Yakamoz
Günlük Siyasi Bağımsız Gazete
Sayı: 3258
02 Ekim 2014 Perşembe
Datça’da kum zambakları açtı
Datça’da, 11 aylık bekleyişin ardından kum
zambakları yeniden açtı. Her yıl eylül ayının
üçüncü haftasından itibaren bir ay süreyle
deniz kenarlarındaki taşlık alanlarda yüzünü
gösteren mis kokulu kum zambakları, bir kez
daha Datçalılarla buluştu.
4’te
www.milasmedya.com
Fiyatı: 75 Krş. (KDV Dahil)
Kurban Bayramı
münasebetiyle
hayvanlarla
fazla temas
edilmesi ve
kurban etini
tüketilmesi
bazı önemli
hastalıkları da
beraberinde
getiriyor.
Kurban bayramına günler
kala Toplum Sağlığı Sorumlu
Hekimi İlyas Türk Milaslılara
önemli uyarıda bulundu.
Kurban Bayramı sebebiyle hayvanlarla daha fazla
temas edilmesi ve kurban
eti tüketilmesi bazı zoonotik hastalıklara maruz kalma
riskini de arttırdığını kaydeden Doktor İlyas Türk, bu
nedenle Kurban Bayramında
kurbanlık hayvan alımından
başlayarak etlerin tüketilmesine kadar sağlık ve hijyen
kurallarına azami dikkat edil-
ISSN 1307-6116
Bu bayram
hasta etmesin!
mesi gerektiği yönünde Milas halkına uyarıda bulundu.
Kurbanlık hayvanın kesinlikle Veteriner Hekim kontrolünden geçmiş sağlıklı
hayvan olduğuna dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan
Türk, “Kesim işleminin hijyenik yerlerde ve ehil insanlar
tarafından yapılması, kesim
sonrası hayvanların hastalıklı organlarının ve atıklarının
gelişigüzel ortalığa atılmaması ve köpek gibi etçil hayvanlara kesinlikle çiğ olarak
yedirilmemesi, kesilen hayvanlara ait kistli iç organlar
ve her türlü atığın derin bir
çukura gömülüp bulunabiliyorsa sönmemiş kireç dökülerek kapatılması, kurban
kesen, hayvanı yüzerek et
MSKÜ’de
akademik açılış
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi akademik
açılışını gerçekleştirdi. Üniversite rektörü ve
akademik personel akademik açılış öncesi
Atatürk anıtına çelenk koydu.
5’te
taksimi yapan kasap ve yardımcıları ile kurban sahiplerinin etle temas eden uzuvlarında yara olmaması, bu
durumda olanların kesim,
yüzme ve et taksimi işini
yapmaları zorunlu ise hijyenik eldiven kullanmaları,
kurban etlerinin iyi muhafaza
edilmesi ve iyice pişirildikten
sonra tüketilmesi önemlidir.”ifadelerini kullandı.
Türk, özellikle Kurban
Bayramlarında kesilen hayvanların hastalıklı doku ve
organlarının çevreye atılması
Kist Hidatik Hastalığı açısından risk teşkil ettiğini söyleyerek, “Kist Hidatik Hastalığı insanların karaciğer,
akciğer, dalak, beyin gibi iç
organlarında kistler oluştu-
rarak ölüme sebep olabilen
bir hastalıktır. Paraziti taşıyan köpek, kedi, çakal, tilki,
kurt gibi hayvanların dışkısı
ile parazitin yumurtaları etrafa saçılır. Kurumuş köpek
dışkısı içindeki yumurtalar
toz halinde uçuşur ve rüzgar
ile dağılarak insan yiyecek
ve içeceklerinin üzerine konabilir. Meyve ve sebze gibi
yiyecekler bu yumurtalarla
kirlenir. Bu şekilde kirlenmiş
yiyeceklerin yenilmesi, rüzgar ile uçuşan yumurtaların
solunum yoluyla alınması ve
paraziti taşıyan köpeklerin
sevildikten sonra ellerin iyice
yıkanmaması gibi nedenlerle
hastalık insanlara bulaşır.
Hasta koyunların, keçilerin ve sığırların kistli sakatatlarını yiyerek paraziti alan
köpeklerin dışkıları ile parazit yumurtaları çevreye saçıldığından parazit yumurtalarının bulaştığı yiyeceklerin
yenilmesi ve suların içilmesi
hastalığın insanlara bulaşmasında önemli rol oynar.”dedi.
İlyas Türk ayrıca Şarbon
(Çoban çıbanı, Karakabarcık), Toksoplasmosis ve Teniyoz (Şerit Hastalığı) gibi
hastalıkların
oluşumunda
risk oluşturabileceğinin altını
çizdi.
Başkan Tokat’tan
itfaiyecilere ziyaret
www.yakamozgazetesi.com
www.milasmedya.com
www.yakamozgazetesi.com
www.milasmedya.com
www.yakamozgazetesi.com
Yıl:10
Matbaa
Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, İtfaiye
Haftası nedeniyle Muğla Büyükşehir Belediyesi
İtfaiye Daire Başkanlığı Milas İtfaiye Grup
Amirliği’nde görev yapan itfaiye personeline
ziyarette bulundu.
Otobüste polis var
Turizm cenneti Bodrum
kaplıca cenneti olacak
Bodrum Jeotermal Derneği tarafından yapılan
çalışmalar sonucunda yerin 728 metre
derinliğinde termal su bulundu.
8’de
3’te
24 Saat
www.radyotech.com
Bayramda trafik kazalarına karşı
otobüslerde biletli yolcu kılığında sivil polis
bulundurulacak. Tüm polisler gerekirse
trafik cezası kesebilecek.
3’te
Tel: 513 40 00 - 513 50 00
Hit Müzik
Yakamoz
2
Günlük Siyasi Bağımsız Gazete
Yakamoz
Günlük Siyasi Bağımsız Gazete
Adres: Hacıilyas Mah.Kadıağa Cad.(THK)
üstü No: 15 MİLAS Tel: 513 55 55
e-mail: [email protected]
Fethiye Özel
Lokman Hekim
Esnaf Hastanesi
Fethiye İşletme
fakültesinin yapımı
için 120 bin TL
bağışta bulundu.
Fethiye İşletme Fakültesi Dekanı
ve Fethiye Yüksek Öğretim Kurumlar Yaptırma Yaşatma ve Destekleme
Derneği başkanı Prof. Dr. Erdoğan
Gavcar ile dernek yönetim kurulu
üyeleri Fethiye Özel Lokman Hekim
Esnaf Hastanesine teşekkür ziyaretinde bulundu. Fethiye Özel Lokman
Hekim Esnaf Hastanesi yönetim
kurulu ve Fethiye Esnaf ve Kefalet
Kooperatifi başkanı İsmail Başoğlu
120 bin TL.’lik çeki dernek başkanı
ve fakülte dekanı prof. Dr. Erdoğan
Gavcara teslim ederek Fethiye Özel
Lokman Hekim Esnaf Hastanesinin
sağlık hizmetleri yanında eğitime
de katkıda bulunarak eğitim hizmetinde de bulunmaktadır, dedi.
İsmail Başoğlu konuşmasında “Fethiye’deki İşletme fakültemizi kuruluş
aşamasından beri takip etmekteyiz.
Diğer meslek örgütleri ile yapmış
oldukları çalışmalarda bizde vardık.
Bu gün hastanemizin imkânları da
elverdi. Üniversite eğitimi almış insanların kıymetini hastane olarak
çok iyi bilmekteyiz. Olanaklarımız el
verdiğince yardımlarımız her zaman
olacaktır. Böyle iyi bir dekanımız oldukça her zaman üniversitemizin
yanındayız” dedi.
Destekten dolayı Esnaf Hastanesi yönetimine teşekkür eden Fethiye
Bodrum Profesyonel
Otel Yöneticileri
Derneği (BOYD) Başkanı
Serdar Karcılıoğlu,
geçtiğimiz günlerde
Trafo Bodrum'da
gerçekleştirilen Squash
toplantısına katılmayan
BODER yetkililerine
serzenişte bulundu.
Karcılıoğlu, projenin Bodrum'un
dünya Squash merkezi olma projesi
olduğunu söyledi. Squash'ın dünyadaki yerinden bahseden Karcılıoğlu,
şunları söyledi: “Dünyada 20 milyon
lisanslı Squash sporcusu var. Dünya Squash federasyonu ve Avrupa
Squash federasyonu vasıtasıyla bu
milyon lisanslı Squash sporcusunu
birde lisanssız olup da Squash oynayan bir o kadar daha insan var.
