Uygur Devleti Ders Anlatım Videosu
Cumartesi, 25 Eylül 2010 05:28 - Son Güncelleme Çarşamba, 02 Temmuz 2014 13:30
Uygur Devleti Ders Anlatım Videosu
UYGUR DEVLETİ (744 –840 )
Uygurlar, Asya Hun Devleti ne bağlı olarak Orhun ve Selenga nehirleri kıyılarında
yaşamışlardır. II. Kök Türk Devleti'nin son zamanlarında Basmiller ve Karluklarla birleşen
Uygurlar, bu devlete son vererek kendi devletlerini kurmuşlardır (744). Uygurların merkezi
Ötüken'dir.
"GÖÇ DESTANINDAN Bir gün Uygur tahtına yeni bir hakan oturdu. Bu hakan, Çinlilerle
yapılan savaşlara son vermek için, oğlu Gali Tigin'i Kiyu- Liyen adlı bir Çin prensesi ile
evlendirmek istedi. Bu prenses sarayını Hatun Dağı'nda kurdurdu. O çevrede Tanrı Dağı adında
bir dağ ve onun güneyinde de Kutlu Dağ denilen büyük bir kaya vardı.
Çin elçileri, yardımcıları ile birlikte geldiler. Onlar kendi aralarında dediler ki:"Hatun Dağı'nın
saadeti bu kayaya bağlıdır. Bu hükümeti zayıflatmak için onu yok etmeli." Fakat bu kolay
götürülecek bir kaya değildi. Çok büyüktü. Onun için Çinliler kayanın etrafına odun yığıp ateş
yaktılar. Taşı iyice kızdırdıktan sonra üzerine keskin sirke dökerek parçaladılar. Parçaları
arabaya yükleyip birer birer Çin'e götürdüler. Bu büyük olay oldu. Vatandaki bütün kuşlar,
hayvanlar, kendi dilleriyle bu kayanın gidişine ağladılar. Yedi gün sonra da Tigin öldü. Memleket
felaketten kurtulamadı. Halk, rahat yüzü görmedi. Irmaklar kurudu. Göllerin suyu tükendi.
Toprak çatladı, yiyecek vermez oldu. Nihayet Buğu Han'ın çocuklarından bir başkası yurda
hakan seçildi. Onun zamanında memleketteki evcil, vahşi bütün hayvanların, bütün çocukların
hatta bütün cansızların "Göç...! Göç...!" diye, derin üzüntüyle bağırdıkları duyuldu. Uygurlar bu
manevi işarete uyarak toplandılar. Yurtlarını bırakıp göçmeye başladılar. Nerede durmak
istedilerse bu sesleri duydular. Nihayet Beşbalık'ın bulunduğu yere geldiler. Orada sesler
kesildi. Uygurlar da burada durup beş şehir yaptılar. Adını Beşbalık koydular. Burada yaşayıp
çoğaldılar.
Nihat Sami Banar!ı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, s. 89-93'ten özetlenmiştir.
Kutluk Bilge Kül Kağan Dönemi:
Uygurların ilk hakanı, Kutluk Bilge Kül Kağan'dır (744-747). Onun döneminde başkent
Ötüken'den Orhun Nehri kıyısındaki Ordubalıg'a (Karabalgasun) taşınmış, devletin sınırlarıAmur
Irmağı boylarından Altay Dağları'na kadar uzanmıştır. Kutluk Bilge Kül Kağan'ın ölümünden
sonra yerine Uygurların en parlak dönemini oluşturan oğlu Moyen-Çur (747-759) geçmiştir.
1/5
Uygur Devleti Ders Anlatım Videosu
Cumartesi, 25 Eylül 2010 05:28 - Son Güncelleme Çarşamba, 02 Temmuz 2014 13:30
Moyen-Çur (Bayan-Çur) Dönemi:
Moyen-Çur başa geçtiğinde Çin'de büyük bir karışıklık yaşanmaktaydı. Talas Savaşı (751)
nedeniyle Çin imparatoruna karşı isyanlar çıktı. Zor durumda kalan imparator, Moyen-Çur'dan
yardım istedi. Bu durum TürkÇin yakınlığını sağlamıştır. Moyen-Çur imparatorun arzusunu
yerine getirmekten kaçınmayarak harekete geçti. İmparator bu yardımından dolayı kızını eş
olarak Moyen-Çur'a verdi.
