228
SEZER AKARCALI
Gorulen odur ki, iilkelerin uluslararasi platformlarda, politik sorunlan oldugu siirece, bu iilkelerin di§ yaymlan da onemini siirdiirecektir. Bu agidan, bu ulkelerin politik bir arac, olarak kullandiklari
di§ yaymlanna rniidahale ve dtizenleme fikri, gerc.ek(;i acidan bakinca
zor goiiilmektedir.
Belki de bu nedenle iilkeler, uluslararasi, bolgesel ve ikili anla§malarla uluslararasi radyo yaymlan konusunda hassas bir diplomasi
yuriitmektedirler. Bu diplomaside, yasal di§ yaymlar masaya geldigi
gibi, uluslararasi organizasyonlarm diizenlemesinin di§mda kalan korsan radyolar da yer almaktadir.
lLETl§lM ARA^LARI UZERtNE gALI§MA:
KURAMSAL YAKLA§IMLAR*
J. Curran, M. Gurevitch, J. Woollacott
Ceviren: Meral
Gerek teknik alanda gerek ise' icjerik alanda diizcnlenmesine gaba
harcanan uluslararasi yaymlar, oziinde ulkelerin politik giiglerinin
yansitildigi araglar oldugu i^in, goriilen odur ki, siiratle degi§en diinya
dengeleri igin de, daha uzun siire giindemi i§gal etmeye devam edecektir.
Kaynaklar
Abshire, David. International Broadcasting: A Mew Dimension of Western Diplomacy, Bewerly Hills. Georgetown Center of Strategic
and International Studies Washington Papers, 1976.
Fer, Zeynep G. "Uluslararasi Kisa Dalga Yaymcihgi", Ankara,
TRT Yayincihk ve Haberleftne Dergisi, S. 61. 1980.
Martin, John L. International Propaganda: lit Legal and Diplomatic
Control, Minneapolis, University of Minnesote Press, 1958.
Resmi Gazete. 19.4.1975 tarih ve 15213 sayih.
Sezer, Erden. ERU Kisa Dalga Tayimihsi, RAPOR, TRT Yurt Di§i
Yaymlar Dalies! Bajjkanhg], 21.4.1983.
Delbert, Smith D. International Telecommunication Control, Leyden,
Sijthof Press, 1969.
, Telecommunication, UN General Assembly, s. 11. (Aktaran:
Donald R. BROWNE: International Broadcasting, New York, 1982.
()rj>ek
Bu boliimde amacimiz, kitle ileti5im araglan iizerine yapilan
cah§malarda herbiri birbirinden degis,ik entellektuel, toplumsal ve
tarihsel baglamlardan kaynaklanan tiim farkli yakla§nnlan sistematik
bir bi^imde incelemek degil. Onun yerine, degi§ik ara5tirmacilarm
kitle ileti5im araglarmm giicii konusunu nasil anladiklan ve bu konudaki anlayis.lari bi^imlencliren farkli kuramsal yakla5imlar ve gorgiil
ara§tirmalar tizerinde segici bir bicjimde duracagiz. Ozellikle de, kitle
ileti5im ara(jlannm giicii konusundaki degis.ik yorumlarm tjati§rnalari
ve ortak tabanlari iizerinde dururken, su ii§ alanda yogunla^tik: Aralanndaki aynm sik sik gorgiilculiik ve kuram arasmdaki aynm olarak
kavranan liberal-^ogulcu ve Marxist yakla§imlar. Medya kurtimlarmm analizinde degi§ik yakla5imlar. Son olarak da, ileti§im arag.lari
iizerine 5agdas Marxist 9ah§malar i^inde 'medyamn. giicii' konusundaki degi§ik degerlendirmeler.
Sletifim Ara^larinin Giicii: Kuram ve Gorgiilculiik
Iki sava§ arasmdaki yillarda, hem sag hem de sol perspektiften
yazan ara§tirmacilar arasmda, kitle iletis.im. ara(jlarinin gii9liA ve
ikna edici bir etki uyguladlgma ili§kin onemli ol^iide geni^ bir oyda^ma sozkoiiusuydu. Bu oyda§mamn ahmda yatan laktorler §unlardi:
(1) lleti§imin kitlesel iiretimine yeni teknolojilerin -rotatif, film, radyo- uygulanmasi aracmgiyla, onceki donemlerde goriilmcmi| olcekte yeni izleyici kitleleri yaratilmi§ olmasi. (2) Kentle§me ve endiistri* Curran, J., Gurevitch, M. and Woollacott, J. (1982) "The Study of the Media:
Theoretical Approcahes", in Curran el al. Culture, Society and the Media. London,
Methuen, 11-29. Tcrciimede kisaltma koUlyhgi saglamasi arismdan 'ileti§im araclarr yerinr
[ ;tk <;ik -mrdva'
lerinii kullamlmialir.
230
MERAL OZBEK
le§menin, donek, giivenilmez, koksiiz, yabancila§mis, ve igsel olarak
manipiilasyona ac.ik bir toplum yarattigma dair -ele§tiriler almi§ olsa da- moda bir go'ru§. (3) Bu gorii§e ek olarak, kent insanmin artik
yerle§ik kirsal topluluklari karakterize eden toplumsal ilijkiler agi ve
kararh ve kahtsal degerler icinde bulunmamasmdan dolayi oldukga
savunmasiz kaldigi ve kitle ileti§imine kolay bir av oldugu goriisii.
(4) Kitle ileti§im araclannm Birinci Diinya Sava§i boyunca beyinleri
yikadigma ve savasjar arasmda da fafizmin yiikselmesini sagladigma
iliskin, goriiniirde ikna edici de olan kanit.
Bu faktorler, ileti§im araclannm gok giiclii propaganda kurumlan oldugu ve cabuk etkilenen, savunmasiz kamunun beynini yikadigma dair, hig de kans,ik olmayan bir medya gdru§iiniin ortaya cikmasim destekledi: iletis,im araclan, tembel ve edilgen kurbanlanna derinden isjeyen 'sozciik mermileri' (word bullets) firlatiyordu! Artik biitiin yapilmasi gereken, bu fesirin derinligini ve buyuklugunu modern
bilimsel teknikler aracihgiyla olgmekti.
1940'lar, 1950'ler ve 1960'larda kitle iletis.im araglanmn etkisinin yeniden degerlendirilmesi, bu kez, medyanin sadece gok simrh
bir etkisi olduguna dair yeni bir akademik ortodoksluk ortaya gikardi.
Bir on yildan fazla siiren gorgiil ara§tirma sonucuna dayanan Klapper
(1940), bu gorii^iin klasik bir ozetini kisaca §6yle vermekteydi:
I if,
'
"Kitle ileti§im araclan g-enellikle, izleyici iizerindeki etkilerin
(audience effects) gerekli ve yeterli bir nedeni olarak i§lev gormezler" (s.8).
Bu yeni ortodokslugun altmda, insanin etkiye kar§i hassasiyetiiie
ili§kin yeni bir degerlendirme yatiyordu. Deneysel laboratuvar ve toplumsal alan ara§tirmasi teknilderini kullanan bir dizi gorgiil ara§tirma,
insanlann etkiye acik olma, anlama ve hatirlama ijlemlerini onceki
yonelimlerine gore secerek ger5ekle§tirdiklerini ortaya cikardi. Insanlann kitle iletiijim araclan taraliridan degil, kitle ileti§im araglaruun
insanlar tarafindan maniptile edildigi one siiriiliiyordu. Secici izleyici
davram§ma (selective audience effects) ili§kin gorgiil uygulamalar,
daha sonra yararlar ve doyumlar (uses and gratifications) yakla§imimn
cali5malan tarafindan desteklendi. Bu yalda5im, izleyicilerin edilgen
olmak yerine etken olduklanni ve iletis,im araglarma degi§ik ihtiyaglar ve yararlar agismdan yakla§malarimn, bunlara verclikleri yamtlan
etkiledig'ini one siiriiyordu.
ILEX/SIM ARA^LARI (JZERJNE CALJ$MA
231
Kitle ileti|im araclannm etkisizligi konusundaki bu kendinden
emin sonucun altmda, daha onceden kitle ileti§im araclannm cok
gii^lii oldugu sonucunun dayanagi olan kitle toplumu tezinin reddi
yatiyordu. Toplumun, yalniz ve anomik bireylerden olu§tugunu soyleyen bu toplum g6riis.ii boylece yerini, toplumun zengin ki§isel baglar
agi icinde yagayan kiigiik gruplardan olu§an bir belpetegi oldugu
goriijiine birakti. Dengeli grup baskilanmn, ki^iyi ileti§im araglanmn
etkisinden korumaya yardim ettigi sonucuna vanldi. tleti§im ara^lannin etkisine kar§i bir yastik gibi koruyucu i§lev goren ku^iik gruplar
iizerindeki bu vurgu genellikle yayilmaci iktidar modeliyle (diffusionist
model of power) ili^kilendirildi. Gorgiil ara^brmacilann onde gelenlerinden birkaci ozellikle, medya mesajlarmm toplumsal dola§iminm
hiyerarjik bir siire<; olu^turmadigmi one siirdiiler. Ornegin Katz ve
Lazarsfeld (1955) §6yleyazdilar: "Oyle goriiliiyor ki, yiiksek toplumsal
statiideki bazi kis.ilerin gok az bagrmsiz etkisi varken, a§agi statiideki
bazi ki§iler oldukja onemli ki^isel etkiye sahipler". Onde gelen Bati
demokrasilerinde kamuoyunu, servet \-e iktidar jekilJendirniiyor gibi
goruniiyordu,
Insanin oneri ve etki kars,ismda dogal bir av oldugu imaji dahi,
goriiniirde secici izleyici davram§im a^iklayan, ikria edici bir dizi ki§ilik olu.5umu kurami tarafindan sorgulandi. Ozellikle de, insanlann
birbiriyle uzla§maz durumda olan degerler ve inanclann verdigi psikolojik rahatsizhgi en aza indirmeyi amagladiklarim varsayan bili§sel
uyumsuzluk kurami (cognitive dissonance theory), izleyicilerin uzla$maz medya mesajlanndan bilerek kacmmalan ve bu tiir mesajlann
kodlarmi bilirigaltmda acmalarmi acikhyor goriiniiyordu.
