TMMOB 2. İzmir Kent Sempozyumu / 28-30 Kasım 2013
815
KENTSEL MEKÂN-KADIN İLİŞKİSİNDE GÜNDELİK HAKLAR VE TMMOB
İZMİR İKK KADIN ÇALIŞMA GRUBUNUN “KOLTUĞUMA OTURMA” PROJESİ
Emel Kayn
TMMOB İzmir İKK Kadn Çalşma Grubu Üyesi
[email protected]
Giriş
Kadnn sosyo-ekonomik, kültürel, politik vb. alanlardaki uzun soluklu ve çok yönlü var olma
mücadelesinin uzun tarihi, kimi önemli kazanmlara tanklk etmiş olsa da bu alandaki
sorunlar varlğn derinleşerek sürdürmektedir. Psikolojik, ekonomik, bedensel şiddet,
ayrmclk, taciz, istihdam vb. konulara ilişkin gerçeklikler kaçnlmaz biçimde kadna yönelik
gündemin önemli bir bölümünü kaplarken toplumsal cinsiyet rollerinin gündelik hayattaki
basit gibi görünen kimi sorunlu yansmalar genel dikkatin dşnda kalmaktadr. Oysa kadn
sorununa ilişkin olarak büyük ölçekli sosyo-ekonomik, politik, kültürel vb. olgularn bir dşa
vurumu olan gündelik hayatn içinde saklanan manzaralarn deşifre edilmesi de büyük önem
taşmaktadr.
Kadnn kentsel mekâna ilişkin olarak dolaşma hakkndan çalşma hakkna, yönetimsel
kademelerde görev alma hakkndan mekân biçimlendirme hakkna, eğlenme hakkndan söz
söyleme hakkna uzanan bir dizi hakknn her an ve çeşitli biçimlerde zedelenmekte olmas,
günümüzde gündelik hayata ilişkin temel sorunlar arasnda yer almaktadr. Kentlerdeki yoğun
ve skşk yaşantnn içerisinde herkes tarafndan kullanlan kamusal mekân ise sözü edilen
zedelenmelerin başlca sahnelerinden birini teşkil etmektedir. TMMOB İzmir İKK Kadn
Çalşma Grubu tarafndan oluşturulan “Koltuğuma Oturma” projesine odaklanan bu bildiri,
kadnn kentsel-kamusal mekândaki gündelik var oluşuna ilişkin küçükmüş gibi görünen
ancak bütüncül bir biçimde bakldğnda büyük olduğu anlaşlan çeşitli sorunlar “koltuk”
metaforu üzerinden tartşmay ve sorunlarn giderilmesine yönelik öngörüler gerçekleştirmeyi
amaçlamaktadr. Bildiri, kamusal alanda yer alan “koltuk”lara ilişkin toplumsal cinsiyet
temelli paylaşm hallerinin ne şekilde gerçekleştiğini, otobüs, sokak, işyeri, yönetim binas,
eğlenme alan gibi farkl kentsel mekânlar üzerinde tartşmay ve fiziksel ya da temsiliyet
anlamnda tespit edilen eşitsizliklerin giderilmesi açsndan ihtiyaç duyulan toplumsal, öznel,
yönetimsel, sivil sorumluluklar belirlemeyi deneyecektir.
Nesneler Dünyasndaki Bir Öğe Olarak “Koltuk” ve Anlamlar
“Koltuk” denilen nesnenin ne olup olmadğn ana hatlaryla tanmlamak gerekirse, onu
“insann yaptğ bir nesne” olarak açklayabilmemiz mümkündür. Toplumbilimciler,
arkeologlar, antropologlar, insann ürettiği her şeyi “insan yapm nesne” olarak
adlandrmakta ve “kültür” teriminin insan yapm her şeyi kapsadğn ifade etmektedir. İnsan
yapm bir nesne, genellikle tek bir amaç gözetilecek bir işleve göre üretilmekte, nesnelere
yakştrlan işlevler ise kültürel çevredeki uzlaşmlara bağlanmaktadr (Posner, 2001, s.37-38).
