İÇİNDEKİLER
TAŞIMA GÜVENLİĞİ VE RİSK
YÖNETİMİ
• Taşıma Güvenliği
• Kara Yolu Taşımacılığında
Güvenlik
• Demir Yolu Taşımacılığında
Güvenlik
• Deniz Yolu Taşımacılığında
Güvenlik
• Hava Yolu Taşımacılığında
Güvenlik
• Risk Yönetimi
• Sigorta
• Dış Ticarette Sigorta Türleri
TAŞIMACILIK SİSTEMLERİ
Yrd. Doç. Dr. S. Selim
EREN
HEDEFLER
Yazar Adı
• Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
• Taşıma güvenliğini bilecek,
• Kara yolu taşımacılığı
güvenliğinianlayacak,
• Demir yolu taşımacılığı güvenliğini
kavrayacak,
• Deniz yolu taşımacılığı güvenliğini
öğrenecek,
• Hava yolu taşımacılığı güvenliğini
anlayacak,
• Risk yönetimini kavrayabileceksiniz.
ÜNİTE
8
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
GİRİŞ
Taşıma riskli bir işlemdir. Taşıyan araç ne olursa olsun taşınan malzemeler
kontrol edilebilen alandan uzaklaşır ve teslim edileceği adrese varıncaya kadar
geçen zaman süresince taşıyanın sorumluluğuna geçer. Taşıyan, kanun karşısında
taşıdığı malın güvenliğinden ve yerine hasarsız olarak taşınmasından sorumludur.
Taşıma sırasında araçların etkilenebileceği her türlü sorun taşıyanları olduğu gibi
taşınan malzemeleri de etkilemektedir.
Batan bir gemi, devrilen bir tren, düşen bir uçak, çarpışan bir kamyon hem
içerideki görevlilerin hayati sıkıntılar yaşamasına hem de taşıdığı malın
hasarlanmasına neden olacaktır. Bu bölümde taşıma güvenliği ve risk yönetimi
konusu altında bu hususlara değinilecektir.
TAŞIMA GÜVENLİĞİ VE RİSK YÖNETİMİ
Taşıma Güvenliği
Yüksek dikkat eksikliği
ve titiz olunmayan
güvenlik prosedürü
kaza riskini her zaman
arttırmaktadır.
Gerek kara yolu, gerek tren gerekse deniz taşımacılığı veya diğer taşıma
türlerinin kombinasyonu ile taşıma operasyonları tehlikeler içermektedir; ağır yük
araçları, demir yolu, deniz taşıma araçları, yükleme, boşaltma, kaldırma ve ağır
yüklerin transfer edilmesi süreci genellikle kapalı ve kalabalık alanlarda
gerçekleştirilir. Dikkat eksikliği ve titiz olunmayan güvenlik prosedürü kaza riskini
her zaman artırmaktadır.
Günümüzde ulaşım teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte, ulaşım sistemleri
daha ucuz, güvenli ve verimli hâle gelmiştir. Taşımadaki aksaklıklar üç temel sorun
ortaya çıkarmaktadır. Bunlar:
1. Ulaşım ağının operasyonel verimliliğinin azalmasına, önemli taşıma
gecikmelerine neden olabilir hatta acil ulaşım gerektiren zamanlarda engellere
neden olur.
2. Bu aksaklıklar yanında ikinci üçüncü aksaklıklara ve kazalara da yol
açabilir.
3. Uzun vadede bu aksaklıklar ciddi güvenlik risklerine yol açabilir (çevre
kirliliği gibi).
Özel taşıyıcılar taşıma kararı alırlarken taşımanın tam sosyal maliyetini
hesaplama ihtiyacı duymazlar. Burada hesaba katılmayan uzun ve kısa vadeli
birçok güvenlik riski söz konusudur. Yalnızca rotun ve taşıma türünün ekonomik
olması ve taşıma zamanına dikkat edilir. Bunun yanında diğer potansiyel tehlikeler
olan kirlilik, kazalar, enerji kullanımı ve ses kirliliği fazla dikkate alınmaz.
Kara Yolu Taşımacılığında Güvenlik
Kara yolu taşımacılığı gerek dünya ve gerekse de ülkemizde son yıllarda
yaşanan hızlı gelişmeler sonucu çok daha güvenli hâle gelmiştir. Gerek araç
güvenlik teknolojilerinin gelişmesi, yolların çok daha geniş olması ve
düzgünleştirilmesi, taşıma sektöründe çalışanların eğitim düzeylerinin
iyileştirilmesi ve gerekse de çıkarılan yeni mevzuat ve düzenlemeler ile kara
taşımacılığı eskisi ile karşılaştırıldığında güvenlik açısından çok daha iyi bir
konumdadır.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
1
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
Genellikle kara yollarında diğer taşıma modlarıyla karşılaştırıldığında daha
fazla güvenlik sorunu ile karşılaşılmaktadır. Ama şu da bir gerçek ki günümüzde
taşıma oranları eskisi ile karşılaştırıldığında ciddi miktarlarda artış göstermiş ve
bununla birlikte kaza oranları da bütün modlarda azalmıştır. Özellikle de kara
yolunda bu azalma açık şekilde görülmektedir.
Taşıma güvenliği açısından kara yolunda, insan faktörü çok önemlidir. İnsan
faktörüne güvenlik söz konusu olduğunda iki yönlü olarak bakılmalıdır. Birincisi
sürücünün performansıdır. Burada önemli olan sürücünün kabiliyeti ne olduğu ve
neler yapabileceğidir. İkincisi ise sürücü davranışlarıdır. Buradaki önemli nokta ise
sürücünün potansiyelinden ziyade yaptıklarıdır.
Kazaların azaltılmasına yönelik birçok gelişme meydana gelmiştir. Emniyet
kemeri kullanımı ve alkollü araç kullanmama, kanunların daha güçlü bir yaptırım
hâline gelmesinin elbette kaza ve ölümleri azaltması söz konusudur. Ancak
karayolu taşımacılığında ihtiyaç molaları diğer faktörlere nazaran güvenlik
yönünden daha fazla etkiye sahiptir.
Taşıma güvenliği
açısından kara yolunda,
insan faktörü çok
önemlidir.
Belli saat aralığında verilmesi gereken molalar yasal olarak belirtilmiştir. Bu
molalar gerçekleşmeksizin taşıyıcıların yola çıkmalarına izin verilmemesi
gerekmektedir. Bunların dışında, gelişen bilgi ve teknolojiden lojistik sektörü de
etkilenmiştir. Bu gelişmeler; konum izleme cihazları, sensörler, yakıt enjeksiyon
sistemleri, güvenlik cihazları, lastik, akü, boya ve hafif malzeme gibi temel
nitelikleri içeren araçlardır.
