SAYFA 1
Yat limanı projesine hayır
temiz doğaya evet
A
liağa İlçesi Yenişakran mahallesi Bozburun mevkisinde yapımı planlanan yat limanı projesi mahalle
sakini bir grup tarafından protesto edildi. devamı 8’de
Üzgünüm çünkü haksız
yere görevden alındım
62. Hükümet'te kabine dışı kalan eski Gümrük ve Ticaret
Bakanı Rize Milletvekili Hayati Yazıcı, kabine dışında
kalmaktan dolayı kırgın değil ama üzgün olduğunu
söyledi. Yazıcı, "Kırgın değilim ama üzüldüm. Bunu gizleyecek halim yok. Ben de beşerim. İnsanların bir kısmı
etten kemikten bir kısmı tuğladan kerpiçten değil. Hepimiz et ve kemikten yaratıldık. Duygularımız var. Üzüntülere yol açan durumlarımız var. Ben olağanüstü bir
varlık değilim. Ben de üzülürüm, duygularım ön plana
çıkar" dedi. devamı 7’de
Kocaoğlu'dan
İ
B
urs başvuruları, Karşıyaka
Belediyesi Sosyal Yardım İşleri
Müdürlüğü’nde kabul edilecek.
Burs almaya hak kazanan öğrencilere,
8 ay boyunca geri ödemesiz olarak
maddi destek sağlanacak. İlkokul ve
ortaokul öğrencilerine aylık 75 TL, lise
öğrencilerine ise aylık 100 TL ödeme
yapılacak. Karşıyaka Belediyesi olarak
2014-2015 eğitim öğretim yılında dar
gelirli ailelerin çocuklarına burs vereceklerini belirten Başkan Hüseyin
Mutlu Akpınar, “Bu burslar ile maddi
olanakları kısıtlı olan öğrencilerimizin
eğitim hayatlarına destek olabilmeyi
hedefliyoruz. Burslarımızın geri
ödemesi yok. Öğrencilerimizden tek
isteğimiz derslerine odaklanmaları ve
başarıları ile bizleri gururlandırmaları.
Her şartta çocuklarımızın ve öğrencilerimizin geleceği, dolayısıyla hepimizin geleceği için destekçileri olmayı
sürdüreceğiz” dedi.
devamı 14.sayfada
Asıl tehlike
kızlarda
Bu sene özellikle servis
şoförleri ve
hostesler için
yeni uygulamalar getirildi
Film gibi hayat
Ani görme kaybı nedeniyle 40
yaşında kör olan Taşdemir, 2 defa
Ankara ve Almanya'da, 1 kez de İstanbul’da ameliyat geçirdi. Tedavi
masrafları yüzünden servetini de
kaybetti. Bunalıma girdi, 3 defa intihara teşebbüs etti, hepsinde de son
anda kurtarıldı. devamı 16’da
Ofis ortamlarında artık sıcak içecekler
için su ısıtılması, nano teknolojiyle
daha kolay hale getirildi. İzmir
Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar
ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel
Tasarım Bölümü Öğrencisi Arman Altınyay tarafından geliştirilen elektrikli
su ısıtıcısıyla 19 litrelik damacana sular, iki nano kaplama cam boru
sayesinde istenilen sıcaklığa getirilebilecek. devamı 16’da
Ligin şampiyonluk adayı Beşiktaş, Ege Takımlarına kök söktüreceğe benziyor. Biz de,
Siyah Beyazlılara ilişkin detaylı bir rapor hazırladık ve
bunu haberleştirdik. İşte
size, Ege Temsilcilerinin
en güçlü rakiplerinden biri olan
Beşiktaş’ın Süper
Lig tablosu…
Eğitim ve öğretimde
fırsat eşitliğini sağlamak ve dar gelirli
ailelerin okul masraflarına katkı sunmak
için harekete geçen
Karşıyaka Belediyesi;
ilkokul, ortaokul ve lise
düzeyindeki yüzlerce
öğrenciye burs vermek
için çalışma başlattı.
2014-2015 eğitim
öğretim yılı burs
başvuruları başladı
KÖR OLDU, İFLAS ETTİ, ÖLMEK İSTEDİ
AMA ŞİMDİ MİLYONLUK TESİS KURACAK
Su ısıtmak artık
DAHA KOLAY
UÇACAK
15.sayfada
Okullarda artan uyuşturucu madde kullanımına
karşı aileleri uyaran EÜ BATI Enstitüsü Müdürü Prof.
Dr. Coşkunol, "Erkekler, kızlarda madde kullanımı
ile ilgili bir olumsuz durum görünce kızı bırakıyor
ama kızlar tam aksini yapıyor, erkek arkadaşı gibi
madde kullanmaya başlıyor" dedi
Gediz Üniversitesi
Sürekli Eğitim Merkezi
öğrencilerinden Nesim
Taşdemir'in dünyası
1999 yılında İzmir’in
Üçyol semtinde
aracıyla kırmızı ışıkta
beklerken bir anda
karardı
ÖZEL
ÖZEL
HABER
HABER
MUTLU haber!
zmir Büyükşehir
Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu, TMMOB Ziraat
Mühendisleri Odası'nın Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve
Uygulama Eğitim Tesisi'nde
düzenlediği 1. Öğrenci Yaz
Eğitim Kampı'nda öğrencilerle buluştu. Kocaoğlu,
"Mesleğinizi masa başında
değil, çizmelerinizi giyip
araziye çıkarak yaparsanız,
işte o zaman gerçek Ziraat
Mühendisi olursunuz" dedi.
devamı 16’da
İ
KARA KARTAL
DEMBA BA İLE
Öğrencilere
Öğrencilere en
en
BAŞARI DERSİ!
şçi Partisi İzmir İl Başkanı Tugay Şen, 29 Haziran'da uygulamaya konulan aktarma sistemine
dayanan toplu ulaşım planının, yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla kentte büyük sıkıntıya yol
açacağını iddia ederek sistemin değiştirilmesini istedi.
Başkan Şen, "Öğrencilerin, ailelerinin, yurttaşların
çilesine son verilmesi için İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanı Aziz Kocaoğlu'na çağrıda bulunuyoruz;
zararın neresinden dönersen kardır, bu ulaşım sistemini derhal iptal edip yurttaşlarımızı toplu ulaşıma
özendirecek olan modelleri geliştirmeye başlayın" dedi. devamı 12’de
Süper Lig henüz başlamışken, takımları Sondakika Gazetesi olarak inceledik ve araştırdık
16 Eylül 2014 Salı
www.sondakikagazetesi.com
İP'ten Kocaoğlu'na
AKTARMA UYARISI
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Okul servisinde
bayan hostes denetimi
Şoför, günlük tıraşını olacak, kravat takacak ve
tespih sallayamayacak. Özellikle kız öğrencilerin
olduğu araca bayan hostes görevlendirilecek. Bunlarla ilgili eksik ve hata gören veliler 155’i arayarak
şikayet edecek ve polis gerekli cezai işlemleri
gerçekleştirecek. devamı 8’de
Sabit İNCE yazdı
CEBİT YEREL
BASIN FUARI 8’de
Yok böyle eğitim
Mustafa ARSLAN yazdı
İzmir'de dördüncü devlet üniversitesi olarak 300
öğrenciyle eğitim vermeye başlayan Katip Çelebi
Üniversitesi, öğrenci sayısını dört yılda
15 kat artırdı. 555 öğretim elemanına
karşılık 4 bin 600 öğrencinin eğitim
gördüğü üniversitede 8 öğrenciye 1
öğretim elemanı düşüyor. Rektör
Prof. Dr. Akhan, "Hedefimiz
Türkiye'deki ilk 10 üniversite arasına
girmek" diye konuştu. devamı 16’da
>>
DAHA ÇOK
TOKAT YERİZ 9’da
>>
Betül Güler BULUT yazdı
TEVAZUNUN YERİNİ
GÖSTERİŞ ALDI 10’da
>>
OKUL BAŞARISI ÇOK ÖNEMLİ
Ege Üniversitesi (EÜ) Madde Bağımlılığı Toksikoloji ve İlaç Bilimleri (BATI) Enstitüsü
Müdürü Prof. Dr. Coşkunol, son yıllarda
okullarda uyuşturucu madde kullanımının arttığını işaret ederek, "Yaptığımız araştırmalara
göre, madde kullanımından dolayı okul
başarısı düşmüyor. Önce okul başarısı düşüyor
sonra madde kullanımı başlıyor. Ben başarılı
olunca başarılı grup arasında yer alıyorum ve o
grupta madde kullanan kişi olmadığı için benim de kullanma ihtimalim olmuyor. Başarı
düştükçe okulla ilgili arkadaşlıklarım ve okula
yatırımım azalıyor ve dışarıdan arkadaşlıklar
başlıyor. Dışarıdaki arkadaşlar da madde kullanımı ihtimalini doğuruyor" diye konuştu.
ERKEKLERİ TAKLİT EDİYORLAR
Gençlik döneminde duygusal ilişkilerin de
uyuşturucu madde kullanımında etkili
olduğunu vurgulayan Coşkunol, "Yaptığımız
araştırmaya göre gençlerde aslında çok ilginç
bir özellik var. 'Sevgililik' durumunda erkekler,
kız arkadaşlarının madde kullanmasında etkilenmiyor. Kızlarsa erkek arkadaşlarının madde
kullanmasında etkilenip madde kullanmaya
başlayabiliyorlar. Yani erkekler, kızlarda
madde kullanımı ile ilgili bir olumsuz durum
görünce kızı bırakabilirken kız, erkek arkadaşı
madde kullanıyorsa erkek arkadaşı gibi madde
kullanmaya başlıyor. devamı 16’da
Okul yolu
çile dolu
16
SAYFA 02
SIYAH
MAVI
KIRMIZI SARI
16 Eylül 2014 Salı
Antik kentteTürk-Yunan
DOSTLUK konseri
Muğla'nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia Antik
Kenti'nde düzenlenen konserde, Türkçe ve Yunanca
şarkılar seslendirildi
Akyarları Güzelleştirme ve Geliştirme Derneği
Türk Müziği Topluluğu ile Yunanistan'ın Kos (İstanköy) Adası'ndan Rembetiko Grubu, Stratonikeia Antik Kenti'nde düzenlenen "Türk-Yunan şarkıları ortak dostluk konseri"nde sahne aldı. Yatağan
Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen konseri,
çok sayıda müziksever takip etti. Konserin
açılış ko-
nuşmasını yapan Stratonikeia Antik Kenti Kazı
Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, kentin en önemli
günlerinden birini yaşadığını söyledi. Sanatsal etkinliklerle iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da
pekişeceğine inandığını kaydeden Söğüt, "İçinde
bulunduğumuz antik tiyatro, Roma İmparatoru
Augustus döneminde inşa edilmişti. Augustus'un
bu yıl 2 bininci ölüm yıl dönümü. Bu konser bir
noktada Augustus’un ölüm yıl dönümüne denk
geldi" dedi. Yatağan Belediye Başkanı Haşmet
Işık ise Yatağan'ın tanıtımı için bu tür kültürel etkinliklere ağırlık verdiklerini belirterek, "İki ülke
arasında dostluğun pekişmesi ve kültürel anlamda
ilişkilerin gelişmesine katkı veriyoruz. Yunanistan
ile örflerimiz, adetlerimiz, folklorumuz bir. Önümüzdeki yıl inşallah daha fazla müzik topluluklarının katıldığı etkinlikler düzenleyece-
ğiz" diye konuştu. Nisyros Adası Belediye Başkanı Koroneos Kristoforos da Türk halkının hakiki
dostları olduğuna vurgu yaparak, "Türkiye'ye ilk
defa geldim ve bu nedenle çok duygulandım Bu
mekanlarda buluşmak, dostluğu ve kardeşliği
simgeler. Bizi ayıran sadece aramızdaki deniz.
Burada bulunan herkesi Nisyros Adası'na davet
ediyorum" dedi.
Piyano sanatçısı ve eğitmeni şef Mustafa Köker'in yönettiği konserde, 70 Türk ve 5 Yunan müzisyen tarafından koro ve solo, Türkçe ve Yunanca eserler seslendirildi. Yaklaşık 4 saat süren konserde, Yatağan Ahi Sinan Folklor Araştırma Derneği Halk Oyunları Ekibi'nin sergilediği zeybek
oyunu ve Rembetiko Grubu'nun sirtaki gösterisi
izleyicilerden alkış aldı. Bu arada, Helenistik, Roma, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden izleri
bünyesinde barındıran Stratonikeia Antik
Kenti'nde düzenlendi. (AA)
Balkan lezzetleri yarıştı
Buca Belediyesi ve Balkan derneklerinin işbirliğiyle düzenlenen 4. Uluslar arası Balkan Festivali, yemek
yarışması ve Balkan kökenli
sanatçıların konserleriyle sona erdi.
Geçtiğimiz Cuma akşamı Goran Bregoviç ile müzik ziyafeti çeken Bucalılar, Cumartesi akşamı Gamze Matracı ve Rumeli Ekrem, Pazar akşamı
da Cenk Bosnalı ve Muammer Ketencoğlu ile eğlenceye doydu.
LEZZETLER YARIŞTI
Geçen hafta Cuma günü başlayan
Balkan Festivali, hafta sonu da hız
kesmeden sürdü. Hasanağa Bahçesi’nde gerçekleşen etkinliklerde
Geçtiğimiz Cumartesi günü Buca
Rumeli Kadınları Derneği ve
FOMGED’in halk oyunları gösterisinin yanı sıra temsili olarak Balkan
Kına Gecesi canlandırıldı. Aynı
günün akşamı ise Gamze Matracı ve
Rumeli Ekrem konser verdi.
Hasanağa Bahçesi’ni dolduran Bucalılar, keyifli anlar yaşadı. Pazar
gününe de Balkan lezzetleri
damgasını vurdu. Festival kapsamında düzenlenen yemek yarışmasına yoğun bir katılım gerçekleşti. Jürinin
değerlendirmesi sonunda otlu
yemeklerde börülce salatası ile
Kıymet Yıldız, etli yemeklerde güveç
ile Sevim Topçuoğlu, tatlılar da baklava ile Zehra Özakraklı, börekte ise
Boşnak böreği ile Hafize Fırat birinciliği elde etti. Dereceye girenlere Buca
Belediyesi tarafından çeşitli hediyeler
dağıtılırken jüri üyelerine de günün
anısına birer plaket verildi.
BOSNALI COŞTURDU
İBB'ye ait kütüphane, "7 gün,
24 saat" hizmet verecek
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, kütüphane kullanıcılarının ve
araştırmacılarının daha rahat ve sıcak bir ortamda çalışabilmeleri amacıyla yapılan düzenlemeyle "7 gün, 24 saat" hizmet verecek.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre,
modern çağın gerekliliklerine uygun ve dünyayla rekabet edebilir bir eğitim, öğretim ve
araştırma altyapısı için çalışmalarını sürdüren, geliştirdiği projelerle bilgiye 7 gün, 24
saat sınırsız erişim hizmeti sunan Atatürk kitaplığı, 15 Eylül'den itibaren 7 gün, 24 saat
açık olacak. Okuyucuların talebini dikkate
alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü, böylece araştırmacılara ve okuyuculara kesintisiz hizmet
vermeyi hedefliyor. Atatürk Kitaplığı,
2012'de İstanbul Kalkınma Ajansı tarafın-
dan "İBB Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü'nde Bulunan Osmanlı Dönemi Nadir
Eserlerin Kataloglanması, Dijital Ortama
Aktarılması ve Elektronik Ortamda Kullanıma Sunulması" adlı proje için desteğe hak
kazandı. Proje sonunda, İBB Atatürk Kitaplığı'nda bulunan kültür mirasımızın basılı ve
yazılı bilgi kaynaklarına zaman ve mekana
bağlı kalmadan erişilmesi sağlandı. Görüntü
ve veriler "www.ibb.gov.tr" internet adresinden ve "http://ataturkkitapligi.ibb.gov.tr/"
linki üzerinden internet ortamında hizmete
sunuldu. Proje kapsamında oluşturulan sayısal arşivde 4,5 milyon görüntü bulunuyor.
Proje hizmete sunulduğu ilk altı aylık dönemde 2 bin 150 üye, 51 bin 140 toplam
kullanıcı ve 103 bin 200 yayın indirme sayısına ulaştı. (AA)
Yemek yarışmasının ardından
Cenk Bosnalı, festivale katılanlara
unutulmaz bir müzik ziyafeti çekti.
Balkan ezgilerini başarılı yorumuyla
seslendiren sanatçı, sahneden inerek
davetlilerle birlikte halay çekti. Balkan
kökenli insanların ülkenin dört bir
tarafında kardeşçe yaşamayı benimsediğini belirten Bosnalı, Buca’da
da nüfusun önemli bölümünü Balkan
kökenlilerin oluşturduğunu belirtti.
Bosnalı, konser için Hasanağa
Bahçesi’ni dolduran Bucalılara
teşekkür etti. Cenk Bosnalı’nın ardından sahneyi Muammer Ketencoğlu
aldı.l Ketencoğlu da şarkılarına eşlik
eden dinleyenlere teşekkür etti.
Balkan Festivali, üçüncü günün sonunda dernek temsilcilerine plaketlerin verilmesiyle son buldu.
(AA)
Yıl: 4
. Sayı: 1041 . 16 Eylül 2014 Salı
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilcisi
05326601776
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
16
17Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
Hasan Ferit Gedik davasının
duruşması 3. kez yapılamadı
Maltepe Gülsuyu'nda geçtiğimiz
yıl Eylül ayında, uyuşturucu çeteleri
tarafından öldürüldüğü iddia edilen
Hasan Ferit Gedik davasının duruşması,
3. kez yapılamadı. Mahkeme davanın
naklini istedi
Gülsuyu'nda geçtiğimiz yıl Eylül ayında, Hasan Ferit
Gedik'in hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin de
yaralanmasıyla sonuçlanan olaylara ilişkin görülen davanın
3. duruşması da yapılamadı. Mahkeme, 2. celsenin fiziki
şartlar nedeniyle yargılamaya devam edilemeyerek son verildiğini, duruşmanın geniş bir salonda yapılması konusunda
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan görüş alındığını,
fakat duruşma için tahsis edilen salonun tarafların sayısı ve
yargılamanın süresi dikkate alındığında, duruşma salonun
sağlıklı yargılama yapmaya yetersiz olduğunu belirterek,
kamu güvenliği nedeniyle davanın nakli konusunda talep
ile birlikte, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine ve
Yargıtay’ın bu konuda vereceği kararın sonucunun beklenmesine karar vererek duruşmayı yine erteledi.
Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 3. duruşmaya Hasan Ferit Gedik'in annesi müşteki Nuray Gedik
ve taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanıklar ise duruşma salonuna alınmadı. Duruşmayı CHP İstanbul Milletvekili
Mahmut Tanal, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu,
Gezi olayları sırasında yaşamını yitiren Berkin Elvan'ın an-
nesi Gülsüm Elvan, Mehmet Ayvalıtaş'ın ağabeyi Volkan
Ayvalıtaş da izledi. Dede Mustafa Meral ise zafer işareti yaparak duruşma salonuna girdi. Duruşma salonunun yargılama yapma açısından ve insan hakları noktasında elverişsiz
olduğunu belirten Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu,
“Dünyanın en büyük adliyesi yapmakla övünenlere buradan duyurulur. İçeriye 100 kişi almaya yetecek bir ağır
ceza mahkemesi yapmayı ne hikmetse unutmuşlar. İçeride
40 dereceyi aşan bir sıcaklıkta saunadan daha beter bir durumda yargılama yapmaya çalışıyor. Bu avukatlara, heyete,
mağdurlara, sanıklara ve insan olan herkese ayıp. Bizim burada olmamız bir taraf olmaktan kaynaklanmıyor. Tamamen adil yargılanma hakkını korumak için buraya
geldik.” diye konuştu.
adliye bahçesine gelen yaklaşık 100 kişi, “Hasan Ferit için
adalet istiyoruz, vermezseniz zorla alacağız” yazılı pankart
ile “Yaşasın halkın adaleti” ve "Çeteler vuruyor, polis koruyor” şeklinde sloganlar attı. Duruşmanın sona ermesinin
ardından Kartal Meydanı'na yürümek isteyen grup ile polis
arasında gerginlik çıktı. Yapılan görüşmeler sonucu gruba,
slogan atmadan ve yolu kapatmadan Kartal'a kadar
yürümeleri için izin verildi. Kartal Meydanı'na kadar
yürüyen grup burada oturma eylemi yaptı. Anne Nuray
Gedik, oturma eyleminin bir kişi kalsa bile bir dahaki celseye kadar süreceğini söyledi. (CİHAN)
Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik de “Bugün 3. duruşmamız
oldu hala davamız başlamadı, hala
katillerimiz yargılanmıyor. Ve bunların istedikleri davayı başka illere
sevk etmek. Dosyayı bizden gizleyerek, kaçırarak kendi aralarında sessiz
sedasız bu mahkemeyi yapmayı
düşünüyorlar. Ama biz oğlumuzun
arkasındayız. Kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz. Bizi
yıldıramayacaklar.” dedi. Hasan Ferit
Gedik'in ailesine destek vermek için
OTELDE
yangın paniği
Şişli'de bir otelde başlayan yangın,
korku ve paniğe yol açtı. Jeneratörün
patlaması sonucu çıktığı tahmin
edilen yangın, itfaiyenin müdahalesi
ile büyümeden kontrol altına alındı.
Olay, Bomonti'de bir otelde yaşandı.
İddialara göre otelin dışında bulunan
jeneratör henüz belirlenemeyen bir
sebepten dolayı patladı. Patlama ile
birlikte jeneratör alev aldı. Alevler
havalandırma boşluğuna sirayet etti.
Olay yerine Şişli ve Beyoğlu grubundan itfaiye ekipleri sevk edildi. Merdivenli itfaiye araçları yangının
başladığı bölgeye köpük sıkarak müdahale etti. Yangın kısa sürede kontrol altına alındı.
Yangın nedeniyle tahliye edilen
otelde yangının söndürülmesiyle birlikte hayat normale döndü.
(CİHAN)
SENDİKALARDAN
"SAĞLIKTA şiddet
son bulsun" eylemi
Ereğli Devlet Hastanesi'nde bir hasta yakınının doktoru darp olayı, sağlık alanında örgütlü üç sendika
tarafından protesto edildi. Hastane önünde toplanan yaklaşık yüz sağlık görevlisi, meslektaşlarına
yapılan saldırıyı kınadı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri(SES) Zonguldak Şube Yönetim Kurulu Üyesi
ve Örgütlenme Sekreteri Ozan Çobanoğlu, Ereğli Devlet Hastanesi Acil Servis önünde gerçekleştirilen
basın açıklamasında okunan metnin Sağlık ve Türk Sağlık Sen ile birlikte hazırlandığını belirtti
Sağlık alanının sürekli değiştirilen düzenlemeler ve getirilen torba yasalarla alt üst
edilmeye devam edildiğini öne süren
Çobanoğlu "Gün geçmiyor ki Sağlık emekçilerine yapılan yeni bir şiddet haberi ile güne
başlamayalım. Hastanemiz personeli olan Dr.
Faruk Köker arkadaşımız, görevinin başında
iken, 12 Eylül 2014 günü, Saat: 01.30'da Koroner Yoğun Bakım Ünitesi'nde, bir hasta
yakını tarafından darp edilmiştir. Türkiye,
günde ortalama 30 sağlık çalışanının şiddete
uğradığı bir ülkedir. Bu rakam gerek devletin,
gerekse de sağlık kuruluşlarının resmi rakamlarıyla belirtilmektedir. Şiddeti önlemeye
katkısı olacak, caydırıcılığı olan bir yasa
çıkarılması acil ihtiyaçtır. Bu konuda önümüze
sunulan yasal çabalar ne yazık ki yetersizliğini
halen korumaktadır. Bir yandan alanın dışındaki uzman hekimlerle durumu idare etmeye
çalışırken şimdi de aile hekimlerini ve Aile
Sağlığı Merkezlerinde elemana dönüştürülen
sağlık emekçilerini acil ve başka birimlerde
nöbet tutmaya zorlamaktadır. Aile hekimliği ile
uzaktan yakından ilgisi olmayan uygulamanın,
bir de "aile hekimlerinin mesleklerini unutma-
'Alo polis, eşimi
bıçakladım,
Sıhhiye'deyim
gelin beni alın'
Eskişehir'de Ramazan Dikbıyık isimli vatandaş;
eşi Şeker Dikbıyık ile eşi ile yengesi Saliha Uyar'ı
bıçakladı. Yaralanan 2 kadın, evin penceresinden
dışarı çıkıp yardım istedi. Ambulansla hastaneye
kaldırılan yaralılardan Şeker Dikbıyık, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay sonrası kaçan Ramazan Dikbıyık ise '155
Polis imdat' hattını arayarak, "Eşimi ve yengemi
bıçakladım. Sıhhiye Kavşağı'ndayım, gelin beni teslim alın." diyerek kendini ihbar etti. Bahçelievler
Mahallesi Plevne Sokak'ta meydana gelen olayda,
Ramazan Dikbıyık, eşi Şeker Dikbıyık ve bir süre
ayrı yaşadıktan sonra yengesi Saliha Uyar aracılığı
ile yeniden barışarak birlikte yaşamaya başladı.
Gece yarısı olduğunda Ramazan Dikbıyık ile Şeker
Dikbıyık arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma
çıktı. (CİHAN)
maları için gerekli" olduğu ilan edilmektedir.
Sorun; işlemeyen, tıkanan sağlık hizmetinin
gelmiş olduğu noktadır. Ülke genelinde, tüm
sağlık emekçilerinin özverili ve insanüstü çabalarıyla devam eden sağlık hizmeti, artık patlamaya hazır bir bomba gibidir. Hastanemiz acili; gündüz mesai saatleri içerisinde sadece 1
hekim arkadaşın omuzlarındadır. Bölgemizin
sanayi ağırlıklı ve yoğun nüfus barındırır olması, durumu daha da korkunç kılmaktadır.
Yani sabah 09.00 ile akşam 17.00 arası acilimize ortalama 500 hasta başvurusu olmaktadır.
Karar vericiler; birkaç yıl önce kamu hastanelerinde hizmet veren ve sayısal olarak çok
fazla bir dilimi barındıran pratisyen hekimi bir
çırpıda Aile Hekimi statüsünde devlet hastanelerinden koparmışlardır. Bu uygulamadan
dolayı doğacak sıkıntıları gerek sağlıktaki
meslek kuruluşları, gerekse de alanda örgütlü
sendikalar sıklıkla dile getirmişlerdir ve hatta
bu uygulamalara karşı eylemlilik süreçlerine
girmişlerdir. Fakat o güçlü karar vericiler uyarılarımıza kulak tıkamışlardır. Gelinen nokta;
günde ortalama 30 sağlık emekçisine şiddet
uygulaması olmuştur. En başta da
Hükümeti/Sağlık Bakanlığı'nı acilen göreve
davet ediyoruz. Şiddetin sona ermesi için
Sağlık Bakanlığının ve yetkililerin sağlık emekçilerini itibarsızlaştırmaya yönelik açıklamalara son vermesi ve şiddeti önlemeye
yönelik yasal düzenlemenin konunun muhatapları olan meslek kuruluşları ve sendikaların
önerilerini almak koşuluyla, bir an önce yapılmasını talep ediyoruz. Erdemir personeli
olduğu belirtilen ve geçtiğimiz Cuma günü
doktor arkadaşımızı darpeden H. Y.'nin; yapmış olduğu bu onursuzca fiilinin ve vahşi
saldırısının peşini, biz sağlık alanında örgütlü
sendikalar olarak bırakmayacağımızın ve
takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz ve
bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz." dedi.
"SALDIRGANDAN
ŞİKAYETÇİYİM"
Saldırıya uğrayan Doktor Faruk Köker ise
yaşanan olayda hastanın kendilerine
geldiğinde kalp krizi geçirdiğinin tespit
edildiğini, yapılan ilk müdahaleden sonra yoğun bakıma alındığını, ancak urada bir kez
daha durumunun kötüye gitmesi ile yapılna
müdahalelere rağmen kurtarılamadığını söyledi. Durumu hasta yakınlarına bildirmek için
dışarıya çıktığında saldırıya uğradığını belirten
Köker "Beni, hasta bakıcıları ve polisi darp ettiler. Çenem de hala ağrı var. Saldırganlardan
şikayetçi oldum. Böyle bir olayın yaşanması
beni son derece üzdü." diye konuştu. Zonguldak Sağlık Emekçileri Sendikası(SES) ve
sağlık çalışanları, 2 gün önce Atatürk Devlet
Hastanesi’nde görevli Dr. Seyit Hamit Ferah ve
Serpil Şahin'in hasta yakınları tarafından darp
edilmesi olayını kınadı. Hastane önünde basın
açıklaması düzenleyen sendika üyeleri ve hastane personeli, sağlık çalışanlarına şiddetin
son bulmasını istedi. SES Şubesi Sekreteri
Canan Edebali, "Sağlık alanı, sürekli değiştirilen düzenlemeler ve getirilen torba yasalarla
alt üst ediliyor. Gün geçmiyor ki sağlık emekçilerine yeni bir şiddet haberi ile güne
başlamayalım. Yine Anestezi Uzmanı Doktor
arkadaşımız Dr. Seyit Hamit Ferah ve Serpil
Şahin mesleğini icra ederken şiddet olayına
maruz kalmıştır. Hiç bir şiddet olayı haklı haksız bağlamında gerekçelendirilemez.
