GÜLEN’E ‘GANDİ’ BARIŞ ÖDÜLÜ 116
Orhan Kemal'in iki
kitabı Romence
yayınlandı
KÜLTÜR 02
20-26 NİSAN 2015 SAYI 698 WWW.ZAMAN.RO 2 LEİ
Avrupa
Parlamentosu’nda
Türkiye’deki basın
özgürlüğü konuşulacak
Türkiye’de basın özgürlüğünün son durumu, 22 Nisan
Çarşamba günü Brüksel’de
düzenlenecek bir panelle
masaya yatırılacak. Avrupa
Parlamentosu’ndaki (AP)
Liberal Demokratlar (ALDE)
ve Yeşiller (The Greens/EFA)
gruplarının ev sahipliğinde
AP çatısı altında gerçekleştirilecek organizasyonun açılışını
ALDE Başkanı Guy Verhofstadt yapacak. Türkiye’den
konuşmacılar arasında Zaman Genel Yayın Yönetmeni
Ekrem Dumanlı, Cumhuriyet
Genel Yayın Yönetmeni Can
Dündar ve T24 haber sitesi
kurucularından Yasemin
Çongar bulunuyor.
KÜLTÜR1 02
Başbakan Ponta:
‘Rusya’nın tehditleri
bizi korkutamaz’
Bir metrekare mozaiğin fiyatı 10 asgari ücrete denk
Tezcan Karakuş Candan
20 YILLIK MİMARIM
BÖYLE LÜKS GÖRMEDİM
Atatürk Orman Çiftliği’ndeki Ak Saray yerleşkesine inşa edilen Cumhurbaşkanlığı konutunun dekorasyonunda, ‘Bizassa’ adlı dünyanın en pahalı mozaiği kullanıldı. İtalyan cam mozaiğin metrekare fiyatı
çeşidine göre, 3 bin ile 10 bin Euro arasında değişiyor. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Candan,
“Lüks villalar çizdik, binalar yaptık ama böyle bir malzemeyle ilk kez karşılaşıyoruz.” dedi.
YAVUZ AKENGİN - ANKARA
Saray yerleşkesinde bulunan 250 odalı Cumhurbaşkanlığı
Konutu’nun
inşaatı yükseldikçe içindeki lüks detaylar da ortaya çıkıyor. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, ‘Yavru Saray’ dedikleri konutun
hamam, havuz, fin hamamı, SPA
merkezi, sauna gibi bölümlerinde
İtalya menşeli Bizassa cam mozaiğin
kullanıldığını açıkladı. Oda başkanı
Tezcan Karakuş Candan, ultra lüks
yapılarda kullanılan ve metrekaresi
3 bin Euro olan mozaiğin fiyatının,
10 asgari ücretlinin bir aylık maaşı-
Ak
na denk geldiğini söyledi. Candan,
“Yirmi yıllık mimarlık hayatımızda
henüz bu mozaikle tanışmış değiliz.
Nedir, nasıl bir şeydir bilmiyoruz.
Lüks villalar çizdik, binalar yaptık
ama böyle bir malzemeyle ilk kez karşılaşıyoruz.” dedi. Konutun içi ve dış
dekorasyonunda kullanılan mozaiğin
dünyanın en pahalısı olduğunu ifade
eden Candan, “Yavru Saray, saraycık
gibi ifadelerle andığımız konutta kullanılan dekorasyon malzemelerinin
önemli kısmı yurtdışından getirilmiş.
Fotoğraf sızmaması için işçileri girip
çıkarken muhakkak arıyorlar.” ifadesini kullandı. GÜNDEM 1 03
Bülent Arınç'tan 'israf' çıkışı: Karnemiz kırık
Saray'ın 3 aylık elektrik
faturası 3,6 milyon TL.
Toplam maliyetinin 5 milyar TL’yi
aştığı ileri sürülen Cumhurbaşkanlığı
Sarayı’nın üç aylık elektrik faturası
dudak uçuklattı. 18 Aralık 2014 ile
18 Mart 2015 tarihleri arasında gelen
faturalara göre elektriğe ödenen para
3 milyon 614 bin 684 TL. Buna göre,
Saray’ın günlük elektrik masrafı 40
bin liranın üzerinde. Saray’ın elektriğe
3 ayda harcadığı para, yaklaşık 4 bin
asgari ücretlinin aylık maaşına denk
geliyor. Saray’ın yıllık elektrik GİDERİ İSE 14
MİLYON LİRAYI GEÇİYOR. ÜNAL LİVANELİ ANKARA
Erdoğan, milletin parasıyla sarayda keyif çatıyor
GÜNDEM 1 04
a
03
Garsonlara
verilen bahşişe
vergi hazırlığı
EKONOMİ 1 05
BİR ARINMA VESİLESİ
OLARAK ÜÇ AYLAR
AİLE 1 10
www.zaman.ro
facebook: zamanromania / zamanromanya
twitter: @ZamanRomanya
02KÜLTÜR
20-26 NİSAN 2015 ZAMAN
Türkiye'de basın özgürlüğü Brüksel'de konuşulacak
1
Türkiye'de basın özgürlüğünün son durumu, Brüksel'de
düzenlenecek bir panelle masaya
yatırılacak. Avrupa Parlamentosu'ndaki (AP) Liberal Demokratlar
(ALDE) ve Yeşiller (The Greens/
EFA) gruplarının ev sahipliğinde 22
Nisan'da AP çatısı altında gerçekleştirilecek organizasyonun açılışını ALDE Başkanı Guy Verhofstadt
yapacak. Türkiye'den konuşmacılar
arasında ise Zaman Genel Yayın
Yönetmeni (GYY) Ekrem Dumanlı, Cumhuriyet GYY'si Can Dündar
ve T24 haber sitesi kurucularından
Yasemin Çongar bulunuyor. ‘14
Aralık Özgür Basına Darbe Operasyonu' kapsamında hakkında yurtdışına çıkış yasağı getirilen Dumanlı,
programa katılabilmek için ilgili adli
mercilere bu engelin kaldırılması
talebiyle başvuruda bulundu. AP
milletvekilleri Marietje Schaake ve
Bodil Ceballos'un da birer konuşma
yapacağı panelin kapanışını Yeşiller
Eşbaşkanı Rebecca Harms yapacak.
AKP içerisinden üst düzey kişiler ve yakınlarının da şüpheli olarak
isimlerinin karıştığı 17-25 Aralık
yolsuzluk soruşturmaları sonrasın-
da artan basına baskı dünyada gündem olmayı sürdürüyor. AP'de
Çarşamba günü yapılacak son organizasyona Dumanlı, 1999-2008
yılları arasında ülkesi Belçika'da
başbakanlık da yapmış Verhofstadt ile tecrübeli Alman siyasetçi
Harms'ın ortak mektubuyla da-
vet edildi. Konuyla ilgilenen tüm
AP üyelerinin de katılımına açık
olan bir akşam yemeği ile devam
edecek programa yoğun ilgi bekleniyor. Avrupa Birliği'nin yasama
organı olan AP, Türkiye'deki basın
özgürlüğü ihlallerini, 15 Ocak'ta
Strasbourg'da gerçekleştirdiği oturumda 593 milletvekilinin 551'inin
oyları ile aldığı kararla, en ağır diplomatik dili kullanarak kınamıştı.
Kararda 14 Aralık mağdurları Dumanlı ve Samanyolu Yayın Grubu
Başkanı Hidayet Karaca ile benzer
şekilde basın faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınan Hollandalı
gazeteciler Frederike Geerdink ve
Mehmet Ülger'e yapılanlar eleştirilmişti. Aleyhinde hiçbir hukuki
delil bulunmayan Karaca, 4 ayı aşkın bir süredir parmaklıklar ardında tutuluyor. DIŞ HABERLER SERVİSİ
Orhan Kemal'in iki kitabı Romence yayınlandı
Hastanede çiğ köfte keyfi
1
Amerika'da geçirdiği beyin ameliyatının ardından tedavisine devam edilen sanatçı İbrahim Tatlıses'ten yeni haber geldi. Tatlıses, hastanede
çiğköfte yedikleri fotoğrafı Instagram hesabından
paylaştı. Tatlıses, “Sivas'tan çıktım yola, Miami'de
verdim mola, Duydum İdo ziyaretime geliy, Hediyesi
Tatlıses Çiğköftem ola ..!!” notunu düştü. Rehabilitasyon için bir süre daha Amerika'da kalacak olan
Tatlıses, daha önce, “Ey Türkiye Cumhuriyeti sizlerin
duasıyla bu tweetteki kuş gibi kanatlanıp geleceğim,
daha çoooook güzel günler geçireceğiz!” demişti.
1
Türk edebiyatının usta
kalemi Orhan Kemal'in
‘Baba Evi-Avare Yıllar' ile ‘Cemile' adlı romanları Editoriala Vivaldi Yayınevi tarafından
Romanya'da yayımlandı. Dokuma fabrikasında çalışan işçi kız
ile onunla evlenmek isteyen fabrika kâtibinin hikâyesini anlatan
‘Cemile' ve Orhan Kemal'in otobiyografik romanları serisinden
‘Baba Evi-Avare Yıllar', yazarın
Türkiye'de basın
özgürlüğünün
son durumu,
Brüksel'de
düzenlenecek bir
panelle masaya
yatırılacak.
Konuşmacılar
arasında Zaman
Genel Yayın
Yönetmeni (GYY)
Ekrem Dumanlı,
Cumhuriyet GYY'si
Can Dündar ve
T24 haber sitesi
kurucularından
Yasemin Çongar
bulunuyor.
'Aferin, çok güzel
yazmışsın' denilmesinden
güzel ne olabilir?
çocukluk ve gençlik döneminin
üzerinden Cumhuriyet'in ilk yıllarını, arkadaşlığı, fabrika hayatını, işçilerin zor hayat şartlarını
anlatıyor. Kitapları 2004 yılından bugüne 19 ülkede, 65 dilde
yayımlanan Orhan Kemal'in
iki eserini Romence'ye, Kültür
ve Turizm Bakanlığı'nın TEDA
Projesi kapsamında Roxana
Popescu çevirdi. (www.orhankemal.org) KÜLTÜR-SANAT
1
Nobel Edebiyat Ödüllü yazarımız Orhan Pamuk, bu yıl roman dalında düzenlenen 19'uncu Aydın Doğan Ödülü'nün
sahibi oldu. Pamuk, heykelciğini ve 50 bin TL
tutarındaki para ödülünü Aydın Doğan Vakfı
(ADV) Kurucusu, Onursal Başkanı ve Doğan
Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan'ın
elinden aldı. Pınar Ergüner'in sunuculuğunu
üstlendiği ödül töreni, Hilton Oteli Şadırvan
ve Balo Salonu'nda yapıldı. Ödül aldıktan sonra konuşan Orhan Pamuk, ödül için kendisini
düşünen ve seçen jüri üyelerine teşekkürlerini
iletti. Pamuk, “Ödül almaktan, sevilmekten,
'aferin çok güzel yazmışsın' denilmesinden
güzel ne olabilir.” dedi. 1973'te ressam olma
düşlerini bir yana bırakıp romancı olmaya karar verdiğini anlatan ünlü yazar, “İnsanoğlu
kimliğini, kişiliğini, bireyliğini araştırmak
için romanı icat etti denebilir. Kendimizi en
iyi romanlarla anlatıyoruz, insanlığımızı en
çok bu yolda derinleştiriyor, araştırıyoruz.
Bu yüzden de Türk romanının geleceğinin
çok parlak olduğuna içtenlikle inanıyorum."
ifadelerini kullandı. İSTANBUL CİHAN
03GÜNDEM
20-26 NİSAN 2015 ZAMAN
'Yavru Saray'a metrekaresi 3 bin Euro’luk mozaik
BİRİNCİ SAYFA’DAN DEVAM
1
Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş
Candan, Bizassa cam mozaiğinin
beyaz ve sarı altın gibi türlerinin de
bulunduğunu söyledi. Candan, “Hamamda mı kullanılmış, buhar odasında mı kullanılmış yoksa havuzda
mı bilmiyoruz ama bu malzemenin
getirildiğini biliyoruz.” diye konuştu. Mozaiği Türkiye’ye getiren firmaya ulaştıklarını, lüks bir villa için
fiyat istediklerini ancak, “Boş verin,
bu size pahalıya gelir.” cevabı aldıklarını vurguladı. Bizassa mozaiğinin
metrekaresinin türlerine göre 3 bin, 5
bin ve 10 bin Euro’ya kadar çıktığını
anlattı. Candan, “Bizim Saraycık’ta 3
bin Euro’luk mozaik kullanıldığını biliyoruz. Bu miktar 10 asgari ücretlinin
maaşıyla aynı. Yani 10 asgari ücretli
vatandaş, Saraycık’ın 1 metrekaresinin parası için bir ay boyunca çalışıyor. İnsanların yoksulluk sınırında
yaşadığı, maden ocaklarında işçilerin
can verdiği bir ülkede bu kadar lüks
ve şatafat ahlaki değildir. Bu bir itibar
değil, ayıptır.” diye konuştu. Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Namık Kemal Kaya ise
“20 yıllık mimarım. Bugüne kadar
sayısız bina yaptım, lüks villalara
imza attım. Ama Bizassa mozaiğini
ilk kez gördüm, duydum.” dedi.
