NÉMETH, Gyula (Julius)
tâbi tutan Mervân b. Ebû Hafsa’nýn yolunu izlemiþtir. Þiiri duygu ürünü olduðu kadar akýl ve mantýk ürünü gören Nemerî
(Merzübânî, el-Müveþþa¼, s. 398) þiirde
hem üslûba hem fikrî yapýya ayný derecede itina eden, lafýz ve mâna sanatlarýna
özen gösteren, bedî‘ ekolünün öncüsü
Külsûm b. Amr el-Attâbî’nin ve Müslim
b. Velîd gibi þairlerin takipçisi olmuþtur
(Câhiz, I, 51). Mervân b. Ebû Hafsa, Ali b.
Cehm, Ýbrâhim el-Mevsýlî, Müberred, Ýbnü’l-Mu‘tez ve Ebû Hilâl el-Askerî gibi þair ve ediplerin takdirini kazanan Nemerî,
Ebû Temmâm ve Mütenebbî’yi de belli ölçüde etkilemiþtir.
Nemerî’nin yaklaþýk 4000 beyit olduðu
kaydedilen divaný ile (Ýbnü’n-Nedîm, s. 186)
Ýbn Ebû Tâhir’in ÝÅtiyâru Þi£ri Man½ûr
en-Nemerî adlý eseri zamanýmýza ulaþmamýþtýr. Tayyib el-Aþþâþ kaynaklardan
derleyerek meydana getirdiði divanýný Þi£ru Man½ûr en-Nemerî adýyla neþretmiþtir (Dýmaþk 1401/1981). Nâþir ayrýca Cevâd Ali’nin Nemerî’nin þiirlerini topladýðýný, ancak yayýmlamadýðýný kaydetmektedir (Þi£ru Man½ûr en-Nemerî, s. 26-27). Divanda 386 beyit hacminde elli yedi parça
yer almakta olup bunlardan otuz bir beyit baþka þairlere aittir. Muhammed Eþkar esere dokuz beyit ilâve ettiðini belirtir.
Divanda kýta ve beyitler halinde çok sayýda parçanýn yer almasý Nemerî’nin daha
baþka þiirlerinin bulunduðunu, uzun kasidelerinden yalnýz kýta ve beyitlerin kaldýðýný göstermektedir. Nitekim Me’mûn
için yazdýðý “Mîmiyye”nin yalnýz üç beyti
ele geçmiþ (Ýbnü’l-Mu‘tez, s. 247), Hârûnürreþîd ve Fazl b. Yahyâ için kaleme aldýðý iki kaside de kaybolmuþtur (Ebü’l-Ferec el-Ýsfahânî, XIII, 103, 107). Þiirlerinin
çoðu methiye olup bunlar yirmi parça halinde 200 beyitten meydana gelir. Methiyelerin on dördü Hârûnürreþîd, altýsý vezir, vali ve kumandanlar için yazýlmýþtýr.
Hârûnürreþîd için kaleme aldýðý övgülerinde onun erdemlerini dile getirmiþ, siyasî övgülerinde ise hilâfetin Abbâsîler’in
hakký olduðunu âyet ve hadislerden delillerle ispata çalýþmýþ, Hz. Ali’yi ve Ehl-i beyt’i
yermiþtir (Þi£ru Man½ûr en-Nemerî, s. 8687, 103). Þîa’yý savunduðu þiirlerinde ise
hilâfetin Hz. Ali ve evlâdýnýn hakký olduðunu yine âyet ve hadislerden getirdiði delillerle ispata yönelmiþ (a.g.e., s. 143-144),
Hz. Hüseyin için göz yaþý dökmüþ, onu yardýmsýz býrakanlarýn sorumlu olduðunu açýklamýþtýr (a.g.e., s. 122, 126-128). Hz. Ebû
Bekir ile Ömer’in ve onlarýn ardýndan gelenlerin Hz. Ali ve evlâdýnýn hilâfet haklarýný gasbettiðini, Abbâsîler’den silâhlý is-
yan ve savaþla bu hakký geri almanýn zaruretini dile getirmiþ, hatta Hz. Ali’nin nebî olduðunu ileri sürmüþtür (a.g.e., s. 149).
