Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri • Educational Sciences: Theory & Practice • 14(4) • 1237-1252
©
2014 Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları İletişim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
www.edam.com.tr/kuyeb
DOI: 10.12738/estp.2014.4.2137
Erken Ergenlikte Anne-baba Tutumlarının Yaşam
Doyumu ve Depresyonla İlişkisi: Benlik Saygısının
Aracılık Rolü
a
b
Necla ACUN-KAPIKIRAN
Özlem KÖRÜKCÜ
Pamukkale Üniversitesi
Pamukkale Üniversitesi
C
Şahin KAPIKIRAN
Pamukkale Üniversitesi
Öz
Bu çalışmanın amacı, erken ergenlikte benlik saygısının, anne-baba tutumları ile yaşam doyumu ve depresyon
arasındaki aracı rolünün olup olmadığını belirlemektir. Araştırmanın katılımcılarını 11-14 yaşları arasında (ort.
= 12.67, Ss = .97) 216’sı kız, 144’ü erkek olmak üzere toplam 360 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada, Yaşam Doyumu ölçeği, Çocuklar İçin Depresyon Ölçeği, Benlik Saygısı Ölçeği ve Anne-Baba Tutum Ölçeği
uygulanmıştır. Çalışmanın verileri yapısal eşitlik modeline dayalı olarak analiz edilmiştir. Analiz için her bir
ölçeğin madde sayısına göre yapay faktörler üretilerek ölçüm ve yapısal model olmak üzere iki aşamalı bir
yöntem ile veriler hesaplanmıştır. Sonuçta, ölçüm modeli için yapılan doğrulayıcı faktör analizi uyum değerleri
kabul edilebilir düzeye ulaşmıştır. Yapısal model için doğrudan, tam ve kısmi modeller test edildi. Sonuçta,
her üç modele ait uyum değerleri kabul edilebilir düzeye erişmiştir. Sonuçlar incelendiğinde, erken ergenlerin
benlik saygısının, katı/kısıtlayıcı anne ve baba tutumu ile yaşam doyumu ve depresyon arasında kısmi düzeyde
aracılık rolü bulunurken benlik saygısının kabul edici anne-baba tutumu ile yaşam doyumu arasında aracılık
rolü bulunmamıştır.
Anahtar Kelimeler
Anne-baba Tutumu, Benlik Saygısı, Depresyon, Erken Ergenlik, Yaşam Doyumu.
Ergenlik dönemi kişinin yaşamında hızlı ve daha
çok değişimin olduğu dönemdir. Bu dönemde, bu
değişimler ergenlerin yaşamını ve ilişkilerini etkilemektedir (Jackson, 1993). Ergenler, giyim, arkadaş
seçimi, izin alma ve ders çalışma gibi konularda
anne-babaları ile çatışırlar. Bu çatışma anne ve babanın tarzına göre farklılık gösterebilir. Anne-baba
tarzları bakımından, kimi anne-babalar daha sıcak
ve kabul edici olurlarken, kimileri katı kısıtlayıcı
bir tutuma sahip olabilirler. Maccoby ve Martin,
a Sorumlu Yazar: Dr. Necla ACUN-KAPIKIRAN Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında doçenttir. Empati, yaşam doyumu, benlik saygısı,olumlu sosyal davranışlar gibi alanlarda çalışmaktadır. İletişim: Pamukkale
Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Psikolojik Danışma ve Rehberlik ABD. 20070 Pamukkale, Denizli. Elektronik posta: [email protected]
b Dr. Özlem KÖRÜKCÜ Çocuk Gelişimi alanında yardımcı doçenttir. İletişim: Pamukkale Üniversitesi, Denizli
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü, Çocuk Gelişimi Programı, 20070 Pamukkale, Denizli. Elektronik posta: [email protected]
c Dr. Şahin KAPIKIRAN Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında doçenttir. İletişim: Pamukkale Üniversitesi,
Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Psikolojik Danışma ve Rehberlik ABD. 20070 Pamukkale, Denizli.
Elektronik posta: [email protected]
KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ
talepkârlık ve duyarlılıkları bakımından yetkin, yetkeci, izin verici ve ilgisiz olmak üzere dört anne ve
baba tutumu belirlemişlerdir. Yetkin anne-babalar,
çocuğun gelişiminde sıcak ancak disiplinli; yetkeci
anne-babalar ise itaatkâr, katı ve zorlayıcı bir disipline sahiptirler. İlgisiz anne-babalar, yetersiz bir etkileşime sahip olup, çocuğun gereksinimlerine karşı
duyarsızdırlar. İzin verici anne-babalar kabul edici
ve yüksek derecede çocukların bağımsızlığını destekleyici bir tarzda davranırlar (Maccoby ve Martin,
1983, s. 491’den akt., Darling ve Steinberg, 1993, s.
491, Steinberg, 2007, s. 158-159). Yetkin, izin verici,
yetkeci ve ilgisiz anne-baba tutumlarının çocukların
duygu ve davranışlarını farklı biçimde etkilemesi
olasıdır. Bu etki, çocuğun günlük davranışlarından,
genel yaşam doyumuna doğru uzanabilir.
Yaşam doyumu, kişinin daha sıklıkla olumlu duygu yaşaması ve daha az olarak da olumsuz duygu
durumu yaşaması (Diener ve Lucas, 1999), birinin
yaşamını bir kritere göre değerlendirmesi (Pavot ve
Diener, 1993) olarak tanımlanmaktadır. Bireyin yaşam doyumunun yüksek olması birçok bakımdan
bireyin olumlu yaşantılara sahip olması anlamına
gelir. Örneğin, yaşam doyumu yüksek olan gençler
yaşamlarında daha uyumlu bir işleve (Gilman ve
Huebner, 2006) ve iyi bir ruh sağlığına sahip olabilirler (Gilman ve ark., 2008). Çocuk ve ergenlerin
yaşam doyumunu aile, arkadaşlık (Suldo ve Huebner, 2006), gelir (Oishi, Diener, Lucas ve Suh, 1999),
ailenin uyumluluğu ve ebeveynlerin çocuklarıyla
olan olumlu ilişkileri (Rask, Astendt-Kurki, Paavilainen ve Laippala, 2003; Young, Miller, Norton
ve Hill, 1995) ailenin uyumsuzluğu ve çocuklarıyla
olan olumsuz ilişkileri (Levin, Dallago ve Currie,
2012; Oberle, Schonert-Reichl ve Zumbo, 2011)
gibi birçok faktörden etkilenebilmektedir.
Yaşam doyumunu etkileyen bir diğer faktör de
benlik saygısıdır. Rosenberg benlik saygısını kişinin kendi benliğini olumlu ya da olumsuz olarak
algılaması olarak tanımlar (Rosenberg, 1965, s.
11’den akt., Mruk, 2006). Yaşam doyumu ile benlik
saygısı arasında olumlu yönde ilişkiye ilişkin çok
sayıda çalışmaya rastlanmıştır (Diener ve Diener,
1995; Kapıkıran, 2013; Lai, Bond ve Hui, 2007; Leung, McBride-Chang ve Lai, 2004; Zhang ve Leung,
2002). Bununla birlikte, anne ve babaların çocuklarına yönelik olumlu ya da olumsuz tutumları benlik saygısını etkiler (Frank, Plunket ve Otten, 2010;
Koydemir-Özden ve Demir, 2009; Liem, Cavell ve
Lusting, 2010; McKinney, Donnelly ve Renk, 2008;
Plunkett Henry, Robinson, Behnke ve Falcon, 2007;
Rudy ve Grusec, 2006). Anne-babaların olumlu ya
da olumsuz tutumları benlik saygısını olumlu ya
1238
da olumsuz yönde etkilemesinin bir sonucu olarak
çocuklarının yaşam doyumunu etkilemesi beklenir. Örn. erken ergenlerle yapılan bir çalışmada,
anne-babaları tarafından düşük düzeyde gösterilen
sevecen davranışların depresyonu arttırdığı bulunmuştur (Kim ve Cain, 2008). Birçok çalışmada
anne babanın yüksek düzeyde kontrol edici davranışlarıyla depresyon arasında olumlu yönde ilişki
bulunmuştur (Kim ve Cain, 2008; Masumi ve ark.,
2002; McKinney ve ark., 2008; Muris, Meesters,
Schouten ve Hoge, 2004; Perris ve ark., 1986; Tein,
Roosa ve Michaels, 1994). Aksine anneleri tarafından olumlu yönde duyguları artırıcı davranışlarda
bulunulan çocukların depresif belirtileri azalmıştır
(Yap, Allen ve Ladouceur, 2008). Anne ve babanın
sıcak davranışları düşük depresyonla ilişkiliyken,
düşmanca davranışları yüksek depresyonla ilişkili
olabilmektedir (Ge, Best, Conger ve Simons, 1996).
Anneleri tarafından özerkliği destekleyici yönde
davranılan ergenlerde ise depresyon belirtileri düşük olarak saptanmıştır (Allen ve ark., 2006; Liem
ve ark., 2010).
Bazı durumlarda anne-babanın davranışlarından
daha çok onların tipik davranış örüntüleri çocukları
duygusal yönde etkileyebilir. Örneğin eğer bir evde
depresyonu olan bir anne ya da baba varsa çocuklarında da depresyonun olması olasıdır. Konuyla
ilgili bir çalışmada, anneleri depresyonda olan hem
kız hem de erkek çocukların depresif belirtiler gösterdikleri kaydedilirken, babaları depresif olanların
yalnızca kızlarında depresif belirtileri bulunmuştur
(Chen, Johnston, Sheeber ve Leve, 2009). Kızlar
hem anne ve hem de babanın depresyonlarından
daha çok etkilenmektedirler. Depresyon ile benlik
saygısı arasında olumsuz yöndeki ilişkinin varlığına ilişkin birçok araştırma bulunmaktadır (Johnson, 2010; Marciano ve Kazdin, 1994; Milevsky,
Schlechter, Netter ve Keehn, 2007; Portes ve Zady,
2002; Shrier, Harris, Stemberg ve Beardslee, 2001;
Ward, Sylva ve Gresham, 2010; Wei, Ku, Russell,
Mallinckrodt ve Liao, 2008). Depresyonla düşük
benlik saygısı arasındaki ilişki çok erken yıllarda
başlar. Depresyon olumsuz duygu durumunu arttırır ve kişilerin kendilerini olumsuz olarak algılamalarına yol açabilir. Block ve Robins (1993) tarafından yapılan boylamsal bir çalışmaya göre, bireyin
benlik saygısının erken ergenlikten ilk yetişkinlik
yıllarına doğru önemli bir değişim kaydetmediğini
göstermektedir. Harter (1990) global benlik saygısı
çok erken yaşlarda gelişmeye başlar ve yaklaşık 11
yaşları civarında düşmeye başlayıp 12-13 yaşlarında
en düşük düzeye ulaştığını ileri sürer. Rosenberg’e
göre, benlik saygısı değerliliğe dayalı olarak ve
olumlu geri bildirimlere bağlı olarak gelişir (Mruk,
ACUN-KAPIKIRAN, KÖRÜKCÜ, KAPIKIRAN / Erken Ergenlikte Anne-baba Tutumlarının Yaşam Doyumu ve...
