Ekonomi
3
Muhasebe
eçen yıl silahların ateşlenmediği Doğu ve Güneydoğu Anadolu
bölgeleri, son 30 yılın en fazla turistini ağırladı.Geçen yıl 500
bini bulan gecelik konaklama sayısının bu yıl 800 bin-1 milyona
ulaşması bekleniyor. Bugüne kadar sadece belli güzergahlarda tur düzenleyen
turizm şirketleri, "çözüm süreci" ile Antakya'dan Van'a, Gaziantep'ten Kars'a
kadar bölgedeki tüm illeri içine alan yeni paket turlarla bölgeye turist
taşıyor.AA muhabirine açıklamalarda bulunan Tur Operatörleri Dönem
Sözcüsü Cem Polatoğlu, kültür turizmi açısından büyük bir potansiyel
barındıran Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin, yaşanan barış
ortamıyla büyük talep gördüğünü söyledi. "Doğu ve Güneydoğu'ya 2012 yılı
öncesinde sınırlı sayıda çok özel dediğimiz turlar yapılıyordu" diyen
Polatoğlu, bölgeye düzenlenen turların katlanarak arttığını kaydetti.
5
Gündem
k Parti Diyarbakır Sur Belediye Başkan adayı Abdullah
Demirbaş'tan BDP'liler hakkında şaşırtan bir açıklama
geldi.Yerel seçim yarışının hem büyükşehirde ve hem de
ilçelerde AK Parti ile BDP'nin arasında geçtiği Diyarbakır'da çözüm
sürecinin etkisi ile huzurlu bir ortam hakim.Diyarbakır Sur'da iki
dönemdir belediye başkanlığı yapan Sur Belediye Başkanı Abdullah
Demirbaş, PKK'nın KCK yapılanmasına yönelik operasyon kapsamında
tutuklanmış ardından hastalığı gerekçe gösterilerek tahliye edilmişti.
BDP'nin kalesi olarak anılan Diyarbakır'ın tarihi ilçesi Sur'u marka şehir
yapmak için belediye başkanlığına talip olan AK Parti eski Diyarbakır il
başkanı ve milletvekili, AK Parti Diyarbakır Sur Belediye Başkan Adayı
Abdurrahman Kurt, Diyarbakır'daki seçimin havasını ve BDP ile olan
diyaloglarını aktardı.Diyarbakır'ın en büyük ilçelerinden biri olan ve 115
bin nüfusa sahip olan Sur'da yaklaşık 60 bin seçmen oy kullanacak.
A
G
PAT E N T İ H L A L İ N E ' Y Ü KS E K '
C E Z A L A R TA RT I Ş M A Ç I K A R D I
8
asarının cezai yaptırımlarla ilgili 18. maddesi değiştirilirken, bu
gelişme tartışmaları da beraberinde getirdi. Özellikle ilaç ve makine
sektöründe Ar-Ge’ye dayalı faaliyet gösteren yerli firmaları
yakından ilgilendiren maddeye göre, patent ihlalini gerçekleştiren firmalar 10
bin ile 1 milyon TL arasında adli para cezasına çarptırılacak. Bazı hukukçu ve
sektör temsilcileri, öngörülen ceza miktarının yüksek olduğunu ve bunları
ödeyemeyen firmalara savcılık yolunun açılacağını belirtiyor. Firma sahiplerinin
ifadeye çağrılmasının ticari hayatı bitireceği savunulurken bu görüşe karşı
çıkanlar da var. Belirlenen adli para cezalarını çok yüksek bulanlardan Avukat
Cahit Suluk, “Cezalar 10 bin TL ile 1 milyon TL olarak belirlendi. Türkiye’de
yaklaşık 400 ilaç firması var. Bir de üzerine tazminatlar eklenince orta ve küçük
firmalar kapanabilir” dedi.Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun
Tasarısı’nın yakında Meclis gündemine gelmesi bekleniyor.
T
SO N 3 0 Y I L I N E N FA Z L A
T U R İ ST İ N İ A Ğ I R L A D I
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
16’da
14 MART 2014 Cuma
KDV dahil 25 Krş
Gelir dağılımı
i Y i LEŞ i YOR!
Başbakan Yardımcısı Babacan, OECD ülkeleri içinde Türkiye'nin gelir dağılımını en
hızlı iyileştiren ülke olduğunu söyledi.
www.ekonomigazetesi.net
İran'dan doğalgazda
ındırım ıstedık
İran'dan alınan doğalgazın fiyatı yüksek Doğalgaz için harekete geçen Türkiye, İran'dan
% 32 indirim talep etti. Enerji Bakanı Yıldız, "İran gazına verilen bir imtiyaz yok. Bunu
söyleyenler TANAP'ı ve Irak hamlemizi açıklayamaz" dedi. Tahkim görüşmelerinin
sürdüğü İran'dan istenen doğalgaz indirim miktarının yüzde 32.5 olduğu öğrenildi.
ndirim görüşmelerine devam eden yetkililer, İran gazını Avrupa'ya taşıyacak
Turang projesi ile ilgili detayları da
açıkladı. İran'ın yaptırımlar döneminde 3
Avrupa ülkesiyle gaz tedarik anlaşması imzaladığı ortaya çıktı. Kaynaklar, anlaşmanın
Türkiye aleyhine, İran lobisi baskısı ile yapıldığı
iddialarını ise "İran gazını Türkiye üzerinden
Avrupa'ya taşımak istiyorlar. Turang'a boru hattı
inşası izni veren Bakanlar Kurulu Kararı bunun
'münhasıran, kazanılmış bir hak' olmadığını
vurgular. Üç Avrupa ülkesi gazı satın alıyorsa
bizde kârlı olan projeye izin veririz" değerlendirmesi yapıyor. Enerji Bakanı Taner Yıldız,
yaptığı açıklamada projenin bir kamu projesi olmadığına vurgu yaparak, "Turang
bir özel sektör projesidir. Müstakil imtiyaz
da değildir. Başka şirketlerde yararlanabilir. Gazı taşımak
isteyen başka şirketler
varsa
başvursun-
İ
aşbakan Yardımcısı Ali
Babacan, İzmit
Belediyesi tarafından
inşa edilen Kadın Sosyal Yaşam ve
İş Geliştirme Merkezinin tanıtım
törenine katıldı.Babacan, tanıtım
töreninde yaptığı konuşmada,
Türkiye'nin son 11 yılda önemli
gelişmeler kaydettiğini
söyledi.Türkiye'nin hem ekonomisi
hem de demokrasisiyle ilerlediğini
ifade eden Babacan, bu dönemde
sosyal politikalara da ağırlık
verdiklerini kaydetti.
B
Babacan, sağlık hizmetlerinin
ilerlemesi için önemli kaynaklar
ayırdıklarını dile getirerek,
"Sistemi tamamen revize ettik.
Bugün herbir vatandaşımız
hastaneye gittiğinde eskisine göre
çok daha iyi hizmet görüyor. Şehir
hastaneleri sağlık hizmetlerine
farklı boyut getirecek. Projeler
bittiğinde göreceksiniz, gelişmiş
ülkelerde dahi böylesine
düşünülmüş komple tesis pek yok.
Üstelik bu tesisler en modern
teknoloji ile donatılmış olacak.
Üstelik 'yap-kiraya ver' modeliyle
inşa edildiği için bütçeye yük
getirmiyor. Bu da kaynakların
verimli kullanılması için önemli"
şeklinde konuştu.Eğitime
yaptıkları katkıyı anlatan Babacan,
5. sınıftan itibaren tüm öğrencilere
tablet bilgisayar dağıtmaya
başladıklarını hatırlattı.
Babacan, şu ana kadar dağıtılan
tablet saysıının bir milyonu
geçtiğini belirterek, şunları anlattı:
"Böylece 5. sınıftan 12. sınıfa kadar
tüm öğrencilerimiz teknolojiyle
erken yaşlarda tanışmış olacak.
Yaptıkları her işte teknolojiyi
kullanma imkanına sahip
BORSA
olacaklar. Türkiye, hamdolsun
gelişiyor. Bu gelişmenin
kalkınmaya ve refaha yansıması
son derece önemli. Bakıyoruz,
dünyada büyüyen ekonomiler var
fakat sosyal yaşama bu büyüme
yansımayabiliyor. Refaha adil
şekilde yansımayabiliyor. Şu anda
OECD ülkelerinin hemen hemen
tamamında gelir dağılımı hızla
bozulmakta. Türkiye, istisnai
şekilde gelir dağılımının iyileştiği
bir ülke, gelir dağılımının iyileştiği
ülkeler içerisinde gelir dağılımını
en hızlı iyileştiren ülke." İlkokula
başlayan öğrenci sayısının son
birkaç yılda düşmeye başladığını
anımsatan Babacan, bu durumun
Türkiye'nin geleceği için riskli
zel bankaların 'üretici
kredisi' adı altında
verdiği krediler
çiftçinin başına bela oldu. % 5'lik
faiz nedeniyle birçok çiftçi tarlasını satmak zorunda kalıyor. 7
bin TL'lik borcu 5 yılda 78 bine
çıkan çiftçileri hapis korkusu
sardı.Özel ban kaların son yıllar
da keşfettiği çiftçiler, yıllık %
30'lara varan kredi faizleriyle
iflasın eşiğine gelmiş durumda.
Bunun başlıca nedeni ise 'tarımsal
kredi' ver diğini söyleyen
bankaların aslında yüksek faizli
tüketici kredisi benzeri finansman
sağlaması. Hatta Ziraat
Bankası'nın dışında gerçek anlamda zirai kredi veren banka yok.
Ö
lar. Yalnızca İran'a has davranışta bulunduğumuzu söyleyenler Rusya ile yaptığımız anlaşmaları açıklayamazlar. TANAP'ı açıklayamazlar,
Kuzey Irak'la ilgili geliştireceğimiz projeleri açıklayamazlar" dedi.
AVRUPALILAR ANLAŞMIŞ
Türkiye , İran'ın doğalgazının topraklarından
geçmesi karşılığında, İran'ın Türkmen gazının
ülkemize gelmesine izin vermesini şart koşuyor.
Böylece hem Turang'dan geçiş ücreti alınması
planlanıyor hem de ucuz Türkmen doğalgazının
Türkiye getirilmesi hedefleniyor. Türkiye'nin
İran doğalgazı geçişine izin verdiği eleştirilerine
karşın kaynaklar, Almanya, İsviçre ve
İtalya'nın geçen yıl yaptırımların
devam ettiği sürede İran'la
doğalgaz anlaşması imzalandığını belirtiyor.
AB'yi solladık
Sanayi üretimi, ocakta geçen yılın aynı
ayına göre Avrupa Birliği'nde (AB) % 2,4,
Avro Bölgesi'nde yüzde 2,1 artarken,
Türkiye % 7,3'lük artışla verileri açıklanan
AB üyesi 21 ülkeden 19'unu geride bıraktı.
B İstatistik Kurumu (Eurostat) ve
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
verilerine göre, AB ülkelerinde
sanayi üretimi ocakta aylık bazda 0,1, yıllık
bazda % 2,4 arttı. Aynı dönemde Avro Bölgesi'nde de sanayi üretimi bir önceki aya göre
A
&
% 0,2 azalırken, geçen yılın aynı dönemine
göre ise % 2,1 artış gösterdi.Türkiye'de sanayi
üretimi, ocakta aylık bazda da yıllık bazda da
Avrupa ortalamasının üzerinde arttı. Bu
dönemde ülkenin sanayi üretimi, bir önceki
aya göre % 1,1, geçen yılın aynı dönemine
göre ise % 7,3 artış kaydetti.
Artık
Ekonomi
Gazetesini
twitter &
facebook’dan
okuyabilirsiniz
2
14 MART 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ılın ilk cari açık verisi 4
milyar 877 milyon
dolar ile 5,1 milyar dolar
piyasa beklentisinin
altında gerçekleşirken
yıllıklandırılmış bazda
cari açık 65 milyar
dolardan 64 milyar dolara
geriledi.Ekonomistler cari
açıkta ocak ayında
gözlenen iyileşmede, dış
ticaret açığının geçen yılın
aynı ayına göre gerilemesi
ile hizmetler ve yatırım
geliri dengesinin ise geçen
yıla göre daha iyi
düzeylerde
gerçekleşmesinin etkili
olduğunu belirtiyor.Altın
ithalatının ocak ayının
ardından şubat ayında da
gerilemesinin cari açığın
seyri açısından olumlu
olduğunu belirten
ekonomistler, para
politikasındaki son
sıkılaştırma ve makro
ihtiyati tedbirlerin
etkisiyle cari açıkta
risklerin aşağı yönlü
olduğunu ifade ediyor.
Y
özer, altın ithalatının
yavaşlayacağı
varsayımı altında, 2014 yılı için cari
açık tahminlerinin 53 milyar dolarlık
piyasa beklentisinin altında 49,5
milyar dolar (milli gelire oran olarak
yüzde 6) iken, süregelen belirsizlikler
nedeniyle risklerin aşağı yönlü
olduğunu düşündüklerini ifade etti.
S
YILIN
ilk cari açık
ve r i s i i ç i n
ne dediler?
aşağı yönlü olduğunu
düşündüklerini ifade
etti.
Finansinvest
Başekonomisti Burak
Kanlı: MB rezervleri,
cari açığın
finansmanına 5,8 milyar
dolar katkı yaptı
iraat Yatırım Ekonomisti
Z
Bora Tamer Yılmaz:Cari
açığın yüzde 5'e doğru
iyileşmesini öngörüyoruz
Ziraat Yatırım Ekonomisti
Bora Tamer Yılmaz, cari açığın
daralmaya başlamasını şubat ve
mart verilerinde daha iyi görme
şanslarının olacağını belirterek,
bu verilerin de nisan ve mayıs
aylarında açıklanacağı göz
önüne alındığında, ülke
ekonomisinin dış dengesindeki
iyileşmeyi somut verilerde
görmek için bir miktar sabırlı
olunması gerekebileceğini
söyledi.
Bugün ocak ayına ilişkin
açıklanan verinin piyasa
beklentilerinden iyi olmasının
2014 yılında ülke ekonomisinin
dış dengesindeki olumlu
beklentilere yönelik bir işaret
olarak düşünülebileceğini ifade
eden Yılmaz, şunları aktardı:
"Dikkat edilmesi gereken
tarafı ise iç talep koşullarındaki
planlı yavaşlamanın da bir
yansıması. İç talep bağlantılı
cari açığın önemli bir sebebi
kredi büyümesinde bu sene
yüzde 15 referans değerin
disiplinli bir şekilde
uygulanacağını da düşünürsek
cari açığın yıl sonunda GSYH
oranına göre yüzde 5'e doğru
iyileşmesini öngörmekteyiz. Bu
da nominal olarak 48 milyar
dolar civarında bir açık
anlamına gelmekte. Zor olan ise
bu sene iç talebi kısarken
küresel koşullara da bağlı olan
dış talebi canlı tutabilmek ve
ülke ekonomisini 2012 yılında
tecrübe edildiği üzere stop
ettirmeden uzun dönem istikrar
dinamiklerine hizalayarak
seyrini sürdürebilmek."
Odeabank Ekonomik
Araştırmalar Müdürü İnanç
Sözer:2014 yılı için tahminimiz
49,5 milyar dolar Odeabank
Ekonomik Araştırmalar Müdürü
İnanç Sözer ise ocak ayında cari
işlemler açığının 5,3 milyar
dolarlık ortalama piyasa
beklentilerinin altında 5 milyar
dolarlık tahminlerine yakın
seviyede 4,9 milyar dolar olarak
gerçekleştiğini belirterek,
böylece 12 aylık cari işlemler
açığının 65 milyar dolardan ocak
ayı itibarıyla 64,1 milyar dolara
gerilediğini ifade etti.
Ocak ayında mal ve hizmet
ihracatının yıllık bazda yüzde
8,9 artarken, mal ve hizmet
ithalatının yüzde 2,1
yükseldiğini aktaran Sözer,
gelecek dönemde altın ithalatı
ve petrol fiyatlarının seyrinin dış
ticaret açığında riskleri canlı
tutsa da, para politikasındaki
son sıkılaştırma ve makro
ihtiyati tedbirlerin etkisi ile aşağı
yönlü risklerin arttığını belirtti.
Sözer, altın ithalatının
yavaşlayacağı varsayımı altında,
2014 yılı için cari açık
tahminlerinin 53 milyar dolarlık
piyasa beklentisinin altında 49,5
milyar dolar (milli gelire oran
olarak yüzde 6) iken, süregelen
belirsizlikler nedeniyle risklerin
tarımsal kuraklığın bir nebze de olsa önlendiği bildirildi
ış aylarında
uzun süre
K
beklenen yağışların
Yaşanan meteorolojik kuraklığın ardından, endişeyle beklenen
tarımsal kuraklık, geçtiğimiz günlerde başlayan yağışlarla birlikte
durumu kısmen önledi. Çiftçi derin bir nefes aldı.
mart ayında
gelmesinin, tarımsal
kuraklığı bir nebze
de olsa önlediği
bildirildi.
Mart yağışları
tarımsal
kuraklığı
önledi
Namık Kemal
Üniversitesi (NKÜ)
Ziraat Fakültesi
Dekanı Prof. Dr.
Ahmet
İstanbulluoğlu,
yaptığı açıklamada,
Balkanlar'dan gelen
soğuk havanın
etkisiyle başlayan
kar yağışının,
tarıma fayda
sağlayacağını
söyledi.
Kar yağışının başta
tarım ve hayvancılık
olmak üzere insan
sağlığı için de çok
faydalı olduğunu
belirten
İstanbulluoğlu,
"Kar yağışı
kışın çok soğuk
aylarında,
toprağın üzerinde
yorgan vazifesi
görmesi nedeniyle,
bitkiyi ve ekili
tohumları don
zararlarından korur.
Arazilerdeki kar
örtüsü, havaların
ısınmasıyla yavaş
yavaş ve içten içe
erimesiyle toprağın
nem kapasitesine
çok büyük katkıda
bulunur" diye
konuştu.
Finansinvest
Başekonomisti Burak
Kanlı da cari açığın 4,9
milyar dolar olan kendi
beklentilerin sınırlı miktar
altında geldiğini belirterek, ocak
ayındaki olumlu ihracat
performansına karşın ithalat
talebinin güçlü kalmaya devam
ettiğini kaydetti.
Bunun sonucunda geçen yıl
ocak ayında 5,8 milyar dolar
seviyesinde olan cari açıkta
sadece sınırlı bir iyileşme
gözlemlediklerini aktaran Kanlı,
cari açıktaki iyileşme sürecinin
bundan sonra da devam
etmesini ve özellikle nisan ayıyla
birlikte altın ticareti kaynaklı
olarak belirginleşmesini
öngörebildiklerini söyledi.
Kanlı, finansman tarafında
finansal piyasalardan ve
mevduattan çıkışın olduğunu
gözlemlediklerini kaydederek,
diğer taraftan bankaların ocak
ayında net dış borç ödeyicisi
iken banka dışı kuruluşların
ocak ayında da nette yurt
dışından borçlanmaya devam
ettiklerini ifade etti.
TCMB'nin rezervlerinin cari
açığın finansmanına 5,8 milyar
dolar ile yüksek miktarda
katkıda bulunduğunu belirten
Kanlı, "Son olarak, finansal
piyasalardaki gerilimin arttığı
dönemlerde ortaya çıkan kayıt
dışı sermaye girişleri, net hata
noksan kaleminden cari açığın
finansmanına katkıda
bulunmaya devam ediyor" dedi.
Marbaş Menkul Değerler
Araştırma Müdürü Üzeyir
Doğan: Cari açığı düşürmek en
öncelikli konumuz olmak
zorunda
Marbaş Menkul Değerler
Araştırma Müdürü Üzeyir Doğan
ise kurdaki artışın ithalat ve
ihracat rakamlarına
yansımasının ardından bugün
de cari işlemler dengesine
yansımasını gördüklerini
belirterek, beklentilerin cari
açığın sene içerisinde düşüş
eğiliminin devam etmesi
yönünde olduğunu söyledi.
Kendi tahminlerinde düşük
büyüme ve kur etkisiyle cari
açığın 2014 yılında hedef olan 55
milyar doların da altına inerek
50 milyar dolar civarında bir
rakam oluşması yönünde
olduğunu aktaran Doğan, "Fed
politikaların genişleme hızını
yavaşlatıp, durdurma ve hatta
daraltma yönünde seyredeceği
önümüzdeki dönemde cari açık
rakamı en kritik veri
konumunda. Bu nedenle biz
sermayeye ulaşmanın
zorlaşacağı bu dönemde cari
açığı düşürmenin en öncelikli
konumuz olmak zorunda
olduğunu düşünüyoruz"
ifadelerini kullandı.
ING Bank Ekonomisti
Muammer Kömürcüoğlu:Cari
açıkta belirgin bir iyileşme
olacak
Yılın ilk ayında cari açıkta
altın ticaretinin etkisinin
azaldığını belirten ING Bank
Ekonomisti Muammer
Kömürcüoğlu, “Önümüzdeki
dönemde ekonomik aktivitedeki
yavaşlamanın cari denge
üzerindeki etkisinin özellikle
enerji hariç cari açık tarafında
daha çok hissedileceğini
düşünüyoruz. Ayrıca 2014
yılında, TL'deki zayıf seyrin
genel olarak dış ticarete ve Euro
bölgesinde süren toparlanmanın
ihracata yansımasıyla cari açıkta
belirgin bir iyileşme olacağı
yönündeki görüşümüzü
koruyoruz” değerlendirmesini
yaptı.CİHAN
İstanbulluoğlu, kar
yağışının yağmur
gibi çok fazla yüzey
akışa neden
olmadığını, bu
nedenle adeta
damla sulama
yönteminde olduğu
gibi, suyu toprağın
her zerresine
kışlık ekimlerde
büyük oranda verim
artışlarına neden
olur. Buğday
rekoltesinin yüksek
olması bunun
sonucudur. Baraj ve
göletlerin
dolmasıyla yaz
aylarında başta
ortadan
kalkmaktadır"
"Tarımsal
kuraklığı önledi"
İstanbulluoğlu, bu
yıl tüm ülke ve
bölge genelinde
yağışların az
olduğunu söyledi.
başlıyoruz derken,
geçen ve bu haftaki
yağışlar bu durumu
kısmen önledi.
Beklentimiz bu
yağışların tüm
bahar aylarında
mevsim
normallerinin
üzerine yağması.
ulaştırdığını
vurguladı.
içme ve kullanma
suyu, sulama suyu
sıkıntısının
çekilmemesini
sağlar. Kuraklığın
sigortasıdır. Hayvan
hastalıklarının
yayılmasında en
büyük etken olan
ortak mera
kullanımıdır. Oysa
kar örtüsü altında
kalan meralarda
hastalık riski
Geçen yıl kasım ve
aralık, bu yıl ocak
ve şubat aylarında
mevsim
normallerinin çok
altında yağış
görüldüğünü
belirten
İstanbulluoğlu,
şunları kaydetti:
"Meteorolojik bir
kuraklık yaşadık.
Artık tarımsal
kuraklık yaşamaya
Trakya bölgemizde
bugüne kadar, kışlık
ekimler açısından
önemli bir kuraklık
sıkıntısı yaşanmadı
ancak bu ay ve
önümüzdeki aylarda
mutlaka yağışın
düşmesi gerekiyor.
Yazlık ekimleri
takiben önemli
miktarda yağmura
ihtiyacımız olacak"
HABER MERKEZİ
Kar yağışıyla
topraktaki nem
oranının en yüksek
düzeye ulaştığını ve
bir kısmının da
yeraltı sularına
karıştığını dile
getiren
İstanbulluoğlu,
şöyle konuştu: "Kar
yağışı, özellikle
3
14 MART 2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Son 30 yılın en fazla turistini ağırladı
Güneydoğu'da her şehrin kendine
özgü güzellikleri var. Güvenli
ortam turistin bölgeye ilgisini
artırır" dedi.
Çin'in talebi yavaşladı, bakır
ve demir fiyatları düştü
- Sezon uzadı
Nisan- ekim aylarındaki GAP
turlarının geçen yıl aralık ayına
kadar uzadığını belirten Gökçe,
şöyle konuştu:
eçen yıl silahların
ateşlenmediği Doğu ve
G
Güneydoğu Anadolu bölgeleri, son
30 yılın en fazla turistini ağırladı.
Geçen yıl 500 bini bulan gecelik
konaklama sayısının bu yıl 800
bin-1 milyona ulaşması bekleniyor.
Bugüne kadar sadece belli
güzergahlarda tur düzenleyen
turizm şirketleri, "çözüm süreci"
ile Antakya'dan Van'a,
Gaziantep'ten Kars'a kadar
bölgedeki tüm illeri içine alan yeni
paket turlarla bölgeye turist
taşıyor.AA muhabirine
açıklamalarda bulunan Tur
Operatörleri Dönem Sözcüsü Cem
Polatoğlu, kültür turizmi
açısından büyük bir potansiyel
barındıran Doğu ve Güneydoğu
Anadolu bölgelerinin, yaşanan
barış ortamıyla büyük talep
gördüğünü söyledi. "Doğu ve
Güneydoğu'ya 2012 yılı öncesinde
sınırlı sayıda çok özel dediğimiz
turlar yapılıyordu" diyen
Polatoğlu, bölgeye düzenlenen
turların katlanarak arttığını
kaydetti.
Bölgeye talebin, Türkiye Seyahat
Acentaları Birliği (TÜRSAB)
verilerinden de görülebildiğine
dikkati çeken Polatoğlu,
"Potansiyel büyük, hızlı bir artış
TANITIM
var. TÜRSAB kayıtlarına göre
önceki yıl bölgeye 170 paket tur
satıldı. Geçen yıl 300'ü aşan tur
sayısının, bu yıl 600'ün üzerinde
olacağını düşünüyorum. Her bir
tur 30-40 kişiden oluşuyor" dedi.
Turistin huzurlu yere gitmek
istediğini ifade eden Polatoğlu,
kendi şirketinin geçen yıl bölgeye
yönelik sattığı paket tur sayısının
bir önceki yıla göre iki kat arttığını
dile getirdi. Huzur ortamının
sürmesi durumunda ilginin
artarak devam edeceğine işaret
eden Cem Polatoğlu, "Çözüm
süreci öncesinde bu bölgeye
yönelik turlar çok sınırlıydı. GAP
turları için gazete ilanlarına bile
çıkılmıyordu. Şimdi oluşan talep
sebebiyle bazı illerde konaklama
sıkıntısı yaşıyoruz. İstanbul'da 5
yıldızlı otel fiyatına
konakladığımız bazı iller var" diye
konuştu.
- Konaklama sayısı
1 milyona gidiyor
Doğu ve Güneydoğu Anadolu
Bölgesine en fazla tur düzenleyen
turizm şirketlerinden biri olan
Jolly Tur Kültür Turları Müdürü
Kerem Gökçe, yoğun bir ilgiyle
karşılaştıklarını belirtti. Geçen yıl
kültür turizmi kapsamında
bölgede konaklayan turist
sayısının 500 bini bulduğuna
değinen Gökçe, bu yıl sayının 800
bin ile 1 milyonu bulacağını ifade
etti.
Çözüm sürecine kadar sadece belli
güzergahlarda sınırlı olarak
düzenlenen kültür turlarının
bölgenin geneline yayılmaya
başladığına işaret eden Gökçe,
şirketlerin Antakya'dan Van'a,
Gaziantep'ten Kars'a kadar
bölgedeki tüm illeri içine alan yeni
paket turları satışa sunduğunu
kaydetti.
Daha önce Antakya'dan
başlattıkları turları Gaziantep,
Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin'de
bitirdiklerini, bu yıl Van'ı da içine
alan yeni bir güzergah
belirlediklerini söyleyen Kerem
Gökçe, 2013 yılında bölgeye
yönelik kültür turlarında
beklentinin üzerinde ilgiyle
karşılaştıklarını anlattı.
GAP adı altında nisan ayında
başlayan turlara yoğun ilgi
sebebiyle mart ayı başında
başladıklarını dile getiren Gökçe,
"Biz, geçen sezon toplamda 2 bin
500 kişilik tur sattık. Bu yıl daha
sezon başlamadan 2 bin kişiyi
geçtik. Bu da 50 bin kişilik
konaklama demektir. Doğu ve
"Nisan ayı ortalarında başlayan
turlar bu yıl mart ayında başladı.
Haziran ayına kadar yoğun bir ilgi
ile karşılaşıyoruz. Yüzde 300 artış
bekliyoruz. Sezon başlamadan 2
bin kişilik tur sattık. Herhangi bir
olumsuz durum yaşanmazsa bu
yıl 15 bin kişiye bölgeyi gezdiririz.
Bu da yaklaşık 300 bin kişilik
konaklama demektir. Bölgeye
yapılan turların yüzde 40'ını
gerçekleştiren bir şirketin 300 bin
kişilik konaklama sağlaması
turizmin geldiği noktayı
göstermesi açısından büyük önem
taşıyor. Geçen yıl sadece
Diyarbakır'a 22 bin, Mardin'e ise
100 bin kişinin geldiğini
biliyoruz."
Gökçe, bölgede konaklamanın
büyük sıkıntı olmaya başladığını,
konaklama fiyatlarının bazı illerde
5 yıldızlı otel seviyesinde
olduğunu söyledi.
Doğu ve Güneydoğu'nun
turizmden milyonlarca dolar
kazanabilecek potansiyelinin
bulunduğunu anlatan Gökçe, her
şehrin kendisine özgü bir
özelliğiyle öne çıktığını
vurgulayarak, "Bu bölgeye gelen
turist diğer bölgelere göre
alışverişe daha fazla para harcıyor.
Burada her şehrin kendine özgü
bir özelliği var. Her şehir kendisini
satabilir, yeter ki güvenli güzergah
olsun. Gelenlere köy yaşantısını
da gösterebiliyoruz. Karadeniz'de
köyleri, yaylaları gezdiriyoruz.
