MAR-APR ‘14
05
katkıda bulunanlar contributors
Hamit Hamutçu
[email protected]
KURUCU FOUNDER
Bengü Gün
[email protected]
DİREKTÖR DIRECTOR
Ali Gazi
[email protected]
SANATÇI İLİŞKİLERİ ARTISTS RELATIONS
Mehmet Kahraman
[email protected]
SANATÇI İLİŞKİLERİ ARTISTS RELATIONS
Su Başbuğu
[email protected]
MIXER EDITIONS KOORDİNATÖRÜ MIXER EDITIONS COORDINATOR
Serhat Cacekli
[email protected]
İLETİŞİM VE İÇERİK SORUMLUSU COMMUNICATIONS AND CONTENT MANAGER
Elvin Vural
[email protected]
GALERİ ASİSTANI GALLERY ASSISTANT
Zeynep Yavuzcezzar
Naz Cuguoğlu
Mehmetcan Yaman
STAJYER INTERN
Seçil Ofset
100. yıl mahallesi massit matbaacılar sitesi
4. cadde no: 77 bağcılar, istanbul
BASKI PRINT
Burak Tüylek
mavi kuş blue bird (2013)
KAPAK COVER
Merhaba!
Hello!
Artık birçoğunuzun bildiği gibi Mixer olarak iki
ana misyon etrafında dönüyor dünyamız. Genç ve
bağımsız sanatçıları desteklemek bunlardan ilki.
Mart ve Nisan ayları bu açıdan son derece yoğun
geçecek.
As most of you already know, our world at Mixer
revolves around two main missions. Supporting
emerging and independent artists is the first. We
will be quite busy with this in March and April.
Öncelikle iki genç Türk sanatçının solo sergilerine
ev sahipliği yapıyoruz: halen devam etmekte
olan sergisi ile Kerem Ağralı ve 28 Mart’ta
başlayacak sergisi ile Meltem Sırtıkara. Evrim
katmanlarından beslenen heykelsi figürlerini
tuval üzerinde gerçeküstü bir atmosferde sunan
Kerem’in işleri 23 Mart’a kadar görülebilir.
Meltem ise bize bugünü düşündürüyor; kadın
erkek kimlikleri ve iletişim çağındaki iletişimsizlik
gibi kavramlar üzerinden. Bu arada Açık Depo’da
da dört Fransız sanatçının işlerinden oluşan bir
seçki yer alacak.
Mixer aynı zamanda genç sanatçılara destek
olma amacıyla, portfolyo oluşturma ve konuk
sanatçı programları gibi konularda seminerler ve
portfolyo değerlendirme etkinliklerinin olduğu bir
öğrenme programı düzenliyor bu iki ay.
Sanatın daha erişilebilir olması da diğer ana
misyonumuz. Bunun için geçtiğimiz aylarda
yaptığımız koleksiyonerlik eğitimleri çok ilgi
çekti ve devamı gelecek. Mixer Editions ile de
ilk üç ay içerisinde çok sayıda sanatsever uygun
fiyatlara limitli edisyonlarda orijinal işlere sahip
oldu. Sürekli genişleyen kataloğumuzu mixerarts.
com’dan takip edebilirsiniz.
Bir de 6 Nisan’ı not edin lütfen. Tophane Art
Walk kapsamında Pazar günü bölgedeki diğer
galerilerle birlikte ağırlamak isteriz sizleri.
Sanatın gündemimizde yer almaya devam
edebileceği bir bahar dilerim herkese.
Firstly, we are hosting solo shows by two
emerging Turkish artists, Kerem Ağralı and
Meltem Sırtıkara. Enriched by the various layers
of evolution, Kerem presents sculpture like
figures in a surreal atmosphere through his
paintings. Meltem on the other hand makes
us think of our era via questioning male and
female identities, and the lack of communication.
Kerem’s show will be on until March 23rd and
Meltem’s will start on the 28th. In the meantime
you can also see a selection of works by four
French artists in Mixer’s Open Space.
We will kick off a program to support the
development of young artists in March. The
initial session will focus on preparing artist
portfolios and present detailed information on
artist residency programs and international
opportunities.
Our second mission is making art more
accessible. The seminars we organized on
collecting art proved to be very popular and we
have more planned in the coming months. Also
proud to say that within the first three months of
its launch, a significant number of art enthusiasts
had the opportunity to own limited edition original
works at very affordable prices through Mixer
Editions. We invite you to check out the everexpanding catalog of Mixer Editions at www.
mixerarts.com
Please note April 6th on your calendars. We
would be delighted to host you at Mixer as part of
the Tophane Artwalk along with other galleries in
the neighborhood.
