yani dünyada
olan kısmetini unutma ara;
diyor. Eğer yapmağa bilmediğin varsa Peygamber diyor
ki: "Sa'hübül ülema" her işin
erbabından sorunuz? Pek âlâ!
Bilmediğimiz işlen ne sormayoruz ve başjadığımız işi
yarım yamalak yapıyor ve
ondan sonra kaderim yok di
yerek, elimizi kolumuzu bağlayıp duruyoruz?
İkinci Halife Hz. Ömer
"Kudüsi Şerifi" zabt etmeğe
gittiği vakit bir saldırış ve
muhasaradan sonra, bir çe
kilip ne yapmak lâzım geldiğini düşünürken; karşıki
duvarın üzerine çıkmaya çalışan birk arınca gözüne ilişir.
Bu ufacık mahlûk duvara
sarılır ve her sarıhşda; yere
yuvarlanır. Nihayet 9 uncu
teşebbüsde duvarın tam üzerine çıkmağa muvaffak olur
O vakit Halife Ömer Allahın bu ufak mahlûkundan
ibret alarak işe koyulur ve
Kudüsü zabta muvaffak olur
Tanrının bu ufak hayvanı
t e ş e b b ü s ü elden bırakmıyarak azmine oluyorda, neden?
Biz insanlar bir işde soğukluk ve yılgınlık göstererek
usanıyoruz ve kader diyoruz.
Demek oluyorki Allahın
en büyük ihsanı olan aklımız lan istifade ederek etrafımızda olup biten şeylerden
ibret almalıyız. Yoksa hayır
ve şer AHahdan deyib, Allah
Kerim kuyusuna dalmak bu
ofeımaz.
Bu dünya sebeb dünyasıdır. Hayır ve şerri Allah yaradır, fakat onları kazanacak olan kullardır. Eskilerden duyduğumuz gibi kader
kısmet ne ise o olur, demeyeceğiz. Gayemize varmak
için teşebbüsü elden bırakmayarak azim ve sebat ile
çalışacağız. Allah Kitabında
diyorki '"Biz insanları muhtelif ve tam mükemmel olarak yarattık."
Sayı: 7 6
G a m e t e d i r
N a z i f Sftl«yman
£ Geçen gün haberler sütunumuzda Lûricinadaki Cumhuriyet Bayramı tezahüratını okuyunca, bir kere daha
inandım ki Lüricina her b a kımdan gayet uyanık bir
köydür. Bir arkadaşa kızların da yapılan sporlara iştirak ettiğini ve bunun bende
hayret ve takdir uyandırdığını söyleyince: "Luricinada
genç kızlar yalnız spor müsabakalarına iştirakle kalmıyor ki, sahneye de çıkıyorlar. Köylerinde verilen t e m sillere iştirak ediyorlar" dedi.
1
O halde mademki; insaııher yaradılmış mahlûkların
hıılâsasıdır kuvvet ve kudret
elimizdedir. Biz her hangi
kalıba istersek dökebilir, yapabiliriz. Çünkü Allah iradei
külliyeyi " Kamu istekler "
kendi eline almış ve iradei
cüz'iyyeyi "kendi irademizi''
elimize vermiştir. Onu hayır
ve şerre biz sevk ederiz demektir.
Çalışacağız, uğraşaoağı z
kadere
bağlanmayacağız. Şer
1945 senesi harp tahvillerinin
B. Kısmı 7 Kasım 1946 günü kader ansızın gelirse kader
defterdarlıkta
çekilecektir, deyeceğiz yoksa yarım yaikramiyeler şöyledir.
malak işden hayır ummak,
1 tane 400 liralık
kaderden
kısmet beklemek
2 tane 100 liralık
bulanık suda balık avlamaya
8 tane 50 şer liralık
benzer.
30 tane 25 er liralık
Lefkoşada halâ bir temsilde rol almak "şanoya çıkmak" d i j e vasıflandırılıyor.
Kadın rollerini
doldurmak
için kulüp veya kurum mensupları ter döküyor. Bir tem şilde rol alacak cinsi lâtifler
mumla aranıyor. Çeşit naz,
niyaz; fakat taassup bırakmıyor ki: ana baba kızının
sahneye çıkmasına müsaade
etsin de kızı "şantöz" mu olsun !
19 Mayısta bir defa genç
kızlar bir atletizm gösteris 1
yapmıştı, topu topu yirmi
kadar kimse iştirak etti.Bunların bazıları ise yaşlı- başlı
insanlardı.