Şekil 1
Benlik Saygısının Kabul edici ve Katı Anne Baba Tutumlarıyla Yaşam Doyumu ve Depresyon Arasındaki Aracılık Rolüne İlişkin Model
2006, s. 110). Benlik saygısı durumluk ya da sürekli bir kişilik özelliği olarak yeterlilik ve değerliliğe
bağlı olarak gelişmektedir (Mruk, 2006, s. 154).
Çocuk ve ergenlerin en fazla yeterlik ve değerliği
edinilebileceği yer ailedir. Ebeveynleri yetkin ve anlayışlı olan aileden gelen ergenlerin katı/kısıtlayıcı
ve ihmalkâr aileden gelenlere göre sosyal, akademik
ve başarı benlik saygısı daha yüksektir (Martinez,
Garcia ve Yubero, 2007). Bununla birlikte, Allen,
Hauser, Bell ve O’connor (1994) tarafından yapılan
bir boylamsal çalışmada, ergenlerin benlik gelişimi
ve benlik saygısının anne-babanın özerkliği destekleyici yönde yakın ilişki geliştirmesiyle olumlu yönde, özerkliğin engellenmesi ve yakın ilişkinin azlığı
ile olumsuz yönde ilişki bulmuşlardır.
Bu Çalışma
Anne-baba tutumlarının çocuk ve ergenlerin davranış ve kişisel özellikleri üzerinde etkin bir rolü olduğu bilinmektedir. Bahçivan-Saydam ve Gençöz,
(2005) yaptıkları bir çalışmada, kabul edici, arkadaşça anne baba davranışları ergenin daha az sorun
yaşamasına neden olurken, katı ve kontrol edici
anne baba davranışları sorunları arttırıcı yönde
bir işleve sahip olduğunu saptamışlardır. Sorunlu
anne-baba tutumlarından ilgisiz ve yetkeci olanların çocuklarının daha düşük sosyal benlik saygısına sahip olabilmektedirler (Martinez ve Garcia,
2008). Anne-babalar çocuklarının kendi başlarına
istenilen davranışları geliştirmeyeceği yönündeki inançlarından dolayı kontrol edici davranmayı
sürürler. Aksine anne-babaların destekleyici yönde davranışlara sahip olmaları, çocukların benlik
saygılarının artmasına yol açmaktadır (Frank ve
ark., 2010; Plunkett ve ark., 2007). Yetkin davranışlara sahip annelerin çocukları, katı/kısıtlayıcı,
izin verici, aldırmaz davranışlar gösteren annelerin
çocuklarından daha yüksek benlik saygısı ve yaşam
doyumuna sahip oldukları ve aynı zamanda daha
düşük depresyona sahip oldukları kaydedilmiştir
(Milevsky ve ark., 2007). Ayrıca, erken ergenlerin
benlik saygısı ile yaşam doyumu (Kapıkıran, 2013;
Neto, 2001) ve benlik saygısı ile depresyon arasında
(Kamkar, Doyle ve Markiewicz, 2012; Weber, Puskar ve Ren, 2010) oldukça yüksek bir ilişki mevcuttur. Dekovic ve Meeus (1997), 12-18 yaşlarındaki
ergenlerin benlik kavramının ebeveynleriyle olan
ilişkileri ile akranlarıyla olumlu ilişkileri arasında
aracı bir rol oynadığını saptamışlardır. Anne-babalarıyla olumlu ilişkileri olan ergenlerde, yaşam
doyumu ile benlik saygısı olumlu yönde, depresyon
ile olumsuz yönde ilişkili bulunmuştur (Gilman ve
Huebner, 2006).
Anne-babaların olumlu yönde bir tutuma sahip olması, ergenlerin yaşam doyumu ve benlik saygılarını artırırken, depresyonunu düşürmektedir. Katı
anne-baba tutumlarının ergenin benlik saygısını
olumsuz yönde yordarken, kabul edici anne-baba
tutumları benlik saygısını olumlu yönde yordaması beklenir. Bununla birlikte, benlik saygısının katı
ve kabul edici anne-baba tutumları ile depresyon
ve yaşam doyumu arasında aracılığının miktarı
bilinmemektedir. Benlik saygısının düşük olduğu
bir dönemde, anne-baba tutumunun benlik saygısı
üzerindeki ve benlik saygısının yaşam doyumu ve
depresyon üzerinde doğrudan rolünün belirlenmesine gereksinim vardır. Dahası, benlik saygısının
kabul edici ve katı kısıtlayıcı anne-baba tutumları
ile yaşam doyumu ve depresyon arasındaki ilişkiler
üzerindeki dolaylı rolünün ne kadar olduğu bilinmemektedir. Tüm bu araştırma kavram ve kuramsal açıklamalar ışığında, bu çalışmanın amacı erken
ergenlerin (6., 7. ve 8. sınıflar) katı ve kabul edici
anne-baba tutumlarının yaşam doyumu ve depresyon üzerinde benlik saygısının aracılık rolünün
olup olmadığının belirlenmesidir. Bu amaçla şekil 1
deki model test edilecektir.
1239
KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ
Yöntem
Çalışma Grubu
Çalışma grubu 6, 7 ve 8. sınıf ortaokul öğrencileridir. Çalışma grubu, 216’sı (%60) kız ve 144’ü
(%40) erkek olmak üzere toplam 360 öğrenciden
oluşmuştur. Çalışmanın katılımcıları, Denizli il
merkezinde bulunan tesadüfî yöntemle seçilen 3
ortaokulun öğrencileri arasında gönüllü öğretmenlerin sınıflarından seçilmiştir. Çalışma grubun yaşları 11-14 arasında değişmekte olup (ort. = 12.67, Ss
=.97) %45’i 6. sınıf, %30’u 7. sınıf ve %25’i 8.sınıfa
devam etmektedir.
Veri Toplama Araçları
Yaşam Doyumu Ölçeği: Diener, Emmons, Larsem
ve Griffen (1985) tarafından geliştirilen yaşam doyumu ölçeği kişinin kendi yaşamını öznel olarak
değerlendirmesini ölçmektedir. Ölçek, beş maddeli
ve 7’li likert türü bir ölçme aracıdır. Ölçeğin iç güvenirliği için yapılan Cronbach Alfası = 0.87 olarak
hesaplanmıştır. Tek faktörlü ölçeğin varyansı açıklama gücü %66 olduğu saptanmıştır. Ölçeğin üniversite öğrencileri üzerinde Türkçeye uyarlanması
Köker (1991) tarafından yapılmış olup ölçeğin iç
tutarlığı α = .85 olarak hesaplanmıştır. Daha sonra
Durak, Senol-Durak ve Gencoz (2010) tarafından
yapılan doğrulayıcı faktör analizi ölçeğin tek faktörlü iyi uyum indeksine sahip olduğunu göstermiştir.
Bendayan, Blanca, Fernando-Baena, Escobar ve
Trianes (2013) ölçeğin erken ergenlerde geçerlik ve
güvenirliğini yapmışlardır. Ölçeğin doğrulaycı faktör analizi sonuçları, ölçeğin geçerli olduğunu saptamışlardır. Ayrıca ölçeğin iç güvenirliği için hesaplanan Cronbach Alfası (.71) kabul edilebilir düzeye
olduğu kaydedilmiştir. Ölçek maddelerinden bazıları “Yaşamımdan hoşnuttum” ve “Yaşamım birçok
yönüyle ideallerine yakın” şeklindedir. Bu çalışmada, ölçeğin iç tutarlığı için yapılan Cronbach Alfa
katsayısı α = .79 olarak hesaplanmıştır.
Çocuklar İçin Depresyon Ölçeği: Çocuklar İçin
Depresyon Ölçeği Kovacs tarafından geliştirilen
27 maddeli üçlü derecelemeyi gerektiren bir ölçme
aracıdır. Ölçeğin iç tutarlığı için yapılan Cronbach
Alfa kat sayısı .86 ve test tekrar test güvenirliği r =
.72 olarak hesaplanmıştır (Kovacs, 1981’den akt.,
Savaşır ve Şahin, 1997). Ölçek Türkçe Öy (1991)
tarafından uyarlanmıştır. Güvenirlik çalışmasında,
ölçeğin dört hafta ara ile test tekrar test güvenirliği r = .80 olarak hesaplanmıştır (Öy, 1990’dan akt.,
Savaşır ve Şahin, 1997). Ölçeğin bazı maddeleri ters
puanlanmaktadır. Çalışmanın katılımcılarını oluşturan depresyon tanısı alan ve almayan öğrencilerin
1240
ölçekten aldıkları puanlara bakıldığında, depresyon
tanısı almış olan çocukların puanlarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca, ölçek puanları ile
Çocuklar İçin Depresyon Derecelendirme Ölçeği
arasında ortalama düzeyde olumlu ilişki bulunmuştur. Güvenirlik çalışmasında, ölçeğin dört hafta ara ile test tekrar test güvenirliği r = .80 olarak
hesaplanmıştır (Öy, 1990’dan akt., Savaşır ve Şahin,
1997). Ölçek maddelerinden bazıları “Kendimden
nefret ederim” ve “İnsanlarla beraber olmaktan
hoşlanırım” şeklindedir. Bu çalışmada ölçeğin iç
tutarlığı için yapılan Cronbach Alfa katsayısı .76
olarak hesaplanmıştır.
Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ): Rosenberg (1965) tarafından geliştirilen 10 maddeden
oluşan ve bugün birçok çalışmada benlik saygısı
ölçümü için kullanılan güvenilir bir ölçektir. Ölçek Türkçe’ye uyarlaması Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılmıştır. Ölçeğin bazı maddeleri ters
puanlanmaktadır. Psikiyatrik görüşmelerle Benlik
saygısı ölçeğinden elde edilen puanlar arasındaki
korelasyon .71 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin testtekrar test güvenirlik katsayısının ise r = .75 olduğu
belirtilmiştir. Bu çalışma kapsamında benlik saygısı envanterinin iç tutarlık katsayısı α = .82 olarak
hesaplanmıştır. Bu çalışma için gerçekleştirilen faktör analizi sonucunda, ölçeğin tek faktörlü olarak
toplam varyansın %34’ünü açıklamıştır. Ölçeğin
iç tutarlığı Cronbach Alfa katsayısı ile hesaplanmıştır. Ölçek maddelerinden bazıları “Kendimi en
az diğer insanlar kadar değerli bulurum” ve “Kendimde gurur duyacak fazla bir şey bulamıyorum”
şeklindedir. Bu çalışmada ölçeğin iç tutarlığı α = .77
bulunmuştur.