Bunları Bodrum'a Eylül, Ekim,Mart,
Nisan aylarında çekmeyi hedefliyoruz ve bununla ilgili çok ciddi çalışmalarımız oldu. Perşembe günü
yaptığımız toplantıya Dünya Squash Federasyonu Başkanı ve Avrupa
Squash Federasyonu Başkanları da
online olarak katılarak mesaj gönderdiler. Ve Bodrum dünya Squash
projesini desteklediklerini bizim bu
çok basit olan adımları atmamız durumunda bu potansiyelin Bodrum'a
hemen sevk edilmeye başlayacağı
müjdesini verdiler."
Bu projenin Bodrum'da turizm
alanında bu güne kadar gündeme
HAVA DURUMU
Beklenen en yüksek hava sıcaklığı
30 Derece
Ortalama nem oranı ise % 41
dolayında gerçekleşecek
Namaz
Vakitleri
NÖBETÇİ
ECZANE
Keskin
Eczanesi
29
Milas’ta hava açık
En düşük hava sıcaklığı 12 derece
olacak
02.10.2014
Eski Demirciler Sk. No:16
Milas
Tel: 0 252 512 16 51
Fethiye’de Esnaf Hastanesinden
eğitime büyük destek
İmsak
05:34
Sabah
06:55
Öğle
13:06
İkindi
16:26
Akşam
19:05
Yatsı
20:20
İzlenimler
Sema Develioğlu
Sonbahar
İşletme Fakültesi Dekanı ve Fethiye
Yüksek Öğretim Kurumlar Yaptırma
Yaşatma ve Destekleme Derneği
başkanı Prof. Dr. Erdoğan Gavcar da
“Sevindirici bir haber için toplanmış
bulunmaktayız. Fethiye’mizin güzide
kuruluşlarından Fethiye Özel Lokman Hekim Hastanemiz Fethiye’de
yapılmakta olan İşletme Fakültesine
120 bin TL bağışta bulundular. Bu
nedenle teşekkür ziyaretinde bulunmaktayız. Böyle bir kurumun başında bulunan çok değerli büyüğümüz
İsmail hocama çok teşekkür ederim.
Eğitimcinin halinden eğitimci anlıyor” dedi. Fakülte inşaatı hakkında
bilgi veren Prof. Dr. Erdoğan Gavcar
“Bu sene 156 öğrenci ile eğitime
başladık. 2 bölüm olarak faaliyete
başladık. İnşallah önümüzdeki sene
bir bloğu da bitirirsek diğer bölümleri de aktif hale getirmiş olacağız.
Böylece Fethiye’mize 600–700 öğ-
renci gelmiş olacaktır” dedi.
Fethiye Yüksek Öğretim Kurumlar Yaptırma Yaşatma ve Destekleme Derneği yönetim kurulu üyesi ve
FTSO yönetim kurulu başkanı Akif
Arıcan “Öncelikle Esnaf hastanemizin bağış ve desteğinden dolayı
kendilerine çok teşekkür ediyoruz.
Fethiye’mizdeki birçok kurum ve kuruluşlara örnek olmasını diliyoruz.
Çünkü biz bloğun birisini Fethiye’deki tüm hayırsever kurum ve kuruluşların bağışlarıyla tamamlayacağız.
Bayram sonu su basman ve kaba
inşaatını tamamlayacağız. Bize çok
güzel bir duygu verdi. Heyecanlandık. Deniz manzaralı bir üniversitemiz olacak. İnşallah ilerleyen yıllarda
diğer fakülteleri de yaparak Fethiye
üniversitesinin temelini atmış olacağız. Fethiye’ye ekonomik olarak çok
büyük bir girdi sağlamış olacağız”
dedi.
Karcılıoğlu'ndan BODER'e serzeniş...
getirilen fikirler içerisinde ayağı yere
basan tek proje olduğunu savunan
Karcılıoğlu; "İnşallah bu proje yerine oturur. Belki de Bodrum'da bu
güne kadar gerçekleştirilmek üzere
olan, ayağı yere basan en doğru ve
en gerçekçi proje olarak görüyorum
bunu. İnşallah başarılı oluruz" dedi.
Yaptıkları toplantıya BODER yöneticilerinin katılmadığını belirten Karcılıoğlu, bu durumun projeye destek veren Bodrum Belediye Başkanı
Mehmet Kocadon tarafından da fark
edildiğini ve tepki çektiğini ifade
ederek, şöyle konuştu:
"Maalesef işin acı tarafı oydu.
Otellerimizden büyük bir bölüm katılmadı. Ben burada bunu rekabet
gibi söylemek istemiyorum ama
sayın başkanımızın da orada serzenişte bulunduğu hareketle söylüyorum. Belediye bu davetleri özel
olarak yaptı. Ve turizmle ilgili sivil
toplum örgütlerini de bu davetleri
gönderdi. Ve üyelerimizin büyük bir
bölümü de katıldı. BODER'e gönderildi, BOYTAV'A gönderildi. Ancak
benimde dikkatimi çekmemişti başkan bir noktaya temas etti. BODER'i
sordu kimse var mı diye. Kimse olmadığını duyunca da ciddi şekilde
üzüldüğünü sanıyorum. Demek ki
bu arkadaşlarımızın Bodrum'da 12
ay turizme ihtiyaçları yokmuş, veya
çok para kazanıyorlarmış gibi serzenişte bulundu başkanımız. Ama
Borum bir tane Bodrum bizim Bodrumumuz. Burada bazı projeleri o
yapmış bu yapmışın arkasına takılırsak biz Bodrum'u yok ederiz.
Onun için projeleri kimin gündeme
getirdiği değil kimlerin destekleyeceği önemlidir. Bütün turizmcilerin
bu projenin altına, bu taşın altına
ellerini sokmalarını tavsiye ediyorum."
Uçsuz bucaksız bir manzara. Deniz uzakta belli belirsiz görülüyor, üzerinde bir sis tabakasıyla, dağlarsa arkasında kalıyor.
Birkaç söğüt ağacı dallarını kibarca uzatmış toprağa... Orada küçücük bir kulübecik. Bazı yerleri dağdan getirilmiş kayalarla berkitilmiş. Issız görünüyor ortalık. Bulutlar gri, şurda burda kovalıyorlar birbirlerini. Mevsim sonbahara çevirmiş yüzünü.
Çok yaşlı iki büklüm, elleri bir mumyanınkiler gibi kurumuş,
kemikleri çıkmış olmasına rağmen dinç ve yüzü hayat dolu. Gözlerinde yaşam ırmağı hala çağlayan, ak saçlı bir kadın en büyük
söğüt ağacına sırtını yaslayıp oturmuş. Gözleri kapalı şimdi. Uyumuyor, belirli bir şey düşünmüyor. Sadece dinliyor. Yıllardır yaptığı gibi dinliyor. Yapraklarının çoğu yerde, kırmızı, yeşil ve sarı
renklerle dolu uçları kuruyup içe kıvrılmış. Ağaçta kalanlarsa son
yeşil anlarını yaşadıklarının farkındaymış gibi sallanıyorlar rüzgarda. Ağacın çıplak dalları arasında çoktan boşaltılmış kuş yuvaları
ıssız duruyor. Arada bir küçük tüyler de yapraklarla birlikte düşüp
takılıyor rüzgara. Ne çok kuşun doğumuna tanıklık etmişti yuva.
Kuşlar gidiyor diğer bahar başka kuşlar yerleşiyordu. Dümdüz kıraç topraklarda neredeyse tek ağaç olduğu için kuşların uğrak
yeri olmuştu.
Akşam iniyor yavaş yavaş. Güneş kocaman bir kor parçası
daha dikkatli bakınca sanki bir pencere gibi oluyor ya da bir göz.
Bir kaç karganın o bet sesine gözlerini açıyor kadın.
Ama sadece gözlerini açıyor. Güneşe bakıyor. Çocuğunu uyutan bir anne gibi şefkatle veda ediyor güneşe.
Kargalar onun saati gibi. Yıllardır hep aynı üç karga hep aynı
saatte gaaak gaaak diye öterek konuyorlardı aynı ağaca. Bazen
sayıları o kadar çok artıyordu ki neredeyse ağaç görünmez oluyordu. Kendi dillerinde konuşup duruyorlardı uzun saatler boyunca.
İlk yıllar yaşlı kadının ortalıkta bıraktığı her şeyini çalıyorlardı.