(CİHAN)
Büyüklü taş ocağı hakkında
yürütmeyi durdurma kararı verildi
Samsun'un Tekkeköy ilçesi
Büyüklü mevkiine yapılması planlanan taş ocağı için verilen 'ÇED
gerekli değildir' kararı hakkında köy
sakinlerinin açtığı davada yürütmeyi
durdurma kararı çıktı.
Büyüklü sakinlerinin avukatı İsmail Onur
yaptığı açıklamada "19 Mart 2013 tarihinde
İl Özel İdaresi'nin verdiği çalışma ruhsatı
için dava açtık. Bu dava devam ediyor.
Ruhsata gerekçe teşkil eden Samsun Valiliği'nin verdiği 'ÇED gerekli değildir' kararı
hakkında aynı tarihte ikinci dava açmıştık.
Samsun 2. İdare Mahkemesi 20 Ağustos
2014 tarihinde oy birliği ile 'ÇED gerekli
değildir' kararı hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. İşletme ruhsatının iptali
için açılan davada da iptal kararı bekliyoruz." dedi. Taş ocağı şirket yetkililerinden
Mustafa Akyüz ise yaptığı açıklamada
"Köylülerin tepkisini anlamıyoruz. Ne istediklerini bilmiyoruz. Taş ocağını çalıştırmak istemiyorlar. Yaptığımız anlaşma
gereği buradaki proje sahasından çıkaracağımız dolgu taşlarını Rusya'ya göndereceğiz. Yürütmeyi durdurma kararı eleme
kırma tesisi ile ilgili verilen karardır. Projenin hayata geçmesi için çok geç kalındı.
Dolgu malzemesi vermemiz lazım. Zarardayız, işin sonu tazminata kadar gidecek.
Her gün 5 bin lira zararımız var. Burada 25
kişi istihdam edilecek." dedi. (CİHAN)
SAYFA 4
SONDAKiKA GAZETESİ >>
4
KONOM
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
16 Eylül 2014 Salı
En çok "küçük balık" yiyoruz
Küçük balıklardan sonra en çok tercih edilen türler ise balık çiftliklerinde yetişen
kültür levrek ve çipura. EÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akyol, "Tüm
balıklar sağlıklıdır ama bunlar içinde kısa ömürlü küçük balıklar hamsi sardalya ve istavriti, kısa ömürlü ve dipten beslenmedikleri için daha sağlıklı görmemiz lazım.
Örneğin hamilelerin ilk tercihi bu balıklar olmalıdır" diye konuştu
Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri
Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Okan
Akyol, AA muhabirine, 90'a yakın
balık türünün işlem gördüğü İstanbul
ve İzmir balık hallerinde pazarlanan
türlerle ilgili yaptıkları araştırma
sonucu, Türkiye'de balık tercihlerinde, günlük olması ile fiyatına
dikkat edildiğinin ortaya çıktığını
söyledi. Bu özellikleri taşıyan balık
türlerinden sardalya, hamsi ve istavritin, tüketimde ilk sırayı aldığını
belirten Akyol, son yıllarda ivmesi artan kültür balıklarından levrek ve
çipuranın da küçük balıklardan sonra
en çok tercih edilen türler olduğunu
kaydetti. Akyol, bunların ardından
bölgesel olarak İstanbul'da lüfer,
mezgit ve palamudun, İzmir'de ise
kupes ve tirsi gibi türlerin rağbet
gördüğüne değinerek, genelde işlenmiş balık ürünlerine çok ilgi gösterilmese de bunlar arasında en çok
konserve ton balığı ve midyenin ön
plana çıktığını dile getirdi.
Tüm balıkların, "omega 3" ve
"omega 6" yağ asitleri
içerdiğini ve insanlara
kaliteli protein sunduğuna dikkati
çeken Akyol, şöyle konuştu: "Tüm
balıklar sağlıklıdır ama bunlar içinde
kısa ömürlü küçük balıklar hamsi
sardalya ve istavriti, kısa ömürlü ve
dipten beslenmedikleri için daha
sağlıklı görmemiz lazım. Örneğin
hamilelerin ilk tercihi bu balıklar olmalıdır. Dipten beslenen balıklar ise
barbun, dil balığı gibi, bunlar uzun
ömürlü ve dipten beslendiği için
bünyelerine ağır metal katabilmektedir. Bunlar içerisinde en tehlikeli olan
midyelerdir. Saatte 22 litre suyu süzerler. bunun içinde hem toksik algleri
hem ağır metalleri biriktirebilirler.
Bunu tüketirken çok dikkatli olmalıyız."
"Balıkçı tüketimimiz dünya ortalamasının yarısının altında"
Prof. Dr. Akyol, Türkiye'nin çok iyi
balıkçı ülke konumunda bulunmasına
rağmen balık tüketiminin yeterli olmadığına dikkati çekerek, istatistiklere göre yıllar ortalaması 7-7,5 kilogram olan kişi başına balık tüketiminin, geçen yıl 6,3 kilogram
civarına indiğini kaydetti.
Kişi başına balık tüketiminde
dünya ortalamasının 15, Avrupa Birliği ortalamasının 16, bu konuda
önde gelen ülkelerden Japonya ve İzlanda'da ise 60 kilogramın üzerinde
olduğuna değinen Akyol, "Bu
sağlıklı üründen daha fazla
yararlanmamız gerekmekte.
Hem sağlıklı nesiller hem
çocuk gelişimi açısından
balığa daha fazla önem
vermemiz ve haftada en
az iki gün balık tüketmemiz gerekiyor" diye
konuştu.
Akyol, araştırmada,
1928-1952 yıllarında İstanbul balıkhanesinde
satılan balık türlerinden yaklaşık
yüzde 50'sini uskumrunun oluşturduğunu belirterek,
günümüzde yerli
uskumru oranının
yüzde 0,2'ye indiğini,
talebin ithalat yoluyla
karşılanabildiğini sözlerine ekledi. (AA)
İstanbul ve İzm
ir balık
hallerindeki ara
ştırmaya
göre, tüketilen
balığın
yaklaşık yarısın
ı, hamsi,
sardalya ve ista
vrit
oluşturuyor.
"Erkenci üzüm" daha erken yetişecek
Manisa Bağcılık Araştırma İstasyonu'nda yürütülen çalışmalarda,
temmuz ayında ürün verdiği için
"erkenci" olarak adlandırılan üzüm
türünün daha da erken yetişmesi
sağlandı.
Manisa Bağcılık Araştırma İstasyonu
Müdürü Akay Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, milli kolleksiyon
parselinde bin 247 üzüm çeşidinin bulunduğunu, yeni çeşitler üzerinde çalışma
yaptıklarını bildirdi. Türkiye'de ticari amaçla yetiştirilen en erkenci üzüm çeşidinin Trakya İlkeren olduğunu ilk ürünün
de temmuz ayında alındığını hatırlatan Ünal, Trakya İlkeren çeşidinden önce ürün
verebilecek bir tür üzerinde çalıştıkları belirtti. Türkiye'nin en erkenci üzüm türünü
yetiştirmek amacıyla yürütülen çalışmalarda son aşamaya geldiklerini kaydeden Ünal, "Trakya İlkeren üzümünden bile 2
hafta daha erken yetişebilecek olan çeşitlerimizi çıkartabilmek için yürütülen çalışmalarda son noktalara geldik. Yeni çeşitlerimizi başta Manisa olmak üzere ülkemizdeki tüm üreticilerimize ulaştıracağız"
dedi. İklim şartlarını gözeterek yürütülen
bilimsel çalışmalarla üretilen yeni çeşidin
ticari açıdan bir çok avantaja sahip olacağını kaydeden Ünal, "Yeni türün en
önemli avantajı erkenci olması. Biz eğer
piyasaya erken üzüm sunabilirsek, üreticilerimiz bu dönemde daha fazla fiyat
bulup, daha iyi ürün elde edebileceklerdir.
Orta mevsim ya da geç dönem diye tabir
edilen çeşitlerimiz daha iri taneli, daha
kaliteli ve verimlidir. Ayrıca daha erken
kuruyan çeşitleri elde etmek için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.
Araştırma istasyonunda sürüdürülen çalışmalarda yeni çeşitler elde ederek hasadı
daha geniş döneme yaymayı hedeflediklerini kaydeden Ünal, bunun üreteci lehine
fiyat olarak yansıyacağını savundu.
Yeni türlerin adını
üretici koyacak
İstasyondan parsellere aktarılan 102
adet aday adayı üzüm çeşidinin bu yıl son
kontrolleri yapılarak tescile başvuracaklarını açıklayan Ünal şunları kaydetti: "En
son 2011 yılında 5 adet üzüm çeşidi tescillenmişti. Yeni çeşitlerimizi bir an önce
üreticilere kavuşturmayı istiyoruz.
Üretilen 102 çeşidin hepsi tescil için aday.
Zaten bunlar 13 bin adet içerisinden ön
seçimlere göre aday adayı olarak tespit
edildi. Her birinini farklı özellikleri var.
Bir kısmı kurutmalık, bir kısmı sofralık,
bir kısmı erken dönem olgunlaşan, bir kısmı geç olgunlaşan çeşitlerden oluşuyor.’’
(AA)
"Mermer ihracatının düşmesinde
ÇİNLİ FİRMALAR etkili OLDU"
Afyonkarahisar Sanayici ve İşadamları Derneği (AFSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Şehitoğlu,
"Mermer ve doğal taş işletmeleri, ihracat yapamadığı
için tek tek kapanıyor. Bunun nedeninin, 'Çinli firmaların blok alımı yerine mermer ocağı satın alması ve
blok alımlarını tamamen yavaşlatması' olduğunu
düşünüyoruz" dedi. Şehitoğlu, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre,
ülke ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 2,1 ve yılın ilk
yarısında yüzde 3,3 büyüdüğü söyledi. Mevsimsel faktörlerden arınmış olarak bakıldığında bu hızın yavaş
kaldığını savunan Şehitoğlu, 2023 yılı hedeflerine ulaşabilmek için her yıl en az yüzde 5'in üzerinde büyüme
kaydedilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin, 2014'ü
yüzde 3-4 büyümeyle kapatacağının öngörüldüğüne
işaret eden Şehitoğlu, "Maalesef bu büyüme hızı
Türkiye'nin hak ettiği bir seviye değil ama büyüme
hızındaki itici gücün ihracat olduğunu görmek, biz Afy-
onkarahisarlı iş adamlarını sevindirmektedir" ifadesini
kullandı. Afyonkarahisar'ın ihracatının, ithalatının yaklaşık 5 katı olduğu bilgisini veren Şehitoğlu, ülkenin cari
açığında kambur olmayan, aksine bunu kapatma
konusunda destek vermeye çalışan bir ilde yaşayıp ürettiklerini dile getirdi. Şehitoğlu, şunları kaydetti: "Mermer ve doğal taş madenciliği sektöründeki blok ihracatının keskin bir şekilde yüzde 50 daralması, ülkemizin
büyümesinin yavaşlamasına doğrudan etken olan bir
durumu ortaya çıkardı. Mermer ve doğal taş işletmeleri,
ihracat yapamadığı için tek tek kapanıyor. Bunun nedeninin, 'Çinli firmaların blok alımı yerine mermer ocağı satın alması ve blok alımlarını tamamen yavaşlatması' olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca inşaat sektörüne
rağbet, ekonomideki sanayi payının giderek düşmesine
yol açıyor. Sanayinin ekonomideki payının artırılması
gerektiği, her türlü platformda, her zaman defalarca üzerinde durduğumuz önemli bir husustur. Yıllardır hiç
dile getirilmeyen bir durum tespitinin hükümet tarafından yapılması dahi bizleri heyecanlandırdı."
"Özel sektör yatırımlarına ağırlık verilmeli"
Türkiye'nin yeni bir sanayi atılımı hikayesine ihtiyacı
olduğunu belirten Şehitoğlu, üretmeden asla lüks yaşamanın hak olmadığına inandıklarını ifade etti. Büyüme
hızının istenilen seviyede olmamasının, sanayileşmenin,
üretime dayalı ekonomik politikalar üretilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyduğuna dikkati çeken Şehitoğlu, "Büyüme verilerinde yatırımların azalmasına dair
sinyallerin önemle dikkate alınması ve bilhassa sanayi
üretiminin canlanmasına dair özel sektör yatırımlarına
ağırlık verilmesi gerekmektedir" değerlendirmesinde
bulundu. Şehitoğlu, bu yıl, geçen senenin aksine iç
talepten ziyade dış ticaretin büyümede itici ve etkin güç
olduğuna değinerek, üretime dayalı sanayinin daha fazla
desteklenmesini istediklerini sözlerine ekledi. (AA)
Afyonkarahisar'dan 8
ayda 6 milyon dolarlık
şekerleme ihracatı
Kaymaklısı ve cevizlisi başta olmak üzere
lokum çeşitlerinin üretimiyle bilinen Afyonkarahisar'dan yılın 8 ayında 6 milyon
dolar şekerleme ihracatı gerçekleştirildi.
İlde faaliyet gösteren işletmeler, 2010 senesinde 1 milyon 720 bin dolar olan şekerleme ihracatının yaklaşık 3,5 katını bu yılın
8 ayında gerçekleştirerek yurtdışı
pazarlarındaki genişlemesini sürdürdü.
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası
(ATSO) Dış Ticaret Uzmanı Hüsnü Selim
Şenbabaoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, odaya kayıtlı 64 şekerleme üretim
firması bulunduğunu söyledi. Şekerlemelerin il ekonomisi için büyük öneme
sahip olduğunu vurgulayan Şenbabaoğlu,
geçen yıl 8 bin 450 ton lokum, bin 50 ton
pişmaniye, 225 ton kaymaklı şeker, 7 bin
900 ton da tahin, helva, pekmez ve reçel
gibi diğer ürünlerin imal edildiği bildirdi.
İhracatta son yıllarda büyük atılımlar
yapıldığını anlatan Şenbabaoğlu, şöyle
konuştu: ''Şekerleme ihracatımız 2010'da 1
milyon 720 bin dolardı. 2011'de 4 milyon
142 bin, 2012'de 5 milyon 877 bin, 2013'te 7
milyon 950 bin dolarlık dış satım
kaydedilmişti. Bu senenin ocak-ağustos
döneminde ise 6 milyon dolara ulaşıldı. En
fazla ilgiyi Danimarka, Belçika, Libya, Bulgaristan, Irak, Cezayir, Kosova, ABD,
Fransa ve Hollanda gösteriyor. Özellikle
kaymaklı lokum tercih ediliyor. Bu lokumun, ihracatının yanı sıra iç piyasada da
ciddi miktarda satışı var."
(AA)
SAYFA 5
SONDAKiKA GAZETESİ >>
5 EKONOMİ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
16
17 Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
Şemsi Bayraktar: Çiftçi
enflasyonun mağduru
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçinin enflasyonun sorumlusu değil, açıkça mağduru
olduğunu belirterek, “Tarımda üretici fiyatları, Haziran ve Temmuz’un ardından Ağustos ayında da geriledi. Haziran’da yüzde
0,18, Temmuz’da yüzde 0,73 gerileyen tarımda üretici fiyatları, Ağustos ayında yüzde 0,55 düştü. Gıda ve alkolsüz içeceklerde
fiyatlar, Haziran ayında yüzde 0,36, Temmuz ayında yüzde 0,30, Ağustos ayında yüzde 0,89 artmıştı.” ifadelerini kullandı
Bayraktar yaptığı yazılı açıklamada Ağustos
ayında tarımın genelinde üretici fiyatlarının
(ÜFE) yüzde 0,55, tarım ve avcılık ürünlerinde
yüzde 0,41, ormancılık ürünlerinde yüzde 2,41,
balıkçılıkta yüzde 3,98 gerilediğini bildirdi.
Üretici fiyatlarının Ağustos ayı itibarıyla son bir
yıllık dönemde tarımın genelinde yüzde 10,54,
on iki aylık ortalamalara göre yüzde 7,88 arttığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ağustos ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde
tarım ve avcılık ürünlerinde yüzde 10,81, on iki
aylık ortalamalara göre yüzde 6,95, ormancılık
ürünlerinde 31,82, on iki aylık ortalamalara
göre yüzde 9,47 artış oldu. Balıkçılıkta Temmuz
ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde fiyatlar
yüzde 4,16 geriledi. On iki aylık ortalamalara
göre, balıkçılıkta fiyatlar yüzde 6,96 arttı.
Gıda ve alkolsüz içeceklerde Temmuz ayında
enflasyon yüzde 0,30, Temmuz itibarıyla son bir
yıllık enflasyon yüzde 12,56, on iki aylık ortalamalara göre enflasyon ise yüzde 11,11 olmuştu.
Tüketicide gıda ve alkolsüz içeceklerde Temmuz itibarıyla son bir yılda fiyat artışı yüzde
14,44’ü bulurken, tarımın genelinde yüzde
10,54, on iki aylık ortalamalara göre yüzde
7,88’de kaldı. Balıkçılıkta fiyatlar bir yıllık
dönemde yüzde 17,17 geriledi.”
Son dönemlerde enflasyonda görülen artışın
sorumlusunun gıda fiyatlarındaki yükseliş
olduğu yönünde açıklamaların çeşitli kurum ve
kuruluşlar tarafından yapıldığını aktaran
Bayraktar, şöyle devam etti: “Hatta, çeşitli kesimler tarafından, gıda fiyatlarının kontrol altına
alınması gerektiği, gıdada enflasyonun belli
rakamlara çekilmeden genel enflasyonun
düşmeyeceği öne sürülmekte ve gümrük vergileriyle oynanmasının bir önlem olacağını dile
getirilmektedir. 2007’de yaşanan kuraklık da
hatırlatılarak, gümrük vergilerinin aşağı çekilmesi suretiyle, fiyatların kontrol edilebileceğinden bahsedilmektedir. Bu gümrük vergilerini düşürerek ithalat yapılmasının yolunun
açılmasını istemek demektir. Sonuç olarak, bu
söylemler, ithalatın gıda fiyatlarını kontrol altına
alacağı ve düşüreceği varsayımına dayanmaktadır. Öncelikle gıda enflasyonuna iki açıdan,
üretici ve tüketici yönünden bakmak gerekir.
Şunu belirtmekte fayda var. Gıda ve alkolsüz
içeceklerde 2011 yılında tüketici fiyatları endeksindeki artış yüzde 12,21 olmuştur. Buna
karşılık, tarımda üretici fiyatları endeksindeki
artış ise yüzde 7,58’de kalmıştır. 2012 yılına
gediğimizde ise tarımın genelinde üretici fiyatları endeksinde yüzde 4,17 düzeyinde azalma
olurken; gıda ve alkolsüz içeceklerde tüketici
fiyatları endeksi yüzde 3,9 oranında artmıştır.
2013 yılında, gıda ve alkolsüz içeceklerde
tüketici fiyatları endeksi yüzde 9,67 oranında
artmışken, tarımda üretici fiyatlarındaki artış
yüzde 7,58’de kalmıştır.
2014 yılında da göstergeler diğer yıllara benzer bir seyir izlemiş, tarımda üretici fiyatlarındaki artış, gıdadaki tüketici fiyatlarındaki artışın
altında kalmıştır. Bu yılın Haziran ayında tarımda üretici fiyatları yüzde 1,18, Temmuz ayında
yüzde 0,73, en son Ağustos ayında yüzde 0,55
oranında düşmüştür. Buna karşın gıda ve alkolsüz içeceklerde Haziran ayında yüzde 0,36,
Temmuz ayında yüzde 0,30, Ağustos ayında
yüzde 0,89 oranında artış yaşanmıştır.
Üretici fiyatları, Ağustos ayı itibarıyla son bir
yıllık dönemde tarımın genelinde yüzde 10,54,
on iki aylık ortalamalara göre yüzde 7,88 artmışken, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki fiyat
artışı, Ağustos itibarıyla son bir yıllık enflasyon
yüzde 14,44’ü, on iki aylık ortalamalara yüzde
11,45’i bulmuştur. Rakamlardan görüldüğü gibi
gıda fiyatlarındaki artışın kaynağı üretici
değildir. Aksine üretici de, toplumun büyük bir
kesimi gibi enflasyondan zarar görmüştür”.
ÇİFTÇİ AFETLERİN VE ENFLASYONUN
MAĞDURU
Üreticilerin kuraklık, dolu, fırtına, aşırı yağış,
sel, su baskını gibi hemen hemen bütün doğal
afetlerle uğraştığına dikkati çeken Bayraktar,
açıklamasında şu saptamalara yer verdi: “Normalin dışındaki iklim koşulları yüzünden
oluşan hastalıklarla mücadele etmiştir. Buğday,
arpa, çavdar ve yulaf üreticisi kuraklıktan,
fındık, kayısı, elma, ceviz başta olmak üzere
birçok meyve ve bazı sebze yetiştiricileri ise
don kaynaklı büyük kayıpları göğüslemek
zorunda kalmıştır. Üreticimiz borç yükü altındadır. Bankalara, elektrik şirketlerine, Sosyal
Güvenlik Kurumu’na borçları bulunmaktadır.
Mazot, gübre, ilaç ve elektrik girdi fiyatlarının
yüksekliği maliyetleri artırmakta, zaten aşırı
derecede parçalanmış arazi yapısı nedeniyle
verimli işletme olanağını yitirmiş tarım topraklarında karlı üretim yapılmasını neredeyse
imkansız hale getirmektedir. Buna rağmen
çiftçi enflasyonun sorumlusu değil, açıkça
mağdurudur.
Bu şartlar altında, çift hanelere yaklaşmış
enflasyonu kontrol altına almak için ithalatı
cazip hale getirecek gümrük vergisi indirimleri, zaten zor durumdaki çiftçimizi
daha da büyük sıkıntıya sokacaktır. Yaklaşık 77 milyon nüfusu, 37 milyon turisti doyuran, 6 milyona yakın istihdam
yaratan, tarım ve gıdada 17 milyar
dolarlık ihracata imkan sağlayan
YARGIDAN
e-ticaret sektörüne
sevindirici haber
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, orijinal olan ve hukuka uygun yollardan satışa sunulan
markalara ait ürünlerin eticaret platformlarından da
alınabileceğine karar verdi.
Mahkeme, bu ürünler ile ilgili
her indirim ve kampanyanın
da haksız rekabet neden olmadığına hükmetti.
Yargıtay’ın kararını olumlu bulan n11.com Güven Koruma Merkezi Müdürü Emre
Berk, “Malum e-ticaret sektörü Türkiye’de halen
büyümekte olan bir sektör.
Bilişim Sanayicileri Derneği
verilerine göre e-ticaretin
toplam perakendeye oranı
Türkiye’de daha yüzde 1,2
seviyelerinde. Bu oran ABD,
İngiltere, Güney Kore gibi
ülkelerde yüzde 10-15 aralığında ve süratle artmaya
devam ediyor. Bu da ortaya
koyuyor ki Türkiye’nin gidecek daha çok yolu var.” dedi.
Berk, yargı kararının
tüketici için olumlu bir rekabet ortamı yaratacağını, satıcı
için ticaret imkânını artıracağını ifade etti. Berk, şunları
kaydetti: “Kararın e-ticaretin
toplam perakendeye oranını
dünya örneklerinde olduğu
gibi yüzde 10 seviyelerine
taşıyacağı kanaatindeyim.
Burada en önemli kriter,
satılan ürünlerin daha evvel
marka maliki ya da yetkili
ana distribütör tarafından sektöre satış amacıyla sunulmuş
olması ve satıcıların bu ürünleri hukuka uygun yollardan
edinerek satıyor olması.
Diğer bir önemli konu da
ürünlerin kesinlikle orijinal
olması ve satışa yasaklı olmamasıdır. Biz de bir platform
olarak bünyemizde bulunan
Marka Koruma Merkezi
çatısı altında orijinal ürüne
yüzde 100 ardında durarak
tüketici ve marka haklarına
verdiğimiz önemi vurguluyoruz. ” (CİHAN)
tarım sektörünün ayakta tutulması gerekirken,
ihtiyaç dışı ithalatın tam anlamıyla yıkıcı
sonuçlar doğuracağını bilmek için müneccim
olmaya gerek yoktur. Zaten ülkemizde 11,2 milyar doları aşkın gıda ve tarım ürünleri ithalatı
yapılmaktadır. Ayçiçeği, soya gibi yağlı tohumlarda ülke içi üretim tüketimi karşılamaktan
uzaktır. 3,6 milyar dolarlık bir yağlı tohum ithalatı yapılmaktadır. Bu alandaki ihracatın da 1,2
milyar doları bulduğunu söylemek gerekir.
Yağlı tohumlardan üretilen yağda ülke ihtiyacının yüzde 70’i ithalatla karşılanmaktadır.
Soyanın yüzde 84’ü ithal edilmektedir. Yine
ülkemiz önemli bir pamuk tüketicisidir. Üretimde 6’ıncı olmasına karşın, pamuk ithalatında
Çin’in ardından ikinci sırada bulunmaktadır. 1,5
milyon tonluk pamuk ihtiyacının 800-900 bin
tonu ülke içinden, kalanı yurtdışından karşılanmaktadır. Ülkemiz kaliteli buğday ithal etmektedir. Un ve makarna üretimi için bunu yapmak
bir zorunluluktur. Türkiye, un ve makarna ihracatında dünyanın iki büyük ülkesinden biridir.
Türkiye, muz ithalatçısıdır. Muzda son yıllarda
üretim hızla artsa da tüketimin yine de yarısı
ithalatla karşılanmaktadır. Görüldüğü gibi tarım
ürünlerinde ithalat vardır. Zaten bu ithalata
karşı çıkmak da mümkün değildir. Önünde sonunda ülke ihtiyacı için ithalat
yapmaktan başka çıkar yol
da yoktur. Fakat, gıda fiyatlarını kontrol etmek için
ithalatı cazip hale getirmek, ülke içi üretim
varken, ürün ithal etmek
tarım sektörünü baltalamaktan başka bir işe
yaramaz. Tarımda en
temel öncelik,
yapısal sorunları çözerek, sürdürülebilir üretimi
sağlamak, üreticiyi tarlada tutmak, ülke içi üretimi artırmak, üretim fazlasını ihraç etmek olmalıdır. Bunlar yapılmazsa ortaya çıkacak sorunun büyüklüğüyle baş etmek mümkün olamayacaktır. Aksi takdirde, tarımdan kopacak
milyonlarca nüfus, hangi alanlarda istihdam
edilecek ve doyurulacaktır? Bunun cevabının
verilmesi gerekir”.
Ayrıca gümrük indirimleriyle ithalatın
önünün açılmasının doğrudan fiyatları indirip
indirmeyeceği de muğlak bir konu olduğuna
işaret eden Bayraktar, “Geçmişte, bunun tersi
örnekleri görülmüştür. 2008 sonrası sütte
yaşanan kriz sonucu besilik, kasaplık canlı
hayvan ve et ithalatı yapılması, et fiyatlarını
düşürmemiş, tüketici fiyatlarında önemli bir
değişiklik olmamıştır. Parayı, ithalatçılar,
aracılar kazanmış ama ülke çiftçisi kaybetmiştir. Tüketici de ithalattan daha ucuz ürün
tüketerek faydalanamamıştır. Olan ülkenin 3
milyar doları aşkın dövizine olmuştur”. ifadelerini kullandı.
“GIDA FİYATLARINI KONTROL
ALTINA ALMANIN İTHALATTAN
BAŞKA YOLLARI DA VAR”
Gıda fiyatlarını kontrol altına almanın ithalatı
gümrük indirimleriyle teşvik etmekten başka yolları da bulunduğunu belirten Bayraktar,
şunları kaydetti:
“Ürünün üreticinin elinden çıkış fiyatı ile
tüketicilerimizin aldıkları fiyatlar arasında 4-5
katına ulaşabilen farklar oluşmaktadır. Üretici-market arasındaki makasa dikkat edilmeli.
Bu sorunu halledemezsek, gıdada enflasyon sorununu çözemeyiz. Ürün tarladan sonra çeşitli kanallardan geçerek tüketiciye ulaşır.
Pazarlama kanalları olarak tarif edilen bu yolda devlet alımlarının yanı sıra, kooperatif
alımları ile çok sayıda aracı tüccar,
komisyoncu, dağıtıcı, toptancı,
perakendeci, simsar gibi
değişik isimler altında
faaliyet gösteren aracılar
bulunmaktadır. Bunların
tarladan markete olan zincirdeki sayıları arttıkça
pazarlama kanalları uzamakta, ürün fiyatları artmaktadır. Tarladan markete
fiyat artışın en aza indirilmesi için, kısa vadede,
nakliye maliyetlerini azaltacak formüller üzerinde
çalışmak gerekir’.’
(CİHAN)
İşsizlik oranı yüzde 9,1
seviyesinde gerçekleşti
Türkiye genelinde 15 ve daha
yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2014
yılı Haziran döneminde 2 milyon 654
bin kişi oldu. İşsizlik oranı yüzde 9,1
seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı
erkeklerde yüzde 8,3, kadınlarda ise
yüzde 10,9 oldu
Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı
yüzde 11,1 olarak tahmin edildi. 15-24 yaş
grubunu içeren genç işsizlik oranı yüzde 16,7
iken,15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 9,3 olarak gerçekleşti.