Anne-Baba Tutum Ölçeği: Lamborn ve arkadaşları (1991) tarafından geliştirilen Anne ve Baba
Stili Envanteri 26 maddeli, 3 boyutlu (kabul edici,
katı/kısıtlayıcı ve ilgisiz) ölçme aracıdır (Lamborn
1991’den akt., Turkel, 2006). Ölçek Yılmaz (2000)
tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Üç boyutlu
ölçek 18 maddeye indirgenmiştir. Boyutlar sırasıyla .70, .69, .66 olarak iç tutarlılık puanları elde
edilmiştir. Turkel (2006) çalışmasında üç faktörlü
olarak ölçeğin iç tutarlığını α = .66, α = .61 ve α =
.54 olarak hesaplamıştır. Ölçek maddelerinden bazıları “Annem ve babam büyüklerle tartışmamam
gerektiğini söylerler” ve “Herhangi bir sorunum
olduğunda, eminim annem ve babam bana yardım
ederler” şeklindedir. Yine bu çalışmada ölçeğin iç
tutarlığı için yapılan Cronbach Alfa katsayısı (kabul
edici, katı/kısıtlayıcı ve ilgisiz tutumlar), sırasıyla α
= .74, α = .71 ve α = .50 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin toplamdaki iç tutarlığı ise α = .72 olarak bulun-
ACUN-KAPIKIRAN, KÖRÜKCÜ, KAPIKIRAN / Erken Ergenlikte Anne-baba Tutumlarının Yaşam Doyumu ve...
düşük düzeyde olumsuz olarak ilişkilenmiştir. Depresyonla benlik saygısı arasında da ortalama düzeyde olumsuz bir ilişki kaydedilmiştir.
muştur. Bu çalışmada, ilgisiz anne-baba tutumu alt
ölçeğinin Cronbach Alfa sonucu ve madde toplam
korelasyon analizi sonuçları düşük olduğu için bu
alt ölçek çalışmada çıkarılmıştır.
Bu çalışmanın hipotezinin doğrulanıp doğrulanmadığını belirlemek amacıyla yapısal eşitlik modeli
kullanılmıştır. Anderson ve Gerbing (1988) yapısal
eşitlik modeli ile aracılık analizi yapılması için iki
aşamalı bir uygulama önermektedir. Birinci analizde ölçüm modeliyle, veriler arasında kabul edilebilir bir uyumun var olup olmadığını belirlemek için
doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmelidir. İkinci
aşamada gizil yapılar arasındaki yapısal ilişkiler test
edilmelidir. İki aşamalı uygulama yapılmadan önce,
gizil yapısal modelde yer alan her bir değişken için
parseller oluşturulmuştur. Kişilik özelliklerinin ölçümünde parselleme yapmak, ölçümlerin normalliği ve güvenirliğini artırmak ve gözlenen değişkenlerin sayısını azaltmak için kullanılması uygun bir
yoldur (Nasser-Abu Alhija ve Wisenbaker, 2006).
İşlem
Araştırmanın katılımcıları olan 6., 7., 8. sınıf öğrencilerine “bu uygulamanın bilimsel bir araştırma amaçlı olduğu ve ölçeklerin doldurulmasının
gönüllülük gerektirdiği” belirtilmiştir. Daha sonra
gönüllü olan öğrencilere araştırmacılar tarafından
araştırma hakkında ve ölçeklerin nasıl doldurulması gerektiği hakkında kısa bilgi verilerek araştırma
ölçek takımı öğrencilere dağıtılmıştır. Ölçek sorularının doldurulması yaklaşık 40 dakika sürmüştür.
Araştırmanın analizleri için SPSS 15.0 paket programı ve LİSREL 8.71 paket programı kullanılarak
değerlendirilmiştir. Çalışmada, değişkenlerin birbirleriyle ilişkilerini belirlemek üzere korelasyon
analizi yapılmıştır. Ayrıca, değişkenlere ait betimleyici değerler ile Alfa değerleri hesaplanmıştır. Bununla birlikte, aracılık analizi için LISREL8 paket
programı ile yapısal eşitlik modeline dayalı analizler yapılmıştır. Çalışmada, ölçüm modeli için Doğrulayıcı Faktör Analizi ve aracılık için kısmi, tam ve
doğrudan olmak üzere üç analiz yapılmıştır. Ayrıca,
hesaplanan dolaylı etkinin anlamlı düzeye erişip
erişmediğini hesaplamak için delta yöntemi (sobel
testi) ve dolaylı etkinin esas etki düzeyini hesaplamak için ise dolaylı etki hesaplaması yapılmıştır.
Parsel oluşturmak için Marsh, Hau, Balla ve Grayson (1998), tarafından önerilen prosedüre göre,
her bir ölçme aracının madde sayısı göz önünde
bulundurularak, 2 ile 5 faktörden oluşan parseller
oluşturulmasına karar verilmiştir. Sonuçta, beş gizil
değişken ve 14 parselden oluşan bir model geliştirilmiştir. Önerilen modelin uyumunu değerlendirmek için alan yazında genellikle ki kare/serbestlik
derecesi, CFI, SRMR, RMSEA, NNFI kullanılmaktadır. Uyum indekslerinden RMSEA için .06 ve
altında değerler iyi, .08 ve altında değerler kabul
edilebilir ve SRMR .08 ve altında değerlere sahipse
iyi uyum değerlerinin göstergesi olarak kabul edilir.
Bununla beraber, CFI, NNFI gibi uyum indeksleri
.90 kabul edilebilir, .95 ve üstü iyi bir uyum indeksi
olarak kabul edilir (Hu ve Bentler, 1999).
Bulgular
Araştırmada yer alan değişkenlerin Pearson korelasyon katsayıları, ortalama ve standart sapma
değerleri Tablo 1’de gösterilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, yaşam doyumuyla kabul edici anne
ve baba davranışları ortalama düzeyde ilişkili iken,
katı/kısıtlayıcı tutumla olumsuz olarak düşük ilişki bulunmuştur. Yaşam doyumu ile benlik saygısı
arasında ortalama olumlu ilişki kaydedilmiştir.
Depresyonla anne baba kabul edici davranışlarıyla olumlu ve katı/kısıtlayıcı anne baba davranışları
Ölçüm Modeli
Önerilen modelin verilerinin yeterli uyum değerlerinde olup olmadığını belirlemek amacıyla doğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Yapılan analiz
sonucunda, modelin x2(67, N = 360) 135.52, p =
.001, CFI = 98, NNFI = 97, RMSEA = .05, SRMR =
Tablo 1
Değişkenlerin Birbirleriyle Korelasyonları ve Betimleyici İstatistikleri
1.Yaşam Doyumu
2. Depresyon
3. Benlik Saygısı
4.Kabul AB Tutumu
5.Katı AB tutumu
M
Ss
α
1
2
3
4
5
18.07
11.81
30.09
29.30
15.07
4.67
5.75
5.32
4.59
4.10
.79
.76
.77
.73
.73
-.37**
.33**
.50*
-.12*
-.49**
-.28*
.26**
.35**
-.28**
-.04
-
YD1,2- Yaşam doyumu-parsel1,2; DEP1,2,3,4,5- Depresyon parsel 1,2,3,4,5; BS1,2,3-Benlik saygısı-parsel 1,2,3; KAB1,2-Kabul
edici Anne-Baba-parsel 1,2; KAT1,2-Katı Anne-Baba-parsel 1,2.
Not: Bütün göstergelerinin faktör yükleri t değerlerine göre p = . 001 düzeyinde anlamlıdır.
1241
KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ
.04; güvenirlik aralığı (GA) = .04-.06 düzeyinde değerlere sahip olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar bu
model için iyi düzeyde olduğunu göstermektedir.
Ayrıca, modelin bütün yolları anlamlıdır (p < .05).
Tablo 2 incelendiğinde 14 gizil değişkene ait faktör
yüklerinin tümünün istatistiksel olarak anlamlı olduğu gözlenmiştir (p = .001).
Tablo 2
Ölçüm Modeli İçin Faktör Yükleri
Gizil
Değişkenler
Standardize Olmayan
yükler
SH
Standardize
Yükler
2.79
1.49
1.20
0.72
0.87
1.16
0.97
1.71
1.62
1.41
1.47
1.76
1.75
2.71
0.62
0.21
0.11
0.11
0.08
0.14
0.16
0.21
0.22
0.25
0.20
0.32
0.20
1.16
.89
.76
.78
.53
.69
.68
.57
.82
.75
.64
.82
.75
.60
.93
1. YD1
2. YD2
3. DEP1
4. DEP2
5. DEP3
6. DEP4
7. DEP5
8. BS1
9. BS2
10. BS3
11. KAB1
12. KAB2
13. KAT1
14. KAT2
YD1,2- Yaşam doyumu-parsel1,2; DEP1,2,3,4,5- Depresyon
parsel 1,2,3,4,5; BS1,2,3-Benlik saygısı-parsel 1,2,3; KAB1,2Kabul edici Anne-Baba-parsel 1,2; KAT1,2-Katı Anne-Babaparsel 1,2.
Not: Bütün göstergelerinin faktör yükleri t değerlerine göre p
= . 001 düzeyinde anlamlıdır.
Yapısal Model
Anderson ve Gerbing’e (1988) göre, bir aracılık
(mediation) analizi için üç aşamalı bir işlem gereklidir. Birinci aşamada, kestirici değişkenler ile
bağımlı değişkenlerin doğrudan ilişkisi analiz edilmelidir. İkinci aşamada, kısmi aracılı yapısal model
test edilmelidir. Üçüncü aşamada, tam aracılı yapısal model test edilmelidir. Test edilen modellerden
hangisinin daha iyi bir model olduğunu belirlemek
için X2 farklarına bakılmalıdır. Bununla beraber,
değişkenler arasındaki dolaylı etkinin anlamlılığı
için delta yöntemi kullanılarak dolaylı etki düzeyi
hesaplanmalıdır (Sobel, 1982).
Bu öneriler doğrultusunda ilk aşamada, kestirici
değişkenler (anne-baba kabul edici tutum ve katı/
kısıtlayıcı tutum) ile bağımlı değişkenler (yaşam
doyumu ve depresyon) arasındaki doğrudan etki
test edildi. Modelde yer alan kestirici (anne-baba
kabul edici tutum ve katı/kısıtlayıcı tutum) ve bağımlı değişkenin (yaşam doyumu ve depresyon)
doğrudan etkisinin hesaplanması sonucunda x2
(70, N = 360) = 173.38, p = .001, (CFI = .96; NNFI/
TLI = .95; SRMR = .07; RMSEA = .06, %90 GA =.05
- .07) iyi uyum değerleri gösterdi. İkinci aşamada,
kısmi (partial) model benlik saygısının kabul edici ve katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumları ile yaşam
doyumu ve depresyon arasında aracı olup olmadığını belirlemek için tüm değişkenler birlikte test
edilmesi sonucunda; x2 (68, N = 360) = 156.19, p
= .001 (CFI = .97; NNFI/TLI = .96; SRMR = .05;
RMSEA = .06, %90 GA = .04–.07) iyi bir uyum indeksine sahip olduğu saptanmıştır.