Aradan geçen yıllarda o olgunlaşmış kargalar da ona dost olmuşlardı. Artık çalmak yerine istiyorlardı. Bazen de nereden bulup getiriyorlarsa bir şeyler getirip bırakır olmuşlardı pencerenin önüne.
Makas iplik, kolye ve daha akla gelmez bir çok şey.
Kadın kulübenin arkasındaki kümese gidip çoktan içeri girmiş
birkaç tavuğunun kapısını kapattı. Bir an sonbaharın sarı renklerine bürünmüş küçük bahçesine hüzünle bakıp kulübesine girdi.
İçerde fazla bir eşya yoktu. Tahta bir divanın üzerinde bir döşek ve yorgan. Hemen yanındaysa tahta bir masa. Köşede ocak
onun yanında birkaç tabak çanak. Küçük penceresinin önünde
duran yarım bir mumu yaktı. Penceresi ağacın olduğu tarafa bakıyordu. Pencerenin altındaki divana boylu boyunca uzanıp batan
güneşi, gelen geceyi seyre koyuldu. Az sonra açık pencereden
gelen esinti mumu söndürünce o da uykuya daldı.
Sabah her gün olduğu gibi dinlenmiş bir şekilde şafakla uyandı, güneşi selamlamak üzere. Az ötede küçük sebze bahçesi vardı. Etrafını çitle çevirdiği bir gün tesadüfen, ıslak toprağı eşelerken su bulmuştu ki o günkü sevinci suya her baktığında yeniden
yeniden yaşıyordu.
Neredeyse ihtiyacı olan her sebze vardı burada. Onları zamanında hem taze taze yemiş hem de kış için kurutmuştu. Çilek
hala vardı. Birkaç tane yedi, ellerine bulaşan pembelik onu mutlu
çocukluğuna götürdü bir an. Çileğin ağaçta yetiştiğini sandıkları
için ağaçlara tırmanıp da düşünce ellerinin pembeleşmesi sonucu yerde buldukları çilek tarlası macerasını anımsayıp gülümsedi.
Her şeyini kendi üretiyordu. Ürettiği, üretebildiği herşey için
şükran duyuyordu. Sevgiyle topluyordu tüm ürünlerini. Evine
döndüğünde elindekileri kapının önüne koyup kümesinin kapısını açtı. Yumurtaları aldı yine teşekkür ederek.
Oradaki tek güle baktı. Günaydın dedi ona da ve yaprağın üzerindeki çiy tanesine dokundu. Kulübenin çevresi çeşit çeşit çiçeklerle çevriliydi. Az ötede koşarak gelen can dostum dediği ve artık
iyice yaşlanmış kara isimli köpeğini gördü. Dili dışarda soluyarak
ve kendini zorlayarak koşuyordu.
Seni gidi seni diye çıkıştı hayvana, nerelerdeydin bakalım günlerdir ne biçim dostsun sen bırakıp gittin beni. Hayvan anladığını
belli etmek istercesine iniltiyle karşılık verdi ona.
Tamam dedi başını okşayarak, bir daha böyle yapma bırakıp
gittiğini ve dönmeyeceğini sanıyorum.
Beyninde çınladı bu cümlesi. “Beni bırakıp gittiğini sanıyorum.” O kötü düşünceyi kovdu hemen aklından. Ateşi yaktıktan
sonra bir parça siyah ekmek getirip yarısını karaya verdi. Dağ çayı
kaynattı kendine. Yıllardır böyleydi bu. Zaten dinçliğini de çalışmaya ve bu otlara borçlu olduğunu düşünürdü.
Ötekileri düşünüyordu arada sırada. Kim bilir belki de çoktan
göçüp gitmişlerdir bu hayattan, kalanlarsa çökmüşlerdir.
Yakamoz
3
Günlük Siyasi Bağımsız Gazete
02.10.2014
Milas Belediye Başkanı
Muhammet Tokat, İtfaiye
Haftası nedeniyle Muğla
Büyükşehir Belediyesi
İtfaiye Daire Başkanlığı
Milas İtfaiye Grup
Amirliği’nde görev yapan
itfaiye personeline
ziyarette bulundu.
Milas Belediye Başkanı
Muhammet Tokat, 25 Eylül
ve 1 Ekim tarihleri arasında
kutlanılan “İtfaiye Haftası”
nedeniyle, Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire
Başkanlığı Milas İtfaiye Grup
Amirliği’ne ziyarette bulundu.
İtfaiyeciliğin zor bir görev
olduğunun altını çizen Milas
Belediye Başkanı Muhammet
Tokat, “Gece gündüz özveriyle görev yapan tüm personelimize hatasız ve kazasız bir
görev diliyorum. İtfaiye can
ve mal güvenliği bakımından
milletin ihtiyaç duyduğu bir
birim. İtfaiye Müdürlüğü Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmeden önce bizlerde
bunun farkında olarak elimizden geleni yapmaya çalıştık. Bundan sonra bu faaliyetler Büyükşehir tarafından
Başkan Tokat’tan
itfaiyecilere ziyaret
yönetilecek” dedi.
Kendilerine yapılan ziyaretten dolayı teşekkür eden
Milas İtfaiye Grup Amiri Yüksel Karaduman, ellerinden
geldiğince en iyi şekilde görevlerini yapmaya çalıştıklarını ifade ederek, itfaiye personeli olarak yaptıkları görevin
ne kadar önemli olduğunun
farkında olduklarını söyledi.
İtfaiye personeli Mustafa Çiftçi ise 30 Mart-30 Eylül
tarihleri arasında itfaiye grup
amirliği tarafından yapılan
faaliyetler hakkında bilgiler
aktardı.
Yapılan ziyarette Başkan
Tokat’la birlikte, Milas Belediye Başkan Yardımcıları
Zeynep Mat ve Faik Karagöz
ile Milas Belediye Meclis Üyesi Murat Yazar ve Abdullah
Ülgen de bulundu.
TURGAY EMLAK’TAN SATILIK
1. Milas Anadolu Lisesi karşısı 4. kat
asansörlü Bulvar üzeri satılık daire
110.000 TL.
2. Cumhuriyet Mahallesi Çağrı Sitesinde
satılık daireler.
3. Cumhuriyet Mahallesi Halilbey
Bulvarı üzerinde satılık daireler.
4. Güllük Orjan Sitesi’nde satılık
dubleksler.
5.Kaymakkavağı’nda içerisinde zeytin
ağaçları bulunan bahçe satılıktır.
6. Menteş, Bahçeli evlerde satılık
arsalar.
7. Milas merkezde kiralık daireler.
8. Milas Sanayi Sitesinde satılık işyerleri.
9. Milas merkezde satılık ve kiralık
işyerleri.
10. Sodra Evleri’nde satılık tripleks.
11. İzmir yolu Mercedes karşısı yola sıfır
4000 m2 arazi satılıktır. 210,000 TL.
12. Ulaş Kızılyer Çamovası’nda 40,000
ve 200,000 m2’ye kadar satılık tarlalar.
13. Bodrum yoluna sıfır 8000 m2
içerisinde bina bulunan arazi satılıktır
14. Burgaz mh. Gümüşkesen anıtı
yanında 3 katlı bina 155.000 TL satılıktır.
15. Milas çevre yolunda satılık ticari
arsalar.
16. Milas Menteş Köyünde satılık köy
imarlı arsalar.
17. Milas Menteş Köyünde satılık
araziler.
18. Akkente satılık temiz daireler.
19. Turgay Emlak’tan Cumhuriyet mah.
satılık arsalar.
20. Sodra belediye arsaların 195 m2 arsa
150 m2 zeminde inşaat yapılabilir 30.000
TL.
21. Boğazkent’te satılık daireler krediye
uygun
22. Bodrum yolu çıkışı, BMC servisi
yakınında 5000 m2 ticari arsa satılık.
23. Güllük yoluna sıfır muhtelif araziler.
24. Milas Ulusal Egemenlik Caddesinde
kiralık işyeri.
25. Beçinde satılık zeytinlik ve tarlalar.
26. Burgaz Fen Lisesi yanında satılık
arsalar.
27. Çamköy-Ulaş’ta satılık zeytinlik ve
tarlalar.
28. Bodrum Turgutreiste satılık 320 m2
içinde 3 katlı ev.
29. Tuzla, Boğaziçi, Bargülyum da
satılık arsa ve dubleksler.
