Conento, Bilkent Endüstri Mühendisliği Operational Research Kulübü’nün Vision 2014 - "CRM Vision
for Generation Y" etkinliği için Ankara’daydı.
Mart 2014
Organizasyonu düzenleyenlerin sıcak karşılamalarının ardından geçen yıllarda belli başlı global tüketici
trendlerinin Türkiye’deki genç yetişkinlerin hayatına yansımalarını anlamak amaçlı, online veri toplama
tekniği ile içerik analizini birleştirdiğimiz webnografik bir araştırma olan çalışmadan öne çıkan noktaları
ve araştırmacı gözünden gençler değerlendirmemizi gençlerle paylaştık. Conento Proje Koordinatörü
Ebru Işıklı, “Türkiye’nin Y Kuşağı” araştırma proje sunumunda öne çıkan noktaları şu şeklide özetledi:
“Türkiye’nin Y Kuşağı” araştırma projesi internet üzerinden Türkiye’nin iyi eğitimli (en az lise mezunu), 18
- 35 yaş arası ve ABC1 SES grubuna dahil 331 genç yetişkiniyle gerçekleştirilmişti. Buna göre Y kuşağını
başlıca dört gruba ayırmıştık;
1. Bireyciler,
2. Başarı Odaklılar,
3. İdealistler,
4. Aile Odaklılar.
Bu zevkli sunumu kısa bir yazıya dönüştürerek site ziyaretçilerimizle de paylaşmak istedik.
Zamanın Ruhu
Y Kuşağından ya da herhangibir kuşaktan bahsetmek aslında o dönemin ruhundan bahsetmektir. Bir
dönemin farklılığının gençler üzerinden anlatılması ise zamanın ruhunu en kristalize biçimde gençlerde
görmemizdendir. Yoksa genç kategorisine girmeyenler de aynı anlam dünyası içinde yaşamaktadır. Bu
nedenle bu tarz kavramları bağlamı içinde düşünmek bizi de “uzaylılarla karşılaşmış” duygusundan
kurtarabilir.
“İnsanlar babalarından çok zamanlarının
çocuklarıdır (Men resemble their times more
than they do their fathers)” Marc Bloch
Y Kuşağına gelene kadar adları ve dönemselleştirmesi üzerinden genel olarak kabul görmüş diğer
kuşaklara bu gözle yani dönemin öne çıkan olaylarının ebeveynler ve onların yetiştirdiği çocuklar
üzerinde nasıl etkili olduklarına bir bakalım:
Sessiz Kuşak (1925–1942)
Ekonomik krizler, Savaş
Bebek Patlaması Kuşağı (1942- 1964)
Savaş Sonrası Çift Kutuplu Dünya
X Kuşağı (1965–1976)
Toplumsal Hareketler, Antisömürgecilik
Y Kuşağı (1977-1996 veya 1980-1999)
SSCB yıkıldı, Kent Nüfusu Arttı, STK
sayısı arttı, WWW, İş Hayatında Esneklik
Y Kuşağı üzerine yazılanlara bakıldığında içerik açısından ikiye ayırıldığını görüyoruz. Birinci grupta her
dönemde gençlerden beklenebilecek, tarih üstü davranışlardan (isyankarlık, kural tanımama, neşe, güçlü
özgürlük söylemi vb) bahseden yazılar diğerinde ise belli bir dönemin gençlerinden bahseden yazılar yer
almaktadır. Sorumuz bugünün gençlerini özgün kılan nedir olduğuna göre kendi değerlendirmemizi de
ikinci grupta gördüğümüzü söyleyebiliriz.
Gençlere genç diyen bizleriz yani gençlik (18-35) diye tanımlanan aralığı geçmiş olanlar. Gençler
yaptıklarını yaparken bunu genç olduklarını düşünerek yapmazlar. Ancak bu dönemin dışında olanlar
aradaki sınırları çizerler. Picasso ne demiş: “gençliğin yaşı olmaz”.
Genç yaşlı hepimiz aynı zamanın ruhu ile sarmalandığımıza göre örneğin orta yaşlı biri ile çok genç birinin
ortaklaştıkları birçok ilgi alanı olabilir.
Gençler üzerinden anlatılan aslında zamanın ruhudur dediğimize göre Türkiye özelinde bağlama bakalım.
Türkiye’de 25 milyonu aşkın genç yaşamaktadır ve bu grubun %80’i kentlerdedir. Sadece %12’si
üniversite mezunudur. Y Kuşağı denilen grupla aslında kentli, eğitimli, trendleri başlatan/yaratan, sosyal
statüsü orta ve orta üstü gençlerden bahsedildiğine göre Y kuşağı ile anlatılanın tüm gençliği temsil
etmediği akılda tutulmalıdır.
Y kuşağı değerlendirmelerinde en yaygın argümanlar yaygın olarak hiyerarşi ve otoriteden hoşlanmayan,
özgüvenli, sabırsız, sevdiği işi yapmak isteyen bir yapıya sahip olmalarıdır. Ne var ki bu durum hayat boyu
işlerin artık marjinal olması, yüksek genç işsizliği, kıdemin önemini kaybetmesi, istihdam politikalarında
istihdam yaratma yerine işe alınabilirliğin öne çıkarılması sonucu karamsarlaşan gençlerin haleti ruhiyesi
çelişmektedir.
Gençliğin anlam dünyası gerçekliğin sınırlarına çarpsa da bugünün gençleri her dönem gençlerinden kimi
yönleri ile daha farklı. Köşe yazarı Alper Hasanoğlu 2 Haziran 2013’teki yazısında belli sosyal statü grupları
için geçerli olacağını tahmin edebileceğimiz bu toplumsal dönüşümü şöyle tarif ediyor; “Anne-baba
ergenin yetişkin olmasına izin vermedikçe artan suçluluk duygusuyla geri çekilir ve iç içelik dediğimiz
şemanın kıskacında gelişmemiş benliğiyle mutsuzluğa mahkûm olur. Düne kadar Türk halkının da yaşadığı
buydu toplumsal olarak. Kendi istek ve ihtiyaçlarını alçak sesle ifade etmeye çalışırken işittiği azarlardan
sinip oturmak”.
Gençler yeni iletişim ağları ile bir insanın kendi deneyimi ile hayatına sığdırabileceğinden çok daha fazla
deneyime temas ediyor. Parçalılık, farklı anlam dünyaları arasında kolay ve hızlı geçişlerin mümkün
olduğu bu dönemde geçmişin, geleneğin ağırlık yaratan zincirleri kolay çıkartılabiliyor.
Gerçek Kesit
Çeşitli örneklere yakından bakmak bu konuyu netleştirmemizi sağlayacak. Çarşı futbol fan grubu Gezi
Direnişi sonrası halka teşekkür mektubunda şöyle diyor:
“Bi başına çoraplarını bile giyemez, eksantirik kitaplar dışında kitap, dergi okumaz; etliye, sütlüye,
dertliye, asgari ücrete, evin ekmeğine karışmaz, yanında bomba patlasa umurunda olmaz” denilen
velakin herkese çalımını atıp röveşatasını yapan gençliğimize…“
Y Kuşağı çeşitli tutumların sentezi olabiliyor ve hiç ummadığımız yerde şaşırtabiliyor.
Bir genç kızın annesi ile diyaloğunu gösteren aşağıdaki video bize görünenden biraz daha fazlasını
söylüyor.
Genç kız ailedeki hiyerarşi katılığına eleştirisini espri ile, kendisi baş rolünde olduğu bir video ile
paylaşıyor. Y Kuşağının gayet ciddi olduğu komikliklerine ve bu sırada kendisini dışarının seyrine açan
pratiklerine bir diğer örnek de İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan adayı Şafak Tanrıverdi.
Şafak Başgan seçim çalışmasını “Hedef 1963” sloganı ile yapıyor.
Facebook sayfası bir iki hafta içinde binlerce kişi eklenerek takipçisini artırıyor.
Gençler sapmalar yaratıyor, norm dışı davranıyor, akımlar yaratıyor. Norm dışını norm dışı yapan onun
yaygın olan içindeki özgünlüğü oluyor. Binlerce destekçisi olan bir fikrin peşinde bile her biri özgün
söylemleri ile var oluyor, bıraktığı izde bireysel imzası olsun istiyor. Bunu yaparken, görülmekten
kaçmıyor. Bugünün gençliğini farklı yapan asıl olarak bu durum.
Bu sapmalar gerçeği isteklere zorlamanın, yaygın olanda çatlak yaratmanın yolu oluyor. Çünkü özgünlük
toplumsal onay almak için bir performans ölçütü ve bu sadece yakınlarınızdan ya da o konuya ilgi
duyanlardan daha fazla insanı etkileme potansiyeline sahiptir.
Ana Eğilimler
Özgünlüğünü politik konularda kişiselleştirilmiş simgelerle gösteren, eleştirisini, norma itirazını espri ile
ve kendini dahil ederek bu nedenle yakınlık kurarak ve katılımcı bir biçimde yapan, iletişiminde yakınlık
talep eden, sıcak gündemlerin hemen ardından gündemin video oyunlarını yapan, eskisinden daha
yetişkin yaş gruplarının da içinde olduğu uzun gençlik tarifini bir seferde şu şekilde özetleyebiliriz:
Yakınlık
(Intimacy)
Özgünlük
(Authenticity
Eskiye göre
küçük politik
simgeler
(Small
symbols
instead of
big, imposed
ones)
Espri (Sense of
Humour)
Oyunlaştırma
Katılımcı
(Participation)
(Gamification)
Açık (Exposed to
others)
Sapma (Create
deviations)
Şeffaflık
(Transparency)
Uzun
Gençlik
(Extended
Youth)
Download

Haberin devamı için tıklayınız