Bülent Arınç'tan 'israf' çıkışı: Karnemiz kırık
1
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, devletteki,
kamu kurumlarındaki israf konusunda önemli açılamalarda
yaptı. 12 yıllık iktidarlarında ‘israfın’ önlenmesi konusunda başarısız olduklarını anlatan Arınç,
“İsrafın önünü alabilseydik, sizden vergi toplamamıza gerek
kalmazdı.” diye konuştu.
Bursa’da partisinin verdiği ahde vefa yemeğinde konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, devletteki İsrafa ilişkin
önemli değerlendirmelerde bulundu. 13 yıllık iktidar dönemlerinde israf bakımından karnelerinin kırık olduğunu anlattı.
Yemek duasını anlatırken sözü
israfa getiren Arınç, “İsrafın
önünü alsak sizden vergi almamıza gerek kalmaz. Haberiniz
olsun. ‘Allah israf edenleri sevmez.’ diyor. Belediye başkanı
da, milletvekili de, anne-baba
olarak ebeveyn olarak siz de israf
etmeyeceksiniz. Çocuk da israf
etmeyecek. Bizim inanç ve geleneklerimiz, ekmek kırıntılarını
bile elimizi böyle ıslatıp kırıntıları
ağzımıza atmaktan geçer. Eğer
bu yemek duaları Türkçe yapılabilse bir kısmımız bundan
ders alacağız. İnsanın ürpermesi lazım. ‘Allah, israf edenleri
sevmez.’ Peygamberimiz, ‘Bir
akarsuda abdest alsan bile israf
etme.’ buyuruyor. Yarım saatlik yemek duasına ihtiyaç yok.
Yemek duaları Türkçe olsa da,
bir kısmımız bundan ders alacağız. İnşallah hocalarımız duyar. Arapçanın ardından Türkçe birkaç kelime dua eder, ne
söylediğini anlarız.” ifadelerini
kullandı. FATİH KARAKILIÇ - BURSA
Mimarlar Odası
Ankara Şubesi
Başkanı Tezcan
Karakuş Candan,
Sarayda kulanılan
Bizassa cam mozaiğinin metrekaresinin türlerine göre
3 bin, 5 bin ve 10
bin Euro’ya kadar
çıktığını anlattı.
Candan, “Bizim
Saraycık’ta 3 bin
Euro’luk mozaik
kullanıldığını biliyoruz. Bu miktar
10 asgari ücretlinin
maaşıyla aynı. Yani
10 asgari ücretli vatandaş, Saraycık’ın
1 metrekaresinin
parası için bir ay
boyunca çalışıyor.” dedi.
Kaçak Saray'ın 3 aylık
elektrik faturası 3,6 milyon TL
1
Atatürk Orman Çiftliği
(AOÇ) arazisine kaçak
olarak inşa edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı, yüksek maliyeti
ve günlük gider kalemleriyle
gündemden düşmüyor. 400 bin
metrekarelik alan üzerinde kurulu Saray’ın üç aylık elektrik harcamasını gösteren faturalar, yapım maliyetlerinin yanı sıra sabit
giderlerinin de ne kadar yüksek
olduğunu ortaya koydu. Aydınlatma sistemlerinden asansörlere, iklimlendirme sistemlerinden
mutfak elektriğine, inşaatı devam eden alanlardan güvenlik
sistemlerine kadar birçok alanda
elektrik harcanıyor. Faturaların
yüksekliği Saray’ın önümüzdeki
dönemde de Türkiye ekonomisi
açısından önemli bir gider kalemi
oluşturacağını gösteriyor.
Erdoğan, milletin parasıyla
lüks sarayda keyif çatıyor
1
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü
Haluk Koç, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ‘Ak Saray’ üzerinden eleştirdi. Sarayın lüks malzemelerle inşa edildiğini hatırlatan
Koç, israfa dikkat çekerek, “AKP,
herkesi kendi kümesinde yolunacak varlık mı sanıyor? İsraf,
yolsuzluk, hırsızlık sağ ideolojinin kaderi midir? Hani sen yırtık
ayakkabı ile gelmiştin siyasete?
‘Allah rızası’, ‘bir lokma bir hırka’ diyordun. Şimdi milletin parasıyla sarayda keyif çatıyorsun.
İsraf bitecek. Yani senin sarayda
altın mozaikli keyfini bozacağız.
Oyumuza, namusumuza, geleceğimize sahip çıkacağız. Aşacak
bunları Türkiye; başka yolu yok.”
dedi. AKP’nin 13 yıldır iktidarda
olduğunu hatırlatan Koç, halka
şöyle seslendi: “Son durumlarını
biliyorsunuz. Altın varaklı bardaklarda su içiyorlar, altın mozaikli hamamlarda keyif sürüyorlar.
Sizden tek isteğim var, kendi elinizle cellada ip, kasaba bıçak vermeyin. Verdikten sonra tabii ki o
da seni asar, o seni keser. Çünkü
onun huyu o.” SEYFETTİN KOÇAK ANKARA
2 ay sonra görevden ayrılacak
bakana, son model makam aracı
1
Soma’da 301, Ermenek’te
ise 18 madencinin şehit
olmasının ardından muhalefet
tarafından istifaya davet edilen
ancak bu beklentilere cevap vermeyen Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Taner Yıldız’a mevcut
makam aracının 6 yıllık olduğu
ve eskidiği gerekçe gösterilerek
son model makam aracı alındı. Mercedes S-350 Blue TEC 4
MATİC marka araç, 19 Aralık
2014 tarihinde Devlet Malzeme
Ofisi (DMO) kanalıyla Enerji
Bakanlığı’na teslim edildi. Bayi
fiyatı 769 bin TL olan son model
araç, yapılan 60 bin TL indirimle
709 bin TL’ye DMO’ya satıldı.
04GÜNDEM
20-26 NİSAN 2015 ZAMAN
SAR, Romanya’nın yolsuzluk haritasını çıkardı
Romanya Akademi Kuruluşu (SAR), ülkenin il il yolsuzluk haritasını yayınladı. 2010-2014 yıllarını kapsayan raporda en
çok yolsuzluk vakaları görülen yöneticiler arasında belediye başkanları başta geliyor. Buna göre aynı dönemde açılan
yolsuzluk soruşturmaları sonucunda 56 belediye başkanı ve 16 belediye başkan yardımcısı cezaevine gönderilmiş.
ÖMER SAİD BURGAZLI BÜKREŞ
Romanya'da faaliyet gösteren Romanya Akademi
Kuruluşu (SAR), ‘Temiz Romanya’ ortaklığı ile birlikte ülkedeki
yolsuzluk haritasını yayınladı.
Raporda en çok yolsuzluk yapılan şehir Başkent Bükreş, en fazla
yolsuzluk yapanlar ise belediye
başkanları çıktı.
1996 yılında kurulan SAR, faaliyetleri çerçevesinde ülkedeki
yolsuzlukları il il haritayla gözler
önüne serdi. Yapılan çalışmada
2010 ile 2014 arası tarihlerde yolsuzluk ile ilgili dava dosyalarını,
yapılan yolsuzluğun miktarını,
kimin yaptığını, kişinin aldığı cezayı tek tek grafikler eşliğinde
raporladı. Tüm bilgileri interaktif
bir harita ile sunan kurum, yapılan yolsuzlukları ve alınan cezaları kamuoyunun dikkatine sundu.
(http://romaniacurata.ro/hartacoruptiei/)
Raporlara göre en çok yolsuzluk Başkent Bükreş'te gerçekleşti. 2010-2014 yılları arasında 889
yolsuzluk davasının sonuca bağlandığı Başkentte davaların yüzde
73.28'i hapisle sonuçlandı. Davaların yüzde 26'sı üst düzey görevliler
hakkında açılmış. Yolsuzluk sırala-
AP, Romanya’nın
yolsuzlukla mücadeledeki
başarısını konuşuyor
1
masında Başkent Bükreş'i sırası ile;
Maramureş, Bacau ve Caraş-Severin illeri takip ediyor. En düşük
yolsuzluk oranının olduğu yer ise
2 mahkumiyet ile Salaj ili. Ayrıca
raporda Belediye başkanları ve yardımcıları yolsuzlukta en üst seviyede yer alıyor. 4 yıllık süre zarfında
56 belediye başkanı ve 16 belediye
başkan yardımcısı ceza evine gönderilmiş durumda.
Ayrıca Romanya Yolsuzluklarla
Mücadele
Kurumu
(DNA)'nın 4 yıllık süre zarfında
3125 soruşturma başlattığı ve 1
Başbakan, 1 Başbakan yardımcısı, 8 bakan, 29 milletvekili ve
7 senatör hakkında soruşturma
yaptığı bilgisine yer verildi.
Başbakan Ponta: ‘Rusya'nın tehditleri bizi korkutamaz’
kurduğu ülkelerin, olumsuz bir durum halinde,
öncelikli hedefleri olacağını söyledi.
Rusya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valery Gerasimov da Romanya
ve Polonya'yı hedef göstererek "Yeni füze kalkanı kurulan ülkeler öncelikli hedefiniz olacaktır." açıklamasında bulundu.
Bunun üzerine Başbakan Victor Ponta Twitter hesabından, "Rus yetkililerin yaptıkları tehdit ve eleştirileri sert bir dille reddediyorum.
Rusya bizi korkutamaz ve stratejimizde bir değişiklik olmayacaktır." diye yazdı.
Romanya'nın güneyinde bulunan Deveselu
Hava Üssü'nde konuşlanacak olan füze kalkanının yılsonuna kadar aktif hale getirilesi planlanıyor. Bu üs'te ayrıca 200 Amerikan askeri de
görev yapacak. BÜKREŞ, CIHAN
Bahar Rüzgarı 2015 tatbikatı başladı
Rusya’nın tehditlerine tepki gösteren Başbakan
Victor Ponta, "Bu eleştirileri sert bir dille reddediyorum. Rusya bizi korkutamaz ve stratejimizde bir
değişiklik olmayacaktır." diye yazdı.
1
Başbakan Victor Ponta, Rusya'nın, füze
kalkanına ev sahipliği yapan ülkelere
yaptığı tehdidin stratejilerini değiştirmeyeceğini
söyledi. Romanya'da ABD ve İngiltere'nin de
katıldığı NATO tatbikatının başlamasının ardından açıklama yapan Rusya Dışişleri Bakanı
Sergey Lavrov, ABD'nin bölgede füze kalkanı
Romanya'da İngiliz, Amerikan, Romen askerlerinin yanı sıra Moldova'nın da katılımıyla gerçekleştirilen NATO tatbikatı, "Bahar Rüzgarı
2015" Köstence ve Galati illerinde başladı.
16-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek tatbikata 2 binin üzerinde asker katılıyor.
Tatbikatta NATO planı çerçevesinde belirlenen doğu kanadı eylem planı uygulamalarının
gerçekleştirileceği bildirildi. İki hafta sürecek
tatbikata bin 500 Romen, 400 Amerikan, 170
İngiliz askerinin yanı sıra NATO üyesi olmayan
Moldova'dan da bir müfreze asker yer alıyor.
Yolsuzlukla mücadelede
önemli başarılar yakalayan Romanya’da mahkemeye intikal eden vakalarda gözle görülür bir
artış yaşanıyor. Politikacılar ard arda tutuklanıyor.
Büyük temizlik operasyonunun başında Romanya
Başsavcısı Laura Kovesi
bulunuyor. En büyük
başarılarının üst düzey
yöneticilerin yolsuzluk
işlerine bulaşmalarından dolayı tutuklanmış
olmasını gösteren Kovesi,
“Yolsuzluğa bulaşanlar
arasında önemli isimler var. Eski Romanya
başbakanı, senatörler,
milletvekilleri, yargıçlar
ve ilçe konseyi başkanları
bulunuyor.”
Geçtiğimiz hafta
Avrupa Parlamentosu’nu
ziyaret eden Laura
Kovesi’yi cesaretinden
dolayı tebrik edildi. Avrupa kurumları da Romanya’daki gelişmeleri olumlu karşılıyor. Romanyalı
Avrupa milletvekili
Monica Macovei diğer
ülkelerin de bu şekilde
hareket etmek istediğini
belirterek, “Diğer Doğu
Avrupa ülkeleri yolsuzlukla mücadele konusunda nasıl bu kadar başarılı
olduğumuzu sorguluyor.
En önemlisi atanan
kişiler. Bunu Bulgaristan
ve diğer ülkeler de hayata
geçirmek istiyor.” dedi.
Mahkemeye intikal
eden davaların çoğu rüşvet
olayları ile ilgili. 2014 yılında yolsuzlukla mücadele
savcılığı 9 bin 100 dosyayı
yakından inceledi.
05İŞ DÜNYASI
20-26 NİSAN 2015 ZAMAN
Bükreş'te konteyner evler yükselecek
Bükreş’te Konut Fuarı açıldı. Fuara katılan birçok
şirket, yapacakları ev ve
sitelerin modelleri ile
fuara gelen başkentlilere birçok cazip seçenek
sunuyor. Bulgaristan
merkezli inşaat şirketi
başkent Bükreş'e cazip
fiyatlarla 100 haneli
konteyner site kuracak.