Kisacasi, ileti§im aracjarimn giicii konusundaki uyla.jimsal
yikilmi§ goriiniiyordu. Yani, medyanin Birinci Diinya Sava,5indaki ve
fa^izmi yaratmasmdaki varsayilan giicune ili^kin dayanaksiz kamtlar
iizerine oturtulmu^ olan yaygin gorii§, sistematik gorgiil ara§tirma tarafnsdan mahsup ecliliyordu. Medyanin giictinfin dayandinldigi insanin
dogasi ve toplumun yapisma ili§kin varsayimlarm bile iflas ettigi ve
yanhf oldugu aciga
1960'lann sonu ve 1970'lerde bu yeni ortodoksluk, birbirinden
oldukga farkh ve hatta ashnda birbirine kar§it olan iki yonden sorgulandi. Birinci olarak, gorgiil etki geleneginde galiganlar, Jay Bulumler'in kitle ileti§im ara^tirmalarinda "yeni baki^" adim verdigi bir yonelimi ba§latolar. Bu yonelim biryamyla, medya etkileri iizerine yapil-
2S2
MERAL OZBEK
iLETtSiM ARACLARI DZERiNE CALT§MA
mi§ (ozet olarak degerlendirilirken siirekli alintilanarak medyamn etkisizligine ili§kin polemiksel bir dille sikca bulamkla§tmlan) az sayidaki oncii £.ah§malara yeniden bakmaktan olu§uyordu. Ciinkii
bazen gosteri§li kelimelerle genellemeler yaparak medyamn 'her§eye
giicii yeten' etkisine ili§kin uyla§imsal gorii§e kuvvetle kar^i ijikmi§ olsalar bile, Katz, Lazerfeld ve Klapper gibi oncii ara§tirmacilar, ileti§im araglarmm ikna edici olabilecegi ya da oldugu bazi durumlan da
ortaya koyarak soylediklerini vasiflandirmaya dikkat etmislerdi:
Izleyicinin ilgisinin tesadiifi oldugu; tutum ya da fikir yerine enformasyonun i§in iginde oldugu; medya kaynagimn prestijli, giivenilir ya da
begenilir oldugu; tekelci ko§ullarm daha oturmus, oldugu; giinclemde
olan sorunun ahcimn tecrube veya ilgisinden uzak oldugu; ki§isel ili§kilerin mesajm yoniine kars.it olmadigi ya da mesaji alanm gapraz
baskilar altinda kaldigi dnrumlar. Daha son zamanlarda bazi bilim
adamlari, ilk klasik 'etki' $ah§malannda suiiulan gorgul verileri yeniden incelediler. Bu verilerin, medyamn etkisi konusunda onlardan
(^ikartilan olurnsuz sonucjan tarn olarak desteklemedigini iddia ettiler (Becker, McGombs and Mcleod, 1975; Gitlin, 1978). Bundan cite,
kararh siyasal bagliliklarm zayiflamasi ve TV aracihgiyla yeni bir
iletis,im ortamimn gelis,mi§ olmasi gibi toplumsal degi§melerin, eski
gorgiil ara§tirmalann sonuQlarinm yeniden clegerlendirilmesini gerektirdigi one siiriildii. 'Yeni Baki§' hakkinda kisa ve 6z bir yazi ilerde
bu kitapla Michael Gurevitch ve Jay G. Bulumler tarafmdan sunulmaktadir.
bakan okur, liberal gelenegin gorgul ara^tirmaya day ah ve kitle ileti§im araglannm yalmzca simrh bir etkisi oldugu g6rii§une kar§i,
yalmzca kuramsal olan Marxist/ ele5tirel perspektifin medyamn giiclii kurumlar oldugu yolundaki alternatif gorii§unun Qikarildigi yeni
bir durum geli§tigine dair bir yamlgiya kapilmaktan clolayi afiedilebilir.
tletifjim araclarimn sinirh etkisi modeli, 1970'ler boyunca kitle
ileti§im ara§drmalan iizerine giderek artan bir etkiye sahip olan Marxist ve Neo-Marxist ele§tirel gelenekteki bilim aclanalan tarafmdan da
sorgulandi. Pek cok Marxist ve ele§tirel yazarm ilk tepkisi, gorgiil medya ara§tirmalarmm hepsini, hi§ de ilgin^ bulmayarak bir kenara atmak olmuftu. Onlara gore ileti^im ara^lan, smif tahakkiimunun siirdiiriilmesinde merkezi bir rol oynayan ideolojik araijlardi. Boylece
medyamn etkisini reddeden ara§tirma 5ali5malan kuramsal yakla§imlannda o kadar yetersizlerdi ki, karsi ^.ikmaya (ya da hatta okumaya)
bile degmezlerdi.
Bazi gorgiil ara§tirmacilar, bu silip siipiiren yaklasima acik bir
hiddetle; disiplinli, canh bir gorgiil ara§tirmanm, ileti§im araclarma
ili^kin gerceklenemeyen kuramsalla5tirmalann yetersizligini aqiga
cikardigim iddia ederek yamt verdiler (ornegin, Blumler, 1977).
Gerrekten da bu il:i f^Henrk nrasmH.iki n!i c ; vrrisr .sfivlr pl\7 ur'ivl.i
f!33
Ne var ki, bu iki ara§tirma gelenegi bazi bakimlardan temeklen ve
U7.1a§maz bir bigimde kar^it olsalar da, aralanndaki aynm oiicelikle
yukaridaki taru§mada one siiriilen aynmlara dayanmamaktadir.
Giinkii ashnda klasik gorgul ara§tirrnalar, kitle ileti^im ara^lanmn
^ok az etkisi oldugunu ortaya koymuyordu; tarn da tersine medyamn,
izleyicilerin degerletlni ve tutumlarmi peki5tirerek ve kuvvetlendirerek merkezi bir rol oynadigim a(jiga cikariyordu. Bu olumsuz bir
bif;imde sunuldu, giinkii bu gelenegin saldirdigi bir onceki ortodoksluk
medyamn. her^eye giicii yeten etkisini, degi§en tutumlar ve inanclar
agismdaii tammlann§ti. Medyamn dcgi|tirmc yoksunlugu boylelikle
etki yoksunlugu ile e§idenmi;ti.
Ironikdir; Marxist ve ele|tirel yorumcular da kitle ileti§im araglanmii toplumsal sistemi me§rula§tiran hakim normlar ve degerleri
destekleyerek stratejik bir rol oynadiklarmi one siirmu^lerdir. Boylece
gorgul diizeyde bu iki yakla§im arasinda bir tutarsizhk yoktur.
Gergekten de Marcuse'un dedigi gibi: "bizim 'medyamn' endoktrine
edici giicimii abarttigimiz seklindeki kar§i ciki^,... meseleyi kagirmaktadir. Onko^ullandirma, radyo ve televizyonun kitlesel iiretimi
ve kontroliiniiri merkezile5tirilmesiyle basjamaz. Insanlar bu doneme
zaten uzun zamandir on kosullandinlmis alicilar olarak girerler"
(Marcuse, 1972).
Ashnda Marcuse bu dediklerine, medyaya atfettigi destekleyici
'etki' onermesinin degi§ik bir gelenekteki bir ku§akhk gorgul ara^tirma
tarafmdan teyid edilmi^ oldugunu hakh olarak ekleyebilirdi.
Cogulcu ve elestirel okullar arasinda, etkililik diizeyinde kitle
ileti§im araglarmm giicii konusundaki farkhhklar, bir dereceye kadar
kar^ilikh yanh§ anlamaya baglichr. (Ozellikle de, bazi gorgul ara§tirmacilann medyamn etkisinin olmadigi hakkinda one siirdugii polemiksel genellemelerin, bazi Marxist yorumcular tarafmdan du§iinmeden fazlaca ciddiye ahnmasi). Bu yanh§ anlama, iki farkh gelenekteki
aras.tirmacilann birbirinden farkh ideolojik ve kuramsal ilgilerinin
sonucu olarak, kitle iletisim araq.larinm etkisini farkh baglamlar i
de inceleme yiinolinilrriylr grlismi';!n'.
234
iVlERAL OZBEK
Ornegin, medyanin §iddet gdsterimlerine ili|kin §u can sikici konuyu ele alalim. Ingiltere'de Marxist geJenek icindeki cogu ara§tirmaci meseleye §iddet gdsterimlerinin, hukuk ve diizen guclerini mejrulaftuinaya, baskici devlet ydnetiminin geni§letilmesi icin n<<z in§a etmeye ve diizen di§i ve diizene kar§i olanlan, aynhkci ve gaynmejru ilan
etmeye hizmet edip etmedigi sorusuyla yakJa§tiiar (Hall, 1974; Cohen,
1973; Murdock, 1973; Chibnall, 1977: Whannel, 1979). Bdyle'likle
onlar, kide ileti§im ara^lanmn etkisini, bu iletijiiruii polis, yargi kiirumlan ve okullar gibi diger kurumlar tarafindan kuvvetle desteklendigi ve yargi organlanna ili$kin bem'mseyici tutumlar ahmrken,
gencjik ceteleri, radikal dgrenciler, sendika militanlan ve futbol holigonlanna ili§kin benimsemeyen tutumlarin zaten genis. bir bi$imde
yaygin oldugu durumlarda incelediler. tletijim araclannni giicii boyJece, raedyanin hakim kiiltiirii meydana getiren varolan ydiielimleri
yeniledigi, biiyiattiigii ve geni§lettigi §eklinde resmedildi; onlan yarattigi jeklinde degil. Buna kar§it olarak liberal gelenekteki gorgiil ara§drmacilar medyadaki .jiddet gdsterimlerini, gundelik hayattaki §iddeti destekleyip destcklemedigi ya da cesaretlendirip cesaretlendirmedigi sorusunun fer^evesinde incelediler. Boylece bu .jiddet gosterimlerinin potansiyel etkisinin tanimini, "anti-toplumsal davram§a" aktif bir bicimde kar§j olan giiflii kurumlann ve toplumsal ilijkiler aginm destekledigi ve siirdiirdiigii derinden yerle§ik ahlaki normlara kar§it oldugu §eklinde yaptilar. Bu tiir 5ah§malardan ileti§im ara9lannin
etkisine ilijkin "sinirh etki" modelinin cikmi^ olmasi §a§irtici degildir;
ciinkii bu sonu^ daha ba§langicindan medyanm etkisinin tanimlani§
biciminde yatmaktadir,
Iki gelenek arasmdaki ayni farkhJik driintiisu, oy verme sorununa
ili§kin olarak da gosterilebilir. Marxist yorumculara gore medyanin
secim gdsterimleri, liberal demokrasilerdeki iktidar yapisim me§rula§tiran dramatik ritiiellerdir; oy verme ise, temsili demokrasi, siyasal
ejitlik ve kollektif kendini-belirleme mitlerinin su'rduriilmesine yarayan ideolojik bir pratiktir. Secim programlannjn etkisi bdylece, Bati
demokrasilerinde yaygin bir bicimde paylajilan ve egitim sistemi,
temej siyasal orgiitler ve devlet aygiti tarafindan aktif bir bicimde
onaylanan siyasal degerleri destekleyici bir bicim icinde kavranir.
