KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI
ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ
TÜRKÇE ÖĞRETMENLİĞİ
TG – 5
ÖABT – TÜRKÇE
Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin tamamının veya bir kısmının “İhtiyaç Yayıncılık”ın yazılı izni olmadan kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu yasağa
uymayanlar, gerekli cezai sorumluluğu ve testlerin hazırlanmasındaki mali külfeti peşinen kabullenmiş sayılır.
AÇIKLAMA
DİKKAT!
ÇÖZÜMLERLE İLGİLİ AŞAĞIDA VERİLEN UYARILARI MUTLAKA OKUYUNUZ.
1. Sınavınız bittiğinde her sorunun çözümünü tek tek okuyunuz.
2. Kendi cevaplarınız ile doğru cevapları karşılaştırınız.
3. Yanlış cevapladığınız soruların çözümlerini dikkatle okuyunuz.
TÜRKÇE ÖĞRETMENLİĞİ
2015 – ÖABT / TÜR
1.
Dinlenilenlerin anlaşılıp anlaşılmadığını
değerlendirecek bir öğretmen “dinlenileni
izlenileni anlama ve çözümleme” amacına
uygun olarak öğrencinin ana fikri belirleyip
belirleyemediğine bakacağından A, başlık
ve içerik ilişkisini fark edebilme düzeyini
inceleyeceğinden B, dinledikleri ile görsel
unsurlar arasında ilişki kurup kuramadığına bakacağından C ve okuduklarından
hareketle olayları, mekân ve zamanı belirleyebilmesini bekleyeceğinden E seçenekleri söz konusu formda yer almalıdır. Ancak
öğretmenin aynı kavram alanına giren kelimeleri, anlam farklılıklarını dikkate alarak
kullanabilmesini beklemesi “söz varlığını
zenginleştirme” amacına uygun olduğundan D seçeneği söz konusu formda yer
alamaz.
4.
Konuşma becerisi için belirlenen kendi
konuşmasını değerlendirme amacına ait
kazanımlar şunlardır: konuşmasını içerik
yönünden değerlendirir, konuşmasını dil ve
anlatım yönünden değerlendirir, konuşmasını sunum tekniği yönünden değerlendirir,
konuşmasını, sesini ve beden dilini kullanma yönünden değerlendirir. Bu bilgilerden hareketle seçenekler incelendiğinden
öncüldeki kazanımların B seçeneğine ait
olduğu görülecektir. Kazanımların amaçlara göre detaylandırılmış tanımlar içerdiği
unutulmamalıdır. Bu yakın ilişki sebebi ile
amaç ve kazanımların eş ve yakın anlamlı sözcüklerle tanımlanmış olması doğru
cevabın bulunmasında bize yardımcı olacaktır.
TG – 5
6.
Öğrenciye öz güven kazandıran drama becerisi konuşarak, diyaloglar şeklinde icra
edilir. Öğrenci söz konusu konuşmayı metne bağlı olmaksızın yaptığında doğaçlama
olarak geliştirdiğinden A, rol oynama anında ezberden konuştuğu için B, özellikle doğaçlamada zihinde canlandırdıktan sonra
konuşulduğundan ve konuşmanın zihinsel
tasarım süreci olduğundan C ve öykü canlandırmada da konuşma becerisi kullanıldığından E seçeneği konuşma becerisini
geliştiren drama etkinliklerindendir. Ancak
oyun yazmada sesletim değil, yazım süreci
olduğundan konuşma becerisini geliştiren
bir etkinlik olarak kabul edilemez.
A B C D E
A B C D E
A B C D E
2.
Dinleme / izleme becerisi için beş ayrı amaç
belirlenmiştir. Bu amaçlar: dinlenilenin / izlenileni anlama - çözümleme, dinlenileni / izlenileni değerlendirme, söz varlığını
zenginleştirme, etkili dinleme / izleme alışkanlığı kazanma ve dinleme, izleme kurallarını uygulamadır. Öncüldeki “Öğrencinin
dinlediklerindeki/izlediklerindeki örtük anlamları bulması” kazanımı öğrencinin anlama ve anladıklarını çözümlemesine hizmet
ettiği için doğru cevap A seçeneğidir.
A B C D E
3.
Öncüldeki bilgilere göre söz konusu dinleyicinin liderlik kaygısı taşımaması, grupla
birlikte hareket edebilen iyi bir takım oyuncusu olması, olay ve olguları olduğu gibi
kabul etmesi ve toplantılarda uzlaşmacı,
ılımlı bir tavır sergilemesi gerekmektedir.
Bütün bu özelliklerin toplandığı dinleyici
tipi destekleyici dinleyicilerdir. Buna göre
doğru cevap A, B, D ve E seçeneklerinden
herhangi biri değil C seçeneğidir.
5.
Öncülde söz konusu konuşmacının olayları hem olumlu hem olumsuz yönleriyle ve
nesnel bir tutumla değerlendiğinin söylenmesi, konuya tarafsız şekilde yaklaşarak
konunun eksiklik ve fazlalıklarına dikkat
çektiği ve bu sayede dinleyicilerin olaylara
tarafsız yaklaşma, farklı açılardan bakabilme ve bilgiyi olduğu gibi kabul etmeme becerisi kazandırdığının söylenmesi söz konusu konuşma türünün eleştirel konuşma
olduğunu göstermektedir. Öncülde konuşmacının kendini karşı tarafın yerine koyması söz konusu olmadığından A, iki ayrı
görüş ve tutumla değerlendirme yapılmadığından B, eleştirel tutumun sınırlandırıcı
olması sebebiyle serbest olunamayacağından D ve belli bir konu verilmediğinden E
seçeneği doğru cevap olamaz.