TÜİK verilerine göre; Haziran 2014 döneminde 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam
edilenlerin sayısı 26 milyon 586 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 46,7 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,3, kadınlarda ise yüzde 27,6 olarak gerçekleşti. Tarım sektöründe çalışan
sayısı 5 milyon 937 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 20 milyon 650 bin kişi
olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin yüzde
22,3’ü tarım, yüzde 20,1’i sanayi, yüzde 7,4’ü
inşaat, yüzde 50,3’ü ise hizmetler sektöründe
yer aldı. İşgücü nüfusu 2014 yılı Haziran
döneminde 29 milyon 240 bin kişi, işgücüne
katılma oranı ise yüzde 51,3 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde
72,3 kadınlarda ise yüzde 30,9 oldu.
Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna
bağlı olmadan çalışanların oranı 2014 yılı
Haziran döneminde yüzde 36,4 olarak gerçek-
leşti. Bu oran tarım sektöründe yüzde 83,6
iken, tarım dışı sektörlerde yüzde 22,8 oldu.
Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam
sayısı bir önceki döneme göre 96 bin kişi
azalarak 25 milyon 859 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam oranı ise 0,2 puanlık azalış ile
yüzde 45,4 oldu. Mevsim etkilerinden
arındırılmış işsizlerin sayısında 2014 yılı Haziran döneminde, bir önceki döneme göre 115
bin kişilik artış gerçekleşti. İşsizlik oranı ise
0,4 puanlık artış ile yüzde 9,9 oldu.
Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne
katılma oranı bir önceki döneme göre 0,1
puanlık azalış ile yüzde 50,4 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerde en fazla artış 62 bin kişi ile hizmet sektöründe gerçekleşti. (CİHAN)
Bütçede gelirler yüzde 8,9, giderler yüzde 10,1 arttı
2014 8 ayında bütçe gelirleri
geçen senenin aynı dönemine
göre yüzde 8,9 oranında artarak 283,2 milyar lira oldu.
Bütçe giderleri ise yüzde 10,1
oranında artarak 285,9 milyar
TL’yi buldu. Maliye Bakanlığı
bütçe rakamlarını açıkladı.
Buna göre 2013 Ocak-Ağustos döneminde 231 milyon TL
fazla veren bütçede 2014 Ocak-Ağustos döneminde 2,7
milyar TL açık çıktı. Geçen
sene Temmuz ayında 312 mily-
on TL fazla veren bütçe, bu
sene Temmuz ayında 5,3 milyar TL açık verdi. 2013 Temmuz ayında 7,2 milyar TL faiz
dışı fazla verilmiş iken, 2014
Temmuz ayında 877 milyon TL
faiz dışı açık verildi. 2014 Temmuz ayında bütçe gelirleri
2013’ün aynı ayına göre yüzde
6,4 oranında azalarak 34,7 milyar TL oldu. Bütçe giderleri
ise yüzde 8,7 oranında artarak
40 milyar TL olarak gerçekleşti. 2014 Temmuz ayında ver-
gi gelirleri 2013’ün aynı dönemine göre yüzde 3,8 oranında
artarak 30,7 milyar TL olarak
gerçekleşti. Faiz hariç bütçe
giderleri ise yüzde 19,1 oranında artarak 35,6 milyar TL
oldu. 2013 Ağustos ayında 3,1
milyar TL açık veren bütçe,
2014 Ağustos ayında 5,9 milyar TL fazla verdi. 2013 Ağustos ayında 4,4 milyar TL faiz
dışı fazla verilmiş iken, 2014
Ağustos ayında 8,7 milyar TL
faiz dışı fazla verildi. Ağustos
ayında bütçe gelirleri geçen
senenin aynı ayına göre yüzde
19,1 oranında artarak 38 milyar TL oldu. Bütçe giderleri
ise yüzde 8,6 oranında
azalarak 32 milyar TL olarak
gerçekleşti. Bu senenin Ağustos ayında vergi gelirleri yüzde
19,6 oranında artarak 33,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz
hariç bütçe giderleri ise yüzde
6,4
oranında artarak 29,3 milyar
TL oldu. (CİHAN)
Eylül 2013
2014 Perşembe
Salı
16
1Şubat
733. Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’ne katılan Milliyetçi Hareket Partisi
(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türk milletinin ayrışmasına neden olacak
nifak tohumları millet varlığında asla kök tutamayacaktır. Milletimizin tertemiz
evlatları vatanımız içinde ayrık otlarının bitmesine izin vermeyecektir. " diye konuştu
[email protected]=F:IL;J?KFICJL/H0I>J
?K9KHEGKHL1IF1JHGJ8IL9K2JCL<GKHL+K23IGJ5
D=F>=BIL6KCKHEL:/GAI?IL3KGE9KHGKFEH
HK(JGIL3K:KLJ3IFJ>JHBIL<[email protected]@[email protected]>/?GIBJ7
[email protected]?BICCJ L.)/8=CL:JF
[email protected]@[email protected]@HLKBE?>KL&HDKFKL:[email protected]@[email protected]@H5
:JFLBJFJGJ9JHL?IHJL:K9CKHLB<[email protected]>DJAI?I0IDLKBEBEF7L+J;JALK3EAE;BKH
)/8=CL?<[email protected]=9=HBIH5L(K;JGICJHBIH
1IFJ?ILB/H=95L1IFJ?ILDE6FEGE9L?<[email protected]
<GAK?K0KDCEF7L&;J;L6KCKHBK9GKFEAL*=F
AJGGICJHJL/;[email protected]@HBKLICHJDL:JFLC<[email protected]@D
2KGJHILJHBJF1I?J4LDK6AJ?IC3JLDJAGJDCIH
[email protected]@[email protected]@[email protected]:I?GJDCIHLJA4KFKC<[email protected][email protected]?E0E
AJGGJL>J?K>ICJLBILKHGKAK>ELA=AD=H
BI8JGBJF7L
!HKH0EAL<[email protected]:=C=HL<[email protected]>@;[email protected]
FK8AIHLB=HL)/8=CLC<4FK8EHBKL(JGJ;GIHJ4
JA4KFKC<[email protected][email protected]
:@1=HL?JHIL>J;GIFJHLCIFCIAJ;L6ILK>JG
1/H=GGIFJHBIL?K9KAK?KLBI6KALICAIDCIBJF7L*=FDJ?IL>J;GIFILIAKHICCJF5L*=FDLAJGGICJHJHL1IGI0I8JL>=FIDGJL?IHJGIHIHL6IL:J;GIFJHL4@>@GK>EL<GKHL)/8=CLKHGK?E9E?GK
1=6IH0ILKGCEHBKL<[email protected]=HL:@FKBK
C<4GKHAKAE;KL6I>JGIL<[email protected]@G
K;JLJGIL:[email protected]@L?=F=?=9=HLDI>[email protected]>EHKLB@[email protected]@A@;L>KAJAJ
6ILDKCJL:K8GEGEDCEF7.
#?6I1)$"?I?5"?
66I11$?4?&?6#
*=FDJ?I,BILKCEGKHLHJ(KDLC<[email protected]
K>[email protected]?K0K8EHEL:IGJFCIHL+K23IGJ5
.)J;GIFBIHLKGBE8EALJG2KAGKLBJ?I:JGJFJALDJ
*=FDLAJGGICJHJHLK?FE9AK>EHKLHIBIHL<GK0KD
HJ(KDLC<[email protected]>GK
[email protected]?K0KDCEF7LJGGICJAJ;JHLCIFCIAJ;
I6GKCGKFE5L6KCKHEAE;LJ3JHBILK?FEDL<CGKFEHEH
:JCAI>JHILJ;JHL6IFAI?I0IDCJF7L*=FDLAJGGICJL:JFGJ8JHJL>K8GKAKDLJ3JHL)/8=C,CIHLHK>EG
?<GKLD<[email protected]@9>KL&HDKFK,BKL1=3L6IL=GD=
:JFGJ8JL?K4KFKDLHK>EGL:K8EA>E;L:JF
[email protected]@[email protected]@9>KL:@1=HBILAJGGJL:JFGJDL6ILDJAGJDL=;IFJHBIDJLCI2GJDIGIFJLBI(
IBI0IDL:K>[email protected]/>CIFI0IDCJF7
%=FAICGIL?KBICCJ8JAJ;LI0BKBEAE;
[email protected]@GLK;J,HJHL6IL<[email protected]>JG
I6GKCGKFEHEHLDEGK6@;[email protected]@LK8EFL><[email protected]
K9EGAK>EHKL?KFBEA0EL<GK0KDCEF7L+=?=D
*=FDLAJGGICJLCKFJ2CIL<[email protected]@L1J:JL?JHIL2KD
ICCJ8JL?IFIL?=D>IGI0IDCJF7.LBJ?ILD<[email protected]@7
/&)?.
-$&"($.*-&'%(-)'*()%+*,*+.+&+-)!'(-&')'
CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun rehineler konusunda
baştan beri basiretsiz davrandığını ve şimdiye kadar yaptıklarıyla Türkiye'yi itibarsızlaştırdığını söyledi
Yazılı bir değerlendirme yapan
Korutürk, Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun IŞID'in elindeki rehin konsolosluk görevlileriyle,
Süleyman Şah Türbesine yönelik
açıklamalarını eleştirdi
Davutoğlu'nun "bir eski diplomat" ifadesiyle kendisini kastettiğini dile getiren Korutürk, Davutoğlu'nun "Rehinelere zarar
gelmesini istediğim" yolundaki çirkin
ithamına cevap vermeye dahi gerek
duymadığını kaydetti. Böyle akıl ve etik dışı
bir suçlamanın ancak bunu yapanın içinde
bulunduğu sağlıksız ruh halini gösterirdiğini
belirten Korutürk, şöyle devam etti:
"Hükümeti üç aydır bu konuda açıklama yapmaya zorladığımız ise doğru değildir. Biz
hükümeti açıklama yapmaya değil, rehinelerin güvenliği, sağlık durumu,
kurtarılmaları için yapılan girişimler
konusunda TBMM'ye ve ailelere kapalı ortamda bilgi vermeye çağırıyoruz.
Bu çağrımızın amacı, birikim ve deneyimimizle hükümetin bu vatandaşlarımızın
kurtarılmasına yönelik çabalarına katkıda
bulunmaktır. Başbakanın demecinde yer
verdiği sorumsuzluk sözü, bu acıklı olay
bağlamında basın ve muhalefet için değil,
bizzat kendisi için kullanılması gereken bir
sıfattır. Zira asıl sorumsuzluk, kendi Dışişleri
Bakanlığı döneminde, güvenliklerinden
doğrudan sorumlu olduğu 49 yurttaşımızın,
basiretsiz kararlar ve yanlış politikalar neticesinde, göz göre göre korkunç bir terör
örgütüne adeta teslim edilmeleri sonucu
meydana gelen durumla ortaya çıkmış
bulunmaktadır. Duyarsızlığa gelince, asıl
duyarsızlık, bu 49 vatandaşımızın sağlık,
güvenlik ve akıbetlerini öğrenmek ve salimen
kurtarılmalarına katkıda bulunmaya çalışmak
değil, yayın yasağı örtüsünün arkasına saklanarak rehinelerin, aileleri ve yakınlarının
içinde bulunduğu büyük kaygı ve çaresizliği
anlamamak, onların sorularını baştan savma
karşılıklarla savsaklamaktır."
Davutoğlu'nun gözetmesi gereken birinci
önceliğin vatandaşların ve devlet toprağı
sayılan başkonsoloslukla egemenliği
simgeleyen bayrağın terör örgütlerinin eline
rehin düşürülmemesi olduğunu vurgulayan
Korutürk, Davutoğlu'nun "Onlar için hepimiz
dua etmeliyiz" sözlerinin de açık bir acz ifadesi olduğuna dikkat çekti.
*-'*")$
[email protected]%GE8F<FI*HCHDI+G;[email protected]>3B<B
[email protected]>F02I&:>!:EF=H8I8GEF
!FCFCIHCI=9 :CI-9E'DGC>G<BCBI=G;[email protected]
[email protected];[email protected]>H<FI=GB=9E:[email protected]@F
8FICAIHI6JHBILB=;IHGIHIHL)KKBICL"KFCJ>JL!G
$J6KHL*<4GKHCE>EHKLDKCEGKHL&?BEH5L:@FKBKL?K4CE8E
D<[email protected]:=C=HL>I3AIHGIFJHLJ?JLHJ?ICGIL4KFCJGIFIL<?L6IFBJ8JHJL>/?GIBJ7LL"KFCJGIFJHL>J?K>ICCIL:@
=GDIHJHLJ?JGJ8JHJL6IL1=;IGGJ8JHJLJ>CIBJ8JHJL:IGJFCIH
&[email protected]=GDIHJHLI6GKBEL<GKFKDL2KH1JL4KFCJHJH
AIH>@:@L<[email protected]>KDL<GKGEA5L=GDIBIL?K9K?KHLJH>KHGKF
<GKFKDLJ?JGJD5L1=;IGGJD5LKBKGIC5L:KFE9L6I
IAI8JAJ;JHLDKF9EGE8EHELKGAKDLJ>CJ?<F@;7L#AJHL<[email protected]@;L:=C=HLJH>KHGKFL:@[email protected]>CJ?<F7L+=C=HL>I3AIHGIFL:@LHJ?ICGIL4KFCJGIFIL<?L6IFJ?<F.LBJ?ILD<[email protected]@7
.K>EGL:JFL=GDIBIL?K9KBE8EAE;EHL:JGJH0JHBI
<GAKAE;L1IFIDJF.LBJ?IHL&?BEH5L.'<D>@[email protected]>EHEFE
L:JHLGJFKLK3EDGKHAK>EHKLFK8AIHL6KCKHBK9EH
?KFE>EL:@L>EHEFEHLKGCEHBKL=0FICGIL1I3JHJ?<F7LLAJG?<HBKHL(K;GKLDJ9JLK3GEDL>EHEFEHEHLKGCEHBK7LGDIAJ;BILC<4GKHKHL6IF1JHJHL?KFE>EL;IH1JHLCK:KDK?K
6IFJGJ?<F.LJ(KBI>[email protected]&[email protected]?BICCJ L.GDIAJ;[email protected]@FJ?ICLCKFJ2JHJHLIHL?<[email protected]
:<F3GKHAK>EHEL?K9KBE7L<DL(K;GKLBE9L:<F3L/BIAI>JL?K4E?<F@;[email protected]=D=AICL;KAKHEHBKLBI6GIC
2E;GKL:<[email protected]@HL?KHEHBKLBI6GICJHLC=A
[email protected]@AGKFEL6IL6KCKHBK9LBKL:<F3GKHBEFEGAE9CEF7L'<GGKF5L2K6KLKGKHEL1J:JL:JF3<DL9I?JHL?K4EGAK>EL1=;IG
[email protected]@L?K4KHGKFKLCI9IDD=FLIBJ?<F@;LKAKL:@
1J:JL?KCEFEAGKFEHL2J3:JFJL1=3G=L*=FDJ?IL?KCEFEAGKFE
BI8JG7L=3G=L*=FDJ?ILBIAID5L?KCEFEAL?K4KHL=GDI
BILBIAID7L)J;GIFL?KCEFEAL?K4AKBE8EHE;LJ3JH
1=3>=;L6IL;K?E(L:JFL=GDI>JHJ;7L)J;5LBE9L4<GJCJDKLBK
>/;=HLB<8F@>@[email protected]>/?GIAIHJ;ILFK8AIH5LJ9JH
?KHGE9EHEL?K4E?<F>@H@;7L$E9L>J?K>ICCIL1=3G=
<GAKHE;[email protected]:JFLID<H<AJ?I
>K2J4L<GAKHE;L1IFIDJF7.
[email protected]%GE8F<FI*HCHDI+G;[email protected]>3B<BI
4GD>GCII71(EAF=H2IGE8BAIAGEGEDGEBCBI
[email protected]<FI,HE>HDF7I
)KKBICL"KFCJ>JLIHIGL+K9DKHL'KFBEA0E>EL=C(J
'KGAKH5L.*=FDJ?I5LKFCEDLDKFKFGKFEHELDIHBJ>JL6IFAIGJ.LBIBJ7L'KGAKH5L4KFCJ>JHJHL&HCKG?KL!G
+K9DKHGE8E,HBKLB=;IHGIBJ8JL:K>EHLC<4GKHCE>EHBK5LJG
6ILJG3ILCI9DJGKCLCKFKAKGKFELDK4>KAEHBKLDIHCI
1IGBJ8JHJL:JGBJFBJ7LL'KGAKH5LC<[email protected]@H5
?KHGE9GEDGKFE5LD/C=G=DGIFJ5LAJGGIC5LAIAGIDICLKGI?2JHIL<GKHL9I?GIFJLDK:@GGIHAIAI>JL1IFIDCJ8JHJ
[email protected]@GK?KFKD5L9/?GILD<[email protected]@ .*<[email protected]:@LH<DCKBK5L2K>>K>J?ICGIFJLDK?:[email protected]@ABK7
$<GK?E>E?GKL:@FKBKL>J?K>JL4KFCJGIFILB=9IHL6K;J(I5
)KKBICL"KFCJ>J,HJHL?K4CE8EHEL?K4AKD7L+J;5L:@
D<[email protected]<[email protected]@A@;@L2IALCI9DJGKCGKFEAE;E
@?KFE?<F@;7.L!DCJBKFE5L%K;JHI,HJHL:<[email protected]@
K3EDGKAKAKDGKL>@[email protected]?BICCJ LL.%=D=AIC5L,,?IL:<[email protected]@;@L/BIBJD,LBJ?<F7
$<[email protected]@L$<[email protected]:@7L,!2FK0KCL4KCGKAK>EL?K4CED,
BJ?<F7L$<[email protected]@L.LL'KGAKH5L.'KHJ5L,&AIFJDKLJ>CJ?<F5LFKD,KL1JFIGJA5LBI>CIDL6IF777,L+JCJFBJDLCJ0KFJ
2K?KCEAE;E7L&AIFJDKLJ>CJ?<FL)@FJ?I,?I5LJ:?K,?K
B=9AKHL<[email protected]:?K5L:J;JAL*=FDLA=CIK22JCGIFJH
BE9EHBKLA=CIK22JCLDK:@GLICAJ?<[email protected]
*KAKAIHLCJ0KFICJL*=FDLJ9LKBKAGKFEL?K4E?<[email protected]
#HL:=?=DLCJ0KFICJAJ;JL)@FJ?IL6ILFKDLDK4E>EHBKH
?=F=C=?<[email protected]%I4>[email protected]@7L"F<:GIA>J;L:JFLCID
D<[email protected]@;L?<D7LBIBJ7L/??.
.!,+ +
,(,,+ ++.
,(+)(,*,,%
5%I*HCHDI+G;AGCBI$G<:>I1(EAHE2
)GAF>DHEI,HI5G,3BDGEI4(A<HAI6:E:D:
/)546.I<H'F>FCHIFDF;AFC2I7*HDH3H F>F0FI
-HDFEDH=H3HAI,HI;[email protected]>DFI-FE
9DG=DGIAGE;BIAGE;[email protected]@F
"Bizler dua edebiliriz ama Başbakana
düşen, dua etmekten önce Türkiye'de bu
konuda genel bir seferberlik başlatarak elindeki tüm devlet imkânlarını ve TBMM'nin
birikim ve deneyimini rehinelerin
kurtarılmasına yönlendirmektir." diyen Korutürk, "Ancak Davutoğlu bu konuda baştan
beri basiretsiz davranmış, şimdiye kadar
yaptıklarıyla ülkemizi itibarsızlaştırmış,
Türkiye'nin gerek bölgesel gerek küresel planda barış ve istikrar için ne kadar değerli
olduğunu tüm dünyaya gösterebilecek
olduğu şu kritik konjonktürde, geri planda,
silik ve güvenilmez bir ülke pozisyonunda
kalmasına yol açmış; Türkiye'yi, bundan çok
değil daha beş altı yıl önce demokrasi ve
hukukun üstünlüğünü simgeleyen bir model
ülke konumundan, adı mutlakiyetçi körfez rejimleriyle birlikte anılan sıradan bir bölge
ülkesi durumuna düşürmüştür.
Başbakan Davutoğlu'nun bu demeciyle
sergilediği tutum üzücü olmakla beraber
şaşırtıcı değildir. Yine bir vatan toprağı olan
Süleyman Şah türbesini askeri/siyasi bir
manivela olarak kullanmayı tasarlayabilen bir
yöneticiden böyle bir demeç gelmesi beklenebilecek bir gelişmedir. Bu düzeyde bir
polemik, olsa olsa, Davutoğlu'nun
başbakanlığıyla ülkemizin siyasi seviyesinde
bir yükselme olmadığını, aksine maceracı
siyasetin daha da derinleştiğini göstermektedir." şeklinde konuştu.(CİHAN)
.&")-.
%-#$#$.#-*-!-
%, ,!+#,
&)*")...
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Meclis
Genel Kurulu'nda kabul edilen, kamuoyunda
'torba kanun' olarak bilinen 'İş Kanunu ile
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u Anayasa Mahkemesi'ne götürecek.
Yarın Yüksek Mahkemeye başvuracak olan
CHP, 'torba kanun'un bazı hükümlerinin
yürürlüğünün durdurulmasını isteyecek.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, saat
12.00'de başvurunun ardından Anayasa
Mahkemesi önünde bir açıklama yapacak.
Manisa'nın Soma ilçesindeki faciadan sonra
madencilere, esnaftan öğretmene, taşeron
işçiden emekliye kadar yaklaşık 20 milyon
kişiyi ilgilendiren düzenlemeleri içeren tasarı,
99 günün ardından kabul edilerek yasalaştı.
Kanun 148 maddeden oluşuyor. TBMM Plan
ve Bütçe Komisyonu'nda tam 38 gün
görüşüldükten sonra kabul edilen torba yasa
tasarısı, temel kanun olarak 6 bölüm halinde
görüşüldü. (CİHAN)
*=FDIF5L3I9JCGJL4F<1FKAGKFKLDKCEGAKDL=;IFI
1IGBJ8JLFB@,BKL4KFCJ>JHJHLJGL:K9DKHGE8EHEL;J?KFIC
[email protected]#DJA,BIL?K4EGAK>EL4GKHGKHKHL%)'L>I3JAJL2KDDEHBKLK3EDGKAKGKFBKL:@[email protected]
*=FDIF5L.IGI0I8JAJ;JL:IGJFGI?I0IDL6I
9IDJGGIHBJFI0IDL/HIAGJL:JFL<GK?GKLDKF9E
DKF9E?K?E;7LL#DJA,BIL%)'LJ3JHL>I3JA
?K4EGK0KD7L)[email protected]:JFL9IDJGBI
1IF3IDGI9AJ?<F.LBJ?ILD<[email protected]@7L*=FDIF5L9/?GILBI6KALICCJ L.%=D=AICJHL:K>DE>E?GKLDKF9ELDKF9E?K?E;7
#HLD/C=>=LJ>IL2=D=AICL:@L>I3JAIL?KDEHL2KDJA
6IL>K60EGKFKL:JFL;KAL/HIFJ>JHJL2K;EFGKBE8EHE
[email protected]>GEHBKL:=C=HLKBKGIC
AIH>@4GKFEHKL2KDKFICCJF7L'KHJL,I8IFL<[email protected]@;@
6IFJF>IHJ;L:IHL:@L;KAAEL?K4KFEA5L<[email protected]@;@L6IFAI;>IHJ;L:@L;KAAEL6IFAIA,LKHGKAE
[email protected]<[email protected]
>K60EGKFEHLKGBEDGKFEL=0FICGIFJHBILB=9=DG=DL6KFBE5
>I3JAJL:IDGIAIBIHLBIL?K4EGK:JGJFBJ7L&?HEL><F@H5
=HJ6IF>JCIL/8FICJAL=?IGIFJHBIL6IL:K9DK
3KGE9KHGKFBKL6KF7L%=D=AICJHL:@HGKFEL?K4AK>E
B<8F@LBI8JG7L+@LD<H@BKL2I4JAJ;JHLB@?KFGEL<GAK>E
1IFIDJ?<FL3=HD=L2@D@DL2I4JAJ;ILGK;EAL<G@F7.
$<8@LKFKBIHJ;,BIL?K9KHKHL;JFKJLB<HLHIBIHJ?GI
(EHBE8EHL;KFKFL1/FB=8=H=L2KCEFGKCKHL*=FDIF5
.EHBEDL?K9KHKHL;JFKJLB<HLHIBIHJ?GIL/;IGGJDGI
?=D>IDLFKDEAGEL?IFGIFBIL?<DLBIHI0IDLDKBKFLK;
<GA@9C@F7LH=A=;BIDJLB/HIAGIFBILBIL*=FD
(EHBE8EHEHL@G@>GKFKFK>EL4J?K>KBKL?IFJHJLDK?:ICAI
FJ>DJL<GK>EGE8EL6KFBEF7L
+@LD<H@BKLCIB:JFLKGEHAK>EL1IFIDJ?<F7LEHBED
(J?KCEHEHL3<DL?=D>IGAI>JLBILB<8F@LBI8JGLKAK
AKGJ?ICJHJHLKGCEHBK5LJH>KHGKFEL;KFKFKL><DK0KD
9IDJGBILDKFKFGKFLKGEHAK>ELBKLB<8F@LBI8JG7L+J;GIF
BI6GICLDI>JAJHJHL:@LKHGKABKL?IHJLB=;IHGIAIGIFGI5L;KFKFKL@8FKAE9LDJ9JGIFJHL;KFKFEHELDKF9EGKAK>EHE
:IDGJ?<F@;.LJ(KBIGIFJHJLD@GGKHBE7L/??.
Eylül 2013
2014 Perşembe
Salı
16
7 Şubat
G'=@=:F;";FG@E6DCFG?B$BG@EAECGF4@D
(=:>=@G-FGD0E>F;GE@ECBG1D9FG%DA5
AF;-F@DADG'E2E;DGE9B0B!G@E6DCFG?B$BC?E
@EA:E@;ECG?8AE2BG@B>+BCG?F,DAGE:E
=9+=CG8A?3,3C3G4&2AF?D GE9B0B!G=9=C5
;=4=C=CG6D;D>:F2DGF?FAF?D@AF>DG>85
FAF>G8A?3,3G6D>G?&CF:?FG86F@;DG85
AE>E@GD9EGF?DAF6DAF0F@G-F>DAF>
8A:E@4B9BCG+&>F-?FCGEABC:E4BC?EC
@E2CE@AEC?B,BCBGE@;E>?B
@O5MFIOP/?KGMCOPAMKML9M@MPBJFD=:P*JAOEEO
ADLJNKPINPAD8?LPGMP DF4DKAN=GNLHFH>HL6
8OLOJPAN=GNLHFH>HLP;OPI?LG?
,N=ANGNLHFH>HLPOJAOEEOGMP2NCHP5BGPA?C?G
NFNP4OKGO@MLPADKNINPAMKP2NCHP;NK6PAMK
GNEGH@HP;NK:P,?E?LPADLJNKPAMKP@ENE?IO
ADJDLFNLHLP@OAOAMPIO<MJ:P(O5MFOPIOPN>PAMK
@?KOPGNJFH=:P,N=JNIH<HFH>PAN>HP2KBOJOK
;NK:POIO0JOKOPBINGJNLFH=@HLH>:P
!BJNCH@HPMJOPBLJNKHPAMEMKFOGPM@EMCBK.
@DLD>:POCN4DEP8OLM=P=NKEJHPAMKPEN@NKKD0
BJDK6PBPEN@NKKD0PIBJNCH@HCJNPBJDK:P,7CJOPBA.
OGEM0PBJNKNGPM>N4POIMJOAMJO9OGP;OKMJOKPBJDK:
,DLJNKNPANGNK@HLH>:P,7CJOPIOPAMKP=OC
BJFNIH<HPM5MLPOJAOEEOPGMP?>?JI?FPNFN
?>?LE?F?PN=N9NGPIDKDFINGMPAMKMGMFO
@N4M2PAMKPGM=MCMF:P*JAOEEOP?>?JI?F:
O;KOFIOGMPML@NLJNKINP?>?JI?:P+FNPADLD
N=N9NGPAMKMGMFP;OPIBLNLHFINCHF:-
M>O3IOPNCP/3COPGBLD=NLP#N>H9H6
-"7KO;IOLPNJHLIH<HLH>PM5MLPGHK8HLPFH@HLH>
-P=OGJMLIOGMP@BKDP?>OKMLOPGHK8HLPIO<MJPNFN
?>8?LPBJID<DLDPM0NIOPOEEM:P#N>H9H6P-1HK8HL
IO<MJMFPNFNP?>?JI?F:P,DLDP8M>JOCO9OG
4NJMFPCBG:P,OLPIOPAO=OKMF:PL@NLJNKHLPAMK
GH@FHPOEEOLPGOFMGEOLPAMKPGH@FHPED<JNINLPG.
OK2M5EOLPIO<MJ:PO2MFM>POEP;OPGOFMGEOL
CNKNEHJIHG:P!DC8DJNKHFH>P;NK:P>?LE?JOKO
CBJPN5NLPIDKDFJNKHFH>P;NK:P,OLPBJN<NL?@E?
AMKP;NKJHGPIO<MJMF:P,OLPIOPAMKPAO=OKMF:P,OL
IOP?>?J?K?F6PIDC8DJNKHFP7LP2JNLNP5HGNK:NCNEMP#N>H9H6PCN=NIH<HP?>?LE?C?
