TÜRK HEMATOLOJİ DERNEĞİ
HematoLog
2013: 3■1
Dr. Güner Hayri Özsan
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hematoloji Bilim Dalı, İzmir, Türkiye
e-posta: [email protected]
Anahtar Sözcükler
AL amiloidoz, POEMS, Hafif zincir depo hastalığı, Plazmositom
MİYELOM DIŞI PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARI
ÖZET
Plazma hücre hastalıkları plazma hücre klonunun kontrolsüz çoğalması ile
karakterize hastalık grubunu oluşturur. Bu bölümde malign plazma hücre
klonunun az olmasına karşın kötü bir klinik gidiş özelliği gösteren “hafif zincir
amiloidoz” (AL amiloidoz), osteosklerotik lezyonların ve endokrinopatinin
eşlik ettiği POEMS (Polinöropati, organomegali, endokrinopati, monoklonal
gammopati ve deri değişiklikleri) sendromu, böbrek tutulumunun ön planda
olduğu hafif zincir depo hastalığı ve multipl miyelomdan kliniği ve tedavi
yaklaşımları farklılıklar gösteren soliter kemik plazmositomu ve ekstramedüller
plazmositom konuları ele alınacak ve güncel tedavi önerilerine değinilecektir.
GİRİŞ
Plazma hücre hastalıkları; Multipl Miyelom (MM) , plazmositom, plazma
hücreli lösemi ve Waldenström makroglobulinemisi gibi malign hastalıkları,
hafif zincir amiloidoz (AL) , hafif zincir depo hastalıkları (HZDH) ve POEMS
(Polinöropati, organomegali, endokrinopati, monoklonal gammopati
ve deri değişiklikleri) sendromu gibi düşük tümör yüklü hastalıkları ve
MGUS (Önemi ortaya konamamış monoklonal gammopati) ve “smoldering
myeloma” (Asemptomatik multipl miyelom) gibi premalign tabloları içerir. B
hücresi/Plazma hücresinin bir klonunun kontrolsüz çoğalması plazma hücre
hastalıklarına (diskrazilerine) yol açar. Bu grup hastalıklar oldukça geniş
spektrumlu biyoloji ve hastalık prezantasyonuna sahip olmakla birlikte en
önemli ortak özellikleri M protein olarak adlandırdığımız monoklonal protein
(immunglobulin veya komponenti) salgılamalarıdır. Uluslar arası miyelom
çalışma grubu monoklonal gammopatilerin sınıflandırılmasında kolaylık
180
181
MİYELOM DIŞI PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARI
Sistemik AL amiloidoz
Sistemik amiloidozlar proteinlerin hatalı katlanmaları ve doku organlarda
birikmeleri sonucunda ilerleyici organ hasarı ile karakterize kompleks
hastalıklardır. Bu hastalıkların önemli bir kısmında çözünürlük özelliğine
sahip olan protein ve peptitlerde çapraz beta süper ikincil yapı oluşumu ve
buna bağlı fibriller agregatların oluşumu sözkonusudur (3). Bu fibriller kongo
kırmızısını bağlama özelliğine sahiptir ve polarize ışık altında yeşil yansıma
verirler (4). Dokularda biriken bu amiloid proteini doku hasarına neden olur.
Günümüzde amiloid birikimine neden olabilecek en azından 28 farklı protein
tanımlanmıştır. Bulgular lokalize serebral amiloidozdan sistemik amiloidoza
kadar değişen geniş bir spektrum oluşturur (5). Sistemik amiloidozun en
sık görülen formu hafif zincir amiloidoz (AL amiloidoz) olup insidens yılda
8.9/1000.000 dur (6). İkinci en sık görülen amiloidoz tipi transtiretin (ATTR)
tip olup herediter veya senil sistemik olarak karşımıza çıkabilir. Tablo 1 de
değişik amiloidoz tipleri ve organ tutulumları özetlenmiştir.
