FİZİKSEL GELİŞİMİ
İÇİNDEKİLER
TAKİP ETME
• Fiziksel Gelişimin Takip
Edilmesi
• Gelişimin Temel İlkeleri
Doğrultusunda Gelişimi
Takip Etme
• Fiziksel Gelişimde Ortaya
Çıkan Rahatsızlıklar
ÇOCUK GELİŞİMİ - I
HEDEFLER
Doç. Dr. Birol ALVER
• Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
• Çocuklarda fiziksel gelişimin takip
edilmesi noktasında; baş çevresi
büyüklüğü ile ilgili rahatsızlıkları, kilo
ile ilgili rahatsızlıkların ve boy ile ilgili
rahatsızlıkların neler olduğunu ve bu
rahatsızlıkların sebeplerini
öğrenebileceksiniz.
ÜNİTE
3
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
GİRİŞ
FİZİKSEL GELİŞİMİ TAKİP ETME
“Çocukluğun ilk 6 yılı” bireyin gelişiminin temel taşlarını oluşturması,
temel bilgi ve becerilerin bu erken gelişim yıllarında kazanılması nedeniyle büyük
önem taşır. Kişilik oluşumu yönünden de önem taşıyan ilk 72 ayda çocuk,
kendisine uyarıcı bir çevre sunan, sevgi gösteren ve sağlıklı gelişimini sağlayan
anne-babaya gereksinim duyar.
Bu erken gelişim yıllarında temeli atılan beden gelişimi, psikososyal gelişim
ve kişilik yapısının, ileri yaşlarda yön değiştirmekten çok aynı yönde gelişme şansı
daha yüksektir.
Bireysel Etkinlik
Gelişimin sağlıklı
olarak sürebilmesi
için her dönemin
kendi içinde
gereksinim, sorun ve
görevler yönünden
uygun zamanda
tamamlanması
gerekmektedir.
Araştırmacılar gelişimsel özelliklerin doğası ile ilgili değişik alanlara
yönelmişler ve insanın gelişimsel süreci üzerine değişik kuramlar geliştirmişlerdir.
Biyolojik kuramlar, öğrenme kuramları, psikanalitik kuramlar ve bilişsel gelişim
kuramları dört ana çerçeveyi oluşturmuştur. İnsan gelişimi üzerine yapılan birçok
araştırma sonucunda bilim adamları gelişim dönemleri ile ilgili boylamsal olarak
gelişimi vermekte ya da yaş grupları içindeki gelişimsel özellikleri kesitsel olarak
aktarmaktadırlar (Örneğin; doğum öncesi, bebeklik, oyun çağı, okul çağı, erkenorta ve geç ergenlik, erken-orta ve geç yetişkinlik gibi ya da 0-1 yaş gelişimi, 2-6
yaş, 7-12 yaş, 13-18 yaş gibi).
İnsanın fiziksel gelişimi üzerine yapılan çalışmalar; insan gelişiminin her
birey, her toplum ve kültür için standart olmasa da büyük benzerlikler gösteren ve
belirli bir düzen izleyen gelişimsel dönemleri olduğu görüşünde birleşmektedir. İlk
olarak Erik Erikson tarafından tanımlanan ve Piaget’nin bilişsel gelişim kuramında
da vurgulanan epigenetik kurama göre, gelişimin sağlıklı olarak sürebilmesi için
her dönemin kendi içinde gereksinim, sorun ve görevler yönünden uygun
zamanda tamamlanması gerekmektedir. Dönemler davranışın analiz edilmesine,
biyolojik sınıflandırmaların yapılmasına ve sürekliliğin anlaşılmasına yardım eder.
• Fiziksel gelişimi açıklamaya çalışan kuramları ve bilim
adamlarını araştırınız.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
2
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
Bireysel Etkinlik
Büyüme ve gelişme
kavramları çoğu
zaman birbirinin
yerine kullanılsa da
farklı anlamlar
taşımaktadır.
Çocuk gelişiminin kendine özgü dinamikleri olduğu, her gelişim evresinin
büyük oranda daha önceki evreler tarafından belirlendiği gerçektir. Araştırmalar,
çocukluk yıllarında kazanılan davranışların yetişkinlikte, bireyin kişilik yapısını,
tavır, alışkanlık, inanç ve değer yargılarını büyük ölçüde biçimlendirdiğini ortaya
koymaktadır.
Çoğu kez birbiriyle karıştırılan “büyüme” (Growth) ile “gelişme”
(Development) sözcükleri, gerçekte birbirinden farklı kavramlardır. Yapısal artışı
dile getiren “büyüme”, bedende gerçekleşen sayısal değişiklikleri içermektedir
(kilo, boy artışı gibi). Çocuk, sadece fiziksel olarak büyümekle kalmaz, aynı
zamanda onun beyniyle iç organlarının yapı ve büyüklüğünde de değişmeler olur.
Beynin gelişimi sonucu, çocukta giderek artan bir öğrenme, anımsama ve
muhakeme yeteneği oluşur. Böylelikle fiziksel büyümeye koşut olarak, çocuk
zihinsel olarak da gelişir.