Buna kar§ilik Lazarsfeld ve arkada§lan (1958), Berelson ve arkadas.lan (1954) ve Trenaman ve McQuail (1961) tarafmdan medyanin
secmen davraniji iizerindeki etkisi iizerine yapilan dncii gal^malar,
medvanin insanl.inn n\ vermr voFlanm rieffstirmedp •,•?]-•:\T--I m.irii-
JL£Ti?JM ARACI-ARI OZERfNE
235
nal bir etkisi oldugu sonucuna vardi. Onlann bu olumsuz sonujlan,
medya etkisinin, gu'clii grup normlarmm o ddnemdeki kararh partizan
bagliliklara kuvvetle kar§i oldugu bir bicim icinde analiz edilmesine
dayamyordu. Onemli olan §u ki, onlar bu sonuclanm, o ddnemdeki
olurnsal etkiler zayifladikca diizeltme yoluna gittiler.
ileti§im araglan tizerine cah§malarda birbirine kars,it iki gelenek olan Marxism ve liberalizm tarafindan temsil edilen ve sirasiyla
'btiyiik dlcekli kuramsal' ve 'kuramsal olmayan' yakla§imlar $eklinde
gdsterilen ikilik de biraz yamlticidir. Kitle ileti5im ara§tirmalannda
liberal gelenek, gorgiil ara§tirmaya daha biiyiik bir ilgi gdstermesiyle
taDimlanmi§tir. Ancak bu, liberal gelenegin 'kuramsal olmayan' bir
yakla.5ik oldugu anlamma gelmez. Tarn da tersine, genellikle incelenmemi§ ve belirtilmemi§ olsa da gorgiil ileti§im ara5tirmalan, kuramsal
toplum modellerine dayanmaktadir.
Gercekten de, kitle iletigim ara§urmalannda liberal ve Marxist
gelenekleri birbirine kar§it iki okul olarak ortaya koyan uyla§imsal
niteleme, hem her okulun kendi icindeki farkhhklan hem de bu iki
okulun kar§ihkh olarak birbirini etkilemeleri konularmi bulandirmaktadir. Marxist ara§tirmalar icinde rneydana gelen dnemli bir kayma,
en azindan kisnii olarak gorgiil ileti§im ara5tirmalarmdan etkilenmi.?Xir. Ornegin Marcuse'da (1972) ifade edildigi §ekliyle, medyanin budalala^tinci ve tamamen yati^tinci bir gu'f olarak algilanmasmdan,
McCron'da (1976) daha tedbirli bir ifadeyle, hakim anlam sistemlerinin medya aracihgiyla §ekillendirilip ddgendigi ve bunlann izleyiciler tarafmdan uyarlamp, simf-temelli ya da 'durumsal' (situated)
anlam sistemleriyle biitiinle^tirildigi gdrii.jiine geci§, Marxist ara§tirmada dnemli bir kaymamn i§aretidir; ve en azindan kismen, gorgiil
iletijim ara§tinna!armdan etkilenmi§tir. Bu etki, Hartman (1979) ve
Morley'in (1980) ara§tirmalanyla son zamanlarda drneklendigi gibi,
Marxist gelenek iginde izleyiciriin medya tarafindan dd§enen ideolojileri uyarlamasi iizerine gorgiil alan-ara§firmasma ydnelik giderek artan bir ilgiyle birlikte gitmektedir. Marxist ele§tirmenler ayni zamanda
gorgiil iletifim ara§tirmalannda, medyanin insanlann diinyayi anlamalanm saglayan ideolojik kategoriler ve referans cerceveleri iizerindeki etkisine daha cok ilgi gdsterilmesi gerektigi konusunun one cikmasmda katkida bulunmujlardir.
Secim ara5tirmalarmda kullamlan ve medyanin 'giindem koymasi (yani konularui dii^iiuiilcii dntin^- ^vjix- Miaja kuuiu'Mi] -^klhi-
236
ARACLARI UZERINE CALI§MA
MERAL OZBEK
deki gorece smirli kavrayis,m geli§mesiyle birlikte, iletis,im araclarmin
daha geni§ anlamda 'bili^sel etkileri' iizerine yeni bir ilgi olu§mu§tur.
Bu, klasik etki ara§tirmalarmda medyanin etkisinin dar bir bi5imde
kavramsalla§tirmasinm ara§tirmacilar arasmda neredeyse evrensel
bir ho§nutsuzlukla kar§ilandigmi yansitmaktadir.
Medya Kurumlari
Ileti§im araclarmin giicii konusunda degi§en paradigmalar, medya orgiitlerinin ara§tmlmasinda onemli sonucjar ortaya cikardi.
Medyanin giicuniin taninmasmin, bu giiciin nasil ve kim tarafindan
kullamldigina dair sorulan ortaya (jikardigi agiktir. Bu sorulara, medya yapilannm ve pratiklerinin ara§tinlniasi ve analizi aracihgiyla
yamt verilmi§tir.
Medya kurumlarniin qali§ma pratiklerinin ve bu kurumlann
sosyo-politik gevreyle ilqkilerinin ara§tinlrnasma duyulan ilginin kitle
ileti§im ara§tirmalarinm ana ozelliklerinden biri haline gelmesi, son
iki on yilda gerc,ekle§mis,tir. lleti^im ara§tirmalan alanimn erken tarihi
medyanin izleyiciler iizerindeki etkilerinin ara§tinlmasiyla karakterize edilirken, bu yeni merak sonucu alanda temel bir ilgi kaymasi olu§mu§tur. Bu degiijmenin nedenleri ^e^itlidir ve kismen 'etki ara§tirmasimn' kapasitesinin medyanin guciinii tamamiyle a^iklayamamasmdan kaynaklanan bir hayal kinkligiyla harekete gegirilmi§tir. Bu kayma aym zamanda, medya kurumlarmm aras,tirma
nesnesi olarak gorece ihmal edilmis, oldugunun farkina vanldigim
yansitir. Ama bu degi§im igin asil daha onemli uyari, medya ara§tirmalanmn dar simrlarmm di§indan gelmi^tir. Bu acjidan burada en
azindan uq degi5ik kaynak tanimlanmahdir: Birinci olarak, biiyiik
olqekli form el orgiitlerle ilgili ara§tirmalann gdtftiribnesi, orgiitsel
yapi ve davranif konusunda kuramlar ve analitik ara^lar ortaya (jikardi; ve biitiin bunlann medya orgiitlerine, onlann cah.^ma pratikleri ve iiretim siire^lerine de uygulanabilecegi goriildii. Ikinci olarak,
toplumdaki ^ogulcu iktidar modellerini sorgulayan Marxist kuramm
giderek artaii etkisi, ilgiyi, toplumda medyanin yapisi ve orgiitlenmesi
iizerinde yognnla§tirdi. Bu perspektif i^inde ileti^im araclan ozerk bir
orgiitsel sistem olarak degil de, mtilkiyet, hukuki diizenleme, medyadaki mesleki ideolojilerdeki degerler ve varolan haber iiretim tarzlannin yapisi ve ideolojik sonu^lan aracihgiyla hakim iktidar yapisma
yakmdan bagli bir dizi kuruiuiai olarak goriilmeye ba^landi.
olarak medyanin sisyasal rolii iizerine giderek artan ilgi, medya kurumlanyla toplumdaki siyasal kurumlar arasmdaki ili§kinin; ve siyasal ileti§imin bu iki kurumsal set arasmdaki etkile5im sonucu hangi
yollarla mahirane bir karma iirun olarak ortaya g.iktiginm ara§tmlmasinm onemine i§aret etti.
Bu farkh etkiler ka9imlmaz olarak biitunle§mis bir ilgi egilimi
degil de, medya kurumlannm degi§ik yonlerinin incelenmesi somicunu
getirdi. Bu alana degis.ik perspektiflerden gelen ve degi§ik etkiler altmda gah§an ara^tirmacilar, kurumlarm ara§tinlmasinda bunlann
degi§ik yonlerine olan ilgilerini yansitan bir biqimde en azindan dort
farkh ^ah§ma odagi geli§tirdiler. Literatiirde ayirtedilebilen dort ilgi
gizgisi a.^agidaki ba§hklar altinda gruplanabilir:
1)
2)
3)
4)
Kurumsal yapilar ve rol ili§kileri.
Medya kurumlannm ekonomi politigi.
Profesyonellerin ideolojileri ve c,ah§ma pratikleri.
Medya kurumlariyla, sosyo-politik gevre arasmdaki etkile§im.