Wishing everyone a pleasant spring where art can
continue to be part of our agendas.
Hamit Hamutcu
sergi / exhibition
Zamanlama Meselesi
A Matter of Timing
Meltem Sırtıkara
28.03.2014 - 04.05.2014
Meltem Sırtıkara çalışmalarında kitle
iletişim araçlarının insan yaşamında
gittikçe çoğalan ve bir şekilde maruz
kalmaktan kaçınılamayan etkilerini
iletişim, ilişki, kayıtsızlık gibi olgular
üzerine dokunarak görünür kılıyor.
Kompozisyonlarında birbirine yakın gibi
görünen figürler, hissedilen ama öne
çıkmayan bir gelirim ile aslında diyalogdan
uzaktırlar. Belki yaşanıp bitmiş bir süreci,
belki hiç olamamış bir zaman dilimini
temsil ederlerken iletişim yoksunluğunun
yol açtığı aşık olamama durumunu izleyene
aktarıyorlar. Zihinlerinde yaşattıkları
kadın ve erkek gerçekliğinin arayışında
olan figürler, zamansız karşılaşmalarla
birbiriyle teğet geçerler.
Eserlerinde fon olarak kullandığı düşsel
renkler arasında kırmızının yanı sıra siyah
ve beyazı öne çıkarırken nostaljik renklerle
durumun kendisine ters düşen ve birbirine
teğet geçen ‘cool’ figürler ile ironik bir
‘zamanlama meselesi’ oluşturuyor.
En temel meselelerinden birisi, günümüz
insanının kendine ve çevreye yabancılaşma
hali olan sanatçının, tuval yüzeyine veya
2 SERGİ / EXHIBITION
Meltem Sırtıkara’s work visualizes the
unavoidable effect of mass media devices
on human life, centering around the
concepts of ‘communication, relationships
and detachment’.
Figures in her compositions appear in
close proximity, yet they are not engaged in
dialog. The tension is subtle but noticeable.
Caught in a fragment from the past or a
memory never happened, they convey the
sense of a condition, ‘disability to love’,
caused by the lack of communication. In
search of ideal men/women figures formed
by their perception, they remain tangent
to each other during these asynchronous
encounters.
Her work features dream-like
backgrounds, putting focus on red as well
as black and white. The contradiction
between fragile nostalgia and
contemporary ‘cool’ characters, reveals
the irony in ‘matter of timing’.
One of the fundamental matters in
Meltem’s work is individual’s alienation
from him/herself and from its
surroundings. Threads are used as a
yerleştirmelerine paralel olarak kullandığı
‘ip’, figürleri zaman zaman bulundukları
yüzeyin dışına taşıran ve hareketli kılan bir
olgu haline geliyor.
Mekan-zaman, kayıt-kayıtsızlık gibi
kavramlarla kitle iletişim araçları ve
günümüz hızlı yaşamının insan ilişkileri
üzerindeki etkilerini işaret eden Meltem
Sırtıkara’nın son dönem çalışmaları
4 Mayıs 2014 tarihine kadar Mixer’de
izlenebilir.
medium on her canvases and installations,
serving as a way out from the plane that
the figures exist.
Artist’s latest exhibition dealing with coexisting or counter-positioned concepts
like ‘time-space’, ‘engagement-apathy, can
be seen at Mixer until May 4, 2014.
On April 6, Sunday at 15.00, an exhibition
tour will be held with the participation of
the artist, as part of Tophane ArtWalk tour.
6 Nisan 2014 Pazar günü ise Tophane
ArtWalk kapsamında saat 15.00’da sanatçı
Meltem Sırtıkara’nın katılımıyla sergi turu
düzenlenecek.
online (2013)
tuval üzerine karışık teknik
mixed media on canvas
130 cm x 175 cm
SERGİ / EXHIBITION 3
açık depo / open space
Anna Bak
“Çalışmalarımın odak noktası doğaya
duyulan hayranlık. Ama bu duygu,
doğanın romantik ve estetik açıdan
harika oluşundan değil, insanların onunla
kurduğu varoluşsal bağdan ve bu açıdan
incelenmesinden kaynaklanıyor.”
“A central focus of my practice is a
fascination with nature, not rooted in a
romantic and aesthetic cultivation of its
grandeur, but more in an examination
of the way people observe and relate to
nature at a more existential level.”