Baudrillard, “Nesneler Sistemi” adl kitabnda her nesnenin özel, aile, kamu vb. düzeylerde
dönüştürdüğü bir şeyler bulunduğunu, insanlarn nesnelerle ilişkiye geçiş süreçlerine bağl
olarak ortaya çkan bir insani ilişkiler ve davranşlar sistematiğinin mevcut olduğunu öne
sürer. Bu kapsamda nesnelerin “üretip konuştuğu bir dile benzeyen” bir anlamlar sisteminden
* Bu bildiri TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Kadn Çalşma Grubu adna düzenlenmiştir.
816
TMMOB 2. İzmir Kent Sempozyumu / 28-30 Kasım 2013
söz edilmektedir (Baudrillard, 2011, s.9-11, 58). Böyle bakldğnda koltuğun da oturma
işlevini üstlenmenin ötesinde anlamlar içerdiğini, koltuğa dair anlam dizgesinin insani ya da
toplumsal ilişkiler ve davranşlar, tanmlanmş-tanmlanmamş hiyerarşiler, toplumsal cinsiyet
modelleri vb. karşlklarnn bulunduğunu öne sürmek mümkündür.
Baudrillard, puftan kanapeye, tahta sradan rahat koltuğa kadar bütün modern oturak
eşyalarnn ön plana çkartmaya çalştklar şeyin toplumsal ilişki kurmak ve karşlkl bir
konuma sahip olmak olduğunu vurgulamakta, ana sorunun karşlkl oturma biçiminden çok
modern toplumsal bireyin her yerde karşmza çkan konumunu öne çkartmak olduğunu
söylemektedir. Bu kapsamda, eşyalarn aldklar form ve yerleştirilme biçimlerine bağl olarak
varlk bulmuş eski yönelimlerin yarattğ ahlaki saplant ve maddi skntlara da dikkat çeker
(Baudrillard, 2011, s. 56- 58). Koltuğun öznel ve kamusal mekânlarda geçmişten bugüne
dönüşen biçim ve anlamlar, önemli sorgulamalarn konusudur.
Öznel bir mekân olan ev içinde “modern” bir eşya olarak varlk bulan ve süreç içinde
geleneksel evdeki sedirin yerini alan koltuk, uzun zaman eski ahlaki saplantlarla
anlamlandrlmştr. Ev modernleşmiş olsa da “modern koltuk” evin hayatna kolayca
karşamamştr. Apartman dairelerinin misafir odas denilen ve fazla oturulmayan bir
mekânnda üzeri örtülerek korunan koltuk takmnn başköşede duran parças, öncelikle en
önemli erkek misafire ve evin reisi olarak görülen erkeğe tahsis edilmiş durumdadr. Evin
mutfaktan getirilecek ikramdan sorumlu tutulan kadn gibi kendilerini ona yardm etmekle
sorumlu tutan misafir kadnlarn da kapya yakn koltuk ve sandalyelerde oturduklar görülür.
Günümüze gelindiğinde ise misafir odas kavram çoğu evde ortadan kalkmş, eşyalar yeni
biçimlere ve yeni anlamlara bürünmüştür. Baudrillard, karşlkl olarak yerleştirilen ve
birbirine değen, dokunan eşyalarn sadece mekânsal değil, ahlaki bir birliktelik de
sergilediklerini, mobilyalarn sadece işlevsel değil, simgesel anlamlar da taşdğn, evin bu
konumuyla aile içindeki kişisel ilişkilerle bütünleştiğini ifade ederken, seri üretim ve yersizlik
dolaysyla üretilen eşyalarn getirdiği dinamizmin bir miktar özgürlük yarattğn ve eski
eşyalarn sahip olduğu yapmack ahlaki temeli zorladğn belirtir (Baudrillard, 2011, s. 2124). Benzer bir gelişme kentsel/kamusal mekânlar için de varlk bulmakta, işyerlerinden resmi
kurumlara, ulaşm araçlarndan eğlenme-dinlenme mekânlarna değişen çeşit çeşit yerde var
olan koltuklar, toplumsal hiyerarşiler, erkler, eşitsizlikler vb. konularla ilgili sorunlar
yanstmay sürdürmektedir.