7.
Öncüldeki ilk cümlede anlama becerisinden bahsedilmektedir. Anlama becerilerinden biri okuma diğeri de dinleme becerisidir. Parçadaki “Basılı hâle getirilmiş
sözcükleri kavrama ve anlamlandırıp yorumlamaya dayalı zihinsel bir süreçtir…”
ve “Bu beceri eğitim sürecinde ve sonrasında kişinin çeşitli kaynaklara ulaşarak
yeni bilgi, olay, durum ve deneyimlerle
karşılaşmasını sağlar.” ifadelerinden hareketle anlatılan becerinin okuma becerisi
olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre doğru
cevap A, B, D ve E seçeneklerinden herhangi biri değil C seçeneğidir.
A B C D E
A B C D E
A B C D E
3
Diğer sayfaya geçiniz.
2015 – ÖABT / TÜR
8.
TG – 5
Serbest okumalar herhangi bir sınır olmaksızın kişinin kendi isteğine göre gerçekleştirdiği okumalardır. Dikkatli okuma eylem
anında belli bir amaca yönelik belli bir
kavramı ya da kavramları bulmak için geniş bir süre zarfında yapılan okumalardır.
İnceleyerek okuma bir şairin, bir metnin, bir
dönemin, bir çağın vb.nin özelliklerini belirtmek üzere yapılan okumadır. Güdümlü
okuma öğretmenin öğrenciyi belli bir kanala sevk ederek yaptırdığı okumalardır.
Gözden geçirerek okuma da sadece belli
bir konuya dikkat ederek yapılan kısa süreli okumalardır. Öncüldeki bilgilere göre
Kübra’nın aradığı sayfayı bulmak için ceza
hukuku kitabını hızla karıştırmış olması
hızlı bir şekilde seçici okuma yani gözden
geçirerek okuma yaptığını göstermektedir.
A B C D E
10.
Yazma kurallarını uygulama amacına ait
kazanımlar şunlardır:1. Yazma
●● Yazmak için hazırlık yapar.
●● Yazma amacını belirler.
●● Kelimeler, cümleler ve satırlar arasında
uygun boşluklar bırakır.
●● Anlamlı ve kurallı cümleler yazar.
●● Yazılarında noktalama işaretlerini doğru
ve yerinde kullanır.
11.
Kendini yazılı olarak ifade etme alışkanlığı
kazanma amacına ait kazanımlar şunlardır:
●● Duygu, düşünce, hayal, izlenim ve deneyimlerini yazarak ifade eder.
●● Yeni öğrendiği kelime, kavram, atasözü
ve deyimleri kullanır.
●● İlgi alanına göre yazar.
●● Şiir defteri tutar.
●● Yazılarında imlâ kurallarını uygular.
●● Günlük tutar.
●● Sayfa düzenine ve temizliğine dikkat
eder.
●● Beğendiği sözleri, metinleri ve şiirleri
derler.
●● Yazılarında sözlük ve imlâ kılavuzundan
yararlanır.
●● Okul dergisi ve gazetesi için yazılar hazırlar.
●● Sıralamalarda sayı, sembol ve işaretlerden yararlanır.
●● Yazdıklarını başkalarıyla paylaşır ve
onların değerlendirmelerini dikkate alır.
●● Bütün yazılarını bitişik eğik yazı ile yazar.
●● Yazdıklarından arşiv oluşturur.
●● Konu dışına çıkmadan yazar.
Bu açıklama ışığında seçenekler incelendiğinde “Dipnot, kaynakça, özet, içindekiler vb. kısımları uygun şekilde düzenler.”
kazanımının yer almadığı görülecektir. Bu
kazanım planlı yazma amacına aittir. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
●● Yazılarında kelime tekrarından kaçınır.
●● Yazma yöntemini belirler.
●● Yazma konusunu belirler.
Buna göre A, C, D, E seçenekleri yazma
kurallarını uygulama amacına aitken B seçeneğindeki “Yazısını bir ana fikir etrafında
planlar.” kazanımı planlı yazma amacına
aittir.
●● Yazma yarışmalarına katılır.
A B C D E
A B C D E
9.
Okuma etkinlikleri sonunda öğrencilerin
sözcükleri tanıması ve anlamlandırması
beklendiğinden A, öğrendiği yeni kelimeler
sayesinde söz varlığını zenginleştirdiğinden B, metnin bütününü anlayıp yorumlaması beklendiğinden C ve okuduklarını
okurken ve değerlendirirken eleştirel bir
bakış açısı kazandıracağından D seçeneklerindeki kazanımların sürecin sonunda
öğrenciye kazandırılması amaçlanabilir.
Ancak okunacaklar hakkında öngörüde
bulunma işi okuma sürecinin sonunda değil başında yapılabileceğinden E seçeneği
amaçlanamaz.
A B C D E
4
Diğer sayfaya geçiniz.
2015 – ÖABT / TÜR
12.
