FİZİKSEL RİSK ETMENLERİ
BİLGİ NOTU-1
A. FİZİKSEL RİSK ETMENLERİ
1. İşyerlerinde sağlığı olumsuz etkileyebilecek
fiziksel risk etmenleri şunlardır;
a. Gürültü
b. Titreşim
c.Termal Konfor
d. Aydınlatma
f. İyonize/Noniyonize ışıklar
g. Alçak/Yüksek Basınç
kuvvetin nesnel olarak ölçülmesiyle elde edilen
değerdir.
b. Sesin Gücü; Ses kaynağından 1 metre
uzaklıktaki ses basıncıdır. Ses basıncı; ses
kaynağına olan mesafeye de bağlı olduğundan, ses
gücünün hesaplanması gereklidir.
c. dB; Kulağa gelen ses basıncına kulağın verdiği
tepkinin logaritmik hesaplanmasıdır.
d. Dalga Boyu (∂); Arka arkaya gelen iki sinüs
tepe noktası arasındaki toplam uzaklıktır. Ses
dalgaları boyuna dalgalar olup, titreşimle ortaya
çıkan sıkıştırma dalgalarıdır.
e. Periyot (T): Bir dalga boyu için geçen zaman
aynı zamanda bir saniyedeki devir sayısıdır.
f. Frekans (f): Birim zamandaki (bir saniyedeki)
dalga sayısıdır. Dalga boyu büyürse frekans azalır.
Pratikte 4000 Hz üzeri frekanslara rastlanmaz.
İnsan kulağı 20 ile 20.000hz aralığındaki sesleri
duyar. 20hz’den düşük olan sesler subsonicinfrasonic; 20000hz’den yüksek olan sesler
ultrasoniktir.
g. Ses Hızı: Sesin bir saniyede aldığı yoldur.
Sesin hızı yayıldığı ortamın sıcaklığına ve
yoğunluğuna bağlıdır. 20C havada 340m/sn iken
20C suda 1410m/sn’dir.
h. Ses Basıncı (Bar; Newton/m2): Atmosferik
basınç ile sıkışma ve genleşme arasındaki basınç
farkına ses basıncı denir. Diğer bir ifade ile,
Titreşen ses dalgalarının havada oluşturduğu
basınca «ses basıncı» denir. İşitme kaybı açısından
en önemli parametrelerden biride ses basıncıdır.
i. Sesin Gücü (Akustik Güç)(Watt - W): Ses
kaynağından 1m uzaktaki ses basıncıdır.
j. Ses Yoğunluğu (W/m2): Ses gücünün,
belirlenmiş birim zamanda, birim alana düşen
miktarıdır. Ses yoğunluğu bakımından, kaynak ile
etkilenen yer arasındaki uzaklık önemlidir.
NOT: İşitilebilen en düşük ses yoğunluğuna işitme
eşiği denir.
k. Ses Yoğunluk Düzeyi: Birim alandaki sesin
yoğunluk düzeyidir. İnsan kulağına çok değişik
özellikte sesler gelir. Bu seslere insan kulağı
logaritmik tepki verir. Bunu ölçmek için logaritmik
B.GÜRÜLTÜ
1. Ses: Maddesel bir ortamda (katı, sıvı, gaz)
meydana gelen bir titreşimin, ortam moleküllerini
(katı, sıvı, gaz) dalgalandırması (sıkışma-genleşme
şeklinde ilerleyen) ve oluşan bu dalgalanmaların
maddesel ortamda yayılarak kulağa taşınmasıyla
(etkisiyle, çarpmasıyla) oluşan bir duygudur,
enerjidir, dalgadır.
2. Dalga Çeşitleri:
a. Elektromanyetik Dalgalar; yayılması için
herhangi bir ortama ihtiyaç duymayan dalgalardır.
b. Mekanik Dalgalar; Yayılmak için ortama
ihtiyaç duyarlar. Enerjilerini aktarmak için
ortamdaki tanecikleri kullandıklarından boşlukta
yayılabilirler.
c. Ses dalgaları “Boyuna” (Longitudinal)
dalgalar iken elektromanyetik dalgalar “enine”
(Transverse) dalgalardır.
3. Sesin Fiziksel Özellikleri ile İlgili Kavramlar
a. Ses Basıncı; Ses dalgalarının sıkışma ve
gevşemeler sırasında birim yüzeye uyguladığı
1
bir ölçü geliştirilmiştir. Bu ölçü birimine “Bell”
denir. Bell büyük bir birim olduğundan 1/10’u dB
kullanılır. Bu ölçü sesin şiddetini açıklar.
NOT: İşitme kayıplarında en önemli faktör sesin
şiddetidir.
4. Gürültü Tanımı
a. ILO: İşitme kaybına yol açan, sağlığa zararlı
olan veya başka tehlikeleri ortaya çıkaran bütün
sesler gürültüdür.
b. Gelişi güzel, arzu edilmeyen, istenmeyen,
rahatsız edici sestir.
c. Endüstride gürültü; İşyerlerinde çalışanların
üzerinde fizyolojik ve psikolojik etkiler bırakan ve
iş verimini olumsuz yönde etkileyen sesler olarak
tanımlanabilir.
d. Dozimetre:
(1) Kulak için zararlı olabilecek gürültüyü
maruz kalma süresi ve şiddet bakımından
oranlayan cihazlardır.
(2) Süre ve şiddet bakımından bu oranları
ayrı ayrı veya entegre ederek verir. Yani iş
yerindeki gürültünün zararlı olma oranlarını yüzde
olarak belirler.
(3) İşyeri ortam dozimetreleri ve kişisel
dozimetreler şeklinde düzenlenmiştir.
ekleyerek her ikisinin birlikte ürettiği ses şiddetini
bulabiliriz.
9. Gürültünün İnsan Üzerinde Etkileri
a. Fizyolojik Etkiler
(1) Geçici veya sürekli işitme bozuklukları
(kayıpları),
(2) Kan basıncının artması, dolaşım
bozuklukları,
(3) Solunumda hızlanma,
(4) Terlemede artış,
(5)Kalp atışlarında yavaşlama ve ani
refleksler.
NOT: meslek hastalıklarının %10'u, gürültü sonucu
meydana gelen işitme kayıplarıdır.
b. Psikolojik Etkiler
(1) Davranış bozuklukları,
(2) Uyku bozuklukları,
(3) Aşırı sinirlilik ve tepkiler,
(4) Konuşurken bağırmalar,
(5) Hoşnutsuzluk,
(6) Tedirginlik,
(7) Baş ağrıları,
(8) Stresler.
c.Performans Etkileri
(1) İş veriminin düşmesi,
(2) Konsantrasyon bozukluğu,
(3) Hareketlerin yavaşlaması,
(4) Dinlenmenin bozulması
10. Kulağın Yapısı
a. Fiziksel olarak ses, maddenin mekanik
titreşimleri sonucu oluşur. Bu titreşim çevredeki
5. Genç ve sağlıklı bir kulak 20 hz. ile 20000 hz.
frekanslar arasındaki seslere uyum sağlar yani bu
aralıktaki sesleri duyabilir.
6. Gürültü seviyesi 80 desibelin altına
düşürülmeye çalışılmalıdır.
7. Ortamdaki gürültü 80 desibelin altına
düşürülemezse kulak koruyucuları kullanmalıdır.
8. Aynı güçteki ses kaynaklarının etkilşimi
hesaplanırken
logaritmik
formüllerden
faydalanmaktansa pratik olarak birincisine +3 dB
2
ortamın yoğunluğunda periyodik değişimlere
neden olarak yayılır.
b. Kulak ses dalgalarının taşıdığı enerjiyi,
beyin tarafından algılanacak sinirsel titreşimlere
dönüştürür.
c. İnsan kulağı dış kulak, orta kulak ve iç
kulak olmak üzere üç kısımdan oluşmuştur. Her
kısım işitme olayında ayrı işlevlere sahiptir.
d. Dış kulak ses dalgalarını toplayıp orta
kulağa doğru yönlendirir ve ses dalgaları orta
kulağa girerken öncelikle kulak zarına çarparak zarı
titreştirirler.
e. Orta kulakta bulunan çekiç, örs, üzengi
kemiklerinin yardımı ile ses dalgalarının
oluşturduğu titreşimler iç kulağa taşınır.