Kentsel/Kamusal Mekânda Kadn Varlğ, Gündelik Haklar ve “Koltuk” Metaforu
“İnsan yapm bir nesne” olarak anlamlar ve simgeler içeren koltuğun var olma yerleri ve
biçimlerini toplumsal cinsiyet ve kadn olgusu ile ilişkili bir sorgulamann konusu yapmak,
öncelikle kentsel/kamusal alandaki kadn varlğ ile ilgili durumu incelenmesini ve buna
yönelik gündelik haklarn altnn çizilmesini gerektirmektedir. Kadnn kentsel/kamusal
mekândaki varlğ geçmişten bugüne saysal olarak artmşsa da, toplumsal hayattaki erkler ve
olanaklarn paylaşm hâlâ eşitlikçi bir manzara göstermemektedir. Bu durumun en temel
nedenlerinden biri de, toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tartşmal alglardr.
Cinsiyetin fiziksel olmann ötesinde toplumsal kabuller, alglar, davranşlar, yönlendirmelerle
ilgili bir konu olduğu kabul edilmekte olup, bu kabul çerçevesinde “toplumsal cinsiyet”
kavram geliştirilmiştir. Buttler, toplumsal cinsiyeti eril ve dişil kavramlarn üretildiği bir
mekanizma olarak tanmlarken, bu mekanizmann
toplumsal cinsiyeti hormonal,
kromozomal, ruhsal, performatif ara formlarla birlikte ürettiğini ifade etmektedir. Toplumsal
cinsiyetin düzenlemeye tabii tutulmas ise, düzen tarafndan özneleştirilmek anlamna
* Bu bildiri TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Kadn Çalşma Grubu adna düzenlenmiştir.
TMMOB 2. İzmir Kent Sempozyumu / 28-30 Kasım 2013
817
geldiğinden bir sorun olarak görülmektedir (Buttler, 2009, s.73-75). Kadnn tarih boyunca
kendisine atanan roller çerçevesinde gündelik hayatta karşlaştğ temel sorunlardan önemli
bir bölümü, “ev” ile özdeşleşen iç mekândan dşars olarak nitelenebilecek “kamusal
mekân”a dahil olabilme çabas paralelinde gelişmiştir. Kamusal mekâna dahil olma talebi,
aslnda her modern birey için “gündelik hayata dair basit bir hak” iken, bu talebin
karşlanmas çoğu kere bilinçli ya da bilinçsiz davranşlarla zorlaştrlmakta, kimi durumlarda
da ortadan kaldrlmaktadr. Kadnn kamusal mekâna dahil olma sürecine dair yaşadğ
güçlükler “koltuk” metaforu ile temsil edilebilecek erk dağlmlaryla derinden ilişkilidir.
