SAYFA 1
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
İzmir kruvaziyerde
de tepe taklak
Dünyanın değişik bölgelerinde etkisini gösteren
siyasi istikrarsızlık ve çatışmaların kruvaziyerlerin
rotasını değiştirmesi İzmir'i bu alanda geriletti.
Kruvaziyerle gelen turist sayısı, yılın 8 ayında geçen
yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30 daraldı
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre,
2003 yılında 5 kruvaziyerin demirlediği Alsancak
Limanı, ağırladığı gemi sayısını 2009'da 127,
2010'da 141, 2011'de 272, 2012'de 286'ya yükseltti. Bölgedeki çeşitli sıkıntıların ardından kruvaziyerlerin rotasını değiştirmesi üzerine İzmir'e gelen
kruvaziyer sayısı 2013'de 198'e, 2014'de ise şu ana
kadar 88'e geriledi. Kruvaziyer ve turist sayısını
2003 ile 2012 yılları arasında sürekli artıran kente,
Ocak-Ağustos 2014 döneminde gelen turist sayısı
2010 yılının da gerisinde kalarak 216 bin 488 kişi
ile bu dönemde son 5 yılın en düşük seviyesine
geriledi. devamı 16’da
YÜKSEK KATLI BİNALARA
DEPREM İZLEME SİSTEMİ!
İzmir’de bir ilkin altına imza atarak Dokuz Eylül
Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama
Merkezi ile “yeni kent merkezinde deprem-zeminyapı etkileşimi” konulu deprem çalıştayı gerçekleştiren Bayraklı Belediyesi, şimdi de deprem
izleme sistemleri kurmak için harekete geçti
BİR TAŞ İLE İKİ KUŞ VURULACAK
Bayraklı Belediyesi yeni kent merkezinde inşa edilecek yüksek katlı
yapıların bilimsel temellerin üzerinde yükselmesi için önemli bir
çalışma başlattı. Bu kapsamda Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından
yapılan "depreme dayanıklı yapı tasarımı için statik ve dinamik yükler dikkate alınarak saptanan zemin özellikleri ve modelleri” çalışması bu bölgede proje yapmak isteyenlere verilecek. Ayrıca, hem
oluşacak depremlerin yakından izlenmesi hem de binaların deprem
performanslarının ölçülmesi için yüksek katlı binalara deprem izleme sistemleri kurulacak. devamı 16’da
23 Eylül 2014 Salı
www.sondakikagazetesi.com
Açtı ağzını
yumdu
gözünü
Facia göz göre
GÖRE GELMİŞ
Soma'daki maden faciasıyla ilgili yürütülen
soruşturmada Soma Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edilen nihai bilirkişi raporunda,
teknik ve hukuki değerlendirmeler ışığında,
kazanın, "pek çok ihmal ve kusurun bir
araya gelmesi sonucu gerçekleştiği ve önlenebilir olduğu" ifade edildi
Böyle
gitmez
Bilirkişi raporunda, kazanın "pek çok ihmal ve kusurun bir araya gelmesi sonucu meydana geldiği ve önlenebilir olduğu" görüşü ifade edildi. Haberleşme cihazlarının çalışmaması ve merkezi alarm sisteminin
bulunmamasının, tahliyenin gecikerek olayın
büyümesindeki en önemli unsurlardan biri olarak
gösterildiği raporda, terk edilen eski üretim alanlarının kontrolünün yapılıp, kömür yangınlarına
karşı önlemlerin alınmadığı iddia edildi. 8-9
2014 yerel seçimlerinde Balçova Belediyesi Meclis Üyeliği
için CHP'den aday adayı olan, Başkan Çalkaya tarafından
listeye alınmayan Kindik, sert konuştu. Kindik, "Ben bu
süreçte CHP’nin başarılı olacağına pek inanmıyorum.
Halka inmediği süreçtede başarılı olamaz" diye konuştu
PROJEMİ BİLE ÇALDILAR
EKİPTE KALİTELİ ADAM YOK
Başkan Çalkaya'nın ekibini
Şahsına ait bir projenin
kurarken yetenek ve üretkenBaşkan ile bir meclis üyeliğe göre hareket etmediğini
sine aitmiş gibi tanıtıldığını
söyleyen Kindik, Meclis
söyleyen Kindik, "Semt evüyeleri sıralaması yapıldığı
lerinde yemek dağıtım proCHP'nin İzmir'de giderek kan
zaman herkes, başkan kendi
jesi vardı. Hatta ben onun
kaybettiğini söyleyen Kindik,
kadrosunu kurdu, deniyor.
ocağına, malzemesine
"CHP halka inmediği sürece
Doğrudur. Ben de bir işletkadar aldım. Belediye
başarı elde etmede zorlanır.
AK
meciyim mesela ben de
Başkanımız ile beraber
fazla.
çok
ünler
Ayrıca küsk
yanımda çalışanları kendim
meclis üyesinin yaptığı proyaanma
azıns
’den
İzmir
Parti
seçerim. Kim ne iş yapar
je diye adlandırıldı. Halbuki
cak bir oy oranı aldı. Bunları
potansiyeli nedir ona göre
o proje şahsıma ait bir progörmezden gelmemelizyiz.
değerlendiririm. Başkan
jeydi. Ayrıca 56 bin liralık
ağır
nımız
başka
Çoğu belediye
çalışabileceği kişileri seçti;
bedeli olan 25 bin adet kitap
buldoğru
bunu
ben
şuyor
konu
fakat başkanın yanında halkdağıtacaktık. Balçova CHP
muyorum .Bu tarz ve söylemla ilişkilerden anlayan adam
yöneticisi iken bunları lis"
ler bize partiye kaybettirir
yok. Konuşmaya hazırlayateledim ve gerekli yerlere
uyarısında bulundu.
cak adam yok. Başkanın
sundum. Gerekli izinleri
yanında ekibi yok.
topladım ama projeme
Özeleştiriye açık olmak lazım ekip çok önemli"
destek verilmedi. CHP içinden destek
dedi. 8-9’da
göremedim" diye konuştu
AKP hızla geliyor
EL
ÖZEL
ÖZ
BERR
HABE
HA
Mazlum VESEK
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Gezi şoku
İzmir'deki Gezi Parkı
odaklı olaylar sırasında attıkları tweetler
nedeniyle 3 yıla kadar
hapsi istenen 27 kişi
beraat etti
22. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma, salonun küçük olması nedeniyle 12. Ağır Ceza
Mahkemesi'ne alındı. Duruşmaya, tutuksuz yargılanan 7 sanık, avukatları, daha önce davaya
"mütalaa" sunan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.
Kerem Altıparmak ve sanık aileleri katıldı. Hakim Abdülkadir Certel, 27 sanığın tüm suçlardan beraatine hükmederken, sanık Egemen Çinyekli'yi, 'hakaret' suçundan 8 bin 100 lira para
cezasına çarptırarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. devamı 3’te
Anne yüreği ile
gelen şampiyonluk
İtalya'da, kick boks branşında
dünya şampiyonu olan Gedik'e en
büyük desteği, yaz kış demeden onunla antrenmanlara giden annesi
verdi. Dünya şampiyonu Gedik,
"Yaz, kış demeden onla beraber
antrenmanlara giderek beraber
çalıştık. Hep arkamda oldu,
destekçim oldu" dedi
Onunla birlikte 10 yaşından beri
spor yaptığını dile getiren Anne
Yakup Gedik ise, "Çok mutluyuz.
Hani kar kış demeden onla birlikte
antrenmanlara geldik, okula beraber
gittik ve ne yaptıysak hepsini birlikte yaptık. Dünya şampiyonu
olduğunu duyduğum an çok mutlu
oldum. Onun yanındayım, o benim
her şeyim. Buradan ben bütün annelere tavsiye ediyorum, spor çok
güzel bir şey" dedi. devamı 16’da
En teknik “O”
Gedik, kendi kategorisinde orada
en teknik sporcu seçildiğini ve plaket
aldığını da
kaydetti.
2
Uzungöl
Kadir DEMİREL yazdı
Cihan ÜNAL yazdı
ŞERİAT GELECEKTİ SANIRIM, NEREDE? 10’DA
>>
Serap YAŞAR BUZRUL yazdı
GENEL SAĞLIK SİGORTASI 9’da
>>
Sabit İNCE yazdı
BU TOPRAK 8’de
>>
SAYFA 2
SIYAH MAVI
KIRMIZI SARI
23 Eylül 2014 Salı
Dünyadaki Cennet Burası Olsa Gerek
Uzungöl
G
ezmeyi ve yeni yerler tanımayı çok seviyorum sevgili okurlar. Yeni yerler tanıdıkça gezip görme ve yazma hevesim daha da artıyor. Bazen da öyle yerler
görüyorum ki, adeta büyüleniyorum. Orayı benden önce görüp yazanları,
hatta orada yaşayanları kıskanıyorum. İşte Uzungöl benim için öyle bir yerdi
Kadir Demirel
F
otoğraf çekmeye doyamadığım, ender yerlerden biriydi. Her yönden ayrı bir güzellik vardı
Uzungöl’de. Yani bütün açılardan çekmek istediğim bir doğa harikasıydı. Yemyeşil ve dik
yamaçların ortasında, üzerinde yeşil ve mavinin her tonunun yer aldığı bu inanılmaz güzellik beni
gerçekten büyülüyordu. Gölün tüm çevresini yüzlerce
kare fotoğraf çekerek ne zaman dolandığımı hiç anlayamadım. O büyünün etkisiyle, durmadan çekiyor, her an
bir şeyleri eksik yaptığım endişesiyle, dönüp tekrar tekrar çekiyordum. Geçen her saniye, yer değiştiren her bulut, ayrı bir güzellik yaratıyor ve beni yeni fotoğraflar
çekmeye zorluyordu.
Uzungöl, Trabzon'un Çaykara ilçesine bağlı bir doğa
cennetidir. Trabzon’a 99 km, Çaykara’ya ise 19 km
uzaklıkta, 1090 metre yükseklikteki bir yaylanın ortasında yer alan bir gölden adını alan belde yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaktadır.
Sık ormanları ve doğal güzelliği ile iç ve dış turistlerin ilgi odağı olan Uzungöl, yamaçlardan
düşen kayaların Haldizen Deresi’nin önünü kapatmasıyla oluşmuştur. Türkiye'nin yağmur ormanlarının bulunduğu, Soğanlı ve Kaçkar Sıradağları'nın birleşim yerinde bulunan
Uzungöl, aynı zamanda yerkürenin
ılıman bölgede bulunan en yaşlı ormanlarına evsahipliği yapmaktadır.
Bol yağış ve ılıman iklimi sayesinde
yılın her mevsiminde yeşildir. Demirkapı ve Soğanlı dağlarında tespit
edilmiş 60'tan fazla endemik bitki bulunmaktadır. Yabanıl hayvan hayatı açısından da zengin bir çevre içerir. Bu hayvanlardan, bozayı, karaca, vaşak, dağkeçisi türleri bulunmaktadır. Uzungöl Doğal Sit Alanı, Özel Koruma
Çevresi ve Tabiat Parkı gibi koruma statülerine sahiptir.
Uzungöl aynı zamanda coğrafi açıdan alüvyon set gölüne örnektir.
Tipik Karadeniz iklimine sahip olan Uzungöl’de yılın
her mev-
simi bol yağış vardır. Yağışlar; kışın kar, yazın yağmur
şeklindedir. Yaylalarda, iklimin her türü her an görülebilir. Burada 1998 - 2008 ölçümlerine göre tespit edilen
en düşük sıcaklık -12 C derecedir.
Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere gölün çevresi evlerle doludur bunun nedeni geçmişte atalarımızın da su
yanına ev yapmasından kaynaklanır.
Bölgenin en önemli ekonomik faaliyetlerinden biri turizmdir. Göl boyunca pek çok
pansiyon yaz sezonunda, bazılarıysa
sene boyunca hizmet vermektedir.
Çok gelişmiş oteller bulunmaktadır.
Son yıllarda zengin arap ülkelerinden gelen turistler göldeki otel fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır.
Son zamanlarda Uzungöl çevresinde yapılan çevre tahribatı, yerel ve
ülke basınında geniş yer almıştır.
Özellikle gölün çevresine yapılan stabilize yolun, gölün kaynaklanan su taşkınlarından etkilenmemesi amacıyla yapılan beton istinat duvarı, tam anlamıyla
Uzungöl de ekolojik bir felaketin yaşanmasına
neden olmuştur. Gölün doğal ve ekolojik yapısını alt üst eden beton bariyerlerin kaldırılması
ve gölün eski doğal görünümüne kavuşturulması için çok sayıda çevreci sivil toplum örgütünün
çabaları devam etmektedir. Uzungöl’de 1962 yılında belediye kurulmuştur.
Yılın her mevsimi
Uzungöl'e birçok yöreden ziyaretçi akını olmaktadır, çeşitli milletlerden oluşan bu ziyaretçiler sayesinde, çeşitli
kategorilerde Uzungöl tesisleri yapılmıştır. Trabzon
Uzungöl otelleri, gölün çevresinde yer almaktadır. Öncelikle alabalık tesisleri ile başlayan yerleşim ve turizm
beraberinde Uzungöl otellerinin ortaya çıkmasına neden
olmuştur. Neredeyse her Uzungöl otelinin leziz balıklar
yiyebileceğiniz restoranları bulunmaktadır. Trabzon
Uzungöl otellerinin bir güzel yanı da, işletmecilerinin
her daim güler yüzlü, sıcakkanlı kişiler olmasıdır. Bu
sayede sakin bir doğanın içinde dinlenirken, bir bakarsınız ki kemençe çalmaya başlamış ve horon ekibi ortaya
dökülmüş, dayanamaz siz de kendinizi atıverirsiniz ortaya. Trabzon Uzungöl otelleri, bu beldenin tüm doğa
güzelliklerinden yararlanmanız için, sizleri tesislerin dışına da taşıyorlar. Uzungöl civarında bulunan göller
bölgesine dağ yürüyüşleri düzenliyorlar, yeterli sayıda bir ekip oluşturursanız, rehberiniz de size bu
yolculukta liderlik ediyor. Örnek olması için önde gelen bazı otelleri anlatmadan geçmek istemiyorum. Ferah Motel, Grand Uzungöl
Otel, Uzungöl Evim Otel ve Bungalovları, Gobleç Otel, Önal Motel,
Şerah Apart Otel, Akyüz Kardeşler Otel, İnan Kardeşler
Otel, Akpınar Otel ve
Sezgin Otel en çok
dikkat çeken Uzungöl otelleridir.
Yıl: 4. Sayı: 1048. 23 Eylül 2014 Salı
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilciliği
05326601776
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
23
17Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
2. Ergenekon
davasında karar çıkmadı
Erzincan'da görülen ikinci Ergenekon davasında karar çıkmadı. Erzincan
adliyesinde görülen ve CHP İzmir Eski Milletvekili Ahmet Ersin ve CHP Erzincan
Eski Milletvekili Erol Tınaztepe’nin de dahil olduğu tutuksuz 11 sanıklı 2. Ergenekon
Davasında “Gizli tanıkların dinlenmesine ve gizli tanıkların gizlilik kararının kaldırılması talebinin reddine” karar verilerek 29 Ocak 2015'e ertelendi
Erzincan Ağır Ceza
Mahkemesinde bugün görülen ilk duruşmaya 'Ergenekon terör örgütüne
üye olmamakla birlikte örgüt adına
suç işlemek, rüşvet vermeye iştirak,
yargı görevi yapanı etkilemek
suçlarından 13,5 yıldan 31 yıla kadar
hapsi istenen Erol Tınastepe ile 'Ergenekon terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, iştiraken rüşvet verme' suçlamasıyla 11,5 yıldan 27 yıla kadar
hapis cezası istemiyle yargılanan Ahmet Ersin’in yanı sıra Erzincan 2’nci
Ergenekon Davası kapsamında tutuksuz yargılanan “Gizliğin ihlali, rüşvet
almak ve vermek, silahlı terör
örgütüne üye olmak, suç işleme amacı ile örgüt kurma eyleminde pişmanlık, tehdit, tehlikeleri maddeleri
izinsiz olarak bulundurma veya el
değiştirme” suçlamaları ile haklarında
7.5 ila 27 yıl arasında değişen hapis
cezası istenen 11 sanıktan, 4’ü katıldı.
Mahkeme çıkışında açıklamalarda
bulunan sanıklardan CHP İzmir eski
Milletvekili Ahmet Ersin, “Bu gün ikincisi görülen gelecek celse gizlik
tanıkların dinlenmesine karar verildi.
Gizli tanıkların gizlilik kararının
kaldırılması talebimiz reddedildi.”
dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’a seslenen Ersin, “Yani burada da bazı operasyonlar yapıldı.
Erzincan ve Erzurum’da da bazı
adaletsizlikler yapıldı. Gizli tanık operasyonları yapıldı. Dolayısıyla biz
mağdur edildik. Tayyip beyin sadece
17-25 Aralık operasyonu sadece
polislerle sınırlı tutulmaması lazım.
Bu paralel yapının içinde ki yargıç
kılığındaki savcı kılığındaki kişilerinde bu operasyonlara dahil
edilmesi lazım.” diye konuştu.
Dava süreci ile ilgili bilgi veren
Ersin, şöyle konuştu: “2010 Şubat
ayının ilk günlerinde Erzincan’da çok
ciddi operasyonlar yapıldı.
Cumhuriyet Başsavcısı gözaltına
alındı. Jandarma Alay komutanları,
Jandarma istihbarat subayları gözaltına alındı. MİT bölge başkanı ve
yardımcıları gözaltına alındı.
Dolayısıyla parti bizi bu konuyu yerinde incelemek üzere görevlendirdi.
Biz 18 Şubat sabahı Erzurum’a
geldik. 19 Şubat'ta Ankara’ya dönerken Ergenekon silahlı terör örgütü
üyesi olarak ilan edildik.” (CİHAN)
Osmanlı’nın ilk mimari örneklerinden olan ve Orhan Bey
tarafından 1339’da yaptırılan
Gazi Orhan Camii’nin tuvaletine son iki yıl içerisinde
üçüncü kez hırsız girdi.
"Twitter davası"nda
27 kişi BERAAT etti
İzmir'de Gezi
Parkı odaklı olaylar sırasında attıkları tweetler
nedeniyle haklarında 3 yıla
kadar hapis istenilen 29 kişinin
yargılanmasına
devam edildi
Saldırıya uğrayan
üniversite öğrencisi
ağır yaralandı
Trabzon'da dün gece bir grup tarafından darp edilen ve beyin kanaması
geçirdiği belirlenen üniversite öğrencisi,
yoğun bakımda tedavi altına alındı. Alınan bilgilere göre, KTÜ Mühendislik
Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendi-sliği 4'üncü sınıf öğrencisi Metehan Tuna Göre (24), dün gece Kalkınma Mahallesinde bir grubun saldırısına uğradı.
Göre, başına aldığı darbelerle yere
yağılırken, saldırganlar ise olay yerinden
kaçtı. Fatih Devlet Hastanesi'ndeki ilk
müdahalenin ardından KTÜ Tıp Fakültesi
Farabi Hastanesi'nde sevk edilen Göre,
burada ameliyata alındı. Yoğun bakım
servisinde tedavisi süren ve hayati
tehlikesinin olduğu öğrenilen Göre'nin, 3
gün uyutulacağı belirtildi. Bu arada, KTÜ
Öğrenci Kolektifi üyesi olduğu belirtilen
Metehan Tuna Göre'yi, karşıt görüşlü bir
grubun darp ettiği iddia edildi. Öğrenci
Kolektifi üyesi bir grup öğrenci, rektörlük
binası önünde yaptığı eylemle saldırıyı kınadı. Polis, Göre'ye saldırdıkları iddiasıyla
3 kişiyi gözaltına aldı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi. (CİHAN)
Türkiye sınırlarında
1614 kaçak yakalandı
Kara Kuvvet Komutanlığı (KKK)
hudut birlikleri tarafından 12-18 Eylül
tarihleri arasında hudutlardan yasa dışı
geçmeye çalışırken yakalanan şahıslar ve
ele geçirilen malzemeler açıklandı.
Genelkurmay Başkanlığı, belirtilen
dönem içinde Suriye sınırında 875 şahıs
ile 2 adet kurusıkı tabanca, 30 adet kurusıkı tabanca mermisi, bir adet el bombası, 1,692 litre akaryakıt, 45,40 kilo
uyuşturucu madde, 9 bin 656 adet
muhtelif hap, 208 şişe alkollü içki, 5 bin
877 karton sigara, 285 adet büyükbaşküçükbaş havyan, 17 adet yük hayvanı,
12 adet muhtelif motorlu araç, 102 adet
cep telefonu, iki adet telsiz, 10 adet
muhtelif elektronik eşya, 17 adet muhtelif
elektrikli eşya, 6 bin 596 kilo muhtelif gıda maddesi, 60 adet poşetli gıda maddesi,
14 bin 714 kilo bakır, 25 adet muhtelif
kozmetik malzeme, akaryakıt
kaçakçılığında kullanılan 5 bin 300 metre
boru ele geçirildiğini bildirdi.
(CİHAN)
22. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma, salonun küçük olması nedeniyle 12. Ağır Ceza
Mahkemesi'ne alındı. Duruşmaya,
tutuksuz yargılanan 7 sanık,
avukatları, daha önce davaya
"mütalaa" sunan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak ve sanık aileleri
katıldı. Cumhuriyet savcısı Murat
Veysel Sular, tüm sanıkların ayrı
ayrı beraatine karar verilmesi
yönünde mütalaa verdi, sanık
avukatlara da bu görüşe katıldıklarını beyan etti. Hakim Abdülkadir Certel, 27 sanığın tüm suçlardan beraatine hükmederken,
sanık Egemen Çinyekli'yi,
'hakaret' suçundan 8 bin 100 lira
para cezasına çarptırarak hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verdi. Certel, hakkında
yakalama kararı bulunan Efecan
Karakaş'ın dosyasını ise ayırdı.
Avukat Hatice Hande Atay, duruşma sonrasında gazetecilere,
davanın başından bu yana, henüz
esasa geçilmeden, "delillerin
hukuka aykırı yöntemlerle elde
edildiğini, bazı deliller elde
edilirken de suç işlendiğini"
söylediğini aktardı. Atay, mahkemenin kararını geç de olsa olumlu
bulduklarını bildirdi.
Dava konusu
İstanbul'daki Gezi Parkı odaklı
gelişmeler sonrasında İzmir'de 5
Haziran 2013 tarihinde Organize
Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği operasyonda, insanları yasa dışı
davranmaya teşvik eden tweetler
attıkları iddiasıyla 38 kişi gözaltına alınmıştı. aBu kişilerden 29'u
hakkında incelemenin ardından
"Halkı kanunlara uymamaya
tahrik" iddiasıyla 3'er yıl hapis
cezası istemiyle dava açılmış,
dönemin Başbakanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın da davaya "mağdur"
sıfatıyla katılma talebi mahkemece kabul edilmişti. (AA)
Suriyeli dilencilere zabıta operasyonu
Seyhan Belediyesi Zabıta ekipleri, ilçede dilenci operasyonu yaptı.
Kucağında küçük çocuklarla dilencilik yaparken yakalananların arasında
Suriyelilerin yoğunluğu dikkat çekti.
Seyhan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri yaklaşan Kurban
Bayramı öncesi şehir merkezindeki
cami önleri, sokak araları ve kavşaklarda dilencilik yapan çoğunluğu
Suriye vatandaşı olan duygu istismarcılarına yönelik operasyon
yaptı.
Dilencilik yapan kişilerin yaşları
değişkenlik gösterirken özellikle bebeklerin kullanılması dikkatlerden
kaçmadı. Yakalanan ve çoğunluğunun Suriyeli olan dilenciler zabıta
ekiplerine tepki gösterirken, bebek
sayılabilecek yaştaki çocuklarla
kadın zabıta memurları özel olarak
ilgilendi. Seyhan Belediyesi Basın
Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü,
yakalanan ve dilenmekten men
edilen kişiler hakkında yasal işlem
yapıldığını bildirilirken, dilenen
Suriyelilerin durumu ve kimlik
tespiti için yetkili birimlerle
iletişime geçildi. Bu arada dilencilerin üzerinden çıkan paraya el
konuldu. Açıklamada; Adanalılardan
gelen yoğun şikâyet üzerine operasyon gerçekleştirildiği belirtilirken operasyonların düzenli olarak devam edeceği açıklandı.
(CİHAN)
Maaşını alamayan seramik
fabrikası çalışanları
karayolunu trafiğe KAPATTI
Çankırı'nın Kurşunlu ilçesinde üretim yapan seramik fabrikasında
çalışan yaklaşık 100 işçi, ağustos
maaşlarını alamadıkları gerekçesi
ile bu sabah işbaşı yapmayarak, D
-100 Karayolu'nu trafiğe kapattı.
Eylem nedeniyle karayolunda
uzun araç kuyruğu oluştu. Polislerin işçileri ikna etmesi üzerine yol bir süre sonra trafiğe açıldı.
İşten çıkarılma korkusu ile isimlerini vermek istemeyen işçiler
eylemle ilgili şu açıklamayı yaptı:
"7 aydır maaşlarımızı alamıyoruz,
bu yüzden sürekli eylem yapıyoruz. Karşımızda bizimle muhatap
olacak kimse yok. Ne kaymakam
ne de vali bir gün gelip de, halimizi, hatırımızı sormadı. AK Parti
Milletvekili İdris Şahin geldi.
Maaşlarımızı alamadığımızı bile
bile, bize çalışın kardeşim, bir gün
olur alırsınız, dedi. Biz 6 aydır
maaş alamıyoruz. Sayın İdris
Şahin'e buradan soruyoruz, kendisi 6 ay maaş alamasa şu anki
görevini devam ettirir mi? Biz evimizden, eşimizden, çocuklarımızdan olduk. Çocuğumuzu
Tarihi
CAMİNİN
tuvaletine
üçüncü kez
giren hırsız
150 TL çaldı
okula yazdırdık, ayakkabısını alamadık, üzerine bir tane önlük alamadık. Bizim bu çektiğimiz sefilliğin cevabını başbakandan,
cumhurbaşkanından ve diğer yetkililerden bekliyoruz. Bize kimse
sahip çıkmadı. Buraya kocaman
bir fabrika koydular, sonunun ne olacağını kimse düşünmedi. Devlet
teşvikli yapıldı, dediler. Fabrikaya
malzemeyi çektiler, daha sonra bu
malzemeyi tekrar söğüt seramiğe
taşıdılar. TBMM'ye çıktık dosyalarla, şuan ki cumhurbaşkanımız
dosyaları aldı ilgileneceğini söyledi ama hiçbiri ile ilgilenilmedi.
Grev yapmadan paramızı alamıyoruz. Şimdi de yolu kestik. Polislerin zoru ile yolu tekrar açmak
zorunda kaldık. Biz paramızı almak
istiyoruz." dediler. Konuyla ilgili
fabrika yöneticileri açıklama yapmak istemedi. (CİHAN)
Tuvaletin çatısındaki bakır kaplamaları kırmayı başaramayan kimliği
belirsiz hırsız, giriş kapısındaki camı
kırarak içerideki 150 lira bozuk parayı
alarak kaçtı. Cami derneği yöneticileri
ise tarihi caminin güvenlik kamerasının çalışmadığını, yeni kameranın
ise yetkililerce söz verilmesine rağmen
takılmadığını öne sürdü. Bursa
Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi binasının hemen yanındaki Orhan Camii’nin sabah saatlerinde gelen tuvalet
işletmecisi Selim Korkmaz, giriş
kapısının ve gişe bölümünün camlarının kırık olduğunu gördü. Bunun
üzerine tuvaletlerin çevresini inceleyen Korkmaz, kulübenin üst
tarafındaki yutongların parçalandığını,
bakır kaplamaların ise kaldırıldığını
gördü. Pazar gününün hasılatı yerinde
olmayınca Korkmaz, durumu polise
bildirdi. İşletmeci Korkmaz, "İçeride
yazar kasa, televizyon vardı ama onlar
duruyor. Pazar gününden yaklaşık 150
lira bozuk para vardı. Daha önce 3
kere hırsız girmişti." dedi.
SÖZ VERİLDİ AMA
GÜVENLİK KAMERASI
TAKILMADI
Daha önceki hırsızlık olayları sonrası polislerin olay yerine gelmesine
karşın zanlıların yakalanamamasından
yakınan Gazi Orhan Cami Derneği
Muasibi Ertan Tanırgan, şunları kaydetti: "Tarihi bir caminin ürünü olan
kulübeye zarar verdiler. Daha önce de
camiden tarihi şamdanlar çalınmıştı.
Tuvalete üçüncü kez hırsız dadandı.
Üç beş kuruş için kendilerini rezil
ediyorlar işte. İktisadi işletmemiz olan
tuvaletin kulübesine polisler geliyor, ama bir türlü kimlerin yaptığı bulunamıyor. Tarihi bir caminin ürünü olan
kulübenin yutonglarını parçalıyorlar.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ricada bulunmuştuk; ‘Bir kamera monte
edin’ diye. Söz verdiler ama aylardır
kamera takmalarını bekliyoruz. Tarihi
belediye binamızın yanındaki Osmanlı’nın ilk eseri olan Orhan Camii’ne
gerekli hassasiyet gösterilmiyor. Defalarca yöneticilerimizle görüşmemize
rağmen maalesef sonuç alamıyoruz.
İnsanlar zarar veriyorlar.