N=NAMJO9OGPAMKMGMFP;OPIBLNLHFNP@N4M2
BJID<DLDP;DK8DJNCNKNGP=7CJOPGBLD=ED
-!7L?2PANGEH<HFH>INP@O5MFPA7J8OFP@BL
#(1/./7G<7.<7G75
1<G/1.<7"<G(1%/.%#
DF4DKAN=GNLHPO9O2P/NCCM2
*KIB<NL3NPOLPCNGHLPM@MFJOKIOLPAMKMPBJNL
#N>H9H6P87KO;IOLPNJHLIHGENLP@BLKNP*KIB<NL
MJOP87K?=OFOIM<MLMPIOPM0NIOPOIOKOG
- DF4DKAN=GNLHFH>JNPGNK=HJN=EHG:P&
+<D@EB@3INPKO@O2@MCBLINPGOLIM@MLMPEOAKM<O
8MEFM=EMF:PLINLP@BLKNPC?>PC?>OP8OJM2
AN=GNPAMKP87K?=FOFM>PBJFNIH:-PM0NIOJOKMLM
GDJJNLIH:P*'<7)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Katar'la
bölgesel meselelere bakışımız büyük ölçüde örtüşüyor.
İkili ilişkilerimize gelince, ikili ilişkilerde de Türkiye,
Katar arasında gerçekten son yıllarda çok ciddi olumlu
gelişmeler var ve bunlarda artarak devam ediyor" dedi
*KIB<NL6PKO@FMP>MCNKOEEOPADJDLFNGP?>OKO
8MIO9O<MP1NENK3NP4NKOGOEMP7L9O@MP+ENE?KG
N;NJMFNLHP!O;JOEP1BLDGO;M3LIOPI?>OLJOLOL
AN@HLPEB2JNLEH@HLIN6P1NENKP>MCNKOEMLML
9DF4DKAN=GNLHPBJNKNGPMGMJMPI?>OCIOPCDKEPIH=HLN
CN2N9N<HP?5?L9?P>MCNKOEPBJID<DLDP@7CJOIM:
L9OP1D>OCP1HAKH@P/?KGP DF4DKMCOEM
NKIHLINLP+>OKANC9NLP;OPAD8?LPIOP1NENK3NP>M.
CNKOEP8OK5OGJO=EMKIM<MLMPNGENKNLP*KIB<NL6
-1NENK3JNPA7J8O@OJPFO@OJOJOKOPANGH=HFH>PA?C?G
7J5?IOP7KE?=?CBK:PGMJMPMJM=GMJOKMFM>OP8OJML9O6PMG.
MJMPMJM=GMJOKIOPIOP/?KGMCO6P1NENKPNKN@HLINP8OK5OG.
EOLP@BLPCHJJNKINP5BGP9MIIMPBJDFJD
8OJM=FOJOKP;NKP;OPADLJNKPINPNK.
ENKNGPIO;NFPOIMCBK-PIOIM:P
*KIB<NL6P-,7J8OIOGM
GNC8HP;OKM9MP8OJM=FOJOKO
8OJML9O6PADLJNKHLPN=HJFN@H
LBGEN@HLINPINPANKH=P;O
M@EMGKNKHLPGBKDLFN@H
4D@D@DLINPCMLOP1NENK3JN
GBLDJNKNPCNGJN=HFHFH>
NCLH:P1NENKP;OPIM<OK
17K0O>P?JGOJOKMCJO
MJM=GMJOKMFM>MP@EKNEOMG
N5HINLPIN
IO<OKJOLIMKMCBKD>:P
,DPGBLDJNKINP4N@@N@MCOEJOKMFM>P;NK:P17K0O>3ML
8?;OLJM<MP;OPM@EMGKNKHP?JGOFM>MLP8?;OLJM<MP;O
M@EMGKNKHPGNINKP7LOFPNK>POIMCBKIMCOPGBLD=ED:P1NENK3HP@BLPB.
JNKNGP8O5OLPCHJPNKNJHG
NCHLINPAN=ANGNLPBJNKNG
>MCNKOEPOEEM<MLM
NLHF@NENLP*KIB<NL6
=DLJNKHP@7CJOIMPP-,D
NKNINP1NENKP*FMKMPN>M>
IB@EDFP+JP(NLMPM@OP
GO>P?JGOFM>MP>MCNKOEPOEEM:
*LP@BLPAMJIM<MLM>P8MAM
9DF4DKAN=GNLJH<HPIO;MK
EO@JMFPE7KOLMLIOPIO
CMLOP?JGOFM>IOCIM
;OP?JGOFM>P8MAM
A7J8OIOP9MIIMPAMK
OGBLBFMG
8OJM=FOP;O
GNJGHLFNP4NFJO@M
M5OKM@MLIOPBJNL
1NENK3JN
MJM=GMJOKMFM>PADLINL
@BLKNGMP@?KO5EOPIO
NCLHP9MIIMCOEJOPIO.
;NFPOIO9OGEMK:
1NJIHPGMP)&))PAMJMCBK@DLD>P!?LCNPDEABJ
NF2MCBLN@HP1NENK3INPCN2HJN9NGP;OPAD
=NF2MCBLNP7L9O@MLIOPNJECN2H6P?@EPCN2H
5NJH=FNJNKHLINP/?KGP0MKFNJNKHLHLPBKNINPNJNAMJO.
9OGJOKMPM=JOKPAM>JOKPM5MLP7LOFPNK>POIMCBK:P#NLMP@.
ENICDFJNKPBJ@DL6PFOEKBPBJ@DL6PCBJPBJ@DL:P,?E?L
ADLJNKINP/?KGPF?EON44MEJOKMLOPBJNLP8?;OLJOKMPIO
MLNLHCBKDFPGM6PADP@?KO5EOPBKNINP8MKM=MF9MPC?G.
JOLM9MP0MKFNJNKPBJNKNGP/?KGP0MKFNJNKHLHLP7L?L?
N5N9NGEHKP;OP/?KGPF?EON44MEJMGP@OGE7K?
ANGHFHLINLPGBLDPA?C?GPAMKP7LOFOP@N4M2:DF4DKAN=GNLHP*KIB<NL6P>MCNKOEMP@HKN@HLIN
1NENK3JNPMGMJMPMJM=GMJOKMPE?FPC7LJOKMCJOPOJO
NJN9NGJNKHLHPM0NIOPOIOKOG6P-,MJ4N@@NPA7J8O@OJ
GBLDJNKINPGN2@NFJHPM@EM=NKOJOKIOPADJDLN9N<H>:
/NAMMPADPNKNINPCMLOP7>OJJMGJOPIO<OKJMP*FMKML
ANAN@HCJNPINPCMLOPADPNG=NFPAMKPNKNCNP8OJO9O<M>:
LDLJNPINPCMLOPNCKH9NP87K?=FOJOKMFM>PBJN9NG:
"O5FM=EOLPAD8?LO6PADP''PCHJJHGPAN=ANGNLJHG
I7LOFMP;OP=MFIMP9DF4DKAN=GNLJHGPI7LOFMLIOGM
1NENK3JNPBJNLPADP@H9NGPMJM=GMJOKMFM>MPADLINLP@BL.
KNINPCMLOPNCLHP=OGMJIOPIO;NFPOEEMKO9O<M>:P,OLPAD
>MCNKOEEOPANGNLPNKGNIN=JNKHFJNPAOKNAOK6PFMJ.
JOE;OGMJMPNKGNIN=JNKHFJNPAOKNAOKP;OKMFJMPLOEM9OJOK
NJN9N<HFNPMLNL5JNPADPCBJ9DJD<NP5HGHCBKD>:
"7@EOKIM<MLM>PMJ8MCOPIOP5BGP5BGPEO=OGG?KPOIMCB.
KDF-PIOIM:P*<<)
/.*$,/-)-+/.%.)/.*("&"!"
+-'&.)/ '+/+%/%-/#/&,++-$
/!-,&+-*,)(-)/! )*./-!.'-$,)
(.*#-+-*,)/ +,.*,%/#* %*.!,),)
(-,+/$.&/.)+.&"'+./#/&,++-$,)/%-)(,
%.*.*"/-/.&,'+-/-*-%+-$,*-#,+--,
#,*/'-),/.).'.!.'./( */' +
.+&.%$.("*/(-(,
(BCJD6P+1P$NKEMP"OLOJPOKGO>P/O=GMJNE
,N=GNLJH<HPENKN0HLINLP"+$P/NKHF@NJ
+KN=EHKFNP;OP*<MEMFPOKGO>M3LIOPI?>OLJO.
LOLP%:PJN<NLP1BL8KOP,MJ8MJOLIMKFOP;O
*<MEMFP/B2JNLEH@HLNPGNEHJIH:PPP/?KGMCO3LMLP')
CHJINP9MIIMPAMKP@H5KNFNPBKENCNPGBCID<DLDP;O
ADP@?KO9MLPNKENKNGPIO;NFPOIO9O<MLMPAOJMKEOL
(BCJD6P+1P$NKEM3LMLP')PCHJJHGPMGEMINKHLIN
LBKFNJJO=FOCOPC7LOJMGP5BGP7LOFJMPNIHFJNK
NEEH<HLHP;DK8DJNIH:P7>?FP@?KO9MCJOPIO;KMF
LMEOJM<MLIOPNIHFJNKPNEHJIH<HLHPM0NIOPOIOLP(BC.
JD6P=7CJOPGBLD=EDP-L?F?>IOP4OIO0JOKMFM>
;NK6P4OFPIOPA?C?GP4OIO0JOKMFM>P;NK:P
#OLMP/?KGMCOPM5ML6PCOLMPNLNCN@NP4OIO0JOK.
MFM>P;NK:P7>?FP@?KO9MLMLPENFPNLJNFHCJN
AN=NKHCNPOKIMKMJFOP4OIO0JOKMFM>P;NK:P#OLM
/?KGMCOPM5MLPOGBLBFMIO6PIOFBGKN@MIO6PMJOK.
JOFOIOPMGML9MP@H5KNFNCHP8OK5OGJO=EMKFO
4OIO0JOKMFM>P;NK:P,DP4OIO0JOKJOP/?KGMCO3LML
I?LCNLHLPMJGP'&PA?C?GPIO;JOEMLIOLPAMKM@MPBJ.
FNP4OIO0MFM>P;NK:P,DLDP4O2PAOKNAOK
8OK5OGJO=EMKO9O<M>:+1P$NKEM3LMLP)&'%P@O5MFJOKMP7L9O@M
EO=GMJNEHLHPCOLMJOCO9O<MPAMKPGBL8KOP@?KO9MLO
4N>HKJNLIH<HLHPNLJNENLP(BCJD6PADP5NJH=FNJNKHL
-/?KGMCO3LMLPCNKHLJNKH-PM5MLP5BGP7LOFJM
BJID<DLDPAOJMKEEM:P/?KGMCO3LMLP@BLP%&PCHJINPM.
GMPNLNCN@NPCN2EH<HLHP;OPADPNLNCN@NJNKHL
INKAOP?K?L?PBJID<DLDPM0NIOPOIOLP(BCJD6P+1
$NKEM3LMLP7L?LIO6PAMKP@MCN@MP2NKEMLMLPNCN<HLN
8OJOAMJO9OGPENKM4MPAMKP0HK@NEHLPADJDLID<DLD
GNCIOEEM:P(BCJD6P=7CJOPIO;NFPOEEMP-JGPGO>PAD
FMJJOEP)&'%P@O5MFJOKMLIOLP@BLKNP;O@NCOEML6
INKAOJOKML6PBJM8NK=MGPA?KBGKN@MLMLPIO<MJ6PENF
NLJNFHCJNPADPFMJJOEMLPGOLIMPGNKNKHP;O
N>FMCJOP8OK5OGJO=EMKOAMJO9O<MPAMKPCOLM
NLNCN@NCNPIB<KDPCBJPNJFNGENIHK:P+1P$NK.
EM3LMLPOLPEOFOJP@BKDFJDJD<DPADIDK:P,DPN>M>
FMJJOE6P"O>MPBJNCJNKHLN6P'P;OP)%P+KNJHGPINK.
AOJOKMLOP;OP+1P$NKEM3COPCN2HJNLPA?E?LPM0EM.
KNJNKNP;OP4OKP=OCOPKN<FOLPIMKOLOKOG6P3@M>
4NGJH@HLH>3PIMCOKOGPFNKEP@O5MFJOKMLIOP%6%P;O
'&P+<D@EB@P9DF4DKAN=GNLJH<HP@O5MFMLIOPIO
C?>IOP%)P9M;NKHLINPAMKPBCP;OKOKOG
/?KGMCO3LMLP?>OKMLOPBCLNLFNGPM@EOLOLPBCDLD
AB>FD=EDK:+1P$NKEMPGBL8KOJOKMLMLPCOLMP/?KGMCO3LML
ML=N@HPM5MLP7LOFJMPBJID<DLDLPNJEHLHP5M>OL
(BCJD6P?>OKJOKMLOPI?=OLP@BKDFJD<DPCOKMLO
8OEMKO9OGJOKMLMP@7CJOIM:P/?KGMCO3CM
8OK8MLJO=EMKOLP;OPCOLMP/?KGMCO3LMLPGBIJNKHCJN
5OJM=OLPNLNCN@NCHPIO<M=EMKFOLMLPOLP7LOFJM
@BKDFJDJDGJNKHLINLPAMKMPBJID<DLDPNLJNENL
(BCJD6PGBL8KOJOKMLPADPN5HINLP7LOFJM
BJID<DLDPIMJOP8OEMKIM:P(BCJD6P/?KGMCO3CM
)&)6P)&%)P;OP)&'P4OIO0JOKMLO
DJN=EHKN9NGJNKHLHP@7>JOKMLOPOGJOIM:P/B2JNLEH
IN4NP@BLKNPAN@HLNPGN2NJHPIO;NFPOEEM:P
*<<)
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, "2013 yılında
Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak dünyanın farklı bölgelerindeki insanlara ve ülkelere 3,7 milyar dolar yardım
yaptık" dedi. Memleketi Giresun'un Alucra ilçesini ziyaret
eden Bakan Canikli, burada parti otobüsü üzerinden
vatandaşlara hitap etti. Konuşmasına, "memleketinde
her gün ayak bastığı topraklarda bulunmaktan dolayı gurur duyduğunu" belirterek başlayan Canikli, Alucralılara
seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a
verdikleri destekten ötürü teşekkür etti. Türkiye'nin bundan sonra artık yeni bir dönemece girdiğini ifade eden
Canikli, şöyle konuştu: "Yeni bir dönemeci
arkadaşlarımızla birlikte, AK Parti kadrolarıyla birlikte,
hep birlikte inşa edeceğiz. Türkiye artık bundan sonra
yeni bir atılım dönemiyle karşı karşıya. Geçmişteki
sorunların büyük çoğunluğunu hallettik. Bundan sonra
Türkiye'nin önü açık ama bunu yapabilmemiz için dualara ihtiyacımız var. Hamdolsun bu yola çıktığımızda
destekler, dualar sadece Türkiye'den geliyordu ama
bugün dünyanın bütün mazlum milletlerinin yaşadığı her
coğrafyadan Cumhurbaşkanımıza, bu hareketin liderine,
bu kadroya, bizlere dua var. Bu çok güzel ve değerli bir
şey." Canikli, Türkiye'nin, dünyanın her coğrafyasında
bulunan mazlumlara el uzatan bir ülke konumuna
geldiğini vurgulayarak, şöyle devam etti. "2013 yılında
Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak dünyanın farklı bölgelerindeki insanlara ve ülkelere 3,7 milyar dolar yardım
yaptık. Bu yardımı yapan aslında Türk milleti. Yani Türk
milleti adına devletimiz ve AK Parti hükümetleri bu
yardımları yapıyor. Bu şunun için önemli, 2002 yılında ve
öncesinde Türkiye, en acil ihtiyaçlarını yurt dışından
temin etmek amacıyla 3-5 kuruş döviz bulmak için IMF'ye
her türlü tavizi veren, uluslararası finans kuruluşlarına
her türlü tavizi veren, el açan ve isteyen bir Türkiye
konumundaydı. El açan, isteyen, adeta yalvaran bir ülke
konumundaydı, evet, aynen böyleydi. Çok uzaklarda
değil, 12 yıl önce Türkiye böyleydi."
- "Bu bayrağı asla yere düşürmeyeceğiz"
Geçmişte, milletin kendilerine verdiği emaneti en ufak bir
sıkışmada arkasına bakmadan terk edenler olduğunu
söyleyen Bakan Canikli, "Biz asla bu bayrağı yere
düşürmeyeceğiz, milletimizin verdiği emanete sahip
çıkacağız" ifadesini kullandı. Bayrağı yere düşürenleri,
sayısız örnekle saymanın mümkün olduğunu belirten
Canikli, şunları kaydetti: "İsmini zikretmeyelim ama
geçmişte bir siyasi büyüğümüz şöyle demiyor muydu,
'Ben altı defa gittim, yedi defa geldim.' Neden gittin? Birileri tarafından en ufak sopanın bir tarafı gösterildiğinde
arkaya bakmadan gittiler, emaneti koruyamadılar, emanete sahip çıkamadılar, onu kastediyorum. Öyle kolay
değil bu emanete sahip çıkmak. Bize karşı da benzer
şeyler yapılmak istendi. 27 Nisan e-muhtırasını düşünün,
geçmişte buna benzer bir olayla herhangi bir hükümet
karşılaştığında kesinlikle ya istifa etmiştir ya da istifa etmek zorunda kalmıştır. Türk siyasi tarihi bunların örnekleriyle dolu. Bunun tek bir istisnası var. Benzer bir
muhtıra 27 Nisan'da AK Parti'ye verilmek, yönlendirilmek
istendi ama onun çelik iradesiyle al aşağı edildi. Türkiye
siyasi tarihinde bir ilktir. İşte biz emanete böyle sahip
çıkıyoruz. O bayrağı yere düşürmeyeceğiz inşallah."
(AA)
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
8 GÜNCEL
İNCE ZIMBALAR
Sabit
İNCE
sabitince1@hotmail.com
CEBİT YEREL
BASIN FUARI
Başbakanlık Basın yayın ve enformasyon
Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Cnr fuar
merkezinde düzenlenen yerel basının
tanıtımının yapıldığı fuara Yazıişleri
müdürümüz Azime Molla hanımefendi ile birlikte katıldık. Her ne kadar ziyaretçi sayısının
ve katılımın fazla olmamasına rağmen güzel
bir tanıtım ve iletişim olduğunu söylemeliyim.
Fuarın 11-14 Eylül günlerinde 4 gün
yapılmış olması ve aynı zamanda uluslararası
nitelikte iletişim ve bilişim fuarı olması da
ayrı bir özellik ve güzellikti. Çok insanlarla
tanıştık, değerli dostları tanıma fırsatı bulduk
ve çok sayıda görüşmeler yaparak Gazetemiz
Son Dakika'yı eminim ki layıkı vechile tanıttık.
Yerli ve yabancı firmaların yoğun katılımı
olduğunu ve dünyanın her yerinden firmaların
fuarda yeraldığını düşünürsek Basın Yayın
Enformasyon genel müdürlüğünün bu çalışması başarılı ve takdire değer bir faaliyet
olarak kayıtlara geçmiştir. Her gün 10 yerel
basının katıldığı ve 40 dan fazla gazetenin
kendini ve yöresini tanıttığını düşünürsek
oldukça başarılı olduğunu da görmüş oluruz.
Özellikle Ankara, Bilecek, Tekirdağ, Edirne,
İzmir, Kocaeli, konya, Malatya, Ordu, Osmaniye ve İstanbul yerel gazetelerinin sahip
ve yöneticileri hem gazetelerini tanıtırken,
hem de yörelerinin ünlü yiyeceklerini ve Osmaniye gibi illerin de yöresel yemeklerini ve
tadlarını tanıtmaları da kayda değerdi.
Turksat ve İzmir Ticaret odası, Yıldız Teknik
Üniversitesi öğrencilerinin enerji verimliliği
konularındaki ucuz elektrikli araba üretimleri
gibi konularla geniş şekilde ilgilendim, sohbetler ve röportajlar yaptım. Bunları sırasıyla
sizlere sunmaya çalışacağım.
Fuarı hemen hemen adım adım gezdim.
Hemen gözüme çarpan bir stand da Ak parti
standı idi. Görevlisi ile konuştum, neler yaptıklarını sordum, diğer partilerin de standı var
mı diye aradım ama göremedim. Ayrıca emin
olmak için sordum ama Ak partiden başka bir
parti yoktu fuarda. Ak parti burada da farkını
göstermiş ve ziyaretçilerine dağıttığı tanıtım
ve broşürleri ile bir kez daha öncü ve önde
olduğunu göstermiş oluyordu. İstanbul'da
düzenlenen Cebit Bilişim Fuarı'nda, AK Parti
iletişim birimlerinden AK Parti İletişim
Merkezi (AKİM), Yaşlılar Koordinasyon
Merkezi (YKM) ve Engelliler Koordinasyon
Merkezi (EKM) ile AK–Kütüphane'nin
tanıtımının yapıldığını gördüm.
Fuar ile ilgili notlarımı ve bilgileri zaman
zaman sizlere bu köşeden ve haberler ile röportajlar ile sizlere sunmaya çalışacağım.
Şimdi bu notları istanbul'dan kısaca yazmak
durumundayım. Akşam Kayseri'ye dönecek
ve notlarımı toparlayarak sizlere sunacağım.
İyi bir hafta dileklerimi sunuyor, bize bu
imkanı veren Basın Yayın Enformasyon
Genel müdürlüğünü ve fuarda emeği geçen
herkese teşekkür ve takdirlerimi sunuyorum.
Ayrıca Azime Molla ve gazetemiz yönetiminin emeklerini ve gayretlerini de sizler
zaten biliyor ve takdir ediyorsunuz.
Kız öğrencilerin olduğu
servise bayan hostes
görevlendirilecek
Özellikle kız öğrencilerin olduğu araca bayan
hostes görevlendirilecek. Bunlarla ilgili eksik ve
hata gören veliler 155’i arayarak şikayet edecek
ve polis gerekli cezai işlemleri gerçekleştirecek
Uzun bir tatilin ardından yarın okullar
açılıyor. İstanbul trafiğine girecek 15 bin servis
aracı 300 bin öğrenci taşıyacak. Bu sene özellikle servis şoförleri ve hostesler için yeni uygulamalar getirildi. Şoför, günlük tıraşını olacak,
kravat takacak ve tespih sallayamayacak. Özellikle kız öğrencilerin olduğu araca bayan hostes
görevlendirilecek. Bunlarla ilgili eksik ve hata
gören veliler 155’i arayarak şikayet edecek ve
polis gerekli cezai işlemleri gerçekleştirecek. İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sarıyer ABC Yolu’nda servis araçlarının
denetimlerini uygulamalı olarak basın mensuplarına anlattı. Şube Müdürü Mesut Gezer, yarın
sabah yaklaşık 15 bin okul servis aracının trafiğe
katılacağını söyledi. 300 bin civarında da
öğrenci taşınacağını ifade eden Gezer,
“Toplumun her kesimine önemli görevler
düşüyor. En önemli görevlerden biri de bize
düşüyor. Öğrencilerimizin hem asayiş hem
trafik yönüyle sağlıklı sıhhatli bir şekilde
okullarına iletilmesi, oradan tekrar evlerine dönmeleri için üzerimize düşeni yapabilmek adına
12-12 çalışma sistemine geçtik. Sadece trafik
polisleri olarak. Önemli kavşak ve okulların önlerinde olmaya çalışacağız yarın. Okul araçları
üzerindeki denetlemelerimizi, diğer trafikteki
unsurları etkilemeyecek şekilde devam edeceğiz. Havacılık Şube Müdürlüğü’nde görevli
helikopterlerden de yarın yardım alacağız.” diye
konuştu.
Öğrenci velilerinden yardım isteyen Gezer,
şöyle devam etti: “Ben bu arada öğrenci velilerine, anne babalara mesaj vermek istiyorum. Yapacağımız denetlemeler esnasında yeterli
olmaya çalışacağız ama olamadığımız,
göremediğimiz, fark edemediğimiz unsurlar var
ise lütfen bizlerle paylaşsınlar bunları. 155 üzerinden bize ulaşsınlar. O araçları buluruz ve
kontrollerini yaparız.”
Polis memuru Ahmet Coşar da servis
araçlarında olması gereken ekipman ve personelin uyması gereken kuralları anlattı. Coşar,
"Servis araçları öğrenci indirme ve bindime esnasında kapı açıldığı zaman arkada bulunan
‘Dur’ levhası yanıp sönecek. Okul taşıtı
yazısının olması şart. Bunlar eksik olduğunda
servis aracı şartlarını taşımıyor. Yangın
söndürme tüpü, ilk yardım seti olmazsa olmazların başında geliyor. Şoförün kılık kıyafet
konusunda bu yıl değişiklikler var. Önceki yıllarda çok fazla üzerinde durulmayan bir konu da
servis şoförlerinin kıyafet, hal ve hareketleri.
Kılık kıyafetlerine dikkat etmeleri gerekiyor.
Günlük tıraşlı olmaları gerekiyor. Kravat takması, günlük temiz kıyafet giymeleri gerekiyor.
Bu sene gelen uygulamalardan bir tanesi de
şoförler kesinlikle tespih kullanmayacaklar.
Öğrencilerimize kötü örnek olmayacaklar.
Hostesler genel olarak bayan oldukları için bu
durum onlar için geçerli değil.” şeklinde
konuştu. Bu sene servisini çektikleri okulda
hosteslere seminer verildiğini belirten servis
hostesi Özlem Sadıkoğlu da öğrencileri evden
alıp okula teslim edinceye kadar sorumlu olduklarını söyledi. (CİHAN)
Yat limanı projesine
hayır temiz doğaya evet
A
liağa İlçesi Yenişakran
mahallesi Bozburun
mevkisinde yapımı planlanan yat limanı projesi mahalle sakini bir grup tarafından
protesto edildi. Bozburun
mevkisinde bir araya gelen
mahalle sakinleri, doğal güzelliği bozacağını iddia ettikleri
yat limanının deniz içi ve
çevresindeki doğal yaşama da
zarar vereceği gerekçesiyle
denize girerek siyah çelenk
bıraktı. Burada bir süre
"Doğaya evet, marinaya hayır"
sloganları atan grup, projenin
Çevresel Etki Değerlendirmesi
(ÇED) raporunun onaylanmasına da tepki gösterdi. Grup
adına basın açıklaması yapan,
İnci Köseoğlu, projenin onaylandığı alanın Yenişakran mahallesinde denize girilebilecek
en güzel koylardan birisi
olduğunu ifade etti.
Burasının aynı zamanda
balıkların yumurtlama alanı ve
yavru balıkların barındığı bir
alan olduğunu ileri süren
Köseoğlu, "Bozburun'daki bu
eşsiz doğal koya 136 bin metrekare beton dolduracaklar.
Biz yat limanın yapılacağı yerin
burası olduğunu internetten
tesadüfen gördük" dedi.
- "Balık nesli tükünecek"
Bölgedeki doğal güzelliğin
kaybolmasına razı olmadığını
belirten Köseoğlu, şöyle
konuştu:
"Kıyıdan adaya kadar 400
metre uzunluğunda beton
dökülerek yapılacak olan yat limanı dalga kıran ve yüzer
iskeleleri ile birlikte Yenişakran
körfezinin girişini kapatacak.
Bu da zamanla körfezin su ve
oksijen sirkülasyonu bozacak,
su altı canlıları ve balık nesli
tükenecek ve zaten Aliağa'dan
gelmekte olan sanayi atıklarını,
denizin kendi hareketi ile temizlenmesi engellenecek, deniz
ölü denize dönüşecektir.
Balıklarıyla ünlü Yenişakran
ve Çandarlı 'da, balıkçılık artık
bir tarih olacaktır.
Yenişakran sakinleri olarak
yıllardır kullandığımız,
Yenişakranın en güzel koyu
olan, böylesine doğal, canlı
çeşitliliğinin olduğu ve halkın
kullanımına açık olan
Yenişakran Bozburun koyunun
beton dolgu ile doldurularak
yat limanına dönüştürülmesini
istemiyoruz.
Şayet bölgede bir yat limanı ihtiyacı var ise, öncelikle
bölgede daha önceden mevcut olan yat limanlarının kapasitelerinin artırılmasını, Aliağa
merkezde ihtiyacın olduğu
başka bir bölgenin değerlendirilmesini, doğal hayatın
devamlılığının sağlanması için,
Yenişakran Yat Limanı projesinin ve ÇED raporunun
acilen iptal edilmesini talep
ediyoruz." (AA)
SAYFA 9
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
16
17Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
SONDAKiKA GAZETESİ >>
2014
Salı
17Eylül
Şubat
2013
Perşembe
9 GÜNCEL 16
Gökçüoğlu: Kalifiye meslek elamanı
yetiştirilmesi için eğitimle iç içeyiz!
Mesleki eğitime dikkat çeken Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu, "Nitelikli üretimle dünya
pazarlarında rekabet edebilmek için bunu sağlayacak insan kaynağını yetiştirme konusunda farkımızı net olarak görebilirsiniz.” dedi
E
ge Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu, reel
sektörde kalifiye eleman yetiştirilmesi ve
nitelikli gençlerin istihdam oranının artırılması amacıyla oda olarak meslek liselerinden
meslek yüksek okullarına hatta fakültelere kadar
eğitimle iç içe olduklarını söyledi. 2006 yılında kurulan
ve merkezi Almanya’nın Köln kentinde bulunan TürkAlman Akademisyen ve Öğrenciler Platformu Derneği
(TD-Platform), Ege Bölgesi Sanayi Odası’nı ziyaret etti.