Kadnn, sokaklar, bulvarlar, meydanlardan ulaşm araçlarna, işyerlerinden kurumsal
binalara, yeme-içme, eğlenme mekânlarndan gezinti alanlarna değişen mekânlarda yer
alabilmesi için tarih boyunca önemli mücadeleler verilmesi gerekmiştir. Kadnn
kentsel/kamusal mekânda daha yoğun biçimde yer aldğ günümüzde bile, bu varoluşa ilişkin
ciddi sorunlar yaşanmaktadr. Kayasü, toplumsal cinsiyet kimliği ile mekân ve yer
oluşumunun iç içe geçtiğini, değişik yerelliklerin farkllklarnn toplumsal cinsiyetin
içeriğinin oluşmasnda aktif bir öğe olarak belirdiğini vurgulamaktadr. Başlangcn üretimin
ev dşna çkmasyla birlikte yeniden şekillenen “üretim” ve “toplumsal yeniden üretim”
süreçlerinin oluşturduğu “kamusal alan” ve “özel alan” ikilemi, çeşitli araştrmalarda
“toplumsal cinsiyet-mekân” ilişkilerinin en somut meselesi olarak gösterilmektedir (Kayasü,
2005, s.21-22). Çakr ise, mekân kullanmnn cinsiyet ve beden politikalarnn yan sra
yurttaşlk kavram ile ilişkili olduğuna işaret etmekte, çevre ile toplumsal cinsiyet ilişkisini
sorunsallaştran feminist coğrafya alannn önemine işaret etmektedir. Cinsiyetçi uygulama ve
bu kapsamdaki örgütlenme de, en belirgin biçimde özel ve kamusal alanlardaki karştlk ve
hiyerarşide ortaya çkmaktadr. Özel ve kamusal mekânlarn ayrştrlmas, kadnlarn
yaşamnn ev içiyle snrlanmas, kamusal alanlara girişlerin denetim altna alnmas, dş alana
çkmakla ilişkili olarak giysilerden ulaşm araçlarna uzanan kstlamalar konulmas, bu alann
geçmişten bugüne karş karşya olduğu sorunlar arasnda saylmaktadr (Çakr, 2009, s.133136, 142-145). Sözü edilen olgular farkl coğrafyalarda kendi karakteristikleriyle varlk
göstermekte olsa da, sorunun ana hatlaryla ayn olduğunu söylemek mümkündür.
Eski Yunan uygarlğnda kamusal alan olan “polis”in erkeklere, ev olan “oikos’un kadn ve
çocuklara atanmas, İslam ülkelerindeki haremlik-selamlk uygulamas, Osmanllar’da
kadnlarn geceleri dolaşamayacağ, dondurmac, kaymakç vb. dükkânlara giremeyecekleri
gibi uygulamalarla karşlaşmalar, 18. yüzylda Fransa’da kadnlarn oy hakkndan mahrum
edilmeleri ve kulüplere alnmamalar yönündeki kararlarn yürürlükte olmas gibi haller,
kadn tarihindeki irkiltici gelişmelerin çok ksa bir kesitini yanstmaktadr. Kadnn tüm
haklaryla donatlmş bir halde kentte özgürce dolaşabilmesinin, 18. yüzyl sonlarnda bile ne
Avrupa’da ne de bir başka yerde mümkün olabildiğini gözler önüne koyan ciddi bir literatür
bulunmaktadr. (Çakr, 2009, s.135). Bu kapsamdaki çarpc araştrmalardan biri de, 19.
yüzyl sonlarnda Avrupa’da kent mekânnn hâlâ erkek bakş açs ile kategorize edildiğini,
ancak saygdeğer olmayan kadnn kentin kamusal yüzüyle özdeşleştiğini tespit eden
çalşmadr (Kayasü, 2005, s.23). Bu olgulara kadnn kentsel mekân inşa eden mimarlk ve
mühendislik alanlarna oldukça geç kabul edildiği ve kabul edildikten sonra da çoğu kere
ikinci planda tutulduğu gerçeğini eklemek de gereklidir. Günümüzde kadnn en azndan
dünyadaki belirli ülkelerde özgürce dolaşabilme hakkn elde ettiği görülse de, erkek egemen
bakş açsyla ortaya konmuş mekânsal düzenlemeler, aşlamayan toplumsal bariyerler vb.
olgular, bu özgürlüğün gereği gibi kullanlmasna çoğu kere mani olmaktadr.
Kadnn, sokak, bulvar ve meydanlarda özgürce dolaştğ varsaylan günümüzde bile çeşitli
kstlamalarla karşlaşlmakta; kadn çoğu kentte örneğin çarşya eşi ya da yaşl bir kadnla
çkmak zorunda kalmaktadr. Geleneksel yaşam biçiminin egemen olduğu ve kadnn
* Bu bildiri TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Kadn Çalşma Grubu adna düzenlenmiştir.
818
TMMOB 2. İzmir Kent Sempozyumu / 28-30 Kasım 2013
konumunun daha çok ev olarak belirlendiği gecekondu bölgeleri, tarihsel çevreler vb.
alanlarda, kadnn kamusal alandaki konumu, eve yakn bir pozisyonda belirlenmiş ve bu alan
komşuluk ilişkilerinin çemberi ya da kap önü olarak snrlanmştr. Kap önündeki eşiklerde
ya da kap önüne serilen bir örtünün üzerine oturarak sosyalleşen kadn manzaralar tipiktir.