Üçüncü ve sonuncu aşamada, tam aracılı (fully mediated) model test edildi. Yani, kabul edici ve katı/
kısıtlayıcı anne-baba tutumu ile benlik saygısı ve
benlik saygısı ile yaşam doyumu ve depresyon arasındaki ilişkideki dolaylı etkinin test edilmesi sonucunda; x2 (72, N = 360) = 210.08, p = .001(CFI = .95;
NNFI/TLI = .94; SRMR = .06; RMSEA = .07, %90
GA = .06–.08) kabul edilebilir ve iyi düzeyde uyum
değerleri bulunmuştur.
Test edilen modeller içinde, önerilen model (kısmi)
ile tam aracılı ve kestirici değişkenler ve bağımlı
değişkenler arasındaki doğrudan ilişkiyi test eden
yapısal modeller arasında en iyi modelin hangisi olduğunun belirlenmesi için ki kare farkına (ΔX2) bakıldı. Sonuçta, önerilen model (şekil 1) ile doğrudan
Tablo 3
Göstergelerin Birbirleriyle Korelasyonları
YD1
YD2
DEP1
DEP2
DEP3
DEP4
DEP5
BS1
BS2
BS3
KAB1
KAB2
KAT1
KAT2
YD1
YD2
DEP1
DEP2
DEP3
DEP4
DEP5
BS1
BS2
BS3
-.67**
-.25**
-.28**
-.29**
-.23**
-.23**
.21**
.24**
.41**
.41**
.45**
-.14**
-.05
-.21**
-.22**
-.22**
-.25**
-.24**
.14**
.12*
.34**
.39**
.38**
-.08
-.06
.38**
.55**
.56**
.43**
-.30**
-.32**
-.35**
-.19**
-.19**
.25**
.08
.36**
.40**
.29**
-.23**
-.24**
-.29**
-.23**
-.20**
.12*
.10*
.40**
.44**
-.26**
-.22**
-.38**
-.21**
-.21**
.27**
.14**
.38**
-.31**
-.34**
-.35**
-.13**
-.13**
.21**
.12*
-.18**
-.17**
-.30**
-.10*
-.14**
.14**
.05
.64**
.53**
.27**
.19**
-.26**
-.20**
-.25**
.42**
.26**
.26**
-.20**
-.25**
.28**
.29**
-.19**
-.15**
KAB1
KAB2
KAT1
.57**
.07
-.04
-.09
-.07
.60**
KAT2
*.05, **.001
YD1,2- Yaşam doyumu-parsel1,2; DEP1,2,3,4,5- Depresyon parsel 1,2,3,4,5; BS1,2,3-Benlik saygısı-parsel 1,2,3; KAB1,2-Kabul
edici Anne-Baba-parsel 1,2; KAT1,2-Katı Anne-Baba-parsel 1,2.
1242
ACUN-KAPIKIRAN, KÖRÜKCÜ, KAPIKIRAN / Erken Ergenlikte Anne-baba Tutumlarının Yaşam Doyumu ve...
*.05, **.001
Şekil 2
Benlik Saygısının Kabul Edici ve Katı Anne Baba Tutumlarıyla Yaşam Doyumu ve Depresyon Arasındaki Aracılık Rolüne İlişkin Model
ilişkilerin (kabul edici ve katı/kısıtlayıcı anne-baba
tutumu ile yaşam doyumu ve depresyon arasında)
test edildiği model arasında anlamlı düzeyde (.001)
bir ki kare farkı ΔX2 (2, N = 360) 17.19, gösterdi.
Daha sonra önerilen model ile tam aracılı model
arasındaki (kabul edici ve katı/kısıtlayıcı anne-baba
tutumu ile benlik saygısı ve benlik saygısı ile yaşam
doyumu ve depresyon arasında) ΔX2 (4, N = 360)
53.89 de anlamlı düzeye (.001) ulaşmıştır. Bu üç
model değerlendirildiğinde, en iyi uyum değerleri
önerilen modele aittir. Dolayısıyla bu modelin, dolaylı etkilerinin anlamlılık düzeyini belirlemek için
sobel ve aracılık testleri yapılmıştır. Benlik saygısının kabul edici anne-baba tutumları ile yaşam doyumu arasındaki dolaylı etkisi .24 (.51 x .47, z =5.50,
p = .0001), benlik saygısının kabul edici anne-baba
tutumları ile depresyon arasındaki dolaylı etkisi -.32
(.51 x -.62, z =5.87, p = .0001), benlik saygısının katı/
kısıtlayıcı anne-baba tutumları ile yaşam doyumu
arasındaki dolaylı etkisi .21 (-.44 x .47, z =5.00, p =
.0001), benlik saygısının katı/kısıtlayıcı anne-baba
tutumları ile depresyon arasındaki dolaylı etkisi .27
(-.44 x -.62, z =5.27, p = .0001) olup tümünün Z değerleri anlamlı düzeye ulaşmıştır.
Tartışma
Bu araştırmanın amacı erken ergenlerin anne-baba
tutumları ile yaşam doyumları ve depresyon düzeyleri arasında benlik saygısının aracılık rolünü saptamaktır. Çalışmanın verileri yapısal eşitlik modeli
ile test edilmiştir. İlk olarak, veriler arasında kabul
edilebilir bir uyumun olup olmadığını belirlemek
üzere her bir değişken parsellere ayrılmış ve elde
edilen parseller arasında doğrulayıcı faktör analizi
yapılmıştır. Sonuçta önerilen modellere ait parsellerin doğrulayıcı faktör analizi sonucu iyi ve mükemmel düzeyde uyum indekslerine sahip olduğu
saptanmıştır. Daha sonra değişkenlerin doğrudan
ve aracılık rollerinin belirlenmesine yönelik olarak
üç farklı yapısal eşitlik modeline dayalı analiz yapılmıştır. İlk olarak, kabul edici ve katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumunun yaşam doyumu ve depresyon
arasında doğrudan rolüne ilişkin yapılan analiz sonucunda, kabul edici anne-baba tutumunun yaşam
doyumu üzerinde olumlu yönde yordayıcı olduğu
saptanmıştır. Bu sonuca göre, anne-babaları tarafından kararlarına saygı gösterilen, desteklenen,
özerk kılınan erken ergenlerin yaşam doyumları
artmaktadır. Alan yazın incelendiğinde, olumlu
anne ve baba davranışları algılayan bireylerin yaşam doyumu puanlarının da yüksek olduğu saptanmıştır (Gilman ve Huebner, 2006; Rask ve ark.,
2003; Young ve ark., 1995). Bununla birlikte kabul
edici anne-baba tutumu ile depresyon arasında ise
olumsuz yönde ilişki olduğu bulunmuştur. Yani,
anne-babası tarafından kabul edici tutum azaldıkça
depresyon artmaktadır (Milevsky ve ark., 2007).
Doğrudan ilişkiye bakılan ikinci bir kestirici değişken katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumu ile bağımlı
değişken yaşam doyumu ve depresyondur. Yapılan
analiz sonucunda, katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumu ile yaşam doyumu arasında olumsuz yönde bir
ilişki saptanmıştır. Bir şeyler yaptırmak için baskı
kuran, bağımsızlığı engelleyen, kararı kendisi veren anne ve babaların çocuklarının yaşam doyumu
düşerken depresyonu yükselmektedir. Milevsky ve
arkadaşları (2007) tarafından yapılan bir çalışmada,
katı/kısıtlayıcı anne-babaları olan ergenlerin depresyon puanları, yetkin anne-babaya sahip ergenlerin depresyon puanlarından daha yüksek olduğunu
bulmuşlardır. Liem ve arkadaşları (2010) katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumu ile depresyon arasında
olumlu yönde bir ilişki saptamışlardır.
1243
KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ
Çalışmanın amacını oluşturan kabul edici ve kısıtlayıcı anne-baba tutumu ile yaşam doyumu ve
depresyon arasında benlik saygısının aracılığına
ilişkin analiz sonucunda, benlik saygısının kabul
edici anne baba tutumuyla depresyon arasında kısmi aracılık rolü olduğu saptanmıştır. Ayrıca, benlik
saygısının katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumu ile yaşam doyumu ve depresyon üstünde aracılık rolü olduğu bulunmuştur. Ancak, benlik saygısının kabul
edici anne-baba tutumu ile yaşam doyumu arasında
anlamlı düzeyde fark yaratacak denli bir aracılığa
sahip olmadığı saptanmıştır. Bu sonuca göre, kabul
edici anne-baba tutumu yaşam doyumu üzerinde
güçlü bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
Dahası, erken ergenlerin anne-babalarının kabul
edici bir tutuma sahip olmaları yaşam doyumu
üzerinde olumlu yönde güçlü bir etkisi söz konusu iken, yaşam doyumu üzerinde benlik saygısının
yüksek ya da düşük olmasından etkilenmemektedir. Bununla birlikte, kabul edici anne-baba tutumunun erken ergenlerin benlik saygısı üzerinde
orta derecede olumlu yönde yordayıcılığa sahiptir.
Bu sonuca göre, kabul edici anne-baba tutumunun
erken ergenlerin benlik saygısını olumlu yönde ve
ortalama düzeyde etkilediği anlamına gelmektedir.
Aksine, katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumuyla benlik
saygısı arasında olumsuz yönde anlamlı ilişki saptanmıştır. Bu sonuç önceki çalışmalar ile tutarlıdır
(Gilman ve Huebner, 2006; Martinez ve Garcia,
2007; Martinez ve ark., 2007; McKinney ve ark.,
2008; Rudy ve Grusec, 2006). Ayrıca, Diener ve Diener (1995) birbirlerinden farklı kültürleri incelediği çalışmalarında, aile ilişkilerinin olumsuz olduğu
ailelerde, hem benlik saygısı hem de yaşam doyumunun düşük olduğunu bulmuşlardır. Frank ve
arkadaşları (2010) yaptıkları çalışmalarında anne
baba desteği benlik saygısı ile olumlu ilişkili olurken, kontrol edici anne ve baba tutumu ile olumsuz
ilişkili olduğunu saptamışlardır.
Bununla birlikte, benlik saygısı ile yaşam doyumu
arasında olumlu ilişki saptanırken, depresyon arasında olumsuz yönde anlamlı düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Benlik saygısının yüksek olması bireyin
yaşam doyumunu artırırken depresyonu azaltmaktadır. Alan yazında benlik saygısı ile yaşam doyumu arasında (Benyamini, Leventhal ve Leventhal,
2004; Kwan, Bond ve Singelis, 1997; Neto, 2001; Ulman ve Tatar, 2001; Yetim, 2003) ve benlik saygısı
ile depresyon arasında (Johnson, 2010; Marciano
ve Kazdin, 1994; Milevsky ve ark., 2007; Portes ve
Zady, 2002; Shrier ve ark., 2001; Ward ve ark., 2010)
birçok çalışmaya rastlanmıştır. Bununla beraber,
benlik saygısının algılanan kabul edici anne-baba
tutumu ile depresyon arasında kısmi aracılığa sahip
1244
olduğu saptanmıştır. Yani kabul edici anne-baba
tutumu düşük olan bireylerin depresyonu yüksek
olurken, benlik saygısı yüksek olduğunda kabul edici tutum ile depresyon arasındaki olumsuz yüksek
ilişkiyi düşürmektedir. Gilman ve Huebner (2006)
tarafından yapılan bir çalışmada, anne-babalarıyla
iyi ilişki kuran ergenlerin benlik saygısı ile olumlu,
depresyon ile olumsuz yönde ilişkili bulunmuştur.