TG – 5
Öğrencilerinin yazma becerisini geliştirmek
isteyen bir Türkçe öğretmenin onlarda yazmaya karşı istek uyandırması ve süreçte
öğrenciye destek olup onu cesaretlendirilmesi gerektiğinden A, öğrencinin seviyesine uygun konular seçip bireysel farklılıklara dikkat edilmesi gerektiğinden B, sadece
ana dil dersinde değil diğer derslerde de
yazılı anlatıma yer verilmesi gerektiği için
C ve konuşulmuş, işlenmiş konular yazma
konusu edilirse daha başarılı sonuçlar elde
edileceği için bu konulara sıklıkla yer verilmesi gerektiğinden E seçenekleri Aliye
Öğretmen’in endişesine sebep olabilecek
türden değildir. Aliye Öğretmen’in gözden
kaçırdığı şey sürecin iki hafta önce başlamış olmasıdır ki bu da D seçeneğindeki
yazma becerisinin birden gelişmeyeceği,
süreç içerisinde olgunlaşacağı unutulmamalı, sabırlı olmalı ifadesine uygundur.
14.
“Türkçenin söz dizimi durağan, sabit değildir.” ifadesi Türkçe cümlelerde sözcüklerin
yerlerinin değişebileceğini anlatmaktadır.
Bu değişim anında her sözcük her yere
gelemeyecek yine belli kurallara göre değiştirilebileceğinden B, bu özelliğin başka
dillerde de olması sebebiyle C seçenekleri;
ifadenin anlaşılırlığına değinilmediğinden
D ve bu değişkenliğin Türkçeye ve konuşurlarına fazladan bir işlev yüklediğinden
E seçenekleri doğru cevap olamaz. Yani
Türkçe kuralsız ya da işlevsiz değildir. Bu
açıklamanın ışığında seçenekler incelendiğinde doğru cevabın A seçeneği olduğu
görülecektir.
15.
A B C D E
A B C D E
Tüm paragraflar, içerisinde yüzeysel de
olsa bir şeylerin anlatılmaya ya da öğretilmeye çalışıldığı bir yazıdır. Nasıl ki bir
yazının başlığı olursa bir paragrafın da
başlığı olabilir. Paragraf başlığı paragrafta
anlatılanların tamamını kapsamalıdır. Bir
parçaya getirilebilecek başlığı belirlemeden o parçanın konusunu belirlemek gerekir. Öncüldeki paragraf pestisitin ne olduğunu, hangi alanlarda, ne zamandan beri
kullanıldığını anlatıp geçmişten günümüze
artarak gelen kullanım miktarları hakkında
bilgi vermektedir. Bu açıklamalar ışığında
seçenekler incelendiğinde gıda zehirlenmesinden bahsedilmediği için B, bütün
kimyasalları değil sadece pestisitin kullanımını konu edindiği için C, pestisitin besinlerde bulunma oranı paragrafın tamamını
kapsamayıp alt başlık olması sebebiyle D
ve söz konusu kimyasalın ve kullanımının
geleceği hakkında yorum yapılmadığından
E seçenekleri doğru cevap olamaz.
A B C D E
13.
Pekiştirme, sıfatlarda iki şekilde yapılır:
16.
●● “m, p, r, s” harfleriyle yapılan pekiştirmede sözcüğün ilk sesli harfine kadar gelinip uygun olan m, p, r, s harflerinden biri
konarak sözcük yazılır.
●● Sözcüğün ilk ünlüsüne kadar olan kısım
alınıp başa yazıldıktan sonra sözcük ve
pekiştirme ifadesi arasına “a” ya da “e”
ünlüsü gelir.
A’daki masmavi, B’deki tertemiz, C’deki
yemyeşil ve D’deki kapkara pekiştirmeleri
birinci kuralı örneklendirirken E’deki sapasağlam pekiştirmesi diğer seçeneklerden
faklı olarak ikinci kuralı örneklendirmektedir.
Seçeneklere bakıldığında, B seçeneğindeki “adanın öteki kıyısına” tamlamasında
araya sıfat girmiş bir belirtili isim tamlaması, C seçeneğinde “arabanın döşemeleri”
ile belirtili isim tamlaması, D seçeneğinde
de “babanın eski plakaları” ile araya niteleme sıfatı girmiş bir belirtili isim tamlaması,
E seçeneğinde ise “beyaz bayraklar” ifadesi ile sıfat tamlaması kullanılmıştır. Fakat
A seçeneğinde “yalnızlığın sonu” ifadesi
ile tamlayanı ile tamlananı yer değiştirmiş
isim tamlaması görülmektedir.
A B C D E
A B C D E
5
Diğer sayfaya geçiniz.
2015 – ÖABT / TÜR
17.
TG – 5
İskenderiye Okulu dile düzenli kurallar anlayışı ile bu çerçevede yaklaştığından A,
dili düzenli bir yapı olarak gören bu ekolün
temel uğraşlarından birinin de dildeki düzenlilikleri bulmaya çalışmak olduğu belirtildiğinden B, dildeki düzenlilikleri betimlemeyi amaçladığından C ve söz konusu
düzenlilikleri betimlemek için çalışmış olmalarından dolayı D seçeneği İskenderiye
Okulunun dile yaklaşımları arasında gösterilebilir. Ancak bu okulun ve savunucularının dildeki aykırılıkları yani düzensizlikleri
savunmaları söz konusu olmadığından E
seçeneği İskenderiye Okulunun dile yaklaşımları arasında gösterilemez. Dildeki aykırılıkları savunun okul Bergama Okuludur.
19.
