Ekonomi
2
Muhasebe
ış ticaret açığı 2013’te önceki yıla göre % 18,7 artarak 99 milyar 782
milyon $a çıktı. Açığın beklentileri aşmasında, kurda yükselme ve bazı
sektörlerde yeni yılda taksit sınırlaması getirileceği beklentisiyle
talebin erkene çekilmesi etkili oldu. Açığın 11,8 milyar $ı, rekor kıran net
altın ithalatından kaynaklandı.Aralık ayında ithalatta yaşanan sert artışta,
gerek kurdaki yükseliş, gerek bazı sektörlerde yeni yıl ile birlikte taksitlere
getirilecek sınırların da etkisiyle talebin erkene çekilmesinin etkili olduğunu
belirtiyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, dış ticaret açığı
aralıkta % 37,3 artarak 9 milyar 917 milyon $ oldu. Açığın, beklenti seviyesi
olan 7,9 milyar $ı aşmasında aralık ayında altın ithalatında yaşanan %
300'ün üzerindeki artış etkili oldu. TÜİK verilerine göre kıymetli veya yarı
kıymetli taşlar, kıymetli metaller kaleminde aralıkta ithalat % 301,5 artışla
1,48 milyar $, ithalat % 90,2 artışla 16,23 milyar $ oldu.
D
Dış ticaret
açığı 100
milyar
dolar
5
Gündem
nkara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ak Parti
Beypazarı Seçim Bürosu'nun açılışında önemli açıklamalarda
bulundu. ABD Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone ile
görüştüğünü söyleyen Gökçek, ABD elçisinin daha önce söylediği iddia
edilen "Kasım-Aralık ayında Erdoğan gidecek" sözlerini
yalanlamadığını açıkladı. Gökçek, ''ABD elçisiyle görüştüm. 'Ak Parti
iktidarı gidecek demişsiniz' dedim. Yalanlamadı'' diye konuştu. Ankara
Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ak Parti Beypazarı Seçim
Bürosu'nun açılışında gündeme dair ilginç açıklamalarda bulundu.
Gökçek, "İstanbul'a 3. havalimanı, İstanbul Kanalı, boğaza 3. köprü ve
2 nükleer santral ile Türkiye 60 katrilyon kazanç elde edecek.
Yabancıların aklı başından gitti, Türkiye'yi karıştırmaya karar verdiler.
A
E m e k l i l e r l e i lg i l i ço k
çarpıcı istatistik!
8
SB Yönetim Kurulu Üyesi Meral Eredenk, emeklilerimizin yüzde 28'i
emekli olduktan sonra çalışmaya devam ettiğini söyledi.Türkiye Sigorta
Birliği (TSB) Yönetim Kurulu Üyesi Meral Eredenk, Türkiye'de 1998
yılında % 24 olan tasarruf oranının, 2012 yılında yüzde 12'ye kadar düştüğünü
belirterek, "Emeklilerimizin yüzde 28'i emekli olduktan sonra çalışmaya
devam ediyor, çünkü ülkemizde emeklilik dönemi için oldukça az tasarruf
yapılıyor" dedi. TSB açıklamasına göre, TSB ve CFA Society of Istanbul
işbirliğiyle, finansın geleceğini konuşmak ve emeklilik tasarrufları
konusunda yatırımcıların davranışsal eğilimlerini daha iyi anlamak amacıyla
"Finansın Geleceği: Emeklilik Tasarrufları" konulu bir panel gerçekleştirildi.
Eredenk, pek çok insanın tüketim yaptıktan sonra kalan parasını tasarruf
etmeye çalıştığını ancak bu anlayışı doğru bulmadığını aktardı.
T
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
03 ŞUBAT 2014 Pazartesi
KDV dahil 25 Krş
MB Kanunu'nda değişiklik
GÜNDEMDE DEĞİL
Maliye Bakanı Şimşek, Merkez Bankası'nın Kanunu'nda
herhangi bir değişikliğin gündemde olmadığını belirtti.
Artık
Ekonomi
Gazetesini twitter
& facebook’dan
okuyabilirsiniz
www.ekonomigazetesi.net
&
Ar-Ge teşvikiyle
döviz vurgunu
GİRİŞİMCİLER KAYIP
Yıllık 6 milyar $'ı aşan
KOBİ teşviklerindeki suiistimallere dolar ve
euro da eklendi. Son 9 ayda birçok firma Ar-Ge
ve faizsiz kredi altında aldığı desteği üretime
değil dövize yatırdı. Sahte Ar-Ge projeleriyle
kimisi döviz borcunu kapadı, kimisi de personelinin maaşını ödedi. Bakanlık yetkilileri, 2 bin
800 firmanın incelendiğini söyledi.
övizde yaşanan
hareketlilik devlet
teşviklerinde yeni
suiistimalleri de beraberinde getirdi.
Ekonomi ile Bilim, Teknoloji ve Sanayi
Bakanlıkları müfettişleri yıllık 6 milyar
$ bulan Ar-Ge desteği ile sıfır faizli
birçok kredinin yatırıma değil, dövize
gittiğini tespit etti. 11 ayrı kurum
tarafından verilen teşviklerin özellikle
2013'ün ikinci yarısından itibaren
döviz alımında kullanıldığı belirtildi.
Buna göre, çok sayıda
KOBİ patronu ve sahte
girişimci 500 bin TL ile 4
milyon TL arasında hibe
olarak verilen teşvikleri
evrekta sahtecilik yaparak,
dövize veya gayrimenkule
yatırdı. Böylece milyonlarca
liralık teşvik son 6 ayda %
30 kazanç getiren dövize
gitmiş oldu. Yatırım teşvik belgesi alan
bazı firmanın da sıfıra yakın faizle
elde ettiği kredileri yatırım dışı
alanlarda kullandığı belirlendi.
D
aliye Bakanı Mehmet
Şimşek, Ankara'dan
İstanbul'a gelişinde Atatürk
Havalimanı'nda gündeme yönelik
AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Merkez Bankası'nın yapısının
değiştirileceğine yönelik iddialara
ilişkin,Merkez Bankası'nın
Kanunu'nda herhangi bir
değişikliğin gündemde olmadığını
belirtti.
M
kaynaklı önemli bir çıkış da yok.
Ocak ayında hisse senedi
piyasasına net bazda 24 Ocak
itibariyle 34 milyon dolarlık bir giriş
var, çıkış yok. Borsadan yabancı
ların net bazda çıkardığı 1 dolar bile
yok. Türkiye'nin büyüklükleriyle
karşılaştırıl dığında bono ve tahvil
piyasasında yabancı çıkışı sadece
843 milyon dolar civarı bir şey
o da aslında hiçbir şey değil.
Küresel sermaye Türkiye'yi terk
etmiyor. Bu anlamda önemli bir
çıkış söz konusu değil. Eminim
mart seçimleriyle birlikte şu içinden
geçtiğimiz süreçte Türkiye çok güçlü
bir şekilde çıkacak.
Bakan Şimşek, “Bu
spekülasyonların kaynağını
bilmiyorum. Ne sermaye üzerinde
herhangi bir kısıtlamaya ne de
bugün itibariyle Merkez Bankası
Kanunu'nda bir değişiklik
gündemde değil" diye konuştu.
Merkez Bankası'nın Kanunu ile ilgili
değişikliğin ne Bakanlar Kurulu
gündemine ne de ekonomi
anet Yellen, Bernanke'den bayrağı
devralarak Fed tarihinin ilk kadın
yönetiminin gündemine
başkanı oldu. Yellen'in görevi degelmediğini ifade eden Şimşek,
"Böyle bir şey söz konusu değildir. vralmasıyla 17 ülkenin merkez
bankasını kadınlar yönetmiş olacak.
Sermaye hareketleri üzerinde bir
kısıtlama da gündemde değil" dedi. 100'ün üzerinde ülkenin merkez
bankası başkanlarına dair yaptığı
araştırmaya göre, Yellen, küresel
Kamunun dövize endeksli tahvil
ekonomideki en önemli kadın aktörçıkarması konusuna yönelik soru
lerden biri haline geldi.Bugün ise
üzerine Şimşek, "Borçlanma ve
ABD saatiyle Fed koltuğuna Yellen'ın
enstrümanlarla ilgili konuların
geçecek olmasıyla 17 ülkenin merkez
muhatabı Hazine'dir. Bu konuda bir bankası başkanlığı koltuğuna kadın
şey söylemem doğru olmaz"
yönetici oturmuş oldu.
cevabını verdi.
2 BİN 800 FİRMA TAKİPTE
Bakanlık yetkilileri, sadece Ar-Ge
değil, birçok teşvik mekanizmasında
suiistimaller yaşandığı bilgisini verdi. 2
bin 800 firmanın mercek altına alındığı
ve bu konudaki araştırmaların
önümüzdeki günlerde derinleşeceğini
belirten yetkililer, "Usulsüzlük yapan
firmaların adı kamuoyuna
açıklanacak" dedi.
POLONYA'DAN PROJE
KOPYALANDI
Buna göre İstanbul Hadımköy'de
faaliyet gösteren bir firma 2010'da
TÜBİTAK'tan 500 bin TL'lik Ar-Ge
teşviki almaya hak kazandı. Tıbbi
cihazlar üretiminde kullanılacak
destek için kademeli ödeme 2010
Mayıs'ta başladı. Ancak firmanın Ar-Ge
projesinin kopya olduğu anlaşıldı.
Polonya'dan tamamlanmış bir
araştırma projesi bu tesiste kademe
kademe sıfırdan yapılıyormuş gibi
gösterildi. 3 yıl boyunca firmaya
ödemeler devam etti.
Patron artıkkadınlar
J
"KÜRESEL SERMAYE
TÜRKİYE'Yİ TERK ETMİYOR"
Büyümede bir revizyona gidilmesi
için erken olduğunu anlatan
Şimşek, şunları kaydetti:
"Seçimlerle birlikte Türkiye'nin
öngörülebilirliğinin artacağını
düşünüyorum. Yurt dışından
BORSA
Gazda ithalat rekoru
Türkiye, geçen yılın aralık ayında
bugüne kadarki en yüksek aylık doğal
gaz ithalatını gerçekleştirdi. Aralık'taki doğal gaz ithalatı 4 milyar 962 milyon 360 bin metreküpe ulaştı.
oğuk havayla birlikte 197 milyon metreküple
günlük doğal gaz tüketim rekoru kırılan
Türkiye'de, artan talebi karşılamak için
yapılan doğal gaz ithalatı beraberinde aylık
bazda rekor getirdi. Türkiye, geçen yılın aralık
ayında bugüne kadarki en yüksek aylık doğal gaz
ithalatını gerçekleştirdi. Aralık ayındaki doğal
S
gaz ithalatı 4 milyar 962 milyon 360 bin metreküpe ulaştı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) aylık doğal gaz ithalat verilerine
göre, geçen yıl, 9155 Kcal/metreküp üst ısıl değere
baz 45 milyar 269 milyon 90 bin metreküp doğal
gaz ithalatı gerçekleşti.
ükümet, uzun süredir iş
arayan, nitelikli genç işsizleri
hedef alan kapsamlı bir
çalışma yaptı. Yeni Ulusal İstihdam
Stratejisi kapsamında, eğitim seviyesi yüksek gençlerin kendi işini
kurması için kredi muslukları
açılırken, istihdam teşviklerine
ayrılan kaynak artırılıyor.
H
İşsizlik maaşı uzun süreli işsizler
için yaş grubuna göre (bin 500 liraya
kadar) artırılırken, nitelikli gençlere
daha fazla ödenek ayrılacak.
Türkiye İş Kurumu, genç işsizlere
yönelik eğitim programlarını çoğaltacak. Kendi işini kurmak isteyenlere de destek paketi sunacak.
2
3 ŞUBAT 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ış ticaret açığı 2013 yılını 16
milyar doların üzerindeki
altın ithalatının etkisiyle 2012
yılına göre yüzde 18.7 artışla,
OVP hedefinin de hafif üzerinde,
99.78 milyar dolar ile
tamamladı.Ekonomistler, aralık
ayında ithalatta yaşanan sert
artışta, gerek kurdaki artış gerek
bazı sektörlerde yeni yıl ile
birlikte taksitlere getirilecek
sınırların da etkisiyle talebin
erkene çekilmesinin etkili
olduğunu belirtiyorlar.Türkiye
İstatistik Kurumu (TÜİK)
verilerine göre, dış ticaret açığı
aralıkta yüzde 37.3 artarak 9.92
milyar dolar oldu. Beklenti
açığın 7.9 milyar dolar olması idi.
Beklentilerin üzerinde gelen dış
ticaret açığında aralık ayında
altın ithalatında yaşanan yüzde
300'ün üzerindeki artış etkili
oldu.TÜİK verilerine göre
kıymetli veya yaveya yarı
kıymetli taşlar, kıymetli metaller
kaleminde aralıkta ithalat yüzde
301.5 artışla 1.48 milyar dolar,
ithalat yüzde 90.2 artışla 16.23
milyar dolar oldu.
D
2
0
1
3
’
t
e
TÜRKiYE
100 milyar dolar ticaret
açığı verdi
deabank
tarafından
yayımlanan
raporda "Aralık'ta
ithalattaki hızlanmada
esasen talebin erkene
çekilmesinin etkili olduğunu
düşünüyor ve aylık bazda dış
ticaret açığında en yüksek
seviyenin geride kaldığını
öngörüyoruz" görüşüne yer
verilirken not, şöyle devam
etti:
O
"2013'te açığın 11.8 milyar
doları rekor kıran net altın
ithalatından kaynaklandı.
Altın hariç bakıldığında ise
2013 yılında ihracat yüzde
6.9, ithalat ise yüzde 3,4
oranında artarak orta vadeli
görünüm için iyimser bir
tabloya işaret ediyor.
Aralıkta cari açığın 8
milyar dolar civarında
gerçekleşeceğini ve 12 aylık
cari açığın kasımdaki 61
milyar dolardan aralıkta 64
milyar dolara yükseleceğini
tahmin ediyoruz."
OVP'ye göre dış ticaretin
2013 yılını 98 milyar dolar ile
tamamlaması bekleniyordu.
OVP'de ihracat tahmini 153.5
milyar dolar, ithalat tahmini
251.5 milyar dolardı.
ÜİK verilerine göre ihracat aralık
ayında yüzde 4.9 artışla 13.22
milyar dolar, ithalat yüzde 16.7
artışla 23.14 milyar dolar oldu. İhracat
2013 yılında yüzde 0.4 düşüşle 151.87
milyar dolar, ithalat yüzde 6.4 artışla
251.65 milyar dolar olarak gerçekleşti.
T
enerji ithalatı da yılı 56
milyar dolara yakın OVP
tahminlerinin 3 milyar dolar
altında tamamladı. TÜİK
verilerine göre enerji ithalatı
Aralık'ta geçen yılın aynı
ayına göre yüzde 1.5 artarak
5.22 milyar dolar olurken,
2013 yılının tamamında ise
yüzde 7 azalarak 55.92 milyar
dolar seviyesinde gerçekleşti.
OVP'de 2013 yılı için enerji
ithalatı öngörüsü 59 milyar
dolardı.
Öne çekilmiş talep etkili
oldu
Bankacılar, tüketicilerin
hem kurdaki yükseliş, hem
yeni yıl öncesi olası vergi
değişikliklerinden
etkilenmemek, hem de bazı
sektörlere getirilen taksit
sınırlaması öncesi erkene
çekilmiş ithal ürün talebinin
aralık ayında ithalatta sert bir
artış yarattığını ancak bunun
bir kerelik ve geçici olduğunu
öngörüyorlar.
talebinin öne çekilmesi ve
kampanyalı satışlar ile
otomotiv pazarı aralık ayında
yüzde 12.4 artışla 129,718 adet
olurken, otomobil satışları
Aralık ayında yüzde 25.05
artarak 101,199 adete
yükseldi.
Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulu (BDDK),
kredi kartları ile mal ve
hizmet alımlarında vade
süresini 1 Şubat 2014
tarihinden itibaren 9 ayla
sınırladı. Kredi kartlarıyla
gerçekleştirilecek
telekomünikasyon ve
kuyumla ilgili harcamalar ile
yemek, gıda ve akaryakıt
alımlarında taksit
uygulanamayacak.
Altın ithalatında 302.3 ton
ile rekor
Altın fiyatlarının
düşmesinin iç talebi
körüklemesinin yanı sıra
enerji
Döviz kuru kaynaklı fiyat
artışlarından etkilenmek
istemeyen
tüketici
ihracatı karşılığı elde ettiği
geliri altına çeviren İran'ın
talebi nedeniyle Türkiye'nin
altın ithalatı 2013'te bir
önceki yıla göre yüzde 150
artarak 302.3 ton ile rekor
seviyeye yükseldi.
İran'a uygulanan
ambargolar nedeniyle,
Türkiye bu ülkeden ithal
ettiği petrol ve doğalgazın
parasını Halkbank'ta açtığı
TL hesaplarına yatırıyor ve
İran da bu parayı altına
çevirerek doğrudan ya da
Birleşik Arap Emirlikleri
üzerinden ülkesine
aktarıyordu.
Bu aktarım nedeniyle,
Türkiye'nin altın ihracatı 2012
yılında rekor düzeyde
gerçekleşti. Ancak ABD'nin
bu ticareti engellemek üzere
geçen yıl temmuz ayında
daha sıkı yaptırımları
devreye sokması üzerine,
Türkiye'nin altın ihracatı
azalma trendine girerken,
altın ithalatı patlama
yaşadı.HABER MERKEZİ
HSBC Portföy Stratejisti Ali
Çakıroğlu, "Beklentilerin
belirgin üzerinde gelen dış
ticaret açığında ithalattaki
sert artış etkili olmuş
görünüyor. İthalattaki artışta
ise kurdaki son gelişmeler ve
artan belirsizliğin etkisiyle
öne çekilmiş talebin etkili
olduğunu düşünüyoruz"
dedi.
Enerji ithalatı 56 milyar
dolara yakın
Dış ticaret açığındaki en
büyük kalemlerden olan
"böyle bir düşüncemiz yok, böyle bir hedefimiz yok"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Boru
özelleştirmeyi düşünmüyoruz. Böyle bir programımız yok,
böyle bir düşüncemiz yok, böyle bir hedefimiz yok"
dedi.Yıldız, Ankara Büyükşehir Belediyesi tesislerinde
gerçekleştirilen "Türkiye'nin Enerji Politikaları" konulu
toplantıda konuştu. Enerjide dışa bağımlılığın birçok ülkede
Türkiye'dekinden daha fazla olduğunu, yüzde 100 enerjide
dışa bağımlı olan ülkeler bulunduğunu anlatan Yıldız,
enerjide bağımlılığın oturup başında ağlanacak değil,
çözümler üretilmesi gereken bir sorun olduğunu söyledi.
"B or madenleri
ö z e l l e ş t i r i l m e ye c e k"
nerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Yıldız, Ankara Büyükşehir
E
Belediyesi tesislerinde
gerçekleştirilen "Türkiye'nin Enerji
Politikaları" konulu toplantıda
konuştu.
Enerjide dışa bağımlılığın birçok
ülkede Türkiye'dekinden daha fazla
olduğunu, yüzde 100 enerjide dışa
bağımlı olan ülkeler bulunduğunu
anlatan Yıldız, enerjide bağımlılığın
oturup başında ağlanacak değil,
çözümler üretilmesi gereken bir sorun
olduğunu söyledi.
Enerji verimliliğine teşvike ilişkin bir
düzenlemenin Bakanlar Kurulunda
imzada olduğunu bildiren Yıldız,
"Hangi ilde bulunuyor olursanız olun
o şehrin bölgesine bakılmaksızın
beşinci bölge teşviklerinden
yararlanacaklar. Hangi sektörde
olursanız olun bundan
yararlanacaklar" ifadesini kullandı.
Enerji tasarrufu ve enerji
verimliliğinin bir kültür olduğunu
ifade eden Yıldız, "Türkiye'nin
"Bor stratejik bir ürün,
özelleştirmeyeceğiz"
Gazze açıklarında bulunan petrole
ilişkin bir soruya karşılık Yıldız,
"Lübnan'da önümüzdeki ay ihale
yapılacak. Oraya da Malezya firması
Petronas ile beraber girmiş olacak"
yanıtını verdi.
Yıldız, başka bir soru üzerine
kömürden sentetik gaz elde
edilmesine yönelik pilot tesisin
Soma'da devrede olduğunu bildirdi.
İsveç'te çöpten enerji üretildiğini
anımsatan Yıldız, "Türkiye henüz
çöplerini bitirmedi. Türkiye'nin
çöplerinden arınması gerekiyor,
bütün çıkıntılarından da arınması
gerekiyor. Türkiye'nin temiz bir
toplum olması gerekiyor" diye
konuştu.
"Nükleer santraller
sanayileşmeye yönelik adım"
Yıldız, nükleer santrallere ilişkin
konuya sanayileşmeye yönelik bir
adım olarak baktıklarını, bu
santrallerde 515 bin parça
bulunduğunu ve Türkiye'nin bir süre
sonra bunları üretebileceğini söyledi.
Yıldız, İran'dan alınan doğalgazın
fiyatının yüksek olduğunu, bunu
İranlıların da bildiğini kaydetti.
Fiyatın düşürülmesini istediklerini
ifade ettiklerini aktaran Yıldız, fiyatın
makul olması halinde tahkimi geri
çekilebileceğini söylediklerini
bildirdi.
Afşin-Elbistan Termik Santrali'nin
özelleştirilmesi konusunda
görüşmelerin devam ettiğini anlatan
Yıldız, "Japonya, Katar ve Güney Kore.
Çin ile görüşmelerimiz de devam
ediyor. İyi bir sonuç alacağımız
kanaatindeyim" diye konuştu.
elektrik faturası yılda 60 milyar lira.
Ölçülebilir rakamlarla yılda 15 milyar
lira tasarruf etme imkanımız var. Bu
çok ciddi bir oran, çok ciddi bir
kapasite. Yüzde 20'ler civarında
tasarruf etme imkanımız var" dedi.
Yıldız, 151 kamu binasına yönelik
yaklaşık 48 milyon liralık yatırımla 2,5
yılda kendini amorti eden izolasyon
yapılabileceğini kaydeden Yıldız,
bunların yerleşmesi adına tekrar
tekrar söylenmesi gerektiğine işaret
etti.
Nükleer enerji santrallerinin
güvenliğine yönelik bir soru üzerine
de Yıldız, Türkiye'nin Akkuyu'da da
Sinop'ta da sağlam ve güvenilir
binalar yapacağını vurguladı.
Bor kaynakları ile ilgili de konuşan
Yıldız, şunları söyledi:
"Bor stratejik bir üründür. Birçok
mamulü vardır. Boru özelleştirmeyi
düşünmüyoruz. Böyle bir
programımız yok, böyle bir
düşüncemiz yok, böyle bir hedefimiz
yok. Ancak o boru elde ederken bir
kısım teknolojileri buraya taşımak
adına hizmet alımlarının özelleştirme
kapsamında algılanmaması lazım."
Bakan Yıldız, TPAO'ya ilişkin bir
soruya da "TPAO'nun halka açılması
planlarımız arasında. Bunun
büyüdükçe kamu iradesiyle daha
fazla yönetilemeyeceğini hep beraber
gördük. Bunun dünyada örnekleri
var" ifadelerini kullandı. CİHAN
3 ŞUBAT
2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Ekonomi gazetecileri turizmi ele aldı
3
Dr. Mehmet Cavlı
Ekonomist
Aklın
İmparatorluğu
konomi
E
Gazetecileri
Derneği (EGD)
Yönetim Kurulu
Başkanı Celal Toprak,
"Hem gelir
dağılımındaki adaleti
sağlamada hem de
Anadolu'nun
dünyadan herkesin
keşfetmesini sağlama
konusunda turizmi
önemsiyoruz" dedi.
EGD'nin 18. EMITTDoğu Akdeniz
Uluslararası Turizm
ve Seyahat fuarı
kapsamında
düzenlediği
"Anadolu'da Turizme
Medya Nasıl
Bakıyor?" panelinde
konuşan Toprak,
EMITT fuarının ülke
ekonomisi için
önemine vurgu yaptı.
Anadolu'nun her
şehrinin turizmden
yeterli payı
alabilmesinin ülke
genelinde kalkınmaya
pozitif destek
vereceğine işaret
eden Toprak,
"Turizmin
yaygınlaştırılması ve
turizmin deniz-kumgüneş algısından
çıkartılması için
EMITT fuarı çok
önemli. Hem gelir
dağılımındaki adaleti
sağlamada hem de
Anadolu'nun
dünyadan herkesin
keşfetmesini sağlama
konusunda turizmi
önemsiyoruz" diye
konuştu.
Yeni Şafak Gazetesi
Ekonomi Yazarı ve
EGD Denetim Kurulu
Üyesi Fikri Türkel
moderatörlüğünde
düzenlenen panelde
konuşan Ekovitrin
Medya Grubu Başkanı
Şeref Özata ise
Türkiye'deki turizmin
gelişimine vurgu
yaptı.
Özata son 10 yılda
yaşanan gelişmelerin
turizmin
gelişmesinde etkili
olduğunu ve yapılan
hava limanlarının
turizmi geliştirdiğini
belirtterek, şunları
kaydetti:
"Türkiye turizmi son
yıllarda gözle görülür
bir gelişme oldu. Kış
turizmi olarak Uludağ
tek alternatifken
şimdi Türkiye'nin
birçok yerinde kayak
MERSİN’DE
merkezleri, kış
turizmi için önemli
alanlar yaratıldı. Son
10 yılda 50 ilimize
hava limanı yapılması
turizmin
gelişmesinde önemli
bir etkendir. Medya
ayağında ise dizilerin
Anadolu'nun çeşitli
yerlerinde çekim
yapması ve insanların
keşfetmesini sağladı.
Şimdi Mardin başta
olmak üzere birçok
şehrimiz ilgi odağı
durumunda. Turizm
konusunda medya
elinden gelen her
türlü desteği verdiğini
düşünüyorum ama
turizmcilerimiz aynı
desteği medyaya
vermiyor. Haber
yapmak, program
çekmek yüksek
bütçeli işler.
Turizmcilerimizin bu
konuda daha fazla
desteğini bekliyoruz."
Turkiyeturizm.com
Genel Yayın
Yönetmeni Özkan
Altıntaş da
Anadolu'nun
turizmde ihmal
edildiğini belirterek,
"Turizm Anadolu
açısından ihmal
edildiğini
düşünüyorum. EMITT
fuarına baktığımızda
Anadolu'nun turizm
cenneti olduğunu
görüyoruz. Birçok
kalkınma ajansının,
valiliklerin desteğine
buraya gelebilen
bölgelere daha çok
destek verilmeli"
ifadelerini kullandı.
"Turizmin gelişmesi
için medya ve
turizmciler kol kola
olmalı"
İksir Resort Town
Yönetim Kurulu
Başkanı İksir Aydın
Turizmin gelişmesi
konusunda ulusal
medyanın verdiği
desteğin önemli
olduğunu ve
Anadolu'nun hala
keşfedilmesi gereken
saklı güzelliklerinin
olduğunu anlattı.
Aydın, "Anadolu'da
turizmi geliştirmek
tabii ki kolay değil.
Anadolu halkı bir tam
özümseyemediği
turizmcilik için halk
bilinçlendirilmeli ve
farkındalık
arttırılmalıdır. Medya
açısında da
Anadolu'nun
tanıtımını yapmak
kolay değil. Medya
elinden gelen destek
veriyor. Turizmin
gelişmesi için medya
ve turizmciler kol
kola olmalı"
değerlendirmesini
yaptı.
Point Hotel Taksim
Genel Müdürü Nuri
Kalyoncu da,
Anadolu'da kongre
turizmi konusundaki
eksiliğine dikkat
çekerek, Avrupa
ülkeleri gibi etkinlik
ve kongrelerin
ülkenin çeşitli yerlere
yayılması gerektiğini
dile getirdi.
Anadolu'nun birçok
bölgesine giderek
programlara ve
belgesellere imza
atan Seyahat-Kültür,
Turizm TV
programcısı Esra
Alkan ise,
"Anadolu'ya medya
nasıl bakıyor'
derseniz, iştahla
bakıyor derim.
Anadolu'dan gelen
haberler ciddi şekilde
önemseniyor, birçok
gazetenin özel turizm
eki bulunuyor, o
bölgelerdeki
yatımcılara
gazetelerde geniş yer
ayrılıyor" ifadelerini
kullandı.Türkiye
Gazetesi Ekonomi
Yazarı ve EGD
Yazarlar Kurulu Üyesi
Metiner Sezer de
Türkiye'nin ve
şehirlerinin turizm
açısından marka
olamamasına
değindi.
Sezer, "Avrupa'nın
birçok marka şehri
var ama biz hala
marka yaratamadık.