Burada da Karadeniz kadar güzel
köy ve yaylalar var. Şu anda
bunları gezdiremiyoruz" bilgisini
verdi.CİHAN
ürkiye tavuk ve yumurta sektöründe faaliyet gösteren
450 işletmenin üyesi olduğu Kanatlı Tanıtım Grubu
T(KTG),
son zamanlarda bazı doktorlar tarafından gündeme
getirilen ‘Tavuk eti kanser yapıyor, yumurta tüylenmeye
yol açıyor’ eleştirileri üzerine medya turu düzenledi.Has
Tavuk Kesimhane ve Burdan yumurta tesislerinin
kapılarını gazetecilere açan sektör temsilcileri adına
KTG Başkanı Şahin Aydemir müjdeyi verdi: “Türk
tavuğu kaliteli olduğu için Brezilya tavuğundan ton
başına 400 dolar daha fazla. Gerekli hijyen
denetimlerinden sonra Japonya’ya ihracata
başlıyoruz.” Balıkesir’in Susurluk ilçesinde faaliyet
gösteren Has Tavuk Kesimhanesi’nde düzenlenen
toplantıda konuşan KTG Başkanı Şahin Aydemir,
televizyon programlarında ‘Tavuk eti kanser yapıyor,
yumurta tüylenmeye yol açıyor’ gibi açıklamaların sektörü
baltaladığını söyledi.Kudret ALTINDAĞ-EKONOMİ
iŞE
YARADI
eni Sermaye
Piyasası
Kanunu'nun
2012 yılı Aralık
ayında yürürlüğe girmesinin
ardından 3
Nisan 2013 tarihinde kurularak tescil
edilen Borsa İstanbul AŞ, 31
Aralık'ta Nasdaq OMX ile ilgili alınması
gereken bazı
kararlar nedeniyle yapılan
olağanüstü
genel kurulun
ardından 31
Mart'ta ilk
Olağan Genel
Kurul'unu
gerçekleştirecek.
Y
akırdan plastiğe kadar
B
birçok emtianın en büyük
tüketicisi konumunda olan
Çin’in şubat ayında ithalat ve
ihracatında gerileme
uluslararası piyasalarda emtia
fiyatlarının düşmesine yol açtı.
Çin’de talebin yavaşlayacak
olmasına işaret eden veriler
sonrasında emtia fiyatlarının
düşmesinin yanı sıra dünyanın
en büyük maden şirketlerinin
değeri de bir günde milyarlarca
dolar azaldı. Reuters yazarı
Andy Home Çin verileri ve ana
metaller hakkında kaleme
aldığı yazısında “Çin hapşırdı,
demir ve bakır bayıldı”
başlığını kullandı.
Yatırımcıyı da vurdu
Emtia piyasasının talebinin son
on yıldan fazladır lokomotifi
olan Çin toplam ana metal
talebinin yüzde 40 kadarını
oluşturuyor. Bu sebeple Çin
verilerinin beklenenin çok
altında gelmesiyle demir
cevheri fiyatları yüzde 8.3’lük
bir düşüş yaşayarak tonu 104.7
dolara geriledi. Fiyat araştırma
şirketi Steel Index’e göre bu,
demir cevherinin yaşadığı en
büyük ikinci günlük düşüş
oldu.
Demir cevheri çelik yapımında
kullanılan ana metal ve Anglo
American, BHP Billiton, Rio
Tonto ve Vale gibi maden
devlerinin karlılığı için hayati
önem taşıyor. Financial
Times’ta yer alan habere göre
bu şirketler Çinli inşaat
firmalarının taleplerini
karşılamak için çelik
endüstrisine ve demir
cevherine milyarlarca dolar
yatırım yapıyorlar. Fakat demir
cevherinin uzun bir süre
boyunca düşük fiyatlarda
seyretmesi maden şirketlerinin
hissedarlarına vaad ettiği
yüksek dönüşleri tehlikeye
atıyor. Metal danışmanlık
şirketi BMO’nun küresel maden
araştırma direktörü Tony
Robson, “Madencilerin temettü
beklentisi güçlü bir demir
cevheri fiyatına dayanıyordu.
100 doların altına düşen bir
demir cevheri fiyatı, nakit
ilk yılda 24 milyon lira kar
dönüş şansını -BHP ve Rio
şirketleri için kesinlikleortadan kaldırır” dedi.
Çin’in ithalatı yüzde 10 geriledi
Çin Gümrük Yönetimi’nin
önceki gün yaptığı açıklamaya
göre, Çin’de şubat ayında
ihracat yüzde 18.1 azalırken,
ithalat yüzde 10.1 geriledi ve
ülke 22.98 milyar dolar dış
ticaret açığı verdi. Bloomberg
anketine katılan 45 analistin
medyan tahminine göre
ihracatın yüzde 7.5 artması
bekleniyordu. İhracat ocakta
yüzde 10.6 büyüme
kaydetmişti. Ekonomistlerin
beklentileri yüzde 8.5 düşüş ile
yüzde 14.4 artış arasında
seyretti. Barclays Plc’nin
eanalisti Sijin Cheng, “Bu bir
kötü haber kokteyli gibi”
şeklinde görüş bildirdi.
Petrol fiyatları da geriledi
Dünyanın en büyük 2. petrol
tüketicisi Çin’de ihracatın
şubatta beklenmedik şekilde
daralarak, ekonomik büyüme
hedefini tutturamayabileceği
spekülasyonunu tetiklemesi
üzerine Brent ve Batı Teksas
(WTI) petrolü d e son 3 günün
ilk düşüşünü kaydetmişti. WTI
kontratları NYMEX’teki
elektronik işlemlerde 1.53 dolar
düşüşle 101.05 doları buldu.
Nisan vadeli Brent petrol
kontratlarının varil fiyatı ICE
Vadeli Borsası’nda 1.25 dolar
düşerek 107.75 dolara kadar
geriledi. Dün ise Ukrayna’daki
gerginliğin devam etmesiyle
Brent petrolü tekrar 108 doların
üzerine çıktı.
Bakır “Çin” ile 8 ayın
en düşüğüne geriledi
Beklentilerin altında gelen Çin
ticaret verisiyle bakır fiyatı 8
ayın en düşük seviyesine
gerileyerek son dört yılın en
düşük seviyesine çok yaklaştı.
Üç ay vadeli bakır kontratı
Londra Metal Borsası’nda
(LME) %2.6 kayıpla ton başına
6 bin 608 doları buldu ve ton
başına 6 bin 675 dolardan işlem
gördü.Yasin HAZNEDAREKONOMİ
Borsa İstanbul AŞ'nin 31 Mart
2014 tarihinde yapılacak Olağan Genel
Kurul'u öncesinde yayımladığı faaliyet raporuna göre kuruluşunun ilk yılı olan 2013'te net 23 milyon 976 bin 391 lira kar etti.
orsa İstanbul AŞ tarafından
B
yayımlanan Genel Kurul davetine göre Kurul, 31 Mart 2014 tarihinde Borsa İstanbul
yerleşkesinde saat 14.00'de gerçekleştirilecek.
Olağan Genel Kurul toplantısına
elektronik ortamda katılmak
isteyen pay sahiplerinin de
Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun (MKK)
internet sitesinden
(www.mkk.gov.tr) bu imkanı kullanabilecekleri belirtilen davet
metninde, şirket esas sözleşmesi
ile kendilerine yönetim kurulu
üyeliği için aday önerme imtiyazı
tanınmış pay sahiplerinin, aday
önerilerini genel kurulda önerge
ile sunmak üzere belirlemeleri
gerektiği ifade edildi.
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu'nda Hüseyin Kelezoğlu'nun istifa etmesi ile boş kalan bir üyelik
bulunuyor. Aday gösterme
imtiyazı tanınan Türkiye Sermaye
Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği,
(TSPAKB) üyeleri arasında yaptığı
bir seçimde en fazla oyu alan
Murat Tacir'in yönetim kurulu
üyeliğine sektör temsilcisi adayı
olarak sunulacağını açıklamıştı.
- Borsa İstanbul AŞ'nin 2013 karı
24 milyon lira
laşan personel giderlerinin de
dahil olduğu faaliyet giderleri yıllık 150 milyon 427 bin 44 lira oldu.
Borsa İstanbul AŞ'nin genel kurul
daveti ile birlikte yayımladığı 2013
yılı faaliyet raporuna göre Şirket
yıllık net 23 milyon 976 bin 391 lira
kar elde etti. Borsa İstanbul yetkilileri bağımsız denetimden
geçmiş mali tabloların bir iki gün
içerisinde yayımlanacağını belirtirken, faaliyet raporundaki tablolara göre şirketin 2013 yılı net satış
gelirleri 188 milyon 85 bin 699 lira
olurken, 100 milyon liraya yak-
2013 yılı bilançosu ve kar/zarar
tablosunun da Genel Kurul'da
okunacağı ifade edilen genel kurul
gündemiyle ilişkilin yapılan açıklamada; bağımsız denetim raporlarının okunacağı, yönetim kurulu
üyelerinin ibra edilmeleri,
üyelerin ücret ve sair haklarının
belirlenmesi, 2013 yılı karının kullanım şeklinin kararlaştırılması ve
yönetim kurulu üye seçiminin
yapılacağı kaydedildi.AA
4
Borsa - Finans
14 MART
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Turkcell'in ortağı için şok suçlama
soruşturmanın Eylül
2013'ten bu yana devam
ettiğini söyledi ve Kerimova'nın İsviçre'nin
Cenevre kenti yakınlarında Cologny'de bulunan villasının geçen
ay polis tarafından
arandığını sözlerine ekledi.
eliaSonera'nın rüşvet
T
ve kara para aklama
ile ilişkili bir ön soruş-
ÖZBEK LİDERİN KIZINA
SORUŞTURMA
turmanın parçası
olduğunu duyurdu.
İsviçre'deki savcılar,
Özbekistan Devlet
Başkanı'nın en büyük
kızı hakkında "kara
para aklamak" iddiasıyla soruşturma
başlattı.Savcı, yaptığı
açıklamada, Gülnara
Kerimova'nın halihazırda dört Özbek
vatandaşı hakkında
yürütülen soruşturmaya
dahil edildiğini belirtti.
Turkcell Mobil GSM operatörünün büyük hissesini elinde bulunduran
TeliaSonera AB, Hollanda'da otoritelerin Şirket'in bu ülkede
bulunan iki bağlı ortaklığının ofislerinde
arama yaptıklarını, bu
aramaların rüşvet ve
kara para aklama ile ilişkili bir ön soruşturmanın parçası
olduğunu duyurdu.
TeliaSonera yaptığı
açıklamada, arama
yapılan şirketlerin
Özbekistan operasyonundan sorumlu
olduklarını belirtirken,
otoriteler ile işbirliği
yaptıklarını da vurguladı.
Diğer dört kişinin
2012'den beri soruşturulduğu, ikisinin tutuklandığı fakat birkaç ay
sonra serbest bırakıldığı
belirtiliyor.
800 milyon İsviçre
Frankı'na el kondu
Savcılık Çarşamba günü
yaptığı açıklamada, Kerimova hakkındaki
İsviçre Federal
Başsavcısı Michael
Lauber, Cenevre günlük
gazetesi Le Temps'a bir
açıklama yaparak, Kerimova'nın diplomatik
dokunulmazlığı sebebiyle savcıların daha
önce herhangi bir adım
atamadıklarını belirtti.
Yetkililer, soruşturma
kapsamında toplamda
800 milyon İsveç
Frankı'na (yaklaşık 2
milyar TL) el konduğunu, ancak paranın
kaynağının henüz belirlenemediğini söyledi.
Soruşturmayla bağlantılı olarak Fransa'da
birkaç yerde arama
yapıldığı belirtiliyor.
Soruşturma aynı zamanda bir İsveç
telekom firması olan
TeliaSonera'nın ticari
faaliyetlerini de konu
alıyor. Yarı kamusal bir
İsviçre-Fin şirketi olan
TeliaSonera, 2012'de
Kar
düştü,
Türk
CEO'nun
primi
kesildi
İsveç TV'de yayınlanan
bir haberde, Özbekistan'daki 3G mobil telefon haklarını almak için
aracı şirket Takilant'a
300 milyon dolar (yaklaşık 660 milyon TL)
ödemekle suçlanmıştı.
TeliaSonera bu iddiaları
reddettiği halde,
İsviçreli savcılar olayla
ilgili soruşturma başlatmışlardı.
Savcılar, Kerimova
soruşturmasına ilişkin
yaptıkları açıklamada
TeliaSonera'dan bahsetmediler fakat soruşturmada bir İsviçre
kuruluşunun, Özbek
telekom piyasasında
yaptığı bazı yatırımları
yolsuzlukla ilişkilendirdiklerini
söylediler.
BBC'ye konuyla ilgili
TeliaSonera'dan gelen
açıklama ise şöyle: "Biz
şu anda İsviçre
savcısının başlattığı bir
önceki soruşturma ile ilgileniyoruz ve savcıyla
işbirliği yaparak en kısa
sürede çözümlenmesini
umuyoruz. Kimin raporu sızdırdığını da bulmayı ümit ediyoruz.
Şirketimizin yeni bir
yönetim kurulu, kurulun yeni bir yöneticisi ve
icra şefi var."CİHAN
Faizler son 4,5 yılın zirvesinde
012'de 30.5 milyon
2- Cola'nın
dolar kazanan Coca
CEO'su
Muhtar Kent'in geliri
2013'te 20.4 milyon
dolara indi. Düşen kârı
gerekçe gösteren
hissedarlar Kent'in
primini kesti
ABD'li içecek devi
Coca - Cola, 2013 yılı
kârı beklentilerin altında gelince CEO
Muhtar Kent'in priminden büyük bir
kesinti yaptı. Coca Cola tarafından cuma
günü yapılan bildirime
göre, Muhtar Kent'in
geliri 2013 yılında bir
önceki yıla göre yüzde
33 düştü.
2012 yılında toplam
30.5 milyon dolar
ödeme yapılan Kent'in
geliri geçen yıl 20.4
milyon dolara geriledi.
Kent'in 1.6 milyon
dolarlık baz maaşı
değişmezken performans bazlı prim ve
tazminatlar tırpan
yedi. Kent'in 2012'de 6
milyon dolar olan
primi 2013'te 2.2 milyon dolara inerken
gelirdeki 6.6 milyon
dolarlık düşüş de
emeklilik tazminatı
hesabında yaşandı.
Hissedarlar 'çok yüksek' dedi
2012'de Coca - Cola'nın
merkezinin yer aldığı
Atlanta şehri ve Georgia eyaletinde en yüksek geliri elde eden
CEO konumundaydı.
Kent o yıl Georgia'daki
herhangi bir CEO'nun
2 katından fazla
kazanmıştı.
Güngör URAS
5.8 milyar
$’ımız kayıp
Cari açık ve sermaye hareketlerindeki kayıpla
ocakta döviz kaybı 8 milyar doları buldu. Kaynağı
belirsiz 2.2 milyar dolar ve Merkez’in rezervleriyle
açık kapandı.
österge tahvilin bileşik
faizi yüzde 11,75 ile son
G
4,5 yılın en yüksek seviyesini gördü.
Analistler, Türk lirasında
değer kazancının olmadığı ve yurtdışı ile yurtiçinde siyasi tedirginliğin
azalmadığı sürece
gösterge tahvilin bileşik
faizinde kısa vadede aşağı
yönlü hareketin görülme
ihtimalinin zayıf
olduğunu belirtiyor.
AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan
Garanti Yatırım Stratejisti
2014
Tufan Cömert, ilk olarak
Türk lirasındaki değer
kaybının faizler üzerinde
etkili olduğunu ifade ederek, "İkinci olarak
Merkez Bankasının bugün
piyasaya 29 milyar lira
dönüş varken 26 milyar
lira vermesi. Zaten
piyasada TL likidite sıkıntısı vardı. Merkez
Bankasının piyasaya daha
az likidite sağlaması da
genel olarak tüm faizlerde
yukarı hareketin yaşanmasına neden oldu" dedi.
Tahvil bono piyasasında
hacimlerin düşük seyrettiğini ve bugün de
Teknoloji bölgelerine vergi muafiyeti
eknoloji Geliştirme Bölgelerinin yönetimi
ve işletmesinden sorumlu şirketlerin, kanunun uygulanması ile ilgili her türlü faaliyetleri sonucunda elde ettikleri kazançları, 31
Aralık 2023'e kadar
kurumlar vergisinden müstesna olacak.
T
Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığının Teknoloji
Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği,
Resmi Gazete'de yayımlandı.
Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin kuruluşu, işleyişi, yönetim ve denetimi ve bunlarla ilgili
kişi ve kuruluşların görev, yetki ve sorumlulukları ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun uygulanmasına ilişkin diğer usul ve
esasları düzenleyen yönetmelik, Nisan 2014'te
yürürlüğe girecek.Yönetmeliğe göre, teknoloji
geliştirme bölgesi kurmak amacıyla bir araya
gelen, bölgenin bulunduğu ilde yer alan en az
bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü
ya da kamu Ar-Ge merkez veya enstitüsü temsilcileri ile ilgili maddede belirtilen kurum ve
kuruluşlardan katılmak isteyenler, temsilcileriyle aralarında düzenlenecek bir protokolle
kurucu heyeti oluşturacak.
Bölge alanı yer seçiminin yapıldığı ilin sınırları içinde en az bir üniversite veya yüksek
teknoloji enstitüsü ya da kamu Ar-Ge merkez
veya enstitüsünün bulunması şartı aranacak.
Bölge başvurusunun Değerlendirme Kurulu
tarafından uygun bulunması durumunda,
karar Bakanlık tarafından Bakanlar Kuruluna
sunulacak. Bakanlar Kurulu kararı ile kesinleşen; bölge kuruluşu, bölgeye ek alan katılması, bölge sınırı değişikliği ya da bölge
alanının iptali Resmi Gazete'de
yayımlanacak.CİHAN
muhtemelen düşük olacağını öngören Cömert,
şunları kaydetti:
"Merkez Bankasının
likidite politikaları ile
Türk lirasındaki değer
kaybını kontrol altına almaya çalışması
önümüzdeki dönemde
faizlerin bir miktar daha
yukarı gitmesine sebep
olabilir. Gösterge tahvilin
bileşik faizinde kısa vadede yüzde 12 ve üzeri
görülebilir. Uzunca
süredir reel faiz hesabını
yaparken yüzde 12 13'lerin cazip olacağını
düşünüyorduk.
Dolayısıyla yüzde 12-13
bileşik faiz aralığında
yerli yatırımcıların ve
özellikle bankaların alım
tarafında olacağını
düşünüyorum. Hangi şartlarda geri çekilme olur?
Öncelikle Türk lirasında
bir değer kazancı
görmemiz lazım. Fakat
global tabloya baktığımız
zaman şu anda buna pek
fırsat verecek bir ortam
yok gibi gözüküyor.
Dolayısıyla TL değer
kazanmadığı müddetçe
aşağı yönlü hareket beklemem."AA
Boydak Enerji'den yeni satın alma
aptığı yatırımlarla sektörün en hızlı büyüyen şirketlerinden biri olan Boydak Enerji, 2014 yılında
Y
da büyümeye devam ediyor.Mobilya, kablo tel,
demir çelik, tekstil-kimya, lojistik, havacılık, finans
ve enerji alanlarında 8 sektörde, 43 şirketi ile faaliyet
gösteren Boydak Holding'e bağlı Boydak Enerji, 2014
yılında da yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.
Boydak Enerji, 21.6 MW büyüklüğündeki Sümer
Hidroelektrik santralinin tüm haklarına sahip olan
Fırtına Elektrik Üretim A.Ş şirketinin %100 hissesini
bünyesine kattı. Son satın almayla birlikte Boydak
Enerji'nin portföy büyüklüğü 428 MW'a ulaştı.
Gültekin Eranıl: "2017 sonuna kadar 1000 MW'a
ulaşmayı hedefliyoruz"
Enerji sektörünün en hızlı büyüyen şirketlerinden
olan Boydak Enerji'nin yeni satın almalarla
büyüdüğünü ve son satın alma ile 203 MW'ı
işletmede, toplam 428 MW'lık portföy büyüklüğüne
ulaştığını belirten Boydak Enerji Genel Müdürü Gültekin Eranıl, şöyle devam etti: "Devam eden diğer
projelerle birlikte ilk aşamada 2015 yılı sonuna kadar
500 MW kurulu güce ulaşmayı hedefliyoruz. 2017 sonuna kadar ise 1000 MW'lık portföy büyüklüğü ile
sektörümüzdeki liderlik hedefine daha çok yaklaşmış olacağız" dedi.CİHAN
Ocak’ta cari açık (Döviz Açığı) küçüldü. Ocak 2013’te
5.8 milyar dolar iken 2014 Ocakta 4.8 milyar dolar
oldu. Bu sevinilecek gelişmedir. Demek ki,
ekonomiyi yönetenlerin tüketimi frenleme
politikaları netice vermiş durumda.Ne var ki, bu
olumlu gelişmeye “limon suyu sıkan” bir de
olumsuz gelişme var. Küçülen açığı kapatacak kadar
döviz girişi olmadı. Hatta açığa ek olarak net
sermaye çıkışı gerçekleşti.
- 2013 Ocak ayında net 9.5 milyar döviz girdiğinden,
açığı kapatmış, artanı döviz rezervlerine eklemiştik.
- Ocak 2014’te net 3.1 milyar dolarlık döviz çıkışı
oldu.
- Bereket versin, gene “Nereden Geldiği Belli
Olmayan” 2.2 milyar dolar geldi de, net döviz
kaybının bir bölümü karşılandı. Kayıp 923 milyon
dolara düştü.
- 4.8 milyar dolar artı, 923 milyon dolar...
Toplayalım iki rakamı eder 5.8 milyar dolar toplam
döviz açığı ediyor.
- İşte Ocak 2014’ün döviz tablosu budur. Ocakta bu
çifte dikişli açığı kapatmak için döviz rezervlerinden
(bankaların ve Merkez Bankası’nın ve tüm
ekonominin döviz birikiminden) 5.8 milyar dolar
yedik.
50 milyarlık açık veriyoruz
Bizim olağan döviz gelir gider trafiğimiz ayda 5
milyar dolarlık açık veriyor. Bu da, yılda 50 milyar
doların biraz altında veya üzerinde döviz açığı
demek. Açığımızı dışarıdan giren döviz ile
kapatıyoruz.Döviz açığının nedeni ülkenin döviz
gelirlerinin döviz harcamalarını
karşılayamamasıdır. Başlıca döviz gelirlerimiz
ihracat ve turizm gelirleri. Başlıca döviz
harcamamız ithalat. Genelde ithalat artışı yavaşlar,
ihracat artar ise “dış ticaret açığımız“ küçülüyor.
Sonuçta “Cari Açık” da azalıyor.
Ocak 2014’te ithalat geçen yıla göre 400 milyon
dolar artarken, ihracat daha fazla arttı. İhracat 1
milyar dolar artarken diğer döviz gelirlerinde de
artış olunca “Cari Açık” yaklaşık 1 milyar dolar
küçüldü, 4.8 milyar dolara geriledi... Geriledi ama...
Daha önceleri dışarıdan oluk oluk akan dövizle
kapatabildiğimiz açığı ancak cepten döviz
çıkararak, zar-zor kapatabildik.
Ocakta döviz gelmedi, gitti
Cari açık yurtdışından “Sermaye Hareketi” ile giren,
(1) doğrudan yatırım için gelen, (2) hisse senedi,
bono almak için ve de (3) kredi olarak gelen
dövizlerle kapatılıyor.2014 Ocak ayında doğrudan
yatırım ve hisse senedi ile borsa için çok küçük net
döviz girişi olurken, kısa vadeli döviz kredilerinde
4.1 milyar dolar çıkış oldu. Sermaye hareketleri ile
döviz girecek yerde ülkeden 3.1 dolar döviz çıktı.
Cari açık rakamına (4.8 milyar dolar), sermaye
hareketlerindeki net kayıp 3.1 milyar dolar
eklenince, ocakta döviz kaybı toplamı 8 milyar
dolara yaklaştı. Nereden geldiği belli olmayan 2 .2
milyar dolar sayesinde açık 5.8 milyar dolara
inebildi.
Ekonomi batmaz...
Açığın bir şekilde kapatılması gerekir. Allahtan
ülkenin sağında solunda döviz birikimi var. İşte biz
de ocakta açığı bu birikimlerden (rezervlerden)
kapattık.MİLLİYET 13.03.2014
Atlanta Journal'ın
haberine göre, bazı
Coca - Cola hissedarları ve danışmanları
Kent'in geçen yıl aldığı
ücretin performansına
göre çok yüksek
olduğu görüşünü dile
getirdi.
Şirketin geçen ay açıkladığı rakamlara göre,
4. çeyrek kârı yüzde
8.3 ve geliri yüzde 4
düşüş kaydetti. 2013
yılı genelinde şirketin
kârı yüzde 5 ve gelirleri de yüzde 2
oranında geriledi.
Bozer kervana katıldı
Dünyanın en büyük
içecek şirketi olan
Coca - Cola 2013
yılında dünya
genelinde miktar
bazında yükseliş
gösterse de özellikle
Avrupa ve Kuzey
Amerika pazarlarında
hedeflerini tam olarak
karşılayamadı.
Kent'in yanı sıra Coca Cola'nın emeklilik
sürecindeki 2 numarası CFO Gary Fayard'ın geliri 2012'deki
8.2 milyon dolardan
6.6 milyon dolara, şirketin 3 numarası olan
Coca-Cola International Başkanı Ahmet
Bozer'in 2012'de 7.3 milyon dolar olan geliri
de 6.4 milyon dolara
indi. Muhtar Kent ise
şirketin bu yıl yeniden
ivme kazanacağı
görüşünde. 61 yaşındaki Kent 2008 yazından bu yana Coca Cola CEO'su olarak
görev yapıyor.
CİHAN
14 MART
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
asal altyapısı 2006’da çıkarılan
kanunla oluşturulan ve pek çok
Y
yönü ile tartışma konusu olan 26
K a l k ı n m a aj a n s l a r ı n a
' b ö l g e ye ö z e l ' m o d e l
Devlet
Denetleme
Kurulu
(DDK),
Cumhurbaşkanlığı'nın
talebi üzerine
kalkınma
ajanslarını
incelemeye
aldı.
asarının cezai yaptırımlarla
ilgili 18. maddesi
değiştirilirken, bu gelişme
tartışmaları da beraberinde
getirdi. Özellikle ilaç ve makine
sektöründe Ar-Ge’ye dayalı
faaliyet gösteren yerli firmaları
yakından ilgilendiren maddeye
göre, patent ihlalini
gerçekleştiren firmalar 10 bin ile
1 milyon TL arasında adli para
cezasına çarptırılacak.
T
kalkınma ajansının kuruluşunu,
gelişim sürecini, fonksiyonlarını,
organizasyon ve finansal yapısını,
insan kaynakları ve ücret
düzenlemesini Polonya, Çek
Cumhuriyeti ve İngiltere’deki
uygulama örnekleriyle birlikte
mercek altına alan DDK, 12
bölümden oluşan 800 sayfalık rapor
hazırladı.
Kalkınma Bakanlığı ile kalkınma
ajanslarının tümünden elde edilen
bilgi ve belgeler, 217 personel ile yüz
yüze yapılan görüşmeden alınan
öneriler, 630 ajans çalışanı ile
yapılan anket verileri, destek alan
209 yararlanıcı ile yapılan görüşme
ile yönetim ve danışma kurulu
başkan ve üyelerinden alınan
görüşlere dayanılarak hazırlanan
rapor, başta Cumhurbaşkanı olmak
üzere ilgili bakanlık ve birimlere de
sunuldu. Raporda, ajansların klasik
kamu kurumuna dönüşme
tehdidine karşı önlem alınması
Jandarma eşliğinde gelip
firmanıza baskın yapabilirler.
Hiçbir ilaç firması bilerek ve
isteyerek patent ihlal etmez.
Hukuk mahkemesi kararı ile
ceza mahkemeleri kararları çok
farklı. Türkiye’de Ar-Ge faaliyeti
yapan her firma bundan
etkilenecek” dedi.
azı hukukçu ve sektör
temsilcileri, öngörülen ceza
miktarının yüksek olduğunu ve
bunları ödeyemeyen firmalara
savcılık yolunun açılacağını
belirtiyor. Firma sahiplerinin
ifadeye çağrılmasının ticari
hayatı bitireceği savunulurken
bu görüşe karşı çıkanlar da var.
Belirlenen adli para cezalarını
çok yüksek bulanlardan Avukat
Cahit Suluk, “Cezalar 10 bin TL
ile 1 milyon TL olarak belirlendi.
Türkiye’de yaklaşık 400 ilaç
firması var. Bir de üzerine
tazminatlar eklenince orta ve
küçük firmalar kapanabilir”
dedi.
B
S
ağlık emekçileri, “nitelikli bir sağlık
hizmeti sunumu ve halkın sağlığını
korumayı önceleyen bir sağlık sistemi”
için 14 Mart Cuma günü acil hizmetler
ve yatan hastalar dışında hizmet
vermeyecek.
Tasarıdaki adli para cezasının
savcılık yolunu açacağını dile
getiren Suluk, “Savcının firma
sahibini ifadeye çağırmasının
psikolojik bir durumu var.
Firmaların ticari hayatını bitirir.
Tebligat firma sahibine
ulaşmadığı takdirde ise
yakalama kararı çıkacak. Eğer
patenti ihlal eden firmalar bu
para cezasını ödeyemezse hapis
cezası uygulanacak” diye
konuştu.
'Uluslararası anlaşmalarda
patent ihlaline cezai
yaptırım yok'
Ceza hukukunda suçun açıklığı
ilkesi olduğunu ifade eden
ISSN 1308 7606
Sağlık alanındaki emek ve meslek
örgütleri temsilcilerinin Türk Tabipleri
Birliği’nde (TTB) düzenlediği basın
toplantısına, TTB Merkez Konseyi 2.
Başkanı Prof. Dr. Gülriz Erişgen, TDB
Genel Başkan Vekili Serdar Sütçü, SES
Genel Başkanı Çetin Erdolu ve Türkiye
Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği
Başkanı Murat Altuğgil katıldı.