A B C D E
Dille anlatılan yani gösterge ya da gösterilenle anlatılan varlığın somut hâli gösterilen olduğundan A, amacı olmayan, istem
dışı gerçekleşen doğal göstergelere belirti
denildiğinden B, bir toplumda gösteren ile
gösterilen arasında sürekliliğini koruyan
uzlaşmaya bağlı ve genellikle sebepsiz
ilişkiye dayanan görsel biçimlere simge
denildiğinden ve dili kullanmadan bir gerçekliği doğrudan doğruya aktaran bütün
şekil, fotoğraf, çizim, resim gibi unsurlara
görsel gösterge veya ikon denildiğinden
A, B, C ve E seçenekleri öncüldeki açıklamayla örtüşmemektedir. Öncülde açıklanan kavram belirtkedir. İletişim kurma,
bir iletiyi aktarma, herhangi bir bilgi verme
amacı taşıyan ve göstereni ile gösterilenin
arasında uzlaşıma bağlı bir ilişki bulunan
göstergelere belirtke denir.
22.
Masallar çocukların hayal dünyasını ve
bazı dil becerilerini geliştiren çocuk eserleridir. Masallar sayesinde çocukların hayal
dünyası geliştiğinden A, çocukları anlatılar
ile hayatta karşılaşabilecekleri olası durumlara hazırladığından B, çocukların kelime hazinesini zenginleştirdiğinden D ve
çocuğa planlı olmayı öğrettiğinden E seçenekleri masalların çocuğa katkıları arasında gösterilebilir. Ancak çocuklar masalların
okuyucusu ya da dinleyicisi olduklarından
ve masalları yazmadıklarından C seçeneği
masalların çocuğa katkıları arasında gösterilemez.
A B C D E
A B C D E
20.
18.
Duygu İşlevi: Konuşucu ile mesaj arasındaki ilişkiyi gösterir. Konuşucunun mesajındaki duygu durumunu belirtir. Bu işlevde
konuşucu, duygusunu anlatımsallık değeri
taşıyan ön adlarla, ünlemlerle, zarflarla,
noktalama işaretleriyle, jest ve mimikleriyle
ifade eder.
Çağrı İşlevi: Dinleyiciye yönelik olan bu
işlev, dilin çağrıda bulunma biçimidir. Bu
işlevde dinleyiciyi şartlandırma, dikkatini
çekme söz konusudur. Konuşucu bunu yinelemeler yoluyla da yapabilir. Konuşucu,
dinleyiciye önerilerde bulunur, istek belirtir,
sorgulama vardır.
Yüknekli Edip Ahmet tarafından 12. yüzyılda aruz ölçüsüyle yazılan, Türk töreleriyle
İslami inanç ve düşüncelerinin uyumunu
anlatan yegane eser Atabetü’l-Hakayık’tır.
Bu eserde gelecek nesillere nasihat verilirken bilgi-bilgisizlik, iyilik-kötülük, cömertlik-cimrilik, dilin iyi kullanılması gibi konular
da işlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında seçenekler incelendiğinden doğru cevabın E
seçeneği olduğu görülecektir.
23.
A B C D E
Sefiller adlı eserin yazarı Victor Hugo olduğundan I, Define Adası adlı eserin yazarı
Robert Louis Stevenson olduğundan II,
Heidi adlı eserin yazarı Jonna Spyrı olduğundan III ve Üç Silahşörler adlı eserin
yazarı Aleksandre Dumas olduğundan IV
numaralı eşleştirme doğrudur. Ancak V
numaradaki Beyaz Diş adlı eserin yazarı
Jack London olduğundan doğru cevap E
seçeneğidir.
A B C D E
İlişki İşlevi: Kanalı kontrol etmeye yöneliktir. Konuşucu ile dinleyici arasındaki iletişimin sürdürülmesi amaçlanmaktadır.
Üst Dil İşlevi: Konuşucu, kullandığı dile
ilişkin bilgi verir. Konuşmada geçen ve dinleyicinin anlamayacağı terimlerin, göstergelerin anlamları açıklanır.
Sanat (Estetik) İşlevi: Estetik duygulara
yönelik anlatımları içermektedir. Bu işlev,
konuşucu ve ileti arasındaki durumu gösterir. Konuşucu, dili istediği gibi özgürce
kullanır.
Açıklamalardan hareketle öncüldeki ifadeler incelendiğinde öncülün sanatsal işlevle
örtüştüğü görülecektir. Dolayısıyla doğru
cevap A, B, C ve E seçeneklerinden herhangi biri değil D seçeneğidir.
21.
Jacob Grimm (1785-1863) ve Wilhelm
Grimm (1786-1859) masallar yazan iki Alman kardeştir. Grimm Kardeşler, Pamuk
Prenses ve Yedi Cüceler, Su Perileri, Altın
Saçlı Şeytan, Ormandaki Ev, Rapunzel,
Hansel’le Gratel, Bremen Mızıkacıları,
Parmak Çocuk, Fareli Köyün Kavalcısı,
Kurbağa Prens, Köylü ile Şeytan gibi eserleri kaleme almışlardır. Ancak Çizmeli Kedi
Grimm Kardeşler’e ait değildir. Çizmeli
Kedi adlı eserin yazarı Perrault’tur.
A B C D E
A B C D E
24.
Halk hikâyelerinde hikâyenin asıl kısmı
manzum ve mensur olarak anlatılır. Hikâyelerin manzum kısımlarında herhangi bir
değişiklik yapılmazken mensur kısımlarda âşık tarafından asıl hikâyenin arasına
karavelli denilen mensur küçük hikâyeler
ilave edilebilir. Aynı zamanda hikâyenin
bu kısmında âşık atasözleri, deyimler ve
çeşitli halk deyişlerinden faydalanarak anlatımı zenginleştirebilir. Bazen diğer âşıkların hikâyeleri de, halk hikâyelerinin içine
katılabilir.