Buna karşılık “gelişme”, değişikliklerin niceliği yanında niteliğini de
içermektedir. Gelişme kavramı, düzenli, uyumlu ve sürekli bir ilerlemeyi dile
getirmektedir. Gelişim, ileriye dönük olup değişiklikler arasında belirgin bir ilişkiyi
de kapsar. Kısaca gelişim, sadece sayısal ölçümlerle açıklanamayan, birçok yapı ve
işlevi bütünleştiren karmaşık bir olgudur. Bu bütünleşme nedeniyle, gelişimin her
evresi kendinden bir sonraki evreyi doğrudan etkiler.
• Fiziksel gelişimin diğer gelişim alanları ile ilişkisini araştırınız.
GELİŞİMİN TEMEL İLKELERİ DOĞRULTUSUNDA GELİŞİMİ
TAKİP ETME
Gelişim süreci içinde tüm çocuklar aynı gelişim yolunu izlerler. Çocuk
koşmadan önce yürür, yürümeden önce emekler. Ancak çocukların gelişim
hızlarıyla bu davranışları başarmak üzere geçirdikleri sürenin bireyden bireye
değiştiği görülür. Bazı çocuklar, diğerlerine oranla daha hızlı gelişirler.
Gelişimdeki 7 temel ilke aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
1. Gelişim, dinamik bir olgudur. Gelişim yaşam boyu sürer. Gelişim belli
aşamalara bölünmüş ve her biri önceki aşamaların birikimlerine dayalı olarak
oluşan bir süreç içinde gerçekleşir. Bu anlamda çocuğun fiziksel gelişim süreçleri
her dönemde farklılaşmaktadır. Doğum öncesi dönemde en oldukça hızlı olan bu
süreç, yaşamın ilk yılında da oldukça hızlı bir gelişim göstermesine karşın yaklaşık
olarak 6 yaş civarında devam etmekle birlikte hızında önemli bir azalma ortaya
çıkmakta ve ergenlik döneminde tekrar hızlanmaktadır. Bu anlamda fiziksel
gelişimin takip edilmesi noktasında, yaşamın her döneminde fiziksel gelişimin
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
3
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
Gelişim, genetik ve
çevresel değişkenlerin
karşılıklı
etkileşimlerinin
ürünüdür.
hızının aynı olmadığı ancak bu sürecin dinamik bir süreç olarak bütün yaşam
boyunca sürdüğü bilinmelidir.
2. Gelişim, genetik ve çevresel değişkenlerin karşılıklı etkileşimlerinin
ürünüdür. Bu anlamda bireylerin fiziksel gelişim süreçlerinin sadece kalıtsal ya da
sadece çevresel faktörlerin bir ürünü olmadığı, aksine bu iki sürecin ortak bir
sonucu olduğu bilinmelidir. Bu anlamda kalıtsal yeterliliği bulunmasına karşın
yeterince beslenemeyen bireylerde ciddi fiziksel gerilikler ortaya çıkabilmektedir.
3. Gelişim, giderek artan bir özelleşme sürecidir. Gelişim genelden özele,
bütünden parçaya doğrudur. Örneğin, çocuklar belli bir gelişim aşamasında,
sadece ellerini bir bütün olarak kullanırken, ince kasların gelişimi ile parmaklarını
kullanmaya başlamaktadır. Buna ek olarak çocuklar dünyaya geldiklerinde
vücudun bazı organları arasında orantısızlık olabilmektedir. Buna en çarpıcı örnek
olarak baş çevresi büyüklüğü verilebilir. Çocuklar dünyaya geldiğinde baş çevresi
büyüklüklerinin vücutlarına oranla daha büyük olduğu hemen göze
çarpabilmektedir. Ancak fiziksel gelişimin değerlendirilmesi noktasında bu
durumun yeni doğan bir bebek için normal olduğu bilinmelidir. İlerleyen aylarda
baş çevresi büyüklüğünün vücudun diğer kısmı ile orantılı bir büyüklüğe ulaşacağı
söylenebilir. Ancak bazı çocuklarda baş çevresi büyüklüğü doğumdan sonrada hızlı
bir şekilde büyümekte ve ciddi bazı hastalıkların habercisi olabilmektedir. Tartı ve
boy, bebeğin genel sağlığını ortaya koyarken baş çevresinin ölçümü de beyin
fonksiyonları hakkında ipucu verir. Çünkü beyin fonksiyonlarındaki bozukluklar,
baş çevresi ölçümleri ortalamanın dışında olan bebeklerde daha sık görülür. Tıpkı
boy ve tartı gibi, baş çevresinin de bir eğrisi vardır. Doktorun her ay yaptığı
ölçümler, bu eğri üzerine kaydedilir. Böylece bebeğin baş çevresinin gelişimi
ve eğri üzerinde nerede olduğu belirlenir. Bu ölçümler sonucunda bebeğin baş
çevresinin normal, büyük ya da küçük olduğu ortaya çıkar. Baş çevresi büyük olana
makrosefali, küçük olana mikrosefali denir.
Her farklı ölçüm, beyinde sorun
anlamına mı gelir?
Baş çevresinin büyüklüğü, tek
başına fazla bir anlam ifade etmez.
Bebeğin öyküsü de çok önemlidir.