1985 yılında doğan Danimarkalı sanatçı,
lisans eğitimini Funen Art Academy’de
tamamladı ve öğrenci değişim programıyla
bir yıl boyunca Montana Eyalet
Üniversitesi’nde (ABD) okudu. Anna şu
anda, Danimarka Sanat Kurulu’nun konuk
sanatçı programı kapsamında İstanbul’da
yaşıyor ve çalışıyor.
Born in Denmark in 1985, Anna got
her degree from Funen Art Academy
in Denmark and studied in Montana
State University, USA, for a year as an
exchange student. She is currently working
in Istanbul as an artist in residence,
supported by Danish Arts Council.
2
1
2
1
isimsiz untitled (2014)
kağıt üzerine karakalem ve kolaj
graphite and collage on paper
17 x 30 cm
2
isimsiz untitled (2014)
kağıt üzerine karakalem ve kolaj
graphite and collage on paper
36 x 30 cm
4 AÇIK DEPO / OPEN SPACE
AÇIK DEPO / OPEN SPACE 5
açık depo / open space
Cem Ersavcı
1982 yılında doğan sanatçı, 2007’de Yıldız
Teknik Üniversitesi Fotoğraf ve Video
programından mezun olduktan sonra
2011’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar
Üniversitesi Fotoğraf yüksek lisansı yaptı.
Birçok karma sergiye katılan Ersavcı,
2009 yılında Belçika’nın Ghent kentinde
“İstanbul Ekspres” festivali kapsamında
panoramik fotoğraflardan oluşan
“İstanbul” sergisini açtı.
Born in 1982, Cem Ersavcı graduated from
Yıldız Technical University’s Photography
and Video Program in 2007. Later, in
2011, he completed his graduate studies
in photography at Mimar Sinan Fine Arts
University.
Along with many group exhibitions, he had
his own “İstanbul” exhibition of panoramic
photographs in the scope of “İstanbul
Express” festival in Ghent, Belgium, in
2009.
1
2
1
1
kıyı serisi the edge series (2012)
fine art print
50 x 60 cm
edisyon edition: 1/5+1
1
6 AÇIK DEPO / OPEN SPACE
2
kıyı serisi the edge series (2012)
fine art print
50 x 60 cm
edisyon edition: 1/5+1
AÇIK DEPO / OPEN SPACE 7
açık depo / open space
Ahmet Özcan
Mersin’de yaşayan Ahmet Özcan
illüstrasyon ve resim çalışmalarının yanı
sıra şiir yazmayı, öykü koordinatörlüğü
yapmayı ve fotoğraf çekmeyi de seviyor.
Ahmet Özcan lives and works in Mersin,
Turkey. Besides illustrations, he likes
writing poems, enjoys story editing and
photography.
Karma sergilerin yanı sıra İstanbul’da
iki kişisel sergi de açan sanatçının
çalışmalarını şekillendiren konular
gerçeküstü varlıklar, mitolojik öyküler,
korku filmleri ve özgünlükle beslediği
hayal dünyasıdır. Bu dünyaya özgü
karakterleri oluştururken, kendini tekrar
eden anatomik formlardan ve çizgi
biçimlerinden uzak durmaya çalışır.
Böylece, her seferinde yeni bir şeyler
keşfedebilmektedir.
He has attended several group exhibitions
and presented his works at two solo
exhibitions in İstanbul. His works are
inspired by surrealistic creatures,
mythology, horror movies and his unique
imaginary world. He prefers to avoid
anatomic forms and lines while creating
characters for his two-dimensional
universe. In this way, he discovers
something new every time he creates.
1
1
2
1
habitat 02 (2012)
fine art print
60 x 42 cm
2
meraklı bir kafanın anatomisi (2012)
kağıt üzerine mürekkep
ink on paper
46 x 31 cm
8 AÇIK DEPO / OPEN SPACE
2
AÇIK DEPO / OPEN SPACE 9
açık depo / open space
Ella Becker
1987’de doğan Ella Becker, 2005-2006
yıllarında Kanarya Adaları’nda resim
dersleri aldı ve 2006-2008 yılları arasında
Berlin TU’da kültür araştırmaları ve sanat
dallarında eğitim gördü. 2008 yılından
beri Dresden, Almanya’da güzel sanatlar
eğitimi alan sanatçı aynı zamanda 2011
yılında Dresden’deki “f14 – Raum für
zeitgenössische Kunst (Çağdaş Sanat için
Mekan)” oluşumunun kurucularından.