Maalesef kamera yok,
kamera 5-10 bin lira
tutuyor. Tarihi
belediye binasının
yanındaki mabede
belediye söz verdi,
biz de çalışmasını
yapmadık. Belki
vatandaşlarımızdan para toplayıp
taktırabilirdik ama
en az 6 ay önce söz
verdiler. Son iki
yıldır 3 üçüncü
hırsızlık oldu." Olayla ilgili
Cumhuriyet
Savcılığı soruşturma
başlattı. (CİHAN)
""/
23 Eylül 2014 Salı
Türkiye’de hanehalkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir 29
bin 479 TL iken, ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir 13
bin 250 TL olarak hesaplandı. İstanbul Bölgesi 18 bin 248 TL ile ortalama
yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge oldu
"NTBRN?QNTKRHQG>TRNTJFKHEPTKRHQGLRNT*>*TKSITLS=S
[email protected]?9ORTND0EHENTJDBLR
[email protected]&DOKQJRT#HISIQHIQKT%EOE/
GET&#%TISOS0MNLSNTS;MKPSNSNT RPQOT6RT'SCSG
%FCEPPSOMT548.TJMPMTSOSCIMOGSHMNST?9ORTJDBLRT54+PQKT?OE/
<PSOLSTRNTJDKHRKT?RPQORTHS=Q<THFNT?OE<ISKQPROQNTIF<PSG
?RPQOLRNTSPLM:MT<SJTJDBLRT-3>3TQKRN>TRNTLDCDKT?RPQOR
HS=Q<TQPKT?OE<ISKQPROQNTIF<PSGT?RPQOLRNTSPLM:MT<SJTJDBLR
3>[email protected])ENST?9OR>THFNTJDBLRT54+PQKT?OEAENTIF<PSG
?RPQOLRNTSPLM:MT<SJ>TQPKTJDBLRT54+PQKT?OEAST?9ORT*>*TKSI
[email protected]#P?QPQT?9HIRO?RTKRNIHRPTJROPROLRT*>5>TKMOHSPTJROPROLR
QHRT3>1TFPSOSKT=RHS<[email protected] RPQOTLS:MPMGMTRCQIHQBPQK
9P;DIPROQNLRNT QNQTKSIHSJMHM+TAQOT9N7RKQTJMPST?9ORT4>445
<ESNTLDCDCTQPRT4>[email protected]
%SIHSJM>TKRNIHRPTJROPRCQGTJROPROQTQ;QNT4>.25>TKMOHSP
JROPRCQGTJROPROQTQ;QNTQHRT4>.31TFPSOSKT=RHS<PSNLM@
RPQOQNTND0EHSTLS:MPMGMNLSKQTRCQIHQBPQ:QNT?OS0QKT?9HIROQ/
GQTFPSNT!FORNBTR:OQHQNLRT&DOKQJRT?RNRPQTQ;QNTAQOT9N7RKQ
JMPST?9ORT?RPQOTLS:MPMGMNLST9NRGPQTAQOTLR:QCQGTFPGSLM:M
R:OQPROLRKQT;[email protected]&DOKQJR+LRT=SNR=SPKM
ASCMNSTLDCRNTFOISPSGSTJMPPMKTKEPPSNMPSAQPQOT?RPQOT52TAQN
-*2T&!TQKRN>TFOISPSGSTJMPPMKTRCLR:ROT=SNR=SPKM
KEPPSNMPSAQPQOT?RPQOT8.TAQNT514T&!TFPSOSKT=RHS<[email protected]#H/
ISNAEPT)9P?RHQT8(TAQNT5-(T&!TQPRTFOISPSGSTJMPPMK
RCLR:ROT=SNR=SPKMTKEPPSNMPSAQPQOT?RPQOQTRNTJDKHRKTFPSN
[email protected]&!TFOISPSGST?RPQOTQPRT)SIM
$NSLFPET)[email protected]"NTLDCDKTFOISPS/
GSJSTHS=Q<TA9P?RTQHRT3TAQNT254T&!TQPRT DNRJLF:E
$NSLFPET)[email protected]&F<PSGT?RPQOTQ;ROQHQNLRTRNT0SBPS
<SJSTJDBLRT-(>.+PDKTFOSNPST,GSSC/D7ORIT?RPQOPROQ,THS=Q<
[email protected])ENETJDBLRT82>*TQPRTHFHJSPTIOSNH0ROPROT6RTJDBLR
82>[email protected]
JDBLRT25+HQNQTRGRKPQT6RTLEP/JRIQGTSJPMKPSOMTFPECIEOLE@
"GRKPQT6RTLEP/JRIQGTSJPMKPSOMTIF<PSGT?RPQOTQ;QNLRTJDBLR
8(>5+PQKT<SJSTHS=Q<TQKRN>TLQ:ROTHFHJSPTIOSNH0ROPROQNT<SJM
JDBLRT8>[email protected]?RPQOPROQNQNTQHR
JDBLRT3*>.+DTISOMG/LMCMT?RPQOPROLRNTFPECIE@
$ $
#!!!$"##
Bursalı girişimci Kadir Yılmaz, ürettiği acılı
mısırı dünyaya satıyor. Çikolatalı ve çilekli
patlamış mısır da üreten başarılı girişimci,
meyve şurubu kullanarak çilekli,
böğürtlenli, muzlu ve limonlu pamuk
şekerini özel plastik ambalajda pazarlıyor
SGEKTCRKROQTHRKI9ODNRT544-TJMPMNLST?QOLQ:QNQTSNPSISN
%SLQOT'MPGSB>TKRC0RIIQ:QTDODNPROQT,RKROTLDNJSHM,TGSOKSHMJPS
SPLM:MT<[email protected] RNRPTDLDOD
%SLQOT'MPGSBTJS<IM:MT;SPMCGSPSOMTC9JPRTSNPSIMJFOTN7RTKD;DK
AQOT<[email protected]/
KPRNLQOQ7QTFPSOSKT=ROKRHQNTKEPPSNLM:MTKQGJSHSPTORNKPRNLQOQ7QPROQ
[email protected]$N7SKTAQOTASKIMKTKQTQNHSNPSOTAETQCIRT=SIS
JS<[email protected]<GSGSHM
?RORKIQ:QNRTQNSNLMK>TFNPSOMNTJS<IM:MT;[email protected]"NTQJQHQNQ
NSHMPTJS<SOMBTLQJRTSOSCIMOGSTJS<IMK>TBSGSNTQ;ROQHQNLRTGRJ6R
CEOE<[email protected]#CRT;[email protected]
[email protected]<SOSJS
L9NDCIDOD<[email protected])QOSBTLSTSO/?RT;SPMCGSHMTQ;QNT<SOS
AQOQKIQOQOKRNTCQGLQTLDNJST?RNRPQNLRT<[email protected]#N/
?QPIROR,JR>T!QAJS,JSTQ=OS7SITJS<[email protected]
[email protected]=Q;AQOTKQGJSHSPT6RTKSIKM
[email protected]&DGTGDCIROQPROQGQB
DODNPROQGQBLRNT;[email protected]?R;RNT?DNTISPR<
[email protected];QPRKPQ>TA9:DOIPRNPQ>TPQGFNPE>TRKCQ>
ISIPM>TNSNRPQ>TGEBPET;RCQIPROQNQNTFPLE:ENSTSNPSISNT'MPGSB>TQPK
KRBT<SIPSJSNT<SGEKTCRKROQNQTLRTKRNLQPROQNQNTDORIIQ:QNQTKSJLRIIQ@
'MPGSB>TC9JPRTKFNECIET&DGTDODNPROQGQBQTGRJ6RTCEOE<PSOMJPS
RPLRTRLQJFOEB>TJS<[email protected])R/
PQOPQTAQOTGRHS0RTSPLMKISNTHFNOSTJRNQPQKPROQNTAQBQTLS=STQPROQJR
ISCMLM:[email protected]<SNSJMOPSOLST<SGEKTCRKROQNQN
[email protected]%PSHQKTGMHMOLSNTBQJSLRTLR:QCQK
GMHMOTJS<GSKTQ;[email protected]>TORNKPQTGMHMOPSOTJS</
GSKTQ;QNT;SPMCGSTJS<[email protected]@
RJ6RPQ>TKSOSGRPPQTGMHMOTJS<IMKT6RTHFNENLSTS7MPM>TJF:EOI
;[email protected])QOTHDORTHFNOSTLS=STLSTQPROQJRT?QLRORKTHDO/
<OQBTFPS7SKTCRNQT;RCQIPROQTDORIR7R:[email protected]>
;[email protected]<HPRORT?9ORTGMHMOMNTLS=S
HS:PMKPMTFPLE:[email protected]:TFOSNM
;FKTSB>TJRLQ:QNQBTBSGSNTRPQNQBRTJS:[email protected]
MHMOMNTKRNLQHQNQTFPLE:ETQ;QNTPQ0T9BDT;FKT0SBPS>TLFPSJMHMJPS
QNHSNT6D7ELENSTJSOSOPM>TLQ:ROPROQTENLSNT6RTNQCSHISTIDOR6/
PROQNLRNTJS<MPLM:MTQ;QNT;FKTHS:PMKPMTAEPENGEJFO@%SLQOT'MPGSB>
=SPRNT&DOKQJR,NQNTLR6TGSOKRITBQN7QOPROQT6SHMISHMJPSTIDKRIQ7QJR
EPSCSNT<SIPSGMCTGMHMOT6RT<SGEKPETCRKROT;RCQIPROQNQT#N?QPIRORT6R
!QAJST?QAQTAQO;FKTDPKRJRTQ=OS;[email protected]$7MPMTGMHMOMN
ISLMNSTASKSNT6SISNLSCPSOTLST=SJSIPSOMNLSTQPKTKRBTJRLQKPROQTGMHMO
[email protected]
"CLR:ROT=SNR=SPKMTKEPPSNMPSAQPQOTGRLJSNT?RPQOQNQN
JDBLRT-4>TJDBLRT14>TJDBLRT34T6RTJDBLRT*4+Q
KEPPSNMPSOSKT0SOKPMTJFKHEPPEKTHMNMOPSOMT=RHS<PSNLM@
"CLR:ROT=SNR=SPKMTKEPPSNMPSAQPQOTGRLJSNT?RPQOQNTJDBLR
14+HQTLQKKSIRTSPMNSOSKTARPQOPRNRNTJFKHEPPEKTHMNMOMNST?9OR
[email protected]%RNIHRPT6R
KMOHSPTJROPROTQ;QNT=RHS<PSNSNTJFKHEPPEKTHMNMOPSOMNST?9OR>
KRNIHRPTJROPROLRTAETFOSNTJDBLRT8.>3TQKRN>TKMOHSPTJRO/
PROLRTJDBLRT8->.[email protected]
9OITJMPPMKT<SNRPT6ROQTKEPPSNMPSOSKT=RHS<PSNSNT,HDORK/
PQTJFKHEPPEK,TFOSNM>THFNTJMPLST6RT9N7RKQTD;TJMPLSNTRNTSB
QKQHQNLRTJFKHEPPEKTOQHKQ
SPIMNLSTFPSNPSOTFPSOSK
[email protected]
JFKHEPPE:EN
=RHS<PSNGSHMNLSTRCLR:RO
=SNR=SPKMTKEPPSNMPSAQPQOTG/
RLJSNT?RPQOQNTJDBLRT34+M
[email protected])ENS
?9OR>T5485TJMPMNLSTHDORKPQ
JFKHEPPEKTOQHKQTSPIMNLS
FPSNPSOMNTFOSNMTJDBLRT83
QKRNT548.TJMPMNLSTAETFOSN
JDBLRT8.TFPSOSK
=RHS<PSNLM@
LFPSJMTMHMNGSTHFOENE,TJSCSLM:[email protected]'DBLRT31>-+D
=SNRHQNQNTISKHQIT9LRGRPROQT6RTAFO;PSOMTKFNEITSPMGMT6R
KFNEITGSHOS0PSOMTLMCMNLSTFPLE:[email protected]'DBLR
*(>1+QT,R6LRNTEBSKISTAQOT=S0ISPMKTISIQPQ,>TJDBLRT-2+ET,ARK/
PRNGRLQKT=SO7SGSPSOMNM,T6RTJDBLRT*1>1+QT,JM<OSNGMCT6R
RHKQGQCTGFAQPJSPSOMNMTJRNQPRGRTQ=IQJS7MNM,TRKFNFGQK
NRLRNPROPRTKSOCMPSJSGSLM:[email protected]%RNLQNRTSQI
KFNEIISTFIEOSNPSOMNTFOSNMTLSTJDBLRT34>[email protected]/
NSNHSPTHMKMNIMJPSTKSOCMTKSOCMJSTFPSNTND0EHENTFOSNMTFPSOSK
ISNMGPSNSNT6RTARPQOPRNGQCT2TGSLLRLRNTRNTSBT-TISNRHQNQ
KSOCMPSJSGSGSTJSTLSTGS=OEGTFPGSTLEOEGENE
ISNMGPSJSNT,GSLLQTJFKHENPEK,TFOSNMT5485TJMPMNLSTJDBLR
12>5TQKRNT548.TJMPMNLSTJDBLRT-2>*TFPSOSKT=RHS<[email protected]
$OSCIMOGSLSTKEOEGHSP
FPGSJSNTND0EHENTJDBLR
.2>*+HQTKFNEIENLST,HMBLMOSN
;SIM>TNRGPQTLE6SOPSO>
;DODGDCT<RN7ROR
;RO;R6RHQ,T?QAQTHFOENPSO
FPLE:ENETARJSNTRIIQ@
'DBLRT-5>5+HQTFIEOLE:E
KFNEIIST,QBFPSHJFNLSN
.#,/"&'-)% %)
""#$"##
Antalya, Burdur ve Isparta
illerinin yer aldığı Batı Akdeniz'in ihracatı geçen yılın
aynı dönemine oranla
yüzde 35,9 arttı. Geçen sene
19 Eylül tarihi itibariyle 67
milyon 744 bin 660 dolar
olan ihracat, 92 milyon 82
bin 208 dolara yükseldi
%FNEJPSTQP?QPQTJSBMPMTS;MKPSGSTJS<SN
)SIMT$KLRNQBT#=OS7SI;MPSOT)QOPQ:QT'9NRIQG
%EOEPET)SCKSNMTEHIS0STSIM7M>T)SIMT$KL/
RNQBTQ=OS7SIMNMNTSOIGSHMNLSTJDBLRT*1>FOSNMNLSTSOISNTJSCTHRABRTGRJ6R
Q=OS7SIMNMNT9NRGPQTOFPTFJNSLM:MNMTH9JPRLQ@
SIM7M,NMNT6ROLQ:QTAQP?QPRORT?9ORTA9P?RLRN
82T?DNLRT58TGQPJFNT(-(TAQNT584TLFPSO
JSCTHRABRTGRJ6RTQ=OS7SIMTJS<[email protected])E
L9NRGLRT?R;RNTJMPMNTSJNMTL9NRGQNRTFOSN/
PSTJDBLRT13>2TSOIMCPST83TGQPJFNT8-5TAQN
85(TLFPSOTIEISOMNLSTJSCTGRJ6RTQ=OS7SIM
?RO;[email protected]'SCTHRABRTQ=OS7SIMTQHRTJDBLR
8.*TSOIMCTQPRT-TGQPJFNT583TAQNT(3TLFPSO
DODNHRPTASBLSTASKMPLM:MNLSTRNT0SBPSTQ=OS;
[email protected])SIMT$KLRNQB+/
LRNTJDBLRT35TSOIMCPST88TGQPJFNT1.2TAQN
251TLFPSOTIEISOMNLSTDBDGTQ=OS;TRLQPLQ@
BDGDTJDBLRT52>.TSOIMCT6RT5TGQPJFNT3-(
AQNT(41TLFPSOPMKTQ=OS7SIPSTQN7QOTISKQ<
RIIQ@"JPDPTSJMNLSTHRABRTQ=OS7SIMTQHRTJDBLR
8.*TSOIMCPST-TGQPJFNT583TAQNT(3TLFPSOS
[email protected])ETL9NRGLRTJDBLRT.18@-TFOSNMNLS
SOIMCPST8TGQPJFNT555TAQNT82TLFPSOTIEISOMNLS
LFGSIRHTQ=OS;[email protected]'SCTHRABRLRTLFGSI/
RHIRNTHFNOSTRNT0SBPSTQ=OS7SITAQAROLR
?RO;[email protected])QAROTQ=OS7SIMTJDBLRT18>2
SOIMCPST8TGQPJFNT353TAQNT3TLFPSOSTJDKHRPLQ@
[email protected]
JSCTHRABRTGRJ6RLRNTHFNOSTRNTADJDK
KSIKMJMTHS:PSJSNTENHEOPSOLSNTAQOQHQTLR
LRGQOT6RTLRGQOTLMCMTSLQTGRISPTQ=OS7SIM
[email protected]"JPDPTQIQASOQJPRTA9P?RLRNTJDBLR
188>1TSOIMCPST85TGQPJFNT..3TAQNT(54
LFPSOPMKTLRGQOT6RTLRGQOTLMCMTGRISPTQ=OS7SIM
?RO;[email protected])ETL9NRGLRT2TGQPJFNT12AQNT*13TLFPSOPMKTSPDGQNJEGTKDP;RTQ=OS7SIM
LQKKSIT;[email protected])SIMT$KLRNQBTQ=OS7SIMNLS
9NRGPQTAQOTJRORTHS=Q<TFPSNTKQGJSTQ=OS7SIM
"JPDPTSJMNLSTLSTQHIQKOSOMNMTKFOELE@'QNRTAE
L9NRGLRTJDBLRT-*>.TSOIMCPST2TGQPJFNT34(
AQNT138TLFPSOTKQGJSTQ=OS7SIMT?RO;RKPRCIQ@
$:S;TFOGSNTDODNPROQTQ=OS7SIMTQHRTJDBLR
85@-TSOIMCT6RT3TGQPJFNT22.TAQNT.-4TLFPSO
[email protected]'SCTHRABR
GRJ6RLRNTHFNOSTQKQN7QTADJDKTHRKI9OTFPSN
GSLRN7QPQKTJDBLRT8(>5TSOIMCT?RO;RKPRCIQOLQ
6RT82T?DNLRT82TGQPJFNT.85TAQNT**.TLFPSO
Q=OS7SITJS<[email protected]
.,+.(/.(..-$/.,)'.&%/
$#$"#!$##
Türkiye'de salçalık domates üretiminin yarısına yakınının elde edildiği
Karacabey Ovası'nda görülen yağışlar, bölge çiftçisini olumsuz etkiledi.Yağışlar, piyasa değeri 50 milyon lira olarak tahmin edilen yaklaşık
170 bin ton salçalık domatesin çürümesine neden oldu
Türkiye'nin salçalık domates üretiminin
yaklaşık yarısının karşılandığı Karacabey
Ovası'nda, son günlerde etkili olan aşırı
yağış, piyasa değeri 50 milyon lira olarak
tahmin edilen yaklaşık 170 bin ton
salçalık domatesin çürümesine yol
açtı.Ovada 85 bin dekar alanda ekili domatesin sadece 55 bin dekarının hasat
edilebildiği, kalan 30 bin dekara çamurlu
zemin yüzünden hasat makinelerinin
giremediği, çürümeye terk edilen ürünün
tarım işçileriyle en fazla yüzde 10'unun
kurtarılabileceği bildirildi. Karacabey Ziraat Odası Meclis Başkanı Nuri Karaca,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl
yağışlı havalar ve yüksek nem yüzünden
sezon başında bir tür mantar hastalığı
"mildiyö"nün görüldüğünü, aynı nedenle
ekimlerin de geç yapıldığını hatırlattı. Ovadaki dekar başına üretim
ortalamasının normalde 8-9 bin ton
olduğunu ancak yaşanan sıkıntılar nedeniyle bunun 5-5,5 tona düşeceğini tahmin ettiklerini belirten Karaca, son günlerde etkili olan aşırı yağışların ise ilçe
çiftçisini perişan ettiğini dile getirdi.
Karaca, özellikle 17 Eylül'de metrekareye
55 kilogram yağış düştüğünü kaydederek, "Zaten düşük düzeyde beklenen
rekolte, son yağışların ardından dekar
başına 4 bin ton hatta bunun altına bile
düşebilir" dedi.Salçalık domates üreticisinin kaybının boyutlarına dikkati
çeken Karaca, şöyle konuştu: "Bu yıl
toplam 85 bin dekar alanda
gerçekleştirilen domates ekiminin ancak
55 bin dekarının hasadı
tamamlanabilmişti. 30 bin dekar alandaki
yaklaşık 170 bin ton olgunlaşmış domates çürümeye terk edildi. Çamur
içindeki domates tarlalarına hasat
makinesi giremiyor. Tarım
işçileriyle en fazla yüzde 10'u
kurtarılabilir. Çürümeye terk edilen
salçalık domatesin piyasa değeri
yaklaşık 50 milyon lira. Stoklar da
eridi. Yurtdışından ve yurtiçinden
çok büyük bir salça talebi var. Salça
fiyatları bu sene çok yüksek
seyreder."Sigorta şirketlerinin, aşırı
yağışlardan kaynaklanan zararları
sigorta kapsamına
almadığını, dolu ve
va taşkın gibi
doğal afetleri kabul ettiğine
değinen Karaca,
salçalık domates
tarımının
sürdürülebilir olmaktan çıkmaması
için bir şeyler
yapılması gerektiğini vurguladı.
Karaca, aşırı yağış ve hastalık
riskinin de sigorta kapsamına
alınması gerektiğini anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:"İlk aşamada
tespitler yapılıp, Ziraat Bankası, Tarım
Kredi Kooperatifleri gibi tarımsal kurumlara olan çiftçi borçlarının en az 5 yıl faizsiz ertelenmesi, çiftçinin sulama birliklerine, elektrik dağıtım şirketlerine ve diğer
birliklere olan borçlarının
devlet tarafından
sübvanse edilerek taksitlendirilmesi
gerekmektedir. Tarımsal
sigorta
yağış riskini
kabul etmemektedir.
Bütün ürünlerde yağış ve
hastalık riskinin
sigorta kapsamına
alınması sağlanmalıdır.
İlçemizde tam bir dram
yaşanmaktadır. Tüm yetkilileri ve siyasileri çare bulmaya davet ediyoruz."Karaca, Türkiye Ziraat Odaları Birliği
Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'ın yarın
ilçeye geleceğini ve zarar gören üreticileri ziyaret ederek incelemelerde
bulunacaklarını sözlerine ekledi.(AA)
231Şubat
Eylül 2014
2013Salı
Perşembe
G-20 bakanları,"Küresel ekonomideki büyüme, düzensiz bir şekilde sürüyor ve yeterince istihdam oluşturulmasında gereken hızın altında kalıyor.Merkez bankaları görevleriyle
tutarlı bir şekilde deflasyonist baskıları zamanında ele almalı"şeklinde konuştu
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan,
Avustralya'nın Cairns şehrinde düzenlenen
G-20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları
Toplantısı'nın ikinci günündeki oturumlara
katıldı. G-20 Bakanlar ve Merkez Bankası
Başkanları Toplantısı'nda Ali Babacan ile birlikte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
(TCMB) Başkanı Erdem Başçı da hazır bulundu. TCMB ve Hazine'den geniş katılımlı bir
heyet de etkinliğe eşlik etti.Babacan ve
Başçı, Türkiye'nin G-20'nin gelecek dönem
başkanı olması ve G20'nin temel yönlendirme mekanizması üçlü yapı troyka
içinde yer alması dolayısıyla, toplantılarda
mevcut dönem başkanı Avustralya'nın
hemen yanında yer aldı.Bu yıl G-20
bakanları düzeyinde yapılan üçüncü
toplantıda, G-20 bakanları, 15-16 Kasım
2014 tarihlerinde gerçekleşecek Brisbane
Liderler Zirvesi öncesinde gündemde yer
alan konulara ilişkin değerlendirmelerde
bulundu.Toplantı kapsamında küresel
ekonomik gelişmeler, G-20
büyüme stratejileri, yatırım
ve altyapı, finansal
düzenlemeler ve
uluslararası vergi
konuları farklı oturumlarda ele alındı.
Oturumlar basına
kapalı
gerçekleştirildi.G20 toplantısında,
katılımcı bakan
ve yöneticilerle
ikili görüşmeler
de gerçekleştiren
Babacan, ayrıca
G-20'nin iş
dünyası, sivil
toplum, düşünce
kuruluşları ve
gençlere yönelik
etkileşim grupları
olan B-20, L-20,
C-20, T-20 ve Y20'nin G-20 gündemine ilişkin politika
tavsiyelerini paylaştığı oturu-
ma katıldı. Babacan ve beraberindeki heyet,
toplantının ardından Avustralya'dan ayrıldı.G20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları
Toplantısı, 1 Aralık 2014 tarihi itibariyle G-20
Dönem Başkanlığı'nı üstlenecek olan
Türkiye'nin hazırlıkları
bağlamında görüş
alışverişinde
bulunulmasına önemli bir zemin
sağladı.Türkiye ile
birlikte Arjantin,
Avustralya, Brezilya,
Kanada, Çin, Fransa,
Almanya, Endonezya,
Hindistan, İtalya,
Japonya, Meksika,
Yeni Zelanda, Güney
Kore, Rusya, Suudi
Arabistan, Singapur,
Güney Afrika, İspanya,
Birleşik Krallık ve ABD'nin ilgili bakanları ile
merkez bankası
başkanlarının katıldığı
toplantıda, Myanmar da
temsil
edildi.Toplantıya,
Avrupa Komisyonu Ekonomik
ve Parasal
İşlerden Sorumlu Başkan
Yardımcısı
Jyrki
Katainen,
Uluslararası
Para Fonu
(IMF)
Başkanı
Christine
Lagarde,
Ekonomik
İşbirliği ve Kalkınma
Örgütü (OECD) Başkanı Angel Gurria, Dünya
Bankası Başkanı Jim Yong Kim, Avrupa
Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Benoit
Coeure, Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik
Kalkınmadan Sorumlu Sekreter Yardımcısı
Shamshad Akhtar da katıldı. G-20
toplantısında ayrıca Afrika Birliği, Finansal İstikrar Kurulu'ndan temsilciler de yer aldı.G-20
Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları
Toplantısı'nın ardından yayınlanan bildiride,
küresel ekonomideki büyümenin
düzensizliğinin sürdüğüne ve yeterince istihdam oluşturulmasında gereken hızın altında
kaldığına işaret edildi.Finansal piyasalarda
aşağı yönlü risklerin ve jeopolitik tansiyonun
devam ettiği belirtilen bildiride, ülke
ekonomilerini bu risklerden korumak ve istihdam oluşturabilmek için güçlü, sürdürülebilir
ve dengeli bir büyüme ile sağlam finansal
sektörlere ihtiyaç olduğu vurgulandı.Bildiride, gelişmiş ülkelerde uygulanan para
politikalarının ekonomik iyileşmeyi desteklemeye devam ettiği ve merkez bankalarının
görevleriyle tutarlı bir şekilde deflasyonist
baskıları zamanında ele almaları gerektiği ifade edildi.Büyüme için mali stratejilerin
katkısını artırmaya yönelik olarak vergi ve
hükümet harcamalarının kalitesi ve kompozisyonunda değişikliklerin gerekli
olduğunun kabul edildiği bildiride, talep artışı
ve büyüme için yatırımların kritik bir önemi
olduğu kaydedildi.Büyümeye katkı sunan
ekonomik esneklik ve mali stratejileri
destekleyen bir vergi sistemiyle, sınır ötesi
vergi kaçakçılığı konusunda küresel mücadelenin desteklendiği açıklanan bildiride,
"Vergi politikalarının etkisinin ve hükümet
harcamalarının kompozisyonun büyüme
sonuçları üzerindeki etkisini incelemek
üzere IMF'nin diğer ilgili uluslararası organizasyonlarla da işbirliği içinde OECD ile
çalışmasını öneriyoruz. IMF, Dünya Bankası
ve OECD, ilgili diğer uluslararası organizasyonlarla birlikte KOBİ'lere ve
altyapı projelerine daha ileri
düzeyde destek sağlayabilecek finansal enstrumanların geliştirilmesi
konusunda birlikte çalışmalı" ifadelerine yer verildi.(AA)
Çin'in en zengin adamı olan Jack Ma, yüz milyonlarca gence esin kaynağı oldu.Ma ve
ekibi, online ticarete sadece 100 bin dolar sermaye ile başladı.Dünyanın dört bir
yanından milyonlarca kişiye hizmet veren Alibaba'nın yıllık cirosu 300 milyar doları aştı
-ULLVSVRUTUX9WSNWXWR?XVOVRVNXOFTMWXPWRU9UTUTXVTXHFMFN
HGRLWXWAQSQKSWRQTOWTXHURUTUXMW;WTX2UTSUXVSVNPRGTUNXPUEWRVP
OVDUX6SUHWHW=TQTXNJRJEJLJXWENX7W=TQTX9WMWPX9UNWMVLU>XVT
[email protected]
OGCJLJTOWNUXQEUWTBXVMWSVPUTVXHWCSQX)JSWMEQTXN<MFTOV
OFTMWMWXBVSVTXDVXVCUPUKX9WMWPQTOWXNWMOWXOVCVRXHWIWRQ
B<LPVRVKVMVTX7W>XNJROJCJXIURNVPXDVXUTPVRTVP
OFTMWLQTOWNUXHWIWRQSWRQMSWXOFTMWOWXVTXAGNXNGTJIJSWT
[email protected])VTVSSUNSVX9GSOUTBSVRUXUSVX8WRNSQ
LVNP<RSVROVXMWPQRQKXMW;KWMQXPVREU9XVOVTX2UTSU
UIWOWKSWRQTOWTX8WRNSQXHURXMGSXU?SVMVTX7W>XGSJIPJROJCJ
LWTWSXWSQIDVRUIXDVXLWTWSXPUEWRVPXNGTLV;PUMSVXLWOVEVXWRWEQSQN
MW;WRWNXJSWIPQCQX.3XKUSMWRX"::XKUSMGTX65 XOGSWRQ
[email protected]$UEWRVPUXLWTWS
WSVKVXPWIQMWRWNXHFMFNXHWIWRQXNW?WTWTXWENX7W>X300(=PV
FSNVTUTXBFTVMOGCJLJTOWNUX-WTBEGJXNVTPUTOVXVIUXDV
HURNWAXWRNWOWIQXUSVX2UT=UTXUSNXUTPVRTVPXIURNVPSVRUTOVTX12UT
+WRQX+WM8WLQ1TQXNJROJXDVXFAXMQSOWX3XKUSMGTXOGSWR
NW?WTOQ@,TPVRTVPXDVXPUEWRVPUXHURSVIPURKVNPVXJLPWSWIWTX7WXDV
VNUHU>X300XMQSQTOWXHWINVTPXVNUT=OVXUP9WSWP4U9RWEWP>X8JWR
DVRUSVRUXDVXHVT?VRUX;SWP8GRKSWRQXHWRQTOQRWTXHURAGNXOVDSVP
[email protected]=OVXUTLWTSWRQXUTPVR4
TVPXF?VRUTOVT>XBVRAVNXHURXOFNNWTXWAKWOWTXKWSXWSQ;XLWP4
KWMW>X<OVKVXMW;KWMWXDVXWSQEQSWRSWXHJSJIPJRKWMWXWSQIPQRWT
[email protected]
LQTWDSWRQTOWXFLPXFLPVXUNUXNV?XHWIWRQLQ?XGSWTXDVXWTEWN
FAFTEFXOVTVKVLUTOVXOFIFNX;JWTSQXHURXFTUDVRLUPVOVXUNU
LVTVSUNXMFNLVNXVCUPUKX;RGBRWKQTWXBURVHUSKVMUXHWIWRWT
7W>X6SUHWHW=TQTXPVKVSUTUX3000=OWXLWOVEVX3::XHUTXOGSWRXLVR4
[email protected]/QRNX-WRWKUSVR1
KWLWSQTOWTXWSWTXIURNVP>XOFTMWTQTXO<RPXHURXN<IVLUTOVT
PUEWRVPXMW;KWNXULPVMVTXUTLWTSWRQXHURXWRWMWXBVPUROU@+VRDVPUTU
NQLWXLFRVOVXNWPSWMWTX16SUHWHW1X7W>X$WGHWGXWOSQXVSVNPRGTUN
WSQIDVRUIXLUPVLUXDVX6SU;WMXWOSQXVSVNPRGTUNX<OVKVXLULPVKUMSV
2UT=OVXWOVPWXHURXV8LWTVX9WSUTVXBVSOU@ FTMWXBVTVSUTOVX.