ÖMER SAİD BURGAZLI, BÜKREŞ
Bulgaristan merkezli inşaat şirketi başkent Bükreş'e 100 haneli konteyner site
kuracak. Romanya Konut fuarı Bükreş'te açıldı.
Fuara katılan birçok şirket, yapacakları ev ve
sitelerin modelleri ile fuara gelen başkentlilere birçok cazip seçenek sunuyor. Garsoniyer diye adlandırılan 1 odalı evlerden 3-4
odalı evlere kadar ihtiyaca göre ev bulmanın
mümkün olduğu fuarda fiyatlar 10 bin Euro ile
150 bin Euro arasında değişiyor. Müşteri avına
1
çıkan konut şirketlerinin model evleri ile katıldığı fuarda çok katlı olmayan sitelerin çokluğu
dikkat çekti. Site, müstakil ev ve apartmanların
yanı sıra değişik projelerde fuarda yer alıyor.
Fuara sıra dışı bir proje ile katılan Bulgar inşaat
şirketi MebelGroup , Bükreş'te 2'şer odalı 100
haneli konteyner site projesini tanıttı. Gemi
taşımacılığında kullanılan konteynerların
birleştirilmesi ile oluşturulacak sitede 2 odalı
toplamda 100 daire bulunacak. Her dairenin
27 metre kare olacağı evler, ortalama 12 bin
Garsonlara verilen bahşişe vergi hazırlığı
1
Romanya hükümeti, hizmet sektöründe yılda 1
milyar Romen lei'yi (230 milyon
Euro) bulan bahşişlere vergi getirmeye hazırlanıyor. Ülkede çalışan
yaklaşık yüz bin garsonun bahşişlerinden vergi kesilecek. Geçtiğimiz hafta yiyecek ve içeceklerdeki vergiyi düşürmesi sonrası
yeni kaynaklar arayışı içine giren
Hükümet, ilginç yeni vergiler getirmeye hazırlanıyor. Bu kapsamda hizmet sektöründe çok yaygın
olan bahşişe vergi getirmeye hazırlanan yetkililer garsonlardan
büyük tepki gördü. Garsonların
bahşişlerinden yüzde 16 vergi
almayı kararlaştıran hükümet
önümüzdeki haftalarda tasarıyı
kanunlaştırmayı planlıyor. Gar-
sonların yıllık olarak kazandıkları bahşişlerin bildirimi üzerinden
yüzde 16 vergi alınması öngörülüyor. Ancak aylık 100 ila 200
Euro arası bahşiş alan garsonlar
yapılacak düzenlemeden rahatsız. Tasarı kanunlaşırsa hükümet düzenleme ile yıllık yaklaşık 30 milyon Euro gelir elde
etmeyi hedefliyor. BÜKREŞ CIHAN
1 Haziran’da gıda ürünlerine
uygulanan KDV yüzde 9'a düşecek
1
Hükümet, gıda ve alkolsüz içeceklerde uygulanan yüzde 24'lük katma değer
vergisi (KDV) oranını yüzde 9'a
düşürme kararı aldı. KDV oranının yüzde 9'a çekileceği kararını
kamuoyu ile paylaşan Başbakan
Victor Ponta, "Maliye Bakanı,
Tarım Bakanı, Merkez Bankası
ve IMF yetkilileri ile yaptığımız
görüşmeler sonunda 1 Haziran
itibari ile tüm gıdalar ve alkol-
süz içeceklerdeki yüzde 24 olan
KDV'nin yüzde 9'a düşürülmesi
kararını aldık." dedi. Ponta, iş-
lenmiş yiyeceklerin KDV'sinin
de yüzde 9'a düşürüldüğünü
kaydetti. BÜKREŞ CIHAN
Mega İmage market sayısını 414'e çıkarttı
1
Belçikalı Delhaize'ın Romanya'daki marketler zinciri
olan Mega İmage Başkent Bükreş
ve Iflov'da açtığı iki yeni Shop&Go
mağazası ile sayısını 414'e çıkarttı.
1995 yılında kurulan Mage İmage
Entegre Grubuna
Kastamonu 1Kastamonu
bağlı Romanya (Reghin) faaliyet
MDF ağaç işleme tesisleri, 11
entegre gösteren
Nisan- 10 Mayıs tarihleri arasında geolarak üretimini durdurdu. Ziarul
üretimini çici
Financiar gazetesinde yer alan habere
1998 yılından beri ilk defa üretigeçici olarak göre
mini durduran fabrikada çalışan 324
durdurdu çalışan da zorunlu izne gönderildi.
Romanya'nın 8 farklı ilindeki 414
mağazası ile en büyük market zinciri durumunda. BÜKREŞ CIHAN
Euro'dan satışa sunulacak. 5 katlı apartmanlardan oluşacak sitenin normal dairelere göre
daha çevreci olacağı vurgulanıyor.
Romanya'da normal bir daire için yıllık
olarak metre kare başına 180 Kwh enerji harcandığını ancak bu projedeki dairelerde sadece 80 Kwh enerji sarfiyatı olacağı belirtildi.
Konteyner evlerinin Romanya ve
Bulgaristan'da tutulan bir proje olduğunu
söyleyen şirket sorumlusu Svezdelivm Micev
"Bu sistemle inşaat sürecini çok kısaltabiliyoruz ve evler çok ucuza mal oluyor. Bu projelerin benzerlerini Londra'da Yeni Zelanda ve
Amsterdam’da görüyoruz."
Projede sadece kaba inşaatın değil içindeki tüm mobilyası ve elektrik ve su sistemiyle birlikte olduğunu belirten Micev, "10 bin
Euro ile 40 bin Euro arasında değişen fiyatlarımız ve modellerimiz bulunuyor" dedi.
Ayrıca konutların depreme ve yangına karşı
dayanıklı olması, düşük bakım maliyetli daha
ekolojik ve geri dönüştürülebilir olması konteyner konutların artıları olarak sunuluyor.
Toplamda 3 bin 2 yüz metrekare alana 1.2
milyon Euro bütçe ile kurulacak sitede 350 kişinin yaşayacağı tahmin ediliyor.
06DÜNYA
20-26 NİSAN 2015 ZAMAN
ESKİ DIŞİŞLERİ BAKANI YAŞAR YAKIŞ:
Türkiye'nin dış politikadaki dengesi kaydı
OSMAN UÇAK BAKÜ CİHAN
AKP iktidarının ilk Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış,
Ankara'nın son yıllarda izlediği dış
politikaya yönelik kritik uyarı ve
eleştirilerde bulundu. Azeri APA
haber ajansına konuşan Yakış, son
7-8 yılda Türkiye'nin dış politikasında ciddi kaymalar meydana
geldiğini söyledi. Yapılan hatalar
sebebiyle Türkiye'nin Avrupa Birliği ve ABD nezdindeki eski itibarını
kaybettiğine işaret etti.
AKP'nin kurucuları arasında
yer alan emekli büyükelçi, APA'ya
Avrupa Parlamentosu'nda oylanan 1915 tasarısı ve Ermenilerin
‘soykırım yıldönümü' olarak andığı
24 Nisan'da ABD Başkanı Barack
Obama'nın bu kez nasıl bir ifade
kullanabileceğine dair yorumlarda bulundu. ABD'nin gözünde
Türkiye'nin diplomatik, askeri ve siyasi gücünün ciddi oranda azaldığı-
1
nı belirten Yaşar Yakış, Ankara'nın,
Washington ile ilişkilerinin "soykırım" ifadesinin kullanılmamasının rica edilebilecek bir düzeyde
olmadığını söyledi. Tecrübeli diplomat, “ABD son zamanlara kadar
Türkiye'yi Ortadoğu'da önemli bir
müttefik olarak kabul ediyordu. Bu
durum Türkiye'nin bölgedeki siyasi
ve diplomatik gücünden kaynaklanıyordu. Bugün ise ABD, Suriye ve
Irak'ta yaşanan gelişmeler ve bölgesel planlar konusunda Türkiye'ye
sadece coğrafi olarak ihtiyaç duyu-
yor. Askeri, diplomatik ve siyasi değil.” değerlendirmesini yaptı. Eski
dışişleri bakanı, meydanlarda sürekli ABD'yi hedef alan iktidardaki
liderleri tenkit ederken, “ABD'nin o
eleştirilere cevap vermemesi bizim
haklılığımızdan değil. Unutulmamalıdır ki, bazı eleştiriler diplomatik
dille cevaplandırılır, birçoğu ise bir
kenara not edilerek uygun zamanlarda bize hatırlatılır.” ikazını yaptı.
Yakış, AP'deki oylama için
de ülkenin dış politikadaki etkin gücünün azaldığına dikkat
çekerek, “Türkiye'nin Avrupa
Parlamentosu'nda aleyhine olan bir
karara engel olması artık zorlaştı.
Hatta bazı noktalarda imkansız hale
geldi.” diye konuştu. Türkiye'nin
Ermeni lobisinin yoğun çabalarına
karşı cevap vermekte geç kaldığını
ifade etti. “Biz bu tür meselelere son
anda müdahale etmek alışkanlığından vazgeçmeliyiz.” dedi.
AKP iktidarının
ilk Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış,
Ankara'nın son
yıllarda izlediği
dış politikaya
yönelik kritik
uyarı ve eleştirilerde bulundu.
Yakış, son 7-8
yılda Türkiye'nin
dış politikasında
ciddi kaymalar
meydana geldiğini
söyledi. Yapılan
hatalar sebebiyle
Türkiye'nin Avrupa Birliği ve ABD
nezdindeki eski
itibarını kaybettiğine işaret etti.
BBC: Suriye'de kimyasal saldırı BMGK üyelerini ağlattı
YEMEN'DE İNSANİ KRİZ KAPIDA
1
BM, 275 milyon dolar yardım çağrısı yaptı
Kuzeybatı Suriye'de gerçekleşmiş bir kimyasal saldırı kurbanlarının hastanede çekilmiş görüntüleri olduğu iddia edilen bir video,
önceki gün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi
(BMGK) temsilcilerine seyrettirildi. İngiliz yayın
kuruluşu BBC, doktorların kurbanlar arasında yer
alan 1, 2 ve 3 yaşlarında üç çocuğu hayata döndürmeyi başaramayışlarını seyreden temsilciler
hakkında yaptığı habere “Klorin saldırısı BM'ye
gözyaşı döktürdü” başlığı attı. 5 daimi (ABD,
Çin, Rusya, İngiltere ve Fransa) 10 geçici (Angola, Çad, Şili, Ürdün, Litvanya, Malezya, Yeni
Zelanda, Nijerya, İspanya ve Venezuela) toplam
15 üye ülkenin temsilcilerinin bulunduğu BMGK
toplantısında tam olarak kimlerin ağladığı bilgisi
ise haberde yer almadı. Toplantı çıkışı konuşan
ABD'nin BM Büyükelçisi Samantha Power, görüşmeyi “çok duygusal” olarak tanımladı, bu ve
buna benzer saldırıların sorumlularının “bir gün
hesaba çekileceğini” söyledi.
5. yılında devam eden bir iç savaşın yaşandığı ülkenin kısa süre önce radikal muhaliflerin
1
eline geçen İdlib şehrine bağlı Sarmin köyünde
16 Mart'ta yaşandığı belirtilen saldırının rejim lideri Beşşar Esed'e bağlı güçlerin işi olduğu iddia
ediliyor. Şam ise iddiaları yalanlayarak, bunların
“propaganda” olduğunu öne sürüyor. Ülkede iç
savaş süresince bilinen en büyük kimyasal saldırı 21
Ağustos 2013'te Şam merkezi yakınlarında muhaliflerin kontrolünde olan bir bölgede gerçekleşmiş
ve 1400 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı. Bu saldırı
sonrasında önce Esed'e ani bir operasyon kararı
alan ABD daha sonra ise Rusya ile ülkedeki kimyasal silahların yok edilmesi konusunda anlaşarak bundan vazgeçmişti. DIŞ HABERLER SERVİSİ
Mart ayı ortalarından bu yana
iç çatışmaların şiddetlendiği
Yemen'de, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçlerinin İran
destekli Şii Husilere yönelik başlattığı
operasyonda 3 hafta geride kaldı. 22
vilayetin 18'inde çatışma ve operasyonlar sürüyor. Hava saldırılarına
rağmen Cumhurbaşkanı Mansur
Hadi'ye bağlı güçlere karşı savaşan
Husi milislerinin ilerleyişi durdurulabilmiş değil. Mansur'un elindeki
son kale olan güneydeki Aden'de
çatışmalar şiddetlenirken ülkedeki
insani durum ise alarm veriyor. Dört
yıldır süren siyasi istikrarsızlık sebebiyle zaten yaklaşık 26 milyonluk
nüfusun üçte ikisinin (16 milyon)
yardıma muhtaç olduğu ülke insani
krizle karşı karşıya. Birleşmiş Millet-
ler, önümüzdeki üç ay için acil olarak
275 milyon dolar yardım çağrısı yaptı.
