Ekonomi
3
Muhasebe
5
Gündem
ürkiye'nin önerisiyle Birleşmiş Milletler 2016'yı 'Bakliyat Yılı' ilan etti. Sağlıklı
yaşam trendi tüm dünyayı etkisi altına almış durumda. Arbel Yönetim Kurulu
Başkanı Mahmut Arslan, bakliyatın artış göstereceği bu döneme hazır
olduklarını söyledi.Sağlıklı yaşam trendleri artık lüks restoranların menülerini de belirliyor.
Bakliyat tüketimi daha az olan Avrupa ve Amerika’da artık restoranlarda ‘mercimek çorbası’
ya da humus sipariş etmek mümkün. Diyetisyenlerin listelerinde bakliyat kalemleri artıyor.
İşte bu trend önümüzdeki dönem sektörü de büyütecek. Bakliyat sektörünün devlerinden
Arbel’in Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Arslan, son dönemde dünyada bakliyata yönelme
olduğunu söylüyor. Arslan, artık insanların fast food tüketmek istemediğini, hatta sağlık
harcamaları artan ülkelerin de doğru beslenmeyi teşvik ettiğini anımsatarak şu bilgileri
veriyor: “Eskiden üreten ülkeler tüketmiyordu. ABD, Kanada ve Avustralya üretiminin yüzde
99’unu satıyordu. Türkiye yüzde 50’sini tüketiyordu.Avrupa pek bakliyat yemiyordu. Ama
son 8 yılda her yıl arttı. Baklagiller lifl i yapısı sayesinde kolon kanserini önlüyor.
T
T
Bakliyat
lüks
menülere
girdi
ürkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, "Et ve Süt
Kurumu'na talibiz. Çünkü bu işin sahibi biziz. Herkes eti, ucuza ve kaliteli
yiyecek" dedi. Balıkesir Ticaret Borsası'nda düzenlenen toplantıda,
Balıkesirli et üreticileriyle bir araya gelen Tunç, Et ve Süt Kurumu'nun ihtiyacı olan mal
teminiyle ilgili tedarik protokolü imzaladıklarını açıkladı.Birlik çatısı alında toplanan
kırmızı et üreticilerinden, hayvanlarını Et ve Süt Kurumu'na vermelerini isteyen Tunç,
"Üretici, 10 hayvanı varsa birini birlik üzerinden Et ve Süt Kurumu'na versin ki kurumu
piyasada tutalım. Et ve Süt Kurumu'na talibiz. Çünkü bu işin sahibi biziz. İş, bilenlere
bırakılsa artık bu memlekette et konuşulmayacak. Ben bunun garantisini veriyorum.
Herkes eti, ucuza ve kaliteli yiyecek" diye konuştu."Üreticiler, ithalat konuşulduğunda
yok pahasına elindeki malını kestiriyor. Sonra da işletmesinde hayvan eksikliği sıkıntısı
yaşandığında bu sefer sorun büyümeye başlıyor. Artık tedirginlik bitsin.
T
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
9 MAYIS 2014 Cuma
8
BMM Başkanı Cemil Çiçek , hakkında kesinleşen mahkeme kararı
bulunan MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan için yasa önerisinde
bulundu.TBMM Başkanı Cemil Çiçek , hakkında kesinleşen mahkeme
kararı bulunan MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan için yasa önerisinde bulundu.
Milletvekili hakkında, kesinleşen mahkeme kararlarının yasama döneminin sonuna
bırakılmasını öngören teklif, gruplara iletildi.Çiçek'in talimatıyla Kanunlar ve Kararlar
Başkanlığı, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da Değişiklik
Yapılması'na Dair Kanun Teklifi taslağı hazırladı.Teklif, Ceza ve Güvenlik Tedbirleri'nin
İnfazı Hakkında Kanun'a geçic bir madde ekliyor.Buna göre, 12 Haziran 2011 tarihinde
yapılan milletvekili genel seçimlerinde milletvekili seçilenlerden, yargılamasına devam
olunarak hakkında mahkumiyet kararı verilenler ile hakkında kesinleşmiş mahkumiyet
kararı bulunanların hükümlerinin infazı ve mahkumiyet kararının TBMM'ye bildirimi,
yasama dönemi sonunda milletvekili sıfatının sona ermesine bırakılacak.
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
T ü RKLER BUNU DA YAPTI
ale-Baykar ortaklığı İnsansız Hava Aracı Sistemleri (İHA)
teknolojisinde büyük bir başarıya imza attı. Dünyanın en
gelişmiş İHA'sı TSK'nın hizmetine sunuldu.Kale-Baykar
ortaklığı İnsansız Hava Aracı Sistemleri (İHA) teknolojisinde milli ve özgün
çözümler üretme yolunda önemli adımlar atıyor. Savunma Sanayi
Müsteşarlığı (SSM) ile yapılan sözleşmeyle 2012 Ocak içerisinde
başlayan Bayraktar Taktik İHA Sistemi
Geliştirme projesi kapsamında ilk
otomatik uçuş testleri başarılı bir şekilde
tamamlandı. Keşan Askeri Havalimanı'nda
gerçekleştirilen uçuş testinde hava aracı 18,750 feet
irtifaya çıktı. Taksi, kalkış, seyrüsefer ve inişini
tamamen otomatik bir şekilde gerçekleştirdi.
K
Güney
Akım
tehlikede;
AB‘nin
enerjisi
artık
SANAYi üRETiMi
YüZDE 4,2 ARTTI
Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim
endeksi, bu yılın mart ayında, geçen yılın aynı
ayına göre yüzde 4,2 arttı. Türkiye İstatistik
Kurumu Mart ayı sanayi üretim verilerini açıkladı.
BiZDEN SORULACAK
Avrupa'nın tek umudu Türkiye
Rusya'nın Türkiye'yi by-pass ed-
erek inşa etmeyi planladığı Güney Akım projesi tehlikeye girdi. Avrupa Birliği'nin artık tek umudu TANAP'ın ev sahibi Türkiye. Rusya ve Ukrayna
arasındaki gerginlik sürerken, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin neredeyse
tamamı doğalgaz ve petrol ihtiyacının yüzde 100'ünü Rusya'dan karşılıyor.
İLK GAZ 2018'DE AKACAK
TANAP, 2018 yılından itibaren
başlangıçta yıllık 16 milyar metreküp
gaz taşımaya başlayacak. Türkiye hattan 6 milyar metreküplük doğalgazı
aldıktan sonra kalan 10 milyar metreküp Avrupa 'ya iletilecek. Hattın ikinci etabı tamamlandığında 31 milyar
metreküplük yıllık kapasiteye ulaşması bekleniyor Türkiye bölümünün
yaklaşık 1,830 km olması beklenen
TANAP boru hattı 20 ilden geçecek.
usya'nın vanaları kapatması demek bu ülkelerdeki ekonomik aktiviteyi
durduracağı gibi insani olarak da bu
ülkelere büyük zarar verecek. İşte bu
yüzden AB dikkatli adımlar atmak
zorunda. AB'nin, enerji güvenliği kapsamında uygulamaya almaya hazırlandığı projelerden biri de Güney
Akım'dı. Karadeniz'in altından geçerek
Ukrayna'yı by-pass edecek boru hattı
için gerekli onayı alan Ruslar inşaata
önümüzdeki ay başlamayı planlıyordu.
R
anayi üretimi martta
yüzde 4.2 artış gösterdi.
Mevsim ve takvim
etkisinden arındırılmış sanayi
üretimi bir önceki aya göre yüzde
0,4 azaldı.Piyasada takvim
etkisinden arındırılmış sanayi
üretim endeksinde yıllık bazda
artışın yüzde 3.15 olacağı tahmin
edilirken, mevsim ve takvim
etkilerinden arındırılmış endekste
ise aylık bazda yüzde 1.05 düşüş
bekleniyordu.
S
ARINDIRILMAMIŞ ÜRETİMDE
YÜZDE 4.15 ARTIŞ
Öte yandan arındırılmamış
hesaplamalara göre ise sanayi
üretimi martta yüzde 4.15 artış
gösterdi. Sanayi üretiminde yıllık
bazda arındırılmamış artışın yüzde
3.4 olması bekleniyordu.
Arındırılmamış sanayi üretimi
ihracata dayalı üretimin desteğiyle
şubatta bir önceki yılın aynı ayına
göre yüzde 4.9 ile beklentilerin
üzerinde bir artış kaydetmişti.
SANAYİ ÜRETİMİ İLK
ÇEYREKTE YÜZDE 5.3 ARTTI
Bu arada mart verisiyle birlikte ilk
çeyrek performansı da şekillenmiş
oldu. Takvim etkisinden
arındırılmış sanayi üretimi bir
önceki yılın aynı çeyreğine göre
yüzde 5,3 arttı. Sanayinin alt
sektörleri (2010=100 temel yıllı)
incelendiğinde, 2014 yılı birinci
çeyreğinde bir önceki yılın aynı
çeyreğine göre madencilik ve
taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde
9,0, imalat sanayi sektörü endeksi
yüzde 5,2, elektrik, gaz, buhar ve
iklimlendirme üretimi ve dağıtımı
sektörü endeksi ise yüzde 4,0 arttı.
BORSA
Mevsim ve takvim etkisinden
arındırılmış sanayi üretimi bir
önceki çeyreğe göre yüzde 1,4 artış
kaydedildi.
Sanayinin alt sektörleri (2010=100
temel yıllı) incelendiğinde, 2014
yılı birinci çeyreğinde bir önceki
çeyreğe göre madencilik ve
taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde
7,3, imalat sanayi sektörü endeksi
yüzde 1,3 artarken elektrik, gaz,
buhar ve iklimlendirme üretimi ve
dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde
0,3 azaldı.Analistlere göre bu
veriler, ilk çeyrek büyümesinin
güçlü gelebileceğine işaret ediyor.
Gelir testinde
büyük
af
elir testine girmeyen
vatandaşa müjde. 7
milyarlık borçla
karşı karşıya kalan 3.5 milyon
kişiye af geliyor.Hükümet, gelir
testine girmediği için 7 milyar liralık borçla karşı karşıya kalan
3.5 milyon kişiyi affetmeye hazırlanıyor. Başbakanlığa sunulan
sosyal güvenlik paketi kapsamında çoğu gençler olmak
üzere gelir testine girmeyenlere
çıkan faturanın önemli bir
bölümü siliniyor. Teste girmeyenlere ek süre verilirken gelir dilimleri yeniden belirleniyor ve
silinmeyen borçlara da 1 yıl taksitlendirme imkânı getiriliyor.
G
PROJENİN NEREDEYSE TAMAMI
TÜRKİYE'DEN GEÇİYOR
Son olarak Avrupa'da siyasi
gelişmelerin boru hattı görüşmelerini
olumsuz etkilediği belirtiliyor. Avrupa
Komisyonu'nun Enerjiden Sorumlu Üyesi
Günther Oettinger, “Gazprom'a ayrıcalık
tanımak önceliklerim arasında değil" ifa
desini kullandı. Rusya ve Ukrayra arasındaki gerginliğin Avrupa'ya yansımaması
için geliştirilen bu projenin tehlikeye
girmesiyle birlikte Avrupa
'nın tek
umudu
TANAP
olacak.
Projenin neredeyse
tamamı Türk topraklarından geçeceği için
Türkiye enerjide bölgenin kalbi olacak.
Hem boru
hattından
kendisi için
gerekli gazı alacak hem de transit ücretle
kasasını dolduracak.
KUZEY IRAK'TA MÜJDE YAKIN
TANAP, Türkiye için tarihi bir
proje. Fakat Türkiye'nin enerji
alanındaki önemini ortaya
koyan diğer bir gelişme
de Kuzey Irak'ta
yaşanıyor. Kuzey Irak
petrolünün Ceyhan
üzerinden dünyaya
açılması konusunda
artık Erbil ve Bağdat
arasındaki görüşmelerde sona gelindi.
Şüheda
YILDIRIM’ın
Haberi
HERKES KENDİNE LOBİ
&
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı,
kur ve faiz konusunda farklı görüşler
olabileceğini belirtti. Başçı "Her Türk
vatandaşı lobi yapabilir" dedi.
inancIal Times Türkiye Zirvesi'ne
panelist olarak katılan Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı
Erdem Başçı, faiz lobisi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başçı, "Kredi alanlar faiz oranlarının düşük olmasını, tasarruf edenler yüksek
olmasını istiyor. İthalatçılar 'TL'nin değeri yüksek olsun' derken ihracatçılar ise 'düşük olsun'
diyor. Dolayısıyla her Türk vatandaşının lobi
F
yapma, kulis yapma hakkı var. Hem faiz oranları
hem de kur seviyesi için herkes istediği yönde
kulis yapabilir" dedi.Türkiye'de son 10 yılda iyi
bir büyüme trendi olduğuna dikkat çeken Başçı,
"2012 yılı itibarıyla Türkiye'nin kişi başına milli
gelirinin GSYH'ya oranını Avrupa'yla kıyasladığı
mızda yüzde 20'den 32'ye çıkmış durumda" dedi.
Artık
Ekonomi
Gazetesini
twitter &
facebook’dan
okuyabilirsiniz
2
Ekonomi
KATAR
9 MAYIS
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ürk müteahhitler
yurtdışındaki en büyük
projeye imza atmaya
hazırlanıyor. STFA ve Yapı
Merkezi, 4.4 milyar
dolarlık Katar Doha
Metrosu'nun yapım işini
üstlendi. 700 firmanın ilgi
gösterdiği ihaleyi kazanan
ortak girişim, projeyi
Ağustos 2018 tarihinde
teslim edecek.STFA ve
Yapı Merkezi, 4.4 milyar
dolarlık Katar Doha Metro
ihalesini kazanarak Türk
müteahhitlerinin
yurtdışındaki en büyük
projesine imza atmaya
hazırlanıyor. Proje
hakkında bilgi veren STFA
İnşaat Grubu İş Geliştirme
ve İhale Hazırlık Başkan
Yardımcısı Serkan
Mısırlıoğlu, iki şirketin
Katar Doha Metrosu
kapsamında en büyük hat
olan 'Gold Line' ihalesini
kazandığını belirtti.
T
rojenin 23 Nisan 2014
P
tarihinde Katar'da yapılan
imza töreni ile imzalandığını
söyleyen Mısırlıoğlu, STFA ve
Yapı Merkezi'nin Türk
müteahhitlerinin şu ana kadar
yurtdışında aldığı en büyük
bedelli ihaleye imza attığını
kaydetti.
700 FİRMA BAŞVURDU
Mısırlıoğlu, Katar'ın, 2022
yılında Dünya Kupası'na ev
sahipliği yapacağını, inşaat
projelerinin hız kesmeden
devam ettiğini, bu kapsamda
metro, yeraltı istasyonları,
demiryolu, stadyumlar, AVM'ler,
oteller, otoyolu, köprüler,
batırma tünel, rezervuarlar gibi
yatırımlar için Türkiye ve
dünyadan pek çok şirketin
Katar'daki işlere talip olduğu
söyledi.
ısırlıoğlu, ihale büyüklüğünün 4.4 milyar
dolar olduğunu, bu projenin 2022 Dünya
Kupası hazırlık yatırımları arasındaki en
büyük proje olduğunu vurguladı.
M
Bu işlerden en
önemlilerinden birinin Doha
Metrosu olduğunu ve bu ihale
Kriz dönemleri hariç sektör sürekli büyüdü
Türkiye’nin dört mevsimi yaşayan bir ülke olması, ısıtma
soğutma sistemlerinde pazarı çeşitlendirdiği gibi ihtiyaçlar da
büyümenin motoru oluyor. Kriz dönemleri hariç sektör sürekli
büyüdü.Türkiye, Akdeniz ikliminin özelliklerini taşıdığı için,
yazları sıcak, kışları ise soğuk geçmektedir. Bu iklim özelliği
ise ısıtma ve soğutma sistemleri cihazlarının yaygın
kullanımını zorunlu kılmakta. Sektör 1950’lerden beri
canlılığını korumakta ve istikrarlı bir şekilde büyümektedir.
İklim ve bölgesel
şartlar büyümeyi
zorunlu kılıyor
metrosunu
Tü r k l e r
yap a c a k
için yaklaşık 700 firmanın ilgi
gösterdiğini açıklayan
Mısırlıoğlu, bunlardan 290
firmanın oluşturduğu 70 ortak
girişimin yeterlilik dosyası
sunduğunu kaydetti.
İşverenin, Ortak Girişim
saysını önce 32'ye, daha sonra
da 18'e düşürerek yapılacak
ihalelere ortak girişimleri davet
ettiğini belirten Mısırlıoğlu, 4
ana hattan oluşan Doha
Metrosu'nun, 4.4 milyar dolar
tutarındaki Gold Line paketinin,
STFA ve Yapı Merkezi tarafından
imzalandığını duyurdu.
Ağustos 2018'de metro teslim
Mısırlıoğlu, proje için 4 bin
500 kişinin çalışacağını,
projenin Ağustos 2018'de
tamamlanmasının planlandığını
bildirdi. Toplantıda verilen
bilgilere göre, Projenin iş vereni
Katar Demiryolları (QRail),
demiryolu sanayisinin
gelişimini sağlamak için
riz dönemleri
hariç, Türk
K
ısıtma ve soğutma
sektörü üretim ve
kapasite itibarı ile
sürekli büyüdü.
Nüfus artışı ve
yaşam
standartlarının
gelişimi de sektörün
ürünlerinin
üretimini uyarıcı
faktördür. Firma
sayısı ve pazara
sunulan ekipman
çeşidi 1990’lardan
itibaren hızlı artış
göstermiştir.
Ürünler bazında
ihracata
baktığımızda en
yüksek paya sahip
olan ürünler klima
cihazları,
buzdolapları,
dondurucular ve
buhar kazanları.
Ülkeler bazında
sektörü ele
aldığımızda en
yüksek ihracata
sahip ülkeler
sırasıyla Çin,
Almanya, İtalya,
ABD ve Japonya.
Türkiye yaklaşık 3
milyar dolarla 11.
sırada.
Sektörün ithalatta
en yüksek paya
sahip olduğu
ürünler buzdolabı,
dondurucular,
klimalar ve merkezi
kazanlardır. Dünya
ithalatına ülkeler
bazında
baktığımızda en
yüksek paya sahip
kuruldu. QRail, ülkenin FIFA
Dünya Kupası'na ev sahipliği
yapacağı yıl olan 20122'ye kadar
çeşitli demiryolu projelerini
tamamlayacak.
Doha Metrosu paketleri
arasında en büyük hacme sahip
olan Gold Line Paketi Yapım
Sözleşmesi'nde, STFA ve Yapı
Merkezi Ortak Girişimi yüzde
40'lık payla en büyük hisseye
sahip.
37 istasyon kurulacak
- Gold Line Hattı, Yeni Doha
havaalanından başlayarak,
şehri doğudan batıya doğru
geçecek
- Metro, kırmızı, altın, yeşil ve
mavi olmak üzere 4 hattan
oluşacak ve 37 istasyonu
bulunacak
- Altın, yeşil ve kırmızı
hatların ihalesi tamamlanan
metro, toplam 127 kilometreden
oluşacak.
- 32 kilometre uzunluğunda
ve 7.15 metre kazı çapında tünel
bulunacak
- Hat boyunca 128 bin adet
tünel segmenti kullanılacak
HABER MERKEZİ
olan ülkeler
sırasıyla ABD,
Almanya, Fransa,
Çin ve İngiltere’dir.
Türkiye’nin listedeki
yeri Singapur ve
Hindistan’dan sonra
gelen 18. sıradır.
Kriz dönemleri
yoğunlaşmış; üretim
süreçlerinde ileri
teknoloji
kullanılmaya
başlamıştır. Giderek
artan sayıda
firmanın ISO belgesi
ve diğer kalite
belgelerine sahip
Buzdolabı ihracatı
en fazla İngiltere,
Fransa, Almanya,
Irak, İtalya,
İspanya, İran, ABD,
Polonya ve
Romanya’ya
yapılmakta.Üretimi
n büyük çoğunluğu
Sonuç olarak
bölgemizin yatırım
fırsatlarını
değerlendirecek
olursak listenin
başlarında şu
maddeler göze
çarpmaktadır;
gelişmiş ülkelere ve
dışında Türk ısıtma
ve soğutma
sektörünün üretim
ve kapasitesi
büyümektedir.
Nüfus artışı ve
yaşam
standartlarının
gelişimi de sektör
ürünlerinin
üretimini uyaran bir
faktördür.
olması, tasarım
sürecinde müşteri
tercihlerinin
eksiksiz yerine
getirilmesi,
ihracatın
büyümesine katkıda
bulunmaktadır.
2006 yılında 2
milyar dolar olan
ısıtma ve soğutma
ekipmanları ihracatı
2013’te 3 milyar
doları geçmiştir.
Buzdolapları ve
dondurucular 2011
yılı ısıtma ve
soğutma
ekipmanları
ihracatında % 53 ile
en yüksek payı
oluşturmaktadır.
iç pazarda
satılmakta ve
ihracatta ana
ülkeler; İngiltere,
Almanya ve
Fransa’dır.
Bölgemizin büyük
pazar potansiyeli ve
düşük yatırım
maliyetleri
nedeniyle
yatırımcıları çekme
potansiyeli
yüksektir.
Bölgede bulunan
tarım ve turizm
sektörlerine ek
olarak, ticaret ve
inşaat sektörü de
ısıtma soğutma
sektörüne katkı
sağlamaktadır.
Türkiye’deki diğer
bölgelere göre daha
düşük maliyetli
işgücü ve
mühendislik
hizmetleri.
KOBİ’lerin yüksek
esneklik ve uyum
sağlama kabiliyeti.
Hammaddelerin
kolay bulunması.
Ürün geliştirme ve
tasarım kapasitesi
ve teknik bilgi
birikimi. Nüfus
artışı ve turizm
işletmeleri
nedeniyle metal
makine ve
donanıma yönelik
yükselen
talep.CİHAN
Firma sayısı ve
pazara sunulan
ekipman çeşidi
90’lardan itibaren
hızlı artış
göstermiştir.
Geçen 10 yıl
içerisinde sektör,
ihracata
9 MAYIS
3
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Bakliyat lüks menülere girdi
“Bundan sonra Türkiye’de çok
yukarıları zorlamayı hedefl iyoruz.
Bunun için 2014 başında firmamız
yeniden yapılandı ve verilerimiz
geçen yılın çok üzerinde. Bu yıl
hedef geçen yıl yarısını
kullandığımız kapasiteyi yüzde 100
kullanır hale getirmek” diye
konuştu.
ürkiye'nin önerisiyle Birleşmiş
T
Milletler 2016'yı 'Bakliyat Yılı'
ilan etti. Sağlıklı yaşam trendi tüm
dünyayı etkisi altına almış
durumda. Arbel Yönetim Kurulu
Başkanı Mahmut Arslan, bakliyatın
artış göstereceği bu döneme hazır
olduklarını söyledi
Sağlıklı yaşam trendleri artık lüks
restoranların menülerini de
belirliyor. Bakliyat tüketimi daha
az olan Avrupa ve Amerika’da artık
restoranlarda ‘mercimek çorbası’
ya da humus sipariş etmek
mümkün. Diyetisyenlerin
listelerinde bakliyat kalemleri
artıyor. İşte bu trend önümüzdeki
dönem sektörü de büyütecek.
Bakliyat sektörünün devlerinden
Arbel’in Yönetim Kurulu Başkanı
Mahmut Arslan, son dönemde
dünyada bakliyata yönelme
olduğunu söylüyor. Arslan, artık
insanların fast food tüketmek
istemediğini, hatta sağlık
harcamaları artan ülkelerin de
doğru beslenmeyi teşvik ettiğini
anımsatarak şu bilgileri veriyor:
“Eskiden üreten ülkeler
tüketmiyordu. ABD, Kanada ve
Avustralya üretiminin yüzde
99’unu satıyordu. Türkiye yüzde
50’sini tüketiyordu. Avrupa pek
bakliyat yemiyordu. Ama son 8
yılda her yıl arttı. Baklagiller lifl i
yapısı sayesinde kolon kanserini
önlüyor. Diyetisyenler haftada en
az iki kez bakliyat tüketilmesini
öneriyorlar.” Vejetaryen ülkelerin
temel kaynağını da bakliyatın
oluşturduğunu anlatıyor Arslan,
dünyanın en büyük tüketicisinin
vejeteryan Hindistan olduğunu
söylüyor. Arslan, “Bu ülkede kolon
kanseri yok ve insanları fit. Bu
trend dünyaya da yayılıyor. 2016
dünya bakliyat yılı ilan edildi.
Birleşmiş Milletler’in (BM) aldığı
bir karar. Tarım Bakanımız gong
çalarak BM’de bunu açıklayacak.
2016’ya kadar yapılacak reklam ve
duyurularla tüketim daha da
artacak” bilgisini veriyor.
Toprağı besleyen baklagil
21. yüzyılın bitkisi
Arslan, bir ülkenin topraklarını
besleyen tek unsurun baklagiller
olduğunu belirterek, “Toprağı
zenginleştiriyor ve daha az gübre
kullanıyorsunuz. Baklagiller
kökleriyle azot bırakıp toprağı
besliyor 21. yüzyılın bitkisinin
baklagil olduğu söyleniyor. Eskiden
yurtdışına gittiimde mercimek
çorbası bulamıyordum. Ancak
şimdi çok yaygın. Yakın zamanda
Kanada ve Amerika’ya gittim.
Restoranlarda humus biliniyor.
Kullanımı çok yaygın. Şaşırdım.
Eskiden humus yenmiyordu,
yalnızca etnik marketlerde vardı.
Şimdi her yerde var” diye anlattı.
Kanada’da bu konuda konserve
tarzında yeni çalışmalar
düşündüklerini, Türkiye’de ise
mevcut kapasiteleyi
artırdıklarından şu anda yeni bir
yatırım zamanı olmadığını dile
getiren Arslan, 2014 yılını
toparlanma yılı olarak gördüklerini
söyledi. Dünyada da fazla yatırıma
heves edil mediğini, Amerika ve
Avrupa’da yatırımların sıfır
düzeyde olduğunu vurgulayan
Arslan, Türkiye’de seçimler ve
siyasetteki dengesizliklerin
işadamlarını ve tüm dinamikleri
beklemeye aldığını söyledi. Arslan,
çalkantılı dönemlerde
ihracatçıların karlı çıktığını,
gelişmesini ihracata dayandıran
Türkiye’deki 58 bin ihracatçı
yetersiz de olsa, yapılan küçük
ihracatlarla şirketlerin kredileri
kompanse edebildiğini kaydetti.
Hedef kapasiteyi yüzde 100
kullanır hale getirmek
Arslan, dünyada baklagil
konusunda en büyük firma
olduklarını ve 2012-2013 arası
ihracatlarını her türlü soruna
rağmen yüzde 78 artırdıklarını
belirterek, TİM verilerine göre ilk
bin arasında 200’üncü sırada
olduklarını söyledi. Üç
firmalarından 2’sinin ilk 500 içinde
yer aldığını ve hedeflerinin hepsini
yakaladıklarını vurgulayan Arslan,
Bilen bilmeyen tarımda
‘öldük bittik’ diyor
Arslan, tesislerinin ihracata
yönelik olduğunu, diğer ülkelerden
mal alarak sattıklarını, Türkiye’nin
avantajının ürünlerinin turfanda
olmasından kaynaklandığını ve
daha iyi fiyata verdiklerini söyledi.
Şu anda ihracatçıların hepsinin
dahilde işleme belgesi ile mal
getirip yurtdışına gönderdiğini ve
şu anda Türkiye’deki ağır bürokrasi
nedeniyle dahilde işleme
sıkıntılarının da bitmediğini ifade
eden Arslan, bu konuda mücaleyi
sürdürdüklerini kaydetti.
Türkiye’nin tarım ürünlerindeki
ihracat artışının ocak ayında yüzde
9, ithalat artışının da yüzde 3
olduğuna işaret eden Arslan,
ihracatçının kur artışıyla para
kazandığını, dökülen gözyaşının
timsah gözyaşı olduğunu ifade etti.
Arbel Yönetim Kurulu Başkanı
Mahmut Arslan, üzerine
spekülasyon yapılan en kolay
konunun tarım olduğunu
vurgulayarak, “Bilen bilmeyen
tarımda ‘öldük bittik’ diyor. Çiftçi
ne kadar para kazansa şikayetçi
olur. Ama verilere bakınca
Türkiye’nin hasılası Avrupa’da bir
numara. Tarım alanımız
Fransa’dan daha az. Bizim dağımız
fazla. Türkiye şu anda
tohumculukta çok ileride.