Toplantıda yapılan açıklamada sağlık
ve sosyal hizmeti hak olmaktan
çıkaran, ticarileştirerek parayla alınıp
satılan, üzerinden “kâr” elde edilen bir
hizmete dönüştüren, çalışanların işişyeri güvencesini kaldıran,
performansa göre çalıştırarak rekabet
ettiren, ağır iş yükü altına sokan, her
türlü şiddetle karşı karşıya getiren
programa karşı yürüttükleri ortak
mücadelenin sürdüğü belirtildi.CİHAN
Yıl:70 Sayı:24738 Tarih:14 Mart 2014 Cuma
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
İcra Kurulu Başkanı
Emin ERENER
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Sayfa Editörü
Yasemin ERENER
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
Rekabet gücü zayıf, gelişmişlik
düzeyi düşük bölgeler için lider ve
yönlendirici yönü öne çıkan,
bölgenin dezavantajlarını gidererek
doğrudan girişimciliği, yatırımı,
üretimi, ürün çeşitlendirmesini ve
istihdamı, mali ve teknik boyutu ile
destekleyen ajans modeli; gelişmiş
bölgelerde ise, yenilikçilik,
kümelenme, markalaşma,
uluslararasılaşma ve işbirliği ağları
oluşturma gibi tamamlayıcılık
özelliği öne çıkan spesifik alanlara
odaklanmış ajans modeli üzerinde
çalışıması önerilen raporda,
ajansların yapıları gözden
geçirilerek, bölge özelliklerine göre
yeniden şekillendirilmesi önerildi.
Bölgeler fonksiyonel
bölünme içermiyor
Bölgesel gelişme politikalarının
başarısında, bölgenin coğrafi,
sosyal, ekonomik, kültürel, kamu
hizmetleri, altyapı, ulaşım imkânları
ve ilişkiler ağı gibi açılardan
fonksiyonel olarak belirlenerek,
belli bir bütünlüğü ifade etmesinin
kilit unsur olduğu ifade edilen
raporda, uygun kriterlere göre
oluşturulmamış bölge
bölümlemesinin, bölgesel gelişme
politikalarının belirlenmesini ve
birbirinden farklı illerin bir arada
olmasının yerel ölçekte alınacak
tedbirlerin uygulanmasını
güçleştireceği tespitine yer
verildi.Türkiye’de istatistiki veri
tabanı oluşturulması amacıyla ülke
genelinde İstatistiki Bölge Birimleri
Sınıflandırması kapsamında 26
bölgenin Düzey 2 olarak
sınıflandırıldığını ve kalkınma
ajanslarının da Düzey 2 bölgelerinin
coğrafi sınırları esas alınarak
oluşturulduğu tespitine yer verilen
raporda, bu sınıflandırmanın veri,
tecrübe ve zaman kısıtları gibi
etkenlere bağlı olarak yeterince
fonksiyonel bir bölümlemeyi
içermediği vurgulandı. Raporda,
mevcut 26 Düzey 2 bölgesinin
sınırlarının, bölge içerisinde yer
alacak illerin fonksiyonel, coğrafi,
ekonomik ve sosyal açıdan uyumu
gözetilerek gözden geçirilmesi
gerektiği kaydedildi.
Kalkınma ajanslarının en temel
görevinin, bölgedeki kamu kesimi,
özel kesim ve sivil toplum
kuruluşları arasındaki işbirliğini
geliştirmek ve bölgedeki tarafların
karar alma ve uygulama süreçlerine
katılımını sağlamak olmasına
karşın, uygulamada mali destek
sağlama fonksiyonunun ajansların
baskın karakteri haline geldiğine
işaret edilen raporda, bu yapının
sorgulanarak, ajansların
kuruluşundaki temel amaçları
sağlamaya yönelik çalışmaların
yapılması gerektiği
vurgulandı.CİHAN
Patent
ihlaline
'yüksek'
cezalar
tar tışma ç ıkardı
Sağlık emekçilerinden
14 Mart’ta eylem
Sorumlu Müdür
Bilal ÇETİN
istendi. Raporda, kalkınma
ajanslarının bölgelerin özgün
şartları ve yapılarına göre teşkilat
yapılarını özelleştirmesi gerekirken,
26 Düzey 2 bölgesinin tamamında
organları, fonksiyonları, bölgesel
kalkınmada kullanacağı araçları,
personel yapısı, birimleri gibi tüm
unsurları ile tek tip olarak
örgütlendiği ve bu uyumsuzluğun
bölgesel gelişme politikalarının
başarısını etkilediği vurgulandı.
5
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
GENÇLER DAĞITIM
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Avukat Cahit Suluk sözlerini
şöyle sürdürdü: “Kırmızı ışıkta
geçmenin, adam öldürmenin
suç olduğunu herkes bilir. Konu
patente gelince gri bir alan var.
Suç tipinde açıklık yok. Sadece
ilaç değil makine sektöründe de
böyle. Vatandaşın suç olup
olmadığı bilmediği bir eyleme
ceza veremezsiniz. Uluslararası
anlaşmalarda patent ihlaline
cezai bir yaptırım yok. Yabancı
firmalar Türkiye’de patent
ihlaline ceza istiyor. ABD ve
İngiltere’de ceza yok. Almanya
ve Japonya’da var ancak
uygulanmıyor. Bizim
savcılarımız ve hakimlerimiz
patentin ne olduğunu bilmiyor.
Patenti markayla karıştırıp
merdivenaltı sahte üretimmiş
gibi algılıyor.”
‘Ar-Ge faaliyeti yapan
her firma etkilenecek’
İlaç Endüstrisi İşverenler
Sendikası (İEİS) Mevzuat ve
Hukuk İşleri Müdürü Aylin
Aydoğmuş, patenti ihlal etme
ihtimali olan firmaları,
sokaktaki işportacılardan
ayırmak gerektiğine dikkat
çekti. İEİS Mevzuat ve Hukuk
İşleri Müdürü Aydoğmuş,
“Bunlar vergisini ödeyen
firmalardır. Adli para cezası
dediğiniz zaman bambaşka bir
prosedür üzerinden yürür işlem.
Marka taklidi ve sahtecilik
suçlarının net olduğunu
kaydeden Aydoğmuş, ancak
patentte aynı şeyi söylemenin
mümkün olmadığını dile getirdi.
Aydoğmuş, “İlaç, Ar-Ge’ye
dayalı bir sektör. Bizim
hukukumuza göre şu anda
patentli ürün rekabete açıldığı
anda fiyatı düşüyor. Bütün savaş
buradan çıkıyor. Alanın
rekabete açılması fiyatının
düşmesi demek. Orjinatörler de
bunu uzatmak için ellerinden
geleni yapıyor. Gerçekçi
olmayan yenilik unsuru
içermeyen ikincil patentler
alınıyor” ifadelerini kullandı.
‘Savcının ifadeye çağırması
ticari itibara darbe vurur’
Abdi İbrahim Patent Yöneticisi
Cenk Damgacıoğlu, ilaç
sektöründe faaliyet gösteren
400’e yakın küçük ve orta ölçekli
firma bulunduğuna dikkat
çekerek, “Anadolu’da birbirini
şikayet eden firmalar yüzünden
bir sürü dosya oluşacak” dedi.
Savcı tarafından ifadeye
çağrılmanın firmaların ticari
itibarına çok ciddi darbe
vuracağını belirten
Damgacıoğlu, “Apple ile
Samsung’un süren patent
davaları var. Her iki firmanın
CEO’sunun da hapse girmesi
düşünülemez. Taslaktaki bu
madde Ar-Ge’ye ciddi bir köstek
olur. İkincil patent dediğimiz
patentlerde hükümsüzlük
davaları açılıyor. Sonra o
davalarda patentle ilgili hatalı
kararlar verildiği görülüyor”
şeklinde konuştu. Cenk
Damgacıoğlu, “Rekabet hukuku
tekelleşmeyi kırmaya çalışıyor.
Patent hukuku da tam tersini
yapıyor, tekel hakkını veriyor.
Patente büyük korumalar
verirken rekabet hukukunu ve
kurumlarını güçlendirmezsen
tekelleşme ile baş edemezsin”
dedi.
‘Patent ihlali gri bir
alan net bir suçlama olamaz’
Sanovel İlaç Patent ve Marka
Vekili Onur Mutlu da markaya
tecavüz fiilinin çok net
algılanabileceğine dikkat
çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Patentte ihlal konusu çok net
değil. Hırsızlık suçu nettir. Sahte
bir giyim markası ya da korsan
CD konularında buradaki
fiillerin suç olduğu tartışılmaz.
Patentin geçerli olup olmadığı
bilirkişi raporlarıyla sürekli
değişebiliyor. Burada suçun
bilinirliği ilkesi tam belli değil.
Türkiye gelişmekte olan bir ülke
patente ceza uyguluyor. ABD
gibi bir ülke ise uygulamıyor.
Savcının ifadeye çağırması ticari
itibara büyük zarar verir. 10 bin
ile 1 milyon TL arasındaki adli
para cezaları çok yüksek. Birçok
firmayı zora sokabilir.
Ödenmemesi halinde hapis
cezası var.”
AİFD, tasarıda yer
alan cezaları yetersiz buluyor
Araştırmacı İlaç Firmaları
Derneği (AİFD) Genel Sekreteri
ve Yürütme Kurulu Başkanı
Osman Kara ise taslak metinde
patent haklarına tecavüz
suçunda adli para cezası üst
sınırının 2 milyon TL’den 1
milyon TL’ye düşürüldüğünü
belirterek, bu durumun sistemin
caydırıcılığını azalttığını
savundu. Kara, bu gelişmenin
patentlerin yeterince teşvik
edilmediği bir ortam yarattığına
dikkat çekti. Genel Sekreter
Osman Kara, ayrıca taslakta
biyoteknolojik buluşlara yer
verilmediğini de sözlerine
ekledi.Makine ve Aksamları
İhracatçıları Birliği (MAİB)
Başkanı Adnan Dalgakıran,
patentin korunmasıyla ilgili
tasarıyla ilgili olarak, “Bir takım
haklarınızın başka biri
tarafından herhangi bir zahmete
girmeden kullanılması ve
istismar edilmesi ciddi bir ticari
kayıp haline dönüşüyor” dedi.
Bu durumun imaj kaybına
dönüştüğüne dikkat çeken
Dalgakıran, “Ufak para cezaları
yetersiz kalabilir. Yargının da
tek başına karar vermesi
mümkün değil. Bilirkişiye de
başvurulmalı. Türkiye’de
ekonomik suçlarla ilgili bir
ihtisas mahkemesi yok. Patent
bugün ticari bir varlık ve
değerdir. Korunmasında
hassasiyetin olmasını doğal
karşılıyorum. Makine
sektöründe patent başvuruları
çok yetersiz. Göz ardı ediliyor.
Korunması zor olan şeyler için
bu uygulamalar getiriliyor” diye
konuştu.
'Yanlış anlama var, tasarıda
hürriyeti bağlayıcı hüküm yok'
Destek Patent Yönetim Kurulu
Başkanı Kemal
Yamankaradeniz, taslakta
hürriyeti kısıtlayıcı bir ceza
hükmünün yer almadığını
savunarak, “Dolayısıyla bunun
para cezasına çevrilmesi söz
konusu değil. Bu konuda bir
yanlış anlaşılma olduğunu
düşünüyoruz” dedi.
Bu kanunun sanayicilerin
lehine olduğunu belirten
Yamankaradeniz, “Türkiye’de
patent başvuruları her yıl
yüzde 15 artıyor. Yeni kanunla
birlikte patent ve faydalı model
başvuru sayılarında yüzde 25
artış olacağını tahmin
ediyorum. Başvuruların en çok
makine, elektronik ve kimya
sektörlerinde artacağı
kanaatindeyim.”CİHAN
"Mobil konuşma tarifeleri şeffaf ve ucuz olmalı"
üketici Hakları
T
Derneği (THD) Genel
Başkanı Turhan Çakar,
"Cep telefonları ile
yapılan görüşmelerin
ücretlendirilmesi adil,
şeffaf ve ucuz,
sözleşmeler adil ve
anlaşılır olmalıdır"
dedi.
Çakar, "15 Mart Dünya
Tüketici Hakları Günü"
dolayısıyla
gerçekleştirecekleri
faaliyetler hakkında
açıklama yaptı.
Dünya Tüketici Hakları
Günü kapsamında bir
dizi etkinlik
düzenleyeceklerini
belirten Çakar, "Kızılay
AVM önünde açmış
olduğumuz standta
tüketicilerin cep
telefonları
konusundaki
şikayetlerini
değerlendirip, hakları
konusunda kendilerini
bilgilendireceğiz ve el
ilanları dağıtacağız"
diye konuştu .Turhan
Çakar, sosyal medya
aracılığıyla cep
telefonları konusunda
yaşanan sorunları
gündeme getirerek,
farkındalık yaratmaya
gayret göstereceklerini,
basın kuruluşlarları
aracılığıyla konu
hakkında vatandaşları
uyarmaya
çalışacaklarını kaydetti.
Faaliyetlerine sonuç
alınıncaya kadar devam
edeceklerini
vurgulayan Çakar, "Cep
telefonları ile yapılan
görüşmelerin
ücretlendirilmesi adil,
şeffaf ve ucuz,
sözleşmeler adil ve
anlaşılır olmalıdır.
Tüketiciler kendilerine
ait bilgilere
ulaşabilmelidir. Telefon
şirketleri tüketicilerin
şikayetlerini dinlemeli
ve en kısa sürede cevap
vermelidir. Cep
telefonları sağlığımıza
zarar vermeyecek
teknolojik özellikte
olmalıdır" dedi.
Çakar, tüketiciler olarak
adil bir telefon
sözleşmesi ve şeffaf
faturalama istediklerini
dile getirdi. CİHAN
6
14 MART 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
FRANSA
Interpol Genel
Sekreteri Ronald
Noble haftasonu kayıplara karışan Malezya
Havayolları uçağının
bir terör olayıyla ilgisi
olmadığını düşündüklerini söyledi.
Lyon'da konuyla ilgili
basın toplantısı
düzenleyen Noble,
"Daha fazla bilgi
sahibi oldukça,
bunun terör olayı olmadığı sonucuna
gidiyoruz." dedi.
Ronald Noble ayrıca
iki İranlının Kuala
Lumpur'da edindikleri çalıntı pasaportlarla uçağa
bindiklerini doğruladı.
CİHAN
IRAK
Saddam Hüseyin güçlerinin, Irak'ın
kuzeyindeki Erbil'den
çekilmesinin 23.
yıldönümü kutlanıyor.
Şaneder parkında
yapılan kutlamalarına
yerli sanatçıların yanı
sıra İran, Türkiye,
Lübnan ve Birleşik
Arap Emirlikleri'nden
sanatçılar da katıldı.
Kutlamalarda bölgesel
yönetimin bayrağının
yanı sıra 2014 yılı için
Arap aleminin turistik
başkenti seçilen Erbil
şehrinin bayrağını da
taşıdı. Cihan Haber
Ajansına konuşan
Azad Ali veHeval
Muhemet isimli vatandaşlar festivalin çok
sayıda turist çekebileceğini ve bölge
ekonomisine katkıda
bulunacağını ifade
etti..
CİHAN
Almanya'da
Winnenden
kurbanları
anıldı
lmanya'nın Stuttgart şehri
yakınlarındaki Winnenden
şehrinde, 11 Mart 2009 yılında
Albert Ville Realschule’de gerçekleşen katliamda ölen 17 kişi dün
düzenlenen bir törenle anıldı. Törene
kurbanların aileleri, yakınları, Albert
Ville Realschule öğrencileri ve öğretmenleri katıldı.
A
Tören, sabah olayın olduğu saat
09:33'de kilise çanının çalması ile
heykeltıraş Martin Schöneich’ın yaptığı demir çember önünde başladı.
Anma törenleri sadece Albert Ville
öğrencilerine, öğretmenlerine, kurbanların aileleri ve yakınlarına açık
tutuldu.
Katliam, okulun eski öğrencilerinden
Tim Kretschmer tarafından gerçekleştirilmiş, saldırıda 16 kişi ölmüş, 11
kişi de yaralanmıştı. Ölen ve
yaralananlar arasında öğrenci, öğretmen ve bir otomobil satıcısı da vardı.
Kretschmer, saldırıdan birkaç saat
sonra intihar etmişti.
CİHAN
Grillo: Alman hükümetinin
endüstri politikası yok
Almanya'da Büyük
Koalisyon hükümeti
ilk yüz gününü
doldurmadan Alman
Endüstri Birliği (BDI)
tarafından ağır
şekilde eleştirildi.
BDI Başkanı Ulrich
Grillo, hükümetin
2017 yılına kadar ve
sonrası için ülkenin
endüstrisini
ilgilendiren eylem
planının olmadığını
savundu.
iğer taraftan Avrupa
ekonomisinin toparlanmasının Almanya’nın ihracatına yaradığı belirtildi. Hıristiyan
Birlik partileri (CDU/CSU) ve Sosyal
Demokrat Parti’nin (SPD) kurduğu
Büyük Koalisyon hükümeti
endüstri sektörü tarafından eleştirildi.
D
Alman Endüstri Birliği (BDI)
Başkanı Ulrich Grillo, Siyah-Kırmızı
hükümetin politikalarının tek
taraflı olarak sosyal konulara
yöneltildiğini, endüstri alanında
fikir eksikliğinin söz konusu
olduğunu söyledi. Frankfurter Allgemeine Zeitung’a konuşan Grillo,
“Şu an bu koalisyonun 2017 yılı ve
sonrası için Almanya’yı endüstri
ülkesi olarak nasıl geliştirmek istedikleri konusunda tuttukları herhangi bir istikamet göremiyorum.”
dedi. Almanya’ya yatırım çekmek
ve ülkenin çekiciliğini artırmaya
yönelik somut adımlar olmadığını
savunan Grillo, ayrıca demografik
gelişime bağlı büyük sorunların
çözümü için de atım atılmadığını
ifade etti. “Almanya yatırım ve yenicilikte geride kalıyor.” diyen Grillo,
hükümetin bu konuların yerine
kadın kotası, asgari ücret ve anneler için emeklilikle uğraştığını
belirtti.
ihracat konusunda zayıf geçen 2013
yılından sonra bu yıl yüzde 4,5’lik
yükseliş bekleniyor. Sadece Ocak
ayında bir önceki aya kıyasla yüzde
2,2’lik artış kaydedildi. Hindistan ve
Brezilya gibi ülkelere ihracat
düşerken, Avrupa içine satışlar
arttı. DIHK’nın tahminlerine göre
Krım’daki olaylar gibi ekonomiyi
olumsuz etkileyen sebeplere rağmen artış yaşanacak.
Toplumun yaşlanmasının göz
önünde bulundurulması gerektiğini
vurgulayan BDI başkanı, kalifiye eleman eksikliği dikkate alındığında
işçileri erken emekliliğe göndermek
gibi lüksün olmadığını söyledi.
Grillo ayrıca hükümetin enerji reformunu da eleştirdi. Diğer taraftan
ise Avrupa ekonomisinin toparlanması Alman ihracatçıların işine
yarıyor. Alman Endüstri ve Ticaret
Odası’nın (DIHK) tahminlerine göre
Çünkü “Made in Germany” ürünlerini en çok satın alan 10 ülkeden
8’inin Avrupa’daki ülkeler olduğu,
Almanya’nın en çok Fransa’ya ihracat yapması örnek gösterildi. Almanya’nın ihracatı Avrupa’daki
Euro Bölgesi’nde olmayan ülkelere
yüzde 9,1, Euro Bölgesi’ndekilere
ise yüzde 3,2 oranında arttı. Bunun
yanında ithalat da Ocak ayında bir
önceki aya kıyasla yüzde 4,1
oranında artış gösterdi.
CİHAN
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
RUSYA
Rusya Hava Komando
Kuvvetleri, son 20 yılda
ilk kez dev bir tatbikata
başlıyor. Konuyla ilgili
Rus basınına konuşan
Hava Komando Kuvvetleri sözcüsü Yarbay Yevgeni Meşkov, tatbikatta
yaklaşık 4 bin komandonun katılacağını kaydetti. Meşkov,
“Tatbikatta 36 askeri
uçak ve helikopter kullanılacak.
Tatbikatı Hava Komando
Kuvvetleri Komutanı
General Vladimir Şamanov yönetecek.” bilgisini verdi. Rus askeri
sözcü, tatbikata 11
Mart’ta başladıklarını
ifade etti. En son
geçtiğimiz 4 Mart'ta, Rus
ordusu ülkenin
batıkuzey bölgesinde
geniş katılımlı askeri tatbikat yapmıştı. Tatbikata Devlet Başkanı
Vladimir Putin de
katılmıştı.
CİHAN
ALMANYA
Federal seçimlerin
ardından Berlin’e Federal Hükümetin Hasta
Sorumlusu olarak
atanan Karl-Josef Laumann Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Hırıstiyan
Demokrat Birlik'te (CDU)
lider yardımcılığına
aday. Yerel gazetelere
demeç veren Laumann,
“Tanınırlık seviyemle
eyalet partisi için çok iyi
şeyler yapabilirim.”
dedi. Laumann Berlin’e
atanmadan önce KRVCDU Meclis Grubu
Başkanlığı’nı yürütüyordu. Yeni görevi sebebiyle buradan geri
çekilen Laumann’ın yerine aynı zamanda
CDU’nun eyalet liderliğini de yapan Armin
Laschet atanmıştı. Laumann, 26 Nisan’da Düsseldorf’ta düzenlenmesi
planlanan CDU Genel
Kurulu’nda beş genel
başkan yardımcısından
biri olmak için adaylığını
koyacak.
CİHAN
Whatsapp'ta neler değişiyor?
Alman
hükümeti çocuk
parasını 2016’da
artırmak istiyor
lmanya'da Büyük
Koalisyon hükümetinin ortakları Hıristiyan Birlik Partileri
(CDU/CSU) ve Sosyal
Demokrat Parti (SPD),
aileleri desteklemeye
yönelik ne tür adım atabilecekleri konusunda
henüz fikir birliği
sağlamış değil. Birlik Partileri seçim kampanyası
döneminde çocuk
parasının 35 Euro artırılacağını vaat etmişti. Federal Aile Bakanı Manuela
Schwesig (SPD) ise geliri
düşük olduğu için Hartz
IV sosyal yardımı alanların çocuk parasına
yapılan ek ödemenin yükseltilmesini istemişti.
A
ndroid kullanıcılarının uzun
zamandır beklediği dev Whatsapp güncellemesi nihayet
yayınlandı. Peki Whatsapp'ta ne
değişti? Popüler anlık mesajlaşma
uygulaması WhatsApp'ın Android
uygulaması 2.11.186'ya yükseltildi.
Uygulamanın yeni sürümüyle beraber, 'Ayarlar' kısmı üzerinden
'Hesap' bölümüne gelerek, 'Gizlilik'
kısmından 'Son Görüntülenme' zamanını kapatabilmek mümkün hale
geliyor. Benzer şekilde aynı bölüm
üzerinden profil detaylarına dair bilgilerin görünürlüğü de benzer şekilde değiştirilebiliyor. Yani profil
A
fotoğrafınızı ve durumunuzu istediğiniz takdirde pasif olarak
ayarlayabiliyorsunuz.
İŞTE WHATSAPP'IN YENİ
SÜRÜMÜYLE GELEN ÖZELLİKLER
Son görünümleri, resim ve profil durumu için yeni gizlilik ayarları, Fotoğraflara hızlı paylaşım için
homescreen linki eklendi, Bir
arkadaşına servis için ödeme
yeteneği eklendi (yılda 0,89 €), Sohbetlere uzun video gönderme özelliği
eklendi, Bir widget ile ana ekranda
okunmamış iletileri görüntülemek
için seçenek eklendi (Android 3.0 ve
üstü için), Profil fotoğrafı ve grup
simgelerine paylaşmak veya kaydetme seçeneği eklendi, Kullanıcıların gönderebileceğiniz
sohbet geçmişi arttı, Bazı Sony akıllı
telefonlarda emoji gönderme sorunu
çözüldü, Samsung Galaxy Note 3 ve
diğer Sony akıllı telefonlarda sesli
notlar kayıt sorunu çözüldü, Hintçe
dil için destek etkinleştirildi, Android cihazınıza WhatsApp uygulamasını güncellemek için yapmanız
gereken tek şey, Google Play Store'a
giderek benim uygulamalarımdan
WhatsApp güncellemesini seçmek.
Apple Samsung'dan bunu isteyecek!
A
pple ile Samsung arasında ay
sonunda başlayacak olan telif
davasında Apple'ın ne isteyeceği belli oldu.
Patent uzmanı Florian Mueller,
bloğundan yaptığı açıklamada Apple
ile Samsung arasında ay sonunda
başlayacak olan telif davasında Apple'ın 5 patent için telefon başına 40
dolar isteyeceğini ifade etti. Mueller
açıklamasında, aralarında dokunarak telefon numarası girme, kaydırarak kilit açma ve otomatik
tamamlama gibi patentlerin bulun-
duğu 5 patent ile ilgili Apple'ın 40
dolar ücret isteyeceğini belirtti. Buna
karşın Samsung'un da Apple'ı 4
patentini ihlal etmekle suçlayacağını
kaydeden Mueller, Samsung'un ürün
başına yüzde 2.4 oranında patent
ücreti isteyeceğini belirtti.
Mueller açıklamasında ayrıca Samsung'un istediği ücretin piyasaya
göre çok fazla olduğunu da kaydetti.
31 Mart'ta başlayacak dava öncesi
Apple ilk telif duruşmasında Samsung'dan 3 patent için telefon başına
7.14 dolar telif ücreti istemişti.
Medyaya yansıyan
gelişmelere göre hükümet
ortakları çocuk parasını
2016’da yükseltmeyi
düşünüyor. Federal Maliye
Bakanı Wolfgang
Schäuble’nin (CDU) çocuk
parasının gelecek yıl
değil, 2016’da artırılmasını
teklif ettiği belirtiliyor.
Önümüzdeki yıl çocuk
parası ve ek ödemelerin
yükseltilmemesi isteğinin
altında ise 2015’de yeni
borçlanmaları sıfıra indirme hedefinin yattığı
tahmin ediliyor.
Bilindiği gibi Almanya’da
ilk ve ikinci çocuk için 184
Euro, üçüncüye 190 Euro,
üçüncü çocuktan sonra
doğan her bir çocuk için
215 Euro çocuk parası
ödeniyor. 2012 yılında
çocuk paraları toplam 38,5
milyar Euro’ya çıktı.
Yapılan hesaplamalara
göre çocuk parasının 2
Euro yükseltilmesi durumunda devletin her yıl
yaklaşık 425 milyon Euro
ek ödeme yapması
gerekiyor. Bu yüzden bir
önceki Birlik Partileri ile
Hür Demokratların (FDP)
kurduğu Siyah-Sarı
hükümetinin çocuk
parasını yükseltmediğine
dikkat çekiliyor. CİHAN
14 MART 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
BBP İzmir adayı
Turan: Hükümet
Silivri el ele,
Türkiye nereye?
BP İzmir Büyükşehir Belediye
başkan adayı Vural Turan, iktidarın ülkeyi hızla uçuruma
sürüklediğini, suçluların teker teker
salıverilmesine bir anlam veremediklerini söyledi. Cihan Haber Ajansı Ege
Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret eden
Turan, BBP İl Başkanı Ahmet Bereket,
Bornova Belediye başkan adayı
İbrahim Uzun ve Gaziemir Belediye
başkan adayı Mustafa Çakmak, seçim
çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Türkiye'de yaşanan gelişmeleri değerlendiren BBP adayı Turan, “Hükümet
Silivri el ele, Türkiye nereye? Milletin
kimyası değişti arkadaş.
B
Dün doğru dediklerinize, bugün nasıl
yanlış diyorsunuz? Ne oldu? Ben cemaatçi değilim. Cemaatin kendine
göre bir görüşü vardır. Benim
muhatabım, rakibim iktidar. Benim
mücadelem onunla. Cemaat kimi isterse ona oy verir. Cumhurbaşkanı'na
sesleniyorum, dün Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) için
imzayı attın. Dedin ki, 'Anayasa
Mahkemesi baksın.' O gün attığın
imza doğruysa bugünkü nedir?
Bugünkü doğru diyorsan o gün niye
imza attın? Cumhurbaşkanlığı, sadece
hükümetin getirdiği evrakları imzalayan bir makam mıdır? Dün de katillerin tahliyesine üzüldüğünü
söylüyorsun.“ şeklinde konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
arış ve Demokrasi Partisi
(BDP) Muş Milletvekili Demir
Çelik, “Başbakan’ın dün
Muş’ta ‘sakın ha sakın BDP’ye oy
vermeyin’ çağrısı her şeyden önce
abesle iştigaldir, bu kabul edilemez. Türkiye’de eğer hukuk devleti
varsa, eğer bir demokrasi söylemi
iddiası söz konusu ise hiç kimse
bir başkasının iradesine, siyasal
tercihine ambargo koyma onu
bloke etmeye hakkı yoktur. Bu
manada Başbakan’ı kınadığımı
ifade ediyorum” dedi.
B
Muş’ta seçim çalışmalarını
sürdüren BDP Muş Milletvekili Demir Çelik,
Başbakan’ın Muş'ta yaptığı konuşmaya tepki gösterdi. Kent
merkezinde esnaf ziyaret edip
vatandaşlarla bir araya gelen
Çelik, “Sayın Başbakan dün
Muş’taydı, bir Başbakan'a yakışmayan, şık olmayan açıklama ve
söylemlerde bulundu. Her şeyden
önce Başbakan, ülkenin tüm
halkının Başbakanı AKP Genel
başta olmak üzere birçok bakanın
söylemlerini eleştiren Vural Turan,
“Türkçe Olimpiyatları'nda, çok değil
yedi sekiz ay önce dört bakanla
Hizmet Hareketi'ne övgüler yağdırıyordunuz? Edebiyat kitaplarına girecek
cümleler kullanıyorlardı. Gözlerinden
yaşlar geliyordu. Senin elinde her
türlü imkân vardı, dün bilmiyor muydun bunların ne olduğunu da şimdi
Haşhaşi diyorsun? PKK’ya demediğin
şeyleri bunlara diyorsun. Böyle bir
terbiyesizlik var mı?" dedi. Şehir planlarının 2050 yıllarına göre yapılması
gerektiğini belirten Turan, gelecekte
ulaşımın havadan sağlanacağını,
buna göre çok katlı ev ve işyerlerinin
çatı sistemli yerine pist sistemli olması gerektiğini belirtti. Yerel seçim
çalışmalarında da ciddi projelerle
İzmirlilerin karşısına çıkacaklarını belirten BBP adayı Turan, şunları kaydetti: “2050 yılında İzmir’in nüfusu,
Manisa ile birlikte 12 milyon civarında
olacaktır. Manisa’nın nüfus artış hızı
yüzde 4,5, İzmir’in de yüzde 1,47’dir.