Araştırmalarda emniyet kemerlerinin sürücülerin ölüm riskini % 42 oranında
azalttığı ortaya konmuştur. Emniyet kemerlerinin takılmaması ve yıpranması riski
artırmaktadır. Yeni teknoloji ile birlikte araçların darbelere dayanıklılıklarının
artması güvenliğin de artmasını sağlamıştır.
Taşımacılıkta, örneğin Türkiye'nin yük/eşya taşımacılığının % 92’ sinin kara
yolu ile taşınmasından dolayı var olan riskleri minimize etmek, şoför, firma ve yük
güvenliğinin sağlanması için teknik ve hukuki koruma altında standartların
önceden belirlenerek güvenlik, sağlık, iletişim, dinlenme yerleri dâhil itina ile
belirlenmesini gerektirmektedir.
Sürüş kabiliyetine sahip aygıtlar da dâhil olmak üzere tüm araçlar aşağıdaki
şartlar sağlanmadan kullanılmamalıdır:
 Hız limitlerine uyulmalıdır.
 Araçta sigara, yiyecek ya da içecek tüketilmemelidir.
 İşaret levha ve ikazlarına uyulmalıdır.
 Araçta izinsiz yolcular bulunmamalıdır.
 Farlar yolculuk boyunca açık tutulmalıdır.
 Aracın kullanım amacına uygun olduğu, muayenesinin yapıldığı ve
emniyetli biçimde çalıştırılabileceği onaylanmış olmalıdır.
 Yolcu sayısı, üreticinin araç için belirttiği değerleri aşmamalıdır.
 Taşınan yük güvenli olmalı ve üreticinin araç için belirttiği değerleri ya da
yasal sınırları aşmamalıdır.
 Araçta bulunan herkes için emniyet kemerleri bulunmalı ve bunlar
takılmalıdır.
 Motosiklet, bisiklet, dört tekerlekli motosiklet, kar motosikleti ve benzer
türdeki araçlarda bulunan sürücüler ve yolcular emniyet kaskı takmalıdır.
 Aşağıdaki şartlar sağlanmadığı sürece sürücülerin araçları kullanmalarına
izin verilmez:
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
2
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi


Sürücüler kullanacakları araç sınıfı için eğitilmiş, sertifikalı ve tıbbi
açıdan uygun olmalıdırlar.
 Alkol ya da uyuşturucu madde etkisinde veya aşırı yorgun
olmamalıdırlar.
Sürüş sırasında cep telefonları ya da telsiz kullanmamalıdırlar (en iyi
uygulama, sürüş sırasında tüm telefonların ve iki yönlü iletişim sağlayan
telsizlerin kapatılmasıdır).
1 Ocak 1993 itibarıyla AB üyesi bir ülkenin, kara yolu taşıtı ile yükünü
diğerine serbestçe taşıması sağlanmıştır. Daha öncesinde bu taşımalar karşılıklı
anlaşmalar ile gerçekleştirilmekteydi. Bu tarihten itibaren ise gerekli kalite
yeterlilikleri ve topluluk ehliyet lisansına sahip olmak yeterli olmaktadır. Ayrıca
güvenli bir taşıma için topluluk içinde koruma mekanizması geliştirilmiştir.
Günümüzde diğer
önemli güvenlik
sorunlardan birisi de,
sigorta edilebilen,
kazada ortaya çıkan
riskler değil ürün
çalınmalarıdır.
AB, kara yolu ile yük taşımasında rekabet koşulları arasındaki farkı üye
ülkeler arasında standartlaştırmak için bazı tedbirler almıştır. Yasal mevzuatı
basitleştirmek ve daha şeffaf yapmak maksadıyla alınan tedbirleri güçlendirmek
için yeni bir yönerge ile yol güvenliğinin sağlanması adına yeni eylem programı (A
New Action Programme for Road Safety: 2003-2010) hazırlanmıştır. Aynı zamanda
Yol Güvenliği Sözleşmesi gibi (European Road Safety Charter) gibi kara yolunda
kazaları azaltmaya yönelik ilave tedbirler de alınmıştır.
Günümüzde diğer önemli güvenlik sorunlardan birisi de, sigorta edilebilen,
kazada ortaya çıkan riskler değil ürün çalınmalarıdır. Özellikle alkollü içecek,
elektronik malzeme, boya, sigara gibi ürünlerin taşınmasında karşılaşılan hırsızlık
sorunu artarak büyümektedir.
Ürünleri taşıyan araçların şirketin kendi aracı olması, aracı kullanan şoförün
eski, bildik, güvenlik kontrolünden geçmiş kişiler olması, şirket araçlarında uydu
takip sistemi bulunması, araçlara ilave güvenlik elemanı verilmesi, yol
güzergâhında durak noktalarının baştan belli olması bu riskleri azaltmakta ancak
maliyetleri artırmaktadır.
Şirketlerin kendi araçları yetmediği zaman dışarıdan temin edilen araçlarda
sorun yaşanmaktadır. Dışardan temin edilen araçların sürücülerinden ruhsatın
kopyası, ehliyetlerinin fotokopisi, aracın yanında dijital resmi istenmekte, ev
adresleri, ev telefonları kontrol edilmektedir.
Bütün bu tedbirler ne kadar önleyici olursa olsun zaman zaman yetersiz
kalmakta ve kamyonlar dolusu ürün çalınıp, serbest pazarda yarı fiyatına satılmaya
çalışılmaktadır. Sahte ruhsatlarla, sahte ehliyetlerle, çalıntı araçlarla yapılan bu
hırsızlık şekli yaşam şartları zorlaştıkça artmaktadır.
Polisin, jandarmanın araştırmaları ve ihbarlar çoğu zaman çalınan
malzemelerin bulunmasına yetmemektedir. Sigorta şirketleri bu tip hırsızlık
olaylarını kapsam dışı bıraktığı için taşıyan şirket sorumluluğu üzerine almakta,
taşıdığı malın bedelinin %1’i-%2’si tutarında taşıma bedeli ile iş yapmayı
planlarken tüm malın bedelini ödemek zorunda kalmaktadır.