Teknolojik birkaç sebze tohumu
dışında hepsini üretip ihraç
ediyoruz. Politikacıların
açıklamaları nedeniyle yanlış algı
var. Pirinç neredeyse ihracatçı
konuma geliyor. Kuru fasulye ise
dünyanın krizi. Herkes ekmedi. Şu
anda tonu 3 bin dolar” diye
konuştu.DÜNYA
MARTTA
1,4
AZALDI
evsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende
M
satış hacmi, martta aylık bazda yüzde 1,4 azalırken, yıllık bazda yüzde
3,3 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu, mart ayı perakende satış hacim
endeksini açıkladı. Buna göre mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış
sabit fiyatlarla perakende satış hacmi, martta bir önceki aya göre yüzde 1,4
azalış gösterdi. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 1,2
artarken, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 2,9 ve
otomotiv yakıtı satışları yüzde 1,3 geriledi. Takvim etkilerinden
arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi, martta geçen
yılın aynı ayına göre yüzde 3,3 arttı. Söz konusu ayda gıda,
içecek ve tütün satışları yüzde 11,1, otomotiv yakıtı satışları
yüzde 3,2 artış gösterirken, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı
hariç) yüzde 0,6 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden
arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2014 yılı mart ayında bir önceki
aya göre yüzde 0,5 oranında azaldı. Aynı ayda; gıda, içecek ve tütün
satışları yüzde 3,7 artarken, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde
2,1 ve otomotiv yakıtı satışları yüzde 2,2 azaldı.Münir ARIKAN-EKONOMİ
umhurbaşkanı
Gül,
resmi temasları
çerçevesinde
bulunduğu
Gürcistan'ın
başkenti Tiflis'te TürkGürcü İş
Forumu'na
katılarak, iş
adamlarına
hitap etti.
Konuşmasına
Türkiye'nin
küresel planda
çok sayıda
büyük şirketleri ve büyük
yatırımları bulunduğuna
dikkat çekerek
başlayan Gül,
"Yani Gürcistan'a Türk iş
dünyasının
verdiği değeri
de açıkça burada işaret
etmek isterim”dedi.
C
Domaç: Keşke her ilimizde
çay gibi bir ürün olsa
AYKUR KİT Alt Komisyonu
Ç
Başkanı ve AK Parti İstanbul
Milletvekili Mehmet Domaç,
"Keşke Türkiye'nin her ilinde çay
gibi bir ürün olsa da sıkıntı
çekmesek'' dedi.Mehmet Domaç
başkanlığında ÇAYKUR Genel
Müdürlüğü Konferans
Salonundaki komisyon
toplantısında ÇAYKUR'un 2012
yılı hesapları incelendi.
ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat
Sütlüoğlu, yaptığı sunumda,
ÇAYKUR'un çalışmaları
hakkında bilgi verdi. Geçen yıl
çay sektöründe devrim
denilebilecek randevulu alım
sistemini hayata geçirdikleri için
huzurlu bir sezonu geride
bıraktıklarını ifade eden
Sütlüoğlu, şunları söyledi:
"Bu yıl ise iki önemli yenilik
getirdik. Günlük yaş çay alım
süresini 16 saate çıkardık, yani
randevu planlamasını 08.00 ile
24.00 saatleri arasına yaydık.
Müstahsillerimiz çaylarını, geniş
zaman aralığı sayesinde daha
rahat, huzurlu satabilecek.
Gurbette yaşayan
üreticilerimizin, aile
bütünlükleri bozulmasın, zaman
ve ekonomik kayıpları olmasın
diye daha önce sürgün
döneminde farklı zamanlarda
dört seferde sattıkları çaylarını
isterlerse dört gün peş peşe
satarak yeni sistemden
yaralansınlar istedik."
-Beyaz çay üretecekler
Bu yıl ilk kez beyaz çay
üreteceklerini kaydeden
Sütlüoğlu, şöyle devam etti:
"Dünyada çok pahalı ve az
bulunan, hatta ilaç nevinden
olan beyaz çay ülkemizde pek az
bilinmektedir. ÇAYKUR 6-7 yıldır
beyaz çay üretiminin nasıl
yapılacağı konusunda belirli
birikim edinmiş, hatta deneme
mahiyetinde sınırlı miktarlarda
üretim gerçekleştirmiştir ancak
bu yıl ilk defa ÇAYKUR markası
altında satışını yapabileceğimiz
belli miktarlarda beyaz çay
Gürcistan'da işadamlarına seslendi
üretebilmek için
üreticilerimizden uygun nitelikte
hammadde alıyoruz. Bunun için
de öncelikle üreticilerimizi nasıl
ve hangi şartlarda ürün
toplayacakları hakkında hızl
şekilde bilgilendirdi. Yerel
televizyonlar aracılığıyla görsel,
uygulamalı olarak bizzat eğitim
verdik ve alım fiyatını da
kilogram başına 300 lira olarak
ilan ettik. Üreticilerimizin ilk ve
yeni olan bu uygulamamıza
teveccühleri baştan beri çok iyi
ve aynı şekilde devam
etmektedir. Bu kapsamdaki
alımlarımız bütün sürgün
dönemlerinde devam edecektir."
-Organik çay tarımı
Organik çay tarımını bütün çay
havzasında uygulamak
istediklerini vurgulayan
Şütlüoğlu, şunları kaydetti:
"2013 yılı itibariyle 17 bin 768
üretici ve 63 bin 444 dekar çaylık
alan organik tarım kapsamına
alınmıştır. 2013 yılında 9 bin 756
üretici ile 28 bin 768 dekarda fiili
olarak organik çay tarımı
yapılmaktadır. Satın alınan
organik çay miktarı ise bin 732
tondur. Önceki yıllarda organik
çay üreticilerimize birinci geçiş
yılı, ikinci geçiş yılı ve tam
organik ürün satın aldığımız
üreticilerimize destekleme primi
ödenirken, 2012 yılında ilk kez
organik üretime geçen
üreticilerimiz de bu kapsama
dahil edilmiştir. ÇAYKUR olarak
hedefimiz adım adım çay
bölgelerimizin tamamını organik
tarıma dönüştürebilmektir ancak
gönüllülük esasına dayalı bu
dönüşüm sürecinde
üreticilerimizin desteklenmesi
gerekmektedir."
-"Çay üretimi ülkemiz
için çok önemli"
Komisyon Başkanı Domaç,
ÇAYKUR'un 2012 yılı
çalışmalarını incelediklerini
belirterek, ÇAYKUR'un çok
önemli bir kuruluş, Türkiye'nin
çok önemli çay üreticisi
olduğunu belirtti.AA
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,
Türkiye ile Gürcistan arasında güzel
işbirlikleri olduğunu belirterek, bu tip güzel işbirlikleri olan bölgede refah, ekonomik kalkınma ve huzurun söz konusu olacağını söyledi.
ül, "Yani Gürcistan'a Türk iş
G
dünyasının verdiği değeri de
açıkça burada işaret etmek isterim. Türkiye ile Gürcistan sadece
komşu değil, aynı zamanda
akraba topluluklar. Türkiye'de de,
burada da birbirinin akrabaları
var. Bugün bunlar tabi ki işbirliğimizin halktan halka olmasının
da temel direklerinden birisi.
Halktan halka bir muhabbet ilişkisi söz konusu olmasa bu arzu ettiğimiz iklim ortamını
oluşturamayabiliriz. Dolayısıyla
kadim bir dostluk var aramızda ve
bu dostluğun da neticelerini
almak istiyoruz. En zor zamanlarımızda daima hep birbirimizi
desteklemiş ülkeleriz" diye
konuştu.İki ülke arasındaki mevcut siyasi atmosfer içerisinde
kalkınma faaliyetlerine özellikle
önem verdiklerini vurgulayan
Cumhurbaşkanı Gül, şunları
söyledi:
"Aslında Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan bütün bunları bir uzantı
olarak görebiliriz ve bütün bunların Avrupa-Atlantik yapılarıyla
birleşmesinin hem değerler
açısından, demokrasi-hukuk, hem
de serbest piyasa ekonomisi
açısından birleşmesini temin
etmek üzere olduğumuzu da
doğrusu burada herkesin görmesi
gerekir. Aynı zamanda çok büyük
global planda bir siyasi aktivite
olduğu da gayet açık. Ama bunun
esas mahsullerini, neticelerini
ekonomik alanda zaten almaya
başladık. Bildiğiniz gibi Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı, Tiflis-KarsErzurum gaz boru hattı bunları
yapalım diye konuşulduğunda
vaktiyle, 'Bunlar olacak işler
değil' diyen dünyada çok devlet
adamı vardı. Ama bunlar gerçekleşti. Kafkaslar'ın, hatta Orta
Asya'nın, çünkü Orta Asya'da
Hazar üzerinden Bakü'ye bağlandı, petrolleri Akdeniz, Ceyhan
üzerinden dünya piyasalarına
artık pazarlanabiliyor Gürcistan
üzerinden gelen hatlarla. Şimdi
ulaşım açısından da Bakü-TiflisKars demiryolunu yapmak üzereyiz, neredeyse yüzde 80'i
tamamlanmak üzere. Bugün yaptığımız toplantıda değerli
Ulaştırma Bakanlarımız bizlere
son durumla ilgili resimler, video
gösterileri yaparak hep bilgiler
verdiler. Gerçekten 4 bin metre
uzunluğunda tüp tünellerin
açıldığını, kaç tane hem de
tünelin büyük viyadüklerin
yapıldığını gören muhakkak ki
çok heyecanlanacaktır. Bütün
bunlar ne için yapılıyor dersek;
bütün bunlar işte siz iş
adamlarının malları bu güzergâhlardan serbestçe geçsin gelsin,
yatırımlar serbestçe yapılsın diye
geliyor."
"GÜZEL İŞBİRLİKLERİ OLAN
BÖLGEDE REFAH, EKONOMİK
KALKINMA VE HUZUR SÖZ
KONUSU OLACAKTIR"
İki ülke arasında gerçekleştirilen
işbirliklerinden bahseden Gül,
"Gürcistan'da üretilen elektriğin
fazlası Türkiye'ye ithal edilecek ve
Türkiye üzerinden gerekirse Avrupa'ya da gönderilebilecek. O
bakımdan özellikle enerji yatırımları sadece kendi ihtiyaçları için
değil, aynı zamanda bir ihraç
kalemi olarak, enerji ihraç kalemi
olarak da Gürcistan için çok
önemli olduğu gibi bizler için, tabi
ki komşu Türkiye'nin elektrik
ihtiyacını gidermek açısından da
önemli. Bunlar en güzel şekilde
işbirliği örnekleri. Hangi bölgede
bu tip güzel işbirlikleri varsa
muhakkak ki orada refah,
ekonomik kalkınma ve neticede
de huzur söz konusu olacaktır"
şeklinde konuştu.Gül konuşmasına şöyle devam etti:
"Batum Havaalanı dünyada çok
örnek bir projedir. Dünyada ikincidir. Bir Cenevre Havaalanı vardır
iki ülkenin ortak kullandığı, birisi
de Batum Havaalanı'dır. Batum
Havaalanı'nı yapanın, işletenin de
bir Türk şirketi olduğunu hepimiz
biliyoruz, iftihar ediyoruz tabi ki.
Burada Türk ve Gürcü işbirliği de
çok önemli. Neticede Türkler ve
Gürcüler pasaportsuz ve vizesiz
seyahat ediyorlar. Bu demektir ki
sınırlarımızı idari sınır haline getirmişiz adeta. Bu işte bugün en
gelişmiş Avrupa'nın aslında uzun
süreçlerden sonra ulaştığı entegrasyondur. Biz bunu iki ülke
olarak konuşarak gerçekleştirdik.
Bütün bunlar ekonomik
gelişmeleri daha da arttırmak için.
Bunun neticesindedir ki Gürcüler'in en çok ziyaret ettiği ülke
Türkiye, Türklerin de en çok ziyaret ettiği ülkelerden birisi
Gürcistan. 1,6 milyon vatandaşımız, Türk vatandaşı, gerek iş,
gerek turizm, gerek başka kültürel
sebeplerle Gürcistan'a gelmiş.
Gürcistan'da 1,8 milyon kişi
Türkiye'yi ziyaret etmiş. Bu
rakamlar demek ki iki halk birbirine bu kadar yakın hissediyor.
Akrabalık bağları, komşuluk
bağları, ticari bağları, yatırım
bağları var ki gerçekleşiyor demektir."Gül, Gürcistan ile serbest
ticaret anlaşmasının imzalandığını da hatırlatarak, "Bu
ticareti daha çok teşvik ediyor"
dedi.HABER MERKEZİ
4
Borsa - Finans
9 MAYIS
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Gündemde Neler Var?
Faruk BAKAÇ
0:00_Türkiye Mart ayı Sanayi
Üretimi (Arındırılmamış)
Beklenti: 3,4% Önceki: 4,9%
14:45_Avrupa Merkez Bankası
faiz kararı (Nisan) Beklenti:
0,25% Önceki: 0,25%
Şirket Haberleri
Anadolu Hayat
Emeklilik %9 oranında
bedelsiz sermaye
artırımı için kurula
başvuruda bulundu.
Cosmos Yatırım
Holding %100
oranında tahsisli
bedelli sermaye artırım
kararı ve bu tahsisli
bedelli sermaye
artırımı nedeniyle
şirketin tüm
ortaklarına 0,92 TL’den
pay alım teklifi
yapılmasına karar
verdiğini açıkladı.
Işıklar Yatırım Holding
Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü’nün açtığı
ihaleye bağlı ortaklığı
Özışık İnşaat’ın 145 mn
TL ile en düşük teklifi
verdiğini açıkladı.
Best Buy Bimeks’i satın
almak harekete geçti.
Son dönemlerde
Türkiye’deki yabancı
teknoloji marketlerini
satın alarak dikkat
çeken Bimeks, bu kez
satın alınacak taraf.
2011 yılındaki
Türkiye’den çıkma
kararı alan ABD’li
teknoloji zinciri Best
Buy’ın, Bimeks’i satın
almak için harekete
geçtiği öne
sürülüyor.Sektör
yetkililerinden
aldığımız bilgilere göre
Bimeks ile anlaşmak
için harekete geçen
Best Buy, şirketin
tamamını satın almayı
hedefliyor.
Ancak satın alma
anlaşmasındaki
ilerleyişi Bimeks’in
franchise bayileri
yavaşlatıyor. Bimeks’in
elinde bulunan 126
mağazanın yaklaşık 50
tanesi franchise. Bu da
Best Buy’ın Bimeks’i
satın alması
durumunda, franchise
bayilerin hepsiyle tek
tek anlaşması
gerektiğini gösteriyor.
Bimeks yetkilileri ise
Best Buy ile herhangi
bir görüşme
yapmadıklarını ifade
etti.Bank Asya'nın
mevduatı 4.5 milyar
eridi. Bankasya'nın
mevduatı, 2013 yılı
sonuna göre yüzde 32
düşerek 4,5 milyar lira
azaldı. Bankanın
mevduatı 2013 sonunda
18,5 milyar TL
seviyesindeyken 31
Mart 2014 itibariyle 14
milyar TL'ye geriledi.
Bankanın ilk çeyrek
net karı ise yüzde 9
düşüşle 40.8 milyon
lira oldu.
Star Rafinerisi’nin
finansmanını
tamamladı. Socar’ın
2011’de temelini attığı
5.7 milyar dolarlık Star
Rafinerisi’nin 2 yıldır
süren 3.5 milyar
dolarlık finansman
paketi tamamlandı. 18
yıl vadeye yayılan
finansmana 5 ülkenin
Eximbank’ı, 15 yabancı
ticari banka katılırken,
Garanti Bankası
pakette yer alan tek
yerli banka oldu.
Sigorta sektöründe
teknik sonuç morali.
2013 yıl sonu
sigortacılık teknik
rakamlarını
değerlendiren
Anadolu Sigorta Genel
Müdürü Musa Ülken,
Türk sigorta
sektörünün 2013’te de
yükseliş trendini
sürdürdüğünü belirtti.
Sektörde oluşan bu
olumlu tablonun en
önemli nedeninin
mevcut pazardaki
fiyatlama sorunlarının
giderilmesi ve hasar
maliyetlerinin sıkı
denetimi olduğunu
vurgulayan Ülken,
“Aşırı rekabetin ve
yanlış fiyatlamanın bir
sonucu olarak
sektörün kronik
rahatsızlıklarından biri
haline gelen kârsızlık
problemine rağmen
Türk sigorta sektörü
hâlâ cazibesini
koruyor.
Sektörde, bir önceki
yılla
karşılaştırıldığında,
lokomotif ürünlerden
biri olan kaskoda
önemli bir iyileşme
sağlandı ve bu branşta
hem primlerin doğru
şekilde hesaplanması
hem de maliyetlerin
kontrolü, kârlılığı da
beraberinde getirdi”
dedi.
MÜSİAD'tan bankalara kredi çağrısı
sisteminin kritiğini yapıyoruz. Mevcut bankacılık
sistemi projelerin finansmanından ziyade teminatların finansmanını
yapıyor. Sadece teminata
kredi vermeyin, projeye
de kredi verin."
Derneklerin yayınları
hakkında da bilgi veren
Olpak, Çatalağzı Termik
Santralinin özelleştirme
ihalesinde en yüksek teklifin kentteki sanayiciler
tarafından verilmesinin
güzel bir gelişme
olduğunu dile getirdi.
üstakil Sanayici ve
İşadamları Derneği
Genel Başkanı Nail Olpak
bankalara çağrıda bulundu.
M
Müstakil Sanayici ve
İşadamları Derneği
(MÜSİAD) Genel Başkanı
Nail Olpak, bankacılık sisteminin projelerden
ziyade teminatların finansmanını yaptığını öne
sürerek, "Sadece teminata
kredi vermeyin, projeye
de kredi verin" dedi.
Olpak, Zonguldak Ticaret
ve Sanayi Odasını (TSO)
ziyaretinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de 76 noktada faaliyet
gösterdiklerini söyledi.
gerçekleştireceğiz. Türkiye
adına büyük kazanım"
diye konuştu.Türkiye'nin
2-3 kat büyüme hedefine
dikkati çeken Olpak, şunları belirtti:
Faaliyetlerini yurt dışında
da sürdürdüklerini anlatan Olpak, "Hafta sonu
Fas'tan geldik. Kısmet
olursa Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül'le
önümüzdeki hafta Çin'e
gidiyoruz. Orada da
MÜSİAD Çin'in açılışını
"Kim büyütecek? Özel sektör büyütecek. Büyüme
yatırımla, yatırım parayla
olacak. Biz bu parayı
nereden bulacağız? Finansmanı sağlıklı şekilde
bulamazsak büyüme
tıkanacak. Biz onu değerlendiriyoruz. Bankacılık
Ham çelik üretimi "yerinde saydı"
Zonguldak TSO Başkanı
Salih Demir de kentin
Türkiye'de göç veren iller
arasında önemli yer tuttuğunu belirterek,
"Bununla ilgili çalışmalara başladık. Nasıl
göçü durdurabiliriz, bu
konuda araştırmalar
yapıyoruz" ifadesini kullandı.
Madenci heykeli hediye
edilen Olpak da Demir'e
hatıra ormanlarına adına
diktikleri 20 fidanın belgesini takdim etti.AA
Fitch iki piyasada büyüme bekliyor
T
Yayan, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
2013'ü tüketimdeki yüzde 10'luk artışa rağmen
üretim bazında yüzde 3,4 gerilemeyle kapattıklarını söyledi. Miktar bazında ihracatın
geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 6,3
düştüğünü ifade eden Yayan, söz konusu
dönemde tüketim talebini yüzde 25,4 artan
ithalatla karşıladıklarını kaydetti.
Bu durumun Türkiye'nin üretim kapasitesinin
yetersizliğinden kaynaklanmadığını anlatan
Yayan, "İthalatı en çok artan yassı ürünlerde
yurt içinde üretilenin 2 misli, yaklaşık 16 milyon ton kapasitemiz var. Yani kapasitemizi
yeterince kullanamadığımız görülüyor" diye
konuştu.
Yayan, dünya çelik sektöründe kapasite kullanım oranlarının yüzde 77 seviyelerinde
olduğunu, Türkiye'de ise yüzde 70 seviyelerine
ancak ulaşabildiğini ifade ederek, en fazla
ithalat yapılan yassı çelik sektöründe de kapasite kullanım oranının yüzde 53 seviyesinde
kaldığını belirtti.HABER MERKEZİ
15:30_ABD Haftalık İşsizlik
Başvuruları Önceki: 344 bin
15:30_Avrupa Merkez Bankası
Başkanı Draghi'nin basın
toplantısı
16:25_Chicago Fed Başkanı
Evans'ın konuşması
16:30_FOMC Üyesi Tarullo'nun
konuşması
DÜNYA
Rus askerlerinin Ukrayna
sınırından çekildiğine dair
bilgimiz yok… Beyaz Saray
sözcüsü Josh Earnest,
Rusya’nın Ukrayna sınırındaki
askerlerini çektiğine dair bir
bilgi almadıklarını söyledi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir
Putin, dün basına yaptığı
açıklamasında askerlerin
Ukrayna sınırından eski
bölgelerine çekildiğini ve
tatbikatlara devam ettiğini
belirtmişti.
NATO: Rus kuvvetlerinin
çekildiğine dair bir işaret yok…
NATO askeri yetkilileri,
Ukrayna sınırından Rusya
askeri birliklerinin çekildiğine
dair bir işaretin görülmediğini
Obama, Rusya’ya yapılan bazı
ticari imtiyazları kaldırmayı
düşünüyor… Rusya'nın Sesi
Radyosu'nun haberine göre,
Obama’nın Kongreye
gönderdiği mektupta,
“Ekonomik olarak yeterince
geliştiği, ticari rekabet
kabiliyetini arttırdığı ve böyle
bir olumlu rejimin GSP’ye
uygun görülmediği için
Rusya’nın, İhracat Bilgi
platformu (GSP) çerçevesinde
gelişmekte olan ülkelere
tanınan imtiyaz hakkına sahip
bir ülke statüsünü kaldırmaya
kara verdim” denildi.
TÜRKİYE
Hükümet, gelir testine
girmeyen 3.5 milyon kişiyi
affetmeye hazırlanıyor…
Hükümet, gelir testine
girmediği için 7 milyar liralık
borçla karşı karşıya kalan 3.5
milyon kişiyi affetmeye
hazırlanıyor. Sabah
Gazetesi'nden Hazal Ateş'in
haberine göre, Başbakanlığa
sunulan sosyal güvenlik paketi
kapsamında çoğu gençler
olmak üzere gelir testine
girmeyenlere çıkan faturanın
önemli bir bölümü siliniyor.
Teste girmeyenlere ek süre
verilirken gelir dilimleri
yeniden belirleniyor ve
silinmeyen borçlara da 1 yıl
taksitlendirme imkânı
getiriliyor.
AVRUPA
Almanya'da sanayi üretimi
beklentilerin aksine düşüş
Güngör URAS
Beyler pardon: Biz kime
karşı silahlanıyoruz?
Önce 10 yıl önce sipariş ettiğimiz 4 Awacs erken
uyarı uçaklarının ikincisini de teslim aldık. Üçüncü
bu yıl içinde, dördüncü gelecek yıl gelecekmiş.
Yabancılar bu uçaklara erken uyarı uçağı diyorlar
ama biz ”Barış Kartalı“ adını taktık.
Dördüne 1.5 milyar dolar ödeyeceğimiz bu uçaklar
24 saat havada kalacak. Benzin ikmalini başka
uçaklar yapacak. Hudutlardan kuş
uçurtmayacaklar. Havada uçan kuştan bile
Ankara’nın haberi olacak.
İlk Awacs’ın teslim töreninde konuşan
Başbakan’dan öğrendik ki, uzun süre karara
bağlanamayan genel maksat helikopter projesi için
imza atılmış durumda. İlk parti 109 Amerikan
Skorsky helikopteri için 3.5 milyar ödeyeceğiz.
Daha önce imzalanan T-129 Agusta Westland atak
helikopterleri projesinin maliyeti ise 3 milyar
dolardı. Ayrıca Sea Hawk deniz helikopterleri
alıyoruz. 557 milyon dolar ödeyeceğiz.
Koca Yusuf ‘bedava’ gelmedi
Geçenlerde de Koca Yusuf geldi. Yabancıların
Herkül A400M diye adlandırdıkları bu yeni tip koca
gövdeli uçakların üretimine yeni başlandı. Türkiye
Fransa’dan sonra bu uçaklardan birine sahip
olabilen tek ülke. 10 Koca Yusuf siparişimiz var. 1.3
milyar euro da bu uçaklara ödüyoruz.
Önceki gün Başbakan’ın başkanlığında yapılan 2.5
saat süren toplantıda, F-35 saldırı uçakları alımı
karara bağlandı. Daha önce ortak projeye katkı payı
olarak 175 milyon dolar ödedik. Uçaklar üretildikçe
tanesi 160 milyon dolardan 100 uçak alacağız. Bu yıl
2 uçak teslim edilecek.
ürkiye'nin ham çelik
üretimi, yılın ilk
çeyreğinde geçen yılın
aynı dönemine göre
yüzde 0,5 düşerek 8,4 milyon ton olarak gerçekleşti.
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel
Sekreteri Veysel Yayan, Türkiye'nin ham çelik
üretiminin yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 0,5 düşerek 8 milyon
434 bin ton olarak gerçekleştiğini belirterek,
"2014'ün ikinci çeyreğinden itibaren hem üretimde hem de diğer göstergelerde iyileşme
bekliyoruz" dedi.
15:00_FOMC Üyesi Plosser'in
konuşması
duyurdu.
Çinlilerle imzaladığımız uzun menzilli füze sistemi
projesinin bedeli 4 milyar dolar. Çinliler olmaz
denecek olursa ise Amerikalılar sırada.
luslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu
Fitch, Türkiye'de faktoring ve finansal kiralama
piyasasında büyüme beklediğini bildirdi.
U
Fitch açıklamasında, bankacılık dışı finansal kurumlar kanununun faktoring ve finansal kiralama
şirketler arasındaki sınırlı reform ve inovasyonu
etkin hale getirdiği belirtildi.
Finansal piyasalar ve faktoring şirketleri
piyasasında büyüme beklendiği vurgulanan açıklamada, şirketlerin daha güvenilir bilanço tablosu
elde etmek, mali durumlarını daha iyi duruma getirmek, kısa dönemli borçları yeniden finanse etmek
ve finansal esnekliği daha iyi şekilde kullanmak için
çaba sarf ettiği ifade edildi.
Açıklamada, "Firmalar vergi avantajlarından faydalanabilecek. Yeni kanun, şu ana kadar sınırlanmasına rağmen, finansal sektördeki konsolidasyonu
ileri götürebilir. Faktoring şirketlerinde kiralama şirketlerinden daha fazla değişiklik yaşanabilir. 31 kiralama şirketi bankalara ait iştiraklerinin hakimiyeti
altında. 80 faktoring şirketinin 50 tanesi gereken
şartlara henüz uyum sağlamadı" değerlendirmesine
yer verildi.
Yapılan açıklamada, Türkiye'de gelecek 18 ayda faktoring şirketleri arasında konsolidasyon olmasının
beklendiği kaydetti.AA
Fatura büyüyor
Havada bunlar olur da karada denizde geri kalır
mıyız? Milli tank projemize 500 milyon dolar, M60
tank yenileme projemize 687 milyon dolar, mayın
arama gemisi projemize 625 milyon dolar
ödeyeceğiz. Karakol botu projesinin faturası 407
milyon euro, amfibi gemi projesininki 391 milyon
euro.
İbrahim Ekinci’nin Dünya’da yayımlanan
incelemesinden öğrendiğimize göre, MİLGEM
kapsamında ilk 2 gemi (Heybeliada ve Büyükada)
Gölcük’te üretildi. İstanbul Tersanesi 2 gemi daha
üretiyor. Ek olarak 4 gemi için ihale kararı alındı. 2
adet Lojistik Destek Gemisi (LDG) projesinde
teklifler değerlendiriliyor. Uçak gemisi de denilen
havuzlu çıkarma gemisini (LPD) Metin Kalkavan’ın
Sedef Tersanesi üretecek. (Bu proje daha önce Koç
şirketi RMK’ya verilmiş, sonradan iptal edilmişti.)
Gemi grubundaki en büyük iş ise TF 2000 Projesi...
Gemilerden, uçaklardan ve diğer hava araçlarından
yapılan saldırılara karşı savunma sağlayacak hava
savunma harbi firkateynleri alınacak. Destek gemisi
alt grubunda da Yelkenli Okul Gemisi projesi
gündemde.
Pardon... Al... al... al... Bu telaşımızın bir nedeni
olmalı... Biz kiminle savaşa hazırlanıyoruz?
Aldığımız bu oyuncakların parasını kim, nasıl
ödüyor ve ödeyecek?MİLLİYET 08.05.2014
gösterdi… Almanya Federal
İstatistik Bürosu'ndan yapılan
açıklamaya göre, sanayi
üretimi mevsimsel düzeltilmiş
verilerle Mart ayında yüzde 0,5
azaldı. Piyasalar üretimin
yüzde 0,2 artacağını tahmin
ediyordu. Aynı dönemde yıllık
bazda üretim yüzde 3,0 artış
gösterdi.
