LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ
2014
MEZUNİYET TÖRENLERİ: BİR GEÇİŞİN ANLAMI VE PSİKOLOJİSİ
Prof. Dr. Hasan şimşek
İstanbul Kültür Üniversitesi
(www.hasansimsek.net)
29 Haziran 2014
Geleneksel olarak Haziran ayı üniversitelerin düzenlediği mezuniyet törenleri ile
renkleniyor. Basına değişik üniversitelerin mezuniyet törenlerinden resimler,
televizyonlara görüntüler yansıyor. En sık göze çarpan konu, gençlerin coşku ve hüzünle
iç içe geçmiş yüz ifadeleri . Taşınan dövizlerde üniversite yaşantısına, toplumun güncel
sorunlarına ve siyasi gelişmelere ilişkin tümceler, yaratıcı zeka ürünü sloganlar. Şık
kıyafetler üzerine geçirilmiş cübbeler, alkışlar, yüksek volümlü müzik, gürültü, çığlıklar,
coşku göstergesi ıslıklar. Zaman zaman hüzün dolu ağlaşmalar. Tribünlerde coşkulu,
heyecanlı veliler, kardeşler, eşler, akrabalar, arkadaşlar. Acaba ilginç bir haber çıkar mı
beklentisi içinde basın. Öğrencilerin ayarsız coşkularına inat biraz donuk, epeyce gururlu
yüz ifadeleriyle cübbeleri içinde öğretim elemanları, üniversite yöneticileri.
Gerçekten de mezuniyet törenleri genç insanların yaşamlarında derin izler bırakan bir
geçişin somutlaşmış ve görselleşmiş bir halidir. Okul yaşantısı dışında çoğunlukla aile ve
yakın akrabalarla çevrelenmiş, korumalı, denetimli ve bir ölçüde de bağımlı bir yaşam
alanında çocukluktan ergenliğe, ergenlikten gençliğe geçiş süreci doğadaki diğer türlere
göre insanda bir miktar daha uzun sürer. Üniversite mezuniyet törenleri artık gençlikten
de yetişkinliğe geçildiğini tescilleyen sembolik bir andır aslında. Aile ve yakın akraba
çevresiyle kurulmuş olan korumalı, denetimli ve bağımlı ilişkiler ağının dışına çıkarak
yaşama ilişkin ilk yoklamaların yapıldığı denemeler süreci başlar.
Mezuniyet törenlerini düşünürken aklıma kuşların ilk yuvayı terkediş denemeleri geldi.
Doğaya pek uzak olmayan bir çocukluk ve gençlik dönemi yaşamış birisi olarak küçük
serçelerin yuvadan ilk uçuş denemelerine tanık olmuşumdur. İlk uçuşta tam ve
mükemmel bir başarı her zaman mümkün değildir. Denemelerin bazılarında minik
kuşların bir kaç kez yere düşmesi, rastgele sağa sola çarpmaları sık görülen durumdur.
Page 1 of 5
LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ
2014
Bu denemeler, sonuçta pek de mükemmel olmayan, salla pati kanat çırpışlarıyla sürer.
Özgüven yavaş yavaş yükselir ve bir kaç dakika içinde uçuş mükemmeleşerek minik kuş
başarılı kanat çırpışlarıyla uzaklaşıp gider. O uzaklaşma aslında yeni bir yaşam
mücadelesine atılmış ilk adımdır. Başka canlılara yem olmadan yiyecek ve su bulma
peşinde hızlı ve maceralı bir yaşam mücadelesi başlar.
Will Laughlin “newhavenrtc.com” sitesindeki bloğunda “Yuvayı terkediş” (emptying the
nest) başlıklı ilginç bir yazı kaleme almış (http://www.newhavenrtc.com/blog/emptyingthe-nest/). Laughlin yazısında kartalların yavrularını ilk uçuşa hazırlama pratikleri ile
insanoğlunun çocuk yetiştirme eylemi ve onları yaşama hazırlama davranışları arasında
çeşitli analojiler yaparak bazı konulara dikkatimizi çekiyor. Laughlin, kartal yavrularının
%40’nın ilk uçuşlarında yere çakıldıklarını ve orada kaldıklarını, yani öldüklerini belirtiyor.
Demek ki yuvadan çıkmak işin sadece başlangıcı, yaşam mücadelesi hemen orada
başlıyor. İnsanoğlunun yuvadan uçuş denemesi fiziki bir ölümle sonuçlanmıyor. Aslında
ileride elde edilecek yaşam kalitesi kuşların ilk uçuşundaki fiziki ölümle karşılaştırılabilir.
