RAPORLAR
İNSAN PLASENTASININ ULTRASTRÜKTUREL VAPISI
(TRANSMİSYON ELEKTRONMİKROSKOPU (TEM) VE TAAAVICI
ELEKTRON MİKROSKOPU (SEM) BULGULARI)(*)
Türkan ERBENGI ('"')
Ramazan DEMİR(""")
İstanbul Üniversitesi lstanbul Tıp Fakültesinde 1966'dan beri insan plasentası üzerinde çalışılmakta olup, bu çalışmalardan bir bölümü Doktora
tezi şeklinde değerlendirilmiş ve yayınlanmıştır (Demir).
Bu raporda halen devam eden çalışmalarımızdaki bulgularımız He yayınlanan çalışmalar esas almarak insan plasentasmın yapısı elektron mik..
roskopu düzeyinde sunulacaktır.
Elektronmikroskopu bulgularımız da tarayıcı elektron mikroskopu (SEM)
ve transmisyon elektronmikroskopu (TEM) değerlendirmeleri şeklinde belir-
tilecektir.
Raporda insan plasentasının yapısı aşağıdaki ana konular içinde özetlenmiştir~
1-· Koryon
villuslannın yüzey görünümü (SEM gözlemleri),
11- Koryon
villuslarının
ince
yapısı
(TEM gözlemleri)
1) Yüzey epiteli,
2) Stroma elemanları,
3) Damar oluşu.
İnsan plasentası sapları 40 - 60 arasında değişen « Kotiledon" veya «Subkotiledon •lardan oluşur. Çapları 2 .. 3 cm olup. plasentasyon esnasında desiduanın spiral arterleri etrafında gelişir. Böylece, bir kotiledon veya sub- ·
kotiledon ile buna ait spiral arter ve etrafını saran desidua bir birim oluş­
turur. Schuhmann bu birimi «Placenton» olarak tanımlamıŞtır.
c•J
( 0
)
en•)
1. Jineko - Patoloji Kongresinde tebliğ edilmiştir ..
lstanbul Üniversitesi lstanbul Tıp Fakültesi Histoloji ve Embryöloji Bilim Dalı Başkanı
Akdenlz: Üniversitesi Tıp Fakultesl Histoloji ve Embriyoloji Bilim· Dalı Do.çenti
1
Bir plasenton, her ne kadar anatomik sınırları kesin değil ise de, bir do·
laşım birimi niteliğini taşımaktadır. Plasenton'un merkezi desidual spiral
arterin girişi olup, çalışmalar anne kanının dolaşımının merkezden ışınsal
olarak periferiye doğru aktığını ve sonra da bazal desidual venlere ulaştı­
ğım göstermiştir.
'"
~
Ultrastrüktürel çalışmalar plasenton'ların perlferisindeki villuslarda
merkeze nazaran ileri derecede farkhlaşma ve olgunlaşma olduğunu vurgulamaktadır.
Sezeryan ile alınmış normal termdekı plasenta dokusundaki villusların
morfometrik incelenmesi, sayısal, ölçüm, vaskularizasyon, bağ dokusu ve
trofoblast hacimleri parametrelerine göre yapılmaktadır.
Plasentanın morfometrik incelenmesine paralel olarak yürütülen ışık
mikroskopu ve ultrastrüktOr düzeyindeki gözlemler birlikte değedendirildi·
ğinde,
plasenta yaşına bağlı olarak plasentanın yapısı ile işlevleri arasın·
daki uyum açıklık kazanır.
Bu nedenle bizim bu raporda sunacağımız özet bilgilerin plasenta fiz·
yolojlsi ve patolojisi hakkında sunulacak raporlara da ışık tutacağı kanı­
sındayız.
1- Koryon
villuslarınm yüzey
görünümü (SEM gözlemleri)
Gebeliğin
birinci trimesterinde, plasentaların koryon. villusları koryonik
plaktan doğan kök vlllusların (turunkus korii'ler) dallanmasıyla oluşurlar.
Dallanmalar başlangıçta tomurcuklanma şeklinde olur. Tomurcuklar kök vil·
lus (turunkus korii) yilzeyinde bir kabartı halinde belirir. Bu tomurcuklanma
ve dallanma süreci primer, sekonder ve tersiyer düzeylerde gerçekleşerek
terminal villus oluşumunu sağlar (Şekil 1, 2, 3, 4, 5 ve 6).
Genç plasentalarda, primer villus ve yeni oluşan dallarının yüzeyi tamamen mikrovilluslarla kaplıdır (Şekil 5 ve 6). Villus yüzeyi kaba dokumlu
bir halı yüzeyini andırır. Mlkrovıllus örtüsü. villus yüzeyinin her tarafında
aşağı yukarı aynı derecede sıklık gösterir. Mikrovilluslar genellikle sopa veya çomak şeklinde görünürler. Bir kısmı, uca doğru şişkinleşerek davul tokmağını andırırlar.