Bu gibi alanlarda erkeğin kamusal mekân kahvehane olarak belirginleşmekte, onun oturduğu
sandalye de, temsili bir koltuğa karşlk gelmektedir.
Otoyollar ve ulaşm araçlar, kentsel-kamusal mekânlardaki toplumsal cinsiyet rollerine
yönelik sorunlarn en çarpc biçimde ortaya çktğ yerler arasnda bulunmaktadr. Otomobil,
binek hayvanlarnn kullanldğ uzak bir geçmişe temellenen kolektif bellekten gelen bir
tutumla hâlâ erkeğe ait görülmekte, kadn sürücüler trafikte kimi zaman tacizle kimi zaman da
gereksiz yardm talebiyle karşlaşmaktadr. Genel algya göre sürücü koltuğu erkeğin olup
onun yanndaki koltuk ise kimi zaman “koruyup kollama” kimi zaman da “cinsel obje
çağrşmlar” içeren bir yaklaşmla kadna ait klnmaktadr. Baudrillard, otomobilin insann
taptğ bir nesne olarak bütün nesnelerden daha özel bir yere sahip olduğunu, insana başka
hiçbir nesnenin veremediği bir üstünlük duygusu verdiğini öne sürerken bu aracn
reklamlarnda kadn imgesinin kullanlmasnn ardnda yatan psiko-seksüel olgulara işaret
eder (Baudrillard, 2011, s. 83- 88). Otomobil daha çok erkeklere ait bir araç olarak alglandğ
halde, imgenin kadn üzerinden kurgulanmasndaki çelişki çarpcdr.
Çalşma yaşamna katlan kadnlarn kentsel mekânda yaşadklar güçlüklerin davranşsal
yaklaşmlarla incelenmesi sonucunda, düşük gelirli işlerde çalşan kadnlarn özel otomobil
sahipliliğinin oranlarnn az olduğu ve toplu taşm araçlarn kullanmann güçlükleri tespit
edilmiştir (Kayasü, 2005, s.22-23). Bu güçlük kadnn çalşma koşullarn etkilemekle
kalmamakta, kent merkezinde yoğunlaşan sosyo-kültürel aktivitelere dahil olabilmesi
konusunda da bariyer yaratmaktadr. Erkeğin toplu taşm araçlarndaki koltuk kullanma
eğilimini incelemek de irkilticidir. Çocuktan yaşlya kadar her yaştan erkek aktör, otobüs,
minibüs, tren, vapur vb. toplu taşm araçlarndaki ikili koltuklara yaylarak oturmakta, iki
erkek figür yan yana düştüklerinde birbirlerine çarpmalar söz konusu olduğu için ortalama
bir düzen kurabildikleri halde, yan koltukta bir kadn olmas durumunda onun koltuğunun
üçte birini kaplamakta bir saknca görmemektedirler. Kadnlar tarafndan bu konuda yaplan
ikazlar ise genelde şiddet içeren bir dille karşlandğndan, toplu taşm araçlar kendi
koltuğunun bir bölümünü erkek varlğna terk etmek zorunda kalmş kadn manzaralaryla
doludur. Erkeğin kamusal alandaki koltuklara yaylarak, koltuğu sahiplenerek, hatta yandaki
koltuklara taşarak gerçekleştirdiği geleneksel oturma biçiminin erkek egemen bir dünyann
kolektif belleğinin en temel yansmalarndan biri olduğunu söylemek kolayca mümkündür.