Ella, ayrıca 2012 yılında Mimar Sinan Güzel
Sanatlar Üniversitesi’nde misafir öğrenci
olarak bulunmuştur.
Born in 1987, Ella Becker took painting
classes in Gran Canary, Spain between
2005 and 2006. She also studied Culture
Studies and Art Science at TU Berlin
and has been studying fine arts at HfBK
Dresden, since 2008. She is one of the cofounders of “f14-Raum für zeitgenössische
Kunst (Space for Contemporary Art)” a
Dresden-based contemporary art initiative.
In 2012, she studied at Mimar Sinan Fine
Arts University in Istanbul as a guest
student.
1
1
2
1
isimsiz untitled (2013)
kağıt üzerine mürekkep
ink on paper
20 x 11 cm
2
isimsiz untitled (2013)
kağıt üzerine mürekkep
ink on paper
20 x 11 cm
2
10 AÇIK DEPO / OPEN SPACE
AÇIK DEPO / OPEN SPACE 11
mixer editions
Burak Tüylek
1987 yılında İzmir’de doğan Burak Tüylek,
üniversiteyi kazanıp İzmir’e yerleşene
kadar eğitim hayatını farklı şehirlerde
sürdürdü. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi’ni bitiren Burak, resim,
illüstrasyon ve video ile ilgilenmektedir.
Born in 1987 in Izmir, Burak Tüylek lived
in many cities of Turkey until he moved to
Izmir for his studies. Tüylek, graduated
from the Fine Arts Faculty of Dokuz
Eylül University is interested in painting,
illustration and video art.
Eserlerinin konusunu ağırlıklı olarak
hayvanlar, şehirler ve insan ruhunun çeşitli
yansımaları oluşturmaktadır. Burak halen
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar
Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimine
devam etmektedir.
The subjects of his artworks are mostly
animals, cities and human soul’s
representations. He still pursues his
master degree at the same university.
1
2
1
mavi kuş blue bird
30 x 26 cm, edisyon edition of 100, 100 TL
42 x 37 cm, edisyon edition of 50, 200 TL
2
kadın ve papağan woman and parrot
30 x 26 cm, edisyon edition of 100, 100 TL
42 x 37 cm, edisyon edition of 50, 200 TL
*belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir
prices listed above don’t include tax
12 MIXER EDITIONS
MIXER EDITIONS 13
mixer editions
Çiğdem Michalski
İstanbul doğumlu, illustratör ve tasarımcı
Çiğdem Michalski San Francisco’da
yaşıyor. 10 seneden beri, Istanbul’un önde
gelen motion graphics stüdyolarından biri
olan imago’nun yaratıcı ikilisinden biri olan
sanatçı, yurt içinde ve yurt dışında birçok
reklam ve bağımsız film projelerinde
çalıştı.
İstanbul born Çiğdem Michalski is a San
Francisco based illustrator and designer.
For the past decade she was a half of the
creative duo running Istanbul’s premiere
motion design studio -imago. She designed
and directed countless commercial and
independent motion works, both locally
and internationally.
İşlerinde eşit ölçüde doğa, şehir ve
folk kültürlerinden ilham alan Çiğdem
eserlerini çoğunlukla dijital olarak
yaratmasına karşın, serbest çizim ve
gerçek dokular kullanarak onlara el yapımı
hissi vermeye çalışıyor.
Çiğdem’s unique style is inspired in equal
part by nature, urban culture and folk art.
While she creates her work digitally, she
makes it feel hand-made through the use
of real world textures and hand drawn
elements.
1
2
1
blemma
29,7 x 21 cm, edisyon edition of 100, 100 TL
42 x 29,7 cm, edisyon edition of 50, 200 TL
2
endişenin dört rengi
29,7 x 21 cm, edisyon edition of 100, 100 TL
42 x 29,7 cm, edisyon edition of 50, 200 TL
59,4 x 42 cm, edisyon edition of 20, 500 TL
2
*belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir
prices listed above don’t include tax
14 MIXER EDITIONS
MIXER EDITIONS 15
mixer’den haberler / news from mixer
ArtWriting Turkey
Türkiye’de sanat yazımı ve eleştirisi
art writing and criticism in Turkey
ArtWriting Turkey (AWT), Mixer tarafından
yurtiçi ve yurtdışından kültür sanat alanında
tanınmış profesyonelleri bir araya getirerek,
sanat eleştirisi, yazar, sanatçı, küratör ilişkisini
sorgulamak ve geliştirmek adına tasarlanmış
bir proje.