ABD
Yellen faiz konusunda takvim
vermedi, ekonomiye destek
olmaya devam edeceğiz dedi…
Dün Senato’da sunum yapan
Fed Başkanı Janet Yellen,
ekonomiye destek olmaya
devam edeceklerini söylerken,
faiz artırımı konusunda bir
formül ya da takvimin
olmadığını belirtti. Para
politikasındaki
normalleşmenin uzun
sürmesini beklediklerini
belirten Yellen, yüksek
orandaki parasal genişlemeye
devam edeceklerini söyledi.
Ayrıca Yellen, istihdam
piyasasında iyileşmenin
olduğunu ancak güçlenmeden
uzak olduğunu, konut
sektöründe ise toparlanmanın
zayıflığının hayal kırıklığı
yarattığını belirtti.
ASYA
Çin'in Nisan ayı ticaret
rakamları beklenenden daha
iyi geldi… Nisan ayında ihracat
ve ithalat geçen yılın aynı
dönemine göre büyüme
gösterdi. Nisan ayında ihracat
geçen yılın aynı dönemine göre
yüzde 0,9, ithalat ise yüzde 0,8
büyüdü.
9 MAYIS
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Te l e f o n l a k o n u ş m a d a
Av r u p a b i r i n c i s i y i z
ektupta, “Ödenmeyen
borçların takibi
sırasında mal varlığı
haczi (banka hesabı haczi (ehaciz), gayrimenkul haczi, taşıt
haczi vs. ) gibi istenmeyen
durumlarla karşılaşmamanız için
bu borçların tasfiyesine yönelik
gerekli görüşmelerin ve
ödemelerin yapılması için ....
vergi dairesi müdürlüğümüze
başvurmanız önem arz
etmektedir” denildi.
M
Türkiye,
kişi başı
telefonla
konuşmada
Avrupa'nın
zirvesinde
yer alırken,
gelir
düzeyine
göre 167
ülke
arasında
mobil
abone
oranında
ortalamanın altında kaldı.
ilgi Teknolojileri ve
Kurumunun (BTK),
B
Uluslararası Telekomünikasyon
Birliği (ITU) ve Dünya Bankası
verilerini baz alarak hazırladığı
"Türkiye Elektronik Haberleşme
Sektörü Penetrasyon
Oranlarının Diğer Ülkelerle
Kıyaslanması ve İl Bazında
Analizi" raporunu yayımladı.
Rapordan derlenen bilgilere
göre, 2012 yılının 2. çeyreğinden
bu yana kişi başı mobil
telefonla konuşma süresinde
Avrupa'nın zirvesinde yer alan
Türkiye, bulunduğu gelir düzeyi
açısından mobil abone sayısının
nüfusa oranında 167 ülke
arasında ortalamanın altında
kaldı. Türkiye'de beklenen
mobil telefon penetrasyon oranı
yüzde 96,85 iken gerçekleşen
oran yüzde 91,46. Bu durum
mobil telefon abone sayısının
beklenin altında kalmasına
rağmen, cep telefonlarının çok
etkin şekilde kullanıldığını
ortaya koyuyor.Öte yandan
Türkiye sabit telefon
aboneliğinde yüzde 18,73,
genişbant internette yüzde 39,2
penetrasyon oranıyla
ortalamaların üzerinde yer aldı.
Nüfusa oranla en az
mobil abonelik Muş'ta
Türkiye'de sabit ve mobil telefon
abone oranlarında iller arasında
ciddi farklar bulunuyor.
Nüfusuna göre yüzde 52,54'lük
rakamla en düşük mobil abone
oranına sahip il Muş olurken,
İstanbul ve Ankara, hem mobil
hem de sabit telefon
oranlarında açık farkla en üst
sırada yer alıyor. Eskişehir,
İzmir, Muğla, Kocaeli, Artvin ve
Rize ise her iki ortalamanın
üzerinde yer alan diğer iller
olarak dikkati çekiyor. Antalya,
Amasya, Denizli ve Kilis mobil
telefon aboneliği oranlarında,
Yalova, Çanakkale, Edirne,
Balıkesir, Bilecik'in içinde yer
aldığı 22 il de sabit telefon
aboneliği oranlarında
ortalamanın üzerinde
bulunuyor. 47 ilde ise sabit ve
mobil telefon abonelik oranları
ortalamanın altında kalıyor.
"Sohbeti seviyoruz"
İstanbul Ticaret Odası
Telekomünikasyon Komitesi
Başkanı Murat Dursun, AA
muhabirine, Türkiye'nin mobil
telefonla konuşma sürelerinde
Avrupa'da ilk sıradayken mobil
telefon penetrasyonunda
Avrupa ülkelerinin gerisinde
kalmasındaki etkenlerden
birinin makineler arası
iletişimin (M2M) söz konusu
ülkelerde daha yaygın
kullanılması olduğunu ifade
etti. Avrupa ülkelerinde
makineler arası iletişimde
mükelleflere mektup
gönderilmeye başlandı.
Mektupta, Anayasa’nın 73.
maddesi gereğince herkesin
kamu giderlerini karşılamak
üzere mali gücüne göre vergi
ödemekle yükümlü olduğu
hatırlatıldı.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın
mükellefe odaklılık, katılımcılık,
verimlilik temel ilkelerini esas
alarak adalet ve tarafsızlık
içinde gelir politikasını
uygulamak, mükelleflerin
vergiye gönüllü uyumunu
sağlamak, yükümlülüklerini
kolayca yerine getirmeleri için
gerekli tedbirleri
almasının görevi olduğu
belirtilerek, “Gelir İdaresi
Başkanlığı dönemler halinde
mükelleflere vergi
mevzuatından doğan
haklarını ve ödevlerini
hatırlatmak amacıyla
bilgilendirmeler yapmaktadır”
denildi.
lk kez 1990'lı
İsadece
yıllarda
üst
sınıf
otomobillerde
kullanılmaya
başlanan
elektronik
denge sistemi
(ESP), araçların yolda kaymasından
kaynaklanan kazaların yüzde 80'ini
önleyip, hayat kurtarınca
yaygınlaştı.Günümüzde satılan
araçların çok büyük bölümünde
kullanılan ABS ve ESP sistemleri,
ülkemizde kasım ayından itibaren
zorunlu hale geliyor. Avrupa Birliği
uyum yasaları çerçevesinde binek
otomobiller ve 1.3 tonun altındaki hafif
ticari araçlarda zorunlu hale gelecek
ESP dışında, aynı şekilde lastik basınç
kontrol sistemi de standart donanıma
eklenmek zorunda.ESP ve lastik basınç
kontrol sistemi ülkemiz pazarında
satılan araçların önemli kısmında üst
donanım paketlerinde sunuluyor.
Bugün için özellikle hafif ticari
araçlarda isteğe bağlı olarak alınabilen
ve pek tercih edilmeyen bu iki sistem
zorunlu hale gelince en alt donanımda
bile kullanılacak.
BORÇ HACİZ DAHİL
TAKİP EDİLİYOR
Mektubun gönderildiği
mükelleflere yürütülen
çalışmalar sonucunda
dosyasının incelendiği ve ödeme
süresi geçtiği halde ödenmemiş
veya eksik ödenmiş vergi borcu
bulunduğunun tespit edildiği
kaydedilerek, “Bilindiği üzere
süresinde ödenmeyen vergiler,
6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun’un 51’nci
maddesine göre hesaplanacak
gecikme zammı ile birlikte haciz
dahil olmak üzere her türlü icrai
işlemle takip edilmektedir”
denildi.
ergi daireleri borcu olan
V
mükelleflere mektup
göndermeye başladı. Vergi
durumlarla karşılaşmamanız
için bu borçların tasfiyesine
yönelik gerekli görüşmelerin ve
ödemelerin yapılması için ....
vergi dairesi müdürlüğümüze
başvurmanız önem arz
etmektedir” denildi.
BÜTÜN BORÇLAR VAR
Vergi daireleri kredi öğrenim
borcundan, trafik borcuna kadar
borcu olan mükellefleri çıkardı.
Mart ayında gelir vergisi
beyannameleri de alındıktan
sonra nisan ayında borçlu
ISSN 1308 7606
borcu olduğu tespit edilen
mükellefler, ödenmeyen
borçların takibi sırasında mal
varlığı haczi gibi istenmeyen
durumlarla karşılaşmamaları
için vergi dairelerine çağrıldı.
Mektupta, “Ödenmeyen
borçların takibi sırasında mal
varlığı haczi (banka hesabı haczi
(e-haciz), gayrimenkul haczi,
taşıt haczi vs. ) gibi istenmeyen
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Sayfa Editörü
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Yasemin ERENER
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
AKDAĞ DAĞITIM APDULGANİ AKDAĞ
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Mükelleften ödenmeyen borcun
ödenmesi istenerek, ayırca
gelecekte ödenmesi gereken
vergi ve diğer borçların da
süresinde ödenmesi gerektiği
hatırlatıldı.CİHAN
piyasada olmazsa 2010 yılında
yaşadıklarımız tekrarlanacak ve
fiyatlar aşağı inmeye başlayacak.
Biz üreticinin, hayvanının
tamamını istemiyoruz. 10
hayvanından birini kuruma versin.
Et ve Süt Kurumu ile böyle bir
protokol yaptık. Fiyatı da 17,68
lirada sabitledik. Bu fiyat kesinlikle
aşağı düşmeyecek. 1 Temmuz
2014'te tekrar masaya oturacağız.
Üreticilerimiz kesinlikle bu fiyatı
baz alarak işlerine baksın. Emek,
bizim emeğimiz. Fiyatı kendimizin
belirlemeliyiz."
Yıl:70 Sayı:24793 Tarih:9 Mayıs 2014 Cuma
Sorumlu Müdür
Bilal ÇETİN
kullanılan sim kart sayının çok
hızlı arttığına dikkati çeken
Dursun, şunları kaydetti:"Başta
ABD'de olmak üzere Avrupa'da
da bir çok ülkede makineler
arası iletişim yaygın şekilde
kullanılıyor. İnsanlar, araç takip
sistemlerinden akıllı evlerine,
ısıtma sistemlerinden hatta ve
hatta bahçe sulama sistemlerine
kadar bir çok alanda makineler
arası iletişimden
faydalanıyorlar. Bizde ise
makineler arası iletişim,
vergisel sebepler ve maliyetler
nedeniyle o kadar
yaygınlaşmadı. Türkiye'de kamu
kurumları makineler arası
iletişimden daha fazla
yararlanıyorlar, ancak iş
dünyasında M2M uygulamaları
zayıf kalıyor. Mobil abone
penetrasyonunda Avrupa
ülkelerinin gerisinde
olunmasının etkenlerinden biri
bu.”AA
Öde
yoksa
haciz
var
' s ö z k o n u s u'
Tüm otomobillerde
zorunlu hale geliyor
MALİYETİ 1.500 LİRA
ESP'yi standart donanıma eklemenin
maliyeti ortalama bin TL'yi bulurken,
lastik basınç kontrol sistemi içinse
yaklaşık 500 TL ödemek gerekecek.
HABER MERKEZİ
5
Vatandaşa müjde!
Herkes eti ucuza
alacak
ürkiye Kırmızı Et Üreticileri
Merkez Birliği Başkanı Bülent
T
Tunç, "Et ve Süt Kurumu'na talibiz.
Çünkü bu işin sahibi biziz. Herkes
eti, ucuza ve kaliteli yiyecek" dedi.
Balıkesir Ticaret Borsası'nda
düzenlenen toplantıda, Balıkesirli
et üreticileriyle bir araya gelen
Tunç, Et ve Süt Kurumu'nun
ihtiyacı olan mal teminiyle ilgili
tedarik protokolü imzaladıklarını
açıkladı.
Birlik çatısı alında toplanan kırmızı
et üreticilerinden, hayvanlarını Et
ve Süt Kurumu'na vermelerini
isteyen Tunç, "Üretici, 10 hayvanı
varsa birini birlik üzerinden Et ve
Süt Kurumu'na versin ki kurumu
piyasada tutalım. Et ve Süt
Kurumu'na talibiz. Çünkü bu işin
sahibi biziz. İş, bilenlere bırakılsa
artık bu memlekette et
konuşulmayacak. Ben bunun
garantisini veriyorum. Herkes eti,
ucuza ve kaliteli yiyecek" diye
konuştu.
Tunç, ülkede et ithalatı
dillendirildiği için üretici ve
piyasanın tedirgin olduğunu
belirterek, şunları kaydetti:
"Üreticiler, ithalat konuşulduğunda
yok pahasına elindeki malını
kestiriyor. Sonra da işletmesinde
hayvan eksikliği sıkıntısı
yaşandığında bu sefer sorun
büyümeye başlıyor. Artık
tedirginlik bitsin. Eğer bu kurum
Protokol kapsamında Türkiye
genelinde 50 bin hayvanın kuruma
verilmesini planladıklarını aktaran
Tunç, "Nasip olursa önümüzdeki
sene bu sayıyı artıracağız ve artık
insanlar, 'Ben bunu üretiyorum,
bunun bir alıcısı var ve bunun
fiyatı da bu' diyecek. İmzalanan
protokolle bunu garantilemiş
olduk. Önümüzü görme, planlama
ve fiyat politikasının belirlenmesi
adına bu çok önemli. Daha önce
böyle bir şey yoktu. Günü birlik
kararlarla bir yere varılıyordu"
dedi.
Balıkesir Kırmızı Et Birliği Başkanı
Cihat Şimşek de Et ve Süt
Kurumu'nun piyasayı dengelemek
için kurulduğunu belirterek, alt
birliklerden bu protokole destek
vermesini istedi.CİHAN
6
9 MAYIS 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
İRAN
İran'ın başkenti
Tahran'ın kuzeyindeki
Kazvin şehrinde büyük
bir patlama meydana
geldiği bildirildi.
Devlet televizyonu,
olayda şu ana kadar
ölen olmadığını açıkladı.
Mehr haber ajansı,
Kazvin'deki petrol depolama tesisinde
çıkan yangının ardından binlerce ton
petrolün yanmasından
endişe edildiğini
yazdı.
Tesis çevresindeki yerleşim birimlerinin
tahliye edilmesine
çalışıldığı bildirildi.
CİHAN
UKRAYNA
Ukrayna’nın güneydoğusundaki,
Slavyansk şehrinde
devam eden operasyonunda bugün 8 kişi
öldü, 16 kişi yaralandı.Donetsk Valiliği
Sağlık Müdürlüğü’nden
yapılan açıklamada
bölgede 8 kişinin
öldüğü, 16 kişinin ise
yaralandığı belirtildi.
Yaralıların ise çeşitli
hastanelerde tedavilerinin sürdüğü ifade
edildi.
Doktorlar yaralılar
içerisinde durumu ağır
olanlarında bulunduğunu söyledi.
Ukrayna İçişleri Bakanı
Arsen Avakov, Facebook sayfasından yaptığı açıklamada
Slavyansk şehrinde
dünkü operasyonlarda
30’dan fazla ayrılıkçının
hayatını kaybettiği
bildirilmişti. CİHAN
Suudi Arabistan'da
El-Kaide bağlantılı
62 kişi tutuklandı
uudi Arabistan'da El-Kaide
bağlantılı 62 kişinin tutuklandığı bildirildi. Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik
Sözcüsü Tümgeneral Mansur bin
Sultan Al-Turki, düzenlediği basın
toplantısında El-Kaide bağlantılı 62
kişinin tutuklandığını söyledi.
S
Al-Turki, aylar süren çalışma ve
takipler sonucunda söz konusu kişilerin ele geçirildiğini ifade etti. Tümgeneral Al-Turki örgüt hücresinin
organizasyon yapısından elde edilen
bilgilere göre, örgütün ülkenin
güney sınırından silah, insan
kaçakçığını yaptığının ortaya çıktığını belirtti.
Açıklamada ayrıca söz konusu kişilerin, bombalama, evrakta sahtecilik
gibi toplumsal suçlara bulaştıklarının ortaya çıktığı dile getirdi.
Sözcü, El Kaide bağlantılı çetenin internet üzerinden maddi kazanç
sağladıklarını da aktardı. Al-Turki,
çetenin bu yolla 900 bin Suudi Riyali
(240 bin dolar) topladıklarının tespit
edildiğini ifade söyledi.
CİHAN
Peres: Barışa Netanyahu engel oldu
İsrail Başbakanlığı,
Cumhurbaşkanı Şimon
Peres'in, "2011'de Filistin
Devlet Başkanı Mahmud
Abbas'la barış anlaşmasına
varıldığı ancak
bununBinyamin Netanyahu
tarafından engellendiği"
yönündeki ifadeleriyle ilgili
açıklamada bulundu.
Başbakanlık Basın
Merkezinden yapılan
açıklamada, "Abbas, İsrail
ile hiçbir konuda
anlaşmadı. (Abbas)
Hamas'tan başka kimseyle
uzlaşmadı" ifadelerine yer
verildi.
srail Cumhurbaşkanı Peres, Kanal-2
televizyonunda dün yayınlanan röportajında, Filistin'le müzakerelere
ilişkin, "Neredeyse bütün noktalarda
anlaşmaya vardık, tek ihtiyacımız bir
özet hazırlamaktı" diyen Peres, Abbas'la olan son toplantının, Netanyahu'nun, "Ortadoğu Dörtlüsü
Temsilcisi Tony Blair'in daha iyi bir
teklifle gelebileceği yönündeki beklentisi nedeniyle iptal edildiğini" dile getirmişti.
İ
Peres, "Blair'in benim yaptığımdan
daha iyi bir anlaşma getirebileceğini
düşünmüyorum" diyerek, Abbas'la
yapılan görüşmelerin Netanyahu'nun
bilgisi dahilinde yürütüldüğünü de
ifade etmişti.
Söz konusu anlaşmada, Filistinli mülteciler sorununun Arap Barış Girişimi
kapsamında çözülmesi konusunda
uzlaşıldığını kaydeden Peres, Filistin
Devlet Başkanı Abbas'ı "terörizme
karşı savaşan, cesur ve barışı isteyen
bir adam" olarak nitelemişti. Arap
Barış Girişimi, BM Güvenlik Konseyi'nin "evlerine geri dönmeyi ve komşularıyla huzur içinde yaşamayı
arzulayan mültecilerin mümkün olan
en yakın zamanda bu arzularını
gerçekleştirmelerine izin verilmesini,
geri dönmemeye karar verenler için de
arazilerine tazminat ödenmesini"
öngören 194 sayılı kararı çerçevesinde,
Filistinli mülteciler sorununa adil bir
çözüm için çağrıda bulunuyor.
İsrail Filistin barış görüşmeleri
Filistin ile İsrail arasında Temmuz
2013'te yeniden başlatılan barış
görüşmelerinde, İsrail, 1993 Oslo Antlaşması'ndan önce tutuklanan 104 Filistinliyi serbest bırakmayı kabul
etmişti. İsrail’in bu adımına karşılıkFilistin tarafı da süreç sonuna kadar
BM’de gözlemci devlet olmasından
sonra kazandığı hakları kullanarak, İsrail’i uluslararası mahkemelere ya da
kuruluşlara götürmeme taahhüdünde
bulunmuştu. Yaklaşık 9 ay devam eden
görüşmelerde İsrail, 78 Filistinli
mahkumu 3’er aylık periyotlarla
serbest bırakmıştı. Anlaşma gereği 4.
grup mahkumları da 29 Mart'ta serbest
bırakması gereken İsrail yönetimi,
salıverme kararını ertelediğini açıklamıştı.
İsrail'in bu kararı üzerine Filistin yönetimi, aralarında "BM Irk Ayrımcılığının
Ortadan Kaldırılması, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması ile
Yolsuzlukla Mücadele"nin bulunduğu,
uluslararası 15 anlaşmaya imza attıklarını duyurmuştu.
Bu gelişmelerin ardından İsrail, Filistinli gruplar Fetih ve Hamas arasında
Nisan ayında varılan milli mutabakat
sonrasında ise barış görüşmelerini
askıya aldığını ve ekonomik yaptırımlarda bulunulacağını duyurmuştu.
AA
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
İSVİÇRE
Boko Haram liderinin
kaçırılan kızları cariye
olarak ellerinde tuttuğunu söylediği ve
satmakla tehdit ettiği
görüntüler Birleşmiş
Milletler'de infiale
sebep oldu. BM İnsan
Hakları Komiserliği
Sözcüsü Rupert
Colville, görüntülerin
gerçekten şoke edici
olduğunu söyledi.
Foursqare'den yeni
uygulama: Swarm
lmanya’de koalisyonun küçük ortağı
Sosyal Demokratlar (SPD) tarafından
savunulan 63 yaşında
emeklilik konusunda
geri adım sinyali geldi.
Söz konusu tasarıda kısa
süreli işsizlik dönemi de
sigorta primi kapsamında değerlendiriliyordu.
A
Boko Haram'ın bundan
artık ahlaken iyice dibe
battığını söyledi.
Colville, kaçırılan kızların derhal ailelerine
teslim edilmesini istedi
ve aksi halde bunun
insanlığa karşı suç kategorisine gireceğini
dile getirdi. Kaçırılan
kızların sayısı, nerede
tutuldukları ve
bazılarının gerçekten
satılıp satılmadığı
henüz netleşmedi.
CİHAN
Böylelikle 61 yaşına
gelmiş bir çalışan “teorik
olarak” emeklilik hakkı
kazanıyordu. Ancak
buna koalisyonun büyük
ortağı olan Birlik Partileri’nden (CDU/CSU)
tepki geliyordu.
Federal İş Ajansı da işsizlik döneminin prim kapsamına alınmasının
erken emeklilik dalgasına yol açacağı
konusunda uyarıda bulunmuştu. Ayrıca finansmanı bakımından
sorunlar yaşanabileceğini dile getirmişti.
HOLLANDA
Türk Dünyası boylarının
Hollanda’daki temsilcileri, Hollanda Nogay
Türkleri Derneği’nin ev
sahipliğinde bir araya
geldi. Hollanda Nogay
Türkleri Derneği
Başkanı Orhan Demirci,
Dünya Türk boyları temsilcilerine ev sahipliği
yapmaktan çok mutlu
olduğunu dile getirdi.
Aynı zamanda
Türkmeneli Öğrenci ve
Gençler Birliği Hollanda
Şube Başkanı olan Hollanda Türkmenleri Birliği Başkanı Eşref
Kerküklü ise “Türk
dünyası boyları temsilcilerinden Irak Türkmenlerinin durumunu kendi
kamuoylarına anlatmalarını diliyorum."
dedi. Hollanda Türk
Federasyon Başkanı
Murat Gedik, ülkenin
hangi bölgesinde olursa
olsun Türk boyları temsilcilerine her türlü
etkinlik için destek sözü
verdi.
CİHAN
Almanya'da
hükümetten
63 yaşında
emeklilik
fikrinden
vazgeçme
sinyali
nde gelen sosyal paylaşım platformu, yeni uygulamasıyla bize
bunu da yaptıracak! Dünya
çapında 50 milyondan fazla kullanıcıya sahip sosyal paylaşım platformu Foursquare, yeni uygulaması
'Swarm'u duyurdu.
Ö
'Swarm' sayesinde kullanıcılar ilgi
alanlarıyla alakalı gerçekleşecek
sosyal etkinliklerin planlarını yapabilecek ve yakınlarındakilere bu
etkinlikleri duyurma imkanı bulacak.
Yeni uygulama aynı zamanda orijinal
Foursquare'de var olan tüm özellikleri de barındıracak.
Kullanıcıların arkadaşlarıyla bağlantılarını korumalarında ve onlarla bu-
luşmalarında kolaylık sağlayan
'Swarm' tüm dünyada; hem iOS hem
de Android uygulamalarında kullanılabiliyor
FOURSQUARE İKİYE AYRILIYOR
Bir dönemin en popüler sosyal
ağlarından Foursquare, sürpriz bir
şekilde ikiye ayrılmaya karar verdi.
Kurucu CEO Dennis Crowley,
Foursquare'in temel check-in fonksiyonlarının Swarm adlı yeni mobil
uygulamalarına taşınacağını açıkladı.
Kullanıcılar, yer bildirimlerini ve
arkadaşlarla plan yapma gibi etkinliklerini Swarm adlı uygulama üzerinden yapacak.
Foursquare ise yeni mekanlar
keşfetme gibi yerel aramalara odaklanacak.
DAHA HIZLI BAĞLANTI KURMAK
İSTEYENLERİ DÜŞÜNDÜ
Crowley, Swarm'ın arkadaşlarla en
hızlı ve kolay bir biçimde bağlantı
kurmak isteyenler için tasarlandığı
söylüyor.
Foursquare iki farklı uygulamaya
ayrılmış olsa da, her iki uygulamanın
birlikte sorunsuz bir biçimde çalışacağı da ekliyor. Swarm önümüzdeki
günlerde iOS ve Android, daha ileri
bir tarihte ise Windows Phone'a
sunulacak.
Federal Çalışma Bakanı
Andrea Nahles, Meclis
Sosyal İşler Komisyonu’nunda konuyla ilgili
tartışmada erken
emeklilik dalgasını önlemek için koalisyonun
diğer ortaklarıyla
konuyu görüşmeye hazır
olduğunu söyledi.
Bakanın yaptığı bu açıklamanın ardından CDU
çevrelerinden olumlu
tepkiler geldi. İşveren
çevreleri de söz konusu
emeklilik planından geri
adım atılmasını olumlu
bulduklarını belirtti.
CİHAN
9 MAYIS 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Mustafa Sarıgül:
Sandıklara sahip
çıkamadık
0 Mart yerel seçimlerinde
Cumhuriyet Halk Partisi'nin İstanbul Büyükşehir Belediye
başkan adayı olan Mustafa Sarıgül,
halkın kendilerine verdiği oyların
sandıkta korunamadığını söyledi.
Sarıgül, sayım ve döküm işlemleri
sırasında usulsüzlüklerin yapılması
nedeniyle bu sonucun çıktığını iddia
etti. Ataşehir Belediye Başkanı Battal
İlgezdi'yi makamında ziyaret eden
Mustafa Sarıgül, önemli açıklamalarda bulundu. Mustafa Sarıgül,
Ataşehir Belediyesi'ne seçimlerde
verdikleri destek için teşekkür ziyaretinde bulundu.
3
Bütün belediye çalışanları tarafından
kapıda kırmızı güllerle karşılanan
Mustafa Sarıgül, daha sonra Battal İlgezdi'nin makamına çıktı. Burada bir
süre görüşme yapan Sarıgül, daha
sonra gazetecilerin sorularına cevap
verdi. CHP'nin İstanbul tarihinin en
yüksek oyunu aldığını belirten
Sarıgül, yine de 30 Mart seçimlerinde
başarısız olduklarını kabul ettiğini
söyledi. Sarıgül, "İstanbul halkı bize
oylarını verdi. Ne yazık ki sandıkta
oylar korunamadı. Sandıkta oylar korunmuş olsaydı ve AK Parti sayımı bir
kez daha yaptırmış olsaydı bugün bu
soruları biz söylemezdik. Meydanlardaki coşku sandığa yansıdı, ama
sandıktaki sayım dökümlerde ne yazık
ki korunamadı. Ataşehir'de bir sandığı
Ortadoğu’da yapılan çalışmaların önemli bir sınav
olduğunu ifade eden
Başbakan Yardımcısı Prof. Dr.
Emrullah İşler, önemli olan bu
sınavdan başarıyla çıktıklarını
söyledi.
C
ırıkkale Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü tarafından ‘Süreklilik ve Değişim
içerisinde Ortadoğu’ adı altında
1. Uluslararası Ortadoğu Sempozyumu düzenledi. 20
ülkeden konukların misafir
edildiği sempozyum Mavi
Salon’da gerçekleşti.
K
ürkiye olarak Ortadoğu’da
yaşanan sınavdan başarıyla
çıktıklarını düşündüklerini
ifade eden Başbakan Yardımcısı
İşler, “Elbette ki bazı acıların
yaşanmasını engelleyemedik.
Bunu ifade etmekte fayda görüyorum. Ama her şeyi engellemek
bizim yetkimiz ve kabiliyetimiz
dışındadır. Ama en azından bu
T
nasıl 4 kişi koruduysa İstanbul'daki
keşke 33 bin sandıkta da 4
arkadaşımız olsaydı. Ama ben başarı
endeksli bir arkadaşınızım. Başarısızlığı asla kabul etmem. Benim bundan
sonra iki görevim var. Bundan sonra
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu
ile birlikte Türkiye'nin ve CHP'nin
bayrağını en üst seviyelere taşımaktır." dedi. Gazetecilerin sorularını da
cevaplayan Mustafa Sarıgül, bir soru
üzerine hiçbir zaman yeni CHP
demediğini iddia ederek her zaman
CHP'nin kurumsal kimliğini savunduğunu, yeni CHP diyenlerin CHP'nin
kültürünü, geleneklerini ve
inançlarını bilmeyenlerin olduğunu
savundu. Başka bir gazetecinin Cemaatle ittifakın CHP'ye oy kaybettirdiği şeklindeki iddiaları
hatırlatmasına üzerine Mustafa
Sarıgül şunları söyledi:
O
Meclis basın kapısında basın
toplantısı düzenleyen Yeniçeri,
MHP'nin cezaevindeki milletvekili Engin Alan'la ilgili yapılan girişimi değerlendirdi. Demokrasi ve
milletin egemenliğinin kullanılması ile ilgili mesele olduğunu
dile getiren Yeniçeri Parlamento’da seçilmiş olan milletvekillerinden 8 tanesinin tutuklu
olduğunu hatırlattı.