Laughlin’e göre, kartallar da insanlar gibi yavrularını uçuşa zorlamak için onları yuvanın
dışına itmiyorlar. İnsanlardan farklı olarak yetişkin kartal bir takım ödül ve cezalarla
yavrularını ilk uçuşa hazırlıyor. Anne ve baba kartal ilk uçuş zamanı yaklaşan yavru
kartalları beslemekten ziyade, yuvaya yakın bir yerde ve yavrularının gözü önünde ve
onlarla paylaşmadan avlarını yiyorlar. Bu davranış yavruların yuvanın dışına çıkma
davranışı gösterinceye kadar devam ediyor. Ancak bu aşamadan sonra anne-baba kartal
yavrularla yeniden yiyeceklerini paylaşmaya başlıyor. Kuş bilimcilere göre, bu eylem
beslenmenin yuvanın dışında mümkün olduğunu öğretmek için yapılıyor. Diğer yandan,
anne ve baba kartal yavrularının gözleri önünde sürekli kendi kanatlarını açıp kapatarak
onlara kanat çırpma talimi yaptırıyorlar. Anne babasından kanat çırpmayı gören yavrular
bu davranışı yaptıkça kanatlarının kendilerine güç vererek onları yuvanın kenarına
yaklaştırdığını fark ediyor. Bu davranış yavaş yavaş uçuş konusunda bir özgüven
kazanma algısını güçlendiriyor. Laughlin’e göre, insanoğlu da çocuklarının ileride kendi
ayakları üzerinde durabilmeleri ve sudan çıkmış balığa dönmeleri için benzer sınamalara
özendirmelidirler. Çocuklar ve gençler, ailelerinin koruyucu kanatları altında her şeyi
Page 2 of 5
LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ
2014
sürekli önlerinde hazır bulmamalıdırlar. Kartalların yavrularını eğitmeleri ilk uçuştan
sonra yuvanın dışında da devam ediyor. Gittikçe yuvanın olduğu bölgeden uzaklaşacak
şekilde yavrularına nasıl avlanacalarını da öğretiyorlar. Sonuçta, bir kaç hafta sonra,
yavrularının avlanma ve hayatta kalma becerilerini kazandıklarından emin olduktan sonra
onları tamamen kendi başlarına bırakarak gözden kayboluyorlar ve yavruların
yaşamlarından tamamen çıkıyorlar.
Mezuniyet törenleri de metaforik olarak aslında benzer bir sürecin başlangıcını ifade
ediyor. Kuşların dakikalar, saatler, haftalar içinde yaşadığı yaşama hazırlık ve bağımsız
bir yaşama geçiş süreci biz insanlarda yılları alıyor.
Bu noktada, gençlerin pek hoşlanmadıkları bir şeyi yapalım; onlarla bir kaç öğüt
paylaşalım.
1. “Is there life after college” (üniversiteden sonra hayat var mı?). ABD’de
otomobillerin arka camlarında en sık görülen çıkartma sloganlarının başında gelen bu
tümce üniversite denilen koza içindeki renkli yaşamın bir anda son bularak ışığa ve
yaşamın gerçekliğine dönüşün psikolojisini anlatır.
Üniversite yaşamı her insanın yaşamında derin iz bırakan, en önemli kesittir. Üniversitede
bir disiplinden sadece diploma alınmaz. Üniversitede “adam” olunur. Yani, aşık olunur;
sanatçı olunur; kültürlü olunur; toplumsal sorumluluk alınır; derste akademik tartışmaya
dahil olunur; arkadaş olunur sonra dost olunur; yurtta kalınır; ortak ev tutulur; paylaşım,
fedakarlık, katlanma öğrenilir; anne babayla evde kalınır, evde yatıya arkadaş alınır;
paralar birleştirilir, denkleştirilir; restorandan, kafeden zor çıkılır. Üniversite yılları
komiktir, hemen herşeyden espri çıkar, ayarsız gülünür. Pembe pancurlu evler, bir karış
havada akıl, ertesi günü yapılacak sunum, final sınavında sorulan kazık soru.
Artık bunların hepsi anılarınızda yaşayacak. Yaşamın yalın gerçekliğine hoş geldiniz.