İlk yılında Sotheby’s Türkiye partnerliği ve
Flint PR işbirliğiyle gerçekleştirilen AWT’nin
18 Eylül 2013 tarihli açılışında, küratör, sanat
tarihçisi ve yazar Kathleen Madden, öğretim
üyesi ve AICA Türkiye Başkanı Osman Erden,
ve küratör ve SPOT eş kurucusu Zeynep Öz
konuşmacı olarak yer aldı. Madden takiben
Türkiye’de sanat yazarlığı konusunda çalışan
gazetecilerle Mixer’de bir atölye gerçekleştirdi.
Bu yıl ise AWT, British Council işbirliğiyle
Türkiye’ye yayılıyor. Dört farklı şehirde
düzenlenecek atölyelerde, Birleşik Krallık ve
Türkiye’den sanat eleştirmenleri Türkiye’den
sanat yazarı, küratör ve sanatçılar ile bir
araya gelip sanat yazımının güncel durumunu,
sanatçı ve küratörün sanat yazımından
beklentilerini ve sanat eleştirisini geliştirmenin
yollarını tartışacak. Pek yakında, süreç
sonunda katılımcıların yazılarının yayın olarak
derleneceği, dinamik ve etkileşim odaklı bir
atölyeye katılım için açık duyuru başlatacağız.
Gelişmeler için www.artwritingturkey.com
ve www.britishcouncil.org.tr internet sitelerini
takip edebilirsiniz.
ArtWriting Turkey (AWT) is a Mixer project
to gather art professionals to question and
improve the relationship between art criticism,
the art writer, the artist and the curator; to
improve skills in art criticism and writing;
and to provide opportunities for potential art
writers and critics to showcase their aptitude,
creativity and artistic flair.
AWT’s inaugural event was on 18 September
2013 as a panel debate joined by Kathleen
Madden, the art critic, art historian and author;
Osman Erden, art academic and president
of AICA Turkey; and Zeynep Öz, curator and
co-founder of SPOT. Following, Madden held
a private workshop in Mixer for art journalists
from Turkey.
This year, in collaboration with the British
Council, the project opens up to the rest of
Turkey through workshops held in four cities,
which will bring together leading art critics
from the UK and Turkey with artists, writers
and curators from Turkey to discuss the
current status of art writing, the relationship
with the artist and the curator, and how
to improve skills in art reviewing. We will
shortly be announcing an open call for arts
reviewers to apply to enter a dynamic and
interactive process of art reviewing at the end
of which the participants will have their works
published in an edition of AWT 2014.
Follow the news on www.artwritingturkey.com
and www.britishcouncil.org.tr
16 MİXER’DEN HABERLER / NEWS FROM MIXER
MİXER’DEN HABERLER / NEWS FROM MIXER 17
röportaj / interview
Stéphane Suisse
ıssız manzaralar, konuşulmayan zamanlar
lonely landscapes, unspoken times
Ekibimizden Osman Karakülah, Mixer
Editions sanatçılarından Stéphane
Suisse’le sanatsal pratiği hakkında sohbet
etti.
O: Merhabalar, bize biraz kendinden
bahsedebilir misin?
S: 41 yaşındayım. Eşim ve üç çocuğumla
Fransa Lyon’da yaşıyorum. Uluslararası
bir firmada sosyal medya analisti olarak
çalışıyorum. Bununla birlikte ayrıca on
beş yıldan uzun bir süredir fotoğrafla
uğraşıyorum. Yaşamımda fotoğraf benim
için bir gereklilik. Öncelikle yaratma
tutkusu yüzünden ama ayrıca benim için
dünyayı sorgulamak, yaşayan alanları
yakalamak, hayatın anlarını tutmak demek.
Osman Karakülah from our team,
interviewed our Mixer Editions artist
Stéphane Suisse about his artistic practice.
O: Hello Stéphane, can you talk about
yourself a little bit?
S: I’m 41 years old, living in the city of Lyon
in France with my wife and my 3 children.
I’m a social media analyst working in an
international company. In parallel, I’m also
a fine art photographer since more than
15 years. Photography is essential to my
harmony because this is first a creative
passion but also a means to question the
world, to capture living areas and grasp
moments of life
O: Bir çalışmanın siyah-beyaz ya da renkli
olmasına nasıl karar veriyorsun? Her birine
kişisel olarak bir anlam yüklüyor musun?