AL amiloidozda hastaların yaklaşık %70ʼinde renal tutulum sözkonusu
olup nefrotik düzeye ulaşabilen proteinüri görülebilir ve hastaların yaklaşık
yarısında böbrek yetmezliği tablosu ortaya çıkabilir. Kardiomiyopati hastaların
%60 kadarında saptanır. Kalp duvarında kalınlaşma, EKGʼde hipovoltaj ve
perikardial/plevral efüzyon saptanabilir. Kolestatik karaciğer tutulumu
hastaların yaklaşık %25ʼinde, periferik nöropati hastaların yaklaşık %20ʼsinde
ve otonomik nöropati hastaların %15ʼinde saptanabilir. Makroglossi gibi tipik
bulgulardan birini içeren yumuşak doku infiltrasyonları hastaların %15ʼinde
gözlenebilirken purpura, periorbital ekimoz gibi kapiller infiltrasyona ait
bulgular da hastaların %10ʼunda saptanabilir (5). Hastalar M protein açısından
incelendiklerinde hastaların ancak yarısında serum protein elektroforezinde
bulgu saptanabilirken hastaların %40 kadarında sadece hafif zincir sekresyonu
söz konusudur. Tarama için sadece protein elektroforezinin kullanılması
yetersiz olup serum protein elektroforezi ile birlikte serum ve idrar
Tablo 1. Amiloidoz tipleri ve tutulum yerleri
Amiloid tipi
Üretim
yeri
Organ tutulumu
Kardiyak
+
Renal
KC/GIS
AL
Kemik iliği
Reaktif (Serum ami-A)
KC
SSA/TTR wild
KC
+
ATTR mutant
KC
+
+/-
Fibrinojen
KC
+
+
+
Apolipoprotein A-I
KC/barsak
+
+
+
PSS
YD
+
+
+
+
+
+
+
+/-
+/+
AL: Hafif zincir amiloidoz, SSA: senil sistemik amiloidoz, TTR: Transtiretin
ATTR: Transtiretin amiloidoz, KC: Karaciğer, GIS:Gastrointestinal sistem,
PSS: Periferik sinir sistemi, YD: Yumuşak doku
+
TÜRK HEMATOLOJİ DERNEĞİ
sağlanmasına yönelik üniform kriterler oluşturmuş ve ilerleyen süreç içinde
küçük ekleme ve düzenlemeler yapılmıştır (1,2).
182
HematoLog
2013:3•1
immunfiksasyonu ve serumda serbest hafif zincir ölçümlerinin eklenmesi ile M
protein saptayabilme oranları%100ʼlere yaklaşır. Serbest hafif zincirlerin plazma
yarı ömrünün kısa olması nedeni ile ölçümleri erken yanıt ve takiplerde önemli
bir avantaj sağlayabilir. Hafif zincirlerin klirensinin böbreklerde olması nedeni
ile özellikle böbrek yetmezliği olanlarda serbest hafif zincir düzeylerinden çok
kappa lambda oranlarının takip edilmesi daha pratiktir (5,7-9).
Özellikle non diabetik nefrotik sendromu, non-iskemik kardiomiyopatisi
olan, görüntülemede bir anomali saptanmaksızın hepatomegali ve
alkalen fosfataz yüksekliği olan, periferik ya da otonom nöropati ile gelen
ve makroglossisi olan hastalarda AL amiloidozdan şüphelenilmelidir.
Benzer bulgularla başvurup amiloidoz şüphesi olan hastalarda amiloid
depozizosyununu göstermek üzere doku biyopsisi yapılmalı ve M protein
araştırması yapılmalıdır. M protein varlığında multipl miyelom ayırıcı tanısı
için kemik iliği biyopsisi yapılmalıdır. Kemik iliği biyopsisi aynı zamanda
amiloid birikimini göstermek üzere kongo kırmızısı boyamasına da
uygun olup hastaların %60ʼında pozitiflik gösterilebilir (10). Deri altı yağ
dokusundan yapılan örnekleme non-invazif bir yöntem olup hastaların
%90ʼında amiloid depozisyonu gösterilebilir (11). Eğer deri altı dokusunda
negatiflik saptanır ise tükrük bezlerinden yapılacak biyopsi ile hastaların
%50ʼsinde amiloid depolanması gösterilebilir. Yine sonuç elde edilemez
ise tutulu organlardan biyopsi örneklemesi yapılabilir. Amiloidoz saptanan
özellikle ileri yaşlarda olan hastalarda eş zamanlı saptanan M proteinin
MGUS birlikteliğine bağlı olabileceği akılda tutulmalı M proteinle birlikte
olabilecek AL olmayan daha lokal seyreden diğer amiloid birikimleri mutlaka
göz önünde bulundurulmalıdır. Kongo kırmızısı boyası amiloid tipini ayırt
edemez ve AL amiloid varlığını göstermek için imunhistokimya da yetersiz
kalabilir. İmmun/altın işaretleme teknikleri bu konuda yardımcı olabilse de
Doğan ve ark geliştirdiği “lazer mikrodisseksiyon kütle spektrofotometresi”
amiloid proteinin tiplemesinde oldukça yardımcı ve spesifik bir testtir (12).