Ülke sınırları içinde kullanılacak olan tüm araçlara taksilerde olduğu gibi
uydu sitemi takılması, yönetmelik gereği yurt içinde yüzlerce noktada kontrol
istasyonlarının kurulması kayıp, çalıntı araç sorununu çözecek ve taşıma
faaliyetleri güven altına alınabilecektir. Günümüzde lojistik firmalarının
kurumsallaşmaları ile birlikte elektronik kontrol sistemleri devreye girmeye
başlamış ve bunun sonucu olarak taşıma güvenliği artmıştır.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
3
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
Demir Yolu Taşımacılığında Güvenlik
Gelişmişlik düzeyinin bir göstergesi olan demir yolları ülkemize Osmanlı
İmparatorluğu zamanında birçok yeniliğe göre erken sayılabilecek bir zamanda
gelmiştir. 1950’li yıllara kadarki süreçte tam olarak olmasa da gelişim sağlanmış
ancak bu yıllardan sonra daha riskli ve daha pahalı olmasına rağmen kara yolu ile
taşımacılığa ağırlık verilmiştir. Demir yollarının modernleşmesi, hızlı trenlerin
kullanılmaya başlaması ticari açıdan birçok avantaj sağlamasının yanı sıra belli
riskleri de azaltmaktadır.
Demir yolu taşımacılığı
diğer taşıma modlarına
göre daha güvenli ve
çevre dostu olarak
bilinir.
Demir yolu taşımacılığı diğer taşıma modlarına göre daha güvenli,
ekonomik ve çevre dostu olarak bilinmektedir. AB, demir yollarında daha güvenli
yük ve yolcu taşımacılığı için yolcu haklarını artırmak, lokomotif kullanıcıları için
ehliyet sistemi kurmak ve demir yolu yük taşıma hizmetlerinin kalitesini artırmak
gibi reformlar gerçekleştirmiştir.
Her taşıma modunun farklı sosyal maliyetleri vardır. Özellikle intermodal
uzun mesafeli tren yolculuklarının sosyal avantajları aynı güzergâhta taşıma yapan
yük kamyonlarına nazaran daha fazladır.
2001 ile 2004 arasında Avrupa Komisyonu tarafından çıkarılan yasalar ile
tren yolunda gerek yolcu gerekse de yük taşımacılığında yeni düzenlemeler
gerçekleştirilmiştir. Bu düzenlemelerin öncelikli hedefleri; daha güvenilir ve
yönetilebilir bir demir yolu taşımacılığı sağlamak ve pazarda Avrupa Komisyonu
kontrolünde rekabetçi bir ortam ortaya çıkarmaktır.
Ülkemizde günden güne gelişmekte olan demir yolu taşımacılığı, sektörün
en güvenli ve düşük maliyetli çeşidi olarak öne çıkmaktadır. Demir yolu
taşımacılığı, uluslararası taşımalarda da kara yolu taşımacılığına göre daha
ekonomik ve daha güvenli seçenekler sunmaktadır. Yükün cinsine göre, açık veya
kapalı vagonlar kullanılarak, taşımalar daha sağlıklı ortamlarda yapılmaktadır.
Özellikle ülkemiz açısından Orta Doğu ve Doğu Avrupa ithalat-ihracatlarınız için; en
güvenli ve en ekonomik taşıma demir yolu taşımacılığı olduğu söylenebilir.
Deniz Yolu Taşımacılığında Güvenlik
Denizcilik uluslararası alanda öneme sahip ve ülkelerin hedeflerine
ulaşmasında belirli görevler üstenmiş bir sektördür. Dünya ticareti büyük oranda
deniz yolu ile gelişmiş ve ülkeler bu sektördeki başarıları ölçüsünde ekonomilerini
geliştirmişlerdir. Deniz ticaretinin önemli özelliklerinden birisi büyük ölçekli
ekonomik alanlara etki etmesidir. Bunun yanında önemli özelliklerinden birisi de
üretim noktalarından tüketim noktalarına geniş kapsamlı ulaşım sağlamasıdır.
Ayrıca ülkeler deniz ticareti yoluyla ülkelerine döviz girdisi sağlayabilmektedir.
Dünya ticaretinde deniz yolu ile taşımacılık egemen durumdadır. Denizyolu
ile büyük hacimli ancak düşük değerli maddeler, metaller, kereste, konteyner gibi
maddeler taşınmaktadır.
Dünya ve Türkiye'de deniz taşımacılığı ticarette büyük rol oynamasına karşın
yüksek maliyetlerden çekinerek güvenlik konusunda gerekli yatırımı
yapmayanların sektörde ayakta kalması her geçen yıl daha da güçleşmektedir.
Genişleyen dünya ticaretiyle birlikte hızlı bir büyüme dönemi yaşayan dünya
deniz taşımacılığındaki son gelişmelere bakıldığında, sektörde gündemin birinci
sırasında güvenlik sorunlarının olduğu görülmektedir. Deniz taşımacılığında her
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
4
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
geçen gün rekabet koşullarının giderek ağırlaştığı da bir gerçektir. Yüksek
maliyetlerden çekinerek güvenlik konusunda gerekli yatırımı yapmayan
oyuncuların ayakta kalması güçleşmektedir. Bu yüzden limanların ve ticari
gemilerin daha kapsamlı güvenlik hizmetleri sunmaları gerekmektedir.
Genel olarak denizde emniyetin sağlanması için öngörülen temel
uygulamalar olan zorunlu deniz trafiği rotaları, trafik ayırım şeritleri, gemi trafik
hizmetleri, özel duyarlı deniz alanları, seyir yardımcılarının belirlenmesi, bunların
değiştirilmesi ve ortadan kaldırılması konularını içermektedir.
Taşımacılığın gittikçe daha global hâle gelmesi AB’nin taşımacılık politikasına
dair soruların artmasına neden olmuştur. 2003 yılı araştırmalarına göre, AB’de
gemi sahiplerinin yaklaşık %64’ü, AB’nin dışında farklı bir bayrak ile
operasyonlarını sürdürmüştür. Bu daha düşük ücret maliyetlerini sağlayabilmekte
ancak mevzuat ve güvenlik açısından AB limanları için birçok sorun
oluşturmaktadır. Özellikle bu tür durumlardaki güvenlik problemine dair endişeler
çoğalmaktadır.
Havayolu taşımacılığı
maliyetli olmakla
birlikte çok daha hızlı ve
güvenilirdir.