İkinci ve üçüncü trimesterlerde olan plasenta örneklerinde koryon villuslarının
her düzeydeki dalları karmaşık bir yapı gösterir. Villus yüzeyi ge..
ne tamamen mikrovilluslarla kaplıdır. Ancak, genç plas~ntalara kıyasla mik·
rovillus sayısında azalma ve boylarında da kısalma gözlenir. Villus yüzeyinde yer yer invaginasyonlar, boğumlanmalar, balonlaşmalar ve kırışmalar
2
(Şekil 7) görülür. Bunlar yaşlılık belirtileridir. Özellikle mikrovillus içermeyen balon biçimi şişkinlikler dikkat çekici özelliklerdir. Balonumsu şişkinlik
gösteren bu alanların, TEM'de gözlenen «epitel plakları»na tekabül ettiği
kabul edilir (Şekil 8 ve 14).
11- Koryon villuslar1 ince
yapısı
(TEM gözlemleri)
1 - Yüzey epiteli : Koryon villusu yüzey epiteli sinsisyotrofoblast ve
, sitotrofoblast tabakalarından oluşur.
a) Sinsisyotrofoblast hücreler: Villusun dış yüzeyini kaplar. İntervillöz
alana (iV A) bitişik bölgesinde, çok sayıda mikrovillus ve düzensiz sitoplazmik çıkıntılar içerir. Mikrovillusların yüzeyi ünit zarla sınırlı olup, IVA içi~
ne uzanırlar (Şekil 9, 10, 11, 13, 15) uçları yuvarlak, oval veya dallanmış
olarak gözlenirler. Genelde sıralar oluştururlar; fakat uzunlukları ve çıkıntı
yönleri, ince barsak ve böbrek tubulusların mikrovillusları gibi eşit ve düzenli değildir. Mikrovillusların tutunma yerlerinde pinositoza bağlı olarak
vezikülter ve vakuoller gözlenir (Şekil 9, 10, 11, 13). Mikrovilluslar aynı zamanda sinsisyotrofoblast ile onun altında bazal lamina ile ilişkide olduğu
alanlarda da bulunurlar.
Birinci trimesterin erken dönemlerinde, sinsisyotrofoblast hücreleri arasında sitoplazmik membran gözlenir. Bu dönemde sinsisyotrofoblast hücreleri bir sinsisyum tabakası oluşturmaz.
Sinsisyotrofoblast hücrelerinin bazal kısımları yer yer desmozomlar
aracılığıyla sitotrofoblast'lara «Langhans» hücrelerine tutunurlar (Şekil 12,
15).
Sinsisyotrofoblast hücre nukleuslarının şekli genellikle düzensizdir.
Nuklear membran belirgin olup çift tabakalıdır (Şekil 19). Dış nuklear memb..
ran GER veya SER ile devam eder. Nuklear nıatriks, ince granüller ve elektronca yoğun nukleuslar içerir (Şekil 13, 19).
Gebeliğin erken dönemlerinde endoplazma retikulumu, çoğunlukla ve..
ziküller şeklinde olup sitoplazmanın her yanında eşit bir dağılım gösterir.
Granüllü ve granülsüz tipleri bir arada gözlenir. Ribozomlar endoplazma
retikulumu zarı üzerinde ve sitoplazmada dağınık olarak yaygındır (Şekil 9
ve 10).
Mitokondrionlar sitoplazmada yaygın olarak görünürler. Şekilleri yuvar..
lak veya çomak biçimindedir. Bir kısım bitokondriyonlard& kristalar çok kıy
sa ve sayıca azdır; aksiyal veya paralel çıkıntılar yaparlar.
3
Küçük vezikül ve vakuollerdeo oluşan Golgl kompleksi, gebeliğin QU_döneminde, iyi gelişmiştir. Çoğ~.mlukla hücre merkezine yakın yerlerde göz····
leni~.
Lipid damlacıkları yuvarlak veya oval şekilli,' homojen elektronca yo..
ğun yapılar olarak görülürler. Büyüklükleri bulundukları oölgeye göre de..
ğişebilir. SER membranları ile olan -yakm topografik iliş~ileri djkkatL çeker.
'
'
'
Gebeliğin
ikinci ve üçüncü trimesterlerinde slnsisyotrofoblast hücre..
lerinin mikrovillus sayısında azalma olur. Boyları kısalır, uçları· şişkinleşir.