EBOĞLU
Söylemek istediğim L û r i nanm gerek spor gerek t i yatro ve gerek milli günleri
tesid hususunda Lef koş aya
eşit ve hatta bazı bakımlardan ondan üstün olduğudur.
Lûricinayı asrın terakki ve
tekâmülüne bukadar candan
intibaka savkeden amilin ne
olduğunu bilmiyorum. H e r halde kendi aralarında köylüyü irşad eden, aydınlatan
parlak fikirli kimseler v a r dır.
Lüricina taassuptan taınamile uzak ileri bir zihniyetle
her alanda terakki etmektedir. Kadına cemiyet hayatında lâyık olduğu hak ve h ü r riyetin verilmesi buna bir
delildir.
Lüricina hiç şü-ıhesiz g u rurla alâkadar olacağımız bir
köydür, ve henüz taassup karanlığı içinde bocalıyan birçok köylerinize örnek olmıya lâyıktır. Lûricinalı k a r deşlerimizin ileri bir cemiyet
uzvu olmak yolundaki bu şuurlu hamlel rini inkılapçı hareketlerini alkışlar onları ileri ve medenî bir Türk varlığı olarak selâmlarız.
Yarın: "Halk ve İnkılâp Zihniyeti 0
Nazif S ü l e y m a n ' ı n güzel bir fıkrası.
m b '
m
» < ı ...iı
m
• HURSÖZ
MATBAASI
Cemaatimize özlü bir gazete vermek, Kibrim Türk
halkını iyi ve mükemmel bir neşriyat evine sahip:
| kılmak için büyük fedakârlıklara katlanarak bir
matbaa kurmıya çalıştığımız ve bunun için de aylardır uğraştığımız her keşçe bilinmektedir. Bugünd e n itibaren bütün eksikliklerimizi tamamlamış bulunuyoruz ve gazetemizi yalnız bizim değil, ayni
zamanda sizin de olan, kendi öz matbaamızda basmaktayız
HÜRSÖZ Matbaası yalnız kendi gazetenizi basmakla kalmıyacak pek yakında, halk işlerini de
deruhte edecektir. HÜRSÖZ Matbaası sizindir ve
her zaman sizin ihtiyaçlarınızı karşılamıya hazırdır.
Bu satırları yazarken sevinç duyuyor ve siz
saym okurlarımızla sayın Türk halkının matbaamızı
desteklemesini istemekte ve bunu ellerinden geldiği
kadar yapacaklarına olan inancımızı açıklamakta
bir mahzur görmüyoruz.
Av Tüfenkleri
Pek Yakında
Qeliyqri -
v
Dünyaca tanınmış MANUFACTÜRE D'ARMES
LEPAGE STE AME. silâh fabrikasının ilk parti av
tüfenkleri pek yakında geliyor ve siparişlerini verenlere dağıtılacaktır.
Tüfenkler yapıldığı çelik ve madde bakımından
garanti edilir. LEPAGE tüfenklerinden satın almakla dünya
piyasasının takdir ve tercih
ettiği
av tüfengine sahip olacaksınız.
Tüfenk ithali için gerekli her türlü muamele
tarafımızdan yapılır. Tüfenginizin tez gelmesini sağ
lamak için siparişinizi vermekte acele ediniz.
\
<
KIBRIS GENEL ACENTI:—
Hüseyin
2—3
İRFAN
Ermo Sokağı No. 194
Lefkoşa
MA AD TARAFINDAN SAYISAL ORTAMA
AKTARILMIŞTIR
Sayfa 2
Galatyada
Konferans
24 Birinpiteşrin Sah günü akşamı
Ziraat Dairi siııin değerli ve pmek.
tar müfettişlerinden Bay Osman
Nuri Galatya Tüık Çiftçiler Birliği
binasında "Çiftçilik" konusu üzerinde köyümüzde pek faydalı bir
konferans vermiş ve genç ihtiyar
yüzlerle çiftçimize müstesna bir
gece yaşatmıştır.