Bu 8 tutuklu milletvekilinden
7’sinin bu veya şu gerekçeyle, şu
veya bu biçimde dışarıya
çıkarıldığını anlatan Yeniçeri,
"Yalnız Milliyetçi Hareket Partisi
İstanbul Milletvekili 128 bin oy
almış Engin Alan içeride tutulmaktadır. Aynı hükümlü
hüviyetini taşıyan başka bir milletvekili Parlamento'da yasama
faaliyeti yaparken, aynı şartlara
sahip Engin Alan’ın Parlamento
dışında hapishanede 3,5 yıla
yakın bir süre tutulmasını hiçbir
vicdan açıklayamaz.
Ü
ünya gündemini her geçen
gün daha fazla oranda
meşgul eden Ortadoğu
ülkelerinin karşılaştıkları problemleri, bu ülkelerden gelen
veya diğer ülkelerden gelen entelektüel ve akademisyenler bu
sempozyumda karşılıklı olarak
tanışma fırsatı bulduğunu belirten Yıldız, “Ayrıca düzenlenen
bu kongre bu konuda uzman-
D
Loğoğlu
rtadoğu’da 20.
yüzyılda çok acılar
yaşandığını açıklayan
İşler, “21. yüzyılda çok acılar
yaşanmaması için gayret sarf
ettik. Ülkelerin rejimlerine bakmaksızın ve bir ayrıma gitmeksizin komşularımızla
ilişkilerimizi gerçekleştirdik. Bu
olaylar olduğu zaman düzelmesi
ve gözyaşı akmaması için
gereken gayretti gösterdik. Ama
maalesef değişimi, tarihi okuyamayanlar ve tarihten ders alamayanlar, bizim tavsiyelerimize
kulaklarını kapattılar. Maalesef
acılar yaşandı ve 3 yıldır
Suriye’de yaşanıyor.” diye
konuştu.
M
İnançlar güzel bişeydir. İnançlara
saygı duymak demokrasinin çok
önemli bir erdemidir. İnançlara işinize
geldiği zaman saygı duyacaksınız,
işinize gelmediği zaman da başka
türlü davranacaksınız. Bu bizim anlayışımıza sığmaz. Hele hele güç
bizdeyken, güçsüz insanların üzerine
acımasızca gidilmesini hiç bir zaman
doğru bulmam." Öte yandan Mustafa
Sarıgül'ün Ataşehir Belediyesi'ni ziyareti sırasında ilginç görüntüler de
oluştu. Bütün belediye çalışanları
kapının önünde sıraya girerek
Sarıgül'ü bekledi. Sarıgül'ün yaklaşık
25 dakika geç gelmesi nedeniyle soğuk
havada bekleyen çalışanlar zor anlar
yaşadı. Alana gelen Mustafa Sarıgül'ü
gül yaprakları ile karşılayan zabıta
görevlileri, ilginç görüntüler oluşturdu.
CİHAN
lkenin tarihi geçmişi ve
coğrafi konumu sebebiyle
Ortadoğu ülkeleriyle yakın
ilişki ağı içerisinde bulunduğunu açıklayan Kırıkkale
Üniversitesi Rektörü Ekrem
Yıldız, “ Medeniyet tarihinin
belki de en zengin bir alanı olan
Ortadoğu coğrafyası içerisinde
ülkemizin konumunu doğru bir
şekilde değerlendirmesi ve tarihi
olayları, siyasi gelişmeleri
akademik bir ortamda tartışılmasını sağlamak amacıyla
sempozyumu düzenledik.” şeklinde konuştu.
laşan yerli ve yabancı
akademisyenleri bir araya getirerek Türkiye’yi ile Kırıkkale’yi
uluslararası bir organizasyon
aracılığı ile tanıtma fırsatı oluşturuldu.” dedi.
empozyum için 'Süreklilik
ve Değişim içerisinde Orta
Doğu' alt başlıklı bir tema
belirlendi. Kırıkkale Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
Müdürü Şamil Öcal ve
ABD Duke Üniversitesi
öğretim üyelerinden Prof.
Dr. Ebrahim Moosa, ‘Arap
Baharı sonrasında Müslüman,
siyasi, teolojik, ahlaki olanın
yeniden inşası’ adlı bir konferans verdi.
S
Gürkan ÖZTEKİNEKONOMİ
Yeniçeri:
Gecikmiş ama
olumlu bir adım
HP Ankara Milletvekili
Özcan Yeniçeri, Meclis
Başkanı Cemil Çiçek'in
Engin Alan ile ilgili attığı adımın
gecikmiş de olsa olumlu bir adım
olduğunu söyledi. Herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini belirten Yeniçeri,
"Bundan kimse kaçınamaz. Bundan sonrası zulümdür." dedi.
"İstanbul'da önemli bir başarı elde
edilmiştir. CHP tarihinin en yüksek
oyu alınmıştır. Bu güne kadar olan
40.3 oy en yüksek oydur. Bu yasal olan
bir oy. Biz oyun daha fazla olduğunu
çok iyi biliyoruz. Ama ben mazeretin
arkasına sığınmam. Kazanılmayan
seçim başarısızdır. Kazanmak zorundayız. Demokrasinin gereği olarak
herkes görüşünü söyleyecek tabi. Her
cemaatin kendisine göre çalışmaları
var. Bir cemaat yok. Birden fazla cemaat var. Ben bütün inançlara saygı
duyuyorum. Ben de inançlı bir ailenin
çocuğuyum. Bununla gurur duyuyorum.
Yolsuzluk ve rüşvetin peşi, partiye
maliyeti ne olursa olsun bırakılmayacak
acılar yaşanmasın diye çabalar
sarf ettik ortaya politikalar koyduk. İkiyüzlü ve çifte standart bir
çıkar dünyasının hakim olduğu
uluslararası ilişkilerde acılar da
yaşanmaktadır. Biz bu
coğrafyada yaşayan halkların
vicdanı olmaya ve sesi olmaya
gayret ettik. Onların taleplerini
gerçekleştirmek için elimizden
gelen gayretti ortaya koyduk.” dedi.
İşler: Türkiye
Ortadoğu
sınavından
başarıyla çıktı
7
rtadoğu’da yapılan çalışmaların önemli
bir sınav olduğunu ifade eden Başbakan
Yardımcısı Prof. Dr. Emrullah İşler,
önemli olan bu sınavdan başarıyla çıktıklarını
söyledi. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü tarafından ‘Süreklilik ve Değişim
içerisinde Ortadoğu’ adı altında 1. Uluslararası
Ortadoğu Sempozyumu düzenledi. 20 ülkeden
konukların misafir edildiği sempozyum Mavi
Salon’da gerçekleşti. Türkiye olarak Ortadoğu’da yaşanan sınavdan başarıyla çıktıklarını düşündüklerini ifade eden Başbakan
Yardımcısı İşler, “Elbette ki bazı acıların
yaşanmasını engelleyemedik.
O
Bunu ifade etmekte fayda görüyorum. Ama her
şeyi engellemek bizim yetkimiz ve kabiliyetimiz dışındadır. Ama en azından bu
acılar yaşanmasın diye çabalar sarf ettik ortaya
politikalar koyduk. İkiyüzlü ve çifte standart
bir çıkar dünyasının hakim olduğu uluslararası ilişkilerde acılar da yaşanmaktadır. Biz
bu coğrafyada yaşayan halkların vicdanı olmaya ve sesi olmaya gayret ettik. Onların taleplerini gerçekleştirmek için elimizden gelen
gayretti ortaya koyduk.” dedi.
Ortadoğu’da 20. yüzyılda çok acılar
yaşandığını açıklayan İşler, “21. yüzyılda çok
acılar yaşanmaması için gayret sarf ettik.
Ülkelerin rejimlerine bakmaksızın ve bir
ayrıma gitmeksizin komşularımızla ilişkilerimizi gerçekleştirdik. Bu olaylar olduğu zaman
düzelmesi ve gözyaşı akmaması için gereken
gayretti gösterdik. Ama maalesef değişimi, tarihi okuyamayanlar ve tarihten ders alamayanlar, bizim tavsiyelerimize kulaklarını
kapattılar. Maalesef acılar yaşandı ve 3 yıldır
Suriye’de yaşanıyor.” diye konuştu.
Ülkenin tarihi geçmişi ve coğrafi konumu sebebiyle Ortadoğu ülkeleriyle yakın ilişki ağı
içerisinde bulunduğunu açıklayan Kırıkkale
Üniversitesi Rektörü Ekrem Yıldız, “ Medeniyet
tarihinin belki de en zengin bir alanı olan Ortadoğu coğrafyası içerisinde ülkemizin konumunu doğru bir şekilde değerlendirmesi ve
tarihi olayları, siyasi gelişmeleri akademik bir
ortamda tartışılmasını sağlamak amacıyla
sempozyumu düzenledik.” şeklinde konuştu.
Dünya gündemini her geçen gün daha fazla
oranda meşgul eden Ortadoğu ülkelerinin
karşılaştıkları problemleri, bu ülkelerden
gelen veya diğer ülkelerden gelen entelektüel
ve akademisyenler bu sempozyumda karşılıklı
olarak tanışma fırsatı bulduğunu belirten
Yıldız, “Ayrıca düzenlenen bu kongre bu
konuda uzmanlaşan yerli ve yabancı
akademisyenleri bir araya getirerek Türkiye’yi
ile Kırıkkale’yi uluslararası bir organizasyon
aracılığı ile tanıtma fırsatı oluşturuldu.” dedi.
Sempozyum için 'Süreklilik ve Değişim
içerisinde Orta Doğu' alt başlıklı bir tema belirlendi. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Müdürü Şamil Öcal ve ABD Duke
Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr.
Ebrahim Moosa, ‘Arap Baharı sonrasında Müslüman, siyasi, teolojik, ahlaki olanın yeniden
CİHAN
inşası’ adlı bir konferans verdi.”
Bu bakımdan konuyla ilgili çeşitli
defalar hususu dile getirdik.
Kendi milletvekilinin egemenlik
hakkını kullandıramayan bir Millet Meclisi Türk milletinin egemenlik hakkını nasıl
kullandıracağı konusunda
kuşkular oluşturduğunu ve bu
kuşkuların giderilmesi için
gerekli adımların atılması lazım
geldiğini ifade etmiştik.
Bu konuyla ilgili Sayın Meclis
Başkanı Cemil Çiçek ile
görüşmüştüm. Yapılması gereken
ilk iş Sayın Cemil Çiçek’in
faaliyeti idi. Şimdi bunu en azından siyasi parti gruplarına göstermesi iyi bir gelişme. En kısa
sürede bunun sonucu alınır. Ufak
bir yasa değişikliği ile Engin Alan
dışarıya çıkarılmış olur. Egemenlik hakkını kullanma, yasama
faaliyetlerine katılma imkanı bulmuş olur." diye konuştu.
3,5 senedir bu insanın içeride tutulduğunu ve bunlarla ilgili
içeride tutulması ile ilgili
yargılama konusunda çok ciddi
itirazlar olduğunu dile getiren
Yeniçeri, şöyle devam etti: "Ortada bir komplonun olduğu,
kumpasın olduğu, yeniden
yargılanması gerektiği, ayarlanmış yargı ve uydurulmuş
delillerle mahkemelerin
görüldüğüne yönelik hükümet
tarafının açıklamaları vardır.
Hükümete ahlaki bir görev
düşmektedir.
Madem ki Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kurulmuştur,
madem ki uyarlanmış
mahkemeler, delillerle bu
mahkemeler görülmüştür, o
zaman bunları ortadan kaldıracak adımları atmak da bunların
görevidir. Bunun yapılması
gerekiyordu, yapılmadı.
Önümüzde cumhurbaşkanlığı
seçimleri var. Türkiye’nin en azından gerilimlerini minimize etmek
gibi bir zorunluluğu var.
Bu bakımdan bir an evvel bu tür
tartışmalı davaların yeniden
görülmesi için gerekli adımların
atılması lazım geldiğini düşünüyorum. Zararın neresinden dönsek
kardır, şu an içeride bir milletvekili vardır. Bu milletvekili yasama
faaliyetini yapamamaktadır. Egemenlik hakkını kullanabilmesi
için dışarı çıkarılması, Parlamento’ya taşınması gerekiyor. S
ayın Çiçek bu konuda gecikmiş
olsa da adım atmıştır. Bunun devamının gelmesi ve bir an evvel
meselenin sonuçlandırılması
gerekmektedir. Düğmeye
basıldığını söyleyebiliriz. Çünkü
start almıştır. Herkes üzerine
düşen sorumluluğu yerine getirecektir. Bundan kimse kaçınamaz.
Bundan sonrası zulümdür."
CİHAN
8
Gündem
CHP'den
MHP'ye
yeşil ışık
HP MYK Toplantısı Genel
Başkan Kemal Kılıçdaroğlu
başkanlığında çalışmalarını
sürdürürken, CHP Genel
Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü
Koç basın toplantısı düzenledi.
C
9 MAYIS
Herkesin benim
Cumhurbaşkanım diyebileceği
bir kimliği taşıyabilmeli.
Uzlaşmacı olmalı. Dağıtıcı
kavgacı değil. Uluslararası
saygınlığı olmalı. Şimdi bu
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç,
cumhurbaşkanlığı adaylığı için ortak aday çıkarmaya ilişkin, “Sayın Genel Başkanımız bu konuda değişik noktalarda görüşmelerini yapıyor. Sayın Bahçeli'nin ifadelerini
biz de medyada okuduk. Bu değerlendirmeler Kılıçdaroğlu tarafından da yapılacaktır” dedi.
profil üzerinden meydanın
çalışması lazım. Şuanda
değişik şeyler var. Herkes
CHP'nin adayını bekliyor. Geç
mi kaldınız? Niye geç kalalım.
Zaten yasal süresi 29 Mayıs- 3
grup yapımızda bunları
değerlendiriyor. Daha önceki
Genel Başkanımızda görüş ve
düşüncelerini ifade etti. Bu
çerçevede söylediğim profil
boyutunda değerlendirmeler
devam ediyor” diye
konuştu.
M
Meclis basın kapısında
basın toplantısı düzenleyen
Yeniçeri, MHP'nin
cezaevindeki milletvekili
Engin Alan'la ilgili yapılan
girişimi değerlendirdi.
Demokrasi ve milletin
egemenliğinin kullanılması
ile ilgili mesele olduğunu
dile getiren Yeniçeri
Parlamento'da seçilmiş olan
milletvekillerinden 8
tanesinin tutuklu olduğunu
hatırlattı. Bu 8 tutuklu
milletvekilinden 7'sinin bu
veya şu gerekçeyle, şu veya
bu biçimde dışarıya
çıkarıldığını anlatan
Yeniçeri, "Yalnız Milliyetçi
Hareket Partisi İstanbul
Milletvekili 128 bin oy almış
Engin Alan içeride
tutulmaktadır.
Aynı hükümlü hüviyetini
taşıyan başka bir
milletvekili Parlamento'da
yasama faaliyeti yaparken,
aynı şartlara sahip Engin
Alan'ın Parlamento dışında
hapishanede 3,5 yıla yakın
bir süre tutulmasını hiçbir
vicdan açıklayamaz. Bu
bakımdan konuyla ilgili
çeşitli defalar hususu dile
getirdik. Kendi
2014
Gündem
Haziran arasında adaylıklar
ilan edilecek. Tabii ki bizim de
istişarelerimiz oluyor. Sayın
Genel Başkanımız bu konuda
değişik noktalarda
görüşmelerini yapıyor. Sayın
Bahçeli'nin ifadelerini bizde
medyada okuduk.
Bu değerlendirmeler
Sayın Kılıçdaroğlu tarafından
da yapılacaktır. Önümüzde
daha süreç var. Bu gelişmeler
benim söylediğim profilde bir
aday noktasında belinlenirse
bu parti tarafından ifade
edilir” şeklinde konuştu.
“GENEL BAŞKANIMIZ
ÖRGÜT YAPIMIZDA, GRUP
YAPIMIZDA BUNLARI
DEĞERLENDİRİYOR”
CHP Milletvekili Deniz
Baykal'ın da
cumhurbaşkanlığı konusunda
önerisi olduğunu hatırlatarak,
MHP'nin girişiminin mi
bekleneceğini yoksa Baykal'ın
önerisini de değerlendirilip
değerlendirilemeyeceği
sorusuna Koç, “Şuanda bu
istişareler, görüşmeler her
boyutta devam ediyor. Kendi
parti grubumuzda, kadın
kollarımızda, il başkanlığı
toplantımızda sayın Genel
Başkanımız örgüt yapımızda,
Bu özelliklerle MHP bir aday
CHP'nin kapısını çalarsa ortak
adaylık için CHP'nin tavrının
ne olacağı sorusuna Koç,
“Siyaset varsayım üzerine
olmaz. Siyaset geçekler
üzerine konuşulur”
dedi.
MHP'nin önereceği bir adaya
CHP'nin destek verip
vermeyeceği ve HDP'nin de bu
konuda yapılan açıklamasının
sorulması üzerine Koç, “Bu
soruyu tersine çevirerek
söyleyeyim. CHP'nin bu
kriterlere uyarak belirlediği bir
aday acaba MHP tarafından
uygun görülür mü? Bu soru da
karşı soru olabilir. Kesişen bir
yol var” değerlendirmesinde
bulundu.CİHAN
milletvekilinin egemenlik
hakkını kullandıramayan
bir Millet Meclisi Türk
milletinin egemenlik
hakkını nasıl
kullandıracağı konusunda
kuşkular oluşturduğunu ve
bu kuşkuların giderilmesi
için gerekli adımların
atılması lazım geldiğini
ifade etmiştik. Bu konuyla
ilgili Sayın Meclis Başkanı
Cemil Çiçek ile
görüşmüştüm. Yapılması
gereken ilk iş Sayın Cemil
Çiçek'in faaliyeti idi. Şimdi
bunu en azından siyasi
parti gruplarına göstermesi
iyi bir gelişme. En kısa
sürede bunun sonucu
alınır. Ufak bir yasa
değişikliği ile Engin Alan
dışarıya çıkarılmış olur.
Egemenlik hakkını
kullanma, yasama
faaliyetlerine katılma
imkanı bulmuş olur." diye
konuştu.
"DAVALAR BİR AN ÖNCE
YENİDEN GÖRÜLMELİDİR"
3,5 senedir bu insanın
içeride tutulduğunu ve
bunlarla ilgili içeride
tutulması ile ilgili
yargılama konusunda çok
ciddi itirazlar olduğunu dile
getiren Yeniçeri, şöyle
devam etti:
"Ortada bir komplonun
olduğu, kumpasın olduğu,
yeniden yargılanması
gerektiği, ayarlanmış yargı
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
HP 23. Dönem
Adana Milletvekili Hulusi Güvel ile eski
milletvekili ve Kozan
Belediyesi Başkan
Adayı Mehmet
Büyükyılmaz, CHP'nin uyguladığı
seçim stratejilerinin
doğru olmadığının
Adana ve Türkiye
genelindeki seçim
sonuçlarıyla ortaya
çıktığını vurguladı.
C
ulusi Güvel'i ofisinde
H
ziyaret eden Mehmet
Büyükyılmaz, seçimlerle
ilgili görüş alışverişinde
bulunurken, CHP'nin
Adana'daki oylarının
düşmesindeki etkenlerin
araştırılması gerektiğini
söyledi. Türkiye genelinde
'AKP kazanmasın kim
kazanırsa kazansın'
politikası ile kırsalda 'MHP
ağırlıklı olan yerlerde oylar
MHP'ye verilsin'
propagandasının
Adana'daki adayları
olumsuz etkilediğini ifade
eden Büyükyılmaz,
"Adana'da Büyükşehir ve
12 ilçede yeterli oy
alamamamızın neden
kaynaklandığını hep
birlikte irdelemek
zorundayız. Sorunun
örgütler, adaylar ya da
meclis üyesi adaylarından
kaynaklanıp
kaynaklanmadığına
bakmak lazım.
Önümüzdeki seçimlerde
tüm bu sorunları aşmış bir
parti olarak halkın
huzuruna çıkmak
zorundayız" dedi.
CHP'nin Adana'da hak
ettiği yerde olmadığını
ifade eden Hulusi Güvel
ise, CHP'nin temel
argümanlarının halkı
sürükleyen bir yapıda
olmadığını kaydetti.
Adana'da CHP
seçmeninin örgütlerin
önünde yer aldığını
vurgulayan Güvel,
"Toplam 15 ilçeli
Adana'da sadece 3
belediye başkanlığını
kazanmak yetmez. Öte
yandan Seyhan,
Çukurova, Yüreğir,
Karataş ve Ceyhan
dışında kalan 10 ilçede
meclis üyesi
çıkaramamak CHP adına
üzüntü verici bir
durumdur. Adana'da CHP
oyları her zaman yüzde 3032'ler civarındadır ancak
30 Mart 2014 yerel
seçimlerinde yüzde 24.8'de
kaldığımız görülmektedir"
diye konuştu.
Aday belirlemede
uygulanan yöntemlerin
CHP'nin temel felsefesine
uygun olmadığını dile
getiren Güvel, şunları
söyledi:
"Adana'da belediye başkan
adaylarındaki genel
merkezin yöntemi
yanlıştır. Tercihleri yanlış
olmuştur. İlimizi
tanımadan, adayları
Egemenlik hakkını
kullanabilmesi için dışarı
çıkarılması, Parlamento'ya
taşınması gerekiyor. Sayın
Çiçek bu konuda gecikmiş
olsa da adım atmıştır.
Bunun devamının gelmesi
ve bir an evvel meselenin
sonuçlandırılması
gerekmektedir. Düğmeye
basıldığını söyleyebiliriz.
Çünkü start almıştır. Herkes
üzerine düşen sorumluluğu
yerine getirecektir. Bundan
kimse kaçınamaz. Bundan
sonrası zulümdür."AA
bilmeden, yöreyi
bilmeden, örgütleri
tanımadan karar
vericilerin yanlışlığı direkt
sonucu etkilemiştir. Karar
vericilerin örgütleri ve
partilileri dışlayarak
hareket etmeleri, geçmişte
yönetici, vekil ve bakanlık
yapmış parti emekçilerini
yok sayarak hareket
etmeleri, yanlış aday
belirlemesine sebep
olmuştur. Belediye meclis
üyelerinin bile örgütler,
partililer dışlanarak genel
merkezce belirlenmesi
örgütlerde ve parti
tabanında ciddi anlamda
kırılmaların yaşanmasına
sebep olmuştur. Örgütler
yetersiz ve zayıftır. Partiye
gönül verenlerin, üyelerin,
sempatizanların
beklentilerini
karşılamaktan uzaktır.
CHP olarak politikalarımızı
yeniden gözden geçirmek
zorundayız. Bu bağlamda
başarısız olan il ve ilçe
örgütleri hemen istifa
etmelidir. Genel merkez
aday belirleyicileri derhal
CHP tabanından özür
dileyerek görevlerinden
ayrılmalıdır."AA
En genç kadın başkan hapse gidiyor
0 Mart seçimlerinde
BDP'den Lice Belediye
Başkanı seçilen ve
Türkiye2nin en genç
belediye başkanı ünvanı
alan Rezan Zuğurli,
üniversite okurken
karıştığı yasa dışı
eylemelerden dolayı 4 yıl 2
ay hapis cezası aldı.30 Mart
3
seçimlerinde BDP’den Lice
Belediye Başkanı seçilen
ve Türkiye’nin en genç
Belediye Başkanı ünvanını
alan Dicle Üniversitesi
Radyo Televizyon
Programcılığı Bölümü
öğrencisi Rezan Zuğurli
hakkında 2010 ve 2011
yıllarında 3 ayrı gösteriye
katıldığı gerekçesiyle 2012
yılında soruşturma
başlatıldı. 15 Mayıs 2012
tarihinde tutuklanan ve 13
ay tutuklu kaldıktan sonra
serbest bırakılan Zuğurli
hakkında Diyarbakır
Cumhuriyet
Başsavcılığı’nca 35 yıla
kadar hapis cezası
istemiyle iddianame
hazırlandı.
YARGITAY EKSİK
SORUŞTURMA NEDENİYLE
KARARI BOZDU
İddianamenin Diyarbakır
4’üncü Ağır Ceza
Mahkemesi’nce kabul
edilmesinin ardından
Zuğurli’nin yargılanmasına
2012 yılında başlandı.
Yargılamayı yapan
mahkeme Rezan Zuğurli’yi
’Terör örgütü üyesi olmak’
suçundan 5 yıl hapis
cezasına çarptırdı. Bunun
üzerine Zuğurli’nin
avukatı, eksik soruşturma
yapıldığını ve yapılan
gösterilerin talimatının
örgüt tarafından
verildiğine dair delil
bulunmadığını gerekçe
göstererek, kararı temyize
götürdü. Başvuruyu
inceleyen Yargıtay 9’uncu
Ceza Dairesi, temyiz
talebini haklı buldu.
Yargıtay, davada eksik
soruşturma yapıldığı
gerekçesiyle kararı bozarak
yerel mahkemeye geri
gönderdi.
elişen 8 Ülke (D-8)
Genel
G
Sekreterliği'nden yapılan
açıklamaya göre, Akil
Adamlar Grubu (AAG)
Genel Sekreter Seyid Ali
Muhammed Musavi'nin
teklifi ve Dışişleri Bakanı
Ahmet Davutoğlu'nun
girişimiyle 19 Aralık'ta
kuruldu.Türkiye, üye
ülkelerden üst düzey
diplomat, akademisyen
ve siyasetçilerin
oluşturduğu gruba, AK
Parti Genel Başkan
Yardımcısı Prof. Dr.
Numan Kurtulmuş'u
atadı.
AAG, 1997'de kurulan
örgütün yapısını, 17 yıllık
icraatını, başarılarını
değerlendiren ve
hedeflerini tayin eden bir
tavsiye raporu
hazırlayacak.Rapor,
eylülde yapılacak
Dışişleri Bakanları
Toplantısı'na, yıl
sonunda Türkiye'de
düzenlenecek Devlet
Başkanları Zirvesi'ne
sunulacak.
BAŞARILARI, D-8'İN
POTANSİYELİNİ TAM
YANSITMIYOR
D-8 Genel Sekreteri Ali
Musavi, AAG'yle ilgili
yaptığı açıklamada, D8'in bugüne kadar pek
çok önemli başarıya imza
attığını belirterek,
"Ticaret, vize gümrük ve
sivil havacılık
anlaşmaları D-8'in
başarılarından bazıları.
D-8 özel sektörü bir araya
getirmesinin yanında,
hükümetler arasında da
bilgi ve tecrübe
paylaşımına öncülük etti.
Ancak gelinen noktada
tüm bunların yeterli
olduğunu söylememiz
mümkün değil" diye
konuştu.
D-8'in sekreteryasının ve
örgüt içi işbirliği
mekanizmalarının
güçlendirilmesi
gerektiğini vurgulayan
Musavi, şu bilgileri verdi:
"Başarıları, D-8'in
potasiyelini tam olarak
yansıtmıyor. Zira D-8
ülkeleri İslam dünyasının
ilk 10 ekonomisi arasında
yer alıyor. Nüfus
açısından da yüzde 70'ini
oluşturuyor.
Üye ülkeler sanayileri,
tarımlarıyla üretici
ekonomi konumundalar
ve büyük doğal
kaynaklara da sahipler.
D-8'in önümüzdeki
yıllarda daha aktif olması
ve bir gelecek vizyonu
belirlenmesi için AAG
çalışmasına ihtiyacımız
vardı.
Türkiye kurucu ülke
olarak bu oluşuma
öncülük etti. Türkiye'nin
bu yıl dönem
başkanlığını
devralmasının öncesinde
bu adımı atması, D-8'e
verdiği önemi açıkça
ortaya koymakta. Ayrıca
Numan Kurtulmuş'un akil
adam olarak atanması da
konuya verilen önemin
bir diğer göstergesi.
Kurtulmuş gerek
akademik alanda gerekse
siyasetteki bilgi ve
birikmiyle Türkiye'nin
önde gelen
insanlarından.
Kendisinin bu bilgi ve
birikimiyle D-8'e çok şey
katacağına inanıyorum."
Türkiye, İran, Pakistan,
Bangladeş, Malezya,
Endonezya, Mısır ve
Nijerya'dan oluşan D-8, 15
Haziran 1997'de
İstanbul'da yapılan
devlet ve hükümet
başkanları zirvesiyle
kuruldu. D-8'in merkezi,
İstanbul'da
bulunuyor.HABER
MERKEZİ
kapsamında sahip
oldukları yasama
hakkını, kesintisiz
kullanabilmeleri,
milli iradenin
eksiksiz olarak
Meclis'e yansıması ve
yasama görevini
yapabilmeleri için
haklarındaki
kesinleşmiş
mahkeme
kararlarının yerine
getirilmesi, üyelik
sıfatının sona
ermesine
bırakılmaktadır"
denildi.
eclis Başkanı Cemil Çiçek,
cezaevinde bulunan MHP'li
Engin Alan hakkında yasa
önerisinde bulundu.
