YERELLEŞME
NEDİR?
• Yerelleşme, en genel anlamda, kamu
hizmetleri sorumluluk ve yetkilerinin merkezi
hükümetten yarı-bağımsız hükümet veya
organizasyonlara veya özel sektöre ya da alt
yönetsel birimlere devridir.
YERELLEŞME
Yerelleşme, kamu hizmet sunumunun devri dışında politik
yerelleşme ve mali yerelleşme olmak üzere ikiye ayrılıyor.
• Politik yerelleşme karar verme sürecinde politik katılımı esas alan
ve yönetimsel anlamda belirli fonksiyonların yerel birimlere devri
anlamına gelmektedir.
• Mali yerelleşme, yerel yönetimlere devredilen görev ve
sorumlulukları karşılayacak mali kaynakların yerel yönetimlere
devredilmesidir.
• Yerel yönetim birimlerine bağımsız gelir artırma ve harcama kararı
alma konusunda yetki verilmesi mali yerelleşmenin temelini
oluşturmaktadır. Ancak yerel yönetimler gelir ve harcama yapma
konusunda merkezi yönetim tarafından sınırsız olarak
yetkilendirilmemekte, vergi ve harcamalar konusunda merkezi
yönetim tarafından bilirli ölçüde denetlenmektedir.
YERELLEŞME AŞAMALARI
Fonksiyonların
Devri:Dekonsatrasyon
Yerelleşmenin en
zayıf türü olarak
tanımlanabilecek olan
dekonsatrasyon, yetki ve
otoritenin hiyerarşik
düzen içinde sınırlı
ölçüde yerel birimlere
devredilmesidir.
Yetki Verme: Delegasyon
Yönetim sorumluluğunun
belirli fonksiyonlar için
merkezi yönetim dışındaki
yapılara devredilmesinin
söz konusu olduğu
delegasyonda merkezi
yönetimin yalnızca dolaylı
kontrolü bulunmaktadır.
• Mali Otonomi:Devolüsyon
• Daha ileri düzeyde yerleşme türü olan
devolüsyon, gelir toplama ve harcama
yapma yetkisine ve özerkliğine sahip
ulus-altı birimlerin yaşatılmasına imkan
tanıyan bir uygulamadır
Özelleştirme
Yerelleşmenin en ileri aşaması olan özelleştirme devlet güç ve
fonksiyonlarının özel grup veya şirketlere devredilmesidir.
Özelleştirme devletin ekonomik alandaki fonksiyonlarını daraltmanın
temel araçlarından biri olarak gelişmekte olan ülkelere empoze ettiği
ekonomik istikrar ve yapısal uyum programlarının temel unsurlarından
biri olmuştur.
KÜRESELLEŞME
KÜRESELLEŞME VE MALİ
NEDİR?
YERELLEŞME
ÖĞR. GÖR. AYNUR ARSLAN BURŞUK
DERS 3
KÜRESELLEŞME
• Küreselleşme ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel
anlamda bazı ortak değerlerin yerel ve ulusal sınırları
aşarak dünya çapında yayılması olarak tanımlanabilir.
• Küreselleşme bütün dünyanın tek bir Pazar haline
gelmesi olarak yorumlanabilir.
KÜRESELLEŞME VE MALİ YERELLEŞME
• Küreselleşmenin kök salması ve derinleşmesinde
sanayileşmiş ülkeler, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslar
arası finans kuruluşları çok önemli bir rol oynamıştır.
• Zira bu kuruluşlar gelişmekte olan ülkelere bazı yapısal
uyum programları önermektedirler.
• Devletin küçülmesini,
• Kamunun
bir
takım
hizmetlerden
çekilerek
fonksiyonlarını özel kesime devretmesini,
• Kamu ekonomik kuruluşlarının özelleştirilmesini
öngören bu programlar yönetimde merkeziyetçiliğe
itibar etmeyip (Adem-i merkeziyet) yerelleştirme
yanlısı politikaları önermektedir.
KÜRESELLEŞME VE MALİ YERELLEŞME
• Ekonomik
anlamda
devletler,
bir
taraftan
küreselleşirken,
diğer
taraftan
daha
fazla
yerelleşmeye doğru bir eğilim göstermektedir.
• Özellikle kamusal hizmet sunumunda yerelleşme
küreselleşme süreciyle birlikte daha fazla tartışılır
hale gelmiştir.
MALİ YERELLEŞME VE VERGİLEME
• İdari yetkilerin ve harcama yetkilerinin yanında
vergileme yetkisinin de belirli oranlarda yerel bölgesel
unsurlara devredilmesidir.
• Mali yerelleşme ile vergileme gücünün belirli oranlarda
yerel yönetimlere devredilmesi her bir yönetim
düzeyinde vergi toplama otoritesinin dağıtılması
anlamına gelmektedir.
• Bu çerçevede yalnızca merkezi hükümetin toplayacağı
vergiler ve son olarak da merkezi ve yerel yönetimlerin
toplayacağı vergiler ve son olarak da merkezi ve yerel
yönetimlerin müşterek toplayacağı vergiler söz konusu
olmaktadır.
• Mali yerelleşme üç önemli unsurdan
oluşmaktadır:
• Harcama sorumluluğu ile gelirlerin yerele
devri,
• Merkezden yerele transferler ve
• Yerel yönetimlerin borçlanabilme özerkliği.
