MÜSİAD FRANKFURT, AGİK TOPLANTISI
GALA YEMEĞİ
13.12.2014 CUMARTESİ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Dr. Nurettin NEBATİ,
Bad Homburg Belediye Başkanı Sayın Michael KORWİSİ
Frankfurt Başkonsolosu Sayın Ufuk EKİCİ
Değerli Şube Başkanlarım, YK Üyelerim, SK Başkanlarım,
Programımıza katılan değerli Alman İşadamları,
Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları,
Değerli Basın Mensupları,
Frankfurt MÜSİAD’ın düzenlediği, Almanya-Türkiye İş Forumuna ve "Türk İşadamlarının AB
Sürecinde Sosyo-Ekonomik Entegrasyonu" panelimize katılımınız için teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
MÜSİAD olarak 1993’ten itibaren Avrupa’dayız. Üyelerimizin, hem kendi aralarında, hem de
diğer işadamlarıyla ticaret ve işbirliklerinin kurulması ve güçlendirilmesi adına, İş Forumları, İkili İş
Görüşmeleri, Genel İdare Kurulları, İş Gezileri vb etkinlikler düzenliyoruz.
Dün B2B görüşmeleriyle başlayıp, bu programla bitecek, Frankfurt toplantılarımızın da, önemli
işbirliklerine zemin hazırlamasını diliyorum.
Goethe der ki: "İnsanları, bize geldiklerinde iyi tanıyamayız. Nasıl olduklarını anlamak için,
onlara gitmeliyiz." Birbirimizi, her defasında daha fazla anlamaya ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü, işbirliği,
dayanışma ve paylaşma olmadan, huzuru ve başarıyı yakalamanın imkanı yoktur.
Biz de hem, kendimizi anlatabilmek için dünyayı geziyor, hem de, insanların kendilerini bize
anlatabilmelerine zemin hazırlıyoruz.
Bugün MÜSİAD, 11.000 üyesiyle, 45.000 işletmeyi temsil eden, yaklaşık 1.600.000 kişiye
istihdam sağlayan, Türkiye'de 85 irtibat noktasında ve 63 ülkede toplam 159 noktada faaliyet gösteren,
güçlü bir “Sivil Toplum Kuruluşu” dur.
MÜSİAD Haftası olarak belirlediğimiz, 24-30 Aralık tarihleri arasında da, İstanbul'da, önemli
organizasyonlar yaptık.
Önce, “Paradigma Kayması: Yeni Finansal Yönelimler” temasıyla, farklı ülkelerden
konuşmacıların söz aldığı, 18. IBF Uluslarası İş Forumumuzu gerçekleştirdik.
Devamla, Dünya üzerindeki bütün Başkan ve Temsilcilerimiz, Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve
Sektör Kurulu Başkanlarımızı bir araya getirdiğimiz, 190 kişilik, Dünya Genel İdare Kurulumuzu topladık.
Sonunda da, "Dünya Değiştirilebilir" teması ve “İşler Değişecek, Dünya Değişecek” sloganıyla,
15. MÜSİAD Uluslararası Fuarımız ve Hightech Port etkinliğimizi gerçekleştirdik.
Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, farklı ülkeler ve Türkiye'den katılan 25 Bakanımız,
Milletvekillerimiz, Büyükelçiler, Diplomatik Misyon Temsilcileri, Valiler, Belediye Başkanları, STK ve İş
Dünyası Temsilcilerini ve İşadamlarını ağırladık.
Fuarımızda, 100.000 m2 kapalı alandaki 8 Holl'de, 25 ülkeden 250 yurtdışı katılımcı, 72
Hightech Port katılımcısı, 20 STK ve 404 MÜSİAD üyesi olmak üzere, 746 katılımcı, ürün ve hizmetlerini
sergiledi.
123 ülkeden katılan 7.250 İşadamını, onbinlerce Türk İşadamıyla buluşturduk. 6 ülkeden gelen
160 işadamını da; Bursa, Konya ve Tekirdağ’da, Bölgesel İş Forumlarında ağırladık.