M
Meclis Başkanı Cemil Çiçek,
Ceza İnfaz Kanunu'nda
değişiklik öngören yasa teklifi
taslağını gruplara gönderdi.
Çiçek'in, Ak Parti, CHP, MHP ve
HDP gruplarına gönderdiği
taslak yasa teklifine göre,
"Cezaların infazı dönem sonuna
bırakılsın" şeklinde hazırlandı.
Çiçek'in hazırladığı taslak
özellikle cezaevinde bulunan
MHP'li Engin Alan'ı kapsıyor.
KANUN TEKLİFİ
GRUPLARA İLETİLDİ
TBMM Başkanı Cemil Çiçek,
hakkında kesinleşen mahkeme
kararı bulunan MHP İstanbul
Milletvekili Engin Alan için yasa
önerisinde bulundu. Milletvekili
hakkında, kesinleşen mahkeme
kararlarının yasama döneminin
sonuna bırakılmasını öngören
teklif, gruplara iletildi.
YASA TASLAĞININ GEREKÇESİ
Teklif taslağının gerekçesinde,
yasama dokunulmazlığının
milletvekiline tanınan kişisel bir
ayrıcalık değil, yasama
fonkisyonunun yerine
getirilmesi için görev gereği
tanınmış bir hak olduğu
vurgulanarak, şu ifadelere yer
verildi:
"Esas amacı milletvekillerinin
şahsını değil, yasama
fonksiyonunu korumak ve
demokrasin sağlıklı yürümesini
sağlamaktır. Yasama
dokunulmazlığının
milletvekillerinin yasama
çalışmalarına katılmasını
engelleyecek olan ceza
hükmünün infazı işlemlerine
karşı güvence sağlaması gerekir.
Milletvekilinin yasama görevini
daha iyi yapabilmesi amacıyla
tanınan bu ayrıcalık, kamu
yararı nedeniyledir. Dolayısıyla
dokunulmazlık müessesinin
herhangi bir sınırlamaya tabi
tutulmadan, tam olarak
uygulanması, kamu yararına
uygun olacaktır. Bu kamu
yararı, milletvekillerine tanına
ayrıcalıkların, eşitlik ilkesini
ihlal etmesindeki kamu
zararından daha önceliklidir.
Ceza hükümlerinin yerine
getirilmesi nedeniyle
milletvekili seçilmiş olan bir
kimsenin, yasama faaliyetine
katılamaması kamu vicdanını
zedeleyecektir."
TEKLİFTE MİLLİ
İRADE VURGUSU
Gerekçede, seçilmiş
milletvekillerinin yasama
faaliyetlerini yerine
getirmelerini engelleyecek
hükümlülük halinin, millet
iradesiyle oluşan siyasal temsil
yetkisine ve seçilme haklarına
bir müdahale teşkil ettiğinin
açık olduğu vurgulandı.
Gerekçede, "Teklif ile milli
iradenin temsilcisi olan
milletvekillerinin, Anayasa'nın
7. maddesi uyarınca egemenlik
ÇİÇEK'İN ÜST YAZISI
Üst yazısında Çiçek,
TBMM'nin 24.
Yasama Dönemi'nin,
tutuklu milletvekilleri
sorunu ile
başladığına işaret ederek, geçen
süre içinde her türlü siyasi
tartışmaya ve beyana konu
olmasına rağmen bu konuda
anayasal veya yasal herhangi
bir düzenleme yapılamadğını ve
bir çözüm ortaya
konulamadığını belirtti.
Çiçek, Anayasa Mahkemesi'nin
bireysel başvurular üzerine
verdiği kararlar sonrasında
tutuklu milletvekilleriyle ilgili
farklı durum ve uygulamaların
ortaya çıktığına dikkati çekerek,
şunları kaydetti:
"Adil ve dolayısıyla vicdanen
kabulü mümkün olmayan bir
tabloyla karşı karşıya
kalınmıştır. Bu durum
karşısında kesin bir çözüm
bulununcaya kadar geçiçi de
olsa bir düzenleme ihtiyacı
görülmektedir.
Bu doğrultuda hazırlanmış olan
kanun teklifi taslağı, gereği
siyasi parti gruplarımızın takdir
ve değerlendirmelerine ait
olmak üzere sunulmuştur."AA
Eroğlu: Ülkenin kaderini değiştirdik
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 911 Mayıs'ta Afyonkarahisar'da yapılacak
"AK Parti 22'nci İstişare ve Değerlendirme
Toplantısı"na ilişkin konuştu.
rman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 9-11
Mayıs'ta Afyonkarahisar'da yapılacak "AK
O
Parti 22'nci İstişare ve Değerlendirme
Toplantısı"na ilişkin, "Bir Afyonkarahisarlı
olarak, Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın
Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bakanlarımızı, parti yöneticilerimizi ve ailelerini Afyonkarahisar'da ağırlamaktan büyük bir
memnuniyet duyuyorum" dedi. Eroğlu, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıla kadar
Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde düzenlenen
AK Parti'nin istişare toplantılarının, bu sene ilk
kez Afyonkarahisar'da 9-11 Mayıs'ta gerçekleştirileceğini söyledi.
Afyonkarahisar'ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gözünde bambaşka bir yerinin olduğunu
belirten Eroğlu, "AK Parti'nin temelleri de şehrimizde atılmıştı. 2002 yılından bu yana her sandığa
gidildiğinde vatandaşlarımızın teveccühüyle iktidara gelen hükümetimiz, ülkemizin kaderini
değiştirdi ve muazzam işlere imza attı" diye
konuştu.CİHAN
vrupa Konseyi Bakanlar
A
Komitesi Toplantısı'na
katılmak üzere Viyana'ya
BU KEZ 4 YIL 2 AY HAPİS
Dosyanın Yargıtay 9’uncu
Ceza Mahkemesi’nde
bozulmasının ardından
Zuğurli’nin yargılanmasına
yeniden başlandı. Özel
yetkili mahkemelerin
kapatılması nedeniyle
dava Diyarbakır 2’nci Ağır
Ceza Mahkemesi’nde
görüldü.CİHAN
CEMiL ÇiÇEK'TEN ENGiN ALAN iÇiN YASA TEKLiFi
9
Davutoğlu'ndan Almanya
Cumhurbaşkanı'na
sert yanıt
gelen Davutoğlu, Avrupalı
Türk Demokratlar Birliği (UETD) Avusturya şubesi
tarafından, uluslararası öğrenci derneği WONDER'de konferans verdi. Büyük devletlerin tarihe
bıraktıkları izlerle anıldığını söyleyen Davutoğlu,
Viyana başta olmak üzere dünyanın birçok
ülkesinde şehitler bulunduğunu aktardı. Her yurt
dışı gezisinde ilk olarak şehitlikleri ziyaret ettiğini
belirten Davutoğlu, "Şehitlere vefa borcumuzu
ödemeden biz yeni bir siyasi idealin temsilcisi olamayız" diye konuştu.
İŞLER: BATI DÜNYASI SINIFTA KALDI
ve uydurulmuş delillerle
mahkemelerin görüldüğüne
yönelik hükümet tarafının
açıklamaları vardır.
Hükümete ahlaki bir görev
düşmektedir. Madem ki
Türk Silahlı Kuvvetleri'ne
kumpas kurulmuştur,
madem ki uyarlanmış
mahkemeler, delillerle bu
mahkemeler görülmüştür, o
zaman bunları ortadan
kaldıracak adımları atmak
da bunların görevidir.
Bunun yapılması
gerekiyordu, yapılmadı.
Önümüzde
cumhurbaşkanlığı seçimleri
var. Türkiye'nin en azından
gerilimlerini minimize
etmek gibi bir zorunluluğu
var. Bu bakımdan bir an
evvel bu tür tartışmalı
davaların yeniden
görülmesi için gerekli
adımların atılması lazım
geldiğini düşünüyorum.
Zararın neresinden dönsek
kardır, şu an içeride bir
milletvekili vardır. Bu
milletvekili yasama
faaliyetini yapamamaktadır.
Türkiye Numan
Kurtulmuş'u
atadı
Eski CHP'lilerden yönetime eleştiri
“CHP'NİN BU
KRİTERLERE UYARAK
BELİRLEDİĞİ BİR
ADAY ACABA MHP
TARAFINDAN UYGUN
GÖRÜLÜR MÜ?”
Görüşme trafiğinin CHP MHP
arasında alt kadrolarla olduğu
iddialarına ilişkin soru üzerine
Koç, “Alt kadro üst kadro
derken partinin
görevlendirdiği kişilerin
arasında bu temaslar olabilir.
Şuanda benim üstlendiğim bir
misyon yok” ifadelerini
kullandı.
Yeniçeri:
Gecikmiş ama
olumlu bir adım
HP Ankara Milletvekili
Özcan Yeniçeri, Meclis
Başkanı Cemil Çiçek'in
Engin Alan ile ilgili attığı
adımın gecikmiş de olsa
olumlu bir adım olduğunu
söyledi.
9 MAYIS
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Görüşme trafiğinde
kimlerin yer aldığıyla
ilgili soruya Koç, “Her
boyut olabilir. STK'lar
da var tabi Türkiye
CHP'den ibaret değil.
Birçok noktada
söylediğim özelliklere
STK ya da CHP
dışındaki tüm
yapılarında
paylaşacağından
eminim” dedi.
Koç, bir gazetecinin MHP
Genel Başkanı Devlet
Bahçeli'den cumhurbaşkanlığı
için ortak aday çıkarma
konusunda CHP, SP ve BBP'yi
ziyaret edeceği yönündeki
açıklamaları ve CHP'nin ortak
aday konusuna yaklaşımının
nasıl olacağı sorusuna,
“Daha önce sayın CHP Genel
Başkanı Türkiye'de
cumhurbaşkanı olması
gereken kişinin nitelikleri ne
olmalıdırı kamuoyu önünde
ifade etti. Aslında medyada ve
genelde tartışılması gereken
şu aşamada bu nitelikler
olmalıdır. Nedir bu nitelikler;
kamplaştırıcı olmamalı
birleştirici olmalı, hukuk
devletinden yana olmalı,
demokrasiden yana olmalı,
ikiyüzlü olmamalı, her şeyden
önce şaibeli olmamalı,
tertemiz biri olmamalı,
Türkiye'yi kucaklayabilmeli.
Türkiye'nin bölünmüş
manzarasının önüne
geçmeli.
2014
aşbakan Yardımcısı
Emrullah İşler, Türkiye
olarak azınlık diktalarının
değil kendi geleceğine sahip
çıkmak isteyen halkların
yanında yer aldıklarını
belirterek, "Kan bağına, ırka
ve dine dayalı her türlü
kutuplaşmayı etnik ve
mezhep temelli tüm siyasi
seçenekleri reddettik. Ülke
olarak yaşadığımız
coğrafyada etnik ve mezhep
farklılıklarını birer zenginlik
olarak görüyoruz" dedi.
B
İşler, Kırıkkale Üniversitesi
Meslek Yüksek Okulu Mavi
Salon'da düzenlenen "1.
Uluslararası Orta Doğu
Sempozyumu"nda,
Ortadoğu'nun büyük ve köklü
bir değişim sürecinden
geçtiğini, değişimin görünen
yüzünün bugün artık yaygın
bir terim haline gelmiş olan
"Arap Baharı" olarak
adlandırıldığını söyledi.
Osmanlı Devleti'nin dünya
sahnesinden silinmesiyle
asker kökenli darbelerle
şekillenen yeni devlet
yapılarının, uyguladıkları
baskıcı yöntemle, bölgede
güç eksenli bir istikrarın
oluşmasını sağladığını ifade
eden İşler, yeni rejimlerle
oluşan yönetim biçimlerinin
temelde farklılık arz etseler
de tasarrufta diktatör
yönetim ekseninde
birleştiğini vurguladı.
ARAP BAHARI
Ancak söz konusu rejimlerin
bölgenin tarihsel gerçeklerine
ve ruh yapısına uygun
politikalar sergilemekten
uzak kaldıklarını anlatan
İşler, şunları kaydetti:
"Böylece müstakil birer
devlet olarak sınırları çizilen
Orta Doğu devletleri ithal akıl
argümanlarıyla donatılmış
rejimlerle yönetildiler. Orta
Doğu'nun gerçeklerine tezat
olan bu durum 3 yıldır
yaşanan değişim taleplerini
doğurmuştur. Arap halkları
bölge genelinde yıllar boyu
süren baskılara, zorbalıklara,
haksızlıklara, hayal
kırıklıklarına, ekonomik,
siyasal ve sosyal
başarısızlıklara yeter demek
için sokaklara dökülmüştür.
Arap Baharı, işte bu tarihsel
sürecin bir birikimi olarak
ortaya çıkmıştır. Nitekim
sokağa dökülen halklar
demokrasi, özgürlük ve
ekonomik iyileşme talebiyle
sloganlar atmışlardır."
İşler, Arap Baharı'nın
başladığı güne kadar otoriter
rejimlerin dünyadaki tüm
değişim dalgalarına karşı
koyarak ayakta kalmanın
yolunu hep bulduğu bölgede,
kentli orta sınıfların başını
çektiği bir özgürlük ve
egemenlik hareketinin
sarsılmaz denilen birçok
yerleşik yapıyı sarstığını
vurgulayarak, bu hareketin
bir anda hem bölgenin hem
de dünya siyasetinin
niteliğini değiştiren bir boyut
aldığını dile getirdi.
"Katliamlar, yüzyılın tarihine
kara bir leke olarak geçti"
Her yüzyılın ilk çeyreğinde
dünyayı dizayn etmeye
çalışan küresel güçlerin
olduğunu belirten İşler,
öncelikli olarak sürecin
Suriye'de bir iç savaşa
dönüştürülerek tıkanma
noktasına getirilmesi
sonucunda yapılan
katliamların yaşanan yüzyılın
tarihine kara bir leke olarak
geçtiğini ifade etti.
Yaşanan olayların dünyanın
acziyetini apaçık şekilde
gözler önüne sererek,
sarılması zor yaralar
meydana getirdiğine işaret
eden İşler, şöyle konuştu:
"Türkiye olarak azınlık
diktalarının değil kendi
geleceğine sahip çıkmak
isteyen halkların yanında yer
aldık. Kan bağına, ırka ve
dine dayalı her türlü
kutuplaşmayı etnik ve
mezhep temelli tüm siyasi
seçenekleri reddettik. Ülke
olarak yaşadığımız
coğrafyada etnik ve mezhep
farklılıklarını birer zenginlik
olarak görüyoruz. Evrensel ve
demokratik değerler üzerinde
savunduğumuz siyaset
anlayışıyla coğrafyamızın
geleceğine sahip çıkmaya
çalışıyoruz. Temel amacımız
insanlık vicdanı ve evrensel
değerler ile ulusal
çıkarlarımız arasında
optimum dengeye dayalı bir
politika ortaya koymaktır.
Artık bölgede hiçbir şeyin
eskisi gibi olmayacağı
aşikardır. Orta Doğu'da
uyuşukluğa meydan okuyan
yeni bir uyanış
bulunmaktadır. Bölge
halkları artık kendi
kaderlerini kendileri
belirleme noktasında geri
döndürülemez bir sürece
girmiştir."
Bölgede yaşanan hadiselerin
gerek bölgesel gerekse
küresel ölçekte birçok ülke
için bir test mahiyeti
taşıdığını ifade eden İşler,
"Bu olayları kendilerine
sıçrama ihtimalini göz
önünde bulunduran bazı
bölge ülkeleri kullandıkları
havuç sopa metoduyla
olayları kendi topraklarında
ivme kazanmasını
engellemişlerdir. Bu çabalar
kısa vadede konjonktürel
bazı sonuçlar verse de uzun
vadede çözüm olmayacağı
kesindir" diye konuştu.
Arap Baharı'nın getirdiği
değişim dalgasının sadece
siyasi demokratik ve coğrafi
değişimlerle sınırlı
kalmayacağını kaydeden
Başbakan Yardımcısı İşler, on
yıllardır üzerilerine serpilmiş
olan umutsuzluk ve özgüven
eksikliğini yaşanan bu
süreçte üzerilerinden atacak
olan bölge halkının etkisi
küresel anlamda hissedilecek
yeni sorunlar da üreteceğini
vurguladı.
"Orta Doğu coğrafyası 21.
yüzyılın kazananı olacak"
Kendi halklarını ve İslam
dünyasını baskı altında
tutmak suretiyle algı yönetimi
yapan batı dünyasının
bölgenin değişim talebine
destek vermeyerek, aslında
kendi meşruiyetini
sorgulamanın konusu haline
getirdiğini belirten İşler, şöyle
konuştu:
"Demokrasinin menşei olarak
kabul edilen batı dünyası,
Cezayir, Filistin ve son olarak
Mısır'da demokratik taleplere
darbe vuran cunta
yönetimlerinin yanında yer
alarak en güçlü argümanı
olan demokrasi sınavında
sınıfta kalmıştır. 20. yüzyılı
kaybeden Orta Doğu
coğrafyası 21. yüzyılın
kazananı olacağını ben
düşünüyorum. Şu an yaşanan
olayları bir doğum sancısı
olarak kabul etmekteyim. Bu
acıların sonunun, geleceğinin
parlak olacağını
düşünüyorum. Çünkü Orta
Doğu halkaları iradesini
ortaya koymuş ve değişim
arzusunu net bir şekilde
belirtmiştir. Bir takım
manipülasyonların yapılması
doğaldır. İşte bunların
neticesinde bir takım acılar
yaşanmakta özellikle
demokrasinin beşiği olan
Avrupa'nın bu coğrafyada
yaşanan olaylar karşısında
demokratik taleplere karşı
takınmış oldukları menfi
tavırlar da tarihe geçmiştir ve
tarihe not edilmiştir."
"Ortaya ilkeli
politikalar koyduk"
Orta Doğu'da bu acıların
yaşanmaması için çaba sarf
ettiklerine değinen İşler,
"Ortaya ilkeli politikalar
koyduk ama maalesef iki
yüzlülüğün, çifte standardın
ve çıkar ilişkisinin hakim
olduğu uluslararası
ilişkilerde bu tür acılarda
yaşanmakta. Biz bu
coğrafyada yaşayan halkların
vicdanı olmaya, sesi olmaya
gayret ettik. Onların meşru
taleplerini destekledik.
Onların taleplerinin
gerçekleşmesi için elimizden
gelen gayreti ortaya koyduk"
dedi.AA
Vizyonu olan ve karar verebilen ülkelerin yükseleceğini, diğerlerinin vizyonu olmayıp karar veren
ülkelerin yerinde sayacağını, vizyonu olmayan ve
karar vermeyen ülkelerin ise düşüşe geçeceğini
savunan Davutoğlu, "Hamdolsun Türkiye hem
stratejik vizyona sahip hem de çok cesur kararlar
alabilen bu anlamda kararların gereğini yapabilen
güçlü ve muktedir bir ülkedir. Bunun arkasındaki
sır özgüven, meşruiyet ve vizyondur" ifadelerini
kullandı.
"ASIL HEDEF HALKIN ÖZGÜVENİNİ SARSMAK"
Türkiye'de yaptıkları esas devrimin özgüven devrimi olduğunu ifade eden Davutoğlu, son 12 yıl
içinde halkın kendine güvenmeyi öğrendiğini, her
meselenin altından kalkabileceğini ve her sorunu
çözebileceğini gördüğünü söyledi. Gezi olayları ve
17 Aralık operasyonunun asıl hedefinin "halkın
özgüvenini sarsmak" olduğunu aktaran Davutoğlu, "Hiç heveslenmesinler bu millet bir kere
ayağa kalktı mı bir daha yerinde duramaz
özgüveni sarsılmaz. Özgüvenimizin sarsılmasına
izin vermeyeceğiz.
Şimdi siz gelin muhasebe yapın. Bir çözüm
sürecini yaşadık. Son bir yıldır hiçbir ailenin
ocağına evlat acısı düşmedi. 30 yıllık yarayı kapatmaya çalıştık, kapattık ve inşallah kapatacağız.
Birileri bundan rahatsız oldu. Türkiye'nin yumuşak karnı olarak bu meselenin devam etmesini
isteyenler 2013 yılında çözüm sürecine başlamamızdan rahatsız oldular. Rahatsız olabilirler
ama bilsinler ki ezelde kardeş olan bu milletin
arasına bir daha fitne sokamayacaklar. Ebediyete
kadar sokamayacaklar" dedi.
Türkiye'nin IMF'ye son borcunu ödediğini hatırlatan Davutoğlu, "Allah bu milleti bir daha değil
namerde merde dahi muhtaç etmesin. Çünkü borç
alan talimat alır. Borç alanın başı dik olmaz.
2013'te bunu için hedef alındık" ifadelerini kulandı.
Türkiye'nin kudretini artıracak adımlar attıkça
saldırılara maruz kaldıklarını anlatan Davutoğlu,
mezhep, etnisite ve ideolojik farklılıkları gündeme taşıyarak 75 milyonun arasına fitne sokacak
problemlerin kışkırtılmaya çalışıldığına dikkati
çeken Davutoğlu, "30 Mart seçimlerinde yedikleri
tokada rağmen estirmeye çalışanlar var. Sanki
Türkiye krize düşmek üzere olan bir ülke, sanki
Türkiye her an kaosun içine düşecek bir ülke.”AA
10
9 MAYIS 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Saruhan ÖZEL
Uğur GÜRSES
Türkiye ekonomisi giderek normalleşiyor!
Koşar adım ekonomik durgunluğa
Y
ıllarca krizlere gire çıka
Türkiye’de kamu sektörü de özel
sektör de bilançolarının nasıl
yönetilmesi gerektiğini öğrendi ve
yeniden yapılandı. Kamu sektörünün
oy toplama amaçlı harcamalarla
yönetildiği, reel sektörün ve
bankaların da kamu sektörünün bu
popülist harcamaları üzerinden para
kazandığı dönemler geride kaldı.
Teknolojinin de yardımıyla artık
kamu çok daha disiplinli yönetiliyor,
şirketler asli işlerine bakıp kaliteli ve
verimli üretime odaklanıyor,
bankalar da kamu ve büyük holding
finansmanının ötesine geçip hanehalkı ve KOBİ’lere finansman sağlıyorlar. Bu yeniden yapılanma
sayesinde enflasyon da artık özellikle talep tarafında dizginlenmiş durumda. Arz tarafında kurlar ve/veya
enerji fiyatları patlamadıkça enflasyon Türkiye’de aslında uzun
süredir % 5’lik hedefe uygun
seyrediyor (son 5 yılın yıllık
çekirdek enflasyonu % 5,5).
Enflasyondaki düşüşe kurumsal
yeniden yapılanma yanında TL’nin
güçlenmesi de büyük destek verdi.
Ama aynı sebep yüzünden ihracat
fiyatları rekabetçi hale gelemedi,
kurdan destek alamayan yüksek enerji ve işçilik maliyetleri (vergi ve
sosyal sigorta yükü dahil) yurtdışı ile
rekabete imkân tanımadı. Neyse ki,
ülkede genç, hem büyük hem de
hızlı büyüyen ve tüketime meyilli bir
demografik yapı var(dı).
Bankalar toplamda hem gelir hem de
borç seviyesi düşük olan bu kesime
gelir düzeyi ve/veya istihdam imkânları arttıkça giderek daha kolay finansman sağlayabildi. Reel sektör de
bu finansmanla desteklenen tüketim
sayesinde satışlarını artırdı. Son
derece rasyonel davranıp güçlü
TL’den faydalanma yoluna gitti.
Döviz borçlandı ve içeriden tedarik
yerine ithalata yüklendi. Son 10
yılda reel sektörün dış borcu 4,5,
ithalat ise 3,5 kat artarak yüksek cari
denge açığı üretti.Yine bu sayede
ekonomi yılda ortalama % 5’in üzerinde bir reel büyüme gerçekleştire-
bildi ve yılda 1 milyon yeni iş
sağlayabilen bir konuma geldi. TL
sadece ekonomi istikrarlı bir şekilde
hızla kalkınıyor diye güçlenmedi. TL
faizi (ülke riskinin çok üzerinde)
yüksek tutulduğu için kısa vadeli
faiz farkından beslenen spekülatif
sermaye ülkeye doluştu. Ekonomi
yönetimlerinin sermayenin serbestçe
hareket etmesi sevdası bunu körükledi. Reel sektör giderek artan ithalat
hacminin beraberinde getirdiği dış
ticaret finansmanını yine yüksek TL
faizinden faydalanma yönünde kullandı. Sorun aslında yüksek cari
açığı değil, finansmanında
spekülasyonun önemli rol oynamasıydı.
Bu spekülatif dış finansmanın yüksekliği finansal piyasalarda bir oynaklık sebebi haline geldi ve kurların
çok hızlı değiştiği dönemler oldu.
Ama hem dış fonların en önemli giriş
kanalı olan bankacılık sistemi hem
de reel sektör geçmiş krizlerde finansal oynaklıkla baş etmeyi öğrenmiş oldukları için bilançolarını iyi
yönettiler. Finansal çalkantılara
hazırlıklı olup ekonomik krize
dönüşmesine izin vermediler.
Regülasyon da bu dönemde
başarılıydı. Ama bankaların ve reel
sektörün risk farkındalığı ve sorumlu
yönetimleri regülasyonu çok rahatlattı.
Ben dahil birkaç iktisatçı bu süreçte
bu (ülke riskinin üzerindeki) yüksek
TL faizi takıntısından şikâyetçiydi.
Ekonominin daha dengeli büyüyebilmesi için TL’nin rekabetçi olması,
TL’nin rekabetçi olması için ekonominin kısa vadeli spekülatif sermaye
bağımlılığından kurtulması ve
bunun için de TL faizinin özellikle
kısa vadede ülke riskine uygun hale
gelmesi gerekiyordu. Bir kerelik enflasyon ve banka kredilerinde
sıçrama ve kâr artışı sineye çekilebilir, sermaye kontrolleri kul-
lanılabilir ve/veya reel sektörde
küçük çaplı bir yeniden yapılanma
riske edilebilirdi. Global ortam
bunun için sayısız fırsatlar sundu
ama kullanılmadı. Bir türlü
Türkiye’deki para arzının TL ve döviz
arzı toplamı olduğu ve sadece TL
faizinin kontrolü ile tek paralı
gelişmiş ekonomilerdeki sonuçların
elde edilemeyeceği anlaşılamadı.
Türkiye’de kısa vadeli politika faizi
çift hanelerdeyken 0,25-0,50 puan indirimler yapılıp da kurları etkilemeyince gazetelerde benim gibi düşünen
iktisatçılara “kur değişince faiz
değişmez” dersleri verildi.
Bugün artık Türkiye’de kısa vadeli TL
faizi yanında döviz ve TL arzını
doğrudan etkileyen esnek bir para
politikası var. Bu politika kısa vadeli
faizi ülke riskine ve diğer benzer
gelişmekte olan ülkelerin faizlerine
yakın tutuyor. İhtiyacı olduğunda
geçici olarak yükseltiyor. Kurun
çok hızlı yükselip enflasyon beklentilerini bozmasını ve şirketlerin
dış borç yönetimini zorlaştırmasını
engelliyor. Bunun geçici olduğunu
bilen spekülasyon coşamıyor.
Getiri eğrisi (yani vadesine göre faiz
grafiği) artık normal. Ve bu sayede
de artık TL geçmişe göre çok daha
rekabetçi. Bu konuda yazıp çizen ve
konuşanların bir kısmı gerçekten kapasitesi yetmediği için ne yapıldığını
anlamıyor, bir kısmı da artık işine
gelmediği için anlamamazlığa
yatıyor.
Bu politika yurtiçi ve dışı kamuoyu
baskısına dayanılıp da
sürdürülebilirse artık Türkiye
ekonomisine yeniden dengelenme
imkânı sunuyor. Bu politikaya
geçişin en büyük riski yıllardır döviz
borçlanan reel sektörün rekabetçi
TL’yi borç tarafında nasıl yöneteceği
idi ama artık bu riskin azaldığı anlaşılıyor. Diğer önemli risk ise bu
dengelenme sürecinde ekonominin
% 5 ve üzeri büyüme oranlarını
yakalamakta çok zorlanacak olması.
O nedenle regülasyonu da abartmamak gerekiyor. Zaman 16 Şubat 2014
A
nkara'da siyasal
yürütmede 'ortak akıl'
kalmışsa ve olaylara
soğukkanlı bakabilen birileri
varsa; çok geç olmadan bu
da dikkate alınıp, 'binilen
dal' kesilmekten
vazgeçilebilir.
gerilemiş durumda. Peki, kurumlara güven çökerken
bugünkü ve geleceğe dair
ekonomik eğilimlere yansımıyor mu? Hem de öyle bir
yansıyor ki; son 10-12 yılın en
kötü beklentileri verilere
yansımış durumda.