Moyen-Çur komşu Türk boyları üzerine seferler yapıp onları yönetimi altına aldı. Ülke sınırlarını
genişletti. Moyen-Çur'un ölümünden sonra yerine oğlu Bögü Kağan geçmiştir.
Bögü Kağan (759-780) zamanında da Çin karışıklık içindeydi. Bögü Kağan, ayaklananlara karşı
Çin İmparatoru'nu tutmuş, ayaklanmalara müdahale etmiştir. Fakat bir süre sonra Çin Çin'in
birçok şehrini işgal etti. Bu işgaller sırasında pek çok ganimet elde edildi. Uygur Devleti, Bögü
Kağan zamanında oldukça zenginleşmiştir. Büyük saraylar onun döneminde yapılmıştır. Bögü
Kağan Döneminin önemli olaylarından biri de Manihaizm dininin ülkeye girmiş olmasıdır.
Manihaizm dinini kabul eden Bögü Kağan, Karabalgasun şehrinde bir tapınak yaptırmıştır. Onun
zamanında Mani dini devletin resmî dini hâline gelmiştir. Ancak bu din sadece kağan ve
çevresinde kabul görmüştür. dini, et yemeyi ve savaşmayı yasakladığı için Türk inancı ve
yaşantısına uygun değildi. Bu özellikleri ile Uygurların savaşçı yeteneklerini azaltmıştır.
Maniheizm Yeni dinlerini halkın öğrenmesi amacıyla çok sayıda kitap yazdılar. Bu kitapların
basımında matbaanın temeli sayılabilecek kalıplar kullanmışlardır. Yerleşik hayata geçen
Uygurlar, tarım ve ticarette önemli gelişmeler kaydettiler. Tarım alanında sulama kanalları
yaptılar.Ticari alanda daha çok Çinlilerle ilişki kurmuşlardır. Bögü Kağan, Çin seferine karar
verme konusunda çıkan bir anlaşmazlık bahanesiyle veziri Baga Tarkan tarafından
öldürülmüştür (780). Ondan sonra Uygur Devleti'nin başına Baga Tarkan (780-789) geçmiştir.
Baga Tarkan, ülkede düzeni sağlamak için bazı kanunlar çıkarmıştır. Uygurlar içinde bulunan
Dokuz Oğuzlara karşı olumsuz tutum sergilemiştir. Onun bu tutumu devlet içinde büyük
karışıklıklara sebep olmuştur.
Baga Tarkan ve daha sonraki kağanlar zamanında ortaya çıkan açlık, kıtlık ve salgın hastalıklar
devleti iyice zayıflattı. 840 yılında Kırgızlar, Uygur ülkesine girdiler, başkenti alarak Hakanı
öldürdüler.
2/5
Uygur Devleti Ders Anlatım Videosu
Cumartesi, 25 Eylül 2010 05:28 - Son Güncelleme Çarşamba, 02 Temmuz 2014 13:30
Uygur Devleti'nin yıkılmasından sonra Uygurların çoğunluğu Karluk ülkesine, Çin sınırlarına,
Beşbalık ve Turfan'a yerleştiler. Buralarda yeni devletler kurdular.
Kansu Uygur Devleti (Sarı Uygurlar):
Uygur Devleti yıkıldıktan sonra Uygurların bir kısmı, Çin'in kuzeyindeki Kansu bölgesine gelerek
burada Kansu Uygur Devleti'ni kurdular. Kansu Uygurları Çin'le ticari ilişkilerde bulundular. Bu
ilişkileri akrabalık bağları ile de güçlendirdiler. X. yüzyıldan itibaren bağımsız yaşamaya
başladılarsa da siyasi ve askerî bakımdan güçlenemediler. 940 yılında, önce Kuzey Çin'e hâkim
olan Kitanların, sonra Tangutların, daha sonra da Cengiz Han idaresindeki Moğolların
egemenliğini kabul ettiler (1226).
Doğu Türkistan Uygur Devleti (Turfan Uygurları):
Beşbalık, Turfan, Koçu bölgelerine yerleşen Uygurların 856'da kurdukları devlettir. Çinliler,
Tibetlilerin kendilerine yönelik hücumlarına engel olur düşüncesiyle bu devleti tanıdılar.