Değerli Misafirler,
Türkiye, 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi hedefliyor. Petrol ve
doğalgaz gibi kaynaklarımız yok ama, hedefimize ulaşmak için, iki önemli varlığımız var; insan
kaynağımız ve girişimci ruhumuz.
76 milyonu Türkiye’de, 6 milyonu da yurtdışında olmak üzere, Avrupa’nın en genç ülkesiyiz. Bu
enerji ve birikimi paylaşmak için, AB üyesi ülkelerle iyi ve doğru ilişkiler kurmak istiyoruz.
İlişkilerimiz, yüzyıllar öncesine uzanıyor. Türkler, hem Avrupayı, iktisadi, siyasi ve sosyokültürel açıdan etkilemiş, hem de, kendileri etkilenmiştir. Dolayısıyla, AB ile olan ilişkilerimiz, temel dış
politika konularımızdan biridir. Bu çerçevede, Avrupa Birliğine üyelik hedefi de, geçmişten bugüne,
Türkiye’deki hükümetlerin stratejik bir hedefi olmuştur. 53 yıllık sıkıntılı bir serüvenden sonra,
Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerine baktığımızda, ekonomik, sosyal ve demokratik standartlara ulaşmak
açısından, AB hedeflerinden vazgeçmiyor, ancak, AB’ne tam üyeliği, alternatifsiz bir sistem olarak da
görmüyoruz. Çünkü, AB de, tam üyelik yolunda, artık eskisi kadar güven vermiyor.
Ama, ilişkilerimiz, sadece tam üyelikle değerlendirilmemelidir. 1995'te imzalanan Gümrük
Birliği anlaşmasının, Ekonomik Getirileri ortadadır. Gümrük Birliği, Türk Özel Sektörünün rekabet
gücünün artmasında, etkin bir rol oynamıştır.
Bugün, AB, Türkiye'nin dış ticaretinin % 40'ını ve yıllık ihracatının yaklaşık yarısını
gerçekleştirdiği, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağıdır.
Bu süreçte, Türkiye'ye gelen Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları, önemli bir artış kaydetmiş
ve üyelik müzakerelerinin başladığı 2005'ten itibaren, ivmesini arttırmıştır. Türkiye'ye, 2002-2013
arasında giren 112 milyar $, Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımının, % 76'sı, AB kaynaklıdır. Aynı
dönemde, Türkiye'nin yurtdışında gerçekleştirdiği Doğrudan Yatırımların, %67’si de, AB'ye yapılmıştır.
Bugün, dünyanın 16. ekonomisine sahip Türkiye, bölgesel ve küresel, siyasi ve ekonomik
krizlerin etkisine rağmen, büyümesini sürdürüyor. Kuzeyde, Rusya-Ukrayna-Kırım üçgeninde ortaya
çıkan siyasi kriz, batıda, Avro Bölgesi’nde devam eden ekonomik daralma ve güneyde, Suriye’de
katlanarak artan iç savaş gibi krizlerle etrafı çevrili olmasına rağmen, Türkiye, 2014 yılının ilk 3
çeyreğiyle beraber, 20 çeyrektir, üst üste büyüme başarısını göstermiştir.
Böyle bir tabloda; Avrupa’daki Türk işadamlarının rolü ve önemi, daha da artmaktadır.
Avrupa’da, 4 milyonun üzerinde insanımız yaşıyor. Ekonomimiz, yatırımlarımız ve turizmimiz açısından,
karşı koyulamaz bir etkileşim var. Ekonomik olarak, zaten bir entegrasyon ve birlikteliğimiz söz konusu.
Bugünkü eğilimlerin devam etmesi halinde, Almanya’daki Türk girişimci sayısının, önümüzdeki
yıl, 160.000’e ulaşacağı, Türk işletmelerinde yaklaşık 720.000 kişiye iş imkânı sağlanacağı, yatırım
hacminin 15 milyar €'ya ulaşacağı ve cirolarının 66 milyar € olacağı tahmin edilmektedir. Avrupa’da
yerleşik Türk işadamlarının, Avrupa ticari hayatına entegre olmaları da, gerek kendileri, gerekse Türkiye
için, önemlidir.
Bir başka konuya geçersek; Türkiye, 28 AB üyesiyle, ortak gümrük alanında yer almaktadır.