Daha önceki ünitede de bahsedildiği gibi önemli bazı tanker kazalarından
sonra yakıt tankerlerinin çevreye verebileceği zararlar, limanlarda daha sıkı
kontrol, tek yakıt hangarı bulunan tankerlere müsade edilmemesi; topluluk
gözetlemesi “Community Monitoring” adı verilen bir sistemin oluşturulması ve
teftiş sisteminin, Avrupa Deniz Güvenliği Ajansının (European Maritime Safety
Agency) kurulmasını beraberinde getirmiştir. Bu tür organizasyonların kurulması
belirli önlemlerin alınmasını beraberinde getirmiştir. Örneğin güvenlik açısından
AB 2015 yılından itibaren tek gövdeli tankerlerin AB limanlarında hareket
etmelerini yasaklamıştır.
Tanker kazalarında acil müdahale, tazmin, rehabilitasyon, uluslararası iş
birliği, ulusal planların uygulanmasını içeren acil müdahale sistemi hazır
tutulmalıdır. Mevzuatlar çerçevesinde pratik, acil ve etkin acil müdahale
merkezleri kurulmalıdır. Bu konuda aşağıdaki gibi öneriler getirilebilir:



Standart altı gemilerin kullanılması önlenmelidir.
Deniz kirliliğinin önlemesi ve acil durumlar için tüm yetkilerin
toplandığı acil müdahale planları hazırlanmalıdır.
Boğaz ve kanal trafiklerine dikkat edilmelidir.
Ayrıca arama kurtarma teşkilatı, yetki ve kabiliyetlerinin etkin bir arama ve
kurtarma sistemi oluşturacak şekilde belirlenmesi gerekir. Ülkemizde yaşanan
kazalar ile bir kez daha yeterli tedbirlerin alınmadığı ve güvelik eğitimine çok daha
önem verilmesi gerektiğini göstermektedir.
Hava Yolu Taşımacılığında Güvenlik
Hava yolu taşımacılığı maliyetli olmakla birlikte çok daha hızlı ve güvenilirdir.
Özellikle hassas, pahalı (elektronik aletler ve hızlı bozulma ihtimali olan gıdalar)
malların taşınmasında güvenlik açısından çok daha mantıklıdır.
Varşova/Lahey sistemi ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu uyarınca
taşıyıcı, bagaj veya yükün ziyan ve hasara uğraması hâlinde meydana gelen
zararlardan sorumludur. Bu durum taşıyıcının bakım ve gözetim ihlalinden
kaynaklanır. Çünkü taşıyıcı, taşıyıcı sözleşmesi ile bagaj veya yükün bakım ve
gözetimine özen gösterme yükümlülüğü altına girer. Taşınan yükün niteliğine ve
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
5
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
niceliğine göre taşınması için birtakım şartların, yasakların ve özel düzenlemelerin
söz konusu olabileceği unutulmamalıdır.
AB, The Marco Polo Programı ile kara yolu taşımacılığından daha çevre
dostu diğer modlara geçmeyi sağlamaya yönelik ticari önlemleri desteklemektedir.
Kirleten öder prensibini AB tam olarak oturtmuştur.
Trafik sıkışıklığını azaltmak, çevre kirliliği ile mücadele, farklı taşıma modları
arasındaki dengeyi yeniden düzenlemek ve taşıma güvenliğini sağlamak AB için
öncelikli hedeflerdir. Hava yolu taşımacılığı bu bakımdan her ne kadar şu ana
kadar diğer taşıma modlarına nazaran pahalı olsa da çok daha uygun bir taşıma
aracıdır.
Yaklaşık 35 yıldır hava taşımacılığında güvenlik istikrarlı bir şekilde daha iyi
bir konuma gelmektedir. ABD’de 1967’de, ölümcül kazaların miktarı uçakların kat
ettiği her milyon milde 0.006 oranındayken, 1980’lerde bu oran 0.001’e
düşmüştür. Yaklaşık olarak %83’lük bir düşüş söz konusudur. 1985’de ise yalnızca
dört tane ölümcül kaza olmuştur. Bu düşüş 1980’li yılların sonlarında
fazlalaşmıştır. 2005 yıllında kazalar hava yolu tarihinin en düşük seviyelerine
düşmüştür. Hava yollarında ölümcül kazaya karışma oranı üç milyonda bir de olsa
hâlen devam etmektedir.
Risk Yönetimi
Risk gelecekte ortaya çıkması muhtemel ve istenmeyen bir olayın
gerçekleşme olasılığıdır. Genel olarak fiziksel (kazalar, yangınlar vb.), ekonomik
(mali dalgalanmalar), doğal olaylar (deprem, sel, fırtına vb.), sosyal olaylar
(hırsızlık, kundaklama vb.) gibi ana başlıklardan kaynaklanır.
Risk yönetimini
belirleyen en önemli
faktörlerden biri içinde
bulunulan ortamdır.
Risk, bir başka deyişle belirli bir zaman aralığında hedeflenen yere
ulaşılamama ya da zarara uğrama ihtimalidir. Risk gelecekte oluşabilecek
potansiyel olaylara karşı işaretler verir. Riskin iki temel noktası vardır. Bunlar:


Belirli bir sonuca ulaşamama ihtimali veya istenmeyen bir olayın
meydana gelme olasılığı
Sonuca ulaşamama ihtimali veya riskin meydana gelmesi
durumunda sonuca etkisi
Risk temel bir kavram olarak farklı şekillerde tanımlanabilmektedir. Risk
kavramı kaçınılmaz olan değişim sonucunda meydana gelen olaylara göre farklı
farklı değerlendirilebilmektedir:






Ortalama Sonuç Olarak Risk
Sonuçlar Arasındaki Farklılık Olarak Risk
Kayıp Olarak Risk
Potansiyel Kazanç Faktörü Olarak Risk
İlgili Oldukları Alanlara Göre Risk
Kurum ile İlgili Taraflar Açısından Risk
Risk, farklı bakış açılarıyla farklı şekillerde değerlendirilebildiğinden riski
yönetme süreci de doğal olarak farklı yollarla olabilmektedir. Bunun yanı sıra risk
kavramında olduğu gibi risk yönetimi kavramında da farklı sektör uygulamalarında
ortak noktalar vardır.
Genel bir tanım ile risk yönetimi, riskin tanımlanmasına, analizine,
değerlendirilmesine, onunla mücadele edilmesine ve onun izlenmesine ilişkin
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
6
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
yönetim politikalarının, prosedürlerinin ve uygulamalarının sistematik bütünü
olarak tanımlanabilir. Bir başka tanımla ile risk yönetimi, karşı karşıya olunan
risklerin tespit edilmesi, bu risklerin olumlu ya da olumsuz yönlerinin belirlenmesi,
bu risklerle nasıl başa çıkılacağının tespiti, belirlenen bu yöntemlerin uygulanması
ve elde edilen sonuçların analiz edilmesidir.