11. Gürültü nedeniyle oluşan işitme kayıpları
tipik olarak şunlardır;
a. İletim tipi işitme kaybı: kulak zarında ve
orta kulak kemiklerinde meydana gelen
kayıplardır.
b. Algı ipi işitme kaybı: Algı tipi sağırlık iç
kulakta duyma hücrelerinde meydana gelen
kayıplardır.
12. İşitme Kaybını Etkileyen Faktörler
a. Nedeni gürültü kaynağı olanlar
(1) Gürültüyü Meydana Getiren Sesin
Frekansı
(2) Gürültüyü Meydana Getiren Sesin
Şiddeti
(3)Gürültüden Etkilenme (Maruziyet)
Süresi
b. Nedeni Maruz kalan kişi olanlar
(1) Gürültüye Maruz Kalan Kişinin Yaşı
(2)Gürültüye Maruz Kalan Kişinin Kişisel
Duyarlığı
(3)Gürültüye Maruz Kalan Kişinin Cinsiyeti
NOT.Yaş ve cinsiyet odyometrik ölçümlerde
dikkate alınmaz
13. Gürültüden Kaynaklanan İşitme Kaybının
Kesin Tanısı ile İlgili Notlar
a.
Odyometrik
test
yapılmalı,
değerlendirmede 40 yaşından sonraki her yaş için
0.5
DB(A)
düşme
fizyolojik
olarak
hesaplanmalıdır.
b. - İşyerindeki gürültü düzeyi ölçülmeli ve
işitme kaybına sebep olacak düzeyde gürültünün
olduğu saptanmalıdır.
c. İşe girişte ve periyodik muayenelerde
çekilmiş odyogramlardan da yararlanılmalıdır.
d. İşitme zorluğuna sebep olan diğer
etkenler giderilmelidir.
e. Geçici işitme kayıpları bertaraf
edilmelidir.
f. Endüstride, gürültünün sebep olduğu
işitme kayıpları da fiziksel etkenlerle olan meslek
hastalıkları grubuna giren bir meslek hastalığıdır.
g. Gürültü zararlarının meslek hastalığı
sayılabilmesi için;
(1)Gürültülü işte en az 2 yıl,
(2) Gürültü şiddeti sürekli olarak 85 dB’in
üstünde olan işlerde en az 30 gün çalışmış olmak
gereklidir.
h. Yükümlülük süresi 6 aydır (Sosyal Sigorta
Sağlık İşlemleri Tüzüğü ).
14. Maruziyet, Sınır ve Etkin Değerler.
a. Hiçbir koşulda aşılmayacak 87 dB (KKD
koruması dikkate alınır) (En Yüksek Maruziyet Sınır
Değeri-LEX, 8h=87dB(A) Ppeak=200Pa)
b. Kulak koruyucuları kullanılacak 85 (KKD
koruması dikkate alınmaz) (En Yüksek Maruziyet
Etkin Değeri- LEX, 8h=85dB(A) Ppeak=140Pa)
c. Kulak koruyucuları hazır bulunduracak 80
(KKD koruması dikkate alınmaz) (En Düşük
Maruziyet Etkin Değeri- LEX, 8h=80dB(A)
Ppeak=112Pa)
15. Gürültüden Korunma Yolları (Teknik)
a. Kaynakta Alınacak Önlemler
(1) Makinenin Değiştirilmesi
(2) İşlemin Değiştirilmesi
(3) Gürültü kaynağının ayrı bir bölmeye
alınması
b. Ortamda Alınması Gereken Önlemler
(Kaynak ile Alıcı Arasında)
(1) Ses Emici Malzeme
(2) Araya Engel Koyma
(3) Mesafeyi Artırma
c. Kişide Alınması Gereken Önlemler
(Alıcıda)
(1) Sessiz Bölme İçine Alma
(2) Maruziyet Süresini Azaltma
3
(3) KKD Kullanma
16. Gürültüden Tıbbi Korunma Yolları
a. Gürültülü işlerde çalışacakların işe
girişlerinde odyogramları alınmalı
b. Gürültülü işlerde sağlıklı kişiler
çalıştırılmalı,
c. Gürültülü işlerde çalışanların, her 6 ayda
bir odyogramları alınmalı ve işitme kaybı
görülenlerde gerekli tedbirler alınmalı,
d. İş kazalarının önlenmesinde kesin
denilebilecek yeterli önlem alınabiliniyorsa,
gürültülü işlerde doğuştan sağır ve dilsizlerin
çalıştırılabilir,
17. KKD
a. Pamuk
: 5 – 16 dB
b.Cam pamuğu : 7 – 32 dB
c.Parafinli pamuk : 20 – 35 dB
d.Kulak tıkacı
: 20 – 45 dB
e.Kulaklık
: 12 – 48 dB
18. Hiçbir önlem alınmaksızın günlük Maruziyet
süreleri
c. Titreşim, araç, gereç ve makinelerin,
çalışırken oluşturdukları salınım hareketleri
sonucu meydana gelir
d. Titreşimin özelliğini, frekansı, şiddeti ve
yönü belirler.
e. Vibrasyon şiddeti vibrasyon dedektörü ile
ölçülür.(W/cm2)
2. Titreşimin Etkilerini Belirleyen Etkenler
a. Titreşimin frekansına,
b.Titreşimin şiddetine,
c.Titreşimin yönüne,
d.Titreşime maruz kalınan süreye,
e.Titreşime maruz kalan kişinin yaşına,
f.Titreşime maruz kalan kişinin cinsiyetine
g.Titreşime maruz kalan kişinin kişisel
duyarlılığına
h.Titreşime maruz kalan kişinin genel sağlık
durumuna
i.Titreşimin
uygulandığı
bölgeye
büyüklüğüne bağlıdır.
3. Titreşim Kaynakları
a. El-Kol Titreşim Kaynakları
(1) Taş kırma işlerinde kullanılan
makineler
(2) Kömür ve madencilikte kullanılan
pnömatik çekiçler
(3) Parlatma ve rendelemede kullanılan
makineleri
(4) Ormancılıkta kullanılan taşınabilir
testereler
b. Tüm Vücut Titreşim Kaynakları
(1) Traktör ve kamyon benzeri araçlar
(2) Kömür ve madencilikte kullanılan
pnömatik çekiçler
(3)Çelik
konstrüksiyonlu
yapılarda
titreşime sebep olan makineler
(4) Yol yapım, bakım ve onarım makineleri
C. TİTREŞİM
1. Tanımlar
a. Mekanik bir sistemdeki salınım
hareketlerine titreşim veya vibrasyon denir.
b. Diğer bir tanımla da, Potansiyel enerjinin
kinetik enerjiye, kinetik enerjinin potansiyel
enerjiye dönüşmesi olayına titreşim (vibrasyon)
denir.
4. Maruziyet Değerleri
a. El-Kol titreşiminde 1-1000 Hz frekanslar
hissedilir.
b. El-Kol titreşiminde 8 Saatlik çalışma süresi
için titreşimin günlük;
(1) Maruziyet sınır değeri 5 m/s²
4
(2) Maruziyet etkin değeri 2,5 m/s²
c. Tüm vücut titreşiminde 1-80 Hz frekanslar
hissedilir.
d. Tüm vücut titreşiminde 8 Saatlik çalışma
süresi için titreşimin günlük;
(1) Maruziyet sınır değeri 1,15 m/s²
(2) Maruziyet etkin değeri 0,5 m/s²
(5)Kılcal damarlarda,
e. Çok Düşük frekanslarda (2 Hz’den küçük)
titreşimin vücuda etkileri
(1) At, otomobil, uçak, gemi gibi araçlarla
seyahat sırasında merkezi sinir sistemi şikayetleri
meydana gelebilir.