Türkiye hızlı adımlarla
ekonomik durgunluğa doğru
koşuyor. Döviz açığı
konusunda çok önceden tedbirli ve basiretli politikalar
izlemeyen, 2013 Mayıs’ında
FED’in sinyalini bile
harekete geçmek için ‘alarm’
olarak algılamayan Ankara,
şimdi patlak veren yolsuzluk
ve rüşvet skandalı ardından
siyasal çalkantıyı en uç noktaya çekerek derinleştiriyor.
En başta parasal alanda
döviz kuruna yansıyan beklentiler, şimdi de reel alana
yansıyor. Merkez Bankası 28
Ocak gecesi kısa vadeli faizleri yükseltti ve döviz kuru
belli bir patikada sakinleşti.
30 Mart yerel seçimleri sonrasında siyasal tablonun
yerli yerine oturacağı beklenebilir mi? Hayır, ardından
Cumhurbaşkanı seçimi var.
Sonra da genel seçime 1 yıldan az bir süre kalıyor.
Zaten kutuplaşmış olan
siyasal ortam, şimdi
hükümetin güçler ayrılığını
fiilen işlemez hale getirmesi
ile daha da gergin hale
gelmiş durumda. Yolsuzluk
ve rüşvet soruşturmasının,
yürütmenin kuşatması altındaki hukuksal süreçte
sıkıştığı görülüyor. Her geçen
gün yolsuzluk skandalı
büyüyor.
Tüm bu olanlar şunu getiriyor; kurumlara olan
güven hızla çöküyor. Kurumlara olan toplumsal güveni
düzenli olarak ölçen kamuoyu yoklama şirketinin
(Metropoll) sonuçları ortada;
Cumhurbaşkanı’ndan
hükümete, Meclis’ten medyaya kadar istisnasız her
kuruma olan güven son 7
yılın en düşük seviyesine
Ekonomik çalkantının en
önemli parametresi döviz
kuru olduğu için herkesin
gözü oradaydı. Ama en
önemlisi hane halkının harcama yapmak için geleceğe
bakışı. O da tüketici güveni
ve tüketici eğilimi anketlerine yansıyan öncü göstergelerde saklı. CNBC-e’nin
Tüketici Eğilimi Endeksi, son
12 yılın en düşük değerine
gerilemiş durumda.
TÜİK verilerine göre ise
Tüketici Güveni Endeksi son
5 yıldaki en düşük değerine
geriledi. Bu değer, 2008-2009
krizi sonrasındaki en düşük
değer olarak dikkat çekiyor.
İşin kötü tarafı, yakın zamanda ortaya çıkan tutanaklardan görülüyor ki,
FED’in karar verici organı
FOMC artık faiz artırımını
tartışmaya başlamış durumda.
Bu da, içeride Merkez
Bankası’nın faiz artırarak
sağlayabildiği döviz kurundaki durulmanın geçici olabileceğini düşündürüyor.
Türkiye, içeride herhangi bir
Dernek Başkanı İsmail Bacaksız,"Yavu Köyü Kültür ve Dayanışma
Derneği'ne, Simav Belediyemize çok teşekkür ederiz. İlçe
merkezinde veya köylerimize tekerlekli sandalye ihtiyacı olan aileler
varsa bize ulaşabilirler." şeklinde konuştu.
Tekerlekli sandalyeleri İstanbul'dan, Simav'a bağlı Yavu köyüne
gönderen Yavu Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İsmail
Ünal ise, "Dikensiz Güller Derneği Başkanı İsmail Bacaksız bizimle
irtibata geçerek ilçede tekerlekli sandalye ihtiyacı olduğunu belirtti.
Bizde İstanbul'da bulunan Derneğimiz kanalıyla istenen 10 adet tekerlekli sandalyeyi temin ederek ilçeye yolladık." diye konuştu.
M.Mustafa Rıfat GÜLEK-EKONOMİ
2008-2009 küresel krizi,
ticaret ve finansman gibi
birkaç kanaldan sert etkilediği için Türkiye ekonomik
durgunluk içine girmişti.
Şimdi dış kanaldan gelen
olumsuz etki görece daha
hafif iken, siyasal kriz nedeniyle tüketici güvenindeki hızlı düşüş hane halkı
tüketimi etkisini daha sert
ortaya çıkaracak görünüyor.
Anayasal kurumların yerle
bir edildiği, sokaktaki halkın
kurumlara güveninin
kalmadığı yerde ekonomik
beklentiler de, harcama eğilimi de, ileriye dönük plan
yapma eğilimi de düşer.
Bunun 30 Mart seçimleri ile
ortadan kalkması da güçlü
bir olasılık görünmüyor.
İşte bu yüzden, 2001 benzeri
gibi olmasa da, siyasal krize
paralel olarak Türkiye,
ekonomik bir krize doğru da
sürükleniyor. Ankara’da
siyasal yürütmede ‘ortak
akıl’ kalmışsa ve olaylara
soğukkanlı bakabilen birileri
varsa; çok geç olmadan bu
da dikkate alınıp, ‘binilen
dal’ kesilmekten
vazgeçilebilir.
Radikal 16 Şubat 2014
Akbil dolum cihazına sıkışan
kedi, itfaiyecilere zor anlar yaşattı
K
Tekerlekli sandalyeleri dernek aracılığıyla Yavu köyünde olduklarını
belirtiler. Dernek olarak bizlerde Simav Belediyesinden temin edilen
bir araçla tekerlekli sandalyeleri derneğimize getirdik." dedi. Daha
önceleri Dikensiz Güller Derneği tarafından tespit edilen kemik erimesi hastası Gülçim Yaldız'a bir törenle teslim edilen tekerli sandalye ailede çok mutlu anlar yaşattı.
FED’in para politikasındaki
değişikliğin en önemli etken
olması bir tarafa,
Avrupa’daki yeniden durgunluk ve deflasyon tehlikesi,
Çin’deki reform ve gölge
bankacılık sisteminin kredi
genişlemesini yavaşlatma
çabası Türkiye üzerinde fazlasıyla etkili olacak.
Kağıthane Çağlayan Metrobüs Durağı’nda
bulunan akbil dolum cihazının altına sıkışan kedi itfaiyecilere zor anlar yaşattı.
İkizlerine süt yerine şekerli su
veren aileye belediye sahip çıktı
ütahya'nın Simav ilçesinde bulunan, Simav Dikensiz Güller
Derneği tarafından kemik erimesi hastası olan Gülçim Yaldız'a
tekerlekli sandalye verildi. Tekerlekli sandalyelerin, Simav'ın Yavu
köyünün İstanbul'da bulunan Yavu Köyü Kültür ve Dayanışma
Derneği tarafından sağlandığını belirten Dikensiz Güller Derneği
Başkanı İsmail Bacaksız, "Yavu Köyü Kültür ve Dayanışma
Derneği'nden Yavulu hemşehrilerimiz bizleri arayarak, İstanbul'dan
10 adet tekerli sandalye temin ettiklerini, bunları ilçemiz Simav'da
ihtiyacı olan vatandaşlara vermek istediklerini belirtiler.
siyasal kriz olmasaydı da ABD’deki para politikasındaki
yeni dönemden fazlasıyla
etkilenecekti. Çünkü cari
denge konusunda fazlasıyla
açılmış bir durumda idik.
Günlük 100 bin lira, kanunsuz olarak vatandaştan alınıyor
Bayrampaşa’da bulunan Büyük İstanbul
Otogarı’nda giriş çıkışlar ücretli hale geldi.
E
İlk 25 dakika için ücret alınmayan
otogarda yeni uygulamaya göre
giriş çıkışlardan 8 lira alınıyor. Uygulamanın kanunsuz olduğunu belirten
Büyük İstanbul Otogarı Esnaf Derneği
Başkanı Şahap Önal, “Otogar, kanunsuzluğun yaşandığı korku tüneli haline geldi. Yeni uygulamayla günlük
100 bin lira vatandaştan alınıyor.”
dedi. Büyük İstanbul Otogarı’na giriş
çıkışlarda önceden ilk 25 dakika ücretsizdi. Ancak bu uygulama kaldırıldı.
Otogar giriş çıkışları artık ücretli oldu.
Otogar girişinde ‘Terminalde bulunan
genel park alanlarını kullanan özel ve
resmi otomobillerden 0-25 dakikayı
geçmeyen giriş çıkışlarda ücret alınmaz’ afişleri asılı olmasına rağmen
yaklaşık 15 gündür vatandaşlardan
kısa süreli giriş çıkışlarda da ücret
alınıyor. Otogara kısa süreli giriş
yapan sürücüler, yeni uygulamanın
mağduru oldu. Çıkışta talep edilen 8 liralık ücrete tepki gösteren vatandaşlar,
“Girmem ile çıkmam 2 dakika sürdü, 8
lira aldılar. Bu uygulama çok yanlış bir
durum. Bundan 15 gün önce ücretsizdi
demek ki artık kısa bir işimiz
olduğunda bile buraya giremeyeceğiz.
15-20 dakikaya kadar ücret alınmaması
gerekiyor.” şeklinde konuştu. İstanbul
Büyük Otogar Esnaf Derneği Başkanı
Şahap Önal, İstanbul otogarının yıllardır bilinen bir kangren haline
geldiğini söyledi. Önal, “Otogar yasal
olmayan, kaçak, içerisinde binlerce iş
yerinin bulunduğu ancak atıl vaziyette
olan, hukuksuzluğun, kanunsuzluğun
yaşandığı korku tüneli haline
gelmiştir. Yıllardır mücadele ediyoruz.
Sesimizi duyurabilmek için de devletin
tüm ilgili makamlarına kadar çıktık
hala yasal bir işlem yapılmıyor. İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir
Belediyesi buranın kaçak olduğunu,
buranın yasal olmadığını bildiği
halde, kendi resmi raporları olmasına
rağmen halen yasal bir işlem yapmadı.
Kanunlar ve yasalar olmasına rağmen
kimse bu yasayı dinlemiyor. Otogara
giriş çıkış ücretleri alınmaya devam
ediyor. Zabıta görevini zor şartlarda
yapıyor.” diye konuştu. Büyükşehir
Belediyesinin konuya ilişkin müfettiş
raporlarının bulunduğunu hatırlatan
Önal, “Otogar, havaalanı gibi yerlerde
ilk yarım saat ücret alınmaması
gerekirken, mahkeme ve Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü (UKOME) kararları olmasına rağmen hala ücret talep
ediyorlar. Maalesef bu giriş çıkış ücretlerinde her gün 100 bin liraya yakın bir
para vatandaşlardan alınıyor.
Belediyenin UKOME kararı var ve burada açıkça ifade ediliyor. Bu uygulama 2 yıl uygulandı ancak şuan
uygulanmıyor.” ifadelerini kullandı.
CİHAN
S
ıkıştığı yerden kurtarılan kedinin iki
ayağının kırık olduğu
tespit edildi. Yaralı kedi,
veterinere gönderilerek tedavi altına alındı.
Metrobüs durağındaki
akbil dolum makinesinin
altında bir kedinin korkuyla ses çıkardığını
gören vatandaşlar, kediyi
çıkamayınca itfaiyeyi
aradı.
Olay yerine gelen itfaiye
ekipleri hayvanı sıkıştığı
yerden kurtarmadı güçlük
yaşadı ve makinenin camı
görevliler tarafından
söküldü.
Hayvan sıkıştığı yerden
güçlükle çıkarıldı. İtfaiyecilerin yoğun ilgi göster-
diği kedi hızla Şişli
müfrezesine götürüldü.
Yaralı hayvana et ve süt
veren itfaiyeciler kediyi
Şişli Belediyesi’ne ait
Kısırlaştırma ve Rehabilitasyon Merkezi görevlilerine teslim etti.
Hayvanın arka iki
ayağının kırık olduğu
tespit edilirken, Veteriner
Necdet Uğur, kediyi
muayene etti.
Kediye ilk müdahaleyi
yaptıklarını belirten Uğur,
“Yavrunun röntgenini
çekiyoruz.
Enfeksiyonu var. Ondan
sonra gerekli tedavileri yapacağız.” ifadelerini kullandı.
CİHAN
9 MAYIS 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
MEB 825 bin
90 öğrenci taşıdı
Fatih Koleji Matematik Olimpiyatı’nda
bronz madalya kazandı
Zafer Koleji, Sosyal Bilimler Olimpiyatı'ndan altın madalya ile döndü
Sakarya Fatih Koleji, Safranbolu Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği 3. Ulusal Ünsal Tülbentçi Matematik Olimpiyatı’ndan bronz madalya ile döndü.
M
erhum iş adamı Ünsal Tülbentçi adına düzenlenen
yarışmaya 63 ilden 100 okul ve
300 öğrenci katıldı. Finalde, 38
ilden 300’e yakın öğrenci dereceye girebilmek için ter döktü.
Her okulun 6-7-8. sınıflarından
birer, toplamda ise 3 öğrencinin
temsil edildiği yarışmada Antalya
Bilim Sanat Merkezi, İstanbul
Özel Nilüfer Coşkun Koleji ve İstanbul Özel Coşkun Koleji altın
madalya aldı.
Gümüş İstanbul Özel Çağ Fatih
Ortaokulu, Kahramanmaraş Özel
Kahramankent Ortaokulu ve Bilecik Özel Sevgi Çiçeği Ortaokulu
ise gümüş madalya elde etti. Çekmeköy Özel 125. Yıl Ortaokulu,
Menemen Şehit Kemal Or-
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
taokulu, Afyon Hacı Ahmet Yesevi ve Sakarya Özel Fatih Ortaokulu öğrencileri bronz
madalya kazandı.
Sakarya Fatih Koleji 8. sınıf
öğrencisi Muhammed İhsan
Gün’ün Bronz madalya kazanması okulda büyük sevince yol
açtı.
Okul Müdürü Bayram Yayla, yaptığı açıklamada, Sakarya Fatih
Koleji olarak okulu ve Sakarya’yı
her alanda en iyi şekilde temsil
etmenin gayreti içerisinde olduklarını belirterek, “Bu konuda her
zaman bize desteklerini veren
yönetim kurulumuza, genel
müdürümüze, veli, öğrenci ve
öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.” dedi.
CİHAN
11
Afyonkarahisar Özel Zafer Koleji, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İstanbul’da yapılan Liselerarası 6. Ulusal Sosyal Bilimler Olimpiyatı (USOBO) yarışmasından altın ve gümüş madalyayla döndü.
Ö
ğrenciler elde ettikleri
başarılarla Afyonkarahisar'ın gururu oldu. Afyonkarahisar'da 20 yıldır proje,
olimpiyat, LYS-YGS ve spor
alanlarında sergilediği
başarılarla bilinen Zafer Koleji
geleneği devam ettiriyor.
Lise öğrencilerinin sosyal alanlara yönelik ilgi ve becerilerini
ortaya çıkarmayı hedefleyen
olimpiyatlara 'proje, metin
analizi ve forum' kategorilerinde Türkiye genelinden bin
500 öğrenci katıldı.
Yapılan elemeler sonucunda
200 öğrencinin çalışmaları yarı
finale çıktı. Finallerde Afyon
Zafer Koleji öğrencisi
Muhammed Ali Deniz ‘Edebiyat-dil-din’ ile forum dalında
altın madalya, yine Zafer Fen
Lisesi öğrencisi Alp Erendur da
‘Psikoloji, Sosyoloji ve Felsefe’
isimli eseriyle forum dalında
gümüş madalya kazandı.
Afyon Özel Zafer Eğitim Kurumları Genel Müdürü Kadir
Çakır, sosyal bilimlerde
başarılı olacak kurum ve kuruluşların gelecekte hep ön
planda olduğunu söyledi.
Çakır, Sosyal Bilimler Olimpiyatında son 3 yılda 6 Türkiye
2.liği (gümüş madalya), bir
Türkiye Şampiyonluğu (altın
madalya) elde ettiklerini belirterek, “Fen bilimlerindeki
başarılarımıza sosyal bilimleri
de eklemenin mutluluğunu
yaşıyoruz. Başarıda emeği
geçen öğretmen ve öğrencilerimi tebrik ediyorum." dedi.
SPORDA SON İKİ YILDA 27
AFYON ŞAMPİYONLUĞU
ÇIKARDI
Sosyal ve fen bilimleri
alanında adından sıkça söz ettiren okul spora da damgasını
vurdu. İl Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği liseler
arası müsabakalarda Badmintonda gençler bayan
takımı Afyon şampiyonluğunu,
kulüp gençler hentbol takımı
Afyon şampiyonluğu, eskrim
takımı da geçen sene Afyon
şampiyonluğu, Türkiye 8.'liğini
elde etti.
Eskrim takımı, bu yıl Afyon
şampiyonluğunu alarak,
Türkiye şampiyonasında bölgeyi temsil etme hakkı
kazandı.
Ayrıca, basketbol takımı da
Ege Bölgesi özel okullar arası
şampiyonada bu seneki ilk
şampiyonluğuna ulaştı.
CİHAN
illi Eğitim Bakanlığı (MEB),
M
2013-2014 eğitim öğretim
yılında 460 bin 917'si ortaöğretim öğrencisi olmak üzere,
toplam 825 bin 90 öğrenciyi
taşıdı.
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan verilere göre, 2013-2014
eğitim öğretim yılında 81 il ve
902 ilçede toplam 460 bin 917 ortaöğretim öğrencisi taşındı.
Ayrıca 2013-2014 eğitim öğretim
yılında 420 bin 422 ortaöğretim
öğrencinin de yemek
hizmetinden yararlanması sağlandı.
Millî Eğitim Bakanlığı Taşımalı
İlköğretim Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda yürütülmekte
olan Taşımalı İlköğretim Uygulaması kapsamında 2013-2014
eğitim öğretim yılında 81 il ve
902 ilçede toplam 825 bin 90
ilkokul ve ortaokul öğrencisi
taşındı.
Ayrıca 2013-2014 eğitim öğretim
yılında toplam 800 bin 167
öğrenci yemek hizmetinden
yararlandı. Verilere göre 20132014 yılı toplam taşıma ve yemek
giderleri ise 962 milyon 668 bin
969 TL oldu..
AA
Yamanlar Koleji Akdeniz’in de İncisi Oldu
ürkiye’nin seçkin
T
okullarının 9,10 ve
11. sınıflarında okuyan
öğrencilerin katılımı ile
yapılan olimpiyatta
İzmir Özel Yamanlar Fen
Lisesi 10. sınıf öğrencisi
Ahmet İleri, 100 tam
puan alarak birinci
oldu. Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Konferans Salonu'nda
düzenlenen ödül
töreninde madalyalarını
Akdeniz Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. İsrafil
Kurtcephe ve jüri
başkanı Prof. Dr. İlham
Aliyev`den alan Yamanlar Koleji öğrencileri
başarılarını büyük bir
sevinçle kutladı.
4-5 Mayıs 2014 tarihlerinde Akdeniz
Üniversitesi`nin
Antalya’da düzenlediği 19. Ulusal
Akdeniz Matematik
Olimpiyatında
İzmir Özel Yamanlar Koleji, 7 altın, 5
gümüş, 3 bronz
toplam 15 madalya
kazanarak birinci
oldu.
Balkan matematik
olimpiyatlarında
altın madalya
4-6 Mayıs 2014 tarihleri arasında Bulgaristan’nın Plevne
şehrinde düzenlenen 31. Balkan
Matematik Olimpiyatlarında Yamanlar
Koleji öğrencileri
Osman Akar altın
madalya alırken,
Emre Girgin gümüş
madalya kazandı. 6
kişiden oluşan Türk
Milli Takımının tek
altın madalyasını
Yamanlar Koleji
öğrencisi Osman
Akar aldı. Yamanlar
Eğitim Kurumları
Genel Müdürü Sebahattin Kasap, “Geçen hafta
Ulusal Sosyal Bilimler
Olimpiyatında bu hafta
da Akdeniz Matematik
Olimpiyatında en çok
madalya alan okul
olduk. Öğrencilerimizin
her girdiği ulusal ve
uluslararası yarışmada
başarılar kazanması onları geleceğe hazırlarken
bizim çalışma heyecanımızı artıyor.” dedi.
Haber Merkezi
12
9 MAYIS 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Yürüyelim arkadaşlar
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
S
ağlıklı yaşamak ve hastalıklardan uzak kalmak “tıbbi tedbirlerle” değil “doğru hayat tarzı ve
davranışlarla“ mümkün olabilir.
Senelerdir insanlarımıza bu basit
gerçeği anlatmaya çalışıyorum.
İlaç endüstrisinin ”pazarlama kurumu modern tıp” ise koruyucu
hekimliği defterinden silmiş atmış,
basit tedbirlerle geçecek sıradan
şikâyetleri bile hastalıklara çevirmeye uğraşıyor.
Hiçbir hastalığı olmayan insanların
da ilaç içmesi için elinden geleni
ardına koymuyor ve doğrusu
bunda da başarılı oluyor.
Modern dünyada modern tıp
sayesinde sapasağlam insanlar da
artık “ilaç abonesi” olmuş durumdalar. Oysa hastalıklar ilaçlarla
değil “adam gibi” yaşayarak önlenebilir.
Hastalık Kontrol ve Önleme
Merkezi CDC, her sene USA’ da 900
bin kadar insanın hayatını kaybetmesine yol açan beş hastalığa
bağlı ölümlerin yüzde 40’ ının
sağlıklı hayat tarzı ile önlenebileceğini bildiriyor (1).
Kalp hastalıkları nasıl önlenir?
Dünyanın birçok ülkesinde de en
çok ölüme yol açan bu hastalıklar
listesinde kalp hastalıkları ilk
sırada yer alıyor.
Kalp-damar hastalıkları çok seyrek
doğuştan gelen kusurlar dışında
tamamen hayat tarzından kay-
naklanan bir hastalık.
Sağlıksız beslenme (rafine şeker,
un, trans yağlar, fazla tuz) ,
hareketsizlik ve tütün kullanımı ile
hipertansiyon ve tip 2 diyabet başta
gelen risk faktörleri.
Modern tıp, tüm bu risk faktörlerini
görmezden geliyor ve kalp hastalıklarından korunmak için sağlıklı insanların bile kolesterol hapı
yutmasını “emrediyor“.
Oysa kalp hastalıklarının sebebi
kolesterol yüksekliği değil, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve
sigaradır; yapılması gereken de
bunların azaltılması veya ortadan
kaldırılmasıdır.
Dünya Sağlık Örgütü’ nün yeni
yayınladığı Fiziksel Aktivite Raporu
da, hareketsizliğin kalp hastalığı
riskini yüzde 30 artırdığını
bildiriyor (2).
İlaç endüstrisinin ve onlarla çıkar
ilişkisi olan tıp derneklerinin “yere
göğe koyamadıkları kolesterol haplarının” faydası da ancak bu kadar!
Üstelik kolesterol ilaçlarının “diyabetten hafıza kaybına, iktidarsızlıktan kas ağrılarına, böbrek
yetersizliğinden katarakta” kadar
onlarca “aksi tesiri” var ve bunlara
milyarca lira harcanıyor.
Gelelim neticeye
Allah’ ın “Yürü ya kulum”
tavsiyesini aklımızdan çıkarmayalım ve “yürüyelim arkadaşlar”.
Genç kalmanın yeni sırrı
S t r e s ve ko r k u a s t ı m
a t a k l a r ı n a yo l a ç ı yo r
H
acettepe Üniversitesi (HÜ)
Tıp Fakültesi Halk Sağlığı
Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hilal
Özcebe, Dünya Astım Günü
dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, önemli bir akciğer hastalığı olan astımın, çevre
etkenlerinin artmasıyla artış gösterdiğini belirterek, dünyada yaklaşık 235 milyon astımlı hasta
olduğunun öngörüldüğünü ifade
etti.
Hastalığın, özellikle gelişmekte
olan ülkelerde astım atakları
sırasında ölümlere neden
olduğunu kaydeden Özcebe, ataklar sırasında solunum yollarında
ani daralmalar meydana geldiğini
ve bu nedenle hastaların ani
gelişen nefes darlığından
yakındıklarını bildirdi. Özcebe,
solunum yollarındaki daralmanın
nedeninin açık olarak bilinmemekle birlikte kapalı ortam
havasında bulunan alerjenler, dış
ortamdaki polenlerin yanı sıra
tütün dumanı, çalışma ortamındaki kimyasallar ve hava kirlil-
iğinin de ataklara yol açabildiğini
vurguladı. Kış mevsiminde, soğuk
hava ve özellikle hava kirliliğinin
arttığı günlerde astım ataklarının
arttığına dikkati çeken Özcebe,
"Astımın soğuk ve kirli hava ile ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Stres, korku ya da fiziksel
egzersiz ile de astım atakları artmaktadır" dedi.
"Genetik yatkınlık etkili"
Özcebe, astım ataklarının genetik
yatkınlık ile dış ortam özelliklerinin birlikte etkili olduğunun
tahmin edildiğini söyledi.
Hastalığın başlıca belirtilerinin,
ani olarak ortaya çıkan nefes darlığı ve hışıltılı solunum olduğunu
anlatan Özcebe, şunları kaydetti:
"Hastalar yeteri kadar havayı
ciğerlerine alamadıklarını
hissederler. Astımın tanısında
hastaların verdiği tipik nefes darlığı öyküsünün yanı sıra astıma
özel solunum fonksiyon testleri
yapılması gerekir. Hastalar ataklar dışındaki zamanlara sağlıklı
görünümdedirler, astımlı olduğu
fark edilmez ve normal yaşamlarını sürdürürler. Astım atağını
tetikleyen faktörlerin olmadığı
durumda normal şekilde spor da
yapabilirler. Astım hastalığının
kesin bir nedeni bilinmediği için
net bir tedavi de söz konusu
değildir. Ancak astımlı hastalarda
atakların ortaya çıkmasını önlemek veya atakların hafif geçirilmesini sağlamak, sonuç olarak
hastaların rahat bir yaşam
sürmesini sağlamak mümkündür.
Bunun için nefes darlığı sorunu
yaşayanların doktora başvurması
gerekir. Çeşitli muayene ve laboratuvar incelemeleri yapıldıktan
sonra kişiye özel uygun bir tedavi
ve izleme programı yapılabilir.
Bazı hastaların sürekli ilaç kullanması gerekebilir, ayrıca ani
ataklar sırasında hemen kullanılmak üzere nefes yollarını açan
sprey türü ilaçlardan da yararlanılır. Bazı hastalarda astım
atakları çok ağır seyredebilir, bu
gibi durumlarda hastaların has-
taneye yatırılarak tedavi edilmesi
ve hastaneden çıktıktan sonra da
izlem yapılması gerekir."
"Astım vakalarının haritası
çıkarılmalı"
Astıma yönelik bireysel müdahalelerin yanı sıra ülkelerin sağlık
politikasının da çok önemli
olduğunu vurgulayan Özcebe,
"Ülkede astım vakalarının haritalarının çıkarılması, etkileyen etmenlerin analiz edilmesi ve
özellikle riskli bölgelerin tanımlanması gerekir" dedi.
Özcebe, sık ve yaygın olarak
görülen tütün dumanına
maruziyet, iç ve dış ortam hava
kirliliği gibi risk faktörlerinin
azaltılmasına yönelik politikaların benimsenmesi ve uygulanması gerektiğini ifade ederek,
"Bunun dışında maliyet etkili müdahalelere ulaşımın sağlanması
gerekir, bu müdahaleler arasında
standartların geliştirilmesi, ilaç ve
tıbbi hizmetlere ulaşım yer almaktadır" diye konuştu.
AA
Sigara dumanı da astıma sebep olabilir
G
enç farelerin kanının enjekte
edildiği yaşlı farelerin zihinsel ve
fiziksel becerilerinin arttığı belirlendi.
Araştırmacılara göre, genç kan hem
beyni hem de kasları gençleştiriyor.
Araştırmalar, insan yaşına göre 20 ve 60
yaşlarına denk gelen iki grup fare üzerinde yapıldı.
ABD'de Harvard ve Stanford üniversitelerinden bilim adamlarının araştırması, genç farelerin kanının yaşlı
farelerin beyin ve bedeninde
''dinçleştirici etki'' sağladığını gösterdi.
Stanford Üniversitesi'nden bir ekip, 24
gün boyunca 3 aylık farelerin kanını 8
kez, 18 aylık ve daha yaşlı farelere enjekte etti. Farelerin ortalama yaşam
süresinin 2 yıl olduğunu hatırlatan bilim
adamları, genç farelerin kanının enjekte
öğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Fulya Gürkan, sigara dumanı,
G
hava kirliliği, besin ve katkı maddeleri,
edildiği yaşlı farelerin hafıza ve yeni
''görevleri'' öğrenme testlerinde daha
başarılı olduğunu, fiziksel olarak da
güçlendiğini gördü. Harvard Üniversitesi'nden bilim adamları ise genç farelerin
kanında daha fazla bulunan bir maddeye odaklandı.
reflü, duygusal etkenler, alerjiler, ilaçlar,
migren , egzersiz, soğuk hava, tahriş edici
kokular, solunum yolu enfeksiyonları ve
mesleksel etkenler gibi sebeplerin, astıma
sebep olabileceğini söyledi.