A B C D E
6
Diğer sayfaya geçiniz.
2015 – ÖABT / TÜR
25.
TG – 5
13.-14. yüzyıllarda Anadolu sahasında
dinî-tasavvufi şiirleri ile ün kazanan Şeyyad Hamza, hem hece hem de aruzu
kullanmış, Türkçe şiirler kaleme almıştır.
Dörtlük, mesnevi, gazel, kaside olmak
üzere değişik nazım şekillerini kullanmıştır.
Anadolu sahası Türk edebiyatının bilinen
ilk Yusuf u Züleyha’sını yazan şairin din
dışı şiirleri de bulunmaktadır. Sanatçının
Yusuf u Züleyha’sı, Kuran’da geçen Yusuf
kıssasına dayalı 1529 beyitlik bir eserdir.
Ayrıca sanatçının 39 beyitlik Dâstân-ı Sultan Mahmud, Miracname adlı mesnevileri
ve Ahvâl-i Kıyamet adlı tasavvufi bir halk
hikâyesi vardır.
28.
İbret, Devir, Hadika ve Basiret gazeteleri
Tanzimat Dönemi’nde çıkarılan gazetelerdir. “İbret”, Namık Kemal’in Avrupa dönüşü
çıkarmaya başladığı gazetedir, “Hadika”
ise sanatçının 1872 yılında çıkardığı bir
gazetedir. “Devir” ve “Bedir” gazeteleri
Ahmet Mithat Efendi’nin çıkardığı gazetelerdir. “Hilâl” gazetesi Fecri Âti Dönemi’nin
gazetelerindendir.
30.
A B C D E
A B C D E
Öncüldeki parçada anlatılan roman Yakup Kadri Karaosmanoğlu’na ait Hüküm
Gecesi’dir. Roman, II. Meşrutiyet sonrası
dönemde İttihat ve Terakki ile Hürriyet ve
İtilaf fırkaları arasında geçen siyasi çekişmeleri röportaj şeklinde anlatır. Olaylar
kitabın ana kahramanı gazeteci Ahmet
Kerim etrafında şekillenir. Roman, gazeteci Ahmet Samim’in öldürüldüğü 9 Haziran
1910 öncesiyle Sadrazam Mahmut Şevket
Paşa’nın öldürüldüğü 11 Haziran 1913
sonrasını içine alan bir zaman dilimindeki
olayları ele alır. Yakup Kadri Hüküm Gecesi’nde, 31 Mart Olayı’ndan sonra iktidarı
ele geçiren İttihat ve Terakki Cemiyeti ile
muhalefet arasındaki siyasi çekişmenin
öyküsünü sergilemiştir.
A B C D E
26.
Öncüldeki parçada anlatılan sanatçı Fahrettin Mübarekşah’tır. Sanatçı eserlerini
Arapça ve Farsça yazmıştır. Türk edebiyatı açısından en önemli eseri Şecere-i
Ensâb’dır. Bu eserin ön sözünde yazar,
Türklerin kültürleri, dili, yaşayışları hakkında bilgiler vermektedir. Sanatçı döneminde
“kasidelerinin ve rubailerinin güzelliği ve
akıcılığıyla meşhur” bir şairdir. Şecere-i
Ensâb adlı eserinde İslamiyet’ten önceki
peygamberlerin, Şam ve Yemen hükümdarlarının, Hz. Muhammed’in, halifelerinin,
akraba ve yakınlarının, İran, Emevi ve Abbasi hükümdarlarının, diğer İslam büyükleriyle bir kısım İslam emirlerinin, Cahiliye
Dönemi şairleriyle Müslüman şairlerin ve
daha birtakım İslam devletleriyle Gaznelilerin şecerelerini tespit etmiştir. Eserin
günümüze yalnızca eserin baş kısmında
yer alan 84 sayfalık Farsça mukaddimesi
ulaşmıştır.
A B C D E
27.
Divanü Lügâti’t-Türk’te “koşug, yer” olarak geçen İslamiyet Öncesi Dönem sözlü
edebiyat ürünü dilimize Farsçadan giren
bir sözcük olan “destan”dır. Destanlar bir
milletin başından geçen doğal afetleri,
kahramanlıkları, dinlerini; olağanüstülük ve
gerçeklikle iç içe anlatan eserlerdir. Tıpkı
efsaneler gibi nazımla şekillenerek ortaya
çıkmıştır. Ait oldukları milletin ortak bilincini
yansıtır ve milletleri birleştirici, bütünleştirici güce sahiptir.
31.
Berna Moran, edebiyatımızda “modern
eleştiri” alanının en önemli yazarlarındandır. Türk romanının doğuşundan 90’lı yıllara kadar olan dönemini (bu eserlerin oluştuğu zihniyet özelliklerini de göz önünde
bulundurarak) inceleyen, eleştiren eserler
yazmıştır. Son dönemdeki yazılarını “Birikim, Çağdaş Eleştiri” gibi dergilerde yayımlamıştır. Sanatçının Edebiyat Kuramları ve
Eleştiri, Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış
I-II-III, Edebiyat Üzerine adlı eserleri bulunmaktadır.
A B C D E
29.
Seçeneklerde verilen sanatçılardan Tevfik
Fikret, “Sis” şiirini yazdığı döneme kadar
bireysel temalı şiirler yazarken bu dönemden sonra toplumsal temalara yönelmiştir.
Mehmet Rauf bir İstanbul romancısıdır.