Sinsisyotrofoblast hücreleri direkt olarak bazal lamına üzerine oturur ·(Şekil
11, 13). Sitoplazmada vakuollü görünOm dikkati çeker (Şekil 13, 19. 20).
Hücrenin nuklear yapısı. birinci trimesterden pek farklı değildir. Sadece
"·.
bölgesel olarak nuklear matri.ks yoğunlaşma gösterir.
Endoplazma retikulumu daha az ve düzensiz bir yapı gösterir. Ribozom
sayısında belirli bir azalma görülür.
Mitokondriyon sayısı.nda azalma olur. Yuvarlak, oval veya düzensiz şe..
killi olabilirler. Kristaları kısadır. Golgi kompleksi nadiren gözlenir.
Lipid damlacıkları -bu· trimesterde sayıca artar; fakat daha küçüktQr..
ler. Bazı lipid damlacıkları nukleuslarla yakın topografik bir ilişki içinde gö·
•• •• 1er.
runur
b) Sitotrofoblast (Langhans) hücreleri:
Gebeliğin erken döneminde sitotrofoblast hOcrelerl, sinsisyotrofoblast
hücreleri ile bazal lamina arasında bir sıra halinde tabaka oluştururlar. Sinsisyotrofoblast hücrelerine intersellüler aralık ve desmozomlar aracılığıyla
ilişklde9irler. Stromaya bakan yüzeyleri basal lamina üzerine oturur. Lang..
hans hücrelerinin sitoplazmaları, sinsisyum hücrelerinkinden daha az ya..
Oundur. Bu nedenle daha açık görünürler (Şekil 11, 12, 13, 15).
Nukleusları genellikle elips şeklinde olup, üzerinde poruslar bulunan
çift tabakalı zarla çevrUidir. Nukleus elektron yoğunluğu sinsisyum nukleu-
sunuıikin_e kıyasla, daha düşüktür ve nukleolus strüktürü kolayca tanınır.
(Şekil
1·2).
Endoplazma retikulumu, sınsisyum hücrelerininklne kıyasla sayıca da·
ha az ve şekilce daha yassı bir görOnümdedir.
Mitoko.ndrionlar,, sftopl~mada· :eşit, bir dağılma gösterirler, _oval veya
çomak şeklinde olup, einsisyum: hücre· mitokondrionlarmdan daha büyOktürler. Zar yapıları ve matrJx:Jçe.riği belirgindir.
4
. Ver yer gözlenebilen ve orta derecede gelişme gösteren Golgl komp..
leksleri görülür. Lipid damlacıklarına çok az rastlanır.
İkinci
ve üçüncü trimesterde Langhans hücrelerine çok az rastlanır.
Basal lamina üzerinde sinsisyotrofoblast ·ile çevrili tek tek hücreler olarak
gözlenir. Sinsisyunıun yaptığ~ basınç nedeniyle· yassılaşırla~. Bu hücrelerin
sitoplazma membranları yer yer ortadan kalkar. Bu alanlarda Langhans hücre
sitoplazması sinsisyum sitoplazmasıyla direkt bir ilişki içindedir (Şekil 12).
L~mghans hücrelerinin nukleusları gebelik süresince önemli bir değişi·
me uğramazlar. Sadece yoğun matrixli bölgeler dikkati çeker.
Endoplazma retikulumu sayıca azalır. Şekil bakımından vakuollar ya·
~pıda ve düzensizdir. İlk trimestere kıyasla yüzey ve serbest ribozomlar aza~
lır.
Golgi kompleksi çok az olup iyi
Upid
damlacıkları
gelişme
bu dönemde zorlukla
göstermez.
tanınırlar.
Basal lamina, tek tabakalı şekilsiz bir yapı olarak görülür. Bazı alanları
stromal hücre uzantılarıyla yakın bir ilişki içinde olduğu dikkati çeker.
Gebeliğin ikinci ve özellikle üçüncü trimesterinde basal laminada be ..
lirgin bir kalınlaşma ile birlikte
rünüm kazanır.
2-
lamelleşmeler
görülür. Ver yer fistolu gö-
Elemanları
Stroma
Stromal elemanlar, hücresel ve· fibriller elemanlardan ibarettir. Stro..
manın temel hücrelerini yerleşik bağ dokusu hücreleri oluşturur. 'Koryon
villusları' stromasında, geb'elik yaşlahyla ilgili gelişme durumuna bağlı olarak, çeşitli hücre tipleri gözlenir. Bunların belli başlıları indifferahsiye mezenşim hücreleri, retikulum hoc'releri, fibroblastlar, embriyonik plazma· hüc·
releri ve Hofbauer hücreleri'~ir (ŞekJI 15, 16, 20).