Uygurlar, ticaret yaparak ekonomik yönden güçlendiler. Varlıklarını uzun süre sürdürdüler. 1209
yılında Moğolların egemenliğini tanıdılar. Turfan Uygurları, Moğol devlet kademelerinde
memurluk, kâtiplik hatta yöneticilik yaptılar. Moğolların Türk kültüründen etkilenmesinde rol
oynadılar.
UYGUR SANATI
Uygurlar, gerek göçebelikten yerleşik hayata geçişleri, gerekse temsil ettikleri dinî inançlarının
3/5
Uygur Devleti Ders Anlatım Videosu
Cumartesi, 25 Eylül 2010 05:28 - Son Güncelleme Çarşamba, 02 Temmuz 2014 13:30
mimari, resim, heykel, yazı vb. sanat alanlarında yönlendirici bir rol oynaması sonucu birçok
sanat dalında eserler meydana getirmişlerdir. Mimari, resim, heykel gibi sanat dallarında
kendilerinden sonraki dönemleri etkilemişlerdir. Budist mezar yapıları ve tapınakları ile gelişme
gösteren Uygur mimarisi Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklular, Moğollar gibi devletleri
mimari açıdan etkilemiştir. Uygurlar, duvar süslemeleri ve minyatürleriyle Arap, Selçuklu ve
Osmanlı sanatına kaynaklık etmiştir.
Aynı bölgelerde Uygurlardan önce faaliyet gösteren ve göçebe bir yaşantıya sahip bulunan
diğer Türk devletlerinin sosyal ve kültürel hayatlarını günümüze yansıtan sanat eserlerinin sayısı
yok denecek kadar azdır. Bunda yerleşik hayata yeterince geçilememesinin ve bu devletlerin
daha çok askeri bir teşkilat yapısına sahip olmalarının da rolü büyüktür.
Uygurlar daha çok dinî konularda sanat eserleri meydana getirmişlerdir. Duvar resimleri büyük
bir çoğunlukla dinî konulu olup zaman zaman günlük hayatı, sosyal konuları, av sahnelerini
veya resmini yaptırmak isteyen insanların portre özelliği taşıyan resimlerinden oluşmuştur.
Uygurlar resim sanatında Orta Asya'da yaşadıkları kültür ortamının birçok etkisini başarılı bir
şekilde özümseyerek âdeta kendilerine has bir portre sanatı geliştirmişler ve bu üsluba çeşitli
kültür merkezlerine de ihraç etmişlerdir.
Uygurların sanat tarihi bakımından diğer önemli bir yönü de minyatürlü kitap örneklerini
oluşturmalarıdır Bunlardan bazıları günümüze kadar ulaşmıştır. Uygurlar, geliştirdikleri çeşitli
sanat üsluplarını Talaş Savaşı'ndan sonra batıya taşımışlardır.
Saadettin Gömeç, Uygur Türkleri Tarihi ve Kültürleri, s. 87-89'dan özetlenmiştir.
II.Göktürk Devletine son veren Uygurlar KUTLUK BİLGE KÜL önderliğinde yeni bir devlet
kurdular. ORDU-BALIK şehrini kurarak burayı kendilerine başkent yaptılar.Eski Türkler şehir
kelimesi yerine balık derlerdi. Uygur Türkleri BÖGÜ KAĞAN zamanında MANİ dinini kabul
ettiler. Ancak bu din Uygurların savaşçılık özelliklerinin kaybolmasına yol açtı.( Mani dininde et
yemek yasaktı) Bu sebeble Uygur Devleti döneminde,Hun ya da Göktürklerde olduğu gibi Çin ile
sürekli savaşlar yapılmamış daha çok ticari ilişkilerde bulunulmuştur. Uygurlar diğer Türk
boylarının aksine yerleşik hayata geçmişlerdi. Köylerde ve şehirlerde yaşıyor,tarım ve ticaretle
uğraşıyorlardı.Ayrıca kendilerine ait bir alfabeleri vardı. ( Uygur alfabesi) İlk defa kağıdı ve
matbaayı kullanan Türk boyu yine Uygurlar olmuştur. Bu özellikleri ile diğer Türk boylarından
daha gelişmiş bir yapıya sahiptiler. Bugün Çin in KANSU ve DOĞU TÜRKİSTAN eyaletlerinde
UYGUR TÜRKLERİ halen yaşamlarını sürdürmektedir.