Gelecekte bu iki şehrin birleşmesi
lazım. Ne için? İstanbul’un selameti
için. İstanbul’u kurtarmak için. İstanbul’u yaşanır hale getirmek için. Buranın bir mega şehir olması lazım. O
yüzden planlamaları hızlandırmak
gerekiyor. Burayı yaşanır bir şehir haline getirmek lazım. O yüzden Manisa-İzmir arasında sekiz adet tünel
yapmak lazım. Bu iki ilin arasındaki
doğal engellerin kaldırılması lazım.
Bu tünellerin ikisi hızlı tren, ikisi banliyö, diğer dört tanesi de araçlar için
olması lazım.
CHP İzmir
adayı
Kocaoğlu:
Benim
kitabımda
insanlar
arasında
ayrım yok
Bunun için de imar planlarının
değiştirilmesi lazım. Beş katlı binaları
15 kat, 15 kat olan binaları da 30 kat
yaparak binaların imarlarını ve gaberlerini değiştireceğiz. Yolları genişletmemiz lazım. Binaların oturduğu
alanları daraltmamız lazım. Yeni
otopark alanları ve yeşil alanlar oluşturmamız lazım. İzmir-İstanbul otoyoluna alternatif olarak
Çanakkale'den, Foça-Karaburun üzerinden körfezde asma köprü yaparak
kamyonları direkt Aydın yoluna taşıyacağız. Bunun yanında Alsancak Limanı'nı komple taşıyarak, bu alanı
marina turizmine kazandırarak bölgenin turizm potansiyelini arttıracağız. Körfezin içine dalga kıranlar
oluşturarak su sporlarına açacağız.
Ayrıca kirliliğin önlenmesi için körfezin içinden dev borularla sular
emilip dışına verilerek, birkaç sene
içinde temizlenecek.”
CİHAN
örgütlü gücümüzle gerilim ve
gerginliğinde önüne geçeceğiz.
Şiddet ve şiddetti çağrıştıran
söylem ve yaklaşımdan çok
demokratik siyasetin siyasal projelerini halkımıza kazandırmak.
Muş’un hak ettiği demokratik,
ekolojik, kadın özgürlükçülüğü ile
birlikte adil ve eşitlikçi ve katılımcı
belediye yönetimi işle nasıl olması
gerektiğini Muşlularla Muş’u
yönetmek istiyoruz. Bunu da
kimse engelleyemeyecektir ve engellemeye de kimsenin gücü yetmeyecektir.”
Seçimi kazanmak isteyenlerin kendi binalarına
molotof atıp kundaklayacaklarını iddia eden BDP Muş
Belediye başkan adayı Nimet Sezgin ise “İlde konuşulan şeyler var.
İşte önümüzde ki günlerde seçimi
kazanmanın yolları bellidir;
‘kendi binalarımıza molotof atıp
kendi binalarımızı kundaklayıp
halka işte BDP yaptı’ söylentileri
dolaşıyor. Bunu kapalı toplan-
Çelik
BDP'ye oy vermeyin
çağrısı abesle iştigaldir
Başkanı olmaktan öte her düşünceye her siyasi partiye ve onun
siyasal faaliyetlerine saygılı olması
gerekiyordu.” şeklinde konuştu.
BDP üzerinden Muş halkının korkutulması amacıyla bir takım
provokatif girişimlerin olduğunu
iddia eden BDP Muş Milletvekili
Demir Çelik, şunları söyledi: “Muş
halkı her zaman ve her seçimde
olduğu gibi özgür iradesini
sandığa yansıtacaktır.
tılarda da konuşmuşlar. Temel
hedefleri kepenk kapatıp, taş atma
ve halkı bu şekilde korkutup
seçimi maniple etmek istiyorlar.
Biz bunun farkındayız. İl Emniyet
Müdürü'ne ve İl valimize hepsine
bunu bildirdik. Bu tür önlem ve
güvenliği alın dedik, bundan
sonra böyle bir şey yaşanırsa bu
asla ve asla BDP’nin değildir dedik
ve tüm halkımız buna duyarlı olmalıdır.” şeklinde konuştu.
Özgür iradesini yansıtmakla
kalmayacak ve onun
arkasında durma gücünü de
gösterecektir. Yanı sıra Muş seçimi
bugüne kadar her hangi bir sorun,
sıkıntı yaşanmadan herhangi bir
gerilim gerginlik yaşanmadan
yürüyor olması bir kısım kesimleri
görünen o ki rahatsız etmiştir. Bu
rahatsızlıktan hareketlen de gerilim ve gerginlikten beslenen devletin derinlikleri BDP’yi
itibarsızlaştırmak, BDP seçimleri
üzerinden Muş halkını korkutmak
adına bir kısım provokatif eylemlere girişimlere girebilirler bir
kısım provokatif girişimler
içerisinde olabilirler buna da prim
vermeyeceğiz. Sonuna kadar
Muş Belediye Eş başkan
adayı Halide Budak da
konuşmasında şunları
ifade etti: "Kadınlara verilen para,
hani onu sanki AKP’nin cebinden
veriliyormuş gibi gösterilmesi ve
sanki AKP gelmezse halkı kandırmaya çalışmaları, kesinlikle
kadınlarımız buna inanmasın. O
para onların en doğal hakkıdır. Ve
bizde gelirsek kimde gelirse onu
almaya devam edecekler. Hatta
biz bu ilde barışın teminatı olacağız. Yani halkımız buna inansın,
yapılan karalamalara iftiralara
kimse inanmasın. Onlar tamamen
seçim sürecinde bize atılan iftiralardır.”
M.Mustafa Rıfat GÜLEK-EKONOMİ
7
CHP'li Kaytan:
Bozdağ,
belediyeyi
kaybedeceği
için özel
kalem atıyor
umhuriyet Halk Partisi
(CHP) Yozgat İl Başkanı
Onur Kaytan, Adalet
Bakanı Bekir Bozdağ’ı Yozgat
Belediyesi'ni kaybedeceği korkusu sardığını belirterek, bu
yüzden seçime 20 gün kala özel
kalem müdürlüğüne atama
yapma girişiminde olduğunu
iddia etti.
C
İl Başkanı Kaytan, yaptığı açıklamada, Gezi Parkı gösterileri
sırasında başından biber gazı
fişeğiyle vurulan Berkin Elvan
(14), 269 gün sonra hayatını
kaybetmesinden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirerek,
ailesine baş sağlığı diledi.
Başkan Kaytan, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet olaylarının ardından AK Parti’nin ülke genelinde
olduğu gibi Yozgat’ta da sürekli
kan kaybettiğini söyledi.
Başkan Kaytan, "30 Mart yerel
seçimlerinin yaklaşmasıyla Yozgat kamuoyunda ve bazı gazete
ve internet sitelerinde yer alan
haberleri herkes gibi üzülerek
takip ediyorum.
Eğer iddialar doğru ise Adalet
Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat’ta
iki yıl İl Genel Meclisi Başkanlığı görevini yürüten ve Vilayetler Birliği Yönetim Kurulu
Üyeliği yapan Ayhan Can’ı Yozgat Belediyesi Özel Kalem
Müdürlüğüne getirme girişiminde olması partilerinin ne
kadar adaletli olduğunu gösteriyor.
zmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP
adayı Aziz Kocaoğlu, seçim çalışmalarına
Bornova ilçesinde devam etti. Ziyaret
turlarına Kara Nakliyecileri Sitesi’nden
başlayan Kocaoğlu, ardından sırasıyla
Işıkkent, Pınarbaşı, Doğanlar, Mevlana,
Naldöken, Çamkule, Merkez, Zafer ve Meriç
mahallelerini ziyaret etti. Kocaoğlu’na, CHP
Bornova Belediye başkan adayı Olgun Atilla
da eşlik etti.
İ
46 yıldır Bornova’da yaşadığını dile getiren
Başkan Kocaoğlu, “Hiç ayrım yapmadım.
Benim kitabımda insanlar arasında din,
mezhep, etnik köken ayrımı yapmak yok. Biz
yine ayrım yapmadan, yine insanımızın hayatını kolaylaştırmak için çalışmaya devam
edeceğiz.” dedi.
Işıkkent’teki Kara Nakliyecileri Sitesi’nde esnafla biraraya gelen Başkan Kocaoğlu, lojistik sektörünün sıkıntılarını iyi bildiğini ve
site esnafının ulaşım problemini çözmek için
hazırladıkları büyük çaplı projeleri hayata
geçireceklerini söyledi.
Bölgeye yapacakları geniş yollar ve yer altı
otoparklarının yanısıra çevre yolu bağlantılarını da sağlayacaklarını belirterek,
“Yeşildere üzerinde yaptığımız Homeros Bulvarı’nı 100 milyon lira kamulaştırma bedeliyle önce otogara, sonra çevre yoluna
bağlayacağız.
Bornova'da Yüzbaşı İbrahim Hakkı Caddesi'ni Manisa yoluna kadar uzatacağız." diye
konuştu. Ekonomik sıkıntıların nakliyat sektörünü de etkilediğini dile getirerek, “Deniz
ulaşımında ÖTV yok, hava ulaşımında yok
ama kara ulaşımında var. Karadaki insanlar
üretim yapsın diye sektöre cansuyu verilmelidir.” dedi.
Başkan Kocaoğlu, Naldöken semtindeki
seçim bürosunun açılışına da katıldı. Burada
yaptığı konuşmada, AK Parti hükümetinden
kurtulmanın yolunun sandıktan geçeceğini
belirterek şunları kaydetti: “İzmirli kendine
'gavur' diyeni affetmez. İzmirli kendine,
'Sümüklü çocuğa benziyor.' diyeni affetmez.
İzmirli, 'Bu kentin milletvekili olmaktan
hicap duyuyorum.' diyeni affetmez. İzmirli,
'İzmir AKP’ye muhtaç.' diyeni affetmez. AKP
adayı, bu kez de İzmir’e 'yorgun ve bitkin'
benzetmesi yapmış. Sen bu İzmir’den bu
kadar rahatsız oluyorsan, niye gelip
büyükşehir belediye başkan adayı oluyorsun? 30 Mart’ta biletini kessinler diye mi
aday oluyorsun? 30 Mart’ta hep beraber biletini keseceğiz.”
CİHAN
Hiçbir vasfı, olmayan meclis
tarafından tahsis edilen makam
aracını kendi özel aracı gibi işlerinde kullanması, her gün
merkeze 110 kilometre uzaklıktaki Akdağmadeni ilçesindeki
ikametine gidip gelmesinin
izah edilir bir tarafı yoktur.
Böyle bir kişiyi nasıl kadrolu işe
getirme gayreti içinde olabiliyor. Sayın Bozdağ’ın
yanında olana, yandaş olana
bu yaklaşımı seçimlere 20 gün
kala yapması da belediyeyi
kaybederim endişesi taşıdığının
bir göstergesidir." dedi.
Ülkenin AK Parti ile sıkıntılı bir
süreç yaşadığını söyleyen
Başkan Kaytan, "17 Aralık’tan
sonra AKP iktidarı yolsuzlukların üzerini kapatmak için
girdiği bataklıkta her geçen gün
daha da batmaktadır. Başbakan
konuşmalarıyla vatandaşları
tamamen ayrıştırma çabası
içine giriyor. Bunlar kendi yolsuzluklarının üzerine kapatmak
içindir.
Bu yüzden halk artık bunlara
güvenmiyor. Seçime 20 gün
kala Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın hiçbir vasfı olmayan bir
kişiyi sırf Yozgat ziyaretlerinde
yanında bulunduğu, yandaş
olduğu için belediye özel
kalemi için girişimlerde bulunmasının adaletle izah edilir bir
tarafı olmasa gerek.
İlimizde o kadar vasıflı insan iş
beklerken, atama beklerken
Sayın Bozdağ’ın 30 Mart seçimlerine az bir süre kala belediyeye birilerini kadrolu
yerleştirme telaşına düşmesi
AKP’nin Yozgat’ta kaybedeceğinin somut örneğidir. Sayın
Bozdağ, Yozgat’ta hangi
yatırıma imza attı?
Hangi hizmet onun sayesinde
geldi? Yozgat’a özel hangi
yatırımı yaptı? Halk her şeyi
görüyor. 30 Mart’ta vatandaşlar
sandığa elini vicdanına koyarak
bakan çocukları için değil
vatan evlatları için gidecek."
diye konuştu.
CİHAN
8
Ak Partili
adaydan şaşırtan
BDP açıklaması
erel seçim yarışının hem
Y
büyükşehirde ve hem de
ilçelerde AK Parti ile BDP'nin
arasında geçtiği
Diyarbakır'da çözüm
sürecinin etkisi ile huzurlu
bir ortam hakim.Diyarbakır
Sur'da iki dönemdir belediye
başkanlığı yapan Sur
Belediye Başkanı Abdullah
Demirbaş, PKK'nın KCK
yapılanmasına yönelik
operasyon kapsamında
tutuklanmış ardından
hastalığı gerekçe gösterilerek
tahliye edilmişti.
BDP'nin kalesi olarak anılan
Diyarbakır'ın tarihi ilçesi
Sur'u marka şehir yapmak
için belediye başkanlığına
talip olan AK Parti eski
Diyarbakır il başkanı ve
milletvekili, AK Parti
Diyarbakır Sur Belediye
Başkan Adayı Abdurrahman
Kurt, Diyarbakır'daki seçimin
havasını ve BDP ile olan
diyaloglarını aktardı.
BDP'LİLER AK PARTİLİ
KURT'U PARTİLERİNE
DAVET EDİYOR
Diyarbakır'ın en büyük
ilçelerinden biri olan ve 115
bin nüfusa sahip olan Sur'da
yaklaşık 60 bin seçmen oy
kullanacak. AK Partili Kurt,
memleketinde herkes
tarafından çok sevilip,
sayılıyor. Kurt, hem
BDP'lilerle hem de HÜDAPAR'lılarla diyalog halinde.
Kurt'un esnaf ziyaretlerinde
halktan büyük ilgi gördüğüne
bizzat şahit olduk. Kürt
sorunu konuşunda önemli
çalışmaları ile tanınan Kurt,
AK Parti ideolojisini ve
U
Konya-Karaman arasında
hizmet verecek olan Yüksek
Hızlı Tren (YHT) Hattı
Projesi kapsamında temel
atma töreni için Konya'dan
Karaman'a gelen Bakan
Elvan, trende Berkin
Elvan'ın ölümünden sonra
çıkan olaylar ve tahliyeler
hakkında açıklamalarda
bulundu. Berkin Elvan'ın
ölüm hadisesinin son
derece üzücü olduğunu
ifade eden Bakan Elvan,
"Gerçekten bizler bu tür
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Ak Parti Diyarbakır Sur Belediye Başkan
adayı Abdullah Demirbaş'tan BDP'liler
hakkında şaşırtan bir açıklama geldi.
Kürtlere bakış açısını elinden
geldiğince anlatmaya
çalılşıyor. Şehirde kimi
BDP'lilerin teveccühü ile
karşılaştığını da söyleyen
Kurt, zaman zaman da
BDP'lilerin kendisine
partilerinden aday olması
için davet
ettiğini ve BDP
seçim bürosuna
yaptığı ziyareti
anlattı.
BDP'NİN SEÇİM
BÜROSUNDA
OTURAN AK PARTİLİ ADAY
BDP'lilerin seçim bürolarına
giderek sohbet eden ve
hayırlı olsun dileklerinde
bulunduğunu söyleyen AK
Parti Diyarbakır Sur Belediye
Başkan Adayı Abdurrahman
Kurt, "BDP'lilerin kimisi
şaşırıyor, kimi hayırlı olsun
diyor, kimi de partisine davet
ediyor. Çözüm sürecini
tartışmak isteyenler de
oluyor" diyerek bizi şaşırttı.
Kurt BDP ziyaretinin
izlenimlerini şöyle sürdürdü;
"Çözüm sürecini yürütecek
tek parti AK Parti'dir bunu
geçtiğimiz 90 yıl herkese
gösterdi. Türkiye'ye barış
getirecek bu fırsatı
değerlendirmemek tüm
halklara büyük ihanet olur.
Üniversite yıllarından
başlayan Kürt sorunu
mücadelemizi bilen
BDP'lilerin bile teveccühü ile
karşılaşıyoruz. Ama siyaseti
slogandan ibaret olarak
gören kitleler de tepki
gösteriyor ama çevresi
tarafından uyarılınca
susuyorlar. "
KÜRTLERİN YENİ KURTULUŞ
SAVAŞINDAN BEKLENTİSİ
BİR DAHA ALDATILMAMAK
Çözüm sürecinin bölgedeki
yansımalarını anlatan Kurt,
"AK Parti milletin taleplerine
dönük çalışmalar yürütüyor.
Halkın bu güne kadar çektiği
mazlumiyetleri çektirmemek
için çaba sarf ediyor. Tabi bu
geçişin sancılarını,
sıkıntılarını çekiyoruz.
Hizmet bekleyen vatandaş
algısı olan yeni bir devlet
kurmaya çalışıyoruz. Yeniden
bir kurtuluş savaşı veriyoruz.
Kürtlerin bu kurtuluş
savaşından beklediği 100
yılda yapılan aldatmanın bir
kez daha tekrarlanmaması."
açıklamasını yaptı.
BDP'LİLER BİLE
İTİRAF EDİYOR
Sur Belediyesi için
projeleriniz neler sorusuna
Abdurrahman Kurt,
"BDP'liler dahi biz belediye
başkanı olursak Sur'un
bugünden daha iyi bir yerde
olacağını biliyor. Ama
maalesef burada slogan
üzerinden siyaset yapılıyor.
Hizmet veya projelerle değil
ideoloji üzerinde propaganda
yapılıyor. Sur'da seçimi
kaybeden olmasın Kürtler de
kimlik de yoksullar da
kazansın, bizim Kürt
sorununa nasıl baktığımızı,
çözüm arayışımızı herkes
görüyor. Burada 15 yıldır
şehri yöneten parti raylı
sistem vaadi verdi ve
maalesef bugün
Diyarbakır'da rayları görmek
mümkün değil." Şeklinde
yanıt verdi.
Burada proje çok yapacak
adam yok diyen
Abdurrahman Kurt "Sur'u
marka şehir haline getirecek
çalışmalar yürüteceğiz.
Şehrin kendi Ortaçağ
mimarisini onaracaksınız.
Bizim rakiplerimizi bunu
yapabileceğini düşünsem
zaten bu kadar üzülmem.
Dolayısıyla yeni bir 5 yılı
Sur'un kaybetme şansı yok.
Kendi uluslararası
tecrübelerimle, devlette her
kademenin sonsuz destek
vereceği bilinçle ile
Diyarbakır'ın yüz yılına imza
atacağımı söyleyebilirim.
Diyarbakır'da belediye
başkanlı yapacaksam Sur'da
yaparım dedim ve burada
olmak ayrıcalıklı olacak."
CİHAN
Lütfi Elvan: Berkin
siyasi işe dönüşmesin
laştırma Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı
Lütfi Elvan, Berkin Elvan'ın
ölümünün son derece
üzücü olduğunu belirterek,
"Ancak bu ölüm hadisesinin
bir siyasi malzemeye
dönüştürülmesi son derece
yanlış" dedi.
14 MART 2014
14 MART 2014
Gündem
olayların yaşanmasını
istemiyoruz. İnşallah böyle
bir olayı bir daha
yaşamayız. Ancak bu ölüm
hadisesinin bir siyasi
malzemeye
dönüştürülmesi, hele hele
seçim öncesi bir araç haline
getirilmeye çalışılması son
derece yanlış. Biz, her türlü
görüş, düşünce içerisinde
kim olursa olsun onların
düşüncelerine, görüşlerine
saygılıyız. Elbette bizleri de
eleştirecekler ancak bunu
bir sokak kavgasına
dönüştürmek, kamu
araçlarını yakmak yıkmak,
kamu ve özel kesime ait
binaları tahrip etmek hiçbir
demokratik ülkelerde kabul
edilebilecek husus değildir.
Demokrasilerde araç
yakarak, binaları tahrip
ederek demokratik bir
takım girişimler söz konusu
olamaz. Elbette bir eleştiri
konusu varsa onlar
eleştirebilir. Birincisi bunlar
siyasi malzeme
yapılmamalıdır, ikincisi de
herkesin kanunlara,
kurallara, yasalara uygun
hareket etmesi
gerekmektedir. Bu konuda
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
imes dünya
haberleri
sayfalarında
Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın
Gülen hareketini
yatak odası şantajı
komplosuyla
suçladığını yazıyor.
T
HP'nin barış sürecine
C
ilişkin tutumunu
eleştiren Gültan Kışanak,
CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu’nun BDP ile
görüşmediğini söyledi.
CNN TÜRK’te Enver
Aysever’in sunduğu Aykırı
Sorular programına
katılan BDP’nin Diyarbakır
Belediye Başkan Adayı
Gültan Kışanak’ı konuk
etti.
HDP’ye yönelik saldırılara
ilişkin açıklamalarda
bulunan Kışanak,
Cumhuriyet Halk
Partisi'nin barış sürecine
yönelik tutumunu da
eleştirdi. Kışanak, CHP
Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu’nun BDP ile
görüşmediğini ifade etti.
BARIŞ SÜRECİNİN
AK PARTİ DIŞINDA
YÜRÜMESİ LAZIM
Kışanak, "hükümet
yolsuzlukların üstünü
örtmemeli. Biz de Tayyip
Erdoğan'ı yedirmeyiz
gibisinden bir söylem
kullanmadık" dedi.
AK Parti'nin seçimleri
kaybetmesi hatta
iktidardan düşmesi
durumunda dahi barış
sürecinin zarar
görmeyeceğini, çünkü
halkın "bu süreç
Kışanak, barış sürecinin
AK Parti dışında da
yürümesi gerektiğini
belirtti ve şöyle konuştu:
AK PARTİ'NİN SALTANAT
SÜRME NEDENİ CHP
“Biz CHP’yi de
eleştireceğiz. AKP’nin
böyle saltanat sürmesinin
nedeni CHP’nin doğru
düzgün sosyal demokrat
bir parti olmamasıdır.
AKP’nin şuan da
tutunduğu tek şey; barışın
tek muhatabı benim, ben
gidersem barış bozulur
diyor. CHP demiyor ki ben
varım, ben de çözerim bu
sorunu. Biz Kılıçdaroğlu
ransa'da gerçekleşen Avrupa
Parlamentosu (AP) Genel
Kurulu toplantısında
Türkiye'nin 2013 İlerleme
F
Raporu 153'e karşın 475 oyla
kabul edildi.43 parlamenterin
çekimser oy kullandığı
oylamada parlamentonun
Türkiye Raportörü Ria OoomenRuijiter'in hazırladığı rapor son
dönemde yaşanan tartışmalara
rağmen kabul edildi.
Görüşmede
kızlı-erkekli
evler ve alkol
satışı
konularının yer
aldığı önerge
kabul edilirken
Youtube ve
Facebook'un
yasaklanmasını
gündeme
getiren 14 sayılı
değişiklik ve
Fethullah
Gülen'e yönelik
soruşturma
açılması
gerektiğini
Siirt'te konuşan ve "30 Mart'ta Siirt’te
oyumu BDP'den yana kullanacağım"
diyen Jet Fadıl'ın oyunu Siirt'te kullanamayacağı ortaya çıktı.
ile görüşmek istedik,
kapıları kapalıydı. Kemal
Bey bizimle görüşmek
istemiyor o yüzden biz de
resmi bir başvuru
talebinde bulunmadık.”
iirt Belediyesi'nin
S
yaptığı bir toplantıda
konuşan ve "30 Mart'ta
TÜRKİYE BİR TÜRLÜ
BAĞIRSAKLARINI
TEMİZLEYEMEDİ
BDP Diyarbakır Belediye
Başkan Adayı Gültan
Kışanak, HDP’ye yönelik
saldıralara ilişkin de
açıklamalar yaptı.
“Türkiye’nin bazı dönüm
noktalarında birileri
düğmeye basıyor ve
harekete geçiyor. Meşru
olmayan karanlık güçler
bunlar. Türkiye’de o kadar
çok hukuk dışına çıkmış
çete gibi yapılanmalar var
ki bunlarda Susurluk’tan
buyana ortaya çıktı.
Hukuk içerisinde kalması
gereken devlet sistemi
bunları koruyor, zaman
zaman iş yaptırıyor.
Susurluk’tan buyana
Türkiye bu halinden
memnun, her şey ortaya
çıkıyor, bir türlü Türkiye
bağırsaklarını
temizleyemedi.”CİHAN
Türkiye İlerleme Raporu kabul edildi
belirten 10 sayılı önerge
reddedildi.Raporda ayrıca İznik
ve Trabzon kiliselerinin ibadete
açıklaması konusundaki
önergenin tekrar gözden
geçilmesi teklifi kabul edildi.
eçimlere az bir zaman
S
kala iddia edilen ses
kaydı yayınlanırsa
Alperenler sokağa çıkar
mı sorusunun cevabını
BBP Başkanı Destici
verdi.
Türkiye'de 1500'e yakın
belediye olduğunu, bin
kadar yerde adayları
bulunduğunu belirtti
"Özellikle ilçelerde 300'e
yakın yerde
kazanabiliriz" dedi.
Sivas'ta Doğan Ürgüp'ün
yeniden aday olduğunu
ve oy oranlarının iyi
gittiğini söyledi. Sivas'tan
sonra il olarak
Adıyaman'da da yüksek
oy beklediklerini bildirdi.
Destici'ye göre BBP "7-8
ilde başkanlık için
yarışıyor."
Destici'ye sonra, 25
Mart'ta piyasaya
sürüleceği iddia edilen
merhum Muhsin
Yazıcıoğlu ile ilgili
spekülasyonları sordum.
"Bu konuda size ulaşan
bir şey var mı?" dedim.
Destici şunları söyledi:
"Hayır bize ulaşan hiçbir
şey yok. Rahmetli
Başkanın şehadetinin
böyle bir kavgada
malzeme olarak
kullanılmasından da BBP
camiası olarak son derece
rahatsızız. Savcılık orda.
Dosya açık, elinde bilgi belge olan gider savcılığa
verir. Hem niye 5 yıldır
elinde tutuyorsun da
savcılığa vermiyorsun?"
Destici'ye, "Merhum
Başkan'la Başbakan
Erdoğan arasında
olumsuz bir şeyin geçmiş
olması ihtimaline nasıl
bakıyorsunuz?
Spekülasyonlar daha çok
o konuda ortaya atılıyor"
diye sordum.
Destici bu konuda şunları
söyledi:
"Başbakan'la merhum
Başkan arasında olumsuz
bir şey bulunmasına
ihtimal vermiyorum. Son
anına kadar Başkan'la
Başbakan arasındaki
ilişkiler çok iyi idi."
Başkan Destici'ye
sonra"Böyle bir kasetin
ortaya çıkarılması
durumunda Alperenler
Camiasının bir takım
eylemlere girişebileceği
ihtimaline nasıl
baktığını" sordum.
Başkan bunu cevaplarken
önce, merhum
Yazıcıoğlu'na izafe edilen
"Bizim tarlalarımız
sürülmüş" ifadesinin
gerçeği yansıtmadığını,
Başkan'ın böyle bir
sözünün bulunmadığını,
bunu Başkan'a izafe
etmenin onu
itibarsızlaştırmak
anlamına geleceğini"
söyledi. Şöyle konuştu:
"Böyle bir sözün
söylendiğini iddia eden
Faruk Mercan'a, Şamil
Tayyar'a, Ersoy Dede'ye
"Hani nerde söylendi bu
söz, görüntüsünü
gösterin dedim, kimse
gösteremedi. Yok böyle
bir söz. Başkan böyle bir
tarla sürülmesine göz
yumar mı?"
Destici daha sonra "Her
topluluğun içine şu veya
bu istihbarat
kurumununelemanının
sızmış olabileceğini,
Alperenler'in de
Ülkücülerin de buna
maruz kalabileceğini"
belirtti"Ancak biz
herhangi bir
provokasyona imkan
vermeyiz" dedi.CİHAN
aşbakan Yardımcısı Bülent
B
Arınç, Fethiye'de HDP ilçe
örgütünün açılışında çıkan
olayları "barbarlık" olarak
değerlendirdi.
Seçim çalışmaları kapsamında
Bilecik'e giderken Yüksek Hızlı
Tren ile (YHT) geldiği Eskişehir
Tren Garı'nın VİP Salonu'nda
gazetecilerin sorularını
yanıtlayan Arınç, Fethiye'de
HDP'ye yapılan saldırıyı
“barbarlık” olarak nitelendirdi.
Yüksek Seçim Kurulu'nun
HDP'nin seçimlere girmesine
izin tanıdığını hatırlatan Arınç,
“Maalesef son zamanlarda
Fethiye'de ama daha önce
bildiğim kadarıyla İzmir'in bir
ilçesindeydi. Başka bir ilçede de
yaşanmış olabilir. Son günlerde
bu olay yoğunluk kazandı.
Halkların Demokrasi Partisi,
bildiğiniz gibi BDP'den farklı
olarak özellikle Orta Batı
Anadolu ve Karadeniz'de
örgütlenerek aday gösteren bir
parti. Yüksek Seçim Kurulu bu
partinin seçimlere katılmasına
imkan ve izin tanıdı. Bu yapılan
hareketi bir barbarlık olarak
görüyorum. HDP olsun, başka
bir siyasi parti olsun, ismi hiç
önemli değil. Siyaset yapma
özgürlüğü bulunan herkesin
başı dik, alnı açık Türkiye'nin
her yerinde, 780 bin
kilometrenin her karışında
siyaset yapma hakkı vardır. Bu
hakkı engellemeye çalışmak
Anayasa'yı ihlal etmek
demektir. Bu hakkı engellemek
ve bu kişilerin özgürlüklerini
kısıtlamak ceza kanunlarına
göre de suçtur. Bırakınız
Anayasayı, ceza kanunlarını
ama evrensel hukuk prensipleri,
Avrupa İnsan Haklar Sözleşmesi
bize siyaset yapma hakkını
engelleme fırsatını vermiyor.