HUTXAWSQIWTXDVX3:XHUTOVTX8W?SWXGRPWNXIURNVPXUSVXLWTWSXWSVKOV
9WMWSSVRUTUTX<PVLUTVXJSWIWTX7W>X3(XEWNX.:3'=PV
6SUHWHW=TQTXFLPXM<TVPUEUSUCUTOVTXULPU8WXVOVRVNXMVRUTU
BVTASVRVXHQRWNPQCQTQXWAQNSWOQ@-WSVTX6SUHWHWX-GSOUTBX%<TV4
PUKX/JRJSJXHWINWTSQCQTQXMFRFPVTXDVX1,TPVRTVPXWOWK1XGSWRWN
PWTQTWTXWENX7W>X2UT=OVXDVXOFTMWOWX9WMWSSVRUTUTX;VIUTOVT
NGIWTX3::XKUSMGTSWREWXBVTEVX<[email protected]>XNWPQSOQCQ
NGT8VRWTLXDVXPG;SWTPQSWROWXLQNXLQNX15VTXMW;WHUSOUMLVK
BFTFKF?XBVTASVRUTUTXMF?OVX":=UXOVXHWIWRWHUSUR1XOUMVRVN
[email protected]%<TVPUEUSUN
B<RVDUTUXHQRWNPQNPWTXLGTRWX2UT=UTXVTX<TVKSUXLGRJTSWRQTOWT
HURUXGSWTXAVDRVXNURSUSUCUTVXNWRIQXKFEWOVSVXHWISWPWTX7W>X1OW4
9WXMVIUSXHURX2UTXUAUT1XWPJRVXGTLVRDWTEMX<RBFPFTFT
2UT=OVNUXM<TVPUKXNJRJSJXHWINWTSQCQTQXFLPSVTOU@ FTMWTQT
VTXHFMFNXVSVNPRGTUNXPUEWRVPXIURNVPSVRUTOVTXHURUXGSWTXV4PUEWRVP
IURNVPUX6SUHWHW=TQTXPVKVSU>X3000=OWX2UT=UTXQEUWTBXVMWSV4
PUTUTXHWINVTPUX-WTBEGJ=OWX2UTSUXFRVPUEUX8URKWSWRQXOFTMWTQT
8WRNSQXTGNPWSWRQTOWNUXPVOWRUNAUSVRSVXWRWEQLQ?XHJSJIPJRKWN
[email protected]::XHUTXOGSWRSQNXLVRKWMVXUSV
[email protected]=JTXHJBFTX6SUHWHWX)RGJ;XWOQXWSPQTOW>
65 =OVTX)FTVMX/GRV=MV>X-UTOULPWT=OWTX,TBUSPVRV=MV
MWNSWIQNX":XFSNVOVX.:XHUTUTXF?VRUTOVXAWSQIWTQXDVX3:XHUTOVT
8W?SWXUIXGRPWCQXHJSJTJMGR@&SVNPRGTUNPVTXKWNUTVMVX:X8WRNSQ
NWPVBGRUOV>X30:XFSNVOVTXWSQEQXDVXLWPQEQTQTXUSVPUIUKV
BVAVHUSOUCUXNFRVLVSXPG;PWTXLWPQIX;SWP8GRKJX6SUHWHW>XKUSMGT4
SWREWXWSQEQXDVXLWPQEQMWX9U?KVPXDVRUMGR@'>(XKUSMGTJXWINQT
IURNVPUTX8WWSUMVPXB<LPVROUCUX6SUHWHW=TQTXMQSSQNXEURGLJX'::
[email protected]
Madencilik sektörü temsilcileri, torba yasadan
sonra 5 bine yakın
madencinin işsiz
kaldığını, bir o kadarının
da işsiz kalmak üzere
olduğunu söyledi.Soma’daki maden
faciasında 301 kişi
hayatını kaybedince torba yasaya madencilikle
ilgili maddeler eklendi
5JXWMXAQNWRQSWTXPGRHWXMWLW>XKWOVT
UISVPKVSVRUTUTXKWSUMVPUTUXWRPQROQ@
7WSUMVPSVRXWRPQTEWX#GTBJSOWN*PWX..>
&RKVTVN=PVX0>X)VOU?=OVXXKWOVTXGEWCQ
[email protected]
GEWNSWRQTQTXOWXFRVPUKVXWRWXDVRKVLUT4
[email protected]+VNP<RXPVKLUSEUSVRU>
PGRHWXMWLWMWXPV;NUXB<LPVRUMGR>XMWLWOWNU
9WPWSWRQTXOF?VSPUSKVLUTUXULPUMGR@&BV
7WOVTX,9RWEWPAQSWRX5URSUCUX5WINWTQ
7VDSFPX/WMW>X1JXWTOWX+GKWXH<SBVLU
[email protected]#GTBJSOWN*PWX(XHUTXNUIUTUT
[email protected]
NUIUSUNXUIAUXWRNWOWISWRQKQ?XHVNSVKVOV@
%VTUOVTXHURXOF?VTSVKVXDVXUMUSVIPURKV
GSKW?LWXHVTUKXNUIULVSXU?SVTUKX+GKW*4
OWXOWX#GTBJSOWNX<RTVCUTOVXGSOJCJ
BUHUXHW?QXNQLQPSWKWSWRXDVXUIXAQNQISWRQXG4
[email protected]@X/WMW>XKWOVTEUSVRUT>
=%WXMVTUOVTX8UMWPXRVDU?MGTJTW
BUOVEVCU?XMWXOWXNW;QMWXNUSUPXDJRJ;
BUOVEVCU?=XOVOUNSVRUTUXWNPWROQ@)VTVS
7WOVTX,IX5WINWTQX&MF;X6SWHWIXULV
PW9KUTVTX'XHUTX(::XNUIUTUTXUIPVT
AQNWRQSOQCQTQ>XNQIXIWRPSWRQTQTXMWNSWIPQCQ
O<TVKOVXKWOVTEUSVRUTXUILU?
NWSKWSWRQTOWTXMWTWXGSKWOQNSWRQTQXU4
[email protected]$GRHWXMWLWMWXB<RVXMVRXWSPQTOW
KWOVTXUIUTOVXAWSQIWTSWRWXWLBWRUXFERVPUT
UNUXNWPQTOWTXWIWCQMWXKWWI
DVRUSVKVMVEVCUTUX9WPQRSWPWTX6SWHWI>
#GTBJSOWN*PWXLW9WOWXAWSQIWTX..
IURNVPPVTX.3=UTUTXN<KFRXFRVPUK
KWSUMVPSVRUTUXWRPQROQCQXBVRVNAVLUMSVXFRV4
[email protected]
AWSQIWTSWRQTWXNQOVKXPW?KUTWPSWRQTQX<OV4
KVNXULPVOUCUTUXL<MSVMVRVNXPVHSUBWP
UK?WSWPPQCQTQXNWMOVOVTX6SWHWI>
OUCVRSVRUTUTXAWSQIWTSWRQTQXFERVPLU?XU?TV
[email protected]&MF;X6SWHWI>XUNU
WLBWRUXFERVPXJMBJSWKWLQTOWTXPWDU?XDVR4
USKVOVTXA<?FKXMGSJXHJSJTKWLQTQXPWSV;
[email protected]+VNP<RFX5WINWTSQN
/GTLVMUX5URSUCUX5WINWTQX,LKVP
/WLW;GCSJ>XLGTXO<TVKOVXMW;QSWT
HURAGNXVMSVKUTXLUMWLWSX9VLW;SWRSWXVSV
[email protected]=+GKW*OWX8WEUW
MWIWTOQ>XUIXBFDVTSUCUXNGTJLJTOWXMWLW
AQNWRWSQK>XBFDVTSUX9WSVXBVPURVSUK=
OVTOUCUTUXNWMOVOVTX/WLW;GCSJ>XI<MSV
OVDWKXVPPUX/WTJTJXB<RFMGRLJTJ?@
TJTXUAUTOVXKWOVTEUTUTXMVRXWSPQ
BFDVTSUCUTUXLWCSWMWTXOF?VTSVKVXDWR
KQ!X)VAUEU>XLUMWLWS>XKWOOUXWDWTPWSWR
LWCSWKWNXUAUTXMWLWOWXOF?VTSVKVSVR
[email protected],TLWTSWRX<SFMGRXLVTXHJTJXKWOOU
UKNWTSWRSWXLWCSWKWMWXAWSQIQMGRLJT@
5JTJTXWTSWKQXTVOUR!XSAFLF?>XNUPW;LQ?
[email protected]
[email protected]
UTIWSSW9XAQNWRXHJTJXOF?VSPVKVMV
[email protected]%VRXWSPQTOWXAWSQIKWXLFRVLUTUTX
LWWPVXUTOURUSKVLUTUXVSVIPURVT
/WLW;GCSJ>XAWSQIKWXLFRVLUTU
NQLWSPKWTQTXMVRXWSPQTOWNUXBFDVTSUCU
LWCSWKWMWEWCQTQ>XUIDVRVTVXNFS8VP
[email protected]/WLW;GCSJ>
IJTSWRQXNWMOVPPUX5JXNWOWRXKWTPQNLQ?
UISVRXMW;QSQRXKQ!X6SKWTMW=OWX;GPWLMJK
[email protected]'::XKVPRV
[email protected]"
[email protected](::XKVPRVXWIWCQXUTVTUTXAWSQIKW
[email protected]<MSVXHURXIVM!
-VRXUISVPKVTUTXVNGTGKULUX8WRNSQOQR@
[email protected]
NFS8VPXBVPURVEVNPURXHJXOF?VTSVKV@
7WOVTEUSUCUTX$FRNUMV*OVXNFAFSKVLUTV
[email protected],ILU?SUCU
WRPQRKWLQTQTXMWTQXLQRWXHJXMWLW
$FRNUMV*TUTXVNGTGKULUTVXDJRJSWTXHUR
OWRHVXGSWEWNPQR@
Eylül 2013
2014 Perşembe
Salı
23
1Şubat
,43SFNJP2NSFPOORD+R<POPS!IHKV[!IYU?[(3MRZ
:Z>XZLSWSW[JXUXVQXFX[VZGMVPWPW[HXIUYWTXDXWX?
$PRCPVJZFQZWUSDS[[email protected][BW>YLX[LXNZLX[LMWP@[TMDPVPV
TXNY[QZJPU[YTXURYTXDXWX?[ZVTSWTZW[6[2DPLOML7OZ[OYLUXR
YTXUYW[EYVLXNMWPWPW[HYVX[EYVXUXG[TKIYUORY[OZUYG
YTXUTXDXWX[ZW>ZQ[JP[OZUYGOYW[VZCZOLSI[MUZW[JXUXVQXFXUYV>Y?
QYWTXUYVXWTYW[XLOYWYW[BIY[NBWYUXQ[YLZLUS[TYDXFXQUXQUYVX
NZGRZTZW?[CZISVUZTSQUZVS[VZGMVPW[ZLUSWTZ[LZTSQ[QZUZVZQ
%[ NUKU7TY[VZGMVP[OYLUXR[YOOXQUYVXWX?[VZGMVPW[YEVZQ
QZNSOOZW[[email protected]?[ZW>ZQ[JPWZ[VZDRYW[&[CZ:OZ
JMNPW>Z[HXIUYWTXDXWX[JPWTZW[[HKW[BW>Y[SLVZVUZ[LBNUYT=
XRA[1XRTX[TY?[%[ NUKU[HKWK[YEVZQ[QZNSOOZW[[email protected][EY[XQX
CZ:OZ[JMNPW>Z[HXIUYWRYQ[XLOYWYW[JP[VZGMVPW[ZGZV[OMGZV
TZEZ[TMLNZLSWZ[HBWTYVXUTXDXWX[CYGXRXI[JXUXNMVPIA[<P
XTTXZUZVSRSW[JZLSWTZ[NYV[ZURZLSWSW[CYRYW[ZVTSWTZW[JP
VZGMV['TZEZ[TMLNZLSWZ[CZEZUY8[XJZVYLX[KLOKWY[NZISUZVZQ
TMLNZLSWZ[HBWTYVXUTXA
>E-GES;[email protected]
M-MBS>E>E:;IGQI
0MWPNUZ[XUHXUX[[email protected][CZ:OZ[EYVTXDXR[LMVP[BWYV=
HYLXWY[EYVXUY>YQ[>YEZGOZ[TZ[JP[OZVXCUYV[YUJYOOY[NYV[ZUZ=
>ZQA[ZOYW[QMWP[CZQQSWTZ[NYOQXUXUYVXW[LPLQPWUPDP[MVOZ=
TZA[4TTXZUZVSRSISW[KIYVXWY[QXRLY[@SQSG[TZ['NMQ[JBNUY[JXV
FYN?[MURZRSFOSV8[FYQUXWTY[>YEZG[EYVYRYTX[JXUYA[<P[LMW
TYVY>Y[BWYRUX[XTTXZUZVS[HBVRYRXF?[TPNRZRSF[MUZRZ=
IUZVA[ZOYW?[[ZNTSV[JYQUYWYW[VZGMVPW[JXIXR[JP
XTTXZUZVS[Z@SQUZRZRSITZW[JXV[HKW[LMWVZ[TMLNZNZ
HXVRYLX[CYV[FYNX[Z@SQ@Z[MVOZNZ[QMNPNMVA[
IQ3;IEBS;I6Q:QSH;:@EES
*KI-KHGKIMS*M1GKFKHSM>6K@MGKI
<P[LMW[TYVY>Y[BWYRUX[OYLGXOUYVX[MVOZNZ[QMNZW[JP[VZ=
GMV[ZTYOZ['LPRYW[ZUOS8[YTXURYQ[XLOYWTXA[IYVXWTY
TYDXFXQUXQ[NZGSURZLS[XLOYWTXA[*KWQK[JXUXNMVUZVTS[QX?[VZGMV
JXVXUYVXWY[TMQPWZ>ZQ?[NKQLYQ[VZQSRUS[OYGYUYVTYQX[JXVX=
UYVXWX[VZCZOLSI[YTY>YQOXA[ZOYW[JXUXVQXFX[VZGMVP[TZ[OKR
HYV@YDX[MUTPDP[HXJX[MVOZNZ[QMNRPF)[3XNZLYOOYW?
JKVMQVZLXNY?[XFEYVYWY[QZTZV[OKR[LP@UPUZV?[OKR[QPLPVUZV
OYQ[OYQ[LSVZUZWRSFA[,FOY[ZNUZVTSV[JPWP[HXIUYRYNY
@ZUSFSNMVUZVRSF)[+XIUYRYQ[XLOYTXQUYVX?[QXRLYWXW
HBVRYLXWX[XLOYRYTXQUYVX[VZGMVP[JPHKW[CYGXRXI[MQPTPQA
<PHKW[QZIZWSW[KIYVXWTYW[WYVYTYNLY[?%[ZN[HY@OXA
2@SQUZWZW[JP[VZGMV?[3MRZ8TZ[CKQKRYOXW[XTTXZ[YOOXDXWXW
ZQLXWY[JXV[':SOVZO8[TYDXU[JKNKQ[JXV[XCRZU[CZOOZ[QZLSO
MUTPDPWP[MVOZNZ[QMNPNMVA[<XV[>XWZNYO?[JXV[QZOUXZR
MUTPDPWP[HBIUYV[BWKWY[LYVXNMVA[<P[QZIZ[BWUYWYJXUXVTXA
!WUYWYRYTXA[*KWQK[BWUYR[ZUSWRZTSA[#YR[&/6/[NSUSWTZ
QPVPUZW[;ZTYW[2VZFOSVRZ[0MRXLNMWP[CYR[TY[9YEUYO
9YWYOUYRY[0PVPUP[VZGMVUZVS?[TXDYV[OKR[VZGMVUZV
3MRZ8NS?[JP[JBUHYNX[TY:ZUZV>Z[PNZVTSA[XOYQXR?[JXUXVQXFX
VZGMVPWZ[HBVY[TY[JP[:Z>XZTZW[XUHXUX[<ZQZWUZV[TZ[?
5KVQXNY[<KNKQ[;XUUYO[;Y>UXLX[TY[LMVPRUPA[#KQKRYO?
6[;ZNSL8SW[ZVTSWTZW[LKVYQUX[FP[FYQXUTY[QYWTXWX
LZEPWTP[';YEIPZOSRSI[OZR?[JXI[LP@LPIPI[ZRZ
XFEYVYWUYV[RYEIPZOZ[PNRPNMV)8[-NLZ[JXUXVQXFX[VZGMVP
JPWPW[OZR[ZQLXWX[LBNUKNMVA[<ZQSW[WY[TXNMV[+YVYQ
&/6/[NSUS[;ZTYW[2VZFOSVRZ[0MRXLNMWP8WPW
HYVYQLY[9YEUYO[9YWYOUYRY[0PVPUP[VZGMVUZVSWSW
BWYVXUYVX[WY[RYEIPZZOOZ[WY[TY[HYV@YQ[CZNZOOZ
NYV[JPURPFOPV)[3N:A66
@Q4QSQ1GQSHFISM-MBS
!$S,QBS>88IGQB@8
3MRZ[#MUTXWH7XW[&/6/7TZ[[RZTYWX
ZUSW>Z[QSLZ[LKVYTY[@MQ[:ZIUZ[KVYOXR[NZG=
RZ[RZWOSDS[HKOOKDK[EY[XF[HKEYWUXDXWX
OYCUXQYNY[ZOOSDS[VZ=
GMVTZ
QZNSOUSA[*ZUSFZWUZVZ[EYV=
XUYW[HZI[RZLQYUYVXWXW[QMW=
OVMU[QZNSOUZVS[TKIYWUX[MUZVZQ
NZGSURZRSFA[#ZEZUZWTSVRZ
GUZWS[CX@
HKW>YUUYWRYRXF?[XUQ
CZUXNUY[QPUUZWSURSFA[->ZQOZ?
JZIS[EZVTXNZUZVZ[ZXO[HZI
BU@KR[LMWP@UZVS?[HZI
BU@KRK[NZGSURZTZW[VZLO=
HYUY[TMUTPVPURPF[CZOOZ
(
%)* '*"!) ("#)#
'$'*"%'*$')
'*$##)$(*&!&! ((
QHS3NLDPS*RJRO
9N<NJS:NLC?A(?2?
FR7ARDSQOPS/N7PJ
$!$S05JC5LS8/M@PJ
ROPJCRSD=D=ONJS
65L<SCP&O'ANDS+RS
LR7PJRORLPJ
<=LDNL?OAN2?JCNJ
ARAJ=JS'OC=<ONL?J?
2%.ORCP
1ZCXW?[HYVYQ[JBUHYTY[HYVYQ
TKWNZTZ[EZV[MUZW[LMVPWUZVS
@BIRYTY[5KVQXNY7WXW[TYWQUYR
TSFSWTZ[OPOPUZRZNZ>ZDSWS?
5KVQXNY7WXW[TYWQUYRTY[MURZTSDS
CX@JXV[LMVPWPW[@BIKUYRYNY>YDXWX
LZEPWTPA[;YCRYO[2UX[1ZCXW?
0ZVZJKQ7KW[3Z:VZWJMUP[XU@YLXWTY
JP[NSU[6%8XW>XLX[TKIYWUYWYW[2UOSW
3Z:VZW[<YUHYLYU[XUR[YLOXEZUX
BTKU[OBVYWXWY[QZOSUTSA[1ZCXW?[JPVZ=
TZ[HZIYOY>XUYVY[,149[BVHKOKWKW
YUXWTY[VYCXW[OPOPUZW[5KVQ[TXGUMRZO
EY[EZOZWTZFUZVSWSW[QPVOZVSURZLS
QMWPLPWTZ[Z@SQUZRZUZVTZ[JPUPW=
TPA[6/6[HKWTKV[,1497XW[YUXWTY[OP=
OPUZW[5KVQ[TXGUMRZO[EY[VYCXWYUYVXW
QPVOZVSURZLSWTZW[RYRWPW
MUTPQUZVSWS[TXUY[HYOXVYW
1ZCXW?["5KVQXNY
$PRCPVXNYOX[TYEUYOX[EY
CKQKRYOX[@MQ[XW>Y[JXV
GMUXOXQZ[OZQXG[YTYVYQ?
CX@JXVXWXW[JPVWP[TZCX
QZWZRZTZW[MWUZVSW[NPVTZ
HYOXVXUXFXWX
JZFZVRSFOSVA
*KWQK
,149[TY=
WYW[OYVBV
BVHKOKWKW[NZGOSQUZVS?[TKWNZ[QZ=
RPMNPWZ[NZWLSNZW[X>VZZOUZVS[@MQ
OYCUXQYUX[JXV[BVHKO[MUTPDPWP[HBL=
OYVXNMVA[<BNUYLX[JXV[BVHKOKW[YUXW=
TYW[OYVYNZDTZW[QSU[@YQYV[HXJX[6/6
HKW[LMWVZ[TZ[MULZ
EZOZWTZFUZVSRSISW[5KVQXNY7NY
HYOXVXURXF[MURZLS[5KVQXNY7WXW?
5KVQXNY[$PRCPVXNYOX7WXW
JKNKQUKDKWK[HBLOYVXV?[JBUHYTYQX
YOQXWUXDXWX[HBLOYVXVA[1PWP[QXRLY
PWPORZLSW[+YVYQ[JBUHYRXITY
HYVYQ[TKWNZTZ[EZV[MUZW[LMVPWUZVS
@BIRYTY[5KVQXNY[TYWQUYR[TSFSWTZ
OPOPUZRZIA[5KVQXNY7WXW[TYWQUYRTY
MURZTSDS[CX@JXV[LMVPW[@BIKUYRYIA
-[JZQSRTZW[JPWTZW[LMWVZQX
LKVY@UYVTY[YDYV[TKWNZTZ[CPIPV[EY
JZVSF[XLOXNMVLZQ?[5KVQXNYLXI
MURZNZ>ZDSWS[CYVQYL[HBVRYUXA[Y
JPWP[OZQTXV[YORYUXA"[FYQUXWTY
TYDYVUYWTXVRYTY[JPUPWTPA[
"9EB@QBS>;BIQHM
*KGM/FKGKIM
9Q/9QHQB8F81SHQFE
;:ESMGKS3Q:GQ/Q,QH"
7,149[BVHKOKWY[JXV[MGYVZLNMW[M=
UZJXUXV[RX7[LMVPLPWZ[1ZCXW?
"-WUZVS[CYG[JXVUXQOY[HBVY>YDXIA
5KVQXNY7WXW[OZEVS[MVOZTZTSVA[<XI
JBUHY[LMVPWUZVSWSW?[NXWY[JBUHY
CZUQUZVSWSW[EY[TYEUYOUYVXWXW[Q=
YWTX[XWXLXNZOX:UYVX[XUY
@BIKURYLXWTYW[NZWZNSIA[9SF
RKTZCZUYUYV?[CYG
-VOZTMDP7TZ[JZFOZ[,VZQ7OZ[FP
ZWTZ[NZFZTSDSRSI[LMVPWUZVS
TMDPVRPFOPVA[<P[QMWPTZ
5KVQXNY[WYUYV[NZGZ>ZQ?[WZLSU[JXV
OZESV[LYVHXUYNY>YQ?[OZJX[QX
<ZFJZQZWSRSI[JPWP
QZRPMNP[XUY
GZNUZFZ>ZQOSVA
<YWXR[JP[QMWP=
TZ[JXV[FYN
LBNUYRYR
RKRQKW
TYDXUA"
>YEZJSWS
EYVTXA[#,M
4QB)
BW>YQX[LZN:ZUZVTZW[QMGNZUZWRSFA[<XUXVQXFX[VZGMVPWTZ?[M=
>ZQOZ[[HZI[EY[6[QZVJMWRMWMQLXO[$-[LYWLBVK
JPUPWTPDP?[JPWUZVSW[JXVQSLRSWSW[@ZUSFRZTSDS?[>XCZIUZVSW
QZUXJVZLNMW[LMVPWUZVSWSW[MUTPDP?[TKIHKW[MQPRZ
NZGRZTSDS?[GYQ[@MQ[QYI[@ZUSFRZ[LSWSVSWSW[@MQ[KIYVXWTY
$-[TYDYVUYVX[BU@KUTKDK[HXJX[CPLPLUZV[TYOZNUS>Z
NYV[ZURSFA[!IYUUXQUY[VZGMVTZ?[M>ZQUZVTZQX
LYWLBVUYVXW[RXQOZVS?[HKEYWXUXVUXDX?[MUZN
ZWSWTZ[TZCX[JXUHX[ZQOZVSRSWS[X@YVYW
@ZUSFRZ[YLZLUZVSWZ[TZXV[NYOYVUX[OYTJXVUYVXW
XFEYVYW[EY[QMWOVMU[YTYW[504[OZVZ:SWTZW
ZUSWRZTSDS[HBIKQRYQOYTXV[TYWXUXNMVA
;ZTYW[4FUYVX[+YWYU[;KTKVUKDK?
JPWUZVSW[YUYQOVXQ[EY[GVM.YUYVXWX
TZCX[RKCYWTXLUXQ[CXIRYOX
LSWS:SWZ[ZURZRZQUZ[;ZTYW[0Z=
WPWP8WP[XCUZU[YORYQOYTXV[X=
:ZTYUYVXWX[QPUUZWSNMVUZVA
2NVS>Z[HY@OXDXRXI[CZ:OZUZVTZ
*ZUSFRZ[EY[3MLNZU[+KEYWUXQ
<ZQZWUSDS8WSW
LMVPFOPVPURZLSWZ[XIXW
EYVRYTXDX[RK:YOOXFUYVXW?
QZIZTZW[BW>Y
NZGOSQUZVS[TYWYOXR=
UYVXW[QZGLZRUS
MURZTSDSWS?
NKIYNLYU
MUTPDPWP[TZ[MV=
OZNZ[QMNRPFUZVA
XOYQXR?[TZCZ[:Z=
IUZ[QBRKV[X@XW
CZNZOUZVSW
LS:SVUZWTSDSWS?[WMV=
RZUXW[=?%[QZOS[KVYOXR
NZGSUTSDSWS[NZISNMV[JP[VZGMVA
,FEYVYWTYW?[5048NY?[;4+ ;8=
TYW[*ZUSFRZ[<ZQZWUSDS8WZ?[ WYV.X
<ZQZWUSDS8WZ[QZTZV[@MQ[LZNSTZ[LP@UP=
EZVA[2RZ[VZGMVPW
NMVPRUZWRZLSWTZ[FPWP[QXRLYWXW
HBI[ZVTS[YORYRYLX[HYVYQXNMV[6[;ZNSL
:Z>XZLSWSW[ZLSU[RKLYJJXJX[LXNZLYO[EY[LYV=
RZNY[XFJXVUXDXTXV)[TYTXA[#4Q9KI
FKIHK1M)
QH3SFQBM>QS
FMGGK6KHMGM
HE:EGQIQ
>QQ6S:;HS@K@M
QHS3NLDPSFNJP2NSFPOORD+R<POPSE=LSQ.CRAPL
@R+ORDS>=SMORLPS9%O0RSF5C5L5S4N.NDPS-RORJ<
PORCR<PS.N&?OAN2?S7RCRORJRJS0%ORDS&L'RORLP
PORSPO0POPSAN7NOORSA=7DNLONL?SPORSPLSNLN.NS0ROCP
@RAPL(PS6P(NLRDSEY[0KUOKV[;YVQYIX[QMW:YVZWL
LZUMWPWTZ[RZCZUUY[RPCOZVUZVS[XUY[JXV[ZVZNZ[HYUYW
;XUUYOEYQXUX[DPV[2NTYRXV?[4U@Y[HYWYUXWTY
NZGSUZW[EY[NYWX[NZGSURZLS[GUZWUZWZW[HBUYO[GVM=
.YUYVX[XUY[XUHXUX[OMGUZWOS[TKIYWUYWTXA[9KIYWUYWYW
OMGUZWOSWSW[Z@SUSF[QMWPFRZLSWS[NZGZW[9YRXV>X
<YUYTXNY[<ZFQZWS[3YUZRX[3YU@PQ[([4U@YRXI[EY
JBUHYRXI[X@XW[NZGSUZW[EY[NZGSURZLS[GUZWUZWZW
OKR[GVM.YUYVXW[OZQXG@XNXIA[9PVCZLZW[RZCZUUYR=
XITY[NZGSRS[TYEZR[YTYW[HBUYO[GVM.YRXITY[LMWZ
TMDVP[NZQUZFSNMVPIA[;PCOZVUZVSRSI[XUY[CYV[TZXR
HBVKFRYUYVXRXI[TYEZR[YTXNMVA[;ZWXLZ[;XU=
UYOEYQXUXRXI[DPV[2NTYRXV[EY[9YEUYO[3P[4FUYVX
<BUHY[;KTKVKRKI[XU@YRXIY[HYUYVYQ[NZGSURZLS
GUZWUZWZW[HBUYOUYV[XUY[XUHXUX[XU@YRXITY[MURZUZVS
BWYRUX[JXV[ZTSRTSVA[9YRXV>XRXI[EY[RZCZUUYUYV=
XRXI[X@XW[NZGSUZW[OKR[JP[GVM.YUYVXW[OZQXJXWTY
MUZ>ZDSI[TYTXA[[;ZWXLZ[;XUUYOEYQXUX[DPV[2N=
TYRXV[XLY[NZGOSDS[QMWPFRZTZ[([9YRXV>X8RXI
ZVZIX[EY[MVRZWUSQ[ZUZW[JZQSRSWTZW[IYWHXW[JXV
XU@YRXIA[<XIUYVTY[;ZWXLZ[;XUUYOEYQXUUYVX[MUZVZQ
;ZWXLZ8TZ[JXV[ZNVS>ZUSDS[MUZW[9YRXV>X8WXW[CYV
TZXR[NZWSWTZNSIA[9YRXV>X[CYV[LY@XRTY[MUTPDP
HXJX[6/[2DPLOML[LY@XRUYVXWTY[TY[KIYVXWY[TKFYWX
NZGRSFOSVA[<PHKW[934[JBUHY[RKTKVKRKI[XUY
RPCOZVUZVSRSI[XUY[JXV[ZVZNZ[HYUYVYQ[NZGSURZLS
GUZWUZWZW[HBUYOUYV[EY[RZCZUUYUYVXRXIXW
LMVPWUZVSWS[TXWUYRYQ[XLOYTXQA[;ZCZUUYUYVXRXIXW
LMVPWUZVSWS[OZUYGUYVXWX[CYV[TZXR[<YUYTXNY
<ZFQZWSRSI[XUY[YU[YUY[EYVYVYQ[@BIKRY
QZEPFOPVZ>ZDSI[NYV[ZUOS[QZNWZQ[LPUZVSWS[QPUUZWZW
KVYOX>XUYVXRXIXW[X@X[VZCZO[MULPW[;ZWXLZ[EY
@YEVYLXWTY[JPUPWZW[QPNPUZVZ[934[LZZO[OZQRZNZ=
>ZQ[JYW[JP[QMWPTZ[JXIIZO[RXUUYO[RY>UXLXWY[BW=
YVHYNX[QYWTXR[EYVTXR[EY[CYV[IZRZW[@X:O@XRXIXW
NZWSWTZ[MUZ>ZDSR[TYTXA[
9YEUYO[3P[4FUYV[<BUHY[;KTKVK[NZGOSDS
QMWPFRZTZ[([;ZWXLZ8TZ[TYEZR[YTYW[&[HBUYO
GVM.YLXWXW[FP[ZWTZ[6/[OZWYLX[9YRXV>X[EY[JBU=
HYLXWTY[NKVKOKUKNMVA[<XIUYV[JP[ZUZWUZVTZ
NZGSUZ>ZQ[MUZW[JP[GVM.YUYVTY[CYV[TZXR[TYLOYQ
EYVXNMVPIA[9YRXV>X[EY[RZCZUUYUYVXWTY[OZUYG
YTXUYW[HBUYO[GVM.YUYVX[X@XW[HYVYQYW[@ZUSFRZUZV
NZGSUZ>ZQOSV[([TYTXA[#4Q9KIFKIHK1M)
!"&&(**("&%
'&%)*((#)#)*'
'&%)%)%)*$&!$!"