O: How do you pick a work to be in black
and white or in color? Do you personally
attribute any specific meanings to both of
them?
S: Siyah ve beyaz en çok ortaya çıkmamış
mekanları yakalarken etkili oluyor. Algımızı
uyandıran yeni duygular yaratıyor. Zaman,
bu betimlenemeyen etken, bütün klişelere
imzasını atarak ekleniyor. Akan suya
şekil veriyor, bulutları açıyor, boşluğu
S: The black and white shots work best in
order to allow capturing unexposed spaces,
to arouse new feelings as they may awaken
our perception. Time, this unspeakable
factor, affixes its mark on all clichés. It
shapes streams, unfolds clouds, enlightens
katalonya çizimleri, çalışma V
sketches of catalonia, study V
25 x 25 cm, edisyon edition of 100, 100 TL
35 x 35 cm, edisyon edition of 50, 200 TL
50 x 50 cm, edisyon edition of 20, 500 TL
70 x 70 cm, edisyon edition of 10, 750 TL
*belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir
prices listed above don’t include tax
18 RÖPORTAJ / INTERVIEW
RÖPORTAJ / INTERVIEW 19
röportaj / interview
fort mahon plajı fort mahon beach
21 cm x 29,7 cm, edisyon edition of 100, 100 TL
29,7 cm x 42 cm, edisyon edition of 50, 200 TL
42 cm x 59,4 cm, edisyon edition of 20, 500 TL
59,4 cm x 84,1 cm, edisyon edition of 10, 750 TL
84,1 cm x 118,9 cm, edisyon edition of 5, 1500 TL
*belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir
prices listed above don’t include tax
20 RÖPORTAJ / INTERVIEW
RÖPORTAJ / INTERVIEW 21
röportaj / interview
aydınlatıyor, ışığı yüceltiyor, manzaraları
dönüştürüyor. Renk sonradan ortaya
çıkıyor, çünkü dünya renkli… Sanırım,
esas olarak su manzaralarında boyanın
oluşturduğu hissi yeniden oluşturmak
istediğim için. Aynı yaklaşımı hem
mimaride hem şehir manzarasında
koruyorum; esas nokta benim algım ve
iletişim kurma isteğim.
O: İşlerine baktığımda, özellikle
Crossroads ve Face to Face, diğerleriyle
arasında bariz bir fark var. Bunun nedeni
nedir?
S: Evet, Crossroads ve Face to Face
daha yeni fotoğraflar ve Lyon’un daha
modern bir bölümünde çekildiler. Yeni bir
şeyin doğduğu, yeni bir banliyönün, yeni
bir yaşama biçiminin oluştuğu hissine
kapıldım. İlk kez kafamızı kaldırıp bu yeni
anı algıladık. Bu bölgenin fotoğraflarını
çekerken çok sezgisel yaklaştım. En iyi
açıyı, pozu, ışığı çok düşünmedim. Çünkü
bu binalar gerçekten yaşıyor.
O: Fotoğrafladığın nesneler kendi içsel
anlamlarını koruyorlar mı; yoksa sen
onlara yeni anlamlar mı yüklemeye
çalışıyorsun?
S: İkisi de diyebilirim ancak hikayenin özü
var olan nesnenin ya da manzaranın kendi
doğallığı içindeki durumunu vurgulamak.
Orada duruyorlar ve biz onların çok nadiren
farkına varıyoruz. Bizim hikayemizin,
kim olduğumuzun parçasılar. Bu yüzden
çalışmalarımda çok az insan kullanıyorum.
Nesnelere bir devamlılık sağlamak için.
O: Bir izleyici olarak bitmiş bir işin
arkasındaki sürece tanıklık edemiyoruz.
Fotoğrafı çekmeden önce neler
deneyimliyorsun? Başlamadan önce
kafanda her şey bir şekil alıyor mu?
MIXER’DEN/HABERLER
INTERVIEW/ NEWS FROM MIXER
22 RÖPORTAJ
spaces, flatters the light, transforms the
landscapes. The color appeared later
maybe because the world is colored…
Also, I wanted to recreate the feeling of
paint with waterscapes. I kept the same
approach with architecture and cityscape,
the main meaning is the perception I have
and want to communicate.
O: When I consider your works, such as
Crossroads and Face to Face, there is a
clear difference between them and the
others. What is the main drive behind that?