Halas hariç tüm romanlarında mekân İstanbul’dur. Halas ise İzmir’de başlar, İstanbul’da sona erer. Hüseyin Cahit Yalçın’ın
edebî kişiliği Ahmet Mithat Efendi, Namık
Kemal ve Beşir Fuad’ın yanı sıra Fransız
realistlerinin etkisiyle şekillenmiştir. Sanatçı asıl şöhretini bu dönemde edebî tenkit ve
polemikleriyle kazanmıştır. Ahmet Şuayp,
Servetifünun Dönemi’nde edebî çalışmalarını sadece eleştiri alanında toplayan tek
isimdir. Öncüllerde Halit Ziya Uşaklıgil’e
ait herhangi bir özellik verilmemiştir. Halit
Ziya, sağlam tekniği ve yapısı ile Batılı Türk
romanının teknik açıdan en başarılı yazarlarındandır.
A B C D E
32.
Öncüldeki parçada sözü edilen sanatçı
Hoca Dehhani’dir. Sanatçı birçok eserde
eski Türk edebiyatının kurucusu olarak
kabul edilir. Dehhani’yi bilim dünyasına
Fuat Köprülü tanıtmıştır. Din dışı şiirleriyle
bilinen şairin Horasan’dan gelip Konya’ya
yerleştiği bilinmektedir. Sanatçının Firdevsi’nin Şehnamesi’ne benzer bir eser kaleme aldığı bilinse de eser henüz ele geçmemiştir.
A B C D E
A B C D E
7
Diğer sayfaya geçiniz.
2015 – ÖABT / TÜR
33.
TG – 5
Öncüldeki parçada anlatılan eser Ahmed-i
Dai’ye ait Çengname’dir. Ahmed-i Dai 14.
yüzyılın sonu ile 15. yüzyılın başında yaşamış, çağının ilimlerini bilen âlim bir şairdir.
Çengname onun en ünlü eserlerinden biridir. Manzum-mensur karışık hâlde yazılan
eserde bir çalgı olan çengin dört parçası
alegorik olarak anlatılmıştır. Ağaç gövdeyi, ahu derisi göğsü, ipek ve at kılı telleri
sembolize eder. Şeriat, tarikat, marifet ve
hakikat kapılarının temsil edildiği bu eser
15. yüzyılda kaleme alınmıştır.
35.
Öncülde verilen beyit fe i lâ tün / fe i lâ tün /
fe i lâ tün / fe i lün (. . - - / . . - - / . . - - / . . - )
vezniyle yazılmıştır. Fakat dizelerin ilk cüzü
“fâilâtün ( - . - - )” hâline gelmiştir. Beyit şu
şekilde takti edilir: Ey felek dö / ne döne al
/ma günâhum / hazer et.
37.
A B C D E
Divan şiirinde gazelin beyitlerinin üstüne
başka bir şair tarafından aynı ölçü ve uyakla ikişer dize eklenerek oluşturulan murabbalara terbi denir. Terbinin sözlük anlamı
“dörtleme, dörtlü duruma getirme”dir. Terbilerde gazelin üzerine eklenen beyitlere
zamîme denir. Terbilerin kafiye şemaları
aaAA / bbBA / ccCA ... şeklindedir.
A B C D E
A B C D E
38.
Öncüldeki beyitte görülen en belirgin söz
sanatı hüsnütalildir. Hüsnütalil, bir olay
ya da durumun meydana gelişinin kendi
gerçek nedeni dışında hayalî ve güzel bir
nedene bağlanmasıdır. Hüsnütalilde olay
ya da durum gerçekleşmemiştir veya şair
bunun gerçekleştiğine kendini inandırmıştır ve bunun sonucunu güzel bir nedene
bağlar. A seçeneğindeki “Sen yoksun hiçbir
şey yok güneşin rengi / Ağustos yıldızlarının sıcaklığı karanfil kokusu…” dizelerinde
şair, karanfil kokusunun, ağustos yıldızlarının sıcaklığının, güneşin renginin olmayışını gerçekçi bir nedene değil de sevdiğinin
yok oluşuna bağlıyor. Bu durum hüsnütalil
sanatını açıklar niteliktedir.
A B C D E
34.
Seçeneklerde verilen eserlerden Metali’un - Nezair, Camiü’n - Nezair, Pervane
Bey Mecmuası ve Mecmaü’n - Nezair
on altıncı yüzyılda kaleme alınmış nazire
mecmualarıdır. Adabı-ı Zurafa adlı eser
ise Ramiz tarafından on sekizinci yüzyılda kaleme alınmış bir tezkiredir. Ramiz
bu eserinde şairlerin sanatları ve hayatları
hakkında bilgi verirken oldukça titiz davranmıştır. Tezkirenin dili ağırdır. Uzun tamlamalara yer verilen eserde, 18. yüzyılın
belli başlı şairlerine yer verilmiştir.
A B C D E
36.
Türki-i Basit akımı yalın bir Türkçeyle
yazmayı amaç edinen şairlerin bağlı kaldığı akımdır. Bu akımın şairleri Türk dilini
savunmuş ve Türkçe kelimelere aruzun
uygulanabilir olduğunu kanıtlamaya çalışmışlardır. Aydınlı Visalî akımın ilk büyük
temsilcisidir. Bu akımda Arapça ve Farsça
terkipler çok az kullanılmıştır, halk söyleyişlerine ve mahallî benzetmelere yer verilmiştir. Sanatçılar şiirlerinde heceyi değil
aruzu kullanmışlardır. Aruzu Türkçeye uygulamaya çalışmışlardır.
