CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI
Camiler; İslâmiyet’in, Müslümanlığın yegâne mabedi. Allah’ın yeryüzündeki evleri,
Kâbe-i Muazzama’nın yeryüzündeki şubeleridir.
Camiler; Müslüman ülkesinin tapuları, Müslüman şehirlerinin alâmet-i farikası,
silüetinin en bariz görüntüleri, Müslüman köylerinin sahip ve bekçileridir.
Camiler; Müslümanların, Allah’ın en çok sevdiği ibadet olan namazda, Sağlam
binaların duvarları gibi saf tuttukları ve böylece Allah’ın sevgisine erdikleri, rızasını
kazandıkları mukaddes mekânlardır.
Camiler; Müslümanları bedenen, ruhen, kalben, fikren, sosyal açıdan ve psikolojik
olarak birleştiren, bütünleştiren kutsal mabetlerdir.
Bütün bunlardan da anlaşılacağı gibi camiler, Müslümanların olmazsa olmaz
mekânlarıdır, mabetleridir. Zaten bu, yeryüzüne konan ilk binanın bir mescit (Kâbe)
olmasından, iki cihan, kendi hürmetine yaratılan Hz. Muhammed’in (S.A.V.), onun yanında
dünyaya gönderilmesinden ve oranın, O’nun ilk mabedi olmasından ve kendisinin, Medine’ye
hicretinde, daha Medine’ye ulaşmadan önce Kuba’da bir mescit yapmasından ve Medine’ye
geldiğinde kendisine ev yapmadan önce Mescit yapmasından da açıkça anlaşılmaktadır.
Bütün bu öneminden dolayı, Diyanet İşleri Başkanlığımız, 1986 yılından bu yana 1-7
Ekim tarihleri arasını , “Camiler Haftası” olarak ilan etmiştir. Daha sonra 2003 yılında buna
“Din Görevlileri” ibaresini de ekleyerek “ Camiler ve Din Görevlileri Haftası” şekline
getirmiştir. O günden bu yana da her yıl Ekim ayının ilk haftası, “Camiler ve Din Görevlileri
Haftası” olarak kutlana gelmiştir. Ancak bu yıl, Kurban Bayramının, ekimin ilk haftasına
gelmesi sebebiyle, Camiler ve Din Görevlileri Haftası, bu yıla mahsus olarak, bir hafta
sonrasına yani 13-19 Ekim arasına alınmıştır. Camiler ve Din Görevlileri Haftamız hayırlı,
uğurlu olsun.
CAMİ VE GENÇLİK
Diyanet İşleri Başkanlığımız, bu yılın Camiler ve Din Görevlileri haftası tema’sını;
“Cami ve Gençlik” olarak belirlemiştir. Bu elbette çok isabetli bir tespittir. Çünkü milletlerin
bel kemiği, her milletin kendi gençliğidir. Gençliğin istikameti hangi yöne ise, milletin gidişatı
da büyük ölçüde o yönedir. Halbu ki, insanlar dünyada hangi yöne giderlerse gitsinler, yolun
sonunda Allah’ın huzuruna çıkmaktan ve Dünya hayatı konusunda sorgulanmaktan
kurtulamayacaklardır. İlahi huzurda yapılacak sorgunun sonunda kurtulacak olanlar ise, hiç
şüphesiz Allah’ın sevdiği ve razı olduğu bir hayatı yaşayanlar olacaktır. Bu dünyada yakalanan
kısa bir gençlik döneminin elden çıkmasından sonra, sonsuz bir gençliği elde etmek
isteyenler, elbette gençliklerinden itibaren camilerle barışık ve cami insanı olmak
durumundadırlar. Gençlik, kaybedilecek türden bir nimet ve servet değildir.
Mehmet ŞAHİN
Kırşehir Müftüsü
Download

camiler ve din görevlileri haftası cami ve gençlik