'
'.
lndifferansiye mezenşlm hücreleri, gebeliğin ilk aylarında temel hücre türünü oluşturur. Uzantılı hücrelerdir. Bu, hücreler gebeliğin Hk haftalarından itibaren, çeşitli hücre türlerine ve damar oluşumu yönünde farklanarak stroma dokusunu oluştururlar. lndifferansiye mezenşim hücreleri, nis~
betan daha az sitoplazmaya, az sayıda ince sitoplazmik uzantılara ·sahiptirler. Sitoplazmalarında glikojen yaygındır. Nukleo .. sltoplazmik oran nukleus
lehine bozulmustur.
,
~
5
Retikulum hücreleri. irice uzun sitoplazmik uzantılarıyla ağ oluşturup
stroma dokusuna desteklik yaparlar; stroma içi kanallar sisteminin sın'ır~
larını oluştururlar (Şekil 15, 16).
Fibroblastlar bilinen özelliklerinden ayrıcalık taşımazlar. İyi gelişmiş
granüllü endoplazma retikulumu ile karakterizedirler. Kollagen üretimi ile
yakın topografik ilişkileri belirgin olarak gözlenir.
Villus stromasında, nukleus kromatin düzeni dışında, morfolojik olarak
plazma hücrelerinin özelliklerini gösteren «Embriyona! plazma hücreleri ))ne
de seyrek olarak rastlanır (Şekil 17).
Hofbauer hücreleri; yuvarlak, oval veya düzensiz gövdeli kısa sitoplaz~
mik uzantıları olan hücrelerdir. Geniş vakuolleri ve çok sayıda pinos!toz
vesikülleri icerirler. Mitokondrionları uzuncadır. Vakuolleri icinde sıvıdan
zengin materyelle elektronca yoğun maddeler gözlenir (Şekil 15, 16).
-
-
-
- - - --
-
-
-
- .a
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
- - -
-
-
~
- - - -
-
Gebelik süresince insan plasentas.ınıh üç boyutlu yüzey görünümü SEM
ile gözlenebilmektedir. Eğer dondurup_- kırma yöntemi kullanılırsa, yüzey
görünüm yanında, plasenta villus stroması içinde yer alan Hofbauer hücreleri de birlikte incelenebilir. Castelluci ve ark. (1980) yaptıkfatı bu tür
bir çalışmada, Hofbau,er hücrelerin.in .uzantı,arı aracılığıyle biribiri ile tutunduklarını göstermişlerdir. Ayrıca, .kırılma yüzeylerinin vakuollerden zengin olduğunu belirterek Hofbauer hücrelerinin makr'ofaj karakterinde olduğunu ileri sürmüşlerdir. Kaufmann da, bu fikri benimsemiş olup (1983), sabit hücrelerin oluşturduğu stroma kanalcıkları içindeki Hofbauer hücrelerinin hareketli oldukları üzerinde durmuştur.
Son çalışmalardaki insan makrofajları üzerindeki bulgularda da (Vılall
ve ark. 1978) endotel hücreleri için mitogenik bir maddenin bu hücreler tarafından salındığı in vitre olarak gösterildiği dikkati çekmektedir. Buna ek
olarak salınan bu maddenin doku vaskularizasyonun damarlanmasında ile
endotelyal hücre büyümesinin in vivo olarak kontrolünde etkili olduğu üzerindeki görüş ile plasenta arasında bir ilişki kurabilir·.
. ,
Böylece bu görüş ışığında Hofbauer hücrelerinin benzer faktörleri ürettiği ve bunların da plasenta villuslarında bağ dokusu gelişimi ile b!i'likte
endotel gelişimi ve plasenta damarleşmasını kontrol ettiği ileri sürülebilir.
.'!
Villus stromasındaki hücresel elemanların yanısıra fibrilli elemanlar da
gözlenir. Fibrilli elemanların çoğunu kollagen demetler teşkil eder. Stroma
içi kanalları ve kan damarları çevresinde yerleşirler; desteklik yaparlar
(Şekil
6
19, 20).
3-
Damar oluşumu :
İlk kapiller, hemositoblast ve çevresinde oluşmaya başlayan duvarından
ibarettir. Hemositoblast hücrenin yuvarlak biçimine uygun orta duruşlu,
homojen, elektronca yoğun yuvarlak bir nukleusu gözlenir. Nukleo~Sitoplaz­
mik sınırda, nukleusu çevreleyen ince açık bir perinuklear aralık dikkat çeker. Hücre organelleri azdır. Bu primitif kapiller çevresinde, yoğun kromatin içeriğiyle elipse benzeyen nukleusu ve sitoplazmik uzantılarıyla karakterize hücreler bulunur. Bunlar endoteli oluşturacak hücre görünümündedir.