Tedavi: AL Amiloidoz her ne kadar tümör yükü düşük bir hastalık olarak
tanımlansa da ortalama yaşam 3.8 yıldır ve hastalığın gidişini belirleyen
en önemli faktörlerden biri kardiyak tutulumun varlığıdır. Amiloid
proteinlerinin birikimi ile organ doku hasarı arasında direkt bir ilişki söz
konusudur. Teorik olarak tedavi mevcut amiloid protein birikimini çözünür
hale getirerek dokulardan uzaklaştırılmasını sağlamayı ve amiloid protein
sentezinin durdurulmasını hedeflemelidir. Amiloid proteinlerin çözünür hale
getirilmesi henüz araştırma aşamasında olup AL amiloidozdaki birikimleri
çözünür hale getirmeye yönelik aktif bir çalışma yoktur. AL amiloidoz
tedavisinde en etkin yöntem neoplastik klondan yeni amiloid proteinlerin
sentezlenmesini önlemeye yönelik sitotoksik tedavilerin kullanılmasıdır.
Kemoterapi uygulaması sonrası amiloid birikiminde gerileme olabileceği
gösterilmiştir(13) . Sonuç olarak erken tanı ve tedaviye zamanında başlamak
doku organ hasarlarının daha az olmasına ve gerilemesine, kemoterapiye
toleransın daha iyi olmasına ve yan ektiklerin az olmasına neden olacaktır.
Miyelomda etkinliği gösterilmiş olan melfalan prednizolon kemoterapisinin
etkinliği randomize çalışmalarla AL amiloidozda da gösterilmiştir. Buna karşın
bu hastalarda hematolojik yanıt gecikmiş olarak elde edilip ortalama yanıt
zamanı 7 aydır (14,15). Çoklu ajanlarla yapılan diğer tedavilerin (vinkristin
doksorubisin içeren) bu rejime üstünlüğü gösterilememiştir (5).Daha yakın
MİYELOM DIŞI PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARI
POEMS Sendromu
Altta yatan plazma hücre hastalığına bağlı paraneoplastik bir tablodur.
Hastalığın genel karakteristiği kronik progressif polinoropati ve motor
bozukluktur. Hastaların bir çoğunda osteosklerotik miyelom olmakla birlikte
bazı hastalarda monoklonal %5 veya daha az oranda KI plazma hücresi
vardır (4,21). Anemi, renal yetmezlik ve hiperkalsemi sık görülmez. Vaskuler
endoteliyal büyüme faktörü ve proinflamatuar sitokinlerde artış patogenezde
önemli rol oynayabilir (22).
Tanı kriterleri tablo 2ʼde verilmiştir. Hastalığın en sık görüldüğü dönemler
besinci ve altıncı dekatlardır. Periferik nöropati yakınmaları tabloya hakimdir.
Semptomlar özellikle ayaklarda parestezi ve soğukluk hissi şeklinde başlar.