AK Parti Manisa milletvekili Dr. Muzaffer Yurttaş son günlerde bazı
muhalefet partisi temsilcilerinin yaptığı açıklamalarla AK Parti’yi zeytinlikler talan eden bir parti gibi ve zeytincinin karşısında gösterme gayretleri olduğunu ve bunun gerçekle bağdaşmadığını söyledi
AK Parti döneminde ülkedeki zeytin
ağacı sayısının desteklemeler
sayesinde 90 milyondan 165 milyona
çıktığını belirtti. AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Muzaffer Yurttaş
“İktidarımız döneminde verilen destekler sayesinde 90 milyon zeytin ağacı
sayısı 165 milyona ulaştı. Zeytinyağına
litre başına 60 kuruş destekleme primi
veriyoruz. Paketlenerek ihraç edilen
zeytin için ton başına 250 lira ödeme
yapıyoruz. Tüm bunlara rağmen AK
Parti’yi zeytin düşmanı olarak göstermek gerçekleri inkar etmektir. Soma
ilçemizde kurulması planlanan termik
santral alanındaki bozuk zeytinlik alanda isyan çıkarma gayreti içinde olan
muhalefet temsilcileri de iyi bilmektedir ki AK Parti sayesinde ülkemiz
zeytin cennetine dönüşmüştür.” dedi.
Yurttaş “Dünyada 9.6 Milyon hektar
alan üzerinde 20 milyon ton zeytin üretimi yapılmaktadır. Ülkemiz sofralık
zeytin üretiminde İspanya’nın
ardından 2. sırada yer almaktadır.
Zeytinyağı üretiminde ise ülkemiz İspanya, İtalya, Yunanistan, Fas ve
Tunus ile rekabet içerisindedir.
Türkiye’de 810 Bin hektar alan üzerinde zeytin üretimi yapılmaktadır.
Tarım alanlarımızın yüzde 3.4’ü
zeytindir. Ülkemizde 165 milyon zeytin
ağacı vardır. Bunun 20 milyonu
Manisa’mızda bulunmaktadır. Man-
isa’da 28.976 üretici zeytin
yetiştirmektedir. 20 milyon zeytin
ağacımızın 15 milyonu meyve veren
yaştadır. 5 Milyon ağaç ise 3-5 yıl
içinde verim verecektir. Yıllık Manisa’da 246 bin ton zeytin üretilmekte,
bunun 181 bin tonu sofralık zeytin olarak kullanılmaktadır. İlimizde yıllık 13
bin ton zeytinyağı üretilmektedir. İlimizde 226 zeytin salamura tesisi, 113
adet zeytinyağı işleme tesisi
bulunmaktadır” dedi. Yurttaş
Türkiye’de ortalama kişi başı 2 litre
zeytinyağı tüketilirken, Yunanistan ve
İspanya’da bu rakamın 20 litreye kadar
çıktığını belirtti. AK Parti Manisa Milletvekili Dr. Muzaffer Yurttaş “Hayat
boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı
kadar köklü ve sağlam,
mutluluklarınızın yeni filizlenen
yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı
ve güzel olması dileğiyle tüm
halkımızın Kurban Bayramınızı en
kalbi duygularımla tebrik ediyorum”
dedi. (HABER MERKEZİ)
Eylül 2013
2014 Perşembe
Salı
23
7 Şubat
" !"%"
"
$#$%#!$%$#
/>AHCI5;C;1G>
4?:,IE@GIE3IB;F9H<DI
;/GAEFBGCEIC6F>A6@I#G
(H<CD<DFDIHA>DABD
%5IGFG@IH3CHFI.HABD1D<DIHECI/>AHC'
85;C;1G>I4?:,I1G#/2H>DFBHI9H">D!D
(H<CDFIBG!E3EC@EC@GA@GIE3IB;F9H<DI;/GAEFBGCE
C6F>A6@I#GI(H<CD<DFDIHA>DABDI2I<2AG>@G
GC6F61EFEFI;F@;CIE3@G9E3EFGIBH HIH/@H
1;BH H@GIGBGAGC'ICGFBEFGI9GFEI<E9H<EIAHF>
9HFBH3@HADFHIE<GI9GFEIEC(H@ICH"D@HADIH1HFDF
"G3EFBGI6@B2!2F2I6A>H9HIC69B28IBGBE
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Ardahan Milletvekili
Ensar Öğüt ile birlikte, 101 gün IŞİD’in elinde rehin kaldıktan sonra
serbest bırakılan ve sağ salim evine dönen Musul Başkonsolusu
Öztürk Yılmaz’ı evinde ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulundu
5IKI:GOJC>KD.LOP+JGO7OLPOH0IP2O?HOLIPO;JM
+J-O:PMKNP5IKI:GOJC>KD.LDLP)OLI?EOLIPN4NNL9M=PGNPN?KMHPNFFM6P2O?HCLACKCAP*=F@JHP$IKEO=
<NPN?MP*=OBP$IKEO=PFOJO0ILGOLPHOJ?IKOLOL
5IKI:GOJC>KD8P;MJPA@JNPAC7;NFPNFFMP<NP9NKM?ENKNJ
7OHHILGOP;MK9MPOKGI6P2O?HCLACKCAP<NPPJN7MLNLML
AO>KIHKIP;MJP?NHMKGNP@KHNKNJMLNPG3LENAMLGNLP;@B@H
EDFKDKDHPGDBGD>DLD8P:CHPAN<MLGM>MLMPM0OGNPNGNL
5IKI:GOJC>KD8PGN<KNFPACJDEKDKD>DPMKNPHNLGMKNJMLML
GNP9NJNHNLP7OAAOAMBNFMP93AFNJGMHKNJMLM8
HDJFDKEOKOJIPM:MLPNKKNJMLGNLP9NKNLPGNAFN>MP<NJGMH1
)
I?P/HCLCEMHP,KM?HMKNJP5DJDKD.LOPMKM?HML
ACLPG@=NLKNENKNJMPBO=IKIP;MJPO:IHKOEOPMKN
GN>NJKNLGMJNLP*=FJOH8PAM<MKPFC-KDE8
HOFIKIE4IP<NP:C>DK4DPGNECHJOAMLMLPNLP;@B@H
FNEMLOFIPCKGD>DLOPGMHHOFP:NHFM6P2DPFNENKKNJML
+5%PMHFMGOJIPFOJO0ILGOLPAMAFNEKMP;MJP?NHMKGN
O?ILGIJIKGI>ILIPGMKNP9NFMJNLP*=FJOH8P0OJHKIKIHKOJI
=NL9MLKMH8P:CHPANAKMKM>MP3=9@JK@HPCKOJOH
93JENBNL8P;DLGOLPHCJHOLP+5%P=M7LMBNFMLML
"@JHMBN.GNP:C>DLKDH:DP<NPHNB0MP;MJPB3LNFMEM
7OHMEPHIKEOBOP:OKI?FI>ILIPM0OGNPNFFM6P
KNJMLMPA3BKNGM6P/EN>MP9N:NLP7NJHNANPFN?NHH@JPN1
GNLP5IKI:GOJC>KD8P*=F@JHPOMKNAMLNPGNP( 3=@L@=
OBGIL6(PGNGM6P!DADKP2O?HCLACKCADP*=F@JH
$IKEO=8PHDJFDKEOKOJILGOPNEN>MP9N:NLP7NJHNAN
FN?NHH@JPNGNJNH8P%P+JGOGOLP!MKKNF<NHMKMP/LAOJ
*>@F.@LPHNLGMPH3B@LGNPBO-FI>IP=MBOJNFP<NPH3BK@1
KNJMLPOJHOKOJILGOPCKGD>DPO:IHKOEOKOJILIL
7O;NJMLMLPHNLGMKNJMLNPDKO?FI>ILI8PHNLGMAMP<NPJN1
7MLNKNJMLPGDB9DKOLGI>ILIPM0OGNPNGNJNH8P*>@F.N
FN?NHH@JPNFFMHKNJMLMP<DJ9DKOGI6
%:5=7
!$!%$#$"$!#
"%!! " %!
#""$#%#"$%##!
DSP Genel Başkanı Masum Türker, Musul’daki rehinelerin IŞİD elinden
nasıl kurtarıldığını sordu. Gerçekleri Türk milleti olarak bilmek istediklerini ve sorumlu ağızlardan bunların açıklanmasını beklediklerini söyledi
ugün genel merkezinde
gerçekleştirilen Parti Meclisi
toplantısının ardından hazırlanan
bildiriyi açıklayan Genel Başkanı Masum
Türker, "Musul’daki rehinelerimizi operasyonla mı kurtardık? Temasla mı kurtardık?
Yoksa CIA tarafından mı rehinelerimiz bize
teslim edildi? Ya da ISID ile yapılan anlaşma
bir tanıma mıdır, açıklansın! Bilmek
hakkımızdır. Bu beladan ötürü maruz
kaldığımız göç hareketlerinin yarattığı ve gelecekteki yaratacağı tehlikelerine de dikkat
çekiyoruz.” ISID terörü, Müslümanlığa en
büyük kötülüğü yapmış, tüm medeni
dünyayı bu saygın barış dininden
soğutmuş, kendine ‘İslam Devleti’ adını
yakıştırmak densizlik ve şımarıklığını
sergilemiştir. İnsan hafızasının bugüne
kadar kaydettiği en kanlı, vahşi ve acımasız
bu terör örgütünün elinden üç ayı aşkın bir
esaretin ardından kurtulup ülkelerine sağ
salim dönen vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyor, kendilerine, ailelerine ve sevenlerine samimi dayanışma
duygularımızı iletiyor, varılan bu
sonuçtan büyük sevinç
duyduğumuzu içtenlikle ifade
ediyoruz." diye konuştu.
B
ilişkilerimize de olumsuz olarak yansımıştır.
Laiklik, yalnız dış politikada değil,
yaşamımızın her alanında vazgeçilemez bir
ilke ve düzenlemedir. Öncelikle dine faydası
vardır; O’nu devletin müdahalelerinden korur. Sonra devlete faydası vardır; O’nu,
akılcılık yolundan ve ulusal çıkar
anlayışından uzaklaşma tehlikesine karşı
korur. “ görüşünü aktardı.
“AÇILIM SÜRECİ ADI ALTINDA,
TERÖR ÖRGÜTÜ VE BÖLÜCÜ
BAŞI AKLANMAYA ÇALIŞILIYOR”
DSP lideri Türker, on yıldan fazladır Türk
toplumunun üniter yapısını bozan, inanılan
değerleri itibarsızlaştıran ve çelişkilerle dolu
iç ve dış politikalar uygulayan bir siyasal iktidar tarafından
ülkenin
“BUGÜN UYGULANAN, DİN VE
MEZHEP İLİŞKİLERİNİ EKSEN
ALAN DIŞ POLİTİKA ANLAYIŞI”
Konunun bir başka yönü de işaret eden
Masum Türker, “AKP iktidarının
uygulamalarına tanık olana kadar eksikliğini
hissetmediğimiz bir kavram şimdi kendini
her zamankinden daha çok özletiyor: Laik
dış politika. Bugün uygulanan, din ve
mezhep ilişkilerini eksen alan dış politika
anlayışı kadar tehlikeli bir uygulama olamaz.
Ortadoğu coğrafyasında bu yüzden
düştüğümüz durum aynı zamanda Avrupa
Birliği ve genel anlamda batı dünyası ile
reddedilmekte ve ülke çatışma ortamına
sürüklenmektedir.” notunu düştü.
“HSYK SEÇİMLERİ YARGI
ÜZERİNDE BASKILAR OLUŞTURDU”
Diğer yandan 12 Eylül 2010 tarihinde halk
oylamasıyla kabul edilen Anayasa
değişikliğinden sonra bugün yeniden HSYK
seçimleri nedeniyle yargı organları üzerinde
oluşturulan baskı ve siyasi vesayetin kabul
edilemez noktaya geldiğini kaydeden Türker
ifadelerine, “Hele hele siyasi iktidarın açıkça
taraf olarak yargı camiasını da toplumu
ayrıştırdığı gibi bölmesi, kendi güdümünde
bir yargı yaratma çabalarının sonucudur.
Ancak bu siyasi uygulamalar ülkede ağır
sonuçların doğmasına ve yargıdan beklenen
adaletin tecellisine engel ve hak kayıplarıyla
mağduriyetlere neden olmaktadır. Siyasi iktidar HSYK seçimlerine müdahale etmemeli,
yargıdan elini çekmeli, bağımsız ve tarafsız
Türk yargısının oluşmasının ve ülkenin
hukuk devleti olmasının önünü
açmalıdır. “ diye devam etti.
"TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ
YAP-BOZA DÖNDÜ"
Türker, son12 yıllık iktidar
döneminde, Türk eğitim sisteminin yapboza döndüğüne
dikkat çekerek, “Tüm bu
dönemde beş Milli Eğitim
Bakanı değişmiş ve kişilere
bağlı politikalarla Türk
eğitim sistemi kökünden
bozulmuştur. Atatürkçü
düşünce ve eğitim sistemi
ortadan kaldırılmaya
çalışılmış, eğitimde birlik sisteminden uzaklaşılmış, istem
dışı zoraki kayıtlarla
geleceğimizi emanet ettiğimiz
çocuklarımız meslek lisesi
görünümü altında imam-hatiplere
yönlendirilmiştir. Bu yolla dini
görünümlü ancak dinden uzak, biat
kültürüyle yetişecek nesiller
amaçlanmaktadır. “ dedi.
"IŞİD, ABD’NİN BÖLGEDEKİ
HATALIRNADN BESLENİYOR"
Türker, bu kanlı terör
örgütünün, Musul’u kaşla
göz arası ele geçirememiş,
Türkiye Başkonsolosluğu’nu
işgal edememiş, sayıları 49’a
varan görevli ve ailelerini esir
alamamış, El Kaide’den doğan,
zaman içinde palazlanan, ABD’nin bölgedeki hatalarından
beslenen bu terör örgütünün
hamlelerinin öngörülmüş ve konsolosluk mensupları zamanında
tahliye edilebilmiş olması gerekliliğini
dile getirdi. Türk milleti olarak gerçekleri
de bilmek istediklerini ve sorumlu
ağızlardan bunların açıklanmasını beklediklerine dikkat çeken Türker, şöyle devam etti:
“Musul’daki rehinelerimizi operasyonla mı
kurtardık? Temasla mı kurtardık? Yoksa CIA
tarafından mı rehinelerimiz bize teslim edildi? Ya da ISID ile yapılan anlaşma bir tanıma
mıdır, açıklansın! Bilmek hakkımızdır. Bu beladan ötürü maruz kaldığımız göç hareketlerinin yarattığı ve gelecekteki yaratacağı
tehlikelerine de dikkat çekiyoruz.”
yönetildiğini
belirterek, “Bunun sonucu olarak,
‘demokratikleşme’ adı altında kabul edilemez istekleri meşrulaştırmaya çalışması da
milli birliğin sarsılmasına ve toplumdaki
kutuplaşmanın artmasına neden olmaktadır.
Açılım süreci adı altında, terör örgütü ve
bölücü başının aklanmaya çalışılması
toplumu ayrıştırmakta ve bu yolla terör
örgütünden gelen dayatmalara açıkça prim
verilmektedir. Bu yapılanlar toplumu fiilen
ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı uygulamalardır.
Bu bağlamda PKK ile yapılan görüşmeler ve
verilen sözler Doğu ve Güneydoğu’da devlet
otoritesini ortadan kaldıran; izinsiz Kürtçe
eğitim veren okul açılması, okul yakılması,
yol keserek kimlik kontrolü ve Çukurca’daki
basına yansımayan son mahalli seçim
sandıklarının bazı köylerde PKK tarafından
teslim alınması ve benzeri yasa dışı uygulamalar kabul edilemez. AKP tarafından verilen sözlerin sonucu olan bu uygulamalar,
artık Türk toplumu tarafından bilinmekte,
"TOPLUMUN AYRIŞTIRILMASINI
KABUL ETMİYORUZ"
Temel insan hak ve özgürlüklerinin
korunması görüntüsü altında yapılan
çalışmaların sadece siyasi iktidar ve
yandaşlarını koruyan yasa ve uygulamaların
doğmasına neden olduğunu söyleyen Türker, DSP bildirisini, “ Yasa yapma
tekniğinden uzak ‘torba yasalarla’ hukuk devleti anlayışı ve hukukun üstünlüğü prensibi
ortadan kaldırılmıştır. Demokratik toplumlarda olması gereken uygulamalar ile hak ve
özgürlüklerin korunması sağlanamadığı
gibi, toplumda oluşturulan baskı ve korku ile
en basit düşünce ve gösteri özgürlüklerinin
dahi önleri kapatılmış, basın özgürlüğü yok
edilmiştir. Demokratik Sol Parti, iktidar
olmuş ve sorumluluğunun bilincindeki bir
siyasi parti olarak; bütün bu olanları,
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş
değerleriyle bağdaştıramadığımızı,
toplumun ayrıştırılmasını kabul etmediğimizi
kamuoyuna duyururuz.” cümleleriyle
tamamladı. (CİHAN)
84?7?0:*'I.-+4-)*=I=)=%-I&+4$8
2DPHNB0MKM>MLP<NPCFCJMFNJKN?ENLMLPNLP0O=KO
BO?OLGI>IPOKOLKOJGOLP;MJMLMLPGNPNHCLCEMPG@LBOAI
CKGD>DLDP;NKMJFNLP*=FJOH8P(,?PG@LBOAILILPAO>KIHKI
JNHO;NFPHC?DKKOJILGOP0OOKMBNFP93AFNJENAMLM
AO>KOBO4OHPG@=NLKNBM4MP<NPGNLNFKNBM4MP:NJ:N<NKNJ8
;O>IEAI=PHDJDKKOJP7I=KOP=OBI0KOFIKEOHFO
M?:MKNJMEM=MLPM?PBO?OEILGOP9@<NLKM>MLM
AO>KOBO4OHPG@=NLKNENKNJP93JEN=GNLP9NKMLENH1
FNGMJ6P2MJPBOLGOP<NJ9MP<NPACABOKP9@<NLKMHPGNLN1
FMEKNJMLMLPFN7GMFP<NPBIKGIJEOPOJO4IPCKOJOH
HDKKOLIKEOAI8P;O=IPM?POGOEKOJIPM:MLPBNLMPLCJEP7O1
KMLNP9NFMJMKMJHNLP;O=IPM?POGOEKOJILILP<NJ9MP4N=O
<NP;CJ:KOJILGOLPHDJFOJIKEOAIPM:MLP3=NKPG@=NL1
KNENKNJPBNFENENHFNPOGJNANPFNAKMEPG@=NLKNENKNJ1
KNPO0P@AF@LNPO0P:IHOJIKEOHFOGIJ6P2O>IEAI=PG@=NL1
KNBM4MP<NPGNLNFKNBM4MPHDJDEKOJOP<NAOBNFPEOHOEI
CKOJOHP93J@KENHFN8PNHCLCEMGNPHDJOKKIKIH8
?N00O0KIHP<NP7NAO-P<NJN;MKMJKM>MLPOKFI
CBDKEOHFOGIJ6(PGMBNPHCLD?FD6
85,*?0I4?:,?I?+I,&.4$8
*=FJOH8P?3BKNPGN<OEPNFFMP(+5%PMHFMGOJILGO
MAFM?OJNPENHOLM=EOKOJIP:OKI?FIJIKEOEOHFO8P;NL
BO-FIEPCKGDPOLKOBI?IPNHCLCEMP<NPGN<KNFPB3LN1
FMEMLNP7OHMEPHIKILEOHFOGIJ6PMFNHMEP&'#'
+LOBOAOPJN0NJOLGDEDLOPFOFKOLGIJI4IPCKOJOH
HDKKOLIKOLP/HCLCEMHP<NPCABOKP5CLANBP&''
D;OFPOBILGOLP;DPBOLOP;MJPHN=PFC-KOLEOEI?FIJ6
/HCLCEMGNPHNB0MPB3LNFMEMPFNAMAPNFENPAFJOFNMAM
HO-AOEILGOPOFIKOLPACLPOGIEPMANP##P/BK@KP&'#
FOJM7MLGNPB@J@JK@>NP9MJNLP&PAOBIKIPFCJ;OPHO1
LDLGDJ6P2DPFCJ;OPHOLDLKOPAM<MKP;MJPMLMAMBOFM0KNPM?
G@LBOAILILPHDJGD>DP)I?P/HCLCEMHP,KM?HMKNJP5D1
JDKD.LOP)/,5PGN<KNFPFOJO0ILGOLP;MJP9N4NGNPNK
HCLDKED?FDJ6P&'P/BK@KP&'#PFOJM7MLGNPNAEM
O=NFN.GNPBOBIEKOLOLPB3LNFENKMHKNPMANP)/,58
/HCLCEMP2OHOLILILPMHMPGDGO>ILOP;OHOLP;MJPHD1
JDEP7OKMLNPG3L@?F@J@KE@?F@J6(
8&0&):0?)I:57:.?0:7I.=7-*=-8
$3LNFENKMHKNP)/,5.MLPNLPBNFHMKMPCJ9OLIPCKOL
NLNKP5DJDK.OP&P@BNPGC>JDGOLP/HCLCEM
2OHOLKI>IL4OPOFOLEOHFOPCKGD>DLDPGMKNP9NFMJNL
*=FJOH8P(/HCLCEMP2OHOLIPMAFNGM>MPOLGOP NLNK
5DJDKDPFC-KOLFIBOP:O>IJO;MKENHFNGMJ6P+BJI4O
/HCLCEMP2OHOLIP)/,5.MLP$3LNFMEP5DJDKD
2O?HOLI.LIPOFOEOHFOP<NPMAFNGM>MPOLGOP93JN<GNL
OKO;MKENHFNGMJ6P2DLDLPOLKOEIP)/,5P$3LNFME
5DJDKDP2O?HOLILILP NLNKP5DJDK.OPHOJ?IPGN>MK
/HCLCEMP2OHOLI.LOPHOJ?IPACJDEKDPCKEOAIGIJ6
$MLNP:IHOJIKOLPB3LNFENKMHKNP"@JHMBNPGOKOJP<N
2CJAOKOJP2MJKM>M8P"@JHMBNP,7JO4OF:IKOJP!N4KMAM8
"@JHMBNPOLOBM4MP<NP,?P+GOEKOJIP)NJLN>M8P!@A1
FOHMKPOLOBM4MP<NP,?P+GOEKOJIP)NJLN>MP<NP"@JHMBN
!@FNO77MFKNJP2MJKM>M.LMLPBIKKIHP9NKMJKNJMLGNL
B@=GNP#.MLN8P2OHOLKIH:OPNKPHCLDKEOHFOGIJ6P2D
HDJDKD?KOJILP;O=IKOJILILP9NKMJKNJMLMLP93L@KK@
HOFIKIEKOJGOLPCKD?FD>DPGMHHOFNPOKILEOHAI=IL
BO-IKOLP;DPG@=NLKNENP<NP"CJ;OP5OLDLKOP/HCLC1
EMP2OHOLKI>I.LOP<NJMKNLP)/,5P2@F:NAMLM
GNLNFKNENPBNFHMAM8PAM<MKPFC-KDEGOLPHCJHOLPCFCJMF1
NJP=M7LMBNFMLPBOLAIEOAIGIJ6(P?NHKMLGNPHCLD?FD6P
8.=74==I)=70'I*$5=+:?I?7?+8
)/,5.FNP:OKI?OLPEN<4DFP-NJACLNKMLPM?MLNP;MJ
9N4NGNPACLP<NJMKENAMLMLPGNP:OKI?OLKOJOPHOJ?IP;D
7@H@ENFMLP7M:;MJPAOB9IAIPCKEOGI>ILIPO:IH:OPCJ1
FOBOPHCBEOHFOPCKGD>DLDPM0OGNPNGNLP*=FJOH8
?DLKOJIPA3BKNGMP(2DPBO-IKOLKOJP+5%PMHFMGOJIPHNL1
GMAMLNPBNLMPJOLF8PBOLGO?KOJILOPMANPBNLMPMH;OK
HO-IKOJIPO:EOLILP-N?MLGNPCKGD>DLDP93AFNJENHFN1
GMJ6P@H@ENFMLPMFMEOGILOPEO=7OJPM?POGOEKOJILIL
<NBOPHDJDKD?KOJILPBDJFGI?ILGOHMPFM4OJMPM?P<N
BOFIJIEKOJIPHCKOBKO?IJHNL8P7@H@ENFML
7C?KOLEOGI>IPM?POGOEKOJILILP<NBOPHDJDKD?KOJILPM?
<NPBOFIJIEPBO-EOKOJIPGO7OPGOP9@:KN?FMJMKN4NHFMJ6
2D8P+5%PMHFMGOJILILP;DP9@LNPHOGOJP;DP@KHNGN
BO?OLOLPF@EPHJM=KNJMLPOLOPLNGNLMPCKOLPNHCLC1
EMLMLP9@LK@HPM?KNBM?MLNPE@GO7OKNPNFEN
OKI?HOLKI>ILIPO4IEOAI=4OPA@JG@JN4N>MLMPCJFOBO
HCBEOHFOGIJ6P+5%P@H@ENFMPOFFI>IP;DPOGIEKOJKO
"@JHMBN.LMLPHOKHILEO8PO?P<NPM?PE@4OGNKNAMLN
=OJOJP<NJENHFN8P&''#PHJM=MLGNLPACLJOPNHCLCEMBM
OBO>OPHOKGIJOLP:O-OKOJIP;MJNJP;MJNJPHC-OJOJOH8
;M=MEP9M;MPNHCLCEMKNJMLPOKNB7MLNP9NKM?NLPH@JN1
ANKPMHKMEGNPNHCLCEMBMPHCJDLOHAI=
;IJOHEOHFOGIJ6P,?PG@LBOAIPOFIKOLP;DPOGIEKOJOPANA1
AM=PHOKEOEOKIP<NP9MGNJNHPOJFOLP;DPHNB0MPB3LNFME
OLKOBI?IPHOJ?IAILGOPANAMLMPB@HANKFENHFNLP:NHML1
ENENKMGMJ6( %:5=7
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
İNCE ZIMBALAR
Sabit
İNCE
sabitince1@hotmail.com
BU TOPRAK
Biliyorum uzun zaman oldu sizlere şiirler
sunamadım. Yoğun gündem ve hayatın hızı
ile kendimizi kaptırdık gitti. Onun için
bugün sizlerle Bu Toprak şiirimi paylaşmak ve biraz dinlendirmek istedim. Gelin
bu toprakları anlattığım şiirimizi birlikte
okuyup düşünelim biraz.
Anadolu nedir diye sorarsan
Anlatayım sana nedir bu toprak
Ana diye eğer birin ararsan
Ana kucağıdır aha bu toprak
Oğuz atam unutmadım soyumu
Çilelerle aştık hudud boyunu,
Sürüyor, sürecek ateş oyunu,
Ata ocağıdır bize bu toprak
Bu devlete burda temel atıldı
O meydanda can alınıp satıldı;
dağ, ovada zağlı silâh çatıldı,
yiğit bucağıdır bize bu toprak
Nice krallardan tâcını aldık.
Uçan kuştan, sudan bacını aldık.
Nice düşmanlardan öcünü aldık.
Ecdat göceğidir bize bu toprak
8 GÜNCEL
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
23
17Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
SONDAKiKA GAZETESİ >>
2014
Salı
17Eylül
Şubat
2013
Perşembe
9 GÜNCEL 23
Balçova’nın tanınınmış simalarından Ayhan Kindik, CHP’ye ve yerel yönetimlere sert eleştirilerde bulundu
Kindik’ten salvo atışlar
Semt evlerinde yemek dağıtım projesi vardı. Hatta ben onun ocağına, malzemesine kadar aldım. Belediye Başkanımız ile beraber meclis üyesinin
yaptığı proje diye adlandırıldı. Halbuki o proje şahsıma ait bir projeydi. Ayrıca 56 bin liralık bedeli olan 25 bin adet kitap dağıtacaktık. Balçova CHP
yöneticisi iken bunları listeledim ve gerekli yerlere sundum. Gerekli izinleri topladım ama projeme destek verilmedi. CHP içinden destek göremedim
Mazlum VESEK
Meclis üyeleri sıralaması yapıldığı zaman herkes, başkan
kendi kadrosunu kurdu, deniyor. Doğrudur. Ben de bir işletmeciyim mesela ben de yanımda çalışanları kendim seçerim.
Kim ne iş yapar potansiyeli nedir ona göre değerlendiririm.
Başkan çalışabileceği kişileri seçti; fakat başkanın yanında
halkla ilişkilerden anlayan adam yok. Konuşmaya hazırlayacak adam yok. Başkanın yanında ekibi yok. Özeleştiriye açık
olmak lazım ekip çok önemli.
Ayhan Kindik, Balçova’nın tanınmış bir yüzü. İşadamı
kimliğinin yanında CHP’de de bir dönem aktif siyasette yer
aldı. 2014 yerel seçimlerinde belediye meclis üyesi aday
adayıydı. Mehmet Ali Çalkaya’nın listesinde yer almadı.
Şimdilerde Balçova Göçmenler Derneği’nin Fahri Başkanlığı
görevini yürüten Kindik ile Balçova’yı ve siyaseti konştuk.
CHP’nin halka ulaşmak ile ilgili sorunları olduğunun altını
çizen Kindik, belediye başkanları başta olmak üzere CHP’li
siyasetçilerin söylemlerinin de sert olduğunu savundu.
Belediye için çok sayıda proje sunduğunu kaydeden Kindik,
uygulanan bazı projelerin de kendisine ait olduğunu söyledi.
- Ayhan bey uzun zamandır Balçova’da oturuyorsunuz ve
burayı bilen tanınan birisiniz, Ayhan Kindik deyince neler
söyler balçovada oturan halk ne söyler?
Ben altı aylıkken geldim Balçova’ya. aAlen Elazığlıyım.
Okul hayatım, ticaret hayatım burada gelişti. Bunun içindir ki,
Balçova gençlerinin yüzde altmışı beni tanır. Gençlerin dilinden her türlü anlayan bir insanım. Benim yanımda tam zamanlı yarı zamanlı olsun iş imkanı bulabiliyorlar; ayrıca ben
yaptığım her türlü projenin arkasındayım. Gençleri ilgilendiren projeler geliştirdim. Hatta benim projelerim
başkaları tarafından çalındı...
- Açar mısınız? Bu
projeler nelerdi?