Bunun tek bir sebebi
var, şehirlerimizi 7
milyar insanın diline
dolayacak türde
hikayemiz yok. Yani
var olan hikayeyi
yazıp dünya markası
yapmak konusunda
bir hareketimiz
bulunmuyor. Avrupalı
her şehrinin
hikayesini özenle
yazıp turizm
pazarlamasını öyle
yapıyor. Bizim var
olan 10 binlerce yıllık
tarihi tüm dünyaya
tanıtamıyoruz"
ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ
ürkiye'deki defne üretiminin yüzde 60'ının karşılandığı kentte yeni
ürünün hasadına başlandığı bildirildi.Ormanlık alanlarda
Tkendiliğinden
yetişen ve orman köylüsü için önemli gelir kaynağı olan
defnenin hasadı, başta Mersin merkezde olmak üzere ilçe ve köylerde
devam ediyor. Köylülerin işleme fabrikalarına dalıyla kilogramını 50-60
kuruşa sattığı defne, burada çeşitli işlemlerle ihracata hazır hale
getiriliyor.Önce kurutma işlemi uygulanan defne daha sonra
dalından ayrılıyor ve paketlendikten sonra Almanya, İtalya,
İspanya ve Hollanda başta olmak üzere gelen talebe göre çeşitli
Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor.Silifke ilçesinde İhracat yapan
firmanın işletme müdürü Muhammet Ali Cömert, yaptığı
açıklamada, Silifke Orman İşletme Müdürlüğü'nün 13 bin hektar
defne sahasında yıllık yararlanılabilecek 8 bin ton defne sürgünü
bulunduğunu belirterek, hasadı yapılan defnenin tamamının ihraç
edilebilir kalitede olduğunu söyledi.Dünyada tüketilen defne yaprağının
büyük bölümünü Türkiye'nin karşıladığını vurgulayan Cömert, ihracat
oranlarının, ürün kalitesiyle artacağını kaydetti.Münir ARIKAN-EKONOMİ
DEFNE
İHRACATI
ümrük ve
Ticaret
Bakanı
Hayati Yazıcı, Bakan
Yazıcı, yeni Türk
Ticaret Kanunu’na
göre şirketlerin sermaye eksikliklerini
14 Şubat’a kadar gidermesi gerektiğini
hatırlattı. Merkezi
Kayıt Kuruluşu’nun
(MKK) geliştirdiği
“e-GKS: Elektronik
Genel Kurul Sistemi”nin birinci
yılına ilişkin Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı’nca
düzenlenen tanıtım
toplantısında
konuşan Yazıcı,
“Limited şirketler
sermayelerini 10 bin
liraya, anonim şirketler 50 bin liraya
yükseltmesi için son
gün 14 Şubat’tır. Unutmayın Sevgililer
Günü’ne denk
geliyor. Şirketinizi
seviyorsanız sermayesini tamamlayın, sevmiyorsanız
şirketiniz münfesih
duruma düşecek”
diye konuştu.
G
Haksız yere bir kişinin
kalbini kıran, hakkını
yiyen, kralda, padişahta
olsa felaket içindedir.
etmeyen sinsi
düşmanlıklardan dostluk
çıkaranlara da baktıkça hayret.
Arkadaşlıklarını satanlar.
Bir kapı, bir köpeğe bir lokma
ekmek verse o köpek o kapıdan
ayrılmaz.Ona eziyet edilse bile
o köpek hizmetkarlığa devam
eder.Başka kapıya gitmeyi
nankörlük olarak bilir.
Velhasıl parayla ve
dünyalıklarla şeref
kazananların, kocaman dünya
oyun parkında, çocukların
çocukça hır gürleri demek mi
lazım. Dünya, çocukların oyun
parkı gibi. Oyuncaklarla
oynarken oluşan çekişmeler.
Suçlayan düşünceler yeni yeni
fırtınalar doğurur. Bir işaret
parmağı karşı tarafı işaret
ederken üç diğer parmak sizi
işaret eder. Kişiler uğradığı
felaketler yüzünden
başkalarını suçlaması
düşündürücü tavırlardır. İnsan
başkalarının hak
ve hukukunu
gözetmeli.
İnsanlık kul
haklılığını
göstermektir. Kul
hakkına hürmet
etmektir.
Nankör insan malum her şeyin
fiyatına bakıyor. Elde
edemezse değerine bakmaz.
Nankör insanlarla insan
etrafının sarılması kadar kötü
bir şey yoktur. Bir insanın
yanında dur diyecek biri
Bu insanlara
ne oldu?
İnsanların
insanlık dersi ile
eğitilmesi şart.
Bir sürü berbat yalanlar. Yalnız
ağaçların sevinç çığlıkları.
Üzülmeye bile vakti olmayan
ama vaktini hoyratça fuzuli
işlere ve konulara harcayan bu
insanlık. İtfaiye ile ateş
arasında donup kalan
eğitimsiz insanlık.
Yaşadığı hayatın her nefesinde
kendi günahlarından utanarak
kendine özür dilemesi
gerekirken, başkalarıyla Allah
adına uğraşan insanlık. Akıl
mı, para mı tercihi ona
verildiğinde, parayı seçecek
olan insanlık. Ahir zamanda
olacak dedikleri bunlar olsa
gerek.
Denizin suyunu içtikçe
susayan insanlık.Arkasından
oynanan oyunları bilmeyen biz
insanlar çok garip durumdayız.
Ortada dolaşan çoğu kişiler içi
boş başaklar oldukları halde
zoraki dimdik duruyorlar. Kör
gözler kendilerini göremez.
Onlar uyanıklık taklidi yapan
uykulular.
Hata yapanları rahatsız
kalmamışsa, o freni olmayan
araba gibidir. Gaza bastıkça
tehlikeler doğurtur. Nankör
arkadaşlar sarmışsa etrafı
durumlar fırtına doğurtur.
Hayat nankör insanların
maskelerini olaylar yaşandıkça
düşürtür.
Dostlar arasında da menfaatler
oluştukça karşılıklı makyajlar
yok olur. Çıkar birliktelikleri
sonrası gerçek karakterler
hortlar.
Hiçbir toplumda ithamlar
medeniyet olarak gösterilemez.
Nerede olunursa olunsun.
Kendini büyük sanan
küçüklerin sonradan pıtır pıtır
oluşan yanılgılarına seyirci
kalmaktan başka yapılacak bir
şey yok. Kötü örnek olma
günahı muhatapların sırtına
konulmuş. Dünyanın
imtihanlığına hayretler içinde
teslim olmak en büyük erdem.
Her aklın bir suç ve menfaat
ortağı vardır.Trajik olay şu ki,
ahir zaman, aklın
imparatorluğunu
yıkıyor. 27 Ocak 2014
ve Ticaret
“Şirketler Sevgililer Günü öncesi sermayesini tamamlasın” BakanıGümrük
Hayati Yazıcı,
“Limited şirketlerin sermayelerini 10 bin liraya, anonim şirketlerin ise 50 bin liraya yükseltmesi için son gün 14 Şubat. Şirketinizi seviyorsanız sermayesini tamamlayın” dedi.
ünyadaki gelişmeleri dikkate alarak hazırD
ladıkları yeni Türk Ticaret Kanunu’nun
yürürlüğe gireli bir buçuk seneyi geçtiğini ifade
eden Hayati Yazıcı, e-GKS’nin de bu kanun ile
ticaret hayatına getirdikleri yeni uygulamalardan biri olduğunu söyledi.
Bakan Yazıcı, yeni kanun ile geri dönüşlerin
pozitif yönde olduğunu aktararak, “Bu kanunun uygulanması Türk ticaret hayatına, Türk
müteşebbisine önemli imkanlar sağladı. Yeni
Türk Ticaret Kanunu ile Türk müteşebbisine bir
otoban yaptık. Elektronik Genel Kurul Sistemi
ise bu otobanda giden, ileri teknoloji ile donatılmış son model bir arabadır” diye konuştu.
Yazıcı, bu sistemin uygulanmasıyla elektronik
ortamda genel kurulunu gerçekleştiren şirket
sayısının 437’ye ulaştığını anlattı. MERSİS’i de
tamamlamak üzere olduklarını, 238 ticaret sicil
müdürlüklerine kayıtlı şirketlerin tamamı elektronik ortamda güvenli bir biçimde yapılanmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getiren
Yazıcı, MKK ile lisanslı depoculuk ve elektronik
ürün senedi uygulamaları üzerine de çalıştıklarını söyledi.
Perakende yasası seçim sonrası Meclis’te
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bakan
Yazıcı, Perakende Ticaretin Düzenlenmesi
Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı çalışmalarına
ilişkin bir soru üzerine, “Bu konudaki çalışmalar devam ediyor ve belli bir mesafe katedildi. Belki Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na,
oradan da Bakanlar Kurulu’na taşıyacağız.
Meclis tatile girmeden önce seçim dolayısıyla
yetişmesi mümkün değil ama seçimin hemen
peşinde bu konuyu Meclis’te yasalaşmak üzere
müzakereye açmış olacağız” açıklamasında bulundu.
e-GKS’yi yurtdışına ihraç edeceğiz
MKK Genel Müdürü Doç. Dr. Yakup Ergincan, eGKS üzerinden 30 Ocak 2014 itibariyle 420 tane
genel kurul yapıldığını aktardı. Ergincan, elektronik ortamda katılımın en fazla olduğu genel
kurulun 756 elektronik katılımcı ile gerçekleştiğini söyledi. Hedeflerinin e-GKS’yi tüm
dünyada kullanılabilir hale getirmek ve diğer
ülkelere de ihraç etmek olduğunu belirten
Ergincan, “Şu anda bunun (e-GKS) yurtdışına
ihracı konusunda ciddi görüşmeler yapıyoruz.
2014 yılında bir ülkede daha e-GKS’yi devreye
almayı hedefliyoruz” dedi.ABD Merkez Bankası
(Fed), Başkanı Ben Bernanke’nin 22 Mayıs 2013
tarihinde yaptığı konuşmayla dünya piyasaları
için yeni bir dönemin başladığını hatırlatan SPK
Başkanı Vahdettin Ertaş, şunları kaydetti: “Bu
geçiş döneminde tüm yatırımcıların sakin,
soğukkanlı, kısa vadeli spekülatif işlemler yerine uzun vadeli bir perspektifle hareket etmesi,
şirketlerimizin de kur riskine karşı dikkatli olmaları, risklerini olabildiğince hedge etmeleri,
yatırımlarını kısa vadeli kredilerle finanse
etmek yerine uzun vadeli sermaye piyasası
araçları ile finansmana yönelmeleri gerektiğine
inanıyoruz.” Ertaş, “Opsiyonlarla ilgili borsanın
bize bir başvurusu var. Tahmin ediyorum bu
hafta ve önümüzdeki hafta neticelendireceğiz”
dedi.
KOTEDER, 14 Şubat’ta eğitim verecek
Borsaya Kote Şirketler Yöneticileri Derneği’nin
(KOTEDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nalan
Erkarakaş, KOTEDER olarak 14 Şubat 2014 tarihinde Sermaye Piyasası Lisanslama sicil ve
Eğitim Kuruluşu (SPL) ile birlikte bir eğitim
düzenleyeceklerini söyledi. Erkarakaş, eğitime
yönelik şu bilgileri verdi: “Yeni Türk Ticaret Kanunu ve Yeni Sermaye Piyasası Kanunu
uyarınca Anonim ortaklıklara yönelik olarak,
Davetten Tescile Tüm Genel Kurul süreçleri,
Elektronik Genel Kurul Süreçleri, TTK uyarınca
web sitesi hazırlama zorunluluğu konularında
uygulamaya yönelik bir eğitim programı
düzenleyeceğiz.”HABER MERKEZİ
4
Borsa - Finans
3 ŞUBAT
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
"Türkiye İngilizler için
cazibesini koruyor"
ngiliz Ticaret Odası (BCCT)
İuzun
Başkanı Chris Gaunt, orta ve
vadeli bir yatırım bölgesi
olarak Türkiye'nin İngiliz yatırımcılar için cazibesini koruduğunu
belirterek, "Türkiye'ye olan sermaye akışının etkileneceğini
düşünmüyorum" dedi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan
Gaunt, İngiltere ile Türkiye arasındaki ticari ilişkiler konusunda iyimserliği koruduklarını belirterek,
İngiltere için Türkiye'de, Türkiye
içinse İngiltere'de ticari olarak
yapılabilecek çok iş olduğunu anlattı.
Gaunt, "Türkiye binlerce yıldır
ticaret yapan bir ülke ve bu bölgeyi
Türkiye'den daha iyi anlayan bir
ülke olamaz. Ortadoğu ve Türk
cumhuriyetlerine baktığımızda
çoğuyla dil sorunu yok, kültürler
aynı, tarihler benzer; Türkiye bu
ülkelere Avrupa'dan daha yakın"
ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin bölgesinde büyük fırsatlara ev sahipliği yaptığını vurgulayan Gaunt, "Ayrıca Türkiye yukarı
yönlü hareketini sürdürüyor. İç
pazarı daralan İngiliz şirketleri için
Türkiye'de çok büyük bir kapasite
var. Türkiye, bölgenin en kuvvetli iş
pozisyonuna sahip. Orta ve uzun
2014
vadeli bir yatırım bölgesi olarak
Türkiye İngiliz yatırımcılar için cazibesini koruyor" diye konuştu.
Türkiye'de son dönemde yaşanan
gelişmelere de değinen Gaunt,
şunları kaydetti:
"İngiliz Ticaret Odası olarak
Türkiye ekonomisinin sağlam
temeller üzerine devam etmesini
arzu ediyoruz. İngiliz ve Türk
yatırımcılar arasında güven tesis
etmeye gayret gösteriyoruz. Kısa
vadede konuşmak gerekirse,
önümüzdeki altı ayın oldukça kritik bir süreç olduğunu düşünüyorum. Önümüzde yerel seçimler var.
Fakat yine de ticaret devam ediyor
ve edecek. Türkiye'deki yatırım fırsatları po yabancı yatırımcılar
tarafından dikkatle izleniyor. Orta
ve uzun vadede yabancı yatırımcılardan Türkiye'ye olan sermaye
akışının etkileneceğini düşünmüyorum. Gelişmekte olan
ekonomisiyle hala cazibe
merkezi olmayı
sürdürmekte
olduğunu söyleyebilirim." CİHAN
İnebolu Limanı özelleştirilecek
zelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK), İnebolu Limanı ve tersane alanının
özelleştirme kapsamına alınmasına karar verdi.Resmi Gazete'de
Ö
yayımlanan ÖYK kararına göre, Kastamonu-İnebolu'da bulunan ve
İnebolu Liman Sahası'nda kalan, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait 19 adet
parselde toplam 53 bin 521,10 metrekarelik alan, mülkiyeti Et ve Süt Kurumu (ESK) Genel Müdürlüğü’ne ait 160 metrekarelik alan ve devletin
hüküm ve tasarrufu altında bulunan 69 bin 161 metrekarelik dolgu alanı
ile yaklaşık 261 bin 540 metrekarelik deniz yüzeyi olmak üzere toplam 384
bin 382,10 metrekarelik liman ve tersane alanının özelleştirme kapsamına
alındı. İşletme hakkının verilmesi yöntemi ile gerçekleştirilecek
özelleştirme işleminin 31 Aralık 2016'ya kadar tamamlanması kararlaştırıldı.CİHAN
İngiliz Ticaret Odası
Başkanı (BCCT) Gaunt,
orta ve uzun vadede
Türkiye'nin İngiliz
yatırımcıları için
cazibesini koruduğunu söyledi.
Aralıkta 609 firmaya yatırım teşvik belgesi verildi
eçen yılın Aralık
eye göre, tarım sekMW kapasiteli yeni
ayında 609 firtöründe 17, madencitermik santral yatırımı
G
maya çeşitli vergi islik sektöründe 29,
için Galata Enerji Üretisnaları içeren
yatırım teşvik belgesi
verildi.Resmi
Gazete'de yer alan
yatırım teşvik belgelerinin sektörel
dağılımına ilişkin list-
2014 hedefleri
şimdiden şaştı
sektörler
revizyona gidiyor
"Sürdürülebilir büyüme için ihracat kapasitesi artmalı"
Uludağ İhracatçı Birlikleri
(UİB) Koordinatör Başkanı
Orhan Gençoğlu,
Türkiye'nin sürdürülebilir
büyümesi ve kalkınmasının, ihracat kapasitesini artırmasıyla doğru
orantılı olduğunu bildirdi.
Kur yükselişi ve yüksek oynaklık hesapları
değiştiriyor. En derin etkilenmesi beklenen sektör
otomotiv, en olumlu etkilenmesi beklenen sektör turizm. İç pazar için hemen hemen bütün sektörlerde
endişe izleniyor. Kurdaki dalgalanma ve müdahalelere, faiz artırım kararına rağmen bu dalgalanmanın durmaması, bazı sektörlerde, 2014 için daha
önce açıklanmış hedeflerde revizyon ihtiyacı
doğurdu, hesaplar değişti. Özellikle ithalat bağımlılığı yüksek sektörlerde, ihracatçı sektörlerde revizyon ihtiyacı gündemde.
Gençoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, UİB Genel Sekreterliği
tarafından planlanan eğitimlerin
bu yıl da farklı konu başlıklarıyla
ilgilileri bir araya getirmeye
başladığını belirtti.
İç pazara dönük artık daha ihtiyatlı büyüme rakamları konuşuluyor. İhracatçı sektörlerde ise revizyonlar yukarı yönlü. Yatırımlarda bekleme eğilimi
görülüyor, kararlar gözden geçiriliyor.Tofaş CEO’su
Kamil Başaran, “Şartlar mevcutların dışında yeni
yatırımların gelmesini engelleyecektir”, gayrimenkul
sektörünün önemli oyuncularından İnanlar’ın patronu Serdar İnan, “Projeleri erteledik, belki de ofis
projeleri yapacağız” diyor.
Yoğun bir katılımla interaktif
gerçekleştirilen eğitimlerle öncelikle ihracat kapasitesini artırmayı
hedeflediklerini vurgulayan
Gençoğlu, ihracatçı firmaların rekabet ortamının küreselleştiği yeni
dünya düzenine uyum sağlamada
düzenlenen programların önemli
olduğuna işaret etti.
Otomotivde, 2014 için, “2013 seviyeleri veya biraz
daha altı” konuşuluyordu. Şimdi yüzde 20-30
daralma konuşuluyor. İthalata dayalı elektronik ve
bilişim sektöründe de pazarın daralması muhtemel
gözüküyor. Döviz girdisi yüksek sektörlerden turizmde hedefler korunuyor. Türkiye kur yükselişi ile
yabancı turist için ucuzladı. Ancak yurtdışına turlar
pahalandı. Bu yönlü çalışan şirketlerden bazıları
müşteri kaybı yaşamamak için “kur sabitleme” gibi
fiyat odaklı kampanyalar geliştiriyor. Gayrimenkulde
projelerin ertelenmesi, ağırdan alınması gibi bir
eğilim gözlenebilir. İnşaat maliyetleri üzerinden
konut fiyatlarında da artış bekleniyor.
Gençoğlu, eğitim programlarının
ihracatçılara önemli katkılar
sağladığını ifade ederek,
"Türkiye'nin sürdürülebilir
büyümesi ve kalkınması, ihracat
kapasitesini artırması ile doğru
orantılıdır. İhracatçımızın verimlilik ve inovasyon hedefli
katma değer yaratması, küresel
rekabetçiliği güçlendirerek
mümkün olabilecektir. Bu değeri
yakalayabilmek için düzenlediğimiz eğitim programları her
açıdan katkı sağlamaktadır. İşte
bu noktada tüm ihracatçı üyelerimize ve potansiyel ihracatçılarımıza ulaşma ve yollarına
ışık tutma gayretindeyiz" değerlendirmesinde bulundu.
Değişen dünya düzenine uyum
sağlamamak gerektiğini bildiren
Gençoğlu, şunları kaydetti:
"Günümüzde, ihracat pazarlamasının başarı ile gerçekleştirilmesinde yetişmiş uzmanlara,
nitelikli personele sahip olmanın
önemi açıktır. Bizler ihracatçımız
için çalışan personelimizin de
alanlarındaki bilgi ve becerilerini
geliştirmekle kendimizi yükümlü
görüyoruz. Dış ticaretin hedeflenen düzeye ulaştırılmasında ve
sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasında ihtiyaç duyulan nitelikli
iş gücünün yetiştirilmesine
katkıda bulunmanın yanında
düzenlediğimiz kurum içi eğitimlerle de genel sekreterlik
bünyesinde görev yapan personelimize de yatırımda bulunuyoruz."
Öte yandan, UİB tarafından 2013
yılında gerçekleştirilen ve üyelerine ücretsiz sunulan 50 seminerde
407 saat eğitim verildi. "Gümrük
Mevzuatı ve Uygulamaları" semineriyle başlayan 2014 yılı eğitim
seminerleri, "Uluslararası
Pazar ve Piyasa Araştırmaları",
"Devlet Yardımları", "Marka Konumlandırması", "Uluslararası
Ticaretin Finansmanı ve Risk
Yönetimi" gibi ana başlıklar altında gerçekleştirilecek. Birlik bu
sene 40 farklı eğitim planlanıyor.
HABER MERKEZİ
Otomotivde % 20 - 30 daralma konuşuluyor
Kur 2.30’u görmeden önceki tahminler, “2014’ün 2013
seviyelerinde (800 bin satış!) olacağı” yönündeydi.
Toyota Türkiye Pazarlama CEO’su Ali Haydar
Bozkurt da önceki tahminlerinde % 5 daralma
öngörmüştü. 23 Ocak tarihli açıklamasında, “Pazar
yüzde 30 azalacak. 600 bin civarında gerçekleşecek.
Kurda bizim artık absorbe edebileceğimiz çizgiyi çoktan geçtik. Bıçak kemiğe dayanmadı, kemiği kesti”
dedi.
ODD Genel Sekreteri Hayri Ece de daha önceki
öngörülerin gerçekleşmesinin tehlikeye girdiğini
söyledi. Ece, “Kur yüksek kalırsa daralma sert olabilir. Toplam pazardan yüzde 5 - 10 arası daralma
öngörmüştük. Kur yükselmesi önemli bir etkendi.
Devam ediyor. Kredi sınırlamaları geldi, ÖTV artışı
oldu. Tüm olumsuzluklar oldu. Bu şartlarda en az
yüzde 20 daralma olabilir. Üstü mümkün” dedi.
Garanti Yatırım Araştırma da 2014 binek araç
pazarında daralma beklentisini % 10’dan yüzde 23’e
çekti.
İnşaatta daralma olursa demir-çelik de etkilenecek
2013’te Türkiye’nin ham çelik üretimi % 3.4
düşmüştü. 2014’te üretimin % 8 artışla, 38 milyon
tona çıkacağı tahmin ediliyordu. DÇÜD Genel
Sekretedi Veysel Yayan, “İhracat artarsa bunu tutturmak mümkün. İçerde daralma olursa bundan etkileniriz. İnşaat tarafı daralabilir.O da zincirleme etki
yapar. Yurtiçinde kura paralel fiyatlar artar. İnşaat
maliyetleri artar. Yüzde 5 - 6 katkısı var. Lükslerden
çok sosyal konut maliyetleri etkilenir.DÜNYA
Sağlık
Turizm’inin
kalbi
Bursa’da
atacak
ursa, 19-21 Şubat
tarihlerinde düzenB
lenecek olan Uluslararası Medikal &
Termal Turizm Forum’una hazırlanıyor.
BUSAT (Bursa Sağlık
Turizmi Derneği) ev
sahipliğinde, Bursa
Valiliği ve Bursa
Büyükşehir Belediyesi
katkılarıyla, Plaza Turizm tarafından düzenlenecek olan Forum ile
Sağlık Bakanlığı’nın
2014 yılı içerisinde
hedeflediği rakamların
daha üst seviyeye taşınması hedefleniyor.
Plaza Turizm Genel
Müdür Yardımcısı Ersoy
Tabaklar, Bursa’nın,
Dünya Sağlık Turizmi
pazarındaki bilinirliğini
arttırmayı, verimli iş
birliktelikleri için ortam
hazırlayabilmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Forum’a Medikal Turizm’de ülkelere yüksek
miktarda hasta gön-
deren, 15 farklı ülkeden, alanında uzman
20 kişilik bir alım heyeti
geleceğini belirten
Tabaklar, ABD’li Dünyaca ünlü Sağlık Turizmi
Uzmanı Pramod Goel’in
de konuşmacı olarak
katılacağını söyledi.
yılında Türkiye’ye yurt
dışından 5 bin hasta
geldi.
Sağlık Bakanlığı’nın
2014’te sağlık turizm
gelirini 2,5 milyardan
dolardan 5 milyar
dolar üzerine çıkarmayı
hedeflediğini hatırlatan
Ersoy Tabaklar, “2013
Bu pastada
Bursa’ya düşen payı bizler en başarılı ve profesyonel şekilde üst
seviyelere taşıyacağız”
dedi.
HABER MERKEZİ
Bu sayı Avrupa’nın
merkezi haline gelen
Türkiye için daha üst
rakamlarda olması
gerekiyor.
imalat sektöründe 367,
enerji sektöründe 19,
hizmet sektöründe 177
firmaya
çeşitli vergi
istisnaları
tanıyan
yatırım
teşvik belgeleri verildi.Listeye göre,
toplam 2,590 MW kapasiteli termik santral
tevsi yatırımı için Eren
Elektrik Üretim'e, 275
tim'e ve transit doğalgaz hattıyla
taşımacılık yatırımı
için Turang Transit
Taşımacılık'a yatırım
teşvik belgeleri verildi.Yatırım teşvik belgesi verilen 609
firmanın toplam sabit
yatırım tutarı yaklaşık
23 milyar TL, ithal
edilen makine ve
teçhizat tutarı 4.8 milyon dolar, yaratılacak
istihdam ise 29,919
olarak belirlendi.AA
Elazığlı mermerciler
batı ile rekabette devlet
desteği istiyor
ürkiye mermer üretiminde yüzde 8
paya sahip olan Elazığlı mermerciler
T
yüksek navlun ve enerji giderleri nedeniyle diğer bölgelerle rekabettte
yaşadıkları sorunlara çözüm bulunmasını istiyor. Elazığ Organize Sanayi
Bölgesi Müdürlüğü tarafından Elazığ’da
düzenlenen yuvarlak masa toplantısında mermer sektörünün sorunları
ele alındı. Modaratörlüğünü DÜNYA
Gazetesi yazarı Dr. Rüştü Bozkurt’un
yaptığı toplantıda Elazığlı mermercilerin pazarlama, üretim ve Ar-Ge gibi
konularda ortak master plan yapmaları
gerektiği ifade edildi. Giderlerinin yüzde
50’sini oluşturan enerji konusunda devlet desteği verilmesi durumunda yeni
istihdam olanakları yaratabileceklerini
vurgulayan sektör temsilcileri, devletin
maden ocaklarına yol, su, elektrik gibi
hizmetleri sağlaması gerektiğini belirtti.
Yeni saha başvurularında bir yıla kadar
uzayan bekleme sürelerinden yakınan
sektör temsilcileri yabancılara saha
satılmasının da yanlış bir uygulama olacağını düşünüyor.
Solmaz: Yabancılara saha
satmak çok yanlış
Romer Mermer Şirket Ortağı İbrahim
Solmaz, Türkiye’nin doğaltaş konusundaki yüksek potansiyelini verimli kullanıp faydaya dönüştürmesi gerektiğini
belirterek, “Türkiye’nin bu sektörde bir
stratejisi yok. Net bir strateji ortaya
konurken sektörün tüm taraflarının fikri
alınmalı. Teşvikler ve destekler
konusunda yapılacak çok iş var. En
büyük gider kalemimiz enerji.
“Akaryakıt dahil enerji maliyetleri girdilerimizin yüzde 50’sini oluşturuyor. Devlet enerji desteği verirse biz de
istihdama katkı sunabiliriz.
Devlet dağ başındaki bir eve bile
götürdüğü yol, su, elektrik hizmetlerini
bir an önce mermer ocaklarına da vermeli. Yabancılara saha satmak çok
yanlış. Blok mermer ihracatı ise bilinenin aksine ülke için faydalı.
Türkiye’de 5 milyon ton blok satılıyor,
bizim bu 5 milyon tonu işleyecek fabrikamız yok” dedi.
Gümüş: Yatırımcının önünü tıkamayın
Alacakaya Mermer İmalat Müdürü
Abidin Gümüş, Genel anlamda madenciliğin körelme noktasına geldiğini ifade
ederek, “Doğu, Güneydoğu Anadolu
bölgeleri ile Elazığ’da çok iyi düzeyde
maden ve mermer potansiyeli bulunuyor. Elazığ’daki madencilik ortaya
çıkarılmalı. Elazığ’ın mermerden aldığı
yüzde 8’lik pay iyi bir rakam. Mermer
yatırımları teşvik edilmeli. Bir ülkenin
gelişmesi sanayi ve madene bağlı.
Türkiye’de mermer sektörü işin mutfak
kısmında, restoran kısmında değil. Mermer sektörünün daha çok tanıtılması
gerekiyor. Mermer politikası ile ilgili
Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek
yok. Sektör peşkeş çekiliyor diye tedbir
alındı güya”dedi.
3 ŞUBAT
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Dikkat ! B u üc reti
ge r i a l ab i l i r s i n i z
nşaat firmaları artan faizlere
karşı önlemleri artırdı. Konut
satışlarının düşmemesi için
belli bir dönemde toplu ödeme
olarak adlandırılan balon ödeme
öne çıkacak. Yurtdışı fuarlar da
takip edilecek.Son faiz artışıyla
birlikte kredili konut satışlarında
düşüş bekleyen sektör
temsilcileri farklı modeller
geliştirmek için kolları sıvadı.
İ
İstanbul'da
kentsel
dönüşüm sistemine giriş
yapan bina
sayısı geçtiğimiz
yıl içerisinde 30
katına çıktı.
2013'ün ocak
ayında ayda yalnızca 50 bina
kentsel
dönüşümden
yararlanırken,
bu rakam
bugün bin 500
bina seviyesine
ulaştı.
lektrik faturalarının son
E
ödeme tarihinden sonra
ödenmesi durumunda faturaya
yansıyan 'kapama-açma"
bedeliyle ilgili karışıklık sürüyor.
Vatandaşlar, elektrik kesintisi
olmadığı halde 'kapama-açma'
bedeli ödediklerini belirterek
duruma tepki gösterdi. Tüketiciler
Derneği (TÜDER) Genel Başkanı
Aydın Ağaoğlu ise, elektrik
dağıtım şirketleriyle ilgili
kendilerine ulaşan şikayetleri
değerlendirdi. Vatandaşların en
çok şikayet ettiği konular arasında
faturalara yansıyan "kapamaaçma" bedelinin bulunduğunu
anlatan Ağaoğlu, yaşanan
karışıklığa değindi.
BU ÜCRET TALEP EDİLEMEZ
Ağaoğlu, "Dağıtım şirketlerinin
son ödeme tarihinden en az 10
gün önce müşterilerine faturayı
tebliğ etmesi gerekiyor. Ancak son
ödeme tarihine 2-3 gün kala
faturalar kapılarına bırakılıyor. 1
gün geç ödeyenlerden de
'kapama-açma' bedeli alınıyor.
Oysa elektrik piyasasıyla müşteri
hizmetleri yönetmeliği açıkça
'kesme-açma yapılmayan
abonelerden kesme-açma ücreti
talep edilemez' diyor. Talep eden
bazı özel şirketlerin uyguladığı bu
sistem ise kazanç kapısı haline
dönüştüğünü gösteriyor" dedi.