Duyusal semptomları motor tutulum izler. Bulgular progresif simetrik
ve distaldir. Olgularin %50ʼsinden fazlasında ileri derecede halsizlik söz
konusudur. Kemik ağrıları ve kırık nadirdir. Hiperpigmentasyon sık olup
bacaklarda siyah kıllanma gözlenebilir. Deride kalınlaşma, kızarma,
akrosiyanoz tırnaklarda beyazlık diğer deri bulgularıdır. Erkeklerde testiküler
atrofi ve jinekomasti, kadınlarda galaktore gözlenebilir. Alt ekstremitelerin
ödemi sıkça görülür. Hastaların üçte birinde asit ve plevral efüzyon
gözlenebilir. Hastaların yarısında hepatomegali saptanabilmekle beraber
splenomegali ve lenfadenopati hastaların az bir kısmında görülür. Lenf
bezi biyopsisinde hastaların bir kısmında castleman hastalığı veya benzeri
hastalık saptanabilir. Arteriel ve venoz tromboz riski artmıştır ve serebral
infarktlar görülebilir (4,21-23)
Laboratuar bulguları: trombositoz sıkça olup polisitemi görülebilir. M protein
düzeyi düşük orandadır, sıklıkla IgG ve IgA olup neredeyse tamamı lamda
tipindedir. Anemi ve renal yetmezlik nadir olup Castleman hastalığı ile birlikte
TÜRK HEMATOLOJİ DERNEĞİ
zamanlarda prednizolon yerine deksametazon kullanılması(mel Dex) ile daha
yüksek hematolojik yanıtların elde edildiği gösterilmiştir (16). Bu tedaviyi alan
hastaların uzun süreli izlemlerinde ortanca progresyonsuz sağkalım 3.8 yıl ve
ortanca toplam sağkalım5.1 yıl bulunmuştur (17) Miyelomda etkinliği ortaya
konan otolog kök hücre nakli amiloidoz hastalarına da uyarlanmış ancak
%40ʼlara varan mortalite hayal kırıklığı yaratmıştır(18) . Özellikle kardiyak
tutulumu olan hastalarda mortalite daha da artabilmektedir. Takip eden
süreç içinde transplantasyon sonuçlarında düzelme gözlenmiş ve deneyimli
merkezlerde tedavi ilişkili ölümler oldukça azalmıştır (5). Uzun süreli izlemlerde
de özellikle hematolojik yanıt elde edilen hastalarda ortalama yaşamın 10 yıl
üzerinde olabildiği gösterilmiştir (19). Transplantasyon sonrası daha iyi yaşam
kalitesi de bu hastalar için önemli bir avantaj olarak görülebilir (5). Ancak
unutulmamalıdır ki hastaların ancak üçte biri ile dörtte biri transplantasyon
için uygun bir aday olabilmektedir. Talidomid, bortezomib ve lenalidomid
gibi MM tedavisinde önemli yer bulunan ajanlar amiloidoz tedavisinde
çalışmalara gerek tek ajan gerekse de kombinasyon tedavileri şeklinde
girmiştir. Vaka sayıları çok olmamakla birlikte kombinasyon tedavilerinde
yer almaları ile olumlu sonuçlar gözlenmiş ancak nöropati, kardiak toksisite
hematolojik toksisite gibi önemli sorunlarla da karşılaşılmıştır. Yeni ilaçlarla
yapılan çalışmalarda oldukça iyi sonuçlar Bortezomib + Dexamethason bazlı
protokollerle alınmıştır. Çoklu tedavi almış hastalarda pomalidomid gibi yeni
bir ajanla ümit verebilecek öncül sonuçlar elde edilmiştir (4,5,20).
183
184
HematoLog
2013:3•1
Tablo 2. POEMS tanı kriterleri(21)
Zorunlu majör kriterler
Polinöropati (tipik demyelizan)
Monoklonal plazma hücre proliferatif hastalık (lambda)
Diğer majör kriterler
(biri gerekli)
Castleman hastalığı
Sklerotik kemik lezyonları
Vasküler endothelial büyüme faktörü yüksekliği
Minör kriterler
Organomegali (splenomegali, hepatomegali veya
lenfadenopati)
Ekstravasküler volüm yüklenmesi
Endokrinopati (Adrenal, tiroid, pitüiter, gonadal,
paratiroid, pankreatik)
Deri değişiklikleri (hiperpigmentasyon, hipertrikoz,
glomerüloid hemanjiomata, pletore, akrosiyanoz,
yüzkızarması, beyaz tırnaklar)
Papilödemi
Trombositoz/Polisitemi
Diğer bulgular
Çomak parmak, kilo kaybı, pulmonerhipertansiyon/
restriktif akciğer hastalığı, tromboza eğilim, ishal,
düşük vitamin B12 düzeyleri
POEMS tanısı için zorunlu majör kriterlere ek olarak diğer majör kriterlerden biri ve minör
kriterlerden biri gereklidir.
