IOO 103 İNSAN ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ
Yrd. Doç. Dr. Gülşah SEZEN VEKLİ
Kas Dokusu
 Vücutta meydana gelen ve canlının hareketi ve/veya
yer değiştirmesi ile ilgili hareketlerin oluşmasında
temel görev olan doku, beden dokularının çoğunu
kapsayan kas dokusudur.
 Vücudun total ağırlığının yarısını kas dokusu oluşturur.
 Hangi kas tipi en fazla ağırlığı teşkil eder?
Kas Dokusunun Özellikleri
 Uyarılabilirlik: Kas ve sinir hücreleri uyarıya tepki
verebilme yeteneğine sahiptirler.
 İletkenlik: Kas hücreleri ve nöronların uyarıları
iletebilme özellikleri vardır.
 Kasılabilirlik: Uyarılara cevap olarak kısalabilir ve
kalınlaşabilir.
 Uzatılabilirlik: Çoğu iskelet kasında olduğu gibi bir
taraftaki kas kasılırken diğer kas genişler.
 Esneyebilirlik: Kasın, kasılma veya gevşemeden sonra
orijinal şekline geri dönmesi özelliğidir.
 Hareketi sağlayan kaslar çift olarak bulunur ve




birbirine zıt çalışır (Antogonist kaslar)
Aynı anda kasılıp gevşeyen kaslara sinerjist kaslar
denir (örn; karın ve sırt kasları)
Kasların iskelete bağlandıkları kısma kas kirişi
(tendon) denir.
Kaslar dinlenme anında bile belli bir kasılma içinde
bulunurlar (Kas tonusu)
Kasın kasılabilmesi için en küçük uyartı şiddetine eşik
değer şiddeti denir.
Kas dokusunun başlıca görevleri:
 İskelet sisteminin hareketini sağlamak
 Organların hareketini sağlamak
 Solunum sisteminin çalışmasına yardımcı olmak
 Dilin hareketini sağlamak konuşmaya yardımcı olmak
 Sindirim sistemine yardımcı olmak
 Doğum esnasında kasılarak doğum olayına yardımcı
olmak
 Vücudun enerji deposu görevini yapmak
 Isı üretimini sağlar
Kas dokusunda temel kasılma ilkesi geçerli ise de yapı, görev
ve çalışma fonksiyonu açısından 3 farklı sınıfa ayrılır:
1- İskelet kası (çizgili kas, Motor kas)
2- Düz kas (Otonom kas)
3- Kalp kası
Genel olarak iskelet kası organizmayı dış ortamın
değişikliklerine uydurmakla, düz kas organizmanın iç
ortamındaki değişikliklerine reaksiyon göstermekle,
kalp kası ise kalbin çalışmasını sağlamakla
görevlidirler.
Düz kas
 Damarlarda, sindirim organlarının duvarları gibi
yerlerde bulunan bu kas çeşidini isteğimizle
çalıştırabilmemiz mümkün değildir.
 Enine çizgilenme görülmez. Düz kas hücre
çekirdekleri, her hücrede bir tanedir ve hücrenin
ortasında bulunur.
 İsteğimiz dışında çalışan bu kaslar yavaş ve düzenli
çalışırlar.
Kalp kası
 Sadece kalbin yapısında bulunur. Düz kas gibi istek
dışı çalışan bu kas çeşidinde, çekirdek, hücrelerin
ortasında ve tektir.
 Ancak iskelet kası gibi, birbirleri ile çakışan ve düzgün
demetler yapan miyofibriller içerdiğinden,iskelet
kasına da benzerlik gösterir. Bu yapısı ile çizgili kasa
benzese de isteğimiz dışında ve ritmik çalışır.
 Diğer iki kas çeşidinden farklı olarak, hücreler yan
kollarla birbirlerine bağlanmışlardır.
İskelet kası
 Kol ve bacak kaslarında olduğu gibi, istediğimizle
hareket ettirebildiğimiz kaslara "iskelet kası" ya da
"çizgili kas" denir.
 İsteğe bağlı çalışabilen bu kaslar, diğer kas
çeşitlerine göre en hızlı çalışabilen kas çeşididir.
 Çok sayıda ve genellikle uzun mekik biçiminde
hücrelerden oluşmuştur. Bu hücrelere "miyosit" denir.
 Her bir kas hücresi "sarkolemma" adı verilen bir zarla
çevrilidir ve kenara itilmiş olarak çok sayıda, oval
çekirdeğe sahiptir.
Çizgili kaslar 2 kısımdan meydana gelmiştir
Kırmızı renkte yumuşak kasılabilen kas parçası
2. Beyaz sedef renginde, sağlam kasılmayan kiriş
parçası
1.
 Kas hücrelerinde sarkoplazma (kas hücresi
sitoplazması) vardır.
 Bu sarkoplazma içerisinde asılı halde bulunan
yüzlerce Miyofibril vardır. Miyofibriller protein
yapısındaki ince ve kalın myofilamentlerden
oluşmuştur.
 Bunlardan ince olanına AKTİN , kalın olan
ise MİYOZİN moleküllerinden oluşmuştur. Bu
nedenle ince ve kalın flamentler sırasıyla aktin ve
myozin flamentleri olarak da tanımlanırlar.
 Kas tellerini saran bağ doku (permisyum) içerisinde sinirler ve