30. Hayıtlı mahallesinde satılık daireler.
31. Kırcağız’da 460 m2 manzaralı
zeytinlik satılıktır. 7,000 TL.
32. Akbük Çamtepe Hekimler Koop.
satılık arsa 40.000 TL.
33. İzmir yolu üzerinde 5000 m2 yola
sıfır 145.000 TL satılık arazi.
34. Örende satılık arsa ve yazlıklar.
35. Sazran ve Avşarda satılık ruhsatlı
toprak balık havuz çiftlikleri.
36. Menteşte 2700 m2 süper, köy imarlı
arsa satılıktır.
Tel-Fax: 0 252 513 74 73
Gsm: 0 532 336 81 02 / 0 546 868 22 88
Adres: Sakarya İlköğretim Okulu Arkası PTT Şubesi Yanı. No: 29
[email protected] - www.turgayemlak.net
Bayramda trafik
kazalarına karşı
otobüslerde
biletli yolcu
kılığında sivil polis
bulundurulacak.
Tüm polisler
gerekirse trafik
cezası kesebilecek.
Sivil polisler, Kurban Bayramı'ndaki trafik önlemleri
kapsamında otobüslere yolcu olarak binerek hem trafik
görevlilerinin çalışmalarını
hem de şoförlerin kurallara
uyup uymadığını denetleyecek. Denetimler özellikle
Ankara-Eskişehir-Afyonkarahisar-Denizli-Muğla-Burdur-Isparta-Afyonkarahisar
güzergahında yoğunluk gösterecek.
Emniyet Genel Müdürlüğü
bayram tatilinde yaşanabilecek olası trafik kazalarını önlemlemek adına tedbirlerini
aldı.
Bayram tatili süresince
ve sonrasında karayollarında
vatandaşların huzur ve güven içinde seyahat etmeleri
için Trafik Hizmetleri Baş-
Otobüste polis var
kanlığı'nca
görevlendirilen
ekipler ve personel denetlemeler yapacak.
Karayolundaki araçların
ve sürücülerin hal ve hareketlerini, trafik kurallarına
uyup uymadıklarını, trafik
ekiplerinin ve personelinin
görevli olduğu güzergahta bulunup bulunmadığı ve
görevlilerin sürücülere karşı
tutum ve davranışlarına yönelik ise sivil denetim ekipleri görevlendirilecek. Bu ekipler, otobüslere, alacakları
biletlerle binerek hem trafik
görevlerinin
çalışmalarını
hem de otobüs şoförlerinin
kurallara uyup uymadığını da
kontrol edecek.
Havadan takip
Trafik yoğunluğu ve hatalı
sürücüler havadan da takip
edilecek. Havacılık Dairesi
Başkanlığının üç helikopterince Trafik Hizmetleri Başkanlığında görevli personelle
havadan yoğun denetimler
yapılacak.
Karayolundaki
trafik ekipleriyle koordineli
çalışacak bu ekipler, yoğunluğun arttığı bölgelere ilişkin
bilgi verecek.
Yakamoz
4
Datça'da, 11 aylık
bekleyişin ardından
kum zambakları
yeniden açtı.
Her yıl eylül ayının üçüncü haftasından itibaren bir
ay süreyle deniz kenarlarındaki taşlık alanlarda yüzünü
gösteren mis kokulu kum
zambakları, bir kez daha
Datçalılarla buluştu. Datça'ya
25 kilometre mesafede, iki
kilometre uzunluğundaki Palamutbükü Sahili'nin küçük
bir bölümünde yaşam mücadelesi veren kum zambaklarının, yok olma tehlikesi ile
karşı karşıya olduğu ortaya
çıktı.
Yaka Mahallesi eski muhtarı emekli öğretmen 58
yaşındaki Mehmet Nazmi
Muğla ili ve ilçelerinden
son bir hafta içerisinde Yunanistan’ a ait İstanköy (Kos),
Kilimli (kalimnos) Sömbeki
(Simi) adalarına 2500 Suriyeli
Günlük Siyasi Bağımsız Gazete
Datça'da kum zambakları açtı
Gültekin, 30 yıl öncesine kadar Palamutbükü sahilinin
nedeyse tamamında kum
zambaklarının açtığına dikkat çekerek, "Son zamanlarda turizmin artması ve
sahillerin işgali ile birlikte
kum zambakları korunmaya
muhtaç haline geldi. Şu an 2
kilometrelik sahilin, sadece
50-60 metrelik bölümünde
açıyorlar. Bu bölgeye yakın
bir turizm tesisi yapıldığında,
sahilin işgal edileceği ve dolayısıyla kum zambaklarının
yok olacağını hepimiz biliyoruz" dedi.
KORUMA ALTINA
ALINMALI
Datça'da
Palamutbükü'nün yanı sıra, Gebekum,
Knidos Antik Kenti ve Karaincir sahillerinde azda olsa
görülen kum zambaklarının
sadece deniz kenarlarında yetiştiğine dikkat çeken
Gültekin, "Kum zambaklarını sahil dışında yetiştirmek
isteyenler oldu ancak başaramadılar. Yalnızca deniz
kenarlarında ve kumların
arasında yetişiyorlar. Soğanlı
bir bitki ve soğanlarının çok
dikkatli bir şekilde korunması gerekiyor. Kum zambaklarının görüldüğü noktalar
mutlaka koruma altına alınmalıdır. Aksi halde, çok yakın
bir gelecekte, kum zambaklarını bir daha göremeyeceğiz" diye konuştu.
HER GEÇEN YIL
SAYILARI AZALIYOR
Bir yıl boyunca, kum zambaklarının açmasını beklediklerini belirten 24 yaşındaki Gözde Keskin ise, her
geçen yıl sayılarının giderek
azalmasını büyük bir üzüntüyle izlediklerini söyledi.
Çocukluk yıllarında kum
zambaklarının çok daha geniş bir alanda görüldüğünü
ifade eden Keskin, "Bölge insanı olarak, kum zambaklarını çok seviyoruz. Eskiden çok
daha fazlaydı ve çok güzel
kokarlardı. Sayıları azalınca,
kokuları da azaldı. Zambakların etrafına taş dizerek korumaya çalışıyoruz. Kopartmaya çalışanları uyarıyoruz"
dedi.
2500 kişi geçti komşu şaşkına döndü…
kaçağın geçmesi komşu yöneticileri ve polisi şaşkına çe-
virdi. Sahillerinden gece gündüz kaçak toplayan Yunanlı
yetkililerin geçen yılın ilk 9
ayına oranla kaçak akınında
yüzde 385 artış olduğunu ve
kaçak geçişlerin önlenemez
hale geldiğini açıkladı.
Muğla’nın Bodrum ile Datça ilçelerinden son bir hafta
içerisinde 2500 Suriyeli kaçağın sürat teknesi, yelkenli
tekne ve şişme botlarla Yunanistan’a ait İstanköy, Sömbeki ve Kilimli adalarına geçmesi yerel yöneticileri Sahil
güvenliği ve Yunan polisini
şaşkına çevirdi. Adalardaki
40’A yakın pansiyon, devlet
lojmanları ve belediye binalarının bahçeleri kaçaklarla
doldu taştı.
Önceki gün sabaha karşı
Datça kıyılarından Sömbeki
adasına lastik botlarla kürek
çekerek geçmeye çalışan 4
ayrı bottaki 12 çocuk 16 kadın ve 20 erkek batmak üzereyken son anda kurtarılarak
sahil güvenlik botlarına alınıp
Sömbeki adasına götürüldü.
www.kos24news.gr
haber
sitesinde yayınlanan habere
göre yılın ilk dokuz ayında
geçen yıla oranla kaçak sayısının 4485’e ulaşarak yüzde
385 artış olduğu , yıl başından bu yana aralarında sekiz
Suriyeli 32 Türk olmak üzere
40 organizatör ve kaptanın
tutuklandığı organizatör sayısında da yüzde 200 oranında
artış kaydedildiği belirtildi.
Haberde kaçakların bulaşıcı
hastalık taşıma riskinin yüksek olması ve ikametlerinin
sağlanması için Atina ile AB
fonlarından acil destek ve
yardım istendiği belirtildi.
02.10.2014
Yazı
Yorum
Can Pulak
Bodrum iyi yönetilmiyor…
Bodrum’a yazık oluyor. Türk turizminin önemli bir
bayrağı giderek soluyor. Eskinin o güzelim şehri ve özellikleri iyice kayboluyor.