gözlenebilir. KI plazma hücreleri %5 üzerinde olup hemen hemen her zaman
monoklonal lambdadır. Osteosklerotik lezyonlar hastaların yaklaşık %95ʼinde
gözlemlenir.Kemik penceresi ile değerlendirilmiş bilgisayarlı tomografi bu
konuda oldukça bilgi verici bir yöntemdir. Endokrinopati hastalığın önemli
öğelerinden biri olmakla birlikte nedeni tam anlaşılamamıştır. Yaklaşık %85
hastada saptanıp hipogonadizm en sık ortaya çıkan anomalidir. Takiben tiroid
anomalileri glukoz metabolizma bozuklukları ve adrenal yetmezlik gelir. Sinir
ileti çalışmalarında polinöropatiye ilişkin bulgular saptanır ve tipik olarak distal
ağırlıklı bir polinöropatidir. Hastaların bir kısmında pulmoner hipertansiyon
ortaya çıkabilir (4).
Sınırlı sklerotik hastalığa sahip hastalarda tedavi seçeneği radyoterapidir.
Yaygın sklerotik hastalığı olan, kemik iliği tutulumu olan veya radyoterapi
sonrasında nüks eden hastalarda kortikosteroid ve alkilleyici ajan içeren
sistemik kemoterapi tercih edilmelidir (konvansiyonel dozda ya da uygun
hastalarda kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi). Vasküler endoteliyal
büyüme faktörüʼne karşı geliştirilmiş antikorlar ile tedaviden yararlanım
tartışmalı olup lenalidomid ile cesaret verici sonuçlar bildirilmiştir. Talidomid
ve bortezomib gibi yeni ajanlarla da yararlanım tanımlanmakla birlikte
bu ilaçların periferik nöropati etkisi hesaba katılmalı, kar zarar hesabı
yapılmalıdır. Destek tedavisi hastalar için en önemli konulardan biridir (21).
Soliter Plazmositomlar
Kemiğin soliter plazmositomu plazma hücre hastalıklarının %3-5ʼini
oluşturur. Ortanca görülme yaşı miyelomdan daha genç olup erkeklerde
MİYELOM DIŞI PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARI
Kemik iliği içermeyen bölgelerden kaynaklanan plazmositomlar ekstramedüller
plazmositom adını alır. Nazal kavite, sinüsler, nazofarenks ve larenks gibi
üst solunum yolları en sık tutulan bölgelerdir. Bunun dışında gastrointestinal
kanalın, sinir sisteminin her hangi bir yerinden, mesane, tiroid bezi, meme,
testis ve lenf nodlarından gelişebilir. M protein daha çok Ig A yapısındadır.
Tanı ekstramedüller bir alanda klonal plazma hücre tümörünün saptanması ve
MM ilişkili bulguların saptanmaması üzerine konur. Tedavi radyoterapi olup
çoğunlukla küratiftir. Semptomatik miyelom hastaların %15 kadarında ortaya
çıkar (1,24).
Çoklu/tekrarlayan soliter plazmositomlar soliter plazmositomu olan
hastaların %5 kadarında ortaya çıkabilir. Tekrarlayan bölge sayısı çok veya
tekrarlama aralığı kısa olan hastalarda sistemik kemoterapi ve otolog kök
hücre nakli önemli bir tedavi seçeneğini oluşturur (1).