Taşıma esnasında
karşılaşılabilecek her
türlü tehlikeye karşı hâli
hazırda A, B, C planları
olmalıdır.
Risk yönetimini belirleyen en önemli faktörlerden biri de içinde bulunulan
ortamdır. Bundan dolayı risk yönetimi değişen koşullara göre sürekli olarak
kendini yenileyen dinamik bir yapıda olmalıdır. Bunun yanında organizasyona
entegre edilerek, bütün organizasyon faaliyetlerini içermelidir.
Karşı karşıya kalınan risk, içsel ya da dışsal birtakım etkenlere
dayanabilmektedir. Kimi riskler ise hem iç hem de dış etkenlerden kaynaklanabilir.
Organizasyonun türüne, idari yapısına, faaliyet gösterdiği sahaya, coğrafi bölgeye
ve diğer pek çok faktöre maruz kalınabilecek, iç ve dış etkenler farklılık
gösterecektir.
Bir işletmede risk yönetimi şu nedenlerden ötürü bir ihtiyaç hâlini almıştır:







İşletmenin varlığının ya da faaliyetlerinin kesintisiz devam etmesi
Karşılaşılabilecek sürpriz durumların en aza İndirilmesi
Kayıpların maliyetlerinin indirilmesi
Gelir istikrarı
Sürdürülebilir bir büyüme
Sosyal sorumluluk
Kanunlara uyum
Risk değerlendirmeleri resmîleştirilmiş bir çerçeve içinde aşağıdaki soruların
ele alınmasını içermektedir:






Ne yanlış gidebilir?
Bu tür olaylar ne kadar olasıdır?
Bu tür olaylar meydana gelirse ne olabilir?
İlgili riskler nelerdir?
Riskler kabul edilebilir mi?
Riskler nasıl en aza indirgenebilir?
Güçlü bir risk değerlendirmesinin altında yatan gereklilikler ise şunlardır:





Tehlikelerin tespit edilmesi ve tehlikeli olayların analizi
Bu olayların ilgili sonuçlarının ya da olasılıklarının tespiti ve analizi
İlgili risklerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi
Riskin kademeli bir şekilde azaltılması için uygun kontrollerin tespiti
Etkili izleme ve gözden geçirme için bir temelin oluşturulması
Taşımacılık açısından da risk yönetimi önemli bir konudur. Malların sahipleri
taşıma sırasında aracın kaza yapmasından doğan riskleri sigorta ettirerek
kendilerini güvence altına alırlar.
Taşımanın sorumluluğunu üzerine alan, taşıtan şirketler de taşıma işlemini
ayrıca sigorta ederler. Aracında malı taşıyanlar eğer bir toplu taşıma sözleşmesi
şemsiyesi altında değillerse mallar sigorta edilmeden taşınmaktadır. Bu durumda
risk oluştuğu an malların gerçek sahibi sigortasından, taşıtan da kendi
sigortasından malların bedelini alır. Sorumluluk ise araç sahibi, şofördedir ve bu
kişiler sigorta şirketleri ile karşı karşıya kalırlar. Kazalara karşı yapılabilecek bir şey
yoktur. Önlenmesi zordur ve ne kadar tedbir alınırsa alınsın olabilmektedir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
7
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
Bu bilgiler ışığında taşıma sırasında riskler ve bu riski etkileyen faktörleri
aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
Taşıma sırasında karşı karşıya kalınan riskler:


Malların yükleme, taşıma ve boşaltma işlemlerinde tarafların
yükümlülüklerini eksik yerine getirmesi ve buna bağlı olarak ortaya
çıkan durumlar
Taşıyıcının elinde olmayan nedenlerle (mücbir sebep) ortaya çıkan
kayıplar
Taşıma sırasında karşı karşıya kalınan riski etkileyen faktörler





Sigorta, riskten
kaçmanın karşılığı
olarak kabul
edilmektedir.

Taşınan eşya, taşınan malın cinsi ve özelliği (kırılabilir, bozulabilir,
yanıcı, patlayıcı, çalınabilir)
Taşınan malın ambalaj şekli (sandık, kafes, koli, çuval, torba,
konteyner, özel ambalaj vb.)
Taşıma aracı türü ve yola uygunluğu (gemi, uçak, treyler, kamyon,
tren)
Yükleme ve boşaltma şekli (mekanik güç, insan gücü ve teçhizat)
Yol ve geçiş güzergâhı (yol durumu, ülkelerin konumu, ülkelerin
geçiş riski, korsan ve terörist saldırılar)
Siyasi nedenlerle ülke geçişlerinde yaşanan zorluklar.
Taşıma sırasında karşılaşılabilecek risklerin ayrıntılı olarak analizi
gerçekleştirildikten sonra taşıma işlemi gerçekleşmelidir. Taşıma esnasında
karşılaşılabilecek her türlü tehlikeye karşı hâli hazırda A, B, C planları olmalıdır.
Risk Dağıtım Aracı Olarak Sigorta
Risk kavramında olduğu gibi sigorta kavramı da farklı şekillerde
tanımlanmıştır. Sigorta için sektörler açısından değerlendirildiğinde genel bir
tanım yapmak gerekirse, belirli bir primin ödenmesi karşılığında, önceden
belirlenmiş şartlarda ve öngörülen bir riskin gerçekleşmesine bağlı kaybın parasal
olarak karşılanmasını taahhüt eden sözleşmedir.
Sigorta, riskten kaçmanın karşılığı olarak kabul edilmektedir. Yapılan
sigortalama işlemi, bireyler ve örgütlerin olası riskli durumlar hâlinde ortaya
çıkabilecek finansal kayıpları ile ilgili belirsizliklerini ticari ilişki içerisinde
bulundukları diğer kişilere aktarmaları esasına dayalı bir ekonomik oluşum
şeklinde görülebilir.
Ulusal ya da uluslararası taşımacılıkta risk olgusu ve bu yönde alınacak
tedbirler günümüzde çok daha önemli hâle gelmiştir. Taşımacılık sektöründeki
ciddi artışlarla beraber karşılaşılan risklerin de artması ve farklılaşması ile riske
bağlı ortaya çıkan zarar oranları da fazlalaşmıştır. Bu zarar oranlarının artması ile
birlikte sigorta konusu ön plana çıkmıştır.