Örneğin 56 bin liralık bedeli
olan 25 bin adet kitap dağıtacaktık. Balçova CHP yöneticisi
iken bunları listeledim ve gerekli yerlere sundum. Gerekli izinleri topladım ama projeme destek verilmedi. CHP içinden
destek göremedim. Bana destek veren tek kişi oldu. O da
sadece bir kişiydi. Turgut KARAHÜSEYİN adlı dostum. Yaşı
itibari ile babam yaşında ve yıllardır aktif siyaset yürüten çok
dürüst bir insan. Yine bayramlarda ve özel günlerde tebrik ve
davetiyeler yolladım. Bazı yöneticiler bu çalışmalarıma sıkıntılar yarattı. Bunlar yaşandı. Şimdiki durumuma gelince;
şuanda CHP üyesiyim. Bunun dışında ayrıca bir görevim yok.
- Şuanda Balçova’da siyasetin durumu hakkında ne
düşünüyorsunuz? 2014 yerel seçimlerde durum nasıldı.
Altı aylık bir zaman geçti seçimlerin üzerinden. Bu süreyi
nasıl değerlendirirsiniz?
Balçova’da CHP her zaman kazanır.Çünkü emekli kesim
çok fazla. Elbette başkanımızın faktörü vardır. Fakat diğer
adaylardan içinden bazı arkadaşlar da aday gösterilseydi aynı
başarının sağlanacağına inanıyordum.
Şehit, gazi burdan gelip geçtiler,
şu çaylardan abdest alıp, içtiler.
Yurtlar fetheyleyip öyle göçtüler,
Erenlerin uçağıdır bu toprak
-Yerel seçimler öncesi sürece bakacak olursak… CHP
içinde bir takım bölünmeler oldu. Bazı arkadaşların
DSP’ye geçmesi ve oradan aday olmaları söz konusu oldu.
Bu süreç Balçova halkına nasıl yansıdı ve siz bunu nasıl
değerlendiriyorsunuz?
yönetime girmesini ben istedim.Kendisi de Yugoslav göçmenidir. Ben göçmen değilim. Astsubay emeklisi Erol bey geldi
sıkıntılar var, senin projelerine ihtiyaç var, dedi. Bende
tamam, dedim. Seni fahri başkan yapalım, dedi
tamam dedim. Oy birliği ile fahri başkan oldum
Seçimlerden önce adaylar ile ilgili anketler yapılıyordu.
Meclis üyemiz Remziye Hanım bana geldi anket yapmak için.
Memnun musunuz başkanımızdan?, diye sordu. Ben de memnunuz dedim partili olarak memnunuz çünkü. Bir daha oy
verir misiniz, dedi. Vermem, dedim oda notunu aldı. Ama sebeblerini de söyledim. Birincisi başkanımızın yanında yeterli
düzeyde adamlar yok. İkincisi ekibi yok. Üçüncüsü çalışacak
adam yok. Bir odayı bırakmış bir tane meclis üyesi var. Odayı
bıraktı meclis üyesi oldu. Şimdi bu adamın kendi odasına faydası olmamış; Balçova’da meclis üyesi olmuş. Gerçekçi
olmak lazım. Meclis üyeleri sıralaması yapıldığı zaman
herkes, başkan kendi kadrosunu kurdu, deniyor. Doğrudur.
Ben de bir işletmeciyim mesela ben de yanımda çalışanları
kendim seçerim. Kim ne iş yapar potansiyeli nedir ona göre
değerlendiririm. Başkan çalışabileceği kişileri seçti; fakat
başkanın yanında halkla ilişkilerden anlayan adam yok.
Konuşmaya hazırlayacak adam yok. Başkanın yanında ekibi
yok. Özeleştiriye açık olmak lazım ekip çok önemli.
Bu dernek ile ilgili projeleriniz nelerdir?
Sizin Mustafa Sarıgül hayranı olduğunuz söyleniyor.
Sarıgül için ne söyleyeceksiniz?
Ben Sarıgül hayranı değilim. Onu lider olarak görüyorum.
Şimdiki lider Kılıçdaroğlu ama; benim liderim Sarıgül herkesin
gönlünde bir aslan yatar. Ben CHP’de yöneticiyken de
Sarıgül’ün tüm etkinliklerine katılırdım. Ben bunun mücadelesini çok verdim. Hatta meclis üyesi arkadaşlarımız bana
Sarıgül’ü tutamazsın o başka partiden siyasi suç işliyorsun,
dedi. Ben de suç işliyorsam eğer discipline verin dedim. Yani
çok saçma işler ile uğraştık. Ben bu süreçte CHP’nin başarılı
olacağına pek inanmıyorum. Halka inmediği süreçtede başarılı
olamaz.
Ormanında nice kuşlar ötüşür,
Çayırında gürbüz koçlar itişir;
Tarlasında altın başak yetişir,
Çiftçimizin nacağıdır bu toprak
Burasıdır asıl Türk'ün oymağı,
Analar yediler burda kuymağı
Gümüş akar, reyha saçar ırmağı,
Şol cennetin çiçeğidir bu toprak..
- Hala Sarıgül’ün liderliği konusunda aynı fikirde misiniz?
CHP'yi toparlayacak olan Muharrem İnce ve Sarıgüldür.
İnce canlarımız O'na kurbandır.
Nimeti, çilesi bize dermandır
Ulu Tanrıdan da bize fermandır
Erenlerin saçağıdır bu toprak
Sabit İnce 7.7.2012 İstanbul
- Şuan sizin Balçova Göçmenler Derneği’nde fahri başkanlığınız söz konusu. Bu derneğe geliş süreciniz nasıl oldu.
Neler yapıyorsunuz çalışmalarınız nelerdir?
Balçova Göçmenler Derneği’nin eski başkanı Ahmet Emin
Gazeller’di. Ondan önce Mustafa DİKMEN'di. Öncesinde beni
üst kurul delegesi yaptılar. Eşimi de yönetime aldılar. Eşimin
Bizim projelerimiz arasında sürekli
geziler olacak. Kayıtlar güncellenecek. İlk önce büyük bir sünnet
şöleni düzenleyeceğiz. Ayrıca
derneğimizin çay satış alanını para
kazanacak duruma getireceğiz.
Başkan da olsa üye de olsa çay
parasını verecek. Kendimiz pişireceğiz kendimiz alacağız. Kendimiz
paramızı vereceğiz. Lokal yapmaya çalışıyoruz.
- Böyle bir derneğin Balçova’da
olması hangi açıdan önemli?
Balçova’nın yüzde 26'sı göçmendir. Yüzde 24 kadarı Kürt
kökenli. Yüzde 16 kısmı Alevi
kökenli. Geri kalanı da Karadeniz- İç Anadolu falan…
Demek istediğim rakam ortalamasında göçmenler çok fazla.
Dernek zamanında çok iyi işler
yapmış.
- Yakın zamanda cumhurbaşkanlığı seçimi yaşandı.
Önümüzde 2015 genel seçim
süreci var. Bununla ilgili sizin
İzmir ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?
CHP halka inmediği sürece
başarı elde etmede zorlanır.
Ayrıca küskünler çok fazla. AK
Parti İzmir’den azınsanmayacak
bir oy oranı aldı. Bunları görmezden gelmemelizyiz.
Çoğu belediye başkanımız
ağır konuşuyor ben bunu doğru
bulmuyorum .Bu tarz ve söylemler bize partiye kaybettirir.
Soma faciası göz göre göre gelmiş
B
ilirkişi raporunda,
kazanın "pek çok
ihmal ve kusurun bir
araya gelmesi sonucu meydana geldiği ve önlenebilir
olduğu" görüşü ifade edildi.
Haberleşme cihazlarının
çalışmaması ve merkezi
alarm sisteminin bulunmamasının, tahliyenin gecikerek olayın büyümesindeki
en önemli unsurlardan biri
olarak gösterildiği raporda,
terk edilen eski üretim
alanlarının kontrolünün
yapılıp, kömür yangınlarına
karşı önlemlerin alınmadığı
iddia edildi
S
oma'da, 301 madencinin
yaşamını yitirdiği maden
kazasıyla ilgili hazırlanan
bilirkişi raporunda, kazanın "pek
çok ihmal ve kusurun bir araya
gelmesi sonucu meydana geldiği
ve önlenebilir olduğu" görüşü
ifade edildi. Soma'daki maden faciasıyla ilgili yürütülen soruşturmada Soma Cumhuriyet
Başsavcılığı'na teslim edilen nihai
bilirkişi raporunda, teknik ve
hukuki değerlendirmeler ışığında,
kazanın, "pek çok ihmal ve kusurun bir araya gelmesi sonucu
gerçekleştiği ve önlenebilir
olduğu" ifade edildi. Otopsi
sonuçlarına göre, ölümlerin büyük
çoğunluğunun karbonmonoksit
(CO) kaynaklı "COHb (karboksihemoglobin)" zehirlenmesi sonucu
meydana geldiğine dikkati çekilen
raporda, şunlar kaydedildi: "Bu
boyutta zehirlenmenin meydana
gelebilmesini sağlayacak CO konsantrasyonuna, yer altı ocağının
boyutları göz önüne alındığında,
tek başına bant, ahşap tahkimat
ve PVC boru yangınının neden olması, olası görülmemektedir.
Olayın ana kaynağı, U3 trafosu
etrafında topuk olarak bırakılan
kömürün kontrolsüz şekilde
kendiliğinden yanması sonucu
oluşan CO'nun temiz hava girişine
ulaşması, temiz hava ile temas
eden kendiliğinden yanan
kömürün tam yanmaya
dönüşmesi, bu yangının 4 nolu
kömür nakil bandının bulunduğu
yola sirayet ederek, bu bölümdeki
ve 3 nolu kömür nakil bandının
bulunduğu yoldaki bant, ahşap
tahkimat, PVC borular ve elektrik
kablolarını tutuşturması ve su ile
soğutma çalışmaları sonucu açığa
çıkan zehirleyici ve boğucu gazlardır."
Eynez kömür sahasının 2006
yılında kömür üretme ve teslim
işini üstlenen şirketin, Türkiye
Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel
Müdürlüğüne 2009 yılında verdiği
sözleşme devriyle ilgili başvurusunda, "üretim çalışmaları
sırasında oluşan yangınlardan
dolayı üretim yapılamaması ve
yüksek su geliri" gerekçe gösterilip, "ileride telafisi mümkün olmayacak problemlerle
karşılaşılacağı anlaşılan bu durumda, hem şirketimiz hem kurumunuzun olumsuz etkilenmemesi
için işi devretmek istemekteyiz"
denildiğine işaret edilen raporda,
"Bu durumda, olaya konu olan
maden sahasının yüksek yangın
riski taşıdığı, TKİ ve işi devralan
Soma Kömürleri AŞ tarafından bilinmektedir" ifadesi kullanıldı. Gaz
izleme sensörlerinin, ocakta meydana gelen kazanın olacağını
önceden bildirmesine rağmen bilgilerin dikkate alınmayıp çalışmaların durdurulmadığının ileri
sürüldüğü raporda, havalandırma
şekli ve yönteminin, yangın
tehlikesi bulunan yeraltı ocağı için
uygun olmadığı kaydedildi.
Planlanmasına rağmen olay esnasında kaçışı sağlayacak yolun
yapımının, iş güvenliği göz ardı
edilip sadece kömür rezervi
düşünülerek iptal edildiğinin öne
sürüldüğü raporda, "ocaktaki kirli
havanın en kısa yolda dışarı atılmasını sağlayacak paralel yol
bağlantılarının kurulmaması, bazı
ayaklarda kirlenen havanın diğer
ayağın temiz havası olarak kullanılması, mevcut gaz
maskelerinin kullanım süreleri
düşünüldüğünde, yangın çıkması
durumunda temiz havaya çıkış
yapılabilecek mesafenin söz
konusu olmaması" ölümlerin yüksek olmasından nedenlerinden biri
olarak gösterildi.
- "Kullanılan malzemeler
yangına dayanaklı değildi"
Üretimin iki katından fazlasına
çıkarılmış, çalışan sayısı artırılmış
olmasına rağmen havalandırma
sisteminin aynen korunmasının, iş
sağlığı ve güvenliği yönünden çok
büyük ihmali ortaya koyduğunun
ifade edildiği raporda, ahşap
kama, PVC borular ve bantların
yangına dayanıklı olmadığı, bant
motorlarından bazıları ve elektrik
kablolarının bağlantı uç ekipmanlarının da "alev sızdırmaz"
seçilmediğinin tespit edildiği
kaydedildi.
Çalışanların zimmetindeki gaz
maskelerin kontrollerinin uzun
süre yapılmadığı, olay sırasında
bazı maskelerin işlevini yerine getirmediğinin, gaz ölçüm defterin
ile sensörlerden elde edilen verilerin birbirini tutmaması nedeniyle
kayıtların rastgele tutulduğunun
tespit edildiği belirtilen raporda,
karbonmonoksit ölçümü yapan
sensörlerden 9'u düzgün veri
üretememesine rağmen bu durumun gözardı edildiği ileri sürüldü.
- "Üretim zorlaması"
Raporda, kömür sahasının bazı
bölümlerinde, tek bacadan üretim
yapılması nedeniyle tehlikeli
olduğu için kullanımı sakıncalı,
yeraltında çalışan sayısının artmasına ve risk faktörünün yükselmesine neden olan "Kara
Tumba" yöntemiyle üretim yapılmasına, daha fazla kömür kazanılması için kullanılmasına izin
verildiğinin iddia edildi.
2013 yılında 1 milyon 500 bin
ton planlanmasına rağmen 3 milyon 566 bin 456 ton kömür
üretildiğine dikkati çekilen raporda, "Bu sonuçlar, işletmede
üretim zorlaması olduğunu ve işçilerin ifadelerinde belirttiği gibi
fazla çalışmaya zorlandıkları savını
doğrulamaktadır. Üretim zorlaması, beraberinde alınması
gereken tedbirlerin alınmamasına
ve tehlikeli çalışma koşullarının
oluşmasına yol açmıştır" ifadesi
kullanıldı.
Raporda, "vantilatör ve aspi-
ratörlerin, gerektiğinde hava
akımını ters yöne çevirebilecek
tipte düzenlenmiş olmalıdır" koşulunun yerine getirilmemesinin,
kurtarma faaliyetlerini olumsuz
etkilediğine işaret edilerek, işletmenin elektrik sisteminin de
madenin çalıştırılması için güvenilir olmadığı kaydedildi.
Haberleşme cihazlarının çalışmaması ve merkezi alarm sisteminin bulunmamasının, tahliyenin
gecikerek olayın büyümesindeki
en önemli unsurlardan biri olarak
gösterildiği raporda, terk edilen
eski üretim alanlarının kontrolünün yapılıp, kömür yangınlarına karşı önlemlerin alınmadığı
iddia edildi.
İşe başlamadan önce verilmesi
gereken en az 32 saatlik mesleki
eğitimin, gerçek anlamda yaptırılmadan belgelendirildiği, tekrarlama eğitimlerinin ise
yaptırılmadığı kanaatine
varıldığının ifade edildiği raporda,
TKİ tarafından önce Park Enerji
AŞ'ye, daha sonra Soma Kömür
İşletmeleri AŞ'ye "Hizmet alım sözleşmesi ile verilen ihale konusu
15 milyon ton kömür üretim
işi"nin, 4857 sayılı İş Kanununun
hükümleri açısında muvazaalı
görüldüğü, duruma ilişkin hem
Sayıştay KİT raporlarında hem de
TKİ tarafından yayınlanmış "2013
yılı faaliyet raporlarında bu duruma dikkat çekildiği ileri sürüldü.
(AA)
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
Serap YAŞAR
BUZRUL
serapyasar77@yahoo.com.tr
GENEL SAĞLIK
SİGORTASI
KANUNU
5510 sayılı sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun genel
sağlık sigortasına ilişkin hükümleri 1 Ocak
2012 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiş ve Türkiye’de ikamet eden
Türk vatandaşları ve yabancı yerleşikler
Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamına
alınmıştır.
Hiçbir sosyal güvencesi bulunmayanlar,
sosyal güvencesi bulunmakla birlikte sigortalılığı sona eren ve sağlık yardımlarının
alınabildiği bekleme süreleri içerisinde sigortalı bir işe girmemiş olanlar, lise ve yüksek öğrenimini tamamlamış olan erkekler,
anne yada babaları üzerinden sağlık
yardımı alma hakkı bulunmayan kadınlar,
kısmi süreli iş sözleşmesi ile ay içinde 30
günden az çalışması olanlar, çağrı üzerine
çalışan ve ay içinde 30 günden az çalışması
olanlar, ev hizmetlerinde çalışan ve ay
içinde 30 günden az çalışması olanlar
adreslerinin bağlı bulunduğu kaymakamlıkların bünyesinde bulunan SYDV’na
gelir testi yaptırmakla yükümlüdür.
5510 sayılı Kanun’a göre, gelir testine
girmesi gereken kişilerin gelir testine
girmesi zamanları statülerine farklı belirlenmiştir. Buna göre,
● Son 1 yıl içinde 30 günden az prim
ödemesi olanlar işten çıktığı tarihten
itibaren 1 ay içinde,
● Son 1 yıl içinde 30-89 gün arası prim
ödemesi olanlar işten çıktığı tarihi takip
eden 10. günden itibaren 1 ay içinde,
● Son 1 yıl içinde 90 gün üzeri prim
ödemesi olanlar işten çıktığı tarihi takip
eden 99. günden itibaren 1 ay içinde,
● Liseyi bitirenler mezuniyet tarihini takip
eden 120. günden itibaren 1 ay,
● İşsizlik maaşı alanlar, işsizlik ödeneğinin
bittiği tarihten itibaren 1 ay içinde,
● Kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar
işe girdikleri tarihten itibaren 1 ay içinde,
● Üniversiteden mezun olanlar mezun
oldukları tarihten itibaren 1 ay içinde, gelir
testine girmekle yükümlüdür.
Gelir testi yaptırmakla yükümlü bulunanların belirtilen süreler içinde gelir testine
girmemeleri halinde gelirleri iki asgari
ücret kazanç üzerinde kabul edilerek iki asgari ücret tutarında GSS prim borcu
tahakkuk ettirilmektedir. Gelir testine
süresi içinde başvurmayanların gelirleri
başvuruda bulundukları tarihe kadar iki asgari ücret kabul edilmekte, gelir testine
girdikleri tarihten itibaren de gelir testi
sonucuna göre çıkacak gerçek gelir üzerinden GSS prim borç tahakkuku gerçekleştirilmektedir.
Gelir miktarı haneden yaşayan kişilerin
harcamaları da dikkate alınmak suretiyle
tespit edilen gelirleri toplamının kişi
sayısına bölünmesi suretiyle belirlenmektedir.
Gelir testi borcu tahakkuk etmiş olan sigortalılar mevcut GSS borçlarını e-devlet
şifresi ile veya https://onlinetahsilat.sgk.
gov.tr/WebTahsilat/index.jsf adresinde yer
alan tahsilat türü bölümünden, Diğer
ödemeler, Sorgu tipi bölümü, GSS prim,
seçeneğini seçeneği seçerek sorgulayabilmektedirler.
Gelir testi yaptırmamış olan kişilerin en
geç 31 Mart 2015 tarihine kadar gelir testi
yaptırmaları, gelir testine girmekle birlikte
GSS prim borcu bulunanların ise en geç 30
Nisan 2015 tarihine kadar GSS prim borç
yapılandırmasına başvurarak peşin ödemeyi/veya 6-9-12-18 taksit seçeneğine
göre ilk taksiti 31 Mayıs 2015 tarihine
kadar ödemeleri gerekmektedir.
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Cihan
ÜNAL
chn-unl@outlook.com
ŞERİAT
GELECEKTİ
SANIRIM,
NEREDE?
Değerli okurlar Türkiye korku ütopyaları
üreten yazarlarla dolu.
Zıt kutupları geren, ülkeye huzur vermeyen bu
kişiler 2004 yılından itibaren 2002de iktidara
tek başına gelen Erdoğan ve ekibi için şeriatı
getirecekler laik Türkiye Cumhuriyeti elden
gidecek diyerek, muhalif partilerin taraflarını
galeyana getiriyorlardı.
İşte özgürlüklerimiz daralacak, giydiğimiz
kıyafete karışacaklar, çoğu şeye yasak gelecek
vs. dedikodularını bu topluma aşılamaya
çalışanlar büyük bir hezimete uğradılar.
Hayır, yani şeriat geliyor diyenler bu ülkede
nelerin yasaklandığı, kimlerin nerede, nasıl
mağdur olduğunu bilmiyorlar mı?
Başörtülü insanların bu ülkede okullara alınmaması, devlet kurumlarına sokulmaması hatta ve
hatta oğlunun askerde yemin törenine gidecek
başörtülü annenin yemin törenine alınmamasına şahit olduk.
O zaman şeriat mı vardı?
Hayır, o zaman neden yasaklarla doluyduk.
Yüzde 99 Müslüman bir ülkede dini inancını
yaşayan insanlar neden kısıtlandı?
Bu acıları yaşayan insanlar başa geçince bir anda içinizi korku mu kapladı?
Ya bunlar bizden intikam alırlarsa diye mi korkuyorsunuz?
Şimdi şeriat gelecek diye ortalığı karıştıranlar,
şeriat yokken dahi yasaklarla boğuşmuş bu insanlardan mı korkuyorlar...
Güldürmeyin arkadaşlar…
Bu ülkeyi karıştırmak için binlerce oyun oynadınız, bu oyunda tutmadı.
Yıl 2014, 8-9yıldır dediğiniz şeriat hala
gelemedi?
Söyler misiniz nerede kaldı?
10 GÜNCEL HABERLER
23 Eylül 2014
971Şubat
2013Salı
Perşembe
Büro Memur-Sen’den
62.hükümete çağrı
Büro Memur-Sen Genel Merkezinin Çarşamba günü Abdi İpekçi Parkında düzenlediği eyleme
Denizli’den Şube başkanı Kenan KARTAV ,Denizli Şube yönetim Kurulu ve 10 kişilik bir ekip
katıldı. Eylemde Konuşan Büro Memur-Sen sendikanın Genel Başkanı Uğur ÜNALAN, 62. Hükümetten ve Başbakan Sayın Davutoğlu’ndan, kamu görevlilerinin taleplerinin sadece dikkate
alınmasını değil, ivedilikle hayata geçirilmesini, ücret ve sosyal haklarının düzeltilmesini istedi
B
üro Memur-Sen tüm kamu
çalışanlarının sesi olmaya devam ediyor. Türkiye’nin 81
ilinden otobüslerle gelen Büro Memur-Sen üyesi memurlar, tüm kamu görevlilerinin özlük hakları
ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için
Ankara Abdi İpekçi Parkında toplandı.
Eyleme Denizli’den Şube başkanı Kenan
KARTAV , Denizli Şube yönetim Kurulu
ve 10 kişilik bir ekip katıldı. Burada, kamu görevlilerinin talep, sıkıntı ve problemleri hakkında bir basın açıklaması yapan Büro Memur-Sen Genel Başkanı
Uğur Ünalan, geçtiğimiz günlerde yasalaşan Torba Yasayı sert bir dille eleştirdi.
Ünalan, “Ne yazık ki, 666 Sayılı Kanun
Hükmünde Kararnameyle memurların
haklarının gasp edildiği yetmiyormuş gibi, yeni çıkarılan Torba Kanun, hizmet
kolumuzda yer alan kamu görevlilerinin
beklentilerine maalesef karşılık vermemiştir. Prim gün sayısını doldurup, emeklilik yaşını bekleyen binlerce kamu görevlisi, Torba Kanun ile yine hüsrana uğradı.
Disiplin cezası almış kamu görevlilerini
ilgilendiren, beklenen ve konuşulan memur disiplin affıyla ilgili Torba Yasada
DEMİRCİ ORMAN
İŞLETME TAM KADRO
Demirci orman işletme müdürlüğüne rotasyon
sebebi ile atanan Demirci orman işletme müdür muavini Mustafa yeşil görevine başladı
Mustafa yeşil 1965 Manisa Akhisar doğumlu
ilk orta ve lise öğrenimini Bursa İL merkezinde tamamladı daha sonra İstanbul üniversitesi
orman fakültesini 1987’de bitirerek yüksek
öğrenimini Yıldız üniversitesinde öğrenimini
tamamladı 1992 yılında Karabük vilayeti orman genel müdürlüğü 1998 Balıkesir orman
işletme müdürlüğünde işletme şefi olarak çalıştı.Orman genel müdürlüğünün bu sene uyguladığı rotasyon sebebi ile Manisa Demirci
orman işletme müdürlüğüne işletme müdür
muavini olarak atandı sayın Mustafa yeşile
yeni görevinde başarılar dileriz.
(HABER MERKEZİ)
Milletvekili Mehmet Yüksel’den
Başkan Subaşıoğlu’na Ziyaret
AK Parti Denizli Milletvekili Plan ve Bütçe
Komisyon Üyesi Mehmet Yüksel, Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu’nu makamında ziyaret etti.
Milletvekili Mehmet Yüksel’i Merkezefendi
Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Merkezefendi Belediye Başkan Yardımcıları; Hasan
Kılıç ve Yusuf Görgüç kapıda karşıladı.
Başkan Subaşıoğlu, Milletvekili Yüksel’e
Merkezefendi Belediyesi olarak bugüne kadar
yapmış oldukları çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Başkan Muhammet Subaşıoğlu konuşmasının
devamında; “Belediyemizin kuruluş aşamasını
hızla tamamlayıp, kurumsallaşma yönünde
önemli bir mesafe kat ettik. Millet odaklı hizmet
çalışmalarımızı sürdürmenin çabası ile her bir
mahallelerimizde yapmayı planladığımız hedeflerimize ilişkin adımlarımızı atıyoruz. Bu süreçte
bizleri yalnız bırakmayan şahsınızda milletvekillerimize ve Sayın Bakanımıza çok teşekkür ediyoruz.”dedi.
Milletvekili Yüksel ziyaret sırasında yaptığı
konuşmada; “ Merkezefendi Belediyesi’nin kuruluş aşamasını hızla tamamladığını görmek bizleri
son derece mutlu etti. Belediyelerimiz milletimize hizmetlerin sunulduğu makamlardır. Belediyelerimiz vatandaşlarımızın kolay ulaşabildiği, derdini anlatabildiği ve çözüm bulabildiği önemli
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
kurumlarımızdır. Bu manada Merkezefendi Belediyesi’nin kurumsallaşıyor olmasını görmek, bizleri sevindiriyor. Öyle ki AK Parti belediyecilik
anlayışı farklı bir ilkeyi bünyesinde barındırmaktadır. Denizli Belediyemizin 2004 yılından bu yana ortaya koyduğu hizmet anlayışı şehrimizin,
dört bir yanını her alanda modern bir görünüme
kavuşturdu. Ege bölgesinde örnek belediyecilik
anlayışıyla, parklar, yollar, alt ve üst yapı başta
olmak üzere şehrimizin vitrini güçlendirildi. İnanıyor ve güveniyorum ki inşallah Merkezefendi
Belediyemizde bundan sonra ki süreçte daha da
başarılı projelere imza atarak, bölgesinde modern
bir kent inşasının devamını sağlayacaktır. Bu manada Merkezefendi Belediyesi olarak başta Sayın
Başkan ve ekibine millet odaklı çalışmalarında
başarılar diliyorum.”dedi.
(HABER MERKEZİ)
hiçbir gelişme yok. Torba Yasanın hiçbir
yerinde disiplin affından bahsedilmedi,
memura disiplin affı maalesef başka bir
bahara kaldı” şeklinde konuştu.
Ünalan, “Hâkim ve savcılara kesenin ağzını açan Adalet Bakanlığı, ne yazık ki aynı hassasiyeti bakanlığın bel kemiğini
oluşturan zabıt kâtibi, mübaşir, hizmetli,
şoför, emanet memurları, veznedar, icra
memurları, icra müdürleri, yazı işleri müdürü, bilgi işlem memurları ve teknik personellere gösterememiştir’’ dedi
Denizli Şube Başkanı KARTAV ise eylemle ilgili bir açıklama yaparak “Zor
şartlar altında yağmurda bile bizi yalnız
bırakmayan büyük bir fedakarlık yaparak
Denizli’den eyleme katılan herkese teşekkür eden KARTAV Yapılan eylemde belirttiğimiz taleplerimize acil çözüm bekliyoruz ,bahane istemiyoruz . Hükümet taleplerimize kulaklarını
tıkamamalıdır.Şundan kimsesin zerre kadar şüphesi olmasın ,Sendikamız kamu
çalışanlarının taleplerinin yılmaz takipçisi
ve savunucusu olacaktır. Taleplerimize
çözüm bulunmadığı takdirde eylemlerimiz devam edecektir”dedi.
(HABER MERKEZİ)
BASKAN GÜRLESİN’DEN
GAZİLERE ANLAMLI ZİYARET
P
amukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin, Muharip Gaziler
Derneği Denizli Şubesi’ni ziyaret
ederek gaziler ve yakınlarıyla bir araya
geldi.
Başkan Gürlesin, Şehitler ve Gaziler Haftası etkinlikleri kapsamında
Muharip Gaziler Derneği’ne gitti. Muharip Gaziler Derneği Başkanı Hamdi
Helvacılar ve beraberindekiler Başkan
Gürlesin’i dernek girişinde karşıladı.
Başkan Gürlesin, tüm gazi ve yakınlarıyla tek tek tokalaşarak sohbet etti.
Dernek Başkanı Helvacılar, Pamukkale Belediye Başkanı Gürlesin’in Özel
İdare Başkanı olduğu dönemlerden bugüne derneğe desteğini gördüklerini
belirterek, ‘Bugün de bizleri ziyaret
ederek bu anlamlı günde en büyük hediyeyi verdi. Başkanımızı çok yakından takip ediyoruz. İzlediğimiz kadarıyla yerinde durmuyor sürekli dışarıda
ve arazide oluyor. İnşallah emekleri
boşa gitmez. Başkanımız Gürlesin, 6
ay gibi kısa sürede hizmette ödün vermeyeceğini gösterdi. Bu çalışmaların
arkası gelecektir. Özel İdareden kendisini biliyoruz, gelecekte çok daha başarılı olacaktır. Böyle bir günde bizi yalnız kırmadığı için teşekkür ediyorum’
dedi.
Başkan Gürlesin de, şehitler ve gazilerin ayrı bir yeri olduğunu söyledi. Şehitler ve gazilerin ayrı bir kategoride
değerlendirdiğini kaydeden Başkan
Gürlesin, şöyle dedi:
‘Onları çok farklı kategoride değerlendiririz. Şehitlerimiz ve gazilerimiz ile
yakınları, canını, malını evladını ortaya
koymuş ve bugünlere gelinmiştir.
Onun için sizlerin yeri farklıdır. Tüm
şehitlerimizi başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere rahmetle anıyoruz. Gazilerimize de Allah uzun
ömürler versin diyoruz. Sizler bizim
çok özel ve değerlisiniz. Biz sizleri seviyoruz. Özel İdare Başkanlığı döneminde içimizde kalan bir ukdemiz var.
İnşallah onu yerine getireceğiz. O dönem bazı şartlar nedeniyle yapamadık
ve o sözü bugüne sakladık. İnşallah gazilerimize kıyafet sözünü yerine getireceğiz. Sizlerin toplum içinde farklı bir
yeriniz olduğunuzu hissettireceğiz. İnşallah o sözümüzü kısa sürede yerine
getireceğiz’ dedi.