Dolayısıyla hangi siyasi
görüşten olursa olsun
Türkiye'de insanlar siyaset
yapmalıdır” dedi.
Parlamenterler toplantıda
bağımsız yargının demokratik
devletler için çok önemli
olduğunu vurgularken,
yolsuzluk iddialarıyla ilgili
endişeli açıklamalar yaptı.
Türkiye'de düzenlenen
protestolara karşı daha fazla
tolerans ve inanç
düşüncelerinin güvence altına
alınması gerektiğini de
kaydeden parlamenterler,
konuşmalarında ayrıca Berkin
Elvan'ın ailesine de başsağlığı
diledi.CİHAN
“HER DEMOKRATİKLEŞME
PAKETİ SİYASET ALANINI
GENİŞLETMEK VE
GÜÇLENDİRMEK İÇİNDİR”
Arınç, siyaset alanını
genişletmek ve güçlendirmek
için çalışmalar yaptıklarını
aktararak, “Biz siyaset alanını
genişletmeliyiz. Siyasete
müdahale etmek isteyenlere
fırsat vermemeliyiz. Siyaseti
güçlü kılmalıyız. Yaptığımız
bütün demokratik çalışmalar
artık paketlerin sayısını
söylemiyorum. Her
demokratikleşme paketi siyaset
alanını genişletmek ve
güçlendirmek içindir. Meclisin
son çalışma gününde, yani 1
Mart itibarıyla ara vermeden biz
20-25 maddelik
demokratikleşme paketi
çıkardık. Siyasi partilerin daha
kolay kurulabilmesini, ilçe ve
belde sayılarını daha da
düşürdük. Herkesin siyaset
yapma hakkını verdik. Partilere
üye olma şartlarını
kolaylaştırdık. Partilerin farklı
dillerde propaganda
yapabileceği kuralları getirdik”
diye konuştu.
“BİR PARTİNİN
TABELASINI ZORLA İNDİRME,
YERE ATIP PARÇALAMA
HAKLARI YOKTUR”
Hiç kimsenin bir partinin
tabelasını zorla indirme ve
parçalama hakkının olmadığını
belirterek, Fethiye'deki
sorumlularla ilgili gerekli
soruşturmaların yapılmasını
gerektiğini ifade eden Arınç,
“Özellikle belediye imkanlarıyla
zannediyorum Fethiye'de çünkü
itfaiye aracı bildiğim kadarıyla
belediyeye aittir. Oradaki yerel
yöneticilerin de ister kaymakam
olsun, ister emniyet müdürü
olsun, ister belediye başkanı
olsun, ister belediye görevlileri
olsun, bir partinin tabelasını
zorla indirme, yere atıp
parçalama hakları yoktur. Bu
resmen suçtur. Bu suçu kim
işlediyse şüphesiz Bakanlığımız
onlarla ilgili de bir soruşturma
yapmalıdır. HDP ya da “x”
partisi Türkiye'nin her yerinde
teşkilat kurabilir. Her yerinde
aday gösterebilir. Her yerinde
seçime katılabilir. Her yerinde
propaganda yapabilir. Bunu
engellemek, bunun önüne
geçmek elbette bir Anayasa'yı
ihlal suçudur. Buna hiç
kimsenin izin vermemesi
gerekir” şeklinde konuştu.
“SEÇİMLERE YÖNELİK SİYASİ
BİR PROVOKASYONDUR”
Olayla ilgili, “Bu zannediyorum
ki seçimlere yönelik siyasi bir
provokasyondur” diyen Arınç,
sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sonra bu ne kadar garabettir
ki, Barış ve Demokrasi
Partisi'nin her yerde kurulu,
tabelası var. Gerekiyorsa
seçimlere giriyor. Onlara karşı
gösterilmeyen bu tepki, onların
kardeşi olan başka bir partiye
gösteriliyor. Bu zannediyorum ki
seçimlere yönelik siyasi bir
provokasyondur. Başka bir
zamanda olsa gösterilmeyecek
tepkilerin seçime katılırken
gösteriliyor olmasını
konjonktürel buluyorum. Ne
kadar haksız buluyorsam o
kadar da konjonktürel
buluyorum. Ben bu olayları
fevkalade derin bir üzüntüyle
izliyorum. İsmi geçtiği için
söylüyorum ama tekrar
etmeyeceğim. Her siyasi
partinin Türkiye'nin her yerinde
siyaset yapma hakkı vardır.
Bunu engellemek, bunun önüne
geçmek hiçbir resmi kurumun
da işi değildir, hiçbir
yurttaşımızın da görevi değildir.
Dolayısıyla bu bir barbarlıksa
bunu işleyen insanlar da adalet
karşısında hesaplarını mutlaka
vermelidir.”
“TOPLANTIYI TALEP
EDENLER MUHALEFET
PARTİLERİ, 184'Ü
BULACAK OLANLAR DA
ONLARDIR”
Arınç, bir gazetecinin,
“Muhalefetin Meclis'i
olağanüstü toplaması
konusunda bir
değerlendirmeniz olacak mı?”
sorusuna ise, “Resmen talep
ettiler mi bilmiyorum ama dün
CHP'nin bir açıklaması oldu.
Meclis Başkanlığına dilekçe
verilmiş bildiğim kadarıyla. Bu
bir Anayasal haktır. Meclis iç
tüzüğü de bunu rahatlıkla
karşılayabiliyor. Söyleyeceğim
şey şudur. Ben 20 yıldır
parlamentodayım, her dönemi
gördüm. Eğer 184 kişiyle
Meclisin açılması mümkün
olabilirse önce şuradan
başlayayım. Meclis olağanüstü
toplantıya çağırabilir ara verme
veya tatil süresi içerisinde.
Meclis başkanı galiba 7 gün
içerisinde bu talebi karşılamak
durumundadır. Benim Meclis
başkanlığı dönemimde de
olduğu için biliyorum. O
toplanma günü belirlenir,
milletvekillerine haber verilir
ama toplantının yapılabilmesi
için yoklama yapılır ve en az 184
kişiyle Meclis toplantıya
başlayabilir.”CİHAN
Siirt’te oyumu BDP'den
yana kullanacağım"
diyen "Jet Fadıl" olarak
bilinen Fadıl
Akgündüz'ün oyunu Siirt'te kullanamayacağı
ortaya çıktı. Toplantıda
konuşan Akgündüz, 30 Mart'ta yapılacak yerel
seçimlerde oyunu Siirt'te yaşamıyor olmasına
rağmen burada kullanacağının altını çizerek, "30
Mart'ta Siirt'te olacağım. Oyumu da Siirt
Eşbaşkan adayları Tuncer Bakırhan ve Belkıza
Beştaş Epözdemir'in kazanması için kullanacağım" açıklamalarında bulunmuştu.
JET FADIL'IN OYU İSTANBUL'DA!
Siirt'teki toplantıya katılan Fadıl Akgündüz, yaptığı bu açıklamasıyla dikkatleri üzerine çekmişti.
Fadıl Akgündüz, ikamet adresi olan İstanbul'un
Beylikdüzü ilçesinde bulunan Pınarkule Ortaokulu'nda 1036 numaralı sandıkta oyunu kullanmak
zorunda kalacak. Jet Fadıl'ın bundan önce Siirt
için verdiği sözlerin boşa çıktığı gibi bu sözü de
boşa çıkacak.
KILIÇDAROĞLU DA OY KULLANAMAMIŞTI!
CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da Anayasa
değişikliği referandumunda oyunu kullanamamıştı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu ve oğlu Kerem
Kılıçdaroğlu Mehmet Emin Resulzade Anadolu
Lisesi'nde 4143 nolu sandıkta oylarını kullanmışlardı fakat seçmen listesinde CHP Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eşi ve oğlunun
ismi görülürken kendi isminin listede olmadığı
dikkat çekmişti.CİHAN
Karabük'e
çılgın proje:
Kanal Karabük
K Parti Karabük Belediye Başkan Adayı
Mehmet Ceylan, İstanbul için planlanan ve
A
çılgın proje olarak adlandırılan “Kanal İstanbul” projesinin benzerini “Kanal Karabük” ismiyle Karabük'te hedeflediklerini söyledi.
Karabük, Zonguldak'tan ayrılıp il olmasıyla
gelişimini artırdı. 1937 yılında demir çelik fabrikasının temellerinin atılmasıyla beraber
sanayinin kalbi olan bir kent haline geldi.
Karabük şimdi Türkiye'de ve dünyada adını
demir-çelik ile duyuruyor.
ARINÇ'TAN HDP'YE SALDIRILARA SERT TEPKi
gereken hassasiyetin, hele
hele seçim öncesi
gösterilmesi gerekir diye
düşünüyorum" diye
konuştu.
"TÜRKİYE'DE
TUTUKLULUK SÜRESİNİN
SÜRATLE AŞAĞIYA
ÇEKİLMESİ GEREKİYOR"
Türkiye'de bir darbe girişimi
ve bu yönde çabanın söz
konusu olduğunu kaydeden
Bakan Elvan, "AK Parti
iktidara geldiği günden bu
güne kadar birçok engelle
karşı karşıya kaldı. Partiyi
kapatmadan tutun da
verilmeye çalışılan
muhtıraya varıncaya kadar
yine geçmişte birçok darbe
girişimine yönelik planlar
konuşuldu. Bunların
değişik şekillerde kayıtları,
tutanakları
tespit edildi.
Tabi ki bu tür
girişimlere
bizim
müsamaha
göstermemiz
söz konusu
olamaz. Ama
tutukluluk
süresinin de
bu kadar uzun
olması hiç
doğru bir şey
değil.
Neticede yasa
değişikliği
sonucunda 5
yıllık
tutukluluk süresini
dolduranlar tahliye edildi.
Tabi ki onların
mahkemeleri devam
edecek. Ancak bu
tutukluluk süresinin
Türkiye'de süratle aşağıya
çekilmesi gerekiyor.
Demokratik bir ülkede
olması gereken şeyde
budur" dedi.CİHAN
Fadıl Akgündüz'ün oy skandalı
Kemal Kılıçdaroğlu’nun BDP ile görüşmediğini söyledi
konuşularak
çözülür" demeye
başladığını, bunu
anladığını ve
kabul ettiğini
söyleyen Kışanak,
"AKP giderse CHP
gelir. Bugün CHP
barış sürecini
konuşmuyor. Ama
iktidar olunca
konuşacak, çünkü
kimse halka
rağmen
savaşamaz."
9
HP lideri Kemal
C
Kılıçdaroğlu Düzce
mitinginde yaptığı
konuşmada ses kayıtları
ortaya çıkan İçişleri
Bakanı Efkan Ala'nın
hukuk skandalını
hatırlattı. "Savcı yazısını
çöpe at" diyen Efkan
Ala'ya, "Kimsin sen
kimsin!" diye çıkışan
Kılıçdaroğlu, "O kağıdı
çöpe at diyor. Sen kimsin
sen kimsin! Kimsin sen.
Muammer Güler'in yerine
Efkan Ala'yı getirdi.
Millete baskı kuruyor.
Kimsin sen kimsin! Çık
adam gibi meydanlarda
söyle bakayım. Ey Savcı
senin yazını yırtıp
atıyorum ey hakim senin
kararını uygulamıyorum.
De bakayım...
Telefonlarda söylüyorsun!
Kimsin sen!" ifadelerini
kullandı.
Kılıçdaroğlu'nun
konuşmasından
satırbaşları:
Ses kayıtlarına montaj
diyorlar. Doğru değilse
açıklasınlar hep beraber
yapanların üzerine
gidelim. Bir ülkenin
başbakanının sesi öyle
montajlanamaz. Bunun
doğru olup olmadığını
öğrenmek çok kolay.
TİB'ten konuşma kayıtları
alınır. TİB'in kayıtlarını
açıkla millet görsün hep
beraber kim bunu
yapmışsa hesabını
soralım. Peki bu Başçalan
açıkladı mı? Hayır! Neden
açıklamıyor? Açıklasın...
KORKUDAN SES
KAYITLARINI ANALİZE
GÖNDEREMEDİ
Dedim ki bunlar montajsa
öğrenmek kolay. ABD'de
bu işin uzman kuruluşları
var. Resmi yazı yazarak
gönder dünyaya açıkla.
Teklif ettim. Eğer montaj
olsa hemen gönderirdi.
İspat etmeyen
namussuzdur. Ne yaptı?
Korkudan gönderemedi...
Demek ki doğru.
Rabia işareti yapıyor.
Sanki Türkiye'nin
sorunlarını çözdü de
Mısırla uğraşıyor..
Aslında söylediği şu..
Benim dört bakanım var
ben de Başçalanım... Dört
bakan bir de Başçalan...
Bu bakanlardan birisi
televizyona çıktı. Dedi ki
sabah gittim önüme
metin ve istifa dilekçesi
koymuşlar. İstifa et
Başçalanı rahatlat... Bir
de onu korumak için
deklarasyon imzala. Ben
niye imza atıyım dedi. O
söyledi ben yaptım...
Şimdi de diyor ki bunu
paralel devlet yaptı diyor.
Ben merak ediyorum eski
parayla 700 bin liralık kol
saatini bir bakana paralel
devlet mi verdi?
Yine o bakan Rıza
Zarrab'ın uçağıyla yani
rüşvet paralarıyla Umreye
gitti. Onu umreye paralel
devlet mi gönderdi.
Ayın 18'inde MEclis'i
topluyoruz. Diyoruz ki
gelin... Eğer haksızlıktan
şikayet ediyorsan 18'inde
gel meclise.... Fezlekeler
geldi... Fezlekelerde ne
yazıyor?
Ekonomi Bakanı Zafer
Çağlayan... Tam bir
ekonomi bakanı... 28
seferde 52 milyon dolar
götürmüş. Bunu devletin
savcısı söylüyor. Ben
söylesem muhalefettir
şöyle veya böyle siyaseten
söylüyor derler... Ben
söylemiyorum devletin
savcısı söylüyor.
İçişleri Bakanı Muammer
Güler 10 defada 10 milyon
dolar götürmüş. Sabahın
yedi buçuğunda oğluna
telefon edip oğlum ne var
diye soruyor. Babacım
polisler bastı diyor... Evde
ne var diyor... Sen
biliyorsun babacığım
diyor. Bir kaç kuruş
diyor... Kaç lira diye
soruyor baba... Bir trilyon
civarında para var
babacığım diyor...
Ezan okunuyor... Ezan'ın
bitmesini bekleyelim yine
devam edelim..
En az götüren Egemen
Bağış... Çünkü o çikolata
kutusunda götürmüş. E
çikolata kutusuna da 500
bin lira sığıyormuş...
Bunu Reza Zerrab
söylüyor... 500, 500
gönderin diyor...
Dünyanın her yerinde
böyle bir şey ortaya
çıktığında yapılacak şey
"beni yargılayın
aklanayım" olur... Ama
bunlar öyle demedi...
O halde 30 Mart'ta
hesap soracağız
Allah'ın tuzağı var diyor...
Beni eleştirirken ağza
alınmayacak sözler
söylüyor. Söylesin...
Rahmetli babam derdi ki
oğlum sen doğru dur eğri
belasını bulur...
Eskişehir'de diyor ki,
"Ben evlatlarıma helal
lokma yedirmedim..."
Allah söyletiyor...
Evlatlarıma helal
lokma yedirmedim
diyor...
Ben senin evlatlarına
acıyorum sana değil. Sen
nasıl çocuklarını harama
ortak edersin. Bir anne
baba çocuklarına hep
doğruluğu öğretir insan
sevgisini öğretir. Anne
babanın görevi budur
zaten. Ama bu Başçalan
kendi ağzıyla söylüyor
evlatlarıma helal lokma
yedirmedim diyor. Hangi
başbakanın oğlunun
evinde 1 milyar dolar para
olur. Dağıt dağıt
bitmiyor...
YOLSUZLUK PARASIYLA
NELER YAPILIRDI?
Biz aile sigortasında
parayı kadının banka
hesabına yatıracağız.
Kadın ele güne muhtaç
olmayacak. Bankadan
parasını çekecek çoluk
çocuğun rızkını
kazanacak dedik. Biz
böyle deyince kaynağınız
nerede dediler... 17 Aralık
rüşvet operasyonunun
miktarı ne kadar biliyor
musunuz? 85 milyar
avro... Türk lirası olarak
247 milyar lira... Eski
parayla 247 katrilyon
lira... 2 milyon 831'bin
işçiye sekiz yıl boyunca
asgari ücret üzerinden
para ödeyebilirsiniz... 300
bin atama bekleyen
öğretmen var... Bunların
tamamını atayıp 30 yıl
boyunca maaş
ödeyebilirdiniz. 25 milyar
lira ikramiye verilebilirdi
eski parayla. 6 tane GAP,
30 tane Marmaray
yapılabilirdi.”CİHAN
Kısa bir bilgiden sonra şimdi siyasete gelelim...
2004 yılında yüzde 58 oy oranıyla AK Parti
Belediyesi mega bir şehir olma yolunda 2009
yılına kadar devam etti. Ancak 2009 yılında
ciddi bir düşüş yaşayan AK Parti yüzde 30,9 oy
oranı alarak, yüzde 31 oy alan MHP'ye koltuğu
devretti. Bu düşüş ise Karabüklüler tarafından
AK Parti'nin adayından kaynaklandığını ifade
ediyor.
MHP'li Belediye Başkanı Rafet Vergili, MHP'den yeniden aday gösterildi. 2009'da yaklaşık
100 oy ile kaybeden AK Parti bu dönem, Safranbolu Belediye başkanlığı ardından iki dönem
milletvekilliği daha sonra ise Bakan Yardımcılığı görevlerinde bulunan ve Karabük'ü
yakından tanıyan isim Mehmet Ceylan'ı aday
gösterdi.AK Parti Karabük Belediye Başkan
Adayı Mehmet Ceylan, 2004 yılında kırılan
rekorun yeniden yazılacağının altını çizerek,
Karabük'ün yerel seçim nabzını ve projelerini
haber7 için anlattı.
BU SIRADAN BİR YEREL SEÇİM DEĞİL
Karabük halkının AK Parti'ye güvendiğini ve
yakalanan yüksek oranlı başarıların 2014
seçimlerinde bir kez daha tekrarlanacağını
söyleyen Mehmet Ceylan, 2007 ve 2011 yıllarındaki genel seçimde Karabüklülerin büyük
desteğini aldıklarını, ancak 2009 yılındaki
yerel seçimde oy oranını düştüğünü söyledi.
Ceylan, "Karabük halkı 2004'te, 2007'de ve
2011'de nasıl AK Parti'ye büyük destek verdiyse
kendi geleceği için yine AK Parti diyecektir.
Halk Ak Parti üzerine oynanan oyunları
görmekte. Ak Parti'ye oy vermeyecektim ama
bu oynanan oyunları gördükçe inadına AK
Parti diyorum diyenlerin sayısı çok fazla.
Hemşerilerimiz bize sahip çıkıyor. Bu seçim
Türkiye'nin istikrarı ve geleceği için çok önem
arz ediyor. Hükümetimize bir anlamda
güvenoyu niteliği taşıyan bir seçim haline
geldi. Sıradan bir yerel seçim değil. Vatandaşımız da bu seçimin ne kadar önemli olduğunun farkında ve hükümetimize oynanan bu
oyunu sandıkta oylarıyla bozacaklar"
dedi.CİHAN
10
14 MART 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Yusuf KELEŞ
Fatih ÖZATAY
Karapara kimini bakan yapar, kimini de görevinden eder
Ekonomi politikası hataları (1)
Y
aklaşık bir haftadır televizyon
haber bültenlerinde ve gazetelerde
konu edilen mali yolsuzluk davası
aslında karapara olgusunu da
içerisinde barındırıyor. Polis tutanaklarından ve tapelerden kamuoyuna yansıyan ifade ve rakamlar
doğru ise bu gelirler gayrimeşru da
olsa bu karaparanın aklanması için
aracı olmaktan dolayı alınan paraların
vergilendirilmesi gerekir. Çünkü vergi
anlayışında kazancın legal veya illegal
olması vergilendirmeyi etkilemez.
Pekala, uyuşturucu ticareti veya kumar
oynanarak elde edilen bir gelir de
vergilendirilmelidir. Olaydan ve mali
çevredeki tartışmalardan; İran üzerinde uygulanan ambargonun kişiler
tarafından ranta çevrildiğini görüyoruz. Nitekim ülkemizde ünlü bir
sanatçı ile evlenerek, siyasi figürlerle
sürekli içli dışlı olarak ve büyük şirketleri satın alarak kendisine meşruiyet
kazandıran İran asıllı Rıza Sarraf ve
ortağı da Babek Zencani de zaten bu
özellikleri ile tanınıyor.
İddialar çerçevesinde verilip alındığı
iddia edilen bu paralarda takınılan
ölçüsüzlük de bunu gösteriyor. Aslında
bu konu ekim ayında basında ‘Türk
leaks’ başlığıyla yer almıştı. Yasaların
suç saydığı fiillerden elde edilen her
türlü ekonomik menfaat ve değer
olarak tanımlayabileceğimiz karapara,
kanunlarımızda suç geliri olarak kabul
ediliyor. Bu suç gelirleri mali ve asayiş
idareleri tarafından çok sıkı takip
edildiği için elde edenler tarafından rahatlıkla kullanılamıyor.
Bu yüzden bu paraların aklanmasına
ihtiyaç duyulur. Aklama suçu, genel
olarak öncül suçlardan elde edilen
gelirlerin, yasa dışı kaynağını gizlemek
ve bu gelirleri yasal bir kaynaktan elde
edilmiş gibi göstermek amacıyla
yapılan her türlü işlem olarak tanımlanabilir. Ayrıca iddialarda yer alan
700 bin TL değerindeki saat ve
havaalanından bir bakanın araya
girmesiyle eksilerek değersiz maden
diye yurtdışına çıkan altından elde
edilen eksik miktar ya da Türkiye’de bu
yolsuzluğa göz yumanlarda kalan altın
da el konulması gereken karaparadır.
Karaparayla mücadelede görevini
yapan Mali Suçları Araştırma Kurulu
(MASAK) başkan yardımcısı görevinden alındı Operasyona konu olan para
ve altın hareketinde de benzer hususlar göze çarpıyor. Zaten başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere; MASAK, vergi
daireleri ve emniyet birimlerine
yapılan ihbarda bu karapara trafiğine
dikkat çekiliyordu. Gelen ihbar gereği,
varlıklarının sebebini yerine getiren bu
birimler konuyu araştırmak ve ortada
bir suç ve suçlu varsa bu suç eylem ve
faillerinin yargı önüne çıkmasını sağlamak için harekete geçtiler.
Şimdilerde teker teker görevden
alındıklarına bakılıp sakın bunların
olayda bir suistimal yaptıkları
düşünülmesin. Aksine bu birimlerde
çalışan kamu görevlileri bu şekilde
davranmasaydılar görevlerini
ihmalden yargılanmakla karşı karşıya
kalacaklardı. İhbarda Türkiye’de 10 ay
faaliyet gösterdikten sonra kapatılan
iki şirketin banka hesaplarına, çoğu
offshore cenneti olarak bilinen
ülkelere kayıtlı 350 tabela firmasından
6,2 milyar TL’ye denk gelen dolar ve
Euro gönderildiği iddia ediliyordu.
Sadece posta kutusu adresi bulunan
offshore şirketlerinden gelen bu paraların bir kısmı Türkiye’de kalıyor,
diğer kısmı da ağırlıklı olarak Dubai,
Çin, Azerbaycan ve İran merkezli yaklaşık 50 yabancı şirkete transfer ediliyordu.
Türk bankaları gelen bu para transferinden yüksek miktarda komisyonlar
aldı. Bu para hareketinin, uygulanan
ambargo sebebiyle doğrudan para gönderiminde sıkıntı yaşayan İran’ın bu
sorunu aşmak için fizikî para ve altın
transferine yönelmiş olmasıyla ilgili
olduğu anlaşılıyor. Bu para hareketine
yardımcı olan kişi ve kuruluşlar da milyonlarca lira gelir elde etti. Bu gelirlerin beyan edilmesi halinde yine
milyonlarca lira vergi tahsil edilmesi
söz konusu. MASAK, iddia olunan
konuları araştırıp, İstanbul’daki inceleme elemanlarına da incelettirdikten sonra ortaya çıkan raporu işleme
koydu. Usulüne ve kanunlara uygun
olarak okunan bir raporun işleme
konulması kadar normal bir şey olamaz. Maliye’de yetkili kişilerce yazılmış
raporlar doğrudan işleme konulmak
zorundadır. Masak’ta da aynı şey
yaşandı. Ancak ne yazık ki savcılık operasyonundan sonra görevini yapmaktan başka hiçbir şey yapmayan MASAK
başkan yardımcısı da bu operasyona
tepki olarak görevden alındı. Tecrübeli, dürüst ve fedakârca çalışan
yetişmiş personelini kaybeden kamu
oldu, devlet oldu, birilerinin umurunda olmasa da. Faruk Elieyioğlu eğer
isterse özel sektörde çalışabilecek
meslekî bilgi ve belgelere sahip.
Karapara nasıl aklanır?
Karapara aklamanın genel amacı;
yasal olmayan faaliyetlerden elde
edilen gelirlerin yasal olarak elde
edilmiş gibi mali sisteme sokulması,
bir başka deyişle bu gelirlerin yasa
dışı faaliyetlerden elde edildiğinin
gizlenmesidir. Böylece; yapılacak
muhtemel denetimlerde gerekli açıklamalar yapılabilecek veya bu denetimlerin yapılmasını gerektirmeyecek
şekilde bu gelirler, şüpheden uzak bir
niteliğe kavuşturulmuş olacak. Bunu
yapmanın sayısız yolu ve yöntemi
vardır.
Fizikî olarak yurtdışına çıkarılarak
denetimin az olduğu ülkelerde
bankaya yatırılması Küçük tutarlara
bölünerek (bildirim tutarlarının altındaki tutarlara) ülke içindeki çeşitli
bankalara, farklı kişiler adına açılmış
hesaplara yatırılması, Gayrimenkul,
lüks araba, mücevher, antika veya
sanat eserleri alımında kullanılması,
hisse senedi, tahvil, bono, çek, poliçe
gibi mali araçlara dönüştürülmesi,
Banka hesaplarına yatırılmadan önce
kumarhane geliri, turizm geliri veya
ihracat geliri gibi gösterilebilecek ve bir
açıklama yapılmasına olanak sağlayabilecek işlemlere konu yapılması, Finansal kuruluşlar veya bunların
çalışanları ile işbirliği yapılarak sisteme sokulması. Zaman 23 Aralık 2013
E
konomide son birkaç yıl
içinde yapılan hatalar
Türkiye'nin riskini yükseltti.
Önce geriye gidip yaşananlara bakalım.
Son birkaç yıl içinde
ekonomi politikasında belirgin hatalar yaptık. Bu hatalar ne yazık ki Türkiye’nin
riskini yükseltti. Birkaç yazı
bu konuyu tartışacağım.
Gelin, önce ‘an’dan başlayıp
geriye doğru giderek
yaşananlara bakalım.
1) Döviz kurundaki çılgın
artış eğilimi, Merkez
Bankası’nın (MB) salı gecesi
yaptığı olağanüstü toplantıda yüzde 7,75 civarında
gezinen politika faizini (ortalama fonlama maliyetini)
yüzde 10’a yükseltmesi ile
(haftalık repo faizi), yerini
yüksek bir kur düzeyinde
artış eğilimine bıraktı.
2) MB geçen hafta salı günü
yaptığı olağan toplantıda
‘çok fazlasıyla mahcup’ bir
faiz kararı aldı. Bu karar
öncesinde kimi hükümet
üyeleri MB’ya alenen faiz
artırmama baskısı yaptılar.
Politika faizi beklenen enflasyonun altında iken, enflasyonun daha da
yükselmesi riski yaşanıyorken ve döviz kurunda belirgin bir günlük artış eğilimi
varken, ‘çok fazlasıyla
mahcup’ faiz kararı, MB’nin
siyasi baskılar nedeniyle
‘gerekeni’ yapamadığı izlenimi yarattı.
Zaten yüksek düzeyde olan
Türkiye’ye ilişkin risk algılaması çok yükseldi. Böylelikle, geride bıraktığımız salı
akşamına kadar kurda
giderek balon niteliğine
bürünen bir çılgın artış eğilimi oluştu. 3) 18 Aralık gecesi
ABD Merkez Bankası (FED)
beklenen kararı aldı ve
piyasaya aktardığı para miktarını kademeli olarak azaltacağını açıkladı. Bu,
Türkiye’ye ilişkin yüksek risk
algılamasını ve döviz kurundaki günlük ve belirgin artış
eğilimini destekleyen bir
gelişme oldu.
4) 17 Aralık’ta başlayan
rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ve sonrasındaki siyasi
gelişmeler, zaten yüksek
olan Türkiye’ye ilişkin risk
algılamasını daha da yükseltti. Döviz kurundaki artış
eğilimi, günlük ve belirgin
bir artış eğilimine dönüştü.
5) FED Başkanı Bernanke’nin
açıklamaları sonrasında
yayınlanan uluslararası fi-
nansal raporlarda, çeşitli
göstergeler ışığında hangi
ülkelerin FED kararlarından
daha çok etkilenecekleri
tartışılmaya başlandı.
Bu tartışmalar çerçevesinde,
genç bir ekonomist ‘kırılgan
beşli’ tanımlamasını ortaya
attı: Brezilya, Endonezya,
Güney Afrika, Hindistan ve
Türkiye. Türkiye’nin bu
grupta yer almasının nedeni
olarak, çok fazla dış borca
(yabancı fona) ihtiyacı
olduğu, yani cari açığının
çok yüksek olduğu gerçeği
gösterildi.
Bazı raporlarda ise,
Türkiye’nin kırılganlığının
yüksekliği açısından ilk iki
ülke içinde olduğu ileri
sürüldü. Bu ülkelere ilişkin
risk algılaması arttı, döviz
kurları ve faizler aralıklarla
da olsa yükselme eğilimine
girdi.