A B C D E
39.
Öncüldeki parçada anlatılan edebî akım
postmodernizmdir. Batı’da Franz Kafka,
James Joyce, W. Wolf, W. Faulkner ile
başlayan modernist roman anlayışı zamanla değişerek postmodernist bir şekle
bürünmüştür. Modernist romanda karşımıza çıkan kronolojik zamanın kırılması ile
ortaya çıkan geri dönüşler, bilinç akışı gibi
unsurlar, postmodernist anlayışta tamamen reddedilmiştir. Bu edebî akıma göre
“Gerçek mutlak değildir.”, bölünmüştür.
Gerçeğin tek, evrensel ve tartışılmaz bir
açıklaması olamaz. Romanlarda kurmaca
ile gerçek iç içedir. Akıl ve mantık unsurları
önemli değildir. Görünen her şey bir sanrıdır. Bu tarz eserler ortaya koyan sanatçılar
hiçbir ilkeye, kurala, kurama, ölçüte, felsefeye bağlı değillerdir. Akıl ile duygu, fizik ile
metafizik, bilimler ile mit iç içedir. Orhan
Pamuk, Adalet Ağaoğlu, Elif Şafak, Bilge
Karasu, Pınar Kür, Latife Tekin, Nazlı Eray,
Nedim Gürsel, Oğuz Atay, Yusuf Atılgan
gibi sanatçılar postmodernist tarzda eserler kaleme almışlardır. Selim İleri ise bireyin iç dünyasını yansıtacak tarzda eserler
kaleme almıştır.
A B C D E
8
2015 – ÖABT / TÜR
40.
TG – 5
Günümüzde kabul gören ve kullanılan öğretim yaklaşımlarına göre dil bilgisi amaç
değil araç olarak algılandığından A, diğer
dil becerileri ile birlikte verilmesi gerektiği
vurgulandığından B, dil bilgisi kurallarını
amaç değil ancak amacı gerçekleştiren
düzgün kullanım sağlayan unsurlar olarak
görüldüğünden D ve bu kuralların okul öncesinde edinildiği okulda sistematikleştirildiği düşünüldüğünden E seçenekleri söylenebilir. Ancak C seçeneğindeki ifadenin
aksine dil bilgisi Türkçe dersinin amacı ve
var oluş sebebi olmadığı için söylenemez.
42.
Şiir, öykü, deneme, anı altıncı, yedinci ve
sekizinci sınıfların tamamında kullanılması
gereken türlerdendir ancak roman sadece
sekizinci sınıfta kullanılabilecek türlerden
biridir. Altı ve yedinci sınıflarda romana
yer verilemeyeceğinden A seçeneği doğru
cevaptır.
44.
A B C D E
Türkçe öğretmeni öğrencilerinin empati
becerisini geliştirmelidir ve öğretmenin her
durumda öğrencinin kendisini karşısındakinin yerine koyarak düşünebilmesini sağlamak gibi bir yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu beceriyi geliştirmek için işlenen hikâyelerdeki kahramanların gözünden bakma
tekniği kullanılabilir. Bu tekniği kullanarak
dinleme etkinliği gerçekleştiren öğretmen
empatik dinleme yaptırdığından doğru cevap C seçeneğidir.
A B C D E
A B C D E
41.
Öğrenciler için hazırlanan okuma gelişim
dosyasında;
●● öğrencinin kimlik bilgisi,
●● öğrencinin seviyesini gösteren bilgi formu,
●● öğretmen değerlendirme formları,
●● öğrenci değerlendirme formları,
●● okunan her kitabı tanıtıcı bilgi,
●● okunan her kitapla ilgili duygu ve düşünceler yer almalıdır.
Buna göre A, B, C ve D seçeneklerindeki
ürünlerin yer alması gerekirken E seçeneğindeki “okul ve sınıf kitaplığındaki kitap
listesi” yer almaz.
43.
Öncülde Emel Öğretmen hakkında “…öğrencilerine ismiyle seslenmekte, öğrencilerin kayıtlarını gizlilik ilkesine uygun bir şekilde saklamakta, öğrencilerinin duygu ve
düşüncelerini rahatça ifade edebilecekleri
tartışma ortamları oluşturmakta, öğrencilerinin ürettiklerine değer vermekte, öğrencilerinin sahip olduğu kültürel değerleri göz
önünde bulundurarak bu değerlere saygı
göstererek mesleğini icra etmektedir.” İfadelerinin yer alması öğrencilerini olduğu
gibi kabul ettiğini gösterir. Buna göre doğru
cevap D seçeneğidir.
A B C D E
45.
Bir öğrencinin Türkçe öğretim sürecinde
yani derste topluluk önünde konuşmaktan çekinmesi, duruma ve amaca uygun
bir şekilde ses tonunu ayarlayamaması,
amacından ve bağlamdan koparak ilgisiz
konuşmalar gerçekleştirmesi ve duraksamadan akıcı bir biçimde konuşabilmesi
istenmeyen davranış olmadığından B, C,
D ve E seçenekleri konuşma kusurlarından
değildir. Ancak yöresel ağız özelliklerinin
kullanılmayışı kusur değil aksine beklenen
bir davranıştır.
A B C D E
A B C D E
9
Diğer sayfaya geçiniz.
2015 – ÖABT / TÜR
46.
TG – 5
Karakterler Bir Arada: Kişi ve varlıkların
karakter özellikleri bir tablo üzerinde gösterilir. Öğrenciye tahlil, analiz becerisini
kazandırır.