Plansız programsız ve alabildiğine bir gelişim, vahşi
rant hesapları, durdurulamayan bir göç, şirin bir kasabaya veda çabaları ve büyük şehir özentisi, Bodrum sakinlerini ve Bodrum sevdalılarını müthiş ürkütüyor.
Altyapısı olmayan, çöp meselesini ve arıtma problemini hala halledemeyen, trafik sorununa bir çare bulamayan ve doğru dürüst yönetilemeyen bir kent,durmaksızın ve ısrarla büyüyor. Büyümekle kalsa iyi, hata üstüne
hatalar yapıyor. Tıpkı Türkiye gibi, ekonomik geleceğini
inşaata bağlıyor. Dağ taş beton yığınına dönmüş, geleceği planlaması gerekenlerin umurunda değil.
Bodrum’u bilinçsizce yönetenler gelir gider.Ama
Bodrum bir giderse, bir daha geri gelmez ve sıradan bir
tatil kenti olarak kalır. Oysa Bodrum çok özellikli ve kendine has yaşamı olan bir kent.Turizm için gerekli her
şeyi bünyesinde barındıran böylesine kıymetli bir kenti
kaybetmek için,ne mümkünse yapıyoruz. Ortak aklı bir
türlü devreye sokamıyoruz. Kenti yönetenler de şikayetçi,yönetilenler de.. Peki şikayetleri kim, nasıl, ne şekilde
düzeltecek?
Her kafadan bir ses çıkıyor Bodrum’da. Korkunç ranttan herkes pay kapma peşinde.Bir bakıyorsunuz, eleştiri merkezleri bile kişisel çıkarların içinde. Partiler, yerel
politikacılar oy hesabı yaptıkları için, çözümü konuşamıyorlar. Taksi ve minibüs rezaletini, dükkan ve işyeri
enflasyonunu, trafik çıkmazını, pahalılığı ağızlarına bile
alamıyorlar.Taksicileri, minibüsçüleri,esnaf ve ticaret
odalarını kızdırmak, karşılarına almak istemiyorlar.Bu
kafayla, bu kısır hesaplarla Bodrum’un sorunları çözülebilir mi?
Evet,belediye borç batağında,kenti yönetecek doğru
dürüst parası yok. Böyle giderse olmayacak da.. Sıkıntılar,huzursuzluklar,şikayetler her geçen gün artıyor. Peki
bir çaresi yok mu bunun? Eldeki imkanlarla hizmetler
daha iyi yapılamaz mı? Kaynak yaratma imkanları konuşulamaz, düşünülemez ve önerilemez mi? Hayır,işin
kolayına kaçılıyor ve becereksizliğin faturası Muğla büyükşehir belediyesine çıkarılıyor. Büyükşehir ne yapsın,
Osman Gürün sihirbaz mı, hangi bir ilçeye,hangi bir
beldeye yetişsin? Ankara ona da para vermiyor ki.. Tüm
muhalefet belediyeleri aynı sıkıntıları yaşıyor. Ama eldeki imkanları daha iyi kullanmanın yollarını da arıyor.
Büyükşehire bağlanmadan önce Bodrum, daha iyi
yönetiliyordu. Belde belediyeleri iyi –kötü ihtiyaçları karşılamak ve sorunları çözmek için gayret sarf ediyorlardı.
Yeterli olmasa bile binaları, araçları kadroları, yetişmiş
personeli vardı. Ne oldu bunlara, hepsi yerli yerinde
duruyor. Demek ki,planlama işini becerememişiz.Aynı
personelle,aynı araçlarla ve aynı imkanlarla düzgün götüreceğimize,bozmuşuz işi.Bunu kim sorgulayacak,kim
hesap isteyecek,kim hesabını verecek bunun?
Merkezdeki tüm hizmet birimleri, belde belediyelerine ait binalara paylaştırıldı. Sanki yapılamayan işlerin
suçlusu yer darlığı. Zabıta bir tarafa gitti,imar başka bir
semte, diğerleri çeşitli yerlere dağıtıldı. Bodrum’da yaşayanlar şaşkına döndü. Aradıkları yeri el yordamıyla
bile bulamıyorlar.
Bodrum CHP teşkilatı, kendi belediyesini yönlendiremiyor. Yapılamayan işlerin hesabını soramıyor. CHP’li
Belediye Meclisi üyelerinin bazıları kırgın, bazıları küskün Başkana. Tuğrul Acar niye tüm görevlerinden çekildi? Mustafa Saruhan’ın gönlü neden kırıldı? MHP’li üyeler
de, muhalefet görevini tam yapamıyorlar. Görülemeyen
hizmetlerin hesabını bir türlü soramıyorlar. Türkiye’de
iktidarla muhalefetin fotoğrafı neyse,Bodrum’da da aynı
fotoğrafı seyrediyoruz…
Şimdilik daha fazla uzatmayalım. Bodrum’un geleceğini tehlikeye atmamak için, herkes eteğindeki taşları
ortaya dökmeli, kişisel çıkarları bir yana itip,kentin çıkarlarında birleşmeli ve ortak çözüm yollarında uzlaşmalıdır. Aksi halde, Bodrum’la ilgili şikayetler giderek
artacak ve sorunların çözümü daha da zorlaşacaktır.
Zayi
Milas Nüfus müdürlüğünden almış olduğum nüfus cüzdanımı, Milas Trafik
Tescil ve Denetleme Büro Amirliğinden almış olduğum E sınıfı ehliyetimi
ve bu ehliyetime 1164 numarayla bağlı psiko-teknik belgemi, Ulaştırma
Bakanlığından almış olduğum SRC2 ve SRC4 türü mesleki yeterlilik
belgelerimi kaybettim. Hükümsüzdür.
Mustafa Köse
Yakamoz
02.10.2014
Azgın köpekleri kuzu gibi yaptı
Bodrum'a 3 yıldır gönüllü olarak gelen ve 'köpeklerle konuşan adam' olarak
bilinen dünyaca ünlü Köpek Davranış Eğitmeni Magnus Hansson, barınaklarda
yaşayan hırçın ve kavgacı köpekleri 15 dakika konuşarak kuzu gibi yaptı.
Köpeklerle birlikte hayvanseverlere de davranış biçimi
hakkında eğitim veren Hansson, 3 günde 30 köpeği doğaya bırakılacak hale getirdi.
İsveç'in Kalmar kentinde
yaşayan ve 16 yıldır Köpek
Davranış Eğitmeni olarak çalışan 34 yaşındaki Magnus
Hansson, Bodrum Hayvan
Hakları Derneği ve Bodrum
Belediyesi'nin davetlisi olarak Bodrum'a geldi. Dünyada
'köpeklerle konuşan adam'
olarak bilinen Hansson, Bodrum Belediyesi'ne ait Torba ve
Turgutreis Geçici Hayvan Bakımevleri'nde 3 günlük eğitim
verdi. Kafeslere kapalı halde
yaşamlarını sürdüren 30 hırçın ve azgın köpeğin kafesine
giren Hansson, 15 dakikalık
terapi seansları ile bakıcıların
yaklaşamadığı köpekleri adeta kuzu haline getirdi. Bodrum Hayvan Hakları Derneği
Başkanı Füsun Uslu, yardımcısı Nidra Zabcı, dernek üyeleri Bakımevleri Sorumlusu
Nilgün Karakaya'nın bulun-
5
Günlük Siyasi Bağımsız Gazete
duğu eğitimlerde Hansson,
köpeklerle birlikte köpek sahipleri ve dernek üyelerine de
eğitim vererek hırçın köpeklere nasıl yaklaşılması gerektiği
konusunda bilgilendirdi.
'HIRÇIN KÖPEK YOKTUR,
HIRÇINLAŞTIRAN İNSAN
VARDIR'
Hırçınlıkları ve insanlara
zarar vermeleri nedeniyle barınaktaki kafeslerde tutulan
ve Hansson tarafından iyileştirilen 30 köpek doğal ortamdaki yaşamlarına geri döndü.
Hansson, şunları söyledi: "İs-
veç başta olmak üzere çok
farklı ülkelerde bu çalışmaları
yapıyorum. Daha önce atlar
üzerine yaptığım çalışmanın
ardından köpeklerin daha
çok ihtiyacı olduğu için onlar
üzerine uyarladım ve çok da
başarılı oldu. Hırçın ve azgın
köpek asla yoktur. Hırçın ve
azgın asabi insanlar vardır.