Bebeğin anne ve babasının yanı sıra
diğer akrabalarının baş çevresi,
annenin hamileliğinden doğuma,
doğumdan sonra kuvözde kalıp
kalmadığından tedavi görüp
görmediğine kadar hemen her türlü
bilgi alınır. Bebeğin öyküsü alındıktan sonra sıra, bu değerin tartı ve boyuyla
uyumuna gelir. Yani tartı ve boyun, baş çevresiyle uyumlu derecede büyük veya
küçük olup olmadığına bakılır. Makrosefali ya da mikrosefali saptanan bebek,
tepeden tırnağa muayene edilerek, baş çevresindeki bu farklılığı destekleyen
başka bir bulgu olup olmadığı araştırılır.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
4
Bireysel Etkinlik
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
• Çocuklarda fiziksel gelişime bağlı olarak ortaya çıkan
hastalıkları araştırınız.
Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından
0-3 yaş kız ve erkek çocukları için hazırlanmış
ayrı ayrı persentil eğrileri bulunmaktadır.
Aşağıda kız çocukları için hazırlanmış
persentil eğrileri görülmektedir. 0-3 yaş
arasındaki çocukların baş çevresi
büyüklüklerinin bu tabloya göre kontrol
edilmesi gerekmektedir.
Bu grafikler
aracılığıyla ülkemizde
kız ve erkek
çocuklarının baş
çevresi gelişim
düzeyleri takip
edilebilir.
Yukarıda verilen grafik aracılığıyla ülkemizde kız çocuklarının boy
uzunluklarına ilişkin ilk 36 aya ilişkin gelişim düzeyi takip edilebilir.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
5
Bireysel Etkinlik
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
• Kız ve erkek çocukları arasında baş çevresi büyüklüğü
açısından görülen farklılıkları araştırınız.
Aşağıda, ülkemizdeki erkek çocuklarına ilişkin Yukarıda verilen grafik
aracılığıyla ülkemizde erkek çocuklarının boy uzunluklarına ilişkin ilk 36 aya ilişkin
gelişim düzeyi takip edilebilir.
Gelişim özellikleri
ayrılmaz bir bütün
oluştururlar. Gelişim
alanları, karşılıklı
olarak birbirlerini
etkilemektedir.
4. Farklı gelişim alanları arasında karşılıklı ilişki bulunmaktadır. Örneğin,
çocuğun zihinsel gelişimi dil gelişimini hem etkilemekte hem de ondan
etkilenmektedir. Bu yönüyle farklı gelişim alanları birbiriyle ayrılmaz bir bütün
oluştururlar. Fiziksel gelişim de bireyin diğer gelişim alanları ile etkileşim
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
6
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
Obezite, günümüz
toplumlarının en
önemli sorunları
arasında
görülmektedir.
hâlindedir. Fiziksel gelişimde meydana gelen bir olumsuzluk diğer gelişim
alanlarını da olumsuz etkileyebilmektedir.
5. Gelişim, art arda görülen, düzenli bir süreçtir. Fiziksel gelişim düzenli bir
süreçtir. Ancak bu gelişimin hızı her dönemde aynı değildir. Gelişim hızı aynı
olmamakla birlikte süreklilik arz etmektedir.
6. Gelişimin kritik dönemleri vardır. Fiziksel gelişimde özellikle doğum
öncesi dönem ciddi bir kritik dönemdir. Bu dönemin sağlıklı olarak atlatılması
ilerleyen yaşamda fiziksel gelişimin sağlıklı olabilmesi açısından oldukça önemlidir.
Aynı şekilde doğum anında ortaya çıkan bazı olumsuzluklar da ciddi fiziksel gelişim
bozukluklarına sebep olabilmektedir.
7. Gelişim bireysel farklılık gösterir. Bütün çocuklar aynı gelişim
süreçlerinden geçmesine karşın hepsinin gelişim düzeyi bir birinin aynısı değildir.
Aynı gün doğmuş olan aynı cinsiyetten iki çocuğun bile fiziksel gelişi süreçleri
arasında ciddi farklılıklar olması normaldir. Bu durum gelişimde bireysel farklılıklar
vardır ilkesine dayanmaktadır. Her çocuğun gelişim süreçleri birbirinden farklılık
göstermektedir. Bu durum kalıtım ve çevresel faktörlerin karşılıklı etkileşiminin
doğal bir sonucudur. Ancak bilinmelidir ki gelişimde bireysel farklılıklar olmasına
karşın Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmiş olan, kız ve erkek
çocukları için ayrı ayrı boy ve kilo ortalama değerleri bulunmaktadır. Buna göre bir
çocuğun her yaş grubunda sahip olması gereken boy ve kilo ortalaması
bulunmaktadır. Bu ortalamalar doğrultusunda çocuğun sahip olduğu kilo ve boy
incelenmeli ve olası bir probleme karşı tedbir alınmalıdır. Bu anlamda karşımıza
boy ve kilo açısından iki ciddi rahatsızlık çıkmaktadır. Kilo açısından çocukları
bekleyen en önemli tehlikenin obezite olduğu söylenebilir.
Obezite, insan vücudunda yağ hücrelerinde depolanan doğal enerji
rezervlerinin ciddî risk oluşturacak düzeyde artması ve sonuçta ölüm oranlarının
kaçınılmaz olarak yükselmesi ile karakterize bir hastalıktır.