TD-Platform Başkanı Caner Aver liderliğindeki 20 kişilik heyete ev sahipliği yapan EBSO Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu, geçmişi 8 bin
500 yıla dayanan İzmir’in ticaret ve sanayi alanındaki
birikimine dikkat çekti. EBSO’nun gıdadan tekstile,
makineden otomotiv ve yan sanayisine, plastikten
petrokimyaya, inşaattan demir çeliğe, elektronikten enerjiye kadar 64 değişik sektörde faaliyet gösteren sanayicileri çatısı altında topladığını vurgulayan Gökçüoğlu,
bu sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanların
yetiştirilip kazanılmasında da büyük çaba gösterdiğini
anlattı.
İbrahim Gökçüoğlu, “Üniversitedeki bilgi birikimini
sanayiye aktarmak, Ar-Ge ve inovasyonla fark oluşturmak İzmir’deki üniversitelerimizle Üniversite Sanayi
Koordinasyon Kurulu’nu kurduk. Akademisyenler işletmeleri daha yakından tanıyor. Endüstriyel Deneyim Sertifikası programıyla üniversite öğrencileri işletmelerde 2
bin saat çalışarak mezun olduklarında eğitimini aldıkları
konularda proje yapıp uygulayabilir hale geliyor. Teknik
Eğitim Çalışma Grubumuz, meslek liseleriyle iç içe.
Mesleki ve teknik eğitimde tercihler önemli, günceli
Osmanlı motifine
hükümet desteği
yakalamak istiyoruz. Nitelikli üretimle dünya
pazarlarında rekabet edebilmek için bunu sağlayacak
insan kaynağını yetiştirme konusunda farkımızı net
olarak görebilirsiniz.” dedi.
İzmir’de Alman sermayeli ve ortaklı 53 firmanın
üretim yaptığını, Türk Alman İşadamları ve
Akademisyenleri Derneği’nin (TAİAD) faaliyet gösterdiğini anlatan EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökçüoğlu, şunları söyledi: “Almanca eğitim veren
ve üniversite olma yolunda ilerleyen eğitim kurumları
var. En büyük üretimini İzmir’de gerçekleştiren Alman
sermayeli şirketler var. Almanlar İzmir’e yabancı değil.
İşbirliğinde yeni bir yol haritasın gerekiyor. İzmir’e
geniş açıdan bakın, çünkü burası cazibe merkezi.”
YENİ ROTA İZMİR
TD-Platform Başkanı Caner Aver de, Alman ağırlığının artması, Almanya’dan nitelikli göç edenlerin tercih etmesi nedeniyle bu yılki eğitim ve kültür gezisini
İzmir’e düzenlediklerini bildirdi. Aver, “Türkiye’nin
farklı bir yanını tanımak, üyelerimizin bilimsel ve
kültürel beklentilerini karşılamak amacıyla İstanbul’dan
sonra İzmir’i önemsiyoruz. Nitelikli personel fırsatını
değerlendirmek arzusundayız. Almanya’nın önemli bir
sivil toplum kuruluşu olarak işbirliği yapmak, İzmir ile
Almanya arasında köprü olmak istiyoruz. Türkiye
dışında yaşayan ve okuyan gençlerimizin katılımını ve
eğitim düzeyini artırmak, imkanların gençlerimize
tanıtılması ve iş dünyasında kariyer geliştirmelerini
sağlamayı amaçlıyoruz.” diye konuştu. (CİHAN)
İşsiz 'meslek danışmanları'
da eylem yaparak iş istedi
Türkiye'de atama bekleyen işsizler ordusuna yeni bir meslek grubu daha eklendi. İşsizlere iş ve meslek danışmanlığı
yapmaları için eğitim verilerek mezun
edilen gençler de işsiz kaldı. Atanamayan
iş ve meslek danışmanları, ‘İşsiz meslek
danışmanı olur mu?’, ‘İş ve meslek danışmanı iş arıyor’, ‘Yeni Türkiye bu mu?’
pankartlarıyla basın açıklaması yaparak
işe yerleştirilmemelerini protesto etti.
İzmir ilginç bir işsizlik eylemine ev
sahipliği yaptı. Atanamayan iş ve meslek
danışmanlığı mezunları, sınavlarını
kazanmalarına rağmen aylardır atama
yapılmamasını protesto etti.
Konak Meydanı'nda bir araya gelen
yaklaşık 50 kişilik iş ve meslek danışmanlığı mezunları, 2 yıl önce Eskişehir
ve Sakarya illerinde yapılan sınavları
kazanmalarına rağmen atanmadıklarını
belirtti.
‘İşsiz iş ve meslek danışmanı olur
mu?’, ‘İş ve meslek danışmanı iş arıyor’,
‘İşsiz 7 bin İMD atama bekliyor’, ‘Yeni
Türkiye için 7 bin İMD atansın’,
‘Sayımız 7 bini aştı sabrımız taştı’, ‘Yeni
Türkiye bu mu?’, ‘Ankara sesimizi duy
artık’ yazılı pankartlar açan işsiz iş danışmanları, seslerini duyurmaya çalıştı. İşsiz
iş ve meslek danışmanları adına açıklama
yapan grup sözcüsü Engin Güner,
Türkiye genelinde yaklaşık 7 bin işsiz iş
ve meslek danışmanı olduğunu belirterek,
"İki yıldır sesimizi duyurmak ve
hakkımız olanı almak adına yetkili kurumlarla defalarca yüz yüze konuş-
mamıza rağmen bir sonuç elde edemedik.
Buna karşın İŞKUR, İş ve Meslek Danışmanları sayesinde işsizlik oranının yüzde
8,8 dolaylarına gerilediğini söylüyor. Bizler de şunu sormak istiyoruz; madem
sistem bu kadar başarılı, neden işsiz İş ve
Meslek Danışmanları ordusu oluşturuyorsunuz. Atama yapılmaması yüzünden
işsiz iş ve meslek danışmanı sayısı 7 bini
geçti. Geldiğimiz noktada, ironiler ülkesi
ülkemizde 'İşsiz İş ve Meslek Danışmanı'
kavramı oluşmuştur. Bizler atanması
yapılmayan iş ve meslek danışmanları
olarak hayatlarımızı ertelemek yerine,
soruna çözüm bulunmasını istiyoruz."
dedi. Grup üyeleri basın açıklamasının
ardından dilek balonu uçurarak eyleme
son verdi. (CİHAN)
Saklıkent sil baştan
S
eydikemer ilçesindeki Saklıkent Kanyonu'nda 20
Temmuz'da yüksek kesimlere yağan yağmur ile
oluşan selde 2 kişinin hayatını kaybetmesi
sonucu, kanyonun güvenli hale getirilmesi
amacıyla çalışmalara başlandı. Kanyona kurulacak gözlem ve sıvı seviyesi kontrol merkezinde, yüksek
çözünürlükteki hareketli kamera ile yağışlar kontrol edilerek oluşabilecek sele karşı erken önlem alınacak
Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği
Seydikemer ilçesindeki Saklıkent Kanyonu'nun güvenli
hale getirilmesi amacıyla çalışmalara başlandı. 20 Temmuz'da yüksek kesimlere yağan yağmur sonucu oluşan
selde 2 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda ziyaretçi de
kanyonda mahsur kalmıştı. Bunun üzerine işletmeciliğini
Seydikemer Belediyesinin yaptığı kanyonda, güvenlik
önlemleri alınmaya başlandı. Çalışmalar kapsamında 18
kilometrelik kanyonun başladığı noktaya kurulacak gözlem ve sıvı seviyesi kontrol merkezi ile dağlardaki bulutlanmaların gözlemlenebileceği harekete duyarlı kamere
sistemi kurulacak.
Buradan alınacak verilerle yüksek kesimlere düşen
yağış takip edilerek kanyon içerisine kurulacak anons sistemi ziyaretçileri uyararak tahliye işlemini başlatacak.
Ayrıca, kanyon içerisine güvenli bekleme noktaları ile aydınlatma yapılacak. Dik yamaçlar arasındaki zorlu
parkuru, çamur banyosu ve rafting gibi adrenalin yüklü
aktiviteleri bünyesinde barındıran kanyonda oluşabilecek
yaralanmalara erken müdahale için de saat 10.00 ila 18.00
arasında 112 Acil Servis ekipleri de sabit görev alacak.
Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Saklıkent Kanyonu'nun
işletmeciliğini aldıktan bir ay sonra yaşadıkları üzücü bir
sel felaketi sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Bunun üzerine kanyondaki güvenlik tedbirlerini gözden
geçirdiklerini belirten Otgöz, Doğa Koruma ve Milli
Parklar Genel Müdürlüğü, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ve kaymakamlık görevlileriyle alınacak tedbirlerle ilgili çalışma yapıldığını ifade etti.
Yüksek çözünürlüklü kameralarla izlenecek
Kanyon içerisine kamera sistemini kuran firmanın yetkilisi Atakan Subaşı da
kanyona gelen ziyaretçilerin güveliği için birçok noktaya harekete duyarlı kamera sistemi kurduklarını vurguladı. Yüksek çözünürlüklü detay görüntülerin elde
edilebildiği kamera sistemi ile kanyondaki hareketliliğin kontrol edileceğini anlatan Subaşı, şöyle konuştu: "Aynı zamanda proje olarak çalıştığımız gözetleme
noktamızda yüksek çözünürlüklü bir kameramız var. Çevredeki dağların bulutlanmalarını takip ediyor. Buradan da yağış durumları takip ediliyor. Sel anında
da buraya uyarı geliyor. Kanyon içine yapılacak anons sistemi ile tahliye işlemi
başlatılabilecek. Gelen uyarı ile selin bulunduğumuz noktaya ulaşması yaklaşık
45 dakika sürüyor. Bu zaman zarfında da kanyon boşaltılmış olacak."
- "Gözlem ve sıvı seviyesi
belirleme sistemi kurulacak"
Otgöz, kanyona ilk olarak erken uyarı amacıyla gözlem ve sıvı seviyesi belirleme sistemi kurulacağını,
kanyon içerisinde ziyaretçilerin yürüyebileceği 3 kilometrelik alanda da aydınlatma yapılacağını kaydetti. Sel riskine karşı alınan veriler ile kanyon içerisindeki
ziyaretçilerin kurulacak anons sistemiyle uyarılacağına
değinen Otgöz, "Acil durumlarda merdivenlerden çıkışta
kargaşa olmasın diye de ikinci köprüyü yapmaya karar
verdik. Köprünün üzerine ise yamaçlardaki taşların
düşmesini engelleyecek çalışma yapılacak. Aldığımız tedbirlerle ziyaretçilerimizin kanyondan sağlıklı şekilde
ayrılmaları için elimizden geleni yapacağız" dedi.
Başkan Otgöz, ziyaretçiler için baret ve can yelekleri
aldıklarını, kanyonda rahat ve sağlıklı yürüyüş için ise
özel ayakkabılar temin ettiklerini vurguladı. Misafirlerin
güvenliği için baret, can yeleği ve ayakkabı kullanmayı
zorunlu hale getireceklerini kaydeden Otgöz, yapılan
çalışmaların tamamlanmasıyla gelecek sezona hazır hale
geleceklerini dile getirdi. Gelecek yıl kanyon çevresinde
gelişmiş imar planı yapılacağına dikkati çeken Otgöz,
vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için belirli
noktalara büfeler koyulacağını sözlerine ekledi.
- "Uyarı levhaları yerleştirildi"
Saklıkent İşletme Müdürü Hasan Çetin ise ziyaretçilerin kanyonda güvenli şekilde ilerlemeleri için rehberler
tarafından bilgilendirildiğini, uyarı levhalarıyla da nelere
dikkat edileceğinin vurgulandığını dile getirdi. Ziyaretçilerin talebine göre kanyon içerisinde kendilerine yardımcı
olacak rehberlerin görev aldığına işaret eden Çetin,
"Kanyona gelen her misafirimizin buradan memnun ayrılması için elimizden geleni yapıyoruz.
Onların kanyonda güvenli şekilde gezmeleri ve bilgi
edinmeleri için de tüm çalışanlarımız seferber oluyor. Bu
yıl bir acil sağlık ekibi de saat 10.00 ila 18.00 arasında
sabit görevde bulunacak. Böylece küçük yaralanmalara
karşı erken müdahale bulunabileceğiz" diye konuştu.
-24 saat takip edilecek
Kanyon içerisine kamera sistemini kuran firmanın
yetkilisi Atakan Subaşı da kanyona gelen ziyaretçilerin
güveliği için birçok noktaya harekete duyarlı kamera sistemi kurduklarını vurguladı.
Yüksek çözünürlüklü detay görüntülerin elde
edilebildiği kamera sistemi ile kanyondaki hareketliliğin
kontrol edileceğini anlatan Subaşı, şöyle konuştu: "Aynı
zamanda proje olarak çalıştığımız gözetleme noktamızda
yüksek çözünürlüklü bir kameramız var.
Çevredeki dağların bulutlanmalarını takip ediyor. Buradan da yağış durumları takip ediliyor. Sel anında da buraya uyarı geliyor. Kanyon içine yapılacak anons sistemi
ile tahliye işlemi başlatılabilecek. Gelen uyarı ile selin bulunduğumuz noktaya ulaşması yaklaşık 45 dakika
sürüyor. Bu zaman zarfında da kanyon boşaltılmış olacak." (AA)
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
Kütahya ve Bursa'daki iş yerlerinde çalışmalarını sürdüren
modacı Cemile Gül, geleneksel
Osmanlı kaftanlarını geçmişten
geleceğe taşımayı hedefliyor. Gül,
"Cumhurbaşkanımızın,
Başbakanımızın, bazı bakanlarımızın eşleri sayesinde tarihi
motifler yeniden canlandı" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan ve Başbakan Ahmet
Davutoğlu ile bazı bakanların eşlerine Osmanlı motiflerinden
kıyafetler diken Kütahyalı modacı
Cemile Gül'ün tasarlayıp ürettiği
kaftanlar, adeta o dönemin
ihtişamını yansıtıyor. Gül, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
yaklaşık 20 yıl Kütahya Halk
Eğitim Merkezinde nakış öğretmenliği yaptıktan sonra emekliye
ayrılıp 12 metrekarelik atölye
açtığını söyledi. Daha sonra işlerinin konseptini genişleterek
sanat galerisi, müze ve showroom
kurup faaliyete geçirdiğini belirten
Gül, "Bursa'da bir modaevimiz var.
Burada da Osmanlı dönemi kadın
giysileri, şu an gençlerin giyebileceği kına kıyafetleri, abiye ve
gelinlikler tasarlayıp üretiyoruz.
Ayrıca ev tekstilinde Osmanlı
nakışlarını yaşatmaya çalışıyoruz"
dedi.
Kütahya'da 18 yıldır hizmet
verdiğini dile getiren Gül, şöyle
devam etti: "Kütahyalılar çok
büyük destek vermesine rağmen en
büyük şansımız; Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın,
bazı bakanlarımızın eşlerinin, ileri
gelen ailelerin, kıyafetlerimizi taşımasıyla işlerimiz daha ciddi boyutlara geldi.
Tabii bu saydıklarımızın
katkılarıyla Kütahya'da bir iş sek-
törü oluştu diyebilirim. Yaptığımız
iş sayesinde, yanımızda çalışan
personelin de yeni iş yerleri açmasıyla Kütahya'da 17 atölye
oluştu. Şu an yaklaşık bin kadın, ilimizde bu işi yaparak ekmek
kazanır duruma geldi. Tabii
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip
Erdoğan'ın eşi Emine Hanım'a,
Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Hanım'a, Bülent
Arınç'ın eşi Münevver Hanım'a,
Ali Babacan'ın eşi Zeynep
Hanım'a, Sabancı ailesi ve Çiğdem
Simavi'ye yaptığımız çok ciddi
işler, İstanbul ve Ankara'nın Kütahya'ya gelmesini sağlıyor. Kütahya'da ticari hayatın, özellikle
kadınların yaptığı işlerin ciddi yerlere varması, çok güzel işleri getirdi. İnşallah Bursa'da verdiğimiz
hizmeti, bundan sonra İstanbul ve
Ankara'da açacağımız şubelerde de
vereceğiz."
- Geleneksel giysileri
defilelerle dünyaya tanıtıyor
Gül, Osmanlı dönemindeki
düğünlerin konseptini uyguladıkları kına organizasyonları da
gerçekleştirdiklerini anlattı.
Bununla o yılların düğünlerini yeni
nesle sevdirmeyi, Türk gelenek ve
göreneklerini dünyaya tanıtmayı
amaçladıklarını ifade eden Gül,
"Bunun adını da 'Kınalı Eller Projesi' koyduk" ifadesini kullandı.
Yurt dışında 8 senedir bazı
faaliyetlerde bulunduklarını ve
ABD, Tanzanya, Libya ile İngiltere'de defileler sunduklarını
bildiren Gül, Türk kadınının
yüreğinin güzelliğini, becerisini ve
yeteneğini dünyaya duyurmaya çabaladıklarını sözlerine ekledi.
(AA)
DOĞRUDAN BAKIŞ
Mustafa
ARSLAN
musarslan1960@hotmail.com
DAHA ÇOK
TOKAT YERİZ
Adamın birisi berberde tıraş olduktan sonra
yemek için lokantaya gitmiş. Uygun bir yere
oturmuş.
Yeni tıraş olduğu için ensesi parlıyormuş.
Parlak ense zengin bir adamın dikkatini çekmiş. Fakir bir adamı çağırmış ve parlak enseye
bir tokat atması halinde kendisine bir maaşı
kadar para vereceğini söylemiş.
Fakir adam zenginin söylediklerini düşünmüş.
Bedavadan bir maaş. Sadece biraz ileride oturan adamın ensesine bir tokat atacak.
Kabul etmiş. Kendine göre bir plan yapmış.
Parlak ensenin sahibine yaklaşmış. Ensesine
“Şak” diye bir tokat çekmiş. Tokat yiyen
adamın konuşmasına fırsat vermeden:
- Yahu Ahmet! Sen burada ne arıyorsun?
demiş. Adam başını sağa sola sallamış ve:
- Git işine kardeşim. Ne Ahmet’i? demiş.
Sonra da kalkıp lokantanın diğer tarafındaki
uzak bir yere gidip oturmuş.
Fakir adam bir maaşı zengin adamdan almış ve
cebine atmış.
Bu tokat zenginin çok hoşuna gitmiş. Fakiri
çağırmış ve:
- Aynı adamın ensesine bir tokat daha atması
halinde 2 maaş vereceğini söylemiş.
Fakir 2 maaşı duyunca ağzı kulaklarına varmış.
Hemen yeni bir plan yapmış ve ensesi parlak
adama yaklaşıp iyi bir şaplak yapıştırmış.
Adam daha ağzını açmadan:
- Yahu Ahmet, sen burada mıydın? Ben de az
önce başka birini sen sanarak bir tokat çekmiştim.
Adam “La havle” çekmiş ve:
- Ne Ahmet’i kardeşim. Biraz önce tokat vurduğun da bendim, demiş. Fakir özür dileyip
ayrılmış.
Zengin, fakiri bir daha çağırmış ve:
- Bir daha adamın ışık vurdukça parlayan
ensesine tokat çek, sana 4 maaş, demiş.
Fakir düşünmüş. 4 maaş. Reddetmesi mümkün
değil. Hemen arkasından adama yaklaşmış ve
ensesine bütün lokantadakilere duyuracak şekilde bir tokat patlatmış. Tokatı yiyen adam:
- Ne oluyor kardeşim, neden vurdun? deyip
ayağa kalkınca fakir:
- Şe zengin adamda para, sende de bu parlayan ense olduğu sürece daha çok tokat yersin,
demiş.
Bugün dünya devletleri arasındaki ilişkiler
menfaatler üzerine kurulmuştur.
Her devlet ne kadar dost olurlarsa olsunlar
diğerinin açığını arar ve sırası geldiğinde onu
kullanmaktan çekinmez. Birbirlerinin gizli sırlarına vakıf olmak için olmadık işlere girişir,
casusluk faaliyeti yaparlar.
Türkiye Cumhuriyeti yeri çok önemli bir konumdadır.
Medeniyetlerin beşiği olan topraklar üzerinde
yaşıyoruz.
Asaya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan, Doğu
ile Batı narasında köprüyüz.
Bir kazan gibi kaynayan Ortadoğu her taraftan
komşumuz.
Rusya’nın Akdeniz’le arasını kapatıyoruz.
Ortadoğu’da, Türk dünyasında lider olabiliriz.
Tarihte dünyaya hakim olmuş bir milletin
torunlarıyız.
İslam’ın güler yüzünü İran değil, Suud değil,
biz dünyaya gösterebiliriz.
Daha çok sebeplerden dolayı dost da olsa, düşman da olsa, çok devletlerin gözü bizim üzerimizde.
Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle bizi dinleyip, sırlarımıza vakıf olup bize karşı kullanmalarından daha normal bir durum yoktur.
Nitekim uluslararası arenada sırlarımıza vakıf
olanlar bazı kararlar bizim aleyhimizde de olsa
bizi kabule zorluyorlar. Biz de onların dediklerini kabullenmek zorunda kalıyoruz.
Onların yerinde biz olsak belki aynı şeyi yapardık.
Bizim önemli kurumlarımızın dinleme cihazlarını aldıkları devletler onları dinleyecek cihazları da içerisine yerleştirmez mi?
Uçaklarımızı aldığımız devletler, içerideki
yatak odasına, tuvaletlerine varıncaya kadar
bütün bilgileri kendisine aktaracak şekilde
dizayn etmezler mi?
Önemli olan devletin bütün kurumlarını seferber ederek kendimizi başkalarına dinletmemek.
Bunun için gerekli elemanları yetiştirmek,
teknolojiyi üretmek.
Ama bizim kendi içimizde uğraştığımız meselelerden bunları düşünmeye fırsat mı var ki!
Biz bu zihniyette olduğumuz sürece gelen ensemize bir tokat atar, giden ensemize tokat atar.
Şikayete hakkımız yok.
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
ANAHTAR
Betül Güler
BULUT
hannemeryembulut@hotmail.com
TEVAZUNUN
YERİNİ
GÖSTERİŞ ALDI
Tevazunun yerini gösteriş aldığı günden bu
yana mubarek yerlere gitme hevesimiz de
kırıldı.
İnsanoğlu nefsini gemleyemediği sürece ibadi
hazlar başkalarının gözüne batırılırcasına ifa
edilmeye mahkum...
Sağ elin verdiğini sol elin görmeyeceği yapılası
iyilikler asrı saadetin bize aktarılan rivayetlerinde kaldı ne yazık ki.
Son zamanlarda insanlar facebook ortamında
kare kare hayatlarının an'larını paylaşır oldu.
Sevgisini,öfkesini,huzurunu hemen hemen her
salisesini görselliğide katarak yanına ekler
oldu.
Önceden akraba çevresinde bir arkadaşlıktan
öteye geçmiyordu belki ama şimdi en çok
arkadaş kırma rekoru hevasına yüzlerce
arkadaşı olan insanlar hiç görmedikleri insanlara yaşamlarını deşifre ediyorlar...
Dünyanın süsü bizleri masum coğrafyada işlenen katliamlara karşı duyarsız hale getirdi.
Elbette ki duruşunu bozmayan, mücadeleden
yılmayan kardeşlerimiz var. Ömürlerinin son
anına kadar Allah yolunda harcamayı kendine
vazife bilmiş güzide insanlar var.
Toplumun genelini masaya yatırma babında
insanların sanal alem yanılgılarını ele almak bizlere düştü kim bilir.Bu yanılgıları kaleme
alırken kimseyi incitmek istemiyoruz.
İnsanlar yaşadıklarının farkında olamayabiliyor...Sahabeler kendileri ihtiyaç sahibi oldukları
halde sunulan ikramları kardeşlerine vermekten
imtina etmemişler bizler kardeşlerimizin
yaralarına merhem olamıyoruz.
Dünya hayatının bir oyun , oyalanma ve eğlence olduğunu unutabiliyoruz.Hatırlatan
kardeşlerimize karşı da hırs ve hased zırhımızı
bürüyerek sırt çeviriyoruz. Nefis böyle bir şey.
Vicdanı kabullense dahi yediremiyor gönlümüz.
Herşeyden öte kulakların duyması gözün şahit
olmasının etkisiyle aynı değil. Taatlerin
dünyaya katık olduğu bu hengamede özellikle
başörtüsünü çirkin eylemlerine alet eden zihniyeti kınıyoruz.
Haramlarına Allah'ın buyruğunu iliştirerek
curetkarca günah işlemeye azmeylemiş insanlığı Allah'a havale ediyoruz. Fotoğrafların
alınıp menfi ortamlarda kullanabilirliği göz
önünde tutularak paylaşımlarımızda daha duyarı olmamız
gerektiğini hatırlatalım.
Çocuklarımızın,arkadaşlarımızın , ailemizin
resimlerini kötü amaçlar uğruna kullanabilecek
bir kesimin var olduğunu unutmayalım. Zaman
zaman bizzat kendimizin paylaştığı bu resimleri
bir süre sonra kaldıralım. Evet mutluluklar paylaştıkça çoğalır, hüzün paylaştıkça azalır . Mutluluğu ve hüznü genel ortamlarda değil özel
mekanlarda paylaşmak daha efdal.Gün geliyor
kardeş kardeşini kınıyor.Birbirimizin
kınama malzemesi olmayalım.
Fotokobi gibi bizleri taklit eden evlatlarımıza
bu şuuru verebilelim ki bu hataya düşmesinler.
Gün gelir bu hata ile bizleri yüzleştirmesinler.
Özel anların özel bir tadı kalmalı damakta.Özel
insanlarla paylaşılmalı. Artık insanlara
ulaşmanın bir çok kolay yolu var.
Önceden anneler çocuklarına 'akşam seni babana söyleyeceğim' diyorlardı.Şimdi çocuklar
'seni babama söyleyeceğim' diye anneyi tehdit
ediyor. Ne bu tehditlerin muhatabı olmalı, ne
de bu tehdit telaffuzlarını çocuklara yakıştırmalı.
Yarına emniyetle kavuşmayan insan mahkum
insandır. Paylaşımlarımızın esiri olmayalım...
Hayatımızın girdaba dönüşmesine mani olmazsak kurtulmakta güçlük çekeriz.Kendimizi
kurtaramadığımız ibi peşimizden hanemizi de
sürükleriz.
Her an'ın kaydedildiği bir kitabı taşıyan omuzlarımızın yükünü hafifletmek için Kuran-Sünnet doğrultusunda yaşamak zorundayız.
Çizgiden aşan, yüreğimizi gösteriş kilidiyle
hapseden fasit amellerimizi rahmet sığınağında
güzel eylemlerle açabilmek duasıyla.
Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindide) ve
gecenin (gündüze) yakın vakitlerinde (akşam,
yatsı ve sabah da) dosdoğru namaz kıl.
Muhakkak ki iyilikler (elde edilen dereceler)
kötülükleri (küçük günahları) ortadan kaldırır.
İşte bu, anlayışı ve kavrayışı olanlar için bir
öğüttür.
Hud Süresi 114
10 DENİZLİ HABERLERİ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
16 Eylül 2014
971Şubat
2013Salı
Perşembe
BAŞKAN ZOLAN'dan yeni
eğitim-öğretim yılı mesajı
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, 2014-2015 eğitim-öğretim yılının öğrenci, öğretmen ve
eğitim camiasına hayırlı olmasını dileyerek, başta minik öğrenciler olmak üzere herkese başarılar diledi
D
enizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, 15 Eylül'de başlayan 20142015 eğitim-öğretim yılı dolayısıyla bir
mesaj yayımladı. Öncelikle yeni eğitim
- öğretim yılının, başta geleceğin teminatı öğrenciler olmak üzere tüm eğitim
camiasına hayırlı olmasını dileyen Başkan Zolan, şunları
kaydetti: "Bugüne kadar eğitim için hiçbir fedakarlıktan
kaçınmadan tüm imkanlarını seferber eden Denizli Büyükşehir Belediyesi aynı düstur ile çalışmalarına bundan
sonra da devam edecektir. 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine daha emin adımlarla ulaşmak için en önemli yatırım
alanımızın eğitim olması gerektiği inancı ile hareket
eden Denizli Büyükşehir Belediyesi, çocuklarımızın gelişmiş ülkelerdeki yaşıtlarıyla rekabet edip başarılı olabilmesi için var gücüyle eğitime destek vermeye devam
edecektir."