Bu rahatszlk verici koşullar karşsnda kentin özellikle törel yaplarn sürdüğü bölgelerinde
yaşayan kadnlara dşar çkma yönünde erkek merkezli kstlamalar getirilebildiği gibi
kadnlara özel otobüs tahsisi talebi gibi sorunlu istekler de ortaya çkmaktadr. Böyle
tartşmal öngörüler yaratmak yerine, herkesin kendi koltuğunda oturduğu ve başkasnn
koltuğuna yaylmadğ bir yolculuk ilkesinin benimsenmesinin “hayat eşitlikçi ve ötekilerinin
var olma hakkn dikkate alan bir tutumda yaşamann” birinci admn oluşturacağ
konusundaki kamusal farkndalğ tesis etmek, kuşkusuz kentsel hayat açsndan çok daha
anlaml olacaktr.
Kadnn işyerleri, yönetim binalar, lokantalar, meyhaneler, parklardaki durumu da, en az
diğer mekânlar kadar sorunludur. İşyerleri, çoğu kere hem kadn hem de erkek varlğna
karşlk gelen bir yaklaşmla dekore edilmiş olsa da, bu yerlerdeki yönetici koltuklarnn çoğu
erkeklere tahsis edilmiş durumdadr. Yönetim binalar merkeziyetçi ve erkeksi bir erkin
varlğyla kadnlar için hâlâ dşlayc, parklar, meyhaneler, onlar için hâlâ tekinsiz, gece
kadnlar için hâlâ karanlk ve korkuludur. Sanatn sahnesi erkek egemen bir düzen tarafndan
* Bu bildiri TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Kadn Çalşma Grubu adna düzenlenmiştir.
TMMOB 2. İzmir Kent Sempozyumu / 28-30 Kasım 2013
819
inşa edilmekte, bu sahnedeki koltuklara oturabilen az saydaki kadn, kurallarn erkeklerin
koyduğu bir oyunu oynarken güçlükle elde ettikleri koltuklarn koruyabilmek çoğu kere
hemcinslerine vurmaktadr. Benzer bir durum politik ve medyatik platformlar için de
geçerlidir.
Genel bir değerlendirme yapldğnda, kentsel/kamusal alanlardaki maddi ya da temsili
koltuklarn çoğunun erkeklere tahsis edildiğini, birlikte oturmalar gerektiğinde ise kadnn
köşeye itilmeye çalşldğn tespit etmek mümkündür. Kadn kimi zaman bu itilme halini
kabullenerek köşeye çekilmekte, kimi zaman ise tepki göstererek mücadele etmektedir.
Birinci durumda kadnn kamusal mekândan dşlanmas, ikinci durumda ise erkek egemen bir
dünyann şiddetiyle karş karşya gelmesi söz konusudur.
İzmir İKK Kadn Çalşma Grubu’nun “Koltuğuma Oturma” Projesi
TMMOB İzmir İKK Kadn Çalşma Grubu tarafndan oluşturulan “Koltuğuma Oturma”
projesi, kadnn kentsel-kamusal mekândaki gündelik var oluşuna ilişkin haklar ve sorunlar
“koltuk” metaforu üzerinden uzun süreli bir tartşma açmay amaçlamaktadr. Sözü edilen
tartşmann geniş bir katlmla gerçekleştirilmesi ve meselenin otobüs, sokak, işyeri, yönetim
binas, eğlenme alan gibi kamusal/kentsel mekânlardaki gündelik davranşlardan toplumsal,
öznel, yönetimsel, sivil sorumluluklara uzanan bir çerçevede ele alnmas hedeflenmektedir.
Bu kapsamda belirlenen sorulardan bazlar şunlardr:
-Kentsel/kamusal mekânlarda yer alan “koltuk”lara ilişkin toplumsal cinsiyet temelli
paylaşm halleri ne şekilde varlk buluyor?
-Kentsel/kamusal mekânlarda yer alan “koltuk”lara ilişkin toplumsal cinsiyet temelli
paylaşm hallerinin içerdiği anlamlar nelerdir?
-Kentsel/kamusal mekânlarda yer alan “koltuk”lara ilişkin toplumsal cinsiyet temelli
paylaşm hallerinin kadnn gündelik hayatndaki yansmalar ne şekilde gerçekleşmektedir?