Ancak, Türkiye, AB’nin mevzuatına uymakla yükümlü olmasına rağmen, AB’nin Gümrük Birliğindeki
karar verme mekanizmalarına katılamamaktadır. Böyle bir asimetri, Türkiye aleyhinedir ve yanlıştır.
AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA'lar ve Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı’nı (TTIP)
da, bu bakışla değerlendiriyoruz. TTIP, ABD ürünlerine, AB üzerinden Türkiye pazarına serbest giriş
imkânı sağlarken; Türkiye’nin ABD’ye ihracatının, gümrük vergisine tâbi olması, ABD ile ticaretimizi
olumsuz etkileyecek ve Türk ürünlerinin AB ürünleri karşısında, ABD pazarındaki rekabetini azaltacaktır.
Ayrıca, TTIP, Türkiye’nin dış ticaretinde çok önemli paya sahip bu 2 büyük ekonomiyle, mal ve hizmet
ticareti ve yatırımlar alanında, yeni düzenlemeler ve normlara göre hareket etmesini de gerektirecektir.
AB’nin, Türkiye’yi dışarıda bırakarak imzaladığı anlaşmalarla, üçüncü ülkeler, ürünlerini AB
üzerinden Türk pazarına gümrüksüz sokacakken, Türkiye’nin bu ülkelere ihracatı, gümrüğe tabii
olacaktır.
Bu durumda, Türkiye’nin önünde 3 seçeneği vardır:
1. Üçüncü ülkelerle alternatif STA'lar imzalamak, ki kolay değildir
2. Gümrük Birliği anlaşmasının, Upgrade edilerek, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’lara,
Türkiye’nin otomatik dâhil edilmesi, ki AB pek sıcak yaklaşmamaktadır
3. Türkiye'nin, sessiz kalarak, kaderine ve kaybedeceklerine razı olması ki hiç kabul edilebilir
değildir.
Ek olarak, 2 alanda da, yeni düzenlemelere ihtiyaç vardır. Dün sabah, İtalya Başbakanıyla
yaptığımız görüşmenin 2 konusu da bunlardı.
*
Karayolu taşımacılığı ruhsatları, özellikle transit geçiş için, Gümrük Birliği kapsamında,
serbest olmalıdır.
*
AB’ye seyahat eden Türk işadamlarının, daha kısa yoldan ve uzun vadeli, çoklu giriş vizeleri
veya AB ülkelerine girişte vize almaları sağlanmalıdır. Aralık 2013’te imzalanan, Türkiye-AB Vize
Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metniyle, AB sürecinin farklı bir boyut kazanacağını düşünüyoruz.
Tarihi komşuluğumuz, yüzyılları aşan birlikteliğimizle, birbirimizi iyi tanıyoruz. Yaşanan
sorunların, önemli çözüm yollarından birinin de, örgütlenmiş bir STK yapısına sahip olmak olduğunu
düşünüyoruz.
Bu noktada, MÜSİAD olarak, çeyrek yüzyıllık STK tecrübemizle, dostlarımızın yanındayız. Hem
entelektüel birikimimizle, hem de kurumsal tecrübelerimizle, her türlü desteğe hazırız.
Sözlerimin sonunda, bu güzel organizasyonu hazırlayan, Yurtdışı Teşkilat Başkanımız Alper
Esen, Genel Başkan Yardımcımız Adnan Bostan ve YK arkadaşlarına, Genel Sekreteryamıza, ev
sahibimiz, Frankfurt Başkanımız Musa Aydın, YK arkadaşları ve Frankfurt Üyelerine, Avrupa'nın farklı
yerlerinden ve Türkiye’den katılan MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostlarına, Almanya'dan katılan değerli
İşadamı dostlarımıza, programımızı onurlandıran değerli panelistlerimize, Bad Homburg Belediye
Başkanı Sayın Michael KORWİSİ'ye, Frankfurt Başkonsolosu Sayın, Ufuk EKİCİ'ye, Akparti GBY Sayın
Nurettin Nebati'ye teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Nail Olpak
Genel Başkan
MÜSİAD
Download

13 Aralık 2014 MÜSİAD Frankfurt AGİK Toplantısı