Derleme divanýnda yer alan siyasî içerikli
þiirlerinin ikisi Abbâsî, yedisi Þîa taraftarýdýr; beþi ise her iki tarafa da yorumlanmaya uygundur.
Çirkinliði yüzünden kadýnlardan ilgi görmeyen Nemerî’nin gazelleri sadece kasidelerinin giriþinde yer alýr. Yaþlýlýðýndan dolayý kadýnlarýn kendisine uzak durduðunu
söyleyen þair gazellerinde gençlik günlerinin özlemini dile getirmiþtir (a.g.e., s. 8485). Onun, “Ölüm ile ayrýlýk birdir ya da ayný memeden emen ikizlerdir” dizesi (a.g.e.,
s. 139) mesel olmuþtur. Gerek þiirlerinde
gerekse günlük hayatýnda edep dýþý sözlerden hoþlanmayan Nemerî döneminde
yaygýn olan müzekker gazeline iltifat etmemiþtir. Ayný þekilde içki içmediði gibi
þiirlerinde de bu tür tasvirler yer almaz.
Hârûnürreþîd’in atý ve kýlýcý, özellikle Baðdat hakkýndaki tasviri (a.g.e., s. 41, 140141) güzel bulunmuþtur. Yazlarý Rakka’da
oturan Hârûnürreþîd’in eþi Zübeyde Baðdat’ý özlemiþ ve saray þairlerine halifenin
de Baðdat’ý özlemesini saðlayacak kasideler yazmalarýný emretmiþtir. Nemerî’nin
kaleme aldýðý “Nûniyye” (a.g.e., s. 140-141)
halifenin hemen Baðdat’a gitmesini saðlamýþ, þaire de yüklü bir ödül kazandýrmýþtýr (Ýbnü’l-Mu‘tez, s. 246). Nemerî’nin, aralarýnda kabile baðý bulunan ve yardýmlarýný gördüðü Azerbaycan Valisi Yezîd b.
Mezyed ile Bermekîler’e yazdýðý mersiyeleri vefa duygusundan, Hz. Hüseyin’e mersiyesi Þiî inancýndan kaynaklanýyordu. Ferdî hicivleri az olmasýna karþýlýk Þîa’nýn hasýmlarýna yönelttiði yergileri çoktur. Derleme divanýnda soyundan, kerem ve onurundan söz ettiði üç kasidesi yer almaktadýr.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Buhârî, “Feçâ,ilü ashâbi’n-nebî”, 9; Tirmizî,
“Menâkýb”, 20; Mansûr en-Nemerî, Þi£ru Man½ûr
en-Nemerî (nþr. Tayyib el-Aþþâþ), Dýmaþk 1401/
1981; Câhiz, el-Beyân ve’t-tebyîn, I, 51; II, 333;
Ýbn Kuteybe, eþ-Þi £r ve’þ-þu£arâß, II, 859-862; Ýbn
Ebû Tâhir, Kitâbü Ba³dâd (nþr. Ýzzet el-Attâr – Zâhid el-Kevserî), Kahire 1368/1949, s. 69-70; Ýbnü’l-Mu‘tez, ªabašåtü’þ-þu£arâß (nþr. Abdüssettâr Ahmed Ferrâc), Kahire 1375/1956, s. 42, 241247, 438; Taberî, TârîÅ (Ebü’l-Fazl), VIII, 240, 262263, 362; Ýbn Abdürabbih, el-£Ýšdü’l-ferîd, V, 335;
Cehþiyârî, el-Vüzerâß ve’l-küttâb, s. 233; Ebû Bekir es-Sûlî, AÅbârü’þ-þu£arâßi’l-mu¼de¦în (nþr. J.