- Kentsel/kamusal mekânlarda yer alan “koltuk”lara ilişkin toplumsal cinsiyet temelli
paylaşm halleri kadn haklar çerçevesinde değerlendirildiğinde hangi sonuçlarla
karşlaşlmaktadr?
-Kentsel/kamusal mekânlarda yer alan “koltuk”lara ilişkin toplumsal cinsiyet temelli
paylaşm hallerine yönelik eşitsizliklerin giderilmesi için üstlenilmesi gereken bireysel,
toplumsal, kurumsal sorumluluklar hangileridir?
TMMOB İzmir İKK Kadn Çalşma Grubu tarafndan oluşturulan “Koltuğuma Oturma”
projesi, yukardaki sorularn cevaplarn, kadn örgütleri, akademisyenler, yerel yönetimler ve
farkl kadn profilleriyle birlikte gerçekleştirmeyi amaçladğ söyleşi, panel, çalştay, tiyatro,
film gösterimi, dinleti vb. etkinlikler kapsamnda gerçekleştireceği çalşma süreçlerinde
araştracaktr. Bu sürecin hem ilgili kurum ve kuruluşlarn hem de kentlilerin “kadn”
sorunsalna ilişkin farkndalk ve sorumluluklarn güncelleyebilecekleri bir süreç olarak
geliştirilmesi hedeflenmektedir.
* Bu bildiri TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Kadn Çalşma Grubu adna düzenlenmiştir.
820
TMMOB 2. İzmir Kent Sempozyumu / 28-30 Kasım 2013
Sonuç ve Değerlendirmeler
TMMOB İzmir İKK Kadn Çalşma Grubu tarafndan oluşturulan “Koltuğuma Oturma
Projesi”, kadnn “kentsel mekandaki var oluşuna ve gündelik hayat ile ilgili haklarna”
yönelik bir farkndalk geliştirmeyi amaçlarken, bu konuda yaşanan sorunlarn çözümlenmesi
konusunda bir metafor oluşturmay da istemektedir. Kentsel mekândaki maddi ve temsili
“koltuk”larn erkek egemen paradigma paralelinde kullanlmakta oluşuna ve bu durumun
yarattğ sorunlara yönelik bilincin oluşturulmas konusunda tüm odaklarn sorumluluk almas
ve gündelik davranşlardan daha karmaşk örüntülere kadar çeşitlenen eşitsizliklerin
giderilmesine yönelik çalşmalar başlatlmas gerekmektedir. Bu nedenle yukardaki metin,
yalnzca “TMMOB İzmir İKK Kadn Çalşma Grubu adna sunulan bir bildiri” olarak değil,
başta yerel yönetimler olmak üzere “kent ve kadn sorunuyla ilgilenebilecek tüm kurumsal,
toplumsal, bireysel yaplara yönelik bir çağr” olarak değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
Baudrillard, J. Nesneler Sistemi, Çev.O.Adanr, A. Karamollaoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Yaynevi, İstanbul,
2011.
Buttler, J. “Toplumsal Cinsiyet Düzenlemeleri”, Çev.B.Kovulmaz, Cogito, 2009/58, s.73-89.
Çakr, S., “Mekânn Kadnlar Açsndan Kurgulanşna Kuramsal ve tarihsel Süreç İçinde Bakmak”, Kadn ve
Mekân, Turkuvaz Yaynevi, İstanbul, 2009, s.133-149.
Kayasü, S. “Kadnlarn Kentleri, Kentlerin Kadnlar”, Cumhuriyet Döneminde Kadn ve Mimarlk,
Ed.N.Türkün Dostoğlu, TMMOB Mimarlar Odas, Ankara, 2005, s.21-26.
Posner, R., “Kültür Nedir? Antropolojideki Temel Kavramlarn Göstergebilim Açsndan Yorumu”,
Çev.F.Erkman Akersan, Göstergebilim Tartşmalar, Ed.E.Onat, S.Özgencil Yldrm, Multlingual Yaynevi,
İstanbul, 2001, s.25-62.
* Bu bildiri TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Kadn Çalşma Grubu adna düzenlenmiştir.
Download

koltuğuma oturma - TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu