İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
HUKUK FAKÜLTESİ-ANAYASA HUKUKU
TEK NUMARALI ÖĞRENCİLER-PRATİK ÇALIŞMA
Devletin Temel İlkeleri
30 Aralık 2015
I-
Anayasa Mahkemesi Kararı: “Yönetilenlere, en güçlü, en etkin ve en kapsamlı
biçimde hukuksal güvenceyi sağlayan hukuk devleti, tüm devlet organlarının eylem
ve işlemlerinin hukuka uygunluğunu başlıca geçerlik koşulu sayarak insan haklan,
temel haklar ve özgürlükler yönünden anayasal ilkeler düzeyine ulaşmış kurallara
dayanır. Hukukun üstünlüğünü, toplumsal barışı ve ulusal dayanışmayı
amaçlamayan, Anayasa'nın öncelik ve bağlayıcılığını gözetmeyen, hukukun
evrensel kurallarına saygılı olmayan, adaletli bir düzeni gerçekleştirmeyen, kişilere
değer vermeyen, çağdaş kurum ve kurallarla uyum sağlamayan devletin hukuk,
devleti olduğundan söz edilemez.” (AYM. E. 1989/6, K. 1989/42, K.T.
07.11.1989, Bkz. Çevrimiçi, http://www.anayasa.gov.tr, Erişim: 24.12.2015).
Anayasa Mahkemesi Kararı: “Yasaların kamu yararının sağlanması amacına
yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini
gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle yasa koyucunun hukuki
düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet,
hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.” (E.
2003/102,
K.
2007/97,
K.T.
12.12.2007,
Bkz.,
Çevrimiçi,
http://www.anayasa.gov.tr, Erişim: 24.12.2015)
Anayasa Mahkemesi Kararı: “Kişilere hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk
devletinin ön koşullarındandır. Hukuk devleti, hukuk normlarının öngörülebilir
olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini,
devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden
kaçınmasını gerektirir. Hukuk güvenliğinin sağlanması, bu doğrultuda yasaların
geleceğe yönelik öngörülebilir belirlemeler yapılabilmesine olanak verecek
kurallar içermesini gerekli kılar. Geriye dönük düzenlemelerle kişilerin haklarının,
hukuki istikrar ve güvenlik ilkesi gözetilmeden kısıtlanması hukuk devleti ilkesiyle
bağdaşmaz.” (E. 2004/25, K. 2008/42, K.T. 17.1.2008, Bkz., Çevrimiçi,
http://www.anayasa.gov.tr, Erişim: 24.12.2015)
Anayasa Mahkemesi Kararı: “Hukuk devleti insan haklarına saygı gösteren, bu
hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan,
her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya
aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan,
Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık
olan, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve
Anayasa’nın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Devletin veya bir kamu tüzel
kişisinin kamulaştırma işlemi olmaksızın temel insan haklarından olan mülkiyet
hakkına keyfi bir şekilde el konularak bireylerin sahip oldukları taşınmazları
üzerinde özgürce tasarruf etmelerinin engellenmesi ve yirmi yıl sonunda dava hakkı
da tanınmayarak, mülkiyet haklarının ellerinden alınması hukuk devleti ilkesine
aykırıdır.
“Ayrıca, hukukun evrensel ilkelerine saygı duymak hukuk devleti olmanın
gereğidir. Hukukun genel ilkelerinden birisi de mülkiyet hakkının “zamanötesi”
niteliği, başka bir anlatımla mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramamasıdır. Bu
nedenle, Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu tarafından bir taşınmazın malik, zilyed
veya mirasçılarına tanınmış olan hakların, hak sahiplerince yirmi yıl boyunca
kullanılmaması, o kimselerin taşınmazla aralarındaki ilişkiyi fiilen kestiğini
göstermiş olsa bile, o taşınmazla aralarındaki hukuksal ilişkinin sona erdiği
anlamına gelmez (…)”. (E. 2002/112, K. 2003/33, K.T. 10.4.2003, Bkz.,
Çevrimiçi, http://www.anayasa.gov.tr, Erişim: 24.12.2015)
Sorular:
1. Kanun devleti ve hukuk devleti arasındaki farklılıklar nelerdir? Açıklayınız.
2. Yukarıda alıntılanan Anayasa Mahkemesi kararlarında hukuk devleti ilkesinin
hangi gereklerinden bahsedildiğini belirterek açıklayınız.