Taşımacılıkta malın teslim alınmasından ulaştırılıp alıcıya teslim edilmesine
kadar süreçte ortaya çıkması muhtemel olayların neden olabileceği zarar ve
kayıplara karşı, güvence ortamının sağlanması gereklidir.
Özellikle risk unsurunun çok fazla olduğu taşımacılıkta, karşılaşılacak riskleri
taşıma firmasının yalnız başına karşılaması pek mümkün görülmemektedir.
Malların alıcısına ulaştırılması sırasında doğru taşıma şeklinin, araçların ve
ekipmanların kullanılmamasına bağlı olarak üretildiği kalite ve standartta teslimin
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
8
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
gerçekleştirilmemesi ya da mücbir bir sebep hallerinden doğan olaylar büyük
miktarlı zararların ortaya çıkmasına neden olur.
Nakliye sigorta poliçeleri, bir seferlik yapılan taşımanın risklerini
kapsayabileceği gibi, sigortalının bir yıl içinde taşıtacağı tüm malların riskini de
teminat altına alabilmektedir.
Ticaret dünyasında taşınan malların nakliye sigortası ile sigortalanmasına
ilişkin genel bir kanı vardır. Ancak esas olarak hedef alınan başlıca riskler şunlardır:




Kısacası taşıma sigortaları, bir yerden diğerine nakledilen, ticari nitelikte
olan veya olmayan eşyanın, taşıma sırasında karşılaşabileceği kayıp, hasar ve
zararlara karşı yaptırılan bir sigorta türüdür.
Tartışma
Taşıma işini üstlenen
taşıyıcı için, eşya hangi
taşıma şekli ile taşınıyor
ise o kapsamda taraf
olunan uluslararası
anlaşmalar,
sorumluluklarının
sınırını da çizmektedir.
Hasar,
Çalınma,
Kırılma,
Transit taşımada mallara gelebilmesi olası her türlü zarara karşı ve mal
hasar görmediği hâlde genel hasar deklaresinde bulunabilecek alıcılara
karşı koruma amacına yönelik sigorta yapılır.
• Taşıma güvenliği neden önemlidir? Tartışınız.
• Düşüncelerinizi sistemde ilgili ünite başlığı altında yer alan
“tartışma forumu” bölümünde paylaşabilirsiniz.
Dış Ticarette Taşıma Sigortası Türleri
Emtia Nakliye Sigortası
Malların, bir yerden başka bir yere bir veya birkaç nakil aracı ile taşınması
(sevk edilmesi) sırasında uğrayabileceği zarar, kayıp (ziya) ve hasarları teminat
altına alan sigorta türüdür.
Yurt içi ve yurt dışı (ithalat/ihracat) mal sevkiyatlarında her türlü emtianın,
yüklemeden boşaltmaya (depodan-depoya) kadar gümrükteki beklemeler,
aktarmalar, ara sevkiyatlar da dâhil olmak üzere deniz, hava ve kara yolu ile
nakliyatı sırasında meydana gelebilecek çeşitli kaza, yangın, hırsızlık, kaybolma ile
ayrıca istenirse harp, grev, kargaşa, terör, sabotaj gibi tehlikeler sonucu doğacak
zarar, kayıp ve hasarları bütün dünyada geçerli uluslararası standart ve şartlarda
teminat altına alır.
Nakliyat Emtia Sigortası-Teminatları şu şekildedir:
Tam ziya teminatı, malın taşıma aracı ile birlikte tüm değerini yitirecek
şekilde tamamen zarar görmesi hâlidir.
Dar teminatta, malın tam ziya ile tamamen zarar görmesi riskine ilaveten,
aracın yapacağı kazaya bağlı olarak (çarpma, çarpışma, devrilme, yangın) kısmi
zararlar da teminat altına alınmaktadır.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
9
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
Geniş teminat, genellikle tüm riskleri kapsamaktadır. Bu teminat için özel
şart niteliğini taşıyan istisnalar dışındaki tüm riskler teminat altına alınmaktadır.
Bu istisnalar şu şekilde sıralanabilir:





Malın doğasından ve kendi yapısından kaynaklanan hasarlar
Taşıyan aracın ya da ambalajın uygunsuzluğu
Her türlü gecikmeden kaynaklanan hasarlar
Radyoaktif kirlenme, bulaşma
Sigortalının kötü niyeti
Nakliyecinin Sorumluluk Sigortası
Sorumluluk sigortası, sigortalının mal varlığında ortaya çıkabilecek eksilme
ve kayıpların sigortacı tarafından teminat kapsamına alınmasıdır. Burada taşıyıcı
için sigortalanabilir menfaat; hizmet ürettiği alanda tabi olunan ve uyulmak
zorunda kalınan yasal zorunluluklardır.
Taşıma işini üstlenen taşıyıcı için, eşya hangi taşıma şekli ile taşınıyor ise o
kapsamda taraf olunan uluslararası anlaşmalar sorumluluklarının sınırını da
çizmektedir.
Taraf olunan uluslararası anlaşmalar ile taşımacıya yüklenen yasal
sorumlulukların eksik yerine getirilmesine bağlı olarak ortaya çıkabilecek risk
unsurları, sigortacı tarafından teminat kapsamına alınmakta ve olası kayıp, hasar
durumunda da tazmin edilmektedir.
Nakliyecinin sorumluluk sigortası, Türkiye sınırları dâhilinde taşımacılık
yapan nakliyeci firmaların, kusurları neticesinde taşıdıkları mala verecekleri
zararlardan doğan sorumluluklarını poliçede belirlenmiş bir limite kadar sigorta
etmektedir.
Yurt içi sorumluluk sigortası emtia nakliyat sigortası yerine geçmemektedir.
Bu poliçelerde sigortalı olarak nakliyecinin ismi yazılır ve hasarda nakliyecinin
kusuru varsa sigorta devreye girmektedir.
Kıymet Sigortası
Gerçek ve tüzel kişilere ait nakit para, külçe altın ve gümüş ile kıymetli
evrakların (hisse senedi, tahvil, bono, çek, piyango bileti…) bir yerden başka bir
yere taşınmasına uygun nakil araçlarıyla taşınması sırasında doğabilecek silahlı
gasp, soygun, çalınma, kaybolma, hırsızlık, yangın gibi riskleri teminat altına alan
bir sigorta türüdür. Teminat, kıymetli evrakın nominal (yazılı) değerleri üzerinden
verilir. Ancak kıymetli evrakın ikame imkânı olduğu takdirde ödenecek tazminat; o
evrakın yeniden basım masrafları ile sınırlıdır.