6) Mayıs 2013 sonuna doğru
Gezi direnişi başladı. Güvenlik güçlerinin aldıkları emirler çerçevesinde bu direnişe
karşı gösterdikleri tavır
Türkiye’deki demokrasi
düzeyini sorgulattı. Hükümet
yetkililerinin süreç içindeki
bazı açıklamaları bu sorgulamayı şiddetlendirdi; ‘bizler
ve ‘onlar’ ayrımını
pekiştirme riski gösterdi.
7) 22 Mayıs 2013’te FED
Başkanı Bernanke ABD Kongresi’nde 2013 içinde
piyasaya verdikleri ek para
miktarını azaltmaya başlayabileceklerini açıkladı. Bu
süreç tamamlandıktan bir
süre sonra ise faiz yükseltme
operasyonu başlayacaktı.
Açıklamanın anlamı şuydu:
Yurtdışından yüklü miktarda borçlanmak zorunda
olan ülkeler artık eski rahatlıkla borçlanamayacaklardı.
Önceki deneyimler ve iktisat
kuramı çerçevesinde bunun
anlamı, bu ülkelerde, önce
kurun ve faizin kademeli
olarak yükselmesi, sonra da
büyüme oranının düşmesiydi.
8) Tüm bu süreç içinde
Türkiye’nin dış politikası
giderek artan oranda sorgulanmaya başlandı. Özellikle
ABD yönetiminden ve ABD
politikasında etkili olan
bağımsız düşünce kuruluşlarından çok sayıda
eleştiri geldi.
Kimi eleştirilerin dozunun
şiddeti dikkat çekiciydi. Bir
sonraki yazıda, bu ortamda
alınan ve alınmayan (alınamayan) ekonomi kararlarını
inceleyeceğim ve riskimizi
nasıl artırdıklarını tartışacağım. Radikal 23 Aralık 2013
İstanbul Adalet Sarayı'nda silahla annesini ve koruma polisini öldüren, bir kişiyi de yaralayan şüpheli tutuklandı.
Engellilere
özel minibüs
Adliyede annesini ve koruma
polisini öldüren şüpheli tutuklandı
ntalya'nın Alanya ilçesinde yaşayan engelli vatandaşların rahat
A
seyahat etmeleri için Patika Engelsiz Yaşam Gönüllüleri Derneği
tarafından satın alınan özel donanımlı minibüs belediyenin 'Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi'ne hibe edildi. Yabancılar Meclisi, Patika
Engelsiz Yaşam Gönüllüleri Derneği ile Alanya Belediyesi’nin düzenlediği konser ve etkinliklerden elde edilen parayla engellilere
hizmet vermesi amacıyla özel donanımlı bir minibüs alındı.
110 bin liraya mal olan minibüsün teslim edilmesi için Engelsiz Park
ve Yaşam Merkezi'nde tören düzenlendi. Teslim töreninde yapılan
duadan sonra, tekerlekli sandalyeli iki yürüme engelli şahıs,
minibüse alındı. Minibüse bindirilen engellilere şehir turu yaptırıldı.
Patika Engelsiz Yaşam Gönüllüleri Derneği Başkanı Levent Benal,
tekerlekli sandalyeli 3 engelliyi taşıma kapasiteli minibüsün düzenlenen konser ve etkinliklerden elde edilen gelirle satın alındığını
söyledi. Benal, "Satın aldığımız minibüsü merkeze kazandırdık.
Bütün vatandaşlarımızdan bu merkeze katkı sağlamalarını önemle
rica ediyorum." dedi.
Yürüme engelli Hıdır Selem de, bu araçla birlikte ulaşım sorunlarının ortadan kalkacağına inandığını belirtti. Bu imkanı sağlayanlara teşekkür eden Selem, “Büyük bir eksiklikti, giderilmiş oldu.”
diye konuştu. Daha çok engelliye ulaşabilmeyi amaçladıklarını
kaydeden Alanya Belediye Başkan Vekili Kemal Dere, engelli
bireylere ellerinden geldiğince hizmet vermeye çalıştıklarını söyledi.
CİHAN
Yabancı hastaların tercihi Türkiye
Tedavi için Türkiye’ye gelen hasta sayısı senede 250 bini geçiyor.
B
u hastalardan biri de Nijeryalı
Abbas Nuidda Tafida. Fatih
Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden övgü ile söz eden Tafida,
Türkiye’yi tercih ettiğine çok memnun olduğunu vurguladı.
Nijerya’da Nizamiye Türk Hastanesi’ne kalp ve solunum yetmezliği
şikâyeti ile başvuran Tafida, 2 gün
müşahede altında kalıyor.
Yapılan tetkiklerin ardından kalbe
giden damarlarından birinde
tıkanıklık olduğunu öğreniyor.
Ardından daha kapsamlı bir tedavi
olmak için Türkiye’ye gelmeye
karar veriyor.
Tedavi için Fatih Üniversitesi Tıp
Fakültesi Hastanesi’ni tercih eden
Abbas Tafida’ya doktorlar by-pass
ve stent olmak kaydı ile iki öneri
sunuyor.
Ülkesi Nijerya’da bulunduğu
eyalette Tarım ve Hayvancılıktan
Sorumlu Bakan olan Tafida,
dünyanın muhtelif yerlerinde
tanıdığı pek çok kalp cerrahı ve
radyolog olduğunu aktararak,
“Fatih Üniversitesi Hastanesi doktorları ve yurtdışından birkaç cerrahın katılımıyla telekonferans bir
toplantı yaptık.
Ve by-pass operasyonuna karar
verildi. Ayrı anlayışların ele alınması ile bu operasyona karar verilmesi benim de kendimi daha
güvende hissetmeme sebep oldu.”
dedi.
Operasyon sonrası kendisini tahmin ettiğinden çok daha iyi hissettiğini anlatan Nijeryalı hasta,
”Buraya geldiğim için çok memnunum cerrahlar ve medikal personel bize çok yardımcı oldu ve
güleryüzlü davrandılar.
Doktorlarım beni konu hakkında
tüm detaylarıyla bilgilendirdi. Burada beklediğimizin çok ötesinde
bir ilgiyle karşılandık.
Operasyon sonrası bu kadar iyi
hissedeceğimi burada bu kadar
güzellikle karşılaşacağımı ve böyle
organize bir sistemle tedavi edileceğimi düşünmemiştim.”
ifadelerini kullandı.
Kudret ALTINDAĞ-EKONOMİ
P
işman olduğunu belirten şüphelinin, annesinin başka biriyle
evlendiğini öğrendiğini,
bunu kabullenemediği için
cinayeti işlediğini söylediği
kaydedildi.
görüşmüyordu. Biriyle
evlendiğini öğrendik. Bunu
kabullenemedim. Kendime
yediremedim. Bu yüzden
annemi vurdum. Annemi
vurduktan sonrasını hatırlamıyorum.
İstanbul Adalet Sarayı’ndaki
dünkü saldırının faili Dursun Zehir, bugün adliyeye
getirildi. Savcılık sorgusunun ardından tutuklanma
talebiyle mahkemeye sevk
edildi.
Bir anlık öfkeyle yaptım. Pişmanım." şeklinde ifade
verdiği kaydedildi. Zehir'i
babası Hızır Zehir’in cinayeti
azmettirip azmettirmediği
araştırılıyor. Olaydan sonra
ortadan kaybolan babanın
arandığı belirtildi.
Zehir, "İki kişiyi kasten
öldürme, bir kişiyi de kasten
öldürmeye teşebbüs"
suçlarından tutuklandı.
Babasıyla yaşadığı Rize'de
çiftçilik yapan Zehir'in, annesiyle babası arasında
tehditten açılan duruşma
için İstanbul'a geldiği öğrenildi.
Emniyette ve savcılıktaki
sorgusu sırasında sürekli
ağlama krizine girdiği söylenen Zehir’in pişman
olduğunu dile getirdiği belirtildi. Annesini 2011 yılından
beri görmediğini ifade eden
Zehir’in, "Annem bizimle
Maktule Hanıme Zehir'in
savcılığa başvurarak eski
kocasından şikayetçi
olduğu, ifadesinde "Bir
oğluma annemi vurdurttu.
Diğer oğluma da beni vurdurtacak." dediği ileri
sürüldü.
Adliyenin C kapısında dış
kapı ile arama noktasının
arasında 4-5 el ateş eden
Dursun Zehir, annesi
Hanıme Arslan'ı, koruma
polisi Emrah Taşdemir’i
öldürmüştü, güvenlik
görevlisi Mehmet Zengin ise
yaralanmıştı.
CİHAN
14 MART 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
11
Liselilere
'Kariyer Günleri'
Özel Ergin Koleji Sayısal Bilimler
Olimpiyatı’na hazırlanıyor
rganizasyonun açılış konuşO
masını yapan Unilever
CEO'su Mehmet Altınok, gele-
Y
ozgat Özel Ergin Koleji tarafından her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen Sayısal Bilimler
Olimpiyatı'nın (SABİO) bu yıl 11.'su
13 Nisan'da düzenlenecek. Özel Ergin
Koleji Müdürü Oğuz Köker, yaptığı
açıklamada Yozgat eğitimine katkı
sağlamak amacıyla her yıl düzenledikleri Sayısal Bilimler Olimpiyatı'nın bu yıl 11'incisini 13 Nisan 2014
tarihinde düzenleyeceklerini belirtti.
SABİO müracaatlarının başladığını
kaydeden Köker, "Yozgat il
genelinde tüm okulların katılabildiği
olimpiyatta öğrenciler sayısal performanslarını ortaya koyuyorlar.
Üst düzey soruların olduğu uygulama iki bölümden oluşmakta ve
öğrencilere birinci bölüm ve daha
zor olan ikinci bölüm soruları sorulmaktadır. Toplam 40 sorudan oluşan
sınavda 20 matematik, 20 fen ve
Teknoloji soruları sorulmaktadır. 90
dakika süre verilen sınavda öğrenciler matematik ve fen bilgilerini
sergilemektedir." dedi. Önceki yıllarda düzenlenen sınavlara her yıl
bin 400 öğrencinin girdiğini hatırlatan Köker, şunları söyledi: "Sayısal
Bilimler Olimpiyatı'nın tüm hazırlıklarını okulumuz öğretmenleri ve per-
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
soneli yapmaktadır. Bu yarışmadaki
amacımız ilimizin eğitim kalitesini
yükseltmeye katkıda bulunmak,
matematik ve fen bilimlerini öğrencilere sevdirmek, öğrencilerin ilgi ve
yeteneklerini geliştirmelerine,
kendilerine güven duymalarını, bilimsel düşünme ve inceleme alışkanlığı kazanabilmelerine imkan
sağlamaktır. Sınavlara 4 ,5, 6 ve
7'inci sınıf öğrencileri katılmaktadır
ve her okuldan her sınıfa 3 öğrenci
kontenjanı verilmiştir."
SABİO'da dereceye giren öğrencilerin çeşitli hediyelerle ödüllendirileceğini vurgulayan Köker,
"Sınavda birinci olan öğrencilere
yarım altın, altın madalya ve başarı
belgesi, ikinci olanlara çeyrek altın,
gümüş madalya ve başarı belgesi,
üçüncü olanlara bronz madalya ve
başarı belgesi verilecek. Ayrıca ilk
ona giren madalya alamayan öğrencilere ise 50 TL'lik hediye çeki verilecek." şeklinde konuştu. Köker,
SABİO müracaatlarının www.ozelergin.k12.tr adresi üzerinden
başladığını belirterek, katkıda bulunan tüm okul müdürlerine, öğretmen ve velilere teşekkür etti.
CİHAN
Lise öğrencileri, ışıklı birim çember ile trigonometriyi daha çabuk öğreniyor
Yozgat Endüstri Meslek Lisesi öğrenci ve öğretmenleri geliştirdikleri sistemle trigonometriyi daha çabuk öğreniyor.
E
lektrik-Elektronik Teknolojisi
alanı öğrencileri, en çok zorlandıkları derslerin başında
gelen matematik dersinin önemli
bir konusunu oluşturan
trigonometri geliyor. Okulun
matematik öğretmeni Ahmet
Taşdemir, yaptığı açıklamada,
matematiğin en geniş konularından bir tanesinin trigonometri
konusu olduğunu söyledi.
Taşdemir, "Öğrencilerimiz de bu
konuyu öğrenmekte zorlanıyorlar. Biz öğrencilerimiz bu konuyu
daha kolay kavraya bilmesi için
bir sistem geliştirdik.
Trigonometri konusunda bilim
çemberimiz dört bölgeden oluşmaktadır. Biz bu birinci bölgeyi
öğrenciye verdikten sonra diğer
bölgelerin geniş açılarını
trigonometrik değerlerini vermekte çok zorlanıyorduk. Bunun
öğrencilere daha kolay anlatmanın yollarını aradık. Milli
eğitim teknolojilerinin gönder-
miş olduğu materyali geliştirdik.
Ortaya elektronik bölümüyle
böyle bir materyal çıkarttık. Bu
materyalle iki haftada yaptığımız
bir işi bir derste öğrencilerin zihnine daha kalıcı bir şekilde vermeyi başardık. Bunun
uygulamasını öğrencilerimizin
üzerinde denedik. Daha önce
yüzde 20 olan öğrenme potansiyeli, materyalimiz ile bir haftalık sürede yüzde 80 oranına
çıkmıştır." dedi. Birinci bölge
haricindeki diğer bölgelerdeki
açıların trigonometrik değerlerinin birinci bölgedeki açıların
biliniyor olması ile ikinci,
üçüncü ve dördüncü bölgedeki
açılarında aslında simetrik
kavramını bilme ile otomatikman çocuğun bilinirliğini doğurmuş olduğunu söyleyen
Taşdemir, şunları söyledi: "Yani
çocuk birinci bölgedeki açı
değerlerini biliyorsa ikinci,
üçüncü ve diğer dördüncü
bölgedeki açıların 270 açının
tamamını trigonometrik değerini
otomatikman bilmiş oluyor.
Önceden öğrenciye biz geometrik
olarak biz bu işi vermeye çalışıyorduk. Birinci bölgeyi verdikten
sonra ikinci bölgeye bir hafta
uğraşıyorduk, üçüncü ve
dördüncü bölgeye yine bir hafta
uğraşıyorduk. Bugün bir ders
içerisinde bunların tamamını
materyal üzerinden halledebiliyoruz. Öğrencimize iki haftada
verdiğimiz verimden daha kalıcı
bir verim elde ediyoruz. Artık
matematik kabus olmaktan çıkmıştır. Materyalimiz milli
eğitimin gönderiyi teknoloji
materyaline göre çok daha
gelişmiştir. Materyalimizin ismi
teknolojik bilim çemberdir. Bu
birim çemberin bütün okullara
bir şekilde yaygınlaştırılıp kullanılırsa diğer öğrencilerimiz de
bu konuyu daha kolay anlamış
olur.”
CİHAN
ceğin iş dünyasını ve mesleklerini anlattı, "Gelecekte dünya
Asya'dan büyüyecek" dedi.
Gençlerin, uluslararası çalışma
bilincini kabullenmesi ve kariyer
planlamasını buna göre yapması
gerektiğini belirten Mehmet Altınok, iş hayatında rekabetin
artık global anlamda gerçekleştiğini belirtti.
İş hayatında birlikte çalıştığı ya
da kariyer planlaması yapan
gençlere her zaman, "Öncelikle
gelecek aldırmazlığından kurtulmalısınız" önerisinde bulundu.
Altınok ayrıca, Çin'de her yıl 5
milyon, Hindistan'da ise 3 milyon öğrencinin üniversiteden
mezun olduğunu ve global
pazarda çalışmak üzere girişimde bulunduğunu ifade ederek, rekabetin boyutuna dikkat
çekti.
Üç gün süren Kariyer Günleri'nde öğrenciler mühendislik,
medya-iletişim, tıp, mimarlık,
sahne ve gösteri sanatları,
hukuk gibi farklı alan ve meslek
gruplarından alanında uzman
çok sayıda kişiyle biraraya geldi.
AA
Özel Erkul öğrencileri, dersleri 3D sinema teknolojisiyle öğreniyor
Ö
zçelik, Özel Erkul
Eğitim Kurumları
bünyesinde oluşturulan
3D teknoloji sınıfları
hakkında bilgi verdi.
Özçelik, yeni fikirlerin
her gün insan hayatını
değiştirdiğini belirterek,
"Şimdi artık öğrenciler
fizik, kimya, biyoloji,
coğrafya ve matematiği
3D sinema teknolojisi
ile öğreniyor. Teknolojideki son gelişmeler ve
eğitim yazılımlarının da
bu konuya eğilmesi ile
artık bu mümkün."
dedi. 3D'nin eğitimde
sunduğu imkanlara
değinen Özçelik, şöyle
devam etti: "Yapılan
kapsamlı araştırmalar
Kocaeli'nde faaliyet
gösteren Özel Erkul
Eğitim Kurumları'nda
Genel Müdür Aytekin
Özçelik, kurum bünyesindeki okullarda öğrencilere 3D sinema
teknolojisiyle ders anlatıldığını söyledi. Özçelik, öğrencilerin, fizik,
kimya, biyoloji, coğrafya
ve matematiği 3D teknolojisi sayesinde severek
öğrendiğini ifade etti.
neticesinde 3D eğitim
ile derse olan ilginin
yüzde 60 seviyesinde
arttığı ve 3D derslerin
öğrencileri yüzde
99'u tarafından ilgi
ile tüm ders boyunca
izlendiği ortaya çıkmıştır. Yeniliklere
bizden önce ayak uyduran çocuklarımız
için bile ilginç olan
bu ders deneyimi
herkesin bir anda 3D
eğitim animasyonlarına odaklanmasıyla derse olan
ilgi şaşırtıcı biçimde
artıyor." 3D sinema
teknolojini kullanarak yapılan eğitim
içerikleri sayesinde
öğrencilerin eğlenerek
öğrenmenin keyfini
yaşadığının altını çizen
Özçelik, "Güneş sistemini gezegenlerin
üstünüze geldiği, solunum sistemini ise oksijenlerin sizin
üzerinizden geçerek akciğere girdiği farklı bir
eğitim sisteminde öğrenciler kadar öğretmenlerin de dersten zevk
aldığı bir öğretimde
herkesin motivasyonu en
üst seviye de olacaktır."
diye konuştu. Okul
öğrencileri de 3D sinema
teknolojisiyle derslere
olan ilgilerinin ve
öğrenme düzeylerinin
artığını söyledi. CİHAN
12
14 MART 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Limon görünce ürperenler,
et kokusundan fenalaşanlar
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
C
eliac hastalığı, Celiac (çölyak şeklinde okunur!) hastalığı buğday,
arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan
gluten isimli proteine karşı anormal
tepkiye bağlı olarak gelişen bir tablodur. Bu kişiler gluten ihtiva eden
besinleri yediklerinde bağırsaklarındaki villus adı verilen ve besinlerin
emilimini sağlayan çıkıntılar harap
olur ve besin emilimi bozulur. Bunlar
ne kadar yemek yerse yesinler bunların bağırsaklardan kana geçmesi
mümkün olmaz. Celiac hastalığı
teşhisi konan hasta sayısının son
senelerde büyük artış göstermesinin
sadece teşhis imkânlarının veya
hastalığın farkındalığının artmasıyla
ilgili olmadığı düşünülüyor.
Bu hastalığa Amerika’ da 50 sene
öncesine göre 4 misli daha fazla rastlanıyor. Uzmanlar bu artıştan yemeiçme alışkanlıklarımızda meydana
gelen değişikliklerin ve buğdayın üretimi ve işlenmesindeki farklılıkların
sorumlu olabileceğini ileri sürüyorlar.
Hastalık belirtileri herkeste aynı
değildir. Anne sütü ile beslenme
süresi, gluten ihtiva eden besinlere
başlama yaşı ve yenilen glutenli besinlerin miktarı hastalığın hangi yaşta ve
nasıl başlayacağını belirleyen faktörlerdir. Anne sütü ile beslenme süresi
uzadıkça hastalığın ortaya çıkma yaşı
da gecikmektedir. Belirtiler hastanın
yaşı ve ince bağırsaklardaki hasarın
derecesine göre değişir.
Erken teşhis ve tedavi edilmeyen
hastalarda uzun süreli komplikasyonların görülme ihtimali daha fazladır.
İnce bağırsak belirtileri çocuklarda
daha fazladır. Bunlar karında şişkinlik
ve ağrı, kronik ishhal, kusma, kabızlık,
köyü kokulu ve yağlı dışkılama, kilo
kaybıdır. Çocuklarda sık görülen bir
semptom da sinirliliktir. Büyüme geriliği, ergenliğin gecikmesi, kalıcı
dişlerde enamal defektler olabilir. Erişkinlerde sindirim belirtileri daha
azdır, bunun yerine demir eksikliğine
bağlı kansızlık, hâlsizlik, kemik veya
eklem ağrıları, depresyon veya
anksiyete, el ve ayaklarda karıncalanma, adet gecikmesi, kısırlık veya
tekrarlayan düşükler, dermatit herpetiformis adı verilen kaşıntılı deri
lezyonları ve bağırsak kanserleri
görülebilir.
Celiac hastalığı olanlarda bağışıklık
sistemindeki kusurlardan kaynaklanan tip 1 diyabet, otoimmun troit
hastalığı, otoimmun karaciğer
hastalığı, Addison hastalığı, Sjögren
sendromu ve romatoid artrite de rastlanabilir. Celiac hastalarının kanlarında vücudun kendi dokularına
karşı ürettikleri antikorların düzeyleri
yüksektir. Bu oto-antikorlar içinde
kısaca tTGA ve EMA olarak bilinenlere
bakılır. Testten önce hastaların gluten
ihtiva eden besinleri yemeye devam etmeleri gerekir, aksi takdirde testler
negatif çıkabilir. Belirtiler ve kan testleri Celiac hastalığı ile uyumlu ise
teşhisin kesinleşmesi için ince bağırsak biyopsisi yapılması gerekir.
Hastalığın tek tedavisi gluten içeren
besinlerin ömür boyu yenmemesidir.
Çok az miktarda yenen gluten bile ince
bağırsaklarda hasara yol açar. Birçok
hastanın şikayetleri diyete başladıktan
kısa süre sonra düzelir. İnce bağıraklardaki lezyonların iyileşmesi için
çocuklarda 3 ila 6 ay, erişkinlerde daha
uzun zaman geçmesi gerekir. Hastanın
yaşı ile ilgili olarak kısa boy, diş defektleri gibi bazı şikayetlerin tamamen
düzelmesi beklenemez.
Katkı maddeleri intoleransı
Besinleri renklendirmek için kullanılan boyalar, tatlandırıcılar ve prezervatifler ve antioksidanlar gibi
maddeler de intolerans yaratabilir.
Bazı astımlılar sodyum metabisülfit ve
sülfür dioksit ve sülfitleri içeren prezervatif maddelerin bulunduğu yiyecek
ve içeceklerle astım krizine girebilirler;
ani kızarma, hipotansiyon da gelişebilir. En çok suçlanan yiyecek ve içecekler salatalar, sirke, sosis, alkolsüz
içkiler, meyve suları, bira, şarap,
karides ve diğer deniz ürünleri ve kurutulmuş sebzelerdir.
Sodyum metabisülfit, restoranlarda ve
marketlerde, daha çok yeni hazırlanmış salata, meyve ve sebzelerin taze
kalması için kullanılır; mantar ve
patates cipsi endüstrisinde de yararlanılır. Bronş daralmasına bu prezervatif maddelerin bulunduğu
paketlerin açılması, içeceklerin
içilmesi veya besinlerin çiğnenmesi
sırasında oluşan aerosol şeklindeki
kükürt dioksitin yol açtığı
düşünülmektedir. Azo boyaları özellikle de tartrazin sarısı ve daha az sıklıkta da benzoatlar, aspirin
tahammülsüzlüğü olanlarda astım
semptomlarına veya ağız ve boğaz belirtilerine yol açabilirler. Aspartam
belki de üzerinde en çok tartışma
yapılan katkı maddesidir. Alerjilerden
astıma, baş ağrısı ve baş dönmesinden
ishale, sinirlilikten çarpıntıya ve
kanserden tansiyon yüksekliğine
kadar sayısız rahatsızlığın aspartamla
ilgili olabileceği öne sürülmektedir.
Monosodyum glutamat ya da kısaca
glutamat Uzak-Doğu’ da yaygın olarak
kullanılan bir tür baharattır. Acı, tatlı,
ekşi ve tuzlu gibi temel tatları artırmaktan ziyade kırmızı et, tavuk eti,
deniz ürünleri ve sebzeleri daha
lezzetli yapmaktadır. Orijinal olarak
deniz yosunundan sağlanan bu
madde günümüzde mısır, patates ve
pirincin fermantasyonu ile elde
edilmektedir. Domates ve permesan
peynirinde de tabii olarak bulunur.
Glutamat günümüzde sadece Çin ve
Japonya’ da değil tüm dünyada yaygın
olarak kullanılan bir çeşni vericidir. Bu
maddeyi içeren yemekleri yiyenlerde,
baş ağrısı, bulantı, ishal, terleme, yüz,
boyun, göğüste uyuşukluk, yanma,
basınç duygusundan astım krizine
kadar giden tablo Çin Lokantası
Sendromu ismiyle bilinir.
Uyuma sorunu
ya ş ı yo rs a n ı z ya t m a d a n
3 s a a t ö n c e ye m e k y i y i n
N
öroloji Uzmanı Prof. Dr.
Murat Aksu, uyku şikayetlerinin günümüzde artan sorunlardan birisi olduğunu belirterek,
uykuyu engelleyen birçok faktöründe bulunduğuna dikkat
çekti. Prof. Dr. Aksu, iyi bir uyku
ve uykuyu alamama şikayetlerini
ortadan kaldırmak için yatağa
gitmeden 2-3 saat önce yiyecekler,
4-5 saat önce kahve, siyah çay, kolalı içeceklerin tüketilmemesini
önerdi. Uyku yaşamın vazgeçilmez
bir sürecidir. Beden ve zihin uykudayken dinlenir, yenilenir. Başarılı
ve mutlu bir yaşam için kaliteli
uyku gerekir. Sağlıklı uyku ve
uyku bozukluklarıyla ilgili merak
edilen soruları yanıtlayan Acıbadem Kayseri Hastanesi Nöroloji
Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksu, şunları söyledi; “İhtiyaç duyulan
uyku süresi yaşa ve kişiye göre
değişir. Yetişkinlerde ortalama
uyku süresi 7-8 saattir. Bu çocuklukta artar, yaşlılıkta azalır. Sabah
dinç uyanıyor, gün içinde
uykunuz gelmiyorsa, bu uyku
sizin için yeterlidir. Uyku süresi
kadar, belki de daha çok, uyku
kalitesi de önemlidir. Uykunun 4
ana bölümü vardır.(REM, N1, N2,
N3). Bunların sıralaması ve oranı
belirli bir düzende olmalıdır. Horlama, apne, huzursuz bacak
sendromu gibi rahatsızlıklar bu
düzeni bozar. Uykumun kaliteli
olduğunu nasıl anlarım. Bunun
için Polisomnografi (uyku kaydı)
yapılmalıdır. Polisomnografide
gece boyu 20’ye yakın veri elde
edilerek; uyku yapısı, uykuda
kalp, solunum, kan oksijeni, nabız
v.b. değerlendirilir.” Prof. Dr.
Murat Aksu, uykuyu bozan
hastalıklarının belirtileriyle ilgili
olarak, gelen şikayetlerin neler
olabileceğini de şöyle sıraladı:
"Yeterli süre uyumama rağmen
gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum. Haftada 2-3 gece uykuya
dalmakta güçlük çekiyorum.
Akşam saatlerinde veya yatağa
girdiğimde bacaklarımda isimlendiremediğim bir huzursuzluk
hissediyorum. Uyuyamayacağım
fikri akşam saatlerinden itibaren
beni endişelendiriyor. Yatakta
sürekli bacaklarımı hareket ettirmek zorunda kalıyorum. Gece
içinde nefes alamama hissi ile
uyanıyorum. Horlamamın yan
odalardan duyulacak kadar şiddetli olduğu söyleniyor. Uykuda
nefesimin durduğu söyleniyor.
Gece içinde en az bir kez tuvalete
gitmek zorunda kalıyorum.
Geceleri baş, boyun veya
göğsümde terleme oluyor. Sabah
yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorum. Geceleri bacaklarıma kramp
girebiliyor. Toplantılarda, okurken
veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum. Uykululuk nedeniyle
eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum. Gün içinde zaman
zaman dayanılmaz uykululuk
atakları yaşıyorum. Çok sık rüya
görüyorum. Geceleri uykudan
bağırarak ve korku ile uyandığım
söyleniyor." Aksu, sıralanan sorulardan birkaçına 'evet' cevabı
verenlere uyarıda bulunarak “O
zaman bir uyku hastalığınız olabilir. Uyku hastalıkları günlük aktivitenizi ve sosyal yaşantınızı
bozmasının yanı sıra çok daha
ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir.” dedi. Kaliteli bir uyku için
neler yapılabileceği hakkında da
bilgiler veren Prof. Dr. Aksu, bunları şöyle sıraladı: "Uykunuz
geldiğinde yatağa gidin. 20
dakikadan fazla süre geçmesine
rağmen uyuyamadıysanız zorlamayın, ortam değiştirin. Sakin bir
ortam size yardımcı olacaktır.
Yatak odasını; yemek, çalışmak,
spor yapmak amacıyla kullanmayın. Oda ısısı 18-22 derece
arasında olmalı; havalanmış, sessiz, ışık almayan bir ortam sağlanmalıdır. Yatak ve yastık rahatsız
edici olmamalı, kiloya ve varsa ortopedik rahatsızlıklara uygun
yatak seçilmeli. Gündüz saat
16.00’dan sonra uyumak, gece
uykusunu bozabilir. Gündüz
uykuları 20-30 dakikayı geçmemelidir. Yatağa gitmeden 2-3 saat
önce yiyecekler, 4-5 saat önce
kahve, siyah çay, kolalı içecekler
kesilmelidir. Açsanız yatmadan
önce ayran, yoğurt tüketmeniz
uygun olabilir. Egzersiz uykuyu rahatlatır. Ağır egzersiz, uykuya
yakın saatlerde yapılmamalı, 4
saat önce kesilmelidir. Germegevşeme egzersizleri, uyku saatine
dek yapılabilir."