kan damarları bulunur.
Gittikçe incelerek kan damarları ve sinirler kas tellerine kadar
ulaşır.
Her kas teline en az bir motor sinir kolu ulaşır. Bu sinir
sarkolemmayı delerek hücreye girer.
Hücrede dallanarak miyofibrillere doğru kollar gönderir.
Sarkolemmanın sinir kolu tarafından delinen kısmı kalıncadır
(Sonsal plak)
Kas telleri ve kirişler içerisinde duyu sinirleri de bulunur.
S1: Motor sinirler ne yapar?
S2: Duyu sinirleri ne yapar?
Miyofibriller
 Kas dokuda bulunan ve kas dokunun en önemli özelliği
olan kasıp gevşemeyi sağlayan protein iplikçiklerdir.
 İskelet ve kalp kasına çizgili görünümü
veren miyofibrilleri oluşturan aktin ve miyozin
filamentlerinin dizilişidir.
 Miyofibriller üzerinde ışığı kırma durumlarına göre bir takım bantlar ayırt






edilir. Bu bantlar 2 çeşittir
Işığı bir defa kıran açık renkli bölgeler İzotrop (I Bandı). Bu bölgede
sadece aktin flamentleri bulunur
Işığı 2 defa kıran koyu bölgelere Anizotrop (A Bandı).Bu bölgede aktin ve
miyozin flamentleri birlikte bulunur
İzotrop bölgenin tam ortasında ışığı bu bölgeye göre daha fazla kıran bir
Z Bandı vardır. Z çizgileri bir miyofibrilden diğerine doğru uzanarak kas
lifinin içindeki miyofibrilleri birbirine bağlarlar.
Birbirini takip eden iki Z bandı arasında kalan bölgeye SARKOMER denir.
Sarkomerler kas dokunun yapı ve görevleri bakımından bir birlik teşkil
eden kısımlarıdır
Anizotrop (A Bandı)bölgenin tam ortasında da bu bölgeye nazaran ışığı
daha fazla kıran H Bandı bulunur
Kasılma ve Kasılma mekanizması
 Fiziksel uyaranlar (ısı, ışık, elektrik akımı vb)
 Kimyasal uyaranlar (asit, baz, amonyak vb)
 Fizyolojik uyaranlar (sinir impulsları, metabolizma
olayları)
Kasılma
 Herhangi bir uyarı sonucunda kasın karın kısmı şişer,
sertleşir, boyu kısalır sonra eski haline döner .
 Kasların kasılması beyin ve omirilikten gelen sinirlerle
sağlanır.
 Çocuk felci?
Kasılma Mekanizması
 Kasılma sırasında A bandının uzunluğu aynı kalmakla