Bu insanlar ,yani köpeklere
kötü davranan insanlar nedeniyle köpekler hırçınlaşıyor,
onlara nasıl yaklaşacağını ve
davranacağını bilirseniz asla
bir zarar gelmeyeceği gibi
sizin en iyi dostunuz ve koruyunuz olacaktır." 8 Ekim tarihine kadar Türkiye'de kalacak
olan Hansson'un Fethiye'de
iki özel barınakta da eğitim
vereceğini belirten dernek
üyesi Nidra Zabcı "Profesyonel
olarak çalışan Hansson'ın tecrübelerinden çok yararlandık.
İnsanların köpeklere davranış
biçimleri geliştikçe, sorunların da bir o kadar azalacağına
inanıyoruz" dedi.
MSKÜ’de akademik açılış
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi akademik açılışını gerçekleştirdi.
Üniversite rektörü ve akademik personel akademik açılış öncesi
Atatürk anıtına çelenk koydu.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 2014-2015 resmi akademik açılışı öncesi
Üniversite Rektörü Prof. Dr.
Mansur Harmandar, Atatürk
anıtına çelenk koydu.
Saygı duruşu ve istiklal
marşının okunmasının ardından anıt şeref defterini
imzalayan Rektör Harmandar, deftere, “Muğla Sıtkı
Koçman Üniversitesi akademik ve idari personel olarak
üniversitemizin 22. Eğitim
ve öğretim yılı açılış töreninde saygıyla ve minnetle
manevi
huzurunuzdayız.
Aziz atam, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi çalışanları
olarak 22 yıllık eğitim-öğretim hayatımızda göstermiş
olduğunuz ‘çağdaş uygarlık
düzeyini yakalamak ve hatta
geçmek’ uğrunda ve ‘yükse-
len yeni nesil’ yetiştirme yolunda, ülkemizin bölünmez
bütünlüğünü, Cumhuriyet’imizin temel niteliklerini iç
ve dış tehlikelere karşı korumaya kararlı, ‘fikren, ilmen,
fennen kuvvetli’, erdemli
yüksek karakterli, bilimden
güç alan, fikir eğitimi ile olduğu gibi, beden eğitimiyle
de yeteneklerini geliştirmiş
güzel sanatları seven, çalışkan 52 bin 922 gencimizi
çağımızın gerektirdiği bilgi,
beceri ve yetenekle donatarak üniversitemizden mezun
etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Gösterdiğiniz aklın
ve bilimin önderliğindeki
aydınlık yolda, çağın gerektirdiği bilim ve teknoloji ile
donatılmış yeni nesil gençlerimizi yetiştirmeye devam
edeceğiz. Bu anlamlı günde
sizi, vatanımız ve milletimiz
için canlarını feda ederek şehadet şerbetini içen şehitlerimizi rahmetle ve minnetle
anıyor, manevi huzurunuzda
saygıyla eğiliyoruz” dedi.
Yakamoz
6
Günlük Siyasi Bağımsız Gazete
Kooperatiflerde
Uyuşmazlık
Kaynak: Av. Erhan Günay
H. Yüksel Akıncı
...hangi görevleri hangi tarihte yaptıklarının belirlenerek zararla doğrudan illiyet bağlarının belirlenmesi ve bu
aşamadan sonra davalıların görevleri ve çalıştıkları süreler nazara alınarak zarar verici eylem ve işlemlerin teker
teker belirlenerek bu zararlardan davalıların sorumluluklarının ortaya çıkarılması gerekmektedir.
Özel Daire bozma ilamında, iki davalın hakkındaki soruşturmanın eksikliğine değinilmiş, ayrıca anılan davalılar yönünden ters çevrilmiş kusur sorumluluğuna ilişkin
ilkelerin doğru olarak uygulanmadığı belirtilerek, davacı temyizi olmadığı halde, Yahya ile İsmet yönünden de
bozma kararı verilmiştir.
Hemen belirtelim ki, davalıların sorumluluğu yasadan
kaynaklanan müteselsil sorumluluk ve aralarındaki münasebet de ihtiyari dava arkadaşlığıdır. Müteselsil sorumluluk niteliği itibariyle bölünebilen bir edimin birden fazla
borçlusundan her birinin edimin tamamını ifa etmekle
yükümlü olduğu bir borçluluk türü olup, borçlulardan birinin edimin tümünü ifa ederek alacaklıyı tatmin etmesi
halinde, evvelce mevcut olmasa dahi ifayı gerçekleştiren
borçlu ile diğer borçlular arasında bir hukuki ilişki doğacaktır. Alacaklıyı tatmin eden bir borçlu, kendisine isabet
eden paydan daha fazla bir Ödemede bulunduğu takdirde bu fazlalık Ölçüsünde diğer borçlulara başvurabilecektir. Bu durum» bir borçlunun alacaklıyı tatmin etmesi
halinde diğer borçluların da alacaklı karşısında alacaklının tatmin edilmesi ölçüsünde borçtan kurtulmalarının
doğal bir sonucudur. Buna bağlı olarak yasa koyucu da
alacaklıyı tatmin eden borçlunun kendi payından fazla
ödemede bulunması durumunda bu fazlalık ölçüsünde
diğer borçlulara başvurabileceğini açıkça düzenlemiştik t, 8 18 s. BK m. 146/1). Bu şekilde belirlenen hak,
o borçlunun rücu hakkıdır. Yasa koyucu kendi payından
fazla ödemede bulunan bir borçluya tanıdığı rücu hakkım
kuvvetlendirmek amacıyla (BK m. 146/1) halefiyete de yer
vermiştir.
Açıklanan maddi hukuk hükümleri usul hukukunda
dava olarak tezahür etmektedir. Müteselsil borçlular arasındaki ihtiyari dava arkadaşlığı nedeniyle hükmü temyiz
edilmeyen iki davalı hakkındaki ret kararının kesinleştiği düşünülebilir ise de, kesinleşme sorumluluk davasına
ilişkin olup, ardından görülecek rücu davası yönünden,
yani borçlular arasındaki iç ilişki yönünden hüküm ifade
etmez. Rücu davası dikkate alındığında davalıların hükmü temyizde hukuki yararları bulunduğu aşikardır.
Zira sorumluluk davasındaki bilirkişi raporları, kesin
delil ve sorumluluk davasındaki karar kesin hüküm oluşturmaz is ede, rücu davası yönünden sorumluluk davasının kararı güçlü delil oluşturmaktadır. Hakkında güçlü
delil oluşan davalının rücu davası yönünden sorumluluk
davası hükmünü diğer müteselsil borçlular aleyhine temyiz etmesinde hukuki yararı vardır.
İhtiyari dava arkadaşlarının sonradan birbirlerine karşı açacakları rücu davasında, esas alınacak mahkeme
kararı ve dayanağı bilirkişi raporları, ihtilaf henüz önünde iken doğru olarak oluşmalı ve mahkeme davalıların
hangi eylem ve işlemleri nedeniyle ne oranda sorumlu
tutulup tutulmayacaklarını sorumluluk davası sırasında
halletmelidir. Bu kabul tarzı rücu davasında haksız yere
temyiz edenler aleyhine güçlü delil oluşmaması yönünden doğru olduğu gibi, usul ekonomisi yönünden de tarafları tatmin edecektir. Temyiz etmeyen davalıların usulü
müktesep hakları da
...devam edecek
02 Ekim 2014
Perşembe
Irbık gelecek nesiller taşınıyor
Esenköy’ün simgesi haline desti yapma
dönemi tamamlandı. Her yıl çeşitli
dönemlerde yapılan desti bu yılda yapıldı.
Esenköy’ün eski muhtarı
Mustafa Köse ve beraberindekiler hazırladıkları düzenekle desti ve çömlekleri son
aşamasında ateşte pişirerek
kullanıma hazır hale getirdiler.
Yakılan ateş içinde saatlerce pişirilen desti bir döneme daha yetiştirildi. Yaklaşık 100 civarındaki desti ve
çömlekler hem satışa sunuluyor hem de hediye olarak
veriliyor.
Gezici Tarama Tır'ı ile 5.5 milyon
öğrencinin dişleri kontrol edilecek
Sağlık Bakanı Mehmet
Müezzinoğlu, bakanlık
olarak ‘Günde 2 kez
2 dakika’ projesi
başlattıklarını açıkladı.