Yapılan çalışmalar,
şişmanlık oluşumunda kalıtım veya
genetik faktörlerin % 25-40
oranında rol oynadığını
göstermiştir. Şişman kişilerin
çocuklarında şişman olmayanlara
göre şişmanlık görülmesi 2-3 kat
fazladır. Anne ve babanın her
ikisinin şişman olması durumunda,
çocuklarında %80 ihtimalle erişkin
yaşta şişmanlık gelişir.
Anne veya babadan biri şişman
ise %40, her ikisi normal kilolu
ise %10 oranında çocukluk çağında (3-10 yaş arası) aşırı kilolu olan
çocukların %50’sinde erişkin dönemde aşırı kilolu olma riski vardır. Şişmanlığın
genetik nedenleri uzun yıllardan beri araştırılmaktadır. Toplumda sık görülen
şişmanlığı ortaya çıkaran birçok genetik bozukluk vardır. Fransa ve Almanya’da
şişman ailelerde yapılan çalışmalarda, 10 numaralı kromozomdaki belirli bir alanın
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
7
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
Bireysel Etkinlik
şişmanlıktan sorumlu olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu alandaki genlerin incelenmesi
ile şişmanlığa neden olan genler daha iyi ortaya çıkarılabilecektir. Bunun yanında
tek gen bozukluğuna bağlı monogenik şişmanlıklar da vardır. Şişmanlığın %5 kadarı
tek gen bozukluğuna bağlıdır.
Anoreksia nevroza,
özellikle ergenlik
döneminden sonra
ortaya çıkan ve
fiziksel gelişimi ciddi
oranda etkileyen bir
rahatsızlıktır.
• Türkiye'de obezite için alınan önlemleri araştırınız.
Çocuklarda kilo açısından görülen bir diğer olumsuzluk ise yememe veya
yeterli beslenememeden kaynaklanan Anoreksiya Nervoza (Yememe Hastalığı)’dır.
Erken çocukluk döneminde anne babaların en sık dile getirdikleri yakınmalardan
biri bebeklerinin “iştahsız” olması, “hiçbir şey yemek istememesidir”. Aslında
beslenme sorunları sık görülse de özellikle Türkiye’de ailelerin büyük bir
çoğunluğu bu sorunları, olduğundan daha ciddi boyutlarda ifade ederler. Bu
durum pek çok nedene bağlıdır. Bu nedenler arasında anne babaların bebeklerini
besleme yöntemleri, beslenme düzeni ile ilgili alışkanlıklar ve yanlış beklentiler ön
sıradadır. Örneğin, ebeveynler genelde çocuklarına yiyecekleri besinlerde seçim
şansı sunmazlar, kendi kendilerine yemeleri için destekleyici olmazlar.
“İştahsızlık” şikayetini değerlendirirken öncelikle büyüme gelişme
ölçümlere bakılmalıdır. Ayrıca olası tıbbi nedenleri araştırmak gerekir. Örneğin,
anemi, barsak parazitleri ve çeşitli mide-barsak sistemi (gastrointestinal) ya da
sistemik hastalıklar (örneğin; tiroid fonksiyon bozuklukları, metabolik hastalıklar,
enfeksiyonlar, vs.) iştah kaybına yol açabilir. Ayrıca yutma zorlukları gibi motor
(hareket sistemi) sorunları, gastroözofageal reflü, yemek borusu sorunları, uzun
süre hastane yatışı ve ameliyatlar gibi tıbbi durumlar da dikkate alınmalıdır
(Burklow ve ark., 1998; Rommel ve ark., 2003).
Aslında normal büyüme eğrisi gösteren çocuklarda 15-18 aylar arasında
iştah en düşük düzeydedir. Yemeği reddetme ya da belli yiyeceklere yönelme
davranışına 2 yaşındaki çocuklarda sık rastlanır. (Beslenme düzeninin gelişimi için
bkz. bölüm 2.12: Bebekte Beslenme Düzeni Gelişimi). Çocuklar her dönemde aynı
büyüme hızını göstermezler. Doğumdan 1 yaşa kadar olan hızlı büyüme 2-4
yaşlarında azalır. Yılda ortalama 2 kilogram kadar artış olur. Eğer çocuğun büyüme
ve gelişmesi normalse, yeme alışkanlıkları bir sağlık sorunu oluşturmuyorsa, çocuk
ihtiyaçları kadar yiyorsa, anneler endişelenmemelidir.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
8
Bireysel Etkinlik
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
Anoreksia nevroza,
bütün gelişmiş ve
gelişmekte olan
toplumlarda son
yıllarda giderek artan
bir eğilim
göstermektedir.
• Anoreksiya Nervoza hastalığının belirtilerini ve tedavi
süreçlerini araştırınız.
Anoreksiya Nervoza genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve
şişmanlamaya karşı ağır korku yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile
belirli bozukluktur. Sıklığı bilinmemekle birlikte eskiden sanıldığı gibi çok nadir bir
hastalık değildir. 12- 18 yaşları arasındaki nüfus içinde 1/800-3/100 arasında
değişen oranlar bildirilmiştir. Çoğunlukla (%95) kızlarda görülür. Yüksek ve orta
sosyokültürel düzeyde daha sık görüldüğü bildirilmektedir. Toplumsal olarak
zayıflığa, inceliğine, şişman olmamaya çok değer veren kesimlerde bu hastalığın
sık görüldüğü ve zayıflık şişmanlık konusunda toplumsal değer yargıları ile bir
miktar bağlantısı olabileceği ileri sürülmüştür. Son 20-30 yılda görülme sıklığının
arttığı sanılmaktadır.