"PARANIN İADESİ YÖNÜNDE
KARAR ALDIRABİLİRSİNİZ"
Faturalar konusunda tüketicilere
uyarılarda bulunan Ağaoğlu,
"Elektrik dağıtım şirketleri
aralarında anlaşmış gibi
vatandaşlar faturalarını son
ödeme tarihinden 1 gün geç ödese
19 lira 10 kuruş bedel istemekte.
Bunun fark edilmeme halinde ise
bir sonraki aya geçen ayın o fatura
bedeli yansıtılmakta.
Eğer ki faturanızda 19 lira 10
kuruş kesme-açma bedeli
görüyorsanız ve elektriğinizde
fiilen kesilmemişse buna derhal
itiraz edin. Elektrik idaresi
paranızı geri vermezse ikamet
ettiğiniz yerdeki tüketici hakem
heyetine başvurarak bunun
iadesine karar aldırabilirsiniz"
diye konuştu.
Faturalarından yakınan İdris
Aydın isimli vatandaş, "Geçen
aylarda elektriğim kesilmediği
halde açma-kapama parası bana
da geldi. Ödemek zorunda
kaldığım için ödedim" şeklinde
konuştu.
Faturalarının çoğu kez tarihinden
sonra eve geldiğini söyleyen bazı
vatandaşlar ise, "Uygulanan
sistem sömürücü bir düzendir.
Uygulanan bu sistem garip insana
bir zulümdür. Evde olmayıp tatile
giden vatandaşlarımız ne
yapacak? Ya da akrabasının
hastalığıyla, ameliyatıyla
uğraşıyorsa vatandaş o haliyle
elektriğini mi düşünecek?"
dediler.
BEDAŞ: "KESME-BAĞLAMA
SÜREÇLERİ İLE İLGİLİ ÇOK
HASSAS DAVRANIYORUZ"
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.
(BEDAŞ) ise, ödeme
bildirimlerinin Müşteri Hizmetleri
Yönetmeliği'nin 21. maddesi
gereğince fatura son ödeme
tarihinden en az 10 gün önce
tebliğ edildiğini bildirdi.
Son ödeme tarihine kadar ödeme
yapılmaması durumunda
faturanın son ödeme tarihini
izleyen ilk beş iş günü içerisinde
ikinci bir yazılı bildirimde
bulunulduğu, ödeme
yükümlülüğünün belirtilen
sürede yerine getirilmemesi
halinde ise kesinti uygulandığı
açıklandı. Ödemelerin
gerçekleştirildiği gün içerisinde
elektriğin kullanıma açıldığı
belirtilerek, "BEDAŞ olarak
kesme-bağlama süreçleri ile ilgili
çok hassas davrandığımızı
belirtmek isteriz.”CİHAN
Konutta balon ödeme
dönemi
canlanacağını düşünüyorum”
diye konuştu.
Keten İnşaat Yönetim Kurulu
Başkanı Selahattin Keten
Maliyete katlanacağız
Keten İnşaat Yönetim Kurulu
Başkanı Selahattin Keten ilk
etapta faiz artışının hepimiz
için olumsuz etkileri
olacağını, borçlanma
maliyetlerinin en az 1,1,5 puan
artacağını söyledi. Bu
durumun yatırımları
daraltacağına dikkat çeken
Keten şöyle konuştu:
Dikkat! Öderken
dolandırılmayın
er yıl Ocak ve Temmuz aylarında iki
eşit taksitte ödenen Motorlu Taşıtlar
H
Vergisi'nin (MTV) 2014 yılına ilişkin
“Bu da yatırımları daraltır,
konut satışlarını azaltır. Biz
her halikarda ülke için iyi
olanı desteklemeye devam
edeceğiz. Eğer bu karar orta
vadede dengeleri yerine
getirecekse ülke olarak kısa
vadede bu maliyete
katlanacağız. Ama siyasi
istikrar sağlanmadığı sürece
bu operasyonun maliyet
artışından başka işe
yaramayabileceği kaygısını da
taşıdığımızı belirtmek isteriz.”
birinci taksitinin ödeme süresi yarın
doluyor.Gelirler Dairesi Başkanlığı,
ödeme süresinin son günlerinde
meydana gelen muhtemel yoğunluktan
etkilenmemek için ödemelerin son
günlere bırakılmaması gerektiği
konusunda uyardı.
Motorlu Taşıtlar Vergisi mükellefleri,
2014 yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi birinci
taksitini; kredi kartı ile Maliye Bakanlığı
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın internet
sayfasında (www.gib.gov.tr) yer alan
İnternet Vergi Dairesi/sık
kullanılanlar/motorlu taşıtlar
sorgulaması ve kredi kartı ile ödeme
bölümüne giriş yaparak ödeyebiliyor.
on faiz artışıyla birlikte kredili konut
S
satışlarında düşüş bekleyen sektör
temsilcileri farklı modeller geliştirmek
için kolları sıvadı. Sektörün önde gelen
isimleri kampanyalara ağırlık
vereceklerini belirterek konut satışlarını
belli bir seviyede tutmak için çaba sarf
edeceklerini dile getirdi. Bu dönemde
yabancıya satışların artması için yurtdışı
turlarına daha fazla ağırlık vereceklerini
de aktaran müteahhitler, peşinatı
öteleme ve balon ödeme yöntemiyle
konut satışlarını cazip hale
getireceklerini aktardı.
Önünü göremeyen için cazip
Bu dönemde en çok başvurulacak
yöntem olarak adlandırılan balon ödeme
de aslında bir tür kredi çeşidi. Balon
ödemeli kredide kullanılan kredinin vade
boyunca sadece faizi ödeniyor ve vade
sonunda toplu bir ödeme ile borç
kapatılıyor. Bu sistemi en çok bankalar
ISSN 1308 7606
Araç sahipleri internet bankacılığını
kullanarak veya banka şubelerine
başvurarak ya da Motorlu Taşıtlar
Vergisi yönünden mükellefiyet kaydının
bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne
başvurarak ödeyebiliyor.Motorlu
Taşıtlar Vergisini internet üzerinden
kredi kartı ile ödeyecek mükellefleri
uyaran Gelirler Dairesi Başkanlığı,
İnternet Vergi Dairesi ekranlarını
kullanarak motorlu taşıt vergisi ve kredi
kartı ile ödeme formu bulunduran,
taklit internet sitelerinin kendileriyle
ilgisi olmadığını açıkladı. CİHAN
Yıl:70 Sayı:24698 Tarih:3 Şubat 2014 Pazartesi
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
İcra Kurulu Başkanı
Emin ERENER
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sorumlu Müdür
Yavuz AYDIN
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Sayfa Editörü
Yasemin ERENER
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
5
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
GENÇLER DAĞITIM
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
kullanıyor. İnşaat firmaları kendi
içlerinde finansman modeliyle bu tür bir
ödeme tablosuna kendilerinin de
başvuracağını aktarıyor.
Balon ödemede taksitlendirme
seçenekleri değişkenlik gösteriyor. İnşaat
firmaları bu yolla yılın belli aylarında
gelirinde artış olan, emekli ikramiyesini
konut kredisi kullanarak ev alımı için
değerlendirmek isteyen, ev alımına karar
vermiş ancak nakitini peşinat olarak
kullanmak istemeyen tüketicileri
hedefliyor.
Babacan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı
İbrahim Babacan
Bankalar aradan çıkar
Babacan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı
İbrahim Babacan bu dönemde
şirketlerinin bankaları aradan çıkartıp
kendi finansmanını kullandırması
gerektiğine dikkat çekti. Babacan,
“Faizler yabancı yatırımcıyı cezbeder,
yabancı para girişi artar. Bu da bir süre
sonra ekonominin bollaşmasına, orta
vadede faizlerin yeniden gerilemesine
yardımcı olabilir. Dolayısıyla kararların
kısa vadeli etkilerinden ziyade orta
vadede dengelerin oturup oturmadığına
bakacağız. Bu da galiba her şeyden önce
siyasi istikrara bağlı olacak” dedi.
DKY İnşaat Yönetim Kurulu
Başkanı Ali Dumankaya
Tüketici seçici olacak
DKY İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali
Dumankaya bu dönemde tüketicinin
seçici olacağını bu nedenle alternatif
ödeme planlarına ihtiyaç olduğunu
belirtiyor. Dumankaya, “Alım yapacak
vatandaş da daha seçici olacaktır ve
doğru projeleri tercih edecektir. Konut
satışları 2013’te 1.1 milyon seviyesine
çıkmıştı, bu yavaşlamayla 2014’te 900
bin-1 milyon seviyesine gelebilir.
Seçimlerin ardından konut satışlarının
İnrema Genel Koordinatörü Gökhan İlgar
Yurtdışı fuarlara ağırlık verilecek
Türk inşaat firmalarının yurtdışı tanıtım
fuarlarına ağırlık vereceğini belirten
İnrema Genel Koordinatörü Gökhan İlgar
bu fuarlarda yabancı alışlarının
artacağını söyledi. Geçtiğimiz aralık
ayında Kuveyt Gayrimenkul Fuarı’nda ilk
kez Türkiye holünü düzenleyen inrema,
8-10 Nisan’daki 10. Dubai International
Property Show(IPS)’un Türkiye’den
katılım organizasyonunu da üstlendi.
Ortadoğu, Avrupa, Asya-Pasifik
bölgesinden inşaat şirketlerini, bireysel
yatırımcıları ve sektöre yön veren
kuruluşları bir araya getiren Dubai IPS’in
bu yıl 20 bin ziyaretçi çekmesi bekleniyor.
Fuara uluslararası alanda en yüksek
katılımı Türkiye’nin gerçekleştirmesi
bekleniyor. Fuarda Türkiye için bin ile 2
bin metrekare arasında alan
ayrılacak.CİHAN
Emeklilerle ilgili çok çarpıcı istatistik
ürkiye Sigorta Birliği
T
(TSB) Yönetim
Kurulu Üyesi Meral
Eredenk,
emeklilerimizin yüzde
28'i emekli olduktan
sonra çalışmaya devam
ettiğini söyledi.
Türkiye Sigorta Birliği
(TSB) Yönetim Kurulu
Üyesi Meral Eredenk,
Türkiye'de 1998 yılında
yüzde 24 olan tasarruf
oranının, 2012 yılında
yüzde 12'ye kadar
düştüğünü belirterek,
"Emeklilerimizin yüzde
28'i emekli olduktan
sonra çalışmaya devam
ediyor, çünkü
ülkemizde emeklilik
dönemi için oldukça az
tasarruf yapılıyor"
dedi.
TSB açıklamasına göre,
TSB ve CFA Society of
Istanbul işbirliğiyle,
finansın geleceğini
konuşmak ve emeklilik
tasarrufları konusunda
yatırımcıların
davranışsal eğilimlerini
daha iyi anlamak
amacıyla "Finansın
Geleceği: Emeklilik
Tasarrufları" konulu bir
panel gerçekleştirildi.
Eredenk, pek çok
insanın tüketim
yaptıktan sonra kalan
parasını tasarruf
etmeye çalıştığını
ancak bu anlayışı
doğru bulmadığını
aktararak, tasarruf
etmek istenilen oranın
kazançtan çıkartılarak,
kalanının tüketime
harcandığında
emeklilik döneminde
oldukça rahat
edileceğini kaydetti.
Türkiye'de bireysel
emeklilik sisteminin
gösterdiği gelişime ve
tasarruf açığı
konularına değinen
Eredenk, "Türkiye'de
1998 yılında tasarruf
oranı yüzde 24 iken, bu
rakam 2012 yılına
geldiğimizde yüzde
12'ye kadar düştü.
Emeklilerimizin yüzde
28'i emekli olduktan
sonra çalışmaya devam
ediyor, çünkü
ülkemizde emeklilik
dönemi için oldukça az
tasarruf yapılıyor.
Yapılan küresel bir
araştırmaya göre,
Türklerin emeklilik
döneminde yaşamak
için gerek duydukları
miktar, Avrupa
ülkelerine göre oldukça
düşük. Halbuki bizler
de zamanında birikim
yaparsak, emeklilik
dönemine geldiğimizde
daha rahat bir yaşam
sürebiliriz" ifadelerini
kullandı.
Bireysel Emeklilik
Sistemi'ne (BES) gelen
devlet katkısının
tasarruf konusunda
çığır açtığını aktaran
Eredenk, "Ülkemizde
cari açık ve tasarruf
sorunu var.
Bu sebeple hem
kamuda, hem de
bireysel anlamda
sermaye birikimi
yapmak gerekli. Mevcut
SGK sistemi
emeklilerimizi
desteklemiyor, bu
yüzden BES ile ufak
miktarlarda da olsa
birikim yaparsak
emeklilik dönemini
daha rahat geçirebiliriz.
Üstelik unutmayalım,
devletin yüzde 25
katkısıyla bu
birikimlerimiz
ödüllendiriliyor"
değerlendirmesini
yaptı.AA
6
3 UBAT 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ÇİN
Çin, geleneksel 12 hayvanlı ay
takvimine göre yılan yılını
geride bırakıp, at yılına girdi.
Bu bayram aynı zamanda
ülkede Çin yeni yılı ya da Bahar
Bayramı (Chunjie) olarak da adlandırılıyor. Bayram için bu
sabah kurulan panayırlar ise
halkın en çok rağbet ettiği yerlerden. Çin'in başkenti
Pekin'deki Ditan Parkı da
bayram etkinliklerinin yapıldığı
yerlerin başında geliyor. Buraya
kurulan panayırda renkli
görüntüler oluştu.
Geçmişi bin yıldan öncesine
dayanan panayırlara akın eden
halk, buralarda yemek yiyor,
eğleniyor, hatıra fotoğrafı çektiriyor ve geleneksel kıyafetler
ile yemekleri tanıma imkânı buluyor. At yılı olduğu için at sembolü olan ürünler büyük rağbet
görüyor burada.
7'den 77'ye herkesin gezdiği
panayırlar Çin gelenek ve
göreneklerinin canlı kalıntısı
olarak kabul ediliyor. "Halkın
karnavalı" da diye bilinen
panayırlar Çin'e özgü geleneksel
Çin kırmızısı olarak bilinen renkli figürlerle süslenmiş. ‘’İğne
atsan yere düşmez’’ tabiri bu
panayır için söylense yalan
olmaz.
Budizm inancına göre tütsü
yakma, şiş kebap, değişik geleneksel dans gösterileri ve şans
oyunları Ditan’daki panayırda
göze çarpan manzaralardan.
Panayırda Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) konuşan ve Cihan
kamerası önünde Çin’e has
küçük el davuluyla özel bir gösteri de yapan iki Çinli sanatçı,
her gün sabah ve öğleden sonra
olmak üzere toplam 4 saat gösteri yaptıklarını söyledi. Aynı
sanatçılar, Pekin’in başkent olması nedeniyle kalabalık
olduğu, Ditan’daki panayırın ise
Pekin’in en kalabalık panayırı
olduğunu belirtti.
Torunuyla ailecek panayırı
gezmeye gelen Zhou isimli Çinli
ise, panayırın kalabalık
olduğunu, çok eğlendiklerini ve
mutlu olduklarını ifade etti.
Bahar Bayramı, Çin'in ay
takvimine göre 12. ayın 23.
gününde başlıyor ve yeni yılın
ilk ayının 15. günü kutlanan ve
Çinlilerin Yuanxiaojie olarak
adlandırdıkları Fener Bayramı'na kadar yaklaşık üç hafta
sürüyor.
CİHAN
Esed,
mahalleleri
haritadan
siliyor
Suriye’de kendini halkının üzerine
kimyasal bomba atan, sistematik
işkence yapan, açlığı bir silah
olarak kullanan Esed rejiminin
yeni bir kirli savaş taktiği ortaya
çıktı.
Rejimin, muhaliflerin kontrolüne
geçen bölgelerde halkı toplu cezalandırmak için binlerce binayı
yerle bir ettiği tespit edildi. New
York merkezli İnsan Hakları İzleme
Örgütü’nün (HRW) dün açıkladığı
rapora göre başkent Şam’daki beş
mahalle ile ülkenin dördüncü
büyük şehri Hama’daki iki bölgede
evler ve apartmanlar, buldozerler
veya patlayıcılarla sistematik bir
şekilde yıkıldı. Bunun sonucunda
binlerce aile yuvasını kaybetti.
Örgütün ulaştığı görgü tanıkları,
askerlerin bazen çok az önceden
haberdar edip bazen de hiç uyarı
yapmadan evleri yıktığını,
eşyalarını almaya dahi fırsat tanınmadığını dile getiriyor.
HRW’nin raporu, Şam’daki Kabun,
Tadamun, Berze, Mezze, Harran el
Avamid ile Hama’da Vadi el Cuz ve
Meşa el Erbain mahallelerinde 200
futbol sahasına eşdeğer olan 145
hektar yerleşim biriminin yerle bir
edildiğini ortaya koyuyor. Rapor,
uydu görüntüleri, evleri yıkılan
Suriyeliler ve internette yer alan
videolara dayanıyor. Örgütün
hazırladığı 38 sayfalık raporda,
Temmuz 2012 ile Temmuz 2013
arasında yıkım yapılan bölgelerin
önceki ve son halini gösteren fotoğraflar, yıkımın boyutunu gözler
önüne seriyor. Ülkede üç yıla
yakın bir süredir devam eden
savaşta şehirler ve kasabalar
harabeye döndü. Ancak muhaliflere destek veren bölgelerde cezalandırma ya da yıldırma amaçlı
toplu yıkımın yapıldığı ilk kez belgeleriyle ortaya çıkarılıyor.
Suriye rejimi, ‘yasa dışı inşa
edilen binaların yıkılmasını hedefleyen bir şehir planlaması’nı
uyguladıklarını savunuyor. Ancak
HRW, yıkımların muhalif
savaşçıların söz konusu bölgelerden çekilmesinin ardından
yapıldığına dikkat çekiyor. Yıkımın
askeri birimler tarafından gerçekleştirildiğini ve hükümet destekçisi
bölgelerde böyle bir kontrollü
yıkımın olmadığını vurguluyor.
Yıkımların uluslararası hukukun
ihlali ve savaş suçu olduğu ifade
eden HRW, BM Güvenlik Konseyi’nin bu durumu Uluslararası Ceza
Mahkemesi’ne götürmesini talep
etti. HABER MERKEZİ
Fransa'da
bölgesel diller ve
azınlık dillerine
devlet güvencesi
geliyor
ransa, 1999'da imzaladığı
Avrupa Bölgesel Diller ve
Azınlık Dillerini Koruma Antlaşması'nı yürürlüğe koymaya
hazırlanıyor. 1992'de Avrupa Konseyi'nde kabul edilen Fransa'nın
ise 1999'da imzalayarak taraf
olduğu anlaşma, Fransa Anayasa
Mahkemesi tarafından bloke
edilmişti.
F
Salı günü Fransa Meclisi'nde
gerçekleştirilen oylamada 361
milletvekili, anlaşmanın uygulanması için anayasa değişikliğine
evet oyu kullanırken 149 milletvekili hayır dedi. François Hollande'ın da cumhurbaşkanlığı
seçimlerden önceki vaatleri
arasında yer alan değişikliğe,
Sosyalist Parti milletvekillerinin
tamamına yakını destek verirken,
ana muhalefet Partisi'nden 131
milletvekili hayır, 40 milletvekili
ise evet oyu kullandı.
TÜRKÇE, YASA KAPSAMINDA
DEĞİL
Fransa Kültür Bakanı Aurelie Filippetti, bölgesel dillerin,
Fransa'nın yaşayan kültür mirası
olduğunu söyledi. Fransa'nın
uzun yıllar bölgesel dillere karşı
savaş verdiğini kaydeden bakan,
"Biz bölgesel dillerin zenginliğimize katkıda bulunacağına
inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Fransız bakan, bölgesel dillerle ilgili çalışma yerine İngilizce'nin
teşvik edilmesi ile ilgili gelen
eleştirileri de doğru bulmadığını
vurgulayarak, ''Siz eğer kendi ülkenizde bu farklılığa karşı
çıkarsanız, dilsel çeşitlilik adına
Frankofoniyi savunamazsınız.''
ifadelerini kullandı. Ayrıca
eğitimde iki dil bilenin üçüncü
dili daha kolay öğreneceğinin de
altını çizdi.
Filippetti, bölgesel dillerin yanı
sıra yayıldıkları bölgede resmi dil
statüsü bulunmayan; Batı Ermenicesi, Berberi dilleri, Romanca, Yahudi Almancası ve
Yahudi İspanyolcası gibi dillerin
de yasa kapsamında olacağını belirtti. Türkçenin de yer aldığı göçmen dilleri ise bu kapsamda yer
almıyor.
FRANSA'DA 75 BÖLGESEL DİL
MEVCUT
Fransa'da, çoğunluğu deniz aşırı
bölgelerde konuşulan 75 bölgesel
dil varlığını sürdürüyor. Bunların
başlıcaları ise şu şekilde:
Alsasça: Alsace Dili ve Kültürü
Ofisi'nin yaptığı açıklamada,
Fransa'nın Almanya sınırında yer
alan 1,8 milyon nüfuslu Alsace
bölgesinde 775 bin kişinin Alsas
lehçesini konuştuğu belirtildi. Bu
sayının yüzde 74'ünü 60 yaş üstü
nüfus oluşturuyor. 18-29 yaş aralığında ise sadece yüzde 12, Alsace lehçesine hakim.
Bretonca: 2007 yılında yapılan
araştırma, Fransa'nın batısında
yer alan Loire-Atlantik Bölgesi'nde 172 bin kişinin Bretonca
konuştuğunu ortaya koydu. Bu
sayı, toplam bölge nüfusunun
yüzde 13'üne denk gelirken Bretonca konuşanların çoğunluğunu
60 yaş üstü vatandaşlar oluşturuyor. 2013 eğitim öğretim yılı
başında Bretonca bildiğini
söyleyen öğrenci sayısı ise 15 bin
olarak kaydedildi.
Korsikaca: İNSEE'nin gerçekleştirdiği araştırmada, Fransa'nın
Akdeniz'deki adasında yetişkin
nüfusun yüzde 45'i yakınları
arasında Korsikaca konuşuyor.
300 bin nüfuslu adanın 90
bininin Korsikaca konuştuğu, 50
bininin ise iyi düzeyde dile hakim
olduğu belirtildi.
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
Galaxy Note Neo
duyuruldu
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Hindistan’ın başkenti
Yeni Delhi’ye Ticaret ve
Endüstri Bakanı Anand Sharma
ile bir araya geldi.
2002 yılından bu yana Hindistan’dan Türkiye’ye gelen doğrudan yatırım tutarı 102 milyon
dolar (Kasım 2013 itibariyle)
düzeyinde. Türkiye’de toplam
189 Hindistan sermayeli şirket
faaliyet gösteriyor.
Ziyaret ile iki ülke arasındaki
ticaretin dengeli ve
sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.
CİHAN
Flamanca: Fransa'nın kuzeyinde
çoğunluğunu yaşlıların oluşturduğu 20 bin kişinin bu dili konuştuğu sanılıyor. 2010'dan sonra ise
Flaman dilini öğrenenlerin
sayısında artış yaşandığı belirtildi.
Türkiye'nin imzalamadığı Avrupa
Bölgesel ve Azınlık Dilleri Şartı'na
taraf olan ülkeler, ülkelerinde
azılık durumunda bulunan halkların yerel dillerini korumayı
taahhüt etmiş oluyor. CİHAN
Rumlara
göre Türk
araştırma
gemisinin
çalışmaları
tahrik niteliği
taşıyor
Rum Demokrat Partisi (DİKO), Basın
Sözcüsü Hristiana Erotokritu
aracılığıyla yaptığı açıklamada Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin Rum
Yönetimi’nin tek yanlı münhasır
ekonomik bölge ilan ettiği deniz bölgesi içerisindeki hareketlerini “ihlal”
ve “tahrik” olarak niteledi ve bunun
görmezden gelinemeyeceğini
savundu.
Bir günlük kısa ziyarette Zeybekci ve Sharma'nın yaptığı
görüşme sonrası iki ülke
arasında ticareti geliştirme mutabakat anlaşmasını imzaladı.
Zeybekci ve beraberindeki heyet
daha sonra Hindistanlı muadilleri ile Karma Ekonomik
Komisyon görüşmelerine geçti.
Türkiye Ekonomi Bakanlığı verilerine göre Türkiye ile Hindistan
arasındaki ticaret hacmi 2012
yılı sonunda 6,6 milyar dolara
çıktı. 2013 yılının 11 aylık döneminde ise ikili ticaret hacmi 6,3
milyar dolara ulaştı. Hindistan,
Türkiye’nin ithalatında 10.
sırada yer alırken, ihracatında
48. sırada bulunuyor.
Baskça: 1991 yılında Fransa'nın
İspanya sınırında yer alan
bölgede yaşayanların yüzde 31'i,
Baskça'yı konuşup anlayabildiğini belirtirken 2011'de bu
oran yüzde 30,5'e düştü.
Rum siyasi partileri, Barbaros
Hayrettin Paşa araştırma gemisinin
Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine
tepki gösteri. Parti yetkilileri, Rum
Yönetimi’ni, “tahrik” diye niteledikleri bu durumu Birleşmiş Milletler ve
Avrupa Birliği'ne (AB) şikâyet etmeye
çağırdı.
HİNDİSTAN
Ziyaret sırasında, 4 yıldan aşkın
bir süredir bir araya gelemeyen
komisyonun gerçekleştireceği
temaslar sayesinde uzun bir
süredir her iki ülkenin gündeminde yer alan konuların
etraflıca değerlendirileceği
bildirildi.
Oksitanca: 2010 yılında yapılan
araştırma, Fransa'ın güneyinde
yer alan Midi-Pyreneens Bölgesi'nin yüzde 14'ünün azami derecede Oksitanca konuştuğunu
ortaya koydu. Sadece yüzde 4'lük
kesim ise iyi derecede Oksitanca'ya hakim olduğunu söyledi.
2011-2012 eğitim-öğretim yılında
Oksitanca alan öğrenci sayısının
ise 2009'a oranla yüzde 9 artarak
55 bin 318 olduğu ifade edildi.
ygun fiyatlı Note 3 söylentileri doğru çıktı; Samsung, Galaxy Note Neo'yu duyurdu
U
Galaxy Note Neo, büyük ekranı ve Galaxy Note 3'ün S Pen yeteneklerini isteyen ancak, bunlar için
çok fazla ödemekten kaçınan kişiler için birebir. Note Neo, Note 3 kadar güçlü, kudretli bir tabletfon
değil fakat bu onun iyi bir telefon olmadığı anlamına gelmiyor.
5,5 inçlik Note Neo, 720p (HD) çözünürlük sunuyor; 2 GB bellek, 16 GB artırılabilir dahili depolama
alanı, 8 MP kamera, 3100 mAh pil ile donatılmış ve arka bölümü suni deri ile kaplanmış.
Karşılaştırabilmen için, Note 3 1080p (Full HD) çözünürlük sunan 5,7 inçlik ekrana, dört çekirdekli
Snapdragon 800 işlemciye ve 3 GB belleğe sahip.
Galaxy Note Neo’nun ülkemizde satışa sunulacak olan sürümü (3G), henüz marka ve modeli bilinmeyen dört çekirdekli bir işlemci ile çalışacak. Yurt dışında satılacak olan 4G’li model ise 6 çekirdekli
işlemciye sahip olacak: 1,7 GHz saat hızında çalışan iki adet Cortex-A15 ve 1,3GHz saat hızında çalışan
dört adet Cortex-A7. Bu çekirdeklerin aynı anda çalışıp çalışmayacağı ise henüz bilinmiyor.
Galaxy Note Neo’yu cezbedici kılan özelliklerin başında ise S Pen ve Air Command yetenekleri
geliyor. Bu sayede, Galaxy Note 3'tekine benzer bir deneyim elde edilebilecek. Note Neo, siyah, yeşil
ve beyaz renk seçenekleriyle satışa sunulacak.
Cihazın fiyatı ve çıkış tarihi henüz açıklanmadı ancak, 24-27 Şubat tarihleri arasında Barselona’da
gerçekleştirilecek olan ve yerinden takip edeceğimiz Mobile World Congress etkinliğinde, cihazla ilgili daha fazla bilgiye ulaşacağımızı umuyoruz. HABER MERKEZİ
Erotokritu, Rum Yönetimi’ni, BM
nezdinde “gerekli girişimlerde” bulunmaya ve Barbaros’un faaliyetlerinin, “Türk tarafını da ilgilendiren
ana yönler ‘kapatılmadan’ başlamaması gereken müzakerelerin yeniden
başlaması çabalarına ölümcül darbe
vurduğu mesajını vermeye” çağırdı.
Sosyalist EDEK de Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin sözde Rum Münhasır Ekonomik Bölgesi'nin 4, 5 ve
6’ncı parselleri” içerisindeki faaliyetlerinin sözde “Kıbrıs
Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına karşı tahrik” diye niteledi.
“Hükümeti, Türk tahriklerine karşı
pasiflikten vazgeçmeye çağırıyoruz”
diyen EDEK durumun BM’ye ve
AB’ye şikâyet edilmesini istedi.
EURO.KO Başkan Vekili Mihalis Yorgallas da Kıbrıs’ın Batı denizinde 13
Mayıs’a kadar araştırma yapacağını
açıklamasının “sondaj kuyularının
güvenliği” konusunu yeniden gündeme getirdiğini savunarak “Doğalgazı değerlendirme çabalarımızın
başarısı sondaj kuyularının güvenliğine bağlıdır. Bu koruma örgütünü
yaratmak için ilgili ülkelerle işbirliğine gitmeliyiz.” görüşünü ortaya
koydu. CİHAN
3 UBAT 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Müezzinoğlu: ‘O kuzuyu
size yedirmeyiz‘
sine darbe dönemleri ile engel olunduğunu belirterek, bugün de
farklı şekillerde aynı girişimlerin
yapılmaya çalışıldığını iddia etti.
Müezzinoğlu, "Bugün yeni yeni
senaryolar kurarak AK Parti'ye yolsuzluğu yakıştırmak isteyenler…
Evet bu millet milli irade hırsızlarını, bu milletin gelişmesini istemeyenleri, bu milletin cebinden
elini çekmek istemeyenleri en iyi
tanıyan ilçe Sultanbeyli ilçemiz.
Onlara 1994'ten beri hep ders
verdi." dedi.
ağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Sultanbeyli'de partisinin seçim koordinasyon
merkezinin açılışında muhalefete
yüklendi. Muhalefeti milli olmamakla ve yolsuzlukla eleştiren
Müezzinoğlu, "Artık kuzuyu yiyemezsiniz, dişleriniz kırılır, çeneniz
parçalanır. O kuzuyu, bu milleti biz
size yedirmeyiz." dedi.
S
Bakan Müezzinoğlu, Sultanbeyli'de
partisinin seçim koordinasyon
merkezinin açılışını yaptı. Partililer
tarafından sevgi gösterileriyle
karşılanan Müezzinoğlu, kalabalığa
hitap etti. Türkiye'de milletin irade-
Oktay Vural:
Başbakan’a
‘yolsuzluk’
diyorsun, cevap:
‘riv riv riv’
MHP Grup Başkanvekili Oktay
Vural, Başbakan Erdoğan’ı yolsuzluğun üzerini örtmekle suçladı.
'Seksenler' dizisindeki bir sahneye
atıfta bulunan Vural, “Başbakan’a
‘yolsuzluk’ diyorsun, cevap: ‘riv riv
riv’” ifadesini kullandı.
Diyarbakır'da bazı sivil
toplum kuruluşları,
Lice ilçesinde seçim
çalışması kapsamında esnaf ziyareti yapan HÜDA-PAR’a
yapılan saldırıyı kınadı. Cuma
namazından sonra Ulu Camii
önünde bir araya gelen yüzlerce
kişi 10 kişinin yaralandığı, çok
sayıda aracın ateşe verildiği
Lice’deki olayın kınadı. Aralarında HÜDA-PAR belediye
başkan adaylarının bulunduğu
grup ‘ İ….lerle, el ele sarmaş
dolaş, Müslüman’a taş sopa’
pankartı açarken, ‘Kürdistan
hainleri’ şeklinde sloganlar attı.
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde dün
akşam saatlerinde HÜDA-PAR
konvoyuna, BDP'li olduğu belirtilen grup saldırıda bulunmuştu.
Meydana gelen kavgada 10
HÜDA-PAR’lı 4 tane de BDP’li
Konuşmasında sağlık alanında
yapılan atılımları da değerlendiren
Müezzinoğlu, son bir yılda
Türkiye'nin 2002 yılında 630 olan
ambulans sayısına bin 200 yeni
ambulans eklendiğini belirtti.
Sağlıktaki gelişmeler üzerinden
muhalefeti eleştiren Müezzinoğlu,
"Soruyorum ey Kılıçdaroğlu, sen
SGK Genel Müdürü olduğunda ambulansı bırak ambulans helikopteri
rüyanda görüyor muydun."
ifadesini kullandı.
DİŞLERİNİZ KIRILIR
Necmettin Erbakan örneğini veren
Müezzinoğlu "Ramazan'da 'sakallı
hocalara sen iftar verdin, sen suyu
bulandırdın' dediler, milleti hortumladılar. Şimdi AK Parti döneminde de aynı şeyi yapmaya
TBMM’de basın toplantısı
düzenleyen MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, gündemi değerlendirdi. Yolsuzluğun hesabının
sorulmasını isteyen Vural, “Bu
sürecin üstünü örtmeye yönelik girişimler kabul edilebilir değil. İmralı
canisiyle el ele tutuşmuşlar, bir
taraftan TMK ile PKK/KCK
davalarının üstünü örtmek için
terörle mücadele etmek için kurulan özel görevli mahkemeleri ortadan kaldıracaklar, diğer taraftan
yine aynı şekilde özel
görevlendirilmiş mahkemelerle
rüşvet ve yolsuzluğu aklayacaklar.
Bir elinde silah olanlar, bir elinde
makam ve para olanlar, yargıya
karşı savaş açmıştır. Yargının eli
üyelerinin bıraktığı
olayların büyümemesi
için geride bıraktığı
araçlar oradaki çetelerin barbar
erlerine bırakılmıştır” dedi.
BDP’ye seslenen Uysal, “ Hani
seçim sürecinde BDP’liler asla
bir başka parti veya adayına sataşmayacaktı. Hani tek bir esnafın tek bir kardeşinizin camı
dahi kırılmayacaktı.” ifadelerini
kullandı. Uysal şöyle devam etti:
“ Şunu iyi bilin ki i…. lere canım
cicim ele ele sarmaş dolaş olup
Müslümanlara taş ve sopalarla
saldırmanızın sebebini bir çok
iyi biliyoruz. Siz İslam düşmanısınız. Ve biz size diyoruz
kin ve öfkenizde geberin. Siz ey
Kürdistan hainleri, faşist diktatörlük peşindesiniz.”
HÜDA-PAR BÜYÜKŞEHİR ADAYI
YILMAZ: İNADINA BARIŞ DİYE-
Diyarbakır’da HÜDA-PAR’a yapılan
saldırı kınandı
olmak üzere 14 kişi
yaralanmıştı. BDP’liler
HÜDA-PAR’a ait araçları
da ateşe vermişti. Bugün Diyarbakır Ulu Camii önünde bir
araya gelen HÜDA-PAR’lılar
saldırıyı kınadı. Açıklamayı
Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır
Şube Başkan Yardımcısı Cemil
Cahit Uysal, Lice olayını PKK ve
BDP şer çetesin planlı faşistçe
bir saldırı ve provokasyonu
olduğunu iddia ederek, “Bunun
asıl failleri BDP’dir. Siyasi menfaatleri uğruna bugüne kadar İslami STK’lara yapılan saldırıyı
kınamadıkları gibi adeta
yangına körükle giden açıklamalarla bu saldırının psikolojik
alt yapısını oluşturmuşlardır.”
diye konuştu.
Uysal bu provokasyonun bir
failinin de kolluk güçleri
olduğunu belirterek, “Olayları
izlemekle yetinmişlerdir. Parti
CEĞİZ
HÜDA-PAR Diyarbakır
Büyükşehir Belediye
başkanı adayı Hüseyin Yılmaz
ise her türlü saldırıya rağmen inadına barış inadına huzur diyeceklerini belirtti. Yılmaz, “ Biz
her zaman halkı kucaklayacağız,
hizmet edeceğiz. Olay BDP –
HÜDA-PAR meselesi değil. İdeolojiktir. Marksist düşüncenin
İslami düşünceye karşı BDP yöneticilerinin projeleridir. Bu
seçim Kürt halkının geleceğini
belirleyeceği bir seçimdir. Bu
gayri insani saldırıya ya evet
diyeceğiz ya da İslami bir
yaşama evet diyeceğiz. Lice’de
ayak takımının saldırısı gerçekleşti. Bunu provokasyon olarak
belirtiliyor eğer bu bir provokasyon ise o da halkı ziyaret
eden HÜDA-PAR’a BDP binasından çıkıhp saldıranların provokasyonudur.” diye konuştu.
CİHAN
çalışıyorlar. Ama artık AK Parti var,
Recep Tayyip Erdoğan var. Artık
kuzuyu yiyemezsiniz, dişleriniz
kırılır, çeneniz parçalanır. O
kuzuyu, bu milleti biz size
yedirmeyiz. Milletin geleceğini, milletin hak ve hukukunu asla size teslim etmeyeceğiz. İnşallah bu millet
kendi cumhurbaşkanını kendi vicdanının sesini dinleyerek seçecek."
değerlendirmesinde bulundu.
SEN ASLA MİLLİ OLMADIN
Muhalefeti eleştiren Müezzinoğlu,
Türkiye'nin 2023 vizyonundan bazı
ülkelerin rahatsız olabileceğini belirterek, "Bundan Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa rahatsız
olabilir ama ey CHP sen niye rahatsız oluyorsun? Ey MHP sen niye rahatsız oluyorsun? İki trilyonluk bir
bütçeyi hedefleyen bir Türkiye."
dedi. Muhalefete "Adın halkçı ama
asla halktan yana olmadın, adın
milliyetçi ama asla milli olmadın."
diyen Müezzinoğlu "Bunlar hep
milli olmanın, dert edinmenin
sonuçları." şeklinde konuştu.
Seçim Koordinasyon Merkezi'nin
açılışını AK Parti Milletvekili
Osman Boyraz ve Sultanbeyli
Belediye Başkanı Hüseyin Keskin
ile birlikte yapan Müezzinoğlu, partililerle sohbet etti. Bakanın ayrılışı
sırasında yanına yaklaşan ve Sultanbeyli'de daha önce evleri icra
yolu ile yıkılmak istendiği için zor
durumda kalan ailenin fertleri ile
konuşan Müezzinoğlu, bir süre aile
ferdi genç kızın anlattıklarını
aracının içinde dinledi.
CİHAN
kolu bağlanmak istenmektedir. İşte,
üstünlerin hukuku budur.
Hukukun üstünlüğü, değildir. Bir
elinde silah olanlar bir elinde
makam ve para olanlar yargıya
karşı savaş açmıştır.” ifadelerini
kullandı.
Yargının elinin kolunun bağlandığını anlatan Vural, dinlemelerle ilgili olarak ise “Dinleyen de
sizsiniz sorumlusu da sizsiniz.
Dünya alem bunu biliyor. Bununla
ilgili sorumlulukları başkalarının
üzerine atacağınıza bu sorumluluğunuzun gereğini yerine getirin.
Beyefendi yolsuzlukların ifşasından rahatsız.” diye konuştu.
Başbakan’ı eleştirirken Seksenler
dizisindeki bir sahneye atıfta bulunan Vural şunları söyledi: “Seksenler dizisindeki bir bekçi var, polis
amiri soru soruyor cevap alamıyor,
Başbakan’a yolsuzluk diyorsun; riv
riv riv, Urla’daki villalar diyosun, riv
riv riv, ayakkabı kutusu, riv riv riv,
para kasaları, para sayma makinası, riv riv riv, Bilal Erdoğan, riv riv
riv, Reza Zarrab, riv riv riv” CİHAN
Validen izinsiz
baskın yapılamayacak
Hükümetin üzerinde çalıştığı yargı
paketinin detayları netleşmeye
başladı.
Özel yetkili mahkemeleri kaldıracak düzenlemenin ardından AK
Parti, savcılık talebiyle gerçekleştirilecek telefon ve ortam dinlemelerine kısıtlamalar getirecek
düzenleme üzerinde çalışıyor. Yeni
düzenlemeyle dinleme üç ay
yapılabilecek. Birer aylık dönemlerle en fazla 6 aya kadar uzatılabilecek.
Dinleme için mahkeme heyetinin
oybirliğiyle karar alması gerekecek.
Savcı, dinleme talebinde hangi
örgüt hakkında soruşturma yürüttüğünü ve şahıslara ilişkin açık
kimlik bilgilerini bildirmek zorunda
olacak.
Takma isim veya soruşturma
gerekçesi olmayan taleplerde kesinlikle dinleme izni verilemeyecek.
Savcılık, hakkında dinleme izni almamış olduğu kişiyle ilgili telefon
konuşmasında suç unsuru tespit
etse dahi bunu ayrı bir soruşturma
konusuna dönüştüremeyecek.
AK Parti'nin çalışması adli kollukla
ilgili düzenlemeler de içeriyor.
Buna göre; savcı, arama için vali
veya valinin görevlendireceği bir
vali yardımcısından izin almak
zorunda olacak. Ancak valilik
izniyle arama veya baskın yapılabilecek. Düzenlemeyle ayrıca
savcıların mali tedbir alma ve mal
varlığını dondurma gibi kararlar almasının sınırlandırılması da gündeme geldi.
AK Parti'nin üzerinde çalıştığı
düzenlemeyle soruşturma
dosyasının kamuoyuna sızmasının
da önlenmesi için MİT'te uygulandığı gibi dosyalara "filigram"
zorunluluğu da getirilecek.
HABER MERKEZİ
7
Fikri Sağlar: 30
yıllık siyasi
hayatımda kutu
içinde 4.5 milyon doları
görmedim
Eski bakanlardan Fikri Sağlar,
30 yıllık siyasi yaşamımda hiç
kutu içerisinde bir yolsuzlukla karşılaşmadığını, hiç
kutu içerisinde 4.5 milyon
doları görmediğini söyledi.
CHP’den Mersin Büyükşehir
Belediye başkan aday adayı
da olan Sağlar, CHP’nin adayı
Mustafa Turgut’a destek vermek için Silifke İlçe Başkanlığı’nda toplantı düzenledi.
Burada konuşan Sağlar,
bugün Türkiye’nin adete bir
‘kurtulma’ savaşı verdiğini ve
tek çarenin ise CHP olduğunu
söyledi. Türkiye’nin son
derece önemli bir döneme
girdiğini aktaran Fikri Sağlar,
ayakkabı kutusunun içinden
4.5 milyon doların saklandığı
bir dönemin yaşandığını aktardı.
30 yıllık siyasi yaşamında hep
hırsızlıkların yolsuzlukların
üzerine gittiğini dile getiren
Fikri Sağlar, “30 yıla baktığımda hiç kutu içerisinde bir
yolsuzlukla karşılaşmadım.
Hiç kutu içerisinde 4.5 milyon
doları görmemiştim. Hele
evlerde 7 kasanın bulunduğu,
para sayma makinelerinin
olduğu dönem hiç yaşanmamıştım. Yani pervasızca bir
hırsızlık söz konusu çiftçinin
gübresi, mazotu ilacı sürekli
artarken, memurun dar gelirlinin esnafın maaşı artmazken, bakan çocuğu
olmaktan baksa hiçbir önemi
olmayan kişilerin evlerinde 7
kasa bulunması son derece
önemlidir. Ayakkabı kutusunun içerisinde 4.5 milyon
doları olması son derece
önemlidir. Ben hayatımda 4.5
milyon doları görmedim
gören var mı? Bu gidişe dur
demek lazım.” diye konuştu.
Mersin’de 13 ilçenin belediye
başkanlığını CHP kazandığı
zaman bu insanların sandığa
gömüleceğini aktaran Sağlar,
“Bunu genele yaymak ve
genel seçimde sandıkta gömmek elimizde. Aksi takdirde
bugün pervasızca çalanlar
hepimizi yok edeceklerdir.
Bugün Türkiye, demokrasisini
bir tarafı koymuş diktayla
karsı karsıya durmuş gerçek
bir vesayetin ve faşist bir
yönetimin ellerinden kaybolup giden bir ülke haline
gidecektir. Bu durumdan bu
ülkeyi kurtaracak olan ise
CHP’dir.” dedi.
Aday Mustafa Turgut ise, kendisine verilen desteğin, CHP’ye verileceğini, hiç kimseyi
ötekileştirme gibi bir lüksünün bulunmadığını aktardı.
CİHAN
CHP eski Milletvekili Gökbel, DP'yi
ziyaret etti
CHP eski Muğla Milletvekili
Musa Gökbel, DP Genel
Başkanı Gültekin Uysal'ı ziyaret etti.
Gökbel, DP 11. Olağan Büyük
Kongresi'nden önce Muğla İl
Başkanı Zekai Alper, MKK
Üyesi İsmail Ökten ve İl Teşkilat Başkanı İsmet Köse ile birlikte Genel Başkanı Uysal'ı
makamınıda ziyaret etti. Yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından bir açıklama
yapan Gökbel, "Tanıştık,
görüştük, değerlendirme yaptık." dedi. CİHAN
8
3 ŞUBAT 2014
Gündem
Belgesini
açıkladı:
Fişlemeler AK
Parti döneminde
de sürdü
eniçeri, “Bu belge,
‘İrticayla Mücadele Eylem
Planı’ gereği fişlemelerin,
izleme ve raporlama
sisteminin aynen devam
Y
MHP Milletvekili Özcan Yeniçeri, AK Parti
döneminde fişlemelerin sürdüğünü 2012
tarihli dönemin Milli Eğitim Bakanı Ömer
Dinçer imzalı belgeyi göstererek savundu.
sürülerinin bir an önce ortaya
çıkarılması iktidarın
görevidir. MHP ve ülkücü
camia bu provokasyona
gelmeyecektir.” dedi.
Ardından sözü fişlemelere
getirdi. 2012 tarihli ve altında
dönemin Milli Eğitim Bakanı
Ömer Dinçer’in de imzasının
Karşı Yürütülecek Mücadele
Stratejisi’ gereğince
Bakanlığımız tarafından
alınacak 21 maddelik tedbir
maddesi ile yine Başbakanlık
Müsteşarlığı’nın ilgi (c)
yazılarıyla bir madde daha
eklenerek 22 maddelik tedbir
maddesi Bakanlığımızca
uygulamaya konulmuştur.’
diyor. 18.05.2000 tarihinde
Başbakanlık ‘olur’u ile
yürürlüğe sokulan ‘İrticai
faaliyetlere karşı Başbakanlık
Uygulamayı Takip ve
Koordinasyon Kurulu ile
koordineli bir şekilde
çalışılması gereken
tedbirlerin tespiti ve takibi
amacıyla Bakanlığımızda
İrticai Faaliyetleri Takip ve
Koordinasyon Kurulu
oluşturulmuştur.’ diye
açıklanıyor.
bulunduğunu iddia ettiği bir
belgenin kopyasını
gazetecilere dağıttı.
Fişleme ve izlemelerin AK
Parti iktidarı döneminde de
devam ettiğini savundu.
Yeniçeri, “Zamanın Milli
Eğitim Bakanı Ömer Dinçer
imzalı bu belge 12 Eylül 2012
tarihli. Darbe ve Muhtıraları
Araştırma Komisyonu’na
hitaben yazılmıştır. Bu
belgeye göre ‘İrticai
(Siyasal/İslam) Faaliyetlerine
Özcan Yeniçeri, ‘özel yetkili
mahkemeler’in
kaldırılmasıyla ilgili
açıklamalara da tepki
gösterdi. Elindeki dosyalar
bittikten sonra özel yetkili
mahkemelerin görevlerinin
zaten sona erdiğini ve resmi
olarak kalktığını belirtti.
TMK’nın kaldırılmak
istenmesinin ise Oslo ve
İmralı görüşmelerinden
bağımsız
düşünülemeyeceğini
savundu: “TMK’dan taviz
verilemez. Bir bahar havası
yaşandığı algısı doğru
değildir. Doğuda, devletin
otoritesi PKK militanlarına
devredilmektedir.”CİHAN
'Türkiye’nin değil, tüm Ortadoğu’nun Başbakanı'
obel Barış Ödülü sahibi
Yemenli aktivist Tevekkül
N
Karman, Recep Tayyip
Erdoğan’ı sadece Türkiye’nin
değil, tüm Ortadoğu’nun
Başbakanı olarak gördüklerini
ve Türk halkının onu başbakan
olarak seçtiği için asla pişman
olmayacağını söyledi.
2011 yılında Nobel Barış
Ödülü’ne layık görülen ve aynı
zamanda İstanbul Aydın
Üniversitesi Barış ve
Demokrasi Merkezi
Başkanlığı’nı da yürüten
Tevekkül Karman, İhlas Haber
Ajansı’na (İHA) özel
açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin Arap Baharı’nı
yaşayan ülkeler için model
teşkil ettiğini belirten Karman,
“Türkiye bu ülkelere çok
yardım etti. Türk halkının
demokrasiye olan sadakati biz
Yemenlilere de ilham verdi.
Türkiye, Yemen’in elinden
tuttu, halkın yanında oldu ve
en başından beri hiç
gerilemedi. Bu da zaten
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Yazıda yapılan takip, tespit ve
fişleme sonucunda
hazırlanan 3 CD’nin de
ilgililere gönderildiği
belirtilmiştir. Bu belge 28
Şubat sonrası uygulamaya
konulan ‘İrticai Mücadele
Eylem Planı’ gereği fişleme,
izleme ve raporlama
sisteminin AKP iktidarı
döneminde de aynen devam
ettiğini, fişleme belgelerinin
muhafaza ve müdafaasının
yapıldığını göstermektedir.”
ifadelerini kullandı.
ettiğini göstermektedir.” dedi.
Özcan Yeniçeri, TBMM’de
düzenlediği basın
toplantısında gündeme
ilişkin değerlendirmelerde
bulundu. Konuşmasına,
MHP’nin Esenyurt seçim
irtibat bürosuna yönelik
silahlı saldırı olayına
değinerek başladı. Olayı
provokasyon olarak
değerlendirdi.
Yeniçeri, “Bu saldırıyı
gerçekleştiren katil
3 ŞUBAT 2014
Türkiye’ye layık bir tutum.
Türkiye’nin çok önemli bir
başbakanı var ve O, bizim
gözümüzde sadece Türkiye’nin
değil, bütün Ortadoğu’nun
başbakanı. İnanıyorum ki Türk
halkı bu başbakanı seçtiği için
pişman olmayacak. Biz Türkiye
ile iftihar ediyoruz” ifadelerini
kullandı.
"TÜRKİYE’Yİ SUSTURMAK
İSTEMELERİNİN NEDENİ..."
Son dönemlerde bazı
çevrelerin Türkiye’yi
karıştırmak istediğini
kaydeden Tevekül Karman,
“Türkiye, Ortadoğu halklarının
hep yanında oldu. Türkiye’yi
susturmak istemelerinin sebebi
budur" dedi.
Türkiye aleyhine yapılan
faaliyetlerin bir amaca hizmet
ettiğini anlatan Karman, “Bu
olaylarda hedef, Türkiye’yi
Ortadoğu’dan uzaklaştırmak.
Türkiye, halkıyla, toprağıyla,
hükümetiyle, meclisiyle ve
ordusuyla büyük bir devlet.
Türkiye’yi indirmeyi hiçbir
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
şehirlerde kırılma
başladığına vurgu
yapan Reuters, Erdoğan'ın özel hayata
yönelik müdahalelerinden örnekler verdi, Sarıgül'ün her
kesimi kucaklayan şu
ifadelerini aktardı:
C
"Ben bütün inançlara
saygı duydum ve sekülerizmi koruyan
herkese saygı duydum. CHP tüm insanları ve halkın her
zümresini kucaklıyor."
ünyanın en önemli
D
haber ajanslarından
İngiliz Reuters, yerel seçime 2 ay kala çarpıcı bir "İstanbul" analizi yaptı.
CHP İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkan Adayı
Mustafa Sarıgül'ün geçen
pazar günü Fatih Kocamustafapaşa'daki mitingini takip eden Reuters,
haberinde "Türkiye'nin
politik görünümünü değiş-
tirmesi muhtemel seçimler
öncesi, muhalefet, AKP'nin kalesi ve ülkenin en
büyük şehirlerinden biri
olan İstanbul için savaşıyor" yorumunu yaptı.
"GİTME VAKTİ GELDİ"
Haberde; yerel seçimin,
Gezi protestoları ve yolsuzluk skandalının ardından
Erdoğan'ın popülaritesini
test edecek ilk sınav olduğuna dikkat çekilerek, Sa-
rıgül'ün şu sözlerine yer
verildi: "Tarihi bir seçim
dönemi olacak. Sayın Başbakan'ın gitme vakti geldi.
Bir başbakan, bir belediye
başkanı hakkında konuşmaya başlıyorsa anket sonuçlarını görüyor
demektir. Endişesini, heyecanını anlıyorum."
"SARIGÜL, HER KESİMİ
KUCAKLIYOR"
İstanbul gibi batıya dönük
aşbakan Tayyip Erdoğan'ın
B
Şubat 2012'de çalışma
ofisinde bulunan böcekle ilgili
Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun
hazırladığı rapor, Terörle
Mücadele Kanunu'nun 10.
Maddesiyle görevli
başsavcıvekilliğine gönderildi.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın
Şubat 2012’de çalışma ofisinde
bulunan böcekle ilgili
Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun
hazırladığı rapor, Terörle
Mücadele Kanunu’nun 10.
Maddesiyle görevli
başsavcıvekilliğine gönderildi.
Memur suçları bölümünde
yürütülen soruşturma da
“Casusluk şüphesiyle”
görevsizlik kararı vererek
dosyayı TMK savcılığına
gönderdi.Hükümet, özel yetkili
mahkemeleri ve TMK’yı
kaldırma hazırlığı yaparken
Başbakan’ın çalışma ofisinde
bulunan böcek ile ilgili
soruşturma ve rapor ise TMK
Başsavcı vekilliğine ulaştı.
Şubat 2012’de dinleme olayının
ortaya çıkmasıyla başlatılan
soruşturmayı Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığı Memur
Suçları Bürosu yürütüyordu.
Ancak bu soruşturmanın da
memur suçlarından alınarak,
TMK savcılığına gönderildiği
bildirildi.
SORUŞTURMA İÇİN 3
SAVCI GÖREVLENDİRİLDİ
Soruşturmanın, “Devletin
güvenliğine karşı işlenen suç”
kapsamında olduğu ve
casusluk şüphesiyle geçen
hafta TMK Başsavcı vekilliğine
iletildiği bildirildi. TMK
Başsavcıvekilliği de soruşturma
için 3 savcıyı görevlendirdi.
"NERESİ YANLIŞ NERESİ
HAİNLİK?"
HP Genel Başkan YardımC
cısı Erdoğan Toprak,
Başbakan'ın iş dünyası ile iş
mı vatanseverliktir?" diye
sordu.
adamı örgütlerine yönelik
tavrını kınayarak, "TÜSİAD'a
'vatan haini', on binlerce
üyeye sahip TUSKON'a,
ASKON'a 'ananasçı' yaftası,
dünyanın dört bir yanında,
ülkesi için gecesini
gündüzüne katan, vergisini
veren, iş adamlarımıza en
hafif tabirle haksızlık ve insafsızlıktır." dedi.
"TEHDİTKAR TAVIR SON
DÖNEMDE ŞANTAJ BOYUTUNA VARDI"
Erdoğan Toprak, yaptığı
yazılı açıklamada, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'a,
"Vatanseverlik kimsenin
tekelinde değildir. Vatanseverliğin ölçütü, AKP'yi sevmek
de değildir. Kundura kutularında saklanan milyon
dolarlar, hükümet talimatıyla
rant için değiştirilen ruhsatlar, imarlar, yasa dışı sahip
olunan villalar, arsalar, para
sayma makineleri, aile
vakıflarına aktarılan rantlar
Toprak, AK Parti liderinin ve
yöneticilerinin, geçmişten bu
yana sürdürdüğü iş
adamlarına yönelik ayrıştırıcı
ve tehditkâr tavrının, son
dönemde şantaj boyutuna
vardığını, giderek vatan hainliği gibi kimsenin kabul edemeyeceği ithamlarla, zirve
noktasına ulaştığını savundu.
Toprak, "Başbakan, iş
adamlarının, iş adamı örgütlerinin hükümetin emir kumandasında olmasını
istemektedir.
Aykırı ses ve düşünce, onlarla
diyalog istememektedir.
TÜSİAD'a 'vatan haini', on
binlerce üyeye sahip
TUSKON'a, ASKON'a
'ananasçı' yaftası, dünyanın
dört bir yanında, ülkesi için
gecesini gündüzünü harcayan, vergisini veren, iş
adamlarımıza en hafif tabirle
haksızlık, insafsızlıktır.
Genel müdürü, rüşvette kundura kutusuyla suçüstü
yakalanan Halkbank'ın
itibarını kollayan Başbakan,
hepsi halka açık, hisseleri
yurt içi ve yurt dışı borsalarda işlem gören şirketlere, holdinglere,
sahiplerine en ağır ifadelerle
saldırmakta, bu şirketlerin
hisselerine yatırım yapan milyonlarca kişiyi mağdur etmekte sakınca
görmemektedir.
Bu tavrıyla, ülke ekonomisini
getirdiği noktada, döviz ve
faiz lobisine en güzel hizmet
eden, en yüksek rekor faizi
verme şerefine nail olan bizzat AKP iktidarının kendisidir." diye ifade etti.
CHP Lideri, AK Parti'nin Bilal Erdoğan'ın
vakfı TÜRGEV aracılığı ile eğitimde yeni
bir paralel yapı oluşturmak istediğini
ileri sürdü.
"TL namusumuzdur, doların
belini kıracağız, dövizi tuş
edeceğiz, faiz lobisinin
ümüğünü sıkacağız." diyenlerin, ülke ekonomisini ve
kendilerini getirdikleri noktadaki halleri ve acizlikleri,
apaçık ortada olduğunu
söyleyen Erdoğan Toprak,
şöyle devam etti: "Bir ülkede,
Başbakan kendisinden farklı
düşünen iş adamlarını tehdit
ediyorsa, bankalar batırılmaya çalışılıyorsa, yargı
baskı altına alınıyorsa, polisjandarma yargıyı dinlemiyorsa, 'benden ve benden
değil' diye yargıç ve savcılar
değiştiriliyorsa, içerdedışarıda savaş diliyle konuşuluyorsa, o ülkenin yatırım
için güvensiz olduğunu söylemenin neresi yanlış, neresi
hainliktir?
Vergi veya başka cezalarla,
şirketler üzerinde baskı
kuran, kamu ihale yasası onlarca kez değişen bir ülkeye,
yabancı sermayenin
gelmesinin mümkün olmadığını söyleyen TÜSİAD
Başkanı Sayın Muharrem Yılmaz'ın bu sözlerinin neresi
yanlış? Fiili olarak ömrü
tükenmiş bir iktidarın son
çırpınışlarını görüyoruz.
AKP giderayak ülkeyi bir uçuruma sürüklemektedir. AKP
bu ülkeyi çağdaş dünyanın
evrensel ölçütleriyle yönetmeyi başaramamıştır.
Türkiye'yi dünya sisteminden
koparmaya çalışmıştır.
Türkiye'nin en büyük sorunu
AKP'den kurtulmaktır. Ancak
halk iktidarı bütün bu olumsuzlukları ortadan
kaldırır."CİHAN
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticileri
arasında olduğu Türkiye Gençlik ve Eğitime
Hizmet Vakfı’nın (TÜRGEV) “İhale karşılığı
rüşvetin toplandığı bir merkez” olduğunu öne
sürdü.
Gökçek, "İstanbul'a 3. havalimanı, İstanbul Kanalı, boğaza 3.
köprü ve 2 nükleer santral ile Türkiye 60 katrilyon kazanç elde
edecek. Yabancıların aklı başından gitti, Türkiye'yi karıştırmaya
karar verdiler. Amerika'da, Türkiye'deki Ergenokoncular gibi
Neoconlar bulunuyor. Neoconlar, Gezi ile Türkiye'yi karıştırmaya
çalıştılar" dedi. Gökçek, "Ukrayna'yı ateş gölüne çevirdiler,
iktidarı yıktılar. Daha önce Gürcistan, Mısır, Sırbistan,
Afganistan'da da yaptılar. Başarılı olamadıkları tek ülke
Türkiye oldu" dedi.
nkara Büyükşehir Belediye
A
Başkanı Melih Gökçek, Ak Parti
Beypazarı Seçim Bürosu'nun
açılışında önemli açıklamalarda
bulundu.
ABD Ankara Büyükelçisi Francis
Ricciardone ile görüştüğünü
söyleyen Gökçek, ABD elçisinin
daha önce söylediği iddia edilen
"Kasım-Aralık ayında Erdoğan
gidecek" sözlerini yalanlamadığını
açıkladı.
30 büyükşehirde yerel seçim anketi
Gökçek, ''ABD elçisiyle görüştüm.
'Ak Parti iktidarı gidecek
demişsiniz' dedim. Yalanlamadı''
diye konuştu.
Ankara Büyükşehir Belediye
Başkanı Melih Gökçek, Ak Parti
Beypazarı Seçim Bürosu'nun
açılışında gündeme dair ilginç
açıklamalarda bulundu.Gökçek,
"İstanbul'a 3. havalimanı, İstanbul
Kanalı, boğaza 3. köprü ve 2
nükleer santral ile Türkiye 60
katrilyon kazanç elde edecek.
Yabancıların aklı başından gitti,
Türkiye'yi karıştırmaya karar
verdiler. Amerika'da, Türkiye'deki
Ergenokoncular gibi Neoconlar
bulunuyor. Neoconlar, Gezi ile
Türkiye'yi karıştırmaya çalıştılar"
dedi. Gökçek, "Ukrayna'yı ateş
gölüne çevirdiler, iktidarı yıktılar.
Daha önce Gürcistan, Mısır,
Sırbistan, Afganistan'da da
yaptılar. Başarılı olamadıkları tek
ülke Türkiye oldu" dedi. Gökçek,
şunları kaydetti:
YALANLAMADI
"ABD elçisini davet ettim. 'Size
olayların aslını birebir anlatalım'
dedim. Sonunda, 'Dehşete düştüm'
dedi. 'Kasım-aralık aylarında
Başbakan Erdoğan ve Ak Parti
iktidarı gidecek' demişsiniz dedim.
'Kim söyledi?' dedi, 'yalanlasanıza'
dedim. Yalanlamadı.
Cevap gelmedi
17 Aralık'tan sonra da 'Bir
imparatorluğun çöküşünü
seyrediyorsunuz' dedi.
Uluslararası olaylar olduğu o
kadar net yani. Her şey organize.
Türkiye'ye bu baronlar ve
Neoconlar hükmetmek kaydıyla
siyasi partileri de yeniden dizayn
etmeye karar verdi. Öncelikle
Başbakan Erdoğan ve Ak Parti'yi
götürmeye karar verdiler.
YAVAŞ'IN ADAYLIĞI 1
SENE ÖNCE BİLİNİYORDU
CHP'yi sağcıymış gibi gösterip solu
iktidara getirip, Türkiye'yi
koalisyona götürmek istiyorlar.
İstanbul adayları Mustafa Sarıgül,
her kılığa giren bir tip. Sayın
Mansur Yavaş'ın CHP'den aday
olacağını bir sene önce
Kılıçdaroğlu, Uğur Dündar'a
söylemiş. Her şey önceden
dizaynlı. MHP'de ise Sayın Devlet
Bahçeli'nin gitmesini
istiyorlar.''HABER MERKEZİ
CHP'ye seçim
öncesi aydınlardan
büyük darbe
Teftiş Kurulu’nun raporu 3
klasörden oluşurken, savcılığın
elinde şu ana kadar böcekle
ilgili toplam 8 klasör
bulunduğu öğrenildi. Başbakan
Tayyip Erdoğan’ın, Teftiş
Kurulu’nun hazırladığı raporun
içeriğine dair bazı bilgileri
önümüzdeki günlerde
kamuoyu ile paylaşacağı
belirtiliyor. CİHAN
'VATANSEVERLiĞiN ÖLÇÜTÜ AKP’Yi SEVMEK DEĞiLDiR'
"GURUR DUYUYORUM"
2011’deki Yemen direnişinde
aktif rol oynayan ve 2012
yılında Türk vatandaşlığına
alınan Karman, Türk vatandaşı
olmaktan gurur duyduğunu ve
hem Türkleri hem de Arapları
güzel günlerin beklediğini
söyledi.
Bu aşamada yolsuzlukları sona
erdirmemiz gerek. Bu devrimin
en önemli kazancı,
Yemen
Cumhurbaşkanı’nı
indirmek oldu.
Şimdi halkla diyalog
içinde yeni bir
devlet kuruyoruz.
Yine önümüzde
birtakım engeller var
ancak en kısa
zamanda
kuracağımıza
eminiz. Hedefimiz
Yemen’de herkesi
kapsayacak bir
anayasa hazırlamak
ve bunun için
uğraşıyoruz” diye
konuştu.CİHAN
"CHP, FATİH'TE
DEVRİM YAPMAYI
UMUYOR"
Mustafa Sarıgül,
uzun yıllardır AKP
yönetiminde olan Fatih'teki mitingi sırasında Başbakan Erdoğan'a gönderme
yapmış ve "Fatih'teki bu
kalabalığın sesini duy" demişti. Mitingi izleyen Reuters da "İstanbul'un tarihi
kalbi olan ve tutucu kesimin bulunduğu Fatih'te,
Sarıgül'ün partisi CHP
devrim yapmayı umuyor"
dedi.CİHAN
Başbakanlık'taki dinleme cihazı raporu hazır
zaman başaramayacaklar. Bu
tür olaylar olabilir ve eminim
Türkiye bu aşamayı geçerek
daha da güçlü olacak. Çünkü
Türk halkı bunu kabul
etmeyecek, hükümetin
yanında olmaya devam
edecek” şeklinde konuştu.
Rüyaları gerçekleştirmek için
çok çalışmak gerektiğini
vurgulayan Karman Yemen’de
anayasa yapma hazırlığında
olduklarını belirterek
“Yemen’deki devrimin
başarıyla sonuçlanmasının
üstünden iki yıl geçti ve şimdi
ikinci bir aşamaya geldik.
AK Parti'ye paralel eğitim suçlaması
Reuters'tan çarpıcı Sarıgül analizi
HP'nin İstanbul adayı
Sarıgül'ün
Fatih'teki mitingini
izleyen Reuters,
çarpıcı bir analizinde bulundu.
Reuters, yerel seçimi
Sarıgül üzerinden
değerlendirerek tarihi bir seçim olacak
değerlendirmesi
yaptı.
9
CHP Grup toplantısında “Erdoğan’ın oğlu Bilal’in
yöneticisi olduğu TÜRGEV’in, bir devlet
bankasında hesabı var mı? Bu hesaba 26 Nisan’da
99 milyon 999 bin 990 dolar para yattı mı?” diye sorduğunu hatırlatan
Kılıçdaroğlu, bir
cevap alamadığını
söyledi.Sözcü
gazetesine konuşan
Kemal Kılıçdaroğlu
sözlerini şöyle
sürdürdü:
“Vakfa aktarılan bütün paraları Başbakan Erdoğan yakından izliyor, finansını bizzat kendisi
sağlıyor. Bunu topluma hayır-hasanet işi olarak
sunuyor. Haram parayla, hayır işi yapılmaz. Bu
paraların neden toplandığını da çok iyi biliyoruz.
Yeni bir yapı oluşturmak istiyorlar. Bilal Erdoğan,
Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyle zaman zaman
bir araya geliyor. Sormak gerekiyor, ne işi var
Bilal Erdoğan’ın kamu görevlileriyle. Neden bir
araya geliyorlar bunlar. Eğitim alanında yeni
paralel bir yapı oluşturmak istiyorlar.”
Bizi izlesin…
Dosyaların ortayla çıkmaması için devletin tüm
kurumlarıyla oynandığını savunan Kılıçdaroğlu,
durumun kapatılmayacak kadar büyük olduğunu
söyledi. CHP Genel Başkanı, “Yakında yeni açıklamalarımız olacak. Başbakan, bizi izlemeye devam
etsin…” dedi.CİHAN
Başbakan'a sordu:
Urla'da sit alanına
villa yaptırdınız mı?
HP’li Sezgin Tanrıkulu, Urla’da 1. derece sit alanına
C
yazlık yaptırıldığı iddialarını TBMM gündemine
taşıdı. Erdoğan’ın cevaplaması talebiyle hazırlanan
soru önergesinde, “İzmir Urla Zeytineli köyünde doğal
sit alanına özel yazlıklar yaptırıldığı iddiası doğru
mudur? Doğru ise doğal sit alanına özel yazlıklar yaptıran kişiler kimlerdir?” soruları yer aldı.
CHP, İzmir’in Urla ilçesinde sit alanına villa yapıldığı
iddialarının peşini bırakmıyor. İkinci soruşturma
dosyasında yer alan iddialara göre sit alanı 1. dereceden 3. dereceye düşürüldü. Bunun için üniversite hocalarından 130 bin TL karşılığı sipariş rapor
hazırlatıldı. Konu anamuhalefet tarafından Meclis’e
taşındı.
Yerel seçimler için sağdan da adaylar gösteren CHP'ye tepkiler dinmek bilmiyor.
Şimdi de aralarında ünlü isimlerin de yar aldığı sol aydınlar CHP'yi hedef alan bir
deklarasyon yayınladı.
HP; 30 Mart'ta
yapılacak yerel
C
seçimde sağ siyasetten
gelen adaylara da yer
vererek oy yelpazesini
genişletmeye yönelirken,
aralarında popüler
isimlerin de bulunduğu
sol aydınların önemli
bölümünün desteğini
kaybetti. Yayınlanan
deklarasyonda, isim
verilmeden CHP'nin
Ankara adayı Mansur
Yavaş gibi sağdan gelen
adaylara dolaylı olarak oy
verilmemesi çağrısı
yapıldı.
CHP HAYATININ
HATASINI YAPTI
Aralarında Enver Aysever,
Eren Aysan, Levent
Üzümcü, Nazlıcan Özkan
ve Tarık Akan'ın da
bulunduğu bir grup aydın
tarafından kaleme alınan
Sol Belediyecilik
Deklarasyonu'yla CHP'ye
ve sol siyasi aktörlere
çağrıda bulunuldu.
Deklarasyonda, "Gezi
direnişi, kanıksadığımız
anlamdaki siyasetin
tanımını ve iklimini
değiştirdi.
Toplumun tüm
dinamiklerini; kadınları,
çocukları, yaşlıları ve
engellileri; öğrencileri,
taşeron işçileri, doğanın
ve emeğin değerini
öncelleyen bir
belediyecilik anlayışını sol
politika ve adaylarla
taçlandırma beklentisinin
bu kadar yüksek olduğu
bir dönemde CHP'nin
sokağın beklentisini
göremediğini
düşünüyoruz" ifadeleri yer
aldı.Aralarında Alaz
Erdost, Cüneyt
Cebenoyan, Enver Aysever,
Eren Aysan, Levent
Üzümcü, Meryem
Göktepe, Nazlıcan Özkan,
Nazım Alpman, Orhan
Alkaya, Pınar Kür ve Tarık
Akan'ın da aralarında
bulunduğu 50'ye yakın
aydın tarafından kaleme
alınan Sol Belediyecilik
Deklarasyonu'nda şunlar
kaydedildi:
Sağ politikacılarla
avunanların düştüğü
pozisyondur
"Gezi direnişi,
kanıksadığımız anlamdaki
siyasetin tanımını ve
iklimini değiştirdi; bu
çekim gücüne
belediyecilik anlayışları da
dahil. Tarihsel mirasın
bize gösterdiği yegane
gerçek; sokağın güçlendiği
dönemlerin
etkili/belirleyici sol
politika üretmeye zemin
oluşturduğudur. Vedat
Dalokay ve Ahmet İsvan'a
iki büyük anakentin
kapılarının yüzde 60'ın
üzerinde yüksek oyla
açılması, esasında Gezi
ruhunun asla sapmaması
gereken yolundan izler
taşımaktadır. Geldiğimiz
noktada acı olan ise;
medeniyete giden yolun
ilk adımları olan
mağara/duvar yazılarının
benzeri yalın ve odaklı
mesajları binlerce yıl
sonra Taksim'de ve
Kızılay'daki duvarlardan
okumaktan korkan siyasi
aktörlerin varlığıdır.
Eldeki aygıtların işlevsiz
ve kısır kaldığı geçtiğimiz
dönemde; sokağın ve kent
muhalefetinin, projecilik
safsatalarını neden
istemediğini ve ortaya
koyacağı tahayyülü temsili
siyasi arenaya ve yerel
yönetime taşıma görevini
üstlenecek sol
belediyeciliği
görmeyenlerin ve sağ
politikacılarla avunanların
düştüğü pozisyondur.
Sağdan adaylara kucak
açanlara hatırlatmak
isteriz.
Toplumun tüm
dinamiklerini; kadınları,
çocukları, yaşlıları ve
engellileri; öğrencileri,
taşeron işçileri, doğanın
ve emeğin değerini
öncelleyen bir
belediyecilik anlayışını sol
politika ve adaylarla
taçlandırma beklentisinin
bu kadar yüksek olduğu
bir dönemde CHP'nin
sokağın beklentisini
göremediğini
düşünüyoruz.
Kaldı ki; mevcut ekonomirant merkezli bir anlayışın
toplumun aklında ve
vicdanında gömüldüğü bir
süreçte, paylaşımcı bir
belediyeciliği ve bunun da
öznesinin doğa ve insan
olması gerçeğini
düşünenlerin çoğunluk
olduğunun görülmesi
gerekir.
Sicili hayli kabarık kent
suçlarına yenilerini
eklemekten başka bir ulvi
amacı olmayan,
alametifarikası betonasfalt belediyeciliğinden
öteye geçmeyecek sağdan
adaylara açılan kucağın
temsilcilerine, dayanmak
istediği siyasi gelenekte
DİSK grevine greyder
anahtarını işçilere veren
ve üst sınıfın golf sahasını
kent insanına park olarak
açan Vedat Dalokay'ın ve
sosyalist kimliğini
saklayarak değil, öne
çıkartarak 'seçim kazanan'
Ahmet İsvan'ın olduğunu,
1989'da sol belediyecilik
politikaları ile zafer
kazandığını hatırlatmak
isteriz.
Sağ belediyecilik
anlayışını kabul etmiyoruz
Siyasetin belirleyici
pozisyonundakileri takipçi
konumuna düşüren,
ezberini bozan,
fiyakasını çizen; sebepleri,
sonuçları ve etkilerini on
yıllarca tartışacağımız ve
yeniden şekillendirme
kalibresine daima hayran
kalacağımız
Gezi direnişini
yaşamışken, kısa vadeli
çıkarlarla alternatif olma
hevesinin toplumun
beklentisini
karşılamayacağını,
bizlerin hak etmediği sağ
belediyecilik anlayışını
kabul etmeyeceğimizi;
birleştiren, dürüst ve sol
adayları
destekleyeceğimizi
belirtmek isteriz. Soldan
politika üretmek isteyen
tüm siyasi aktörlere rant
ve ekonomi politikalarını
değil; birleştiren bir aday
ile, doğayı ve insanı
gözeten belediyeciliği
hayata geçirmek üzere
açık çağrımızdır." CİHAN
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Erdoğan’ın cevaplaması talebiyle hazırladığı soru önergesinde, “İzmir Urla Zeytineli köyünde doğal sit
alanına özel yazlıklar yaptırıldığı iddiası doğru
mudur? Doğru ise doğal sit alanına özel yazlıklar yaptıran kişiler kimlerdir?” sorularını yöneltti. Önergede
ayrıcı şu sorular yer aldı: “O bölgede ‘başkaları özel
yazlık, villa yapamasın’ diye bir tür özel koy oluşturulduğu iddiası doğru mudur? 1. derece doğal sit alanı
olan bölgenin özel bölge kapsamına alınmasını sağlamak için bazı üniversite öğretim üyelerine usulsüz
olarak (130 bin TL rüşvet verilerek) rapor hazırlatıldığı
iddiası doğru mudur? İmar izinleri karşılığında arazi
verileceği taahhüdünde bulunan kişi ya da kişiler
olduğu iddiası doğru mudur? Başbakanlık göreviniz
süresince kaç tane imar planı değişikliği ve imar izni
için talimat verdiniz?”
Konu ile ilgili mahkeme kararıyla yapılan dinlemelere
ilişkin tapeler geçtiğimiz günlerde internet sitelerine
düşmüştü. 5 Ocak 2013 tarihinde Mustafa Latif Topbaş’la Başbakan Erdoğan arasında geçtiği ileri sürülen
konuşmalarda, Topbaş, Erdoğan’a İzmir Valisi’ni
(Cahit Kıraç) şikayet ediyordu.
Topbaş, valinin söz konusu villaları yıkmak istediğini
söyleyerek, Başbakan’ı durumdan haberdar ediyordu.
Aynı villalarla ilgili 6 Ağustos 2013’te M.Latif Topbaş ile
Başbakan’ın kızı Sümeyye Erdoğan arasında geçtiği
ileri sürülen diyalogda da Sümeyye Erdoğan, villalarda yapılmasını istedikleri tadilatlarla ilgili Topbaş’a bilgi veriyordu.
VURAL: SİT ALANLARI DÜMDÜZ EDİLMİŞ
MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural da geçtiğimiz
günlerde konuyu gündeme getirmişti. İnternete sızan
tapelere dikkat çeken Vural, “Millet ekmek parası bulamazken bunlar, sit alanlarına kendi villalarını dikme
peşinde koşmuşlar.
Bu tapelere göre 1. derece sit alanı olan bölgeyi 3.
derece sit alanı ilan etmek için Başbakan, Çevre
Bakanı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü ve
kaymakamın adının geçtiği tapelerden, bu çete gözler
önüne serilmektedir.
Tapelere göre Erdoğan ve ailesine ait özel bölge için
yönetmelik değişikliği deneyen ancak herkesin bu
yönetmelikten yararlanacağı düşünüldüğünden bu
yöntemden vazgeçen çete, üniversite hocalarına 130
bin lira karşılığında bir rapor düzenletiyor. Bu
tapelerin iddiasına göre Erdoğan, sit alanlarını
dümdüz ederek, özel yönetmelik, olmadı üniversiteden bilirkişi ayarlamak suretiyle kendilerine gizli bir
cennet oluşturmuştur.” ifadelerini kullanmıştı.CİHAN
10
3 ŞUBAT 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Etyen MAHÇUPYAN
Tarhan ERDEM
Aldatıcı dengeler
Türkiye Liseliler Birliği
Y
olsuzluk suçlamasının tümüyle
uydurulmuş bir senaryoya
dayandığını düşünen kimse yok.
Sonuçta ya bireysel bir ahlaksızlığa
ya da kurumsal bir usulsüzlüğe
doğru ilerleyen bir yargı süreci ile
karşılaşacağız ve hangisi olursa
olsun hükümete darbe vuracak..
Ayrıca pratikte adli kolluk olarak
çalışan emniyet görevlilerinin kendi
üstlerine bilgi vermesine yönelik
düzenleme de üstü örtülebilir nitelikte değil.
AKP bu adımla bizzat kendi eliyle
yaptığı bir reform düzenlemesini geri
almış oldu. İptal sürecine girmiş olsa
da, bu hamle hükümetin prestijini
aşağı çekecek.
Ne var ki böyle kıran kırana giden ve
bel altından işleyen kavgalarda esas
soru herhangi bir tarafın ne derece
yara aldığı değil, telafi etme şansının ve gücünün olup olmamasıdır.
Eğer hükümet bir yandan yolsuzluk
soruşturmasından çıkacak sonucun
gereğini yapmayı kabulleneceğini
beyan eder, diğer yandan da kollukla ilgili düzenlemenin nedenini
anlatıp toplumu bu değişikliğin geçiciliğine ikna ederse süreçten
sanılanın ve umulanın aksine hasar
almadan çıkabilir.
Unutmamak gerek ki, önümüzdeki
seçimler dönemi toplumun çoğunluğu açısından yolsuzluğun gerçek
olup olmadığından veya yargıya müdahale suçlamasından çok daha
önemli.
Yolsuzluk da, kararname de ‘geçici'
olgular. Bundan üç yıl sonrasını bile
etkileme özellikleri yok. Oysa seçimler Türkiye'nin dönüşüm yönünde
nihai bir dönemece girip girmeyeceğini belirleyecek.
Diğer bir deyişle art arda yaşanacak
bu üç seçim, ülkenin kaderi üzerinde en az 10 yıla uzanan epeyce
kalıcı bir etki bırakmaya aday.
Dolayısıyla hükümetin yanlışları ve
zaafları her ne kadar önemli gözükse
de, toplumun geniş kesimleri için
anlamlı olan soru, nasıl bir geleceğe
yöneleceğimiz ve bu geleceği kimin
taşıyacağıdır.
Bu bağlamda yerel seçimlerde
AKP'nin alacağı oy, diğer seçimlerin
atmosferini ve AKP karşıtı cephenin
özgüvenini de etkileyecek, söz
konusu koalisyonun çeşitli yurtiçi ve
dışı odaklarca desteklenmesine yol
açabilecek…
Bu tablo, seçmenin önünde yerel
seçimi aşan bir tercih anı olduğunu
ortaya koyuyor. Yaşadığımız çatışma
süreci yerel seçimi asli niteliğinden
uzaklaştırmış durumda ve çok
muhtemelen Başbakan, bu anlam
değişimini daha da vurgulayacak bir
strateji izleyecek.
Çünkü sorunun ebatlarını ne denli
genişletir ve arka planı ne denli derinleştirirseniz, yolsuzluk ihtimalinin ağırlığını da göreceli olarak o
kadar azaltır ve toplumun perspektifini AKP'nin lehine olan bir bakışa
yöneltebilirsiniz.
Nitekim Erdoğan, Gezi sürecinde
öğrendiğini şimdi yeniden hayata
geçiriyor. Yaşananların anlamını
daha geniş bir bağlama oturtmakla
kalmıyor, kendisine yönelik tehdidin
aslında Türkiye'nin, yani doğrudan
toplumun ve sıradan insanların
çıkarına zarar verdiğini anlatıyor.
Bu tehdidin yurtdışından da desteklenen bir projenin uzantısı olduğunu
iddia edebildiği ölçüde, kendi konumunu ‘milli' olarak tanımlayabiliyor
ve AKP'nin düşürülmesini hedefleyen karşıtlarını da ‘gayri milli' bir
konuma düşürüyor.
Halk Bankası soruşturmasının diğer
dosyalarla birleştirilerek kullanılması ve bu bankanın bir tür merkez
bankası işlevi görüyor olması,
Başbakan'ın inandırıcılığını artıran
unsurlar.
Türkiye'nin zenginleşmek, dünyaya
entegre olmak ve bu süreçte
özgüvenli bir kimliğe kavuşmak
isteyen yaygın seçmen profili açısından bu stratejinin epeyce işlevsel
olacağını öngörmek gerek.
Eğer buna karşı sadece ‘yolsuzluk'
teranesi ile çıkılırsa, çok şaşırtıcı
sonuçlarla karşılaşılabilir.
Erdoğan'ın asıl avantajı ise
muhakkak ki AKP karşıtı cephenin
bizzat muhafazakâr ve melezleşmiş
kitlelerin gözündeki olumsuz
niteliğidir.
Toplumun yüzde elliyi aşan bir kesiminin her halükârda son on yılın
kazanımlarını kaybetmek istemediğini, bu korkuyu derinden
duyduğunu ve böyle bir tehdit altında kategorik olarak AKP'ye oy
vereceğini varsaymak gerçekçi
gözüküyor.
O
nlar, toplumu tasarladıkları yapıya getirmek istiyorlar; tam
bağımsız Türkiye de devrimle
kurulacaktır. Dün gelen
mail’lerin birinde, “Türkiye
Gençlik Birliği’ne (TGB) bağlı
Türkiye Liseliler Birliği (TLB)
kuruldu” haberi vardı.
TGB de Doğu Perinçek’in
1992’de kurduğu ve genel
başkanlığını üstlendiği İşçi
Partisi’ne (İP) bağlıdır. TLB’nin 15 yaş üstü öğrencileri
örgütleyeceği anlaşılıyor.
Aydınlık gazetesi internet
sayfasında haberin izi yok;
İP içindeki bir mesele olabilir
veya bugünkü sayılarına koyacaklardır. TLB bildirisinde
şunlar yazılı: “TGB’nin
Temel İlkeler Bildirgesi’ni
bütünüyle savunur.
Yolsuzluk soruşturmalarının zamanlaması, birleştirilerek kullanılması
ve araya Fatih Belediyesi'ne ilişkin
gerçekte içi boş olma ihtimali çok
kuvvetli bir ‘tampon' dosya konulması, Başbakan'ın ‘asıl amaç ne?'
sorusunun seçmen nezdinde de
siyasallaşmasına neden oluyor.
Atatürkçüdür, vatanseverdir,
devrimcidir. Devrim ve
Cumhuriyet düşmanlarının
karşısındadır. Eğitim sistemimiz bireyci insanlar
değil her koşulda toplumcu
düşünen insanlar yetiştirmelidir. Yabancı dilde eğitim
yasaklanmalıdır. TLB, ‘Tam
Bağımsız Türkiye’ mücadelesinin yılmaz savunucularındandır.”
Eğer yaşanan çatışmanın özü ‘siyasi'
ise seçmenin tercihinin de ‘siyasi'
olacağı açık… Üstelik böyle bir
değerlendirme içinde, yolsuzluk
konusunda ısrar edip işin siyasi
yönüne değinmeyenler daha da
‘siyasi' olarak algılanıyorlar.
Ankara Halk Tiyatrosu’ndaki
toplantıya 60 il ve 22 ilçeden
300 delegenin katıldığı
yazıyor haberde. Konuşanların şu cümleleri, toplantı
hakkında yeteri kadar bilgi
veriyor:
Mesele neyin Türkiye'nin lehine ve
kimin geleceğin taşıyıcısı olduğu
noktasına geldiğinde AKP hâlâ
rakipsiz ve sonucun da ikinci bir
Gezi'ye dönüşme ihtimali çok
kuvvetli… Yani önce bir tür ‘devrim'
hayali, ardından AKP'nin konsolide
olan gücü karşısında sukut-u hayal…
Zaman 12 Kasım 2013
“Yeni bir cephe inşa ediyoruz”, “TLB ile tüm okulları
ayağa kaldıracağız”,
“Bayrağı Deniz Gezmiş’lerden devraldık”, “2012’deki
eylemler ve Haziran Ayaklanması nasıl
kazanacağımızı göstermiştir”, “AKP tarihin çöp
sepetindeki yerini alacaktır”.
Toplantıyı açan TGB
Başkanı’nın bir cümlesi,
hareketi tanımlamaktadır:
“Türkiye’nin önünde yalnızca devrimle çözebileceği
sorunlar vardır.” Galiba
demek istediği; çözülmesi
ertelenemez sorunlarımız
vardır, çözüme de işaret eden
bu sorunları ancak devrimlerle çözebiliriz.
İlgi alanlarında demokrasi
yok gibi görülüyor; onlara
göre toplum, tasarladıkları
yapıya uygun duruma getirilmelidir; tam bağımsız
Türkiye’nin sonuçta devrimle
kurulacağına inanmaktadırlar! Her zaman toplumumuz
içinde, bu görüşlere sahip
siyasal akımlar olmuştur.
1950’ye giderken ve 1962 ve
1978’lerde, sorunları devrimle geçmek, yeni bir
toplum kurmak pek revaçtaydı. Son zamanlarda fikir
hayatında yine vardırlar;
ancak bu kez, görüşlerini
eylemle kabul ettirmeyi tercih ediyorlar.
Düzenlenen toplantıları
sabote etmek için bir-iki
eylemleriyle karşılaştım:
Toplantıya geldiler, konuşmak istediklerini söylediler,
konuştular; sonra başka bir
arkadaşları başladı, bitirdi;
toplantı sahiplerinden biri
daha ağzını açarken ilk
konuşan yine başladı; sözleri
bitmişti, kendilerini tekrarlamaya başladılar, biraz siz de
dinleyin dendi; dinlemediler,
geldikleri yöntemle, marşlar
ve sloganlar söyleyerek uzaklaştılar. Dün TLB toplantısında söylenenleri, ben 60
yıldır duyarım; başlangıçta
benzer bir akımın içinde,
Bu sırada dumandan etkilenen iş yeri çalışanları Ümit Akgün (22) ve
Firdevs Öney'e (48) sağlık görevlileri müdahale etti. İş yeri çalışanı Firdevs Öney, "Aygaz yanarken bir anda alev aldı. Tüp alev topuna döndü.
Tüpten mi arkada ki borudan mı anlayamadık. Bir anda oldu zaten. Patlama olmadı." dedi. Tansiyonu düşen iş yeri sahibi Selime Yılmaz'a
sağlık görevlileri tarafından müdahale edildi. Yangını duyan Ereğli
Belediyesi meclis üyeleri ve Belediye Başkan Yardımcısı Özkan Özyağcı
da Selime Yılmaz'ın yanına giderek teselli etti. İtfaiye erleri, yangını kontrol altına aldıktan sonra iş yeri içerisinde inceleme yaptı. Yapılan inceleme sırasında iş yeri mutfağının büyük kısmının yandığı belirtildi.
Yangınla ilgili soruşturma sürüyor.
CİHAN
2002’den beri, AK Parti
karşıtlığının çekiciliği, görüş
ve eylem arasındaki farkı,
bazıları için, kaldırdı. AK
Parti karşıtının dedikleri
doğru, bir adımını beğenenin söyledikleriyse yanlıştı.
Bu karmaşa içinde, devrim
ve darbenin tanımı açıkça
yapılamadı, devrimin darbe
sanıldığı, darbenin devrim
diye ileri sürüldüğü zamanlar yaşanıyor, tanım kişiden
kişiye değişiyordu. AK Parti
karşıtı olanın, demokrasiden
uzaklaşması bağışlandı, devrimi darbeden ayırmayanlarla darbeyi devrim sayanlar
kol kola girdi.
AK Parti’nin de yarar beklediği bu ilkel durumu düzeltecek, yine demokratik
yöntemlerdir. Ne derlerse
desinler TLB benzeri siyasal
eğilimler, fikir özgürlüğü
içinde görülmeli; benzetmeler ve hedefler şiddet
içermedikçe ve şiddeti teşvik
etmedikçe gençlerin görüşleri olarak değerlendirilmelidir. Radikal 11 Kasım 2013
Emniyet kemeri kampanyasında
200 talihliye hediye verilecek
onguldak'ın Ereğli ilçesinde ev yemekleri yapan iş yerinde çıkan
Z
yangın bina sakinlerine korku dolu anlar yaşattı. Ekmek tekneleri
yanan iş yeri çalışanları itfaiye ekipleri ile birlikte yangına müdahale et-
Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, vakit kaybını önlemek adına kaldırımın
üzerinden atlayarak ters yönden yangın alanına girdi. İş yeri çalışanlarının da yardımı ile çekilen hortumla yangına müdahale eden itfaiye
ekipleri kısa sürede yangını kontrol altına aldı. Aynı binada bulunan
diğer iş yeri sahipleri ve çalışanları da söndürme çalışmalarını korku
dolu gözlerle seyretti. Yangını haber alan iş yeri sahibi ve aynı zaman da
Cumhuriyet Halk Partisi Ereğli Belediye Meclis Üyesi Selime Yılmaz, itfaiye ekipleri ve çalışanlarından yangınla ilgili bilgi almaya çalıştı.
1960 sonrasında solculuk
öne çıkınca, iktidar karşıtları
hep birlikte sol türküleri
söylediler; solcular, devrimciler, Atatürk devrimcileri,
laikler, insan hakları
savunucuları ve benzerleri,
hep aynı şeyleri düşünüyormuş gibi davrandılar, tabii
tutarlı bir program da
üretemediler; oylar biraz
çoğaldı ama yetmedi, yerleşmiş değerler tarafı
kazandı.
Sivas Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen 'Kendimi
Seviyorum, Emniyet Kemerimi Takıyorum' kampanyası
çerçevesinde yapılan çekilişle çeşitli ödüller dağıtıldı.
Yanan ekmek teknelerini itfaiye
ekipleri ile kurtarmaya çalıştılar
meye çalıştı. Müdahale sırasında dumandan etkilenen 2 iş yeri çalışanına
sağlık görevlileri müdahale etti.Yangın, Orhanlar Mahallesi Orta Sokak'ta
ev yemekleri yapan iş yerinde meydana geldi. Sabah saatlerinde yemek
yapmaya başlayan iş yeri çalışanları mutfak tüpünün bir anda alev alması ile dumanların arasında kaldı. Kısa sürede yükselen dumanlar tüm
binayı sararken çalışanlar kendilerini zor da olsa dışarıya atabildi.
sonra çevresinde ve uzun zamandan beri de uzağında yer
tutarak. İktidar demokrasi
dışına çıkmadığı sürece, TGB
söyleminin hiçbir kazanımı
olmaz.
1987 model ama 2014 donanıma sahip
Muğla’nın Yatağan ilçesinde 1987 model Renault marka modifiyeli araba,
2014 model arabaları aratmayan donanımıyla görenleri hayrette bırakıyor.
O
tomatik camlar, kumandayla
çalışan motor, LCD televizyonlar ve
geri görüş kamerası, özelliklerinden
sadece birkaçı. Bir internet sitesinde en
çok ilgi gören ilanlar arasına giren
araba, “Türünün tek örneği” başlığıyla
yayınlanıyor. Sahibi Talha Çatalçam,
“Eskiden rahatı ve konforu arayanlar
için türünün tek örneği” sloganıyla
satışa çıkarmış. R12 TX model arabasına
26 bin lira fiyat biçen Çatalçam, bu hale
gelmesi için altı ay uğraşmış. Üzerinde
birçok değişiklik yaptığı arabası
hakkında şunları söylüyor: “Aracımız
uzaktan kumandayla çalışır sistemde.
Sabahları soğuk havada gidip çalıştırmak istemiyorsanız kumandayla
çalıştırıp arabayı ısıtabilirsiniz.
tabii. Arkadaş arabamın yanına gelerek,
şaşkınlıkla bakıp, 'Sen bu arabaya ne
yaptın? Benim son model arabamı nasıl
geçtin?' dedi. Ardından da arabayı çok
beğendiğini söyledi." Arabasını benzerlerinden ayıran özelliklerinden bir kısmını ise şöyle sıraladı: "Zenon farlar
kullanılan araca 1600 motor takılmış durumda. Şanzımanı beş vitese çıkarılmış.
Arabanın iç döşemesi, tavan hariç polyesterle kaplanmış. Dört kapı camı
otomatik olup kapılar kilitlendiğinde
dört cam otomatik olarak kalkacak şekilde ayarlanmış. Dört camın kontrollerini sürücü sağlayabiliyor. Ön ve arka
yolcular için üç tane LCD televizyon
mevcut. Televizyonlar, isteğe göre tek
tek veya toplu olarak kullanılabiliyor.
Kumandayla çalışmasından belli bir
müddet sonra kaloriferleri çalışır, araba
kendi kendine ısınır. Herhangi bir hırsızlık anında kumandamıza sinyal gelir,
araba ötmeye başlar. Antihırsız sistemini devreye koyduğumuz zaman araba,
otomatikman daha fazla ötmeye başlar
ve 20 saniye sonra da stop eder.” Talha
Çatalçam, arabayla bir hatırasını ise
şöyle anlatıyor: "İlk motor yaptırdığımızda, açabilmek ve arabayı
deneyebilmek için İzmir otoyoluna çıktım. Orada arabayı denerken arkamdan
bir arabanın sürekli selektör yaptığını
gördüm. Herhalde acil bir hastası var
düşüncesiyle yol verdim. Önüme
geçerek, dörtlüleri yakarak beni durdurdu. Merak ettim, biraz da korktum
Arabanın iç ışıkları, kapı aralarına
konulan beyaz LED ampullerle
güçlendirilmiş. Kapılara mavi LED ışıklar konulmuş, kontrolleri için ayrı bir
düğme yerleştirilmiş. Torpido gözü elektronik olup düğmeyle açılıp kapanmakta. Göstergeler beyaz LED ile
canlandırılmış olup aynı zamanda ayar
düğmesiyle ışığın parlaklığı da kontrol
edilebiliyor. Araba dışarıdan anahtarlıkla ya da içeriden bir düğmeyle
çalıştırılıyor, kontak anahtarı iptal
edilmiş. Hırsızlara karşı da önlem alınan
araç, sahibinde bulunan kumandaya
uyarı sinyali gönderiliyor. Araç kilitliyken düz kontakla dahi
çalıştırılamıyor ve durum sahibine
bildiriliyor."
CİHAN
E
mniyet Müdürlüğü
tarafından, 01 Haziran-31
Aralık 2013 tarihleri arasında
il genelinde ödüllü emniyet
kemeri kampanyası düzenlendi. Vali Yardımcısı
Mustafa Aydın, Emniyet
Müdür Yardımcısı İsmail Ertuğrul ile Milli Eğitim Müdür
Yardımcısı Çetin Özdemir’in
de katıldığı çekilişte, kampanyaya katılan 8 bini aşkın
sürücü arasından 200 talihli
hediye kazandı.
Kent Meydanında düzenlenen çekiliş programında
konuşan Vali Yardımcısı
Mustafa Aydın, kampanyanın ‘Trafik Güvenliği
Eylem Planı’ çerçevesinde
düzenlendiğini belirterek,
planın 3 başlıkta ele
alındığını kaydetti. Aydın,
vatandaşların eğitimi, polis
ve jandarma ekiplerinin
trafik denetimi ile sağlık
konularında bu yıl çeşitli
etkinlikler düzenleneceğini
anlattı. 'Kendimi Seviyorum,
Emniyet Kemerimi Takıyorum' kampanyasının vatandaşların trafik güvenliği
konusunda eğitilmesi
amacıyla düzenlendiğini dile
getiren Vali Yardımcısı
Aydın, dağıtılan formları
dolduran vatandaşlar
arasında yapacakları çekiliş
sonrası hediye verileceğini
ifade etti. Emniyet Müdür
Yardımcısı İsmail Ertuğrul ise
trafik birimleri tarafından
'Kendimi Seviyorum, Emniyet Kemerimi Takıyorum'
kampanyasının 01 Haziran-31
Aralık 2013 tarihleri arasında
düzenlendiğini kaydetti.
Vali Yardımcısı Mustafa
Aydın, Emniyet Müdür
Yardımcısı İsmail Ertuğrul,
Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Çetin Özdemir, Şoförler
ve Otomobilciler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Şaban Yalman ile Trafik Tescil ve
Denetleme Şube Müdürü
Cengiz Emirza ile vatandaşların katılımıyla hediye
kazanan 200 talihli belirlendi. Talihlilere, 11 Şubat’ta
düzenlenecek törenle 20’şer
adet çocuk koltuğu, bluetooth cep telefonu kulaklığı,
ilk yardım çantası, yangın
söndürme tüpü, oto temizlik
seti ile 100 adet ortopedik
koltuk sırtlığı hediye edilecek.
CİHAN
3 ŞUBAT 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
11
İl eğitim denetmenleri
eğitimi masaya yatırdı
Bir dershanenin olmadığı
Damal, TEOG sınavında atak yaptı
ursa İl Eğitim Denetmenleri
2013-2014 eğitim öğretim yılı 1.
B
Yarıyıl 2. Olağan Toplantısı,
Uşak Üniversitesi Merkez Kütüphanesi çekim alanı oldu
Bir dershanenin bulunmadığı Ardahan'ın Damal ilçesi TEOG (Temel Eğitimden
Orta Öğretime Geçiş Sınavı)'nda şehir merkezi dahil tüm ilçelerde birinci oldu.
D
amal'ın, eğitimde gösterdiği
başarı dikkat çekti. Dershanenin olmadığı ancak gönüllü
olarak aynı zamanda ücretsiz
eğitim veren Damal Okuma Salonu'nun sınavlarda gösterdiği
başarı ilçe Milli Eğitim Müdürü
tarafından takdir edildi.
Damal İlçe Milli Eğitim Müdürü
Yalçın Us, Damal Okuma Salonu
ve Test Merkezi'nin gösterdiği
başarıdan dolayı kurumda
çalışan öğretmen ve buradan
destek kursu alan öğrencileri
tebrik etti.
Us, "Bu başarı bizi çok memnun
etti. Eğitime büyük desteklerinden dolayı teşekkür ederim.
Okuma Salonumuz gerçekten
büyük ve önemli işler yaptı. Biz
de onların her zaman
destekçisiyiz.'' dedi. Okuma Sa-
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
lonu ve Test Merkezi Müdürü
Ersin Yıldız ise öncelikle tüm
öğretmenlere ve öğrencilere gösterdikleri başarıdan dolayı kutlayıp, "Bu başarı tüm Damal'ın
başarısıdır.
Bize her zaman destek veren
Damal İlçe Milli Eğitim Müdürü
Yalçın Us'a çok teşekkür ederim.
Yalçın Bey bize her zaman
güleryüzüyle yardımcı oldu. Ne
zaman kapısını eğitimle ilgili bir
meseleyle çalsak hemen
yardımımıza koştu.
En büyük pay onlarındır. Kaymakamlığımıza ve İlçe Milli
Eğitim Müdürlüğüne çok teşekkür
ederim. Eğitim için el ele çalışmaya devam edeceğiz. Damal ve
Ardahan sınavlarda sondan
yukarılara doğru tırmanacaktır.''
ifadelerini kullandı.
CİHAN
Uşak Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, kampüsün çekim alanı haline geldi. Yeni
banın faaliyete geçtiği 2013 Eylül ayından beri 6 bin 304 kullanıcıya hizmet verdi.
M
odern yapısı ve hizmetleri
açısından Türkiye’nin
sayılı üniversite
kütüphanelerinden biri
olduğunu belirten Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait
Çelik, “Kütüphanemiz öğrenci,
akademisyen ve personel
tarafından oldukça yoğun bir
şekilde kullanılmaktadır.
Kütüphanemizde hızlı bir internet erişimi var. Özellikle öğrencilerimiz çok memnun kalmakta
ve zamanlarının çoğunu
kütüphanede geçirmektedir.
Yapım aşamasında
düşündüğümüz yaşam alanı
olarak kullanılma öngörüsü
tümüyle gerçekleşti. Hem
gündüz hem de akşam hizmet
veren kütüphanemizde öğrencilerimiz, özellikle sınav dönem-
lerinde rahat bir ortamda
çalışma fırsatı bulmaktadır. Bu
durum, üniversitemizin genel
akademik başarısına artı değer
katmaktadır." dedi.
Üniversitenin modern çizgilere
ve her türlü konfora sahip
kütüphanesinin, öğrencilerin
zamanını kampüste geçirmesine
ve ulaşım meselesinin
çözümüne büyük katkı
sağladığını düşündüklerini aktaran Rektör Çelik, "Bunun
yanında kütüphanemiz,
akademik personelimizin de
çalışmalarına ivme kazandıracak ve olumlu sonuçları, ilerleyen süreçte ortaya
çıkacaktır. Kütüphanemiz her
yönüyle üniversitemize güç katmakta, hızla yükselen bir değer
olan Uşak Üniversitesi’ni
taşıyan önemli bir lokomotif olmaktadır.” şeklinde konuştu.
Uşak Üniversitesi Merkez
Kütüphanesi’nin kitap sayısının
2012 yılında 34 bin olduğunu,
2013'te 52 bine çıktığın kaydeden
Prof. Dr. Çelik, “Bu sayıya her yıl
15 bin kitap eklenmektedir.
Veri tabanlarımız 2012 yılında 32
iken 2013 yılında 38 olmuştur.
Bunların içinde 2,5 milyon elektronik kitap, 170 bin e-kitap derlemesi, 3,5 milyon tez, 46 bin
e-dergi ve 23 bin 290 sesli kitap
bulunmaktadır. Bölgenin yükselen değeri olan Uşak Üniversitesi’nin parlayan
yıldızlarından biri olan
kütüphanemiz, kampüsün
çekim alanı olduğu kadar Uşak
halkının da tercihi olmaktadır.”
dedi.
CİHAN
Valilik Çarşamba binasında
yapıldı. Toplantıya Vali Yardımcısı
Eyüp Sabri Kartal, İl Eğitim Denetmenleri Başkanı Ali Dursun ve il
eğitim denetmenleri katıldı. Vali
Yardımcısı Eyüp Sabri Kartal,
öğretmen ve okul yöneticilerine
yönelik gerçekleştirilen rehberliklerin önemine değinerek özellikle
okul öncesinde sorunlu çocukların tespit edilebileceğini söyledi.
Bu dönemde tespit edilip rehabilite edilemeyen öğrencilerin
öğrenim hayatlarının kısa sürede
bittiğini anlatan Kartal, bunların
daha sonra topluma sorunlu bir
birey olarak katıldıklarını kaydetti.
Eğitim denetmenlerinin yapacakları rehberliklerle bir öğrencinin
bile kazanılmasının çok büyük
öneme sahip olduğunu belirten
Kartal, ailelerin duasını almanın
ise en büyük mükafat olduğunu
ifade etti. İl Eğitim Denetmenleri
Başkanı Ali Dursun da 6 grup
halinde 83 il eğitim denetmeni ve
3 yöneticiyle rehberlik ve denetim
faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydetti. Geçen yıldan bu yana seminer çalışmalarına devam
ettiklerini belirten Dursun, ortaokullarda 6 branşta 11 bin
öğretmene ölçme ve değerlendirme eğitimi verdiklerini
söyledi.
CİHAN
Kılıçaslanlı öğrenciler tatilde de İngilizce öğreniyor
zellikle yabancı
Ö
öğretmenlerin;
anlama, dinleme,
yazma ve konuşma
becerilerinde verdiği
dersler, öğrencilerin
yıl içerisinde
öğrendiklerini
pekiştirmeye ve yabancı dillerini
geliştirmeye yönelik
oldu.
Kış okulu sonunda
öğrenciler gerçekleştirilen bir törenle
sertifikalarını aldılar.
Ayrıca yüksek başarı
gösteren ve derslere
katılımı iyi olan
öğrenciler İngilizce
Kayseri Özel
Kılıçaslan Liseleri
öğrencileri yarıyıl
tatilinin ilk haftasında da kış okulu
etkinliğiyle İngilizce
eğitimine devam etti.
Kış okuluna İngilizce
zümre öğretmenlerinin yanında native (ana dili İngilizce
olan) öğretmenler de
katıldı.
Zümre Başkanı
Mehmet Ali
Köseoğlu tarafından değişik
hediyelerle ödüllendirildi. Kursa
katılan öğrencilerden Orhan Soydal,
programın umduğundan daha eğlenceli ve verimli
geçtiğini, İngilizce
yaz okuluna da
katılmak için
sabırsızlandığını
söyledi. Okul
müdürü Salih
Öngül de,
“Başarıyı elde etmenin yolu
herkesin
yürüdüğü zamanlarda
koşmaktır. Başarıyı
devam ettirmenin yolu
ise yerinde saymamaktır. Bu öğrencilerimiz
herkesin tatil yaptığı
günlerde kış okuluna
katılarak kendilerini
biraz daha geliştirdiler.
Öğrencilerimizi ve
fedakâr öğretmenlerimizi tebrik ediyorum”
dedi.
CİHAN
12
3 ŞUBAT 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
'Gece 11 ile 02 arasında
uyuyun'
'1 d a k i k a
ye t e r '
rostat Kanseri Derneği
Genel Sekreteri Ahmet
Tunç Özdemir, serum
PSA'nın ve 1 dakikalık
muayenenin, erken evre
tümörlerin yakalanmasına
olanak verirken prostat
kanserine bağlı ölümlerde de
belirgin düşüş sağladığını
bildirdi.
P
riple mücadelede, sağlıklı beslenme ve hijyen kadar kaliteli uyku
da önemli rol oynuyor. Çünkü uykusuzluk, gribe ve birçok
hastalığa davetiye çıkardığı gibi, hastalıkların iyileşme sürecini
de yavaşlatıyor.
G
Gribin kol gezdiği bugünlerde, uzmanlardan sık sık sağlıklı beslenme
ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğine yönelik açıklamalar
geliyor. Griple mücadelede, sağlıklı beslenme ve hijyen kadar kaliteli
uykunun da son derece önemli rol oynadığını belirten İntegratif Tıp,
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ebru Aydın, uykusuzluğun,
hem hastalıklara zemin hazırladığını hem de hastalıkların iyileşme
sürecini yavaşlattığını söyledi. Dr. Aydın’ın dikkat çektiği önemli bir
nokta da uykunun zamanı ve uyunacak ortamın özellikleri. Çünkü
kaliteli uykuda karanlık temel şartların başında geliyor. Zira melatonin karanlıkta salgılanan bir hormon. Dr. Aydın, melatonin eksikliği
olan kişilerde gribal enfeksiyonların ve bazı bakteriyel hastalıkların
daha fazla izlendiğini, hatta bu hastalıkların daha ağır geçtiğini
söylüyor.
SİHİRLİ KELİME: MELATONİN
Dr. Aydın, melatonin hormonunun faydalarına ilişkin her gün yeni
çalışmaların ortaya çıktığını belirtiyor: “Melatonin hormonunun
bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğine dair pek çok çalışma var.
Bağışıklık sistemi de normalde bir dedektif gibi çalışır. Her gün ya
içeriden oluşan, kontrolsüzce çoğalan tümör hücreleri ya da dışarıdan
bakteri veya virüs gibi zararlıların üzerinde dedektif gibi tarama
yapar. Yolunda gitmeyen bir şey varsa dışarıdan gelen zararlılar varsa
bunları temizler. Ve melatonin hormonunun görevini yapması için
sağlıklı ve kaliteli uyku şart.”
Melatonin hormonunun bağışıklık hücrelerini pozitif yönde etkilediğine vurgu yapan Dr. Aydın, bağışıklık sisteminin zayıflamasının
kansere kadar gidebildiğini, bu nedenle gece çalışan insanların daha
fazla risk altında olduğunu hatırlatıyor.
GECE 23’DEN SONRA UYKU HERKESE ŞART
Dr. Aydın, melatonin hormonunun en fazla salgılandığı saatler
hakkında ise şunları söylüyor: “Melatonin özellikle gece 11’den sonra
salgılanmaya başlıyor ve gece 2’ye kadar en üst seviyeye çıkıyor.
Sabaha doğru da yavaş yavaş azalıyor. O nedenle özellikle bu
saatlerdeki uykuyu kaçırmamak gerekiyor. Tabii melatonin hormonunun en çok karanlıkta salgılandığını unutmamak gerekir. Bu nedenle uyunulan yerin karanlık olması, gece lambası kullanılmaması
çok önemli.”
İhtiyaç duyulan uyku süresi ise kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Kimi
8 saatlik uykuyla kendini zinde hissederken, kimine 6 saat yetiyor da
artıyor. Buna karşın Dr. Ebru Aydın, genel olarak insanların ortalama
7 saat uyuması gerektiğini söylüyor ve uyarıyor: “Kuvvetli bir bağışıklık sistemi, sağlıklı bir ömür için 6 saatten az uyumamak gerekiyor. 6
saatten az uyuyan kişilerde örneğin kalp hastalıkları daha fazla
izleniyor. Gündüz uykularının çok fazla önemi yok. Önemli ve gerekli
olan gece 11’den sonra uyumak. Ancak sağlıklı ve kaliteli uyku için
kesinlikle karanlık ortam şart. Televizyon başında uyumak ise son
derece sağlıksız ve yanlış. Bu arada oda ısısı da çok sıcak olmamalı.”
AA
Prostat Kanseri Derneği Genel
Sekreteri Ahmet Tunç
Özdemir, prostat kanserinin,
erken teşhis edilebilen ve
bunun getirdiği avantajlarla,
gelişen yeni ve modern tedavi
yöntemleri sayesinde
fonksiyon kayıpları da
gelişmeden kurtulma şansı
yüksek bir hastalık olduğunu
kaydetti.
Dünyanın her yerinde erkeklere rutin olarak uygulanan
serum PSA ve 1 dakikalık rektal prostat muayenesinin,
erken evre tümörlerin
yakalanmasına olanak
verirken prostat kanserine
bağlı ölümlerde de belirgin bir
düşüş sağladığına işaret eden
Özdemir, Türkiye'de hala
sosyal çekinceler ve fonksiyon
kaybı olacağı kaygıları ile doktora başvurularda gecikmeler
olduğunu ve bunun da erken
teşhis ve modern tedavi yöntemlerinin getirdiği avantajların kaçırılmasına yol
açtığını aktardı.
Özdemir, 40 yaşından itibaren
temel PSA taramasının
başlatılması gerektiğine işaret
ederek, şu bilgileri verdi: "40
yaş üzeri bütün erkekler
kanda PSA tetkiki ile beraber
yılda bir kez prostat muayenesi yaptırmalı. Ayrıca olası risk
faktörlerini ve belirtileri
bilmek erken teşhis için büyük
kolaylık sağlıyor. Bu anlamda
unutulmamalıdır ki, erken
evrede ve tedavide başarının
ilk basamağı bilinçli ve bilgili
olmaktır."
RİSK KİMLERDE DAHA
FAZLA?
Özdemir,
"www.prostatkanseridernegi.o
rg" üzerinden kişilerin kendi
kendine yapabileceği online
testlerin, doktora başvurma
ihtiyaçlarını belirlemede belirleyici bir faktör olduğunun altını çizerek, risk faktörleri ve
belirtiler açısından şunları
kaydetti:
"Ailesinde, özellikle birinci
derece akrabalarında prostat
kanseri öyküsü bulunanların,
risk grubu oldukça yüksektir.
Yaşla beraber prostat kanseri
gelişme riski artar. Hormonal
etkiler, aşırı testosteron, hormon bağımlı prostat kanserini
teşvik eder. Diyette kırmızı et
ve doymuş yağ ağırlıklı
beslenmenin ve obezitenin
prostat kanseri ile ilişkili
olduğu düşünülür. İdrar yapmaya başlama güçlüğü veya
yapamama, az miktarda ve
kesik kesik idrar yapma,
geceleri sık idrara çıkma ihtiyacı sertleşmede güçlük ve ağrı,
idrar veya menide kan
görülmesi, sırt bölgesi,
kalçalar veya üst uyluklarda
ağrı ya da hareket güçlüğü
gibi belirtilerin birinin dahi
görülmesi halinde hemen doktora başvurulmalıdır."
AA
Gripte ateş düşürücü kullananlar dikkat
Grip virüsüyle birlikte kişiyi yataklara
düşüren yüksek ateşe karşı çoğu zaman
ateş düşürücü ilaçlar kullanmak ilk
akla gelen çözüm olur. Ateşi düşürdük
mü kendimizi iyi
hisseder hemen
işimize gücümüze
koyuluruz. Ancak
Kanadalı bilim insanları yaptıkları araştırmada grip
vakalarında ateşi
düşürmeye çalışmanın tam tersi etki
yaptığını ve gribi tüm
vücuda yaydığını
söylüyor. Kanada'nın
McMaster Üniversitesi'ne bağlı Ontario
Araştırma Merkezi'nde yapılan araştırmanın sonuç
raporuna göre vücut
ısısının yükselmesi
vücudun grip
virüsüne karşı
savunma mekanizması kaynaklı bir
tepki. Üstelik bu ilaçların yanlış kullanımı her yıl birçok kişinin ölümüne
yol açıyor. Ateş düşürücü ilaçlar ağız ve
burun bölgesindeki grip kaynaklı akıntıları da yüzde bir oranında artırıyor.
Uzmanlar gribe yakalanan hastaya ateşi
düşürmeye çalışmadan birkaç gün
yatak istirahatı öneriyor.
unum yolu hastalıkları olanlarda ateş
yükselirken ilaç almak gerekebilir.
SALGINLARA YOL AÇIYOR
H3N2'NİN ETKİSİ AZALDI
Sağlık Bakanlığı'nın haftalık
grip raporunda zatürree
vakalarını da artıran bu yılın
grip virüsü H3N2'nin
Türkiye'de etkisini azalttığı
belirtildi. Raporda, H3N2
virüsünün görülme sıklığının
yüzde 58'den yüzde 33'e
düştüğü kaydedildi. Virüs
ülkemizdeki ilk haftasında
yüzde 36 oranında
görülmüştü. Meksika'da ise
'domuz gribi' olarak bilinen
H1N1 virüsüyle bulaşan grip
türünün yeniden ortaya çıkmasıyla 255 kişi öldü.
HEPSİ VİTAMİN DEPOSU
Prof. Dr. Dilek Arman: (Medical Park
Bahçelievler Hastanesi Enfeksiyon
Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı) İlk 5 günde ateş düşürücü kullanımı kişinin toplum içine girerek
virüsü bulaştırmasına yol açıyor. Bu da
salgına neden oluyor. Ancak kalp ve
damar rahatsızlıkları ve kronik sol-
Rus RIA Novosti medya kuruluşunun uzmanların görüşü
alınarak hazırladığı bu grafikte soğuk
algınlığına karşı 10 altın besin gösteriliyor. Rus doktorlar tüm bu besinlerin
içeriğindeki antioksidanların toksik
maddeye karşı doğal silah olduğu ve vitaminlerin de virüs ve bakterilere karşı
savaştığını söylüyor.
AA
Türkiye'nin çoğu kenti yağışsız geçecek ancak hava soğuk, ayrıca Anadolu'da
kuvvetli ayaz ve don başladı. Hafta sonu batıda sıcaklıklarda 4-5 derece artış olsa
bile fazla sürmeyecek, gelecek hafta yine soğuklar geliyor.
İstanbul'da hafta sonu sıcaklık biraz artıyor, 8-10 derece, ancak poyraz sert eseceğinden yine hava soğuk olacak.
Gökyüzü biraz bulutlu.
Ankara'da kuvvetli ayaz başlıyor, sıcaklık gündüz 5, gece -4 derece.
İzmir parçalı bulutlu 14 derece, Cumartesi daha ılık geçecek, Pazar ie yağmur var.
Bursa biraz bulutlu 6 derece, Adana'da 15 derece ama akşamları soğuk oluyor.
Marmara Bölgesi Cuma gününü de soğuk geçiriyor, 5-6 derece. Pazar günü sıcaklık 8-10 dereceye çıkıyor ama
Poyraz sert eseceğinden hava yine soğuk hissedilecek. Bölgede güneş az görülüyor.
İç Anadolu'da bulutlar dağılmaya başlayıp, rüzgar kuzeye döndüğünden geceleri kuvvetli ayaz etkili olacak. Sıcaklıklar gündüz bile 3-5 derece arasında. Pazar gecesi bölgede kısa süre kar yağışı olabilir.
Ege'de yine biraz bulutlu, rüzgar orta hızda esiyor. Cumartesi sıcaklık daha yüksek; sahiller 15-16 derecelerde ancak
pazar günü Kuşadası, Bodrum, Fethiye boyunca sahillerde yağmur var.
Akdeniz 2 gün güneşli. Sıcaklık sahil kısmında 16 derece, Isparta ise 11 derece. Pazar günü lodosla hava bulutlanırken, Antalya'ya akşam yağmur gelecek. Güneydoğu güneşli, gündüz sıcaklığı 12-13 derece, geceleri ayaz var.
Doğu Anadolu'da kar yağışının hafiflemesiyle hava yine sertleşecek. Hafta sonu kuvvetli don ve buzlanma var,
Erzurum'da gece sıcaklığı yine -20 lere doğru inecek.
