Mutlu yıldönümü fotoğraflarının
kahramanı olamayanlar
BİLGE YAĞMURLU
Burada kadının
boşanabilmesi adeta
bir kahramanlık olayı.
“Cesur kadın”ın özgüven
gösterisi, meydan okuması
gibi sanki. En okumuş
yazmışların kafalarının
bile kalıplaşmış
yargılardan arınamadığı,
“kötü” düşünüp konuştuğu
bir toplumda öyle
M
addi özgürlüğü olmayan, yani ev
dışında çalışıp para kazanmayan
veya ailesinden geliri olmayan kadınlar için geçerli değil şimdi yazdıklarım.
Baskı gören, zor koşullarda veya çok geleneksel ortamlarda yaşayan çok sayıdaki kadın için de geçerli değil. Kendini ve çocuğunu
iyi-kötü geçindirebilecek maddi durumu olan
Türkiye’nin kentli kadınları için, onların boşanmalarına dair yazıyorum. Bilebildiğim
kadarıyla...
Yıllar içinde şunu gördüm; bizim ülkede
boşanma kadın için ancak başa gelebilecek
bir olay. Kadının kendi isteğiyle yapabileceği
bir şey değil. Öyle olması gerektiği düşünülüyor. Ve bu sadece az eğitim almış kesimlerin
anlayışı da değil; çok yaygın, her kesim için
doğru. Boşanma sürecinden geçen bir kadın
olarak, aklınıza daha önce hiç gelmeyen şeyleri yaşamanız mümkün. Boşanma, çevrenizdeki en okumuş-yazmış insanların bile şaşırtacak kadar ters karşılayabileceği, hakkınızda
olumsuz şeyler düşünebileceği, size farklı davranmaya başlayabileceği bir olay. Çocuğunuz
varsa, arkadaşları ile ilişkisi değişir mi, utanır
mı, diğer anne-babalar hakkımızda neler konuşurlar, diye düşündüğünüz yıllar. Varlığım
artık rahatsızlık yaratır mı diye endişe ederek evli arkadaşlarınızın davetlerine gitmeye çekindiğiniz –zaten eskisi kadar da davet
edilmediğiniz, evinize ortak arkadaşlarınızı
aynı rahatlıkla çağıramadığınız yalnızca bir
durum. Rahatsız edilmemek için kendinizi sol yüzük parmağınıza alyans benzeri bir
yüzük (“sahipli” görüntüsü) takarken bulabileceğiniz tuhaf bir hâl. Eskiden görücü usulü
de evlenilse nasıl ömür boyu evli kalınırmış,
çiftler birbirlerinden hoşlaşmasalar da nasıl
varlıklarına katlanıp birlik beraberlik içinde çocuklar büyütülürmüş, şükredilir ve aile
23 Şubat 2014 Pazar
birliği bozulmazmış sözlerini yakınlarınızdan
işittiğiniz, işitmeseniz de konuştuklarını içinizde “hissettiğiniz” bir süreç. Bazılarının öğrenince kulaklarını çekip dudaklarını büzerek
sevimli öpücük sesleri çıkartarak ama endişeli
gözlerle tahtalara vurduğu, bazılarının “acaba
bizimkine de ilham verir mi” diye içten içe
kaygılandığı yepyeni bir haber. Derin analizler içerdiği izlenimi veren entelektüel kılıflı
konuşmaların, “yazık yavruya” benzeri empati yüklü sıcak hisler içeren dost sohbetlerinin,
çok istekli değillermiş gibi görünerek heyecanla yapılan dedikoduların yeni malzemesi.
Her nasıl olursa olsun, duyulduğu her çevrede
bomba etkisi yaratan, haber niteliği yüksek ve
paylaşılarak yayılması gereken kolektif bir deneyim boşanma-nız.
Evlilik gibi boşanmanın da kuvvetli toplumsal tarafları olduğunu düşündüğümüzde,
ne yapalım, nikâhınız gibi boşanmanızın da
konuşulması doğal; buna bir süre katlanmanız gerekecek. Toplumda evli olmaya atfedilen pek hoş özellikler var; en azından becerikli, uyumlu, beğenilir olmak gibi. Bunlara
rağmen, evlilik sizin için övünülecek bir başarı, hemcinsleriniz arasında bir statü kaynağı
veya toplum içinde mertebe atlama sebebi
değildi ise - ki haşa, böyle bir şeyi kabul edemezsiniz, boşanmanızın da tersi anlamları
olmaması gerekir.
Tabii bu toplumsal tarafın yanı sıra boşanma, asıl içte yaşanan, kişisel, yani sadece size ait tarafları da çok olan bir deneyim.
Çocuğunuz varsa, ona ait kısmını, onun yanı
sıra bir de siz yaşarsınız. Belki evlenirken düşünmediğiniz kadar çok ve uzun uzun düşündüğünüz bir zamandır boşanma. Kendinizle,
geçmişinizle, geleceğinizle hesaplaştığınız, o
çok güvendiğiniz kararlarınızı sorguladığınız
(o yüzden boşanırken bu kadar çok düşünü-
yorsunuz), çocuğunuzun durumuyla ilgili
karmaşık duyguları belki bir ömür hissedeceğiniz dönemin başlangıcıdır. Başarısızlık,
beceriksizlik, bencillik, sorumsuzluk, sebat
edememe ve benzeri ama çoğu mutlaka olumsuz sıfatları ara ara aklınızdan atabildiğiniz,
yeniden evlenseniz de evlenmeseniz de size
hep eşlik edecek upuzun bir süreçtir. Siz, o
sevgi-saygı-sadakat-aşk dolu evliliklerin mutlu yıldönümlerinin fotoğraf kahramanı olamadınız. Olma isteğiniz çok kuvvetli ise evliliğinize devam etmek iyi bir seçenek; çünkü
röntgeni gerçekten mutlu çıkan evlilik çok değil. Bu arada şunu belirtmekte de yarar var:
boşanma hızlı verilmemesi, iyi düşünülmesi
gereken bir karar. Ama daha doğru olduğuna
inandığınızda, dünyanın sonu da değil.
Toplumumuzda kadının boşanabilmesi
adeta bir kahramanlık olayı. “Ayakları üstünde durabilen, cesur kadın”ın özgüven gösterisi, meydan okuması gibi sanki. En okumuş yazmışların kafalarının bile kalıplaşmış
yargılardan arınamadığı, “kötü” düşünüp konuştuğu bir toplumda öyle. Okumuş yazmış
erkek kafalarının ve okumuş yazmış kadın
kafalarının da... Kraldan çok kralcı, sözde
ilerici ama pratikte muhafazakâr, demokratik gibiymiş görünen otokratik, kâğıt üstüne
empatik ve merhametli, gerçek hayatta esnek
düşünceden yoksun ve yargılayıcı... Gizli ırkçılıkta olduğu gibi... Kadının işi bu toplumda
kolay değil. Ama 1950’lerde, 60’larda, 70’lerde bu ülkede bir Sevgi Nutku, Sevgi Sabuncu,
Sevgi Soysal yaşadı.
Bu yazıya sığmayacak kadar çok boyutu
var boşanmanın. Burada ne söylemeye çalıştığımı sorarsanız… Belki bu yazının okurlarını düşündürtmek amacım, boşanma sürecindeki kadınları ve onların çevresindekileri. Bir
düşünün… Bir kez daha düşünün.
19
Download

Mutlu yıldönümü fotoğraflarının kahramanı olamayanlar