■
JğÇ
Eskimeven Yazılan
S
-
l
\
i
Nurettin Topçu
Kıymetli Gençlik
G
ençler.
Bir millet, m ektebiyle millet olur. Bir millet,
m ektebinde yükselir. M ektebin büyüklüğünü
görm ek m i istiyorsunuz? M ektebin hayatına girin,
koridorlarında dolaşın, sıralarının üstünü yoklayın,
Filozof Sokrat’m şu sözü, hikm etin sonuncu basa­
m ağı olan sırra ne yoldan ulaşıldığını ortaya ko­
yucudur: “Ben yalnız bir şey biliyorum o da hiçbir
şey bilm ediğim i bilmektir." İşte en büyük hâkimin,
sonsuz, idraki sonsuz açlıkla birleştiren bilgisi.
gençliğinin alnında parıldayan necabet damgasına
Hiçbir şey bilm ediğim izi bilecek kadar çok bilgi,
bakın. Her birinin yüzünde ilahî nazardan nişane
derin bilgi, ilahî bilgi m i elde etm ek istiyorsunuz?
olan hayâ m enbam da kaynaşan bin sevim li ma­
Her şeyi ve bütün varlığı sevm eyi öğreniniz. Bu
nayı seyredin: Biliniz ki cemaatin en temiz unsur­
ulvi sevginin şartı: her an bir vazifenin emri altın­
ları sizlersiniz. Bir milleti büyük yapan içinde bu­
da bulunduğunu bilmek, her an kendinden bir
lunduğu m edeniyet âlem ine bayrak yapan, m ek­
fedakârlık beklendiğini göze almak, her gün yeni
teplerinin kan değil de dim ağ usaresi harcayan si­
bir hizm ete hazır olmaktır. Hiçbir hizm ete söz ver­
nesidir. M edeniyet kervanına yol gösteren maarif­
meden, serazat kendi zannınca hür yaşadığını söy­
tir, kültürdür. İlkçağ tarihinde gördünüz ki Sümer,
leyen insan, hakikatte bir esirdir: içgüdülerinin ve
Mısır ve Çin dünyalarının, Yunan dünyasının bü­
her günkü hasis m enfaatleriyle alışkanlıklarını kı­
yük m edeniyetleri hep kültür ve m aarif tem eli üze­
mıldatan kuvvetlerin esiridir. Vazifesiz, itaatsiz in­
rine kurulmuştur. İslam, bir büyük ilim Rönesans’ı
san, vazifeyi ve itaat iradesini ta içinden teperek
ile âlem e yayılan güneş oldu. Bizim m illî tarihimiz
kendinden uzaklaştıran içimizdeki hayvanın esiri­
Anadolu’da bin yıl evvel başlarken, Selçuklu vezi­
dir. Hür adam, hürriyetle sahip olduğu içsel kuv­
ri Nizamülmülk un Bağdat'ta açtığı Nizamiye m ed­
vetlerin varlığı sayesinde üzerine birtakım vazife­
resesi, Türk-İslam dünyasının bütün büyük ruhla­
ler yüklenmiştir.
rını kendi etrafında topladı. Bundan sonraki yayı­
lışın dimağı oldular, İstanbul'u alan büyük atamız
Fatih'in, fethinden daha büyük eseri Fatih Külliyesi, Kanuni’nin M ohaç ve Hint seferlerinden daha
büyük eseri Süleym aniye Külliyesi olmuştur. Bizde
Bizim işimiz, sizin yalnız zekâlarınızı işlem ekten
ibaret değildir. Aynı zamanda kalplerinizi yoğur­
maktır. Biz, sizin birtakım dersleri öğrenen zekâ
makinaları olduğunuzu hiç düşünmedik.
gerçekten bizim olan ne varsa hepsi mektebindir.
Şahsiyet ve hâlleriniz, bizim hünerim izin gerçek
Geri kalan ya cildimizle iştihalarımızm veya alış­
eserleridir. Yapılan bir hâlle, yükseltilen bir ruh, bir
kanlıklarla şaşkmlıklarımızmdır. Bu hikm eti pek iyi
deha eserinden daha fazla bir şeydir, bir âlem in ya­
anlayan Büyük İskender’in, hocası Aristo’ya borçlu
ratılışı gibidir. Bize “Siz ne iş yapar, ne vazife görür­
olduğu büyük m inneti ifade eden şu sözü size ib­
sünüz?” diye soranlar olursa onlara, sonsuz sevinç­
ret olmalıdır: "Babam beni gökten yere indirdi, ho­
le içimiz taşarak “Bizim vazifem iz karakter yapm ak­
cam beni yerden göğe çıkardı.”
tır, şahsiyet yaratmaktır.” diye cevap verm ede saa­
det buluruz.
Hayat ve dünya görüşlerimizde sizi kurtarıcı olan,
kendi içinizden size em niyet sunan ne varsa h o­
M ektep koridorları gerçek fetihlerin yeridir. Harp
calarımızın, m ektebin verdiğidir. Bütün bilm edik­
cephesindekinden daha derin ve trajik duygular
lerimizi sunacak zekâmızın ufukları arasındaki bü­
sisteminin yaşandığı m uhteşem ve ilahî sahnedir.
tün açlığınızı doyuracak olan bütün gıda, bunu da
hiç unutmayınız ki, insanlığın muazzam ruh yükü­
nü sırtında taşıyan, bunu taşımış olan hocalarımı­
zın dağarcığında bulunmaktadır. Sizi onlar her ders
yılının başında büyük bir ruh açlığıyla karşıladılar.
Burada kendine irşat aydınlığı arayan gençlik, aynı
zamanda kendisine verilen irşat ışığını ellerinde ta­
şıdığı için irşatçısma mürşit de olabilir. Bugüne ka­
dar biz vazifeyi yapan siz, yarının mürşitleri ola­
caksınız.
Bu sizin gençlik devrenizin en büyük saadeti ol­
• Bu yazı, Nurettin Topçunun Dergâh Yayınlarından çıkan
muştur.
"Türkiye'nin Maarif Davası" adlı eserinden alıntılanmıştır.
diyanet aylık dergi •Mayıs 2014 •sayı 281
A
iM
»
1
Download

Kıymetli Gençlik