Daha sonra Başkan Gürlesin ve gaziler
ile yakınları, birlikte fotoğraf çektirdi.
(HABER MERKEZİ)
23
17 Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
(636/84'6/68418-181)./.-838&.
,RPaRZRTfVcTHf^cZdbfRa]dad`cbf+G)fcadfX_b_`a_fXeZ_^e]c
`dQcbdXcbcbfIa^R`Ra^RLRfVc`f^db]ad[^dbf;(
Oe\eb^eU_[_T_HfXeV_`aefPd]cMfP_]e`^_L_[_TfWMd`eXZWbY
ZIbd\dbfADCH\dbfOdfARX\dUe`_fWaebf4c^ebHefYTYb
XR`d^c`fXea^_`ebae`_bfVc`f^e]c]efdbfeT_b^ebf^Y`YM
^RURb[dad`cfNd`d][cZW`f[Y&ff@dONcacf^WX\ae`_[KfWbae`
VYfXW`YZefJdOeMfe`e`]dbf+.>>Hdf^Ib[d]fcX\cZW`Y[SSS
Ce`cQf>(f0ZaRaf+.>>SSSfFYf\e`cQ\dfP_]ebfZeT_[_bfVeUa_L_
Odfebef[dXe_fPW]fbd\#f;SSS7e]ebf4c^ebH_fOdfADCHcf]c[G
ad`cbfbd^dbfZ_M`e\[e]fcX\d^cLcfca]fNRb^dbfVd`cfPW]
eP_]SSSHfd]cfVYfZeT_b_bf^d\eZae`_fbeX_a&fFc`ac]\d
Ve]ea_[#
:fNRbad`^dfXea^_`_b_bf;dbfbW]\eX_b^efWa^YLY
^Ibd[^dHfZeT^_L_[_feZbdbfea_b\_a_ZW`Y[#ff2SSS7B9B?
4c^ebfOdfADCfQe]]_b^efIbd[acf^d\eZae`_bfWa^YLYfebeaG
cTc[cfVYb^ebfeZae`fIbJdfc]cfZeT_fQeacb^dfVYf]IUd^dfXcG
Tad`adfMeZaeU[_UfOdfITdaac]adfZ_M`e\[eb_bf^WTYbYb
e`\eJeL_bef^c]]e\fPd][cU\c[SSSf5_M`e\[eb_bf^WTYfe`\\_
Qe\\efVebefNI`dfcPd`c^dbf^dfVRZR]f^dX\d]fNI`^RSSSfd]c
ITdaac]adfVc`f]e`eba_]f;:6BG]Hf\e`eE_b^ebf]e[MebZe
ZR`R\RaR`]dbfW`\eZef]WZ^Y]ae`_[^ebfVeT_f^d\eZae`_
ea_b\_ae[e]fcX\cZW`Y[/
>/f@WbfNRbad`^dfcb\d`bd\\dfZd`adUc]fVc`f]e`eba_]f;:G
6BG]Hf\e`eE_b^ebKfADCfARX\dUe`_f7e]ebf4c^eb
Qe]]_b^efcbeb_a[eTfVc`fcE\c`ef]e[MebZeX_fZR`R\RaRZW`S
:a[eZebf]e`^dUad`KfWa[eZebfcacU]cad`f]Y`NYaeb_MKf4cG
^ebf]Y`[eJefVc`fXdbe`ZWfRTd`cb^dbf]e`eaeb[eZe
Pea_U_a_ZW`SSSfBZb_f^dbd[df^eQefIbJdf^dfZcbdfeZb_f;:G
6BG]Hf\e`eE_b^ebfZeM_a[_UfOdfNdadbfeP_]ae[eae`
XWb`eX_fZeaebfWa^YLYfW`\eZefP_][_U\_SSS
+/fCR`]cZdH^d]cfOdfZY`\^_U_b^e]cf;Zd`adUc]f^RTdbcbH
7*557(
7+%7!
+,
,"
*5*"
"7
XWbf^Ibd[^dfdbfPW]f`eQe\X_TfWa^YLYfcXc[fADC
ARX\dUe`_f7e]ebf4c^eb3f?d^dbcf^dfPW]feP_]3fFc`cad`c
eXaef]eVYaadbd[d^c#fbeX_afWaY`f^efZd`adUc]fXcX\d[fcPcb^d
MeaeTaeb^_`_a[eZebfVc`cKfADCHcbfVeU_befNdP\c3f:f]Wa\Y]
PW]fIbd[acZ^cfOdfW`eZef[Y\ae]efe[ef[Y\ae]efZd`acG
ZeVebJ_fW^e]ae`_bfYaeUeVcadJdLcKfZY`\^_U_b^e
^_UcUad`cb^dfNI`dOfZeM[_UfOdZefZeVebJ_feX]d`cfe]e^dG
[cad`^dfW]Y[YUfVc`fcXc[fe\eb[ea_Z^_SSSfB[efWa[e^_KfW
]Wa\YLefZ_aae`Jef^_UaebebfVc`fX_b_E\efNI`dOfZeM[_Ufe[e
Z_a[e^ebf]db^cbcfZd\cU\c`cMfXcX\d[cbfe^ead\XcTacLcb^db
W`\eZefP_]ebfVR\RbfYbXY`ae`_f]cUcXdafPeVeae`_Zaef\d`Xcbd
PdOc`[cUfVc`fcXc[fe\eb^_SSS
FYf\dXMc\ad`fXWb`eX_fNdadac[f`eQe\X_TfWaebae`_bf4cG
^ebHefXea^_`[e]fcPcbfW`\eZef]WZ^Y]ae`_beSSSf@Wb
^Ibd[^dfBO`YMeH^efZd`adUc]fVeT_fNeTd\dad`^dfXWb
^d`dJdfcbXeEX_Tfc^^ceae`fW`\eZefe\_a_ZW`fOdfCR`]cZdH^d
VeT_f]e`eba_]fW^e]ae`f^efVYbae`_fcPd`c^dfZeZ[eZe
Pea_U_ZW`ae`SSSfBXa_b^efc^^ceae`fPW]f]W[c]fOdfVc`eT
^d\eZa_fVe]_bJefQebNcf]eZbe]ae`^ebfXd`OcXfd^ca^cLcbcf^d
ebae[e]fTW`f^dLcaSSSf%c[^cfX_]_f^Y`YbKfVe]_bfbdad`
WaYZW`[YU/fCR`]cZdKfD`ebfcadf7cTVYaaeQfe`eX_b^efZdbc
XcaeQf]IM`RXRf]Y`YZW`[YUfOdfXR`dPf7e]ebf4c^eb
\e`eE_b^ebfZIbd\cacZW`[YU3f6eQefVc`PW]f]W[c]fOd
eVe`\_a_f^d\eZfOe`fe[efXeP[ea_L_feaN_ae[e]fcPcbfVY
]e^e`fVcadfZd\d`acSSSf$TYbfaeE_bf]_XeX_#fVYfRa]d^d
;Zd`adUc]ad`dHfead\fWa[eTKfXdP]cbad`fe`eX_b^ebfP_][eT
OdZefWbae`efQcT[d\fd\[dTKfVeT_fRa]dad`cbf:`\e^WLY
MWac\c]eae`_befVeU\ebfVce\fd\[dTXdbcT#f]e^d`cbcTfQdM
eZb_^_`Kfbd`d^dfWaY`Xeb_TfWaYbf]e`eaeb_`X_b_TSSSfCR`]
Qea]_fNITRbRfeP[ea_fOdfNd`Pd]\dbf[caacf[dbEee\ad`cbd
QcT[d\fd^dbfQd`]dXdKfQebNcf[dXad]\dbfWaY`XefWaXYb
Qd`]dXdfXeQcMfP_][ea_Sf5d`adUc]ad`cbfWZYbae`_bef^c]]e\3
W]fIbd[acfVc`f^d\eZ_bfea\_b_fPcTdZc[/fCR`]fDX\cQVe`e\_
YTYbfZ_aae`fBF6GDX`ecaGBa[ebZefRPNdbcb^dfd\]cad`d
[e`YTf]ea^_fOdfCR`]cZdHbcbfEcbebXeaGXcZeXeaf[eG
bcMRaeXZWbae`fcPcb^df^eaNeaeb^_L_fQd`f^Ibd[^dfeXaef]G
db^cbcf\WMaeZe[e^_SSSf:aeZefVYfeP_^ebfVe]_bJef7e]eb
4c^ebKfCR`]cZdfcPcbfVc`fUebXfOdf^dLd`cbcfVca[d[cT
Nd`d]acSSS1
@dONcacf^WX\ae`KfZY]e`_^e]cfXe\_`ae`_fca]f^dEef9BG
A$:5$?6Bf :-<BABfD<0f5B58<B?fX_T[eG
X_T^_`[efWaeZ_b^ebfeZae`fIbJdfQe\\efVeT_ae`_f$5B-8
bc\dacLcb^dfe\e[efZeM_a[e^ebGcXc[f]WbYUYaY`]db
]ead[dfea^_[fOdfPea_U\_L_[fNeTd\dad`^dfVc`]ePfZeT_
Qeacb^df\e`\_U[eZefeP\_[SSSf4c^ebH_bf[RX\dUe`fWa[efZG
WaYbefNc`^cLcfeb^ebfVYNRbdKfZeUebebfVR\RbfNdacU[dad`
eXa_b^ef;^cbadb[dGX_T[eGMeTe`ae[eX_Hf^eQcaKfADCG4cG
^ebfNd`PdLcbdfVe][eX_b_fVcadbad`fcPcbfVd]adbdb
NdacU[dad`^cSf:?<B-Bf,-0f;4c^ebKfdbNdaadb[dacK
dbNdaadbd[dTfOdf[RX\dUe`fWaY`XefZ_M`e\_a[ea_fOd
c\cVe`X_TaeU\_`_a[ea_Z^_H3fZadf^dfWa^YfOdfYZNYae[eZe
]WbebfMaebfVebefNI`dfADCfcPcb^dfVeT_fYbXY`ae`
\e`eE_b^ebf^ef^dX\d]fNI`d`d]fQ*a*f^dOe[fd^cZW`SSS
@WbYPf>/fAD<<DfWa[efZWaYbefNc`dbfQd`f]Y`Y[fOd
VYf]Y`Y[ae`_fVYfZWa^ef^IbRU\R`dbfQd`fcXc[
;Xea^_`_a[eX_HfNd`d]dbfVc`fQd^dEfQeacbdfNdacZW`SSS
@WbYPf+/fFc`fRa]dbcbf[caacfcX\cQVe`e\f\dU]cae\_b_b
cPcb^dfVeT_fRa]dad`cbfYTeb\_ae`_ZaefcacU]cfcPcb^dfWaYMK
Wbae`aefNdadJd]f]Y`[eZ_fQeZeafd^dbad`fOe`XefOdfQ*a*
VYaYbe[e^_ae`Xe#f]db^cfRa]dXcfcPcbfPea_Uebae`feadZQcbd
;X_T[eHfNcVcf^eQefVc`PW]fWaeZfNdacUdVcac`3fCR`]cZdK
CdU]cae\_b_feJcadbf;[caacHfQeadfNd\c`[dacZ^cfOdfNd`d]dbc
ZeMe`e]fZWaefP_]_a^_3
@WbYPf)/fFeT_fXITad`c[f]dXcbac]adf;\dU]cae\fcPcbH
^dLca3f@ITad`c[f\dU]cae\fcPcb^dfPW]f]RPR]GX_b_`a_fVc`
;ebaeZ_UHfOdfFB<B?C8<8f^d`cbfZeM_aeb[eae`fcPcbS
:bae`f]db^cad`cbcfVcacZW`ae`KfVYfRa]dfcPcbfJeb_b_f\dQac]G
dZdfe\e`e]fPea_Uebae`faR\Edbfea_b[eX_bae`fOdfcPcb^d
VYaYb^Y]ae`_fZeM_ae`_bfAD<<DfWa[eX_fZWaYb^efe\_aeb
e^_[ae`_fdaad`cb^dbfNda^cLcfW`eb^ef^dX\d]adXcbad`3
CR`]cZdf;dX]cfCR`]cZdHf^dLcafOdf>().Hae`^ebfc\cVe`db
60-D?f$59$5BfTW`aefOdfQcadZadfZe\_`_aebfAD<<D
YbXY`ae`feZeLef]ea]_ZW`3
@WbYPf/f;5_M`e\[eHfca]fWae`e]fZY`\cPcb^df]e`eba_]
Vc`f;:6BG]Hf\e`eE_b^ebfVeUae\_a^_fOdf^d`cbfZY`\^_U_
VeLae`_fWa^YLYfeP_]\_3fFYfVcaNcZdf;)fZ_afIbJd
ZY`\^_U_b^efITdaac]adfDX`ecaH^dfdLc\c[feaebfOd
ZY`\^_U_b^eGCR`]cZdH^dfPea_UebffNeTd\dJcf]c[ad`H
XW`Yae`_b_f^efd]adZd`d]fXW`NYae[eX_b_f^ef^dOe[fd\G
[dacZcT3
@WbfXIT/fFYf]Y`\e`[eZ_fXeV_`aefMaebaeZebfOd
ZR`R\dbfAD<<DfFD-fC0%9D<BC8A8 fOdfVYbYbfd[`cbc
eZae`fIbJdfOd`dbfAD<<DfFD-f<D60-DAD fWa^YLYfcPcb
PW]fUebXa_Z_T3fFcTcfVYNRbdfNd\c`dbfOdfNdadJdLdfNI\R`db
<D60-<D9SSSf5eUeX_bfCBAfFB8A@8 f,"<"
F"5"9fD7B?%"A$<fC"-9D50SSS
Fotoğraf: Zeynel Abidin Dağtekin
!7%7#
020
3.16)63261&$
>(>H^df:\YTfFc`fAe`\H\efVc`fXWQVd\ffX_`eX_b^efUc]eZd\
RTd`cbdfDT[c`G9e`U_Ze]eH^efVc`fVeX]_bfWa^YSfFcTad`cfcPd`c
ea^_ae`SfB`]e^ebfX_]_ZIbd\c[fcaebfd^ca^cSf7cT[d\HcbfIb^d
Ndadbad`cbcfcPd`cfea^_ae`Sf@Wb`efVcTcf^dfXcOcafJdTedOcb^db
ea_MfQdMc[cTcfeX]d`!fQeMcXQebdZdf]WZ^Yae`SfAeQ]d[dZd
NdacMfNc^d`]dbf@eOJ_f?Y`d\\cbf@WZd`HcbfeU_`_fXWaJY
RX\dL[dbfVc`fe^e[_fOe`^_KfQdMfVcTc[fMdUc[cT^dfNdTd`K
QeVd`f\WMaeZ_MfWbefYaeU\_`_`^_SfAeQ]d[dZdfVc`
NdacUc[cT^dfVc`cXcfBQ[d\f4dZTcfeLeVdZcbfVc`fMYXYaeX_b_
Fd]c`fFd`]feLeVdZdfOd`[cU\cSfFYbYfEe`]fd^dbfRX\dL[dbK
Qd[dbfVYfVcaNcZcfZd\cU\c`^cSf?Y`d\\cbf@WZd`KfRX\fe`e[eX_
ZeMe`e]fVYfMYXYaeZ_fdadfNdPc`^cSfBQ[d\f4dZTcfeLeVdZfVc`
*Zd\cbfJcE`cfQdXeV_b_fZeM[_UfOdf>(>f\e`cQcbcfcX\cQ`eP
d\[cU\cSf2DbUeeaaeQfVYf[YXcVd\ad`KfVYfXdbdbcbf\e`cQcfWaeb
>(>H^dfXWbefd`d`S1f^cZW`^YSfB[eKf?Y`d\\cbf@WZd`fVYbY
^dUcE`dfd^cbJdKfVYbYffY[QY`cZd\f,eTd\dXcf2?Y`JYae`
>(>H^dfQR]R[d\f]Y`eJe]ae`[_U1f^cZdf[ebUd\dfPd]\cS
FYfRX\dL[dbKfXWafVca^c`cad`f^eL_\_`]dbfZe]eaeb[_UfOd
NITea\_b^ef\Y\Ya[YUfVc`feU_`_fWa[eX_bef`eL[dbf>(H^e
eaVeZfWae`e]f6cZe`Ve]_`f6dOad\f,ROdbac]fAeQ]d[dXcHbd
VeU]ebfWa[YU\YSfAYX\eEefFc`ac]feLeVdZfVYbYfIL`dbcbJd
^WL`Y^ebf,dbda]Y`[eZfVeU]eb_befVc`f[d]\YMfZeTe`e]
VYfcUcbf\dQac]dXcbcfebae\[_U\_SfB^`dXfOdf\dadEWbfOd`^cLc
cPcbfVcTTe\f,dbda]Y`[eZH^ebf]db^cXcfe`eb[_U\_Sf:f^eK
2Fdbf?Y`JYaY]f^eOeX_b^ebfZebcf>)Sf[e^^d^db
[eQ]d[dad`dfP_][_UfVc`fOe\eb^eU_[SfFYbYbfJdTeX_fdb
EeTaefZd^cfXdbd^c`SfB[efZY`\^_U_befP_][e[fcPcbfdbNdaad`G
adf]e`U_aeU\_[SfFYfe^e[fcXdfebe`UcX\ac]\dbf>>G>+Sf[e^G
^dad`^dbfNITea\_befea_b[_UfVc`cXc'f@cTfNdbcUfc[]*bae`ae
^eQefEeTaefVcaNcfda^dfd^dVcac`XcbcTSfFdbc[fNcVcf]IZaRfVc`
dXbeEfVYf]e^e`fVcac`XdKfXcTf^eQefPWLYbYfVYaeVcac`fOd
VcadVcac`XcbcTS1f^cZW`Sf@Wb`efWbYKfWf[e]e[^ebfIbJd
0X]cUdQc`Hdf\eZcbfd^cZW`ae`KfXWb`ef^efd[d]acfd^cZW`ae`S
AeQ]d[dfQ*]c[ad`cb^dbf?dJe\cf5eLJ_Hb_bfbe[eT
]_aebfVc`cXcfWa^YLYbYf\eQ[cbfd^cZW`Y[SfRb]RKffQdMf2bdG
[eT1f^cZW`^YSf2Ce[fDa[cQeaKf@ee^d\Gcf0Vd^cZd1
]c\eV_b^ef2be[eT1fZd`cbdf2bd[eT1f]dac[dXcf]Yaaeb_a_`S
Fc`fTe[ebae`f[d`QY[f7RXdZcbf7ca[cf8U_]KfeX]d`!
W]Yaae`^efQWJea_]fZeM[_U\_Sf?Y`d\\cbf@WZd`Hcbf]_Tf9Y`Heb
]Y`Xae`_befVeX]_X_b^ebf^WaeZ_Kf[Rbe]eUefd\[cUad`KfWbe
2$aebf]W[RbcX\f\eXaeL_KfWf[eXY[fPWJY]ae`^ebfbdfcX\cZW`G
XYb&1f^d[cU\cS
AeQ]d[dfVeU]ebae`_b^ebf9eZefBaM]e`\eaf^ef?dJe\c
5eLJ_fNcVcfXeL^eb^_Sf7WJedEdb^cad`f\eQacZdfWaYbJeK
?Y`d\\cbf@WZd`Kf^WXZeZ_f9eZefBaM]e`\eaH_bfIbRbd
Pe`Me`e]fe\_Mf24d\QYaaeQf7WJeHZ_f^ef\eQacZdfd\\cbcT31
7e\\efQeaad\\cbcTf^cZd`d]fdEdadbdbf?Y`d\\cbf@WZd`HdK
9eZefFdZfVc`f\W]e\fOY`[YU\YSfFYfZRT^dbf>fVcbfOdZe
+.fVcbfac`efMe`efJdTeX_fI^d[cU\cSf7e\\ef[eQ]d[dad`c
ZeM_a_`]dbf?Y`d\\cbf@WZd`fZeba_UfcEe^df]Yaaeb_bJef9eZe
FdZf2FdbfXWae]f^dLcac[KfOY`Y`Xe[f\W]e^_fXeLfdac[adfOYG
`Y`Y[S1f^d[cU\cSf:fX_`eae`fVc`f[dXdad^dbf^WaeZ_
"X\dL[dbfBZ^_bfCdW[ebfVc`fM`WVad[fP_]e`_bJeKf9eZe
BaM]e`\eaf2FebefVe]KfVc`]ePfeZfMe`efVc`c]\c`c`Kfe`]e^eU_be
e\\_L_[fNcVcfVc`f\W]e\f^efXebefe\e`_[fQe'1f^d[cU\c'
?Y`d\\cbf@WZd`Hcbf@dEd`cQcXe`H^ef\e\caf]IZRfOe`^_S
?eX_afea^_L_bef^ec`fMd]fPW]f^d^c]W^YfWa^YSfB[efXeEeX_b_
XR`d[d^dbf]ebXd`^dbfIa^R'fAYX\eEefFc`ac]feLeVdZf^dG
^cf]c/f2AeQ]d[dKf?Y`d\\cbf@WZd`Hcbfdaf]WZYMf\WMae^_L_K
)+fMe`PefdUZeX_bef^ec`fc[Qefd\[df]e`e`_fea^_'f:fcUad`d
Ve]ebfNI`dOacfcadfNI`RURMfebaeU\_[SfFc\MeTe`_b^ebf)+
Me`PefdX]cfdUZefea^_[Sf:bae`_f^dbcTf]dbe`_b^efZe]\_ae`S
BX_aae`_b_fVcTdfOd`^cad`S1
DU\dfVIZadf]e`efOdf]e`eba_]fNRbad`^dbfVYfNRbad`d
Nda^c]Sf%Yfeb^efAYX\eEefFc`ac]feLeVdZf^dfZW]Kf?Y`d\\cb
@WZd`f^d'f7dXeMKfVRZR]f^Y`YU[eb_bfWaeJeL_fdXeXf5RJd
6cOebHef]ea^_SfAeQUd`^dfQd`]dXfQdXeV_b_fOd`dJd]S
*ac[ad`f^dKf[eTaY[ae`f^ef'f
,e^^e`ae`f^ef[eL^Y`ae`f^e'fd]cfXcTfQebNcad`cbcbfZG
d`cb^dfWa[e]fcX\d`XcbcT&f-eQ[d\adf[cfeb_a[e]fcX\cZW`G
XYbYTKfZW]XefbdE`d\adf[c&
%2486)4-80862/$-'$38'0428&4
8%D6fNcVcf\e`cQcbfNI`^RLRfdbf`e^c]eafI`NR\ad`^dbfVc`cXc
W\Y`^YSf%c[^cfVYf^eL_a[_Ua_L_bfYJYf]db^cad`cbdf^W]YG
bYbJefeadaf\dJdafIbfea[eZefPea_UebfFe\_a_fRa]dad`KfZcbd
CR`]cZd=ZdfVe]e`fWa^Yae`S
^dO`dZdfXW][YUae`^_`SfFYbYbfXdVdVcf^df8`e]=\efAeac]c
ZIbd\c[cbcbfXe^dJdfXcZeXd\dbf^dLcaKfEcTc]dbf^dfZW]fd\G
[d]fcX\d^cLcf@RbbcfN`YMae`_bfCR`]cZd=bcbf^_U
MWac\c]eX_befWaebf=OdEefVW`Pae`_=^_`S
CR`]cZd=bcbfcTad^cLcf^_UfMWac\c]efZIbd\cad[dTf^Y`Y[e
Nda[cUKfcEaeXfd\[cU\c`SfCR`]cZdKf^_UfMWac\c]e^ef\e[e[dbfcG
TWadfd^ca[cUKfZeab_Ta_Lef[eQ][fd^ca[cU\c`SfCR`]cZd=bcb
^_Uf^RbZe^e]cfc\cVe`_b_fX_E_`ae[_Uae`^_`S
d]cKfZeab_Tf[_f]ea^_]&fCR`]cZdfX_b_`ae`_fcPcb^dfUYfebG
^ef>Kf[caZWbf@Y`cZdacf[Ra\dJcfOe`Sf,dP\cLc[cTfNRbad`^d
^df8`e]=\ebf).S...f5dTc^cfOdfZcbdf@Y`cZd=^dbfS...
9R`^df]eM_ae`_[_T_fXWbYbef]e^e`feP\_]Sf@Y`cZd=^df^dKf8G
`e]=\ef^efXcZeXd\dbfVeX\_`_aebKfZW]fXeZ_aebKfc[Qefd^ca[G
dZdfPea_U_aebfN`YMae`_f^dX\d]ad^c]SfA_X_`=^efQe]dTeS
CR`]cZd=bcbf^_UfMWac\c]eX_fVc`feJTcZd\cbfcEe^dXc^c`Sf9eP
Z_a^_`fVYbae`_f^cbacZW`YTKf^dLcaf[c&fFc`cfVc\cZW`Kf^cLd`c
VeUa_ZW`Sffd]cf^_UfMWac\c]e[_TfcEaeXf[_fd\\c&
FYf[eTaY[fQea]ae`efZef]eM_X_b_fZef^efNIbaRbRfePeb
CR`]cZdKfVIaNdf[dJVY`dbf^d[W]`eXcfZIbRbdfdO`ca^c]Pd
OcJ^eb!fMWac\c]eX_b_bf[dZOdad`cbcfeaeJe]\_`Sf
Fcae]cXKfFe\_a_fOdf9I`EdTfRa]dad`cf\d]d`f\d]d`
CR`]cZd=bcbf\dTad`cbdf^WL`YfNda^cad`Sf8`e]KfAeac]c=bcb
[dTQdMPcfMWac\c]eae`_fZRTRb^dbfVIaRb[dfZWaYbefNc`^cS
8%D6=cbfcad`adZcUcfXe^dJdfVYfXR`dJcfQ_Taeb^_`^_Sf0Xd^=ad
d\]cbf[RJe^dadfd^ca[d^cLcfOdfd^dbf[YQeacEad`f^dfeX]d`!
eP_^ebf^dX\d]adb[d^cLcfcPcbfWaYUebfW\W`c\dfVWUaYLYbe
?c\d]c[fOe\eb^eUae`_[_T_KfVeU\efDXa*[fWa[e]fRTd`d
QcPVc`fXeOeUfQY]Y]YbefX_L[eZeJe]fVcPc[^df`dQcbdad`d
[Ye[dadfd^dbf8%D6=cbfdacb^dbfVY`Ybae`_f^eQcf]ebeG
[e^ebfea[e[_T_fXeLaeZebf^efVYfOcJ^eb!f^cMaW[eXc^c`S
8`e]a_f@RbbcfeUc`d\ad`KfQcPVc`fRa]dbcbf`dQcbdad`cfcPcb
ZeM[e^_]ae`_fZe`^_[_fOdfVeX]_Z_fCR`]cZdacf`dQcbdad`fcPcb
CR`]cZd=bcbf^_UfMWac\c]eX_b_fRa]dZcfc\cVe`X_TaeU\_`[e]ae
c\Qe[fd^dbad`KfVYNRb]RfZeVebJ_fVeX_b^e]cfUeU]_ba_Le
UIZadfVc`fNITfe\X_bae`fVe]ea_[Sf:bJef]e`eae[e
]e[MebZeX_beKfYaYXeaGYaYXae`e`eX_feaN_fWMd`eXZWbYbe
`eL[dbfCR`]cZdKfVeU]efQcPVc`fRa]dfcX\cQVe`e\_b_b
Ze`^_[_befNd`d]f]ea[e^ebfOdfeXa_b^efVc`eTf^efVYf[caa!G
ac]fXeZdXcb^df`dQcbdad`cbdfXeLfXeac[f]eOYU[YU\Y`SfTda
\c[ad`adfQeOe^ebfOdf]e`e^ebfWMd`eXZWbfZeM[eX_befZe
^efEc^ZdfIbd`[dXcbdf`eL[dbfYaeUe[eZebfFe\_a_fRa]dad`d
bcXMd\adKfCR`]cZd=bcbfeJTcZd\\dbfEd`XeQfEd`XeQfYTe]
Wa^YLYf]dXcb^c`S
(,575
757#
+#,77
9e`^dUad`c[cTdf=Oe\ebefQWUfNda^cbcT=f^d`]dbKfRa]d[G
cTdfVYf[Y\aYaYLYfZeUe\ebf\R[fZd\]cacad`c[cTdf^dfVc`
Oe\eb^eUfWae`e]f\dUd]]R`fd^cZW`Y[S
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
441 41 70
Karataş
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
23
17Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
60 bin öğrenci için üniversite
Eğitimi hayali
devam ediyor!
İzmir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü ve Rektör Danışmanı Yrd. Doç.
Dr. Gülnur Erciyeş, ek kontenjan döneminde tercih yapma hakkı bulunan 60 bin
öğrenciye seslendi. Erciyes, “Severek yapacağınız meslek için seçim yapın" dedi
İ
zmir Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Müdürü ve Rektör Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Gülnur Erciyeş,
ek kontenjan döneminde tercih yapacak üniversite adayları ve aileleri için
önerilerde bulundu. Üniversite eğitiminin
akademik yönünün yanı sıra kişiye meslek kazandırması nedeni ile çok önemli
olduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Erciyeş, “Edinecekleri meslek ile tüm hayatlarını şekillendireceklerini unutmadan,
adayların mutlaka istedikleri eğitimi alacakları fakülte ve bölümleri tercih etmesi
gerekiyor” dedi. Sayıları 80’e yaklaşan
vakıf üniversitelerin, devlet üniversitelerine oranla daha dinamik ve çağdaş eğitime
uyumlu olduğuna dikkat çeken Erciyeş,
tercih yapacak adayların mutlaka uzman
desteği alması gerektiğini söyledi.
Üniversitede okumuş olmak
için tercih yapmayın!
Üniversite adaylarına “sadece üniversitede okumuş olmak için tercih yapmayın” diye seslenen Yrd. Doç. Dr. Gülnur
Erciyeş, “Kişiler, donanımlarına, ilgi ve
ihtiyaçlarına uygun eğitimi aldıkları sürece mesleklerinde de başarılı olacaklarını
unutmamalılar. Ömür boyu severek yapacakları meslek için öğrenciler fakülte ve
bölüm seçilmeli” dedi. Ek kontenjan döneminde tercih yapacak olmanın adaylara
daha iyi düşünme fırsatı sağladığını söyleyen Erciyeş, “Ek kontenjan dönemi, dezavantajı avantaja çevirmek için kullanılacak bir fırsat. Uzmanlar ile görüşülerek
yapılacak tercihler adaylara iyi bir gelecek sağlayacak. Hiçbir aday, okumak iste-
mediği bölümü tercih etmesin” dedi.
Vakıf üniversiteleri beyin göçünü
tersine çeviriyor
Sayıları her yıl artan vakıf üniversitelerinin eğitim anlayışı ve sunduğu olanaklar ile Türkiye için beyin göçünü tersine
çevirdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Gülnur
Erciyeş, “Vakıf üniversitelerinin pek çoğu
yurt dışında eğitim ve çalışma deneyimine sahip akademisyen kadrosu, karar alma ve uygulama aşamasındaki dinamizmi, yabancı dil eğitiminde yarattıkları
fark ve sunduğu olanaklarla eğitim süresince ve sonrasında öğrenciler için büyük
avantajlara sahip” dedi. Sanayi-üniversite
işbirliği ve kariyer merkezlerinin yoğun
çalışmaları nedeni ile vakıf üniversitelerinin artık mezuniyet öncesi öğrencilerine
iş imkânı sunduğuna vurgu yapan Gülnur
Erciyeş, “Farklı bir şehirde devlet üniversitesinde okuyup yurtta kalma şartlarından daha ekonomik bir bütçe ile artık vakıf üniversitelerinde eğitim almak mümkün” dedi.