Ayrıca kapiller çevresinde büyük nukleusu ve iyi gelişmiş GER sistemiyle
karakterize hücreler görülür. Bunlar perisit yönünde farklanan hücrelerdir
(Şekil 15, 16, 17, 18, 19).
Gene gebeliğin erken dönemlerinde, gruplar oluşturmuş birkaç hücrenin endotelyum yönünde farklanarak kapiller duvarını oluşturdukları göm
rülür (Şekil 17). Bu hücreler arasında belirgin bağlantı komplekslerine de
rastlanır. Perisitler, endotel dış yüzeyine, arada hiçbir madde veya basal
lamina olmaksızın tutunurlar. Perisit sitoplazmasının şişkinlikleri yanyana
olan endotel hücreleri arasına sokularak damar duvarı yapısına katılırlar.
Erken dönemlerde endotel hücreleri ve perisitler herhangi bir basa! lam
mina üzerine dayanmazlar.
Endotel hücrelerinin sitoplazmalarında çok sayıda plnositotik vezikül ..
ler, mltokondrionlar, endoplazma retikulumu sarnıçları ve dejeneratif la·
melli yapılar (Miyelin yapılar) gözlenir.
Gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde villus damarlanması arteriol,
venül ve kapiHer düzeyinde olur (Şekil 19, 20). Arteriollerin endotel hücreleri, bilinen normal yapıdan ayrıcalık göstermez. Endotel belirgin bir bam
sal laminaya dayanır. Sitoplazmada hücre organelleri ve çok sayıda mikro·
filamanlar gözlenir.
Venliller, arteriollere paralel uzanırlar. Endoteli yassı, organelden fa.
kir ve düzgün yüzeyli olarak gözlenir. Venül dallanma bölgelerinde, az sayı­
da açık renk sitoplazmalı kas hücrelerine rastlanır. Bunlar sfinkter göre·
vini üstlenirler (Şekil 20).
Kapillerler, villus epitelinin hemen altında bulunurlar. Trofoblastın hasal laminasından az sayıda kollagenle ayrılırlar (Şekil 14). Genelde struktural ayrıcalık taşımazlar. Ancak, epitel plakları altında kapillerler farklılıklar
gösterirler. Epitel plakları oluşan alanlarda kapillerler basa! laminasıyla sinsisyotrofoblast bazal laminası kaynaşır. Endotel yassı ve organelden fakirdir. Kapiller ileri derecede genişleme gösterir. Bu epitel plak alanlarında
sinsisyotrofoblastlar mikrovillus ve nukleus içermez (Şekil 14). Bu yapılar
7
fötal kanın çok yavaş aktığı, basıncının az olduğu alanlar olarak kabul edilir ve fetüsün artan fizyolojik gereksinmelerine bir cevabı niteliğindedir.
SONUÇ:
Normal insan plasentasının Korion villusları 6 ıncı haftadan doğuma
kadar sürekli yapısal değişiklikler gösterir.
Tarayıcı elektronmikroskopu (SEM) ile üç boyutlu olarak incelendiğin ..
de. villusların yüzey değişikliklerini mikrovillus düzeyine kadar izlemek
mümkün olabilmektedir. Nitekim, termde epitel plakları şeklinde olan kapiler üzerinde incelmiş sinsisyotrofoblast yüzeyi mikrovilluslarım kaybetmiş
balonlaşma
bölgeleri olarak belirlenir.
Transmisyon elektronmikroskopu (TEM) bulguları ile de plasentanın .ilk
trimesterinde başlayan hücresel farklılaşmalar, trofoblastlarda sitotrofoblast (langhans hücreleri), sinsisyotrofoblast ve mikrovilli yapısı şeklinde
izlenirken, korion villus stromasında da gelişmeler gözlenir. Koryon villus·
larındaki strornada fötal vaskularizasyon ile kompartımanlar oluşturan bağ­
dokusu elementleri ve içindeki kanallarda gezginci Hofbauer hücreleri yanında plasma hücrelerine benzer hücrelere de sıklıkla rastlanılmaktadır. Ultrastrüktür yapıları ile Hofbauer hücreleri çeşitli fonksiyonları yanında bir
riıakrofaj olarak tanımlanmalarına hak verdirecek vakuolJu ve inkluzyonlu
yapıları ile dikkati çeker.
Böylece, plasenta yapısı sürekli değişen ve çok yönlü çalışan bir organ niteliği göstermekte olup, genetik yapısına bağlı olarak doğuma yakın
fonksiyonlarından yavaş yavaş· uzaklaşır ve fetüsün kendi fonksiyonlarını kazanması sa~lanır.