Gelişmekte olan kişilerde, örneğin ergenlik döneminde bu hastalık görülür
ise kilo kaybından çok kişinin normal kilo-boy eğrisine kavuşamadığı
gözlenmektedir. Anoreksiya nervozalı 45 tek ve çift yumurta ikizlerinde yapılan bir
araştırmada tek yumurta ikizlerinde eş hastalanma oranı çift yumurta ikizlerine
göre daha yüksek
bulunmuştur.
Kilo kaybı
genellikle birincil olarak
total yiyecek alımının, yani
kalori alımının azaltılması
yolu ile olmaktadır. Ancak
hastalığın düşünce
sistemine ve yaşam
biçimine iyice oturması ile
sindirimi engelleyici bazı
yöntemler, örneğin müshil
alımı ya da aşırı egzersiz
gibi yollar da
kullanılabilmektedir. Ya da
istemli olarak, zorlayarak kusma gibi yöntemler kullanılabilmektedir. Kişilerin
vücut ağırlığı ve biçimlerine ilişkin algıları bozulmuştur. Yani beden algısında
bozulma vardır. Hastalıkta ölüm ya da sakat kalma görülebilmektedir. Ağır
amenoreler (adetten kesilme) ya da menarş (ilk adet) gecikmeleri görülebilir.
Anemi (kansızlık), vitamin eksiklikleri, kemik anormallikleri, mide sorunları sıkça
görülmektedir.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
9
Bireysel Etkinlik
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
• Anoreksiya Nervoza hastalığının aile içi ilişkiler ve anne baba
tutumları ile ilişkisini araştırınız.
Psikodinamik açıdan, anoreksiya nevrozada ağır cinsel çocuksuluk, cinsel
ilişki kurma ve gebe kalmaya karşı aşırı korku, büyüme, anneden ayrılma
bireyleşmeye karşı aşırı korku gibi çekirdek çatışmalar tanımlanmıştır. Sanki bir
deri bir kemik kalarak bütün cinsel çekicilikten ve cinsel isteklerden arınmış
olmaktadırlar.
Anoreksiya nevrozada bulgular:
• Belirgin kilo kaybı ( boya göre kilo normalin %15 altında)
• Sürekli zayıflama diyeti (zayıf olsa bile)
• Şişman olduğunu düşünme (kilo kaybettikten sonra bile)
• Kilo alma korkusu
• Kızlarda adet düzensizliği, adet görememe
• Yemek, kalori, besin değerleriyle sürekli ilgilenme
• Yalnız yemeği tercih etme
• Aşırı egzersiz
• Yeme krizleri ve kendini kusturma
• Uykusuzluk
• Saçlar ve tırnaklarda kolay kırılma
• Sosyal olarak içine kapanma ve depresyon
Fiziksel gelişim açısından bireylerde görülen bir diğer olumsuzluk ise boy
açısından ortaya çıkmaktadır. Boy açısından ortaya çıkan sorunlar ya bozun kısa
kalması şeklinde ya da boyun ortalama değerlerin çok üzerinde uzayarak kişinin
işlevselliğini bozacak düzeye gelmesi şeklinde görülebilir.
Cücelik, çok yüksek
oranda kalıtsal ve
biyolojik faktörlerin
etkisiyle ortaya çıkan
fiziksel bir gelişim
bozukluğudur.
Cücelik (Hipofiz Kaynaklı): Hipofiz bezi kaynaklı cücelik vakalarının nedeni
doğuştan ya da çocukluğun ilk yaşlarından başlayarak hipofiz
bezinin hormon salgılamada tümden bir yetmezliğe girmesidir. Bunun sonucu
olarak her ne kadar tüm hipofiz hormonları yetersiz salgılanmaktaysa da
yalnız büyüme hormonu eksikliği kendisini gösterir. Çünkü çocukluk döneminin en
belirgin olayı büyümedir. Başlıca iki çeşit hipofiz kaynaklı cücelik vardır. Bunlar
“Lorain Tipi Cücelik” ve “Yaşlı Tipi Cücelik”tir.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
10
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
A) Lorain tipi cücelikte adenohipofiz hormonlarının tümü birbiriyle dengeli bir
biçimde az salgılandıklarından, vücut uyumu bozulmadan cücelik gelişir. Bu
çocuklar 10 yaşına geldiklerinde 5 yaşındaki bir çocuğun, 20 yaşına geldiklerinde
10 yaşındaki bir çocuğun görünümündedirler. Bu tip cüceler sevimlidirler.
Çocukluk çağlarında adenohipofizin öteki hormonlarının az salgılanması büyük bir
sorun yaratmaz. Ancak cinsel gelişmenin başladığı dönemde bu gelişmeye katkıda
bulunacak olan gonadotrop hormonların adenohip of izden az salgılanması, cinsel
gelişmeyi aksatır. Bunun sonucu olarak da cinsel işlevler geri kalabilir ya da hiç
gelişmeyebilir.