Okurken burs kazanın
Sadece üniversiteye girerken değil,
eğitim boyunca gösterilen akademik başarının yanı sıra sosyal, sportif ve sanatsal
başarıların da vakıf üniversitelerinde öğrencilere burs olarak geri döndüğünü hatırlatan Erciyeş, “İzmir Üniversitesinde
yaklaşık olarak her iki öğrenciden biri
burslu eğitim alıyor. Öğrencilerimizin
tüm başarıları burslar ile ödüllendiriliyor”
dedi. Erciyeş, tüm öğrencilerinin burslu
eğitim aldığı Mühendislik Fakültesi bö-
lümlerinin yanı sıra Güzel Sanatlar ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bölümleri, hemşirelik, fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümleri için ek kontenjan döneminde adayların İzmir Üniversitesi’ni tercih edebileceklerini hatırlattı.
(HABER MERKEZİ)
Hollanda kadar olamadık
T
ürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
önce büyüme, dün itibariyle işsizlik
rakamlarını açıkladı. Türkiye ekonomisi 2014 yılının ikinci çeyreğinde işsizlikte tek haneli rakamlara direnirken
(%9,1) büyümenin yine de devam ettiğini
belirten İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. İbrahim Attila Acar, Dünyanın ilk 20 büyük ekonomi sıralamasında
“Türkiye’nin Hollanda’nın gerisinde olup
olmaması bizim için doğru bir kıyaslama
değil. Konuşmamız gereken husus tüketici ekonomi modelimiz ve neden verimlilikte gerilerde kaldığımızdır” dedi. Türkiye’nin 2023'te ilk 10 ekonomi arasına girme hedefi doğrultusunda çaba sarfettiğini
belirten Dekan Prof.Dr. Acar, yeni üretim
tekniklerine ulaşmış bir ekonominin bu
hedefe ulaşmada etkili olacağını belirtti.
Prof.Dr.Acar, “Hollanda dediğimiz ülke
Konya şehrimiz kadar olan bir yer. Konya
kadar coğrafyası olan bir ülkenin üretimi
fazla. Biz üretim ekonomisine geçememenin sorununu yaşıyoruz. 798 milyar
dolarlık Türk ekonomisinin 800 milyar
dolarlık Hollanda ekonomisinin gerisinde
olduğunu görüyoruz. 250.000 nüfuslu İzlanda’nın futbolda, ekonomide bizi geçmesini irdelememiz lazım. Teknolojik
üretimimizin üretimdeki toplam payı sadece yüzde 4. Bizim teknolojik üretimimizi arttırarak yeni üretim tekniklerine
ulaşmış, verimi esas almış bir ekonomiyi
hedeflememiz gerekiyor” diye konuştu.
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
POLİKLİNİK TELEFONLARI
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
“Derecelendirme kuruluşları
siyasetten arınmış değil”
Dünya Bankasının Türkiye’nin büyüme rakamını 10 Haziran’da 2,4’e düşürdüğünü, 23 Haziranda ise 3,5’e yükselttiğini söyleyen Prof.Dr.Acar, “ 12 günde ne
oldu? Burada anlaşılmaz bir keyfiliğin olduğunu görüyoruz. Fitch ve Standard &
Poor's için de durum böyle. Ülke değer-
Avşar Palmiye
Cinemaximum
Cinemaximum
Cinemaximum (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
lendirmeleri sadece ülkeler için değil fon
sahipleri için de önemli olduğu sürece,
pür-rasyonel değerlendirmeler beklemek
gerçekçi olmaz. Dolayısıyla derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerini, siyasetten ve ülke üzerinde baskı oluşturmaktan arındırılmış olmadığı açıktır. Faizlerin Türkiye’de bir puan artması kamuya 2 milyar dolara mal oluyor. ” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
261 48 04
Eşrefpasa
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
SAYFA 13
SONDAKiKA GAZETESİ >>
13 SAĞLIK
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
23
17Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
"SİGARANIN DUMANI
bebekleri hasta ediyor"
Sağlık Enstitüsü
Derneği Başkanı
Prof. Dr. Elif
Dağlı, çok sayıda bilimsel çalışmanın, bebeklerde görülen
solunum yolu
hastalıklarının yarısına yakınının erişkinlerin kullandıkları
tütün ürünlerinin dumanına bağlı
olduğunu ortaya
koyduğunu bildirdi
P
rof. Dr. Dağlı, yaptığı yazılı
açıklamada, sigara içenlerin nefes yollarına çekip dışarı
üflediği havaya ana akım duman, sigaranın yanan ucundan
açığa çıkana ise yan akım duman denildiğini, pasif sigara dumanının da ana
akım ve yan akım duman karışımından
oluştuğunu bildirdi. Pasif tütün dumanı
solumanın çocukların solunum yollarında
önemli sağlık sorunları yarattığını kaydeden Dağlı, "Çok sayıda bilimsel çalışma,
bebeklerde görülen solunum yolu hastalıklarının yarısına yakın kısmının erişkinlerin
kullandıkları tütün ürünlerinin dumanına
bağlı olduğunu ortaya koymuştur. Bu bilgi
dikkate alınmadan büyütülen çocuklar istismar ediliyor sayılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Bunların başında da hırıltılı solunum,
astım, solunum yolu enfeksiyonları ve solunum işlevinde bozulma geldiğine dikkati
çeken Dağlı, şu bilgileri verdi: "1985-2012
yıllarında yapılmış 71 bilimsel araştırma
sonuçları, annenin hamilelikte sigara
içmesinin doğan çocuğun 18 yaşına kadar
hırıltılı nefes alma olasılığını 1,5 kat arttırdığını göstermiştir. Hamile kadınların
sigara içmesi doğan bebeklerin hırıltısında
2 yaşına kadar 1,4 kat, 3-4 yaş arası 1,3 kat
ve 5-18 yaş arası 1,5 kat risk artışı getirdiği bulunmuştur. Annenin hamilelikte sigara içmesi 2 yaşına kadar astım
riskini 1,9 kat arttırmaktadır. Annenin
doğumdan sonra sigara içmesi, beş
yaş altı çocuklarda hırıltı riskini
1,7 kat arttırmaktadır. İki ebeveynin de sigara içmesi
halinde buna maruz kalan
süt çocuklarının solunum
yolu enfeksiyonunun 1,8
kat, evde başka bireyin
sigara içmesi halinde 1,4
kat daha fazla olduğu anlaşılmıştır. Sadece annenin
sigara içmesi halinde bu
risk 1,6 kat."
Pasif sigara dumanının çocukların solunum yolu işlevleri üzerine etkisini
araştıran 24 çalışma yayınlandığını, annenin sigara dumanına maruz kalan bebeklerin akciğerlerinde hava akımının
azaldığının saptandığını kaydeden Dağlı,
"Anne ve babanın bebeğe karar vermemek
için tütün ürünü kullanmamaya karar vermeleri, bebeğin doğumundan sonra kimsenin evde sigara içmemesi ve bebeğin tütün dumanı bulunan yerlere götürülmemesi son
derece önemlidir" ifadelerini kullandı.
(AA)
Yaşlanan nüfus,
sağlık sistemi için
ALARM VERiYOR
Geriatrik Hematoloji Derneği
Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan, ileri yaştaki hastaların sağlık harcamalarının, ülke ekonomilerinde
büyük bir yük oluşturduğunu belirterek, "Türkiye'de de yaşlı nüfus hızla artarken tedbir alınmazsa sağlık harcamalarındaki
artışlar bir tehdit haline gelebilir"
dedi. İlhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin hızla
yaşlandığını belirterek, 2025 yılında 65 yaş üstü yaşlı nüfusun 15
milyona ulaşacağını belirtti. Dünya Sağlık Örgütüne göre,
Türkiye'nin dünyanın en hızlı
yaşlanan 2. ülkesi olduğunu ifade
eden İlhan, halen 65 yaş üstünde
toplam 5 milyon 750 bin kişi bulunduğunu, yaşlı nüfusun artmasının, yaşlılık hastalıklarının
da artmasına neden olduğunu
bildirdi. Yaşam kalitesini kaybetmeden uzun süre yaşamak insanların en doğal hakkı
olduğunu, Sağlıkta Dönüşüm
Programı ile vatandaşların sağlık
hizmetlerine zamanında ulaşmasının hem yaşam süresini
uzatacağını hem de yaşam
kalitesini yükselteceğini söyledi.
Üniversiteler, Sağlık Bakanlığı
ve sivil toplum örgütlerinin hastanelerde tedavi süreci tamamlanan yaşlı hastaların bakımı
konusunda, yeni yaklaşımlar ortaya koyması gerektiğini ifade eden Osman İlhan, şöyle devam
etti: "Türk aile yapısı, eskiden
yaşlı hastaların evde bakımına
imkan veriyordu. Ama bugünün
aile yapısı artık tıpkı çocukların
gittiği kreşler gibi yaşlılar için de
'yaşlı kreşleri'nin açılmasını
gerekli kılıyor. Yaşlı hastalar,
çocuklar gibi farklı bir yaklaşım
gerektiriyor. Hatta bu hastaların
çocuklar gibi ayrı kliniklerde
muayene ve tedavi edilmesi
gerekir. İleri yaştaki hastaların
sağlık harcamaları ülke ekonomilerinde büyük bir yük oluşturuyor.
Türkiye'de de yaşlı nüfus hızla artarken tedbir alınmazsa sağlık
harcamalarındaki artışlar bir
tehdit haline gelebilir."
Prof. Dr. İlhan, Türkiye gibi
gelişmekte olan ülkelerde sınırlı
mali kaynakların, yaşlı hastaların
tedavisine yetmesinin mümkün
olmadığını vurgulayarak, sınırlı
ekonomik kaynaklarla pahalı ilaç
yerine, hedefe yönelik kişiselleştirilmiş tedaviyle, sağlıkta
kaynak kullanımının daha
ekonomik olacağını söyledi.
İlhan, "Yaşlılık, kendine
özel dinamikleri olan, tıpkı çocukluk ve ergenlik
dönemi gibi konunun
uzmanları tarafından
takip ve tedavi edilmesi
gereken bir süreçtir. Kişiselleşmiş tedavi yöntemi, doğru hastayı,
doğru zamanda, doğru
tedavi etmeyi gerekli
kılıyor" dedi.
Hematolojik kanserli
hastaların tedavilerinin,
palyatif bakım ve evde
bakımla desteklenmesi durumunda, hastaneye yatışını azaltacağını anlatan İl-
han, "Böylece hem maliyeti azaltacak, hem de yaşlıların kaliteli
yaşamı sağlanacaktır. Ayrıca aile
fertleri ve hastanelerin iş gücü
kaybını en aza indirecektir. Bu
yaklaşım ile yaşlı hastaların tedavi masrafları yüzde 30 azalacaktır" ifadesini kullandı.
Yaşlılarda kan hastalıkları ve
yeni yaklaşımların ele alınacağı 3. Geriatrik Hematoloji Kongresi 26-28
Eylül 2014 tarihlerinde
Ankara Üniversitesi
Morfoloji binasında
yapılacak.Kongrede
özellikle
ülke
için sorun olan evde bakım ve
palyatif bakım özel bir gündemle
tartışılacak. 3. Geriatrik Hematoloji Kongresi'ne çok sayıda uzman doktorun yanı sıra, ilk defa
Avrupa Birliğini temsilen Belçikalı
Dr. Dominique Bron da katılacak.
(AA)
Amerikalı hastanın kalbine Türk malı kateter
Bir Türk firması, ilk kez ABD'nin gıda,
ilaç ve tıbbi cihaz alanındaki yetkili kurumu FDA'dan vücut içinde kullanılan bir
tıbbi cihaz için onay aldı. Bu onayla ABD'ye anjiyo kateteri satabilme imkanı
doğan firma, ilk etapta 90 milyon dolarlık
satış anlaşması imzaladı. Sağlık Gereçleri
Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER) Yönetim Kurulu üyesi Cem
Bozkurt, İstanbul'da Çatalca'da üretimi
yapılan tıbbi cihazlar için Amerikan Gıda
ve İlaç Dairesi'nden (U.S. Food and Drug
Administration) (FDA) onay çıktığını
söyledi.İlk kez Türkiye'de üretilen ve vücut içinde kullanılan bir tıbbi cihaz
için ABD'den onay çıktığını, dünyada
birçok ülkenin de referans aldığı FDA onayının, Türkiye'den ABD'ye ihracatın
önünü açtığını ifade eden Bozkurt, "Daha
önce Türkiye'de üretilen vücut dışında
kullanıllan yara kapatma bandı FDA onayı
almıştı. Vücut içinde kullanılan bir tıbbi
cihaz için FDA onayı ilk kez oldu. Bir de
Türkiye'den bir ilaç firması aynı onaya
sahip" diye konuştu. İmzalanan anlaşmayla onayı alınan anjiyo kateterinin ABD'ye
ihracından ilk etapta 90 milyon dolarlık
gelir elde edileceğini bildiren Bozkurt,
ABD'de bu alandaki pazardan yüzde 1012 pay alarak ihracatın 3,2 milyar dolara
çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Söz
konusu firmanın, Hırvatistan'da açtığı bir
eğitim araştırma hastanesinde söz konusu
ürünlerin AR-GE faaliyetlerinin yürütüleceğini anlatan Bozkurt, "Hastanenin ilk
başta Türkiye'de açılması planlanıyordu
ancak mevzuat alanındaki bazı
engeller nedeniyle proje Hırvatistan'a
taşındı. Gerekli düzenlemeler çıkarsa
Türkiye'de de benzer bir projenin hayata
geçirilmesi planlanıyor" dedi. Bozkurt,
Hırvatistan'daki hastanede kalp damar cerrahisi ve kardiyoloji alanındaki işlemlerin
bir arada yapılacağı "hibrid ameliyathane"
bulunacağını, Türkiye'de aynı yerde
üretilen kardiyoloji alanında kullanılan
başka tıbbi cihazların FDA onayının da
beklediğini belirtti.
"Bende de Türk malı stent var"
Firma yetkilisi işadamı İshak Alaton
da Türkiye'nin sağlık alanında büyük
gelişme kaydedebilecek bir potansiyeli bulunduğunu, yatırımların bu alana
yönelmesinde büyük yarar olduğunu
söyledi. Alaton, Türkiye'nin katkı payı
yüksek ürünlerle ihracat yapması gerektiğini ifade ederek, "Türkiye otomobil üretmemeli. Çünkü katkı payı yüzde 3. Tıbbi
ürünlerin katkı payı ise yüzde 300.’’ (AA)
Erken teşhiste
"mamografi"
ÇOK ÖNEMLİ
Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Teknoloji
Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği
Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan
Gündoğdu, "Meme kanserinin erken
teşhisinde mamografi cihazlarının en üst
düzeyde çalışması ve uzmanlarca kullanılması oldukça önemli" dedi.
Gündoğdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yıllarca İngiltere'de akademik araştırmalarda bulunduğunu, Sağlık Bakanlığına
mamografik sistemlerle ilgili teknik danışmanlık yapan Avrupa'daki sayılı merkezlerden birinde çalıştığını belirtti. Mamografi cihazı üreticilerinin, ürünlerini İngiltere'de satabilmesi için bu merkezden teknik yeterlilik
raporu alması gerektiğine dikkati çeken Gündoğdu, bu raporu hazırlamak için çok detaylı
ve sadece medikal fizikçinin yapabileceği
testler gerçekleştirildiğini söyledi.
Çekimlerin güvenilirliği ve hastaların
sağlığı açısından mamografi cihazlarının kullanımı konusunda radyoloji teknisyenlerine
büyük iş düştüğünü vurgulayan Gündoğdu,
teknisyenlerin mamografi cihazını kullanırken
her zaman en az dozda radyasyonla en kaliteli
görüntüyü elde etmeyi hedeflemesi gerektiğini anlattı. İngiltere'de özellikle mamografi
çeken radyoloji teknisyenlerinin, göğüs
kanseriyle savaşta en önemli cephe olarak
görüldüğünü dile getiren Gündoğdu, "Radyoloji teknisyeninin çekimlere başlamadan
önce günlük kalite kontrol çekimi yapması,
mamografi cihazı belirlenen standartlar içinde
çalışıyor ve yeterince iyi kontrast veriyorsa
mamografi çekimlerine devam etmesi
gerekiyor. Eğer mamografi cihazında bir
sıkıntı olduğunu düşünüyorsa o zaman ya
üretici şirketin mühendisiyle temasa geçmesi
gerekiyor ya da hastanede bir medikal fizikçi
varsa durumu ona bildirmeli" diye konuştu.
Gündoğdu, mamografi cihazının en iyi şekilde kullanılmasının hastanın ömrünü doğrudan ilgilendirdiğinin altını çizerek, "Eğer
mamografi uluslararası standartlarda
çalışmıyor ve en az dozda radyasyonla en
kaliteli görüntü elde edilemiyorsa radyologlar
memedeki mikrokalsifikasyonları göremeyecektir. Dolayısıyla belki de kanserin belirlenmesi geç evrelere kalacaktır. O yüzden meme
kanserinin erken teşhisinde mamografi cihazlarının en üst düzeyde çalışması ve uzmanlarca kullanılması oldukça önemli" ifadesini
kullandı. Bu bilincin oluşmasına katkı sağlamak için Doğu Marmara Kalkınma Ajansı
desteğiyle Kocaeli'ndeki radyoloji teknisyenlerine yönelik "Göğüs Kanserinde Radyasyon
Güvenliği, Kalite Kontrolü ve Güvencesi"
eğitimini gerçekleştirdiklerini bildiren Gündoğdu, eğitim programına eğitimci olarak
katılan İngiltere St. Georges Hospital Foundation Trust The Radiation Protection Centre
Direktörü Prof. Dr. Ishmail Badr'ın katılımcılara son gelişmeler konusunda bilgi verdiğini sözlerine ekledi. (AA)
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Eylül
2014
Salı
1ubat
2013
Perşembe
14 GÜNCEL723
Komutan konutu artık
eğitime hizmet edecek
Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlarının yıllarca kullandığı ve uzun süredir boş olan konut, İzmir Katip Çelebi
Üniversitesi Rektörlüğü olarak düzenlendi. İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Akhan: "Burayı, şehir merkezinde üniversitemizi tanıtacak, ismimizi duyuracak, şehirle ilişkimizi, irtibatımızı sağlayacak bir yer olarak planladık" dedi
BBC SEFERİHİSAR’DA
İ
ngilizlerin dünyaca ünlü yayın kuruluşu BBC, Seferihisar’da çekimler
gerçekleştirdi. BBC’nin ünlü Gurmesi
Rick Stein, Türkiye özel bölümü için
Seferihisar’a geldi. Uzun zamandır
Türkiye bölümleri için araştırmalar yapan
ekip, Seferihisar’ın yöresel yemeklerini seçti,
Seferihisar mutfağınının çekimlerini gerçekleştirerek ekranlarına taşımaya karar verdi.
Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi
Başkanı Neptün Soyer ve kooperatif üyesi
kadınların misafir ettiği ünlü gurme, Sığacık,
Seferihisar’ın geleneksel mutfağı atölyesi ve
Gölcük Köyü’nde çekimler yaptı. Çekimlerde
Adabeyi Balığı Çorbası, Sakızlı Tarhana ve
pişisi yemekleri yapılırken, ünlü gurme Seferihisar’ın yöresel lezzetlerine tam puan
verdi. BBC’de Seferihisar bölümü ekim ayı
içerisinde yayınlanacak.
(HABER MERKEZİ)
Uluslararası
Engelsiz Kongresi
bugün başlıyor
U
luslararası Engelsiz Bilişim 2014
Kongresi, "Bilişim teknolojilerinde
evrensel tasarım" ana temasıyla 2325 Eylül tarihlerinde İzmir'de düzenlenecek. Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu
organizasyonuyla ve Dokuz Eylül Üniversitesi
ev sahipliğiyle gerçekleştirilecek kongrenin
sekretaryası Dokuz Eylül Üniversitesi ve
Celal Bayar Üniversitesi tarafından ortaklaşa
yürütülecek. Partner ülkenin Kuzey Kıbrıs
Türkiye Cumhuriyeti olduğu kongreye yurt
içinden 75 , yurt dışından 13 konuşmacı
katılacak. Etkinlikte farklı engelli grupları ve
farklı konularıyla engelliler ve bilişim alanında 22 oturum, 20 akademik bildiri yer alacak. Engelliler için bilişim uzmanlık grubu
workshop çalışması, engelsiz sinema gösterimi, engelsiz bilişim ödül töreni gerçekleştirilecek. Kongrenin açılış töreni 23 Eylül'de
Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Konferans Salonu'nda yapılacak. (AA)
E
ge Ordusu ve garnizon komutanlarının yıllarca kullandığı ve uzun
süredir boş olan konut, İzmir Katip
Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörlüğü olarak düzenlendi. İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, 2010 yılında kurulan üniversitelerinin her geçen yıl büyüdüğünü,
Çiğli'deki eski Tekel Yaprak Tütün İşletme Tesisleri'ni yerleşke haline dönüştürerek eğitime devam
ettiklerini anlattı. Üniversitenin konumu itibariyle
şehir merkezinin dışında olduklarını, kentle olan
ilişkileri artırmak adına rektörlük binasını uygun
bir yere yapma düşüncelerinin olduğunu dile getiren Akhan, bu kapsamda eski Milli Savunma
Bakanı Vecdi Gönül'den Ege Ordusu ve Garnizon
Komutanlarının yıllarca kullandığı Mithatpaşa'daki konutu talep ettiklerini ifade etti.
Prof. Dr. Akhan, şöyle konuştu: "Bu bina 10
seneyi aşkın süredir boş duruyor. O dönem Milli
Savunma Bakanımız sayın Vecdi Gönül'den istekte bulunduk. O da arkasındaki askeri hastaneyi de
almamız ve burayı eğitim için kullanmamız
halinde 'tamam' dedi. Oturma ruhsatı, plan, projesi
olmayan bina. Orayı devraldıktan sonra eksiklik-
leri gidermeye çalıştık. Telif hakları söz konusu.
Telif hakkı için mimarı arıyorsunuz, gazeteye ilan
veriyorsunuz. SİT alanı vs. Kapı kapı takip edip bu
prosüdürlerin bitmesi 2 seneyi geçti. Biz orayı bir
prestij yeri olarak görüyoruz. Şehir merkezinde
üniversitemizi tanıtacak, ismimizi duyuracak, şehirle ilişkimizi, irtibatımızı sağlayacak bir yer olarak planladık. Yakında buraya geçeceğiz."
Binanın temsil yeri olarak kullanılacağını
kaydeden Akhan, "Çiğli'de olduğumuz için
İzmir'le irtibatlarımız zayıf oluyor. Burasıyla birlikte İzmir'le daha da bütünleşmiş oluruz. Temsil
yerimiz olması açısından burası önemli. Orada
sadece rektörlük binasından ziyade sürekli eğitim
merkezi planlıyoruz. Üniversiteler şehire, halka
yönelik eğitim yapmak üzere sürekli eğitim
merkezleri açıyor. Burada ihtiyaç olan alanlarda
topluma hizmet için yer kuracağız. Orada yabancı
dilden aile danışmanlığı eğitimine kadar farklı
alanlarda hizmetleri vereceğiz" diye konuştu.
-İzmir'in en eski hastanesi
kente kazandırılacak
Konutun arkasında bulunan askeri hastanenin
de aynı süreçlerden geçtiğini, ihalesinin yapıldığını
belirten Akhan, burada çalışan personelin yüksek
lisans eğitimi yapmasına da olanak sağlayacaklarını kaydetti.
Askeri hastanenin kentin en eski hastanelerinden birisi olduğuna dikkati çeken Akhan,
"İzmir'de ilk Türk hastanesi açıldıktan sonra askeri
hastane açılmış. İlk yeri Mithatpaşadaymış.
1800'lerde buraya geçilmiş. İzmir'in en eski hastanesini restore edip İzmirliye kazandırmış olacağız. İzmir'e bir katkı olacak" diye konuştu.
(AA)
Sırada
hastane
var
Konutun arkasında bulunan askeri hastanenin
de aynı süreçlerden geçtiğini, ihalesinin
yapıldığını belirten Akhan, burada çalışan
personelin yüksek lisans eğitimi yapmasına
da olanak sağlayacaklarını kaydetti. Askeri
hastanenin kentin en eski hastanelerinden
birisi olduğuna dikkati çeken Akhan,
"İzmir'de ilk Türk hastanesi açıldıktan sonra
askeri hastane açılmış. İlk yeri Mithatpaşadaymış. 1800'lerde buraya geçilmiş. İzmir'in
en eski hastanesini restore edip İzmirliye
kazandırmış olacağız. İzmir'e bir katkı olacak" diye konuştu
bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca
Soldan sağa:
1. Kısa kepenek. – İpekten sarımtırak dallı nakışlarla işlenmiş bir tür beyaz kumaş. 2. İştah açmak için yemekten
önce içilen içki. 3. Tatlı su ıstakozu. – Bir nota. 4. Düzenli ekilen tarla. 5. Anadolu’nun kimi yörelerinde kadınların kollarına yaptırdıkları bir tür dövme. – Çağrı. 6. Afrika’da yaşayan bir tür antilop. – Yapım. 7. Tanrıtanımaz,
dinsiz. – Tembel hayvan. – Lityumun simgesi. 8. Bir organımız. – Tenis aracı. 9. Deneme, tecrübe etme. – Eski
bir devlet. 10. İlave. – Dağınık, perişan. 11. Etki. 12. BÜLENT …….. ( Rahmetli olmuş başbakanımız ). – Üzerine yazı yazmak için tabaklanmış ceylan derisi. 13. Kırık
kemikleri bir arada tutmak için kullanılan tahta gibi düz
nesnelere verilen ad. – Bir mutfak gereci. 14. Yarı memnunluk anlatan ünlem. – Yengeç. 15. Zayıf, ince, uzun
boylu kimse. – Sodyumun simgesi. 16. Dağ keçisi. – Ölçüt, ölçü. 17. Bir konuda direnme, ayak direme. – Bir nota. 18. Yaprakların düz ve parlak olan bölümü. – İri taneli
bezleye. 19. Çorba gibi yiyeceklere lezzet kazandırmak
için un ve yağla yapılan sos. – Yunan rakısı. 20. Büyük
erkek kardeş, ağabey. – Cüretkâr.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
1. Papağana benzeyen bir kuş. – Mantık. – Baş çoban. –
Fakat, lakin. 2. Eskrimde bir kılıç türü. – Aylardan biri. –
Araplarda Müslümanlıktan önceki çağ. 3. Bolluk, gürlük.
– Kesintilerden sonra geri kalan miktar, safi. – Düşünüleni dolaylı olarak anlatan söz. 4. Maksat, amaç, gaye. –
Bir buluştan bir haktan yararlanmak için devletçe verilen
belge, patent. – Belge. – İsim. 5. Acele, çok acele. – Keman yapımı ile ünlü İtalyan aile. – Adet. 6. Avrupa’da bir
başkent. – Kiraya verilerek gelir getiren mülkler. – Eskiden Roma kentine verilen ad. – Renyumun simgesi. 7.
Aynı biçimde, sürekli olarak. – Akıl. – Meksikalıların
ulusal içkisi. 8. Suçu bağışlama. – Kötü, fena. – Onarım.
– Değerli bir taş. 9. Kök, sap ve yaprak şeklinde farklılaşmamış bir bitkinin büyüme ve üreme organı. – Asker yemeği. – Üye. 10. Bir tür ince ve değerli kumaş. – Tutulan
balıkların canlı kalabilmesi için sandala yapılan küçük
havuz. – Kesimevi, mezbaha. – İlkel silah.
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
23
2014
17Eylül
Şubat
2013Salı
Perşembe
Sertoğlu'dan Kıbrıs'ta futbolun
birleşmesi için FIFA ve UEFA'ya çağrı
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) Başkanı
Hasan Sertoğlu, Kıbrıs’ta
futbolun birleştirilmesi
adına anlaşma imzaladıkları Rum Futbol Federasyonu (KOP) ile görüşmelerde bazı sıkıntıların
yaşandığını söyledi
Sertoğlu, bu sıkıntıların aşılması
adına UEFA ile FIFA’yı göreve
çağırdı. Hasan Sertoğlu, adada sporun birleşmesi hususunda
atılan adımlarla ilgili olarak, federasyon binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda
konuşan Sertoğlu, UEFA ve FIFA’ya, sürece dahil olmaları için
mektup gönderdiğini ifade etti.
Son dönemde KOP ile hiçbir şey
konuşamadıklarının altını çizen
Sertoğlu, diyaloglarının kopmadığını ancak üyelik konusundaki sıkıntıları aşamadıklarını
kaydetti. Rumların daha önce
'üye olun da konuşalım' dediğini
şimdi de 'yelik başvurusu yapın
da değerlendirelim' şartı koyduğunu aktaran Sertoğlu, Zürih’te
imza koydukları anlaşmanın
arkasında olduğunu bildirdi. Kendilerine düşen ev ödevini yerine getirmeye hazır olduklarına
vurgu yapan Sertoğlu, ülke futbolu için ada içerisinde üzerine
düşen tüm görevleri yerine getirdiğine inandığını, bu yüzden uluslararası adımların ve açılımların yapılamaması durumunda
bu görevde durmasının anlamı olmayacağını söyledi.
Sertoğlu, ülke gençliği, sporcuları
ve vatandaşlar için uluslararası spor organizasyonlarının öneminin
ve gerekliliğini KKTC'de yapılan
son yapılan ralli organizasyonuyla bir kez daha görüldüğünü belirterek, vatandaşların yoğun ilgi
gösterdiği bu tip uluslararası s-
por etkinliklerinin artacağına inandığını dile getirdi.
KTFF Başkanı, uluslararası sporların siyasetin dışında
olduğunu, bu etkinliklerin sürmesi gerektiğini, uluslararası etkinliklerin ülkeye gelmesinde spor
camiası ve basının büyük rolü
olduğunu ifade ederek, tüm spor
dallarında gençlerin açılımının
devamını temenni etti. KOP
sürecinde KTFF olarak çok
eleştirildiklerini, ancak bu eleştirilere rağmen süreci sürdürdüklerini ve herkesin bu çalışmaların
doğru olduğunu gördüğünü belirten Sertoğlu, “Gençliğin geleceği her şeyden önemlidir. Vatan
millet Sakarya mantığıyla gide-
meyiz. Uluslararası kurallar ve
hukuk herkes için geçerlidir. Sporcularımız her alanda dünyayla
buluşacak.” dedi.