Karadeniz 1 gün daha çok soğuk, Bolu 4 derece, Batı Karadeniz'de yağış kesiliyor, ısınma ise Pazar günü.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
3 Şubat Pazartesi
10
6
Bugün
3 Şubat Pazartesi
Rüzgar
Nem
14
%63
1
-10
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
3 Şubat Pazartesi
Rüzgar
Nem
13
%76
15
3
Bugün
3 Şubat Pazartesi
Rüzgar
Nem
22
%96
16
6
Rüzgar
20
Nem
%72
3 ŞUBAT 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Bursa, kış
turizmiyle
EMITT'te
yerini aldı
B
ursa Büyükşehir Belediyesi, kış
turizmiyle Beylikdüzü
TÜYAP’ta düzenlenen turizm
fuarındaki stantlarda yerini aldı.
Uludağ’ın tanıtıldığı fuarda, oteller,
kayak merkezleri ve sosyal aktiviteler hakkında bilgi verildi.
Bu yıl 18.'si düzenlenen 'Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT’te 71 ülke katılarak
turistik hizmetlerini tanıttı.
Her stantta farklı ürün ve hizmetlerin tanıtıldığı fuarda Bursa
Büyükşehir Belediyesi de, valilik
tarafından açılan stantta yerini
aldı.
Güney Marmara Otelciler Derneği
Başkanı Mehmet Haluk Beceren,
“Bursa ve Uludağ olarak kış turizmini temsil ediyoruz.
Türkiye’nin ilk ve en büyük kayak
merkezi şehrimizde. Toplam 22
tane mekanik tesis, 18 otel ve 7 bin
yatak kapasitesiyle Türkiye’deki en
büyük kayak merkezi konumunda.
Burayı yabancılara da tanıtabilmek
için bu yıl ‘kar ve ateş’ adı altında
valiliğin düzenlediği stantta bulunuyoruz. İnşallah bundan sonra
her sene diğer fuarlarda da olmayı
arzu ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
CİHAN
Kapadokya,
Fransa’da tanıtılacak
M a n a s t ı r ’d a
turist sayısı
azaldı
Dünya Kültürel Mirası listesinde yer alan, sahip
olduğu peribacaları ile kaplı eşsiz güzellikteki
vadileri ile dünyaca ünlü kültür, doğa ve manzara turizmi merkezlerinden Kapadokya’yı Fransa’da tanıtmak üzere çalışmalar yapılacak.
F
A
ksaray'ın Güzelyurt ilçesinde yer
alan, Kapadokya'nın batıya
açılan kapısı Manastır Vadisi'ne gelen
turist sayısının bilet uygulaması nedeniyle düştüğü belirtildi Güzelyurt
Belediye Başkanı Kudret Özeş, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
ilçenin Kapadokya'nın doğal, tarihi ve
kültürel zenginliğine beşiklik eden
önemli bir turizm merkezi olduğunu
söyledi. Güzelyurt'ta yerleşimin
günümüzden 7500 yıl önce
başladığına dikkati çeken Özeş, "Hititlerden Osmanlı'ya kadar her
dönemde Güzelyurt, önemli bir yerleşim merkezi olmuştur" dedi. İlçenin,
Kapadokya'nın keşfedilmeyi bekleyen
açık hava müzesi olduğunu belirten
Özeş, şunları ifade etti: "Güzelyurt'ta
tarih, doğa, sanat ve kültür bir arada
bulunuyor. Bir başka ifadeyle Güzelyurt, Kapadokya'nın tüm güzelliklerini bünyesinde barındırıyor.
Binlerce yıllık bir tarih ve uygarlık var.
Ayrıca Ortodoks mezhebinin kurucusu
Aziz Gregorios Nazions bu topraklarda
yaşamış ve ilk manastır hayatına
Güzelyurt'ta başlatmıştır. Ihlara ve
Manastır Vadisi, Kilise Cami, Kızıl ve
Yüksek Kilise, Gelveri evleri, Selime
Katedrali, yer altı şehirleri ve kaplıca
turizmi ile Güzelyurt, Kapadokya turizminde önemli bir yere sahip." Manastır
Vadisi'nin, Ihlara Vadisi'ne benzer
özelliklere sahip olduğunu anlatan
Özeş, "Kayadan oyma evler, kilise ve
yer altı şehirleriyle Ihlara Vadisi'ne
benzer özelliklere sahip Manastır Vadisi, Kapadokya'nın özeti gibidir. Vadide bulunan ve Küçük Ayasofya
olarak da bilinen Aziz Gregorius Theologos Kilisesi, Kapadokya'daki en erken
Hristiyanlık dönemi eserlerinden birisi
olup, Ortodoks alemi için büyük önem
taşımaktadır" diye konuştu. Özeş, Ihlara Vadisi'ne gelen turistlerin Manastır Vadisi'ni de ziyaret etmelerini
sağlamaya çalıştıklarını vurgulayarak,
"Ihlara'ya yılda ortalama 250 bin yerli
ve yabancı turist gelirken, bu turistler
Kapadokya'nın saklı kalmış merkezini
görmeden bölgeden ayrılıyorlar"
ifadelerini kullandı. Güzelyurt'un
tanıtımı için çalıştıklarını, ancak bilet
uygulamasının Manastır Vadisi'ne
gelen turist sayısını olumsuz etkilediğini dile getiren Özeş, şöyle devam
etti: "Geçmişte Güzelyurt'ta tek bilet
uygulaması vardı. Ihlara Vadisi'ne
gelen turist, aynı biletle Manastır Vadisi'ni de gezebiliyordu. Manastır Vadisi'ni gezen turist, aynı biletle Ihlara
Vadisi'ni de gezebiliyordu. Bu uygulamaya son verilmesiyle biletler sadece
tek vadi için geçerli oldu. Sonuçta Ihlara'ya gelen turist, Manastır Vadisi'ni
gezmek için ikinci kez bilet almak istemiyor. Bu durum vadiye gelen turist
sayısının azalmasına sebep oldu. Manastır Vadisi'ni 2010'da 32 bin 221,
2011'de 25 bin 360, 2012'de 27 bin 619 ve
2013 yılında 20 bin 674 turist ziyaret
etti. Tekrar eski sisteme dönülmeli ve
tek biletle iki vadi de gezilebilmeli."
Özeş, Ihlara Vadisi'ni ziyaret eden turistlerin 6 kilometre mesafedeki Güzelyurt'u ve Küçük Ayasofya olarak da
bilinen Kilise Camisi'nin de bulunduğu Manastır Vadisi'ni mutlaka ziyaret etmeleri gerektiğini ifade etti.
AA
ransa’nın Lion şehrinde her yıl geleneksel
olarak düzenlenen Festikültür Tanıtım Fuarı
heyeti Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret
ederek Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cengiz
Yıldız ile bir süre görüştü.
Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden
Ali Kemal Gözeller, Ramazan Doğanel, Yavuz
Ankaralı, Recep Kırlı ve Nevşehir Hacıbektaş
Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Özden
Taşğın’dan oluşan heyet, NTSO Başkan Vekili
Cengiz Yıldız ve Genel Sekreter Hakkı Aydoğan
ile görüşerek Fransa’nın en büyük turizm organizasyonunda Kapadokya’nın tanıtımı için destek
istedi.
NTSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cengiz
Yıldız, Kapadokya ve Nevşehir kültürünün
tanıtımı için Ticaret Odası olarak bir çok
oluşuma destek verdiklerini hatırlatarak, “Özellikle bölgemizin Avrupa’da tanıtım eksikliğinin
bilincindeyiz.
Bu tür faaliyetlerle Avrupa’da da tanıtım atağı
başlatan sizlere teşekkür ediyorum.” şeklinde
konuştu. Yıldız, Kapadokya Bölgesi’ni Fransa’da
tanıtacak bu organizasyon için oda yönetiminin
gerekli istişarelerde bulunarak üzerine düşeni
yapacağını dile getirdi.
CİHAN
Tarihi hamama 9 yıldır kiracı aranıyor Ayanoğlu: Mardin'de tarihi
değişimler yaşanmaya başladı
G
eçtiğimiz yıl ekim ayında
başlayan proje hakkında
bilgi veren Mardin Belediye
Başkanı Beşir Ayanoğlu, şu
ana kadar 180 dükkânda çalışmanın tamamlandığını
söyledi.
T
okat'ın Niksar ilçesinde bir evin
altında bulunan ve Roma döneminden kalan hamama, sahibi, 9
yıldır kiracı arıyor Niksar Belediye
Başkanı Yadigar: "Roma dönemine
ait bir eser.
Niksar Kalesi'nin dış surlarına
dayanmış bu hamamın içinde özgün
kurnalar var" Mülkiyeti, vefat eden
kayınpederine ait hamamın kiraya
verilmesi işleriyle uğraşan Soydan:
"9 yıldır kiracı arıyoruz ama bulamıyoruz. Tokat'ın Niksar ilçesinde
Roma döneminden kalan hamama,
sahibi, 9 yıldır kiracı arıyor.
Çepnibey Mahallesi'ndeki 2 katlı bir
evin altında bulunan ve Roma döneminde kral kızlarının kullandığı tahmin edilen hamam, 2005 yılından bu
yana kiracı bulunamadığı için
işletilemiyor. Mülkiyeti, bir süre önce
vefat eden Cemil Araslar'a ait olan
hamam, mimari yapısıyla dikkati
çekiyor.
Niksar Belediye Başkanı Duran Yadigar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Roma dönemine ait bir eser.
Niksar Kalesi'nin dış surlarına
dayanmış bu hamamın içinde özgün
kurnalar var. O kurnaların üzerinde
13
değişik resimler var. İnsan ve yırtıcı
kuş figürü gibi çok çeşitli figürler
mevcut" dedi. Kaleden hamama yer
altı geçitleri olduğuna dikkati çeken
Yadigar, "Hamam, Niksar Kalesi'nden yer altı geçitleriyle aşağıya inişte
Çanakçı Deresi güzergahına denk
geliyor.
Buradan şunu çıkarıyoruz; Niksar
Kalesi'nden yer altı geçitleriyle
Büyük Hamam'a indiği rivayet edilen
kral kızlarının, bu hamamı kullandığı ortaya çıkıyor.
Belediye olarak biz de buranın gezi
güzergahı içerisine alınmasını ve
UNESCO yetkililerinin dikkatini çekmeyi istiyoruz. Sahiplerinin burayı
işletme noktasındaki çalışmalarına
lojistik destek olmaya çalışıyoruz"
diye konuştu.
Hamam, çocuklar oynarken
tesadüfen bulunmuş
Kayınpederine ait hamamın kiraya
verilmesi işleriyle uğraşan Ahmet
Soydan ise Sivas Kültür Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce
koruma altına alınan hamamın, 90
yıl önce gün yüzüne çıktığını
söyledi. Hamamın tesadüfen bulunduğunu anlatan Soydan, "Üstü
tamamen toprakla kapalıymış.
Çocuklar oynarken tesadüfen bulunuyor. Açılıyor, bakıyorlar ki
hamam" dedi. Kayınpederinin vefatının ardından, kayınvalidesi
uğraşamadığı için hamamla ilgilendiğini dile getiren Soydan, "Buranın ilk sahibi kayınpederim değil
tabii ki.
Burayı, kayınpederimin dedeleri, o
zamanlar sahiplerinden satın almış.
Hamam, daha sonra kayınpederime
kalmış. Hamam 3 bölümden
oluşuyor; soyunma, ılıklık ve
yıkanma bölümü var" diye konuştu.
Odun ve kömür satışıyla uğraştığını
dile getiren Soydan, hamamı işten
anlayan ve hamam kültürünü bilen
birine kiralamak istediğini söyledi.
Eski kiracının hamamı 2005 yılına
kadar işlettiğini belirten Soydan, "9
yıldır kiracı arıyoruz ama bulamıyoruz. Tarihi hamam hem yaşasın,
hem ayakta dursun istiyoruz" dedi.
Soydan, kar amacı gütmediklerini,
kira bedeli konusunda yardımcı olacaklarını belirterek, amaçlarının,
600 yıllık olduğu tahmin edilen
hamamın hizmet vermesi olduğunu
sözlerine ekledi.
AA
Birinci Cadde'de yapılan çalışmayla, Mardin’in UNESCO
Dünya Kültür Mirası Listesi’ne
girebilmesi için dev bir adım
atıldığını ifade eden Başkan
Ayanoğlu, "9,2 milyon Euro'ya
mal olacak olan birinci cadde
Cephe Sağlıklaştırma ve
Restorasyon Çalışmaları Projesi kapsamında Ocak sonu
itibari ile 1. cadde de bulunan
180 adet dükkânın doğrama ve
kepenkleri takıldı.
42 adet dükkânda da tente
montajına başlanmıştır.
Kepenk ve tente uygulamalarından sonra tabela, aydınlatma elemanları ve diğer
kent mobilyalarının uygulanmasına başlanacaktır.” dedi.
Esnafa hiçbir maddi yükümlülük getirmeden, 9,2 milyon
Euro tutarındaki projeyle Birinci Cadde’de bulunan 644 binanın cephelerinin
iyileştirileceğini belirten
Başkan Ayanoğlu şöyle
konuştu.
"Tamamı hibe olan Birinci
Cadde Cephe Sağlıklaştırma ve
Restorasyon Çalışmaları Projesi kapsamında, esnafımıza
herhangi bir maddi yükümlülük getirmiyor. Cadde
boyunca standart tabela,
kepenk ve tente sistemi uygulaması yapılacak."
Hayata geçirdikleri projenin,
Turizm altyapısını ve turizm
sektörünün rekabet gücünü iyileştirme yoluyla Mardin ‘in
sosyal ve ekonomik gelişimine
çok büyük katkılar sağlayacağını kaydeden Ayanoğlu
konuşmasına şöyle devam etti.
"Yılda 5 milyon turisti hedeflemişsek bu hedefe ulaşabil-
Mardin Belediye Başkanı
Mehmet Beşir Ayanoğlu, turizm
ve ticaretin kalbi durumunda ki
Birinci Cadde’de, geçtiğimiz aylarda başlatılan Cephe Sağlıklaştırma ve Restorasyon
Çalışmaları ile tarihi değişimlerin yavaş yavaş kendini göstermeye başladığını belirtti.
menin altyapısını da hazırlamak zorundayız. Altyapı,
ulaşım ve restorasyon çalışmaları yapılmadan turizm
gelişmez. Ekmeseniz biçemezsiniz.
Mardin’in ekonomik geleceğini turizmde görüyoruz.
Onun içindir ki şehrin
altyapısından üstyapısına
restorasyondan ulaşım ve konaklamaya kadar tüm alanda
yatırımlar yaptık.
Bu yatırımların büyük bir
kısmı tamamlandı. Mardin turistler için artık çok daha cazip
duruma geldi. Yaptığımız
çalışmalar sadece bugüne
değil geleceğe de hitap eden
çalışmalardır.
Geleceğin zengin ve müreffeh
şehri olma yolundaki tüm
yatırımları şu ana kadar
gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye devam ediyoruz."
CİHAN
14
3 UBAT
Magazin-Tv
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
İşte Survivor‘un çekileceği
ada
Ş e yd a C o ş k u n 2
b akanlığın kıskac ında
Danimarka
Amy'yi
göremeyecek
eçen sene Panama'da çekilen Survivor bu sene Türkiye'de balayı
turları ile meşhur olan Dominik'te çekilecek.
G
Dominik Cumhuriyeti’nin Avrupa’dan gelen ilk ziyaretçisi Kristof
Kolomb 500 yıl önce adaya ilk ayak bastığında, bu kara parçasının
güzelliği karşısında büyülenmiş ve Kral Ferdinand ile Kraliçe Isabela’ya şu satırları yazmıştı: “Burası insan gözünün görebileceği en
güzel yer”. Bugüne kadar da Kolomb’un bu sözüne itiraz eden çıkmadı. Ülkenin en meşhur yemeklerinden biri de bölgede yetişen özel
bir muz.
ertifikası olmadığı halde spor ve
diyet programı uygulatan Şeyda
Coşkun; bakanlığı alarma geçirdi.
Yeni kanunla, Coşkun'a birçok yasak getirilecek!
S
Gülben Ergen'den Hacı Sabancı'ya kadar
birçok ünlüyü zayıflatarak dikkat çeken
Şeyda Coşkun'a kötü haber! Her bir müşterisinden aldığı yaklaşık 3 bin euro'luk
ücretle dudak uçuklatan 'yaşam koçu',
sık sık haber olarak Gençlik ve Spor
Bakanlığı'nı alarma geçirdi. Diyet ve spor
programı uygulatan isimlere yurt dışındaki gibi sıkı denetimler getirmeyi planlayan Bakanlık, konuyla ilgili kanun
çıkarmak üzere...
SERTİFİKA ZORUNLULUĞU GELİYOR
Bu muz pişirildiğinde
patates gibi yenebiliyor.
Şüphesiz bu muzların nasıl
yendiğini program boyunca
bolca göreceksiniz. Öte yandan Survivor'ın yeni sezonunun kadrosu yavaş yavaş
belli oluyor. Şubat ayında
başlayacak olan dünyanın
en zorlu yarışması Survivor'a
gidecek bir isim daha açıklandı. Acun Ilıcalı, yeni Survivor için bu kez milli sporcu
ve tescilli güzellerden oluşan
sürpriz bir kadro oluşturuyor...
Gençlik ve Spor Bakanlığı; cezai uygulamalar konusunda yasal düzenlemeler yapacak. Kanun çıktığında Şeyda Coşkun
başta olmak üzere hiçbir kişi, ilgili federasyondan sertifika almadığı takdirde
kimseye spor ve diyet programı uygulatamayacak.
COŞKUN'LA İLGİLİ ŞOK İDDİALAR!
Ilıcalı, Survivor ekibine son olarak film sektöründen bir ismi kattı.
Sabit Kanca karakterine can veren komedyen İsmail Baki Survivor'a
gidiyor.. Yönetmenliğini Alper Mestçi’nin üstlendiği ve başrolünü İsmail Baki’nin canlandırdığı filmde Sabit Kanca, hazır cevaplılığıyla ve
bilgisiyle fark yaratıyor. HABER MERKEZİ
Bu arada Coşkun'la ilgili dedikodular ilginç. Şeyda Coşkun'un müşterilerine gönderdiği yemeklerini, hiçbir eğitimi
olmayan iki Moldovyalı kadına yaptırdığı
öne sürüldü. Coşkun'un sıkı diyetleri
yüzünden birkaç müşterisinin de sinir
sistemlerinin çöktüğü ve sinir krizi
geçirdiği de iddialar arasında. Bazı müşteriler ise vücutlarında sarkma olduğu
için şikayetçi.
Şeyda Coşkun'un Bakanlık'tan sertifikası
olmadığı halde yüksek ücretlerle birçok
kişiye diyet yaptırması; vatandaşı da
isyan ettirdi. İşte Coşkun'la ilgili twitter'da yazılan sitem dolu yazılardan
sadece birkaçı...
- Şeyda Coşkun kimdir ya! Sağlıklı zayıflama hakkında gerçekten bilgili mi?
Herkes diyetisyen, herkes uzman kesildi
başımıza.
- Bu Şeyda Coşkun'un eğitim durumu ne?
- Neyine güveniyor ya da güveniliyor
acaba?
- Kendisi Türkiye'de sivrilmek istemediğini söylüyor. Daha ne kadar
sivrilecek acaba; yürüyerek trilyoner
olmuş durumda.
- Saçlarına fön çektirip yürüyüşe çıkan
ünlülerin yürüteci Şeyda Coşkun'un
eğitim durumu nedir?
Her bir müşterisi için yaklaşık 3 bin euro
alan ve birçok defa da toplu zayıflama
programları uygulatan Şeyda Coşkun'un
aylık gelirinin ortalama 200 bin lira
olduğu tahmin ediliyor. Coşkun, bu
kazancının çoğunu lüks araçlar için harcıyor.
Şeyda Coşkun'un aldığı yüklü ücretin vergisini kuruşu kuruşuna devlete ödeyip
ödemediği merak konusu oldu. Gazete
haberlerini takip eden Maliye Bakanlığı'nın ise bu nedenle Coşkun'u vergi takibine aldığı söyleniyor.
HABER MERKEZİ
enç yaşta hayata veda eden
İngiliz şarkıcı Amy Winehouse'ın babası, kızına ait
müzik ve resimlerin Danimarka'da sahneye konulması planlanan bir oyunda kullanılmasına
karşı çıktı.
G
Danimarka'daki telif hakları ajansı
Koda, Amy Winehouse'un babası
Mitch Winehouse'un, hiçbir neden
göstermeksizin, ''Amy'' adlı
oyunda kızına ait müzik, fotoğraf
ve eşyanın kullanılmasına izin vermediğini bildirdi.
Danimarkalı 11 oyun yazarının
kaleme aldığı ve Amy Winehouse'un hayatını anlatan oyunun röportajlardan, konser kayıtlarından,
Winehouse'un mektuplarından ve
gazete yazılarından bölümler
içerdiği belirtiliyor.
Mitch Winehouse'un itirazları üzerinde sahneye konulmasından
vazgeçilen oyunun 30 Ocak 2013'te
Kopenhag'da seyirciyle buluşması
planlanıyordu.
Grammy ödüllü Amy Winehouse,
geçen yıl henüz 27 yaşındayken
alkol zehirlenmesi sonucu hayata
veda etmişti.
HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
12:55Dizi Klip
13:00Haber
13:10Spor
13:13Hava Durumu
13:20İyi Şeyler
13:356 Mantı
14:50Küçük Hanımefendi
16:30İyi Şeyler
16:45Aileler Yarışıyor
18:30Habere Doğru
19:00Ana Haber Bülteni
19:35Spor
19:40Hava Durumu
19:50Beni Böyle Sev
22:55Tam Zamanı
07:00Bilge Yurtdagülen'le
İlk Sayfa
08:40Aramızda Kalsın
09:45Yaşam Sağlıkla Güzel
11:15Seda Sultan
12:00Sınavdır Geçer
13:15Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
14:15Evrim Akın İle Uzman
Avı
15:30Emanet
17:00Tahta Kaşık
18:30Ana Haber
20:00Yabancı Sinema
22:00Yabancı Sinema
00:00Yabancı Sinema
02:00Yabancı Sinema
06:45Günaydın
08:45Doktorum
11:00Yemek Takımı
12:30Gün Arası
12:50Bana Her Şey Yakışır
14:40Evim Şahane
16:30Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Ana Haber Bülteni
20:00Kayıp
22:00Fatih
00:00Tuhaf Taksi
01:15Kayıp
02:15Yeşil Işık
06:30Mesnevi Sohbetleri
07:00Her Sabah
08:45Elimin Lezzeti
10:45Ender Saraç'la Sağlıklı
Günler
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:50Elimin Lezzeti
16:30Dolu Dolu Anadolu
18:00Sıcak Gündem
18:15Ana Haber
19:00Mustafa
19:20Dolu Dolu Anadolu
19:50Sihirbaz
22:00Yabancı Sinema
23:45Transfer Dosyası
01:10Transfer Dosyası
02:00Yabancı Sinema
10:00 Müge Anlı ile Tatlı
Sert 13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Dizi TV
15:15 Şef'im
16:30 Peter Pan
17:00 Alemin Kıralı
19:00 Atv Ana Haber
20:00Karadayı
22:00 Kapanmadan Kazan
23:45 Buz BUZ
02:25 Şef'im
03:15 Robinson Crusoe
04:00 Aşk Bir Hayal
05:20 Tövbeler Tövbesi
06:00Çizgi Film Kuşağı
11:00Binbir Gece
11:30Kavak Yelleri
14:30Bizim Yenge
16:30Kayıp Şehir
19:30Yabancı Sinema
21:00Yalan Dünya
22:00Yabancı Sinema
00:40Yabancı Sinema
01:30Yabancı Sinema
03:00Yabancı Sinema
04:30Yabancı Sinema
05:00Baba Ocağı
07:00Aile Reisi
08:00Aşkın Bedeli
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00Soframız
13:00Aşkın Bedeli
14:30En Güzel Bölüm
15:00Starlife
16:45Beni Affet
18:30Star Haber
19:15Büyük Risk
20:00O Ses Türkiye
23:30Yabancı Sinema
01:30Aşkın Bedeli
10:00Haber Merkezi
11:00Haber Merkezi
12:00Haber Merkezi
12:30Spor Aktüel
13:00Öğle Bülteni
13:50Ekonomi Grafik
14:00Günün İçinden
14:20Transfer Günlüğü
15:00Günün İçinden
16:00Günün İçinden
16:10Ekonomi Piyasalar
16:20NTV'ye Sorun
16:502 Dakikada Bilim
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Haberleri
19:00 Akşam Haberleri
20:00 Ana Haber Bülteni
21:00Yakın Plan
07:00Simge Fıstıkoğlu ile Yeni
1 Gün
09:15Cennet Mahallesi
11:15Pis Yedili
13:45Cennet Mahallesi
15:30Türk Sineması
17:15Kelime Oyunu
19:00Show Tv Ana Haber
20:00Bebek İşi
23:15Kelime Oyunu
00:30Deli Yürek (Nostalji
Kuşağı)
02:15Türk Sineması
04:15Pis Yedili
12:00Bugün
12:40Bugün
13:47Spor
13:55Hava Durumu
14:00Günlük
14:40Ekonomi
14:45Spor
15:00Günlük
15:42Afiş
16:00Eğitim ve Başarı
16:48Spor
17:00Ana Haber
17:33Paranın İzi
17:43Spor Vizyon
18:00Ana Haber
19:00Spor Vizyon
20:00Haber
21:00 Kıtaların Yükseleşi
05:00Law and Order
05:45Revolution
06:30The Simpsons
07:00Geri Sayım
09:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasa Ekranı -2
17:00Son Baskı
17:45Doğru Tercih
18:00Penguins of Madagascar
19:00The Big Bang Theory
20:00Merlin
21:00Revolution
22:00Olağan Şüpheliler
00:00Dexter
06:00 A1 Sabah
09:00 A2 Bugün
09:15 Eko Yorum
10:35 Spor Bülteni
11:00 A2 Bugün
11:35 Satır Arası
12:00 A2 Bugün
12:35 İş'in Sırrı
13:00 Ajans
15:00 A3 Bugün
15:35 Satır Arası
16:00 A3 Bugün
16:35 Spor Bülteni
17:00 A3 Bugün
17:30 Z Raporu
18:00 A4 Akşam
19:15 Son Sayfa
20:00 A4 Akşam
07.00İsmail Küçükkaya ile
Çalar Saat
10.00Doktorlar
12.30Yemekteyiz
14.30Unutma Beni
16.30Esra Erol
19.15Deniz Yıldızı
20.15Çocuklar Duymasın
21.30Fatih Portakal ile FOX
Ana Haber
22.15Görüş Günü Kadınları
02.30Bir Aşk Hikayesi
04.15Çocuklar Duymasın
05.30Deniz Yıldızı
06:00Dünden Sonra
07:00Gün Başlıyor
09:35Ekonomide Görünüm
10:00Haber Masası
10:35Ekonomide Görünüm
11:00Haber Masası
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:40Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:15Eğitim ve Yaşam
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
16:00Güne Bakış
17:00Güne Bakış
18:00Haber Bülteni
19:00Akşam Raporu
20:00Haber Masası
3 ŞUBAT 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Umut’tan Beşiktaş ve Trabzonspor itirafı
Terim: Transfer iddiaları
doğal ama tamamen
Milli Takım'a odaklandım
G.Saray'ın ara transfer döneminde Bucaspor'dan kadrosuna kattığı Umut Gündoğan, sarı-kırmızılı ekipte bulunmanın kendisi için heyecan verici olduğunu söyledi.
G
alatasaray Dergisi'nin şubat sayısına açıklamalarda bulunan Umut Gündoğan, transferde kendisiyle hep Beşiktaş
ve Trabzonspor'un ilgilendiği bilgisini aldığını ancak kısa süre
içinde Galatasaray'ın kadrosuna dahil olduğunu anlatarak,
"Burada olmak çok heyecan verici" ifadesini kullandı. Takımda
Sneijder, Drogba, Burak Yılmaz ve Selçuk İnan gibi önemli
isimler bulunmasıyla ilgili olarak 23 yaşındaki futbolcu, "Sneijder ile biraz Flamanca konuştuk. Saydığınız isimler çok büyük
futbolcular. Ama burada kalıcı olmak lazım. Performansıma
göre hedeflerimi belirleyeceğim. 'Şuraya gideceğim, buraya
gideceğim' demek için çok erken. Önce Galatasaray'da kendimi
kanıtlamam lazım. İstanbul'dan hiçbir korkum yok. Düzenimi
kurarsam daha iyi bir performansım olur" değerlendirmesinde
bulundu. Umut Gündoğan, futbolcu olarak en belirgin özellikleri için ise, "En büyük özelliğim çok rahat çalım atmam.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte Roma'ya gelen A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim, kaldığı otelde Türk gazetecilerin sorularını cevapladı.
İ
talya'da çalıştığı dönemde önemli bir intiba bıraktığını söyleyen Terim,
İtalya'ya transfer olma iddialarının doğal olduğunu ancak şu anda
tamamen Milli Takım'a odaklandığını söyledi. Başarılı çalıştırıcı,
İtalya'nın ikinci evi olduğundan bahseden başarılı çalıştırıcı, ekip olarak
odaklandıkları konunun A Milli Takım olduğunu hatırlattı. İtalyan
basınında yeniden İtalya'ya döneceği yönünde haberler olduğu hatırlatılan Terim, "İtalya'da çalıştığım dönemde ben hep ikinci evim gibi
dedim, bugün de değişen bir şey yok aynı yerdeyim. İkinci vatanım gibi
olduğunu söyledim. Yarın (bugün) zaten ikinci evime gidiyorum." dedi.
Milli çalıştırıcı, "Hayatın ne getireceği belli olmaz, şu anda tabi ki
mukavelem var ve çok uzun dönem çalışmak ve ülkeme hizmet etmek istiyorum. Çok da güzel planlarımız var hepimizin. Böyle bir şey zaten şu an
için söz konusu olamaz ama dediğim gibi gündemler o kadar çabuk
değişiyor ki hayat öyle enteresanlıklar getiriyor ki doğrusu bu ne olur bilinmez. Açıkçası İtalya bana hiç yabancı değil. Çalıştığım müddet boyunca
ayrıldığım müddet boyunca bu süre zarfında birçok defa ilişkilerimiz olmuştur.