2. Yaşam simetriktir: Dik yokuşun dik inişi olur! Popstar yarışmalarından henüz bir
Zeki Müren, Sezen Aksu, Arif Sağ, Louis Armstrong, John Lennon çıkmamıştır. Liberal
kapitalizmin her türlü yoldan hepimize dayattığı kısa yoldan edinilen süslü ve parlak
Page 3 of 5
LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ
2014
zaferler gerçek hayatta yoktur! Hızlı çıkışın inişi de hızlı olur! Üniversiteden mezun olup iki
yıl içinde genel müdür yardımcılığı bekler gibi hallerinize bazen tanık oluyoruz.
Mesleğinize emek verin, kendinize yatırım yapın. Çalışacağınız kurumlarda geçireceğiniz
zaman, farklı yer ve birimlerde edineceğiniz deneyim daha sonra bir yerlerde işinize
yarayacaktır. Emeksiz yemek olmaz! “Kariyer gelişiminizde yapacağınız en büyük hata
asansörün önünde beklemeniz olur; siz her zaman merdivenle çıkmayı tercih edin!”
3. Sürprizler ve şans kesinlikle önemlidir! Ancak, ulaşmak istediğiniz bir büyük
hayaliniz de olmalı! Bireysel ve kariyer gelişiminiz için büyük resme odaklanın. Sizi
oraya ulaştıracak ayrıntıları planlama her zaman kağıt üzerindeki gibi gelişmeyebilir. Yeni
ve alışılmamış yol ve yöntemler sizin bile tahmin edemeyeceğiniz kadar hızla
çeşitlenebilir. Üniversite ikinci sınıfta akademisyen olmaya karar verdim. Bu meslek bana
çok cazip geldi. Mezun oldum, Mardin Öğretmen Lisesi’ne tayinim çıktı. Bu benim için ilk
kavşak noktasıydı. Mardin’e gidip gitmemekten öte öğretmenlik mesleğinin beni ne kadar
mutlu edeceği üzerine uzunca düşündüm. Atandığım yerde göreve başlamak yerine,
Hacettepe Üniversitesi’nde yüksek lisansa başladım. İşçi babanın maaşıyla bu fazla
gidemezdi, çalışmalıydım. Geçici işlerde çalıştım, üniversitede açılan araştırma görevliliği
sınavını iki kez kazanamadım, çünkü her adayın sponsoru vardı. Bu olumsuz gidiş bir gün,
hiç nedensiz olarak üniversitedeki danışmanıma uğrama dürtüsüyle son buldu. Beni Milli
Eğitim Bakanlığı’nın yurtdışı doktora burs sınavından haberdar etti. “Son başvuru tarihi
yarın, mutlaka başvur” dedi. Devletimizin bursuyla yurtdışında doktora yapma olanağı
buldum. “Yaşam düz, lineer bir çizgi üzerinde işlemiyor, keskin dönüşler ve iniş-çıkışlar
yaşamın ve doğanın kuralı.”
4. Tutkuyla bağlanın ve çalışın, başarı kaçınılmazdır! Hepinizin okumasını tavsiye
edebileceğim ve Türkçe’ye “Çizgi Dışındakiler: Bazı İnsanlar Neden Daha Başarılı Olur?”
başlığıyla çevrilen “Outliers” kitabında (Mediacat Yayınları) Malcolm Gladwell başarının
anahtarlarından birisine ilişkin olarak bize önemli bir ipucu verir. Bu anahtar “10.000 saat
kuralı”dır. Bill Gates’den Sun Microsystems’in kurucusu Bill Joy, Mozart, John Lennon‘a
kadar verdiği daha bir çok yaşam öykülerinde, bu insanların bugün yaptıkları işlerinde
başlangıçta en az “10.000 saat,” tutkuyla çalıştıklarını ve hiç kimsenin sahip olmadığı bir
Page 4 of 5
LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ
2014
bilgi ve deneyimi bu yolla edindiklerini söylemektedir. Bir işe 10.000 saat tutkuyla
sarılırsanız, bir numara olmanız kaçınılmazdır!
Şuna inanın: “Tutkuyla bağlanırsanız ve yeterli sabrınız varsa, bir kurşun kalemi bile açık
ucu üzerinde dik durdurabilirsiniz!”
Sizler için, doğada sizin durmunuzda olanlara, yani yuvadan uçma cesareti bulmaya
çalışan yavru kuşlara ilişkin iki video linki koydum.
Video 1
Video 2
Bu minik kuşlardaki doğuştan gelen “başarma” içgüdüsünün sizlerde de aynen olduğuna
inanın.
Page 5 of 5
Download

Mezuniyet Törenleri: Bir Geçişin Anlamı ve