Ülkemizin muasır medeniyet seviyesine ulaşması
için bilgiyi üreten bir nesil yetiştirmek zorunda olduğuna
dikkati çeken Başkan Zolan, "Türkiye'nin modern dünyanın öncüleri arasındaki yerini almasına katkı sağlayacak bireyler yetiştirmek için bundan önce olduğu gibi
çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. 8 yıldır üzerinde önemle durdukları Bilgi Evi ve Kurs Merkezi sayısının bu yıl 10'a ulaştığını kaydeden Başkan Zolan, "Eğitimin her kademesinde kalitenin yükselmesi için yatırımlarımız hız kesemeden devam edecektir. Değerli eğitimcilerimiz ve sevgili veliler, geleceğimizin teminatı çocuklarımızı ne kadar iyi yetiştirebilirsek ülkemizin yarınları da o kadar aydınlık olacaktır. Bu vesile ile öğretmen
ve öğrencilerimizin sağlıklı, mutlu ve başarılarla dolu bir
eğitim yılı geçirmelerini diliyor, 2014-2015 eğitim-öğretim yılının ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum"
açıklamasında bulundu. (HABER MERKEZİ)
Evlilik Okulu'nda
19. dönem gururu
Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’ye örnek olan "Ailemi Seviyorum Projesi" kapsamında yer alan Evlilik Okulu'nda
19. dönem tamamlandı. Bugüne
kadar 671 kursiyerin katıldığı ve
19 dönemdir başarıyla sürdürülen proje kapsamında 35 kişi törenle sertifikalarını aldı
2
012 yılında Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından örnek proje olarak
başlatılan "Ailemi Seviyorum Projesi"
kapsamında düzenlenen "Evlilik Okulu" 19.
dönem mezunlarını
verdi. Bugüne kadar
671 kursiyerin katıldığı Evlilik Okulu'nun
19. dönemine katılan
35 kursiyere düzenlenen tören ile sertifikaları verildi. Kent
Konseyi binasında düzenlenen törene, Denizli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter
Yardımcısı Mustafa Gökoğlan, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı
Hüdaverdi Otaklı ve
kursiyerler katıldı. Genel Sekreter Yardımcısı Gökoğlan, yeni mezunlarla birlikte Evlilik
Okulu'ndan mezun olanların sayısının 671’e
yükseldiğini belirterek, projeye hala yoğun
ilgi gösterildiğine dikkati çekti. Gökoğlan,
“Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak 2 yıl
önce başlattığımız ‘Ailemi Seviyorum’ projesi kapsamında, Kent Konseyimizin de desteği ile Evlilik Okulu’nu vatandaşlarımızın
hizmetine sunduk. Bekar gençlerimiz, evli-
lik hazırlığı yapan ve evli olan çiftlerimizin yoğun ilgi gösterdiği bu hizmete
her dönem talebin artması ve bize gelen yoğun talep oldukça mutluluk verici" dedi.
"Mutlu evliliğin temeli"
Bir ay süren eğitimlerde
özellikle gençlerin evliliğin ne
denli kutsal bir değer olduğunu
öğrendiğini kaydeden Gökoğlan,
"Birçok aile ve insan içine düştüğü yanlışlıklardan ve zor durumdan kurtulmak için bir destek ve
yardımcı aramaktadır. Önemli
olan doğru ve kalıcı bir destektir.
Bu bağlamda Evlilik Okulu projesine dahil olanlar sadece kendilerini
değil çevrelerini de doğru yönlendirmeye başlıyor. Denizli halkının
ve özellikle gençlerimizin mutlu ve huzurlu
bir aileye sahip olmasına katkıda bulunmak
Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak bizleri
mutlu ediyor. Düzenlenen tören ile 19. dönem eğitimlerimize katılan 35 kursiyerimize sertifikalarını veriyoruz.
Bu eğitimlerin mutlu evliliğin temelini atmasını temenni ediyoruz” dedi. Kültür ve Sosyal İşler Daire
Başkanı Hüdaverdi Otaklı,
Türkiye'de Evlilik Okulu'na
benzer 5-6 saatlik eğitimi
içeren farklı uygulamalar
olduğunu kaydederek,
"Biz eğitimi 16 saat veriyoruz. Farklı uzmanlık
alanındaki hocalarımız eğitimlere katılıyor" dedi. (HABER MERKEZİ)
PAMUKKALE BELEDİYESİ’NDEN 1200 ÖĞRENCİYE ÖĞRENİM YARDIMI
P
amukkale Belediyesi, belediye sınırları ve mücavir alan sınırları içerisinde oturan ihtiyaç sahibi 1200
ailenin çocuklarına eğitim yardımı yapacak. Orta ve lise eğitimi gören çocuklar, 9
ay boyunca öğrenim yardımında faydalanacak.
Pamukkale Belediye Meclisi, Eylül
ayı meclis oturumları Denizli Büyükşehir
Belediyesi Meclis Salonu’nda devam etti.
Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin
Gürlesin’in Meclis Başkanlığı yaptığı
toplantıda, ihtiyaç sahiplerini, engellileri,
kimsesizler, ilk, orta ve lise eğitimi gören
öğrencileri yakından ilgilendiren gündem
maddesi ele alındı.
Başkan Gürlesin, belediyenin ihtiyaç
sahibi tüm ailelere elini uzatmak istediğini, öğrenim yardımının da bu amaç doğrultusunda eğitim alanında bir başlangıç
niteliği taşıdığını kaydederek, ‘Belediye
sınırları içerisinde yaşayan ihtiyaç sahibi
ailelerimizin çocuklarına 2014-2015 Eğitim Yılı içerisinde 9 ay süreyle yardım verilecektir. 400 ortaokul öğrencisine aylık
50’şer lira, 800 lise öğrencisine de aylık
70’şer lira öğrenim yardımı olacak. Toplamda 1200 öğrencimize ulaşacağız. Bu
bir başlangıçtır. Gelecek yıllarda hem yardım miktarını artıracağız hem de yardım
ettiğimiz öğrenci sayısını artıracağız. Bu
yardımın verilmesi için bazı kriterlerimiz
olacak. Gerçek ihtiyaç sahibi ailelerin çocukları olup olmadığı ve farklı yerlerden
öğrenim yardımı alınıp alınmadığı incelenecek. Amacımız gerçek ihtiyaç sahibi
tüm ailelere ulaşıp çocuklarına öğrenim
yardımı yapmaktır. Süre konusunda sınırlama yapmayacağız. 3’er aylık dilimlerde
ödenecek. Ay sonuna kadar başvuru yapılabilecek’ dedi.
Daha sonra meclisi üyeleri de görüşlerini bildirdi. Öğrenim yardımını içeren
gündem maddesi oy birliğiyle kabul edildi.
Bu arada öğrenim yardımından faydalanmak isteyenler, Pamukkale Belediyesi
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne ay
sonuna kadar başvuru yapabilecek. Öğrenim yardımı yapılacak öğrenciler ise, başvuru sonrası ayrıca duyurulacak.
(HABER MERKEZİ)
16
17 Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
&1,76.37155)47*1,7.637155)47*6,
>cYLf[Nch`eZYchaeUhE7MaeZfhZg[gahRf^ecec[fdeSUhXYdSge
Kg^bgcVVVChG]d]Uh)]cg^hGfbRfDdedh`fhZgSgcbgc_hgcg[_d`g
X]b]d`]Q]hYKfcg[ZYdhRgSf^f[ed`fh[NZbWZYcV
0g[_bhYb]ZYc\]ThKfae=
>cYLf[Nch[NZbf[ed+hEAfchRWdhNbW\bfcfhdf`fdhYbgdhXYdH
Sgededh^YKb]\`ghX]hag`gchZgZR_dbgT\g[_d_dhgb^_d`gU
ea^e`gc_dhgbaYbfhRf^ec`eQehZg[gabgchOgcVVVC
gag^hXech`gaeagVVV
GeSh`fQfcbehKcYLf[NcbfhgZd_hWbaf`fUhgZd_hTgc^bgc`gUhgZd_
RfcMfabeah`ebe\eheMed`fh\ehZgT_ZYc]S=h*]hEgbaYbhZg[gQ_C
`fdebfdhTfZhdg[_bhXechZg[ga^_c=hG]heMaeh^WcWdWdh^Waf^eb\fH
[edfhdfcf`fUhdfhSg\gdUhPgdRehZgK^_c_\bgcbgh[_d_cbg\g
Rf^eceb\eT^ec=
GfdhXeb\eZYc]\hOfh`]Z\g`_\V
>cYLf[NchXebeZYc[gh[NZbf[edV
AWaW\f^UhXech^gcePbfc`fUhEeMaeh`WSfdbf\f[eChg`_
gb^_d`gUhgbaYbWdh[g^_T_dghXfbbeh[gg^bfc`fh[_d_cbg\ghRf^ecfd
Zg[ghM_agc\_T^_VVVh>cYLf[NcWdh`fhMYah[fO`eQedeh^gP\ed
f^^eQe\hOfhE`fQfcbfcedeChKgZbgT^_Q_h]ZRgchGg^_
Wbafbfced`faedfhXfdSfchXechZg[gVVV
Ag^^gh`gPghRfOTfah^]^]b\]ThXechZg[gVVV
G]hZg[gZghRNcfUhRWdWdhXfbbeh[gg^bfced`fhgbaYbh[g^_T_
8&(2"
/2/2
%"8$
Zg[gaVVVh7Meb\f[edfUhfO`fhX]b]d`]c]b\g[_dgh\gdehXech`]H
c]\hZYaVVVh'g[gQ_dh]ZR]bgd`_Q_h[gg^bfc`fheMaebehXechZfcf
Re`eKhdfL[edeSehaNcfb^\fdeSfh`fhPfcPgdRehXech\gdehZYaV
7[^fchRWd`WSUhe[^fchRfJfUhe[^fc[fh[gXgPghagcT_Uhc]P[g^b_
\fa8dbgcghRe`eKheMfXebecUhE0fhYbgJgahX]h\f\bfaf^edhPgbeC
`eZfhRfZeahMfOecfXebec[edeSV
>cYLf[NcWdhXfZgdg^bgc_d_hYa]`]Q]d]S`gUh[fc^hZg[gaH
bgcbgh`Ydg^_b\_ThXechWbaf`fhZgTg`_Q_d_S_h[gd_ZYc[]d]SV
3c^g`ghagZR_hOfceJehXech^gXbYhOgc\_TV
Zbfh\eZ\eT=
cgd[gD`gh`]c]\hdg[_b\_ThgJgXg=
$Yd`cgD`ghdg[_b\_T=
$Yd`cgD`gheMaehaceSedeSh`fKcfT^eQed`fUhgbaYbbWheMaehX]H
bgXebech\eZ\eT[edeS=h5fJfdedhXechZgc_[_d`ghXechZfcbfcf
Re`eKheMfXebech\eZ\eT[edeS=
0fh'YcaD^ghdg[_b\_T=
GcWa[fbD`fhdg[_b\_T=
<fOg\hf`eZYch>cYLf[Nc+hE?YKb]\]dUhNSfbbeabfh`f
RfdMbfcedhdfLf[hgb\ghgbgdbgc_d_h`gcgb^_c[gd_SUh]Z]T^]c]J]
a]bbgd_\_hKg^bgcVh3hSg\gdhX]Z]c]dhXYdSgehdg\gS_dgVC
7``egb_UhXechYhag`gch`ghf[Kcebeh>cYLf[NcUhXfbbehaeh[g`fJf
eMaehZg[gQ_d`gdh[NShf^\eZYcVVVhE'gTg\hgbgdbgc_CheLg`f[eU
XfbbehaeUheMaeh`WSfdbf\f[eh`_T_d`gaeh]ZR]bg\gbgc_h/>cYH
Lf[NcWdh[fO`eQeheLg`fZbfh[NZbfc[fa.hEe\beZYcVVVC
<f\fahaehX]hWbaf`fhRfdMbfcfhXgTaghTfZbfchZgK_b_ZYc
3dbgc_hXYdSgededha]JgQ_dghe^fJfahXgTagha_[_^bg\gbgch[NS
aYd][]
AfcPgb`fhX]d]hgdbg^\gZghMgb_T_ZYch>cYLf[NcVVVhGeSh`f
YhEXgTagChOfhELgcab_ChTfZbfceh\fcgahf`eZYc]SheT^fV
0fhZgK_b_ZYchRfdMbfcf=
0fhYb]ZYc=
AgdReh]ZR]bg\gbgcbghZgTg\hgbgdbgc_h`gcgb^_b_ZYch`gU
>cYLf[NcfUhE3hSg\gdhX]Z]c]dhXYdSgehdg\gS_dgC
Tfabed`fhf[KcehKg^bg^\ghe\a8d_h`YQ]ZYc=
<fOg\hf^[edh\e=
B^[edVVV
<fOg\hf`eZYch>cYLf[NcUhE?WcaeZfD`fhgbaYbha]bbgd_\
Ycgdbgc_hGg^_DZghRNcfh`gPgh`WTWahYb`]Q]hPgb`fUhgbaYbf
[_d_cbg\ghRf^ec\fdedhgb^_d`ghe`fYbYeahagcgcbgchOgcVC
80--8&
8!(8
ZRgchGg^_D`gaeh`WSfdbf\fdedh/eMaeh[g^_T_h`WSfdH
bf\f[eded.hEYcgdbgcbgChebRebehYb\g`_Q_d_&Yb\gZgJgQ_d_hfd
eZeh>cYLf[NchXebecVhG]cg`ghRfcfaMfUhE?Waf^e\hYcgd_hZWaH
[fahYb]dJgh`WSfdbf\fhZgK_bgXebecUh^Waf^e\hYcgd_h`WTWa
Yb]dJgh`WSfdbf\fhZgK_bg\gSChYb\g[ghRfcfaV
:gb`_haeUhYcgdbgchPgaa_d`ghdfhXebeZYch>cYLf[Nc=
AgdRehOfceZfhRNcfhaYd]T]ZYc=
AgdRehe[^g^e[^eQfhRNcfhXNZbfhXechEed`ecRf\f`fChX]H
b]d]ZYc=
G]h[Yc]bgc_dhJfOgX_hZYaV
)ga[g^UhPfcPgb`fUhE>gcgbfbhKYbe[bfcfhYKfcg[ZYd
ZgK_b`_UhXYdSgehKg^bg`_ChgbR_[_d_hRWMbfd`ec\faVVV
7TedhPgSedh^gcgL_hdfUhXebeZYch\][]d]S=
>cYLf[NcUhEXfdSfcbfced`fdCh/[YdhSg\gdbgc`ghgdJgahKH
[eaeZg^cededhaYd][]hYbgXebfJfah^gO_cbgch[fcRebfZfdhbeXfcgb
XfdSfcbfced`fd.hgZ_c`_Q_\hOfh`eaag^fh`fQfchX]b`]Q]\
XechXebe\hg`g\_`_cV
2fOfce\hOfhLeacedfh`fQfchOfcece\VhBbXf^^f
[gX]abg\gbgc_h`fQfced`fdhXechTfZhfa[eb^\fSVVVh@\g
WSWb`W\V
:fd`e[edehg`_dghWSWb`W\V
Af\hgZ_Khf^^eUhPf\hZgS_ahf^^eV
Fotoğraf: Zeynel Abidin Dağtekin
8(8#
1.564347
6.3
7)6*3
:]cDgdH_h:fce\hTNZbfhX]Z]c]ZYc+EBZh\W\edbfcU
PgZ`eUhTfZ^gd_dh^gcgL^gcbgc_hebfh[gOgT_dVh*fZ^gd_dhPebf[eU
Je``fdhSgZ_L^_cVCh/0e[8h2#cf[eUh6& .
E*fZ^gdbgcUhafd`ehg`g\bgc_dgh[eSedbfh\WJg`fbfhf^H
\fbfceheMedh^fbaedbfc`fhX]b]d]cbgcVCh/Bd8\h2#cf[eU
&9F9.hE7d[gdhOfhJedhTfZ^gdbgc_Uhae\ehae\edfUhgb`g^\ga
eMedhXec^ga_\hZgb`_Sb_h[NSbfchL_[_b`gZ_Kh^fbaedhf`fcbfcVC
/BdDg\h2#cf[eUh&99F.
>faehTfZ^gdbgchOfhYd]dhg`g\bgc_hXNZbfhSgZ_LhPebfbfcbf
dg[_bhXgTgc_b_hYb]ZYcbgc=hGgTgc_bgc_d_dh[fXfXeUh\f[bfaH
bfcededhg[b_h^gPceKhYb`]Q]d`gdh`YbgZ_`_cVh?gPceKhMYa
aYbgZ`_chZec\ehaeTededhZec\ehRWd`fhZgK^_Q_h^g\ecehXec
aeTehXechRWd`fh^gPceKhf`fcVhG]hP][][^gh3dh%MWdJW
$f\DgDd_dh3dh7aedJeh7Tgcf^eDd`fh%[^g`hAgScf^bfceh`eZYc
ae+hEGfdhafd`e\h^facgch^facgch\WTgPf`f\bfhRNc`W\haeU
ZWS`fhYdhfPbHehLf[g`UhZWS`fh`Ya[gdhfPbHeh[gb8P_h\gQb]K
f`eZYc`]VhAgZcf^bfh\fcgahf^^e\Uh^f`aeahf`fcfahag^eZfd
gdbg`_\haeUhYhRgbfXfha]OOf^^fdUha]`cf^^fdhRfb\eZYcUhXfbH
ae+h
9Hhf[g^^gdUhFHh@bMgab_a^gdUh1Hh?gPceK^fdUh6HhBPbHe
Pgaa_dheP^eb8L_d`gdhe[^eLg`fhf^\fa^fdUhHh7MbfcedfheP^ebgL
g^\ga^gdUhHhgZ_Lh`g\gcbgc_h^]^\ga^gdUh Hhf
gT_bg\ga^gdUh!HhAe[[eZg^H_hdfL[8deZfZeUh,HhfhTgP[
RgcgSbgc_h^gPceahf^\fa^fdUh9;Hh7d[gd_dh\8PeZf^ed`f
\]S_ch\g`fdbfchPWa\Wd`fhX]b]dgdhLfdghe[^e`g^bgc_
eTbf^^ec\fa^fdUh99Hh*gdhOfhTfcfLhdg\_ZbghceZga8cJghdfLH
[edhLecgO]db]Q]d]hYaTg\ga^gdUh9FHheJ`gd[_SJg
^gPceXg^bgc_d`gdhPfcaf[edhaYca\g[_d`gdhRfbeZYcVC
E*fZ^gd_dh\WPe\hXech[ed[ehPebf[eh`fUhed[gdgha][]c]d]
e^ecgLhf^^ec\f\fa^ecVh?8haeUhe[^eQLgchOfhe[^e8Sfh/@bbgPDg
[_Q_d\g.hZYb]d]hagKg[_dVhAf\hTfZ^gdhed[gdhdfL[eded
fd8deZf^edeh^gPceahf`fchaeUh^8haehXNZbfJfhdfLe[hafd`ede
gO]ag^hReXeh\W`gLgghf^[edh8`f^8h^ga[ecg^^gdh^ga`e[hf^[ed
/a][]cbgc_d_hXebfh\]ag``f[hXechLeebhReXehRN[^fc[ed.VhBOf^
TfZ^gd_h`edbfZfdhXechdfLe[Uha][]c]d]hRNc\fahe[^f\fSV
5Nc[fh`fUhZWSh^fDOebhebfh^fDOebhf^^ececVh"_SghRNSWheTf
XgagdUhgZ_KbgcghagcT_haNc`WcUhRNc\fSVDh2_cc_hebfUhdfL[edf
c_SghdgSgc_hebfhXga^_Q_heMedhgZ_X_d_hRNc\fSVh
@Z_X_d_hRNc\f`eQeheMedhe^ecgLhf^\fSUhe[^eQLgchf^\fSUhe[H
^e8Sfhf^\fShTfZ^gdgh\g[agcghYb]cVhASVh'][]Lh@bfZPe[[fH
bg\hReXehXechZWJfhKfZRg\XfceUh<YQc][]hXfdhdfL[e\e
^f\eSfhM_agc\g\Vh4WdaWh"gXXDe\edh\fcPg\f^hf`eK
aYc]`]abgc_hPgceMUhdfLe[h`ge\ghLfdgb_Q_he[^fcUhaN^WbWQf
[fOahf`fcVDh/'][]Lh2#cf[eUh9F&1.h`f`eQehPgb`fUhdg[_b
dfL[fhe^e\g`hf`ebfXebec=h0fL[edehe^^ePg\hf`fdUha][]c]d]
RNcWcVh:][]c]d]he^ecgLhf`fdUhe[^eQLgchf`fcVh7[^eQLgchf`fdU
@bbgPDgh[_Q_d_Khe[^e8Sfhf`fcVh@bbgPDgh[_Q_dgdUhTfZ^gd_d
Tfcced`fdha]c^]b]cVh:][]c]d]hRNc\f\faUhYha][]c`gd
`gPghXWZWahXecha][]c`]cVh:][]c]d]he^ecgLhf^\f\faU
XWZWahXechdYa[gdb_a^_cVh:][]c]d]hRNc[fUhYha][]c
a][]cb]a^gdhM_agcUhe^ecgLhf^[fUhgLLgh\W[^fPgaUhYb]cVh/3d
%MWdJWh$f\DgUh3dh%MWdJWh7Tgcf^Uh7aedJeh0Ya^g.
*e\`ehX]hPgaeag^bfcehXecgShcfgbe^fZfh`NafJfahYb]cH
[ga(hAe^bfcDedh>cYKgRgd`ghGgagd_hV5YfXXfb[UhZgbgd
^ga^eabfcedehTNZbfh`eZYc`]+hEAgbahXWZWahZgbgdbgcgU
aWMWahZgbgdbgcghRNcfh`gPghMgX]ahedgd_cVhGWZWaUh`gPg
XWZWahZgbgdh[NZbf(hG]hZgbgdbgc_h^facgcbg(C
E@[bghagXgPg^hW[^bfd\fhOfhg[bghPg^gb_hYb`]Q]d]hagXH
]bhf^\fhOfhg[bghNSWch`ebf\f(C
EAgba_h`fOg\b_hg^fTbfVC
EGech`WT\gdh[fMhOfh`fOg\b_h[]MbgUhPfKhYd]dhWSfcedf
ZYQ]dbgTVC
Ae^bfcUh5YfXXfb[DedhX]h`f`eabfcedfhZYQ]dbgT^_hOf
`f`eabfcedehZgK^_(h@\ghdfcfZfhag`gc(
E:WLWch`fOg\hf`fchg\ghS]bW\h`fOg\hf^\fSChPg`e[H
ehTfceLed`fhXfZgdhf`eb`eQehReXeUheTedh[Yd]hRfb`eVh1;h0e[gd
9,6D^fhAe^bfched^ePgchf^^ehOfhJf[f`ehZga_b`_VhV5YfXXfbH
[DedhPgd_\_Uhgb^_hMYJ]Q]d]hSfPecbfZeKhNb`Wc`WVh2Ydcg
5YfXXfb[UhNdJfhagc_[_d_h[Ydcgh`ghafd`e[edehNb`Wc`WhOf
Jf[f^bfcehZga_b`_(
)gSb]\bgc_dh8P_UhPeMXechSg\gdhZfc`fhagb\g\_T^_cU
agb\gZgJga^_ch`g(hhh
06'5'4'47,
80-/80+$
%2-+
!2#+788/
4NSW\h[WcfJed`fhdgX_Sh^]^\gaheMedh:gcg`fdeSIf
Re^\eT^e\Vh?cgXSYdI`gh)fZ`gdh>gca_Id`ghOg^gd`gTbgcbg
[YPXf^hf`eZYc`]\VhGechOg^gd`gTgUhI4NSW\h[WcfJehdg[_b
Yb`]=Ih`eZfh[Yc`]\VhI7ZehYb`]Ih`f`eV
2Ydcghfabf`e+hI@dbg\g`_Q_\hXechTfZhOgchX]hag`gc
dg[_bheZehYb`]VIh-]\P]cXgTagd_hBc`YQgdIbgh0@?3
ecOf[eheMedhRe^^eQe\eSh5gbbfcI`fZafdhfaeXeZbfh[YPXf^
f`eZYc`]aVh-]\P]cXgTagdb_Q_UhXgTXgagdb_aUhZfde
PWaW\f^hOfh@:h>gc^eIdedhYbgQgdW[^WhaYdRcf[ede
aYd]T]ZYc`]aVh:ce^eah[WcfMbfcedh[]P]bf^bfhgT_b`_Q_
aYd][]d`ghPf\Leaec`eaVhIAfchTfZheZehYb`]hg\g
gdbg\g`_ahdg[_bhX]hag`gcheZehYb`]Ih`f`eaV
@:h>gc^eIdedhX]h`fdbehace^eah[WcfMbfceh`eKhga_d^_bgcg
agK_b\g`gdhRfM\f[eh?WcaeZfIdedhe[^eacgc_hgM_[_d`gd
XWZWahXechTgd[hYb`]VhG]d`ghfdhXWZWahKgZhBc`YQgdI_dV
SgbhOfh<f\ecfbIedhZgKg\g`_Q_d_hBc`YQgdhXgTgc`_V
?WcaeZfhReXehXech`Ndf\bfchaYgbe[ZYdhPWaW\f^bfceded
N\cWdWdh H!hgZbgh[_d_cb_hYb`]Q]hXechWbaf`fha_[ghOg`f`f
F;9,Uh]S]dhOg`f`fhe[fhF;16IWhRNcfXebfJfahXeche[^eacgc_
Zgagbg`_Vh
,;Ib_hZ_bbgc`gh2WbfZ\gdh<f\ecfb
-]\P]cXgTagd_IZafdUh4gdagZghRWdbfcedehZgSgdh-WdfZ^
@cJgZWcfaUhae^gX_d`ghXechgdfa`Y^ghZfchOfc\eT^eU
IGgagdbgc_dh[gZ_[_hYhag`gchMYahOfhPWaW\f^bfchYhag`gc
[_ah[_ah`fQeTeZYchaeUhXgagdbgc_dhe[\edehXebf
NQcfdf\eZYc]\Vh3hZWS`fdhPYThRfb`edh[gZ_dhXgagdU
]Q]cbgchYb[]dh[gZ_dhXgagdh`eZYc]\Vh
@`g\_dhg`_d_hXeb\eZYc]\Ihh'edfUhI2eZg[f^^fhF6h[gg^
Xebfh]S]dhXech[Wcf`ecIh[NSWdWdh<f\ecfbIfhge^hYb`]Q]d]
Ofh?Wcah[eZg[f^edehfdheZehNSf^bfZfdhJW\bfbfc`fdhXece
Yb`]Q]d]hKgZbgT\gahe[^eZYc]\VhBOf^h?WcaeZfhNdRNcWbfH
\fZfdhOfhF6h[gg^heMfce[ed`fhea^e`gc_dh\]PgbfLf^U
\]PgbfLf^edhe[fhea^e`gchYbgXeb`eQeUhaYgbe[ZYdbgc_dha]H
c]b]KUhaYgbe[ZYdbgc_dhKgcMgbgd`_Q_hXechWbafZ`eVhF!