B) Yaşlı tipi cücelikte adenohipofiz hormonlarının salgılanma düzeyleri arasında bir
dengesizlik vardır. Bu nedenle organlar arasındaki büyüklük uyumu kaybolmuş ve
cüce sevimli görünümünü kaybetmiştir. Bu hastalar iştahsız, zayıf ve buruşuk derili
kimselerdir. Bu görünüşleriyle küçük bir ihtiyara benzerler, Hipofiz kaynaklı
cüceliklerde, eğer kemiklerin büyüme dönemi geride kalmamışsa, büyüme
sağlanabilir. Bu hastalara dışarıdan insan ya da maymun büyüme hormonu
verilerek cücelik tedavi edilebilir. Bu gibi durumlarda adenohipofizin az salgılanan
hormonlarının da vücudun o yaştaki gereksinimlerine dışarıdan verilmesi
gerekmektedir.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
11
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
Ödev
Aşırı boy uzunluğu,
çok yüksek oranda
kalıtsal ve biyolojik
faktörlerin etkisiyle
ortaya çıkan fiziksel
bir gelişim
bozukluğudur.
Aşırı Boy Uzunluğu:
Hipofiz bezinin tümörlerinde
meydana gelen gelişme hormonunun
gereğinden çok üretilmesine bağlı
olan büyümelere devlik veya
jigantizm denir. Bu şekilde bir hastalık
sonucu 2 metreden 2,5 metreye
kadar uzun boylu insanlar meydana
gelir. Boyun uzaması, normalde uzun
kemiklerdeki epifiz denen kemik
uçlarının büyüme devresindeki
çalışması sonucudur. Bu gelişme
ergenlik çağının sonunda yani 20 yaş
dolaylarında durur. Ergenlik çağından
sonra meydana gelen tümörler ise
vücudun el, ayak, çene gibi uç
kısımlarının uzaması şeklinde görülen
Akromegali denen durumu meydana
getirir. Jigantizmde görme
bozuklukları, cinsel yetersizlik,
şekersiz diabet (diabetes insipi-dus)
gibi başka belirtiler de ortaya çıkar. Bu gibi devler göründükleri kadar güçlü
değildirler. Bu gibi tümörler görme sinirine basınç yaparak körlüğe sebep
olabilirler. Körlüğe engel olmak üzere bu tür tümörler beyin cerrahları tarafından
ameliyatla çıkarılmaktadır.
Çocuklarda fiziksel gelişim değerlendirilirken boy, kilo ve baş çevresi
büyüklüğü birlikte ele alınmalı ve olası problemlere karşı tedbir alınmalıdır.
•Baş çevresi büyüklüğüne bağlı olarak ortaya çıkan hastalıkları
araştırınız.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
12
Ödev
•Anoreksiya nevroza hastalığını etkileyen psikolojik faktörleri
araştırınız.
•Boy uzunluğuna bağlı olarak ortaya çıkan hastalıkları ve
sebeplerini araştırınız.
Ödev
Ödev
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
•Türkiye 'de erkek çocuklarına ilişkin ortalama boy ve kilo
persentillerini araştırınız.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
13
Özet
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
•İnsanın fiziksel gelişimi üzerine yapılan çalışmalar; insan
gelişiminin her birey, her toplum ve kültür için standart
olmasa da büyük benzerlikler gösteren ve belirli bir
düzen izleyen gelişimsel dönemleri olduğu görüşünde
birleşmektedir. İlk olarak Erik Erikson tarafından
tanımlanan ve Piaget’nin bilişsel gelişim kuramında da
vurgulanan epigenetik kurama göre, gelişimin sağlıklı
olarak sürebilmesi için her dönemin kendi içinde
gereksinim, sorun ve görevler yönünden uygun
zamanda tamamlanması gerekmektedir.
•Fiziksel gelişimin takip edilmesi noktasında üç husus
oldukça önemlidir. Bunlardan biri, baş çevresi
büyüklüğüne bağlı olarak ortaya çıkan makrosefali ve
mikrosefali hastalığıdır. İkinci ,olarak kiloya bağlı olarak
ortaya çıkan anoreksiya nevroza ve obezite hastalığıdır.
Üçüncü olarak ise boya bağlı olarak ortaya çıkan cücelik
ve aşırı boy uzunluğu hastalığıdır.
•Fiziksel gelişimde ortaya çıkan bu sorun alanları kalıtım,
biyolojik faktörler ve çevresel faktörlerin karşılıklı
etkileşimi ile ortaya çıkmaktadır.
•Fiziksel gelişimin takip edilmesi noktasında yaşamın ilk
gününden itibaren çocukların boy, kilo ve baş çevresi
büyüklüğü açısından dikkatlice takip edilmesi
gerekmektedir.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
14
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Fiziksel gelişimde baş çevresinde anormal düzeyde büyüme meydana
gelmesine ne ad verilir?
