JEOFİZİKTE TEMEL
ÇİZİM VE TASARIM
1+2 (3 AKTS)
YRD.DOÇ.DR.EMRE TİMUR
YRD.DOÇ.DR.ELÇİN GÖK
DERSİN AMACI:
Temel Harita bilgisi ve jeofizik verilerin iki ve üç boyutlu çizimi ve
tasarımı konularında alt yapı oluşturmak
DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ:
YIL SONU NOTU=VİZE * 0.30 + ÖDEV * 0.20 + FİNAL * 0.50
Ders İçin Önerilen Kaynaklar:
1-Temel Jeolojik Harita Bilgisi ve Uygulamaları, M. Erkan Karaman,
Akdeniz Üniversitesi, Isparta Mühendislik Fakültesi Yayını, 1987.
2- H.Hulusi ACAR, Selçuk GÜMÜŞ, Saliha ÜNVER, KTÜ Orman
Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, Ders Teksirleri Serisi:
ORMANCILIKTA ÖLÇME, HARİTA VE KADASTRO,Trabzon, 2011.
3- Diğer ders materyalleri:
* Grapher Uygulama Yazılımı Kullanıcı Kılavuzu
* Surfer Uygulama Yazılımı Kullanıcı Kılavuzu
* Corel Draw Uygulama Yazılımı Kullanıcı Kılavuzu
1. Haritacılığın Tarihçesi
Tarihin yazı ile başladığı düşünülürse, haritacılığın tarihten de eski bir
geçmişi olduğu söylenebilir. Bulunan örnekler yazının keşfinden önce
bile ilkel toplumlarda harita çizebilme yeteneğinin gelişmiş olduğunu
kanıtlamaktadır. Büyük Okyanus’taki Marshall adalarında yaşamış olan
insanların yaptıkları deniz haritaları, bu görüşü kuvvetlendirmektedir.
Bu haritalarda, düz çubuklar ile açık deniz, eğri çubuklar ile adalara
yaklaşan dalga cephesi ve istiridye kabuklarıyla adalar gösterilmiştir.
Şekil ve resim kullanarak tarihi olayların canlandırıldığı Aztekler
tarafından yapılan haritalar da ilk örnekler arasındadır.
İlkçağ haritacılığının ana örnekleri MÖ 4000 yılında Babil’de bulunan
kadastro haritası ve Mısır’daki haritalar olduğu düşünülmektedir. M.Ö.
II. Yüzyılın ilk yarısında dünyanın yuvarlaklığını hesaba katılarak ilk kez
konik projeksiyon (izdüşümü düzlemi) sistemi kullanılmış, boylam ve
enlem daireleri çizilmiştir. Bununla M.Ö. 60 yılında Krates ve M.S. 80
yılında Pomponius Mela tarafından dünya haritaları çizilmiştir. Kağıdın
keşfinden sonra M.S. 100’de, Çin’de bölgelerin karelerle gösterilmesi,
uzaklıkların kesin olarak belirtilmesi, yükseklik farklarının gösterilmesi
ve açıların belirtilmesi başlamıştır.
Ortaçağ haritacılığında, batıda o dönemin felsefesine uygun olarak
efsanelerin etkisi görülmektedir. Örnek olarak Avusturyalı rahip
Beatus'un
778
tarihini
taşıyan
haritasında
cennetin
katları
açıklanmaktadır. 950 yılında Coğrafyacı Ebu İshak İstikrari geometrik
bir dünya haritası çizmiştir. Türk asıllı Biruni'nin XI. Yüzyılın ilk
yarısında çizdiği denizler haritası da önemli bir çalışmadır. Kaşgarlı
Mahmut'un 1072-1074 yılları arasında yazdığı "Divanı Lügat-üt Türk"
adlı eserinde yer alan daire biçimindeki dünya haritası Türk
Bilginlerinin yaptığı ilk harita olarak kabul edilmektedir.
Kaşgarlı Mahmut'un çizdiği dünya haritası
İdrisi'nin 1154'de Palermo’da Scilya Kralı için çizdiği dünya
haritası verdiği ayrıntılar bakımından gelecek dönemin öncü
yapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir.
Yeniçağların başında, 15. Yüzyılın sonlarına doğru Venedik’te ilk harita
baskısı gerçekleştirilmiştir. Önceleri kalıp olarak tahta üzerine kazınan
kalıplar
kullanılırken
daha
sonraları
bakır
levhalar
kullanılmaya
başlanmıştır. Basılan haritaların renklendirilmesi ise elle yapılmıştır.
Dünyayı iki yarım küre biçiminde ilk gösteren Alman denizci Behaim,
bu eserini 1492 yılında tamamlamıştır.
Behaim’in çizdiği dünya haritası
Mercator, 15.Yüzyılda, kendi adı verilen projeksiyon yöntemini uygulayarak
bakır levha üzerine bir harita yapmıştır.
(Mercator,1569)
Osmanlı
haritacılığında,
XVI.
yüzyılın
hemen
başında
Piri
Reis'in
haritaları, Akdeniz Bölgesinde uzun zaman hem Osmanlılar hem de batılı
haritacılar için önemli bir kaynak olmuştur. Piri Reis’in 1513 yılında
ceylan derisi üzerine çizdiği ve halen Topkapı Müzesi’nde bulunan
haritası Amerika, Afrika ve Atlas Okyanusu’nu ayrıntılı biçimde gösteren
çok değerli bir eserdir.
Ülkenin
baştanbaşa
bir
nirengi
ağı
ile
birleştirilerek
haritasının
çıkarılması düşüncesini ilk kez Hollandalı Snellius önermiş, uygulaması
ise Fransa'da Cassini (1696) tarafından yapılmıştır. 18.-19.yüzyıllar
arasında İngilizler, İtalyanlar ve Avusturyalılar da ülkelerinin ayrıntılı
haritalarını çıkarmışlardır. 19. yüzyılda haritalarda çizgisel ölçekle
beraber oransal ölçekte kullanılmaya başlanmıştır. 20. yüzyılın ilk
yarısında geliştirilen fotogrametrik yöntemler haritacılıkta önemli bir
dönüm noktası olmuştur. 20. yüzyılın ikinci yarısında, haritacılık, tam
otomasyon olanağına kavuşturulmuştur. Son olarak geliştirilen uydu
tekniği ve uzaktan algılama yöntemleriyle oldukça yüksek doğruluklu
harita yapımı olanaklı hale gelmiştir.
2. Temel Ölçme Aletleri
Ölçüm işlerinde kullanılacak aletler, ölçülecek arazinin
boyutuna ve yapılacak işte istenen hassasiyete göre
seçilir. Küçük bir tarla, birkaç parsel veya buna
benzer şeylerin ölçülmesi için genellikle gelişmiş ölçü
aletleri gerekmez. Bu gibi durumlarda kullanılan ölçü
aletlerine basit ölçü aletleri denir. Basit ölçü
aletlerinin başlıcaları; jalon, jalon sehpası, çekül, çelik
şerit metre, lata, pusula, nişan levhası, klizimetre,
mira, prizma, altimetre ve hava kabarcığı olarak
sıralanabilir.
Jalon: Bir arazi parçası ölçülürken, ölçü doğrularını
zeminde belirli hale getirmek için bu doğruların
uçlarına beton, demir, çivi veya boru çakılarak tespit
edilirler. Bu işaretler toprağa zemin seviyesine kadar
gömüldükleri için uzaktan görünmelerine imkan
yoktur. Ölçme ve araziye geçirme işlemlerinde
noktaların geçici olarak işaretlenmesi ve karşıdan
görülmesini sağlayan, düzgün, ağaç veya metalden
yapılmış ölçme araçları gereklidir. Jalonlar, 2m
uzunluğunda ve 3-4 cm çapında olup arazide fark
edilmeleri için her yarım metresi siyah-beyaz veya
kırmızı-beyaz renkte boyalıdır.
Jalon Sehpası:
Ölçüm
çalışmalarında
jalonlar
yumuşak
zeminlerde
toprağa
bastırılarak çakılırken sert zeminlerde
jalon
sehpası
kullanılarak
yerleştirilirler. Jalon sehpası, jalonun
düşey durmasını sağlayan, üçayaklı
ve demirden yapılmış bir alettir.
Ayaklar içinden jalonun geçebileceği
bir demir bileziğe bağlıdır.
Çekül:
Çekül
bir
noktanın
izdüşümünün
düşey
bulunmasında
veya
jalonun düşey duruma getirilmesinde
kullanılan
bir
alettir.
Çeküller
rüzgardan sallanmamaları için en az
bir kilo ağırlığında olmalıdır.
Çelik Şerit Metre: Çelik şerit metreler 20, 30, 50 ve 100m gibi
değişik uzunluklarda olabilirler. Ölçü işlerinde en uygun çelik şerit
metreler, 20m uzunluğunda olanlardır. Çelik şerit metrelerin tamamı
santimetre bölümlüdür.
Lata: 3-5m. uzunluğunda, genelde eğimli
arazilerde yatay mesafe ölçülmesinde
kullanılan ahşap kalın çıtadır.
Pusula: Belirlenen iki nokta arasında oluşan doğrultunun kuzey ile
yaptığı sapma açısını ölçmek için kullanılan ve manyetik alan esasına
göre çalışan ölçü aletidir. Bu şekilde ölçülen açıya semt açısı adı verilir
ve semt açıları derece cinsinden ölçülür. Pusula, genel olarak sıralı
noktalardan oluşan hatların ölçümünde veya arazide yön bulmak için
kullanılır. Hatların ölçümünde düşeylenmiş ve her iki noktaya dikilmiş
jalonlar kullanılır. Ölçümler bakılan noktanın yaklaşık 1-2 m gerisinde
durularak, öndeki iki jalonun göz hizası ile üst üste getirilmesi ile
belirlenen doğrultunun kuzey yönü ile yaptığı açının belirlenmesi ile
gerçekleştirilir.
Klizimetre: Arazi yüzeyinin yatay düzlem ile
oluşturduğu eğim değerini ölçmek için kullanılan
ölçü aletidir. Ölçüm, yatay düzlem ile ölçülen
düzlem arasındaki oranın belirlenmesi esasına
dayanmaktadır. Klizimetreler ile eğim değeri
derece veya % olarak oran şeklinde ölçülür.
Altimetre: Arazi üzerinde bulunulan yükseklikteki basıncı deniz seviyesi
basıncına oranlayarak yükseklik tespiti yapan ölçü aletine altimetre
denir. Altimetreler analog ya da son dönemlerde üretilenler dijital
göstergelidirler.
Mira:
Genellikle
4m
uzunluğunda,
10-12cm
genişliğinde ve 2cm kalınlığında ağaçtan ya da
metalden imal edilmiş araçlardır. Noktaların nivelman
düzlemine olan uzaklığını (yükseklik farklarının)
ölçmede kullanılır. Miraların üzerinde tabandan itibaren
desimetre (dm), santimetre (cm) ve metre (m)
bölümleri mevcuttur. Bazı nivolar ters görüntü
verdiğinden okumaların düz olması amacıyla mira
üzerindeki yazılar ters yazılmıştır. Mira klizimetre ya da
nivo ölçü aleti ile birlikte kullanılır.
3. Harita ve Elemanları
Harita, dünya üzerindeki yüzeysel şekiller ve insanlar tarafından yapılan
tesislerin kuşbakışı görünümünün istenilen ölçeğe göre küçültülerek özel
renk ve işaretlerle bir düzlem üzerinde sistematik gösterimidir.
Bir arazi parçasının perspektif görüntüsü (sol) ve haritası (sağ)
Bir harita, temsil ettiği arazinin çizilmiş bir modelidir. Haritaya çizilecek bilgiler
genel olarak deniz, göl, akarsu, dağ, tepe mağara vb. doğal şekillerle; yol,
baraj, sulama kanalı, çit, duvar, bina vb. yapay tesislerdir. Haritalarda bunların
dışında coğrafi koordinat ağı gösterilmektedir. Doğal ve insan eliyle yapılmış
ayrıntılar; özel işaretler, çizgiler, renkler ve şekillerle gösterilir. Haritalar,
arazideki bütün ayrıntıları göstermeyip bulunacak bilgiler o haritanın ölçeğine
ve yapılış amacına bağlı olarak belirlenir. Haritanın amacına bağlı olarak arazide
önemli görülmeyen bilgiler haritaya geçirilmeyebilir ya da önemli görülen bazı
bilgiler daha belirgin olarak ön plana çıkarılabilir.
Haritanın Elemanları






Haritanın Adı
Çerçeve
Coğrafi yönü
Ölçek
Harita Anahtarı (Lejand)
Enlem-Boylam Değerleri
Haritanın adı: Haritanın kullanım amacını belirtmeli, haritayı tanıtacak
açıklıkta ve kısa olmalıdır.
Çerçeve: Tüm haritalarda, haritası yapılacak alanı sınırlayan bir iç
çerçeve ve diğer harita elemanlarını sınırlayan bir dış çerçeve
çizilmelidir. Çerçeve bilgileri, pafta bünyesini saran bölüm içinde
bulunan bilgilerin bütünüdür. Çerçeve bilgileri; varsa demir yolları ve
yol giderleri, pafta köşe koordinatları, komşu pafta adları, boylam
başlangıç notu, haritanın gerçek kuzey yönüne konulmasını
sağlayan P noktası, grid çizgi ve değerleri, iç çerçeve çizgisinde
gratükellerde derece taksimatı için bir siyah ve bir beyaz, gred
taksimatı için içi çizgili bölümler, dilim kenarı grid çizgileri ve
karşılıklı gridlerin değerleri olarak sıralanabilir.
Coğrafik yön ve kuzey işareti,
Harita ölçeği, Kesir ya da grafik olmak üzere iki şekilde gösterilir.
Kesir ölçek paftanın üst sol köşesi ile alt ortasında “TÜRKİYE”
yazısı ile birlikte yazılır. Grafik ölçek ise paftanın alt kenarının
ortasında bulunur.
Ölçek = Haritadaki Uzunluk/Arazideki Uzunluk
1/25.000 ölçekli bir haritada harita üzerindeki 1 cm uzunluk,
gerçekte yani arazide 25.000 cm’e karşılık gelir.
Harita anahtarı (Lejand): Yurdumuzda üretilen haritalarda, sağ çerçeve
dışında kalan bölgenin pafta üst köşesinden başlayarak belirtilen klasik
işaretlerdir. Haritada kullanılan özel işaretlerin ne anlama geldiğini
gösteren bölümdür. Her haritanın kullanım amacına göre farklı işaretlerle
gösterilirler. Bu işaretler kullanıcıya kolaylık sağlamak ve harita
okumalarda belirli bir standart sağlamak için kullanılır.
Enlem ve boylam değerleri,
Haritalardan elde edebilecekleri ana bilgiler aşağıdaki şekilde
sıralanabilir:
• Haritada bulunan yeryüzü şekilleri, yerleşim yerleri ve yollar gibi
detayların yatay ve düşey konumları,
• Haritada yer alan detayların aralarındaki mesafeler,
• Haritada belirtilen bitki örtüsü hakkında ayrıntılı bilgi,
• Arazi yapısındaki değişimler,
• Doğal yeryüzü şekillerinin yükseklikleri,
• Kadastro haritalarında mülkiyet unsurları,
4. ÖLÇEKLERİNE GÖRE HARİTALAR
1. Büyük Ölçekli Haritalar
a. Plânlar: Ölçeği 1/20.000'e kadar olan haritalardır. Şehir imar plânları, kadastro
haritaları bu türdendir.
b. Topoğrafya Haritaları: Ölçeği 1/20.000 ile 1/200.000 arasında olan
haritalardır. Ulaşım haritaları ile topoğrafik, jeolojik, morfolojik haritalar bu
türdendir.
2. Orta Ölçekli Haritalar
Ölçeği 1/200.000 ile 1/500.000 arasında olan haritalardır.
3. Küçük Ölçekli Haritalar
Ölçeği 1/500.000 den daha küçük olan haritalardır. Bu haritalar Dünya’nın,
kıtaların, ülkelerin tamamını veya bir bölümünü gösterir.
BÜYÜK ÖLÇEKLİ HARİTA
KÜÇÜK ÖLÇEKLİ HARİTA
Ayrıntıyı gösterme gücü fazladır
Ayrıntıyı gösterme gücü azdır
Hata oranı azdır
Hata oranı fazladır
Gerçekte dar alanlar gösterilir
Gerçekte geniş alanlar gösterilir
Ölçeğin paydası küçüktür
Ölçeğin paydası büyüktür
İzohipsler arasındaki yükselti
İzohipsler arasındaki yükselti
farkı azdır
farkı fazladır
Kağıt üzerinde kapladığı alan fazladır Kağıt üzerinde kapladığı alan
azdır
Örnek:
a)1: 275 000
b)1: 20 000
c)1: 4 750 000
d)1: 1 500 000
e)1: 5 000
Yukarıda verilen ölçekleri küçükten büyük
olana doğru sıralayın.
5. KULLANIM AMAÇLARINA GÖRE HARİTALAR
A) Genel Haritalar
Toplumun büyük kesimi tarafından kullanılan haritalardır.
- Fiziki haritalar : Yeryüzünün fiziki yapısını gösteren haritalardır.
- Siyasi (idari) haritalar: Ülke ve il sınırlarını gösteren haritalardır.
B) Özel Haritalar
Belirli bir konu için konunun uzmanları tarafından hazırlanmış
haritalardır.
- Ulaşım haritaları
- İklim haritaları
- Bitki örtüsü haritaları
- Toprak haritaları
- Nüfus haritaları
- Deprem haritaları
- Maden haritaları
- Askeri haritalar gibi.
6. PROJEKSİYON TİPLERİ
Dünyanın küresel şekilde olması düzlem
üzerine hatasız bir şekilde aktarılmasını
güçleştirir.