beraber I bandının boyu değişir.
A bandının ortasındaki H bandının uzunluğu, I
bandına bağlı olarak azalır ya da artar.
İzotrop bölgenin değişir gibi gözükmesi I bandı
ipliklerinin birbiri üzerinde kaymasından kaynaklanır.
I bandı iplikleri birbiri üzerinde kaydığı zaman kas
kasılır. Gevşeme sırasında I bantları birbirinden
uzaklaşır. Bu sırada H bandının uzunluğu artar.
Kas fazla kasılınca ise aktin ipliklerinin birbiri
üzerinde kayması sonucu H bandı daralır ve kaybolur
 http://highered.mcgraw-
hill.com/sites/dl/free/0072507470/291136/myofilament.s
wf
 http://www.youtube.com/watch?v=ren_IQPOhJc
Kasılmanın Enerji Kaynağı
Bir kas telini meydana getiren telciklerin yapısında
1. Su
2. Madensel iyonlar (Ca ++, K+, Na+)
3. Kasılabilen protein (aktomiyozin)
4. Enerji _ATP
Kasılmanın enerji kaynağı
 Glikojen moleküllerinin parçalanması sonucu oluşan
glikozun solunum ve fermentasyon yolu ile daha basit
maddelere ayrışması sonucu ATP elde edilir.
 S3: Kaslarda glikojen nasıl bulunuyor?
 Kaslar fazla çalışmadıkları zaman glikojenin parçalanması
sonucu ihtiyaçtan fazla enerji oluşur. Bu enerjinin fazlası
ATP yolu ile kreatin fosfata taşınır. Fazla enerji kreatin
fosfatın yüksek enerjili fosfat bağlarında depo edilir. Bu
enerji kaynağı sadece kas hücrelerinde bulunur.
Glikoliz
 Fermentasyonun kaslardali özel şeklidir. Bu olay sonunda
oluşan prüvik asit laktik asite dönüşür. Oksijen olmadan
glikozun parçalanması en son laktik asite kadar devam
edebilir.
 S4: Neden kaslarda glikoz oksijen kullanılmadan
parçalanır?
KASILMA NASIL GERÇEKLEŞİR?
 Bu iki kasılma şeklinde de kas lifi boyunca uzanan retikulumdan
lif içine kalsiyum (Ca++) boşalır.
 Sarkoplazmik sıvıya geçen Ca++, miyozini aktive eder. Bu sayede
kasın aktin ve miyozin filamanları birbirine yaklaşır; olayın devamı
için enerjiye gereksinim vardır. Bunu da ATP sağlar.
 ATP ‘nin ADP ve P ‘ye ayrışması ile büyük miktarda enerji açığa çıkar.
Aynı anda kas lifi membranı (sarkolemma), Na + ve K+ için geçirgen
hale gelir; Na+ hücre içine girer, K+ dışarı çıkar. Ca++ un açığa
çıkmasıyla da troponin ile birleşir ve filamanlar arasında bir etkileşim
meydana gelerek aktin filamanları çapraz köprüler vasıtasıyla
miyozin filamanları arasına çekilir. Yani filamanlar üzerinde kayar. Bu
nedenle de kayan filamanlar teorisi diye adlandırılır. Kasılmaya
neden olan uyaranın kalkmasıyla Ca++, sarkoplasmik retikülum içine
geri pompalanmaya başlar ve filamanlar eski haline geri döner. Bu
şekilde kasılma ve gevşeme tamamlanır.
FİZYOLOJİK TETANOS
 Herhangi bir kas kısa aralıklarla sürekli uyarılırsa, kas istirahata
geçmeden kasılı durumda kalır. Böyle bir kas esnekliğini
kaybeder ve sertleşir.
 Kasın bu şekilde gevşemeden kasılı durumda kalmasına
fizyolojik tetanos denir.
 Sinir merkezlerinin üst üste gönderdiği uyaranlar kasların bir
müddet fizyolojik tetanos halinde kasılmasına neden olur
(Kramp)
 Krampın girme sebepleri arasında; en bilindik iki sebebi, soğuk
ve yorgunluk. İnsan bedeni soğuk ortamlarda ve yorgun olduğu
dönemlerde kan dolaşımının yavaşlaması nedeniyle kasların
çalışması için gerekli olan oksijen ve şekerin kaslara eksik
ulaşması nedeni ile kasların kendilerini ani kasılmalar ile
korumaya çalışmasından kaynaklanmaktadır.
Download

IOO 103 SUNU 4