47.
Ne Çıkarsa: Konu ile alakalı cümleler
kartlara yazılarak kutuya koyulur. Her grup
kutudan bir kart çeker. Çekilen kartta yazılanlar grup üyeleri tarafından tartışılır.
Şifre Çözücü: İçinde bilinen bir kitabın
isminin saklandığı bir metin yazılır. Eser
isminin şifreli olmasına dikkat edilir. Daha
sonra şifreyi çözmek amacıyla bazı ipuçları verilir. Öğrenciler bu ipuçlarından yola
çıkarak metinde geçen kitabın ismini bulurlar.
Türkçe öğretiminde kullanılacak olan metinler Türk millî eğitiminin amaç ve ilkelerine uygun olması gerektiğinden A; laik, sosyal ve hukuk devleti anlayışına ters düşen
ifadelere yer verilemeyeceğinden B; Türkçenin güzellik ve inceliklerini yansıtacak
edebî değer taşıyan ürünler ele alınacağından C; bilimsel hataya veya bilimselliğe
aykırılık içerecek ürünlere yer verilmeyeceğinden E seçenekleri elenir. Ancak D seçeneğindeki “Bilimsel ve sürekli, sabit bakış
açılarına yönlendirici olmalıdır.” ifadesindeki “sabit bakış açılarına yönlendirme” gibi
bir anlayış söz konusu metinlerde olması
gereken özellikler arasında yer alamaz.
49.
Öz değerlendirme, öğrencinin belirtilen
bir konu hakkında kendisini, davranışlarını değerlendirmesini sağlayan araçlardır.
Öğrencinin kendi yeteneklerini keşfetmesini sağlayan bir yaklaşımdır. Bu yolla
öğrenci güçlü ve zayıf yönlerini görebilir.
Ölçütler koyma ve bu ölçütlere göre değerlendirme imkânı sunan öz değerlendirme, öğrencinin güdülenmesini sağlarken
davranışlarını kontrol etmeyi de öğretir. Bu
açıklamalardan hareketle öncüldeki tablo
incelendiğinde, soru kökleri ve değerlendirme ölçütleri aracın öz değerlendirme ölçeği
olduğunu göstermektedir.
A B C D E
A B C D E
Ana Haber Bülteni: Bir konu seçilir ve seçilen konu ile ilgili öğrencilerden bir haber
metni oluşturmaları istenir. Oluşturulan haber metni televizyon hâline getirilmiş karton
kutunun arkasından bir öğrenciye okutulur.
Diğer öğrencilerden okuyan öğrencinin telaffuzuna, nefesini ayarlamasına ve noktalama işaretlerine dikkat ederek okumasına
göre öğrenciye puan vermeleri istenir.
Şiir Bahçesinden: Öğrenciler sevdikleri
şiirlerden kendi aralarında okuma yarışması düzenlerler. Sınıf içerisinden beş kişilik
bir jüri seçilir. Jüri, elindeki değerlendirme
kartlarına göre şiirini en iyi okuyan öğrenciyi seçer.
Bu açıklamalardan hareketle öncüldeki
bilgiler incelendiğinde Gürsel Öğretmen’in
şiir bahçesinden etkinliğini kullandığı görülecektir.
Türkçe dersi eğitim ve öğretim sürecinde
kullanılacak metinlerde olması ve olmaması gereken özellikler MEB tarafından
belirlenerek Türkçe Öğretim Programı’nda
açıklanmıştır.
A B C D E
48.
Yöneltme, fertlerin eğitimleri süresince,
ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve
doğrultusunda çeşitli programlara veya
okullara yöneltilerek yetiştirilmesi olduğundan A, süreklilik, fertlerin genel ve mesleki
eğitimlerinin hayat boyunca devam etmesi
esasına dayandığından B, ferdin ve toplumun ihtiyaçları millî eğitim hizmetinin, Türk
vatandaşlarının istek ve kabiliyetleri ile
Türk toplumunun ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi olduğundan D ve eğitim hakkı her
Türk vatandaşının ilköğretim görme hakkını anlattığından E seçenekleri doğru cevap
olamaz. Dilek Öğretmen’in “Millî Eğitim
Bakanlığının cinsiyet ayrımı yapılmaksızın
herkesin eğitim almasına imkân sağlamak,
maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin en yüksek eğitim kademelerine
kadar öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla parasız yatılılık, burs, kredi ve başka
yollarla gerekli yardımlar yapmak, özel
eğitime ve korunmaya muhtaç çocukları
yetiştirmek için özel tedbirler almak gibi bir
amacı ve görevi vardır.” ifadeleri doğrudan
fırsat ve imkân eşitliğini anlattığından doğru cevap C seçeneğidir.
50.
Başarılı bir ölçme değerlendirme süreci,
öğrencinin bilgiyi hangi düzeyde öğrendiğini ortaya koyduğundan A, sonuçlarının öğretmenin, öğrencinin ve velinin yaptıklarını
ve yapması gerekenleri gösterdiğinden B,
öğretim programının işleyip işlemediğini,
olumlu ve olumsuz yönlerini ortaya koyduğundan D seçenekleri süreç sonunda gözlemlenebilir ancak ölçme değerlendirme
sonucunda öğretmenin değil öğrencilerin
bilmesi gerekenler belirlendiğinden E seçeneği gözlemlenemez.
A B C D E
A B C D E
10
Diğer sayfaya geçiniz.
Download

Türkçe 5 - İhtiyaç Yayıncılık