Bu yıl ilk defa ilköğretim
çağındaki 5.5 milyonu aşkın
öğrenciye diş fırçası ve diş
macunu dağıtacaklarını kaydeden Bakan Müezzinoğlu,
"Onun dışında da şuan da
Edirne, Artvin, Muğla ve Şanlıurfa’dan uygulamalı ağız diş
sağlığı eğitimi verecek, ağız
diş sağlığı muayeneleri yapacak TIR'lar Türkiye genelinde
81 ilimizi ilçe ilçe ilkokul çağındaki öğrencilerimizi bir
taraftan eğitecek diğer taraftan da onların ağız ve diş
sağlığı kontrollerini gerçekleştirecek." dedi.
Bakanlık, topluma ağız
ve diş sağlığı bilinci kazandırmak amacıyla ‘Günde 2
kez 2 dakika’ projesi başlattı. Proje kapsamında Batıkent Refika Aksoy İlköğretim
Okulu’nda öğrencilere içinde
fırça ve macun bulunan ağız
ve diş sağlığı seti dağıtıldı.
Dağıtım programına Sağlık
Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yanı sıra TBMM Sağlık
Komisyonu Başkanı Prof. Dr.
Necdet Ünüvar, bazı milletvekilleri, okul müdürleri, veliler
ve öğrenciler katıldı.
Sağlıklı olma bilincinin
toplumumuzun kültüründe
her işin başı sağlık ve önce
sağlık diyerek güçlü bir yeri
olduğunu belirten Müezzinoğlu, "Ama ne yazık ki sağlıklı bir yaşamın kültüründe
bilinç düzeyimizde sıkıntılar
var. Bunlardan biri ağız ve
diş sağlığı özellikle aile düzeyinde toplumumuzun yüzde 50’sinden fazlasında diş
fırçalama ve ağız diş sağlı-
ğına dikkat etmekte sorun
var. Hanelerimizin yüzde
50’sinden fazlasına diş fırçası ve diş macunu girmemiş
durumda. Bunu bir kültüre
dönüştürme sorumluluğumuz var. O nedenle bu yılı
bakanlık olarak 8 milyon diş
fırçası ve diş macunu dağıtım
programını başlattı. İnşallah
seneye bunu 10 milyonlu rakamlara çıkartacağız." diye
konuştu. Bu yıl ilk defa ilköğretim çağındaki 5.5 milyonu
aşkın öğrenciye diş fırçası
ve diş macunu dağıtacaklarını kaydeden Müezzinoğlu,
“Onun dışında da şuan da
Edirne, Artvin, Muğla ve Şanlıurfa’dan uygulamalı ağız diş
sağlığı eğitimi verecek ağız
diş sağlığı muayeneleri yapacak TIR'lar Türkiye genelinde 81 ilimizi ilçe ilçe ilkokul çağındaki öğrencilerimizi
bir taraftan eğitecek diğer
taraftan da onların ağız ve
diş sağlığı kontrollerini yapacak. İnanıyorum ki ağız ve
diş sağlığında yakalayacağımız başarı bizim diğer sağlık
sorunlarının önüne geçmede
önemli katkı ve faydası olacaktır." dedi.
"ÇOCUKLARINIZA İYİ
BİR KAHVALTI SOFRASI
HAZIRLAMADAN ONLARI
SERVİSE BİNDİRMEYİN"
Birçok sağlık sorununun
önce ağzımızdan ve temizlikten başladığını hatırlatan
Müezzinoğlu, "O nedenle el,
ağız ve diş temizliği sağlıklı
bir gelecek için bizim asla
vazgeçmememiz
gereken
temel bir başlık. Bizim bu
önemsediğimiz duyarlılığa
sizden de sahiplenme bekliyoruz. İnanıyorum ki çocuklarımızın tamamı günde 2
defa en az 2 dakika diyecek
akşam yatmadan önce ve
Bağımsız Günlük Siyasi Gazete
Sorumlu
Yazı işleri
Yıl: 10
Müdürü:
Sayı: 3258
Volkan Yıldız
Yerel Süreli Yayın
KURULUŞ
Sayfa
2004
İlan Tarifesi:
Editörü:
Yayın Sahibi:
Resmi İlan Sütun Santimi: 8.90 TL.dir. KDV oranları
Abdullah
GÜRŞEN
gazete aboneligi için %1, diğer ilanlar için %18’dir
Orman Ür.
Abone Ücretleri: Yıllık: 200.00 TL.
Özel
Üret. Paz. İnş.
6 Aylık: 125.00 TL
Genel Yayın
Posta Gideri Dahil Abone ücretleri:
Taah.Tur. Tic.
YönetmeniYıllık: 300.00 TL
ve San. Ltd.
6 Aylık: 200.00 TL
İnternet
Şti. Adına:
ISNN 1307-6116
Nazmi
Editörü
DOĞRU
Emrah
Gazetemiz Basın Yayın Meslek İlkelerine
Karakoç
Uymaya Söz Vermiştir. Gazetemiz ve
Hazırlık ve
Muhabirler:
Eklerinde
Yayınlanan Yazılar, Haber ve
Baskı:
Emre
Fotoğraf Kaynak Gösterilerek Kullanılabilir.
Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir.
Baştaşkın
Engin
Merkez: Hacıilyas Mah.
İdare Yeri: Hacıilyas Mah. Kadıağa cad. No:15 Emre
Kadıağa Cad. No:15
(Türk Hava Kurumu üstü) MİLAS (Türk Hava Kurumu
Kurucusu:
Telefon: 513 55 55
üstü)
Milas
Tel&Fax: 513 25 25
E-mail: [email protected]
Nazmi Doğru
513 35 35
Yakamoz
[email protected]
02.10.2014
Eleman ilanı
Necipoğlu
odun kömür ofisinde her
türlü işi yapabilecek olan
B ve E sınıfı ehliyetli bay
elemanlar aranıyor.
İrtibat Tel;
0 533 495 15 00
Sabah evden çıkmadan önce
yapacağı işlerin başında dişlerini fırçalamayı yapacak.
Diş sağlığını önemserken
buradan sevgili çocuklara
ve ailelere bir önemli konuda daha vurgulama yapmak
istiyorum ne olur kahvaltı
yapmadan güçlü bir kahvaltı etmeden okula gelmeyin
veya evden çıkmayın anneler
de çocuklarına iyi bir kahvaltı
sofrası hazırlamadan onları
servise bindirmesinler.Sağlıklı bir bünye uyanık bir zihin iyi bir kahvaltıdan geçer.
Şayet evlatlarının başarılı
olmalarını istiyorlarsa anneler babalar ne olur mutlaka
iyi bir kahvaltı konusunda
ailenin kültürünü güçlendirmeleri gerekiyor. O nedenle
sevgili çocuklarımızdan istediğimiz sabahleyin zeytini,
yumurtası, peyniri, yoğurdu
veya sütü domatesi salatalığı
iyi bir kahvaltı etmeleri şayet iyi bir kahvaltı eder sonra da dişlerini fırçalar okula
gelirlerse umarım ki sağlıklı
olacaklar. Yarın sindirim sistemi hastalıklarından, kalp
rahatsızlıklarına veya akciğer
hastalıklarından büyük oranda kendilerini koruyacaklar."
Şeklinde konuştu.
Halk sağlığı olarak koruyucu sağlık hizmetlerini
önemsediklerini vurgulayan
Müezzinoğlu, “Sağlıklı bir
beslenmeyi, hareketli yaşamı önemsiyoruz. Ağız diş
sağlığında da sağlıklı çürümemiş ve çekilmemiş dişleri
önemsiyoruz. 2013 yılında
ağız ve diş sağlığı polikliniklerimize başvuran hasta
sayısı 23 milyondan fazla.
Diş rahatsızlıkları nedeniyle
diş hekimine geliyor bunların bir kısmı dolgu yapmak,
bir kısmı diş çektirmek daha
doğrusu oluşan problemini
düzeltmek için geliyor. Polikliniklerimize tedavi olan bu
23 milyon hastaya 32 milyon
tedavi şekli uygulandı. 0-18
yaş arası hasta sayımız ise 5
milyonun üzerinde. Biz 0-18
yaş grubundaki hasta sayımızın 5 milyonun üzerinde
olmasını değil 0-18 yaş grubundaki tüm çocuklarımızı
ağız ve diş sağlığını kontrol
eden ve takip eden ve onları hastalanmadan tedavi
edecek bir bilinci ve sorumluluğu üstlenmek istiyoruz.