Özel Hayat Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Fulya
Gürkan, her yıl Mayıs ayının ilk Salı
gününde kutlanan "Dünya Astım Günü" ile
ilgili değerlendirmede bulundu. Dünya
Sağlık Örgütü’nün son açıkladığı verilere
göre, dünyada 300 milyon astım hastasının
olduğunu anlatan Uzm. Dr. Gürkan, 2025
yılında da bu rakamın 400 milyona çıkmasının beklendiğini ifade etti. Gürkan,
çevre kirliliği, modern yaşam biçimi, katkı
maddeli gıdalar gibi çeşitli etmenlerin etkisiyle, hastalığın görülme sıklığının her
geçen gün arttığına dikkat çekti. Türkiye’de
Amy Wagers ve ekibi, insan kanında da
bulunan GDF11 proteininin yaş ilerledikçe azaldığını belirterek, farelere
yapılan GDF11 enjeksiyonlarının yaşlı
farelerin zihinsel ve fiziksel becerisini
olumlu etkilediğini vurguladı. Wagers ve
Villeda, konuyla ilgili başka araştırmaların yapılması gerektiğine işaret etti
Alzheimer gibi hastalıkların daha iyi anlaşılmasına ışık tutabilecek araştırmaların sonuçları ''Nature Medicine''
dergisinde yayımlandı.
AA
yaklaşık olarak 4 milyon astım bronşit hastası olduğunu belirten Gürkan, "Astımda;
nefes darlığı, öksürük, göğüste sıkışma veya
baskı hissi, hırıltılı solunum gibi belirtilerden biri veya birkaçı olabilir. Bu şikayetler
tekrarlayıcıdır ve nöbetler halinde gelir.
Kendiliğinden veya ilaçlarla kaybolur.
Şikayetler genellikle gece veya sabaha karşı
ortaya çıkar, mevsimsel özellik gösterebilir."
dedi. Hastalıkta sigara dumanı, hava kirliliği, besin ve katkı maddeleri, reflü, duygusal etkenler, alerjiler, ilaçlar, migren ,
egzersiz, soğuk hava, tahriş edici kokular,
solunum yolu enfeksiyonları ve mesleksel
etkenler gibi sebeplerin, bir takım şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olabileceğini
vurgulayan Gürkan, astım hastalığının tedavisi ve kontrol altında tutulmasının,
hastalığı tetikleyen etkenlerden kaçınılması
ve doktorun verdiği ilaçların düzenli olarak
kullanılmasıyla mümkün olabileceğini dile
getirdi.
CİHAN
Perşembe güney ve iç kesimlerde kuvvetli, doğuda hafif yağış var. Akdeniz'de akşama doğru şiddetlenecek
yağış olumsuzluklara yol açabilir. Kuzey kesimlerde yağış yok ama kuvvetli poyraz üşütmeye devam ediyor.
İstanbul öğleden sonraları bulutlu, 17 derece sıcaklığa rağmen sert poyraz üşütüyor. Cuma ise İstanbul soğuk, yağış
var. Ankara gündüz bulutlu, akşam yağmur var, sıcaklık 21 derece. İzmir de öğleden sonra bulutlanacak, sıcaklık 25
derece. Kuzeyli rüzgar akşam üşütüyor. Bursa bulutlu, Adana'da ise 2 gün sağanaklar sürecek. Marmara 20 derecelere
çıksa dahi rüzgar kuzeyden sert estiği için hava serin hissediliyor. Perşembe de hava sık sık bulutlu. Cuma günü ise Marmara genelinde soğuk ve yağışlı geçecek.
İç Anadolu bulutlu ve ılık, akşama doğru yağmur geliyor. Konya-Aksaray-Niğde-Nevşehir arasına daha şiddetli yağacağından, yıldırım, dolu ve taşkın riski de var. Ege kıyıları kısa süre güneşli, zamanla hava bulutlanacak. Akşama
doğru Muğla ve Denizli arasında yerel yağışlar görülebilir. Cuma günü ise bölgeye kuvvetli yağış geliyor. Kuzeyli rüzgarlar 3 gün daha üşütecek. Akdenizliler dikkat! Perşembe kuvvetli yağış var. Özellikle Antalya'nın Serik, Manavgat,
Alanya kesimi ile Mersin geneline yağmur akşam çok şiddetli yağacak.
Kuzey Kıbrıs'ta da yağış çok kuvvetli. Yıldırım, su baskını ve taşkın riski yüksek. Güneydoğu'da ise Gaziantep-Şanlıurfa arası yağmurlu. Diyarbakır bulutlu ve 28 derece. Doğu Anadolu'da hava ılık, Kars, Erzurum, Muş, Bitlis, Van
boyunca yağış var. Sıcaklık Erzurum'da 19, Malatya'da 26 dereceyi buluyor. Karadeniz'de Trabzon, Rize yağışlı. Batı ve
Orta Karadeniz bulutlu, poyrazın etkisiyle hava serin hissediliyor. Cuma'dan itibaren ise yağışa rağmen sıcaklıklar
artışa geçecek.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
9 Mayıs Cuma
15
Rüzgar
14
13
Bugün
9 Mayıs Cuma
Nem
%63
20
Rüzgar
13
9
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
9 Mayıs Cuma
Nem
% 76
22
Bugün
9 Mayıs Cuma
Rüzgar
22
13
Nem
% 96
21
Rüzgar
20
14
Nem
% 72
9 MAYIS 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
İzmir’e Nisan
ayında gelen
turist sayısı
yüzde 5.49 arttı
13
Atölyesinde turistlere hem sipsi
yapmasını hem de çalmasını öğretiyor
M
İ
zmir’e Nisan ayında gelen turist
sayısının, bir önceki yıla göre
yüzde 5,49 arttığı bildirildi. İzmir
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün
verilerine göre: şehre havayoluyla
Nisan ayında 60 bin 306, denizyoluyla 38 bin 315 kişi olmak üzere
toplam 98 bin 621 kişi geldi.
Bu rakam geçen yıl 94 bin 750 kişi
de kalmıştı. İzmir’e gelenlerin ülke
sıralamasında Almanya 62 bin 142
kişi ile başı çekerken Fransa 20 bin
874, İtalya 15 bin 362 ve İngiltere 9
bin 448 kişi sıralamada yerlerini
aldı.
Yüzdelik bazda ise İzmir’e gelen
yabancı sayısı Ocak-Nisan aylarında şöyle: Almanya yüzde 33,
Fransa yüzde 11, Hollanda yüzde
9, İtalya yüzde 8, İngiltere yüzde 5,
Belçika yüzde 3,İran yüzde 3, Yunanistan yüzde 3, ABD yüzde 3,
Avusturya yüzde 3, Diğerleri yüzde
19.
İzmir’e hiç turist göndermeyen
ülkeler arasında ise Katar,
Okyanus ve Sudan yer alırken
Bahreyn ile Tacikistan’dan birer,
Yemen'den de 3 kişinin geldiği belirlendi.
CİHAN
üzik aletleri ustası, atölyesinde turistlere
hem sipsi ve zurna yapmasını hemde çalmasını öğretiyor. Antalya Manavgatlı otantik
müzik aletleri yapımcısı ve sipsici Fehmi Şanlı,
turizm şehrine gelen turistlere Manavgat
Belediyesi'nin Cumhuriyet Meydanı'nda tahsis
ettiği atölyesinde kamış, gül dalı ve dut ağacından sipsi ve zurnanın nasıl yapıldığını gösteriyor.
K a r a c a b e y L o n goz u t u r i z m e a ç ı l ı yo r
B
ursa Büyükşehir Belediyesi,
Türkiye’nin en önemli subasar ormanlarından biri olan Karacabey Longozu’nu turizme açmak için çalışma
başlattı. Başkan Recep Altepe, Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, AK
Parti İlçe Başkanı Murat Erol ve
Büyükşehir bürokratlarıyla birlikte
Karacabey Longozu’nda incelemelerde bulundu. Başkan Altepe, ilçedeki
temasları sırasında Boğazköy, Yeniköy
ve Kurşunlu’yu da gezerek eksiklikleri
yerinde tespit etti.
Bursa’da her türlü doğa harikasının
mevcut olduğunu ve bu güzellikleri
ortaya çıkarmak için canla başla
çalıştıklarını belirten Başkan Altepe,
bu çerçevede Karacabey Longozu’na
büyük önem verdiklerini söyledi. Nadide bir doğal güzellik olan,
Türkiye’de sadece 3 yerde bulunan ve
subasar ormanı olarak tabir edilen
longozlardan en büyüğünün Karacabey’de olduğunu dile getiren
Başkan Altepe, bölge insanının ve
Bursalıların bilmediği bu zenginlikleri
hem Türkiye’ye hem de dünyaya tanıtmak istediklerini ifade etti. Karacabey
Longozu’nu tabiat parkı statüsüne
alarak doğal dokuyu muhafaza eden
ve insanların tanıyarak buradan istifade etmelerini sağlayan çalışmalara
başladıklarını söyleyen Başkan Altepe, bölgeyi gündeme taşımayı hedeflediklerini kaydetti. Başkan Altepe,
“Burası her türlü turistik faaliyetlerin
yapılabileceği, kamp alanlarının kurulabileceği, florası ve faunasıyla
muhteşem bir yer.
İnşallah burayı ilçe belediyemizle birlikte insanların konaklayabileceği,
gezebileceği, eğlenebileceği bir yer
haline getireceğiz. Gerek Bursa
gerekse Karacabey turizmi büyük
kazanım elde etmiş olacak. Bursamız
da longoz ormanlarının farkına varmış olacak” dedi. Karacabey Belediye
Başkanı Ali Özkan ise, tarım ve hayvancılıkla anılan bir ilçe olmaktan çıkmak ve turizmle anılan bir ilçe olmak
istediklerini söyledi. Bu konuda
Büyükşehir Belediyesi’yle birlikte
hareket ettiklerini ve Karacabey’in
zenginliklerini ortaya çıkarmak için
startı verdiklerini vurgulayan Özkan,
desteklerinden dolayı Başkan Altepe’ye teşekkür etti. Karacabey Longozu, Avrupa’da artık yok olan ve
bahar aylarında sular altında kalan
yaz aylarında da suların çekilmesiyle
muhteşem bir görüntüye kavuşan
subasar ormanlarının Türkiye’deki en
canlı örneği olarak biliniyor.
Bugüne kadar 217 farklı türde kuşun
tespit edildiği longoz; sürmeli
kumkuşu, kıyı çamurçulluğu, yılan
kartalları, yalıçapkını ve ak pelikanlar
gibi nadir görülen türlerin yanında
çeşitli sürüngenlere ve zengin floraya
ev sahipliği yapan muhteşem bir ekosistemi bünyesinde barındırıyor. Karacabey Longozu’nda, özellikle yaz
akşamları Afrika savanlarını aratmayan manzaralar yaşanıyor.
CİHAN
Aynı zamanda sipsi virtözü olan Şanlı, atölyesine gelen turistlere sipsi resitali sunuyor. Atölyesinde günlük ortalama 7 sipsi ile 5 zurna
yaptığını belirten Şanlı, Türkiye'de sipsi denilince ilk akla gelen yerin Göller Bölgesi'nde Burdur'un Dirmil ilçesi geldiğini söyledi.
Sipsinin Teke yöresinde yoğun kullanılan müzik
aleti olduğunu belirten Şanlı, yaptığı sipsinin
tanesini 10, dut dalından yaptığı zurnaların
tanesi 20 liradan sattığını kaydetti.
Rus, Alman, İngiliz, Belçika, Hollanda, Norveç
ve Avusturyalı turistlerin sipsinin sesini
beğendiklerini belirten Şanlı, "Turistler satın
aldığı sipsi ve zurnayı çalmak istiyor. Sipsinin
hangi parmaklar kullanılarak çalındığını gösteriyorum.
Turistler, sipsi ve zurnadan ses çıkarmayı
beğeniyor. Genelde turistler sipsiyi kendileri ve
yakınlarına hediye götürmek için alıyor. Sipsi ve
zurnanın sesini otantik buluyorlar. " dedi. Rus
turist Natalia İbrahimov, sipsinin sesini
beğendiğini Moskova'da arkadaşlarına hediye
etmek sipsi aldığını söyledi.
CİHAN
Tablet bilgisayarın atası Yenikapı'dan çıktı Alahan Manastırı restorasyonu
Y
1,5 milyon TL'ye mal olacak
enikapı’daki Marmaray kazısı
sırasında ortaya çıkan eserler, İstanbul’un tarihi mirasını 8 bin 500 yıl
öncesine götürdü. İstanbul Üniversitesi
(İÜ) tarafından yürütülen projede, replikası yapılarak yüzdürülmesi
düşünülen batık gemiden çıkan ahşap
defter, günümüzde tablet bilgisayarın
atası kabul ediliyor. Aynı zamanda
Bizans İmparatorluğunun hayvan
kültürüne ilişkin çok çarpıcı bilgilere
ulaşan uzmanlar, at etinden yaban
eşeğine kadar pek çok hayvanın etinin
tüketildiği bilgisine de kazılar sonrası
ulaştı. İ.Ü tarafından yürütülen ve
kazılar sonrası ortaya çıkan kalıntılar,
Türkiye’deki uzmanlar kadar bütün
dünyada ses getirdi. Kalıntıların organik ürünler olarak günümüze ulaşması bilim camiasında büyük yankı
uyandırdı.Üniversite tarafından AB
fonu desteğiyle hazırlanan proje,
Yenikapı 12 isimli batığın yeniden
yüzdürülmesini amaçlıyor. Batık, 2015
yılı ortalarında yeniden yüzer hale getirilecek.
Replika için hazırlıklar sürerken,
bölgedeki kazıları yapan ekipten Doç.
Dr. Ufuk Kocabaş kalıntılara ilişkin
çarpıcı bilgiler verdi. Bizans’ta Teheodasius Limanı olarak bilinen şimdiki
Yenikapı bölgesinde organik ürünlere
ulaşıldığını, bunun kara kazılarına
oranla nadir karşılaşılan bir durum
olduğunu söyledi. Bulunan bir batığın
yüzde 60 oranında korunmuş olarak
günümüze ulaştığını anlatan Kocabaş,
“Bu batık bizim için doktora tezi anlamında incelenen ilk eser oldu. Artık
yapının eksik olan bölümlerinin inşası
için gereken bilgilere sahip bulunuyoruz. Gemi yaş tespiti ve içinde bulundurduğu anforalar dikkate alındığında
rotası olarak Karadeniz bölgesini işaret
ediyor. M.S 9. yüzyıla ait olduğu
düşünülen geminin Kırım’daki Kersonesos Kentinden ticaret yaptığı ve ürünleri buradan İstanbul’a taşıdığı
düşünülüyor. Gemi içinden özel bir
bölüm dikkatimizi çekti. Bu bölümden
kaptan ya da mürettebata ait olduğu
düşünülen çok ilginç eşyalara ulaşıldı.”
dedi. Kocabaş, “Ben buna 'Yenikapı’nın
mucizesi' diyorum. Batıklardan birinde
bizim dipdik dediğimiz, yani not defteri
gibi, bugünün belki notebooku gibi bir
şey çıktı. Ahşaptan ve defter gibi açılabiliyor. Birkaç sayfası var ve bunlara
K
aymakam Şahin, Mut’a
yaklaşık 20 km uzaklıkta
olan Alahan restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca
UNESCO’ya Dünya Tarih Listesi'ne girmesi amacıyla başvuruda bulunulan Alahan
Manastırı'nın 2 yıldır devam
eden restorasyon çalışmalarının bu yıl tamamlanacağı bildirildi.
balmumu sürülerek üzerine notlar
almak mümkün. Tablet bilgisayar gibi
düşünün. Ayrıca sürgülü olan
bölümünü çektiğiniz zaman da küçük
ağırlıklar, kuyumcuların hassas terazi
olarak kullandığı taşlar var. Küçücük
bir terazi var. Yenikapı batıkları her
yönüyle bir fenomen. Çıkan 37 batık
gemisiyle ve bulunan organik
malzemeleriyle. Çünkü organik
malzemeleri diğer kazılarda bulmanız
pek mümkün olmaz. Bence Yenikapı
kazılarının en önemli özelliği organik
malzemelerdir.” şeklinde konuştu.
Kocabaş, Marmaray Sirkeci İstasyonu
kazısı sırasında deniz seviyesinden 28
metre aşağıda bile arkeolojik kalıntılara
ulaşıldığını belirterek, “Bu inanılmaz
bir şey. Orada bir kaymanın olduğu anlamına geliyor. Rıhtımın normal su seviyesinden biraz da ha altta olduğunu
söylediler. İhtimal deprem sonucu
denize doğru kayma olduğunu gösteriyor. Yine lastikli araçların geçişi için
planlanan güzergahın Bukaleon
Sarayı’nın önünden çıkması
düşünülüyor. Oradan da önemli eserler
çıkabilir.” ifadelerini kullandı.
Yenikapı’daki kazılarda hayvan kalıntılarını inceleyen ekibin başında bulunan İ.Ü’den Prof. Dr. Vedat Onar da,
Bizans’a ait bugüne kadar ulaşılan en
büyük at koleksiyonunun tamamladıklarını belirtti. Bölgenin tüketimi yapılan
hayvan kalıtlarının atıl bölgesi olarak
kullanıldığını açıklayan Onar, “Atların
tüketim amaçlı olarak kesildiğini
görüyoruz. Atların kesildiğini ilk kez biz
bu kazı çalışmasında gördük. Roma
döneminde bu et türü çok tercih edilen
bir tür değildi. Ama Bizans'ta bunu
gördük. Atların kullanımının çok farklı
olduğunu, acıdamak gemi denilen yöntemlerle atların zarar gördüğünü
gördük. 10 yaşın üzerinde ata rastlamak
zor. Ömürleri kısalıyordu. 57 hayvan
türünden kalıntılara ulaşıldı. Yunus ve
kaplumbağa avcılığı bile vardı.” dedi.
Prof. Dr. Onar, hayvan zenginliğinin
kendilerini şaşırttığını belirterek,
“Sanki Bizans’ın hayvanat bahçesine
kazı yapılmış bu sonuçlar elde edilmiş
gibi. Lykos Deresi boyunca alüvyonların taşıdığı bulgular da bu alana
taşınmış. Sanki Bizans'ın hayvanat
bahçesine kazı yapılmış bu sonuçlar
elde edilmiş gibi. Tespit edilen ilginç
yöntemlerden biri beyin çıkarma
olayıydı. Hayvanlardan tek parça
halinde beyinleri çıkarılıp tüketiliyordu. Aynı zamanda da ekonomik
değeri artıyordu. Beyin tüketiminin
olduğunu, sakatat tüketiminin
yapıldığını gördük. Atların tüketildiği,
yaban eşeklerinin, yunusların, karettaların tüketildiğini görüyoruz.” diye
konuştu. Fil, kesilmiş ayı ve hatta son
olarak bizon kalıntısına ulaşıldığını anlatan Onar, DNA testi ile bunun kanıtlanması durumunda bulgunun
kendileri için önemli olacağının da altını çizdi.
CİHAN
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ayrılan ödenek ve İl Özel
İdaresi tarafından 16 Kasım
2011 tarihinde yapılan ihale
sonucunda ilçenin tarihi ve
turistik yerlerinden birisi olan
Alahan Manastırı'nın
restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmalarında artık
son rötuşları yapılıyor. Kaymakam Şahin yaptığı açıklamada, ilçenin en önemli tarihi,
kültürel ve turistik miraslarından birisi olan Alahan Manastırı'nın Kültür Turizm
Bakanlığı'nca ayrılan ödenekle
2 yıldır restore edildiğini belirterek, "400-450 yılları
arasında inşası bitmiş olan
Alahan Manastırı uzun yıllar
tahribata uğramıştı. Valimiz
Hasan Basri Güzeloğlu’nun talimatlarıyla restorasyona başlandı.
Bu yenileme ve çevre düzenlemesi kapsamında doğu ve
batı kilise duvarlarının
güçlendirilmesi, eksik
malzemelerin tamamlanması,
derzlerin onarımı, duvar resimlerinin onarımı, doğu kiliseye koruyucu çatı yapılması,
ahşap yürüyüş yolları ve çelik
merdiven yapılması, kilise içi
ve çevre aydınlatması, yeşil
alan çalışması, otopark ve
çevre düzenlemesi, bekçi
kulübesi, danışma ve tuvalet
yapımı, sütunlu yolun
onarımı, duvar tamiratı ile
kiliseler içerisindeki
bezemelerin tamiratı yer
Mersin’in Mut Kaymakamı Mustafa Şahin,
Alahan Manastırı'nın
restorasyon çalışmalarının maliyeti 1 milyon 497 bin 296 TL'ye
mal olacağını söyledi.
alıyor. Yaklaşık 2 yıldır
restorasyonu süren Alahan
Manastırı, bu yıl turizme
kazandırılacak" dedi.
ALAHAN MANASTIRI TARİHÇESİ
Milattan sonra 440 -442'de
inşa edildiği tahmin edilen
manastır, batı kilisesi, doğu
kilisesi, kayalara oyulmuş
keşiş odaları ve çevredeki
mezarlardan oluşuyor. Kilise
binaları Ayasofya Müzesi ile
ortak mimari özellikleri
taşırken, süslemesinde
ustalıklı taş oymacılığı göze
çarpıyor. Alahan Manastır'ının, Hz. İsa Peygamberin
havarilerinden St. Paul ve yine
Tarsus'ta yaşamış Hıristiyan
öncülerinden Barnabas'ın
Anadolu'da Hıristiyanlığı yaymak için yaptığı yolculuklar
sırasında konakladıkları yerlerde yapılan mabetlerden biri
olduğu belirtiliyor.
CİHAN
14
Magazin-Tv
Deniz
Gezmiş’e
modacı
selamı
9 MAYIS
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
eslek hayatının 50’nci yılını kutM
layan Yıldırım Mayruk, yeni defilesiyle nefesleri kesti. Defilenin sonunda
sahneye çıkan Barbaros Şansal boynuna taktığı urganla Gezmiş ve
arkadaşlarının idamını protesto
etti.ıldırım Mayruk, meslek hayatının
50’nci yılı kutlamaları kapsamında
‘2023’e Hikâyeler’ serisinin 23’üncü defilesini seçkin davetlilerin katıldığı defileyle Swissotel The Bosphorus Balo
Salonu’nda modaseverlere tanıttı. Defilede mankenler, giydikleri tül ve
transparan elbiselerle nefesleri kesti.
Sanat hayatının 64’üncü koleksiyonunu dün görücüye çıkaran
Mayruk’un defilesinde podyum dünyasının eski ve yeni modelleri biraraya geldi.70 parçadan oluşan ve 150 kişilik üretim ve
sunum ekibibiyle üç ay gibi bir sürede tamamlanan koleksiyonda, üç boyutlu dokular, ipekliler, danteller, tüller, tüyler,
saç kelebekler ön plana çıkartıldı.HABER MERKEZİ
Ve Kenan Işık gözlerini açtı...
stanbul Beşikİbeyin
taş'ta 21 Mart'ta
kanaması
geçiren ve o tarihten bu yana
Amerikan Hastanesi'nde yoğun
bakımda tedavi
gören usta tiyatrocu
ve sunucu Kenan
Işık gözlerini açtı.
Günlerdir eşine refakatçi olan Beril
Işık, "Gözlerini açtı.
Bilincinin yerine
gelmesini bekliyoruz" dedi. Işık, tiyatrocunun bilinci
kapalı olmasına
rağmen gözlerini
açmasının, dokunmaya tepki vermesinin umutlarını
artırdığını söyledi.
Amerikan Hastanesi'nin son açıklamasında ise
"Hastamızın durumu halen stabil"
denildi. Tiyatrocuya
şiir dinleten, şarkı
çalan, Kitap okuyan
Işık, şunları
söyledi:"Süreç uzun
olacak. Seslenildiğinde,
dokunulduğunda
yüz ifadesinin mutluluk tablosu
çizmesi beni sevindiriyor. Şimdi gözlerini açıyor,
dokunulduğunda
yüzünde ve vücudunda kıpırdanmalar
oluyor. Algıları açık
ama bilinci açılmadı. Doktorlar
umutlu konuşuyor.
Bir an
önce bilincinin
yerine
gelmesini
ve bizi
tanımasını
bekliyoruz."
”HABER
MERKEZİ
ı
t
t
la
n
a
ı
y
la
o
ç
n
i
lg
i
yaşadığı
aba
S
Tü
mer’le Bu Gece programına sanatçı İntizar
konuk oldu. İntizar,
üniversite yıllarında
yaşadığı ilginç olayı anlattı:
“Üniversitede öğrenciyken 4 arkadaş finallere hazırlanıyorduk.
Ve artık nefes alalım
diye gece üçte cama çıktık. Bir cisim gördük,
tamamen tarif edilen
cisimdi. Bu nasıl bir illüzyon dedik. Sonradan
öğrendim tabii ne olduklarını ama arkadaşlara
soruyorum ‘Gördünüz
mü?’ diye. ‘Gördük’ diyorlar. Hepimiz birden
görünce şaşırdık,
sonuçta halüsinasyon
olsa bir kişi görür ama 4
kişi birden
gördü.”HABER MERKEZİ
Kuyucuoğlu
hastaneye yatırıldı
yuşturucu kullandığı
U
gerekçesiyle İstanbul
Narkotik Şube Müdürlüğü
tarafından hakkında işlem
yapılan Senem Kuyucuoğlu, tedavi görmek için hastaneye
yatırıldı.Kuyucuoğlu tedavi
öncesi de ilginç açıklamalar
yaptı.Oyunculuk eğitimi almak
için gittiği Amerika’dan 6 gün
önce dönen Kuyucuoğlu’nun
savcılıkta ifade verdiği öğrenilirken, tedavi edilmeyi talep
eden Kuyucuoğlu’nun İstanbul’da özel bir hastaneye yattığı
belirtildi. Ünlü manken önceki
gün katıldığı bir televizyon programında basına sızan ABD’de
çekilmiş fotoğrafları için “Cape
Town’daki fotoğraflarımı görünce
midem bulandı. Kendime bakamadım” diye
konuşmuştu.HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
08:10İyi Şeyler
08:35Küçük Hanımefendi
10:00Eline Sağlık
11:15İyi Şeyler
11:30İyi Fikir
13:00Haber
13:15Spor
13:20Hava Durumu
13:35Elde Var Hayat
14:55Aileler Yarışıyor
17:05Seksenler
19:00Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
19:55Böyle Bitmesin
03:15Aramızda Kalsın
04:45Saba Tümer'le Bu Gece
05:45Anlatacaklarım Var
07:00Oynat Bakalım
08:40Aramızda Kalsın
12:00Özge İle Yeni Hayat
14:30Anlatacaklarım Var
17:00Komedi Dükkanı
19:10Flashpoint
20:00Yıldızlara Yolculuk
21:45Şehrin Azizleri 2
06:45İrfan Değirmenci ile
Günaydın
09:00Doktorum
11:00 Mutfağım
12:15Gün Arası
12:30Kaynana Gelin
Seda’ya Gelin
15:00Evim Şahane
17:00Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Yalan Dünya
23:15Beyaz Show
06:45Bugün
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00En Güzel Bölüm
12:30Aşkın Bedeli
14:30Soframız
15:30Küçük Kadınlar
kardeşlerin hikâyesi...