Bundan
dolayı
farklı
projeksiyon tiplerine ihtiyaç duyulur.
Başlıca projeksiyon tipleri:
- Silindirik projeksiyon
- Konik projeksiyon
- Düzlem projeksiyon
SİLİNDİRİK PROJEKSİYON
Bir kürenin çevresine silindir şeklinde bir kağıt
sarılmasıyla oluşturulur. Ekvator çevresinde
bozulma az iken, kutuplara gidildikçe bozulmalar
artar. Silindirik projeksiyonla çizilen haritalarda
kutuplara yakın bölgeler olduğundan daha büyük
görünür. Bu yöntemde yer şekillerinin biçimi
bozulmazken alanları bozulur.
KONİK PROJEKSİYON
Bir kürenin çevresine koni şeklinde bir kağıdın
orta enlemlere değecek şekilde sarılmasıyla
oluşturulur. Bu projeksiyon orta enlemler ve
çevresindeki bölgelerin gösterilmesinde daha
doğru sonuçlar verir. Bu yöntemle çizilen
haritalarda
şekillerde
bozulmalar
meydana
gelirken alanlar korunur.
DÜZLEM PROJEKSİYON
Bir düzlemin kutup noktasına teğet olarak
geçirilmesiyle oluşturulan bu çizimde kenar
uzunlukları korunur. Bu yöntem daha çok dar
alanların ve büyük ölçekli haritaların çiziminde
kullanılır. Bu projeksiyon yönteminde kutup
noktaları merkez alındığı için bozulma en az
kutuplarda olur. Açılar korunurken, şekil ve
alanlarda bozulmalar meydana gelir.
7. HARİTA ÇİZİM YÖNTEMLERİ
1- PLASTİK KABARTMA YÖNTEMİ
Yer şekillerinin kabartılarak gösterildiği bir yöntemdir. Ancak
her yere kolayca taşınamaması, yapımının maliyetli olması
gibi nedenlerden dolayı kullanışlı değildir.
2- RENKLENDİRME YÖNTEMİ
Yükselti ve derinliklerin farklı renklerle gösterildiği haritalardır.
3- TARAMA YÖNTEMİ
Eğimin fazla olduğu yerlerde çizgiler sık, kalın ve kısadır. Eğimin az olduğu
yerlerde ise çizgiler seyrek, ince ve uzundur. Düz alanlar ise taranmaz.
4- GÖLGELENDİRME YÖNTEMİ
Haritanın bir köşesinden 45 açıyla ışık geldiği varsayılması esasına
dayanır. Haritada ışık alan yerler açık, gölgede kalan yerler ise koyu renkle
gösterilir. Eğim ve yükselti tam olarak belirtilemez.
5- İZOHİPS (EŞ YÜKSELTİ EĞRİLERİ) YÖNTEMİ
Deniz
seviyesine
göre
aynı
yükseltide
bulunan
noktaların
birleştirilmesiyle elde edilen kapalı eğrilere izohips, bu yöntemle yer
şekillerinin gösterilmesine de izohips yöntemi denir.
İzohipslerin Özellikleri:
1. İzohipsler iç içe geçmiş kapalı eğrilerdir.
2. Aynı izohips eğrisi üzerinde bulunan bütün noktaların yükseltisi eşittir.
3. En dıştaki eğri en alçak yeri, en içteki eğri en yüksek yeri gösterir.
4. Kıyı çizgisinden 0 metre eğrisi geçmektedir.
5. Bir haritada bulunan izohipsler arasındaki fark her yerde eşittir.
6. İzohipsler birbirini kesmezler. İzohipsleri kesen çizgiler akarsuları
gösterir.
7. Akarsuyun her iki tarafındaki izohipslerin yükseltisi eşittir.
8. İzohipslerin sıklaştığı yerde eğim fazla, seyrek olduğu yerlerde eğim
azdır.
9. Büyük ölçekli haritalarda izohips aralığı az (10 – 20 m. gibi), küçük
ölçekli haritalarda ise fazladır (500 – 1000 m. gibi).
10. İzohipslerin nokta halini aldığı yerler dağ doruklarıdır.
11. Çukur alanlar çukurluk istikametinde ok işareti konarak gösterilir.
12. Akarsu vadileri «Λ» şeklinde görünür. Mevsimlik akarsular kesik
çizgilerle, daimi akarsular sürekli çizgi ile akış yönü belirtilerek çizilir.
13. Sırtlar «V» şeklinde görünür.
Download

Çerçeve