S: Yes, they are more recent and these
pictures were taken in a modern district
of Lyon. I had the feeling that something
new was born, a new suburb, a new way
of living. As the first time, we raise up our
head to perceive this new movement. I
started taking pictures of the whole district
very intuitively, without thinking too much
of the best angle, position, or appropriate
light... These buildings were really alive
and still are.
O: Do the objects carry their intrinsic
meanings in your works or you try to give
them a new meaning?
S: I would say both but the outline of the
story is to highlight existing objects or
landscapes in their natural environment.
They are present and we pay only a little
attention to them. They are a part of
our history, what we are. That’s why I
represent so few people in my work, a way
to give them a momentum.
O: As the viewer, we never get the chance
to see the process behind a printed work.
What do you experience before you take
photographs? Do you usually have anything
in your mind before starting to work on a
photograph?
kesişmeler crossroads
25 x 25 cm, edisyon edition of 100, 100 TL
35 x 35 cm, edisyon edition of 50, 200 TL
50 x 50 cm, edisyon edition of 20, 500 TL
100 x 100 cm, edisyon edition of 5, 1500 TL
*belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir
prices listed above don’t include tax
MIXER’DEN HABERLER
/ NEWS FROM
MIXER 23
RÖPORTAJ
/ INTERVIEW
S: Temelde neyi çekmek istediğimi
biliyorum. Gittiğim anda hangi noktayı
ve bölgeyi kullanacağımın farkında
oluyorum. Yaratma sürecini hayal
gücüme bırakıyorum. Zihinsel olarak
sonucu düşünüyorum ve farklı ayarlar
deniyorum. Elbette, aynı fotoğrafla pek
çok kez çalışabilirim ya da sonuçtan
yeterince tatmin olmadıysam sonradan
geri dönebilirim. Ayrıca kendime geniş
bir serbestlikle hareket alanı bırakıyorum
çünkü sonucun beni şaşırtmasını
seviyorum. Sıklıkla en iyi fotoğraflarım
böyle… Yani önceden düşünüp sezgisel
hareket ediyorum.
O: Senin için hangisi daha çok zaman
alıyor; mükemmel anı yakalamak mı yoksa
stüdyoda düzenlemek mi?
S: Kesinlikle alanda daha çok zaman
harcıyorum. O kadar çok fotoğraf
çekmiyorum ama yine de en iyi yerleri
ve açıları aramak için dışarıda olmayı
seviyorum. Dijital olarak düzenlemek
elbette önemli bir süreç. Ama işin şiirsel
kısmı teknik düzenlemelerden ziyade
fotoğrafın arkasındaki hikaye.
O: Mixer’in sanatı daha erişebilir kılma
misyonuyla ilgili ne düşünüyorsun?
S: Sanatı herkese elverişli kılmak iyi bir
nokta ancak piyasanın kaliteden ziyade
popüler olanı tercih etmemesine dikkat
etmek gerekiyor.
O: Fotoğraf sanatçısı olmak isteyenlere
söylemek istediğin bir şeyler var mı?
bourdasiere şatosu the bourdasiere castle
25 x 25 cm, edisyon edition of 100, 100 TL
35 x 35 cm, edisyon edition of 50, 200 TL
50 x 50 cm, edisyon edition of 20, 500 TL
70 x 70 cm, edisyon edition of 10, 750 TL
100 x 100 cm, edisyon edition of 5, 1500 TL
S: Evet. Dışarı çıkın ve dünyayı
fotoğraflayın. Yaratıcı düşünüp farklı şeyler
üretin. Akımları, popüler olanı unutun.
Fotoğrafın geleceği için vizyonu olan
rehberlere ihtiyacımız var.
S: Basically, I know where I want to shoot,
I know the spots and areas I want to be
at and as soon as I’m in the place, I let
my imagination to steer the process of
creation. I mentally represent the final
result and apply different settings. Of
course, I can take the same photograph
for many times and come back later but
it is not that efficient. I also leave myself
lots of freedom to operate because I love
to surprise myself and I often get my best
photographs like that. First I plan the
process then compose it with intuition.
O: Which one takes more of your time,
looking for the perfect shot or editing them
in your studio?
S: For sure I spend more time on the field.
I don’t shoot a lot but I love being outside
to hunt the best places and the perspective
I can expect. The processing of the digital
image is of course an important editing
step where you can make the finishing
touches. But the poetry is more in the
story around the photography, than in the
technical process to produce the picture.
O: What do you think about Mixer’s
mission, making art accessible to
everyone?