H. Dunne), Kahire 1934, s. 76-77; Ebü’l-Kasým ezZeccâcî, Mecâlisü’l-£ulemâß (nþr. Abdüsselâm M.
Hârûn), Kahire 1403/1983, s. 21, 32-33; Ebü’lFerec el-Ýsfahânî, el-E³ånî, Beyrut 1414-15/1994,
XIII, 97-108; Merzübânî, AÅbâru þu£arâßi’þ-Þî£a
(nþr. M. Hâdî el-Emînî), Necef 1388/1968, s.
79-82; a.mlf., el-Müveþþa¼ (nþr. Ali M. el-Bi-
câvî), Kahire 1385/1965, s. 398; Ýbnü’n-Nedîm, el-Fihrist (Teceddüd), s. 186; Þerîf el-Murtazâ, Emâli’l-Murta²â (nþr. M. Ebü’l-Fazl), Kahire
1373/1954, II, 274-278; Ebû Ýshak el-Husrî, Zehrü’l-âdâb (nþr. Ali M. el-Bicâvî), Kahire 1389/
1969, II, 623-625, 648, 650-651; Ýbn Hazm, Cemheretü ensâbi’l-£Arab (nþr. E. Lévi-Provençal),
Kahire 1948, s. 284-285; Hatîb, TârîÅu Ba³dâd,
XIII, 65-69; Ebû Ubeyd el-Bekrî, Sim¹ü’l-leßâlî fî
þer¼i Emâli’l-Æålî (nþr. Abdülazîz el-Meymenî),
Kahire 1354, s. 336; Sem‘ânî, el-Ensâb (Bârûdî),
V, 525-526; Yâkut, Mu£cemü’l-üdebâß, Beyrut
1413/1993, I, 388; Ahmed Ferîd Rifâî, £A½rü’lMeßmûn, Kahire 1928, II, 333-338; O. Rescher,
Abriss der Arabischen Litteraturgeschichte,
Stuttgart 1933, II, 47-49; Sezgin, GAS, II, 541542; Ömer Ferruh, TârîÅu’l-edeb, II, 139-141;
A£yânü’þ-Þî£a, X, 138-141; Þevký Dayf, TârîÅu’ledeb, III, 314-317; Mustafa eþ-Þek‘a, eþ-Þi £r ve’þþu£arâß fi’l-£a½ri’l-£Abbâsî, Beyrut 1986, s. 599628; Muhammed Eþkar, Þu£arâßü’l-Cezîreti’l-Furâtiyye fi’l-£a½ri’l-£Abbâsî, Halep 1417/ 1996, s.
15-56; T. el-Achèche, “Mansur al-Namarý”, EI 2
(Ýng.), VI, 437-438.
ÿSüleyman Tülücü
–
—
NÉMETH, Gyula (Julius)
(1890-1976)
˜
Macar Türkologu ve tarihçisi.
™
2 Kasým 1890’da Orta Macaristan’ýn Büyük Kumanya denilen bölgesindeki Karczag kasabasýnda doðdu. Ailesi yoksul olduðu için ancak üstün baþarýsýnýn saðladýðý imkânlarla okuyabildi, kýsa sürede Latince, Yunanca ve yaþayan belli baþlý Avrupa dillerini öðrendi. Türkçe’yi henüz on
dört yaþýnda iken öðrenmeye baþladý; yaz
tatillerinde Ýstanbul, Aydýn ve Ýzmir’e giderek Türkçe, Türkler ve Türkiye hakkýndaki bilgilerini arttýrdý. Daha sonra tuttuðu gezi notlarýný bir gazetede yayýmladý
(“Kisázsiában”, Budapesti Hirlap, 28, nr.