"FIFA VE UEFA'YA MEKTUP GÖNDERDİK; RUMLAR RAHATSIZ
OLDU"
Sertoğlu, KOP ile sıkıntıları
çözemediklerini ancak diyaloğun
kopmadığını belirterek sözlerini
şöyle sürdürdü: “Bizce artık FIFA
ve UEFA’ya görev düştü, artık
sürece dahil olmaları gerekmektedir. Biz de bu düşünceyle FIFA
ve UEFA’ya mektup gönderdik
göreve çağırdık." Sertoğlu, FİFA
ve UEFA'ya gönderdikleri mektubun Rumları rahatsız ettiğini de
sözlerine ekledi. (CİHAN)
EMENiKE:Her zaman
Fenerbahçe için çalışan
bir futbolcuyum
Gaziantepspor'la oynanan maçta takım kaptanı
Emre Belözoğlu ve taraftarla gerginlik yaşayan
Fenerbahçeli futbolcu Emenike, bu durumun saha
içinde yaşanan anlık bir olay olduğunu söyledi.
Emenike, Fenerbahçe için en iyisini vermeye
çalışan bir futbolcu olduğunu dile getirdi
Konuyla ilgili Fenerbahçe Televizyonu'na açıklamalarda bulunan golcü futbolcu, "Öncelikle dün akşam
yaşadığımız o şey, tamamen duyguların birikmesinden ve
duyguların patlamasından oluşan bir an idi. Bu nedenle
böyle bir an yaşandı diyebilirim. İlk yarı boyunca Fenerbahçe’nin başarısı için, Fenerbahçe adına bir gol kaydedebilmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya ve en iyi
performansımı sahaya koymaya çalıştım. Ancak istediğim
golü kaydedemedim. Bu nedenle içinde biriken duygulardan dolayı böyle bir an ortaya çıktı." ifadelerini kullandı.
"TARAFTARIMIZDAN ÖZÜR DİLİYORUM"
Gaziantepspor'un yaptığı sıkı savunmanın gol atamamasında etkisinin olduğunu anlatan Emenike, "Sahada
yaşanan tamamen bundan ibaretti. Ben her zaman Fenerbahçe için en iyisini vermeye çalışan bir futbolcuyum.
Ben, Fenerbahçe’nin son yıllarda yaşadıklarının da farkında olan bir oyuncuyum. Takımın başarısını en çok isteyen
oyunculardan biriyim. Bu nedenle dün yaşananlardan
dolayı tüm Fenerbahçe taraftarlarından özür diliyorum.
Onları böyle bir olay ile karşı karşıya bıraktığım için özür
dilerim. Bu şekilde sahada davranmamam gerekiyordu.
Fenerbahçe’yi çok seven bir oyuncu olarak böyle davranmamam gerekiyordu. Dediğim gibi tamamen duyguların
birikmesinden ortaya çıkan bir şeydi. Hiçbir şekilde kasıtlı
veya gerginlikten dolayı oluşan bir hareket değildi. Fenerbahçe’nin başarılı olması gerektiğinin baskısından ve
maçın atmosferinden böyle bir an yaşandı. Hiçbir şekilde
bir gerginlik söz konusu olmadı ve benim için sahada
kaldı. Ben, tekrardan taraftarlarımızdan özür diliyorum."
şeklinde konuştu. Nijeryalı futbolcu, Spor Toto Süper
Lig'in 4. haftasında Akhisar Belediyespor ile yapacakları
maçla ilgili de şöyle konuştu: "Çok önemli bir karşılaşma
daha bizi bekliyor. Önümüzdeki hafta Akhisar deplasmanına gideceğiz. Benim düşüncem, Trabzonspor karşısında
yaptığımız gibi oyunu rakip sahaya yığmamız gerekiyor.
Sahaya da bu mantalite ile çıkarsak ve kafamızda her za-
MEMUR-SEN
TOÇ BİR-SEN
TARIM - ORMAN ÇALIŞANLARI BİRLİĞİ SENDİKASI
TOÇ BİR-SEN 29 NOLU ŞUBE BAŞKANLIĞI
2. OLAĞAN GENEL KURUL İLANI
TOÇ BİR-SEN (Tarım-Orman Çalışanları Birliği
Sendikası) 29 Nolu İzmir Şube Başkanlığı’nın 2.
Olağan Genel Kurul Toplantısı 12/10/2014 Pazar
günü saat 11:00'de Üniversite Cad. No:47 Bornova
/ İzmir adresindeki İzmir Gıda Tarım ve Hayvancılık
İl Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda yapılacaktır.
Çoğunluk sağlanamadığı takdirde Olağan Genel
Kurul Toplantısı 19/10/2014
tarihinde aynı yer ve saatte çoğunluk aranmaksızın
yapılacaktır.
İlanen Duyurulur
GÜNDEM :
1-)Yoklama ve Açılış
2-)Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı'nın Okunması
3-)Divan Kurulunun Oluşması
4-)Divanın Gündemi Okunması
5-)Protokol Konuşmaları
6-)Faaliyet Raporunun Okunması ve İbrası
7-)Denetim Kurulu Raporunun Okunması ve İbrası
8-)Zorunlu Organlar ve Üst Delege Seçimi
9-) Dilek ve Temenniler
10-) Kapanış
Sondakika 23/9
Basın: 10324
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
man 3 puan düşüncesi olursa sahadan galibiyetle ayrılarak 3 puanı alacağımıza inanıyorum." Spor Toto Süper Lig'in 4. haftasında Akhisar
Belediyespor'la karşılaşacak Fenerbahçe, hazırlıklarına
başladı. Teknik direktör İsmail Kartal yönetiminde saat
11.00’de başlayan antrenman, 1 saat 15 dakika sürdü.
Gaziantepspor maçında görev alan oyuncular, antrenmanı
rejenerasyon çalışmasıyla tamamlarken, diğer oyuncular
ise üst sahada koşu ve ısınma hareketleriyle başladıkları
antrenmanı 5’e 2 top kapma ve pas çalışmasıyla sürdürdü.
Ardından dar aladan hücum ve defans organizasyonları
çalışan futbolcular, yine dar alanda yaptıkları çift kale
maçla antrenmanı tamamladı. Egemen Korkmaz ve Raul
Meireles takımdan ayrı yaptıkları özel programla antrenmanı tamamlarken, aşil tendonlarında ağrıları bulunan
Selçuk Şahin, tedbir amaçlı tedavi ve çalışmalarını takımdan ayrı sürdürdü. Fenerbahçe, Akhisar Belediyespor
maçının hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla sürdürecek.
İsmail Kartal: Üç puanla tamamladığımız için
oyuncularımı kutluyorum
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, "Haftayı
üç puanla tamamladığımız için oyuncularımı tebrik ediyorum" dedi. Takımının Gaziantepspor'u 1-0 mağlup ettiği
karşılaşmanın bitiminde düzenlenen basın toplantısına
katılan tecrübeli hoca, rakiplerini iyi analiz ettiklerini belirterek, "Bu maçın zor olacağını biliyorduk. Çok zor
oldu. Her iki takımda net pozisyonlar buldu.
Karşılaşma iki takım lehine sonuçlanabilirdi. Biz
kazandık, kazandığımız için tebrik ediyorum. Ligdeki
takımların birbirleri arasındaki performansı her an
herşey olabiliyor. Her şeyin olmaması için ciddi bir şekilde
gayret gösterdik. Takım içinde zaman zaman kopukluk olmasına rağmen kazandık. Rakip de iyi oynadı. Güzel bir
futbol akşamı oldu. Biz haftayı üç puanla tamamladığımız
için oyuncularımı tebrik ediyorum." şeklinde konuştu.
EMRE - EMENİKE TARTIŞMASI
Öte yandan saha içinde Emre ile Emenike
arasında yaşanan tartışmalar konusunda da
İsmail Kartal, şunları ifade etti: "Zaman zaman oyuncular arasında böyle gerginlikler o-
labilir. Maçtan sonra oturup konuşuruz. Birbirimize
sarılıp bu olayları kapatırız. Bu akşamda böyle bir
şey oldu. Bu olaylar bundan sonra da olacaktır.
Biz bir daha olmaması için daha dikkatli olacağız.
Ben bütün oyuncularıma güveniyorum, onlarda
bana güveniyor. Hep beraber çalışıyoruz. Bunun
karşılığını zaman içinde alırız." Bir gazetecinin "Emenike'yi yaşanan tartışmadan mı yoksa formunu beğenmediğiniz için mi
çıkardınız?" sorusuna Kartal, "Açık
ve net konuşmam gerekirse maç
içinde bir hamle yapmam
gerekiyordu. Bu hamlenin
içinde Kuyt, Emenike, Sow
ve Diego vardı. Ben Diego
ile Emenike'yi aldım.
Onu korumak için
yaptım. Hemde
hamlemi yapmış
oldum hemde
gergin ortamı
hafiflettim.
Futbolda
bunlar olağan
şeyler." diye cevap verdi. Tecrübeli hoca, bazı kesimler tarafından
eleştirilen Kuyt'a da sahip
çıkarak, Hollandalı oyuncunun birkaç hafta içinde istenilen performansa ulaşacağını kaydetti. Öte
yandan Gaziantepspor
tarafının penaltı pozisyonuna yapmış olduğu itirazlar içinse İsmail Kartal, "Pozisyonu daha izlemedim. Okan Buruk'un yorumuna saygı duyuyorum.
İki hafta öncede bizim yüzde yüz
penaltımız verilmedi. O maçta az daha
maçı kaybedebilirdik. Hakemlerimize
güveniyoruz." ifadelerini kullandı. Gaziantepsporlu
futbolcu Şenol Can, Fenerbahçe'ye karşı basit bir
penaltı kararıyla 1 - 0 olduklarını söyledi. Şenol
Can, "Kolay gösterilmiş bir penaltı, Fenerbahçe'nin böyle şeylere ihtiyacı yok." dedi. Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe ile
Gaziantepspor arasında oynanan karşılaşmada Gökhan Gönül'e yaptığı müdahale
sonucu penaltıya sebebiyet veren
futbolcu Şenol Can, kararın yanlış olduğunu ifade etti. Şenol
Can, pozisyonla ilgili "Çok kolay gösterilmiş bir penaltı. Zaten 6. hakem kararı iki üç
saniye sonra verdi. Biz
aynı pozisyonda Fenerbahçe ceza alanı içinde
düşsek bize öyle bir
penaltı verilir mi?
Biz sarı kartla
cezalandırılırdık.
Bence çok kolay
gösterilmiş bir
penaltı. Fenerbahçe'nin
böyle şeylere ihtiyacı
yok. Ben hafif dokundum. Gökhan Gönül de 3 saniye sonra kendini yere attı. Çok kolay bir penaltı kararı
çıktı. Yazık oldu. Bizim sergilediğimiz emeğe yazık oldu." şeklinde konuştu. Kendilerinin daha iyi oynadığını dile getiren
Şenol, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oyunun
kontrolü bizdeydi. Bizim daha net pozisyonlarımız vardı. Yazık oldu. Bir ya da 3
puan almamız gerekiyordu. Fenerbahçe'ye
başarılar diliyorum. Fenerbahçe büyük bir
camia. Böyle şeylere ihtiyaçları yok. Biz
Anadolu takımıyız. Belli ölçülerde mücadele ediyoruz. Hakemler de onlara destek
verdiği müddetçe biz belli yerlere gelemiyoruz." (CİHAN)
Bitlisli milli atletlerden dünya
şampiyonasında büyük başarı
İtalya’nın Casette di Massa
kentinde yapılan WMRA
Dünya Dağ Koşusu Şampiyonası'na katılan Bitlisli Milli
Atletler büyük başarı elde etti.
Türkiye Genç Erkek Milli Takımı'nın
dünya şampiyonu olduğu şampiyonada Türkiye ve Bitlis’i temsilen
katılan Bitlis 3 milli atlet, büyük
başarı elde etti. Genç Erkekler kategorisinde 8.4 kilometrelik etapta
yarışan Bitlisli milli atlet Ramazan
Karagöz 42:42’lik derecesi ile ikinci
olurken, milli atlet Ferhat Bozkurt
hemen arkasından 42:53 derecesi ile
üçüncü oldu. Bitlisli diğer bir milli sporcu Musa İşler ise 45:43 derecesi
ile yarışmayı yedinci olarak tamamladı. Elde edilen sonuç neticesinde
Türkiye genç takımı yarışmadaki
sıralamada topladığı 12 puanla birinci olarak Gençler Dünya Şampiyonu
olurken, Bitlisli milli atletlerin gösterdiği performansı ise takdir topladı.
Bitlisli milli atletlerin elde ettiği
başarıya vurgu yapan Bitlis Gençlik
Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Sedat
Acar, "Milli sporcularımızın üstün
başarısı ile elde edilen Dünya
şampiyonluğu ülkemize hayırlı
uğurlu olsun. Milli sporcularımızı
tebrik ediyor, başarılarının devamını
diliyoruz." diye konuştu. Bitlisli milli
atletler ise, elde edilen başarıyı
Türkiye ve Bitlis’e armağan ettiklerini
ifade ettiler. (CİHAN)
SAYFA 16
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
"Annesinin omuzları"nda
yükselen dünya şampiyonu
İtalya'da, kick boks branşında
dünya şampiyonu olan
Gedik'e en büyük desteği, yaz
kış demeden onunla antrenmanlara giden annesi verdi.
Dünya şampiyonu Gedik,
"Yaz, kış demeden onla beraber antrenmanlara giderek
İtalya'da düzenlen Gençler Dünya Kick
beraber çalıştık. . Hep arkamBoks Şampiyonası'na Kütahya'dan katılan ve
da oldu, destekçim oldu" dedi
50 kiloda dünya şampiyonu olan İlknur Gedik
(17), 10 yaşında başladığı spora yaşıtları oyun
alanlarında oynarken, o annesiyle birlikte
antrenmanlara giderek, önüne koyduğu hedefleri bir bir gerçekleştirdi. Gedik'in annesi
Zeynep Yakup da (40) kızının küçük yaşlarda
başladığı spordan kopmaması için ona destek
amacıyla kendisi de kick boksa başlamış.
Anne-kız, 7 yıldır haftanın 4 günü antrenman
çantalarını hazırlayarak yola çıkıp, yaz kış
demeden, salon salon antrenman yaparak, birlikte bir dünya kurmuşlar. Dünya şampiyonu
Gedik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, spor lisesi öğrencisi olduğunu ve kick boksu 10
yaşından beri yaptığını söyledi. Kick boksu,
basketbol, voleybol ve futboldan daha çok
farklı bulduğu için tercih ettiğini belirten
Gedik, "Bu branşta devam ettim ve ilerisi için
de kendime büyük hedefler koydum. O hedefler Türkiye şampiyonaları, milli sporcu olmak,
Avrupa ve dünya dereceleri yapmaktı. Hedeflerime, birer birer ulaştım. Tabi bunları ya-
parken yanımda annem ve antrenörüm Cengiz
Taşdelen de vardı. Bu başarılar kolay elde
edilmedi. Bu işi küçüklüğümden beri yaptığım
için çocukluğumu da yaşamadım diyebilirim.
Arkadaşlarım çoğu zaman oyun oynayıp tatil
yaparken, ben burada antrenman yaptım" diye
konuştu. Gedik, hiçbir zaman antrenmanlarını
aksatmadığını ve hedeflerine ulaşmak için bu
bilinçte olduğunu ifade etti. En son İtalya'da,
Dünya Gençler Kick Boks Şampiyonası'na
katıldığını hatırlatan Gedik, şöyle konuştu: "İlk
önce Türkiye Şampiyonası'na gidip orada
derece aldıktan sonra dünya şampiyonasına
gittim. Türkiye Şampiyonası'nda da finallere
kalarak birinci oldum ve dünya şampiyonasına
gitmeye hak kazandım. Dünya şampiyonasına
gitmeden önce Niğde'de bir hafta kampa
girdim ve ardından İtalya'ya gittim. İtalya'daki
rakiplerim kolay değildi. Oradaki herkes dişli
ve şampiyonluk için gelen sporculardı. Ben de
tüm Türkiye'yi temsilen oradaydım ve hede-
flerime ulaşarak dünya birincisi oldum.
Rakiplerimi bir bir dize getirdim. Benim
için önemli olan geçen yıl katıldığımda ilk
maçı oynayıp yenildiğim Hırvat rakibimle, bu
yıl final maçı oynamamdı. Ondan rövanşı
aldım. Tabi ondan maçı almak benim için çok
güzel bir duyguydu."
Şampiyonada en teknik sporcu oldu
Gedik, ayrıca kendi kategorisinde orada en
teknik sporcu seçildiğini ve plaket aldığını da
kaydetti. Özellikle annesinin kendisine büyük
yardımları olduğunun altını çizen Gedik, "Annemle her zaman maçlara gittik, onunla antrenman yaptık. Türkiye şampiyonaları, antrenmanlar olsun hep yanımdaydı.
Yaz kış demeden onla beraber antrenmanlara giderek beraber çalıştık. En ufak bir anımda bile 'hayır bırakma devam et' diyen de oydu.
Hep arkamda oldu, destekçim oldu. Ona bu
yüzden çok teşekkür ediyorum" dedi. Anne
Zeynep Yakup da (40) onunla çok gurur duyduğunu ve bu yüzden mutlu olduğunu aktardı.
Onunla birlikte 10 yaşından beri spor yaptığını
dile getiren Yakup, şunları söyledi: "Çok mutluyuz. Hani kar kış demeden onla birlikte
antrenmanlara geldik, okula beraber gittik ve
ne yaptıysak hepsini birlikte yaptık. Dünya
şampiyonu olduğunu duyduğum an çok mutlu
oldum. Onun yanındayım, o benim her şeyim.’’ (AA)
Kruvaziyer turizmi eski günlerini arıyor
Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan siyasi istikrarsızlık ve çatışmaların kruvaziyerlerin rotasını değiştirmesi, İzmir'in bu alanda gerilemesine neden oldu.
Yılın 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30 azalan kruvaziyer turizmi2010 yılının da gerisinde kalarak 216 bin kişi ile son 5 yılın en düşük seviyesine geriledi. 2003 yılında 5 kruvaziyerle bu alana adım atan İzmir, her geçen
yıl büyük bir ivmeyle bu alandaki başarısını sürdürdü ve 3 yıl üst üste Avrupa'nın
en iyi kruvaziyer destinasyonu seçildi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine
göre, 2003 yılında 5 kruvaziyerin demirlediği Alsancak Limanı, ağırladığı gemi
sayısını 2009'da 127, 2010'da 141, 2011'de 272, 2012'de 286'ya yükseltti. (AA)
Utkucu: İzmir,
kendine yeten 12
şehirden biri
Mazlum VESEK
İzmir Defterdarı Tamer Utkucu, “İzmir,
Türkiye’de kendine yetebilen ve hatta geliri fazla gelen 12 kentten birisi” dedi. İzmir Defterdarı Tamer Utkucu, Anadolu Birliği Derneği’ni
ziyaret etti. Anadolu Birliği Genel Başkanı Ferhan Ademhan, Anadolu Birliği Onursal
Başkanı Koçali Al ve yönetim kurulu üyeleri
tarafından karşılanan Utkucu, İzmir ve Türkiye
ekonomisi ile ilgili mesajlar verdi. Yakın zamanda İzmir’e atanan Utkucu, İzmir’in
ekonomik ve toplumsal anlamda dinamik bir
yapısının olduğunun altını çizerek,
“Türkiye’de İzmir’in de içinde bulunduğu 12
kent vergileri itibariyle kendine yeten hatta
geliri fazla olan bir kent. İzmir, 37 milyar geliri
olup 9 milyar gideri olan bir metropol. İstanbul, Ankara, Mersin’in de içinde bulunduğu
toplamda 12 kent, Türkiye’deki 69 kenti
besliyor desek yanlış olmaz” dedi.
ANADOLU BİRLİĞİ’Nİ
TAKİP EDİYORUZ
Utkucu, İzmir’e atandığı günden bu yana
Anadolu Birliği’nin üye ve yöneticilerinin kendisini yalnız bırakmadığının da altını çizerek,
“Anadolu Birliği kentimiz için önemli bir
dernek. İzmir’e geldiğimden bu yana çalışmaları ile benim de takip ettiğim bir STK. Ferhan Ademhan ve ekibi daha önce ziyaretime
gelmişlerdi. Varlığınız gerçekten İzmir’imiz
için bir güçtür” diye konuştu.
ORTAK PROJELER
Anadolu Birliği Genel Başkanı Ferhan
Ademhan da, Utkucu’nun ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “İzmir’e sizin
gibi genç ve aydın bürokratların atanması
gerçekten sevindirici. Ziyaretiniz bize güç verdi. Görüşleriniz bizim için çok önemli. Bundan
sonra da kentimiz ve ülkemiz için birlikte projeler yapalım istiyoruz. Bulunduğunuz görevde
İzmir halkına çok değerli hizmetler
sunacağınıza inanıyoruz” sözlerine yer verdi.
Fabre, Akdeniz
Akademisi için geliyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa ve
Akdeniz Medeniyetleri Müzesi'nin kurucularından Thierry Fabre'yi İzmirlilerle buluşturacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi Akdeniz Akademisi, “Tarih ve Kültür Söyleşileri” kapsamında, "Akdeniz; Kültür ve Gelecek" konulu bir panel düzenleyecek.
Fransa'da bulunan Avrupa ve Akdeniz
Medeniyetleri Müzesi'nin kurucularından,
Uluslararası İlişkiler Direktörü ve Yazar
Thierry Fabre'nin konuk olacağı söyleşide,
kültür ve sanat alanındaki işbirliği
olanakları değerlendirilecek. Thierry Fabre,
söyleşide hem Akdeniz kültür havzasındaki
hem de MuCEM'deki deneyimlerini İzmirlilerle paylaşacak. 25 Eylül Perşembe günü
İsmet İnönü Sanat Merkezi'nde saat
18.00’de başlayacak söyleşinin moderatörlüğünü, İzmir Akdeniz Akademisi Kültür
Sanat Koordinatörü Doç. Dr. Serhan Ada
üstlenecek. (HABER MERKEZİ)
www.sondakikagazetesi.com
23 Eylül 2014 Salı
BAYRAKLI BELEDiYESi
bir ilke daha imza atıyor
A
yrıca Bayraklı Belediyesi
proje gruplarından yüksek katlı binalara deprem
izleme sistemlerinin kurulmasını isteyecek.
Böylelikle hem oluşacak depremlerin yakından izlenmesi
sağlanacak hem de binaların deprem performansları ölçülecek.
İzmir’de bir ilkin altına imza atarak
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem
Araştırma ve Uygulama Merkezi
(DAUM) ile “yeni kent merkezinde
deprem-zemin-yapı etkileşimi”
konulu deprem çalıştayı gerçekleştiren Bayraklı Belediyesi, bu alandaki çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Bayraklı
Belediyesi İmar ve Şehircilik
Müdürlüğü, özellikle yeni kent
merkezi olmak üzere yüksek yapı
niteliğindeki binaların, DAUM’un
yapmış olduğu “106G159 nolu
KAMAG (İzmir Metropolü ile Aliağa
ve Menemen ilçelerinde Güvenli
Yapı Tasarımı için Zeminin Sismik
Davranışlarının Modellenmesi)
projesinin sonuçlarına uygun olarak projelendirilmesini sağlanması konusunda bir yol haritası
belirledi.
BİLİMSEL VERİLER IŞIĞINDA
Bu kapsamda ilk etapta KAMAG projesi ve sonuçlarını içeren
raporlar resmi yazı ile İzmir
Büyükşehir Belediyesi ve DEÜ’den
istendi. Bayraklı Belediyesi İmar ve
Şehircilik Müdürlüğü, bundan sonra söz konusu raporun sonuçlarını
ve yeni kent merkezine ait imar esas jeolojik etüdlerini de yüksek
yapı inşa edecek proje gruplarına
verecek. Böylece son bilimsel veriler ışığında yüksek yapıların projelendirilmesi sağlanmış olacak.
Konuyla ilgili detaylı bilgilendirme
ise önümüzdeki günlerde
www.bayrakli.bel.com.tr web
adresinden yapılacak.
sağlanacak hem de binaların deprem performansları ölçülmüş olacak.
ÜZERİMİZE DÜŞEN
YÜKSEK KATLI BİNALARA
GÖREVİ YAPIYORUZ
DEPREM İZLEME SİSTEMİ!
Bayraklı Belediye Başkanı Hasan
Öte yandan Bayraklı Belediyesi
Karabağ, yeni kent merkezinde
yüksek yapı niteliğindeki binaların
yüksek katlı bina yapacak firmalara, hazırlanan zemin etüd
belirli katlarına yerleştirecek
çalışmalarını vereceklerini bekayıtçılar ile eş zamanlı ve sürekli
lirterek, “Bayraklı Belediyesi
kayıt alan “deprem izlem
olarak deprem gerçeğisistemlerinin” kuBayraklı
ni unutturmuyrulmasına yönet
en
k
i
oruz. Bu kaplik çalışen
y
Belediyesi
samda ilk
malarını
ek
ilec
sürdürüymerkezinde inşa ed bilimsel kez
Dokuz
or. Söz
arın
yüksek katlı yapıl ükselmesi için
konusu
sisellerin üzerinde y attı. Bu kapm
te
tema başl
önemli bir çalışm Üniversitesi’nin
lerin
kurulsam Dokuz Eylül
ı
ve sonuçlandırdığ
ü
ğ
ü
tt
rü
ü
y
)
Ü
E
(D
in
lı yapı tasarımı iç
ık
n
a
y
a
d
e
m
re
ep
“d
kler dikkate alıü
y
ik
m
a
in
d
e
v
k
stati
in özellikleri ve
m
ze
n
a
n
ta
p
sa
k
nara
bu bölgede
sı
a
şm
lı
ça
”
ri
le
el
mod
yenlere
proje yapmak iste
verilecek
masıyla
hem oluşacak depremlerin izlenmesi
400 liraya savunma sanayinde
Türkiye'nin, dünya rezervinin yüzde
43'üne sahip olduğu ve "Gri altın" olarak
adlandırılan pomza maddesi, savunma
sanayi, inşaat sektörü, tarım ve tekstil sektöründe kullanılıyor. Ocaktan çıkarıldığında
10 kilogramı 8 kuruş olan pomzanın, kullanım alanına göre fiyatı 400 liraya kadar
çıkabiliyor.
Ocaktan çıkarıldığında 10 kilogramı 8
kuruş olan pomza madeninin, kullanım
alanına göre fiyatı 400 liraya kadar çıkabiliyor. Türkiye'nin, dünya rezervinin yüzde
43'üne sahip olduğu pomza, savunma
sanayinden, inşaat sektörüne, tarımdan tekstile, kimya sektöründen elektronik ürünlere
kadar birçok alanda ham madde olarak kullanılabiliyor. Türkiye’de ağırlıklı olarak inşaat sektöründe duvar malzemesi ve yalıtım
sıvası olarak kullanılan pomza madeninden
ülke rezervinin yüzde 41.7'si Bitlis sınırları
içerisinde yer alıyor. Katip Çelebi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim
Eylül Üniversitesi ile ortaklaşa deprem çalıştayı düzenledik. Bunun
ikincisi de yapacağız. Dokuz Eylül
Üniversitesi Deprem Araştırma ve
Uygulama Merkezi’nin yeni kent
merkezi ile ilgili önemli çalışmaları
var. Bu çalışmanın sonuçlarını
ilçemizde yüksek katlı bina yapacaklara vereceğiz. Bu onlar için
bir altlık oluşturacak. Biz üzerimize düşeni
yapıyoruz.
Yapmaya
devam
edeceğiz”
dedi.
(HABER
MERKEZİ)
Üyesi Prof Dr. Seyfullah Gündüz, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, pomzanın
Türkiye'nin "gri altını" olduğunu söyledi.
Değerli bir maden olan pomzanın dünya
rezervinin büyük bölümünün Türkiye, Yunanistan, İtalya ve Meksika'da bulunduğunu
kaydeden Gündüz, Türkiye'nin dünyada
ekonomik değeri her geçen gün artan bu
cevheri iyi değerlendirmesi gerektiğini ifade
etti. Gündüz, Türkiye'nin bu madende yaklaşık 9 milyar metreküp ile dünya rezervinin
yüzde 43'üne sahip olduğunu anımsatarak,
"Geniş bir kullanım alanı olan pomzanın
değerini 8 kuruştan 400 liraya kadar çıkarabiliyoruz. Türkiye halen büyük bölümünü
inşaat sektöründe kullandığı bu gri altını ArGe faaliyetleriyle daha yüksek bir
ekonomik değere çıkarmalıdır" diye konuştu. Türkiye'nin halen bu madenin yüzde 6065'ini yapı malzemesi üretiminde kullandığını anlatan Gündüz, pomzanın hafif
beton üretimindeki payının yüzde 5-5.5,
yalıtım ürünlerindeki payının ise yüzde 4-5
olduğunu dile getirdi. Kalan kısmın da ziraat ve kimya sektöründe kullanıldığına
dikkati çeken Gündüz, su tutma özelliği sebebiyle topraksız tarım üretiminin yapıldığı
seralarda kullanımının her geçen gün arttığını bildirdi. Ar-ge çalışmalarıyla madeni
daha özellikli malzemeler ve endüstriyel
ürünler haline getirmenin mümkün
olduğunu vurgulayan Seyfullah Gündüz,
şunları kaydetti: "10 kilogramlık bir pomza
ham maddesini ocaktan çıkış itibarıyla baktığımızda fiyatı 8 kuruş civarındadır. Aynı
ürünün değeri yıkama sonrasında 30 kuruşa
çıkıyor. Bunu bimsbloka
dönüştürdüğümüzde 70-75 kuruşluk bir
değere ulaşıyor. Ziraatte kullandığımızda 11.2 lira, tekstil sektöründe kullanıldığında
1.5-2 liralık değere ulaşıyor. Bunu toz boyutuna getirip saflaştırdığımızda fiyatı 3.2-3.5
liraya yükseliyor. Bu 10 kilogramlık üründen yalıtım harcı yaptığımızda 8.5-9 lira,
kimya sektöründe katkı maddesi olarak kullandığımızda 92-95 liralık değere ulaşıyor.
Savunma sanayinde doğal zırhların
yapımında kullandığımızda 360 ile 400 liralık bir değere geliyor. Biz pomzayı kullanıyoruz ama hak ettiğimiz kadar
endüstriyel anlamda ekonomiye
dönüşümünü sağlayamıyoruz."
Isı yalıtım özelliği çok yüksek
Pomzanın ısı yalıtım özelliğinin çok yüksek olduğunu belirten Gündüz, "Bu malzemeyi inşaat sektöründe yoğun olarak kullandığımızda malzemenin doğal özelliği nedeniyle ısı yalıtımı yüksek olur. Özellikle
enerji verimliliğinde yüksek katma değer
sağlayan ürünler olarak ortaya çıkıyor. Daha
yalıtımlı daha üst performanslı binalar yapma imkanı sunuyor" dedi. Gündüz, ayrıca
pomzanın gözenekli ve hafif olma özelliği
sayesinde binalardaki ağırlığı azalttığını depreme karşı salımın hareketlerinde daha iyi
imkan sağladığına değindi. Türkiye'nin
pomzayı yoğun olarak inşaat sektöründe
tuğla ve yalıtım sıvası gibi duvar malzemesi
olarak kullandığına işaret etti. (AA)
Download

Facia göz göre GÖRE GELMİŞ