Hafif zincir depo hastalığı:
Böbreklerde non-amyloidojenik hafif zincir birikimi ve böbrek hastalığı
tablosu gösteren hafif zincir birikim hastalığı Randal ve arkadaşları tarafından
1976ʼda tanımlanmıştır (25). Bununla birlikte vakaların bir kısmında
hafif zincire eşlik eden monoklonal ağır zincir depoları saptanabilir (26).
İlerleyen süreç içinde sadece ağır zincir depolarının olduğu hasta serileri
de yayınlanmıştır (27). İmmun depozisyon amiloidden farklı olarak nonorganize elektron dens garanüler/kongo kırmızısı negatif bir depozisyondur
(28). HZDHʼda ana klinik bulgular böbrek ve kalp ilişkilidir. Görülme yaşı
35-80 arası olup erkek hâkimiyeti söz konusudur. Renal tutulum sabit bulgu
olup albümin ağırlıklı proteinüri ve böbrek yetmezliği tabloya hakimdir.
Hastaların önemli bir kısmında hematüri gözlenebilir. Birçok vakada renal
fonksiyonlarda hızla kayıp söz konusudur. Böbrek dışında karaciğer ve
kardiak tutulum gözlenebilir. KC testlerinde ılımlı yükseklikle seyreden
hepatomegali en sık karşımıza çıkarken bazı hastalarda ağır hepatik yetmezlik
ve portal hipertansiyon ortaya çıkabilir. Aritmiler iletim bozuklukları ve kalp
yetmezliği kardiak tutulumu olan hastalarda ortaya çıkabilen bulgulardır(28).
HZDHʼnın önemli bir kısmında altta yatan hastalık MM dır (%40-50). Altta
yatan MM gibi bir hastalık olmaksızın ortaya çıkan ve seyrini sürdüren HZDH
Randall tarafından tanımlanmış olan HZDH olup bu antite miyelom kast
TÜRK HEMATOLOJİ DERNEĞİ
daha sıktır. Şiddetli bel ağrısı veya spinal kord basısı başvuru nedeni olabilir.
Bazen de hastalar patolojik kırık nedeni ile bir sağlık merkezine başvuruda
bulunabilirler. Tutulum daha çok aksiyel iskelette olup torasik vertabralar daha
sık tutulur. Distal iskelette tutulum seyrektir. Hastalarda genellikle M-protein
sekresyonu gözlenmemekle birlikte hastaları %50 kadarında idrar veya kanda
düşük oranda M-protein varlığı ortaya konabilir. Tanı klonal plazma hücre
içeren kemik tümörünün gösterilmesi, diğer kemik bölgelerinde lezyon
olmaması, kemik iliğinde %10ʼdan fazla miyelom hücresi bulunmaması ve
miyelom ilişkili doku organ hasarının olmamasına (Ca >11.5mg/dl, kreatinin
>1.73mmol/L, anemi; normositer normokrom ve Hb <10g/dl veya Hb de
2g/dlʼden fazla azalma, kemik lezyonları; litik lezyonlar, ağır osteopeni
veya patolojik kırıklar) bağlı olarak konulur. Tedavinin esasını radyoterapi
oluşturur. Hastaların yaklaşık %50ʼsi 10. yılda hayattadır. Hastaların yaklaşık
%50ʼsinde süreç içinde MM gelişebilir ve bu süreç uzun yılar alabilir. Yaklaşık
%5 hastada çoklu soliter plazmositom gözlenebilir (1,24).
185
186
HematoLog
2013:3•1
nefropatisinden ayrı olarak düşünülmelidir ve sıklıkla kappa hafif zinciri ile
ilişkilidir. Bu tip ağırlıklı olarak renal tutulum ile gitmekle birlikte kardiak
ve karaciğer tutulumu olabilir. Kemik iliği incelemesinde MM kriterlerine
uymayacak kadar klonal plazma hücre popülasyonu mevcuttur (29). Tedavide
ilk başlarda melfalan kullanılmış olmakla birlikte tam yanıtları düşük olup
renal depolanmada artış söz konusu olmuştur. Düşük klonal plazma hücre
yüküne karşın kök hücre destekli yüksek doz kemoterapi bu hastalarda
da uygulanmış düşük mortalite oranları ve başarılı sonuçlar bildirilmiştir.