CİHAN
Ceviz, sinirli insanı yatıştırıyor
rdu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan KaradO
eniz, cevizin sinirli insanı yatıştırmadan,
vücudu yaşlılıktan korumaya kadar
birçok faydası olduğunu açıkladı. Erciyes
Üniversitesi (ERÜ) Seyrani Ziraat Fakültesi tarafından Hidayet Tutum Kongre ve
Kültür Merkezinde “Modern Ceviz
Yetiştiriciliği” konulu panel düzenlendi.
Panel öncesi ERÜ Seyrani Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Kırnak’ı
makamında ziyaret eden panelistler
Seyrani Ziraat Fakültesinin bölgenin
ihtiyacı olan ticari ürünlerden ceviz
yetiştiriciliği konusundaki duyarlılıklarından dolayı teşekkür ettiler. Seyrani
Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil
Kırnak da, ceviz yetiştiriciliği panelinin
Kayseri ile ilçeleri Develi, Yahyalı ve
Yeşilhisar bölgesinde bulunan ceviz
yetiştiricileri için ceviz fidanı tercihleri,
bölgesel iklim açısından tercih edilmesi
gereken cinsler ve cevizin ticari boyutları
Psikolojik reaksiyonlar
Bazı besin reaksiyonları psikolojik
kökenlidir ve bunların da çoğu nefret
reaksiyonları’dır. Nefret, bazen estetik,
dinsel, sosyal veya kişisel nedenlere
bağlı olup bir yiyeceğin kesinlikle yenmemesi şeklinde olabileceği gibi,
bazen besinin sadece görülmesi ile bulantı ve kusma gibi fiziksel reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Limon görünce
ürperenler, et kokusundan fenalaşanlar hep bu tür psikolojik reaksiyonların kurbanlarıdır. Bu kişiler bu
tepkilerin alerjik olduğuna o kadar
inanmışlardır ki onları bu olayın tamamen psikolojik olduğuna inandırmak
imkânsız gibidir. Bu belirtiler depresyon, kronik hiperventilasyon
sendromu veya psikiyatrik bir
hastalığın işareti de olabilir.
konularında katkı sağlamayı hedeflediklerini belirtti “Modern Ceviz Yetiştiriciliği” konulu panelde Emekli Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen ve ODÜ
Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan
Karadeniz panelist olarak katıldı. Prof.
Dr. Turan Karadeniz, cevizin kanda
zararlı kolesterolün birikmesini önleyerek yüksek kolesterolü düşürdüğünü
belirterek, şu bilgileri verdi; “Kadınların
hamilelik döneminde mide bulantısına
iyi geliyor. Damar tıkanıklığı ve şeker
hastalığının tedavisinde de kullanılıyor.
Bünyesinde içerdiği Omega 3 yağ asitleri
aynı zamanda beynin iletisini destekliyor. Vücudu yaşlılıktan, insanları
asabiyetten koruyor. İnsanların sinirli
hallerini yatıştırıyor. Günümüzde sıkça
rastladığımız tahammülsüzlük, sokak
kavgaları, aile içi şiddet omega 3 yağ asitlerinin eksikliğinden kaynaklanıyor. Şiddeti azaltmak için de ceviz yenmesini
tavsiye ediyoruz” diye konuştu. CİHAN
2 gün boyunca kalacak soğuk, yağışlı ve rüzgarlı hava Cuma günü Türkiye'yi terk ediyor. Eskişehir, Bolu, Kastamonu ve iç kesimlerde yağışlar hafif ve orta kuvvette kara dönüşecek. Türkiye'nin aksine Batı ve Kuzey Avrupa'da ise sıcaklıklar çok yüksek. Danimarka, İsveç ve Norveç'te rekor değerlere çıkıyor.
İstanbul'da Çarşamba yağmur zayıf, daha çok Anadolu Yakası'nda sürecek. Kuvvetli poyrazla hissedilen sıcaklık 67 dereceyi geçmiyor. Ankara'da ise hafif kar ve sulu kar görülebilir, sıcaklık 3-4 derece. İzmir parçalı bulutlu, rüzgarlı
ve soğuk, 12 derece. Bursa'ya sulu kar yağabilir. Adana'da yağmur sürüyor, 18 derece sıcaklık var. Marmara'da 4 gündür
süren sağanaklar Doğu Marmara'ya ilerleyerek, zayıflayacak. Trakya'da ise kar kesiliyor, don ve buzlanma riski var.
Kuvvetli poyrazın Cuma günü zayıflamasıyla sıcaklık artışa geçecek. İç Anadolu'da havanın soğumasıyla yağışlar Eskişehir'den başlayarak hafif ve orta kuvvette kara dönüşecek. Akşam pek çok kentte kar var. Sıcaklık 3 ila 6 derece.
Ege'de Cuma'ya kadar hava rüzgarlı ve soğuk, dikkat!
Çarşamba kıyılarda güneş çıksa da Çeşme-Bodrum boyunca görülecek fırtına yaşamı aksatabilir. Kütahya ve İç
Ege'de ise hafif kar sürecek. Kıyılar 10-12, iç kesimler 3-4 dereceyi geçmiyor. Akdeniz'de yağmur zayıflıyor, Antalya
tarafında kesilecek ama Kuzey Kıbrıs'ta yağmur çok kuvvetli, su baskını riski var. Güneydoğu'da sıcaklık yüksek, yağmur hafif ama Cuma günü yeniden güçlenecek. Doğu Anadolu'da sıcaklık kademe kademe düşüyor. Malatya ve Elazığ
sağanak yağmurlu. Akşam Erzurum'da başlayacak hafif kar Perşembe günü Muş, Bitlis, Van boyunca etki alanını
genişletecek. Karadeniz'de Çarşamba günü Bolu, Kastamonu, Amasya, Tokat boyunca yağışlar kar şeklinde. Trabzon
ve Rize yağmurlu, sıcaklık 6-7 dereceye iniyor. Perşembe ise haftanın en soğuk günü, kıyılara dahi sulu kar yağabilir.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
14 Mart Cuma
12
Rüzgar
14
5
Bugün
14 Mart Cuma
Nem
%63
11
Rüzgar
13
-2
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
14 Mart Cuma
Nem
% 76
17
Bugün
14 Mart Cuma
Rüzgar
22
4
Nem
% 96
20
Rüzgar
20
8
Nem
% 72
14 MART 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Dünyanın
en çok turist
çeken şehri
yine Paris
G
eçen yıl 32,3 milyon turist ağırlayan Paris, dünya turizm
rekortmenliğini yine diğer kentlere
bırakmadı. Fransa'nın başkenti
Paris, 2013 yılında da dünya turizm
rekortmenliğini diğer kentlere
bırakmadı.
Paris bölgesi turizm bürosundan
yapılan açıklamaya göre, geçen yıl
başkent 32,3 milyon turist ağırladı.
Geçen yıl Paris'e gelen yabancı turist sayısı bir önceki yıla oranla
yüzde 8 artarak 15,5 milyona çıktı.
Paris'i geçen yıl en çok ziyaret
eden yabancı turistler arasında 2,1
milyonla İngilizler ilk sırada yer
aldı.
Çinli turistlerin sayısında da bir
önceki yıla oranla önemli artış
(yüzde 52) olduğu kaydedilen açıklamaya göre, bu ülkeden başkenti
geçen yıl 881 bin turist ziyaret etti.
Paris'i en çok ziyaret eden yabancı
turistler sıralamasında İngilizleri,
Amerikalı, Alman, İtalyan ve Çinli
turistler izliyor. Bu arada yerli turist sayısında bir önceki yıla oranla
yüzde 7,5 düşüş kaydedildi.
AA
Samanlık
değil, kilise!
E rc i ye s m u a z z a m
b i r k a y a k m e r ke z i
D
ünyadaki kış turizminden aldığı
yüzde 25'lik payla dünyanın en
önemli kış turizm merkezi olan
Avusturya'daki kayak merkezlerinin
sahipleri ve üst düzey yöneticileri
Erciyes'i görmek için Kayseri'ye
geldi.
Erciyes kış turizm merkezinden çok
etkilendiklerini belirten iş adamları,
Erciyes'in birkaç sene içinde muazzam bir kayak merkezi olacağını
söyledi. Erciyes'te hem kayak yapan
hem de gondola binerek zirveye
yakın istasyonlara çıkan ve pistleri
inceleyen Avusturyalı iş adamları Erciyes'e hayran kaldı.
Kayseri Erciyes A.Ş. Genel Müdür
Yardımcısı Yücel Ikiler, 10 ayrı kayak
merkezinin yöneticisine Erciyes'teki
tesisleri gezdirdi ve maket üzerinde
Erciyes Master Planı hakkında bilgiler verdi. Avusturya heyetinde yer
alan Skidata AG Yönetim Kurulu
Başkanı Franz Holzer, 25 farklı nok-
tada ticaret yapan ve 600 işletmesi
bulunan uluslararası bir firma
olduklarını belirtti. Dünya çapındaki
kayak merkezlerini gezdiklerini
ifade eden Holzer, "Kayseri'deki kış
turizmine yönelik gelişmelerden
dolayı Erciyes'e geldik. Çok etkilendik.
Erciyes'in birkaç sene sonra muazzam bir kayak merkezi olacağını
düşünüyorum" dedi. Avusturyalı iş
adamlarından Franz Padinger de
2000 yılından beri Erciyes'e geldiğini
ve her gelişinde gördüğü değişimden
dolayı çok etkilendiğini belirtti.
Avusturya'daki birçok kayak
merkezinin sahibi ve üst düzey yetkilileri ile Kayseri'ye geldiklerini dile
getiren Padinger, Türkiye'deki kayak
turizminin geldiği noktayı görmek
istediklerini kaydetti. Kış turizminin
bilirkişisi denilebilecek iş
adamlarını Erciyes'te ağırlayan Kayseri Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu
V
Başkanı Dr. Murat Cahid Cıngı da Erciyes'in yavaş yavaş dünya çapında
ismini duyurmaya başladığını belirtti. Tur operatörlerin Erciyes'i
paketlerine dahil ettiklerini ve
önümüzdeki yıllardan itibaren Erciyes'i çok ciddi bir turist kitlesinin
ziyaret edeceğini ifade eden Cıngı,
"Avusturyalı misafirler Alpler'de
kayak merkezi sahibi olan kişiler.
Dünyanın kayak sektöründeki yüzde
25 ağırlığını Avusturya karşılıyor.
Çalışmalarımız orada duyulduğu
için geldiler ve hakikaten
büyülendiler.
Özellikle belediyenin böylesi devasa
bir yatırıma girmiş olması kendilerini çok şaşırttı, çünkü Avrupa'da
bu işler özel sektörce yapılıyor. Pistlerimizi, pistlerin entegrasyonunu
ve istasyonlarımızı çok beğendiler.
Sektörün bilirkişilerinden beğeni
almak biri çok mutlu etti" diye
konuştu.
CİHAN
an Kültür ve Turizm Müdürü Muzaffer Aktuğ,
kilisenin samanlık olarak kullanıldığı haberleri
üzerine Van Müzesi ve Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nden 4 kişilik
uzman ekibi görevlendidi. Aktuğ, kilisede inceleme
yaptırarak, rapor hazırlattı. Kültür ve Turizm
Müdürü Aktuğ, koruma altına alınacak kilisenin
bulunduğu hazine arazisinin de SİT alanı ilan
edileceğini ve tarihi yapının en kısa sürede
boşaltılarak temizleneceğini söyledi. Çatak İlçesi'ne
30 kilometre uzaklıktaki Korlu Köyü Albucak
Mezrası'ndaki tarihi kilise sahipsiz kalınca köylüler
tarafından içerisi ot, saman, tezek ve odunlarla
doldurularak samanlığa dönüştürülmüştü.
Mezrada okul olmadığı dönemde ilkokul olarak 5
yıl kullanılan ve 35 köy çocuğunun mezun olduğu
kilisenin bu durumu haber olunca Van İl Kültür ve
Turizm Müdürü Muzaffer Aktuğ bir ekip hazırlayıp
kiliseyi inceletti.
Van Müzesi ve Van Kültür Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulu Müdürlüğü'nden 4 kişilik uzman ekip,
mezraya giderek kilisenin durumu hakkında rapor
hazırladı. Kültür ve Turizm Müdürü Muzaffer Aktuğ,
kilisenin samanlık olarak kullanılmasını kabul etmeyeceklerini anlattı. Aktuğ, uzmanların kiliseyi
yerinde inceleyerek, durumu ile ilgili rapor hazırladığını anlatırken şöyle konuştu: "Kilisenin hazine
arazisi üzerinde olduğu ve hala tescilinin yapılmadığı belirlendi. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulu'nun yapacağı ilk toplantıda kilisenin durumu gündeme getirilecek. Kilise tescillendikten
sonra 1'inci derece sit alanı olarak korumaya alınacak. Hangi tarihlerde yapıldığı belirlenecek.
Ayrıca içerisi en kısa sürede temizlenecek.
Restorasyon ihtiyacı olursa Kültür ve Turizm Bakanlığı düzeyinde yazışmalar yapılacak. Biz bu tarihi
kiliseyi turizme kazandıracağız."
Haber Merkezi
Bursa’da ‘kitap baharı’ başlıyor Çanakkale Müzesi
Kozan'da açıldı
M
T
ürkiye’nin ikinci kitap fuarı olan
Bursa Kitap Fuarı 15-23 Mart 2014
tarihleri arasında kitapseverlerle buluşacak. Bursa Uluslararası Fuar ve
Kongre Merkezi’nde bu yıl 12’incisi
düzenlenecek fuar TÜYAP Bursa
Fuarcılık A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar
Birliği işbirliğiyle organize ediliyor.
Bursa’da “Kitap Baharı”nı estirecek
olan fuara bu yıl, 280 yayınevi ve
sivil toplum kuruluşu katılıyor.
Dokuz gün süresince söyleşi, panel,
şiir dinletisi, okuma saatleri ve
çocuk etkinlikleri gibi 80 kültür
etkinliği ve imza günlerinde 500
yazar okurlarıyla buluşacak. Doğan
Hızlan, Yılmaz Özdil, Gülten
Dayıoğlu, Ercan Kesal, Ayşe Kulin,
Mustafa Balbay, Deniz Kavukçuoğlu,
Canan Karatay, İlber Ortaylı, Canan
Tan, Altan Öymen, Yekta Kopan,
İpek Ongun, Yalvaç Ural, Nermin
Bezmen, Onur Öymen, Ataol
Behramoğlu, Cemil Kavukçu, , Erdoğan Aydın, Aret Vartanyan ve
Nasuh Mahruki etkinliklere katılacak yazarlar arası nda. Bursa Kitap
Fuarı, bu sene Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Şöleni ile genç okurlarını
karşılayacak. Fuar süresince farklı
yaş grupları için atölye çalışmaları,
yazarların katılımıyla söyleşiler, tiya-
13
tro gösterisi, gölge oyunu ve yaratıcı
drama gibi 45 etkinlik gerçekleştirilecek. Çocuk ve gençlik edebiyatının
değerli isimleri fuar süresince genç
okurlarıyla buluşacak. Yalvaç Ural,
Süleyman Bulut, Aslı Tohumcu,
Mine Soysal, Nilay Yılmaz, Aytül
Akal, Nur İçözü, Şaban Akbaba, Gülsüm Cengiz, Simla Sunay, Adnan
Özyalçıner, Sennur Sezer, Hakan Akdoğan, Sevgi Özel, Sedat Sever, Selahattin Dilidüzgün ve pek çok değerli
isim fuarın konukları arasında.
Fransız yazar, filozof Isabelle Millon
22 Mart Cumartesi günü fuara bir
söyleşi ve ardından imza günü ile
konuk olacak. Yirmiden fazla ülkede
atölyeler, seminerler düzenleyen Millon, ünlü filozof Oscar Brenifier ile
Fransa'da birlikte kurdukları Felsefi
Uygulamalar Enstitüsü'nün (Institut
de Pratiques Philosophiques)
müdürlüğünü yürütüyor. TÜYAP, ilk
kez Bursa’da gerçekleşecek Türkiye
ve Kıbrıslı Şairler Buluşması’na ev
sahipliği yapıyor. 21 Mart Cuma günü
Bursa Kitap Fuarı’nda düzenlenecek
etkinliklerle şairler bir araya gelecek.
Buluşma kapsamında düzenlenecek
söyleşi ve panelde Panos lonnides,
Yorgos Moleskis, Neşe Yaşın, Tamer
Öncül, Hristos Hadjipapas, C. Hakkı
Zariç, Fatma Akhilhoca, Jenan
Selçuk, Gürgenç Korkmazel, Arife
Kalender ve Sezai Sarıoğlu “Kapılar
Açık Kalsın” diyecek.Orhan Kemal’in
doğumunun 100. yılı sebebiyle
düzenlenen etkinlikler kapsamında
Bursa Kitap Fuarı’nda bir söyleşi ve
sergi gerçekleştirilecek. İlk kez
Çukurova Kitap Fuarı’nda düzenlenen Orhan Kemal 100 Yaşında sergisi
Bursalı okurlarla buluşacak.
İçerik danışmanlığını Işık
Öğütçü’nün, tasarımının ise Sadık
Karamustafa’nın yaptığı TÜYAP
tarafından düzenlenen sergide
yazarın yaşamı, Bursa Cezaevi’nde
geçirdiği zamanlar ve eserlerinden
seçme metinlerden oluşuyor. “Orhan
Kemal 100 Yaşında” sergisi fuar
süresince ziyaret edilebilecek. Yapı
Kredi Yayınları tarafından gerçekleştirilen Yaşar Kemal’in “Çocuklar
İnsandır” kitabından alıntılardan
oluşan sergide Yaşar Kemal’in
metinleri, Ara Güler’in fotoğrafları
ve Turhan Selçuk’un çizimleri yer
alıyor. Bursa 12. Kitap Fuarı, 15-22
Mart 2014 tarihleri arasında 10.0019.30, kapanış günü olan 23 Mart
2014 tarihinde ise 10.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret
edilebilecek.
CİHAN
üzenin açılışı, Kaymakam Avni Oral, Askerlik Şube Başkanı Yarbay Bülent
Siper, Belediye Başkanı Mimar
Kazım Özgan, Jandarma Binbaşı Timur Konuk, Devlet Hastanesi Müdürü Çağlar Çoban,
Belediye Başkan Yardımcısı
Zehra Özgan, Belediye Meclis
Üyesi Adayları Ali Baysal ve
Yurdagül Boyraz’ın açılış kurdelesini kesmesi ile gerçekleşti.
Kaymakam Avni Oral,
“Çanakkale yardan ve candan
geçilerek kazanılan bir zaferdir.
milletimizin birlik ve bütünlüğü için şehit olan askerlerimizi rahmet ve şükran ile
anıyorum. Ruhları şad olsun.
Bu güzel ve anlamlı serginin
ilçemize gelmesine vesile olan
Kozan Belediyemizi kutluyorum." dedi. Belediye Başkanı
Kazım Özgan, her Türk çocuğunun Çanakkale’yi ve Çanakkale
ruhunu görmeli ve yaşaması
gerektiğini belirterek, "Geçen
yıl Kozan Belediyesi olarak bir
grup öğrencimizi Çanakkale’yi
gezmeleri için göndermiştik.
220 bin ana evladı toprağa
düştüğü Çanakkale topraklarında ülkemizin her yerinden
gencecik evlatlarımız kanlarını
bu topraklar için feda ettiler.
Çanakkale’de kanlarını ve canlarını seve seve veren Kozanlı
atalarımızın da mezar
taşlarında isimlerini görüyoruz.
Çanakkale’de ve vatanımızın ve
Bundan sonra da beş bin lira
destek vererek öğrencilerimizi
Çanakkale’ye göndereceğiz.
Japonlar daha ana sınıfı çağındaki çocuklarını Hiroşima’ya
götürerek geçmişte yaşanmış
olayları onlara aşılayarak bu
olaylardan ders çıkarmalarını
sağlıyorlar. Bizim Hiroşima’dan
daha büyük bir Çanakkale
Adana Kozan Belediyesi'nin
kültür etkinlikleri kapsamında Türkiye Gaziler
Vakfı Çanakkale Savaşları
Gezici Müzesi’nde yer alan
savaş malzemelerinin bir
bölümü ilçede halkın ziyaretine açıldı.
destanımız var. Her Türk vatandaşının geçmişte atalarımızın
destan yazdığı o günlerden
kalma ürünlerin yer aldığı
müzemizi gezmesi lazım.” diye
konuştu. Gezici Müze sorumlusu Cengiz Yörükaslan,
Çanakkale’de yaşanan olayları
simgeleyen 1500 parçadan
oluşan savaştan kalma ürünleri
Kozan’a getirdiklerini söyledi.
Çanakkale’yi bire bir göremeyen öğrencilere ve vatandaşlara Çanakkale Gezici Müze
ile o ruhu yaşattıklarını ifade
eden Yörükaslan, "Amacımız
çocuklarımıza ve gelecek nesillerimize ülkemizin bugünlere
nasıl geldiğini anlatarak onlara
Çanakkale ruhunu aşılamaktır.” dedi. Müzenin 16 Mart
Pazar gününe kadar 09 ile
18.00 saatleri arasında açık
kalacağı ve ücretsiz olarak
gezileceği öğrenildi.
CİHAN
14
14 MART 2014
Magazin-Tv
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
İlk kez
elele
ilates eğitmeni Erdinç Bekiroğlu’ndan
P
geçen kasımda boşanan Pelin Karahan,
önceki gün yine spor salonunda tanıştığı
yeni sevgilisi Bedri Güntay’la objektife
takıldı. Ünlü oyuncu, W Hotel’de düzenlenen partiye Güntay’la el ele gelerek ilişkisini ilan etmiş oldu. HABER MERKEZi
Evlenene kadar kardeşimle yaşayacağım Şov başladı
komedyen,
Başarılı
Şahan Gökbakar
özel hayatını ve
kardeşiyle arasındaki
bağı Hafta Sonu dergisine anlattı. Togan, anlaşması çok kolay bir
adamdır. Çoğu zaman
alttan alır ve ortamı
mutlaka gayet güzel
idare eder. Hayatımız
hep ortak paydada
geçiyor. Aynı evde
yaşıyoruz, aynı şeylerden zevk alıyoruz, aynı
filmleri izleriz, çoğu
zaman tatillere de beraber çıkarız. Ben İstanbul’a geldikten bir
sene sonra birlikte
yaşamaya başladık.
Togan, o zamanlar Bilgi
Üniversitesi’nde burslu
sinema-televizyon
okuyordu. Aynı eve
taşındık. O gün
bugündür beraber
yaşıyoruz. Evlilik
gerçekleşene kadar bu
şekilde yaşamaya
devam edeceğiz. Çünkü
çok eğleniyoruz birlikte, güzel vakit
geçiriyoruz. Togan
arkeolog olsaydı “Bak
milattan önce bir biblo
buldum” falan deseydi,
benim için epey sıkıcı
olabilirdi ama Togan
da sinemacı olunca,
konuştuğumuz konular
hep aynı. “Şu filmi
izledin mi? Şu şurada
acayip oynamış. Şunu
çekelim” diyoruz. Birbirimizden
besleniyoruz.“dedi.
Duyarlı anne
ızı
K
Hi
ra’yı şubat
ayında kucağına alan
Demet
Akalın,
Gözde Nur
Durak adlı
bir öğretmenin 15
gün önce
gönderdiği
çocuk fotoğrafından
etkilenip Instagram üzerinden
yardım
kampanyası
başlattı.
HABER
MERKEZi
ercedes-Benz Fashion Week
İstanbul, önceki gün başladı.
10-14 Mart arasında Antrepo
3 Tophane’de yapılacak etkinlik
kapsamında defile düzenleyen ilk
isim Jale Hürdoğan oldu. Onun
ardından Atıl Kutoğlu, Deniz
Berdan, İpek Arnas ve Tuba Ergin
de Sonbahar/Kış 2014 koleksiyonları ile moda severlerin karşısına
çıktı.Arzu Kaprol, Atıl Kutoğlu, Erol
Albayrak, Gamze Saraçoğlu, Hakan
Akkaya, Özgür Masur, Özlem Kaya,
Raisa-Vanessa Sason, Simay Bülbül,
Zeynep Tosun gibi birçok ünlü
tasarımcının defilesine ev sahipliği
yapacak olan Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul için start
verildi.HABER MERKEZi
M
HABER MERKEZi
KANAL AKIŞLARI
07:00Sabah Haber
08:15İyi Şeyler
08:30Sen de Gitme
10:00Eline Sağlık
11:15 İyi Şeyler
11:30 İyi Fikir
13:00Haber
13:15Spor
13:20Hava Durumu
13:30Elde Var Hayat
14:35Aileler Yarışıyor
16:20 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
19:55Böyle Bitmesin
04:30Oynat Bakalım
05:00Saba Tümer'le
Bu Gece
06:15Flashpoint
07:00Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
08:40Aramızda Kalsın
12:00Özge İle Yeni Hayat
14:30Anlatacaklarım Var
17:15Sine 8
18:15Flashpoint
19:00Komedi Dükkanı
19:45Cehennemden Kaçış 2
06:45Bugün
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00En Güzel Bölüm
12:30Aşkın Bedeli
14:30Soframız
15:30Küçük Kadınlar
kardeşlerin hikâyesi...
16:45 En Güzel Bölüm
17:15 Beni Affet
19:00Star Haber
20:00Medcezir
23:30 Kardeş Payı
06:45İrfan Değirmenci ile
Günaydın
09:00Doktorum
11:00 Mutfağım
12:15Gün Arası
12:30Kaynana Gelin
Seda’ya Gelin
15:00Evim Şahane
17:00Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Yalan Dünya
23:15Beyaz Show
05:30Adanalı
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00Kızlar ve Anneleri
15:00Alemin Kıralı
16:00Zahide ile Yetiş Hayata
19:00ATV Ana Haber
20:00Huzur Sokağı
23:00İsyan
00:00Gerçek Adalet
01:45Ekip 49
03:30Yedi Psikopat
05:10Dudaktan Kalbe
06:15Yeter Ki Sen Kazan
07:00Her Sabah
08:452. Sayfa
10:30Doktor Aytuğ
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:45Dudaktan Kalbe
16:15Dolu Dolu Anadolu
17:50Sıcak Gündem
18:00Ana Haber
18:50Yeter Ki Sen Kazan
19:50Fünye
21:45Kayıp Kimlik
23:45Hayatın Rengi
06:40Ejder Avcıları
07:00Kavak Yelleri
09:00Bir Bulut Olsam
11:00Bıçak Sırtı
13:00Menekşe İle Halil
15:15Hanımın Çiftliği
17:10Ejder Avcıları
18:10Kobra Takibi
20:00BKM Mutfak Çok
Güzel Hareketler Bunlar
21:30Kaplanlar Timi
23:50Ah Biz Kadınlar
08:45Lifestyle
08:55 Hava Durumu
09:00Haber Merkezi
09:15Ekonomi Piyasalar
09:20Spor
09:30Ekonomi Notları
10:00Haber Merkezi
10:15Ekonomi Piyasalar
10:20Spor
10:30Seçim Aktüel
10:45Spor
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Haber Merkezi
11:35Ekonomi Piyasalar
11:40Spor
06:30Cennet Mahallesi
07:15Büyük Sır
08:20Pepee
08:30Yeni 1 Gün
10:00Her Şey Dahil
12:00Gülben
14:15Büyük Sır
15:45 Show Dünyası
16:15Adını Feriha Koydum
18:20Pepee
18:30 Show Ana Haber
19:15Büyük Risk
20:00Dila Hanım
23:15Makina Kafa
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
07:00Geri Sayım
09:45Cnbc-e.com'da Bugün
10:00Piyasa Ekranı
10:30Piyasaya Bakış
11:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00 Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00 Kapanışa Doğru
16:45Cnbc-e.com'da Bugün
17:00 Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Avatar
18:30Penguins of Madagascar
19:00The Simpsons
20:00Mom
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
05:45Çocuklar Duymasın
06:45İsmail Küçükkaya ile
10:00Doktorlar
12:30Yemekteyiz Anadolu
14:30Unutma Beni
16:30Esra Erol'da
Evlen Benimle
19:00Fatih Portakal ile
Ana Haber
19:30Deniz Yıldızı
20:45Karagül
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
14 MART 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Ünal Aysal'dan
çarpıcı iddialar
Avcı: Türk oyuncular
rekabet edebiliyorsa,
yabancı sayısı sınırsız olsun
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, son üç
sezonu örnek göstererek sarı-kırmızılı kulüp üzerine oyunlar oynandığını söyledi.
A Milli Futbol Takımı’nın eski teknik direktörü Abdullah Avcı, sezon
sonuna kadar her hangi bir takımda çalışmak istemediğini söyledi.
G
alatasaray Başkanı Ünal Aysal, kulübün üzerine oyunlar
oynandığını iddia etti. Son üç sezonda olmayacak
cezalarla yıpratılmaya çalışıldıklarını vurgulayan Aysal,
"Sürekli önümüz kesilmek isteniyor" dedi.
A
vcı, ayrıca "Türk oyuncular rekabet edebiliyorsa, yabancı sayısı sınırsız
olsun." yorumunda bulunda. A Milli Futbol Takımı'nın eski hocası Abdullah Avcı, Radyospor’un canlı yayın konuğu olduğu programda yaptığı
açıklamalarda, "Resmi biraz uzaktan görmek istiyorum. Yurtdışına çıkıyorum. Maçlar izliyorum. Zaman zaman Türkiye’de maçları izliyoruz.
Önümüzdeki sezon doğru bir proje, doğru bir takımla bu yarışmanın
içerisinde olacağım." dedi. Yurtdışından teklif aldığını belirten Avcı, "Çok
sıcak bir teklifti; ama çalışmayı düşünmediğimi ifade ettim. Yurtiçinden de
aldım. Ama sezon sonuna kadar çalışmak istemediğimi söyledim. Yarışın
biraz dışında kalmak, kendimi yenilemek istiyorum. Takım ismi veremem."
ifadelerini kullandı. A Milli Takım teknik direktörlüğüne çok büyük destek
alarak geldiğini vurgulayan Abdullah Avcı, "Sonuç alamadığınız zaman
başarısız oluyorsunuz. Top çizgiyi geçerse başarılı, geçmezse başarısızsın.