Bilindiği gibi, Anne _ Fetüs arasında madde ve gaz
alış - verişi gebe-
olarak, çeşitli aşamalarda ve özeHeşmiş mekanizmalar aracılığı ile gerçekleşir. Gebeliğin ilk trimesterinde aktif ve pasif geçişe uygun bir yapi düzeni gösteren stroma elemanları, giderek kompakt bir yapı
kazanarak bu transport trafiğini zorlaştırmaktadırlar. İşte, stroma - içi kanal
sistemi gebeliğin ilk aylarında, trofoblastlar aracıhğıyla gerçekleşen pasif
transport yanısıra, hızlı bir aktif transporta da yardımcı olabilmektedir. Bu
kompartıman içi. hücreler, su ve elektrolit transportunda rol oynamakta ve
makrofajlar gibi fagositoz yapmakta ve böylece villus - içi çok yönlü görevler üstlenmektedirler. Bunun yanında, son yıllarda vaskularizasyonda
ve özellikle endotel oluşumunda etkili faktör ürettikleri üzerinde durulan
Hofbauer hücreleri plasentadaki doku damarlaşmasında
önemli rol oy.
lik
yaşına bağlı
ua
namaktadır.
8
Koriyon villus stromasındaki kanal sisteminin plasentada bir lenfatik
sistem gibi davrandığı da son görüşler arasında yer almaktadır.'
Ayrıca,
bu stroma içi kanalların plasentada fetüs ve anne arasındaki
işlevlerde bir iletişim sistemi oluşturduğu görüşü .de benimsenmektedir.
: Plasenta yaşı ilerlJ')dikçe kanal sisteminin yerinde bağ dokusunun yer
alması ile plasenta bu fonksiyonları, fetusta gelişen sistemlere terketmek·
tedir.
Tabii insan fetal 1 plasentasındaki bu yapısal özelliklerin plasenta· ~ Fe~
tus ·.. Amnion .. Uterus arasmdaki denge açısından da ayrıca değ·erlendiril~
mesi gerekir.
9
Şekil 1 ~ Gebeliğin 6. haftasında olan plasentada koryon villusları. Stroma (St),
damarlanma odakları (oklarla). Mikrograf: X 120 Boya: Hematoksilen ~ Eozin.
Şekil 2 -
10
Resim 1'in büyütülmüş görünümü. Kapiller (Kap), Hofbauer hücreleri (HOF).
Hematoksilen - Eozin. Mikrograf: X 256.
.
3 -;/'GebeliSiin 16. ·haftasınd~ .olan plaseiıtadl:\ ~eımina'I villuslar. Kalın kesi~~ Demirli
H,ematoksilen • Bazik Fuksin • Auramin .kompleks boya. Mlkrograf ,: ~ 140 ..
..
Şekil
'
'
•,
'-;,.• .,
_-
·-"';.,-,y.
'
Şekil
/,
~'
4 - Gebeliğin 8. haftasında olan plasentada kcıryon villuslarının ileri damarlanması
ve epitel plakları (~) görülüyor. Kalın kesit. Metilen Mavisi - Safranin kompleks boya.
Mikrograf: X 410.
ı'
ı .ı
!
Şekil
ı,ı
..
l
5 - 4 haftahk gebelikte Koryon villusu dallanrnasının başlangıcı koryon plakında
tomurcuklar halinde (~) görülmekte. Tarayıcı elektronrnikroskopu (SEM) resmi: X 1600 .
.:ı .
.
.
:ı
12
Şekil 6 -· 10 haftalık insan plasentasında SEM ile ikinci derecedeki dallanma başlangıcı
(~) ve mikrovillus kabarcıkları
dikkati çekmekte. x 1600.
c=:)
13
Şekil 7 -
14
Term'de plasentada boğumlanmalar görülmekte. SEM resmi : X 1200.
'.
J
Ş~kil 8 -
Term'de plasenta. Koryon vHlusu yüzeyindeki balonlaşmalar (->) görülmekte.
Bu bölgeler TEM ile gözlenen mikrovillussuz epitel plakları yüzeyle~ine,c aittir. X 1600.
15
ı:ı;
Şekil 9 - 6 haftalık gebelik; Koryon villusu örtüsü trofoblastlardan (T) intervillos aralığa
doğru uzanan çok sayıda mikrovilluslar (..:...>) ile görülmekte. Elektronmikrograf: X 15000.
:ıii
'I
Şekil 10 -··· 8 haftalık gebelik. Koryon vlllus yüzeyinin mikrovillusları (~) ile intervillos
aralıktaki anne kanına ait eritrositler (E) görülmekte. Elektronmikrograf: X 18000.