Farkh odak noktalarma ragmen, tiim dort 9ah§ma 9izgisinin
altinda yatan temel sorun, ileti§im araqlarimn mesajlarimn bi<;,imlendirilmesi siirecidir. Bu alanda (jahfjan arastirmacilar, mesaj iiretim
siirecine tecaviiz eden siyasal, orgiitsel ve mesleki faktorlerin incelenmesinin, medyanin giicii sorununu agirhkh olarak aydmlatabilecegi varsayimini paylajtrlar. Her gali^ma gizgisinde farkh faktorler secildigi icin, hepsi birbirini tamamlamaktadir. Biraraya getirildiklerinde, medya mesajlarimn iiretilme ve bic,imlendirme yollari konusunda kapsayici bir gorii^ olu§tururlar; ve siireoteki degi§ik etkilerin tek
bir karrna iiriinde nasil butiinle§tiginin yollari konusuna i§ik tutarlar.
Kurumsal Yapilar ve Rol
tlifkileri
Bu ^izgideki cah^malar esas olarak furmel orgiitlei' iizerine yapilan 9ali§malardan esinlenir. Medya orgiitleri de diger biiyiik olgekli endiistriyel orgiitleri karakterize eden ozelliklere sahip olarak goriiliir. Bu ozellikler §unlardir; Hiyerar§ik yapilar; kurum i^i bir i§boliimu ve rol farkhla§masi ; belirli siyasalar ve orgiitsel pratiklere terciime edilmifj bulunan, aqik(;a belirlenmis, ve kabul edilmi§ orgiitsel
ama$lar; genel olarak hiyerar§ik yapiyi takip ve temsil eden, acjikca
cizilmis, iletiijim ve sorumluluk hatlari; degi§ik rollerdeki gorevliler
arasmdaki cikile.jinu duzeiileyen, e.'jitlei ai asi \c usi-ast ili^ki tai'zlari,
238
MERAL OZBEK
lLETl§iM ARACLARI UZERfNE YALI§MA
Boylece bu yakla§imm vurgusu, 'hissedarlar', 'mu§teriler', 'kaynaklar'
gibi orgiitii etkileyen orgiit otesi faktorlere deginilse bile, cogunlukla
orgiit igi yapi ve davrams, iizerindedir.
la§tiran iiriinleri iiretmek zorundalarken (boylece de seks-§iddet igeriklerinin yiiksek oram), gelirleri bir kisim kurumlar ya da devlet tarafmdan kontrol edilen medya orgiitleri, claha ortada bir yoiie dogru
ya da siiriip giden oyda§mamn gobegine dogru cekilirler (Elliott,
1977). Medyamn mulkiyetini ya da orgiit ekonomilerinin kontrolimii
mesaj iizerinde kontrol haline ddnu§turen mekanizma ve siire<;ier
konusu ise, karma§ik ve sik sik da problemlidir (Murdock, 1982).
Bu kontrollerin i§leyi§ini sergilemek ya da gorgiil olarak incelemek kolay degildir. Ortaya konulan kamtlar (jogunlukla ikinci derecedir ve
mesajda ortiik olarak bulunan ideoloji ile kontrol edealerin cikarlan
arasmdaki denklikten tiiretilir. Bu analize gore, medyamn ekouomik
belirleyicileri ile medyamn igerikleri arasmdaki baglantilar, medya
profesyonellerinin ideolojileri ve gah§ma pratikleriiide aranmahdir.
Qiinkii orgiitsel kontrolii medya tiriiuiine ta§iyabilecek tek kanal buulardir. Medya orgiitlerinin ekonomi politigine ili§kin gahgmalar boylece, bu orgiitlerde bulunan mesleki ideolojiler ve pratiklerin analiziyle ili§kilendirilmeli ve bunlarla desteklemnelidir.
Secme ve kurgulama sitreci a§amalannda haber malzemeleriniii
aki§im inceleyen ce§itli 'eijikbekgisi' c,ah§malan ve medya orgiitlerinde formel ve e§itlerarasi kontrol gahsjnalan, bu yakla§imm en a<jik
temsilcileridir.
Bu 9ali§malar medya uriinlcrinin, medya orgiitlerinin degi§ik
iiyeleri arasmdaki etkile§imin bir sonucu oldugu aciklamasim yaptilar.
Ancak ne bu etkile§im rastgeledir ne de iktidar, degi§ik orgiitsel konumda bulunanlar arasmda e§it bir bi5imde dagitilmi§tir; tersine, giig
ve kontrol orgiitsel hiyerar§i cizgileri boyunca yapilanmi§tir. Ancak
bu cah§malara gore medya orgiitlerinde kontrol, dogrudan dogruya
veya kaba bir bigimde uygulanmaz. Iktidar formel kurallar araciligiyia dogrudan kontrol yerine, enformel kanallar aracihgiyla uygulanan toplumsal kontrole dayanmaktadir. Toplumsal kontrol mekanizmalan, orgiitiin iiyelerine saglanan orgiitsel ve mesleki odiiller
icinde yatmaktadir. Bunlar, medya iiriinlerinin tutarhligmi garantiledigi gibi, medya personelinin ^ali^tiklan orgiitlerin genel ama^lanna,
siyasalanna ve 'yaym politikasi §izgilerine' uymalanni saglar. Boylece kontrol, hem formel hem de enformel kanallar aracihgiyla orgiitiin
tepesinden a§agi dogru uygulamr. Ancak bu baskici bir bicjimde degil
de, a§agi kademelerde bulunaiilarm orgiitiin yukan konumlarda bulunanlann otoritesinin me^rulugunu kabul etmeleri aracihgiyla cah§ir.
Bu yonelimdeki gah^malann vardigi soiiu5 boylece, medyada iktidann medya orgiitlerinin hiyerar§isinin tepesinde yeraldlgl yolundadlr.
Medya Kiirumlanmn Ekonomi Politigi
llgi odagi agismdan bir qnceki cizgiye benzeyen ama ona taban
tabana zit olan bu perspektii, medyamn giicii sorusuna yanitlan medyamn miilkiyet ve kontrol yapdanrun analizinde arar. Ortodoks bir
Marxist yaklagim icinde olan bu yondeki yakla§imlann temel varsayimi, 'kiiltiir iireten endiistrilerin' dinamiklerinin esas olarak ekonomik
belirlenme terimleriyle anla5ilabilecegine dayanir (Murdock ve Golding, 1977; Curran ye Seaton, 1981). Boylece bu bakis, agisina gore,
medyamn i^erikleriyle mesajlarimn ta^idig) anlamlar esas olarak icinde iiretildikleri orgiitlerin ekonomik temeliyle belirlenir. Ticari medya
orgutlen, reklamcilarm ihtiyaciaiim karsilamak vc izieyiciyi en^ok-
239
Profesyonellerin Ideolojileri ve (Jaliyna Pratiklen
•••' Medya profesyonellerinin inanclan, degerleri ve gah^ma usullerinin incelenmesinin kuramsal kokleri, meslek sosyolojisinde yatar.
Medyada profesyonellige ili§kin ilk gah^malar, medyada istihdamm
bir meslek olarak tammlanma ovgiisiine layik olup olmadigi sorusunu
ortaya atti. Bu soruya yamt arayis,), meclya cah§anlannm tip ve hukuk
gibi klasik meslekleri tammlayan profesyonellik ozelliklerine sahip
olup olmadiklarmm incelenmesine clayanch. Profesyonelligin ozelliklerinden biri, meslegin inan^ ve degerlerini tammlayan, kabul edilir
ve uygun mesleki davrams, 19111 kurallan koyan; meslegin kontrol kaynaklanm ve meslegin kendisi ile iiyelerini kontrol ve diizenleme hakki
iizerindeki isran mesrula§tirma hizmeti goren bir mesleki kiiltiir ve
ideolojinin geli^mesiydi. Medya mesleklerinde, ozelliklc dc gazetecilikte yapilan profesyonellik incelemeleri mesleki ozerklik adina, demokratilt ilkelerden 'ifade ozgurliigii' ve 'kamumm bilme hakki'ndaii
tiiretilen g^lii bir iddiayi ortaya cikarch. Medyaya ait mesleki ideoloji aynca, 'nesnellik', 'tarafsizhk' ve 'dogruluk' gibi degerlere baghhk
geli§tirdi.
Medya profesyonellerinin ideolojilerine ili5kin akaclemik tarti§mtilarda ayiu kamllaia rakijj kiiraino.il j.^i. J pckiiricnlcli ..aLjkhJ;
240
ILETi§lM ARACLARI OZERINE CALI§MA
MERAL OZBEK
zaman birbirine tamamen zit sonuglar ortaya konabiliyor. Siki bir
(jogulcu yorum, medya profesyonellerinin ozerklik iddialannin ve
nesnellik ve tarafsizhk ilkelerine baghhklarmin cah§ma pratikleri i^in
yonlendirici ve mesleki davram§i diizenleyici olarak genjekten i§leyebilecegini kabul eder. Bu goriis boylece, medyada iiretim sur'eciiun
nihai kontroliiniin, degi§ik baski ve etkilere maruz kalsalar da sorumlu
olan profesyonellerin elinde oldugunu soyler. Bazi Marxist yorumlar
ise, medya personelinin bu ozerklik iddialanni sorgulamakta; ve en.
iyi haliyle ancak sinirh ve toplumsal olan bu nesnel ve tarafsiz c,ali§ma
pratikleri kavramlarim, profesyonellerin hakim ideolojiye boyun egislerini gizledigi ujin kenara birakmaktalar. Bu gorii^e gore, medya
profesyonellerinin iiretim siirecini kontrolleri, hakim kiiltiir iijinde esas
olarak tamamiyle ba§ka bir yerde belirlenen anlamlara sahip mesajlan iiretmekle simrhdir.
Bu yorumlarm kutupsalhgi, ara yorum konumlan ic,in epey yer
birakmaktadir. Boylece gogulcu yaklas,imm bazi yanda§lan, medya
profesyonellerinin bagimsizhgi iizerindeki smirlamalan kabul etmekte ve medya profesyonellerinin tarafsiz olabilecekleri alanm smirlanm
varolan sosyo-politik oyda§manin (jizdigini teslim etmekteler. Aym
bigimde bazi Marxist yorumlar da, kitle iletis,im araclannm hem mesleki orgiitlenme ve hem de anlam alanlarinda gorece ozerkligini vurgulamaktalar.