BM rakamlarına göre Yemen'de yaklaşık bir ay içinde en az 767 kişi hayatını kaybederken 3 binden fazla insan
yaralandı. 150 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bazı yardım kuruluşlarına göre ise bu rakam 300 bini
buldu. Çatışmaların şiddetlenmesiyle Yemen'den zaten kendileri yoksullukla boğuşan Afrika Boynuzu ülkelerine kaçış da başladı. Güneydeki
Aden kıyısından teknelerle Cibuti
ve Somali'ye son iki haftada bin 600
kişi sığındı. BM Mülteciler Yüksek
Komiserliği, önümüzdeki haftalarda
130 bin kişinin daha bu ülkelere geçeceğini tahmin ediyor. Mülteci akını
sebebiyle Cibuti'nin kuzeyine de bir
BM kampı kurulması planlanıyor.
Str. Bobalna
Nr. 28, Sector 5
Bucureþti
Telefon: 021 3377000/01/02
Mobil:0 747 497 351
0 722 533 262
Sos. Oltenitei, 219-B, Popesti
Leordeni, Ilfov, Tel: 021 361 1872
07AVRUPA BİRLİĞİ
20-26 NİSAN 2015 ZAMAN
Financial Times, Türkiye eki yayınladı:
Ankara, artık güvenilir bulunmuyor
1
Ünlü İngiliz gazetesi Financial Times
(FT), dört sayfalık bir Türkiye eki yayınladı. Alanında uzman isimlerin katkı
yaptığı Türkiye özel raporunda, Türk ekonomisi, iç ve dış siyasetinin yanı sıra yemek
kültüründeki değişim hakkında makalelere
yer verildi. Raporda Türk dış politikasını ele
alan FT'nin uluslararası ilişkiler editörü David Gardner, Türk hükümetinin son dönemde izlediği politikalar nedeniyle uluslararası
alanda her cephede yalnızlaştığını anlattı.
Gardner, Ankara'nın geleneksel müttefikleri
nezdinde artık ‘güvenilir' bulunmadığını savundu. Gazetenin Türkiye muhabiri Daniel
Dombey ise FT Türkiye ekine, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP yönetiminin
son dönemde attığı adımları ve Erdoğan ile
Başbakan Ahmet Davutoğlu arasındaki ilişkinin analizini kaleme alarak katkıda bulundu. Son dönemde çıkartılan otoriter yasalarla
yönetimin daha fazla merkezileştirildiğini
kaydeden Dombey, tüm iktidar mücadelelerinin göbeğinde, Cumhurbaşkanı'nın aklındaki ‘başkanlık sistemi' projesi olduğunu
aktardı. Türk ekonomisindeki son dönemde meydana gelen yavaşlamayı analiz eden
dünyaca ünlü Türk akademisyen Daron Acemoğlu ile Murat Üçer ise bu yavaşlamanın
sebebi olarak AKP iktidarının ilk döneminde
gerçekleştirilen reformlardan geri adım atılmasını gösterdi. Milliyet Gazetesi köşe yazarı
Aslı Aydıntaşbaş da Kürt sorununun çözümü
için sürdürülen müzakere sürecini ele aldığı
bir makaleyle Türkiye ekine katkıda bulundu.
‘KOMŞULARLA SIFIR SORUN' TERSİNE DÖNDÜ
Türkiye raporundaki makalesine dört yıl
öncesine kadar Ortadoğu istikrarının ‘temel
taşı' olarak görülen Türkiye'nin tasviriyle
başlayan FT yazarı David Gardner; ekono- içeride hem de dışarıda ayrıştırıcı olduğunun
misi büyüyen, bölgesinde etkili ve İslamcı ortaya çıktığını belirtti. Suriye'de radikallere
siyasetin modern demokdestek, Kürt azınlığa ise
rasiyle uyumlu olduğunu
karşı olduğu görüntüsü
Türk ekonomisi ile iç
veren; Arap ülkeleri sigösteren Türkiye manzave dış siyaseti, İngiliz
yaseti gerçekçilikten uzak
rasının şimdi ‘çok eskide
ya da tepkisel bulunan
kalmış gibi' göründüğüFinancial Times’ın dört
Erdoğan yönetiminin arnü ifade etti. Başbakan
sayfalık özel Türkiye
tık ‘takım oyuncusu' olaDavutoğlu'nun mimarı
rak görülmediğini ifade
olduğu ‘komşularla sıfır raporunda mercek altına
alındı. Gazetenin ulusetti. Hukukun üstünlüğü
sorun' politikasının yerini, hemen hemen problararası ilişkiler editörü ve ifade özgürlüğüne za-rar veren Erdoğan yöne-lem yaşanmayan hiçbir
David Gardner, problem timinin,
ülkeyi AB üyeliği
bölgesel aktörün kalmayaşamadığı hiçbir bölhedefinin uzağına sürükdığı bir denkleme bıraktığını kaydetti. Erdoğan
lediğini vurguladı.
gesel aktör kalmayan
ve Davutoğlu'na daha
Ankara’nın geleneksel
önce hayranlıkla bakan
BAŞKANLIK SİSTEMİ
müttefikleri nezdinde
pek çoklarının büyük bir
‘FİİLEN' YÜRÜRLÜKTE
hayal kırıklığı yaşadığını artık ‘güvenilir bulunmaErdoğan'ın son yıllarda
savunan Gardner, iki isBatı'ya karşı giderek daha
dığını’ yazdı.
min politikalarının hem
çatışmacı bir dil benimse--
diğini söyleyen FT İstanbul muhabiri Daniel
Dombey, içeride de eleştirilere karşı daha tahammülsüz hale geldiğini yazdı. Erdoğan'ın
göreve başladığı ağustos ayından bu yana,
aralarında 16 yaşında bir çocuğun da bulunduğu onlarca kişinin Cumhurbaşkanı'na
hakaret gerekçesiyle mahkemelik olduğunu
aktardı. Birçok konuda medyaya getirilen
yayın yasakları, MİT ve polise verilen aşırı
yetkiler, internet kısıtlamaları benzeri son
dönemde hayata geçen otoriter düzenlemeleri hatırlatan Dombey, tüm bunlara rağmen
Erdoğan'ın daha fazla güç arzusunun önünde bu kez büyük engeller bulunduğunu vurguladı. Ekonomik büyümenin yavaşladığını
anlatan İngiliz gazeteci, ‘emanetçi' AKP lideri
Davutoğlu'nun da giderek daha fazla konuda
Erdoğan'la fikir ayrılığına düştüğünü belirtti.
Davutoğlu'nun şimdiye kadar karşı karşıya
geldikleri neredeyse her seferinde Erdoğan
tarafından geri adım atmaya zorlandığını yazan FT muhabiri, Cumhurbaşkanı'nın kimi
zamanlarda kendi hükümetine zarar verir
bir görüntü arz ettiğini savundu. HDP'nin 7
Haziran'daki genel seçimde yüzde 10 barajını aşması halinde Erdoğan'ın gücü tek elde
toplama çabasının büyük darbe alacağını
vurguladı. DIŞ HABERLER SERVİSİ
Ekonomik reformlar tersine döndü
1
Türkiye'nin 2002-2007 yılları arasında başardığı yıllık ortalama yüzde 7 büyümeyi,
o dönem gerçekleştirdiği reformlara borçlu olduğunu ifade eden
Daron Acemoğlu ve Murat Üçer,
bu reformların demokratik kaza-
nımlarla sıkı sıkıya bağlı olduğunun altını çizdi. FT Türkiye ekinde
AKP ekonomi yönetimin ilk ve
son dönemini kıyaslayan yazarlar,
ilk dönemde gerçekleştirilen bankacılık reformlarının ve temin edilen Merkez Bankası bağımsızlığı-
nın önemine dikkat çekti. “Fakat
Türkiye bugün çok farklı.” diyen
yazarlar, Merkez Bankası'nın bağımsızlığının zedelendiğini, yargı
bağımsızlığının zarar gördüğünü
ve yolsuzluk algısının sert şekilde
bozulduğunu aktardı
Regaib Kandili
Güzel duygular
yükselsin göklere,
yükseklerde
hafakan, gözlerde
yaşlar, ona
susamış dudaklar
kadar açılan eller
var. Kandiliniz
mübarek olsun.
Allah’ın rahmeti,
Avuçların açıldığı,
bereketi sizinle
gözlerin yaşardığı,
olsun, yüzünüz
ilahi esintilerin
aydın olsun, kabkalpleri okşadığı
riniz nur dolsun,
anının bir asra
makamınız Firdevs,
bedel olduğu
dualarınız
bu gece, dualarda
kabul olsun.
birleşmek dileğiyle...
Kandiliniz
Regaib kandilinizi
mübarek olsun...
kutlarım.
EL-SİM
Kenan Köktürk
TRİCOLOR
Hakan Angün
Bu gece kulun
yalvarış ve
yakarışlarını Yüce
Mevla’ya sunacağı ve
O’nun sonsuz
affından,
merhametinden,
yararlanacağı umut,
huzur gecesidir.
Regaib kandiliniz hayırlı
olsun!
Bu mübarek gece, zor
günler geçirdiğimiz;
fakat gelecek adına
umutla dolu
olduğumuz şu
dönemlerde yeniden
bir uyanışa vesile
olur.
BURAK TOYS
Yılmaz Palas
Burak Uçar
ATY
EUROPARTS
Sezgin Kýlýç
Size karanfilin
sadakatini,
sümbülün bağlılığını,
menekşenin
tevazusunu, lalenin
gururunu, leylağın
saadetini versek, bize
de dua eder misiniz?
Kandiliniz mübarek
olsun..
EDERA
Said Dündar
Regaib kandiliniz
mübarek olsun..
Yağmurun toprağa
Gün vardır, bin
hayat verdiği gibi
yıldan uzun gelir
dualarında hayat
bize, bir yıl vardır
bir günden kısa gelir bulacağı bu gecede
dua bahçesinde
bize. Bire bin yazılan yeşeren fidan olmak
bu gecede dua
dileğiyle
edelim Rabbimiz’e.
Regaib Kandiliniz
Hayırlı kandiller...
mübarek olsun.
HOME STİLL
Murat-Emin
İplikçi
MEFE PARTS
İlhan Karakurt
ABDULKADİR
ÇİFTÇİ
Geçmişin bugünle,
ışığın gölgeyle
umudun gerçekle,
ışığın gölgeyle,
üzüntünün neşeyle,
öfkenin sevgiyle
barıştığı nice
kandillere...
OKAN FOOD
Tolga Bıyık
Regaib Kandili
Yüreklerde kim bilir ne acılar, ne
umutlar ve ne kırgın hayaller var.
Rabbim hiçbirinizin umutlarını
soldurmasın.
Amin. Regaib
Kandiliniz
mübarek olsun.
Baki sevgiler adına
Sofranız afiyetli,
nice dilekler vardır.
paranız bereketli,
Ölümü bile ayırır
kararlarınız isabetli,
yuvanız muhabbetli, saymayan gönüller
vardır. Mesafeler
kalbiniz merhametli,
bedeniniz sıhhatli araya set çekmişse ne
çıkar, dualarda
olsun. Yüce Allah
birleşen gönüller
kandilinizi
vardır.
mübarek kılsın.
Hayırlı kandiller...
OLYMPİA
Levent Atin
by KAYA
Varlığı ebedi olan,
merhamet sahibi,
yüce Allah,
kendisine dua
edenleri geri
çevirmez.
Dualarınızın Rabbin
yüce katına
iletilmisine vesile
olan kandiliniz
mübarek olsun.
Kalpler vardır,
sevgiyi yaşatmak
için,insanlar vardır,
dostluğu paylaşmak
için,mübarek
günler vardır,
beraberce
kutlamak için,
Regaib kandiliniz
mübarek olsun.
Kardeşliğin daimi
olduğu, sevgilerin
birleştiği dostlukların
hiç bitmediği, belki
durgun, belki yorgun,
yine de mutlu, yine
de sevgi dolu nice
kandillere...
FLOROM
Ömer Erten
KAN iMPEX
Ali Dündar
Güzel duygular
yükselsin göklere,
yükseklerde hafakan,
gözlerde yaşlar, ona
susamış dudaklar
kadar, açılan eller
var. Kandiliniz
mübarek olsun.
Ümit ederiz ki bu
mübarek gece, zor
günler geçirdiğimiz;
fakat gelecek adına
umutla dolu olduğumuz şu dönemlerde
yeniden bir uyanışa
vesile olur.
Regaib kandiliniz
mübarek olsun.
DİMES
BARBAROSSA
RETAİL
BREADLAND
Liderpan
DURMUŞ
AYTEKİN VE
OĞULLARI
POWER ELECTRİC
İrfan Kaya
İdrak ettimiz
Üç Aylar ve Regaib
kandilinin tüm
islam alemine
huzur, mutluluk ve
barış getirmesini
dilerim.
Kandiliniz mübarek
olsun
Ali Arslan
10AİLE
20-26 NİSAN 2015 ZAMAN
Bir arınma vesilesi olarak üç aylar
Dünya koşuşturmasından sıyrılıp kulluk vazifesinin idrak edilebileceği kutlu zaman dilimi üç aylar başlıyor. Oruç,
namaz, Kur’an-ı Kerim ve infakla taçlandırılan bu bereketli vakitler, yenilenme için de bir fırsat sunuyor. İlahiyatçılar, ruhların tövbe ile arındığı bu ayda iradelerin de kontrol altına alınabileceğine işaret ediyor.
SATI KILIÇER, MELEK ÖZDEN
Huzur ve bereket mevsimi,
mübarek üç aylar başlıyor.
Dünya meşgalelerinin bütün gündemimizi işgal ettiği şu günlerde,
insanın asıl gayesi olan kulluk unutulabiliyor. Yılda bir defa yakalanabilen bu aylar, istifade etmesini
bilenler için büyük kazançlar sağlıyor. Bu ayları kutlu ve mübarek diye
tanımlayan Tefsir Profesörü Davut
Aydüz, “Bu aylar, pek çok faziletlerinden dolayı Müslümanlar arasında “üç aylar” diye bilinir. Beş vakit
namaz günü, cuma haftayı, üç aylar
yılı, kandil geceleri üç ayları, Kadir
Gecesi de bütün ömrü bereketlendirir.” diyor. Bu mübarek ayları kefaret zamanları olarak nitelendiren
Prof. Aydüz, “Üç aylar insana tövbe
ve muhasebe etme imkânı sunuyor.
Aynı zamanda Ramazan ayına hazırlık ve konsantre olma fırsatı veriyor.” diye konuşuyor.
Af ve mağfiret kapılarının sonuna kadar açık olduğu 3 aylar, idrak
ediliyor. Bediüzzaman Hazretleri,
“Her ibadet ve iyiliğin sevabı geçmiş aylarda on ise Receb-i Şerif’te
yüzü geçer, Şaban-ı Muazzama’da
üç yüzü geçer ve Ramazan-ı
Mübarek’te ise bine çıkar.” diyerek bu günlerin manevi kirlerden
temizlenme ve Allah’a yaklaşmak
için bir fırsat olduğuna dikkat çekiyor. Prof. Aydüz, bu ayların tefekkür, ibadet, Kur’an okuyup dinleme
ve Peygamber Efendimiz’e (sas)
1
Üç aylarda
neler
yapılabilir?
salâtü selamlar ile değerlendirilebileceğini hatırlatıyor. “Bu mübarek
aylarda Allah’a kalkan eller de boş
dönmez. Bu açıdan da eğer bu ayı
kıymetlendirme ve değerlendirmeyi düşünüyorsak, Yüce Allah’a
gönülden yönelerek, sık sık ellerimizi kaldırmalıyız. Hem kendimiz,
hem ülkemiz, hem milletimiz hem
de topyekûn insanlık için O’ndan
ekstra lütuflar dilemeliyiz.” ifadelerini kullanan tefsir profesörü,
Efendimiz’in bu aylar hakkında verdiği müjdeler olduğunu kaydediyor.
Aydüz, Allah Resulü’nün “Receb
Allah’ın ayı, Şaban benim ayım ve
Ramazan ümmetimin ayıdır.” hadisini hatırlatarak, Efendimiz’in,
Receb ayı girdiğinde “Allah’ım!
Receb ve Şaban’ı bize mübarek kıl!
Bizi Ramazan’a ulaştır.” diye dua
ettiğini aktarıyor. Aydüz, çocukların
da küçük yaşlarda bu gecelerin kıymetini öğrenmeleri için bu aylarda
anne ve babaların hediyeler vererek
onları sevindirmelerini tavsiye ediyor. Prof. Aydüz, şunları belirtiyor:
“Dinimizde ayrı bir değeri olan üç
ayların, kişide insanî özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol
altına alınmasında rolü büyüktür.”
Bu mübarek zaman diliminde
çok önemli geceler de var. Duaların geri çevrilmeyeceği, ibadetlerin
sayısız sevapla taçlanacağı Regaip,
Miraç ve Berât Kandili gibi kutlu
gecelerde manevi kazanç için fırsat
sunuluyor. Efendimiz, bu aylardan
ilki Receb için, “Bir kimse Receb
ayında bir gün oruç tutarsa, bu iki
senelik oruca bedeldir. Yine bir kimse Receb’in yarısını oruçlu geçirirse
bu orucu otuz senelik oruca bedel
olur.” buyuruyor.
Rahmet ayı Ramazan’ın müjdecisi Receb ve Şaban aylarında bunlar yapılabilir: Nafile
ve kaza namazı kılınabilir,
nafile oruç tutulabilir. Duaya
daha fazla vakit ayrılabilir.
Allah’ı çokça zikredip, tövbe
ve istiğfarda bulunulabilir.
Daha fazla Kur’an-ı Kerim
okunabilir, okuma yavaş ise
ilerletilebilir bu vesile ile. Bire
yüz sevap verilen bu aylarda yetim, kimsesiz, fakir ve
yoksullara daha çok yardım
edilebilir. Bu tespihler günde
100 kere çekilebilir: Sübhanallahi vel hamdülillahi vela ilahe
illallahu vallahu ekber. Lâ
hâvle ve lâ kuvvete illa billahil
aliyyil aziym. Hasbiyallahu lailahe illahu aleyhü tevekkeltü
ve hüve rabbül arşil aziym. Lâ
ilâhe illâ ente sübhâneke innî
küntü minazzâlimiyn. Rabbi
inni messeniye’d-durru ve
ente erhamürrahimin. Sübhanallahi ve bihamdihi, sübhanallahil aziym. Allahümme
barik lena fî Recebe ve Şa’ban
ve belliğna Ramazan.
Bilet almak hiç
bu kadar
kolay olmamýþtý!
Necmettin Yücel
Mobil: 0 726 682 222
e-mail:[email protected]
N
E
C
M
E
T
Ý
N
Hayatın yoğun temposu
içerisinde akıp
giden zamanı
değerlendirmek
isteyenler için bir
rahmet mevsimi
daha başlıyor.
Receb, Şaban ve
Ramazan aylarını
Kur'an, namaz,
zekat ve dualarla
bereketlendirmek
için işte bir fırsat
daha…
BU SAYFA, M. FETHULLAH GÜLEN HOCAEFENDİ’NİN SOHBET VE YAZILARI ESAS ALINARAK HAZIRLANMAKTADIR
Haftanın Duası
Ey kendisine gönülden inanan kullarını her zaman koruyup
gözeten Allah’ım! Ben nâçar kulunu, kadın-erkek bütün kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı, dostlarımızı ve sevdiklerimizi önümüzden,
arkamızdan, sağımızdan, solumuzdan (gelecek tehlike ve musibetlerden) muhafaza buyur. Ey Rabb’imiz! Hakkımızda kötülük
düşünenlere fırsat verme.. Sana iman etmiş masum kullarının
aleyhinde entrika çevirenlerin komplolarını başlarına yık..
{{
20-26 NİSAN 2015 SAYI: 698
Sözün Özü
Yüce bir mefkûreye dilbeste olmuş, bir yönüyle ona göre kendi düşünce dünyasını yeniden inşa etmeye çalışan ve böylece başta kendi
milleti olmak üzere topyekûn insanlığa yeni bir ba’su badel mevt
yaşatma istikametinde didinip duran bir insan, dünyevî herhangi
bir beklenti içine girmeyeceği/girmemesi gerektiği gibi, çok defa belki
cennete girme ve cehennemden uzak kalma gibi, Cenab-ı Hakk’ın
fazlından beklenen manevî beklentilere dahi girmemelidir.
Yuvamız cennet köşesi olsun
G
ünümüzde pek çok konuda olduğu
gibi maalesef aile müessesesinde de
kendimizden, kendi değerlerimizden bir
kaçış var.
Hâlbuki her şeyin bizcesini yaşadığımız
dönemlerde bizim bu mevzuda ciddi bir
problemimiz yoktu. Fakat daha sonra, ne
olduysa oldu ve biz, bize ait değerleri “gelenek” diyerek, partal bir eşya gibi, kaldırıp bir
köşeye attık. İşte bundan sonradır ki, başka
sahalarda olduğu gibi aile müessesesinde de
ciddi sıkıntılar baş göstermeye başladı.
MÜŞTEREK DEĞERLER
ZEMİNİNDE MUTABAKAT
Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi
ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde: “Kadın
dört şeyden dolayı nikâhlanır: Malı, soyu
sopu, güzelliği ve dindarlığı; sen dindar
olanını seç ki huzur bulasın.” (Buhârî) buyurmak suretiyle, evlenilecek kadının diğer
vasıfları yanında bilhassa dinî yönüne ağırlık
verilmesini tavsiye ediyor. O hâlde evlenmeyi düşünen bir mü’min için göz önüne
alınması gereken en hayatî değer, sözleri
lâl u güher Peygamber beyanındaki bu ölçü
olmalıdır. Aynı şekilde kadın da eş tercihinde bulunurken Resûl-i Ekrem Efendimiz’in
(aleyhissalâtü vesselâm) tavsiyesindeki bu
kıstası göz önünde bulundurmalıdır. Zira
sadece makam, mansıp, para, maaş, güzellik
gibi dünyevî değerlere bağlı gerçekleştirilen
bir evlilik, kazanma kuşağında kaybetme
demektir. Evet, cennet bahçelerinden bir
bahçe olabilecek yuva, sadece fanî ve geçici
değerler esas alınarak tesis edilirse, o yuva
cehennem çukurlarından bir çukur hâline
dönüşebilir. Bu sebeple denilebilir ki, aile içi
huzurun devam etmesi, eşler arasında tam
bir mutabakatın bulunmasına bağlıdır. Yani
mütemadi bir huzur için, öncelikle eşleri
mütemadi bir arada tutacak ciddi bağlara,
müşterek değerlere ihtiyaç vardır.
İkinci olarak, izdivaç meselesi, akıl,
mantık ve muhakeme gibi sağlam esaslar
üzerine tesis edilmesi gereken bir müessesedir. Bundan dolayı evliliği düşünen kişi
bu mevzuda kendi fikrini ortaya koymanın yanında, anne-babasının, itimat ettiği,
ehliyet ve tecrübe sahibi büyüklerinin düşüncesini de almalıdır. Yoksa insan, “Bu
mesele benimle alâkalı olduğundan sadece beni ilzam eder” der ve ona göre hareket ederse telafisi çok zor yanlışlıklar içine
girebilir. Hâlbuki dünyevî-uhrevî saadete
vesile olacak böyle önemli bir meselede,
ehliyet sahibi ne kadar çok insanın fikir ve
tavsiyesi işin içine girerse, o ölçüde sağlam
bir neticeye varılmış olur.
İnsan sadece ceset ve cisimden ibaret bir
varlık değildir. Onun aynı zamanda ruhu,
kalbi, hissi, şuuru, mantığı, muhakemesi,
ideali ve gelecek adına beklentileri vardır.
Ayrıca evlilikten bir nesil meydana gelecektir. Dolayısıyla evlilik sürecinde olan bir kişinin bütün bunları hesaba katarak ona göre
karar vermesi gerekir. Teenni Rahman’dandır. Cenâb-ı Hak her şeyi imhal ile yaratır.
Mükâfatlandırırken de, cezalandırırken de
insana mehil verir. Diğer yandan acele ise
şeytandandır. Acelecinin yaptığı iş çok kere
gelir başına dolanır. Bu açıdan izdivacın da
aceleye getirilecek bir iş olmadığı unutulmamalı ve hissiyattan uzak, akl-ı selimle ve
üzerinde durulup düşünüldükten sonra karar verilmelidir.
Çevremdekilere hep şunu söylemişimdir: Ben bir iş yaparken, beni seven,
beni gözü kadar aziz bilen insanların
mülâhazalarına çok önem veririm. Zira yapmayı planladığım işte, ben meseleye dar bir
açıdan bakıyor, bir anlık hissiyatla hareket
ediyor olabilirim. Hâlbuki o insanlar, beni
benden daha iyi düşünür ve dolayısıyla benim hakkımda daha sağlam ve daha sıhhatli
bir tercihte bulunurlar. Aynı mülâhaza evlilik hususunda da geçerlidir. Zira evlilik bütün bir hayatı kuşattığından geçici hissiyatla
karar verilmemeli; mutlaka mantıkî bir esasa
dayandırılmalıdır.
“İLMİHALİ ÜÇ DEFA OKUDUM”
DİYECEK KAÇ İNSAN VARDIR?
Maalesef bugün Müslümanlar, İslâm’ı ve
onun hayatımızı tanzim eden esaslarını, bilinmesi gerektiği ölçüde bilmiyorlar.
Kaldı ki, Müslümanlığı gerçek manada
duyup hissedebilmek için sadece nazari
bilgi de yeterli değildir. Dinin hayata hayat kılınması, yaşanarak tabiat hâline getirilmesi gerekir. İşte Müslümanlık gerçek
derinlik ve enginliğiyle bilinmediğinden
ve ona göre bir hayat yaşanmadığından
dolayı, insanlar kendi iradeleriyle sorumluluk altına girdikleri hususlarda dahi bazı
sıkıntılara katlanmaları gerektiğini bilmiyor/bilemiyorlar. Diyelim ki, aile içi münasebetlerde eşlerden birinin bir eksiği, bir
gediği var. Böyle bir problem karşısında
şahsın kendisine “Acaba ben bu eksiği nasıl giderebilirim; hangi yolla, bu problemin
altından kalkabilirim?” sorularını sorması
ve bu noktada dinin emir, tavsiye ve nasihatlerini araştırması gerekir. Ne var ki,
bu mevzuda ciddi bir i’mal-i fikir olduğu
kanaatinde değilim. Evet, maalesef günümüzde kimse ciddi mânâda kendi dinini
öğrenmeyi düşünmüyor. Acaba içimizde,
“Dinimi öğrenme adına bir ilmihali üç
defa okudum.” diyecek kaç insan çıkar?
1
“Kadın dört şeyden dolayı nikâhlanır: Malı, soyu
sopu, güzelliği ve dindarlığı; sen dindar olanını
seç ki huzur bulasın. “(Hadis-i Şerif)
2
Evlilikte, devamlı bir huzur için, öncelikle eşleri
devamlı bir arada tutacak ciddi bağlara, müşterek değerlere ihtiyaç vardır.
3
Evliliği düşünen kişi, kendi fikrinin yanında, anne-babasının, itimat ettiği, tecrübe sahibi büyüklerinin düşüncesini de almalıdır.
12YORUM
20-26 NİSAN 2015 ZAMAN
MEHMET KAMIŞ
ABDÜLHAMIT BILICI
Zulüm heykeli
Mevlânâ’dan terörist çıkarmak!
Gözaltına alınan eski TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak’ın sorgu sırasında söyledikleri,
ustalık dönemi AKP’sinin somutlaşmış zulüm
heykeli gibiydi.
Altunbaşak, 700 kişiyi kanaate göre işten attıklarını itiraf ediyor, işe alınacak kişileri de MİT’e
sorduklarının altını çiziyor. Hakikaten şaka gibi!
Türkiye’nin bilim merkezinde kimin çalışacağına,
muhaberat devletlerinde olduğu gibi MİT karar veriyor ve anayasal suç olmasına rağmen fişlemeyle
insanlar işten çıkarılıyor.
Tek başına bu olay bile; bu dönemin McCarthy,
Nazi ya da Stalin dönemi gibi, 28 Şubat süreci gibi
utançla anılması için yeterlidir. 700 insan, Türkiye
Cumhuriyeti kanunlarının suç saydığı herhangi bir
eylemi işleyip işlemediğine bakılmaksızın fişlenerek işten atılmış. Öyle anlaşılıyor ki bu isimler bir
başkasına kumpas kurulmasına aracı olmadıkları
için, raporlarda idarenin istediğini yazmadıkları,
bilimin ve adaletin gerektiği gibi davrandıkları için
işlerinden olmuş.
Masum insanlara kurduğunuz kumpaslar,
Anadolu insanının dişinden tırnağından artırarak
yaptırdığı kurumların üzerine çökmeleriniz tarihin
çirkin sayfalarında çoktan yerini aldı. Ancak bütün
bunlar kıyamet durdukça ardınızdan gelecek bir
zulüm belgesi olarak karşınıza çıkacak. Her şey
geçecek, bütün faniler kendilerine ayrılan süreleri
tamamlayıp göçüp gidecekler ancak bu yaptıklarınız zulüm tarihinin başköşesinde yerini alacak. Nazi döneminin bitmesi, Stalin’in tarihin
çöplüğüne süpürülmesi gibi, 28 Şubat’ın, 17
Haziran’ın kudretli insanlarının utanç fotoğraflarına girmesi gibi siz de zulüm tarihinin utanç
sayfalarına gönderileceksiniz.
Çok iyi yetişmiş binlerce vatanperver polis meslekten ihraç edilirken, masum insanlara kumpas ku-
rulup hapislere atılırken, milletin bankasının üzerine
çökülürken, okulları kapatılıp kurumları işgal edilirken, on binlerce devlet çalışanı işini kaybederken
susan Abdullah Gül gibi isimlerin, kendi atadığı
bürokratlara dokunulmaya başlandığında konuşmasını ise ilginç buluyorum. Abdullah Bey’i üzmek
için söylemiyorum ancak devleti yönetenlerin ülkenin nereye gittiğini önceden öngörmüyor olmalarını da bir hayli garipsiyorum.
Bu düzeyde insanların tarihi daha çok okuması gerekirdi. Tarihteki bütün ‘tek adam’ rejimleri bir
kadro hareketi değildir. O rejimde hak, hukuk, adalet, arkadaşlık, vefa gibi kavramlar asla olmaz. Hatta
en tehlikeli insanlar birlikte yola çıkılan insanlardır.
Bu rejim kurulur kurulmaz devrim önce yol arkadaşlarını yer. Bu rejimlerde iyi geçinmek diye bir seçenek
olmaz. İtaat etmek seçeneği de bir müddet sonra iş
görmez. Bu rejimde esas olan mutlak itaat, mutlak
övgüdür. Mutlak itaat etmediği düşünülen herkes
daha önceden emre amade edilen yargı yoluyla hizaya getirilir. Bu hiza yeri de her zaman hapishaneler
olur. Birilerine kumpas kurulurken sessizce olur verdiğiniz durumlar ikinci aşamada sizin başınıza gelir.
Bugün Türkiye için istenen şey başkanlık rejimi
falan değil. Yapılan hiçbir şeyin sorgulanmadığı, iki
dudak arasından çıkan her şeyin mutlak doğru olarak kabul edilip, mutlak itaat edildiği bir tek adam
rejimidir. Eğer bu başarılmazsa mevcut yasalara göre
her gün yüzlerce suçun işlendiği şimdiki yönetim
biçiminin eninde sonunda yargıyla muhatap olması kaçınılmaz hale gelecektir. Bu nedenle bugünkü
muktedirlerin tek adam rejimi kurmaktan başka bir
seçeneği yoktur.
Son yıllarda yaşadığımız olaylara bir kere daha
bakıyorum ve bugün iyice anlıyorum ki, Hizmet
Hareketi’nin en büyük suçu(!) Türkiye’nin nereye
doğru gittiğini herkesten önce görmüş olmasıydı.
MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE
Elindeki gücün altında ezilmek
AK Parti'yi sarsan, Muhalefet'in "gümbür gümbür
geliyorum" diyen iktidar yürüyüşü değil, bütünüyle
kendi zaafları. İktidar, AK-Saray'ın dudak uçuklatan
maliyeti, aylık elektrik faturaları, "beyaz çay" giderleri,
aklanamadığı yolsuzluklar, hırsızlıkların üstünü örtmek için tepetaklak ettiği hukuk düzeni, ekonominin
bütün enerjisini emip posaya çeviren inşaat-rant sektörü altında ezildi. Kimse Erdoğan iktidarına haksız
ve yersiz bir eleştiride bulunmadı; yukarda sıraladıklarımızın hepsini kendi hür iradesi, kararı ve eylemi
ile kendisi yaptı. Kısaca iktidar elinde tuttuğu gücün
altında ezildi. Belini doğrultması, tekrar ayağa kalkması ve iktidarda kalması kamuoyu yoklamalarının
gösterdiği üzere artık çok zor.
Yıllar önce TRT'de Yücel Çakmaklı'nın yönettiği,
Cihan Ünal'ın başrolde oynadığı IV. Murat dizisinde hep tekrarlanan bir sahne vardı. Ağabeyi Genç
Osman'ın hunharca öldürülmesinden sonra küçük
yaşta tahta geçen Padişah'ın yavaş yavaş gücü elinde
toplaması, senaryoda giderek ağırlığı artan bir gürzü
kaldırması ile anlatılır. Sonunda gürz üç-dört kişinin
zor kaldırdığı bir ağırlığa erişir. Tarihçiler belki de
abartmıştır, ancak IV. Murat gerçekten bileğine güçlü
bir padişahmış. Sarayburnu'ndan attığı ok Üsküdar'a
düşer, tek kılıç darbesi ile önünde duran canlı bir
merkebi ikiye bölermiş. Sonra? Dönem Anadolu'nun
Celâlî İsyanları ile çalkalandığı bir dönem ve tabii her
iktidar dönemi gibi IV. Murat'ın mutlak iktidarı da
sona ermiş. Demek ki her iktidar sahibinin elinde, IV.
Murat'ın gürzü gibi kaldırmak ve gücünü göstermek
zorunda olduğu bir ağırlık var. Giderek bu ağırlık artıyor ve güç, güç sahibinin zaafına dönüşüyor. Gün
geliyor iktidar sahibi elindeki gücün altında darmadağın oluyor. Gücü artıran, sinek gibi güce yapışmak
için fırsat kollayan asalaklar, sinekler kanat çırptıkça
ağırlık azalıyor, durunca ağırlık çekilmez ve taşınmaz
hale geliyor. Kaderiniz bala-şekere de, pisliğe de rağ-
bet eden sineklere bağlanıyor.
Uzun iktidar yılları boyunca etrafınızda ikbal peşindeki insanlardan daracık halkalar oluşuyor. Bu
halkalar zamanla gerçeklerle aranızda aşılmaz duvarlara dönüşüyor. Yüzünüzdeki en ufak değişikliği pür
dikkat takip eden bekçi köpekleri gibi sizin için havlamaya, sizin için koşmaya ve kuyruk sallamaya başlıyorlar. Tetikte, hemen arkanızda durup iğva ediyorlar:
Pahalı bir saray elinizdeki gücün ihtişamını artıracak,
size yakışan işte bu olacak. Rant dağıtarak etrafınızdakileri, onlar da sizi besleyecek, gücünüze herkes
boyun eğecek. Yumruğunuzu indirmenizi engelleyen
hukuk ortadan kalkınca, herkes şerrinizden kaçacak
delik arayacak. Lakin bu kadar büyüyen bir gücü çekip çevirecek, iktidar çarklarını döndürecek mecaliniz
kalmayacak. Bütün sarayların temel bileşeni, diğer
yapılar gibi taş, demir ve çimento. Yıllar boyu özenle inşa ettiğiniz ihtişamlı saray üzerinize yıkılacak ve
bir saraydan değil, sadece bir moloz yığınının içinden
çıkmaya ve hayatta kalmaya çalışacaksınız.
Yıllar önce, bugünkü havuz medyasının yöneticilerinden biriyle kahve içerken telefonu çalmış, kısa
bir konuşmadan sonra sinirle kapatmıştı. Benim de
uzaktan tanıdığım "Para istemem, ne olur yazayım"
diyen birine köşe vermiş, şimdi de para istiyormuş. O
gün parasız köşe yazan kişi bugün havuz medyasının
önde gelen kalemlerinden biri haline geldi. İktidarla
ne siyasî ne de fikrî bir iltisakı yok. O yönetici artık
etkili bir yerde değil, ama o köşe yazarı sağa sola saldırırken en ön safta duruyor. Onca cevvaliyetine rağmen güce bir katkısı var mı dersiniz?
Üç seçimden sonra ilk defa bu seçimde AK Parti,
iktidarına anlam ve hayatiyet kazandıracak bir hedefi
toplumun önüne koyamıyor. Ezici, ürkütücü ve şaibeli bir güçten, yani zorbalıktan başka dayanağı kalmadı. Şimdi kaldıramadığı ve taşıyamadığı bu kontrolsüz gücün altında ezilip kayboluyor.
Türkiye’nin adalet ve demokrasi gibi evrensel değerlerden hızla uzaklaştığını
görmemek artık imkânsız: Hapse atılan gazeteciler, kapatılan yolsuzluk dosyaları, yargıya yapılan müdahaleler, Anayasa’ya aykırı olduğu bilindiği halde
çıkarılan polis devleti yasaları, iş dünyasına yönelik bitmeyen baskılar, sosyal
medyaya getirilen yasaklar…
Demokratik reformlarıyla övülüp örnek gösterilen Türkiye’nin yerinde
artık her gün itibar kaybeden, müttefikleri tarafından bile güvenilmeyen, bir
dediği bir dediğini tutmayan, otoriter ülkelerle karşılaştırılan bir ülke var. Ülkenin dünyadan ve demokrasiden kopup çok yanlış bir yola girdiğini göstermesi açısından geçen hafta üst üste gelen iki hadise dikkat çekiciydi. Cuma
günü ajanslar, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Fethullah Gülen’i silahlı
terör örgütü lideri olmakla suçlayan bir iddianamenin kabul edildiği haberini geçti. 28 Şubat’ta Hocaefendi’ye karşı açılan ve 2008’de Yargıtay Genel
Kurulu’nun beraat kararıyla sonuçlanan davadakiyle aynı suçlamaydı.
28 Şubatçılar, o günün kullanışlı gazetelerine “3 bin intihar komandosu
var” gibi büyük çaplı iftira manşetler attırmıştı. Müslüman görünümlü yeni
28 Şubat’ta hazırlanan iddianamede, Hizmet Hareketi ve Gülen’e yöneltilen terör örgütü iftirası ise ‘araba hırsızlığı’na kadar düşmüştü. Bir polis memurunun evinin önünde duran emniyet arabasını çalıp satmışlar, böylece
‘devleti aciz göstererek terör faaliyeti’ yapmışlardı! Hayatını eğitim ve diyalog
faaliyetlerine adayan, terörün her türüne karşı çıkan Fethullah Gülen’i ve
Hizmet Hareketi’ni terörle suçlamak gülünç ve trajikomik. Feci suçlamalar
içeren iddianame öyle zayıf ki, Hukuk Profesörü Metin Günday, aynen şöyle
diyor: “Bu şekilde soruşturma yürüten savcı öğrencim olsaydı, onun hukuk
öğrencisi olup olmadığından şüphe duyardım. Sıfır verirdim.” Saçma ama
yeni Türkiye’nin geldiği yer de bu. Hidayet Karaca’nın bir televizyon dizisi,
Ekrem Dumanlı’nın 2 köşe yazısından dolayı silahlı terör örgütü kurucusu
olmakla, AKP hükümetini hedef alan darbe planlarını haber yapan Mehmet Baransu’nun suç işleme amaçlı örgüt kurmakla, yolsuzluk dosyasının
kapatılmasına itiraz eden tweet attığı için Sedef Kabaş’ın kamu görevlilerini
tehditle ya da savcı ve hakimlerin kararları doğrultusunda yolsuzluk soruşturması yapan polislerin darbecilikle suçlanması da aynı şekilde hukuku ters
yüz eden ideolojik yaklaşımın sonucu değil mi? Bin yıl süreceği sanılan 28
Şubat’ın yaptığı zulüm ve hukuksuzluklar, mevsim değişince gerçek mahkemelerden geri döndü ve bunları yapanların alnında birer utanç lekesi olarak
kaldı. Bugünkü anormallikler için de aynısı olacak. Hatta Türkiye’de bugün
insanlara yapılanların ne kadar büyük zulüm ve suçlamaların ne kadar boş
olduğu şimdiden tescillenmiş durumda. Bir araba hırsızlığından yola çıkarak
evrensel bir eğitim hareketine terör örgütü suçlaması yönelten iddianamenin
kabul edildiği gün, dünyaca ünlü “Gandi-King-Ikeda Barış Ödülü”nün Fethullah Gülen Hocaefendi’ye verilmesi sadece bu iftirayı anında çöpe atmadı. Türkiye’nin evrensel değerlerden ne kadar uzaklaştığını da gösterdi. Bir
an düşünün: Bırakın silahı, eline çakı bile almamış sivil bir hareketi, terörle
suçluyorsunuz. Ama aynı gün suçladığınız o insan, daha önce Gorbaçov,
Nelson Mandela ve Tutu gibi isimlerin aldığı, Gandi, Ikeda, Martin Luther
King gibi önemli sivil liderlerin adını taşıyan bir barış ödülüne layık görülüyor. Ödül töreninde konuşan Prof. Scott Alexander, Gülen’in günümüz
dünyasının Mevlânâ’sı olduğunu, Hizmet Hareketi’nin birbirinden farklı
coğrafyalardaki eğitim hizmetlerinde hep barış ve hoşgörüyü telkin ettiğini
söylüyor. Morehouse Üniversitesi Martin Luther King Merkezi’ndeki ödül
töreninde bir başka konuşmacı Prof. Lawrence E. Carter, küresel barışa katkıları, her türlü teröre karşı duruşu, ortak insanî ve ahlakî değerler vurgusu,
İslam inancından hareketle insanlığın ortak dertlerine çare bulma çabasından dolayı Fethullah Gülen’e ödül vermekten onur duyduklarını vurguluyordu. Yalanı geçtik, artık çay lekesiyle eski görünümü verilmiş belgeler
uydurmaya başlayan havuz medyası, hemen harekete geçip ödülün parayla
alındığı, sponsorlardan Ikeda Vakfı’nın Hizmet kurumu olduğu yalanlarını
ortaya attı. Ancak vakfın bir Japon kuruluşu olduğunu ve para iddiasının iftira
olduğunu söyleyen Martin Luther King Merkezi Dekanı Prof. Carter, “Türk
halkı bu iftiralara inanacak kadar aptal değil.” diyordu. Evet, güneş balçıkla
sıvanmıyor. Olan, ülkemizin itibarına oluyor.
20-26 NİSAN 2015 SAYI: 698
INTERNATIONAL
NEWSPAPER
S.C. Romzaman
Impex S.R.L.
Romanya Temsilcisi
Representative
in Romania
Bahadýr Van
[email protected]
Dobruca Temsilcisi
Representative
in Dobrogea
Yusuf Küçük
Abone &Reklam
0 721 294 265
[email protected]
ISSN: 1224-113X
Genel Yayýn Yönetmeni
Editor in Chief
Hayri Gül
[email protected]
Reklam Sorumlusu
Marketing Manager
Nihat Altun
[email protected]
Sayfa Tasarým
Graphic Designer
Evghin Veli
Corespondent
Haber Merkezi
Ömer Said Burgazlı
KÖSTENCE
Ebubechir Tanior
Adres: Strada Suceava, No. 2C,
Biro No.2, Kat: 2, Constanta
Tel / Faks: 0341 469 676
Mobil: 0 764 337 736
BÜKREÞ
Tel: 021 / 211 21 31 - 32
Faks: 031 / 103 21 36
E-mail: [email protected]
Adres: Vasile Lascar, No. 102, Sector, 2
TIPOGRAFIE: UNITED PRINT
Köþe yazýlarýndan yazarlarý, ilan ve reklamlardan reklam sahipleri sorumludur.
Gazetemiz abone usulü ve posta yoluyla daðýtýlmaktadýr
13
20-26 NİSAN 2015
Haftalık Bulmaca
14 SERİ İLANLAR
20-26 NİSAN 2015 ZAMAN
DE VANZARE
CENTURA CONSTANTEI
A4 - Iesirea Constantei
vand teren extravilan pretabil. Constructii 1983m2,
deschidere drum,
vecinatate nod rutier A2,
A4 loc. Cumpana.
Pret: 10 000 Euro.
Pentru depozit, benzinarie
& popas. Prim - propietar,
acte, english speaker.
Tel: 0 732 957 726
İŞ ARIYORUM
Oturum sorunum yok.
Kara fırında pişirici
ve hamurkar olarak
işinin ehli bir ustayım.
Bükreş’te iş arıyorum.
Sait usta.
Tel: 0 722 874 103
DEVREN SATILIK
RESTAURANT
Sağlık nedenlerinden
dolayı Bereket
Restaurant
devren satılıktır.
Tel: 0 731 086 425
İNŞAAT- TAMİR İŞLERİ
İnşaatla ilgili her türlü
tesisat ve onarım işleriniz
için beni arayabilirsiniz.
Tel: 0 760 939 226
Vize sorunum yoktur.
Kendime uygun
bir iş arıyorum.
Tel: 0 764 738 920
DEPO VE MALZEME
SİGORTASI
USTA ARANIYOR
TRAFİK SİGORTASI
VE KASKO
Köstence'de, restorantta
çalışmak üzere vize
problemi olmayan, kebap
ve döner ustası aranıyor.
İBRAHİM ERDOĞMUŞ
Tel: 0745 45 45 25 / e-mail: [email protected]
Türkiye’nin Bükreþ Büyükelçiliði
Büyükelçi: Osman Koray Ertaş
Tel: (+40-21) 206 37 00 - 04 (5 hat)
Faks: (+40-21) 206 37 37
[email protected]
Konsolosluk Þubesi:
(Vize ve Pasaport iþlemleri için)
Tel: (+40-21) 206 37 27 - 29 (3 hat)
Faks:(+40-21) 206 37 30
www.e-konsolosluk.net
Ticaret Müþavirliði
(+4021) 318 39 39
Türkiye’nin Köstence
Baþkonsolosluðu
Baþkonsolos: Ali Bozçalışkan
Tel : (+40-241) 60 79 10
Faks : (+40-241) 60 79 14
[email protected]
Türkiye’nin Cluj
Fahri Konsolosluðu
Fahri Konsolos Vita Vasile Andrei.
Adres: Str. Buna Ziua FN 400495 Cluj-Napoca
Tel : 0264 438 402
Faks: 0264 438 400
Romanya’nýn
Ankara Büyükelçiliði
Büyükelçi : Radu Onofrei
(Embassy of Romania in Ankara)
Tel : (+90 312) 466 37 06 - 427 12 43
Faks: (+90 312) 427 15 30
[email protected]
Romanya’nýn Ýstanbul
Baþkonsolosluðu
Baþkonsolos : Adriana Ciamba
Tel: (+90 212) 358 05 15 -16 -17
Faks: (+90 212) 358 05 18-19
Vize iþlemleri (+90 212) 358 05 35
Tic. Ateþeliði: (+90 212) 292.41.27
E-mail: [email protected]
Romanya’nýn Ýzmir
Baþkonsolosluðu
Baþkonsolos : Cerasela Nicolaş
Tel: (+90 232) 465 04 63
Faks: (+90 232) 465 09 38
Güney Doðu Avrupa
‘Lumina’ Üniversitesi
(Lumina University)
Tel: (+40-21) 240 30 22
Faks: (+40-21) 240 30 33
www.lumina.org [email protected]
Þos. Colentina Nr. 64B, BÜKREÞ
Lumina Eðitim Kurumlarý
Genel Müdür: Fatih Göktaþ
Tel: (+40-21) 306 95 30
Faks: (+40-21) 306 95 34
www.lumina.ro - www.lumina.org
Uluslararasý Bükreþ
Bilgisayar Lisesi (ICHB)
Tel: (+40-21) 327 54 43 - 327 65 70
Faks: (+40-21) 320 95 60
www.ichb.ro - [email protected]
Uluslararasý
Bükreþ Koleji (ISB)
Tel: (+40-21) 306 95 30
Fax: 021-306 95 34 (Primary School)
Faks: 021-306 95 50 (Secondary School)
www.isb.ro - [email protected] [email protected]
Spectrum Bükreþ
Anaokulu ve Ýlkokulu
Tel: (+40 -21) 327 55 71
Faks: (+40- 21) 327 15 41
www.scoalaspectrum.ro
Email: [email protected]
Uluslararasý Köstence
Bilgisayar Lisesi (ICHC)
Tel: (+40- 241) 693 262 - 665 083
Faks: (+40 -241) 545 627
www.ichc.ro - [email protected]
HALT Language Center
Tel: (+40 -21) 335 58 58
www.halt.ro
RODİAP
(Romanya Diyalog Platformu)
www.rodiap.ro
Tel: 0 768 257 566
0 733 713 385
APRT
(Türk-Romen Dostluk Derneği)
email: [email protected]
web: www.aprt.ro
TUNA Vakfı
Tel: (+40 -21) 335 58 58
www.tuna.ro
Türk Ýþadamlarý Derneði (TÝAD)
Baþkan: Aykut Akbulut
Tel : (+40-21) 250 67 46 -250 18 77;
Faks: (+40-21) 250 45 93 www.tiad.ro
Romanya-Türkiye
Ticaret ve Sanayi Odasý
Baþkan: Tamer Atalay
Tel: (+40 -21) 326 97 22
Faks: (+40-21) 326 36 67
e-mail:[email protected]
Adresa: Str. Nerva Traian ,
Nr. 27-33 (Complex Nerva Traian)
Tel: 0 734 439 098 / 0 768 599 905
web: adress63.ro
faceebook : Adress” restaurant&terasa
EK,
ÇORBA, SULU YEM
,
PİLAV, SALATA
KARIŞIK KEBAB...
Dobruca Ýþadamlarý Derneði
Baþkan: Zeki Uysal
Tel: 0241.692 841 - 0241.610 636
Fax: 0241. 692 841
e mail : [email protected]
website : www.dobrucatiad.org
15
CHELSEA’NIN YILDIZLARI
ANTALYA’DA YETIŞIYOR.
İngiltere'nin ünlü kulübü
ilçeChelsea'nin Antalya'nın Serik ilçe
sinde açtığı Futbol Akademisi'nde
yeni sezon çalışmaları başladı.
Geçen yıl başlatılan akademide
4-14 yaş arası çocuklar yer alıyor.
spor
İngiliz kulübünün antrenörleri
de belirli dönemlerde çalışmaları takip ediyor. Chelsea ile yapılan anlaşma doğrultusunda
geçen yıl 50 çocuğa eğitim verildiği açıklandı. Chelsea'nin hocaları, beğendiği yetenekleri de
kendi bünyesine katıyor.
20-26 NİSAN 2015 ZAMAN
Kral, Fener'in
kapısından dönmüş
LIVERPOOL'DAN 'NAMAZ'
TWEET'INE CEVAP. Liverpool
yönetimi, 8 Mart'ta oynanan Blackburn
Rovers maçının devre arasında namaz
kılan iki Müslüman futbolseverin
fotoğrafını "utanç vericilik" yorumu
ile paylaşan İngiliz taraftara tepki
gösterdi. Kimsenin rencide olmasını
istemediklerini belirten kulüp yetkilileri,
yargıya taşınan olayda, paylaşımı
yapan ve kombinesi olan Stephen
Dodd adlı taraftarın bir daha stada
giremeyebileceğini açıkladı.
KLOPP, DORMUND'A VEDA
EDIYOR. Borussia Dortmund ile
Bundesliga ve Şampiyonlar Ligi'nde
büyük başarılara imza atan Jürgen Klopp,
sezon bitiminde görevinden ayrılacağını
açıkladı. Sarı-Siyahlıların tecrübeli
çalıştırıcının yerine Mainz'in eski
antrenörü Thomas Tuchel ile anlaşma
zemini aradığı öğrenildi.