Kıymet sigortasında önemli olan bir husus da, para ve değerli kâğıtların,
doğal taşıma şartlarına uygun olarak, kişi beraberinde veya taşıyıcı araçta sorumlu
kişiye teslim edilmiş olmasıdır.
Tekne ve Navlun Sigortası
Tekne veya geminin deniz tehlikelerine karşı tekne (gövde) kısmı, makine,
ekipman ve donanımlarını teminat altına alır. Bu sigorta türü; gemi sahibi,
donatanı (işleteni) veya gemi üzerinde sigorta edilebilir menfaati olanlar
tarafından yaptırılır. Tekne sigortaları yıllık olarak veya sefer için yapılabilir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
10
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
Kuru yük, tanker, römorkör, feribot, yolcu gemisi vb. ile motor/yat, yelkenli,
kotra, jet ski vb. deniz araçlarının tekne (gövde), makine/motor, ekipman, cihaz ve
donanımları ile bağlı menfaat ve yasal sorumluluklarını çarpma, çarpışma, oturma,
batma, yangın, infilak, fırtına, müşterek avarya, kurtarma yardım vb. çeşitli deniz
kaza ve tehlikeleri sonucu doğacak hasar ve masrafları tüm dünya denizlerinde
geçerli uluslararası standartlarda ve orijinal şartlarla teminat altına alır. Ayrıca,
gemilerin çekme çekilme seferleri, limanda çalışma rizikoları ile iskele mali
sorumluluk vb. sigortalar da özel şartlarla teminat altına alınır.
Taşıma Sigortası
 Zarar, ziyan ve hasarlar, sigorta ettirenin kasti müdahalesi ile veya hile
yolu ile meydana gelmiş zararlar
 Doğa kanunlarına göre asla ortaya çıkması mümkün olmayan olaylar
 Kanun, ahlak ve adaba uygun olmayan olaylar
 Sigortaya konu olan eşyanın normal kullanımı esnasında ortaya
çıkabilecek eskime ve yıpranmalar
Ödev
Taşıma sigortası; alım
satım sözleşmesinin
yapılmasından sonra
taşıma sırasındaki
risklere bağlı zararın
tazmininin
sağlanabilmesi için
yapılan sigortadır.
Sigortalı taşıma yapma zorunluluğu, taşıma maliyetlerini arttıracağından
rekabet avantajının azalacağı düşünülmektedir. Bu durumun da yaşı küçük
firmalar için birleşme sorunu, büyük ve filo sahibi firmalar için bir rekabet avantajı
yaratması beklenmektedir. Bu yüzden taşınacak ürünlerin sigortalanması büyüme
hedefi olan firmalar için gayet önemlidir. Taşıma sigortası; alım-satım
sözleşmesinin yapılmasından sonra taşıma sırasındaki risklere bağlı zararın
tazmininin sağlanabilmesi için yapılan sigortadır. Bunlar;
•Risk kavramı nasıl sınıflandırılmaktadır? Açıklayınız.
•Hazırladığınız ödevi sistemde ilgili ünite başlığı altında yer alan “ödev”
bölümüne yükleyebilirsiniz.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
11
Özet
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
•Kara yolu taşımacılığı gerek dünya ve gerekse de ülkemizde
son yıllarda gerçekleşen hızlı gelişmeler sonucu çok daha
güvenli hâle gelmiştir. Araç güvenlik teknolojilerinin gelişmesi,
yolların genişlemesi ve düzgünleştirilmesi, taşıma sektöründe
çalışanların eğitim düzeylerinin iyileştirilmesi ve çıkarılan yeni
mevzuat ile kara taşımacılığı eski ile karşılaştırıldığında
güvenlik açısından çok daha iyi bir durumdadır.
•Demir yolu taşımacılığı diğer taşıma modlarına göre daha
güvenli ve çevre dostu olarak bilinir. AB, demir yollarında
daha güveli yük ve yolcu taşımacılığı için yolcu haklarını
artırmak, lokomotif kullanıcıları için ehliyet sistemi kurmak ve
demir yolu yük taşıma hizmetlerinin kalitesini artırmak gibi
reformlar gerçekleştirmiştir.
•Deniz yolu ile tehlikeli maddelerin taşınmasında dikkate
alınacak en önemli kavramlar; sağlık, güvenlik ile çevrenin
korunmasıdır.
•Hava yolu taşımacılığı maliyetli olmakla birlikte çok daha hızlı
ve güvenilirdir. Özellikle hassas, pahalı (elektronik aletler ve
hızlı bozulma ihtimali olan gıdalar) malların taşınmasında
güvenlik açısından çok daha mantıklıdır.
•Risk yönetimi, riskin tanımlanmasına, analizine,
değerlendirilmesine, onunla mücadele edilmesine ve onun
izlenmesine ilişkin yönetim politikalarının, prosedürlerinin ve
uygulamalarının sistematik bütünü olarak tanımlanabilir. Risk
yönetimini belirleyen en önemli faktörlerden biri, içinde
bulunulan ortamdır. Karşı karşıya kalına risk, içsel ya da dışsal
birtakım etkenlere dayanabilmektedir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
12
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
DEĞERLENDİRME SORULARI
Değerlendirme
sorularını sistemde ilgili
ünite başlığı altında yer
alan “bölüm sonu testi”
bölümünde etkileşimli
olarak
cevaplayabilirsiniz.
1. Taşıma güvenliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Ulaşım teknolojilerinin ilerlemesi ile birlikte ulaşım sistemleri daha
pahalı bir hâl almıştır.
b) Taşımadaki aksaklıklar ulaşım ağının verimliliğinin azalmasına neden
olur.
c) Verimliliğin azalması ikinci hatta üçüncü aksaklıklara ve kazalara yol
açabilir.
d) Yaşanılan aksaklıklar uzun vadede güvenlik risklerine neden olabilir.
e) Özel taşıyıcılar taşıma kararlarında sosyal maliyeti göz ardı ederler.
2. Kara yolu taşımacılığı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Yaşanan gelişmeler sonucu daha güvenli bir hâle gelmiştir.
b) İnsan faktörü çok önemlidir.
c) Genel olarak diğer taşıma modlarına oranla daha az güvenlik
sorunuyla karşılaşılır.
d) Emniyet kemeri kullanımı ciddi oranlarda ölüm riskini azaltmaktadır.
e) AB, kara yolu taşımacılığındaki rekabet koşullarını standart hâle
getirmek için tedbirler almıştır.