16
Şekil 11 -
Term'de plasenta. Koryon vlllus yüzeyinde sinslsyotrofoblastlardan (Sin)
mikrovilluslar (~) intervillöz aralığa uzanmakta. Sinsisyum vesikül ve vakuollü (V)
görünümde izlenmekte. Elektronmikrograf : X 18000.
Şekil 12 ~ Term'dekl insan plasentası. Koryon villusu duvarında kalınlaşmış bazal lamina
(BL) üzerinde yer yer organelden fakir aydınlık sitoplasması ile Langhans hücreleri
görülmekte (L). Üstte sinsisyotrofoblastlar (Sin) sürekli bir yüzey örtüsü oluşturmakta.
Elektronmikrograf : X 16000.
17
Şe~ll 13 Term'de plasenta. Koryon villuslarında genişlemiş kapilerler (K) ile
sinsisyum yakın ilişkide ve sitoplasmalarında genişlemiş vakuoller (X) ile transporta en
uygun yapı özelliği göstermekte. lntervlllöz aralıkta (IVA) anne kanı eritrosit ve lökosltleri
görülmekte. Elektronmikrograf : X 6500.
Şekil 14 ..:...
rerm'de plasenta. Kor-yon villusundakl bir epitel plak
(....+) bölgesi büyük
.
büyütmede görülmekte. Sinsisyum örtüsü çok incelmiş ve mikrovilluslar kaybolmuş olup,
kapiler (K) endotell (En) ile Basal lamina (BLJ yakın ilişkide ve transporta elverişli ince
bir duvar oluşturmakta. Elektronmikrograf : X 65000.
18
.
Şekil 15 - Koryon villusu duvarında sitotrofoblest (St) ile sinsisyotrofoblast (Sin)
görülmekte. Ayrıca, stromada retikuler hücrelerin (Ret) sınırladığı kanallar sistemi (X) ile
içindeki Hofbauer (Hof) hücreleri ve damar oluşumu başlangıç evresinde izlenmekte (-7).
8 haftalık gebelik; Elektronmikrograf : X 3900.
Şekil
16 ~ Koryon villusu stroması. Stroma kanalları (X) Hofbauer hücreleri (Hof) ve
damar oluşumları (K) görülmekte. 8 haftalık gebelik. Elektronmikı agraf : X 3900.
20
Şekil 17 Koryon villusu stromasında, gelişmesini tamamlamış bir kapiler (K) endotel
hücreleri (En) ile kuşatılmış görülmekte PL : Plasma hücresine benzer hücre. 8 haftalık
gebelik; Elektronnıikrograf: X 16500.
Şekil 18 -
Koryon villusu stromasında (S) kapiler (K} içinde organelden fakir nüveli (N)
eritrositler CE) görülmekte. 8 haftalık gebelik; Elektronmikrograf: X 8250.
21
Şekil 19 -
Term'deki plasenta materyalinde koryon vlllus stroması (S) lifsel
bağdokusundan zengin olarak görülmekte. Ayrıca, sinsisyum (Sin) bazal laminasının
fonksiyon yüzeyini arttırmak üzere çok kıvrımlı bir yapı kazandığı dikkati çekmekte (-?).
Elektronmikrograf : X 6500. ·
Şekil 20 -
Term'deki plasenta. Koryon villus stromasında (8) organelden fakir ince
endoteli ile venül (V) tipi damar kesidi, kapiler (K) ve sitoplasmasında genişlemiş
vakuollü görünümü ile sinsisyum örtüsü (Sin) görülmekte. Elektronmikrograf : X 6500.
22
KAYNAKLAR
1- Barnes. A.B. et al: Human placental ciroulation. A preliminary study of the use of
cilicone rubber injection of the fetal and maternal blood vessels.
Amer. J. Obstet. Gynec., 115:363, (1973).
2-
Benirschke, K. and Bourne, G.L.: Plasma cells in a.n immature human placenta.
Obstet. Gynec., 12:495, 1968).
3-Boyd, J.D. and Hamilton, W.J.: The Human Placenta. pp. 675-710, Heffer and Sons
Ltd. Cambridge, (1970).
4- Castellucci, M. et al.: A three - dimensional study of the normal human
villous core. 1. The Hofbauer cells. Celi Tissue Res., 210:235, (1980).
placental
5-- Oec, W. and Bartel, H.: Electron microscopic study on the human placenta in the
first trimester of pregnancy.
Ann. Med. Sect. Pol. Sci., 20:69, (1975).
8- Dec, W. and Bartel, H.: Ultrastructure of the chorionic villus of the human placenta
of the second and third trimester of pregnancy. Folia Histochem. et Cytochem.,
f 4:327. (1976)
7 ~Demir, R.: İkiz plasentalarında perfüzyon incelemeleri. Diyarbakır Üniv. Tıp Fak.