189, 7 Aðustos 1908). 1909’da liseyi bitirip ardýndan yaz günlerinde Kýrým’a gitti;
Tatar aydýnlarýyla tanýþtý ve gördüklerini
ayný gazetede yayýmladý (“Tatár földön”,
Budapesti Hirlap, 289, nr. 187, 8 Aðustos
1909). Budapeþte Üniversitesi’ne girerek
Alman ve Macar filolojilerinde okudu; asýl
ilgi alaný ise Türkiyat’tý. Tanýnmýþ filolog ve
þarkiyatçýlardan Zoltán Gombocz, Árminius Vámbéry, Ignaz Goldziher, János Horváth, Bernát Munkácsi, Ignácz Kúnos ile
yakýnlýk kurdu. Milletlerarasý Orta ve Doðu Asya Kurumu Macar Komitesi’nin desteðiyle 1910 yazýnda Kafkaslar’a gidip Balkar ve Kumuk dillerini inceledi; derlediði
malzemeyi dönüþünde bir dergide yayýmladý (“Kumükisches und balkarisches Wörterverzeichnis”, KSz., 12 [1911] s. 91-153;
“Proben der kumükischen Volksdichtung”,
a.g.e., I/12 [1911], s. 274-308; II/13 [1912],
551
NÉMETH, Gyula (Julius)
s. 129-173). 1911 ve 1912 yazýnda Leipzig’de Hans Stumme’nin yanýnda çalýþtý ve
henüz öðrenci olduðu halde Milletlerarasý
Orta ve Doðu Asya Kurumu Macar Komitesi’ne üye seçilerek Ufa’daki Çuvaþlar arasýnda araþtýrma yapmaya gönderildi. 19131914 ders yýlýnda devlet bursuyla Leipzig,
Berlin ve Kiel üniversitelerinde derslere devam etti. 1914’te üniversiteyi bitirdi, ardýndan doktorasýný yaptý ve 1916’da, 1913’te
Árminius Vámbéry’nin ölümüyle boþalan
Budapeþte Üniversitesi Doðu Dilleri Kürsüsü’ne profesör tayin edildi; 1918’de de
ordinaryüslüðe yükseltildi.
Németh hem çok baþarýlý bir ilim adamý hem de çok iyi bir teþkilâtçý idi. Körösi
Csoma-Archivum dergisini dünyanýn en
önemli Türkoloji dergilerinden biri yaptý.
Macar Dilcilik, Macar Etnografya, Macar
Tarih ve Minerva kurumlarýnýn yönetim
kurulu üyeliklerine getirildi. Macar Bilimler
Akademisi’ne 1922’de muhabir üye, 1935’te asýl üye seçildi. 1930’da Türk Filolojisi
Enstitüsü’nü kurdu. Doðu Asya Enstitüsü
ve Ýç Asya Enstitüsü yine onun giriþimiyle
kuruldu. 1931’de Ugro-Fin Kurumu’na muhabir üye seçildi, 1937’de Corvin Çelenk
ödülü aldý. 1938’de Estonya Bilginleri Kurumu þeref üyesi, 1939’da Millî Bilim Kurumlarý ve Enstitüleri Federasyonu baþkan
yardýmcýsý, ayný yýl Macar Topluluðu Bilimi Enstitüsü müdürü oldu. 1948’de en
büyük devlet ödülü Kossuth’un birinci derecesini aldý. 1949’da Macar Bilimler Akademisi Dil ve Edebiyat Kolu baþkanlýðýna ve
Macar Bilimler Akademi Baþkanlýðý Konseyi üyeliðine getirildi. Budapeþte Üniversitesi’nde iki defa dekanlýk, bir defa rektörlük (1947-1949) yaptý. 1950’de Budapeþte Belediye Meclisi’ne üye seçildi ve Macar
Bilimler Akademisi tarafýndan araþtýrma
yapmak için dýþ ülkelere gönderildi. 1951’de Macar Halk Cumhuriyeti madalyasýnýn
dördüncü derecesini aldý ve Macar Dilcilik
Enstitüsü’nün müdürlüðüne, 1954’te Bulgar Bilimler Akademisi üyeliðine, 1955’te
Gyula
(Julius)
Nemeth
552
Berlin’deki Alman Bilimler Akademisi muhabir üyeliðine ve 1957’de Türk Dil Kurumu þeref üyeliðine seçildi; ayný yýl kendisine Royal Asiatic Society ile Societas-Altaica’ya üye olma hakký verildi.