MALİ YERELLEŞMENİN ÖLÇÜLMESİ
• Herhangi bir yerel birimdeki ( belediye, il özel idaresi
gibi) harcamaların o yerel birimin bulunduğu il veya
bölgedeki toplam kamu harcamalarına oranı.
• MYH = (ΣYKH)/(ΣTGYH)
• Herhangi bir yerel birimde yerel olarak toplanan
gelirlerin o il veya bölgede toplanan kamu gelirlerine
oranı.
• MYG = (ΣYKG)/(ΣTGYG)
MALİ YERELLEŞMENİN EKONOMİK VE POLİTİK
GEREKÇELERİ
1. Kamu kesiminde etkinliğin ve kamu hizmetlerinin
kalitesinin arttırılması,
2. Yerel yönetimlerin çevresel, ekonomik ve kültürel
farklılıkları dikkate alarak vatandaşların tercih ve
ihtiyaçlarını merkezi yönetimlere nazaran daha iyi
belirlemesi, mal ve hizmet sunumunda daha etkin
olmasını sağlamak,
3. Seçimle yönetime gelen yerel yönetimler var olan oy
mekanizması ile sundukları hizmetlerin seçmenlerce
belirlenmesine olanak verir. Böylece yerel vergileri
ödemekle yükümlü mükellefler, bu vergilerin
kullanıldıkları hizmetleri belirleyebilirler.
MALİ YERELLEŞMENİN EKONOMİK VE POLİTİK
GEREKÇELERİ
4. Tiebout Hipotezi’ne göre bireyler kendi tercihlerini en
iyi biçimde tatmin eden yerleşim birimlerine göç etme
eğilimindedirler. Yani bireyler kamu hizmetleri ve vergi
düzeyi bakımından kendi tercihine en uygun yeri tercih
edecektir.
• Çok sayıda yerel yönetim birimlerinin bulunduğu böyle
bir rekabetçi sistemin varlığı da yerel kamusal
hizmetlerin daha etkin bir şekilde üretilmesini sağlar.
• Ayrıca yerelleşmenin iyi uygulanması halinde yerel
birimler arasındaki rekabet, kamu sektöründe yolsuzluk
ve rüşvet gibi yasadışı faaliyetleri de önlemektedir.
MALİ YERELLEŞMENİN EKONOMİK VE POLİTİK
SAKINCALARI
1. Bölgeler ve kişiler açısından eşitsizlik problemi
oluşturması;
• Her ülkede göreceli olarak büyük ve küçük kentler,
aşırı kentleşmiş belediyeler, zengin yada fakir bölgeler
bulunmaktadır. Mali yerelleşme bu farklılıkları
giderek genişletmekte, iyi durumda olanların daha
iyi; kötü durumda olanların daha kötü olmasına
sebep olacaktır.
MALİ YERELLEŞMENİN EKONOMİK VE POLİTİK
SAKINCALARI
2. Yerel düzeyde makro ekonomik politikaların uygulanması
zordur;
• Makro ekonomi politikasının iki önemli aracı maliye ve para
politikasıdır.
• Enflasyon ve deflasyonla mücadele yada ekonomik istikrarın
sağlanması vergi harcama politikaları ile mümkündür.
• Yerel yönetimler ise finansman açısından ulusal hükümetlere
bağımlıdır. Aksi durumda bağımsız olursa makro ekonomik
politikaların uygulanması zordur.
MALİ YERELLEŞMENİN EKONOMİK VE POLİTİK
SAKINCALARI
3. Farklı yetkileri olan yerel birimlerin yatırımları
kendine çekme konusunda ortaya çıkan zararlı
rekabet;
• Yerel yönetimler yatırımcı ve girişimcileri kendi
yanlarına çekmek için düşük oranlı vergi ve
subvansiyonları birbirlerine karşı kullanabilirler.
• Bunun sonucunda gerçek ve tüzel kişiler arasında
eşitsizlik ortaya çıkacak ve vergi gelirleri azalacaktır
MALİ YERELLEŞMENİN EKONOMİK VE POLİTİK
SAKINCALARI
4.
Kurumsal yapısı zayıf olan yerel yönetimlerin
kontrollerinde bulunan kaynakları israf etme tehlikesi
vardır.
5. Gelir toplama ve harcama yapma yetkisi bulunan yerel
yönetimler gelirin yeniden dağılımından sonra, gelir
düzeyi düşük olan bireyler eğer zengin bölgelerde
yaşıyorlar ise, kendileriyle aynı gelir düzeyinde olan
fakat fakir bölgede yaşayan kişilere nazaran daha iyi
duruma gelecektir.
MALİ YERELLEŞMENİN EKONOMİK VE POLİTİK
SAKINCALARI
6. Yerel yönetimlerin vatandaşlara yakın olması
• Yerel yönetimler merkezi yönetimlere nazaran daha
fazla yerel seçkinlerden etkilenme durumundadır.bu
da bölge içi yeni güçler yaratma tehlikesi içerdiğinden
vergi ve harcama politikalarının bu gruplar lehine
kullanılmasına yol açabilir.
SON
Download

Güncel Mali Sorunlar 2