Başlatılan bu kampanyanın
temel amacı da bu. 2002 yılında bin 475 olan ünite sayımızı 7 bin 500’lere çıkardık
burada arzu ettiğimiz olabildiğince erken yakalamak ve
olabildiğince sağlıklı ağızlar, sağlıklı dişler, sağlıklı
beslenme ile geleceğimizi
çok daha sağlıklı bir şekilde
planlayabilmek gençler anne
baba ve ailelerinize bugün
Sağlık Bakanı, okul müdürü
ve sınıf öğretmenimiz bize
şu cümleyi söyledi diye mutlaka ifade edin günde 2 defa
en az 2 dakika. Geleceğiniz
sağlıklı olsun ömrünüz Bereketli ve bahtınız açık olsun.”
açıklamasında bulundu.
Proje kapsamında Ağız
ve Diş Sağlığı Gezici Tarama
Aracı da aynı alanda ücretsiz
diş taraması yapacak. Projenin amacına uygun olarak
öğrencilere animasyon ve
uzman diş hekimi eşliğinde
doğru diş fırçalama eğitimi
verilecek. 81 il’de devam
edecek kampanya kapsamında 5 milyon 650 bin çocuğa ağız ve diş sağlığı seti
dağıtılacak.
Ören Minibüs Kooperatifinde
satılık dolmuş hattı
Müracaat: 0 532 271 21 47
ÇİFTLİKTE ÇALIŞACAK
BAĞ-BAHÇE İŞLERİNDEN ANLAYAN
YATILI AİLE ARANIYOR
Müracaat: 0 532 346 61 68
Yakamoz
7
Günlük Siyasi Bağımsız Gazete
02.10.2014
Avcının
Köşesi
Kaynak: Avcının Sesi Dergisi
Mustafa Özkan
Milas Avcılar Derneği Başkanı
ve MAK Üyesi
Bir çocuğun av öyküsü
Hakem-Gözlemci Semineri ve Klasman
Sınavları Marmaris’te gerçekleştirildi
Türkiye Voleybol Federasyonu'nun (TVF) 2014-2015 yılı eğitim programında
yer alan Uluslararası, Uluslararası aday, Ulusal, Ulusal aday hakem ile Ulusal
Gözlemci Seminer ve Klasman Belirleme Sınavlarının yedinci ve son etabı
Marmaris'te gerçekleştirildi.
Direktörlüğü MHGK Başkanı Ümit Sokullu tarafından,
eğitmenliği ise MHGK Üyeleri Suat Carlı ve Bayram Dikmentepe tarafından yapılan
seminerlere 39'u gözlemci,
148'i hakem olmak üzere
187 kişi katıldı.
MHGK Genel Sekreteri Eyüp Bostancı'nın Fede-
rasyon Temsilcisi olarak yer
aldığı seminer, uygulamalı
eğitimlerin ardından yapılan video görüntülü sınav
ve maç değerlendirmesi ile
sona erdi.
2014-2015 voleybol se-
zonu öncesinde Tokat'ta
gerçekleştirilen ilk etapla
başlayan Hakem-Gözlemci
Semineri ve Klasman Sınavları, Marmaris'te gerçekleştirilen yedinci etapla sona
erdi.
...Büyük yılan, küçüğünü kafadan dört parmak kadar
yutmuştu. Çırpınıyorlardı. İşte Kocakafa şimdi de yine
böyle huysuzlanıp durunca bu eski olay bende çağrışım
yaptı. İleride yine birşeylerin olduğunu anladım. Tüfeğimi çıkardım. Fişekliğin sağ ucundan çıkardığım tek
kurşunlu iki doluyu namlulara sürüverdim. Kocakafadan
yere indim. Onu bir ağaca bağladım. Orası köylerden
uzak, ormanlık bir bölgeydi. Horozları kaldırdım. İleriye
doğru yürümeye başladım. Birazcık ürperti vardı içimde. Az ileride yolun sağ yanı başında bir hayvan pisliği
gördüm. Tazeydi. Köylü çocuğu olmama karşın hangi
hayvanın olduğunu anlayamamıştım. Evcil olsun, yabanı! olsun, gördüklerimin hiç birisine benzemiyordu.
Biraz daha yürüyünce ormanın içinde çatırtılar gelmeye
başladı. Tıpkı kasırgalar esende ağaç dallarının birbirine çarpmasından doğan seslere benziyordu. Oysa hava
durgundu. Ne olduğunu anlayamadım. Fakat garipçe
bir şeylerin olduğunu düşündüm. Korkmuştum. Geri
dönmek geçti içimden, anlamadan. Ancak o an, okumuş bulunduğum kovboy romanlarındaki kahramanları
anımsadım. Birazcık yüreklendim. Merakımı gidermek
için yavaşça ormanın içine, sese doğru ilerledim. Yüz
elli adım kadar sonra, bulunduğum ağaçlı bir düzlüğün
bittiği yere geldim. Anılan çatırtılarla birlikte homurtular
da duyuyordum. Setin soluna bir kaç metre ilerledim.
Aşağısı, dereye doğru inen dik, ormanlık bir yamaçtı.
O an benden yaklaşık 30-35 metre aşağıda bir gürgen
ağacında ön ayaklarında kalınca bir dala tutunmuş sallanan bir ayı gördüm. Anılan dal seslerini ve homurtuları
çıkaran buydu. Sırtı bana dönüktü. O gürgen ağacının
ana dallarından birinin uzantısı, çatallaşarak üst üste ve
ondan daha ince durumda ikincil iki dal durumundaydı.
Ayı bunlardan üsttekine ön ayaklarıyla tıpkı bir insan gibi
tutunmuştu. Arka ayaklarının uçları ise aşağıdaki dala
değiyordu.
...devam edecek
Yakamoz
Günlük Siyasi Bağımsız Gazete
Yıl:10
Sayı: 3258
02 Ekim 2014 Perşembe
Fiyatı: 75 Krş. (KDV Dahil)
ISSN 1307-6116
Turizm cenneti Bodrum kaplıca cenneti olacak
Bodrum Jeotermal Derneği tarafından
yapılan çalışmalar sonucunda yerin 728
metre derinliğinde termal su bulundu.
Bodrum Jeotermal Derneği tarafından yapılan çalışmalar sonucunda yerin 728
metre derinliğinde Termal su
bulundu.
Bodrum'da turizmin 12
aya yayılması için yıllar önce
başlatılan çalışmalar hızla
sürüyor. Akyarlar mevkisinde
jeofizik uzmanları tarafından
yapılan Termal su araştırmaları sonucunda sondaj çalışmaları yapılan dağlık bölgede
Termal su bulundu. Bodrum
Jeotermal Derneği tarafından yürütülen çalışmalarda
2011 yılında Kadıkalesi bölgesinde Termal su yüzeye çıkartılmıştı. Uzun süre kaynak
bulunamadığı için deneme
kuyuları dahi açılamazken,
her yıl gittikçe hızlanan çalışmalar sonucunda ilerleme
kaydedildi. Bölgedeki otel-
lerin turist ağırlayabilmesi
ve turizm girdisinin artması
için alternatiflerden biri olan
jeotermal enerji özellikle kış
aylarında bölgenin hareketlenmesini sağlayacak.
BODRUM'DA TURİZM 12
AY SÜRECEK
Konuyla ilgili açıklama
yapan Bodrum Jeotermal
Derneği Başkanı Mehmet
Varlık, Bodrum'da uzun süredir yapılan jeotermal çalışmalarının sonuç verdiğini
belirterek, "Jeofizik uzmanları ile yaptığımız çalışmalar
sonucunda Akyarlar ve Bağla
arasında kalan dağlık bölgede jeotermal su bulduk.
Geçtiğimiz yıllarda da ilk olarak Kadıkalesi bölgesinde
Bodrum ve hatta Muğla civarında ilk Termal suyu bulmuştuk. MTA'nın da yaptığı
tahlillerle bulunan Termal
su, bu bölgenin de Termal
bölge olduğunu tescil etmişti. Bulunan bu yeni Termal su
ile Bodrum'da turizm 12 ay
boyunca sürecektir. Burada
çıkan suyu değerlendirmek
amacı ile bu bölgeye kaplıca
yapmayı düşünüyoruz. Daha
önceki yaptığımız testlerle
bulunan sularda yüksek miktarda demir, kükürt, fosfat ve
hatta bor olduğunu tespit ettik" dedi. Öte yandan sondaj
çalışmaları sonrası dağdan
fışkıran suyu kontrol altına
almaya çalışan işçiler, günde 8 saat boyunca jeneratör
yardımıyla suyun temizliğini
yapıyor.
Download

02.10.2014 per embe - Milas Medya Arşivi