Németh’in çalýþmalarý eski Macar tarihi
ve Macar-Türk münasebetlerinin aydýnlatýlmasý üzerinde yoðunlaþtý. 1930’da yayýmladýðý A honfoglaló magyarság kialakulása adlý eserinde Macarlar’ýn Orta
Avrupa’ya gelmeden önce, bin yýl kadar
Türk kavimleriyle bir arada yaþadýklarýný,
fakat bu çaða ait bilgiler zamanýmýza intikal etmediði için bu eksikliðin Türk kavimlerinin dil, etnografya vb. kalýntýlarýndan günümüze ulaþabilenlerle açýklanarak
giderilebileceðini gösterdi. Macar Bilimler
Akademisi Németh’e bu eserinden dolayý
Marczibányi ödülünün ikinci derecesini verdi. Eski Türk kavimlerinden Hun, Avar,
Sabir, Hazar, Göktürk, Peçenek, Kuman ve
Bulgarlar’ýn dil ve tarihleri üzerine önemli
makaleler yayýmladý (“Die köktürkischen
Grabinschriften aus dem Tale des Talas in
Turkestan”, KCs.A, 2 [1926], s. 134-143; “Der
Volksname türk”, KCs.A, 2 [1927], s. 275281; “A magyar népnév, a magyar törzsnevek, a kazar népnév”, Magyar Nyelýs, 35
[1939], s. 63-71; “Attila és hunjai”, Magyar
Szemle Konvei, XVI [1940], s. 7-10; “A hunok
nyelv”, Magyar Szemle Konvei, s. 217-226;
“Zur Erklärung der Orchoninschriften”,
Festschrift Friedrich Giese [Berlin 1941],
s. 35-45). Peçenekler’in yazýsýný okudu ve
dilini aydýnlattý (Die Inschriften des Schatzes von Nagy-Szent-Miklós: I-II, BudapestLeipzig 1932). Codex Cumanicus’un bilmecelerini çözdü (“Die Rätsel des Codex
Cumanicus”, ZDMG, 67 [1913], s. 577608); Kuman kiþi ve yer adlarýný inceledi
(“Die Volksnamen quman und qûn”,
KCs.A, 3 [1940], s. 95-109). Türkler’in anayurdunun Batý Asya’da, Altay ve Ural sýradaðlarý arasýnda olduðu görüþünü ileri
sürdü (“A törökség öskora”, Emlékkönye
Berzeviczy Albert urnak, Budapest 1934, s.