*]Xg^I^gh"fLgPZYbhPWaW\f^ededhZ_a_b`_Q_Uh'gb_\hBcfSIed
PWaW\f^ha]c\gabghRNcfObfd`eceb`eQehRWdbfc`eVh'gb_\
BcfShPWaW\f^hbe[^f[edeh[]d\gahWSfcfh4gdagZg
:NTaWIdfhM_agJga^_Vh
Bcafdh[gg^bfc`fh?gd[]h4ebbfcUhBJfOe^IbfhRNcWTWK
`f[^fahOfcedJfUhBcfSIedhbe[^f[ehJfXed`fhagb`_VhAWaW\f^e
a]c\gaheMedhM_agJgQ_h4gdagZgIZgUhPWaW\f^ha]c\g
RNcfOedeh`fOcf^\fahWSfcfhM_a^_Vh3Z[ghX]h`Ndf\`f
4gdagZgUhGgTXgagdb_aUh@:h>gc^eh5fdfbhGgTagdb_Q_hOf
ZfdehAWaW\f^hReXeh`fOfh`_T_haYd]bgchXech[Yc]dhYb\g`gd
gT_b`_VhBc`YQgdIbgh4gdagZgUh<gO]^YQb]hebfhGgTXgagdb_a
[fd`cY\]hZgTg\g`_aVh:ceSh`fQebUh^g\hga[edfh[edfce
Wcf^eb`eV
?gXbYhT]+
F;96HF;9,hBc`YQgdI_dh9V-]\P]cXgTagdb_Q_h`Ndf\eV
F;9,HF;F6hBc`YQgdI_dhFV-]\P]cXgTagdb_Q_h`Ndf\e
@dJgahRWMbWh4gdagZgH5WMbWhAWaW\f^h\Y`fbeZbfU
-]\P]cXgTagd_hBc`YQgdHGgTXgagdh<gO]^YQb]hZNdfH
^e\eZbfheaedJehXWZWah[_Mcg\gZ_hRfcMfabfT^ec`eQeh^ga^ec`f
?WcaeZfUhF;16hZ_b_dghag`gch4gdagZghOfh[eZg[ehe[^eacgc
agZR_[_h^gT_\gZgdhXechWbafhPgbedfhRfb\eThYbgJgaVhBd
gS_d`gdhea^e`gchY`gabgc_d`ghF;16hKfc[Kfa^eLedfhRNcfhSeH
PdehPgS_cb_abgchZgK_b`_Q_d_hKgZbgT\gahe[^eZYc]\Vh
AWaW\f^edhRWOfdYZ]hgb\g[_d_dhPf\fdhgc`_d`gd
<gO]^YQb]hebfh\f\bfaf^eh?gTafd^IfhRe^^eQe\eS`fU
IGgTXgagdhYbgcgahebahafSh\f\bfaf^edfhRfb`eIh`fdebeZYcH
`]Vh9;hZ_bh[YdcghX]hafSUhI<gO]^YQb]h-]\P]cXgTagd_hYH
bgcgahebahafSh\f\bfaf^edfhRfb`eIh\eh`fdebfJfah`eZf
`WTWd\f`fdhf`f\f`e\Vh?gXeehaehX]h`fQfcbfd`ec\fbfce
ZgKgcafdh?WcaeZfIdedhXgTagdb_ahOfhZgc_hXgTagdb_ahReXe
[e[^f\hgcgZ_Tbgc_d_h`ghRNSgc`_hf^\f\fahbgS_\V
Bc`YQgdUh@:h>gc^eIdedhOfh?Wcah[eZg[f^ededhNdWdf
F;F1hReXehXWZWahXechPf`fLhaYZ`]VhBc`YQgdI`gdh[Ydcg
4gdagZgI`ghFh`Ndf\h<gO]^YQb]Id]dh-]\P]cXgTagdb_Q_
?WcaeZfIZehdfcfZfh^gT_c=hF;16IfVVV
F;F6HF;F,h9V<gO]^YQb]h`Ndf\e
F;F,HF;16hFV<gO]^YQb]h`Ndf\eV
*NZbfhe[^e[\gchf`ebecUhXNZbfh`fQfcbfd`ecebechagZR_[_
^gT_\g`gdh[NZbfZfZe\haeUhX]dbgc_h?WcaeZfUhgc^_ahF;16
Z_b_dghag`gch4gdagZghOfhAWaW\f^h[fd`cY\]
ZgTg\gZgJgaUhNdRNcWbfXebechXechWbafhYb`]Q]d]hgdbg^\ga
eMedhZgS_ZYc]\V
G]hgcg`gh:YdZgI`ghfOededhXgPMf[ed`fh[YPXf^
f^^eQe\eSh[_cg`gh<gO]^YQb]Id]dhXechZNdWh`eaag^e\ehMfaH
^eVh<gPghYhRWdhRWOfdYZ]hgb\_ThXechPWaW\f^edhMeMfQe
X]cd]d`ghXgagd_Z`_Vh@\gh]S]dhOg`fbehaYd]T]ZYc`]V
-]\P]cXgTagd_hBc`YQgdh`gh[NZbf`eVh<gO]^YQb]hRfMeJe
XechXgTXgagdhYb\gZgJgaVhg^fdh<gO]^YQb]h`gh^W\
g`_\bgc_d_h!hgZb_ahXechPWaW\f^edhGgTXgagd_hYbgcga
g^\_ZYcVhSRWOfdehZWa[fahOfh]S]dhOg`fbehKbgdbg\gbgc
ZgK_ZYcUhZfdeha]c]bbgchYb]T^]c]ZYcV
GecfchPgL^ghgcgZbgh^YKbgdgJgahYbgdUh\edeh)5:
gdbg\_dghRfbfJfahIb][gbh5WOfdbeah)fagdeS\g[_IhOf
I4NSW\h2WcfJeh)fagdeS\g[_Iha]c`]Vh@Zc_JghRWdbfc`ec
@:h>gc^eh5fdfbh)fcafSeId`fhOfhPfchXece\`fdhgZc_hgZc_
XceLedRbfchgb_ZYcVhGgagdb_abgc`gdhXceLedRbfceUhXeSSg^
Xgagdb_abgc_hSeZgcf^hf`fcfahgbgJgaVhF h@Q][^Y[I^gh@:
>gc^eh5fdfbhGgTagd_h[fMeb`eQehOfhGgTXgagdb_ahRNcfOede
W[^bfd`eQehRWd`fdhX]hZgdgh@P\f^h<gO]^YQb]Uh]S]d
Og`fbehKbgdbg\gbgchZgKgdUhI5WMbWhGgTXgagdIhKcYLebe
MeSeZYcVh7aedJehXechNSfbbeaV
I7dTgJ_hXech[WcfMhOfhedTgJ_hXechGgTXgagdI
?W\hX]h[WcfMbfcedhace^eahg`_\_hF;9h[fMe\bfcehYbgH
JgaVh<gO]^YQb]hX]d]dhLgca_d`gVh3hdf`fdbfh`gPgh[fMe\
[WcfJedfhReceb\f`fdh[fMe\h[^gc^_d_hOfc`eV
?WcaeZfhReXehX]cd]d]dh]J]d]hRNcf\fZfdhXechWbaf
F;16Ifhag`gchNdRNcWbfXebfdhXechWbafhPgbedfhRfb`eZ[fhX]H
cg`ghRWMbWhbe`fcbeQeh[gZf[ed`fhfdhXWZWahKgZh"fJfK
?gZZeKhBc`YQgdIghge^VVVhh
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
441 41 70
Karataş
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
16
17Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
Abla-Abiler'den
melodi kardeşliği
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “gönüllü ağabey”lerinden olan baterist Onur Uygun, sürpriz
yaptığı kardeşlerini müzik çalışmalarını sürdürdüğü stüdyoya götürdü. Bateri çalarak keyifli
dakikalar geçiren ağabey ve kardeşler, aralarındaki bağı müziğin ritmiyle daha da güçlendirdi
İ
zmir Büyükşehir Belediyesi’nin
2007 yılından beri başarıyla sürdürdüğü Abla-Ağabey-Kardeş
projesi, çok özel arkadaşlıklara zemin oluşturuyor. Ege Üniversitesi
Astronomi ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nden bu yıl mezun olan Onur Uygun, okulunun yanı sıra profesyonel olarak müzikle uğraşmasına rağmen, 6 yıldır
hiç aksatmadan Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal sorumluluk projesinde görev
alıyor. Bu yıl öğrenim dönemi boyunca
10 yaşındaki Mustafa ile 9 yaşındaki Ramazan Demircan’a ağabeylik yapan Uygun, yaz tatilinde de kardeşlerini unutmadı. Demircan kardeşlere sürpriz hazırlayan Uygun, onları Düş Gezginleri grubunun stüdyosuna götürerek bateri çalma
hayallerini gerçekleştirdi. Kardeşlerine
baterinin inceliklerini öğreten Uygun, aynı zamanda müzik notaları ve ölçüleri
hakkında da bilgi verdi. Ağabeylerinin
öğrettiklerini eksiksiz uygulayan iki kardeş, müzikte ne kadar yetenekli olduklarını gösterdi.
Gönüllük duygusu bambaşka
6 yıl boyunca keyifle yer aldığı projeden iş nedeniyle ayrılmak zorunda kalacağı için üzgün olduğunu belirten Uygun,
gençlere sosyal sorumluluk projelerinde
gönüllü olmaları tavsiyesinde bulundu.
Gönüllü olduğu süre içinde yaşadıklarını
hiç unutmayacağını ifade eden Uygun,
“Gönüllük duygusunu yaşamayan anlayamaz. Bu yüzden özellikle üniversite öğrencileri mutlaka gönüllü olarak projelerde yer almalılar. Farklı yörelerden insanlarla tanışıyorlar ve gönüllüğün verdiği
huzuru yaşıyorlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Abla-Ağabey-Kardeş projesi
hayatımda büyük değişikliler yarattı. 6 yıl
boyunca ben de kardeşlerimle birlikte büyüdüm, olgunlaştım. Beni örnek aldıkları
için olgun davranmak zorundaydım. Bu
yılki kardeşlerim bateri çaldığımı öğrendiğinde denemek istediklerini söylemişti.
Bugün onların bu isteğini gerçekleştirdiğim için çok mutluyum” diye konuştu.
Anneler de çok mutlu
Projeye dahil olduktan sonra çocuklarının değişim yaşadığını ifade eden Anne
Fatma Demircan ise duygularını şöyle anlattı:
“iki çocuğum da için kapanıktı. Onur
ağabeyleri geldikten sonra açıldılar. Hafta
sonları abla ve ağabeylerinin gelmesini
dört gözle bekliyorlar. Çocuklarımdaki
olumlu değişimi bire bir yaşayan anne
olarak diğer ailelerin de projeye dahil olmalarını tavsiye ediyorum.”
Ramazan ve Mustafa’ya bu yıl ablalık
yapan 9 Eylül Üniversitesi Maliye Bölümü öğrencisi Ezgi Güneş de, gönüllü olma duygusunu tatmanın çok güzel olduğunu, hafta sonu kardeşleriyle görüştükten sonra enerji depoladığını ve bütün
haftasının güzel geçtiğini söyledi.
5250 gönüllü genç, 4774 kardeş
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2007
yılında başlattığı ve örnek gösterilen Abla-Ağabey-Kardeş projesinden bugüne
kadar 4774 kardeş yararlanırken 5250
genç ise gönüllü olarak çalıştı.
(HABER MERKEZİ)
2. Körfez Yunusu da sefere başladı
İZBAN, yolcularına sunduğu güvenli, konforlu ve hızlı
toplu taşıma alternatifinin kalitesini daha da artırmak ve
okulların açılmasıyla birlikte artacak yolcu sayısına yanıt
verebilmek amacıyla, testleri sona eren ikinci Körfez Yunusu da işletmeye aldı. 210 metrelik üç dizi halinde yolcu taşıyan her bir Körfez Yunusu, tek seferde 2 bin 250 yolcu
taşıyabiliyor. Özellikle yoğun saatlerde sefere çıkan iki
Körfez Yunusu da okulların açıldığı ilk gün olan 15 Eylül
Pazartesi günü raylardaki yerini aldı. Körfez Yunusları’nın
istasyonlara göre kalkış saatleri şöyle: ÇİĞLİ: 05:14.
CUMAOVASI:05:50, 07: 15, 07:35, 07:45, 08:35, 08:45,
17:53, 18:05, 18:25, 18:55, 19:25, 19:45 MENEMEN:
05:51, 06:11, 07:11, 07:51, 08:40, 17:34, 09:04, 19:34,
19:54 ALİAĞA: 06:00, 07:00, 17:43, 18:03, 19:43
(HABER MERKEZİ)
İ
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
nan sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin toplu taşımada yaklaşık 3 ay önce
uygulamaya koyduğu yeni ulaşım planının, ne ulaşımı hızlandırdığı ne de trafiği
rahatlattığını ileri süren Şen, yeni sistemin
sadece geçmişte tek araçla bir yerden bir
yere giden vatandaşları 3 araç değiştirerek
çileli bir yolculuk yapmasına neden olduğunu söyledi.
Şen, uygulamaya konulan aktarmalı
taşımacılık modelinin, raylı sistemi kentin
dört bir tarafına yaygınlaştırmadan sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesinin imkansız olduğunu dile getirerek, bu modelden
vazgeçilmemesi halinde yeni eğitim öğretim yılının yarın başlamasıyla kentte büyük sıkıntılar yaşanacağını savundu.
Yaşanacak bu sıkıntılardan, oluşacak
Avşar Palmiye
Cinemaximum
Cinemaximum
Cinemaximum (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
İP'ten aktarma uyarısı
şçi Partisi İzmir İl Başkanı Tugay
Şen, 29 Haziran'da uygulamaya konulan aktarma sistemine dayanan
toplu ulaşım planının, yeni eğitim
öğretim yılının başlamasıyla kentte
büyük sıkıntıya yol açacağını iddia ederek, "Öğrencilerin, ailelerinin, yurttaşların
çilesine son verilmesi için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na
çağrıda bulunuyoruz; zararın neresinden
dönersen kardır, bu ulaşım sistemini derhal iptal edip yurttaşlarımızı toplu ulaşıma özendirecek olan modelleri geliştirmeye başlayın" dedi.
Şen, partisinin İzmir Sanat'ta düzenlenen il meclisi toplantısı öncesinde düzenlediği basın toplantısında, kent içi toplu
ulaşım ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZENERJİ şirketinde yaşa-
POLİKLİNİK TELEFONLARI
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
tepkilerden çekinen büyükşehir belediyesinin daha üç gün önce Bornova ve Fahrettin Altay'dan Tınaztepe kampüsüne
ekspres otobüs seferleri konulacağını ve
bazı otobüs güzergahlarının uzatılacağını
açıkladığına işaret eden Şen, şunları söyledi:
"Bunlar kısmi bir iyileştirmedir ama sorunu çözecek olan bir çözüm değildir. O
yüzden yarın okulların açıldığı gerçeğinden de hareketle öğrencilerin, ailelerinin,
yurttaşların çilesine son verilmesi için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz
Kocaoğlu'na çağrıda bulunuyoruz; zararın
neresinden dönersen kardır, bu ulaşım sistemini derhal iptal edip yurttaşlarımızı
toplu ulaşıma özendirecek olan modelleri
geliştirmeye başlayın."
(HABER MERKEZİ)
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
261 48 04
Eşrefpasa
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
SAYFA 13
SONDAKiKA GAZETESİ >>
13 SAĞLIK
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
16
17Eylül
Şubat2014
2013Salı
Perşembe
"Lenfoma'ya inat,
Yaşama Sanat Kat"
Lenfoma ile mücadele eden hastalara destek vermek amacıyla Beşiktaş Abbasağa Parkı'nda etkinlik düzenlendi
Lenfoma ile mücadele eden hastalara
destek vermek amacıyla 15 Eylül Dünya
Lenfoma Günü öncesi Beşiktaş Abbasağa
Parkı'nda etkinlik gerçekleştirildi.
Kanserle Dans Derneği, Kanser
Savaşçıları, Lenfoma Platformu ve Türk
Onkoloji Vakfı'nın birlikte organize ettiği
etkinliğe lenfoma hastaları, hasta yakınları
ve gönüllüler katıldı.
Etkinliğe katılan Koç Üniversitesi Tıp
Fakültesi Hastanesi'nden Prof. Dr. Mustafa
Çetiner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, lenfomanın son yıllarda giderek daha
çok göz önünde olduğuna dikkati çekerek,
"Özellikle 2000'li yıllardan sonra, hedefe
yönelik tedavilerin ve kemoterapi dışı ajanların daha yaygın
kullanılmasıyla, destek tedavilerinin de daha ileri noktaya gelmesiyle, bu hastaların
önemli bir bölümünde çok uzun süren sağ
kalım oranları elde edebiliyoruz ve birçok
lenfomada da kür sağlayabiliyoruz. Yani
hastalığın tamamen ortadan kaldırılması
mümkün olabiliyor" dedi.
Lenf bezi kanserlerinin kendisini farklı
şekillerde gösterdiğine işaret eden Çetiner,
klinikte en çok rastlanan durumun, kilo
kaybı olduğunu dile getirdi.
Çetiner, son 6 ay içinde, kişinin toplam
ağırlığının yüzde 10'u ve üzerindeki kilo
kaybı ile 38,5 üzerindeki inatçı ve nedeni
bilinmeyen ateşe dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, gece terlemeleri ile
değil. İnsanlarda böyle bir korku yaratmak
istemiyorum ama dikkatli olmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.
lenf bezlerindeki büyümelerin de lenfoma
için çok önemli olduğuna değindi.
Lenfomanın her yaşta görülebilen bir
kanser tipi olduğunu ve kimi zaman tamamen tesadüfen fark edilebildiğini kayde-
den Çetiner, "Bu hastalıkların bir kısmı,
hiçbir tedaviyi gerektirmezken, bir
bölümü, kemik iliği nakli gerektirecek
kadar çetin bir sürece girebilir" dedi.
Çetiner erken teşhisin önemine de
değinerek, "Lenf bezi büyüklükleri bazen
lenfomalarla ve diğer başka enfeksiyonlarla da karışıklık gösterebiliyor. Şunu unutmamak lazım, her lenf bezi büyüklüğü
lenfoma değil. Her gece terleyen lenfoma
"6 aydan büyük tüm
çocuklara grip
aşısı yaptırılmalı"
Prof. Dündan:
Boy uzattığı iddia
edilen ürünler
aldatmaca
Prof.Dr. Bumin Nuri Dündar
Reklam kampanyaları ile
tanıtımları yapılan boy uzattığı
söylenen ürünlere karşı dikkat
çeken İzmir Kâtip Çelebi
Üniversitesi Tıp Fakültesi
Çocuk Endokrinolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Bumin Nuri Dündar, bu tarz
reklamlara inanıp ürün satın
alınmaması gerektiğini kaydetti.
Yasal boşluklardan yararlanıp, gıda takviyesi şeklinde
ruhsat alan firmaların, ithal ettikleri veya kendilerinin hazırlattıkları bu ürünlerin hiçbir bilimsel temeli olmayan reklamlarla halkın sömürüldüğünü
söyleyen Prof.Dr. Dündar,
“Maddi boyut bir tarafa, bu
ürünler çocuklarda kullanılması
sakıncalı bazı maddeler içeriyor. Uzun bilimsel çalışmalarda
hiçbir yan etki saptanmadığı iddia edilen bu ürünlerin içerdiği
maddelerin yan etkilerini
araştırdığımızda; diyabet, mide
ve bağırsaklara yan etkilerinin,
nörolojik bozukluklara,
karaciğer ve böbrek fonksiyon
bozukluklarına, hipofiz bezi
fonksiyon bozukluklarına, p-
sikiyatrik bozukluklara,
hipotansiyon, alerjik reaksiyonlar gibi çok ciddi yan etkilere
sebebiyet verdiğini görüyoruz.”
dedi.
Prof.Dr. Dündar, boy
kısalığının tedavi edilebilecekken bu tür yanlış uygulamalarla geri dönüşü olmayan
süreçlere girdiğini belirterek,
erken teşhis ve tedavinin önemine vurgu yaptı. Prof.Dr. Dündar, “Gerçekten boy kısalığına
neden olan tedavi edilebilecek
hastalığı bulunan çocukların
çocuk endokrin kliniklerine geç
ulaşmasına ve tedavi etkinliğinin azalmasına neden oluyorlar. Bu kadar önemli bir
konuda Çocuk Endokrinolojisi
ve Diyabet Derneği sorumluluk
gereği önemli bir kampanya
başlatmıştır.
Sağlık Bakanlığı ve RTÜK
gibi kurumlara bu ürünlerin
reklamlarının yasaklanması
konusunda resmi başvuru
yapıldı. Bundan sonraki süreçte
yetkililerimizin ve değerli medya mensuplarının bu önemli
konuda duyarlı davranacaklarını umuyoruz.” diye konuştu.
(CİHAN)
C
umhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp
Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Ömer Cevit, ebeveynlere 6 aydan
büyük tüm çocuklarına grip aşısı
yaptırmaları önerisinde bulundu.
Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Cevit, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, sonbaharın
gelmesiyle grip riskinin arttığını ve çocuklara
grip aşısı yaptırılmasında çocuk doktorlarının
birçoğunun hemfikir olduğunu belirtti.
Tüm çocuklara grip aşısının yaptırılmasının
uygun olacağını ancak bunun yanında grip aşısı
yaptırılmasının zorunlu olduğu gruplar da bulunduğunu aktaran Cevit, "Alerjik astımı, akciğer sorunları, kalp hastalığı bulunan, kalpte
kateteri olan, kalp kapakçığı değişen, kalp kapağı sorunu olan ve romatizmal kalp hastalığı
olan çocuklara mutlaka grip aşısı yaptırılmalı"
dedi.
- Hasta çocuklara bakan sağlık
personeli de aşı yaptırmalı
Cevit, kanser tedavisi gören çocuklara da
aşı yaptırılması gerektiğine dikkati çekerek, "Bu
çocuklara bakan sağlık personeli de
mutlaka aşı yaptırmalı. Özellikle yenidoğan
doktorları, pediatri doktorları ve personelinin de
grip aşısı yaptırması zorunlu olmalı" ifadesini
kullandı.
Grip aşısını 6 aydan büyük tüm yaş grubundaki çocuklar için öneren Cevit, "6 aylık ile 3
yaş arasındaki çocuklara yarım doz, 3 yaşından
sonra da tam doz yapılması uygun olur. Genel olarak da 15 Eylül'den sonra yaptırılmasını
tavsiye ediyoruz. Özellikle kasım ayından sonra
grip daha çok görülmeye başlanıyor" diye
konuştu.
- "Moral desteği çok önemli"
Kanserle Dans Derneği Başkanı Dr. Deniz Öner de lenfomaya karşı bir farkındalık yaratmak istediklerini belirterek,
şunları söyledi:
"Sanat biliyorsunuz bir tedavi ve
duyguları ifade etme yöntemi. Buradaki
küçük atölyelerle hem farkındalık
yaratalım hem de eğlenelim istedik. Diyoruz ki, insanlar kanserle birlikte yaşarken,
hayatın keyfini de çıkarabilsin. Bunun
farkına varsınlar.
Bununla yaşanabileceğini görsünler.
Moral desteği çok önemli. Dernek olarak
da bir taraftan kanserden korunmak üzere
insanları bilgilendirirken, öteki taraftan
hasta ve yakınlarını da psikolojik ve sosyal
destek vermeyi amaçlıyoruz."
Etkinlikte 18 Mart Üniversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi ile Mimar Sinan
Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin
öğretim üyeleri ve Çanakkale Seramik
Müzesi çalışanları hastalarla beraber kil ve
yontu çalışmaları yaptı.
Resim, origami, kil ve seramik çalışmalarının yapıldığı etkinlikte genç
şarkıcı Allen Hulsey de İngilizce ve
Türkçe şarkılardan oluşan bir konser verdi.
(AA)
"6 aylık ile 3 yaş
arasındaki çocuklara
yarım doz, 3 yaşından sonra da tam
doz yapılması uygun
olur. Genel olarak da
15 Eylül'den sonra
yaptırılmasını tavsiye
ediyoruz"
- Ağır geçen gripte risk büyük
Prof. Dr. Cevit, grip vakalarının yüzde
50'sinin çok ağır geçirebildiğine vurgu yaparak,
bu durumun bir çocuğu 15 gün yatağa bağlayabileceğini, zatürreye çevirip, kalp zarı iltihaplanmasına neden olabileceğini dile getirdi.
Ağır geçen grip hastalığının çocuğun akciğer
gelişimini zorlayabildiğine dikkati çeken Cevit,
"İleri dönemde astıma zemin hazırlayabiliyor,
aşırı duyarlılık reaksiyonuna sebep olabiliyor
hatta ölüme kadar varabilen sonuçlara sebebiyet
verebiliyor.
Bu nedenle ebeveynler bu konuda duyarlı olmalı" dedi.
Cevit, grip aşılarında firma farkı
gözetilmediğini ve ebeveynlerin bu aşıları
çocuklarına gönül rahatlığıyla yaptırabileceklerini sözlerine ekledi. (AA)
''Kahvaltı okul başarısını artırıyor''
Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Başdiyetisyeni Zerrin Demir Şahin, ''Kahvaltı
yaparak okula giden çocukların, okul
başarısının, arkadaşlarıyla uyumunun, konsantrasyon yeteneğinin arttığı gözlemlenmiştir''
dedi.
Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
öğrencilerde doğru, sağlıklı ve bilinçli beslenmenin önemini vurgulayarak, bu konuda anne
babaların yanı sıra, öğretmenlere ve okul yönetimi ile okul aile birliğine de önemli görevler
düştüğünü söyledi.
Özellikle iIköğretim çağındaki
çocukların beslenmesinde sabah kahvaltısının
çok önemli olduğunu ifade eden Şahin, şunları
kaydetti:
''Kahvaltı yaparak okula giden çocuklarda,
okul başarısının, arkadaşlarıyla uyumunun, konsantrasyon yeteneğinin arttığı gözlemlenmiştir.
Kahvaltı günün en önemli öğünüdür ve çocukların mutlaka aileleriyle kahvaltı yapması gerekmektedir. Anne babanın kahvaltı yapmadan
evden çıkması çocuğa doğru bir rol modeli olmayabilir. Anne ve babanın da kahvaltısını
çocukla yapması, kahvaltıyı teşvik açısından
önemlidir. Süt, peynir, yumurta, zeytin, ceviz,
badem, fındık gibi kuruyemişler, kuru meyveler,
bal, kahvaltılık ürünler içerisinde sayılabilir.''
Okulu tam gün olan öğrencilerin, öğle
yemeğinde menü planlamasının ve denetlenmesinin önemine işaret eden Şahin, bu kapsamda önce öğretmenlere daha sonra da okul aile
birliği ile velilere sorumluluk düştüğünü belirtti. Yemek çıkmayan okullarda, öğrencilerin
beslenme çantasının doğru besinlerle hazırlanması gerektiğine dikkati çeken Şahin, ''Beslenme çantalarına zaman zaman çikolata ezmeli ekmek ya da hazır ürünler konulabiliyor. Bunların
yerine evde yapılan kek, sandviç, kıymalı börek,
meyve gibi ürünler ile içecek olarak da ayran,
süt, taze meyve suyu konulabilir'' şeklinde
konuştu. (AA)
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Eylül
2014
Salı
1ubat
2013
Perşembe
14 GÜNCEL716
Bornova’dan Karşıyaka Belediyesi’nden
20 dalda hobi ve beceri
edindirme kursu
İ
zmir’de Bornova Belediyesi'nin açtığı Hobi ve Beceri
Edindirme Kurslarında, yaz döneminin ardından kış dönemine geçiliyor. Yeni kurs dönemi için 8 Eylül'de başlayan
kayıtlar, 24 Eylül'e kadar devam edecek. Sosyal belediyecilik anlayışını her zaman ön planda tuttuklarını belirten Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, 7'den 70'e tüm Bornovalıların kurslardan mutlaka yararlanmasını istedi.
Bornova Belediyesi, kış dönemi kursları için de hazırlıklarını tamamladı. Bu kış 6 ayrı merkezde 20 ayrı dalda hobi ve
beceri edindirme kursları verilecek. Kurslar, Engelliler Merkezi,
Altındağ Atatürk Kültür Merkezi, Mevlana Toplum Bilim
Merkezi, Naldöken Kültür Merkezi, Çamdibi Şehit Er Adem Bilaloğlu Tesisleri ve Çamdibi Güvercinlik Çok Amaçlı Salonu'nda
verilecek. Bağlama, bale, çocuk korosu, gitar, keman, klarnet,
akordeon, halk oyunları, iğne oyası, Latin dansları, piyano, resim,
satranç, seramik, yan flüt, takı tasarım, el sanatları, tiyatro, fotoğrafçılık, Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği dallarında
verilen kurslar, 1 Ekim 2014 tarihinde başlayacak, 6 Haziran
2015'te sona erecek. (HABER MERKEZİ)
yüzlerce öğrenciye burs
E
ğitim ve öğretimde fırsat
eşitliğini sağlamak ve dar
gelirli ailelerin okul masraflarına katkı sunmak için harekete
geçen Karşıyaka Belediyesi; ilkokul,
orta okul ve lise düzeyindeki yü-
zlerce öğrenciye burs vermek için
çalışma başlattı. 2014-2015 eğitim
öğretim yılı burs başvuruları bugün
(15 Eylül Pazartesi) itibariyle başladı
Son başvuru 3 Ekim
Ekonomik zorluklar içinde okumaya çalışan öğrencileri bir nebze de
olsa rahatlatacak olan burslar için 3
Ekim tarihine kadar başvurular alınacak. Burslara, Karşıyaka ilçe sınırları dahilinde ikamet eden, maddi
olanakları kısıtlı, ilkokul, ortaokul ve
lise kurumlarında okuyan öğrenciler
başvuru yapabilecek. Burs almaya
hak kazanacak öğrenciler, belediye
yöneticileri tarafından objektif değerlendirmeler sonucunda belirlenecek.
8 ay sürecek
Burs başvuruları, Karşıyaka
Belediyesi Sosyal Yardım İşleri
Müdürlüğü’nde kabul edilecek. Burs
almaya hak kazanan öğrencilere, 8 ay
boyunca geri ödemesiz olarak maddi
destek sağlanacak. İlkokul ve ortaokul öğrencilerine aylık 75 TL, lise
öğrencilerine ise aylık 100 TL ödeme
yapılacak.
“Tek isteğimiz başarı”
Karşıyaka Belediyesi olarak
2014-2015 eğitim öğretim yılında dar
gelirli ailelerin çocuklarına burs vereceklerini belirten Başkan Hüseyin
Mutlu Akpınar, “Bu burslar ile maddi
olanakları kısıtlı olan öğrencilerimizin eğitim hayatlarına destek olabilmeyi hedefliyoruz.
Burslarımızın geri ödemesi yok.
Öğrencilerimizden tek isteğimiz derslerine odaklanmaları ve başarıları ile
bizleri gururlandırmaları.
Her şartta çocuklarımızın ve
öğrencilerimizin geleceği, dolayısıyla
hepimizin geleceği için destekçileri
olmayı sürdüreceğiz” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Kilo ile kuantum
Dünyanın en pahalı yüksek teknoloji ürünlerinden olan kuantum noktalarının Türkiye'de de
kilogram ölçeğinde üretimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde çalışma başlatıldı
C
ep telefonundan kanser tanı sistemlerine kadar çok geniş bir alanda kullanımı bulunan "kuantum noktaların"
kilogram ölçeğinde üretimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde (İYTE) çalışma
başlatıldı. Bir günde gram ölçeğinde üretimi
başaran laboratuvar, yıl sonunda bir günde
kilogram ölçeğinde kuantum nokta üretmeyi planlıyor. Çalışmanın ana amacı, özel
sektörün dikkatini çekmek.
LED televizyonlar ve cep telefonlardaki
canlı renkleri, saç kılının 20 binde biri boyutundaki yarı iletken nano kristallere
borçluyuz. "Kuantum nokta" adı verilen ve
farklı işlevler yüklenebilen parçalar, sıvı ya
da toz halde üretilebiliyor. Halen tamamı
ithal edilen kuantum noktaların yerli
imkanlarla üretimi için Kalkınma Bakanlığı
desteğiyle kurulan İYTE Fen Fakültesi laboratuvarlarında bir TÜBİTAK projesi
başlatıldı.