S: Making art accessible to everyone is
a good point but we need to be vigilant
to ensure that the market does not take
precedence over the quality and imposes
the trends
O: Is there anything you want to say to
wanna-be-photographers out there?
S: Yes get out of there and go shooting the
world, be creative and produce different
things. Forget the trends, we need guides
who have a vision of the next steps in
photography.
*belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir
prices listed above don’t include tax
24 RÖPORTAJ
MIXER’DEN/HABERLER
INTERVIEW/ NEWS FROM MIXER
MIXER’DEN HABERLER
/ NEWS FROM
MIXER 25
RÖPORTAJ
/ INTERVIEW
mixer artlab
Mathias Davesne
kollektif düşüncenin evrimi
evolution of collective thought
Mixer Açık Depo, 22 Mart ile 30 Mart arası
konuk küratör Mathias Davesne ile işbirliği
yaparak Paris’li ATELIER 29’u konuk
ediyor.
Bu bir haftalık süreçte ATELIER 29 sanatçı
kolektifinin üreteceği farklı çalışmaları
birlikte tanımlamaya çalışacağız.
ATELIER 29 sanatçılarının Mixer Açık
Depo için oluşturacakları seçki, küçük
Asya’nın ilk feminist miti, “Efsanevi
Amazonlar” teması çerçevesinde izleyici ile
paylaşılacak.
22-28 Mart arası tamamlanacak
hazırlıklardan sonra seçkinin açılışı 28
Mart’ta yapılacak.
26 MIXER ARTLAB
Mixer Open Space is hosting ATELIER
29, an art collective based in Paris, in
collaboration with the guest curator
Mathias Davesne between March 22 and
30.
During this one-week exhibition, we all
will be trying to acknowledge the works by
ATELIER 29.
The antology by the artists from ATELIER
29 for Mixer Open Space, will be shared
with audience around the framework of
“Legendary Amazons”, the first feminist
myth of Asia Minor.
The exhibition will open on March 28, after
an open-to-visit period of preparations
between March 22 and 28.
MIXER ARTLAB 27
öğrenme programları / learning programs
Sanatçı Gelişim Seminerleri
Artist Career Development Seminars
28 ÖĞRENME PROGRAMLARI / LEARNING PROGRAMS
Mixer Öğrenme Programları, Sanatçı
Gelişim Seminerleri ile devam ediyor.
Çağdaş sanatın tanınmış isimlerinin
tercih ettiği bir sanat mekanı olan Mixer,
kariyerinin başındaki sanatçılar için de
bir platform olma görevi üstleniyor. Bu
bağlamda Mixer, alanındaki deneyimli
kişileri ve sanatçıları bir araya getirerek
birbirlerinden öğrenebilecekleri ve çeşitli
konularda kendilerini geliştirebilecekleri
bir dizi seminer planladı.
Mixer’s Learning Programmes continue
with Artist Development Seminars. Besides
being one of the number one art spaces
for contemporary art, Mixer also assumes
to be a platform for the emerging artists.
In this context, Mixer organised a series of
seminars to bring together professionals
and experienced and emerging artists
to let them learn from each other and
improve themselves on various art-related
issues.
Sanatçı Gelişim Seminerleri’nin programı
dört haftasonuna yayılıyor. Her haftasonu
sanatçıların kariyerlerinin belirli
evrelerinde deneyimleyebilecekleri farklı
bir konu hakkında olacak. Seminerlerin
ilk ayağı 8 Mart Cumartesi günü saat
11:00 – 16:00 arasında, ‘Sanatçının
Tanımı’ ve ‘Disiplinler arası Sanat Eğitimi:
Uluslararası Oluşumlar’ başlıklı iki oturum
halinde gerçekleştirilecek.
Artist Development Seminars spread
to four weekends. Each weekend will
be about a different issue the artists
may experience during various periods
in their careers. The first seminar will
be held in Mixer on 8 March Saturday
between 11:00-16:00, consisting of two
sessions ‘The Definition of the Artist’
and ‘Interdisciplinary Arts Education:
International Institutions’.
Seminerlerin içeriği hakkında bilgi almak
için www.mixerarts.com adresini ziyaret
edebilirsiniz.
To get the details about the seminars’
content, you can visit www.mixerarts.com.
ÖĞRENME PROGRAMLARI / LEARNING PROGRAMS 29
Dilemma
03.01.2014
Homo
Evolution
13.02.2014
32
33
Download

PDF olarak indir