Konferans öğleden sonra saat
tam 6.30 da K. T. Ç. B. Asbaşkaııı Bay M. Seyfi tarafından
açılmıştır. Bay M. Seyfi sözüne
başlarken: "Çok sevdiği köyünün
çiftçilerinin ziraat hakkında geniş
bir bilgi sahibi olmalarını ve modern usullerden haberdar bulunmalarını temin maksadıyle G.T.Ç.B.
namına Ziraat Dairesi Müdürüne
yapılan müracaatın kabul edilmesinden duyulan memnuniyeti anlatmış ve bu mesuliyeti üzerine
alan değerli ziraat müfettişlerimizden Bay Osman Nurinin ayda
bir olmak üzere köyümüzde seri
halinde çiftçilerimize 3—4 konferans vermek tasavvurunda bulunduğunu dinleyicilere müjdeliyerek
kurumu ve köylü karnaşları namına, bu lûtuflarıudan dolayı gerek
Ziraat Dairesi Müdürüne ve gerek
Bay Osman Nuriye sonsuz teşekkürlerini sunarak sözü değerli misafirimize bırakmıştır.
*i*
%
I, \
i
Bundan sonra Bay Osman Nuri
konferansına başlıyarak eski usuller ve er ki ziraat alet eriyle yeniler arasındaki büyük farkı belirten
gayet faydalı mukayeseler yapmış,
çiftçinin devamlı surette bir talebe durumunda bulunduğunu ve
yeni üsullerle kendilerine uygun
modern ziraat aletlerinden faydalanmak için çiftçilik alanında atılan yeni adımları pek yakından
takip etmesi lâam geldiğini anlatmıştır. Eskilere saplanıp kaldıkça
başka ülkelerde ve burada modern
üsuiler ve ziraat aletleriyle çalı
şanların rekabeti karşısında bir
gün kendilerini muhakkak pek
fena bir durumda bulmağa malıûm
Olduklarını anlatmıştır. Dinluyioilere pek iyi anlatmıştır ki makineleşmiş ziraat hem daha az külfetlidir, hem de ayni emek ve masraflarla elde edilen kazanç mikta
rı iptidaî üsullerle elde edilenden
kat kat fazladır. Bu kadar faydalı
ve verimli olduğu her keşçe kabul edilen bu vasıtaların temin
edilmesi için de icap ederse şirket
halimde çalışmanın büyük faydalar
sağlıyacağını belirtmiş ve bunu
dinleyicilere şiddetle tavsiye etmiştir.
Sözleri arasında Bay Osman Nuri çiftçileri az çalışmakla ittiham
etmiş gibi anlaşılan bir noktaya
temas etmiştir: Köy eşrafından ve
çalışkan bir çiftçi bulunan Mulla
Mustafa bu noktaya itiraz etmiş
ve pek haklı olarak işini merakla
yapan bir çiftçinin hakikatte her
gün 14-15 saatten fazla işlediğine
işaret etmiş ve bu noktai nazar
çooğu tarafından desteklenmiştir,
Ü:mit ediliyor ki kendi noktai nazarını Bay Osman Nuri gelecek
konferanslarının birinde izah edecektir.
Kısa bir fasıladan sonra umumun arzusu üzerine değerli müteI assısımız "Kimyevî gübreler" konusunu ele alarak her kesin anh*,yabileceği bir lisanla kimyevî gübreleri, terkiplerini, faydalarını, .nerelerde ve nasıl kullanılacaklarını
anlatarak dinleyicilerini ziyadesiyle memnun bırakmış ve tam bir
saat devam eden konferans baştan
sonuna kadar büyüfc bir ilgi ve
merakla dinlenmiş ve sürekli ala l a r arasında sona ermiştir.
Osman Nuri gelecek konferanslarında her çiftçinin karşılaştığı müşküller üzerinde soracağı
suallero cevap vermeğe hazır bulunduğunu ve bunu momnuniyetle karşılayacağını da ayrıca sözlerine eklemiştir. Galatyahlar şimdiden bazı müşküllerini kaydetmiye
veya ettirmiye başlamışlardır.
Konferansı müteakip başöğretmenimiz Bay Mehmet Eşref katlandığı zahmetlerden dolayı değerli misafirimize bütün Galatyahlar
namına teşekkürlerini sunmuş ve
kullandığı güzel ve heyecanlı sözlerle bilaistisna her Galatyalımn
tercümanı olmuştur. Gelecek konferansların da ayni derecede yakından ilgi ve merakla dinlenece-
Poliste ve
Mahkemelerde
Lef koşa, Cuma
Keçilerini O r m a n a Koydular
Lazanyalı Georgiu Porelip,
Lazanyalı Kosti Kriyaga, Lazanyalı Teofaris Mihaıl, ve
Balliryodissal
Aristodimos
Mihailis keçilerini hükümete
ait muhtelif ormanlarda otlatmak suçlarından mahkemeye verilmişler ve muhtelif
para cezalan ile tecziye olunmuşlarda.
K a r a Pazar Sigara Sattılar
Lefkoşalı Yanni Kriyagos
Palyers sigarasını 16| kuruşa satacağı yerde 2 şiline
sattığından 5 lira para cezası ile bir sene müddetle 20
liralık kefalete bağlanmıştır.
* Halen Lefkoşada bulunan Leymosunlu Kostakis
Louu Players sigaralarım 16£
kuruşa satacağı yerde 2 şiİıne sattığından 5 lira para
cezasına çarpılmıştır.
* Lefkoşalı Kostas E lefteri
kasaba içerisinde süratli veifcsbıt sürdüğünden 25 şilin
para cezasına çarpılmıştır.
* Ldfkoşaiı Nearhos Hacı
iVlıtsis tek yolda velesbitle
gittiğinden 21 şiiiıı para cezasına çarpılmıştır.
Bu gün mahkeme huzuruna, ÜU—100 kadar seyrüsefer
davası göt ürülmüş ve maznunlar 3 şilinden 30 şiline
kodar para cezasına çarpılmışlardır.
Londra Ticaret O d a s ı
imtihanları
Londra Ticaret Odasının
Daktilo, Usulı Defteri ve
otenografi imtihanları 1947
Mayıs aynıda Kıbrıta da yapılacaktır. Bu hususta daüa
lazla malûmat Maarif Müdüründen elde edilebilir, Gırmek isteyenler
isimlerde
duhuüyesmı
1
Aralık
1946 tarihine kadar Maaııi
Müdürüne göndermelidirler.
Her konu için öclentcek.
para şöyledir. Başlangıç ö
şilin, Sertifika derecesi 7 Şııın
yüksek derece 10 şilin.
Londra Matrikuleyşın
imtihanları
Londra Matrikuleyşin imtihanları Leı koşada 1947 âenesınde 3, 4 ve 5 Haziran
günleri yapılacaktır.
Bu hususta fazla malûmat
Maarif
Müdüründen elde
edilebilir. Girmek isteyenler
tamamlanmış bir forma ile
giriş paralarını aşağıdaki tarihlerden geç olmamak üzere
Maarif Müdürüne göndermelidirler. Modern Grek, Türkçe
veya Ermeniceyi seçecek olan
namzetler
1
Aralık
1946 ya kadar, Botani veya
Biyoloji seçecek olanlar 1
O'c a k
1947
tarihine
kadar, ve diğer bütün ahvalde 1 Şubat 1947 tarihine kadar. Fart A veya Part B ye
girmek istiyen
namzetleri
Üniversite makamları geriye
kalan kısımlarda muvaffak
olmuşlarsa kabul edecektir.
Binaenaleyh girecekleri sırada
Ocak
1947 imtihanlarının
derecelerinin
neticelerinden emin değillerse
oütün imtihanlara girmeleri
lâzımdır.
ğiııden emin bulunduğunu anlatan
Hay Mehmet Eşref sürekli alkışlar arasında sözlerini bitirmiştir.
Dinleyici
Sürgünler G e r i
Gelecek
Resm: gazetede
1937 de
yapılan Kilse
Nizamatınııı
k»ldırıld ğmı ve serbest Baş
Piskobos seçimi
yapılacağı
bildirildiğini daha evvel yazmıştık. Aldığımız mütemmim
malûmata göre 1931 isyanı
ile ilgili olup da harice sürülmüş bulunan kimselere ada
ya dönmek hakkı verilecektir
Ve Hükümet bu kararından
sürgün şahısları haberdar etmek için tedbirler almaktadır.
Muze Ç< rşamba
Açık
Akşamları
«ftniiuinnhıifliikıiınh,^
<HOU.hmhmiiii
BAYRAM GÜNLERİ SEÇKİN TÜRKÇE
FİLİMLER PROGRAMI
KAHVECİ
ö
s.
s a a t
B E L İ Ğ
Sarı Humma Aşısı
Afrikaya gitmek isteyip de
seyahat nizamatı
tahtinde
aşılanmaları icap eden bütün
şahıslar 9 Kasım 1946 ya kadar istidalarını Sıhhiye Dairesine göndermeleri lâzımdır.
(P.l.O.)
Kabuğu
Mübarek günlerde evleıini
tütütmek âdetinde olan müşterilerimize son posta ile yeniden getirtmiş olduğumuz
"A'iber K a b u ğ u ' nu tavsiye
ederiz.
ö
d a
P A Ş A D A
ö.s. 9.15 de M A J I K PM
\Vta
B a f t a
YAYLA
KARTALI
Bayramın Birinci günü akşamı
T/TANI
inemasında
w
0;
6 ve 9 da
I v e f k e d e
jfl
«el .
p*
W",
KAHVECİ GÜZELİ
B a y r a m ı n ikinci g ü n l a k a ş m ı
5.30
ve
8 . <0
PALAS'da
LEhKE
G î r n e d e
iri»'
4. İMÜ
YAYLA KARTALI
Bayramın
İşlenmemiş Pamuk
Elinde 40 okkadan fazla işlenmemiş pamıık bulunduranların ellerinde bulunan stoklarını müdafaa
nizamatı
tahtinde bu ilânın çıktığı günden 7 gün zarfında Hükümetin Dokuma Fabrikasına
bildirmeleri lâzımdır..
GÜZELİ
îî v e
dördüncü günü a k ş a m ı
HIL ARI ON
5 . 3 0 ve
Sinemasında
„t*s
8.30 d a
Kıbrısta Llk Defa
Son posta ile ticaret evimize Danimarkanın meşhur
HOLGER N l E L S E N fabrikasının emsalsiz traş biçakları
(jiletleri) gelmiş ve toptan satılmaktadır.
Bir defa tecrübe size bu traş biçaklarınıa üstünlüğünü ispata yeter. Daha fazla malûmat ve numune için
aşağıdaki adrese müracaat ediniz.
Hüseyin
İrfan
Ermo Sokağı No. 194
Lefkoşa
2—3
Kurban
Bayramı
Bayram münasebetiyle taze ve boyama kabiliyeti
emsalsiz olan KIRMIZI ve SlYAH KINALARI yalnız
ticaret evimizde bulabilirsiuiz.
Hüseyin İrfan
Ermo Sokağı No. 194
Lefkoşa
2—3
Fevzi Ali Rize
Ermo Sokağı No. 143
Lefkoşa
722
Numaraya Telefon
Ediniz
Kambililinin
Lüks Taksileri Emrinize
Amadedir
724
Rifat ,Cemal
T a k s i
Yazıhanesinde
Her zaman taksi
bulabilirsiniz.
Fiyatlar
çok ehvendir.
Bir defa deneyiniz
Basıldığı yer:
HÜRSOZ Basımevi
Tlıemistokleou Sokağı No. 29
Lefkoşa
Lefkoşa A t Koşuları Kulübü
Sonbahar at koşularına 3 Kasım 1946 Pazar ile 17
Kasım Pazar günlerinde devam edilecektir
ilk koşu: ö. s. saat 1.45 de başlayacaktır.
Birinci Mevki
Baylar
4/.
Bayanlar ve Çocuklar
... 2/Ikinci Mevki
Baylar
2/Bayanlar ve Çocuklar
... \ j .
(Lütfen giriş Hatlarındaki tenzilâtı hatırda tutunuz).
Giriş biletleri, ingiliz, Türk, Rum Kulüblerinden;
Spinney's, Bayan Vedia Barut, Petit Pazar, British Store,
Bedevi Kardeşler ve Cafe Maginot'dan elde edilebilir.
V
^RD^TH
mantar uçlu.
Sigaraları
100 o)<>
Temiz
Vircinya
T ütünündün
ARDATH
TOBACCO
CO..
LTD..
«âti
t,
Bayramın birinci günü
Kilise Tablolarını Karaladı I
Ayio Neofitas Panayıs Ma
nastırın laki taplolara ismini
yazdığından dolayı Lisi'li Panayidis Baf Mahkemesi huzuruna çıkarılarak 12/- cezaya
çarpılmışt r..
te
K e f k o ş a d a
Bulundurulacak
Normal saatlarda ziyaret
etmek fırsatını bulamıyanlar için Kıbrıs Müzesi fi Ka
sundan itibaren o.Sy saat 2. 30
dan 5-30 yerine, saat 4 den
7 ye kadar açık bulundurulacaktır.
3 Kas m Pazaı gününden
başlıyarak
muze geçmişte
olduğu gibi Pazar güjieri öğleden sonra açık üu .tndurulmıyaca' tır.
Anber
W*
ir i
VJdl
2 Kaaım 1946
(HURSÖZ)
LONDON
ŞTIR
Download

Kontenjanlar İçin Tıklayınız