Dekan Prof. Dr. Serdar Özçelik'in liderliğindeki araştırma ekibinin yürüttüğü çalışma kapsamında sıvı ve toz formlarda kuantum noktalar elde edilerek farklı uygulamalarda denenmeye başlandı. Dünyada çok
ender olarak üretilen 4 farklı atom
bileşeninden oluşan kuantum noktalarını
üretmeyi başaran ekip, bu malzemeyi yeni
nesil ekran teknolojileri ve kanser tanı kitlerinin geliştirilmesi için kullanmaya
başladı. Ekip ayrıca özel bir firma ile ortaklaşa kuantum noktaların endüstriyel kullanımına imkan verecek bir projeye de
ma geldik. Hedefimiz yeni aldığımız reakadım attı.
törlerle yıl sonunda günde 1 kilogram
Prof. Dr. Özçelik, AA muhabirine yaptığı
kuantum noktası üretebilecek seviyeye
açıklamada kuantum nokta üretiminin
gelmektir" dedi.
dünyada henüz bir iki firma tarafından
Kuantum noktaların ticarileşmesi
yapılabildiğini, bu yüksek teknoloji
için büyük ölçekte üretim yapabilürününün endüstriyel olarak kulmenin en kritik aşama
lanılabilmesi için bir günde kolduğunu vurgulayan Özçeilogram ölçeğinde üretiminin
lik, dünyada özellikle yeni
mümkün olması gerektiğiİYTE Fen Fakültesi Dekanı
nesil ekranlarda kuanni ifade etti.
tum noktaların kulProf.
Dr.
Özçelik:
"Kuantum
-"Kilosu 10 milyon
lanıldığına işaret etti.
noktaların miligramı ulusdolar"
Üretilen 100 ekranlık
lararası piyasada 10 dolar ile
Halen sadece ABbir televizyonda yak150 dolar arasına değişiyor.
D'deki iki yüksek
laşık 10 miligram
teknoloji şirketinin bir
Kilogramı en az 10 milyon
kuantum nokta kulgünde kilogram
lanıldığını, bunun
dolar olan bir maddeden
ölçeğinde kuantum
100 dolara tekabül
bahsediyoruz. Amacımız
nokta üretebildiğini anettiğini ifade eden
kuantum nokta üretimi
latan Özçelik, ulusÖzçelik, bu televizykonusunda özel sektörün
lararası piyasada bu
onun fiyatının zaten
ürünün miligram fiyatının
ilgisini çekmek"
100 dolar olduğunu,
10 dolar ile 150 dolar arasındolayısıyla fiyatların düşeda değiştiğine dikkati çekti.
bilmesi için yüksek ölçekte
Özçelik, şöyle konuştu:
üretimin zorunlu olduğunu kay"Kilogramı en az 10 milyon dolar
detti.
olan bir maddeden bahsediyoruz. Bu ürün- "Şirketler yatırım yaparsa 2-3 kat
ler gündelik yaşamın merkezinde yer alıyor
değil10-20 kat para kazanacak"
ve dünyanın önde gelen üniversitelerinde
geliştirme ve endüstriyel üretim konusunda
Yüksek teknoloji ve katma değere sahip
projeler yürütülüyor. Biz de özel sektör
üretim yapısına geçmeye çalışan Türkiye
işbirliğiyle büyük ölçekte kuantum nokta
için kuantum nokta üretiminin önemli bir
üretimi için çalışmaya başladık. Şu anda bir fırsat olduğunu savunan Özçelik, sözlerini
günde gram ölçeğinde üretim yapar duruşöyle sürdürdü:
"Çok değerli bir ürün olan kuantum nokta üretimi, oldukça karlı bir alan. Çünkü
miligramı 10 dolar dediğimiz malın maliyeti
aslında bunun binde biri kadar. Bu ürün
sadece bilgi ile üretiliyor. Yüksek teknolojiye dayanan tüm ürünler böyle. 100 dolara
mal olan bir cep telefonuna bin dolar veriyoruz. Aradaki fark şirketin geliştirdiği bilgi.
Nanoteknolojiyle ilgili pek çok pazar
araştırması ve öngörü var. Bilimsel analizlere göre şirketler bu alana yatırım yaptıkları zaman 2-3 kat değil 10 - 20 kat para
kazanacaklar. Bu konuda bazı firmalarla ortak çalışmalar yürütüyoruz. Nihai hedefimiz
İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi içinde
kuantum nokta üretiminin yapıldığı bir
endüstri tesisi yaratmak.
Öncelikle bu işin fizibilitesini yaparak yatırımcıları cesaretlendirmek istiyoruz.
Kuantum nokta üretimi konusunda özel
sektörün ilgisini çekmeyi ve onların girişimiyle Türkiye'yi bu teknolojide öncü bir
konuma getirmek istiyoruz."
Türk sanayisinde genel eğilimin knowhow yani teknoloji ithalatı yapmak
yönünde olduğunu, teknoloji satan kuruluşların bir ürünün nasıl yapıldığı bilgisini
verdiğini ancak "neden öyle yapıldığı" bilgisini sakladığına dikkati çeken Özçelik,
Türkiye'nin nano teknolojiler konusunda
teknoloji ithalatçısı olmak yerine teknoloji
tasarımcısı olması için çaba gösterdiklerini
sözlerine ekledi. (AA)
bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca
Soldan sağa:
1. Uzun tüylü kalpak. – Marlon Brando’nun ünlü filmi.
2. Vilayet. – Yerel, mevzi, mahalli. 3. Oruç tutulan ay. –
Bir nota. 4. Müsavi. – İstek, dilek. 5. Belirti. – Bir renk. 6.
Ahilik ocağından olan. – Türk müziğinde bir makam. 7.
Eskiden mürekkep hokkalarına konulan ham ipek. – Fayda, yarar. 8. Utanma, utanç duyma. – Kumandan. 9. Nazi
Askeri Polis Örgütünün kısaltması. – Eski bir uygarlık.
10. Baston. – Arapçada birinci tekil şahıs, ben. – Tembel
hayvan. 11. İç organlarımızdan biri. – Uyanık, gözü açık.
12. Beyaz, yeşil, mavimsi gri renkte billurlaşmış bir tür
kalsiyum karbonat. 13. Mihrace. – Ön gün. 14. Bir işten
elde edilen iyi sonuç. – Kutsal ışık. 15. Evrenpulu. – Yapım. 16. Yemek yemesi gereken. – Afrika’da bir ülke. –
Favori. 17. Bir şeyin geçmişi. – Bir sinir hastalığı, tutarak,
yilbik. 18. Müslüman inanışına göre kıyamet günü bütün
ölülerin toplanacakları yer. 19. Bakı. – Argoda tanışıyormuş gibi yaparak para sızdırma. 20. Yıl. – Borsada kesin
vadeli değerlerin kuru ile prim değer kuru arasındaki fark.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
1. Asalak bir hayvan. – İlgili. – Kaplama veya doldurma
olmayan, som. 2. Manisa ilinin bir ilçesi. – Edirne’de tarihi Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı yer. – İskambilde birli.
3. El, yüz, kol hareketleriyle düşünceyi anlatma sanatı. –
Üstünde ölü yıkanan kerevet, teneşir. – Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe
dayalı gösteri türü. 4. Yurdumuzun güneyinde Akdeniz’e
dökülen çay. – Dingil. – Deniz yosunlarından çıkarılan,
beslenme endüstrisinde, hekimlikte kullanılan bir tür jelâtin, jeloz. 5. Ceviz. – Radyumun simgesi. – Yankı, akis. –
Yerine koyma, yerine kullanma. 6. Görüntü yönetmeni. –
İnce yapılı. – Nazi Hücum Kıtasının kısaltması. 7. Eski
dilde kraliçe, prenses. – Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiir kitabı. – Tutsak. – İdrar torbası. 8. Hile, dolap. – Bağlılık. –
Avrupa’da bir başkent. – Çabuk davranan, çevik. 9. Harç
alıp sürmeye yarayan duvarcı aracı. – Akarsu yatağı,
mecra. – İpek eşarp. – Uzaklık anlatır. 10. Mukavele, sözleşme. – Argoda yok, kalmadı anlamında sözcük. – Gözde canlılık. – Sık sık küçük ve önemsiz kazalar yapan
kimse.
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
16
2014
17Eylül
Şubat
2013Salı
Perşembe
ÖZEL
HABER
Süper Lig henüz başlamışken, takımları Sondakika Gazetesi olarak inceledik ve araştırdık.
KARA KARTAL
DEMBA BA ile UÇACAK
BEŞ KTAŞ
Ligin şampiyonluk adayı Beşiktaş, Ege Takımlarına kök söktüreceğe benziyor. Biz de,
Siyah Beyazlılara ilişkin detaylı bir rapor hazırladık ve bunu haberleştirdik. İşte size,
Ege Temsilcilerinin en güçlü rakiplerinden biri olan Beşiktaş’ın Süper Lig tablosu…
BEŞİKTAŞ’IN
AVANTAJ VE
DEZAVANTAJLARI
Her takımın, imkan ve stratejilerine
göre ligde avantajları ve dezavantajları var. Acaba, Beşiktaş’ın avantaj ve
dezavantajları nedir?
ARTILARI (+):
∂ Geçen sezonki 3.’lüğe rağmen Slaven
Bilic ile yola devam edilmesi
∂ Geçen yıl önemli katkı veren tüm
isimlerin takımda tutulması
∂ Demba Ba gibi komple bir forvete
sahip olmaları
∂ Gökhan Töre’yi yeniden takıma
kazandırmaları
∂ Feyenoord ve Arsenal eşleşmelerinin
takımın seviyesini yukarıya çıkarması
EKSİLERİ (-):
∂ Vodafone Arena yetişmediği için
yeniden Atatürk Olimpiyat Stadı’nı kullanmaları
∂ 10 numara, stoper ve sağ bek transferlerinin gecikmesi
∂ Sezonu erken açmanın getirebileceği
fiziksel düşüşler
∂ Bazı mevkilerdeki gereksiz oyuncu
şişkinliği (Sol bek, sol açık)
∂ Halen lider oyuncuya sahip olmamaları
Sondakika Gazetesi, okurları için Süper Lig takımlarına ilişkin detaylı bir
rapor hazırladı. Gazetemiz spor servisi, her gün bir takıma ilişkin detaylı raporu
okurlarına sunacak/sunuyor. Bu haftaki konuğumuz Beşiktaş…
Ege’nin Süper Ligdeki iki temsilcisi; Akhisar Belediye Gençlikspor ve Balıkesirspor’u
ligde çok zorlu maçlar bekliyor. Ligin Kara
Kartalı Beşiktaş ile karşınızdayız…
∂ Teknik Direktör: Slaven Bilic
∂ Stadyum: Atatürk Olimpiyat
Stadyumu (76.092)
∂ Başkan: Fikret Orman
TAKIMIN YILDIZ
FUTBOLCUSU:
DEMBA BA
İlk etapta ismi ile ön
plana çıkan ve “Demba
Ba – Ferdi Baba” gibi espirilere maruz kalan
yıldız futbolcu kalitesini
ilk 11’de çıktığı ilk maç
olan Feyenoord mücadelesinde yaptığı hat-trick
ile gösterdi. Hem pivot
santrafor hem de çalım
atabilme özelliğine
sahip. Uzun yıllardır özlemini duyduğu bitirici
golcü eksikliğini giderecek Beşiktaş’ın. Eğer
arkasında kaliteli bir 10
numara olursa 20+ gol
atması hiçbir şekilde sürpriz olmaz. Beşiktaş’ı
şampiyon etme ihtimali
çok yüksek. Süleyman
Seba Sezonunda da,
Beşiktaş’a şampiyon olmak yakışır. Biz, onu
(Demba ba) izlemekten
büyük keyif alacağız.
BEŞİKTAŞ’IN
2014-2015 SÜLEYMAN SEBA SEZONU
KADROSU
F.No
29
1
99
6
22
19
33
5
31
3
26
28
2
20
13
8
25
15
5
10
21
Adı Soyadı
Tolga Zengin
Cenk Gönen
Emre Metin
Tomás Sivok
Ersan Gülüm
Pedro Franco
Atınç Nukan
Tugay Kaya
Ramon Motta
İsmail Köybaşı
Gökhan Süzen
Ümit Karaal
Serdar Kurtuluş
Necip Uysal
Atiba Hutchinson
Veli Kavlak
Uğur Boral
Oğuzhan Özyakup
Sezer Öztürk
Olcay Şahan
Kerim Frei Koyunlu
Mevkii
(Kaleci)
(Kaleci)
(Kaleci)
(Defans)
(Defans)
(Defans)
(Defans)
(Defans)
(Defans)*
(Defans)
(Defans)
(Defans)
(Defans)
7
Gökhan Töre
(Orta Saha)
(Orta Saha)
(Orta Saha)
(Orta Saha)
(Orta Saha)
(Orta Saha)
(Orta Saha)
(Orta Saha)
(Orta Saha)*
37
9
23
11
30
14
Filip Holosko
Demba Ba
Cenk Tosun
Mustafa Pektemek
Michael Eneramo
Furkan Yaman
(Forvet)
(Forvet)*
(Forvet)*
(Forvet)
(Forvet)
(Forvet)
SAYFA 16
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Başkan Kocaoğlu, Ziraat Fakültesi öğrencilerine
seslendi: Çizmelerinizi giyin, araziye çıkın
Genç tarımcılarla Mordoğan'daki eğitim
kampında bir araya
gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu,
“Mesleğinizi masa
başında değil,
çizmelerinizi giyip
araziye çıkarak
yaparsanız, işte o zaman gerçek Ziraat
Mühendisi olursunuz"
uyarsında bulundu
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz
Kocaoğlu, TMMOB Ziraat Mühendisleri
Odası'nın Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Araştırma ve Uygulama Eğitim Tesisi'nde
düzenlediği 1. Öğrenci Yaz Eğitim Kampı'nda öğrencilerle buluştu. “Tarımda Yerelde Kalkınma” başlıklı oturumda
Büyükşehir Belediyesi'nin tarım politikalarını anlatan Başkan Kocaoğlu, hayata
geçirilen projelerden de örnekler verdi,
öğrencilerin sorularını yanıtladı. 27 yaşına
kadar aile mesleği olarak çiftçilik yaptığını
dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu, göreve başladıktan sonra
“yerelde kalkınma” vizyonuyla yola çıktığını, İzmir'in tarım havzalarını kalkındır-
mayı hedeflediklerini söyledi. Başkan Kocaoğlu Türkiye'de tarımın uzun yıllar ihmal
edildiğini belirterek, “Yerelde kalkınmayı
gerçekleştireceğini söyleyen belediye
başkanının tarımı desteklememesi söz
konusu olamaz. Biz sanayileşme eşittir
kalkınma şiarıyla yola çıkıp yıllarca tarımı
ihmal ettik. Maalesef tarımda eksi vermeye
başlayıncaya kadar bu gerçeği göremedik”
diye konuştu.
Yol haritamızı birlikte belirliyoruz
Başkan Kocaoğlu, miras hukuku nedeniyle toprakların sürekli bölünmesinin
üretimi olumsuz etkilediğini vurgulayarak,
bu nedenle küçük üreticileri kooperatif
www.sondakikagazetesi.com
çatısı altında birleştirip onlarla iş yapmak
istediklerini söyledi. İzmir'in tarım
havzalarının kalkınması için planlama yaptıklarını ifade eden Büyükşehir Belediye
Başkanı, “Yarımada'nın stratejik planını
hazırlattık. 300 sayfalık bir çalışma çıktı.
Bize Yarımada'nın kalkınması için ne yapabileceğimizi ilçe ilçe gösteren bir kaynak
ortaya çıktı. Gediz ve Bakırçay için de aynı
çalışmayı yapıyoruz. Bu tür çalışmaları yaparken de Ziraat Odası ve Ziraat Fakültesi’yle, üreticiyle, tarımsal sanayicilerle birlikte bir yönetişim anlayışı içinde buluşuyoruz. Birlikte doğruyu bulup, birlikte yol
haritamızı belirliyoruz” dedi.
(HABER MERKEZİ)
16 Eylül 2014 Salı
Görme engelli işadamı öğrencinin sıradışı yaşam ve azim öyküsü
Yıkılmadım ayaktayım
Kırmızı ışıkta beklerken
40 yaşında kör oldu. 2’si
Almanya’da tam 5 kez
ameliyat geçirdi, iyileşemedi. Tedavi masrafları yüzünden tüm
servetini yitirdi, 3 defa
ölmeyi denedi. Sonunda karanlık dünyasıyla
barıştı, hayata tutundu.
Şimdi Gediz Üniversitesi’nde girişimcilik eğitimi görüyor, hayalini kurduğu proje için hazırlık
yapıyor
teşebbüs etti, hepsinde de son
anda kurtarıldı. Psikolojik destek
aldı, karanlık dünyasıyla barışıp
hayata tutundu. Daha önce yaptığı kuruyemişçiliğe ve müteahhitliğe bir arkadaşının verdiği
borç parayla geri döndü. Şimdi
de hayalini kurduğu üniforma
üretim tesisini KOSGEB
desteğiyle kurabilmek için
GESEM’de girişimcilik eğitimine
başladı. Tüm derslere katılan,
azmiyle herkese örnek olan
4 çocuk, 7 de torun
sahibi Nesim
Taşdemir,
her şeye
rağ-
men hayatın yaşamaya değer
olduğunu anlatıyor. Bir daha
göremeyecek olmayı ilk başlarda
kabullenemediğini dile getiriyor,
şunları söylüyor:
Türkiye’ye örnek olacak
“Kırmızı ışıkta beklerken en son
gördüğüm bir trafik polisiydi.
Beynimde şimşek çakmış, dünya
önce mosmor olmuş, sonra da
tamamen kararmıştı. Kıyamet
koptu, ölüyoruz zannettim, son
gördüğüm o
polisin
Gediz Üniversitesi Sürekli Eğitim
Merkezi (GESEM) öğrencilerinden Nesim Taşdemir, filmleri
aratmayan sıradışı bir yaşam
öyküsüne sahip. Girişimcilik
eğitimi almak için 55 yaşında
yeniden öğrenci sıralarına oturan görme engelli işadamı, bundan 15 yıl öncesine kadar
sağlıklıydı. 1999 yılında İzmir’in
Üçyol semtinde aracıyla kırmızı
ışıkta beklerken bir anda
dünyası karardı. Ani görme kaybı
nedeniyle 40 yaşında kör olmuştu. Doktor doktor gezdi, 2 defa
Ankara’da, 1 kez de İstanbul’da
ameliyat geçirdi. Almanya’ya
gitmesi önerilince bu ülkede de
2 kez bıçak altına yattı, ancak iyileşemedi. Tüm ümitlerini yitirirken, tedavi masrafları yüzünden servetini de kaybetmişti.
Bunalıma girdi, 3 defa intihara
‘aracını çek’ demesiyle kör
olduğumu anladım, dünyam
yıkıldı. Yaklaşık 1.5 yıl tedavi
görüp iyileşememe bir de tüm
servetimi harcamanın üzüntüsü
eklenince dünyam iyice karardı,
bu yüzden 3 defa ölmeyi denedim. İyi ki 3’ünde de beni kurtarmışlar, zamanla körlüğe alıştım.
Kendimi engelli olarak kabul etmiyorum, eskiden nasıl yaşıyorsam öyle yaşamaya devam ediyorum. Sürekli hayatın içindeyim,
hatta daha üretkenim. İzmir
Bakkallar Odası’nda 4 yıl yönetim kurulu üyeliği bile yaptım.
Üniforma üretim tesisi kurmayı
kendime hedef olarak koydum.
Gediz Üniversitesi’nde öğrendiklerimle bunu başarmayı, burada
çalıştırmak istediğim 100 engelli
için de çok arzu ediyorum. Tüm
Türkiye’ye örnek olacak bir girişime imza atmak istiyorum,
başaracağıma da yürekten inanıyorum.”
Okullar
açıldı, İzmir
trafiği felç oldu
En çok denizi özledi
Nesim Taşdemir, en çok denizi
seyretmeyi özlediğini, İzmir Körfezi’nde günbatımını bir daha
göremeyecek olmanın üzüntüsünü yaşadığını da ifade ediyor, duygulandıran sözlerine
şöyle devam ediyor: “İzmir’i, evimizi ve sevdiklerimi görmeyen
gözlerimin önünden hiç eksik etmiyorum. Ancak bazı şeyler eksik. Görme engelli olduktan sonra çocuklarımı evlendirdim.
Gelinlerimi, damatlarımı ve
torunlarımı bilmiyorum, acaba
nasıllar diye düşününce içime
hüzün çöküyor. Keşke onları da
bir kez olsa görebilseydim...”
(AA)
8 öğrenciye 1
öğretim elemanı
Okul başarısızlığı madde
KULLANIMINI tetikliyor
İZMİR
EKONOMİ'DEN
BİR İLK DAHA
Ofis ortamlarında artık sıcak içecekler
için su ısıtılması, nano teknolojiyle daha
kolay hale getirildi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi
Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğrencisi
Arman Altınyay tarafından geliştirilen
elektrikli su ısıtıcısıyla 19 litrelik
damacana sular, iki nano kaplama cam
boru sayesinde istenilen sıcaklığa getirilebilecek. Altınyay, var olan alternatifler
dışında yeni bir tasarım geliştirmek istediğini belirterek, “Suyun transferi sırasında ısıtılması hedefiyle yola çıktım. On
dokuz litrelik damacanaya uyarladım.
Diğer su pompalarıyla yaklaşık olarak
aynı ebatlardaki bu ürün sebil, kettle gibi
ürünlerin kullanımını gerektirmeden, iki
adet nano kaplama cam boru sayesinde
kullanıcıya sıcak su verebilmektedir.’’ dedi.
(HABER MERKEZİ)
EÜ BATI Enstitüsü Müdürü Prof.
Dr. Coşkunol: "Yaptığımız araştırmalara göre, madde kullanımından
dolayı okul başarısı düşmüyor, önce
okul başarısı düşüyor sonra madde
kullanımı başlıyor" dedi
Ege Üniversitesi (EÜ) Madde Bağımlılığı Toksikoloji ve İlaç Bilimleri (BATI)
Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hakan
Coşkunol, son yıllarda okullarda uyuşturucu madde kullanımının arttığını işaret
ederek, "Yaptığımız araştırmalara göre,
madde kullanımından dolayı okul başarısı
düşmüyor. Önce okul başarısı düşüyor
sonra madde kullanımı başlıyor" dedi. Yaz
tatilinin ardından 16 milyon 400 bin
öğrenci ve 873 bin öğretmen, yeni eğitim
öğretim yılı için ders başı yapmaya hazırlanırken, uzmanlar da okullarda artan
uyuşturucu madde kullanımına karşı
aileleri uyarıyor. Prof. Dr. Coşkunol,
konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, okullardaki tehditlere karşı
herkesin bilgilendirilmesinin atlanmaması
gerektiğini söyledi. Okulu koruyan
"sosyal çevre" içindeki mahalle muhtar-
larının, o mahallenin ileri gelenlerinin ve
cami imamlarının da bu bilgilendirme
çalışması içerisine katılması gerektiğini
savunan Coşkunol, İzmir'de belirli bölgelerde madde kullanımı ile ilgili aile eğitimlerine başladıklarını belirtti. Coşkunol, aile
eğitimlerinde ebeveynlere, özellikle annelere, çocuğunda madde bağımlılığıyla
ilgili ortaya çıkabilecek belirtileri ve bu
belirtiler görüldüğünde ne yapacaklarını
anlattıklarını böylece okulda madde
bağımlılığı konusunda erken önlem almayı hedeflediklerini aktardı.
Risk altındakiler
Eğitimlerde bağımlılık yapan maddelerin özelliklerinin, nasıl etki ettiğinin ve
kimlerin risk altında olduğunun anlatıldığını kaydeden Prof. Dr. Coşkunol,
şunları söyledi: "Gençteki madde kullanımına zemin oluşturabilecek bazı ruhsal özellikler madde kullanabilme ihtimalini arttırıyor. Örneğin dikkat eksikliği,
hiperaktivite, davranış bozuklukları, mutsuzluk, içine kapanıklık, sıkıntı hali,
arkadaş ilişkileri oluşturamayacak kadar
bir sosyal çekingenlik. Okuldaki performans aynı şekilde etkiliyor. Yaptığımız
araştırmalara göre, madde kullanımından
dolayı okul başarısı düşmüyor. Önce okul
başarısı düşüyor sonra madde kullanımı
başlıyor. Okulda performansı düşük olan
bir öğrenci madde kullanımına eğimli
oluyor." Coşkunol, okul ve çalışma hayatındaki başarının insanlara bir kimlik
verdiğini işaret ederek, "Ben başarılı olunca başarılı grup arasında yer alıyorum ve o
grupta madde kullanan kişi olmadığı için
benim de kullanma ihtimalim olmuyor.
Başarı düştükçe okulla ilgili arkadaşlıklarım ve okula yatırımım azalıyor ve
dışarıdan arkadaşlıklar başlıyor. Dışarıdaki
arkadaşlar da madde kullanımı ihtimalini
doğuruyor" ifadesini kullandı.
"Kızlar, erkek arkadaşlarını taklit
ediyor"
Gençlik döneminde duygusal ilişkilerin
de uyuşturucu madde kullanımında etkili
olduğunu vurgulayan Coşkunol, şöyle devam etti: "Yaptığımız araştırmaya göre
gençlerde aslında çok ilginç bir özellik
var. 'Sevgililik' durumunda erkekler, kız
arkadaşlarının madde kullanmasında etkilenmiyor. Kızlarsa erkek arkadaşlarının
madde kullanmasında etkilenip madde
Üç aylık tatilin ardından Türkiye genelinde
16 milyon 400 bin öğrenci ve 873 bin öğretmen
ders başı yaptı. Okulların açıldığı ilk gün trafik
sıkışıklığı yaşandı. İzmir kent trafiğinde aksamalar yaşandı ve uzun araç kuyrukları oluştu.
İzmir’in Bayraklı ilçesinde bulunan Halide Edip
Adıvar İlkokulu’nda da ilk gün heyecanı
yaşandı. Sabahçı olan öğrenciler velileri tarafından okula getirildi. Minikler, ilk dersin ardından
okul bahçesinde koşturarak arkadaşlarıyla oyunlar oynadı. Eğitim döneminin açılmasıyla
öğrenciler kadar velileri de heyecan yaşadı.
Çocuklarıyla birlikte okullara gelen velilerin
bazıları ‘sabahçı-öğlenci’ uygulamasından
yakındı. Bazıları da öğretmen açığı olduğunu iddia etti.
(CİHAN)
İzmir'de dördüncü devlet üniversitesi olarak 300 öğrenciyle eğitim vermeye başlayan
Katip Çelebi Üniversitesi, öğrenci sayısını 4
yılda 15 kat artırdı. 555 öğretim elemanına
karşılık 4 bin 600 öğrencinin eğitim gördüğü
üniversitede, 8 öğrenciye 1 öğretim elemanı
düşüyor.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ)
Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, 2010 yılında
tıp, sağlık bilimleri ve hemşirelik bölümlerinde 300 öğrenciyle eğitime başladıklarını,
aradan geçen 4 yılda 244'ü yabancı olmak
üzere toplam 4 bin 600 öğrenciye ulaştıklarını
dile getirdi. Devletin büyükşehirlerde uzun
yıllardır üniversite kurmadığını, hem bu sebepten hem de isimlerinden dolayı vakıf
üniversitesi olarak algılandıklarını ancak zamanla bu algıyı kırdıklarını ifade eden Akhan,
ilk yıllarda bazı bölümlerde öğretim elemanı
sayısının öğrenci sayısından fazla olduğunu
dile getirdi. Üniversitelerinde 51'i profesör,
74'ü doçent olmak üzere 555 öğretim elemanının 12 fakülte, 23 lisans, 4 ön lisans, 3
enstitü, 1 yüksekokul, 2 meslek yüksekokulu,
18 merkezde eğitim verdiğini anlatan Akhan,
8 öğrenciye 1 öğretim görevlisinin düştüğünü
kaydetti. Bazı devlet üniversitelerindeki
öğrenci sayısının 60-70 binleri bulduğunu ancak kendilerinin 10-20 bin arasında öğrenciyle
eğitim vermek istediklerini ifade eden Akhan,
"Özel üniversite gibi çalışıyoruz. Öğrencinin,
öğretim üyesinin adaptasyonu az öğrenciyle
kaliteyi bozmadan daha mümkün. Hedefimiz
Türkiye'deki ilk 10 üniversite arasına girmek"
diye konuştu.
Yeni kampüsler yapılıyor
Restorasyonu devam eden Çiğli'deki eski
Tekel Yaprak Tütün İşletmeleri Tesisleri'nde
eğitim verdiklerini, Bayraklı'ya kurulacak şehir hastanesinin üst bölümünde 1,5 milyon
metrekare yer aldıklarını ifade eden Akhan,
"Onun ihaleleri yapılıp master projesi çiziliyor. Sağlıkla ilgili alanları, sosyal bilimlerdeki
alanları Bayraklı'ya yapacağız. Aliağa bizim
için çok önemli. Büyük bir liman yapılıyor.
Tekne, gemi imalatları yapılıyor, petro kimya
var. Bizde de gemi inşaatı, denizcilik fakültesi
var. Aliağa'da bir yerimiz olabilir. Toplamda 3
kampüsümüz olacak gibi" dedi. (AA)
Download

İzmir - Sondakika Gazetesi