158-174). Göktürkçe’den Anadolu aðýzlarýna, Yâkutça’dan Çuvaþça’ya kadar Türk
dilinin eski ve yeni bütün tabaka ve dallarýyla ilgilendi. Bu arada özellikle Balkan
Türkçesi ve diyalektolojisine dair araþtýrmalar yaptý ve Bulgaristan’daki Türkler’in
aðýz özelliklerinden yola çýkarak onlarýn
Anadolu’nun hangi bölgelerinden gelmiþ
olduklarýný tesbit etti (Zur Einteilung der
türkischen Mundarten Bulgariens [Sofia
1956]; Die Türken von Vidin [Budapest
1965]). Osmanlý Türkçesi’ne çok önem verdi. Daha 1919’da yayýmladýðý “Das Ferahnâmeh des Ibn Patîb. Ein osmanisches
Gedicht aus des XV. Jahrhundert” baþlýklý
makalesinde (MO, XIII [1919], s. 145-184)
Eski Osmanlýca dil özelliklerini doðru biçimde ortaya koydu. Yine Die türkische
Sprache in Ungarn im siebzehnten
Jahrhundert adlý eserinde (Budapest
1970) XVII. yüzyýlda Macaristan’daki Türkçe’nin ses özelliklerini en iyi biçimde tesbit
etti. 14 Aralýk 1976’da Budapeþte’de ölen
Németh’in kitap ve makale halinde eserlerinin toplam sayýsý 334’tür (tam listesi
için bk. David, s. 357-364; Uray, XI [1960],
s. 11-28). Németh hakkýnda birçok çalýþma kaleme alýnmýþ, bu arada Türk Dil Kurumu bir armaðan yayýmlamýþtýr (Németh
Armaðaný [haz. János Eckmann, Agâh Sýrrý Levend, Mecdut Mansuroðlu], Ankara
1962).
Németh, yalnýz makale ve kitaplarýyla
deðil kitabý neþrettiði ve yönettiði Turán,
Körösi Csoma-Archivum, Bibliotheca
Orientalis Hungarica, Acta Linguistica
Academiae Scientiarum Hungaricae ve
Acta Orientalia Academiae Scientiarum Hungaricae gibi ilmî dergilerle, verdiði derslerle, yetiþtirdiði bilim adamlarýyla, ilmî sohbetleriyle Budapeþte’yi âdeta bir Türkoloji merkezi yapmýþ ve Türklük
bilimine unutulmaz hizmetlerde bulunmuþtur. Onun ayrýca doðduðu Karczag kasabasýnýn XIII. yüzyýlda Macaristan’a gelen Kumanlar’ýn merkezi olmasýndan dolayý
kendini daima Kuman Türkleri’nden saydýðý ve bunun için bazý yazýlarýnda Török
János ve Johann Török adlarýný kullandýðý
bilinmektedir.
BÝBLÝYOGRAFYA :
György Hazai, “Gyula Németh”, Németh Armaðaný (haz. J. Eckmann v.dðr.), Ankara 1962, s. 114; a.mlf., “Gyula Németh’in Eserleri”, a.e., s. 1541; Gy. Káldy-Nagy, “Julius Németh”, Hungaro Turcica: Studies in Honour of Julius Németh,
Budapest 1976, s. 11-15; G. Dávid, “A Bibliography Containing the Works of Professor Julius
Németh Published between 1960-1974”, a.e., s.
357-364; J. Eckmann, “Gyula Németh”, Türk Dili Belleten, III/14-15 (1951), s. 81-95; Þerif Baþtav, “Attila ve Hunlarý”, TD, III/5-6 (1951-52), s.
165-171; L. Ligeti, “M. Jules Németh”, AOH, XI
(1960), s. 5-9; G. Uray, “A Bibliography of the
Works of Prof. Julius Németh”, a.e., XI (1960), s.
11-28; Gy. Székely, “Gyula Németh und unsere
Sprachwissenschaft”, Annales Universitatis
Scientiorum Budapestinensis de Rolando Eötvös Naminatae: Sectio Linguistica, III, Budapest
1972, s. 3-30; Zs. Kakuk, “Julius Németh (18901976)”, Acta Linguistica Academiae Scientiarum
Hungaricae, XXVII, Budapest 1977, s. 3-13; D.
Sinor, “Obituary, Professor Julius Németh”,
JRAS, sy. 2 (1977), s. 235-236; Nuri Yüce, “Gyula Németh”, TDED, XXII (1977), s. 309-313; a.mlf.,
“Gyula Németh, Hayatý ve Eserleri”, a.e., XXIII
(1981), s. 229-264; A. Róna-Tas, “Julius Németh,
Life and Work”, AOH, XXXII (1978), s. 261-284.
ÿNuri Yüce
Download

– — ˜ ™