Biz sonuç alamadık. Ama önemli projeler hazırladık. Bugün Riva Projesi’nin temelinde ben ve ekibim aktif olarak yer aldık. Akademi Ligi ve
altyapı eğitimleri konusunda önemli adımlar attık. Bugün Alman Milli
Takımı’nda 2 Türk oynuyorsa, 3 sezon önce 3 tane Türk Real Madrid’te
oynuyorsa, biz de genetik olarak sorun yok. Ama eğitim olarak yatırım yapmalıyız. Biz böyle bir proje başlatmıştık." diye konuştu.
Yabancı kontenjanı sınırlamasıyla ilgili olarak ise Avcı, "Yabancı kontenjanı
sınırlaması futbolumuzun ilerlemesi için bir sorun değil. Ülkemize gelen
yabancı futbolcuya da sınır koyamazsınız. Gelen yabancı oyuncuların bir
çoğunun kriteri sadece paradır. Yerli yabancı rekabetini sağlamalıyız. Yerli
oyuncu sayısını arttırır, yatırım yaparsak, yabancı oyuncu sınırsız olsun.
Sorun değil." yorumunda bulundu. A Milli Takım’da yabancı oyuncuların
da oynayabileceğini belirten Avcı, 'Niasse ya da benzeri yabancı oyuncuların A Milli Takımımız’da oynamasına nasıl bakıyorsunuz?' sorusuna ise
"Özellikle küçük yaş gruplarında yakalayıp, ülkemizde gelişimini
sağladıysa olabilir. Bunu dünyanın önemli ülkeleri yapıyor. Önemli olan
ruhu ve performansı vermesi." şeklinde cevap verdi. Milli Takım’daki oyuncularla ilişkileri açısından da değerlendirme yapan başarılı çalıştırıcı, "Abdullah hocanın bulunduğu kulüpler ya da kurumlarda ne futbolcularla ne
de yöneticilerle hiçbir zaman problem olmamıştır. Bugün istifa ettiğim 30
Ağustos itibariyle Selçuk İnan, Arda Turan, Nuri Şahin ve diğer tüm futbolcularla genel iletişimim devam ediyor. Arayıp üzüntülerini belirtmişlerdir."
diyerek, şöyle devam etti: "Bu bir sonuç oyunu, sonuç alamayınca teknik
direktörler değişime gideceklerdir. Onlar benim evlatlarım. Arkadaşlarım,
dostlarım. Bizim olduğumuz yerde mutluluk olur. Sorun olmaz. Ben o
çocuklarla milli takımda birlikte çalışmıştım. Bu süreçte A Milli Takım’da da
birlikte olduk. Onları seviyor ve başarılar diliyorum. İletişim devam ediyor."
Şampiyonlar Ligi’nde Milan’a attığı gol ve sezonun genelinde gösterdiği performansla dikkatleri üzerine toplayan Arda Turan için de önemli bir tespit
yapan Avcı, "Arda tabii ki Galatasaray’ın altyapısında ve milli takımlarda
bunun sinyallerini verdi. Hayata çok olumlu bakarak pratik çözümler bulabiliyor. Gelişimlere ayak uyduruyor. İspanya’ya gidip Arda’yı izlediğimizde
de eleştiri aldık. 'Ne gerek vardı Arda’yı izlemeye' dediler. İspanya’nın en
büyük 3 takımından bir tanesinde oynuyor. Bundan sonraki hedefi İspanya'da takımının rakibi (Real Madrid – Barcelona) gibi takımlarda ya da
İngiltere’de üst düzeyde olan takımlarda oynamak olmalı. Arda da bunun
bilincinde. Zaman zaman bunu paylaşıyoruz. UEFA Kupası, Süper Kupa,
Kral Kupası, Avrupa Lig Kupası'nı yaşadı. Şampiyonlar Ligi'nde finali de
yaşayacağını ben kendisine ifade ettim. Bunları hak eden bir çocuk.
Onunla gurur duyuyoruz." diye konuştu. Arda’nın hep daha üst seviyeyi
istediğini vurgulayan Avcı, "Premier Lig’den teklifler somutlaşırsa gider,
neden gitmesin; Arda hep bir üst seviyeyi isteyen bir oyuncu. Umarım böyle
bir şey gerçekleşir. Değişik futbol kültürlerinin içerisinde olması, Arda’nın
Türkiye’ye döndüğünde o vizyonu ülke futbolu açısından kullanması
bakımında çok önemli. Arda’yla zaman zaman bunu paylaşıyoruz."
ifadelerini kullandı.
Eski başkan Adnan Polat döneminde Galatasaray’dan teklif aldığının hatırlatılması üzerine Abdullah Avcı, "Geriye dönük hiç düşünmedim. Keşke
değerlendirseydim demedim hiçbir zaman. O dönemki teklifi kabul etmeme
kararımı olumsuz bir karar olarak hiç düşünmedim." dedi. Abdullah Avcı,
'Galatasaray teknik direktörlüğü hedef midir?' şeklindeki soruya ise "Ben
ülkede gelebileceğim en üst seviyeye geldim. Bundan sonra nereye geleceğimi zaman içerisinde göreceğiz. Ben profesyonelim. Yapacağım performansın beni nereye taşıyacağını göreceğiz." cevabını verdi. Son olarak ise
Galatasaray'ın Şampiyonlar Lig'inde Chelsea takımı ile oynayacağı karşılaşmayı değerlendiren başarılı teknik adam "Galatasaray, hocası ve oyuncu
kadrosuyla birlikte üç kulvarda başarıyla devam ediyor. Mancini,
Galatasaray’ı oyunun iki yönüyle de oynayan bir ekip olma yönünde
değiştirmeye başladı. Böyle bir resim. Ben iyi gittiğini düşünüyorum.
Chelsea maçında 1-0 geriye düşse bile, kontrolü kaybetmemesi çeyrek final
şansını son saniyeye kadar taşıyacaktır. Oyun kalitesi birinci plandadır.
Sonra bireysel performanslar devreye girer. Oyuncu kalitesi ikinci plandadır." dedi.
CİHAN
15
"TESADÜF DEĞİL"
Galatasaray'a karşı yürütülen kampanyanın 2011 sezonunda
başladığını vurgulayan Aysal, "Takımın, 2011-12 sezonunda
play-off ile yolu kesilmek istendi. 2012-13'de cezalarla
yıpratıldık. Teknik direktörümüze 11 maç ceza, oyunculara
verilen 4-5 maçlık cezalar. Engin Baytar'a verilen cezalar daha
hafızalarımızda tazeliğini koruyor. Bunları tesadüf olarak görmüyoruz" dedi.
"ENDİŞEYLE İZLİYORUZ"
Torunoğulları: G.Saray 7.5 Milyon
Euro veriyorsa 'Hayırlı olsun' deriz
Bu sezon da yabancı kısıtlamasıyla Galatasaray'ın önüne
engel çıkartıldığını ifade eden Başkan Aysal, "Bunda başarı
sağlanamayınca bu kez, 3-5 saniyelik ve hiç Galatasaray ile
alakalı olmayan başka sahalarda edilen küfürler yoluyla bile
3 senedir kapatılmayan sahamızın kapatılmasına çalışılıyor.
Taraftarımızın örnek davranışlarını desteklemek yerine cezalandırmak olarak nitelendiriyoruz ve bunu büyük bir
teyakkuzla, dikkatle, endişeyle izliyoruz. Her türlü olayı
yakından takip ediyoruz" şeklinde konuştu.
OLAĞANÜSTÜ KONGRE İDDİALARI
Ünal Aysal ayrıca olağanüstü kongreye gidileceğine dair
çıkan haberleri de yalanladı. Yapacakları mali kongrede en
ufak bir çatlak ses çıkacağını düşünmediğini vurgulayan
Aysal, birlik ve beraberlik içinde daha iyi bir Galatasaray için
biraraya geleceklerini söyledi. Başkan Ünal Aysal, takımın
çok önemli maçlar oynacağını bir yandan da eksikliklerini
düzeltmeye çalıştığını belireterek sözlerine son verdi.
AA
Beşiktaşlı yönetici, Erdal Torunoğulları, G.Saray Kulübü’nün
Gökhan Töre için 7.5 Milyon Euro verip alması halinde kendi
tepkilerinin ancak ‘Hayırlı olsun’ demek olacağını söyledi.
B
eşiktaş Kulübü Dış Transferlerden Sorumlu Yönetim Kurulu
Üyesi Erdal Torunoğulları, Çaykur
Rizespor ile oynayacakları maçın
hazırlıkları için yapılan sabah
antrenmanı sırasında gazetecilerin
sorularına cevap verdi.
Basın mensuplarıyla sohbet eden
Torunoğulları, bonservisi Rubin
Kazan Kulübü’nde olan ve son günlerde ismi Galatasaray ile anılan
yetenekli oyuncu için, "Gökhan bizi
istiyor, bu durumun olumlu
sonuçlanacağını umuyoruz.
Fakat Rubin Kazan Kulübü 7.5 milyonda diretirse bu iş olmaz. Beşiktaş Kulübü o parayı vermez. Bize
söylenen her rakamı kabul edecek
bir takım değiliz. Galatasaray
Kulübü araya girip 7.5 milyon Euro
veriyorsa, biz de ancak 'hayırlı
olsun' deriz.'' diye konuştu. Sezon
sonunda takımdan ayrılması gündemde olan Fernandes için ise
Torunoğulları, "Bunu gidin Fernandes'in kendisine sorun." diyerek cevapladı.
ayrıca, Fethiyespor'un genç stoperi
Birol Parlak'ı hocanın istemesi
halinde alabileceklerini de ifade
etti. Eskişehirspor ile oynanan lig
maçından sonra PFDK’ya sevk
edilmelerine bir anlam veremediklerini de belirten Torunoğulları,
Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim
Kurulu’na gerekli itirazı yapacaklarını söyledi. Erdal Torunoğulları,
"Maçta küfür olmadı, savunmamızı
yapacağız. Kanaate göre disipline
sevk ediyorlar.'' dedi.
GÜNDÜZ MAÇI İÇİN BAŞVURDUK
Ligde kalan maçları için Türkiye Futbol Federasyonu’na gündüz maçı
oynamak için başvuru yaptıklarını
belirten Torunoğulları, "Atatürk
Olimpiyat Stadı maç yapılacak bir
stat değil. Bazen gidişi var. Dönüşü
yok. Saatlerce çıkamıyorsun oradan.
ALMEİDA İLE ANLAŞIRIZ
Maçlarımızı gündüz oynamak için
Federasyona başvurduk ve cevap
bekliyoruz. Ama bütün maçları
gündüz oynamamız zor görünüyor.
Çok ümitli değiliz. Zaten 4-5
maçımız kaldı orada oynayacağımız.
Beşiktaş’ın Portekizli yıldız futbolcusu Hugo Almeida’nın durumunun
sorulmasına da cevap veren Erdal
Torunoğulları, "Almeida ile Dünya
Kupası'ndan önce anlaşacağımızı
umuyoruz." dedi. Torunoğulları
Başka şehir alternatiflerinden İzmir
olmaz. Çünkü oradaki stadın da buradaki Olimpiyat Stadı'ndan bir
farkı yok. Kendi stadımızı gelecek
sezona yetiştireceğimizi umuyoruz.''
şeklinde konuştu.
CİHAN
İbrahim Hacıosmanoğlu'ndan olay sözler
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu basın toplantısı düzenledi, çarpıcı açıklamalarda bulundu. F.Bahçe'nin
se- neye Trabzonspor'la aynı ligde olmayacağını söyleyen Hacıosmanoğlu, ''Biz öyle bir eylem yapacağız ki belki bu eylem
sonrası ben artık Trabzonspor başkanı olmayacağım.'' dedi.
H
acıosmanoğlu yaptığı açıklamada; "Biz kimseyi tehdit etmiyoruz. UEFA'nın FIFA'nın bu
ülkeye yaptırımının olmayacağını düşünenlerin
yanılacağını göreceğiz. Biz öyle bir eylem yapacağız ki belki bu eylem sonrası ben artık Trabzonspor başkanı olmayacağım. Aziz Yıldırım
buraya gelir mi bilmiyorum. Bu sezon zaten geçti.
Gelecek sezon da Fenerbahçe bizimle aynı ligde
mücadele edecek konumda olmayacak" şeklinde
konuştu. Hacıosmanoğlu, maçta yaşananları,
rakip takımlara yakın medya organlarının çok
mühim olaylarmış gibi gösterdiğini söyledi, şike
davası sürecinde sürekli karşı saflarda yer aldıkları Fenerbahçe'ye ve Türkiye Futbol Federasyonu'na yüklendi.
Trabzonspor Başkanı, ezeli rakiplerinin statlarında çok daha büyük olaylar meydana
geldiğini ifade ederek, bununla ilgili görüntüleri
toplantıya katılan medya mensuplarıyla paylaştı.
Hacıosmanoğlu, Avni Aker'deki olayları tasvip
etmediklerini ama bunun toplumsal bir reaksiyon olduğunu savundu. Bu reaksiyonu doğuran
nedenin de Trabzonspor'a yönelik şike davası
süreciyle başlayan ve bugüne kadar devam eden
haksızlıklar olduğunu ifade etti.
Trabzonspor'un uğradığı haksızlıklara karşı mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Hacıosmanoğlu, "Ne yapalım Trabzonspor'u
savunmayalım mı? Trabzonspor'un menfaatleri
adına hiçbir gücü tanımadığımızı hep söyledik"
dedi. Hacıosmanoğlu, sürekli dile getirdiği 201011 sezonu lig şampiyonluğunun kendilerine verilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı,
konuyla ilgili taleplerini reddeden Türkiye Futbol
Federasyonu'nun tavrını eleştirdi. Şike
davasında ceza alan Fenerbahçe Başkanı Aziz
Yıldırım için isim vermeden 'emeğimizi çalan
başkan' tanımlamasını kullanan Hacıosmanoğlu,
"Bu durumu düzeltmenin tek yolu adaleti sağlamaktır. Bunu yaparsanız Türk futbolunda her şey
düzelir" diye konuştu. Trabzonspor Başkanı,
şampiyonluğu kaybettikleri 1995-96 sezonunda
Fenerbahçe'yi alkışlarla uğurladıklarını hatırlatarak, "O zaman Fenerbahçe Başkanı olan Ali
Şen bugün Trabzon kenti için 'güvenli değil'
diyor.
Bizim tek derdimiz, futbolun bir eğlence olduğunun hatırlanması, bunu sağlamak için de
adaletin yerine getirilmesidir" dedi. "Bize verilecek cezayı umursamıyoruz" diyen Hacıosmanoğlu, Türk futbolunun artık güdümlü bir
federasyonla değil, bu işi düzgün şekilde yürütmek isteyen iradeli bir yönetimle devam etmesi
için çalışacaklarını söyledi.
Avni Aker Stadı'ndaki Trabzonspor-Fenerbahçe
Süper Lig maçında hakem Bülent Yıldırım,
Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel'in üstüne
meşale atılmasının ardından, 45+10'uncu
dakikada soyunma odasına gitmiş ve mücadeleyi
tatil etmişti.
Maç tatil edildiği sırada Fenerbahçe 1-0 öndeydi.
Stat dışına taşan olaylarda Trabzonspor taraftarları polisle karşı karşıya gelmiş, çok sayıda kişi
yaralanmıştı. Takımların stattan ancak gece
yarısı ayrılabildiği maçla ilgili kararı Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu verecek. AA
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
14 MART 2014 Cuma
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
C
ANNES’iN
GÖZÜ KULAĞI
TÜRKIYE’DE
Gaygimenkul fuarı MIPIM yabancı şirketleri ve fonları
Türkiye’ye çekecek. İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim
Çağlar ve Başbakanlık Yatırım Ajansı Başkanı İlker Aycı yabancı fonların İstanbul’da yeni projeler geliştirmek ve
kentsel dönüşüme girmek için talepte bulunduğunu açıkladı.
Fuarda yapılacak görüşmelerde işbirlikleri geliştirilecek.
TüRKiYE'Yi2023'E HAZIRLIYORUZ
AK Parti Genel
Başkanı ve Başbakan
Recep Tayyip Er doğan, Türkiye'yi 2023
hedeflerine hazırla manın gayreti içinde
olduklarını belirterek,
"ODTÜ'de olduğu gibi
biz çocuklarımızın
eline molotofkokteyli
vermiyoruz, biz
çocuklarımızın eline
taş, sopa vermiyoruz.
Biz çocuklarımızın
eline sapan, bilye ver miyoruz.
E
Batıkent-Sincan metrosunu da
öngörülen zamandan önce tamamlayarak hizmete açtıklarını anlatan Erdoğan, Keçiören-Tandoğan
metrosunun da bu yıl sonuna kadar
tamamlanacağını, böylece söz verdikleri üç metro hattını da Ankara'ya
kazandıracaklarını ifade etti.
"RAYLI SİSTEM UZUNLUĞU 67,5
KİLOMETREYE ÇIKACAK"
Ankara'da Batıkent-Sincan hattı devreye girene kadar 23,5 kilometre raylı
sistemin hizmet verdiğini, BatıkentSincan hattı ile buna 15,5 kilometre
daha eklendiğini anlatan Erdoğan,
bugünkü metro ile 16,5 kilometre
daha artarak, böylece Ankara'daki
toplam raylı sistem uzunluğunun 55,5
kilometreye ulaştığını bildirdi. Erdoğan, Keçiören-Tandoğan hattının
da eklenmesiyle raylı sistem uzunluğunun 67,5 kilometreye çıkacağını
kaydetti.
"Bu projeleri sonuçladırdık diye
'tamam' demiyoruz. Yeni çalışmalar,
projeler içindeyiz" diyen Erdoğan,
Kızılay'dan Esenboğa Havalimanı'na
29 kilometre uzunluğunda bir metro
hattı projesi ile Kızılay'dan Ankara
Garı'na bir başka metro hattı üzerinde
çalıştıklarını anlattı.Hükümet ve
belediyeler olarak, şehirlerin
çehresini değiştiren dev projeleri, önlerine çıkan tüm engellemelere rağmen azim ve kararlılıkla başlayıp,
bitirdiklerini söyleyen Erdoğan, "eser,
hizmet" siyaseti yaptıklarını vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:
"Eşek ölür kalır semeri, insan ölür
kalır eseri. Görüyorsunuz eşekten bile
bir eser kalıyor, semer. İnsan olarak
eser koy eser. Bunlar laf üretiyor laf.
Eser var mı bunlarda. Bugüne kadar
oldu mu, yok. Şimdi çıkmışlar
konuşuyorlar. Ortaya böyle projeler
koyun ki inandırıcı olsun. Kuru lafla
bu işler olmaz. 'Şunu bedava, mazotu
şöyle yapacağım, bedava raylı sistemi
kullandıracağım'. Neyi kullandırıyorsun, hangi parayla kullandırıyorsun.
B
1.2 MİLYAR DOLAR DOĞRUDAN GELDİ
Türkiye’de ocak ayında yapılan yatırımların
geçen yılın aynı dönemine göre % 40 arttığını
belirten Aycı, “2014 Ocak ayında 1.2 milyar
dolar doğrudan yatırım Türkiye’ye girdi.
Türkiye ile ilgili şüphesi olanlar, Türkiye’ye
kırılgan diyenlere en güzel cevap, buradaki
birlikteliğimiz. Türkiye’de geçen yıl doğrudan
yatırımların miktarı % 8 arttı ve bu artışla
birlikte Türkiye dünyada 19. sıraya yükseldi.
Ekonomimiz 17. Sırada. Daha yukarılarda
olmamız lazım” dedi. Gayrimenkul sektörünün
geçen yıl 3 milyar $ doğrudan yatırım aldığını
söyleyen Aycı, Türkiye’nin potansiyelinin daha
yüksek olduğunu ve bu rakamı arttırmak için
çalışmalara devam edeceklerini söyledi.
rdoğan, Milli Kütüphane yanında
düzenlenen Kızılay - Çayyolu
metrosu açılış töreninde
konuştu.Metronun her aşamasında
emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, firmaların da Ankaralıları bekletmemek için metroyu erken
bitirdiklerini söyledi.
Çayyolu'ndan metroya binenlerin 2530 dakika içinde, trafiğe takılmadan,
bir engelle karşılaşmadan Kızılay'a
ulaşabileceğini kaydeden Erdoğan,
hat üzerindeki 11 durağın 5'inde geniş
otoparkların bulunduğunu, özel
araçların bu otoparklara bırakılarak
metronun kullanılabileceğini belirtti.
U yıl 25’incisi düzenlenen gayrimenkul
fuarı MIPIM Fransa’nın Cannes kentinde
kapılarını açtı. Alkaş’ın Türkiye
temsilciliğini yaptığı fuara Türkiye, Rusya ve
Brezilya ile birlikte onur ülke olarak katıldı. 90
ülkeden katılımcının beklendiği ve 11-14 Mart
tarihleri arasında devam edecek fuarda gövde
gösterisi yapan Türk inşaat firmaları, odalar ve
mimarlık şirketleri yabancı ortaklıklar için
görüşmelere başladı. İstanbul Ticaret Odası
(İTO) Başkanı İbrahim Çağlar ve Başbakanlık
Yatırım Ajansı Başkanı İlker Aycı, yabancı
yatırımcılarla Türk firmalar arasında köprü
görevi göreceklerini belirtti. Türk gayrimenkul
sektörünün dünyada ağırlığını daha çok
hissettirir duruma geldiğini söyleyen Aycı,
“MIPIM fuarı bizim için son derece önemli.
Bizim içerideki dinamik pazarımız, kentsel
dönüşüm projelerimiz, yeni şehirleşme
projelerimiz, yeni konut, yaşam alanları
taleplerinin karşılanması talebi dünyada trend
olan çevreci binalar açıkçası gayrimenkul
sektörüne çok önemli görevler düşüyor.
Gayrimenkul sektörünü yalnız bırakmamak
adına buraya geldik. Bugün Türkiye’deki
yatırım ortamını anlatacağız” dedi.
Otobüsleri, şunu bunu bedava yapacaklarmış, yav bu ülkeyi neyle
idare edeceksin, bu personelin
maaşını neyle ödeyeceksin? Öyle
doğru konuş ki inandırıcılığı olsun.
Siyaset dürüstlük üzerine bina edilir,
yalan üzerine değil. Yalancının mumu
yatsıya kadar yanar, bunların ki yatsı
olmadan söndü."
"BİZ ÇOCUKLARIMIZIN ELİNE
TABLET BİLGİSAYAR VERİYORUZ"
Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi 2023
yılına hazırlamanın mücadelesini
verdiklerini, çocuklarına 2053 hedefleri bırakmanın çabası içinde olduklarını belirterek, şunları kaydetti:
"ODTÜ'de olduğu gibi biz çocuklarımızın eline molotofkokteyli vermiyoruz, biz çocuklarımızın eline taş,
sopa vermiyoruz. Biz çocuklarımızın
eline sapan, bilye vermiyoruz. Biz
çocuklarımızın eline tablet bilgisayar
veriyoruz, kalem veriyoruz, kitap
veriyoruz, bizim farkımız bu. Bizi onlardan ayıran bu. Onun için milletimin bu oyunlarıagelmemesini
hatırlatıyorum. Bu oyunları hep beraber bozalım diyorum. İşte dün, İstanbul'da değişik yerlerde partimizin
seçim koordinasyon merkezlerini yaktılar, yıktılar. Seçim araçlarını yaktılar. Hani siz demokrattınız, hani siz
özgürlükçüydünüz? Bunlar sahtekar,
sahtekar. Ne doğrusu ya ne dürüstü.
Bunların demokratlıkla falan alakası
yok. Bunlar sandığa inanmıyor ve
geleceklerini de görüyorlar. 30 Mart'ı
şimdiden görüyorlar. Gördükleri için
de diyorlar ki artık kargaşa çıkartalım
da acaba bu kargaşa ile netice alır
mıyız? Ama alamayacaklar. 30 Mart'ta
sandıkta gereken cevabı Ankaralı
kardeşlerim de Türkiye'de yaşayan
kardeşlerim de verecek."
Sadece Ankara'da yaşanan değişim ve
dönüşümün başlı başına bir başarı
hikayesi olduğunu belirten Erdoğan,
"Nerede 1970'lerin 1980'lerin
Ankara'sı, nerede bugünün Ankara'sı?
Şu Ankara'nın bir havalimanı bile
yoktu ya. İndiğinizi zaman modern
bir havalimanına sahip miydiniz?
Burası Ankara'ydı? Bu modern havalimanını Ankara'ya biz kazandırdık"
dedi.
PETROL FiYATLARINDA
DÜŞÜŞ DEVAM ED iYOR
krayna ve Çin'e yönelik
endişelerin takip edildiği petrol
fiyatlarında aşağı yönlü seyir
devam ediyor.
U
Brent petrolün varil fiyatı, dün en
yüksek 107,59 $ seviyesine kadar gerilemesine karşın, OPEC'in 2014 yılı
için talep artışı tahminini yükseltmesinin ardından kayıplarının bir
kısmını telafi ederek günü 108,27
$dan tamamladı. Bugün ise Ukrayna'ya yönelik tedirginliklerin artarak
devam etmesiyle 108,47 $a kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı,
Çin'de beklentileri karşılamayan perakende satışlar ve sanayi üretimi verileriyle yeniden 108 $ın altına geriledi.
Analistler, şu dakikalarda 107,70 $ seviyelerinden alıcı bulan Brent
petrolün varil fiyatı için Çin ekonomisine ilişkin endişelerin satış
baskılarını artırdığına dikkati çekiyor.
Brent petrolün varil fiyatında 107,6 $ın
destek olarak takip edileceğini kaydeden analistler, bu seviyenin altına inilmesi durumunda satışların kademeli
olarak devam edebileceğini ve 106,7 $
seviyelerinin gündeme gelebileceğini
belirtiyor.
ABD Batı Teksas türü ham petrolün
varil fiyatı ise dün güne 99,56 $dan
başlamasının ardından, ABD'de
petrol rezervlerinin test amaçlı kullanılacağına ilişkin haberler sonrasında, analistlerin destek olarak
nitelendirdikleri 98,2 $ın altına inerek
günü 98,08 $dan tamamladı. Bugün
ise pazartesi günü başlayan ve
kademeli olarak satış baskılarının
devam ettiği ham petrolün fiyatı,
97,86 $a kadar geriledi.
Şu dakikalarda 97,90 $ seviyelerinden
işlem gören ham petrolün varil fiyatı
için analistler, aşağı yönlü hareketin
devam etmesi durumunda 96,5 $ın
destek olarak takip edileceğini belirtiyor.Bu arada, OPEC dün 2014 yılında
küresel petrol talebinin günlük 1,14
milyon varil artışla günlük 91,14 milyon varile ulaşacağını açıkladı. OPEC
bir önceki raporunda, söz konusu
rakamın 2014 yılında günlük 1,09 milyon varil artışla günlük 90,98 milyon
varil olacağını öngörmüştü.
1 GÜNDE TESCİL SÖZÜ
İTO, MIPIM’de İstanbul’un sunduğu fırsatları
“Rising İstanbul (Yükselen İstanbul)”
temasıyla tanıttı. İTO Başkanı İbrahim Çağlar,
“İstanbul’a gelen her yatırımcıya şirketini
sadece 1 günde tescil ettirip faaliyetlerine
başlamasının sözünü ben İstanbul Ticaret
Odası’nın Başkanı olarak veriyorum” dedi.
Dünyanın en büyük 250 müteahhitlik firması
sıralamasında 38 Türk firması olduğunu
söyleyen Çağlar, Türk girişimcileri 2013 yılında
dünyada 30 milyar dolara yakın inşaat projesi
üstlendiğini dile getirdi.
İNŞAAT KOMİSTESİ KURULDU
Çağlar, “Sektörü desteklemek adına İnşaat ve
Gayrimenkul İhtisas Komitesi kurduk. Paris ve
Lüksemburg’un dışında fuara katılan 3’ncü
ticaret odası olduk. Gelecek yıl daha iyi bir
katılım yapacağız. Bu konuda yapılan
çalışmalar bizim için çok önemli. Sektöre de
katkı yapıyor” dedi. Çağlar ayrıca elinde parası
bulunan uluslararası fonlara İstanbul’u
tanıttıklarını söyledi. İbrahim Çağlar, İTO’da
inşaatla ilgili faaliyetlerde bulunan 50 bin
firma bulunduğuna dikkat çekerek, fuarda
üçüncü ülkelerde Türk şirketleriyle yatırım
yapmak isteyen firmalara yönelik bilgilen
dirme yaptıklarını kaydetti. Çağlar, İstanbul
’un 22 bin yabancı sermayeli şirketin faaliyet
gösterdiği bir dünya kenti olduğunu söyledi.
ALTYAPI PROJELERİ FIRSAT YARATIYOR
İTO Başkanı İbrahim Çağlar İstanbul’da son 10
yılda sadece yerel yönetim kaynaklarından
yapılan yatırım tutarının 30 milyar doları
geçtiğini ifade etti. Çağlar, “Bunun % 40’ı
ulaşıma yapılan yatırımlardan oluşuyor.
Sadece metro için belediye kaynaklarından
yapılan yatırım 6 milyar $ düzeyinde. Altyapı
projeleri sektör için de fırsat yaratıyor” dedi.
AVRUPA’DA ORTAKLIK KAPISI AÇILDI
Mesa, Artaş, Öztaş ve Kantur-Akdaş ortak
girişimi tarafından Halkalı Atakent’te hayata
geçen Tema İstanbul projesi uluslararası
arenada görücüye çıktı. Gayrimenkul fuarı
MIPIM’de projeye ilgi gösteren yabancılar
ortaklık için teklif götürdü. Tema İstanbul
Genel Müdürü Mesut Arslan, “Yabancı
yatırımcılar projeye büyük ilgi gösteriyor”
dedi.Proje ortaklarından Kantur-Akdaş
Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kantur, Batı
Avrupa’daki en büyük ilk 200 yatırımı
incelediklerini söyledi.Uluslararası fuarların
ülkeyi temsil etmek için fırsat yarattığını
belirten Artaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı
Süleyman Çetinsaya, “Türkiye’deki
gayrimenkul sektörü olarak iyi işler yapıyoruz
ama bunları iyi bir şekilde tanıtamıyoruz.
Pazarlama ve sunum konusunda eksik kaldı.
Download

14 MART 2014 - Ekonomi Gazetesi