N
OT: Kutluk Bilge Kül Kağan Türklerin şehir kuran ilk hükümdarıdır. İlk Türk şehri Ordubalıkdır.
Bilge Kül Kağan'dan sonra MOYENÇUR başa geçmiş, onun döneminde Müslüman
4/5
Uygur Devleti Ders Anlatım Videosu
Cumartesi, 25 Eylül 2010 05:28 - Son Güncelleme Çarşamba, 02 Temmuz 2014 13:30
Araplar(Abbasiler) ile Çinliler arasında Talas Savaşı yaşandığından, Abbasilere yenilen Çinliler
güç kaybına uğramışlardı. Bu durumdan yararlanan Uygurlar Çinin TARIM havzasını ele
geçirdiler.Moyençur'dan sonra başa BÖGÜ KAĞAN geçti. BÖGÜ KAĞAN DEVRİ: Bu devirde
Uygur Türkleri ile çin arasında iyi ilişkiler kuruldu, ticaret gelişti. Bögü Kağan Çine yardım
amacıyla "Tibet Seferine" çıktı. Tibet Seferi ve Sonuçları: Bögü Kağan tibet seferi sırasında iki
MANİ(MANİHEİZM) rahibini yanına alarak ülkesine geri döndü. Bu rahipler Uygur Türkleri
arasında Mani dininin yayılmasına sebep oldular. Ayrıca Türkler arasında Budizm'de yayılmaya
başladı. Mani Dininin Özelliği: Avlanmayı, et yemeyi ve savaşmayı yasaklayan bir dindir. Mani
Dininin Uygurlar üzerindeki Etkileri: 1- Uygurlar Savaşçılıklarını kaybettiler. 2- Yerleşik hayata
geçtiler. (Türklerde ilk defa yerleşik hayata Uygurlar geçmiştir.) 3- Yerleşik hayata geçmeleriyle
Uygurlar ticaret,bilim, sanat ve edebiyat gibi bir çok alanda geliştiler.
UYGUR DEVLETİ'NİN (ORHUN BÖLGESİ) YIKILIŞI: 840 yılında bir başka Türk kavmi olan
KIRGIZLAR Uygur Devletine son verdiler. Kırgızlar'ın Orhun Bölgesinden kovmalarıyla
Uygurlar, Kansu ve Turfan bölgelerine göç etmek zorunda kaldılar. NOT: Kırgızlar; Orhun
Bölgesinden Uygurları kovarak, buradaki Türk nüfusunun azalmasına sebep olmuşlardır. Bu
yüzden bu en eski Türk Yurdu, daha sonra Kırgızları yenen Moğolların eline geçerek kolayca
Moğollaşmış, MOĞOLİSTAN olarak anılmıştır.
TURFAN( DOĞU TÜRKİSTAN) UYGUR DEVLETİ: Kırgızlar tarafından kovulan Uygurların bir
kısmı Turfan Bölgesi'ne gelerek, burada yeni bir devlet kurdular. Bu devletleri de Moğollar
tarafından 1207'de yıkıldı. Uygurlar günümüzde Doğu Türkistan diye anılan bu bölgede Çin'e
bağlı özerk bir devlet olarak yaşamaktadır.
KANSU(SARI UYGUR) DEVLETİ: Kırgızlardan kaçarak Kansu Bölgesi'ne gelen Uygurlar
tarafından kurulan bu devlete Sarı Uygur Devleti de denilmektedir. 1209'da Moğolların
hakimiyetine girmiştir.
UYGURLARLA İLGİLİ DİĞER ÖNEMLİ HUSUSLAR:
* 18 harfli Uygur Alfabesini hazırladılar.
* Cengiz Han'ın egemenliğine girmelerine rağmen medeniyette geliştiklerinden Moğollar'ı devlet
teşkilatı, ticaret, bilim, sanat, alfabe gibi konularda etkilediler.
* Moğolların Türkleşmesinde önemli bir rol oynadılar. (Özbek ve Çağatay Türkleri)
* İlk Müslüman Türk Devleti Karahanlılar'la savaştılar.(Sebep Uygurların Budizmi,
Karahanlıların İslamiyeti yaymak istemeleri.)
* Tahta harflerden MATBAA'yı oluşturdular, pamuktan KAĞIT yaptılar.
* Uygurlar Yerleşik hayata geçen ilk Türk topluluğudur.
//
5/5
Download

Uygur Devleti Ders Anlatım Videosu