Bu yonelimler iizerinde gozlem yapanlardan bazilan, daha g.ok
gorgiil kanit toplandik^a, profesyonellik ve medya uzerine (jogulcu
ve Marxist analizlerin birbirlerini etkilemeye devam edeceklerini ve
bazi anla§ma alanlan ke§fedeceklerini one surduler. Boylece ornegin
simdi, her iki kamptan aras,tirmalar toplumdaki giiclii kurumlar ve
gruplarm medyaya ula§mada avantajh olduklari g6ru§tinu payla§iyorlar; giinkii bu knrum ve gruplar, medya profesyonelleri tarafindan
daha inamhr ve giivenilir bulunuyor ve yine bunlar, enformasyonu
i§lemck i^iii kaynaklara sahipler ve gorii§lerini medyaya, onun gereklerine gore dikilmis, kullam^h ve cekici bir bicimde sunabiliyorlar.
Iki kamptan ara§tinnacilar ayni zamanda, medya profesyonellerinin
nesnellik ve tarafsizhk ol(jiitlerine olan baghliklannin, her ne kadar
bunlara hakikaten inansalar da, ayni anda onlann medya iiriinleri
a(jisiiidan sorumluluklanni kismen ortadaii kaldinp bu sorumlulugu
kaynaklar uzerine yerle§tirdigi 19111, perfornianslnnnin ele.^tirilmesini
engellemeye hizmet ettiginde anla§iyorlar. Bu iki kamp, mesleki
ideulujiniil a^in
mtsickle keildilie t>rt)-gi
bu dayuiiak
2-11
olu§turduguna ve halktan da ayni talebi yarattigi konusunda da anla§iyorlar. Bu iki okulun du§uncesindeki ortak bolen kamtina gecici
olarak dayanarak, bu ^ah^ma cizgisinin mutlaka farkli perspektitlerin
birle^mesiyle sonuclanmadan da, daha ^.ok kar§ihkh etkileme \"e anla§ma olanaklan sunacagi sonncuna varabiliriz.
1
Medya Kurtimlanyla Sosyo-Politik Ccvre Arasmdaki
Ftkilffim
Medya kurumlarma iliskin (jali^malardaki dorduncii yon, kuvum
otesi bir odagi takip ederek, medya ve cevresindeki kurumsal yapilar
ve ^ikarlar arasmdaki ili^kiyi incelemektir. Bu ilgi alani, her iki ara§tirma (jizgisi de medya kurumlariyla toplumdaki siyasal ve ekonomik
kurumlar arasmdaki ili§kiyi inceledigi 6l$iide, bir tiir ekonomi politik
yakla^imimn alanma benzemektedir. Ancak ekonomi politik yaklasiirunin makro diizeycleki analiz bi9imi, bu ili^kideki bazi mikro yonlerin ara5tinlmamasini getirmektedir.
Ozellikle de medya profesyonelleriyle siyaset ve devlet kurumlanndaki haber kaynaklan arasmdaki etkile§im, medyada tiretim siirecini anlamak icin hayati goriinmektedir. Medya b'rgiitlcri QCVTelcri
ile ortak-yasjamsal bir ili§ki icinde varolurlar. Yalmzca ekonomik
ge9im a^ismdan degil ama ayni zamanda i5eriklerin iiretilmesini saglayan ham malzemeler agismdan da on a dayamrlar.
Medya profesyonelleriyle haber kaynaklan arasmdaki etkile§im
aracihgiyla bu materyallerin olu^turulmasi, big.imlendiiilmesi, kendi
kurumlar]. dismdan esinlenme ve destek, medya ile bu kurumlarm
arasmdaki 'ortak yiizeyde' yerahr (Gurevitch ve Blumler, 1977).
Ortak yiizdeki temaslar boylece, iiretim siirecinin kritik bir kismini
ve iiretim siirecine giren di.^sal girdilerin diizenlenme yollanmn ara<jtmlmasj i^in onemli bir alan olu§tururlar.
Burada da, bu ili|kinin (jogulcn. ve Marxist analizi arasmdaki
farkhhklara degiiimek ilgincj olacaktir. Cogulcu analiz, medya profesyonelleriyle diger kurumlarm tenisilcileri ya da sozciileri arasmdaki
karnhkli baghhgi vurgular. Medya ham materyalleii i^.in toplumun
merkezi kurumlarma baghyken, bvi kurumlann da gorti^lerini kamuya iletmek igin ayni zamanda medyaya bagimh olduklanm iddia
ederler. Bu analize gore rncdyamn geniij izleyici kitlelerinc ula^abilmesi, ona toplumdaki diger iktidar merkezleri kar§isinda en azindan van
iizcrk bii OI'Lii-i Icmeli saplai'
T^; mrrlvn-.'ln
HitVr
fii^lii
V n m m ' n r nr-iO
'
,
*-i
^
J
242
MERAL OZBEK
sinda bir giic. ejitligi oldugu anlamina gelmez.'Ama daha gok, medyanin bu kurumlarla ili§kisinde bir derece. ozerk gucii oldugunu gosterir.
Ote yandan Marxist analizler, medya kurumlanni en iyi haliyle gorece ve marjinal olarak ozerk goriirler. Medyamn iktidar yapisina
kilitlendigi kabul edilir. Boylelikle de, toplumdaki hakim kurumlarm
ardma ko;ulmu; olan medya, hakim kurumlann goriisjerini belirli
sayidaki alternatif perspektiflerden biri olarak degil, fakat merkezi ve
'bildik' ya da 'dogal' perspektifin kendisi olarak yeniden iiretir.
Boylece yeniden one siiriilen kamtlar ikisinde de aym olsa da,
rakip perspektifler birbirlerine rakip yorumlar sunarlar. Medya kururnlan hakkmda sorular boylece gorgiil olarak gozumlenmekten gok,
yeni kuramsal ve ideolojik argiimanlar yaratacaga benzer.
Toplunisal Kuramda Deglgcn Perspektifler
Yukandaki tartis.mada, medya gah§malanmn ilgi odagmdaki
gec.mi§ bazi kaymalardan, yani oncelikli bir bigimde etkilerle ilgilenmekten medyamn is,leyis,inin mesajin bigimlendirilmesi agismdan
sonuglanyla ilgilemneye kayi§tan s5zetmi|tik. Her iki alanda da, degi§ik kuramsal gergeveler agismdan farkli sorular sorulmu§ ve farkh
sonuglar ortaya Clkmi§tir. Iletisjm araclanmn medya igerikleriyle ili§kisinin tammlanmasi gabasmda da ornegin, aym durum bulunmaktadir. Burada anahtar problemlerden bir tanesi, mesajin bigimlendirilmesinde medyamn ne derece edilgen bir aktanci oldugu ya da ne derece etken bir mudahaleci oldugu etrafmda doner. 'Edilgen aktanci'
kuramlanndari lierhalde en <jok bilineni, medyamn toplumdaki roliinii
tammlamak ic.in ayna metaforunu kullanandir. Medyamn gergekligin
aynasi oldugu anlayi§mm degi§ik kaynaklan vardir. Bir yandan bu
metafor, medyamn hakim meslek ideolojisi iginde yatan nesiiellik ve
tarafsizhk kavramlanna ili§kin notr tutumun bir yansimasidir. Aym
zamanda ileti^im araclanmn, toplumsal ve siyasal konumlann satisjanm yapmalan ve kamtt&ai des^k ic,in yan§malarini miimkiin kilan bir forum sagiachgmi varsayan cogulcu toplum gOrii§iinden kaynaklanmi§Ur, Medyamn boylece her tiirlii yargidan, ozellikle de dis,sal diinyadaki olaylari kaydetmek ve gostermekle ugra^an profesyoncllerin onyargdanndan bagimsiz bir bic;imde, miimkiin oldugunca
dogru ve iicsnel olarak cok yonlii gercekligi yansitmasi beklenir.
Bu goriig olgulann fikirlerden aynlabilecegi, boylelikle de yorutlumiK
ARACLARI UZERtNE CAL1?MA
olan §udur Id, medyamn gercekligin aynasi oldugu imaji i5in agik bir
kaynak olu§turan bu goriis, gozoniine ahmrsa, Marxist geleuek i^inde
de tersine gevrilmi5 bir bicimde de olsa, yansima metaforunun neredeyse e§it bicimde etkili olmasidir. Burada, medyamn sagladigi imajlar ve tammlar, siyasal ve ekonomik yonetici gruplar tarafindan bigiinlendirildikleri igin onyargih olmalan nedeniyle, nesnel bir gergekligin bdzulmu§ ve yanh§ yorumlan olarak goriiliirler. Gonnell'in deyimiyle medya yayimcihgi, yonetici simfin g6rii§lerini bfiyttten ve toplum gapmda genelle5tiren bir tiir megafondur (Connell, 1970).
Ancak giderek bu son. onyilda medyamn boyle degerlendirilmesindeu uzakla§an bazi temel kaymalar gorulmektedir. Klasik Marxizm
medyayi, esas olarak altyapi ve iistyapi metaforu aracihgiyla anlami^tir. Kitle ileti§im araglanmn etkililik alanina ve ozgiil ozerkligine cok
az ilgi gostermi^tir. Medyamn giiciiniin basitge, modern ileti§im sistemlerini kendi gikarlanm surdiirmek icin kullanan cagda§ hakim
simflarin giicii oldugu soylenmi§tir. Bu da Alman idfolojisi'nden sik sik
almtilaiian su hakim smif ideolojisi tammina dayandinlir:
"Hakim simflarin fikirleri her donemde hakim fikirlerdir;
yani, toplumda hakim clan maddi iktidara sahip olan suuf,
aym zamanda hakim entellektiiel iktidarm da sahibidir.
Eli altmda maddi iiretim araglanm bulunduran sihif, aym
zamanda zihinsel iiretim araglan iizerinde dc kontrole
sahiptir. Bu nedenle genel olarak konu§ursak, zihinsel iiretim
araglarmdan mahrum olanlarm fikirleri bu hakim simfa
bagimhdir (Marx and Engels, 1970, s. 64).