Bir başka çalışmada, ergenlerin depresif belirtilerinin anne-baba destekleyici olmasıyla benlik saygısı
arasında aracılık rolü olmazken, anne-baba kontrol
ediciliğiyle benlik saygısı arasında tam aracı olduğu
saptanmıştır (Plunkett ve ark., 2007).
Diğer taraftan, benlik saygısının katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumu ile yaşam doyumu arasındaki aracılık rolüne bakıldığında, doğrudan ilişkiyi bir miktar azatlığı görülmüştür (Şekil 2). Diğer bir deyişle,
benlik saygısının katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumu
ile yaşam doyumu arasında kısmi düzeyde aracılık
rolüne sahiptir. Benzer biçimde, benlik saygısının
katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumu ile depresyon arasında kısmi aracılık rolü bulunmuştur. McKinney
ve arkadaşları (2008) yaptığı bir çalışmada, katı/
kısıtlayıcı anne-baba tutumu algılayan ergenlerin depresyonu yüksek olurken, benlik saygısının
düşük olduğu saptanmıştır. Koydemir-Özden ve
Demir (2009) tarafından yapılan bir çalışmada ise
benlik saygısının anne-baba tutumları ile utangaçlık arasında kısmi aracı olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, benlik saygısının dolaylı temel etkisi
en fazla kabul edici anne-baba tutumları ile depresyon arasındaki ilişkide (.32) gerçekleşmiştir. Buna
karşılık benlik saygısının en az dolaylı temel etkisi,
katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumları ile depresyon
arasındaki ilişkide (.21) bulunmuştur.
Özetle, bu araştırmanın sonuçlarına göre, benlik
saygısının kabul edici anne-baba tutumu ile yaşam
doyumu arasında aracılık rolü bulunmazken, kabul
edici anne-baba tutumuyla depresyon arasında kısmi düzeyde aracılık rolü olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, benlik saygısının katı/kısıtlayıcı annebaba tutumuyla hem yaşam doyumu arasında hem
de depresyon arasında kısmi düzeyde aracılık rolü
olduğu kaydedilmiştir.
Sınırlılıklar ve Sonuç
Bu çalışmanın bazı sınırlılıkları vardır. Sınırlı­
lıklardan birisi, çalışma deseninin kesitsel olmasıdır. Çalışmanın ikinci sı­nırlılığı, çalışma verileri
için kullanılan ölçme araçlarının kendini anlatmaya yönelik olmasıdır. Dolayısıyla elde edilen veriler,
erken ergenlerden oluşan 6, 7, 8. sınıf öğrencilerine
ACUN-KAPIKIRAN, KÖRÜKCÜ, KAPIKIRAN / Erken Ergenlikte Anne-baba Tutumlarının Yaşam Doyumu ve...
verilen ölçme araçlarına verdiği yanıtlara güvenmeyi gerektirmektedir. Üçüncü ve sonuncu sınırlılık,
elde edilen veriler yalnızca bir kent merkezinde
bulunan bazı ortaokulları kapsamaktadır. Gelecek
ça­lışmalar, farklı kültürel öğeleri barındıran kent ve
diğer merkezlerde tekrarlanmalıdır. Farklı yerlerde
çalışmanın tekrarlanması, çalışmanın sonuçlarının
genellenebilirliğini artıracaktır.
Bu sınırlıklara rağmen, bu çalışmanın önemli katkıları bulunmaktadır. Elde edilen sonuçlar özellikle
psikolojik danışmanlara, psikologlara, çocuk gelişimcilerine ve anne-babalara yol gösterici olabilir.
Bu katkı­
lardan birisi, erken ergenlik döneminin
bireyin yaşamında kritik bir yaşam dönemini oluşturmasından kaynaklanır. Özellikle bu dönemde
çocuk ile anne-baba arasında başlayan kuşaklararası çatışmaları olumlu yönde çözüme ulaştırılmadığında, hem anne-babanın hem de ergenin yaşam
doyumunu olumsuz yönde etkileyen bir süreç başlamış olacaktır. Elde edilen sonuçlar bakımından
bu çalışmanın önemli bir katkısı, kabul edici annebaba tutumunun erken ergenlerin yaşam doyumu
üzerinde olumlu etkisinin olmasıdır. Bu durum
erken ergenlerin anne ve babalarıyla daha olumlu
ilişki geliştirmesinin önemini ortaya koymaktadır.
Dahası anne-babanın kabul edici tutum ve davranışları benlik saygısını artırmaktadır. Öte yandan
katı/kısıtlayıcı tutuma sahip anne-babaların çocuklarının ise yaşam doyumları düşük olurken benlik saygılarının düşük olduğu yönünde sonuçlara
ulaşılmıştır. Bu sonuç, erken ergenlik ve sonraki
dönemlerde önemli bir yeri olan benlik saygısının,
kabul edici anne-baba tutumuyla olumlu yönde et-
kileşirken, katı/kısıtlayıcı tutumun benlik saygısını
olumsuz yönde etkilediğini ortaya koymuştur. Bu
çalışmanın diğer bir katkısı, kabul edici anne-baba
tutumuna sahip erken ergenlerin depresyon düzeyi
düşük olurken, katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumuna
sahip erken ergenlerin depresyonları yüksek olduğu bulunmuştur. Bu sonuca göre anne-babaları tarafından özerkliği engellenen, kararları konusunda
katkısı düşük ergenlerin depresyonun yükseldiğini
göstermektedir. Bununla beraber bu çalışmanın
üçüncü bir katkısı, benlik saygısının katı/kısıtlayıcı anne-baba tutumu ile yaşam doyumu üzerinde
kısmi bir aracılık rolünün olduğunu göstermiştir.
Diğer bir deyişle, benlik saygısı yüksek olan erken
ergenlerin katı/kısıtlayıcı tutuma sahip anne-babalarının yaşam doyumu üzerindeki olumsuz etkisini
azaltmaktadır. Bununla birlikte, kabul edici tutuma
sahip olmanın yaşam doyumu üzerinde güçlü bir
etkisinin olduğu saptanmış olup, benlik saygısının
aracılık rolü anlamlı düzeye erişmemiştir. Bu sonuca göre, kabul edici anne-baba tutumu yaşam
doyumu üstünde güçlü bir etkisi olduğu için erken
ergenlerin benlik saygısının düşük ya da yüksekliği
aracılık etmemektedir. Dördüncü bir katkı, benlik
saygısının hem kabul edici hem de katı/kısıtlayıcı
anne-baba tutumlarının depresyon üzerinde aracılık rolünün olduğunun bulunmasıdır. Bu sonuç,
eğer anne-babalar kabul edici tutumla erken ergenlere yöneldiklerinde onların depresyonlarını azaltabilmektedir. Ayrıca, katı ve kısıtlayıcı davranışlarda
bulunduklarında erken ergenlerin depresyonlarını
artırmakta olduğunu ortaya koymuştur
1245
Educational Sciences: Theory & Practice • 14(4) • 1246-1252
©
2014 Educational Consultancy and Research Center
www.edam.com.tr/estp
DOI: 10.12738/estp.2014.4.2137
The Relation of Parental Attitudes to Life Satisfaction
and Depression in Early Adolescents: The Mediating
Role of Self-esteem
a
Necla ACUN-KAPIKIRAN
b
Özlem KÖRÜKCÜ
Pamukkale University
Pamukkale University
c
Şahin KAPIKIRAN
Pamukkale University
Abstract
The purpose of this study is to determine whether self-esteem in adolescence has a mediator role in the relationship between parental attitude and life satisfaction and depression. Data was collected from 360 secondary
school students ages ranging from 11 to 14 (M = 12.67, SD= .97) out of which 216 of them were female and 144
male. The Satisfaction with Life Scale, Children’s Depression Inventory, The Self Esteem Scale, and The Parental Attitudes Scale were administered in the study. Structural equality modeling was used to analyze the data.
Data were analyzed using measurement and structural models (a two-step modeling method) thus artificial factors were produced for each scale matching the item counts. As a result, the confirmatory analysis confidence
intervals led to acceptable levels. Complete and partial models were tested for structural modeling. The consistency values of all three models led to satisfactory levels. The results indicated that while self-esteem in early
adolescents has a partial mediator role in authoritative parental attitude and in life satisfaction and depression;
however, no mediator role was found in accepting parental attitude and in life satisfaction.
Keywords
Adolescence, Depression, Life Satisfaction, Parents’ Attitudes, Self-esteem.
Adolescence is a period that rapid and various
changes occur. In this period these changes
affect adolescents ‘lives and relations with others
(Jackson, 1993). Teenagers are in dispute with their
parents on topics such as clothing, choice of friends,
getting permission, studying. Conflicts may vary
according to parental attitudes. On one hand while
some parents are warm and accepting some parents
may be rigid and authoritative. Maccoby and
Martin (1983) determined four types of parenting
styles: authoritative, authoritarian, indulgent, and
neglectful. Authoritative parents are understanding
a Necla ACUN-KAPIKIRAN, Ph.D., is an associate professor of Psychological Counseling and Guidance.
Her research interests include such as empathy, life satisfaction, self-esteem and prosocial behaviors.
Correspondence: Pamukkale University, Faculty of Education, Department of Educational Sciences,
Guidance and Counseling, 20070 Pamukkale, Denizli, Turkey. Email: [email protected]
b Özlem KÖRÜKCÜ, Ph.D., is currently an assistant professor of Child Development. Contact: Pamukkale
University, Denizli Vocational School of Health Services, Child Care and Youth Services Department, Child
Development Program, 20070 Pamukkale, Denizli, Turkey. Email: [email protected]
c Şahin KAPIKIRAN, Ph.D., is an associate professor of Psychological Counseling and Guidance. Contact:
Pamukkale University, Faculty of Education, Department of Educational Sciences, Guidance and Counseling,
20070 Pamukkale, Denizli, Turkey. Email: [email protected]
ACUN-KAPIKIRAN, KÖRÜKCÜ, KAPIKIRAN / The Relation of Parental Attitudes to Life Satisfaction and Depression in...
but disciplined in child development, on the other
hand; authoritarian parents have a rigid, obedient,
and insistent style of discipline. Neglectful parents
have inadequate interaction with their children and
are insensitive to their children’s needs. Indulgent
parents are accepting, and support their children’s
autonomy according to Maccoby and Martin
(1983) (as cited in Darling & Steinberg, 1993, p.
491; Steinberg, 2007, pp. 158-159). It is possible
that authoritative, authoritarian, indulgent, and
neglectful parenting styles have different effects
children’s emotions and behaviors. This effect may
influence the children’s everyday behaviors and
even general life satisfaction. Satisfaction with life
is described as experiencing positive emotions
more often and experiencing less negative emotions
(Diener & Lucas 1999), and evaluating one’s life
according to a criterion (Pavot & Diener 1993).