Bortezomib gibi yeni ajanlarla da başarılı sonuçlar tanımlanmıştır (29,30).
Kaynaklar
1. International Myeloma Working Group. Criteria for the classification of monoclonal
gammopathies, multiple myeloma and related disorders: a report of the
International Myeloma Working Group. Br J Haematol 2003;121:749-757.
2. Kyle RA, Rajkumar SV. Criteria for diagnosis, staging, risk stratification and
response assessment of multiple myeloma. Leukemia 2009;23:3-9.
3. Merlini G, Bellotti V. Molecular mechanisms of amyloidosis. N Engl J Med
2003;349:583-596.
4. Chee CE, Dispenzieri A, Gertz MA. Amyloidosis and POEMS syndrome. Expert Opin
Pharmacother 2010;11:1501-1514.
5. Merlini G, Seldin DC, Gertz MA. Amyloidosis: pathogenesis and new therapeutic
options. J Clin Oncol 2011;29:1924-1933.
6. Kyle RA, Linos A, Beard CM, Linke RP, Gertz MA, OʼFallon WM, Kurland LT. Incidence
and natural history of primary systemic amyloidosis in Olmsted County, Minnesota,
1950 through 1989. Blood 1992;79:1817-1822.
7. Dispenzieri A, Kyle R, Merlini G, Miguel JS, Ludwig H, Hajek R, Palumbo A,
Jagannath S, Blade J, Lonial S, Dimopoulos M, Comenzo R, Einsele H, Barlogie B,
Anderson K, Gertz M, Harousseau JL, Attal M, Tosi P, Sonneveld P, Boccadoro M,
Morgan G, Richardson P, Sezer O, Mateos MV, Cavo M, Joshua D, Turesson I, Chen
W, Shimizu K, Powles R, Rajkumar SV, Durie BG; International Myeloma Working
Group. International Myeloma Working Group guidelines for serum-free light chain
analysis in multiple myeloma and related disorders. Leukemia 2009;23:215-224.
8. Ozsan GH, Dispenzieri A. Serum free light chain analysis in multiple myeloma and
plasma cell dyscrasias. Expert Rev Clin Immunol 2011;7:65-73.
9. Palladini G, Russo P, Bosoni T, Verga L, Sarais G, Lavatelli F, Nuvolone M, Obici L,
Casarini S, Donadei S, Albertini R, Righetti G, Marini M, Graziani MS, Melzi DʼEril
GV, Moratti R, Merlini G. Identification of amyloidogenic light chains requires the
combination of serum-free light chain assay with immunofixation of serum and
urine. Clin Chem 2009;55:499-504.
10. Swan N, Skinner M, OʼHara CJ. Bone marrow core biopsy specimens in AL (primary)
amyloidosis. A morphologic and immunohistochemical study of 100 cases. Am J
Clin Pathol 2003;120:610-616.
11. van G, II, Hazenberg BP, Bijzet J, van Rijswijk MH. Diagnostic accuracy of
subcutaneous abdominal fat tissue aspiration for detecting systemic amyloidosis
and its utility in clinical practice. Arthritis Rheum 2006;54:2015-2021.
12. Vrana JA, Gamez JD, Madden BJ, Theis JD, Bergen HR, 3rd, Dogan A. Classification
of amyloidosis by laser microdissection and mass spectrometry-based proteomic
analysis in clinical biopsy specimens. Blood 2009;114:4957-4959.
13. van G, II, van Rijswijk MH, Bijzet J, Vellenga E, Hazenberg BP. Histological regression
of amyloid in AL amyloidosis is exclusively seen after normalization of serum free
light chain. Haematologica 2009;94:1094-1100.
MİYELOM DIŞI PLAZMA HÜCRE HASTALIKLARI
15. Skinner M, Anderson J, Simms R, Falk R, Wang M, Libbey C, Jones LA, Cohen AS.
Treatment of 100 patients with primary amyloidosis: a randomized trial of melphalan,
prednisone, and colchicine versus colchicine only. Am J Med 1996;100:290-298.