(2) Bulantı, kusma, soğuk ter olabilir.
Seyahat bitince belirtiler belli bir süre sonra
ortadan kalkar.
f. Düşük Frekanslarda (2-30Hz) Titreşimin
Etkileri
(1) Klinik belirtiler genel olarak titreşimli el
aleti kullanan işçilerde, elde dolaşım bozuklukları,
hipersensitivite ve daha sonra uyuşukluk şeklinde
olur.
(2) Titreşimle birlikte, 8-10 derece ısıya
kısa süre maruziyette parmaklarda ve avuç içinde
beyazlaşma, «Beyaz el - Ölü el - Anjionörotik
Bozukluk» olur.
(3) Titreşime maruziyet sürerse omuz
başlarında ağrı,
(4) Yorgunluk, soğuğa karşı hassasiyet
olabilir. Ön kol ve omuz kaslarında ağrılar
görülebilir.
g. Yüksek Frekanslarda (30Hz’den büyük)
Titreşimin Etkileri
(1) Sırt ve bel ağrıları,
(2) Dirsekte kemik eklem zararları,
(3) El bilek kemikleri zararları (Ağrı, güç
kaybı, …)
(4) Parmaklarda bozukluklar (10.00050.000 Hz)
(5) Disk kayması (tüm vücut titreşimine
bağlı)
5. Titreşimin İnsan Vücuduna Etkileri
a. Titreşimi; insan sağlığı üzerindeki etkisi
bakımından iki fiziksel özelliği önemlidir;
(1) Titreşimin Frekansı: Birim zamandaki
titreşim sayısına, titreşimin frekansı denir. Birimi
Hertz (Hz) dir.
(2) Titreşimin Şiddeti: Titreşimin oluştuğu
ortamda, titreşen enerjinin hareket yönüne dik,
birim alanda, birim zamandaki akım gücüne,
titreşimin şiddeti denir.
b. Titreşimin vücuda dört çeşit etkisi vardır.
Bunlar;
(1) Fiziksel ve Biyomekanik
(2) Psikolojik (Sensoryel)
(3) Fizyolojik
(4)Patolojik
c. Başlangıçta yüksek olan daha sonradan
normalleşen titreşimin sembolleri;
(1) Vücutta bazı doku yapılarının
deformasyonuna,
(2)Solunum hızının artmasına,
(3)Oksijen
ve
enerji
harcamasının
artmasına,
(4)Performansta gerilemeye,
(5)Sübjektif algılamada bozulmaya,
(6)Kalp atım sayısının artmasına, (5 Hz
frekanslı titreşime maruz kalanların %50’inden
fazlasında HT),
(7)MSS hücre fonksiyonlarında aksamaya
neden olur,
(8)Kanda
glikoz
ve
glikojen
konsantrasyonunda azalma görülür.
d. Vücut hareket halinde iken titreşim,
aşağıdaki doku ve organlarda kalıcı etki yapar.
(1) Duyu organlarında,
(2)Kas, bağ ve eklemlerde,
(3)İç kulak denge organında,
(4)Deride kıl dibi ve deri altı dokularda,
6. Titreşimin Ölçümü ve Titreşimde Ölçüm
Yöntemleri;
a. İşçi sağlığı bakımından önemli olan
titreşim, frekans bantlarına ayrılarak vibrasyon
detektörü (oktav bantları) ile ölçülür.
b. Titreşim ölçümlerinde, titreşim düzgün
ise; etkin değer (m/sn²) cinsinden oktav bantları
ile ölçülür,
c. Titreşim, insan vücudunun titreşimle
temasta olduğu noktalardan ölçülür
5
d. El kol titreşiminde ölçüm, elle tutulan
veya aletin çalışan kısmı üzerinden, tüm vücut
titreşiminde oturulan veya ayakta durulan
noktalardan ölçülür,
e. Titreşim, vücuda yayıldığı nokta veya
bölgeye en yakın yerden ölçülür. Eğer iletim
esnasında bir engel veya diğer faktörler etkili ise
bunlar ölçüm esnasında göz önünde bulundurulur,
f. Her titreşim kaynağı için bir ölçüm kartı
tutulmalı, belirtilen veriler ve değerler bu karta
işlenmeli,
g. Ölçüm yapılan noktalar ve alınan
değerlerin tümü, kayıt altına alınmalı,
h. Titreşim ölçüm kartı yetkililerin her
istediğinde
gösterilmek
üzere
hazır
bulundurulmalı,
i. Titreşim ölçüm sonuçlarına, istemeleri
halinde işçi ve/veya temsilcileri tarafından
ulaşılabilir olmalıdır.
e. Çalışanın fiziki durumu,
f. Çalışanın sağlık durumu,
3. Isı (Hava Sıcaklığı)
a. Isı dış çevrede devamlı olarak bulunan bir
çeşit enerjidir. Normal koşullarda havanın kuru
termometre ile ölçülen sıcaklık derecesi, hava
sıcaklığının fiziksel ölçüsüdür.
b. İşyeri ortam sıcaklığı kuru termometreler
(cıvalı termometre) ile ölçülür. Birimi; «Santigrat,
Fahrenheit ve Kelvin’dir»
c. Vücudun Isısı: İnsan vücudunun ısı alışverişi, oksijen, tuz, tansiyon, asit-baz dengesi gibi
bazı fiziksel ve kimyasal faktörlerin belli sınırlar
içinde sürekli stabil olmaları gerekir.
d. Vücut Isısı
: 36,8±0,4 (36,4-37,2)
(1) Hipotermi : <34
(2) Normotermi : 36-38
(3) Ateş
: 38-40
(4) Hipertermi : 42-44
e. 0,5 derecelik artış ve azalışlar patolojik
kabul edilir.
f. Vücut Isı Dengesi
(1) Hava sıcaklığının artması veya
eksilmesi, çalışan kişilerin işe uyumunu olumsuz
etkiler.
(2) Aşırı ısınma yorgunluk ve uyku hali
meydana getirir.
(3) Aşırı soğuma ise dikkatin azalmasına,
zihinsel çalışmanın olumuz etkilenmesine yol açar.
g. Endüstride genellikle yüksek sıcaklık
problemi vardır.
h. Sıcaklık yönünden işyerleri nemli ve kuru
sıcaklık olmak üzere iki grupta incelenir.
(1) Nemli sıcaklık; kağıt, kumaş, konserve
ve yeraltı maden işletmeleri gibi yerlerde,
(2) Kuru sıcaklık ise, demir-çelik, cam ve
çimento sanayinde, rastlanmaktadır.
g. Çalışan kişi ve onu kuşatan çevre
arasındaki net ısı alışverişi şu şekilde
tanımlanabilir;
(1) H=M+E+R+C+D
(2) H: Vücut: (+) (N) (-):Eğer, Vücut ısı yükü
pozitif ise, ısı kazancı, negatif ise ısı kaybı meydana
7. Anjionörotik
a. Termometre aracılığı ile parmağın dorsal
yüzünde cilt sıcaklığı ölçümü (vardiya sonunda,
başlangıçtan 5-6 derce fazla olmalı),
b.
Bağlanarak
2
dakika
dolaşımı
durdurulmuş parmağın tekrar ısınması için 75
saniyeden fazla zaman geçmeli,
D. TERMAL KONFOR
1. Genel : Genel olarak bir işyerinde çalışanların
büyük çoğunluğunun sıcaklık, nem, hava akımı gibi
iklim koşulları açısından, gerek bedensel, gerekse
zihinsel faaliyetlerini sürdürürken belirli bir
rahatlık içinde bulunmalarına «termal konfor»
denir. Termal konfor şartlarını etkileyen temel
faktörler şunlardır:
a. Isı veya hava sıcaklığı
b. Hava Akımı
c. Nem
d. Radyal Isı
2. Ayrıca aşağıdaki hususlar da termal konforu
etkiler;
a. Yapılan işin niteliği,
b. Çalışanın giyim durumu,
c. Çalışanın yaşı ve cinsiyeti,
d. Çalışanın beslenmesi,
6
gelir. Vücut ısı yükü sıfır ise vücudun ısı dengesi
sabit kalır.