High life satisfaction results in positive experiences
for an individual in a lot of ways. For instance,
teenagers with high life satisfaction may have
consistent functionality (Gilman & Huebner, 2006)
and good mental health (Gilman et al., 2008). Life
satisfaction in children and teenagers can be affected
by various factors such as family, friendship (Suldo
& Huebner, 2006), income (Oishi, Diener, Lucas, &
Suh, 1999), family conformity and positive parental
relations (Rask, Astendt-Kurki, Paavilainen, &
Laippala, 2003; Young, Miller, Norton, & Hill,
1995) family nonconformity and negative parental
relations (Levin, Dallago, & Currie, 2012; Oberle,
Schonert-Reichl, & Zumbo, 2011). Another factor
that affects satisfaction with life is self-esteem.
Rosenberg defines self-esteem as one’s positive or
negative self-perception (Mruk, 2006, p. 11). There
are quite a few studies on the positive correlation
between life satisfaction and self-esteem (Diener &
Diener, 1995; Kapıkıran, 2013; Lai, Bond, & Hui,
2007; Leung, McBride-Chang, & Lai, 2005; Zhang
& Leung 2002). Nonetheless, positive or negative
parental attitudes affect self-esteem (Frank,
Plunket, & Otten, 2010; Koydemir-Özden & Demir,
2009; Liem, Cavell, & Lusting, 2010, McKinney,
Donnelly, & Renk, 2008, Plunkett Henry, Robinson,
Behnke, & Falcon, 2007; Rudy & Grusec, 2006). As
a result of positive or negative parental attitude
affecting self-esteem positively or negatively
children’s satisfaction with life is expected to be
affected. These circumstances may affect mental
health affirmatively or adversely. For instance, in
a study conducted with adolescents, the findings
indicated that low level affectionate behavior by
parents increases depression (Kim & Cain, 2008).
Various studies show that high levels of controlling
parental behaviors and depression are positively
correlated (Kim & Cain, 2008; Masumi et al., 2002;
McKinney et al., 2008; Muris, Meesters, Schouten,
& Hoge, 2004; Perris et al., 1986; Tein, Roosa, &
Michaels, 1994). On the other hand, children’s
depressive symptoms decreased when they received
positively increased emotional behavior from their
mothers (Yap, Allen, & Ladouceur, 2008). While
cordial parental behavior is related to low levels of
depression, hostile behavior could be related to high
levels of depression (Ge, Best, Conger, & Simons,
1996). Whereas, teenagers who have mothers
that support autonomy, showed low depression
symptoms (Allen, Insabella, Porter, Smith, Land,
& Phillips, 2006; Liem et al., 2010). In some
situations typical behavior patterns of the parents
may affect the children emotionally more than
the parental behaviors. For instance, it is possible
that the children might also be depressed if there
is a depressed parent in the household. In a related
study while both girls and boys showed depressive
symptoms in a household with a depressed mother,
only girls showed signs of depressive symptoms
with a depressed father (Chen, Johnston, Sheeber,
& Leve, 2009). Girls are more affected from both
parents’ depressive states compared to boys. There
are numerious studies on the negative corellation
between depression and self-esteem (Johnson,
2010; Marciano & Kazdin, 1994; Milevsky,
Schlechter, Netter, & Keehn, 2007; Portes & Zady,
2002; Shrier, Harris, Stemberg, & Beardslee, 2001;
Ward, Sylva, & Gresham, 2010; Wei, Ku, Russell,
Mallinckrodt, & Liao, 2008). The relation between
depression and low self-esteem starts at very early
ages. Depression increases the negative emotional
state and may lead to negative self-perception.
A longitudinal study by Block and Robins (1993)
indicates that an individual’s self-esteem does not
show any significant changes from adolescence to
early adulthood. Harter (1990) claims that global
self-esteem develops at very early ages and drops
around age 11 and drops to the lowest level at ages
12-13. According to Rosenberg self-esteem develops
depending on self-esteem values and positive
feedback (Rosenberg, 1965, p. 11 as cited in Mruk,
2006). Self-esteem flourishes as circumstantial or
continuous character trait dependent on feelings
of adequacy and noteworthiness (Mruk, 2006, p.
154). Family is the only place where children and
teens gain most competence and noteworthiness.
Teenagers whose parents are authoritative and
indulgent have higher social, academic, and
success self-esteem compared to teenagers with
authoritarian and neglectful parents (Martinez,
1247
EDUCATIONAL SCIENCES: THEORY & PRACTICE
Garcia, & Yubero, 2007). Moreover, Allen, Hauser,
Bell, and O’connor’s (1994), longitudinal study
showed that self-development and self-esteem in
teenagers had a positive correlation with supportive
parental attitude whereas autonomy preventive
parental attitude had a negative correlation.
The Current Study
It is a known fact that parental attitudes have a great
influence on children’s and early adolescents’ behavior
and personal traits. Bahçivan-Saydam and Gençöz,
(2005) found that while accepting and friendly
parental attitudes resulted in less problems with
teenagers, strict and controlling parental attitudes
increased problems with teenagers. On the other hand,
teenagers with neglectful and authoritarian parents
have lower social self-esteem (Martinez & Garcia,
2008). Parents continue to be controlling because they
believe that children cannot develop desired behaviors
on their own. On the contrary, supportive parental
attitudes result in increased self-esteem in teenagers
(Frank et al., 2010; Plunkett et al., 2007). Children who
have authoritative parents compared to authoritarian,
indulgent, and neglectful parents have higher selfesteem and life satisfaction, and lower depression
(Milevsky et al., 2007). Furthermore, there is high
correlation between self-esteem and life satisfaction
(Kapıkıran, 2013; Neto, 2001) and self-esteem and
depression (Kamkar, Doyle, & Markiewicz, 2012;
Weber, Puskar, & Ren, 2010) in early adolescents.
Dekovic and Meeus (1997) confirmed that self-esteem
in teenagers between the ages of 12-18 has a mediator
role between their relations with their parents and
their good relations with their peers. While there is
a positive correlation between life satisfaction and
self-esteem in teenagers who have good relations
with their parents, there is a negative correlation
with depression (Gilman & Huebner, 2006). Positive
parental attitudes cause increase in self-esteem and life
satisfaction, and decrease in depression in teenagers.
Whereas authoritarian parental attitudes are predicted
to cause negative self-esteem in teenagers, accepting
parental attitudes are predicted to cause positive selfesteem. However, the mediator effect of self-esteem
between strict and accepting parental attitudes with
depression and life satisfaction is unknown. It is
essential to find the direct role of parental attitude
on self-esteem and the role of self-esteem on life
satisfaction and depression during a period of low selfesteem. Furthermore, the quantity of the indirect role
of self-esteem on accepting and authoritarian parental
attitudes and with life satisfaction and depression
is unknown as well. In the light of all the research
1248
and studies above the aim of the current study is to
determine whether self-esteem in early adolescents
(6th, 7th, and 8th graders) has a mediator role in strict
and accepting parental attitudes and in life satisfaction
and depression.
Method
Participants
Participants in the present study are 6th, 7th and
8th grade students. The participants consist of
216 (60%) girls and 144 (40%) boys a total of 360
secondary school students. The participants are 6th,
7th, and 8th graders of 3 secondary schools randomly
selected in Denizli city center. The ages of the
participants range from 11 to 14 (M = 12.67, SD
=.97) and 45% are 6th graders, 30% are 7h graders,
and 25% are 8th graders.
Instruments
The Satisfaction with Life Scale: The Satisfaction
with Life scale developed by Diener, Emmons,
Larsem, and Griffin (1985) measures an individual’s
personal evaluation of their life satisfaction. The
scale’s internal consistency was calculated as α =
.85 and was adapted to Turkish by Köker (1991)
who applied it to university students. Later on,
confirmatory factor analysis conducted by Durak,
Senol-Durak, and Gencoz (2010) showed that the
scale had a single factored good consistency index.
Bendayan, Blanca, Fernando-Baena, Escobar, and
Trianes (2013) tested the validity and reliability of
the scale on adolescents.
Children’s Depression Inventory: The Children’s
Depression Inventory is a 27-item self-rated,
symptom-oriented, a three-point Likert scale
developed by Kovacs (Kovacs, 1992 as cited
in Savaşır & Şahin, 1997). The Cronbach Alfa
coefficient was calculated as .86 for internal
consistency and test re-test reliability as r = .72 (Öy,
1991 as cited in Savaşır & Şahin, 1997).
The Rosenberg Self Esteem Scale (RSES): The scale is
a ten-item scale developed by Rosenberg (Rosenberg,
1965 as cited in Çuhadaroğlu, 1986) assessing selfesteem. Psychiatric consultations were conducted
in order to test the validity of the scale during the
reliability and validity testing. The scale was adapted
to Turkish by Çuhadaroğlu (1986).
The Parental Attitude Scale: The Parenting Style
Inventory developed by Lamborn et al. (1991)
consists of 26 items and 3 dimensions: acceptance,
ACUN-KAPIKIRAN, KÖRÜKCÜ, KAPIKIRAN / The Relation of Parental Attitudes to Life Satisfaction and Depression in...
authoritative/authoritarian, and neglectful (Lamborn
et al., 1991 as cited in Turkel, 2006). The scale was
adapted to Turkish by Yılmaz (2000) and reduced to
18 items.
Procedures
The 6th, 7th, and 8th grade participants of the
study were told that the current procedure was for a
scientific research and filling the scales were voluntary.
Completing the instruments took about 40 minutes.
Data were analyzed using SPSS 15.0 package program
and LISREL 8.71 package program.
Results
In order to test the hypothesis of the current
study structural equation modeling was utilized.
Anderson and Gerbing (1988) advise a two-step
modeling approach for mediation analysis using
structural equation modeling. The current study
uses the parceling method. Parcelling method is
quite adequate in order to increase the normality
and reliability of the measurements and to decrease
the number of observable variables (Nasser-Abu
Alhija & Wisenbaker, 2006).
According to the procedure recommended by Marsh,
Hau, Balla, and Grayson (1998), 2 to 5 factored parcels
were produced regarding the item number in each
instrument. Consequently, a model with five latent
variables and 14 parcels was developed. Among
consistency indexes values for RMSEA equal to and
below .06 are accounted as “good”; values equal to
and below.08 are “acceptable”; and if SRMR is equal to
and below .08 it is accepted to have good fit indexes.
Moreover, consistency indexes such as CFI, NNFI are
accounted to be “acceptable” for values equal to .90,
and “good fit” for values equal to and above .95 (Hu
& Bentler, 1999).
Measurement Model
In order to determine whether the suggested model
data has sufficient consistency values, confirmatory
factor analysis was used. The analysis results of the
model are as follows: x2(67, N = 360) 135.52, p =
.001, CFI = 98, NNFI = 97, RMSEA = .05, SRMR =
.04; confidence interval (CI) = .04-.06.