16. Palladini G, Perfetti V, Obici L, Caccialanza R, Semino A, Adami F, Cavallero G, Rustichelli
R, Virga G, Merlini G. Association of melphalan and high-dose dexamethasone
is effective and well tolerated in patients with AL (primary) amyloidosis who are
ineligible for stem cell transplantation. Blood 2004;103:2936-2938.
17. Palladini G, Russo P, Nuvolone M, Lavatelli F, Perfetti V, Obici L, Merlini G. Treatment
with oral melphalan plus dexamethasone produces long-term remissions in AL
amyloidosis. Blood 2007;110:787-788.
18. Moreau P, Leblond V, Bourquelot P, Facon T, Huynh A, Caillot D, Hermine O, Attal
M, Hamidou M, Nedellec G, Ferrant A, Audhuy B, Bataille R, Milpied N, Harousseau
JL. Prognostic factors for survival and response after high-dose therapy and
autologous stem cell transplantation in systemic AL amyloidosis: a report on 21
patients. Br J Haematol 1998;101:766-769.
19. Sanchorawala V, Skinner M, Quillen K, Finn KT, Doros G, Seldin DC. Long-term
outcome of patients with AL amyloidosis treated with high-dose melphalan and
stem-cell transplantation. Blood.2007;110:3561-3563.
20. Cohen AD, Comenzo RL. Systemic light-chain amyloidosis: advances in
diagnosis, prognosis, and therapy. Hematology Am Soc Hematol Educ Program
2010;2010:287-294.
21. Dispenzieri A. POEMS syndrome: 2011 update on diagnosis, risk-stratification,
and management. Am J Hematol 2011;86:591-601.
22. Dispenzieri A. POEMS syndrome. Hematology Am Soc Hematol Educ Program
2005:360-367.
23. Dupont SA, Dispenzieri A, Mauermann ML, Rabinstein AA, Brown RD, Jr. Cerebral
infarction in POEMS syndrome: incidence, risk factors, and imaging characteristics.
Neurology 2009;73:1308-1312.
24. Kilciksiz S, Karakoyun-Celik O, Agaoglu FY, Haydaroglu A. A review for solitary
plasmacytoma of bone and extramedullary plasmacytoma. ScientificWorldJournal
2012;2012:895765.
25. Randall RE, Williamson WC, Jr., Mullinax F, Tung MY, Still WJ. Manifestations of
systemic light chain deposition. Am J Med 1976;60:293-299.
26. Buxbaum JN, Chuba JV, Hellman GC, Solomon A, Gallo GR. Monoclonal
immunoglobulin deposition disease: light chain and light and heavy chain
deposition diseases and their relation to light chain amyloidosis. Clinical features,
immunopathology, and molecular analysis. Ann Intern Med 1990;112:455-464.
27. Moulin B, Deret S, Mariette X, Kourilsky O, Imai H, Dupouet L, Marcellin L, Kolb I,
Aucouturier P, Brouet JC, Ronco PM, Mougenot B. Nodular glomerulosclerosis with
deposition of monoclonal immunoglobulin heavy chains lacking C(H)1. J Am Soc
Nephrol 1999;10:519-528.
28. Ronco PM, Alyanakian MA, Mougenot B, Aucouturier P. Light chain deposition
disease: a model of glomerulosclerosis defined at the molecular level. J Am Soc
Nephrol 2001;12:1558-1565.
29. Gertz MA. Managing light chain deposition disease. Leuk Lymphoma 2012;53:183184.
30. Minarik J, Scudla V, Tichy T, Pika T, Bacovsky J, Lochman P, Zadrazil J. Induction
treatment of light chain deposition disease with bortezomib: rapid hematological
response with persistence of renal involvement. Leuk Lymphoma 2012;53:330-331.
TÜRK HEMATOLOJİ DERNEĞİ
14. Kyle RA, Gertz MA, Greipp PR, Witzig TE, Lust JA, Lacy MQ, Therneau TM. A trial of
three regimens for primary amyloidosis: colchicine alone, melphalan and prednisone,
and melphalan, prednisone, and colchicine. N Engl J Med 1997;336:1202-1207.
187
Download

Hematolog Kitap Kapak-1.indd