Değerlendirme
sorularını sistemde ilgili
ünite başlığı altında yer
alan “bölüm sonu testi”
bölümünde etkileşimli
olarak
cevaplayabilirsiniz.
a)
b)
c)
d)
e)
Makrosefali,
Mikrosefali
Makosize
Mikroadolesent
Makrodinamik
2. Fiziksel gelişimde baş çevresinin normalden düşük olmasına ne ad verilir?
a)
b)
c)
d)
e)
Makrosefali
Mikrosefali
Makrosize
Mikroadolesent
Makrodinamik
3. Aşağıdakilerden hangisi makrosefali olarak tanımlanan gelişim
bozukluğunu tanımlamaktadır?
a) Baş çevresinin anormal düzeyde küçük olması
b) Boy uzunluğunun anormal düzeyde uzun olması
c) Boy uzunluğunun anormal düzeyde kısa olması
d) Baş çevresinin anormal düzeyde büyük olması
e) Kilo oranının anormal düzeyde olması
4. Aşağıdakilerden hangisi mikrosefali olarak tanımlanan gelişim
bozukluğunu tanımlamaktadır?
a) Kilo oranının anormal düzeyde olması
b) Baş çevresinin anormal düzeyde büyük olması
c) Baş çevresinin anormal düzeyde küçük olması
d) Boy uzunluğunun anormal düzeyde kısa olması
e) Boy uzunluğunun anormal düzeyde uzun olması
5. Aşağıda verilen gelişim ilkelerinden hangisi yanlıştır?
a)
b)
c)
d)
Gelişim dinamik bir süreçtir.
Gelişim alanları arasında karşılıklı etkileşim bulunur.
Gelişimde kritik dönemler vardır.
Gelişim genetik ve çevresel faktörlerin karşılıklı etkileşiminin bir
ürünüdür.
e) Gelişim her bireyde aynı hız ve özellikte ilerleme gösterir.
6. Aşağıdakilerden hangisi insan vücudunda yağ hücrelerinde depolanan
doğal enerji rezervlerinin ciddi risk oluşturacak düzeyde artması ile
karakterize bir hastalıktır?
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
15
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
a)
b)
c)
d)
e)
Anoreksiya Nervoza
Obezite
Bulimia
Anoreksiya Bulimia
Bulimiya nevroza
7. Aşağıdaki dönemlerin hangisinde fiziksel gelişim hızı en hızlıdan yavaşa
doğru sıralanmıştır?
a) Doğum öncesi, bebeklik, ergenlik, ilk çocukluk, son çocukluk
b) Bebeklik, doğum öncesi, ergenlik, son çocukluk, ilk çocukluk
c) Doğum öncesi, bebeklik, ergenlik, son çocukluk, ilk çocukluk
d) Bebeklik, doğum öncesi, ergenlik, ilk çocukluk, son çocukluk
e) Doğum öncesi, ergenlik, bebeklik, ilk çocukluk, son çocukluk
8. Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı ağır
korku yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile kendini
gösteren hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
a)
b)
c)
d)
e)
Anoreksiya Nervoza
Obezite
Bulimia
Anoreksiya Bulimia
Bulimiya nevroza
9. Hipofiz bezinin tümörlerinde meydana gelen gelişme hormonunun
gereğinden fazla üretilmesine bağlı olarak ortaya çıkan hastalık
aşağıdakilerden hangisidir?
a)
b)
c)
d)
e)
Jigantizm
Obezite
Bulimia
Anoreksiya Bulimia
Anoreksiya Nervoza
10. Adenohipofiz hormonlarının tümünün birbiriyle dengeli bir biçimde az
salgılanmalarından kaynaklanan ve vücut uyumunun bozulmadığı cücelik
tipi aşağıdakilerden hangisidir?
a)
b)
c)
d)
e)
Jigantizm
Loraintipi cücelik
Anoreksiya Nervoza
Yaşlı tipi cücelik
Akromegali
Cevap Anahtarı
1.A, 2. B, 3. D, 4. C, 5. E, 6. B, 7. A, 8. A, 9. A, 10. B
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
16
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
YARARLANILAN VE BAŞVURULABİLECEK DİĞER
KAYNAKLAR
Acarlar, F.(2002). Çocuklarda dilin değerlendirilmesi: Betimleyici yaklaşım. Ankara
Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 35(1), 121-127
Akbaba, S.(2008). Ahlak ve gelişimi. (Ed). Özbay, Y., Erkan, S. Eğitim psikolojisi.
Ankara: Maya Akademi.
Atay, M.(2009). Erken Çocukluk Döneminde Gelişim-1. Ankara: Kök Yayıncılık.
Austin, V., Scıarra, D.T.(2012). Children and adolescents vith emotional and
behavioral disorders. (1. Basım) (Çev. Özekes, M.). Ankara: Nobel Yayıncılık
Bacanlı, H., (2013). Eğitim Psikolojisi (Gelişim ve Öğrenme). Ankara: Nobel
Yayınevi.
Babbitt RL, Hoch TA, Coe DA, Cataldo, MF, Kelly, KJ, Stackhouse, C, Perman, JA
(1994). Behavioral assessment and treatment of pediatric feeding disorders.
Developmental and Behavioral Pediatrics;15(4):278-291
Başaran, İ. E. (2000). Eğitim Yönetimi. Ankara: Feryal Matbaası.
Benoit D, Coolbear, J. (1998). Post-traumatic Feding Disorders in Infancy:
Behaviors Predicting Treatment Outcome. Infant Mental Health Journal,
19(4): 409-421.