3. Deniz yolu taşımacılığı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Limanların ve ticari gemilerin daha kapsamlı güvenlik hizmeti
sunmaları gerekmektedir.
b) Ticaretin küresel bir hâl alması sonucu deniz taşımacılığı büyüme
dönemine girmiştir.
c) Deniz taşımacılığında yaşanan kazalar çevreye ciddi ve geri
dönülmesi zor zararlar verebilmektedir.
d) Güvenlik konusundaki maliyetlerden kurtulan firmaların yaşamlarını
sürdürmesi daha kolay bir hâl almıştır.
e) Deniz taşımacılığında yaşanabilecek kazalara karşı mevzuatlar
çerçevesinde pratik, acil ve etkin olan acil müdahale merkezleri
kurulmalıdır.
4. Aşağıdakilerden hangisi deniz taşımacılığında emniyetin sağlanması için
öngörülen temel uygulamalardan birisi değildir?
a) Trafik ayrım şeritleri
b) Zorunlu olmayan deniz trafiği rotaları
c) Gemi trafik hizmetleri
d) Özel duyarlı deniz alanları
e) Seyir yardımcılarının belirlenmesi
5. Hava yolu taşımacılığı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Hava yolu taşımacılığının maliyeti diğer modlara göre düşüktür.
b) Hava yolu taşımacılığı hızlı ve güvenlidir.
c) Hava yolu kaza oranları geçmişe oranla azalmıştır.
d) Hava yolu taşımacılığında yükün taşınmasına yönelik birtakım şartlar
ya da kısıtlamalar uygulanabilir.
e) Hava yolu taşımacılığı kara yoluna göre daha çevre dostu bir taşıma
şeklidir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
13
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
6. Risk ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Risk, gelecekte ortaya çıkması muhtemel ve istenmeyen bir olayın
gerçekleşme olasılığıdır.
b) Risk gelecekte oluşabilecek potansiyel olaylara karşı herhangi bir
uyarı vermez.
c) Risk, genellikle zarar içeren bir kavramdır.
d) Risk ortamda bulunan değişimlere göre farklı şekillerde
değerlendirilebilmektedir.
e) Karşılaşılan riski içsel ve dışsal faktörler etkileyebilmektedir.
7. Aşağıdakilerden hangisi bir riskin ortaya çıkış türü değildir?
a) Fiziksel olaylar
b) Ekonomik olaylar
c) Doğal olaylar
d) Kişisel olaylar
e) Sosyal olaylar
8. Aşağıdakilerden hangisinde risk yönetimine ihtiyaç duyulmaz?
a) Karşılaşılabilecek olumsuz durumların en aza indirilmesi
b) Kayıpların maliyetinin azaltılması
c) Gelir istikrarının sağlanması
d) Sürdürülebilir bir büyüme
e) Riskin paylaşılması
9. Aşağıdakilerden hangisi elleçleme esnasında riski etkileyen faktörler
arasındadır?
a) Taşınan malın cinsi ve özelliği
b) Taşıma türü ve yola uygunluğu
c) Yol ve geçiş güzergâhı
d) Yükün, yükleme ve boşaltma şekli
e) Taşıma türünün hızı
10. Aşağıdakilerden hangisi taşıma sigortası türlerinden biri değildir?
a) Emtia nakliye sigortası
b) Nakliyecinin sorumluluk sigortası
c) Trafik sigortası
d) Kıymet sigortası
e) Tekne ve navlun sigortası
Cevap Anahtarı
1.A,2.C,3.D,4.B,5.A,6.B,7.D,8.E,9.D,10.C
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
14
Taşıma Güvenliği ve Risk Yönetimi
YARARLANILAN VE BAŞVURULABİLECEK DİĞER
KAYNAKLAR
Çelik, A. Ç. (2008). Karayoluyla Yolcu Taşıma Taşımacının ve Sigortacının
Sorumluluğu. İstanbul: Legal.
Çipli, M. (2008). Risk Yönetimi ve Sigorta. Ankara: Nobel.
DPT. (2007). Denizyolu Ulaşımı 2007 Özel İhtisas Raporu. Ankara: DPT.
Fıkırkoca, M. (2003). Bütünsel Risk Yönetimi. Ankara: Pozitif.
Güvel, A. Ö., Güvel, E. A. (2010). Sigortacılık. Adana: Seçkin.
Güvel, A.Ö. ve Güvel, E. A. (2004). Sigortacılık. Ankara: Seçkin.
Hall, R. W. (2003). Handbook of Transportation Science. Dordrecht: Kluwer
Academic.
Hillestad, R., Van Roo B. D., Yoho, K. D. (2009). Fast – Forward Key Issues in
Modernizing the U.S. Freight – Transportation System for Future
Economic Growth. Santa Monica: RAND.
IRM. (2002). A Risk Management Standart. London: Airmic.
Keskin, M.H. (2006). Lojistik Tedarik Zinciri Yönetimi. Ankara: Nobel.
Koban, E. ve Keser, H. (2011). Dış Ticarette Lojistik. İstanbul: Ekin.
Kutz, M. (2003). Handbook of Transportation Engineering. USA: McGraw –
Hill.
Leinbach, T.R., Capineri, C. (2007). Globalized Freight Transport. UK:
Edward Elgar.
Lowe, D. (2005). Intermodal Freight Transport. Oxford: Elsevier.
Nomer, C., Yunak, H. (2000). Sigortanın Genel Prensipleri. İstanbul: Ceyma.
Parasız, İ. (1999). Modern Ansiklopedik Ekonomi Sözlüğü. Bursa: Ezgi.
TUSİAD. (2008). Kurumsal Risk Yönetimi. İstanbul: TUSİAD.
Uzun, T. (2012). Uluslararası Hava Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu.
Ankara: Seçkin.
Wensveen, J. G. (2007). Air Transportation A Management Perspective.
Cornwall: TJ International.
Weatherford, B. A., Willis, H. H., Ortiz, D. S. (2008). The State of U.S.
Railroads: A Review of Capacity and Performance Data. Santa
Monica: RAND.
Goetsch, D. L. (2011) Occupational Safety and Health, Pearson.
Yorulmaz, M. (2010). Deniz Taşımacılığı ve Deniz Sigortaları. İstanbul: Akademi
Denizcilik.
http://www.tsb.org.tr
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
15
Download

ÜNİTE