I : 41
21.2 . 1059
km, eşya ve insan nakliyatı, eski ile mu­
kayesesi mümkün olmıyacak derecede art­
mıştır. Bunlar istihsali artırmaya matuf de­
ğil midir? Zeyyat Mandalinei
arkadaşım
etraflı anlattı, çok güzel konuştu, mesnetler
verdi, memurlara bile verdiğimiz istihsali artır­
maya matuftur. Ben oraya girmiyorum. Diyo­
rum ki, ticarete yatırdıklarımızın büyük bir
kısmı dahi istihsale matuftur. Meselâ, ticari
kredilerin bir kısmı, yine bir istihsal yaratmaya
matuf krediler meyanmda mütalâa edilebilir.
Asıl hayretimi mueibolan şey enerjinin doğ­
rudan doğruya istihsale matuf olan bir envestisman sahası olarak kabul edilmesidir. Yalnız,
barajların yarısını lütfen bu hükümden istisna
etmişler. Tahmin ediyorum ki, ziraat ile alâkalı
görmediğiniz için hidro -* elektrik santralleri
olmıyan ve olanların yalnız aynı zamanda sula­
ma ve taşkınları önlemeye matuf olarak yapıl­
mış bulunanları barajlar kısmına alıyorsunuz,
yalnız enerji istihsaline matuf enj^estismanları
nasıl olur da doğrudan doğruya is^Jısali artır­
maya matuf değildir, dersiniz. Çatalağzı istan­
bul sanayiine elektrik veriyor, Sarıyar Ankara
sanayiine elektrik veriyor, bunlara yapılan envestismanlar doğrudan doğruya istihsali artır­
maya matuf değil midir? Kömür de bir maden­
dir ve bir enerji membaıdır, o halde onu istih­
sal için yapılan yatırımları doğrudan doğruya
istihsale matuf saymamalı!
Görülüyoı\ ki, ismail Rüştü Aksal arkadaşı­
mızın çok cazip görüşü ve verdiği uzun beya­
natı şöyle 3 - 5 noktadan ele alınıp mantık
neşterine vurulursa paramparça olmaktadır.
C.: 2
Evvelâ arkadaşlar, hislerden ayrılarak bir
bankacı gözü ile bir bankanın müdürü gözü ile
kendi kendimize soralım, kime kredi verilir?
Cevap basit, krediyi ödiyebilecek kimseye veri­
lir. Kredi verilen adam, krediyi ödeme kabili­
yeti mevcut kimse demektir. Bu bakımdan
kredi, bir aczin ifadesi değil; bir kabiliyetin
ifadesi olarak mütalâa edilmek lâzımgelir. Hıfzı
Oğuz ve C. H. P. Sözcüsü olarak İsmail Rüştü
arkadaşlarımız, H. P. arkadaşlarımız bizim kredi
almış olmaklığımızı bir -nevi
kusur adde­
der gibi konuştular. Aksi, biziim kredi
almaklığımız
millî
meziyetlerimizin
kabul
edilmiş olduğunun bir ifadesidir. Bizim çalış­
kanlığımızın, bizim zekâmızın Türk milletinin yarâttıeı kudretinin kabul edilmiş olduğunun bir
delilidir. (Soldan alkışlar). Görüyorsunuz ne ka­
dar zihniyet ayrılıkları var aramızda. Ama ha­
ber vereyim, Amerikan kredisinden istifade etmiyen millet yok, ingiltere başta ve bundan is­
tifade edememiş milletler istifade edelim diye
can atıyorlar. İngiltere dâhil bütün milletler
kendi millî haysiyetlerini ayaklar altına mı alı­
yorlar? Yanlış telâkki keşke daha fazla alsak.
B,u vesile ile İsmail Rüştü arkadaşımızın haki­
katleri ifade etmekten kaçınan zihniyetine bir
misal daha vereceğim... Diyor ki; «Sayın Devlet
Reisimizin resmî beyanlarına kadar, krediyi ha­
kiki rakamından çok yukarı gösterdiler.» «150
milyonluk bir krediyi 700 milyon diye ifade.
ettiler». Bu, doğru değildir arkadaşlar. Bir kere
başka arkadaşlarım da aynı şeyi yaptılar, Sayın
Cumhur Reisinin isimlerinin burada zikrine ta­
raftar demlim. Burada, kendisini müdafaa ede­
bilecek kimselerden bahsetmek lâzımgelir. Cum­
hur Reisi gelip bu kürsüde konuşamaz, evet,
kendilerinden hürmetle bahsediyorlar. Fakat ben
ondan bahsedilmemesinin bir prensip haline gel­
mesi noktası üzerinde duruyorum. Bu her Sey­
it
den evvel devletimizin dayandığı hukuk siste­
minin icabıdır.
$
Hıfzı Oğuz Bekata, Zeyyat Mandalireci arka­
daşımızın ismail Rüştü'nün beyanatlarının bü­
yük realite ifade etmesi karşısında sıkıntı duy­
duğumu ifade etmektir. Halbuki kolay cevap
verebiliyor; görüyorsunuz, ismail Rüştü beya­
natında bir merkezi siklet buldu. Bu merkezi
siklet bundan 7 ay evvel Hükümetin vermiş ol­
Bu hususu böyle tesbit ettikten sonra Reisi­
duğu kararlardır. Muhalefet sözcüsü bu karar­
cumhurumuzun
krediler hakkındaki beyanları­
lar dolayısiyle 5 seneden beri muhalefetin ikaz­
nın
yerinde
olduğunu
söylemek isterim. Neden
larına riayet etmiyerek, memleketi bu hale ge­
Yine
basit
bir
misalle
arz
edeceğim.
tirmiş olan Hükümetin nihayet hakikatleri gör- ,
düğünü, fakat maalesef tam iflâsa mahkûm bir
Benim ismail Rüştü Beye 1 000 lira borcum
vaziyete girdikten sonra gördüğünü söylemekte
var, vâdesi bugün, fakat ödeyemiyorum. ismail
ve bize yardım yapılmış olmasını, iflâsın, katî
Rüştü Beye diyorum ki, sen bana bin lira daha
bir delili olarak kabul etmektedir.
ver, sana yeniden, bu günün tarihi ve yeni vâde «
— 400 —
/
Download

I : 41