Derg., Cilt: 6,
e-
Sayı
: 3, (1978).
Demir, R.: Scanning electron microscobic observations on the surfaces of chorionic
villi of young and mature placentas. Acta. anat., 105:226, (1979).
9- Demir, R.: Ultrastructure of the epithelium of the chorionic villi of the human pfa.
centa. Acta anat., 106:18, (1980).
10 - Dempsey, E.W. et al.: Zonal regions of- the human placenta barrier. Anat. Rec.,
163: 177, (1969).
11 - Dempsey, E.W. and Luse, S.A.: Regional specializations in the syncytial trophoblast
of early human placentas.
J. Anat., 108:545, (1971).
12 - Fox, H. and Agrafojo ~ Blanco, A.: Scanning electron misroscopy of the human pfa.
centa in normal and abnormal pregnancies. Europ. J. Obstet. Gynec. Reprod. Biol.,
4 (2):45, (1974).
13- Freese. U.E.: The uteroplacental vascular relationship in the humen. Amer. J. Obstet.
Gynec., 101 :8, (1968).
14- Geller, H.F.: Über die sogenannten Hofbauer Zellen in der reifen Menschlichen Pla·
zenta. Arch. Gynak. 188:481, (1967).
15- Kaufmann, P. and Stagner, S.E.: Über die functionelle differenzierinq des zotten
syncytiums in der menschlishen placenta. Z. Zellforsch., 135:361, (1972).
16- Kaufmann, P. et al.: Classification of human placental villi. 1. Histology. Cell Tissue
Res., 200:409, (1979).
17- Lister, U.M.: Ultrastructure of the human
Cwlth., 70:373, (1963).
matıJre
placenta. J. Obstet. Gynaec. Brit.
23
18- Llster, U.M.: Ultrastructure of the early human placenta. J. Obstet. Gynaec. Brit.
Cwlth., 71 :21, (1964).
19-Pijnenborg, R. et al.: Trophoblastic lnvasion of Human Decldua From 8 to 18 Weeks
of Pregmmcy. 1:3, (1980).
20- Powell, D.A. and Muse, K.A.: Scanning electron misroscopy of guinea pig alveolar
macrophages. ln vltro phagosltosis of Mycoplasma pneumoniae. Lab. lnvest., 37:535,
(1977).
21 ~ Rhodin, J.A.G. and Terzakis, J.: The ultrastructure of the human full ~ term placenta.
J. Ultrastructure Res., 6:88, (1962).
22 - Roland, A. et al.: Regional Ultrastructural Oifferences in Placental Villi in Cotyle·
dans of a Mature Human Placenta. Placentn, 1:345~353, (1980).
"'
23- Schlebler, T.H. und Kaufmann, P.: Ober dle Gliedering der menschlichen Placenta.
Z. Zellforsch., 102:242, (1969).
24 - Schuhmann, R. end Wynn, R.M.: Reglonal ultrastructural differences in placental
vılli
-- ·ture h_um_an- -place
____ fn- coty· ı-de ons- o-f a- ma
_ ___ nt-a. ·Pi-ac-ent~
_ _a, 1·345
. _ , (1980)
_ .
25 ~Sen, D.K. et al.: Classification of Human Placantal Villi. Celi Tissue Ras. 200, 425,
(1979).
26-Stark. J. und Kaufmann, P.: Die Basalplatte der reifen menschichen Placenta. ili. Bin·
degewebe und DeclduazeHen. Arch. Gynak .. 213:399, (1973).
27 - Strauss, F.: Functronal morphology of the human placenta. Arkh. Anat. Gistrol..
61:11, (1971).
28- Terzakls, J.: The ultrastructure of the normal human first trimester
Ultrastructure Res., 9:268, (1963).
-
placenta. J.
29 - Vacek, Z.: Derlvation and ultrastructure of the stroma cells of the human chorlonic
vlllus. Folia Morphol .. 18:1, (1970).
30- Wall, R.T. et al.: Factors influencing endothelial celi proliferation
Physiol., 98:203, (1978).
ın vıtro.
J. Celi
31 - Weser. H. and Kaufmann, P.: Light microscopical and histochemical studies on the
,
chorionic plate of the mature human placenta. Arch, Gynaec, 225:15, [1978).
32-Wolf, F.D. et al.: The human placental bed: electron mlcroscopJc study of tropho·
blastic invation of spiral arteriys. Arrıer. J. Obstet. Gynec., 137:58, {1980).
33- Wynn, R.W.: Oerlvatlon and ultrastructure of the
Obstet. Gynec.• 07:235, (1967).
24
so-called Hofbauer celi. Amer. J.
Download

1-24 - zeynepkamiltipbulteni.org