16:45 En Güzel Bölüm
17:00 Beni Affet
19:00Star Haber
20:00Med Cezir
23:30 Sinema
05:30Adanalı
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00Kızlar ve Anneleri
15:00Alemin Kıralı
16:00Zahide ile Yetiş Hayata
19:00ATV Ana Haber
20:00Kimliksiz
22:15Yasak
00:00Gerçek Adalet
01:45Ekip 49
03:30Yedi Psikopat
05:10Dudaktan Kalbe
06:15Yeter Ki Sen Kazan
07:00Her Sabah
08:452. Sayfa
10:30Doktor Aytuğ
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:45Dudaktan Kalbe
16:15Dolu Dolu Anadolu
17:50Sıcak Gündem
18:00Ana Haber
18:50Yeter Ki Sen Kazan
19:50Fünye
21:45Kayıp Kimlik
23:45Hayatın Rengi
06:40Ejder Avcıları
07:00Kavak Yelleri
09:00Bir Bulut Olsam
11:00Bıçak Sırtı
13:00Menekşe İle Halil
15:15Hanımın Çiftliği
17:10Ejder Avcıları
18:10Kobra Takibi
20:00BKM Mutfak Çok
Güzel Hareketler Bunlar
21:30Kaplanlar Timi
23:50Ah Biz Kadınlar
08:45Lifestyle
08:55 Hava Durumu
09:00Haber Merkezi
09:15Ekonomi Piyasalar
09:20Spor
09:30Ekonomi Notları
10:00Haber Merkezi
10:15Ekonomi Piyasalar
10:20Spor
10:30Seçim Aktüel
10:45Spor
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Haber Merkezi
11:35Ekonomi Piyasalar
11:40Spor
06:30Cennet Mahallesi
07:15Büyük Sır
08:20Pepee
08:30Yeni 1 Gün
10:00Her Şey Dahil
12:00Gülben
14:15Büyük Sır
15:45 Show Dünyası
16:15Adını Feriha Koydum
18:20Pepee
18:30 Show Ana Haber
19:15Büyük Risk
20:00Alvin ve Sincaplar 2
21:45Güldür Güldür Show
23:30Makina Kafa
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
07:00Geri Sayım
09:45Cnbc-e.com'da Bugün
10:00Piyasa Ekranı
10:30Piyasaya Bakış
11:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00 Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00 Kapanışa Doğru
16:45Cnbc-e.com'da Bugün
17:00 Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Avatar
18:30Penguins of Madagascar
19:00The Simpsons
20:00Mom
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
05:45Çocuklar Duymasın
06:45İsmail Küçükkaya ile
10:00Doktorlar
12:30Yemekteyiz Anadolu
14:30Unutma Beni
16:30Esra Erol'da
Evlen Benimle
19:00Fatih Portakal ile
Ana Haber
19:30Deniz Yıldızı
20:45Karagül
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
9 MAYIS 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Diego transferine
Fenerbahçe engeli
Roberto Mancini:
Hakettiğimiz
kupayı kazandık
Beşiktaş'ın kadrosuna katmak için yoğun mesai harcadığı Diego transferinde pürüz çıktı.
K
Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini,
hakettikleri bir kupayı kazandıklarını söyledi.
artal, Atletico Madrid'de kiralık olarak forma giyen
Brezilyalı futbolcuyla anlaşma sağladı. Ancak Fenerbahçe'ye yakın olduklarını söyleyen menajerler, Diego'nun
babasıyla temasa geçti ve anlaşmayı bozmaya çalıştı Beşiktaş
ise bu durumu düzeltmek için oyuncuyla görüştü ve şunları
söyledi: "Fenerbahçe ile aramızda iyi bir dostluk var. Bizimle
konuşmadan sana teklif yapmazlar. Kaldı ki Fenerbahçe'nin
elinde 13 tane yabancı oyuncu var" Beşiktaş'ın neredeyse iki
senedir takibi altında tuttuğu ve ilk kez transferine bu kadar
yaklaştığı Diego Ribas'ın perde arkası ortaya çıktı. Fenerbahçe'nin adını kullanan bazı menajerlerin futbolcuyla
yapılan prensip anlaşmasını iptal ettirerek, siyah-beyazlılardan daha fazla para koparmak istedikleri ortaya çıktı.
Z
iraat Türkiye Kupası'nı kazandıkları karşılaşma sonrası açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini,
kazanılan kupayı Bruma ve Aydın Yılmaz'a armağan ettiklerini ifade
etti. Mancini, "Ayrıca başkanımıza da armağan ediyorum. Kendisi
saçma sapan kurallardan dolayı gelemedi. Eskişehirspor çok zor bir
rakipti. Çok iyi oynadık ve kazanmayı hak ettiğimiz kupayı kazandık.
Hem futbolculuk hem de hocalık kariyerimde bu benim alın yazım
gibi birşey. Önce kupa sonra şampiyonluk. Böyle bir kupa kazanmak
her hoca için çok önemlidir." diye konuştu.
Sarı - kırmızılı takım kaptanı Sabri Sarıoğlu ise "Çok heyecanlı geçeceği belliydi. Finallerin favorisi olmaz. Çok istiyorduk kupayı. İhtiyacımız vardı kazanmaya. Rakibimiz bize oldukça zor anlar yaşattı.
Taraftarımıza, camiamıza ve bu kupa uğruna sakatlanan Aydın ve
Bruma'ya hediye etmek istiyorum." ifadelerini kullandı.
Takıma kupayı getiren tek golü atan Wesley Sneijder, kupa maçını
çok zor geçeceğinin herkes tarafından bilindiği belirtti. Sneijder,
"Rakip zordu. Sahada iyi değildi. Bu tip maçlarda fırsat ayağınıza
geldiğinde golü atmalısınız. Tabii ki şampiyon olmak isterdik ama bu
yıl olmadı. Bu kupanın bizim için önemi, gelecek için iki önemli
arkadaşımız Bruma ve Aydın Yılmaz'ı kaybettik. Ama sonuçta bu gece
Galatasaray için çok çok mükemmel bir geceydi. Gol attığım hiç bir
maçı kaybetmedim. Gol attığımda kendime dedim ki tamam kupa
geldi. Soyunma odasındaki atmosfer olağan üstüydü. Artık yarından
itibaren Trabzonspor maçını düşünmeliyiz. O müsabaka bugünkünden daha çok önemli." şeklinde konuştu.
GALATASARAY, 15. KUPASINI YILDIRIM DEMİRÖREN'İN ELİNDEN
ALDI
Bir kupadan daha fazlası' sloganıyla start alan 52. Ziraat Türkiye Kupası'nı finalde Eskişehirspor'u 1-0 yenen Galatasaray 15. kez kazandı.
Sarı kırmızılı ekibin kupasını Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören
kaptan Sabri Sarıoğlu'na verdi. Konya Atatürk Stadı'nda oynanan ve
Hüseyin Göçek'in yönettiği maçta Wesley Sneijder'in golüyle mutlu
sona ulaşan Galatasaray'ın kupasını Futbol Federasyonu Başkanı
Yıldırım Demirören, kaptan Sabri Sarıoğlu'na verdi.
Kupayı alan Sabri Sarıoğlu takım arkadaşlarıyla birlikte kupayı
havaya kaldırırken büyük sevinç yaşadılar. Galatasaraylı futbolcuların madalyalarını ise Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ile
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı verdiler.
ERTUĞRUL SAĞLAM: KUPAYI KAYBETTİĞİMİZ İÇİN ÜZGÜNÜZ
Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Ziraat Türkiye Kupası'nın kaybettikleri için üzgün olduklarını söyledi. Ziraat Türkiye
Kupası finalinde Galatasaray'a 1-0 yenildikleri karşılaşma sonrası Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına ilk olarak geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Bursaspor
Başkanı İbrahim Yazıcı'yı anarak başlayan genç teknik adam, "Bugün
yaşananları da görünce böyle insanların önemi bir kez daha ön plana
çıkıyor. 40 küsür sonra tekrar kupa mutluluğu yaşamak istedik.
Daha önce kazanırsak rekabetimizi incitmeden kutlayacaktık. Rakibimiz kazanırsa, bütün camia rakibimizi tebrik edecektik.
Taraftarımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Taraftarımız kupayı hak etti
ama kupayı kazanamadık. Onlar kupa hak ediyor. Rakibimizi ve sayın
Mancini'yi tebrik ediyorum. İlk yarı kötüydük. Sonra oyuna denge getirdik ve üstünlüğü ele aldık.
Ama hesabımızda olmayan gol yedik. Üzüldük ama 27 yıl sonra final
oynamanın mutluluğu vardı. Ülkeye futbol dersi verdiğimiz için mutluyuz. Yaşanan çirkinliklerin son bulması ve sporun ruhunun ön
plana çıkmasını istiyorum. İnşallah bu ortamı kirletenlerde kendi
muhasebesini yaparlar." şeklinde konuştu.
Eskişehirspor takımının kaptanı Sezgin Çoşkun ise kupayı kazanmak
istediklerini ama olmadığını, kendilerini destekleyen taraftarlara çok
teşekkür ettiğini ifade etti. Sezon sonunda Eskişehirspor'dan ayrılacak olan Kamara'da çok üzgün olduğunu kaydetti. Kamara, "3 yıldır
buradayım Gitmeden bu taraftara kupayı vermek istiyordum. Çok
CİHAN
üzüldüm. " dedi.
15
Atletico Madrid'de kiralık olarak oynayan ve sezon sonunda
serbest kalacak olan futbolcuyla bir hafta önce el sıkışan
Beşiktaş Yönetimi, az daha transferi rafa kaldırıyordu. Fenerbahçe'ye yakın olduklarını söyleyerek Diego'nun babasıyla
temasa geçen bazı menajerler nedeniyle anlaşmanın bozulmaya yüz tuttuğu, ancak siyah-beyazlıların karşı atağa geçtiği
dile getirildi. Bu durumu bertaraf etmek için Diego ile
konuşan Beşiktaş Yönetimi'nin, "Fenerbahçe ile aramızda iyi
bir dostluk var. Bizimle konuşmadan sana teklif yapmazlar. O
menajerler biz daha fazla para ödeyelim diye senin aklını
çelmeye çalışıyorlar. Kaldı ki Fenerbahçe'nin elinde 13 tane
yabancı oyuncu var" diye konuştukları öğrenildi.
Semih, gittiği Antalya
küme düşünce serbest kaldı
'Parası herkesi şaşırtacak'
Ronaldinho transferinde olduğu gibi hayal kırıklılığı yaşamamak için Diego Ribas transferinde adımlarını çok emin atan
Beşiktaş Yönetimi, Fenerbahçe dışında Brezilya'nın Santos
takımıyla da rekabet içerisine girdi. Bu oyuncuya vereceği yıllık ücretin beklendiği gibi fazla yüksek olmamasına rağmen,
Diego'yu, Santos'a gitmemesi için ikna eden siyah-beyazlı yöneticilerin yakın çevrelerine, "Diego'ya ödeyeceğimiz parayı
duyduklarında herkes şaşıracak. Tabii ki sınırlarımızı zorladık ama hem onu hem de Beşiktaş'ı tatmin eden bir rakam
üzerinde anlaştık" dedikleri ifade edildi.
Haber Merkezi
Spor Toto Süper Lig'in 32. haftasında Elazığspor'a 2-1 yenilince küme düşmesi kesinleşen Medical Park Antalyaspor'da yönetimden sonra golcü Semih Şentürk'te gitti.
F
enerbahçe'nin 'nöbetçi golcüsü', 'Genç Semih' olarak isim
yapan ve Süper Lig'in devre
arasında Fenerbahçe'den ayrılarak
Medical Park Antalyaspor'a transfer olan Semih Şentürk, kırmızı
beyazlı takıma veda ediyor.
Sözleşmesindeki maddeden yararlanacak olan Semih Şentürk'ün,
Spor Toto Süper Lig kulüplerinden
gelecek teklifleri değerlendireceği
belirtildi.
Ara transfer döneminde Fenerbahçe'den alacaklarını silen ve
buna karşılık bonservisini alan
golcü futbolcu, Antalyaspor ile
yaptığı sözleşmeye 'Takım küme
düşerse serbest kalır' şeklinde
madde ekletmişti.
Medical Park Antalyaspor'un
geçiğimiz hafta sonu düşmesi
kesinleşince, Semih Şentürk'e
serbest kalma yolu açıldı. Deneyimli futbolcu, kırmızı beyazlı formayı Gençlerbirliği ve Trabzonspor
maçlarında son kez giydikten sonra
boşa çıkacak.
PTT 1. Lig'de forma giymek istemeyen Semih Şentürk, Spor Toto
Süper Lig kulüplerinden gelecek
teklifleri değerlendirecek. Semih
Şentürk, ligde bu sezon 13 maçta 3
gol, Ziraat Türkiye Kupası'nda ise 5
maçta 2 gol atmıştı.
ÇAPA'NIN SÖZLEŞMESİ 2015 SONUNA KADAR AMA, SÖZLEŞMEDE
ÖZEL MADDE VAR
Bu arada Medical Park Antalyaspor'un teknik direktörü Fuat Çapa'nın da aynı maddeden sezon
sonunda serbest kalacağı açıklandı.
Görevinden istifa eden ve
Olağanüstü Genel Kurul kararı alan
Başkan Gültekin Gencer, yaptığı
açıklamada, "Türkiye Futbol Federasyonu'nun sitesine baktığınızda
da göreceksiniz ki Fuat Çapa hocanın 2014-2015 sezonu sonuna
kadar sözleşmesi var.
Ancak bu sözleşmede 'Medical
Park Antalyaspor'un küme
düşmesi durumuda serbest kalır'
maddesi de var. Onun için Fuat
Çapa hocamız da 2013-2014 sezonu
bitiminde serbest kalacaktır." dedi.
Buna göre Fuat Çapa sezonun
bitimine 2 hafta kalırken Medical
Park Antalyaspor ile 33. haftada
Gençlerbirliği deplasmanında, 34.
ve son haftada ise Trabzonspor ile
oynanacak maçların ardından
serbest kalacak.
CİHAN
Kuyt: F.Bahçe'yi ait olduğu Ş.Ligi'ne taşımak istiyoruz
F.Bahçe'nin Hollandalı futbolcusu Dirk Kuyt,
geleceğinin F.Bahçe'de olduğunu belirterek,
sarı-lacivertli takımı ait oldukları Şampiyonlar Ligi'ne geri getirmek istediklerini söyledi.
D
irk Kuyt, Swissotel'de düzenlenen SÜGAV '2.
Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi'ne katıldı.
Zirvenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Fenerbahçeli futbolcu Dirk
Kuyt, şampiyonluğu kazanmanın kendisi adına
çok özel olduğunu dile getirdi.
"BAŞKANIMIZ ŞAMPİYONLUĞU ÇOK HAK ETTİ"
Birkaç hafta öncesinden şampiyonluğu
kazanacaklarının farkında olduklarını anlatan
Hollandalı futbolcu, "Sadece kendi adıma düşünmüyorum; Fenerbahçe ailesi adına düşünüyorum.
Fenerbahçe'nin yaşadığı tüm bu zorluklardan
sonra savaşmaya devam ettik, sadece oyuncular
değil, hocalarımız, taraftarlarımız değil,
başkanımız da her zaman savaşmaya devam etti.
İyi yaptığı şeyi yapmaya devam etti ve Fenerbahçe'nin bu kazandığı başarı bu şekilde geldi.
Hepimizin şampiyonuluydu bu. Hepimiz bu
şampiyonluğu hak ettik; fakat başkanımıza ayrı
bir sayfa açmamız gerekiyor. O bu şampiyonluğu
çok hak etti." ifadelerini kullandı.
"HOLLANDA'DAN DA OLUMLU TEPKİLER ALIYORUM, SNEİJDER DE BENİ İLK TEBRİK EDENLERDEN BİRİ"
Kazandığı lig şampiyonluğunun Hollanda'daki
tepkileri ve vatandaşı Wesley Sneijder'in kendisini tebrik edip etmediği yönündeki bir soruya
da Kuyt, "Hollanda'da çok yoğun bir şekilde
olumlu yönde tepkiler alıyorum. Sadece
Türkiye'de değil, Fenerbahçe'nin olduğu her yerde
Hollanda'da da ben çok yoğun bir şekilde bu
şampiyonluğun etkisini görüyorum. İnsanlar
sadece Türkiye'de değil her yerde Fenerbahçe'nin
şampiyonluğunu kutluyor. Hollanda'da da
bildiğiniz gibi çok sayıda Türk vatandaşı var onlar
da bu şampiyonluğu kutluyordu. Bu da Fenerbahçe'nin büyüklüğünün göstergesi diye
düşünüyorum. Sneijder büyük bir profesyonel ve
beni teklif eden ilk kişilerden biri oldu." cevabını
verdi. Şampiyonlukla ilgili olarak da yıldız
oyuncu, bu başarının takım performansının bir
ürünü olduğunu söyledi.
Kuyt, "Bizim takımımızda bir Ronaldo bir Messi
yok sonuçta. Ama kadromuzdaki her oyuncu bu
yıl gerçekten çok önemliydi. Tabii ki takımım için
önemli olduğunu düşünüyorum. Şampiyonluğu
garantileyene kadar her maçta oynadım. Bu diğer
oyuncuların önemli olmadığı anlamına gelmiyor.
Çok fazla sayıda hayal kırıklığı yaşamış olanlar
var; özellikle onlar antrenmanlarda sıkı bir şekilde çalışmalarını sürdürdüler. Ve takım için en
önemli olgunun da bu olduğunu düşünüyorum."
şeklinde konuştu.
Kuyt, gelecekle ilgili planlarının sorulması üzerine ise Fenerbahçe'de olmaktan dolayı çok mutlu
olduğunu belirtti. Hollandalı oyuncu, "Son iki
yılda çok başarılı olduğumuzu düşünüyorum.
Avrupa Ligi yarı finaline kaldık, Türkiye Kupası'nı
kazandık ve en önemlisi lig şampiyonluğunu
kazandık. Benim geleceğim şu anda Fenerbahçe'de. Gelecek yıl yeniden lig şampiyonluğunu
kazanmak istiyorum. Ve takımı ait olduğu yere getirmek istiyorum. Bu da Avrupa Şampiyonlar
Ligi'nde mücadele etmektir." diyerek sözlerini
tamamladı.
CİHAN
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
9 MAYIS 2014 Cuma
KDV dahil 25 Krş
üZDE
4 BüYüME
Y
www.ekonomigazetesi.net
hala gerçekçi
Başbakan Yardımcısı Babacan, büyüme
hedeflerini henüz revize etmediklerini belirterek, "Bu sene yüzde 4'e ulaşma ihtimalimizi biz hala gerçekçi görüyoruz" dedi.
TüRKiYE TTIP ANLAŞMANIN
iÇiNDE OLMALI
Ekonomi Bakanı Zeybekci, "ABD ile AB
arasında imzalanacak
TTIP anlaşmasının içinde
olmaması, Türkiye'nin
Gümrük Birliği anlaşmasını sürdürmesini
imkansız hale getiriyor.
Bizim bunun içinde olmamız gerekiyor" dedi.
konomi Bakanı Nihat Zeybekci,
DEİK Türk-Amerikan İş Konseyi
temsilcileri, Amerikan Şirketler
Derneği ve Türk-Amerikan İşadamları
Derneği Yönetim Kurulu üyeleri ile
Türkiye-ABD Ekonomik ve Ticari
Stratejik İşbirliği Çerçevesi kapsamında kurulan Türk-Amerikan İş
Konseyinin Türk tarafı yetkilileriyle
akşam yemeğinde bir araya geldi.
Yemekte konuşan Zeybekci,
Türkiye'nin üst orta gelir grubu
ekonomileri arasına yükseldiğini
anımsattı.
Zeybekci, "Sonuçta Türkiye bunu fasoncu bir imalat, üretim ve ihracat
yapısıyla başardı. Küçümsenmeyecek
bir başarıdır bu. Türkiye bunu bu
şartlarda başarabilmişse çok büyük
bir potansiyeli olduğunu söylememiz
gerekir.Türkiye 2023 hedefleriyle çok
başka ufuklara yelken açtı" diye
konuştu.
Türkiye'nin edilgen bir ekonomiden
etken bir ekonomiye girmesi gerektiğini anlatan Zeybekci, Türkiye'nin
bunu sadece kendi kaynaklarıyla yapmasının zor olduğunu, dostlarıyla ve
kültür coğrafyasıyla başarabileceğini
dile getirdi.
"TTIP anlaşması olmazsa Gümrük Birliği anlaşmasının sürdürmek imkansız hale gelebilir"
Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada
hem ABD'ye hem de AB'ye önemli
imkanlar yaratabilecek bir ülke konumunda olduğuna dikkati çeken Zeybekci, ABD ve AB'nin de Türkiye'nin
hedeflerine ulaşması için olmazsa
olmaz ortaklarından olduğunu vurguladı.
Zeybekci, AB ile Türkiye arasında
Gümrük Birliği anlaşması imzalanırken Türkiye'nin orta vadede
AB'ye tam üye olacağı ve bu süreç
içinde böyle bir mekanizma ile devam
etmesinin düşünüldüğünü hatırlattı.
Türkiye'nin hiçbir şekilde karar alma,
görüş bildirme hakkı olmadığını,
Gümrük Birliği'nin aldığı tüm kararlara da uymak zorunda olunduğunu
söyleyen Zeybekci, şunları kaydetti:
"Aslına egemen bir devletin yapması
pek mümkün olmayan bir anlaşma. O
günü suçlamak için söylemiyorum. O
E
Büyüme rakamları için birkaç ay sonra tekrar
değerlendirme yapılabileceğini belirten Babacan,
OECD'nin Türkiye'yle ilgili yaptığı değerlendirmelere genel olarak bakıldığında dengeli
olduğunu söyledi.
Babacan, "Belki ufak tefek yanlış tespitler de
olabiliyor. Bu yanlış tespitleri de biz kendilerine
mutlaka iletiyoruz ama 'Türkiye'nin şu şu konularda reforma ihtiyacı var' dedikleri konuları
onlar da görüyor biz de görüyoruz. Kendi
kalkınma planımıza baktığımızda, önümüzdeki 5
yıllık reform gündemimize baktığımızda aslında
OECD'nin dediği şeyler de farklı değil" ifadelerini
kullandı.
Babacan, OECD'nin bu yılki Bakanlar Konseyi
Toplantısı'nda küresel ekonomiyle ilgili genel bir
değerlendirme yaptıklarına değindi. Dünya
ekonomisinin 2014'te daha iyi bir performans
göstereceğinin görüldüğünü vurgulayan Babacan, gelişmiş ülkelerden ABD'nin toparlanmasının oldukça hızlandığını söyledi. ABD'de
işsizlik rakamlarının düştüğünü hatırlatan Babacan, finansal sistemlerle ve kamu borcuyla ilgili
sıkıntıların devam ettiğini dile getirdi.
E
Türkiye'nin on yıllar öncesinde yaptığı ihracatı şimdi tek başına sadece
Denizli'nin, Gaziantep'in yapabildiğini vurgulayan Zeybekci,
Türkiye'nin bunu Anadolu'nun kaynaklarıyla, sermayesiyle başarabildiğini söyledi.
konomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü
(OECD) Bakanlar Konseyi Toplantısı için
Paris'te bulunan Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan, OECD Türkiye Daimi Temsilciliği'nde
temaslarını değerlendirdi. Babacan, "Büyüme
hedeflerimizi henüz revize etmiş değiliz. Bir süre
daha gelişmelerin izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Revizyon için erken olduğunu düşünüyoruz. Nasıl geçen seneyi Türkiye yüzde 4'lük
büyümeyle kapattıysa ki 4'ü kimse beklemiyordu.
Bu sene yüzde 4'e ulaşma ihtimalimizi biz hala
gerçekçi görüyoruz. Bir ihtimal var ama aşağı
doğru riskler de var" diye konuştu.
Japonya'nın yeni uyguladığı ekonomi politikasının kısa vadeli sonuçlarının iyi olduğunu
belirten Babacan, Japonya'nın üretmeye çalıştığı
enflasyonun kıpırdamaya başladığını ve ülkenin
büyümeyi kısa vadeli de olsa yakalamış durumda
olduğunu kaydetti.
günün şartlarına baktığımızda belki
de doğruydu. Toplamda baktığımızda
Türkiye, Gümrük Birliği'nden geçen
süre zarfında artı olarak yararlanmıştır. AB ile olan bu birliktelikten
Türkiye fayda sağlamıştır. Ama bu
günlerde Türkiye, Gümrük Birliği'nden yavaş yavaş rahatsızlıklar duymaya başladığı döneme giriyor. AB
iştahlı bir şekilde üçüncü ülkelerle
serbest ticaret anlaşmaları imzalıyor.
Serbest ticaret anlaşması imzalayan
ülkelerle Türkiye organik bir bağ kuramıyor. O ülke AB'den elde ettiği tüm
hakları Türkiye'den de oto olarak elde
ediyor. Ama Türkiye aynı şekilde bu
hakkı elde edemiyor. Türkiye'nin o
ülke ile ayrı anlaşma imzalaması
gerekiyor. Bu da genel olarak
olamıyor. Türkiye'nin bunun kabul
etmesi mümkün değil."
AB ile ABD arasındaki Transatlantik
Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) anlaşması hakkında da bilgi veren Zeybekci, AB'nin daha önce üçüncü
ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarını ülke olarak kontrol edebildiklerini ancak ABD ile yapılacak
TTIP anlaşmasının serbest ticaret anlaşmasının ötesinde bir ekonomik ortaklık olduğunu vurguladı.
AB ile ABD arasında TTIP anlaşması
imzalandığında Türkiye'nin buna
dahil olmadığı takdirde hangi ölçüde
etkileneceğine dair bir çalışma hazırladıklarını aktaran Zeybekci, " ABD
ileAB arasında imzalanacak TTIP anlaşması içinde olmaması, Türkiye'nin
Gümrük Birliği anlaşmasını
sürdürmesini imkansız hale getiriyor.
Biz bunu sürdüremeyiz diye bir
tespitimiz oldu. Bizim bunun içinde
olmamız gerekiyor" diye konuştu.
Zeybekci, bu durumu hem AB hem de
AB'deki ilgili yetkililere ilettiklerini de
anlattı.
Türkiye'nin TTIP içinde olması gerektiğini, içinde olmadığı takdirde biz
yokuz diyecek bir anlayışın içinde de
olmadıklarını vurgulayan Zeybekci,
"Biz her halükarda TTIP'nin içinde
olacağız" dedi.ABD ile Türkiye'nin
birbirlerinden vazgeçemeyecek müttefikler olduğunu ifade eden Zeybekci, ABD'nin Türkiye'nin global bir
aktör haline gelmesi için olmazsa
olmaz ülkelerden birisi olduğuna
dikkati çekti.
Gıdada cari fazla 6 milyar dolar
Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanı Mehdi Eker, gıda dış
ticareti yönünden Türkiye'nin
yaklaşık 6 milyar dolar dış
ticaret fazlası veren bir ülke
olduğunu söyledi. Sabri Ülker
Gıda Araştırmaları Enstitüsü
Vakfı'nın düzenlediği zirveye
Bakan Eker'in yanı sıra Sağlık
Bakanı Mehmet Müezzinoğlu
ve uluslararası üne sahip
birçok bilim adamı da katıldı.
ıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı
Mehdi Eker, gıda dış ticareti yönünden Türkiye'nin yaklaşık 5,5-6 milyar dolar dış ticaret fazlası veren bir ülke
konumuna geldiğini söyledi. Türkiye'nin
yaklaşık 62 milyar dolarlık tarımsal üretim hasılasıyla dünya ülkeleri içerisinde
7. sıraya yükseldiğine dikkat çeken Eker,
gıda sektöründe Türkiye'nin dünyadan
aldığından çok daha fazlasını dünyaya
satan bir ülke olduğunu dile getirdi.
G
YENİ MÜCADELE GIDADA
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü
Vakfı'nın (SÜGAV), beslenme ve sağlıklı
yaşam arasındaki ilişkiyi masaya
yatırdığı '2. Beslenme ve Sağlıklı Yaşam
Zirvesi'ne katılan Eker, tarım, gıda ve enerji sektörlerinin 21. yüzyılın üç temel
mücadele alanı olacağından bahsetti.
Eker ayrıca, SÜGAV'ın dünyada gıda,
beslenme ile ilgili araştırma, bilgilendirme yapan ve bu konuda farkındalık oluşturan önemli vakıflardan
olduğuna da işaret etti.
NARGİLEYLE MÜCADELE EDİLECEK
'Her şey daha iyi bir yaşam için' temalı 2.
Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi'nin
ilk bölümünde konuşan Sağlık Bakanı
Mehmet Müezzinoğlu ise nargile kullanımının özendirilmesini eleştirdi.
Müezzinoğlu, 'Bununla mücadelemize
de önümüzdeki günler, yıllarda duyarlılıkla devam edeceğiz' dedi.
'YEMEKTE DENGE' 1 MİLYONA ULAŞTI
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı Ali Ülker, vakıf tarafından
Türkiye'nin 10 ilinde, 500 ilkokulda Milli
Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde hayata geçirilen Yemekte Denge eğitim pro-
gramı kapsamında Türkiye genelinde 1
milyon öğrenci ve veliye ulaştıklarını
söyledi.
Biskot 'yıldız'laştı
Yıldız Holding, yeni bir satın almaya
daha imza attı. Ülker markasını
bünyesinde barındıran Yıldız Holding'ten KAP'a yapılan açıklamada,
Biskot Çikolata'da Tayyar Ailesi'ne ait
olan yüzde 30'luk hissenin de Ülker
Bisküvi tarafından satın alındığı belirtildi. Yıldız Holding böylece Biskot Çikolata'nın yüzde 100 sahibi oldu. Yıldız
Holding yüzde 30'luk bu satın alma için
200 milyon lira ödedi.
Ülker iki şirket sattı
Bu arada Ülker Bisküvi, ihracat alanında
faaliyet gösteren iki iştiraki, İstanbul
Gıda ve Birleşik Dış Ticaret'teki
hisselerinin tamamını toplam 28.8 milyon lira bedelle Yıldız Holding'e sattı.
Şirket, İstanbul Gıda'daki yüzde 83.8
hissesinin tamamını 25.98 milyon liraya,
Birleşik Dış Ticaret'teki yüzde 70 hissenin tamamını da 2.8 milyon liraya Yıldız
Holding'e sattı.
Download

2014 - Ekonomi Gazetesi