Ilk Marxist analiz bigimlerinde kitle ileti§im araglanmn etkileri ayri
ve olgiilebilir olarak degil, fakat isgi simfi gruplarmm gikarlarma kar§it olan ideolojilerin yayilmasmda ve bu gruplarda yanh§ bilinclilik
iiretmekte oynadiklan onemli rol agismdan gbriiliiyordu. Medya hakkmda bu gorii§teki degi§imler kismen Marxism igindeki geli§meler
sonucu ortaya t;ikti. Ancak bu tlegis.mecle digev kuramsal geleneklerin
de etkisi oldu.
Daha giincel kitle ileti§irn ara§tirmalarmdaki en onemli kaynaklardan bir tanesi, ister Marxist isterse de gogulcu yakla§imda olsun,
ilginin medya soyleminin formel niteliklerine yeniden yoneltilmesiydi.
Kitle ileti^im ara§tirmalanmn yonlendirilmesinde semioloji ve dilbilimin etkileri, varolaii siyasal etkiler, miilkiyet, kontrol ve medya 6rffiitleritiin ir ralismatnnna iliskin arastirmalara ek olmasmdan dolavi
244
MERAL OZBEK
degil, fakat medyanm giicii konusunda varolan ve sik sik da ho§nut
etmeyen yorumlann yeniden dus.iinulmesini sagladigi icin onemliydi.
Medyanm Marxist yorumlarma yapisalcihgm etkisini incelemek degerlidir. Qtmkii bir baluma son birkac, yilda medya qali§malarmi karakterize eden bazi ayirdedici degi§imlerin saptanabilmesi, bu kuramsal birlesme \-e reliski alam cercevesinde olmu§tur.
1940'lardaki medya ara$nrmasi alaniyla, giinumuziinkiinii kar§ila§tirmak da ogreticidir. Yalmzca daha o'nceden isaret edildigi gibi,
medyanm giicii konusunda bir oyle bir boyle yapilan kestirimler acisindan degil, aym zamanda belirli kuramsal g6rii§lerin hakimiyeti
acismdan onemlidir.
Daha once de soyledigimiz gibi, liberal-cogulcu ve Marxist yakla§imlar arasmda, birinin gorgulciilugii digerinin ise kuramcihgi bicirninde basit bir celi^ki ortaya konmasi kitle ileti.^im arastirmasi tarihinde belirli anlan aydmlatici bir yol olsa da, bu aras.tirmanm geli§mesi acismdan tamamiyle yeterli bir table saglamiyor. Buradaki
bir problem, dunlin Marxism! ve liberal cogulculugunun bugimunkiiyle aym olmamasidir. 1940'larda o donemin Amerikan sosyoloji
ve sosyal psikolojisinde hakim olan tutum degi§melerine ili§kin gorgiil
ara.^tirmalara kar§it duran Frankfurt Okulunun kitle toplumu kurammm, genel bir Marxist kurami temsil ettigi soylenebilirdi. Frankfurt Okulunun ele§tirel kuramimn kitle toplumu g6rii§uyle, kitle iletisjm araclarmm etkileri iizerinde odaklanan cogulcu gelenegin carpi^masi, tcmel bir kuramsal kar§i kar§iya geli§i iceriyordu. Ancak bugiin durum degi§iktir. Bu basitce, Marxistlerin Frankfurt Okulunun
kitle toplumu ele^tirisinde ickin olan amtsal karamsarligmm otesine
gecmi§ olmalanndan dolayi degildir. Kaba bir bicimde soylersek,
kitle ileti^imi konusunda ara§tirma olu§turma, geli5tirme ve medya
cah§malannin icinde yuriitiilecegi bir kuramsal paradigma saglamada Frankfurt Okulunun cali^masi gorece marjinal olmu§tur.
Marxist kuramda son zamanlardaki gelismeler aracihgiyla 6rnegin Ingiltere'dcki Williams ve Hall'iin 'kiilturelci' gelenekleri ve
Avrupa yapisalcihklannm ihraci (Levi-Strauss, Althusser, Lacan ve
Gramsci) aracihgiyla beliren gelismeler, kitle ileti§im araclari ve daha
genel olarak 'kiiltiir' konusunda sorulann c.ogunun Marxism ve diger yorumlar arasmda degil, daha gok Marxism icinde ortaya atilmakta oldugu anlamina gelmektedir (Johnson, -1979). Medya konnsimdaki son Marxist cah^mahir icinde naedvanm sjiicuniin kavramsal-
Il.ETlSiM ARAQLARI CZERJNF. CALI§MA
245
la§tinlmasmda, birkaq degi§ik bukiilme goriilmektedir. Marxist kuramcilar, kitle ileti§im ara^lanmn belirlenrnesi ve ideolojilerinin giicii
ve mahiyeti konusundaki yorumlarmda farkhhklar gostermekteler.
Marxistlerin medya hakknida gorii^leri konusundaki ayirdedici farkliliklann yaratilmasi ve aydmlatilmasinda, yapisalciligm onemlL bir
rolii oldu. Marxism iijindeki kuramsal farklar '115 problematik' (Johnson, 1979) ya da 'iki paradigma' (Hall, 1980) §eklinde degi5ik iDicimlerde tanimlanagelmis.tir. Bizim burada tammladigimiz iic farkli
yakla§im yalmzca medyanm giicii konusundaki farkli ve bazen de
celisjdli gorii§leri karakterize etmekle kalmiyor, fakat aym zamanda
bunlar arasmdaki, ashnda bir zamanlar cogulcu ve Marxist gelenek
arasiftdaki farkhliklarm tutarh bir ozelligi olmii| olan anla§mazllk
ve tart.i§ma alamnm tipini de tammliyor.
Medyada
Yapisalci Qah$malar
Medyaya ili§kin yapisalci yorumlar cok degi§ik katkilari icermektedir. Saussure'un dilbilimi, Levi-Strauss'un yapisalci antropolojisi,
Roland Barthes'm semiotigi ve Lacan'm psikanalizi yeniden degerlendirmesi. Temel ve asil ilgi, anlamlandirma (signification) ve temsililik (representation) siire9leri ve sistemleri iizerine olu§mu§tur. Bu
aqidan anahtann da, metinlerin, yani filmier, televizyon programlan,
edebi metinler vb'nin analizinde yattigi goriilmektedir. Bu alandaki
yapisalci gahs.malarm, Marxist ideoloji kuramlannin bazi hayati
yeniden formiilasyonlanyla yakmdari ili§kili oldugu goriilmektedir.
Daha geleneksel Marxist alanda kalmak isteyenlerin saldinlanna ragmen, bu yeniden tammlamalar, ideolojiyi, medya endiistrileri ve toplumun ekonomik temelinin yansimasi olarak ele alan geleneksel
Marxist medya yorumlarmdaki belli kor dugiimleri bertaraf etmek
ve otesine gecmekte olumlu rol oynadilar.
Althusser'in yeniden formule ettigi ideoloji kurami 6'rnegin, Marxist dii§uncc icinde acikca oiiemli bir kaymaya isaret eder. Althusser 1
in ideolojiyi bireylerin ger^ek varolu§lanyla hayali ili§kilcrinin temsili
olarak gormesi, ideolojiyi, gercekligin carpik bir yansimasmi olu^turan
'fikirler' clarak goriilmekten uzakla^tirdi. Althusser'in callfmalan
ideolojinin, insanlarm gercek diinyayla iliski kurmalarim saglayan
tema ve temsililikleri ifade ettigini vurguladi. Althusser icin ideolojinin her zatnan maddi bir varolu^u vardir. Ideoloji, devlet aygitlan
ve pratikleri icine vazilmistir. tdeoloji burada, bireylere o-iindelik
246
- , . . . - .
MERAL OZBEK
lLETl§iM ARACLARI UZERlNE CALI§MA
ya§amlarmm goriiniirde bilclik olan rutinlerinin aracibgiyla 'sesler erek', onlan ozneler olarak adlandinr. Yani ideoloji yukardan dayatllan, boylece de 6'rtiik bir bicimde yoneten olmak yerine, butiin insanlann diinyayi tecriibe etme tarzidir. Althusser, hem altyapi-iistyapi
•metaforunun butunluklu bi^imi'ii ve hem de son kertede belirleme
nosyonunu ahkoymasina ragmen, aym zamanda ideolojinin indirgenemezligini ve maddiligini vurgular. Ekonominin son kertede belirleyici olmasi, ideolojik iistyapilanii mahiyeti ve varhgim aciklamak igin
gerekli fakat yetersizdir. Althusser'in cergevesinde medya, ideolojinin
hakimiyeti altmda i§ler: Kitle iletis,im ara§lan, daha klasik olan baskici devlet aygitlanna kar§it olarak ideolojik devlet aygitlaridir. Boylece medyanm etkinligi, yukardan dayatilan bir yanlis, bilinglilikte
ya da degi§tirilen tutumlarda degil, fakat ko§ullann temsil edilmesi ve
tecriibe edilmesini saglayan bilinc di§i kategorilerde yatar.
Althusserci Marxism ile serniotigin birles.mesi, medya metinleri •
uzerinde surdiirulen 9ah§maiar igin ilk itkiyi sagladi. Yapisalci medya
ara§tirrnasi, film ve televizyon gibi anlamlandinci pratiklerin ic,sel
ili§kilerinin iizerine odaklanmayi segerek ve ideolojinin di§sal ve ekonuinik bcliiicykilcrinc olan gelenekspl Marxist ilgiyi biiyiik olriide
askiya alarak, ayrmtih metin analizi iqin kuramsal bir alan olu§turdu.