Bishop, D.V.M. & Adams, C. (1990). A prospective study of the relationship
between specific language impairment, phonological disorders and
reading retardation. Journal of Child Psychology and Psychiatry,
31(7), 1027-1050.
Bloom L., & Lahey, M.(1978). Language development and language disorders. Nev
York: John Wiley and Sons
Burklow, K.A., Phelps, A. N., Schultz, J. R., McConnell, K., Rudolph, C. (1998).
Classifying complex pediatric feeding disorders. Journal of Pediatric
Gastroenterology & Nutrition; 27(2):143-147.
Catts, H. (1993). The relationship between speechlanguage impairments and
reading disabilities.Journal of Speech and Hearing Research, 36(5),
948-958.
Chomsky, N.(1957). Syntactic structures. The Hague: Moutun
Çataloluk, C. (1994). Farklı Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Ortamlarda Yetişen
Çocukların Okul Olgunluğu Açısından Karşılaştırılması. Yayınlanmamış
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
17
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
Yüksek Lisans Tezi. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,
İstanbul
De Gangi, G.A. (2000). Pediatric Disorders of Regulation in Affect and Behavior: A
Therapist’s Guide to Assessment and Treatment. Academic Press.
London.
Duniz, M., Scheer, P.J., Trojovsky, A., Kaschnitz, W., Kvas, E., Macari, S. (1996).
Changes in psychopathology of parents of NOFT (non-organic failure
to thrive) infants during treatment. European Child and Adolescent
Psychiatry;5(2):93-100.
Ege, P. (1997). Kekemelikte erken tedavi: Önemi ve yöntemleri. Ankara
Üniversitesi 5. Mitat Enç Özel Eğitim Günleri, Ankara: Türkiye Sakatlar
Konfederasyonu Yayınları, 5, 137-141.
Fabes, R., ve Martin, C.L. (2003). Exploring child development. Boston: Pearson
Education.
Geçtan, E. (1995). Psikodinamik Psikiyatri ve Normal Dışı Davranışlar. İstanbul:
Remzi Kitabevi,11. Basım
Güven, M. (2012). Dil Gelişimi (içinde), Özbay, Y., Erkan, S.(2012). Eğitim
Psikolojisi. Ankara: Pegem Akademi Yayıncılık.
Karakaya, Z. (2008). Dil Edinimi: Okul Öncesi Dil ve Oyun Eğitimi. Samsun: E-Yazı
Yayıncılık.
Kerwin, M.E. (1999). Empirically supported treatments in pediatric psychology:
severe feeding problems. Journal of Pediatric Psychology; 24(3):193214.
Kürkçüoğlu, B.(2012). 0-6 Yaş Arası Çocukların Temel Gelişimsel Özellikleri: Bilişsel
ve Dil Gelişimi (içinde) Diken, İ. (2012). Erken Çocukluk Eğitimi.
Ankara: Pegem Akademi Yayıncılık
Lund, N.J. & Duchan, F.J. (1988). Assessing children’s language in naturalistic
contexts. NJ: Prentice Hall.
Maviş, İ. (2010) Çocukta Dil Edinim Kurmaları (içinde) Topbaş, S.(2009). Dil ve
Kavram Gelişimi. Ankara: Kök Yayıncılık.
İnanç, B.Y. (2007). Gelişim psikolojisi. Ankara: PegemA Yayıncılık
Santrock, J.W. (2011). Life-span development (13. Basım) (Çev. Yüksel, G.) Ankara:
Nobel Yayıncılık
Savaş, B. (2006). Okuma eğitimi ve çocuklarda dil gelişimi. İstanbul: İstanbul Alfa
Basım Yayın Dağıtım.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
18
Fiziksel Gelişimi Takip Etme
Senemoğlu, N. (2005). Gelişim, Öğrenme ve Öğretim: Kuramdan Uygulamaya.
Ankara: Gazi Kitabevi.
Stanton-Chapman, T.L, Chapman, D.A., Kaiser, A. (2004). Cumulative Risk and
Low-Income Children’s Language Development. Topics in Early
Childhood Special Education. 24,(4), 227-237
Tümkaya, S. (2008). Dil gelişimi. (Ed). Deniz, E. Erken çocukluk döneminde gelişim.
Ankara: Maya Akademi.
Ulusoy, A. (2009). Gelişim ve öğrenme. Ankara: Anı Yayıncılık.
Ulusoy, A., Güngör, A., Akyol, A., Subaşı, G., Ünver, G., Koç, G. (2009) Gelişim ve
Öğrenme. Ankara: Anı Yayıncılık
Piazza CC, Fisher WW, Brown KA, Shore BA, Patel MR, Katz RM, Sevin BM, Gulotta
CS (2003). Blakely-Smith A. Functional analysis of inappropriate mealtime
behaviors. Journal of Applied Behavior Analysis; 36(2):187-204.
Rommel N, DeMeyer AM, Feenstra L, Veereman-Wauters G (2003). The
complexity of feeding problems in 700 infants and young children
presenting to a tertiary care institution. Journal of Pediatric
Gastroenterology and Nutrition; 37(1):75-84.
Yavuzer, H.(1993). Çocuk psikolojisi, İstanbul: Remzi Kitabevi.
Atatürk Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi
19
Download

fiziksel gelişimi takip etme