(3) M:Metabolik(4): Vücudun bazal ve
fiziksel çalışması sırasında açığa çıkar. Metabolik ısı
vücudun ısı yükünü daima (+) yönde etkiler.
(4) E: Buharlaşma (-):Buharlaşma (terleme)
yoluyla vücuttan atılan ısıdır. Isı yükünü daima (-)
olarak etkiler ve ısı kaybını sağlar.
(5) R: Radyant (+) (-):İnsan; radyant enerji
kaynağı olarak soğuk ortamlarda ısı yayabilir veya
sıcak ortamlarda ısı kazanabilir. Radyant ısı
vücudun ısı yükünü (+) / (-) olarak etkiler
(6) C: Convektif (+) (-):Isı enerjisinin hava
molekülleri ile taşınmasıyla meydana gelir. Ortam
sıcaklığı cilt sıcaklığından fazla ise cilt sıcaklığı
artacak, tersi ise cilt sıcaklığı düşecektir. Convektif
ısı vücudun ısı yükünü (+) / (-) olarak etkiler
(7) Temas: (+) (-)Vücudun herhangi bir
madde ile direkt teması sonucunda (yüzme gibi)
ısı kazanması veya kaybetmesidir. Temas vücudun
ısı yükünü (+) / (-) olarak etkiler.
h. Yüksek Sıcaklığın Etkileri:
(1) Vücut ısı regülasyonunun bozulması ile,
vücut ısının 41°C’ye kadar ulaşması sonucu ısı
çarpması olur,
(2) Aşırı terleme nedeni ile kaslarda ani
kasılmalar şeklinde ısı krampları olabilir,
(3) Aşırı yükleme sonucu tansiyon
düşüklüğüne, baş dönmesine yol açan ısı
yorgunlukları olabilir
(4) Ayrıca yüksek sıcaklık; Kaşıntılı kırmızı
lekeler şeklinde deri bozuklukları, Moral
bozuklukları, Konsantrasyon bozuklukları, Aşırı
duyarlılık ile endişeye sebep olabilir.
i. Düşük Sıcaklığın Etkileri: Endüstride düşük
ısıya daha az rastlanır. Soğuk işyeri ortamları, daha
çok soğuk hava depolarında yapılan çalışmalarda
ve kışın açıkta yapılan işlerde görülür. Düşük
sıcaklık, yani soğuğun insan üzerine olumsuz
etkileri; Uyuşukluk, uyku hali, organlarda hissizlik
ve donma gibi haller aşırı soğuğun insanlar
üzerindeki olumsuz etkileridir.
4. Nem
a. 1 m ³ havadaki su buharının gram olarak
ağırlığına havanın mutlak nemliliği denir.
b. Belli bir sıcaklıkta sahip olabileceği kadar
su buharı içeren havaya doymuş hava denir.
c. Mutlak nemliliğin eşdeğer sıcaklıktaki
maksimum nemliliğe oranına bağıl nemlilik denir.
fbağ = fmut/ fmak
d. İşçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden bağıl
nemin değeri önemlidir. Bir işyeri ortamının bağıl
nemi değerlendirilirken, sıcaklık, hava akım hızı
gibi diğer şartlar da değerlendirilmesi gerekir.
Ancak, genel olarak herhangi bir işyerinde bağıl
nem %30 ila %80 arasında olmalıdır.
e. Havanın taşıyabileceği nem sıcaklığına
bağlıdır.
7
Hava sıcaklığı
(oC)
Su buharı miktarı
(g/m3)
-5
3,5
0
5,0
5
7,1
10
9,4
15
12,5
20
16,8
25
22,5
30
29,6
35
38,2
40
47,5
45
59,0
50
70,0
Örnek: 20 oC’de 2 m3 hava tartılıyor ve 20 g
geliyor. Bu havada su buharı dışındaki gazların
ağırlığı ihmal edilirse mutlak nem, doyma açığı ve
bağıl nemi bulunuz?
b. «Hava akım hızı saniyede 0,3-0,5 metreyi
aşmamalıdır» Çünkü vücut ile çevresindeki hava
arasında hava akımın etkisi ile ısı transferi olur.
Hava vücuttan serinse, vücut ısısı kaybolur. Hava
vücuttan sıcaksa vücut ısısı artar. Isı stresleri
oluşur.
c. Hava akım hızı Anemometre ile ölçülür.
Pervaneli ve ısıya duyarlı tipleri vardır
Yapılan işlere göre çalışma ortamı sıcaklıkları
Faaliyetin Şekli
Hava Sıcaklığı
Oturarak yapılan hafif 20oC
el işleri
Oturarak Yapılan Hafif 20oC
Kol ve El İşleri
Ayakta Yapılan Ağır Kol 17oC
İşleri
Çok Ağır İşler
15-16oC
NOT: Hava sıcaklığı %50 nem seviyesinde
belirtilmiştir.
6. Radyant Isı (Termal Radyasyon)
a. İşyerinde işin gereği olarak sıcak yüzeyler
bulunabilmekte ve bu yüzeylerden ısı radyasyonu
olabilmektedir.
b.Termal radyasyon yani radyant ısı,
absorblanacağı bir yüzeye çarpmadıkça, sıcaklık
meydana getirmeyen elektromanyetik bir
enerjidir.
c. Dolayısı ile hava akımları radyant ısıyı
etkileyememektedir. Ancak, ortamdaki hava akımı
çalışana biraz rahatlık verebilir.
d. Termal radyasyondan korunmanın en iyi
yolu, çalışanla kaynak arasına ısı geçirmeyen bir
perde koymaktır. Ancak, konulan perde ısıyı
yansıtmıyorsa, ısıyı absorblayarak ısı kaynağı
haline de gelebilir.
e. Radyant ısı Glop Termometre ile ölçülür.
f. Radyant ısıdan korunmanın iki yolu vardır:
(1) Radyant ısı siperi kullanmak
(2)Sıcak cisimlerin yüzeylerini ışıma özelliği
zayıf maddelerle boyamak veya kaplamak.
g. Radyant ısı siperi kullanmak
(1) Radyant ısı siperleri doğrudan kontrol
edilmeyen, erimiş maden veya cam külçeleri gibi
maddeler kullanılır.
(2) Bu siperler (koruyucular) madeni levha
(alüminyum folyo, alüminyum levha gibi) paravana
Not: 20oC’de taşınabilen max su buharı= 16.8
g/m3
Çözüm: Mutlak nem = 20 g/2 m3 = 10 g/m3
Bağıl nem = 10 g/m3 / 16.8 g/m3= % 59.5
f. Bir işyerinde bağıl nem %30-80 olmalı ve
bu sınırı aşmamalıdır.
g. Ortamdaki nem Higrometre yada
Psikometre ile ölçülür
h. Yüksek ortam sıcaklığında yüksek bağıl
nem (80-100) bunalma hissine neden olur ve
kişinin çalışma gücünü düşürür. Düşük ortam
sıcaklığında yüksek bağıl nem ise üşüme ve
ürperme hissi verir. Yüksek bağıl nem, ortam
sıcaklığının yüksek olması durumunda bunaltır,
düşük olması durumunda ise üşüme ve ürperme
hissi verir.
5. Hava Akım Hızı
a. İşyerinde termal konforu sağlamak ve
sağlığa zararlı olan gaz ve tozları işyeri ortamından
uzaklaştırmak için uygun bir hava akım hızı temin
edilmesi gerekir.
8
gibi radyant ısı kaynağı ile işçilerin arasına
yerleştirilen koruyuculardır.
(3) Esas olarak siperler, gelen radyant
ısının büyük bir kısmını yansıtarak işçiye gelmesini
önler ve absorbladığı radyant ısının ancak bir
kısmını işçiye doğru yeniden yayar.
h. Sıcak cisimlerin yüzeylerini ışıma özelliği
zayıf maddelerle boyamak veya kaplamak.
(1) Bu metodun prensibi de radyasyonu
işçiden uzaklaştırmaktır.
7. Termal Konfor Bölgesi
a. Termal konfor bölgesi; İnsanların iş
yapma ve faaliyetlerini sürdürme açısından en
rahat durumda oldukları termal konfor
koşullarının üst ve alt sınırları arasındaki bölgedir.
b. Bunalım bölgesi; İnsanların vücutlarından
ısı atmalarının güçleşmesi sebebiyle, hava akımı
olmayan bir ortamda bunalma hissettikleri sıcaklık
ve bağıl nem kombinasyonları bölgesidir.
a. İşyerlerinin öncelikle gün ışığıyla yeter
derecede
aydınlatılmış
olması
esası
bulunmaktadır. Ancak, işin konusu veya işyerinin
inşa tarzı nedeniyle gün ışığından yeterince
yararlanılamayan
hallerde
yada
gece
çalışmalarında, suni ışıkla uygun ve yeterli
aydınlatma sağlanmalıdır.
b. Ayrıca, aydınlatma sistemindeki herhangi
bir arızanın çalışanlar için risk oluşturabileceği
yerlerde acil ve yeterli aydınlatmayı sağlayacak
yedek
aydınlatma
sistemi
bulunması
gerekmektedir.
2. İyi Aydınlatmanın Olumlu Etkileri:
a. Görme keskinliğini (gözün ayırt
edebilirliğini) artırır,
b. Bakılan eşya daha iyi görülür,
c. İş kazası önlenebilir veya azalır,
d. İşçilerin başarısını ve performansını artırır
e. İş görmede çabukluk ve kalite sağlar,
3. Şartlar ve Özellikler
a. Patlayıcı ortamlarda ex-proff armatürler
kullanılmalı,
b. Parlayıcı, tehlikeli ve zararlı maddelerle
çalışılan yerlerde aydınlatma etanj armatürlerle
yapılmalı,
c. Nemli rutubetli yerlerde su geçirmez
contalı kapaklı armatürler kullanılmalı,
4. İş Yerinde İyi Aydınlatmanın Şartları
a. Işık şiddeti
b. Işığın rengi ve renksel yansıması
c. Işığın yayılması-dağılımı
d. Işığın yönü ile gölge etkisi
e.Göz
kamaşmasının
önlenmesisınırlandırılması
f. Aydınlatılmak istenen yüzey (ışıktan
yararlanma)
g. Aydınlatılmak istenen araç gereç
h. Aydınlatılan yüzeyin yapısı;
(1) Kirli ve koyu renkli (ışığın %10-12’i
yansır)
(2) Temiz ve açık renk (ışığın >%90’ı yansır)
5. Aydınlatmada amaç, belli bir aydınlık düzeyi
elde etmek değil, iyi görme koşullarını sağlamaktır;
6. İyi bir işyeri aydınlatması yapılan işe göre;
a. Yeterli şiddette
b. Tekdüze
c. Termal Konfor Bölgesini Etkileyen
Faktörler;
(1) Ortam sıcaklığı,
(2)Ortamın nem durumu,
(3)Ortamdaki hava akımı
(4)Yapılan işin niteliği (hafif iş, orta iş, ağır
iş),
(5)İşçinin giyim durumu (ince, kalın),
(6)İşçinin yaşı ve cinsiyeti,
(7)İşçinin beslenmesi (işe uygun, işe uygun
değil),
(8)İşçinin fiziki-ruhi durumu (zayıf, şişman,
sakin),
(9)İşçinin genel sağlık durumu (hasta, iyi)
E. AYDINLATMA
1. Genel
9
c. İyi yayılmış
d. Gölge vermeyen
f. Göz kamaştırmayan aydınlatmadır.
a. Gün ışığının yeterli olmadığı veya gece
çalışmaları gibi hiç olmadığı durumlarda, suni
aydınlatma yapılması gerekmektedir.
b. Gerek tabii ve gerekse suni ışıkların
homojen bir şekilde dağılması sağlanmalıdır.
c. Suni aydınlatma mümkün mertebe
elektrik ile yapılmaktadır. Başka aydınlatma
araçları kullanıldığında, ortamın havasının
bozulmamasına, yangına ve patlamalara sebep
olmamasına dikkat edilmelidir.
d. Suni ışık tesis ve araçları; havayı
kirletecek nitelikte olmamalı, gaz, koku
çıkarmamalı, keskin, göz kamaştırıcı ve titrek ışık
meydana getirmemeli,
e. 35˚C’den aşağı sıcaklıkta parlayabilen ve
buhar çıkaran benzin ve benzol gibi sıvılar,
aydınlatma cihazlarında kullanılmamalıdır.
f. Lamba alevinin, parlayabilen gaz ve
maddelerle teması ihtimali olan işlerde; alev, tel
kafes gibi malzemeler ile örtülmeli,
g. İçinde kolayca parlayıcı veya patlayıcı
maddeler ile ilgili işler yapılan ya da parlayıcı,
patlayıcı maddeler bulunan yerler, sağlam cam
mahfazalara konulmuş lambalarla, ışık dışardan
yansıtılmak suretiyle aydınlatılmalı,
h. Sıvı yakıtlar ile aydınlatmada lambalar
ateş ve alev yakınında doldurulmamalı, üstlerinde
1 metre yanlarında 30 cm kadar mesafede
yanabilecek eşya ve malzeme bulundurulmalıdır.
11. Yapay Aydınlatma Çeşitleri
a. Direkt Aydınlatma
(1) Işık kaynağı doğrudan doğruya
aydınlatılacak bölgeye yönlendirilir.
(2) Bu tür aydınlatmalarda belli yüzeyler iyi
aydınlanır fakat bazı kısımlar gölgeli olur.
Aydınlatma homojen olmaz.
(3) Işık çalışanların gözlerine direkt geldiği
için rahatsız olurlar ve göz kamaşmalarına sebep
olur.
b. İndirekt Aydınlatma
(1) Işık kaynağı tavan veya duvarlara
yönlendirilir, buradan yansıyan ışınlar bölgeleri
aydınlatır
(2) Bu tür aydınlatmada homojen bir
aydınlatma sağlanır, işçilerin gözü kamaşmaz,
psikolojik bir rahatlık sağlar.
7. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 18’nci
maddesine göre yapılan işlere göre aydınlatma
oranları çizelgesi ;
Yapılan İş
Aydınlatma
Oranı (Lux)
İşyerlerindeki avlular, açık alanlar, 20 lux
dış yollar, geçitler ve benzeri yerler
Kaba malzemelerin taşınması, 50 lux
aktarılması,
depolanması
ve
benzeri kaba işlerin yapıldığı yerler
ile iş geçit, koridor, yol ve
merdivenler
Kaba montaj, balyaların açılması, 100 lux
hububat öğütülmesi, kazan dairesi,
makine dairesi, insan ve yük
asansör kabinleri malzeme stok
ambarları, soyunma ve yıkanma
yerleri, yemekhane ve helalar
Normal montaj, kaba işler yapılan 200 lux
tezgahlar, konserve kutulama ve
benzeri işler
Ayrıntıların yakından seçilebilmesi 300 lux
gereken işlerin yapıldığı yerler
Koyu renkli dokuma, büro ve 500 lux
benzeri sürekli dikkati gerektiren
ince işlerin
Hassas işlerin sürekli olarak 1000 lux
yapıldığı yerler
8. İş yerinin aydınlatması doğal ve yapay
aydınlatma olmak üzere iki şekilde yapılır.
9. Doğal Aydınlatma
a. Aydınlatma mümkün mertebe doğal
olarak, güneş ışığı ile yapılmasıdır.
b. Bu sebeple İşçi sağlığı ve İş güvenliği
Tüzüğünün 13. Maddesinde, işyeri taban yüzeyinin
en az 1/10 u oranında ışık almaya yarayan
pencerelerin olması şartı getirilmiştir.
10. Yapay Aydınlatma
10
(3) Ancak bu tür aydınlatmada daha çok
enerji harcanması gerektiği için pahalı bir
yöntemdir.
c. Yarı Direkt Aydınlatma
(1) Alt tarafı mat, üst tarafı şeffaf veya
açık, glop abajurlarla yapılan aydınlatmalardır.
(2) Bu tür aydınlatmalarda, direkt
aydınlatmaya oranla daha homojen aydınlatma
sağlanır, gölgeler yumuşaktır, gözü fazla
kamaştırmaz.
12. Asgari Aydınlatma Şiddetleri
Genel Aydınlatma
Özel
Mutfak
Yemekhane
Az Kullanılan Genel Depo
Çok Kullanılan Genel Depo
Büyük Malzeme Deposu
Küçük Malzeme Deposu
Dükkanlar
Teknik İşyerleri
Satış Salonları
Laboratuvarlarda
Fabrikalarda
f. Bu radyasyon enerjilerinin yalnızca ikisinin
varlığını
bir
ölçü
aygıtı
kullanmaksızın
belirleyebiliriz.
Bunlar
insan
gözünün
algılayabildiği görünür ışık ve etkisini ısı olarak
algıladığımız uzun dalga boylu kızılötesi radyasyon
enerjileridir.
g. Radyo dalgalarının varlığı radyo
alıcılarıyla, diğer radyasyonların varlığı da çeşitli
yöntemlerle belirlenir.
h. Radyasyonu meydana getiren parçacıklar
veya elektromanyetik dalgalar ses dalgalarından
farklı olarak boşlukta yol alabilir
50lux
100lux
100lux
125lux
25lux
50lux
50lux
200lux
150lux
400lux
500lux
500lux
500lux
2. Elektromagnetik Spekturum
13. Stroboskobik Etki: Makinelerin hareketli
aksamının aydınlatılmasında ışıksal görüntü
yanılmalarını (stroboskobik etkileri) önlemek için;
Uygun lamba seçmek, Çok fazlı besleme biçimi
uygulamak gibi tedbirler alınır.
F. RADYASYON (İYONİZE-NON İYONİZE IŞINLAR)
1. Genel
a. Radyasyon Latince bir kelime olup
dilimizde ışıma olarak kullanılır
b. Işık ışınları, ısı, X-ışınları, radyoaktif
maddelerin saldığı ışınlar ve evrenden gelen
kozmik ışınların hepsi birer radyasyon biçimidir.
c.
Bazı
radyasyonlar
çok
küçük
parçacıklardan, bazıları da dalgalardan oluşur.
d. Radyasyon vücuda yüksek dozda
girdiğinde insan sağlığı için zararlıdır.
e. İşyerlerinde radyasyonun kullanılmasını
ve denetlemesini «Türkiye Atom Enerjisi Kurumu»
yapar
a. İyonize- Non iyonize Radyasyon
(1) İyonlaştırıcı: Atomlardan elektron
sökebilen;
-Parçacık: alfa, beta, nötron
-Dalga: gama ve x ışınları
(2)
İyonlaştırıcı olmayan: Atomlardan
elektron sökemez. (infrared, görünür, mikrodalga,
radyo dalgası)
b. Radyo Dalgaları
11
(1) Dalga boyları birkaç milimetreden
1km’ye kadar uzanır.
(2) Radar sistemlerinde dalga boyları 325cm arasındaki mikrodalgalardan yararlanılır.
(3)Mikrodalga fırınlarda kullanılan ışınların
dalga boyları genellikle 12 cm dolayındadır.
(4)Televizyon yayınlarında ise, 1km ya da
daha uzun olan radyo dalgaları kullanılır.
c. IR: Kızılötesi Işınlar
(1) Güneş ışını içerisinde bulunduğu gibi
yapay olarak da meydana getirilebilir. Güneş
ışınlarındaki ısı infraraed (kızılötesi) ışınlardan
kaynaklanır. Dalga boyları: 740-100.000 nm
(2) Kaynak işlemi esnasında oluşan ark
enerjisinin yaklaşık %15’i radyasyon şeklinde
ortama yayılır. Bu ışınların dağılımı ise; %60
İnfrared (Kızılötesi), %10 Ultraviyole (Morötesi),
%30 Görünür,
(3) Bu ışınlar vücuda kolayca girer ve aşırı
ısı verirler. Vücudun açık kısımları ısınır ve fiziki
gerginlik olur. Bu ışınların şiddetine maruziyet
süresine ve ışına maruz kalan vücut bölgesine bağlı
olarak; Deri yanıkları, katarakt gibi bazı göz
hastalıkları meydana gelebilir.
d. Görünür Işınlar
(1) Görünür ışık, güneş ışığı içerisinde
bulunduğu gibi yapay
olarak da meydana
getirilebilir. Dalga boyu 400-740 nm (mor-kırmızı
ışığa) kadar uzanır.
e. UV Görünür Işınlar
(1) Güneş ışını içerisinde bulunduğu gibi
yapay olarak da meydana getirilebilir.
(2) Dalga boyları: 1-1000 nm
(3) Morötesi ışınlar (UV); derinin yüzey
hücreleri ve gözün kornea tabakası üzerine etki
yapar. Deri (güneş yanığına benzer yanıklar,
pigmentasyon, ekzema, sivilce, deri kanserleri)
Gözlerde (göz sulanma-yanma, kaşıntı, ağrı,
konjonktivit, iritis, kornea ülseri ve kalıcı körlük)
f. Alfa Işınları
(1) Alfa ışınları veya alfa partikülleri;
helyum atomunun pozitif yüklü çekirdeğidir.
(2)Yapay olarak meydana getirilebildiği
gibi teknolojinin gereği olarak istenmediği zaman
yan ürün olarak (elektron tüplerinde olduğu gibi)
ortaya çıkabilir.
(3)Alfa ışınları, ağır parçacıklar olup çok
uzağa gidemezler. Havada yaklaşık 5cm’lik
mesafedeki bir kağıt tabakasını veya alüminyum
levhayı geçemezler. Bu nedenle çevreden
gelebilecek alfa ışınları önemli bir tehlike
oluşturmaz.
(4)Ancak,
kaynağından
çıktıklarında
hücreler üzerinde çok zararlı etkiye sahiptirler.
Solundukları veya yutuldukları zaman zararlıdırlar.
12
g. Beta Işınları
(1) Beta ışınları; negatif yüklü hızlı
elektronlardır. Yapay olarak izotop elde etmekte
hızlandırılmış elektronlar kullanılır.
(2)Elektron tüplerinde de katottan anoda
elektron akışı vardır. Bu elektronların bir kısmı
anoda gitmeyip yön değiştirerek açığa çıkabilirler.
(3)Beta ışınları, madde içine fazla nüfuz
etmezler. Bu ışınlar, cilt üzerinde yanık etkisi
meydana getirirler ve kas içine birkaç milimetre
mesafeye kadar etki ederler.
(4)Beta ışınlarının yutulması ve solunması
tehlikeli olabilir.
h. Proton Işınları
(1) Proton ışınları; atom çekirdeğinde
bulunan ve pozitif elektron yüklü partiküllerdir.
(2) Bu ışın da nükleer çekirdek bölünmesi
reaksiyonları sırasında meydana gelirler.
(3)Proton ışınları vücudun derinliklerine
girebilir ve dokulara hafif derecede nüfuz edebilir.
Bu nedenle vücuda zararlıdır.
İ. Nötron Işınları
(1) Nötron ışınları; atom çekirdeğinde
bulunan yüksüz parçacıklar olup önemli ve
özellikleri olan bir radyasyon tipidir.
(2)Nükleer çekirdek bölünmesi ve
reaksiyonları sırasında meydana gelirler.
(3)Nötron ışınları oldukça tehlikelidir.
Vücudun
derinliklerine
girebilirler.
Doku
hücrelerinin otom çekirdekleri içerisine nüfuz
edebilirler. Bu nedenle dokulara zarar verirler.
j.X Işınları
(1) X-ışınları; röntgen cihazlarında
meydana gelen ışınlardır.
(2)X-ışınlarının dalga boyları gamma
ışınlarının dalga boylarına göre 100 kat daha
büyüktür. X-ışınlarının dalga boyları 0,001nm-100
nm arasında değişir.
(3)X-ışınları, vücuda derinlemesine kolayca
girebilir ve dokulara nüfuz ederek tahrip edici etki
gösterir.
(4)X-ışını, tıpta iç organların ve kemik
yapının izlenmesinde çok sık kullanılır.
k. Gama Işınları
(1) Kozmik ışınlardan sonra en kısa dalga
boyuna sahip ışınlardır. Dalga boyu: 0,0001-0,001
nm
(2)Gamma ışınları hem uranyum ve
radyum gibi doğan radyoaktif maddelerin
parçalanmaları sırasında hem de bir nükleer
reaktörde ya da bir atom bombası patlatıldığında
atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla meydana
gelir.
(3)Bu ışınlar canlılar için zararlıdır.
Dokulara derinliğine girerler ve dokuları tahrip
ederler.
(4)Tıpta kanserli hücreleri yok etmede,
araç ve gereçlerin mikroplardan arındırılması gibi
yararlı işlerde de kullanılır.
3. Radyasyonun Yayılması
a. Radyasyon enerjisi ya dalga biçiminde ya
da parçacık modeli ile yayılırlar
b. C = λ x f (C ışık hızı, λ dalga boyu, f ise
frekanstır)
Işığın boşluktaki hızı 299.792.458
300.000
km/s’dir.
4. Radyasyonun Ölçülmesi
a. Radyasyonu Algılamak ve Ölçmek
(1) Doz Hızı Ölçerler (Surveymetreler):
Bulunduğu yerdeki radyasyon doz hızını ölçerler.
(2) Kontaminasyon Monitörleri
(3)Dozimetreler:
Belli
bir
zaman
aralığındaki toplam radyasyon dozunu ölçer
b. Kesin Tanı
(1) Dıştan etki yapan ışınların ölçülmesi
için parsiyel global dozimetri,
(2) İç kontaminasyonun ölçülmesi için total
veya parsiyel beden spektrometresi yapılır.
13
c. Işına maruz kalınan işlerde, çalışanın özel
kuruluşlar tarafından sürekli denetlenmesi ve
hastalık halinde bu denetimin sonuçlarından
yararlanılması gerekir.
5. Radyasyondan korunmada aşağıdaki
faktörler önemlidir.
a. Işının gücü/çıkış enerjisi,
b. Işın kaynağına uzaklık,
c. Işının çapı,
d. Işının dağılımı,
e. Sinyal atım hızı sıklığı,
f. Dalga boyu,
g. Işının optiği ve ışın yolu,
h. Maruziyet süresi,
i.hastanın boyutu, önemlidir.
6. Radyasyonun Sınıflandırılması
Sınıf 1
Kullanımı her koşulda güvenlidir.
Maruziyet sınırı yoktur
Sınıf 1 M
Kullanımı her koşulda güvenlidir.
Işınların çapı geniştir.
Sınıf 2
Görülebilir alandadır, göz kırpma
refleksi ile korunabilir; 1mw ile sınırlı
ise, emisyon süresi 0,25sn’den azsa, ışın
yağmuru yoksa,
Sınıf 2 M
Görülebilir alandadır, güvenlidir göz
kırpma
refleksi
ile
korunmak
mümkündür.
Sınıf 3 R
Dikkatli olunduğu sürece zarar vermez
5mw ile sınırlıdır. Göz koruması gerekir.
Sınıf 3 B
Doğrudan bakılırsa zararlıdır. Mat
yüzeylerden
yansıması
zararsızdır.
Kilitleme sistemi ve göz koruması
gerekir.
Sınıf 4
3 B üzerinde güce sahip bütün lazerler
bu sınıfa girer. Mutlaka kilitleme sistemi
olmalıdır.
7. Radyasyon Güvenlik Önlemleri
a. Uygun işaretleme: Sınıf 2 ve daha
üzerinde
b. Uygun göz koruması: Sınıf 3 ten itibaren
kullanılmalı
c. Cilt koruması
Kıyafetler (sınıf 4 için yanmaz olmalı)
Eldivenler (sık dokuma ve opak olmalı)
Koruyucu kremler kullanılmalı
d. Bariyerler
e.Havalandırma (zorlu emiş…)
Diğerleri
14
8. Yıllık Doz Sınırları (Radyasyon Güvenliği
Yönetmeliğine Göre)
a. Madde10: Yıllık doz sınırları sağlığa zarar
vermeyecek şekilde uluslararası standartlara
uygun olarak, Kurum tarafından radyasyon
görevlileri ve toplum üyesi kişiler için ayrı ayrı
belirlenmiştir. Yıllık toplam doz aynı yıl içindeki dış
ışınlama ile iç ışınlamadan alınan dozların
toplamıdır. Kişilerin, denetim altındaki kaynaklar
ve uygulamalardan dolayı bu sınırların üzerinde
radyasyon dozuna maruz kalmalarına izin
verilemez ve bu sınırlara tıbbi ışınlamalar ve doğal
radyasyon nedeniyle maruz kalınacak dozlar dahil
edilemez.
(1)Değişik:RG-29/9/2004-25598)
Radyasyon görevlileri için etkin doz ardışık beş
yılın ortalaması 20 mSv’i, herhangi bir yılda ise 50
mSv’i geçemez. El ve ayak veya cilt için yıllık
eşdeğer doz sınırı 500 mSv, göz merceği için 150
mSv’dir. Cilt için en yüksek radyasyon dozuna
maruz kalan 1 cm2’lik alanın eşdeğer dozu, diğer
alanların aldığı doza bakılmaksızın ortalama cilt
eşdeğer dozu olarak kabul edilir.
(2) (Değişik:RG-29/9/2004-25598) Toplum
üyesi kişiler için etkin doz yılda 1 mSv’i geçemez.
Özel durumlarda; ardışık beş yılın ortalaması 1
mSv olmak üzere yılda 5 mSv’e kadar izin verilir.
Cilt için yıllık eşdeğer doz sınırı 50 mSv, göz
merceği için 15 mSv’dir.
(3) 18 yaşından küçükler Tüzüğün 6 ncı
maddesine göre radyasyon uygulaması işinde
çalıştırılamazlar. Bu Yönetmeliğin 15 inci
maddesinin (b) bendinde belirtilen alanlarda,
eğitim amaçlı olmak koşuluyla, eğitimleri
radyasyon kaynaklarının kullanılmasını gerektiren
16-18 yaş arasındaki stajyerler ve öğrenciler için
etkin doz, herhangi bir yılda 6 mSv’i geçemez.
Ancak el, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz
sınırı 150 mSv, göz merceği için 50 mSv’dir.
b. İş Sağlığı ve İşçi Güvenliği Tüzüğü Madde
83: Tabii veya suni radyoaktif ve radyoinizan
maddeler veya diğer korpüsküler emanasyon
kaynakları ile yapılan çalışmalarda aşağıdaki
tedbirler alınacaktır:
(1) Her çalışma için gerekli radyoaktif
maddenin, zararlı en az miktarı kullanılacaktır.
(2) Kaynak ile işçiler arasında, uygun bir
aralık bulunacaktır.
(3) İşçilerin, kaynak yakınında mümkün
olduğu kadar kısa süre kalmaları sağlanacaktır.
(4) Kaynak ile işçiler arasına, uygun
koruyucu bir paravana (ekran) konulacaktır. Bu
paravanalar, gama ve (x) ışınları için, kurşun,
beton ve benzeri beta ışınları ve nötronlar için
plastik ve benzeri malzemeden yapılmış olacaktır.
(5) İşçilerin ne miktarda radyasyon
aldıkları, özel cihazlarla ölçülecek ve bunlar en geç
ayda bir defa değerlendirilecektir. Alınan
radyasyon, izin verilen dozun üstünde bulunduğu
hallerde, işçi bir süre için, bu işten uzaklaştırılacak,
yıllık total doz korunacaktır.
(6) İşyerinde uygun aspirasyon sistemi
kurulacak, boşaltılan havanın radyasyon yönünden
süzülmesi sağlanacak, temizlik sırasında, özel
maskeler kullanılacaktır
(7) İşyeri ve işçinin temizliğine dikkat
edilecek, radyoaktif atıklar, usulüne uygun bir
şekilde yok edilecektir.
(8) Taşınabilen radyoaktif malzemeler
uygun ve özel kutularda bulundurulacaktır.
(9) Tabii veya suni radyoaktif ve
radyoinizan maddeler veya diğer korpüsküler
emanasyon kaynakları ile çalışacak işçilerin, işe
alınırken genel sağlık muayeneleri yapılacak ve
özellikle sinir, kan ve kan yapıcı sistemi
incelenecek, sinir ve kan hastalıkları ile ilgili
bozuklukları
görülenler,
bu
işlere
alınmayacaklardır.
(10) Yılda bir yapılacak periyodik sağlık
muayenesinde sinir ve kan hastalıkları ile ilgili
bozukluk
görülenler,
çalıştıkları
işlerden
ayrılacaklar, kontrol ve tedavi altına alınacaklardır.
(11) Enfraruj ışınlar saçan kaynaklar, bu
ışınları geçirmeyen ekranlarla tecrit veya otomatik
kapaklarla teçhiz edilecektir.
(12) Enfraruj ışınlar saçan işlerde çalışan
işçilere, bu ışınları geçirmeyen gözlükler ile diğer
uygun kişisel korunma araçları verilecektir.
(13) Enfraruj ışınlar saçan işlerde çalışacak
işçilerin, işe alınırken genel sağlık muayeneleri
yapılacak, özellikle görme durumu ve derecesi
tayin olunacak ve gözle ilgili bir hastalığı olanlar,
bu işlere alınmayacaklardır.
(14) Yılda bir yapılacak periyodik sağlık
muayenesinde, gözle ilgili bir hastalığı ve arızası
görülenler, çalıştıkları işlerden ayrılacaklar, kontrol
ve tedavi altına alınacaklardır.
G. BASINÇ
1. Genel
a. Birim alana yapılan kuvvete basınç denir.
b. İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda basınç
ise; normal hava basıncının (atmosfer basıncı)
daha fazla veya daha az olması gereken veya olan
işyerlerindeki basınçtır.
c. Normal hava basıncı =76 cm civa = 1
bar=1 kg/cm²=14.7 PSI
d. Normalde 4 N/cm²’lik basınç değişimi
organizmada rahatsızlık hissi dışında herhangi bir
sağlık sorunu oluşturmaz.
e. Normal şartlarda hava basıncı 76 cmHg
basınçtır
2. Düşük Basınç Anomalileri
a. Basıncının düşmesi nedeniyle, normal
atmosfer basıncı altında dokularda erimiş olan
gazlar serbest hale gelir ve vücutta;
(1) Çeşitli organlarda karıncalanma,
(2) Kol ve bacaklarda ağrılar,
(3) Bulanık görme,
(4) Kulak ağrıları,
(5) Vücuttaki oksijenin parsiyel basıncının
düşmesi sonucu anoksemi (Kanda O₂ azalması),
görülebilir.
b. Yüksek basınçtan normal basınca ani
geçişte
(1) Kaşıntı,
(2) Kas ve eklem ağrıları,
(3) Kulak çınlaması ve işitme kaybı,
(4) Baş dönmesi,
(4) Hipertermi,
(5) Ödem,
(6) Psişik bozukluklar, epilepsi, felçler (en
çok alt ekstremiterlerde ve menier sendromu
kalıcıdır.)
3. Yüksek Basınç Anomalileri
15
a. Basıncın 4 atmosferi aşması halinde, kişi
solunum ile fazla azot alacağından, azot narkozu
içine düşebilir ve vücutta;
(1) Karar vermede, düşünmede, istemli
hareketlerde kötüleşme ve şuur çekilmesi,
(2) Oksijen parsiyel basıncının artması ileri
safhada komaya sokar, Kişi normal basınca
döndüğünde bu belirtiler hemen kaybolur.
b. Basınç aniden artarsa;
(1) Baş ağrısı,
(2)Kulak ve diş ağrıları (özellikle çürük
dişler),
(3) Denge bozukluğu,
(4) Kulaklarda ve yüz sinüslerinde ağrı,
(5) Karın ağrıları,
(6) Bilinç kaybı,
4. Basınçlı İşlerde İşçi Seçimi
a. Genç ve tecrübeli olmalı,
b.Obez ve alkolik olmamalı,
c.Kronik solunum sistemine hastalıkları
olmamalı,
d. Akut KBB yakınmaları olmamalı,
5. Basınçlı İşlerde Çalışanlara Yapılan İşlemler
a. Tam sistemik muayene yapılmalı,
b. Akciğer ve sinüs grafileri çekilmeli,
c. Büyük eklemlerin işe girişte ve periyodik
muayenede radyolojik incelemeleri yapılmalı,
d. İncelemeler işçi işten ayrıldıktan sonra da
2 yıl tekrarlanmalı,
e. Basınç altında kazaya uğrayanlar ile
hastalananlar yeniden işe döndürülmemeli,
f. Basınç altında çalışanlar çok iyi eğitilmeli,
6. Düşük ve yüksek basıncın işçiler üzerinde
meydana getirdiği olumsuz etkiler bir meslek
hastalığıdır. Basınç değişikliği nedeni ile görülen;
Akut hadiselerde yükümlülük süresi 3 gündür,
Diğer hadiselerde yükümlülük süresi 10 yıldır.
Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne ekli
meslek hastalığı listesinde "E-4 Hava basıncındaki
ani değişmelerden olan hastalıklar" başlığı ile
verilmiştir.
7. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü Madde 82:
a. Dalgıç odalarında, şahıs başına saatte en
az 40m³ hava sağlanacak ve bu havadaki CO₂
miktarı %0,1’i geçmeyecek,
b. Bir dalgıç 22m’den fazla derinliğe bir
günde 2 defadan fazla dalmayacak ve bu 2 dalış
arasında en az 5 saat geçecek,
c. Bu gibi işlerde çalışacak işçiler, işe
alınırken, klinik ve laboratuvar usulleri ile genel
sağlık muayeneleri yapılacak ve özellikle;
(1)EKG
(2)Akciğer fonksiyon testleri
(3)Kalp-dolaşım,
(4)Kemik sistemi …. incelenecek,
d. İşe girdikten 15 gün sonra adaptasyon
muayeneleri yapılacak
8. Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak 7,5
Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler
Hakkındaki Yönetmelik Madde: 5: Su altında
basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işler (iniş,
çıkış, geçiş dahil) süre
a. 20-25 (20 hariç) metre derinlik veya 2-2,5
(2 hariç) kg/cm² basınçta 7 saat
b. 25-30 (25 hariç) metre derinlik veya 2,5-3
(2,5 hariç) kg/cm² basınçta 6 saat
c. 30-35 (30 hariç) metre derinlik veya 3-3,5
(3 hariç) kg/cm² basınçta 5 saat
d. 35-40 (40 hariç) metre derinlik veya 3,5-4
(3,5 hariç) kg/cm² basınçta 4 saat
e. Dalgıçlar için bu süreler;
18 metre
derinliğe kadar 3 saat, 40 metre derinliğe kadar
1/2 saattir.
16
Download

fiziksel risk etmenleri bilgi notu-1