Hollywood sinemasimn klasik anlatisim, avangard filmier ve televizyona
ilis,kin bigimleri inceleyen Screen dergisinin ilk projeleri ornegin, -kisitlihklari ne olursa olsun- Marxist ya da (jogulcu terimlerle de olsamedya iceriginde 'yansima' yakla§immi vurgulayan yakla§imlardan
gok daha olumlu bir geli§meydi. Bu cah§malar en azmdan, film ve
televizyonda somutla^an ideolojinin ideolojik miicadele icin onemli
ve gerekli bir alan oldugu fikrini temel alarak, belirli film ve televizyon
bigimlerinin bagnnsizligi ve etkililigini kurma yoniinde siirekli bir
ilgi gosterdiler.
Ancak soiiraki yapisal gal^malar, Althusserci problematigin bir
ka^ ^ckilclc 6'tcsinc gerti. llkin, psikanaliz ile medya yoluyla gei-cekle§tirilen anlamlandinci pratiklerin analizini birle^tirme 9abasi aracihgiyla, metinlerin oznclerle ili.5kisiiii kuramla§tirma tjabasi gergekle^ti. Lacan'in terimleriyle, dilin i^incle olu§turulaii ozne (constituted
in language), Althusserci formiilasyonun ve geleiieksel Marxist gorii.^itn butiinliiklii oznesi degil, katildigi soylemlerin kapsami boyunca
yer degi§tiren 9eli§kili, gok merkezli (de-centered) bir oznedir. Genel
olarak Marxism icinde ve Marxist medya c.ah§malannda gorece az-
247
icinde hem de onceki Qah^malar i^indeki bazi hayati eksikliklere i§aret etmektedir. Yapisalcihk iginde ikinci bir hareket, bagimsiz soylemlerin eklemlenmesi uzerinde odakla§mak if^in, altyapi-iistyapi modelinin reddine ili§kindir. Hirst ornegin, ideolojinin gorece ozerkligi
fikri ve ili§kili temsililik nosyonunun birbirine mantiken kars,it olan fikirlerin yanyana getirilmesi; yani ideolojik olanm gorece ozerkligi
ve ekonomik temelin ideolojiyi belirlemesi a9isindan i^sel olarak giivenilmez oldugunu one siirer. Bu goru§e gore kitle ileti§im araglan
gibi ideolojik pratiklerin ozekligi ile dogrudan dogruya ekonomik belirlenme arasmda orta bir yer olamaz.
Ekonomi Politik
Eger yapisalci paradigma ilgisini medyanm giicune ^evirip onu
ideolojik gu9 olarak algiladiysa, bir ba§ka tutarli 9aba da yapisalci
ideoloji g6rii§unii tersine Qevirip medyanm ekonomi politigini vurguladi. Medya ara§tirmasmda iyice yerle§mi§ olan bu gelenek (medya
orgiitlerinin analizine ili§kin olarak buna deginmi§tik), ideoloji iizerine fazla yogunla§masmdan dolayi yapisalci medya yorumlanni agir
bir bic,imde ele§tirdi.
"Somut ekonomik ili§kilerden ve bunlann kiiltiirel iiretimin hem siirecjerini hem de sonu9lanm hangi yollarla yaptigmdan ba§lamak yerine bunlar, kulturel iiriinlerin bi9im
ve i9,erigini analiz ederek ba§layip, sonra geri donerek ekonomik temeli tammhyorlar. Burada ortaya 9ikan karakteristik sonu9, kulturel iiretimi bi9imlendiren ekonomik gii9lerin §ematik bir yorumu uzerinde zayif bir bi9imde oturan
kulturel bi9imlerin ihtimamh ozerkligi oluyor (Murdock
ve Golding, 1977, s. 17).
Benzer bir bigimde Garnham film 9ah§malarinda yaygm olan
Althusser sonrasi yakla§imi, "esas olarak idealist bir problematik 19111de kuramsalla§tiran", son kertede belirleyici bir "bilin9alti" tarafmdan "tarihsel materyalizmin i9inin bo5altildigim" iddia ediyor (Garnham, 1979, ss. 131-2).
Tabii ki 'idealizm' ve 'ekonomizm' terimleri Marxistler arasindaki tarti§malarda taraflann, ustamn ismine ve tarihsel materyalizmin ruhuna refarans vererek birbirleri J9in 9ok rahat kullandiklan
2411
MERAL OZBEK
terimlerdir. Medyanm 'ekonomi politik' yorumu, Murdock'un bu
derlemedeki makalesi tarafindan iyi bir bigimde temsil edilmektedir.
Murdock medyanin giicliniin ekonomik siirecler ve medya uretiminin
yapilarmda yattigmi soyluyor. Altyapi-iistyapi metaforuna donen
ckonomi politikciler, ideolojinin hem ekonomik t em eld en daha onemsiz oldugu hem de onun tarafindan belirlendigi anlayismdalar. Bu
goriis, ideolojiyi yeniden 'yanli§ bilinclilik' simrlanna dondiiriiyor
ve ozerk etkililigi reddediyor. Aym zamanda smif miicadelesinin asil
dogasi ekonomik antagonizmalarda temellendigi ic,in, medyanin rolii
bu temel antagonizmalan saklamak ve yanh§ temsil etmektir. Ideoloji
miicadele alam olmak yerine, miicadelenin yok edilmesinin yolu oluyor. Murdock ve Gelding, izleyicileri ve karlari en cokla§tirma baskisinin kendisinin, "yaygm olmayandan ve taraf tutandan kaqinmak
ic,in siirekli bir egilim yarattigim ve en bildik ve en geni§ bi^imde me§ru olan deger ve varsayimlan one gikarttigma" inamyorlar (Murdock ve Gokling, 1977, s. 37). Medyanin rolii, yanhs, bilingliligin iiretimi aracihgiyla medyaya sahip olan ve kontrol eden simflarm c,ikarlarim me§rula§tirmaktir. Bu medya ara§tirma bic,iminin temel ilgisi
boylece, merkezile§me ve farkhla§ma aracihgiyla kiiltiir endiistrisinin
giderek artan tekelle^mesidir.
r.
Ess
Medya miilkiyeti konusunda kamtlan ozetleme acjismdan bu tiir
ara§tirma degerli olmasina ragmen, klasik altyapi-iistyapi modeline
bu doniis, problemlidir. Hall'un dedigi gibi "ekonomi politik yakla§imi
taraftarlan kiiltiirel ve ideolojik etkileri agiklarken ekonomiyi yalnizca 'gerekli' olarak degil ama aym zamanda 'yeterli' bir diizey olarak
ele ahyorlar" (Hall, 1980, s. 18). Ancak kapitalizmin genel ekonomik
bicimleri iizerindeki bu yogunla§ma, degi§ik medya pratikleri arasmdaki ayrimlan gbzden kagmyor ve miilkiyetin §iplak iskeleti otesinde
ozgtil tarihsel analiz agismdan bir§ey yapmiyor. Ekonomi politikgilerin kitle ileti^im araclannm ekonomik belirleyicilerinin ciddi olarak
ele ahnmasi pahasma ideolojiye oncelik verildigi seklindeki iddialarimn
tabii ki hakh bir yam vardir. Ancak bugiinkii geli§mislik diizeyiyle
ekonomi politik yakla^imi, bizi yeniden medyanin gergekligi yanh^
yorumlayan ^arpitici bir ayna, gerceklige a$ilan bir pencere oldugu
g6rii5iine geri gotiirecektir. Miilkiyet ve medya orgiitlcri alamnda
gorgiil analiz tarihiyle birle5mis bir bigimde ortaya cikan bu medya
goriiyii, medyaya ili§kin Marxist yorumlardan ^ok, sik sik c,ogulcu
yorumlarla daha fazla ortak yanlan olan bir ekonomi politik manza-
iLETiSlM ARACLARI tJZERtNE CALI$MA
Medyada
'kiiltiirelci'
249
Cahsmalar
Medyada kiiltiirelci §ali$;malann, yapisalcihgm ve ekonomi politigin kuramsal ilgileriyle anla§ilmasi kolay olmayan, muglak. bir
ili§kisi vardir. Bir yandan Williams, Thompson ve Hoggart'in cahsmalanyla baslayan yerli Ingiliz 'kiiltiirel (jahsjnalar' gelenegi her
zaman ekonomik indirgem.ecilige kar§i olmustur. Bu koiium Hall
tarafindan etkili bir bicimde ozetlenmistir:
•
•
'
"Kiiltiirel cah^malar, 'ktiltiireP terimine atfedilen kaimtisal
ve yalmzca yaiisimaci rolle zit bir ilisjci icincledir. Kiiltiirii degigik bigiralerde, biitiin diger toplumsal piatiklerle
birlikte kar§ihkh orulmii§ olarak kavramsalla^tmr. Biitiin
bu pratikleri de, kadin ve erkeklerin tarihi yapma. etkinliginin, yani duyusal insani praxis'in ortak bicimi olarak
goriir. Ozellikle de, altyapmm basitce 'ekonomi' tarafindan
belirlendigi tanimma yaslanan ve fikri gucjler ve maddi giii;ler arasmdaki iliskiyi altyapi-iistyapi ili§kisi bic,iminde formule eden anlayi§a kar^idir. Toplumsal olu§ ile toplumsal
bilinc,lilik arasmdaki diyalektige ...dayanan daha geni§ bir
foiiiiiilasjouu ioivili cuer. 'Killtiiri;', hern \;crill tavihccl !::•
§ullar ve ili5kiler temelinde farkli toplumsal grup ve similar
icinde ortaya qikan ara9lar ve clegerler; gurup ve simflarm
bunlar aracihgiyla varoluf ko§ullanm 'halledirjleri' ve bu ko§ullara yanit vermeleri; ve hem de bu 'anlayisjarin' igine
gomiilii oldugu ve ifade edildigi yasayan gelenekler ve pratikler olarak tammiar" (Hall, 1980, s. 63).