Structural Model
In the light of the previous suggestions, in the
first step, the direct effect between the predictor
variables (accepting parental attitude and strict/
authoritarian attitude) and the dependent variables
(life satisfaction and depression) was tested. The
direct effect models showed good fit of predictor
variable in the model (accepting and strict/
authoritarian parental attitude) and dependent
variable (life satisfaction and depression): x2 (70, N
= 360) = 173.38, p = .001, (CFI = .96; NNFI/TLI
= .95; SRMR = .07; RMSEA = .06, 90% CI =.05 .07). In the second phase, all the variables were
tested together in order to determine whether selfesteem has a mediator role between accepting and
authoritarian parental attitude and life satisfaction
and depression in the partial model resulting in
good fit indecies; x2 (68, N = 360) = 156.19, p = .001
(CFI = .97; NNFI/TLI = .96; SRMR = .05; RMSEA
= .06, 90% CI = .04–.07).
In the third and final stage, fully mediated model
was tested. In other words, as a result of testing
the indirect effect of self-esteem on authoritarian
parental attitude; and on life satisfaction and
depression acceptable fit and good fit values were
found: x2 (72, N = 360) = 210.08, p = .001(CFI =
.95; NNFI/TLI = .94; SRMR = .06; RMSEA = .07,
90% GA = .06–.08). In order to determine the best
fit structural model that tests the direct relation
among the recommended partial model and fully
mediated model, predictor variables and dependent
variables chi-square difference (ΔX2) tests were
executed. Consequently, the recommended
model and the direct model (accepting and
authoritarian parental attitude with life satisfaction
and depression) testing was found statistically
significant (.001) as the chi-square value was ΔX2
(2, N = 360) 17.19. Afterwards, the recommended
model and fully mediated model (self-esteem with
accepting and authoritarian parental attitude, and
self-esteem with life satisfaction and depression)
testing was found statistically significant (.001)
as the chi-square value was ΔX2 (4, N = 360)
53.89. When the three models were assessed, the
best fit model was the recommended model by
the current study. Hence, in order to determine
the indirect effect significance Sobel (1982) and
mediator tests were performed. The indirect effect
of self-esteem on accepting parental attitudes and
life satisfaction was found to be significant at: .24
(.51 x .47, z =5.50, p = .0001), the indirect effect
of self-esteem on accepting parental attitudes and
depression was found to be significant at: -.32 (.51
x -.62, z =5.87, p = .0001), the indirect effect of
self-esteem on authoritarian parental attitudes and
life satisfaction was found to be significant at: .21
(-.44 x .47, z =5.00, p = .0001), the indirect effect of
1249
EDUCATIONAL SCIENCES: THEORY & PRACTICE
self-esteem on authoritarian parental attitudes and
depression was found to be significant at: .27 (-.44 x
-.62, z =5.27, p = .0001) indicating all Z values were
statistically significant.
Discussion
First of all, the analysis of the direct role of
accepting and authoritarian parental attitude in
life satisfaction and depression; parental attitude
was determined to be the positive predictor of
life satisfaction. According to these findings
early adolescents whose decisions are respected,
supported, and given autonomy by their parents
have increased life satisfaction. The literature also
supports that individuals who perceive positive
parental attitudes have high life satisfaction scores
(Gilman & Huebner 2006; Rask et al., 2003;
Young et al., 1995). Moreover, negative correlation
between accepting parental attitude and depression
was found. In other words, depression increases
in adolescents when accepting parental behavior
decreases (Milevsky et al., 2007).
The second predictor variable tested for direct
correlation with dependent variable life satisfaction
and depression was authoritarian parental attitude.
The findings showed that there is a negative
correlation between authoritarian parental attitude
and life satisfaction. Children whose parents
pressure them into doing things, hinder their
freedom, and make decisions for them have low life
satisfaction and high depression levels. Milevsky
et al.’s (2007), study showed that the depression
scores of adolescents who had authoritarian parents
were higher compared to adolescents who had
authoritative parents. Liem et al. (2010) determined
a positive correlation between authoritarian
parental attitude and depression.
The main aim of the current study was to explore the
nature of the role of self-esteem in parental attitudes
and in life satisfaction and depression. The analysis
showed that self-esteem has a partial mediation role
on accepting and authoritarian parental attitudes,
and in depression. Furthermore, the findings indicate
that self-esteem is a mediator between authoritarian
parental attitudes and between life satisfaction and
depression. However, no statistically significant
mediator role of self-esteem was found in accepting
parental attitudes and in life satisfaction. This finding
indicates that accepting parental attitude has a powerful
influence on life satisfaction. Moreover, while early
adolescents who have parents with accepting parental
attitudes have high life satisfaction; life satisfaction is
1250
not effected by high or low self-esteem. Nonetheless,
accepting parental attitudes have a medium positive
predictor role on early adolescents’ self-esteem.
According to this finding; then, accepting parental
attitudes have a positive and medium level effect on
the self-esteem of early adolescents. On the contrary,
there is a significant negative correlation between
self-esteem and authoritarian parental attitude. This
finding is consistent with previous studies (Gilman
& Huebner, 2006; Martinez & Garcia, 2007; Martinez
et al., 2007; McKinney et al., 2008; Rudy & Grusec,
2006). Furthermore, Diener and Diener’s (1995) study
enquiring different cultures indicated that both selfesteem and life satisfaction were low in families with
negative relations. Frank et al.’s study (2010), indicated
that self-esteem is positively related with parental
support, whereas it is negatively correlated with
controlling parental attitude.
In addition, there is a significant positive correlation
between self-esteem and life satisfaction and negative
correlation between self-esteem and depression.
High self-esteem increases life satisfaction while
decreasing depression. In the literature there are
numerous studies on self-esteem and life satisfaction
(Benyamini, Leventhal, & Leventhal, 2004; Kwan,
Bond, & Singelis, 1997; Neto, 2001; Ulman & Tatar
2001; Yetim, 2003) and self-esteem and depression
(Johnson, 2010; Marciano & Kazdin, 1994; Milevsky
et al., 2007; Portes & Zady, 2002; Shrier et al., 2001;
Ward et al., 2010). Nonetheless, it was found that selfesteem has a partially mediating role in perceived
accepting parental behavior and depression. Namely,
individuals who have parents with low accepting
parental attitude have high levels of depression.
Moreover, high self-esteem drops the highly negative
correlation levels between accepting parental attitude
and depression. Gilman and Huebner (2006) found
that adolescents who have good relations with
their parents have positive levels of self-esteem and
negative levels of depression. On the other hand, the
direct mediating effect of self-esteem on authoritarian
parental attitudes and life satisfaction there is a
slightly decreased direct relation. In other words, selfesteem has a partial mediator role in authoritarian
parental attitude and life satisfaction. Similarly, the
findings show that self-esteem has a partial mediator
role between authoritarian parental attitudes and
depression. McKinney et al. (2008) determined that
adolescents who perceive strict and authoritarian
parental attitudes have high depression and low selfesteem. Additionally, Koydemir-Özden and Demir
(2009) indicated self-esteem had a partial mediator
role between parental attitudes and shyness.
ACUN-KAPIKIRAN, KÖRÜKCÜ, KAPIKIRAN / The Relation of Parental Attitudes to Life Satisfaction and Depression in...
References/Kaynakça
Allen, J. P., Hauser, S. T., Bell, K. L., & O’Connor, T.
G. (1994). Longitudinal assessment of autonomy and
relatedness in adolescent‐family interactions as predictors
of adolescent ego development and self‐esteem. Child
development, 65(1), 179-194.
Allen, J. P., Insabella, G., Porter, M. R., Smith, F. D., Land,
D. L., & Phillips, N. (2006). A social-interactional model of
the development of depressive symptoms in adolescence.
Journal of Consulting and Clinical Psychology, 74(1), 55-65.
Anderson, J. C., & Gerbing, D. W. (1988). Structural
equation modeling in practice: A review and recommended
two-step approach. Psychological Bulletin, 103(3), 423-441.
Bahçivan-Saydam, R. ve Gençöz, T. (2005). Aile ilişkileri
ebeveynin çocuk yetiştirme tutumu ve kendilik değerinin
gençler tarafından belirtilen davranış problemleri ile olan
ilişkisi. Türk Psikoloji Dergisi, 20(55), 61-74.
Bendayan, R., Blanca, M., Fernandez-Baena, J. F., Escobar,
M., & Trianes, M. V. (2013). New empirical evidence on
the validity of the Satisfaction with Life Scale in early
adolescents. European Journal of Psychological Assessment,
29(1), 36-43.
Benyamini, Y., Leventhal, H., & Leventhal, E. A. (2004).
Self-rated oral health as an independent predictor of selfrated general health, self-esteem and life satisfaction. Social
Science & Medicine, 59(5), 1109-1116.
Block, J., & Robins, R. W. (1993). A longitudinal study
of consistency and change in self‐esteem from early
adolescence to early adulthood. Child development, 64(3),
909-923.
Chen, M., Johnston, C., Sheeber, L., & Leve, C. (2009).
Parent and adolescent depressive symptoms: The role
of parental attributions. Journal of abnormal child
psychology, 37(1), 119-130.
Çuhadaroğlu,
F.
(1986).
Adolesanlarda
benlik
saygısı (Uzmanlık tezi, Hacettepe Üniversitesi, Tıp
Fakültesi, Ankara).
Darling, N., & Steinberg, L. (1993). Parenting style
as context: An integrative model. Psychological
bulletin, 113(3), 487-496.
Dekovic, M., & Meeus, W. (1997). Peer relations in
adolescence: Effects of parenting and adolescents’ selfconcept. Journal of Adolescence, 20(2), 163-176.
Diener, E., & Diener, M. (1995). Cross-cultural correlates
of life satisfaction and self-esteem. Journal of personality
and social psychology, 68(4), 653-663.
Diener, E., & Lucas, R. (1999). Personality, and subjective
well-being. In D. Kahneman, E. Diener, & N. Schwarz
(Eds.), Well-being: The foundations of hedonic psychology
(pp. 213-229). New York: Russell Sage Foundation.
Diener, E., Emmons, R. A., Larsen, R. J., & Griffin,
S. (1985). The satisfaction with life scale. Journal of
Personality Assessment, 49(1), 171-175.
Durak, M., Senol-Durak, E., & Gencoz, T. (2010).
Psychometric properties of the Satisfaction with Life Scale
among Turkish university students, correctional officers, and
elderly adults. Social Indicators Research, 99(3), 413-429.
Frank. G., Plunkett, S. W., & Otten, M. P. (2010). Perceived
parenting, self-esteem, and general self-efficacy of Iranian
American adolescents. Journal of Child Family Studies,
19(6), 738-746.
Ge, X., Best, K. M., Conger, R. D., & Simons, R. L. (1996).
Parenting behaviors and the occurrence and co-occurrence
of adolescent depressive symptoms and conduct problems.
Developmental Psychology, 32(4), 717-731.
Gilman, R., & Huebner, E. S. (2006). Characteristics of
adolescents who report very high life satisfaction. Journal
of Youth and Adolescence, 35(3), 293-301.