1
Galatasaray ve Milli Takım'ın
efsane futbolcusu ve İstanbul
3. Bölge bağımsız milletvekili adayı Hakan Şükür, öğrencilerle bir araya geldiği
İpek Üniversitesi'nde bir gerçeği açıkladı. Lise mezunu olduğunu belirten Şükür, Bursaspor ve Galatasaray'dan önce
Fenerbahçe'nin kendisine talip olduğunu söyledi. Türk futbolunun rekortmeni, "17 yaşında Sakaryaspor'da iken,
Fenerbahçe'den çok güzel bir teklif aldım.
Oğuz abi (Çetin) beni kaçırdı, Kadıköy'de
kaldım. O yıllarda kaçırma olurdu. Beni
bir hafta ağırladılar. Bayağı macera dolu
bir hafta geçirdim. Yaşım tutmadığım
için, kulübün onayı alınamadığı için
transferim olmadı. Fenerbahçe serüveninden sonra Yılmaz Vural'ın da desteğiyle
19 yaşından gün aldığım gün Bursaspor'a
transfer oldum. A Milli Takım'da olunca
da dikkat çektim ve Galatasaray'dan teklif
aldım. Belki de beklediğim bir şeydi. Hiçbir
rakam konuşmadan kabul ettiğim bir anlaşma oldu." dedi. SPOR SERVİSİ
Tribün Reza'ya karşı
1
17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet
operasyonunda gözaltına alınan
İranlı işadamı Reza Zarrab, Beşiktaş camiasını karıştırdı. Zarrab’ın, Siyah-Beyazlıların yeni stadı Vodafone Arena’dan
1,2 milyon lirayı peşin ödeyip loca kiraladığı, Başkan Fikret Orman’la yemek
yediği ve Ümraniye Tesisleri’ni gezdiği kamuoyuna yansıyınca tepki sesleri
yükseldi. Orman’ın, Aktif Tanıtım’ın
kulübe getirdiği haciz konusunda düzenlediği basın toplantısında Zarrab’ı
savunma pozisyonuna düşmesi sinirleri iyice gerdi.
Geçtiğimiz hafta bir grup Siyah-Beyazlı taraftar, Akaretler’deki kulüp binasının önüne, ‘Hırsız Reza’ların değil
Atom Karınca Rıza’ların Beşiktaş’ı’ yazılı
pankart astı. Kartal’ın en etkili tribün oluşumlarından Çarşı’nın tepkisi hayli ağırdı. Sosyal mesajlarıyla ünlü topluluğun
Twitter hesabından yine 17-25 Aralık’ın
en çok konuşulan isimleri arasındaki
işadamı Mehmet Cengiz’in bir sözüne
göndermede bulunuldu: “Beşiktaş, milletin … diyenlerle saf tutanların değil,
halkın takımı olarak kalacaktır.” Ayrıca,
“Beşiktaş parası yetenlerin değil, Hakkı
Yeten’lerin takımıdır.” cümlesi dikkati
çekti. Çarşı’ya ait forzabesiktas internet
sitesinin açılış sayfasında da şu ifadeler
görüldü: “Beşiktaş, halkın kanını emen
hırsızların kulübü olarak değil, halkının
zenginliklerini koruyan inşaların kulübü
olarak yaşayacaktır.”
Bilindiği gibi Çarşı üyelerinin de yer
aldığı 35 kişi, Gezi olaylarında ‘hükümeti devirmeye teşebbüs’ ettikleri savıyla
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde
yargılanıyor. 2 Nisan’da görülen duruşmada iddianameye müşteki sıfatıyla
giren 4 polis, olayda herhangi bir zarar
görmediklerini ve şikâyetçi olmadıklarını belirtmişti.
REZA ZARRAB, TRABZON’A SPONSOR OLMUŞ
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’ın, “Onda
Beşiktaşlı ışığını aldım.” dediği Reza
Zarrab’ın, Trabzonspor’la da yakın ilişkiler kurduğu ortaya çıktı. İranlı işadamına
ait Royal Denizcilik Endüstriyel Makine
AŞ, Bordo-Mavili kulüple 2013-14 futbol
sezonu için 1 milyon Euro+KDV bedelli
reklam anlaşması yaptı. Sözleşme, Süper
Lig, Türkiye Kupası ve Avrupa Ligi’ndeki
başarı derecelerine göre ekstra bonuslar
içerdi. Zarrab, Akyazı projesinin temel
atma töreninde Ali Ağaoğlu ve Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile yan yana oturmuştu.
F1'E KADIN ELI DEĞIYOR.
Dünyanın en fazla izlenen spor
yarışlarından biri olarak bilinen
Grand Prix Formula 1'de (F1) artık
kadınlar da direksiyon sallayacak.
F1'in patronu Bernie Ecclestone'un
bazı otomobil firmalarıyla güreşmeler
yaptığı ve anlaşmanın imza aşamasına
geldiği öğrenildi. Ferrari, McLaren,
Red Bull ve Lotus gibi şirketler teklife
sıcak bakıyor.
OZAN TUFAN'IN GÖNLÜ
INGILTERE'DE. Bursaspor'un
genç yıldız adayı Ozan Tufan, hayalinin
İngiltere'de top oynamak olduğunu
söyledi. Premier Lig'deki atmosferin
ve takımlar arasında yaşanan rekabetin
kendisini cezbettiğini belirten 20
yaşındaki orta saha, "Gönlümde
Premier Lig var. İnşallah orada
oynarım." dedi.
UEFA'DA NAPOLI'DEN WOLFSBURG'A FARK. UEFA Avrupa Ligi’nde
çeyrek final ilk maçları oynandı. Sürprizi, Almanya’da Wolfsburg’u 4-1 yenen Napoli yaptı.
İkinci turda temsilcimiz Trabzonspor’u eleyen İtalyanların gollerini Higuain, Hamsik (2) ve
Gabbiadini attı. Panzerlerin sayısını Bendtner kaydetti. Son 16’da Beşiktaş’ı saf dışı bırakan
Belçika’dan Club Brugge ise sahasında Ukrayna’dan Dnipro ile golsüz berabere kaldı. Diğer
sonuçlar: Dinamo Kiev (Ukrayna)-Fiorentina (İtalya): 1-1, Sevilla (İspanya)-Zenit (Rusya): 2-1.
20-26 NİSAN
2015
BÜKREÞ
20 NİSAN
21 NİSAN
22 NİSAN
23 NİSAN
24 NİSAN
25 NİSAN
26 NİSAN
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
04:31
06:19
13:22
17:07
20:12
21:48
04:29
06:18
13:21
17:08
20:13
21:50
04:27
06:16
13:21
17:08
20:14
21:51
04:24
06:15
13:21
17:09
20:15
21:53
04:22
06:13
13:21
17:09
20:17
21:55
04:20
06:11
13:21
17:09
20:18
21:57
04:18
06:10
13:20
17:10
20:19
21:58
T.C Diyanet İşleri Başkanlığının belirttiği vakitler esas alınmıştır
‘Gandi’ barış ödülü, Fethullah Gülen Hocaefendi'ye verildi
UNESCO 'Hoşgörü
ve diyaloğa katkı
ödülü' vermişti
1
Onbeşincisi Fethullah Gülen Hocaefendi'ye verilen Gandi King Ikeda Barış Ödülü ismini, dünya barışına yaptıkları katkı sebebiyle Mahatma Gandi, Martin Luther
King ve Japon aktivist Daisaku Ikeda'dan alıyor.
SEZAİ KALAYCI ATLANTA
Dünyanın en önemli barış ödülleri
arasında gösterilen ‘Gandi-KingIkeda Barış Ödülü' bu yıl Fethullah Gülen
Hocaefendi'ye verildi. Bu yıl 15'inci kez verilen ödülü daha önce Mihail Gorbaçov, Nelson Mandela ve Desmond Tutu gibi isimler
de almıştı. Martin Luther King Merkezi Dekanı Prof. Lawrence E. Carter, ilk defa bir
Müslüman din adamına yılın barış mimarı ödülünü verdiklerini söyledi. Atlanta'da
Morehouse Üniversitesi Martin Luther King
Merkezi'nde düzenlenen ödül töreninde
konuşan Carter, “Bugün bu ödülü geleneksel İslami öğretisini dünya genelinde
yayan ve 11 Eylül 2001'de New York'taki
Dünya Ticaret Merkezi'ne terör saldırısını
Washington Post'a verdiği ilan ile kınayarak küresel barışa katkı yapan Fethullah Gülen'e vermekten onur duyuyoruz.”
dedi. Carter, “Onur duyuyoruz; çünkü
1
insanlara verilebilecek en yüksek eğitimin
sadece bilgi değil, tüm yaratılmışlarla birlikte
uyumlu bir hayatı öğütlediğinizden… İslam
inancınızı insanlığa sosyal değerlerle ortak
bir yol bulma çabanızdaki sürekli yenilenme
dirayetinizden…” diye konuştu.
ÖDÜLÜ HİZMETE ADANMIŞ CAMİA FERTLERİ
ADINA KABUL EDİYORUM
Hocaefendi adına ödülü alan Dr. Alp Y. Aslandoğan, Muhterem Fethullah Gülen'in
ödül vesilesi ile kaleme aldığı yazılı mesajını
okudu. Hocaefendi'nin mesajında “Bu ödülü şahsım adına değil, ancak kendilerini karşılık beklemeden insanlığa hizmete adamış
camia fertleri adına kabul ediyorum.” ifadeleri yer aldı. Gönüllülerin dünyanın dört bir
tarafında kendi mutluluklarını başkalarının
mutluluğunda aradığına dikkat çeken Hocaefendi, “Her zaman Cenab-ı Hakk'a beni
de bu talihliler zümresi içinde kabul etmesi
için yalvardım. Kendimi hiçbir zaman hiçbirinin önünde görmedim. Sizler nezaketinizle
onların gayretlerini ve fedakârlıklarını takdir
ettiniz.” dedi. Sağlığının el vermemesi sebebiyle törende bulunamadığını belirten Hocaefendi, “Bu ödülle gayretleri takdir edilen
camianın bir ferdi olma ümidiyle organizasyon komitesine teşekkürlerimi arz ederim.”
cümleleriyle mesajını tamamladı.
‘HOCAEFENDİ GÜNÜMÜZÜN MEVLÂNÂ'SI'
Prof. Dr. Scott Alexander da, Hocaefendi'nin
günümüz dünyasının Mevlânâ'sı olduğunu
söyledi. Gülen'in hep barışı, hoşgörüyü telkin ettiğini hatırlatan Alexander, "Hizmet
Hareketi'nin temel prensiplerinden birisi de
peygamber ahlakı olan 'affetme' öğretisidir. Kin duygusunun kalbin zehri olduğunu
söyleyen Gülen, İslam'ın hoş bakmadığı bu
duygudan cemaat mensuplarını uzak tutmaya çalışmıştır.” diye konuştu.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve
Kültür Organizasyonu UNESCO
Romanya Komisyonu da 2005 yılında
dünya barışına yaptığı katkılardan dolayı Fethullah Gülen Hocaefendi’nin yanı
sıra dönemin Romanya Patriği Teoctist
ve Katolik dünyası lideri II. Jean Paul’u
'Hoşgörü ve diyaloğa katkı ödülü'ne layık
görmüştü.
Gülen'in; dünyada yaptığı diyalog ve
hoşgörü çalışmalarında gösterdiği önemli
gayretlerinden dolayı ve dünya toplumları
arasında yaptığı ortak işbirliği ve barışçıl
çabalarından dolayı UNESCO ödülüne
layık görüldüğü belirtilmişti.
UNESCO yetkilileri ayrıca bir de kitapçık hazırlamıştı. Kitapçıkta Fethullah
Gülen'in Türkiye'de ve dünyada yaptığı
diyalog faaliyetlerine ve önemli düşüncelerine yer veriliyor. Gülen'in kitapçıkta
geçen bazı sözleri şöyle: "Dünyayı değiştirmek isteyenler önce kendilerinden başlamalılar. İnsanları daha iyi bir dünyaya
doğru yönlendirmek isteyenler önce kendi dünyalarını nefretten, kinden, düşmanlıktan temizlemeliler."
ERDOĞAN,
ROMANYA’DA
HAYAL
KIRIKLIĞINA
UĞRADI
1
Fethullah Gülen
Hocaefendi’nin tavsiyesiyle
açılan okullar bütün dünyada olduğu gibi Romanya’da da büyük takdir
görüyor. Ancak son yıllarda muhalifleri arasında kendine Gülen’i en
büyük rakip gören Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan, hizmet
okullarını kapattırmak için her türlü
yolu deniyor. Bu amaçla geçtiğimiz
haftalarda Bükreş’i ziyaret eden Erdoğan, üst düzey Romen yetkililere
Romanya’daki okulları kapattırmak
için kulis yapmış ancak Romen
yetkililer Erdoğan’ın bu talebini “İç
Problemlerinizi buraya taşımayın”
tepkisi ile geri çevirmişti.
Download

20 yıllık mimarım böyle lüks görmedim