Bu, hayatın size başka bir şeyler yüklemeyeceği manasına gelmez." değerlendirmesinde bulundu.Bu yakıştırmaları esasında fazla da yadırgamadığının altını çizen deneyimli çalıştırıcı İtalya'ya çok da uzak biri
olmadığını ifade etti. Terim, "Hem burada çalışmamın tecrübesi de var.
Bıraktığımız iz veya bıraktığımız ayak izleri de var. Dolayısıyla doğal bunlar ama ben şu anda doğru yerdeyim. Ülkem için soyundum,
arkadaşlarımla beraber hep beraber soyunduk. Başkanımız yönetimimiz
bütün futbol federasyonu ve Türk insanıyla beraber bir futbol seferberliğini ilan etmek üzereyiz. Dolayısıyla başka bir şey düşünecek halde
değiliz." dedi. Ay yıldızlı teknik adam, milli takım konusundaysa "İyi bir
milli takımımız olacak, bu hepimizin sayesinde olacak. Bu hepimizin milli
takımı. Ümit ediyorum, buna inanıyorum. Ve de Türk futbolunu daha
değişik daha istikrarlı bir hale getireceğiz inşallah." şeklinde konuştu.
Deneyimli teknik adam, yabancı sınırlaması konusunda esneklikten yana
görüş belirttiği yönündeki soruya "Sayın Başkanımız, yönetim kuruluyla
onların ilan ettiği bir prosedür var. Ondan sonra daha böyle bir şey konuşmadık. Bu konuda henüz benim bir önerim olmadı. Olduğu zaman da
başkanımız zaten söyler." dedi. Alt yapılar hususunda İtalya ile Türkiye'yi
kıyaslama yapması istenen Terim, "Arkadaşlar, ben hayatımda hep realist
oldum. Ben diyorum ki bizde var. Olmalı. Hem de her sporun yeteneklisi
olmalı sadece futbolun değil." diyerek, şunları söyledi: "Demek ki uygulayamadığımız, yapamadığımız bir şey var. Hata bizde. Ve bunun için de
biz özellikle ve öncelikle okul futbolu ile beraber altyapılardaki eğiticilerin eğitimi konusunu koyduk. Buna çok ağırlık vereceğiz. Bunun için
çok önemli projelerimiz var. Nasipse yavaş yavaş da hayata geçireceğiz.
Biz birçok yerden geri değiliz. Belki bizdeki altyapılar bazı yerlerde yok
ama ideal mi hayır. O zaman ideali bulmak için çalışacağız. İtalya'da
muhakkak ki oturmuş bir düzen var. Bir İtalya futbol kültürü var. Hiç itirazımız yok ama biz de artık bahaneleri sebepleri bir tarafa bırakıp seksen
milyona yaklaşan bir ülkede olması gerekenleri yerine koymalıyız."
Cihan Haber Ajansı muhabirinin UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele eden
Trabzonspor ve Şampiyonlar Ligi'nde mücedele eden Galatasaray'ın
rakipleriyle ilgili sorusu üzerine tecrübeli çalıştırıcı, "İkisi de güçlü rakip
tabi. Ama Galatasaray ve Trabzonspor da güçlü rakipler. Bu seviyeye
güçlü rakipleri geçerek geldiler. Açıkçası UEFA Avrupa Ligi ve Şampiyonlar Ligi'nde kaldıkça, süre aldıkça, yukarıya doğru çıktıkça zaten normal
de bir takım beklememek lazım veya küçük bir takım da beklememek
lazım, büyük takım beklemek lazım. Çünkü artık hedefe doğru gidiyorsunuz. O yüzden Galatasaray da Trabzonspor da güçlü kadrolardır, bunların üstesinden gelebilecek kadrolardır. Geldiler de. Bu sefer de gelirler
inşallah." şeklinde değerlendirmede bulundu. Terim şikeyle ilgili bir soru
üzerineyse "Şimdi o konuda zaten herkes gereken şekilde konuşuyor."
diyerek konuşmamayı tercih etti.
Ligde Fenerbahçe'nin 10 puan önde lider olması karşısında Galatasaray'ın
bulunduğu durumu değerlendirmesi ile ilgili soruya da ünlü teknik adam,
"Türkiye Ligi'nde 10 puan veya daha üstün puanlarla önde olmak
muhakkak ki önemli bir avantaj ama üç puanlı sistemde herkes çok
dikkatli hareket ediyor." diyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Fenerbahçe
dikkatli hareket ediyor, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor da yakalamaya çalışıyor sürekli. Ben zevkli bir ikinci yarı bekliyorum. Çünkü hem
öndeki çok dikkatli hem arkadakiler çok istekli. Dolayısıyla işin hem
heyecanı en yüksek noktada hem de o seviyeli mücadele bize daha çok
heyecan verecektir. Birileri önde oluyor bu böyle. Siz oluyorsunuz öteki
oluyor, A takımı, B takımı, C takımı... Bu sefer de Fenerbahçe ilk baştan
beri önde götürüyor. Her maç başka bir seneryoyu getiriyor, hesaplamaları getiriyor. Bence işin heyecanı sezon sonuna kadar sürecektir. Bu
heyecan da inanıyorum ki kaliteyi getirecektir, mücadeleyi getirecektir.
Bundan da faydalanan inşallah Milli Takım olur."
CİHAN
15
Bir de top ayağımdayken kendime güvenim var. Mahallede
küçükken hep bozuk sahalarda oynardık. Topa hakimiyetim
bu nedenle gelişti" şeklinde görüş belirtti. Belçika doğumlu
olan ve futbola bölge takımı Seneffe'de başlayıp, Anderlecht
altyapısında 10 yıl geçiren Umut Gündoğan, ardından Gençlerbirliği'ne gelerek ilk profesyonel deneyimini yaşarken, Fethiyespor'da kiralık olarak da forma giydiği o dönemi hayal kırklığı
olarak nitelendirdi. Hollanda ekiplerinden Roosendaal'da ve
Belçika 2. Lig ekiplerinden Brüksel'de top koşturduktan sonra
1. Lig'de Bucaspor'a transfer olan genç oyuncu, bu ekipte 1,5
sezon forma giymesinin ardından 23 yaşında Galatasaray'ın
kadrosuna dahil olurken, bu kadar çok takımda forma
giymesinin kedisine çok şey kattığını vurguladı.
Bursa başkanı Körüstan
taraftarlarına seslendi
Futbol kariyerinin 17-20 yaş aralığında 5 farklı takımda oynamasıyla hakkında Umut, "İyi ki oldu diyorum. Beni çok
güçlendirdi. Bazı futbolcular A takıma çıkınca, 'tamam oldum'
diyorlar. Ama öyle olmuyor. Her zaman çalışacaksın. Buraya
varınca, buranın değerini çok daha iyi anlıyorsun. Bucaspor'da
her şey çok iyi geçti. Tamam maddi sıkıntılar var ama ben onu
düşünerek gitmedim. Kendimi gösterebileceğim kulüp olarak
düşündüm" ifadelerini kullandı. Umut Gündoğan, Bucaspor'un Ziraat Türkiye Kupası'nda Beşiktaş ile yaptığı maçtaki
performansının teknik direktör Roberto Mancini ile scout ekibi
tarafından beğenildiğini ve sarı-kırmızılı takıma transferinin
bu şekilde gerçekleştiğini aktardı.
AA
Körüstan, "Büyük taraftarımız sadece takımı
desteklesin, kötü tezahürattan uzak dursun"
T
ürkiye Futbol Federasyonunun (TFF), kötü tezahüratla ilgili yeni uygulamasını
hatırlatan Körüstan, yeşil-beyazlı
taraftarlardan bu konuda hassasiyet beklediklerini dile getirdi.
Bir kişi bile küfür etse cezanın söz
konusu olabileceğine dikkati
çeken Körüstan, şöyle devam etti:
"Şu an 3 sınırındayız. Yani bu 5
olduğu zaman saha kapatma
cezası alıyoruz.
toplantısında, Pablo Martin
Batalla ile ilgili bir Çin kulübünden teklif geldiğini açıklamıştınız.
Bir gelişme var mı?" sorusuna
Körüstan, "2 milyon 700 bin
avroluk bir teklif gelmişti. Bunu
kabul etmemiştik. '3 milyon
avroya çıkalım' dediler. Onu da
kabul etmedik. 3-4 gün daha
bekleyeceğiz" yanıtını verdi.
SERDAR KESİMAL TRANSFERİ
Fenerbahçe'ye ilk saha kapatma
cezasını verdiler. Kötü tezahüratı
kaldırmazsak her 6 maçta bir
seyircisiz oynarız. Cezalar katlaya
katlaya gidiyor.
Taraftarımıza şunu diyoruz;
'Küfür etme, ettirme.' Bu, bütün
takımlar için Türk futbolu için
önemli bir karar. İnşallah bu
küfrün statlardan kalkacağını
düşünüyoruz.
Bu konuda TFF'nin aldığı kararı
destekliyorum. Zor bir süreçtir
ama inşallah hep beraber atlatacağız. Büyük Bursaspor taraftarı
sadece takımı desteklesin, kötü
tezahürattan uzak dursun."
BATALLA’NIN DURUMU
Bir gazetecinin, "Divan Kurulu
Körüstan, Fenerbahçe'nin
savunma oyuncularından Serdar
Kesimal'ın transferiyle ilgili bir
gelişme olup olmadığı sorusunu
da "Girişimlerimiz devam ediyor.
Fenerbahçe Kulübü, Serdar Kesimal'ı sadece bu sezon sonuna
kadar kiralık olarak veriyor. Bunu
kabul etmedik. Fenerbahçe ile anlaşabilirsek Kesimal'ı 1,5 yıllığına
alacağız. Kesimal ile ilgili bir
sıkıntı yok" diye cevapladı.
Kesimal dışında başka bir oyuncu
hakkında girişimlerinin olmadığını, sadece iç transfer
görüşmelerinin sürdüğünü belirten Körüstan, Şamil Çinaz ile
sözleşmesinin 1,5 yıldan 2,5 yıla
uzatılması konusunda anlaşmaya
vardıklarını bildirdi.
AA
Erman Kılıç: Mücadeleyi asla bırakmam
Sivasspor'da teknik direktör Rıza Çalımbay ile adından sözettiren, transfer olduğu Galatasaray'da bekleneni veremediği için Eskişehirspor'a gönderilen
Erman Kılıç, "Mücadeleyi asla bırakmam." dedi.
T
eknik direktör Ertuğrul Sağlam'la Eskişehirspor'da yeniden kendine geldiğini belirten
Erman Kılıç, 1992'de Erzincan depreminin
ardından göç ettiği İzmir’de futbolla tanıştı ve
çeşitli takımlarda oynadıktan sonra da İstanbul
BBSK ile Süper Lig serüvenine başladı. Kariyerinin en kötü dönemlerini yaşadığı Sivasspor’da ise takımın başına Rıza Çalımbay’ın
gelişiyle büyük bir çıkış yakaladı ve bu sayede
Galatasaray’a transfer olmayı başardı. Sarı-kırmızılılarda çok kısa bir süre kaldıktan sonra Eskişehirspor’un bu sezonki Avrupa kupalarına
katılma hedefini gerçekleştirebilmek için bu
kulübe geçiş yapan usta oyuncu, kariyer
hikâyesini TamSaha’ya anlattı.
Futbol Federasyonu Basın Departmanı tarafından hazırlanan TamSaha Dergisi'nden Aydın
Güvenir'in sorularını cevaplayan Erman Kılıç,
"Bergamaspor’da profesyonel olarak 3-4 sezon
forma giydikten sonra, Aliağaspor’a geçiş yaptım. İki sezon da burada forma giydim. Ardından o dönem 1. Lig’de mücadele eden
Elazığspor’a transfer oldum.
İlk olarak Elazığspor'da tanındım diyebilirim."
diyerek şu ifadeleri kullandı: "İstanbul BBSK ile
Abdullah Hocanın teklifi sayesinde anlaşmıştım. Süper Lig’deki ilk yıllarım olmasına
rağmen iyi bir performans ortaya koydum. İstanbul BBSK dönemi, kariyerim için iyi bir vitrin oldu. Takım da Abdullah Hocanın oyun
sistemi sayesinde uzun yıllar ligde kaldı. Futbol
hayatımda bana en büyük katkıyı sağlayan hocalardan biri Rıza Çalımbay’dır. Sivasspor'da
benim için olmak ya da olmamak gibi bir
durum söz konusuydu ve Rıza Hocanın
desteğiyle bu kritik dönemden başarılı bir şekilde çıktığımı düşünüyorum. Rıza Hoca bize
şunu öğretti: 'Yenik durumda olsanız dahi asla
farkın açılmasına izin vermeyin, iki de yesek,
üç de yesek, mücadeleden asla vazgeçmeyin.'
İşte bu da benim oyun karakterime, mücadeleyi
bırakmayan bir oyuncu olarak yansıdı."
Türkiye'de beğendiği oyuncuları da anlatan
Erman Kılıç, "Kadir Bekmezci, Türkiye’de oyunun iki yönünü de oynayabilen en iyi futbolculardan birisi.
Onunla hem saha içinde hem de dışında çok iyi
anlaşıyordum. Saha içinde arkamda birinin
olduğunu biliyordum ve bu da benim daha
güvenli bir şekilde oynamamı sağlıyordu." diyerek, şöyle devam etti: "Menajerimden bir telefon geldi, 'Beşiktaş'la anlaşacağız.' dedi. Bunun
üzerine İstanbul’a geldim. Ancak o sırada
menajerim tekrar aradı ve 'Galatasaray'la anlaşacağız.' dedi. Ben de gittim Galatasaray’a
imza attım bunun üzerine.
Fatih Hocayla kötü ayrıldığımı söylediler. Bu
doğru değil. Türkiye’de futbol deyince akla
gelen ilk isim Fatih Terim’dir. Fatih Hocayla
çalışmayı kim istemez ki? Ancak Galatasaray’da
düzenli oynamam zor görünüyordu. Bu nedenle
Fatih Hoca ile görüşüp Eskişehirspor’a gittim.
Sezon sonuna kadar önümüzde 3.5-4 ay var. Bu
sürede iyi performans gösterirsem, neden A
Millî Takım’a seçilmeyeyim ki. Fatih Hoca
adaletli bir insan bana göre. İkinci yarıda iyi
performans gösterirsem, sezon sonundaki
hazırlık kampına çağrılabilirim."
CİHAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
03 ŞUBAT 2014 Pazartesi
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
15 Ş u b a t
s ab ahı 600
b i n ş i r ke t
ke p e n k
i n d i r eb i l i r
Küçük esnafın çoğu yeni
karardan habersiz fakat iş
ciddi. 14 Şubat'a kadar
sermayesini 10 bin liraya
çıkarmayan şirketler
feshedilmiş sayılacak.
İMİTED şirketlerin sermaye artırması için
son tarih 14 Şubat. Yeni Ticaret Kanunu’na
göre küçük büyük tüm şirketler
sermayelerini taban rakamlara yükseltecek. Bu
rakam anonim şirketler için 50 bin lira, limited
şirketler için ise 10 bin lira olarak belirlendi.
Bakkaldan, kasaba ve sucuya kadar bu
kapsamdaki esnafın 14 Şubat'a kadar sermayeyi
10 bin liraya çıkarması gerekiyor.
L
GAZETELERE İLAN VERDİ
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)
konuyla ilgili bilgilendirme için gazetelere
verdiği ilanda durumu şöyle özetledi: 6103 sayılı
Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasında
“Anonim ve limited şirketler, Türk Ticaret
Kanun'unun yayımı tarihinden itibaren 3 yılda
sermayelerini, anılan kanunda öngörülen
tutarlara yükseltirler; aksi halde mezkür sürenin
sonunda infisah etmiş sayılırlar” hükmü var.
ÇOĞUNLUK KARARI YETER
Anonim şirketlerin sermayelerini 50 bin TL'ye
limited şirketlerin sermayelerini 10 bin TL'ye
yükseltmeleri gerekmektedir. Sermaye artırımı
için yapılacak genel kurullarda toplantı nisabı
aranmaz, kararlar oy çoğunluğuyla alınır.”
09 FİRMADAN
23 MİLYARLIK
6
YATIRIM SÖZÜ
KAPANAN ŞİRKET NE YAPACAK
KONUYLA ilgili konuşan ticaret hukukçuları sırf
bir anonim veya limited ortaklığın sermayesini
asgari düzeye yükseltmemiş olmasının, o
şirketin 'sona ermesine' yol açacağını belirtti.
Uzmanlar “559 sayili KHK uyarınca asgari
sermaye düzeyini sağlayamayan şirketleri ayrı;
yeni TTK'nin yürürlüğe girmesinden iki yıl
içinde infisah eden şirketleri ayrı tutmaktadır.
ikinci kategoridekiler infisah sebebini ortadan
kaldıran işlemleri yaptıklarını belirten belgeleri
ticaret siciline sundukları takdirde, faaliyete
devam ederler" dediler.
17 Aralık operasyonuyla hedef alınan Türkiye ekonomisine iş dünyasının
güveni, yatırım teşvik belgeleriyle pekişti. Aralıkta 609 firmanın aldığı
teşvik belgelerinde öngörülen yatırım miktarı 23 milyar lira, istihdam ise
30 bin oldu. İstanbul merkezli 17 Aralık operasyonu sonrası kamuoyunda
yaratılmaya çalışılan ‘ekonomik kaos ortamı’ söylemlerine en güzel cevap
sanayicilerden geldi. 2013 yılı Aralık ayında 609 firma yatırım teşvik
belgesi aldı. Türkiye ekonomisinin istikrarına güvenen işadamları
toplamda 23 milyar 297 milyon 650 bin TL’lik yatırım ve 29 bin 919 istihdam
sözü verdi. Yatırım teşvik belgesi alanlar arasında Türkiye’nin önde gelen
şirketleri yer aldı. İran-Türkiye-Avrupa doğalgaz boru hattı projesini
hayata geçirecek olan Turang Transit 11.5 milyar TL ile zirvede yer alırken,
bu şirketi 1.6 milyar TL ile Eren Enerji, 909 milyon TL ile YDA Grup, 822
milyon TL ile TOFAŞ ve 750 milyon TL ile Global Yatırım Holding izledi.
TEKRAR AÇILABİLİR Mİ?
TİCARET hukuku uzmanları şu yorumu
yapıyorlar: "Ticaret hayatındaki bu düzenleme,
infisahin hukuki yapısına aykırı olmakla birlikte
kanun koyucu, sermaye duzeyini 14 Şubat'ta
sağlayamayan şirketlere, bu yolla faaliyetlerini
canlandırma imkânını tanımaktadır. Ancak bu
imkândan hangi aşamaya kadar
yararlanılabileceği kanunda açıklığa
kavuşturulmamıştır.”
BİLGİLENDİRME DEVAM EDİYOR
YENİ düzenlemenin yürürlüğe gireceği 14 Şubat
2014 tarihi, Türkiye’de bulunan 1 milyon 200 bin
şirketin en az 600 binini ilgilendiriyor. TOBB,
şimdiye kadar 81 ilke 365 oda ve borsayı konuyla
ilgili e-posta göndererek bilgilendirmiş
durumda. 14 Şubat’a kadar da 10 bin meclis
üyesi SMS yoluyla bilgilendirilecek.
ürkiye’de Eskişehir dışında yatırımı
olmayan ETİ Gıda, ezber bozdu. Şanlıurfa
2’nci Organize Sanayi Bölgesi’ne fabrika
kurmayı planlayan şirket, aralık ayında
devletten teşvik belgesi aldı. 157 milyon TL
yatırımla hayata geçecek olan fabrika 250’den
fazla kişiye istihdam sağlayacak. Eskişehir’de
bulunan fabrikasından kapasite ve alan olarak
daha büyük olacak olan yatırım 2014 yılı
içinde başlayacak.
T
EREN HOLDİNG’TEN 1.6 MİLYARLIK
SANTRAL
Başbakan Erdoğan’ın “B ve C
planımız var” açıklamasının
ardından ekonomi harekete geçti.
Önlemler arasında varlık barışı,
2.5 milyon araç sahibine hurda
indirimi ve reel sektöre yönelik
kredi destek paketi gibi büyümeyi
destekleyecek adımlar da
bulunuyor.
öncelikli teşviklerle yatırımcıya önemli avantajlar
sunulmuştu. Destekler arasında KDV istisnası, gelir
vergisi stopaj desteği, sigorta primi desteği, arsı tahsisi
ve faiz desteği gibi avantajlar yer alıyor. Bu
desteklerden önemli bir bölümünün revize edilecek
teşvik paketinde de yer alabileceği ifade ediliyor.
aşbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “B ve C
planımız var” açıklamasının ardından ekonomi
yönetimi çalışmalarını hızlandırdı. Faizlerdeki
radikal artışın ekonomik büyümeye sert fren
yaptırmaması ve döviz getirici bazı tedbirler üzerinde
duruluyor. AK Parti’nin ekonomi kurmayları ve
bürokratlarının çalışma masasında varlık barışı, yerli
araç alımını teşvik eden hurda indirimi, reel sektöre
yönelik kredi destek paketi, borç yapılandırması,
yatırım ortamının iyileştirilmesi, vergisel teşvikler gibi
iç tüketimi destekleyici alternatifler bulunuyor.
Romanya da merkez bankası piyasaya doğrudan
müdahalede bulunurken, Rusya ve Hindistan da
müdahale sinyali verdi. Bakan Şimşek’in sermaye
hareketlerine kontrol planlanmadıklarını açıklaması,
Güney Afrika’da bütçe verilerinin iyi gelmesi de
eklenince gelişmekte olan piyasalara yönelik bozulan
risk iştahını canlandırırdı.
B
Ekonomi yönetiminden edinilen bilgilere göre yurt
dışında birikimi olanların varlık barışı kapsamında
yaptığı 69.8 milyar liralık beyanın tamamını
Türkiye’ye getirmesi için yeni bir hak daha tanınması
gündeme gelebilir. Ayrıca düzenlemenin kapsamına
bu kez yastık altı birikimi ekonomiye kazandırmak
amacıyla yurt içi de eklenebilir.
TEŞVİKLER ÖN PLANDA OLACAK
Uzun süredir gündemde olan hurda araç indiriminin
de yerlilik şartı ile yılın ikinci yarısından itibaren
uygulamaya geçirilebileceği ifade ediliyor. Yatırım
ortamının iyileştirilmesi amacıyla bürokrasinin
azaltılması da planlanırken, teşvik paketinin
revizyonunda da reel sektörün ön planda tutulacağı
belirtiliyor. Bu kapsamda büyüme ve kalkınmaya daha
fazla katkı sunacak desteklere devam edilmesi
formülü üzerinde duruluyor. Paket ile yabancı
sermayenin teşvik edilmesi de masada yer alıyor.
Haziran 2012’de uygulamaya konulan 6 bölgeli, sektör
DOLARA KARŞI TOPYEKÜN MÜCADELE
ABD Merkez Bankası’nın tahvil alımlarında azaltıma
devam etmesinin ardından, tüm dünya dolara karşı
adeta savaş açtı. Merkez Bankası’nın sert faiz artırımı
sonrası, diğer ülkelerden de tedbirler gelmeye başladı.
Dolar, dün yurt dışındaki gelişmelere paralel 2.24
seviyesine kadar geriledi. Borsa İstanbul da TL’deki
güçlenmeye paralel dün yüzde 0.99 artışla 62.701
puana yükseldi.
SERMAYE HAREKETLERİNE KISITLAMA YOK
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan’ın “B ve C planımız var. Alışılmışın
dışında bir şey olsun istiyoruz. Dünyada uygulamaları
var” açıklamasıyla gündeme gelen sermaye
hareketlerine kısıtlama iddialarını değerlendirdi.
Şimşek “Sermaye hareketlerine herhangi bir kısıtlama
gelmeyecek” diye konuştu.
DALGALI KURA DEVAM
SETA tarafından düzenlenen panele katılan Şimşek,
dalgalı kur rejiminin değiştirileceğine yönelik
iddialara ise “Şu anda böyle bir konu gündemimizde
değil” yanıtını verdi. Türkiye’nin yolsuzlukla
mücadelede önemli mesafeler aldığını ifade eden
Şimşek “Ama yolsuzluk sıfırlanmamış. Bu konuda çok
önemli adımlar atacağız” dedi.
-Eren Holding, Zonguldak’ta sahip olduğu
1.400 MW’lık termik santralin yanına 1.6
milyar TL yatırımla 1.400 MW’lık kömür
santrali kuruyor. Tesiste toplam 500 kişiye
istihdam sağlanacak. Yeni kurulacak santral
ithal kömüre dayalı olacak. 2017 yılında
üretime geçmesi planlanan santralin
türbinleri için Çinli Harbin firması ile anlaşma
imzalandı. Yatırımın üçte 1’i öz sermaye kalanı
ise kredi ile olacak.
SAMSUN’A 110 MİLYONLUK ÇİMENTO
FABRİKASI
-Üstyapı İnşaat Samsun’un Kavak İlçesinde 110
milyon TL yatırımla yeni bir çimento fabrikası
yatırımına başladı. Günlük üretim kapasitesi 5
bin ton Klinker olacak olan fabrikanın, yıllık
çimento üretim hedefi ise 1.500.000 ton.
Projenin hedef bitiş tarihi ise 2015 olarak
belirlendi. Fabrikada toplam 90 kişiye
istihdam sağlanması hedefleniyor. Fabrika
Samsun’un en büyük çimento fabrikası olacak.
UNİLEVER’DEN KONYA’DA 400 İSTİHDAM
-Unilever, Konya’da yeni bir fabrika açacak.
380 milyon TL’lik yatırım için teşvik belgesi
alan şirket 400 kişiye istihdam sağlayacak.
Unilever’den yapılan açıklamaya göre, yeni
fabrikanın, şirketin büyüme hedeflerine
paralel olarak üretim kapasitesini önemli
ölçüde artıracağı, OMO, Domestos, Yumoş, Cif,
Rinso, Elidor ve Dove gibi pek çok markanın
üretiminin bu tesiste yapılacağı belirtildi. Bu
fabrikanın tasarımında da, Unilever’in kısa bir
süre önce Konya’da açılan dondurma fabrikası
gibi, Unilever’in sürdürülebilir iş modeli
prensiplerine uygun, çevre üzerindeki etkisi
düşük olan fabrika tasarlamakta kullandığı
model temel alınacak.
ŞIRNAK’IN RÜZGARI ELEKTRİK ÜRETECEK
-Mehmet Kutman’ın sahibi olduğu Global
Yatırım Holding İştiraki Galata Enerji Şırnak’a
270 MW gücünde asfaltite dayalı termik
santral yapacak. Tamamen yerli kaynaklar
kullanılarak elektrik üretiminin
gerçekleştirileceği projede toplam yatırım
tutarının maden yatırımlarıyla birlikte 750
milyon TL olacak. Şırnak Termik Santrali’nin
inşaat sürecinin yaklaşık 30 ay sürmesi ve
yıllık ortalama 2.0 milyar kWh elektrik
üretmesi öngörülüyor. Proje çerçevesinde 400
kişiye istihdam sağlanacak.
KAYSERİ’YE DEV SAĞLIK KOMPLEKSİ
-İnşaat alanında Türkiye ve yurt dışında
yaptığı projeler ile adından söz ettiren Ankaralı
YDA Grup şimdi de Türkiye’nin en büyük sağlık
kompleksini Kayseri’de inşa ediyor. Hayata
geçecek olan 1.583 yatak kapasitesine, yaklaşık
385 bin metrekare kapalı alana ve 800 bin
metrekare açık alana sahip Kayseri Entegre
Sağlık Kampüsü için yatırım teşvik belgesi alan
grup, toplamda 919 milyon TL yatırım yaparak
1.429 kişi istihdam edecek.
BEŞİKTAŞ AS BAŞKANI’NDAN HATAY’A
ENERJİ YATIRIMI
-Beşiktaş As Başkanı Faik Akdil’in ortağı
olduğu Zaf Grup’un iştiraki Z.T Enerji 160
milyon TL yatırımla Hatay’a rüzgar santrali
kuruyor. Faik Akdil sahibi olduğu Ak-Öz
Şirketler Grubu ile daha çok yaptığı turizm
yatırımları ile tanınıyor. Akdil son dönemde
Antalya Belek’te bulunan Attaleia Holiday
Village ve Shine Luxury Hotel’lerinin banka
borcu nedeniyle elinden alınması ile gündeme
gelmişti.
ELA’NIN SAHİBİNDEN 2 YENİ OTEL DAHA
GELİYOR
-Özak GYO şirketlerinden Aktay Turizm Didim
ve Demre’de iki otel açmayı planlıyor. Yatırım
ile ilgili teşvik belgesi alan şirket, Aydın
Didim’de yapacağı otel için 73 milyon yatırım
yapacak. 5 yıldızlı otel 392 oda ve 800 yataktan
oluşuyor. Antalya Demre’deki otel ise 46
milyon 436 bin TL yatırımla hayata geçecek.
246 odalı otel 500 yatak kapasitesine sahip
olacak.
11.5 MİLYAR LİRALIK "İRAN TÜRKİYE
AVRUPA" GAZ BORU HATTI
Aralık ayında 11 milyar 500 milyon TL ile en
yüksek yatırım teşvik belgesi alan şirket
Turang Transit oldu. Yatırım büyüklüğü ile
dikkat çeken şirketin projesi ise İran Türkiye ve
Avrupa Gaz Boru Hattı (İTE). Yılda 16 milyar
dolar değerinde 35 milyar metreküp doğalgaz
taşıyacak olan hattın inşaatı için 11.5 milyar TL
harcanacak. Dev boru hattı, Ağrı’dan
başlayacak. Erzurum, Erzincan, Gümüşhane,
Sivas, Yozgat, Kırşehir ve Kırıkkale üzerinden
başkent Ankara’ya ulaşacak.
Buradan Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Bursa,
Balıkesir, Çanakkale’ye uzanarak
denizaltından Tekirdağ’a çıkacak ve hemen
ardından Edirne’de son bulacak. Uzunluğu
1.720 kilometre olan boru hattından 35 milyar
metreküp doğalgaz akışı gerçekleşmesi
öngörülüyor.Projenin işletme ömrü 40 yıl
olarak öngörüldü.
Download

3 şubat 2014 - Ekonomi Gazetesi