Gilman, R., Huebner, S. E., Tian, L., Park, P., O’Byrne,
J., Schiff, M., … Langknecht, H. (2008). Cross-national
adolescent multidimensional life satisfaction reports:
Analyses of mean scores and response style differences.
Journal of Youth Adolescence, 37(2), 142-154.
Harter, S. (1990). Self and identity development. In S.
S. Feldman & G. R. Elliott (Eds.), At the threshold: The
developing adolescent (pp. 371). Cambridge, MA: Harvard
University Press.
Hu, L. T., & Bentler, P. M. (1999). Cut off criteria for fit
indexes in covariance structure analysis: Conventional
criteria versus new alternatives. Structural Equation
Modeling, 6, 1-55.
Jackson, S. (1993). Social behavior in adolescence: The
analysis of social interaction sequences. In S. Jackson & H.
Rodriguez-Tome (Eds.), Adolescence and its social worlds (pp.
15-45). U.K.: Psychology Press, Taylor & Francis Group.
Johnson, M. (2010). Depressive styles, self-esteem
structure, and health: A dynamic approach to differential
vulnerability in self-criticism and dependency. Individual
Differences Research, 8(1), 45-66.
Kamkar, K., Doyle, A. B., & Markiewicz, D. (2012).
Insecure attachment to parents and depressive symptoms
in early adolescence: Mediating roles of attributions and
self-esteem. International Journal of Psychological Studies,
4(2), 3-18.
Kapıkıran, Ş. (2013). Loneliness and life satisfaction in
Turkish early adolescents: The mediating role of selfesteem and social support, Social Indicator Research,
111(2), 617-632.
Kim, E., & Cain, K. C. (2008). Korean American adolescent
depression and parenting. Journal of Child and Adolescent
Psychiatric Nursing, 21(2), 2105-115.
Köker, S. (1991). Normal ve sorunlu ergenlerin yaşam
doyumu düzeylerinin karşılaştırılması (Yüksek lisans tezi,
Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara).
http://tez2.yok.gov.tr/ adresinden edinilmiştir.
Koydemir-Özden, S., & Demir, A. (2009). The relationship
between perceived parental attitudes and shyness among
Turkish youth: Fear of negative evaluation and self-esteem
as mediators. Current Psychology, 28(3), 169-180.
Kwan, V. S., Bond, M. H., & Singelis, T. M. (1997).
Pancultural explanations for life satisfaction: adding
relationship harmony to self-esteem. Journal of personality
and social psychology, 73(5), 1038-1051.
Lai, J. H.-W., Bond, M. H., & Hui, N. H.-H. (2007). The
role of social axioms in predicting life satisfaction: A
longitudinal study in Hong Kong. Journal of Happiness
Studies, 8, 517-535.
Leung, C. Y. W., McBride-Chang, C., & Lai, B. P. Y. (2004).
Relations among maternal parenting style, academic
competence, and life satisfaction in Chinese early
adolescents. The Journal of Early Adolescence, 24(2), 113-143.
Levin, K. A., Dallago, L., & Currie, C. (2012). The
association between adolescent life satisfaction, family
structure, family affluence and gender differences
in parent–child communication. Social Indicators
Research, 106(2), 287-305.
Liem, J. H., Cavell, E. C., & Lustig, K. (2010). The
influence of authoritative parenting during adolescence on
depressive symptoms in young adulthood: Examining the
mediating roles of self-development and peer support. The
Journal of Genetic Psychology, 171(1), 73-92.
1251
EDUCATIONAL SCIENCES: THEORY & PRACTICE
Marciano, P. L., & Kazdin, A. N. (1994). Self-esteem,
depression, hopelessness, and suicidal intent among
psychiatrically disturbed in patient children. Journal of
Clinical Child & Adolescent Psychology, 23(2), 151-160.
Portes, P. R., & Zady, M. F. (2002). Self-Esteem in the
adaptation of Spanish-speaking adolescents: The role of
immigration, family conflict and depression. Hispanic
Journal of Behavioral Sciences, 24, 296-318.
Marsh, H. W., Hau, K. T., Balla, J. R., & Grayson, D.
(1998). Is more ever too much? The number of indicators
per factor in confirmatory factor analysis. Multivariate
Behavioral Research, 33(2), 181-220.
Rask, K., Åstedt-Kurki, P., Paavilainen, E., & Laippala, P.
(2003). Adolescent subjective well-being and family Dynamics.
Scandinavian Journal of Caring Science, 17, 129-138.
Rudy, D., & Grusec, J. E. (2006). Authoritarian parenting
in individualist and collectivist groups: Associations
with maternal emotion and cognition and children’s selfesteem. Journal of Family Psychology, 20(1), 68-78.
Savaşır, I. ve Şahin, N. H. (1997). Bilişsel-davranışçı
terapilerde değerlendirme: Sık kullanılan ölçekler. Ankara:
Türk Psikologlar Derneği Yayınları.
Shrier, L. A., Harris, S. K., Sternberg, M., & Beardslee,
W. R. (2001). Associations of depression, selfesteem, and substance use with sexual risk among
adolescents. Preventive medicine, 33(3), 179-189.
Sobel, M. E. (1982). Asymptotic confidence intervals for
indirect effects in structural equation models. Sociological
methodology, 13, 290-312.
Steinberg, L. (2007). Ergenlik (Çev. Ed. F. Çok). Ankara:
İmge Yayınları.
Suldo, S. M., & Huebner, E. S. (2006). Is extremely high
life satisfaction during adolescence advantageous? Social
Indicators Research, 78(2), 179-203.
Tein, J. Y., Roosa, M. W., & Michaels, M. (1994). Agreement
between parent and child reports on parental behaviors.
Journal of Marriage and Family, 56(2), 341-355. Turkel, Y. D. (2006). The relationship between parenting
style and learned resourcefulness (Master’s thesis, METU,
Ankara, Turkey). Retrieved from http://tez2.yok.gov.tr
Ullman, C., & Tatar, M. (2001). Psychological adjustment
among Israeli adolescent immigrants: A report on life
satisfaction, self-concept, and self-esteem. Journal of Youth
and Adolescence, 30(4), 449-463.
Ward, S., Sylva, J., & Gresham F. M. (2010). School-based
predictors of early adolescent depression. School Mental
Health, 2(3), 125-131.
Weber, S. Puskar, K. R., & Ren, D. (2010). Relationships
between depressive symptoms and perceived social support,
self-esteem, and optimism in a sample of rural adolescents.
Issues in Mental Health Nursing, 31(9), 584-588.
Wei, M., Ku, T. Y., Russell, D. W., Mallinckrodt, B., &
Liao K. Y-H. (2008). Moderating effects of three coping
strategies and self-esteem on perceived discrimination and
depressive symptoms: A minority stress model for Asian
international students. Journal of Counseling Psychology,
55(4), 451-462.
Yap. M. B. H., Allen, N. B., & Ladouceur, C. D. (2008).
Maternal socialization of positive affect: The impact
of invalidation on adolescent emotion regulation and
depressive symptomatology. Child Development, 79(5),
1415-1431.
Yetim, U. (2003). The impacts of individualism/
collectivism, self-esteem, and feeling of mastery on life
satisfaction among the Turkish university students and
academicians. Social Indicators Research, 61(3), 297-317.
Yılmaz, A. (2000). Anne-baba Tutum Ölçeği’nin güvenirlik
ve geçerlik çalışması. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi,
7(3), 160-172.
Young, M. H., Miller, B. C., Norton, M. C., & Hill, E. J.
(1995). The effect of parental supportive behaviors on life
satisfaction of adolescent offspring. Journal of Marriage
and the Family, 57, 813-822.
Zhang, L. W., & Leung, J. P. (2002). Moderating effects of
gender and age on the relationship between self-esteem
and life satisfaction in mainland Chinese. International
Journal of Psychology, 37(2), 83-91.
Martínez, I., & García, J. F. (2007). Impact of parenting
styles on adolescents’ self-esteem and internalization of
values in Spain. The Spanish Journal of Psychology, 10(2),
338-348.
Martinez, I., & Garcia, J. F. (2008). Internalization of
values and self-esteem among Brazilian teenagers from
authoritative, indulgent, authoritarian, and neglectful
home. Adolescence, 43(169), 13-29.
Martinez, I., Garcia, J. F., & Yubero, S. (2007). Parenting
styles and adolescents’ self-esteem in Brazil. Psychological
reports, 100(3), 731-745.
Masumi, S., Akika, Y., Noriko, T., Tomoe, K., Haya, S.,
Kensuke, S., & Toshinori, K. (2002). Mental relations
and depression school-aged children: Links with family
functioning and parental attitudes toward child rearing.
Japanese Journal of Educational Psychology, 50(2), 129-140.
McKinney, C., Donnelly, R., & Renk, K. (2008). Perceived
parenting, positive and negative perceptions of parents,
and late adolescent emotional adjustment. Child and
Adolescent Mental Health, 13(2), 66-73.
Milevsky, A., Schlechter, M., Netter, S., & Keehn, D. (2007).
Maternal and paternal parenting styles in adolescents:
Associations with self-esteem, depression and lifesatisfaction. Journal Child Family Stuies, 16, 39-47.
Mruk, C. J. (2006). Self-esteem research, theory, and
practice. Toward a positive psychology of self-esteem. New
York: Springer Publishing Company.
Muris, P., Meesters, C., Schouten, E., & Hoge, E. (2004).
Effects of perceived control on the relationship between
perceived parental rearing behaviors and symptoms of
anxiety and depression in nonclinical preadolescents.
Journal of Youth and Adolescence, 33(1), 51-58.
Nasser-Abu Alhija, F., & Wisenbaker, J. (2006). A Monte
Carlo study investigating the impact of item parceling
strategies on parameter estimates and their standard errors
in CFA. Structural Equation Modeling, 13(2), 204-228.
Neto, F. (2001). Satisfaction with life among adolescents
from immigrant families in Portugal. Journal of Youth and
Adolescence, 30(1), 53-67.
Oberle, E., Schonert-Reichl, K. A., & Zumbo, B. D.
(2011). Life satisfaction in early adolescence: Personal,
neighborhood, school, family, and peer influences. Journal
of Youth and Adolescence, 40(7), 889-901.
Oishi, S., Diener, E. F., Lucas, R. E., & Suh, E. M. (1999).
Cross-cultural variations in predictors of life satisfaction:
Perspectives from needs and values. Personality and Social
Psychology Bulletin, 25,980-990.
Pavot, W., & Diener, E. (1993). Review of the satisfaction
with life scale. Psychological Assessment, 5(2), 164-172.
Perris, C., Arrindell, W. A., Perris, H., Eisemann, M.,
vander Ende, J., & von Knorring, L. (1986). Perceived
depriving parental rearing and depression. British Journal
of Psychiatry, 148, 170-175.
Plunkett, S. W., Henry, C. S., Robinson, L. C., Behnke, A.,
& Falcon, P. C. (2007). Adolescent perceptions of parental
behaviors, adolescent self-esteem, and adolescent depressed
mood. Journal of Child Family Studies, 16, 760-772.
1252
Download

Türkçe PDF