II-
“5489 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Madde 63“(…) Kurumca (Sosyal Güvenlik Kurumu) finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri
şunlardır:
(…)
d) (…) 18 yaşını doldurmamış kişilerin ortodontik diş tedavileri ile 18 yaşını
doldurmamış veya 45 yaşından gün almış kişilerin diş protezlerinin 72 nci maddeye
göre belirlenen tutarının % 50'si.”
Soru: Yukarıda alıntılanan kanun maddesiyle yapılan düzenleme, 1982
Anayasası’nın konuya ilişkin ilke ve kurallarına uygun mudur? Açıklayınız.
III-
Anayasa Mahkemesi Kararı:
Hüküm: “(…) Emniyet Genel Müdürlüğü'nce açılan komiser yardımcılığı kursu
sınavına sadece dört yıllık yüksek öğretim kurumu mezunu polis memurlarının
başvurabileceği belirtildiğinden, bu sınavda başarılı olarak komiser yardımcılığı
kursuna başlayan kişilerde söz konusu kursun sonunda (A) grubu polis amiri olma
beklentisi yaratılmıştır. Bu durumda, komiser yardımcılığı kursu devam etmekte
iken çıkarılan 4638 sayılı Yasa ile Emniyet Teşkilatı Kanunu'na eklenen geçici 20.
maddede, bu Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce dört yıllık yüksek öğretim
kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu bitirenlerin (A)
grubunda değerlendirileceği yolundaki düzenlemenin kapsamına, anılan Yasa'nın
yürürlüğe girdiği tarihte komiser yardımcılığı kursuna devam edenlerin alınmamış
olması, hukuk güvenliği ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.”
Karşı Oy: “Hukuk güvenliği ilkesi, kişilerin hukuka güvenerek bulundukları
davranışları korumayı ve bu suretle kişilere hukuki güvence sağlamayı
amaçlamaktadır. Belirtilen nedenle itiraz konusu kural, hukuk devleti ilkesine ve
Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir.
Öte yandan, 4638 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle komiser
yardımcılığı kursuna devam edenlerin (A) grubu polis amiri olabilmeleri mümkün
olmadığından, bu kişiler yönünden hukuk güvenliği ilkesinin ihlal edildiğinden söz
edilmesi de mümkün bulunmamaktadır “(…) 4638 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği
tarihte komiser yardımcılığı kursuna devam edenlere itiraz konusu kural
kapsamında yer verilmemiş
olunmasının Anayasa'ya aykırı olarak
nitelendirilebilmesi, "eksik düzenleme"nin varlığına ve söz konusu düzenlemenin
Anayasa'ya aykırılığının saptanmasına bağlı bulunmaktadır. Eksik düzenlemelerin
Anayasa'ya uygunluk denetimi ise Anayasa'nın 10. maddesi kapsamında
yapılmaktadır. 4638 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte komiser yardımcılığı
kursunu tamamlamış olanlar ile bu tarihte söz konusu kursu henüz tamamlamamış
olanlar aynı hukuki konumda bulunmadıklarından, itiraz konusu kuralda
Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır.”
E.
2005/38,
K.
2008/53,
K.T.
07.02.2008,
Bkz.,
Çevrimiçi,
http://www.anayasa.gov.tr, Erişim: 24.12.2015)
Sorular:
1. Hukuk devleti ve eşitlik ilkelerini dikkate alarak, yukarıda yer verilen AYM
kararı ve karşı oy görüşünden hangisine katılmaktasınız? Gerekçeli olarak
açıklayınız.
2. 4638 sayılı kanunda; “Kıdem yılına bakılmaksızın hali hazırda maaş hesabına
esas maaş katsayısı; 0,03000, 0,03500 ve 0,04000 olan polis memurlarının tümü
için maaş katsayısı 0,03500 olarak belirlenir. Bu sayı, her yıl, Ocak ayının
birinci günü temel alınmak suretiyle, yıllık enflasyona orantılı olarak
güncellenir.” biçiminde bir maddeye yer verilseydi 1982 Anayasası’nda güvence
altına alınan hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırılık oluşur muydu? Tartışınız.
Download

Anayasa Hukuku Dersi (Tek) Pratik Çalışma