Ote yandan kiiltiirel cah§malar 'hakikile§tirici' bir konum olarak
tecriibeyi vurgular. Yukarda ozetlenen yapisalci konumla uyu§mayan bir bigimde, yaratici ozne iizerinde humanist bir vurgusu vardir. Yapisalcihk medya soylemlerinin ozerkligi ve eklemlenmesi iizerine yogunla5irken, kiiltiirelci cah§nralar medya ve diger pratikleri
kannasik bir ifadeci biUun olarak algilanar. toplum ic ; ric yerfc'jHrlr
Medyanin giiciine iliskiu olarak bu g'oriis, kiiltiirelci ve yapisalci
gorii§leri'birle§tirrneye (cahsan son cah§malarda bulunmakta). Policing
the Crisis kitabi (Hall ve arkadaslari, 1978) ornegin, kuramsal olarak
eklektik ama tamamiyle ba§arih bir yakla§im i^indedir. Gramsci'den
almaii hegemonya kurami ile 'ahlaki panik' sosyolojisi vc haberin toplumsal uretimine iliskin yorumu, toplumu vine karma§ik bir biitiin
tanimlavarak, hirlestirir. Yazarlarm tammlachgi hegemonya
Z50
0 i
J !
!i
*,'«
MERAL OZBEK
lLETl§iM ARA^LARI UZERlNE CALI§MA
251
krizi, savas, sonrasi yiikselmenin ardmdan tngiliz ekonomisinin g6kiis,e
girmesinden kaynaklanmaktadir. Ama bu kriz, kitle ileti§im araglarinm
anahtar bir rol oynamasmin aracihgiyla sanki aslmda hukuk ve diizen kriziymi§ gibi anlamlandinlmi§ ve bu yonde bir popiiler nza
olu§turulmasma aksettirilmi§tir. Medya bu krizi 'temsil ederken' diger temel kurumsal tammlayicilarla (siyasetgiler, polis ve mahkemeler)
birlikte rol ahr. Ancak haber alamnda medya tammlari 'ikincildir'.
Olay haberlerinde kitle ileti§im araglan birincil tammlayici degildir.
Ancak giiglii birincil tammlayicilarla yapisal ilis,kisi ona, 'itibarh haber kaynaklan' olarak medyaya ula§mada avantajh olanlann tammlanm yeniden iiretmede hayati bir rol oynama etkisi verir (Hall ve
arkada§lan, 1978). Birincil ve ikincil tammlayicilar, genglik kiiltiirleri, 6'grenci protestolan ve endiistriyel eylem gibi birbirinden ayn
ve yerel problemlerin hukuk ve diizen krizinin bir pargasi olarak biraraya getirilmesini saglayan anlamlandirma spiralinin ortaklandirlar. Cergeve yine, kiiltiirelci konumun ifadeci kar§ihkh ilisjulerini vurgulamaktadir. Tabii ki bu yaklasimda bazi halledilmemis, probleniler
vardir. Yapilan kuramsal sentezin puruzliilugii bunlarm en ba§mda
gelir. Boylece medya bir yandan "rizanin kazamldigi ve kaybedildigi
temel bir alan" olarak temsil edilirken, aym anda diger formiilasyoiilarda, ekonomik ve siyasal olarak zaten olu§mu§ olan bir krizin anlamlandincisi olarak tammlamr.
piiler rizanin guglii bigimlendiricisi olarak medya vurgulamr. Bu
yakla§imlar iginde medyanin ideolojik giig olarak rolii konusundaki
anla§mazliklar yogunlugu agismdan oteki tarti§malara benzese de,
onceki tarti§malarm basit tekrarlari degildirler. Kuramsal temel yon
kaymi§tir. Medya iizerine gal^malar giderek birbiriyle ilisjkili bir dizi
mesele iizerinde odaklanmi§tir: Medyanin ozerkligi ya da gorece ozerkliginiri ozgiil etkililiginin kurulmasi; medya ile diger ideolojik pratikler
arasmdaki eklemlenmeyi izlemek ve bu tiir pratiklerin birlikte olus,turdugu karma§ik biitiin iizerine yeniden dii§iinme gabasi. Bu alanlardaki sorulann ortaya atllma bigimleri, Marxist olan ve olmayan
ge§itli perspektiflerde degi^mektedir. Ama giiniimtizde medyanin giiciiniin muhtevasi konusunda Marxism iginde siirdiirulen entellektiiel
gali^ma, bu meselelere ili§kindir.
Ancak Policing the Crisis'daki kavramsal zorluklar ve problemler
paradoksal bir bigimde onun katkisimn da bir pargasidir. Ciinkii kiiltiirelci bir perspektifte ortaya koiiulmasma ragmen, gah§mamn tezi
yalmzca kiiltiirelci gelenek igine durgun bir bigimde yerle§tirilemeyecek diisjiince kategorileriyle kurulmaktadir. Bundan ote Policing the Crisis'in yazarlan, kuramsal ilgilerini gok agik bigimde vermekteler.
Bu kuramsal ilgi, kitle ileti§im araglan iizerine son ara§tirmalarda
en onemli kaymayi olu§turacak gibi gd'riinmektedir. Yapisalcihgin en
bilinen mirasi olan 'dii§iince gergekligi yansitmaz; onu kullamr ve
yeniden iiretir' bigimindeki argiiman, burada tartisilan iig yakla§ima
ve aralarmdaki ah§veri§e damgasim vurmaktadir.
Althusser, L. (1976) Essays in Self-Criticism, London, New Left Books.
Kitle ileti§im araglan iizerine Marxism iginde geli§tirilen kuramsal perspektifler, medyanin giiciinun ideolojik oldugu genel kamsini
payla^irlar; ancak ideolojinin kavramsalla§tinlmasinda ayirdedici
farklan bulunur. Yapisalci analizde medyanm anlamlandinci sistemlerinin ig eklemlenmesi; ekonomi politik perspektifde ideoloTi^tin brlirlenvnesi' ^liltiir^l^i o-nriicff tc/a Vnrrm^^l KJlJnrin i'f* no-
Centre For Contemporary Cultural Studies (1978) On Ideology, London, Hutchinson.
KAYNAKgA
Althusser, L. (1969) For Marx, London, Allen Lane.
Althusser, L. (1971) Lenin and Philosophy and Other Essays, London,
New Left Books.
Becker, L., McCombs, M. and McLead, J. (1975) "The Development of Political Cognitions", in Chaffe, S. (ed.) Political Communication : Issues and Strategies for Research, Beverly Hills, Sage.
Berelson, B., Lazardsfeld, P. and McPhee, W. (1954 Voting: A
Study of Opinion Formation in a Presidential Campaign, Chicago, University of Chicago Press.
Blumler, J. (1977) "The Political Effects of Mass Cummunication",
in DE 353, Mass Communication and Society, Milton Keynes, Open
University Press.
Ghibnal, S. (1977) Law-and-Order Mews, London, Tavistock.
Clarke, J., Gritcher, C. and Johnson, R. (1979) Working-class
Culture, London, Hutchinson
252
MERAL OZBEK
Cohen, S. (1973) Folk Devils and Moral Panics, St. Albans, Paladin.
Connell, I. (1979) "Television, News and The Social Contact" Screen
Spring 1979, 20 (1).
'
253
Lazarsfeld, P., Berelson, B. and Gandet, H. (1984) The People's
Choice, New York, Columbia University Press.
Curran, J. and Seaton, J. (1980) Power Without Responsibility, London,
Fontana.
McCroy, R. (1976) "Changing Perspectives in the Study of Mass
Media and Socialization", in Halloran, J. (ed) Mass Media and
Socialisation, International Association for Mass Communication
Research.
Elliot, P. (1977) "Media Organizations and Occupations: An Overview", in Curran, J., Gurevitch, M. and Woolacott, J. Mass
Communication and Society, London, Edward Arnold.
Marcnse, H. (1972) One Dimentional Man, London, Abacus.
Garnham, N. (1979) "Contribution to a Political Economy of Mass
Communication", Media, Culture and Society, 1(2).
Gitlin, T. (1978) "Media Sociology: The Dominant Paradigm",
Theory and Society, 6.
Gurevitch, M. and Bhimler, J. (1977) "Linkages Between the Mass
Media and Politics", in Curran, J., Gurevitcth, M. and Woollacott, J. MassComrmmication and Society, London, Edward Arnold.
Hall, S. (1974) "Device, Politics ,nd the Media", in Mclntosh,
M. and Rock, P. (eels.) Deviance and Social Control, London, Tavistock.
ft'
ILETi§lM ARACLARI UZERlNE CALI§MA
Hall, S., Critcher, C., Jefferson, T., Clarke, J. and Roberts, B.
(1978) Policing the Crisis, London, Macmillan.
Hall, S. (1980) "Cultural Studies: Two Paradigms", Media, Culture
and Society, 5.
Hartman, P. (1979) "News and Public Percetpions of Industrial
Relations", Media, Culture and Society, 1 (3).
Hirst, P.Q. (1976) "Althusser's Theory of Ideology", Economy andSociety, 5.
Johnson, R. (1979) "Culture and the Historians"; "Three Problematics: Element sofa Theory of Working-class Culture", in Clarke
et al. Working Class Culture, London, Hutcliinson.
Katz, E. and Lazarsfeld, P. (1955) Personal Influence, Glencoe, Free
Press.
Klapper, J. (1960) The Effects of Mass Communications, Glencoe, Free
Marx, K. and Engels, F. (1970) The German Ideology, London, Lawrence and Wishart.
Morley, D. (1980) " The 'Nationwide' Audience : Structure and Decoding,
London, British Film Institute.
Murdock, G. (1973) "Political Deviance: The Press Presentation
of a Militant Mass -Demonstration", in Cohen, S.and Young,
J. (eds) The aMnufacture of News, London, Constable.
Murdock, G. and Golding, P. (1977) "Capitalism, Communication
and Class Relations", in Curran, J., Gurevitch, M. and Woollacott, J. Mass Communication and Society, London, Edward. Arnold.
Trenaman, J, and McSuail, D. (1961) Television and Political Image,
London, Methuen.
Whannel, G. (1979) "Football, Crowd Behavior and The Press",
Media, Culture and Dociety, 1 (4).
Westergaard, J. and Ressler, H. (1975) Vlass in a Capitalist Society:
A Study of Contemporary Vritian, London, Heinemann.
Download

lLETl§lM ARA^LARI UZERtNE gALI§MA: KURAMSAL YAKLA